Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Yurtseverler Köşesi sizce ne demek, Yurtseverler Köşesi size neyi çağrıştırıyor?

Yurtseverler Köşesi terimi Vezir Pehlevan tarafından tarihinde eklendi

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    ***** RUBAİYAT *****
    Çılgın Faylar parçalandı, Ülke toz duman oldu
    On kent birden yıkıldı, binlerce insan öldü
    Ekonomi felç oldu, bunca ocaklar söndü
    Memleket alev-alev yanıyor Hünkâr emmi
    Millet olanı kader sanıyor Hünkâr emmi...
    ------ OZAN ÇAKIROĞLU ---------

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    ***** TÜRKÇE BAKIŞ *****
    17 Şubat 1926 günü TBMM tarafından çıkarılan Türk Medeni Kanunu
    bireysel, komünal, toplumsal ve ulusal muasır yaşam haklarını düzenleyen
    KADIN ve ERKEK eşitliğini sağlayan ve anayasal hakların hak ve hukuk
    sisteminin temelini oluşturan en önemli devrimlerden biridir...
    Bu ulvi devrime tukaka demek hadsizlik ve hakirliktir. Yok İsviçre'den satın
    alınma, yok batı felsefesinin islam dini zerinde olumsuz hükmü, yok Arap
    düşmanlığı demek tamamen garabettir, cehalettir, delalettir ve hilafettir...
    ***** OZAN ÇAKIROĞLU *****

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    ***** RUBAİYAT *****
    Maşruk'lu ozanların kalemi keskindir
    O, yüzden cahil-cühela bize küskündür
    Kadını Erkeğinden daha da baskındır
    Monarşi sultasına, eyvallah etmezler,
    Oligarşik cuntanın peşinden gitmezler...
    ***** OZAN ÇAKIROĞLU *****

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    ***** EMEKÇİ TESPİTİ *****
    Eğer ki, ambarınız da bir FARE görürseniz boşuna yakalamaya uğraşmayın.
    Çünkü onun çili-çocuğu, kavim-kardeşi ve bütün sülalesi o, ambar da koloni
    oluşturmuşlardır... OZAN ÇAKIROĞLU

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    ***** RUBAİYAT *****
    Her Beşer ruhunda mizan kurmalı
    Bilim-felsefeye kafa yormalı
    Şeytan-i nefsinden hesap sormalı
    Sulh-barış içinde yaşar da gider
    Hayır-hasenatla, coşar da gider...
    **** OZAN ÇAKIROĞLU ****

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    ***** SOSYAL VE REEL BAKIŞ *****

    Son devran da kişileri tanımadan, gerçek kimliklerini bilmeden, bir cümlesinden
    bir tavrından ve ya bir Şiirinden dolayı anında yargısız infaz yapıyoruz.Beyhude
    İnsanların kalplerini kırıyoruz. Yetmiyor bir de iftira ve çamur atıyoruz?
    Bir kişi ve ya bir gurup hakkında yeterli bilgi yada deneyim olmadan peşin bir hükme
    varmanın hiç doğru ve adil bir davranış eylemi değildir. Bu ve benzeri eylemler hem
    ağır bir vebaldır ve hem de insanlık suçudur... VESSELAM
    ******* OZAN ÇAKIROĞLU *******

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    ***** RUBAİYAT *****
    Dünyayı insanlığa, dar edenlerden olma
    Garibanın sırtından, kâr edenlerden olma
    Şer-zalimi yurduna, yar edenlerden olma
    Keferenin yanında, safa durma kardaşım
    Garip-gurebanın ahını alma kardaşım...
    **** OZAN ÇAKIROĞLU ****

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    *** SOSYAL ve REEL BAKIŞ ***
    Türk Ulusal Devleti hür medeniyet ve bağımsızlığını hangi ve nasıl
    koşullar da kazandığını asla unutmamamız gerekir.
    Eğer toplumsal dokuyu zayıflatıp yozlaştırırsanız, her türlü yaşamsal
    ortamını zedelemiş olursunuz?
    Ayrıca Demokratik, Laik, Sosyal ve Hukuk devlet siteminden taviz
    verirseniz, başka siyasal yapılaşmalara zemin hazırlamış olursunuz...
    ***** OZAN ÇAKIROĞLU *****

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    ***** RUBAİYAT *****
    Pırasa pazar da baş tacı oldu
    Ispanak tezgâhta sararıp soldu
    Soğan alamayan saçını yoldu
    Marketler halka neler ediyor
    Aracı-tefeci dört nal gidiyor...
    *** OZAN ÇAKIROĞLU ***

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    *** ZAMAN MI DEĞİŞTİ YOKSA KULAR MI DEĞİŞTİ ***
    Kardaş, bu devirde HIYAR olmak marifet sayılır oldu? Mevsiminde değil de, turfanda Hıyar...
    Ya hu daha dalından koparılmadan kendini bir cacık sanıyorlar???

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    ***** RUBAİYAT *****
    Bu Vatan uğruna serden geçmişiz
    Atatürk yolun da, yemin içmişiz
    Hürriyet ufkuna yelken açmışız
    Her Türkün evladı yiğit koçaktır,
    Hürriyet yolundan dönen alçaktır...
    **** OZAN ÇAKIROĞLU ****


  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan

    Sosyal Ve Reel Bakış
    --Özellikle az gelişmiş Ülkelerde, bireylerin yaşamsal devinimde en
    büyük düşmanı, içindeki vesvesedir. İçsel çelişkiler kişilerde derin
    ruhsal problemler yaratır. Bunlardan en belirgin özelliği özgüven
    yetersizliğidir. Kişilerde sosyal çekingenlik ve karar verme güçlüğü
    yaratır. Her zaman ve her ortamda basit bir müşkülü çözerken bile
    başkalarının onayına ihtiyaç duyar...
    --Hayatı boyunca her konuda risk almaktan kaçınırlar. Her zaman
    başkalarına karşı önyargıyla yaklaşırlar. Kendisi gibi düşünmeyenlere
    adeta düşman olur, nefret eder ve kin besler. Hep kendisinin daha doğru,
    daha güzel ve daha iyimser olduğunu sanırlar. Aşırı önyargı, kuşku ve
    karamsarlık, kişileri umutsuzluğa iter. Hatta tedavisi mümkün olmayan
    umutsuz bir vakaya dönüştürür...
    --Halbu ki, her insan ayrı bir değerdir. Karşılıklı saygı ve sevgi insanların
    en büyük hazinesidir. Sen başkalarına ne kadar sevgi saygı ve hoşgörüyle
    yaklaşırsan, sende o kadar sevgi ve saygı görürsün...
    --Bazen olumsuz olarak gördüğümüz gelişmeler, insana Rahmani bir çağrıdır.
    Aslında bizleri doğruya, iyiliğe, hayır ve hasenata, sevgi ve barışa yönlendirir.
    Kötülükten sakınmayı ve merhameti fısıldar. Müspet düşünmeyi, sabrı, uhulet
    ve suhuleti öğütler... VESSELAM

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    ***** HOŞGÖRÜ NEDİR *****
    Hoşgörü, başkalarının fikir ve görüşlerini anlama yeteneği ve saygı
    duyma eylemidir.
    Hoş görü, din ve mezhep birliği değildir? Dört büyük Kitabın mensuplarına
    ve diğer ideolojilerin tamamın saygı duymaktır. Hoşgörü, başka görüşlere
    ket vurmak ve ya çamur atmak değildir.
    Hoşgörü, Toplumsal bütünlük bozulmadan, ahlaki değerler çiğnenmeden
    anayasal haklar gasp edilmeden suhulet ve uhulet içerisnde, saygı ve barışla
    yaşamaktır... VESSELAM
    ***** ozan çakıroğlu *****

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan

    *** DARBELERİN HEPSİNE LANET OLSUN ***
    12 Eylül 1980 Oligarşik Cunta darbesi, bütün darbelerin en ağırı, en vahşetlisi
    ve en kanlısıydı...
    12 Eylül darbesi, Milli iradenin üzerinde vesayet kurmaya çalışan bir anlayışın
    Demokrasi tarihimizde ki, en ağır bedellerin ödendiği bir dönemdir.
    Hak-hukuk ve adaletin askıya alındığı, millet iradesinin gasp edildiği o, karanlık
    günler hafızamızdan asla silinmeyecektir...
    Resmi rakamlara göre 650 bin kişi göz altına alındı. 230 bin kişi Askeri mahkemede
    yargılandı. İşkencelerde 300 kişi öldürüldü? 48 kişi idam edildi. 2 milyona yakın
    masum, suçsuz ve günahsız kişi fişlendi. Binlerce bürokrat ve memur görevlerinden
    ihraç edildi?
    *Sürgünler, aforozlar, kınamalar, mobbingler, Vatandaşlıktan çıkarmalar ve benzeri
    baskıların ardı-arası yoktu. Hemen arkasından 82 Anayasası olanların üstüne tuz-
    biber olmuştur?
    *Yüce Yaradan bir daha Ülkemize böyle bir vahşet yaşatmasın... VESSELAM
    **** OZAN ÇAKIROĞLU ****

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan

    ***OSMANLIDA HİLAFET***

    Osmanlı Devletin de, hiç bir dönem Dine, yani İslam medeniyetine dayalı yönetim ifa ve
    icra edilmemiştir. Tamamen Monarşiyle ( MUTLAKİYET) yönetilmiştir. Yasama, Yürütme
    ve yargı yetkileri bir tek Hükümdarın elindeydi. Osmanlı da Hilafet makamı sadece Dini
    faaliyetler de bulunurdu. Şeyhülislam Hazretleri bile Hünkârdan emir alırlardı. Şeyhülislam
    efendi bazen Payitaht lehine fetva verirlerdi. Bu gidişatı hangi kitap ve din kabul eder?
    --Bazı Şair ve yazarlar Dini geleneklere dayalı Devlet sisteminden yana olduklarını paylaşıyorlar.
    Bu günün şartlarında, veya mevcut siyasal gidişatla, böyle bir sistemi nasıl inşa edeceksiniz?
    Tarihte bir örneği görülmemiştir. Ortadoğu İslam Devletlerin hali-ahvali içler acısı. Her türlü allem
    kullem, denk dubara, alavere-dalavere kol geziyor. Kadına zülüm had safhada. Eğitim ve öğretim
    sistemi en gerilerde. Medeniyet dersen iflas etmiş. Bireysel, Komünal ve Toplumsal Anayasal
    haklar eşit ve adil bir şekilde sağlanamıyor. Hak-Hukuk Adalet sistemi tamamen felç olmuş?
    Uluslar arası Diplomasi veto yemiş ve var olan da güdümlü? Teknoloji dersen zaten yerlerde
    sürünüyor. Her yıl ayrı bir Devlet, ya Amerika tarafından marizleniyor ya da Katil İsrail'in zulmüne
    uğruyor. Kendilerini savunmaktan aciz ve sefil. Birbirleriyle doğru-dürüst siyasal ve hukuksal
    ilişki kuramıyorlar. Ancak her fırsatta inadına ve ısrarla Türk düşmanlığı yapıyorlar???
    --Eğer ki Osmanlı İmparatorluğunu bir DİN Devleti diye düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Osmanlıda
    hiç bir dönem İslamiyet aslına ve usulüne uygun yaşanmamıştır. Kırsal kesimlerde kiralık köy hocaları
    Derebeylerin istediği doğrultuda vaazlar etmiş ve fetvalar vermişlerdir. Zaten Dini tahsilleri oldukça
    zayıf. Okur yazarlığı yok. Osmanlıda iki türlü gelir sistemi vardı, biri haksız-hukuksuz Halk vergisi,
    bir diğeri savaş ganimetleri. Her iki gelir türü de İslamiyete uygun değildir. KURAN böyle bir yönetim
    tarzını reddediyor. Ayrıca Saray ve harem rezaletleri tamamen Din dışı eylemlerdir. Padişahların
    evlilik gelenekleri Yüce Dinimizle uzaktan-yakından hiçbir ilişkisi yoktur. Kuran bu saçmalıkları
    kesinlikle reddetmiştir.
    --Muhteremler DİN Devleti veya DİNE dayalı yönetim şeklini asla ve kat'a inşa edemezsiniz. Bu bir hayalden
    öteye asla geçmez. Çünkü her Din ve Mezhep kendine taraftır. Kendisini korur-kollar ve besler. Bu yüzden
    Anayasal haklar eşit ve adil sağlanamaz. Bunun en bariz örneği mevcut Tarikatlardır. Daha kendi aralarında
    SULH olamıyorlar. Aksine birbirlerini yiyorlar. Zaten 40 ayrı fraksiyonlara bölünmüşler? Misak-ı milli sınırları
    içerisinde Türk Ulusal Vatandaşı olarak yaşayan 72 çeşit ırk ve ayrı-ayrı Dini inanışlar vardır. Siz bu Toplumu
    ŞERİAT gölgesi altında nasıl adil bir şekilde yöneteceksiniz? Bu Hilafet aşıkları her daim Hz.Ömer devri ve
    adaletini örnekleyip dururlar. Kardeşim, o döneme bir bakınız bir Arpa boyu yol alınmamıştır? Ayrıca At-Deve
    ve Zulfikâr devri çoktan gelip geçti. Yedinci yüz yıldan sonra nice-nice medeniyetler kurulup yıkıldı. Her zaman
    ve her yerde inadına ve ısrarla küffar, kefere, gavur, kâfir, şirk, beynamaz gibi itham ettiğiniz Devletler Aya
    gittiler, yarın da Mars'a gidecekler. Peki Orta Doğu İslam Devletleri nereye doğru gidiyorlar?
    --Eyy, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e ve Cumhuriyete karşı olanlar, Dünyada en güzel yönetim şekli Demokratik
    Laik, Sosyal ve Hukuk Devlet sistemidir?
    Bunun aksi, cehalettir, garabettir, dalalettir, hilafettir ve hatta ihanettir.....VESSELAM

    **** BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN ****

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan

    ***SEKSEN KUŞAĞI SONRASI***

    **Özellikle seksenler sonrası kuşakta, kuralsız, tutarsız, sorumsuz ve ruhsatsız yaşamak meslek haline geldi. Hatta bazı kesimler de tedavisi mümkün olmayan ruhsal bir hastalığa dönüştü?
    **Son devranda Avrupa hayranlığı çağladı coştu. Bedestan-pazarda, cadde sokaklarda, toyda-düğünde gözlemlediğim, özellikle 50 yaş altı nesil Osmanlı düşünüyor, Avrupalı gibi yaşamaya uğraş veriyor. Erkekleri takım elbise giyiyor, kravat takıyor ve lüks arabalara biniyorlar. Fakir-fukaraya, Garip-gurebaya hava atıyorlar. Akşamları bar-pavyon geziyorlar? Ayrıca, hele bir kesim var tam Kadın müptelası? İçki-kumar ve her türlü uyuşturucu maddeler kullanmayı bir marifet sayıyorlar (!)
    **KADINLAR ise, oldukça forsüne düşkünler. Çıplaklığı moda ve medeniyet sanıyorlar? Sosyete hastalığı beyinlerini bir örümcek ağı gibi sarmış. Boya badana yapmadan tuvalete bile gitmiyorlar? Plajlarda çıplak yatmayı, şekerli meşrubat içmeyi, ucuz şarap partileri vermeyi, tırnak uzatmayı ve orasına-burasına dövme yaptırmayı çağdaş medeniyet sanıyorlar?
    **Gençlerimiz, memleket meselelerinden oldukça uzak, sorumsuz, kuralsız, ilgisiz çaresiz, ehilsiz ve tam burjuvatik davranış eylemleri içinde cebelleşiyorlar? Sokak jargonuyla konuşuyorlar, palavra ve martaval atıyorlar. Kitap ve benzeri hiç bir yazı okumuyorlar. Tamamen internet ve Twitter bağımlısı olmuşlar. Cadde-sokakta ve her türlü umumi yerlerde Eskimo kıyafetleri giyip motorlarla volta atıyorlar. Ağızlarında sigara ve sakız hiç eksik olmuyor? Yumurta topuk ve uzun burunlu ayakkabılar, dizleri yırtık pantolonlar, İngiliz tişörtları giyinip sokakta Önüne gelen kadına-kıza sataşıyorlar?
    **Her şeyden önemlisi bu son kuşak, Anadolu köklü töre ve geleneklerimize sosyal ve kültürel değerlerimize baş kaldırıyorlar. Akraba dost-yaren ilişkilerine toy-düğün ve cenaze merasimlerine gericilik diyorlar? Köylü ve çiftçimizi küçümsüyorlar. Ana atasına hürmet etmiyorlar? Kavim-kardeş tanımıyorlar. Daha böyle yüzlercesini yazabiliriz...
    **VAHŞİ KAPİTALİZMİN, En öncelikli siyasal, sosyal ve kültürel yaptırımı. bilinçsiz, çaresiz, ehilsiz, kuralsız ve ruhsatsız toplum yaratmaktır. Çünkü her çağda cehaleti kullanıp-yönetmek kolay ve ucuz maliyetlidir... VESSELAM

    ***BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN***

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan

    PADİŞAH MEHMED VAHDETTİN

    **Mehmed Vahdettin, Osmanlı İmparatorluğunun 36. ve son Padişahı.

    4 Temmuz 1918 de tahta çıkıyor. 1 Kasım 1922 de tahttan indiriliyor.

    17 Kasım 1922 de bir İngiliz gemisine binerek İstanbul'dan tabanı

    yağlayıp ve arkasına bakmadan kaçan Padişah olarak biliriz?

    **16 Mart 1920 de itilaf devletleri İSTANBUL'U Askeri olarak işgal ediyor.

    Meslis-i Mebusan kapatılyor ve kanu-i esasiye askıya alınıyor.

    **Sultan Vahdettin karanlık kapılar arkasından itilaf devletleriyle can-ciğer

    kuzu sarması oluyor. Özellikle İngiltere ile yakın bir siyaset izliyor?

    **Kuvâ-yi Milliye hareketine karşı mesafeli duruyor? Hatta bazı terör

    ve anerşik ayaklanmalarında İstanbul Hükümetini muhaf tutuyor.

    **O dönemin olağanüstü şartları ve jeopolitik baskıları doğru algılayamadığı

    gibi savaş stratejisinden de hiç anlamıyor?

    **Mustafa Kemal'lerin Ankara da kurduğu BMM ni tanımıyor? Hatta onları

    kâfir ilan ediyor? Daha da ileri gidiyor, BMM ni kuranları idam etmekle tahdit

    ediyor?

    **Osmanlı topraklarını paylaşan ve Ülke'nin bağımsızlığını ortadan kaldıran

    SEVR Antlaşmasını imzalıyor (!) Kardeşim bu ihanet değil de NEDİR?

    Sultan Vahdettin allem-kullem, denk dubara eylemlerinde başarılı olamayınca

    17 Kasım 1922 de tabanı yağlayıp ve arkasına bakmadan Kutsal Vatanımızı

    terk ediyor...

    **Peki bu Vahdettin nereye sığınıyor, Osmanlının her zaman ve her yerde inadına

    ve ısrarla Haçlı, küffar, kefere, gavur, kâfir, müşrik, beynamaz ve benzeri deyimlerle

    itham ettikleri Ülkelerden İNGİLTERE'ye sığınıyor. Peki, Fethullah Gülen nereye

    sığınıyor, o gavur dedikleri Amerika'ya, Cem Sultan ve Abdulmecit yine öyle?

    Süriye'li Esat da Rusya'ya sığınıyor?

    **Muhteremler, neden bu Monarşi aşıkları Orta doğu İSLAM Devletlerine değil de

    hep Avrupa Ülkelerine sığınıyorlar(!) Bu bir çelişki değil midir???

    **Sayın okurlar, ben bir Cumhuriyet evladı olarak, sadece kısa bir özetini yazdığım

    tarihsel devinimin tamamına bütün kalbimle inanıyorum...

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    ***** RUBAİYAT *****
    Ah güzel memleketim ne güzel vatansın
    Sana inkiraz eden, kendinden utansın
    Yürekleri çürüsün, gözleri kapansın
    Yüz yaşını doldurdun, dim-dik ayaktasın
    Şer düşmanların feryat edip cıyaklasın...
    **** OZAN ÇAKIROĞLU ****

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    **** SOSYAL ve REEL BAKIŞ ****
    Bu tarikatlar kervanı asla yolunda doğru gitmezler. Her zaman tehlikeli
    tali yollara saparlar ve olmadık yerlerde mola verirler...
    Eğer ki kavga etmeye etrafında muhalif bulamazlarsa, kendi-kendileriyle
    kavga ederler ve döner utanmadan suçu laik-sosyal demokratlara atarlar?

  • Şair Serfirâz
    Şair Serfirâz

    VATANPERVER(!)
    Satılırken hürriyet pazarlık masasında,
    bir sızı peydah olur Mehmet'in yarasında.
    Biz "vatan" dedikçe onlar "hesap" dediler,
    Mübarek alın terini bir çırpıda yediler.

    Ne deniz kaldı kâfiri dökecek, ne de aşılacak dağ,
    Ruhumuza örülmüş bu sinsi, bu kara ağ.
    Saniyeler bile kiralık, her köşe başı pusu,
    Bitmedi şu gafletin o derin uykusu.

    Uyanın! desem de sesim yankısız kalır,
    Toprak, üstündeki ölüden intikam alır.
    Şehitlerin mirası bir otel lobisi değil,
    Ey gafil! Bu mukaddes yükün önünde eğil.

    Varsın öleyim diyorsan, bir anlamı olmalı,
    Dökülen her damla kan, vicdanlara dolmalı.
    Yoksa ne Çanakkale affeder bizi, ne Dumlupınar,
    Kökünden sarsılıyor bak, o asırlık çınar.

    Dün namlunun ucunda soluklanan katiller,
    Bugün ceylan derisi koltukta akıl verirler.
    Sıkılan her kurşun, dökülen her masum kan;
    Bir imza uğruna mı feda edildi o can?

    "Barış" derler adına, dilleri zehir saçar,
    Sırtımızdaki hançer, taze yaralar açar.
    Kandil'in gölgesini meclis çatısına serenler,
    Bilmezler mi; sızlıyor o toprağa girenler!

    Pazarlık masasında vatanın haritası,
    Elde gümüş kadeh, dilde ihanet şarkısı.
    Kurtla kuzu değil bu, aslanla sırtlan oyunu,
    Kendi eliyle bükerler Türk'ün çelik boynunu.

    Göz yumdukça haine, azrsızlaştı duruşu,
    Bir şehit ömrü etmez, onların her kuruşu.
    Madenler talan yurdu, oteller beton yığını,
    Şimdi de peşkeş çekerler ecdat kalıntısına.

    Dün "bebek katili" diyen o diller mi sustu?
    Yoksa içimizdeki irin, dışa mı kustu?
    Tarih, sırtını dönenleri bir bir not eder;
    Haine "gel" diyen, şehide bin kez ihanet eder

    Eğer bitecekse zulüm; varsın ölelim!
    Ama önce şu kirli oyunu bir kökten bitirelim.
    Çünkü toprak altında yatanlar hesap soracak,
    Bu vatanı satanlar, kendi kanında boğulacak!

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Kurtulus muhru

    Colun rahminde sancilanan kurak bir geceydi,
    Sen, gokyuzunun yere biraktigi en zarif heceydin.
    Gunes utandi nurundan, bulutlar pesinde golge,
    Varliginla anlam buldu ruhun hapsoldugu her bolge.

    Hira, zihnindeki firtinalarin sigindigi liman,
    Sana "Oku" denildiginde durdu akrep ve yelkovan.
    Cibril’in kanat sesleri kalbinin atisina karisti,
    O an yer ile gok, senin mubarek teninde baristi.

    Sirtinda nubuvvet muhru, bir muhur ki kurtulusa,
    Sozlerin nefes oldu, kanat cirpan her yorgun kusa.
    Ebu Bekir bir aynaydi, sende gordu kendini,
    Seninle yikti insanlik, o karanlik kin bendini.

    Vicdanlar taş kesilmisti, kumlarda taze bir can
    Kiz cocuklari gomulurken titrerdi koca cihan
    Sen geldin de dindi bu kanli bu korkunc firtina
    Merhamet hirkasini giydirdin insanlik sirtina

    Kadin ki bir meta degil, cennetin ayak izi
    Seninle buldu dunyadaki o en mukaddes özu
    Fatimanin elinde gul acti nubuvvet bagi
    Seninle koptu insanligin cehaletle olan kara bagi

    Hicret; ayak izlerinden tomurcuklanan bir bahar,
    Orumcek bir perde cekti, magarada gizlendi yar.
    Guvercinin yuvasi, sadakatin ince saydam sarayi
    Seninle dikttik , asirlardir kanayan o yarayi

    Mirac, aklin bittiği yerde baslayan bir yolculuk,
    Ars’in basamaklarinda nefes nefes bir sonsuzluk.
    Zamanin bukuldugu, mekanin eridigi o tek an,
    Seninle secde etti orda, ruh u revan ve tum can.

    Bedir’in kum taneleri, senin duanla oldu ordu,
    Kiliclar adaletin elinde huzura bir yurt kurdu.
    Uhud’da disin kirildi ama sabrin asla sarsilmadi,
    Senin gibi bir yurek, bu yeryuzunde hic dolasmadi.

    Sen; yetimligin basindaki o en gorkemli tactin,
    Kitlikta bugday basagi, susuzluga duru bir ilactin.
    Merhametin, bulutlari aglatan o ince siziydi,
    Alnin, kainatin hic sonmeyecek en parlak yildiziydi.

    Veda vaktinde dudaklarin "Ummetim" diye titredi,
    Gidisinle arz, yetim kalmis bir cocuk gibi inledi.
    Biraktigin emanet; iki kollu bir isik koprusu,
    Biri Hakk'in kelami, digeri omrunun gumus orgusu.

    Kainat kitabinin her sayfasi senin bir rengin,
    Su fani alemde bulunmaz, ne dengin var ne benzerin.
    Sen bir okyanussun, bizler kiyinda kum tanesi,
    Sana muhtac bu cag ki, curumus felsefesi

    Sefaat; parmaklarindan akittigin o ab-ı hayat,
    Ruhumuzun ufkunda asili duran en buyuk kanat.
    Liva-ul Hamd sancagin, serinliği olan tek golge,
    Mahser gunu siginagimiz, muhurlendigin o bolge.

    Ey resul! insanligin hem evveli hem de ahirisin,
    Kalbi ölmus bir dunyanin cap canli cevherisin.
    Sunnetin sonmez bir meşale, biz pervane, Sen isik,
    Sana her misra eksik, sana her gonul bir sarmasik.

    Adin dudaklarimizda, kurtulusa kurdale kesmek
    selatu selamin ise Kevser havuzundan icmek,
    Sefaatin bir vehedir mahserde şip şip terlerken
    Kabulu karin duamiz Makami mahmudu dilerken

    Sefaat kil ey Nebi, haşr, mahser, mizan derken
    Amellerim tartida hafif ve defter elden giderken
    Tas elinde Kevser basinda, Senin billur yuzunle,
    Sula bizi cennette, senin ikraminla tatli gulusunle

    Amin

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Atam yavuz sultan selimin en meshur ve zeka dolu bir siiri

    Sanma şahım / herkesi sen / sadıkane / yâr olur
    Herkesi sen / dost mu sandın / belki ol / ağyar olur
    Sadıkane / belki ol / bu alemde / dildar olur
    Yâr olur / ağyar olur / dildar olur / serdar olur

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    *** İĞNELİ FIÇI ***
    Din ve mezhepleri siyasete alet eden hiç bir görüş ve partiler
    asla ve kat-a muvaffak olamazlar. Tarihsel süreçte devamlılığını
    sağlayamazlar ve yok olmaya mahkumdurlar...
    ----------OZAN ÇAKIROĞLU----------

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    *** TARAFSIZ BAKIŞ ***
    --Bu gün Facebook sayfalarında gördüm. Arap asıllı bir kuş ağaç dalına gagasıyla
    Arapça SÜBANALLAH yazıyor? Altına yüzlerce yorum yapılmış. Hepsi de inanmış?
    Ya hu kardeşim bu kuş hazretleri Arapçayı nerden-kimden öğrenmiş. Neden Türkçe
    veya başka bir dil ile yazmamışta Arapça yazmış? Yoksa bu KUŞ Arap asıllı mıdır?
    --Biz böyle saçmalıklarla uğraşırken, o gavur dedikleriniz AYA gittiler. Sizler böyle
    Hilafet aşkıyla yanıp kavrulurken, o küfür ettikleriniz yakında MARSA gidecekler?
    Dua-niyaz-hatim ve selavata devam...
    ---------OZAN ÇAKIROĞLU----------

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    *** ŞER TARİKATI ***
    Fethullah beslendi şerden-marazdan
    Dergâhlar kurmuştu, felden-arazdan
    Bütün amelleri kinden-garezden
    Topluma nifaklar, ekti de gitti
    Postu Amerka'ya, attı da gitti...
    ------OZAN ÇAKIROĞLU-----

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    *** CAHİL-CÜHELA ***
    Şer yobaz ne anlar bilimden-fenden
    Başları kurtulmaz, nefretten-kinden
    İcazet alırlar, periden-cinden
    Muskayla milleti soyar giderler
    Her zaman haramla doyar giderler...
    ---------OZAN ÇAKIROĞLU--------

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    *** PALAVRASYON ***
    Hep derler ki Adalet Mülkün temelidir?
    Kime ve neye göre? Ya da 1940 lardan
    sonra uygulandığını gören var mı?
    Temel tarumar edilmiş, Adalet ne yapsın?
    --------OZAN ÇAKIROĞLU--------

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    *** REEL BAKIŞ ***
    Anayasal hakların ihlal edildiği bir toplumda,
    Dürüst, ahlaklı, mütevazı, sevecen, duyarlı
    ve sorumlu bir nesil yetiştiremezsiniz?
    -------OZAN ÇAKIROĞLU---------

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    *** BİLİMSEL BAKIŞ ***
    Yalan söylemek, bireysel güveni yok eder. Dedikodu-gıybet ve iftira yolunu
    açar. Bütün manevi ve ahlaki değerleri bertaraf eder. Yalancı kişiler etrafına
    kin-kibir ve nefret tohumları eker.
    Kamusal ve toplumsal ilişkileri yozlaştırır. Kaos ve kargaşaya zemin hazırlar.
    Yalan söylemek zamanla bir meslek hastalığına dönüşür?
    Yalan, her türlü içki ve kumardan daha tehlikelidir? VESSELAM
    --------OZAN ÇAKIROĞLU---------

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    ***YOBAZIN ÖZÜ YALANDIR***
    Kardaş, her fetbazı molla belleme
    Başı kavukluyla, sohbet eyleme
    Sırtı cübbeliye, sırrın söyleme
    Hak-hakikat bilmez özü yalandır.
    .
    Keramet haktadır, kulda değildir
    Sağında arama, sol da değildir
    Cindarın baktığı, falda değildir
    Muskacı papazın sözü yalandır.
    .
    Fetbazlar anlamaz haktan-emekten
    Ensesi kalındır, haram yemekten
    Yüksek maaş alır fetva vermekten
    Ekranda verdiği, pozu yalandır.
    .
    Papazın döküldü kudret boyası
    Pazara yayıldı, bütün foyası
    Ne bir tarı kaldı, nede sayası
    Bunların harmanı-tozu yalandır.
    .
    Bağnazın gemisi vurdu karaya
    Şimdi Menzilciler girdi sıraya
    Nursuzlar aklını verdi kiraya
    Cambazın bakışı-gözü yalandır
    .
    İrtica hortladı şer yuvasından
    Zihinler kirlendi pis havasından
    Ölse de vazgeçmez kan davasından
    Abdestle yıkanan, yüzü yalandır.
    .
    Çakıroğlu, fazla derine girme
    Nursuzlar sulbüne selamı verme
    Çoluk-çocuğuna sofranı serme
    Yobazın danası-yozü yalandır...
    ------VEZİR PEHLEVAN-------