***** RUBAİYAT ***** Pırasa pazar da baş tacı oldu Ispanak tezgâhta sararıp soldu Soğan alamayan saçını yoldu Marketler halka neler ediyor Aracı-tefeci dört nal gidiyor... *** OZAN ÇAKIROĞLU ***
*** ZAMAN MI DEĞİŞTİ YOKSA KULAR MI DEĞİŞTİ *** Kardaş, bu devirde HIYAR olmak marifet sayılır oldu? Mevsiminde değil de, turfanda Hıyar... Ya hu daha dalından koparılmadan kendini bir cacık sanıyorlar???
***** RUBAİYAT ***** Bu Vatan uğruna serden geçmişiz Atatürk yolun da, yemin içmişiz Hürriyet ufkuna yelken açmışız Her Türkün evladı yiğit koçaktır, Hürriyet yolundan dönen alçaktır... **** OZAN ÇAKIROĞLU ****
Sosyal Ve Reel Bakış --Özellikle az gelişmiş Ülkelerde, bireylerin yaşamsal devinimde en büyük düşmanı, içindeki vesvesedir. İçsel çelişkiler kişilerde derin ruhsal problemler yaratır. Bunlardan en belirgin özelliği özgüven yetersizliğidir. Kişilerde sosyal çekingenlik ve karar verme güçlüğü yaratır. Her zaman ve her ortamda basit bir müşkülü çözerken bile başkalarının onayına ihtiyaç duyar... --Hayatı boyunca her konuda risk almaktan kaçınırlar. Her zaman başkalarına karşı önyargıyla yaklaşırlar. Kendisi gibi düşünmeyenlere adeta düşman olur, nefret eder ve kin besler. Hep kendisinin daha doğru, daha güzel ve daha iyimser olduğunu sanırlar. Aşırı önyargı, kuşku ve karamsarlık, kişileri umutsuzluğa iter. Hatta tedavisi mümkün olmayan umutsuz bir vakaya dönüştürür... --Halbu ki, her insan ayrı bir değerdir. Karşılıklı saygı ve sevgi insanların en büyük hazinesidir. Sen başkalarına ne kadar sevgi saygı ve hoşgörüyle yaklaşırsan, sende o kadar sevgi ve saygı görürsün... --Bazen olumsuz olarak gördüğümüz gelişmeler, insana Rahmani bir çağrıdır. Aslında bizleri doğruya, iyiliğe, hayır ve hasenata, sevgi ve barışa yönlendirir. Kötülükten sakınmayı ve merhameti fısıldar. Müspet düşünmeyi, sabrı, uhulet ve suhuleti öğütler... VESSELAM
***** HOŞGÖRÜ NEDİR ***** Hoşgörü, başkalarının fikir ve görüşlerini anlama yeteneği ve saygı duyma eylemidir. Hoş görü, din ve mezhep birliği değildir? Dört büyük Kitabın mensuplarına ve diğer ideolojilerin tamamın saygı duymaktır. Hoşgörü, başka görüşlere ket vurmak ve ya çamur atmak değildir. Hoşgörü, Toplumsal bütünlük bozulmadan, ahlaki değerler çiğnenmeden anayasal haklar gasp edilmeden suhulet ve uhulet içerisnde, saygı ve barışla yaşamaktır... VESSELAM ***** ozan çakıroğlu *****
*** DARBELERİN HEPSİNE LANET OLSUN *** 12 Eylül 1980 Oligarşik Cunta darbesi, bütün darbelerin en ağırı, en vahşetlisi ve en kanlısıydı... 12 Eylül darbesi, Milli iradenin üzerinde vesayet kurmaya çalışan bir anlayışın Demokrasi tarihimizde ki, en ağır bedellerin ödendiği bir dönemdir. Hak-hukuk ve adaletin askıya alındığı, millet iradesinin gasp edildiği o, karanlık günler hafızamızdan asla silinmeyecektir... Resmi rakamlara göre 650 bin kişi göz altına alındı. 230 bin kişi Askeri mahkemede yargılandı. İşkencelerde 300 kişi öldürüldü? 48 kişi idam edildi. 2 milyona yakın masum, suçsuz ve günahsız kişi fişlendi. Binlerce bürokrat ve memur görevlerinden ihraç edildi? *Sürgünler, aforozlar, kınamalar, mobbingler, Vatandaşlıktan çıkarmalar ve benzeri baskıların ardı-arası yoktu. Hemen arkasından 82 Anayasası olanların üstüne tuz- biber olmuştur? *Yüce Yaradan bir daha Ülkemize böyle bir vahşet yaşatmasın... VESSELAM **** OZAN ÇAKIROĞLU ****
Osmanlı Devletin de, hiç bir dönem Dine, yani İslam medeniyetine dayalı yönetim ifa ve icra edilmemiştir. Tamamen Monarşiyle ( MUTLAKİYET) yönetilmiştir. Yasama, Yürütme ve yargı yetkileri bir tek Hükümdarın elindeydi. Osmanlı da Hilafet makamı sadece Dini faaliyetler de bulunurdu. Şeyhülislam Hazretleri bile Hünkârdan emir alırlardı. Şeyhülislam efendi bazen Payitaht lehine fetva verirlerdi. Bu gidişatı hangi kitap ve din kabul eder? --Bazı Şair ve yazarlar Dini geleneklere dayalı Devlet sisteminden yana olduklarını paylaşıyorlar. Bu günün şartlarında, veya mevcut siyasal gidişatla, böyle bir sistemi nasıl inşa edeceksiniz? Tarihte bir örneği görülmemiştir. Ortadoğu İslam Devletlerin hali-ahvali içler acısı. Her türlü allem kullem, denk dubara, alavere-dalavere kol geziyor. Kadına zülüm had safhada. Eğitim ve öğretim sistemi en gerilerde. Medeniyet dersen iflas etmiş. Bireysel, Komünal ve Toplumsal Anayasal haklar eşit ve adil bir şekilde sağlanamıyor. Hak-Hukuk Adalet sistemi tamamen felç olmuş? Uluslar arası Diplomasi veto yemiş ve var olan da güdümlü? Teknoloji dersen zaten yerlerde sürünüyor. Her yıl ayrı bir Devlet, ya Amerika tarafından marizleniyor ya da Katil İsrail'in zulmüne uğruyor. Kendilerini savunmaktan aciz ve sefil. Birbirleriyle doğru-dürüst siyasal ve hukuksal ilişki kuramıyorlar. Ancak her fırsatta inadına ve ısrarla Türk düşmanlığı yapıyorlar??? --Eğer ki Osmanlı İmparatorluğunu bir DİN Devleti diye düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Osmanlıda hiç bir dönem İslamiyet aslına ve usulüne uygun yaşanmamıştır. Kırsal kesimlerde kiralık köy hocaları Derebeylerin istediği doğrultuda vaazlar etmiş ve fetvalar vermişlerdir. Zaten Dini tahsilleri oldukça zayıf. Okur yazarlığı yok. Osmanlıda iki türlü gelir sistemi vardı, biri haksız-hukuksuz Halk vergisi, bir diğeri savaş ganimetleri. Her iki gelir türü de İslamiyete uygun değildir. KURAN böyle bir yönetim tarzını reddediyor. Ayrıca Saray ve harem rezaletleri tamamen Din dışı eylemlerdir. Padişahların evlilik gelenekleri Yüce Dinimizle uzaktan-yakından hiçbir ilişkisi yoktur. Kuran bu saçmalıkları kesinlikle reddetmiştir. --Muhteremler DİN Devleti veya DİNE dayalı yönetim şeklini asla ve kat'a inşa edemezsiniz. Bu bir hayalden öteye asla geçmez. Çünkü her Din ve Mezhep kendine taraftır. Kendisini korur-kollar ve besler. Bu yüzden Anayasal haklar eşit ve adil sağlanamaz. Bunun en bariz örneği mevcut Tarikatlardır. Daha kendi aralarında SULH olamıyorlar. Aksine birbirlerini yiyorlar. Zaten 40 ayrı fraksiyonlara bölünmüşler? Misak-ı milli sınırları içerisinde Türk Ulusal Vatandaşı olarak yaşayan 72 çeşit ırk ve ayrı-ayrı Dini inanışlar vardır. Siz bu Toplumu ŞERİAT gölgesi altında nasıl adil bir şekilde yöneteceksiniz? Bu Hilafet aşıkları her daim Hz.Ömer devri ve adaletini örnekleyip dururlar. Kardeşim, o döneme bir bakınız bir Arpa boyu yol alınmamıştır? Ayrıca At-Deve ve Zulfikâr devri çoktan gelip geçti. Yedinci yüz yıldan sonra nice-nice medeniyetler kurulup yıkıldı. Her zaman ve her yerde inadına ve ısrarla küffar, kefere, gavur, kâfir, şirk, beynamaz gibi itham ettiğiniz Devletler Aya gittiler, yarın da Mars'a gidecekler. Peki Orta Doğu İslam Devletleri nereye doğru gidiyorlar? --Eyy, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e ve Cumhuriyete karşı olanlar, Dünyada en güzel yönetim şekli Demokratik Laik, Sosyal ve Hukuk Devlet sistemidir? Bunun aksi, cehalettir, garabettir, dalalettir, hilafettir ve hatta ihanettir.....VESSELAM
*** SİYONİST AZGINI *** Kendini ne sanıyor, bu Siyonist azgını Hep bildiğini okuyor, salıvermiş dizgini Ne Hükümdar tanıyor, nede düşkün ezgini Orta doğuyu çöle çevirdi Siyonistler. . Ben sözümü diyorum Arif olanlar anlar Oluk gibi akıyor, kutlu diyar da kanlar Umuda heder oldu binlerce masum canlar Günahsız halkı yaktı kavurdu Siyonistler. . Zalim Amerika her yere nefret ekiyor Avrupa dersen zurna çalıp kafa çekiyor Arabistan seyredip zevkten horon tepiyor Orta doğuyu yıktı savurdu Siyonistler. . Kul Vezir'in, gözleri ağlamaktan şişiyor Buz tuttu hayallerim, Ağustos da üşüyor Zalim Haçlılar nere gitse zülüm taşıyor İslam Alemini kil gibi yoğurdu Siyonistler... **** VEZİR PEHLEVAN ****
***** RUBAİYAT ***** Yedi Düvele birden kafa atan biziz Haçlı ordusunu denize döken biziz Muasır medeniyet, özgür vatan biziz Mustafa kemal yolunda koşar gideriz Müspet bilimle dağları aşar gideriz... **** OZAN ÇAKIROĞLU ****
**Özellikle seksenler sonrası kuşakta, kuralsız, tutarsız, sorumsuz ve ruhsatsız yaşamak meslek haline geldi. Hatta bazı kesimler de tedavisi mümkün olmayan ruhsal bir hastalığa dönüştü? **Son devranda Avrupa hayranlığı çağladı coştu. Bedestan-pazarda, cadde sokaklarda, toyda-düğünde gözlemlediğim, özellikle 50 yaş altı nesil Osmanlı düşünüyor, Avrupalı gibi yaşamaya uğraş veriyor. Erkekleri takım elbise giyiyor, kravat takıyor ve lüks arabalara biniyorlar. Fakir-fukaraya, Garip-gurebaya hava atıyorlar. Akşamları bar-pavyon geziyorlar? Ayrıca, hele bir kesim var tam Kadın müptelası? İçki-kumar ve her türlü uyuşturucu maddeler kullanmayı bir marifet sayıyorlar (!) **KADINLAR ise, oldukça forsüne düşkünler. Çıplaklığı moda ve medeniyet sanıyorlar? Sosyete hastalığı beyinlerini bir örümcek ağı gibi sarmış. Boya badana yapmadan tuvalete bile gitmiyorlar? Plajlarda çıplak yatmayı, şekerli meşrubat içmeyi, ucuz şarap partileri vermeyi, tırnak uzatmayı ve orasına-burasına dövme yaptırmayı çağdaş medeniyet sanıyorlar? **Gençlerimiz, memleket meselelerinden oldukça uzak, sorumsuz, kuralsız, ilgisiz çaresiz, ehilsiz ve tam burjuvatik davranış eylemleri içinde cebelleşiyorlar? Sokak jargonuyla konuşuyorlar, palavra ve martaval atıyorlar. Kitap ve benzeri hiç bir yazı okumuyorlar. Tamamen internet ve Twitter bağımlısı olmuşlar. Cadde-sokakta ve her türlü umumi yerlerde Eskimo kıyafetleri giyip motorlarla volta atıyorlar. Ağızlarında sigara ve sakız hiç eksik olmuyor? Yumurta topuk ve uzun burunlu ayakkabılar, dizleri yırtık pantolonlar, İngiliz tişörtları giyinip sokakta Önüne gelen kadına-kıza sataşıyorlar? **Her şeyden önemlisi bu son kuşak, Anadolu köklü töre ve geleneklerimize sosyal ve kültürel değerlerimize baş kaldırıyorlar. Akraba dost-yaren ilişkilerine toy-düğün ve cenaze merasimlerine gericilik diyorlar? Köylü ve çiftçimizi küçümsüyorlar. Ana atasına hürmet etmiyorlar? Kavim-kardeş tanımıyorlar. Daha böyle yüzlercesini yazabiliriz... **VAHŞİ KAPİTALİZMİN, En öncelikli siyasal, sosyal ve kültürel yaptırımı. bilinçsiz, çaresiz, ehilsiz, kuralsız ve ruhsatsız toplum yaratmaktır. Çünkü her çağda cehaleti kullanıp-yönetmek kolay ve ucuz maliyetlidir... VESSELAM
***** RUBAİYAT *****
Pırasa pazar da baş tacı oldu
Ispanak tezgâhta sararıp soldu
Soğan alamayan saçını yoldu
Marketler halka neler ediyor
Aracı-tefeci dört nal gidiyor...
*** OZAN ÇAKIROĞLU ***
*** ZAMAN MI DEĞİŞTİ YOKSA KULAR MI DEĞİŞTİ ***
Kardaş, bu devirde HIYAR olmak marifet sayılır oldu? Mevsiminde değil de, turfanda Hıyar...
Ya hu daha dalından koparılmadan kendini bir cacık sanıyorlar???
***** RUBAİYAT *****
Bu Vatan uğruna serden geçmişiz
Atatürk yolun da, yemin içmişiz
Hürriyet ufkuna yelken açmışız
Her Türkün evladı yiğit koçaktır,
Hürriyet yolundan dönen alçaktır...
**** OZAN ÇAKIROĞLU ****
Sosyal Ve Reel Bakış
--Özellikle az gelişmiş Ülkelerde, bireylerin yaşamsal devinimde en
büyük düşmanı, içindeki vesvesedir. İçsel çelişkiler kişilerde derin
ruhsal problemler yaratır. Bunlardan en belirgin özelliği özgüven
yetersizliğidir. Kişilerde sosyal çekingenlik ve karar verme güçlüğü
yaratır. Her zaman ve her ortamda basit bir müşkülü çözerken bile
başkalarının onayına ihtiyaç duyar...
--Hayatı boyunca her konuda risk almaktan kaçınırlar. Her zaman
başkalarına karşı önyargıyla yaklaşırlar. Kendisi gibi düşünmeyenlere
adeta düşman olur, nefret eder ve kin besler. Hep kendisinin daha doğru,
daha güzel ve daha iyimser olduğunu sanırlar. Aşırı önyargı, kuşku ve
karamsarlık, kişileri umutsuzluğa iter. Hatta tedavisi mümkün olmayan
umutsuz bir vakaya dönüştürür...
--Halbu ki, her insan ayrı bir değerdir. Karşılıklı saygı ve sevgi insanların
en büyük hazinesidir. Sen başkalarına ne kadar sevgi saygı ve hoşgörüyle
yaklaşırsan, sende o kadar sevgi ve saygı görürsün...
--Bazen olumsuz olarak gördüğümüz gelişmeler, insana Rahmani bir çağrıdır.
Aslında bizleri doğruya, iyiliğe, hayır ve hasenata, sevgi ve barışa yönlendirir.
Kötülükten sakınmayı ve merhameti fısıldar. Müspet düşünmeyi, sabrı, uhulet
ve suhuleti öğütler... VESSELAM
***** HOŞGÖRÜ NEDİR *****
Hoşgörü, başkalarının fikir ve görüşlerini anlama yeteneği ve saygı
duyma eylemidir.
Hoş görü, din ve mezhep birliği değildir? Dört büyük Kitabın mensuplarına
ve diğer ideolojilerin tamamın saygı duymaktır. Hoşgörü, başka görüşlere
ket vurmak ve ya çamur atmak değildir.
Hoşgörü, Toplumsal bütünlük bozulmadan, ahlaki değerler çiğnenmeden
anayasal haklar gasp edilmeden suhulet ve uhulet içerisnde, saygı ve barışla
yaşamaktır... VESSELAM
***** ozan çakıroğlu *****
*** DARBELERİN HEPSİNE LANET OLSUN ***
12 Eylül 1980 Oligarşik Cunta darbesi, bütün darbelerin en ağırı, en vahşetlisi
ve en kanlısıydı...
12 Eylül darbesi, Milli iradenin üzerinde vesayet kurmaya çalışan bir anlayışın
Demokrasi tarihimizde ki, en ağır bedellerin ödendiği bir dönemdir.
Hak-hukuk ve adaletin askıya alındığı, millet iradesinin gasp edildiği o, karanlık
günler hafızamızdan asla silinmeyecektir...
Resmi rakamlara göre 650 bin kişi göz altına alındı. 230 bin kişi Askeri mahkemede
yargılandı. İşkencelerde 300 kişi öldürüldü? 48 kişi idam edildi. 2 milyona yakın
masum, suçsuz ve günahsız kişi fişlendi. Binlerce bürokrat ve memur görevlerinden
ihraç edildi?
*Sürgünler, aforozlar, kınamalar, mobbingler, Vatandaşlıktan çıkarmalar ve benzeri
baskıların ardı-arası yoktu. Hemen arkasından 82 Anayasası olanların üstüne tuz-
biber olmuştur?
*Yüce Yaradan bir daha Ülkemize böyle bir vahşet yaşatmasın... VESSELAM
**** OZAN ÇAKIROĞLU ****
***OSMANLIDA HİLAFET***
Osmanlı Devletin de, hiç bir dönem Dine, yani İslam medeniyetine dayalı yönetim ifa ve
icra edilmemiştir. Tamamen Monarşiyle ( MUTLAKİYET) yönetilmiştir. Yasama, Yürütme
ve yargı yetkileri bir tek Hükümdarın elindeydi. Osmanlı da Hilafet makamı sadece Dini
faaliyetler de bulunurdu. Şeyhülislam Hazretleri bile Hünkârdan emir alırlardı. Şeyhülislam
efendi bazen Payitaht lehine fetva verirlerdi. Bu gidişatı hangi kitap ve din kabul eder?
--Bazı Şair ve yazarlar Dini geleneklere dayalı Devlet sisteminden yana olduklarını paylaşıyorlar.
Bu günün şartlarında, veya mevcut siyasal gidişatla, böyle bir sistemi nasıl inşa edeceksiniz?
Tarihte bir örneği görülmemiştir. Ortadoğu İslam Devletlerin hali-ahvali içler acısı. Her türlü allem
kullem, denk dubara, alavere-dalavere kol geziyor. Kadına zülüm had safhada. Eğitim ve öğretim
sistemi en gerilerde. Medeniyet dersen iflas etmiş. Bireysel, Komünal ve Toplumsal Anayasal
haklar eşit ve adil bir şekilde sağlanamıyor. Hak-Hukuk Adalet sistemi tamamen felç olmuş?
Uluslar arası Diplomasi veto yemiş ve var olan da güdümlü? Teknoloji dersen zaten yerlerde
sürünüyor. Her yıl ayrı bir Devlet, ya Amerika tarafından marizleniyor ya da Katil İsrail'in zulmüne
uğruyor. Kendilerini savunmaktan aciz ve sefil. Birbirleriyle doğru-dürüst siyasal ve hukuksal
ilişki kuramıyorlar. Ancak her fırsatta inadına ve ısrarla Türk düşmanlığı yapıyorlar???
--Eğer ki Osmanlı İmparatorluğunu bir DİN Devleti diye düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Osmanlıda
hiç bir dönem İslamiyet aslına ve usulüne uygun yaşanmamıştır. Kırsal kesimlerde kiralık köy hocaları
Derebeylerin istediği doğrultuda vaazlar etmiş ve fetvalar vermişlerdir. Zaten Dini tahsilleri oldukça
zayıf. Okur yazarlığı yok. Osmanlıda iki türlü gelir sistemi vardı, biri haksız-hukuksuz Halk vergisi,
bir diğeri savaş ganimetleri. Her iki gelir türü de İslamiyete uygun değildir. KURAN böyle bir yönetim
tarzını reddediyor. Ayrıca Saray ve harem rezaletleri tamamen Din dışı eylemlerdir. Padişahların
evlilik gelenekleri Yüce Dinimizle uzaktan-yakından hiçbir ilişkisi yoktur. Kuran bu saçmalıkları
kesinlikle reddetmiştir.
--Muhteremler DİN Devleti veya DİNE dayalı yönetim şeklini asla ve kat'a inşa edemezsiniz. Bu bir hayalden
öteye asla geçmez. Çünkü her Din ve Mezhep kendine taraftır. Kendisini korur-kollar ve besler. Bu yüzden
Anayasal haklar eşit ve adil sağlanamaz. Bunun en bariz örneği mevcut Tarikatlardır. Daha kendi aralarında
SULH olamıyorlar. Aksine birbirlerini yiyorlar. Zaten 40 ayrı fraksiyonlara bölünmüşler? Misak-ı milli sınırları
içerisinde Türk Ulusal Vatandaşı olarak yaşayan 72 çeşit ırk ve ayrı-ayrı Dini inanışlar vardır. Siz bu Toplumu
ŞERİAT gölgesi altında nasıl adil bir şekilde yöneteceksiniz? Bu Hilafet aşıkları her daim Hz.Ömer devri ve
adaletini örnekleyip dururlar. Kardeşim, o döneme bir bakınız bir Arpa boyu yol alınmamıştır? Ayrıca At-Deve
ve Zulfikâr devri çoktan gelip geçti. Yedinci yüz yıldan sonra nice-nice medeniyetler kurulup yıkıldı. Her zaman
ve her yerde inadına ve ısrarla küffar, kefere, gavur, kâfir, şirk, beynamaz gibi itham ettiğiniz Devletler Aya
gittiler, yarın da Mars'a gidecekler. Peki Orta Doğu İslam Devletleri nereye doğru gidiyorlar?
--Eyy, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e ve Cumhuriyete karşı olanlar, Dünyada en güzel yönetim şekli Demokratik
Laik, Sosyal ve Hukuk Devlet sistemidir?
Bunun aksi, cehalettir, garabettir, dalalettir, hilafettir ve hatta ihanettir.....VESSELAM
**** BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN ****
*** SİYONİST AZGINI ***
Kendini ne sanıyor, bu Siyonist azgını
Hep bildiğini okuyor, salıvermiş dizgini
Ne Hükümdar tanıyor, nede düşkün ezgini
Orta doğuyu çöle çevirdi Siyonistler.
.
Ben sözümü diyorum Arif olanlar anlar
Oluk gibi akıyor, kutlu diyar da kanlar
Umuda heder oldu binlerce masum canlar
Günahsız halkı yaktı kavurdu Siyonistler.
.
Zalim Amerika her yere nefret ekiyor
Avrupa dersen zurna çalıp kafa çekiyor
Arabistan seyredip zevkten horon tepiyor
Orta doğuyu yıktı savurdu Siyonistler.
.
Kul Vezir'in, gözleri ağlamaktan şişiyor
Buz tuttu hayallerim, Ağustos da üşüyor
Zalim Haçlılar nere gitse zülüm taşıyor
İslam Alemini kil gibi yoğurdu Siyonistler...
**** VEZİR PEHLEVAN ****
***** RUBAİYAT *****
Yedi Düvele birden kafa atan biziz
Haçlı ordusunu denize döken biziz
Muasır medeniyet, özgür vatan biziz
Mustafa kemal yolunda koşar gideriz
Müspet bilimle dağları aşar gideriz...
**** OZAN ÇAKIROĞLU ****
***SEKSEN KUŞAĞI SONRASI***
**Özellikle seksenler sonrası kuşakta, kuralsız, tutarsız, sorumsuz ve ruhsatsız yaşamak meslek haline geldi. Hatta bazı kesimler de tedavisi mümkün olmayan ruhsal bir hastalığa dönüştü?
**Son devranda Avrupa hayranlığı çağladı coştu. Bedestan-pazarda, cadde sokaklarda, toyda-düğünde gözlemlediğim, özellikle 50 yaş altı nesil Osmanlı düşünüyor, Avrupalı gibi yaşamaya uğraş veriyor. Erkekleri takım elbise giyiyor, kravat takıyor ve lüks arabalara biniyorlar. Fakir-fukaraya, Garip-gurebaya hava atıyorlar. Akşamları bar-pavyon geziyorlar? Ayrıca, hele bir kesim var tam Kadın müptelası? İçki-kumar ve her türlü uyuşturucu maddeler kullanmayı bir marifet sayıyorlar (!)
**KADINLAR ise, oldukça forsüne düşkünler. Çıplaklığı moda ve medeniyet sanıyorlar? Sosyete hastalığı beyinlerini bir örümcek ağı gibi sarmış. Boya badana yapmadan tuvalete bile gitmiyorlar? Plajlarda çıplak yatmayı, şekerli meşrubat içmeyi, ucuz şarap partileri vermeyi, tırnak uzatmayı ve orasına-burasına dövme yaptırmayı çağdaş medeniyet sanıyorlar?
**Gençlerimiz, memleket meselelerinden oldukça uzak, sorumsuz, kuralsız, ilgisiz çaresiz, ehilsiz ve tam burjuvatik davranış eylemleri içinde cebelleşiyorlar? Sokak jargonuyla konuşuyorlar, palavra ve martaval atıyorlar. Kitap ve benzeri hiç bir yazı okumuyorlar. Tamamen internet ve Twitter bağımlısı olmuşlar. Cadde-sokakta ve her türlü umumi yerlerde Eskimo kıyafetleri giyip motorlarla volta atıyorlar. Ağızlarında sigara ve sakız hiç eksik olmuyor? Yumurta topuk ve uzun burunlu ayakkabılar, dizleri yırtık pantolonlar, İngiliz tişörtları giyinip sokakta Önüne gelen kadına-kıza sataşıyorlar?
**Her şeyden önemlisi bu son kuşak, Anadolu köklü töre ve geleneklerimize sosyal ve kültürel değerlerimize baş kaldırıyorlar. Akraba dost-yaren ilişkilerine toy-düğün ve cenaze merasimlerine gericilik diyorlar? Köylü ve çiftçimizi küçümsüyorlar. Ana atasına hürmet etmiyorlar? Kavim-kardeş tanımıyorlar. Daha böyle yüzlercesini yazabiliriz...
**VAHŞİ KAPİTALİZMİN, En öncelikli siyasal, sosyal ve kültürel yaptırımı. bilinçsiz, çaresiz, ehilsiz, kuralsız ve ruhsatsız toplum yaratmaktır. Çünkü her çağda cehaleti kullanıp-yönetmek kolay ve ucuz maliyetlidir... VESSELAM
***BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN***