Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Vezir Pehlevan
Vezir Pehlevan

HER İNSAN BİR DEĞERDİR, KARŞILIKLI SEVGİ VE SAYGI İNSANLARIN EN BÜYÜK HAZİNESİDİR...

  • Yurtseverler Köşesi24.09.2026 - 13:59


    ***** RUBAİYAT *****
    Pırasa pazar da baş tacı oldu
    Ispanak tezgâhta sararıp soldu
    Soğan alamayan saçını yoldu
    Marketler halka neler ediyor
    Aracı-tefeci dört nal gidiyor...
    *** OZAN ÇAKIROĞLU ***

  • Yurtseverler Köşesi24.09.2026 - 13:53


    *** ZAMAN MI DEĞİŞTİ YOKSA KULAR MI DEĞİŞTİ ***
    Kardaş, bu devirde HIYAR olmak marifet sayılır oldu? Mevsiminde değil de, turfanda Hıyar...
    Ya hu daha dalından koparılmadan kendini bir cacık sanıyorlar???

  • Yurtseverler Köşesi18.09.2026 - 18:15


    ***** RUBAİYAT *****
    Bu Vatan uğruna serden geçmişiz
    Atatürk yolun da, yemin içmişiz
    Hürriyet ufkuna yelken açmışız
    Her Türkün evladı yiğit koçaktır,
    Hürriyet yolundan dönen alçaktır...
    **** OZAN ÇAKIROĞLU ****


  • Yurtseverler Köşesi17.09.2026 - 21:20

    Sosyal Ve Reel Bakış
    --Özellikle az gelişmiş Ülkelerde, bireylerin yaşamsal devinimde en
    büyük düşmanı, içindeki vesvesedir. İçsel çelişkiler kişilerde derin
    ruhsal problemler yaratır. Bunlardan en belirgin özelliği özgüven
    yetersizliğidir. Kişilerde sosyal çekingenlik ve karar verme güçlüğü
    yaratır. Her zaman ve her ortamda basit bir müşkülü çözerken bile
    başkalarının onayına ihtiyaç duyar...
    --Hayatı boyunca her konuda risk almaktan kaçınırlar. Her zaman
    başkalarına karşı önyargıyla yaklaşırlar. Kendisi gibi düşünmeyenlere
    adeta düşman olur, nefret eder ve kin besler. Hep kendisinin daha doğru,
    daha güzel ve daha iyimser olduğunu sanırlar. Aşırı önyargı, kuşku ve
    karamsarlık, kişileri umutsuzluğa iter. Hatta tedavisi mümkün olmayan
    umutsuz bir vakaya dönüştürür...
    --Halbu ki, her insan ayrı bir değerdir. Karşılıklı saygı ve sevgi insanların
    en büyük hazinesidir. Sen başkalarına ne kadar sevgi saygı ve hoşgörüyle
    yaklaşırsan, sende o kadar sevgi ve saygı görürsün...
    --Bazen olumsuz olarak gördüğümüz gelişmeler, insana Rahmani bir çağrıdır.
    Aslında bizleri doğruya, iyiliğe, hayır ve hasenata, sevgi ve barışa yönlendirir.
    Kötülükten sakınmayı ve merhameti fısıldar. Müspet düşünmeyi, sabrı, uhulet
    ve suhuleti öğütler... VESSELAM

  • Yurtseverler Köşesi14.09.2026 - 13:02


    ***** HOŞGÖRÜ NEDİR *****
    Hoşgörü, başkalarının fikir ve görüşlerini anlama yeteneği ve saygı
    duyma eylemidir.
    Hoş görü, din ve mezhep birliği değildir? Dört büyük Kitabın mensuplarına
    ve diğer ideolojilerin tamamın saygı duymaktır. Hoşgörü, başka görüşlere
    ket vurmak ve ya çamur atmak değildir.
    Hoşgörü, Toplumsal bütünlük bozulmadan, ahlaki değerler çiğnenmeden
    anayasal haklar gasp edilmeden suhulet ve uhulet içerisnde, saygı ve barışla
    yaşamaktır... VESSELAM
    ***** ozan çakıroğlu *****

  • Yurtseverler Köşesi13.09.2026 - 08:30

    *** DARBELERİN HEPSİNE LANET OLSUN ***
    12 Eylül 1980 Oligarşik Cunta darbesi, bütün darbelerin en ağırı, en vahşetlisi
    ve en kanlısıydı...
    12 Eylül darbesi, Milli iradenin üzerinde vesayet kurmaya çalışan bir anlayışın
    Demokrasi tarihimizde ki, en ağır bedellerin ödendiği bir dönemdir.
    Hak-hukuk ve adaletin askıya alındığı, millet iradesinin gasp edildiği o, karanlık
    günler hafızamızdan asla silinmeyecektir...
    Resmi rakamlara göre 650 bin kişi göz altına alındı. 230 bin kişi Askeri mahkemede
    yargılandı. İşkencelerde 300 kişi öldürüldü? 48 kişi idam edildi. 2 milyona yakın
    masum, suçsuz ve günahsız kişi fişlendi. Binlerce bürokrat ve memur görevlerinden
    ihraç edildi?
    *Sürgünler, aforozlar, kınamalar, mobbingler, Vatandaşlıktan çıkarmalar ve benzeri
    baskıların ardı-arası yoktu. Hemen arkasından 82 Anayasası olanların üstüne tuz-
    biber olmuştur?
    *Yüce Yaradan bir daha Ülkemize böyle bir vahşet yaşatmasın... VESSELAM
    **** OZAN ÇAKIROĞLU ****

  • Yurtseverler Köşesi10.09.2026 - 17:46

    ***OSMANLIDA HİLAFET***

    Osmanlı Devletin de, hiç bir dönem Dine, yani İslam medeniyetine dayalı yönetim ifa ve
    icra edilmemiştir. Tamamen Monarşiyle ( MUTLAKİYET) yönetilmiştir. Yasama, Yürütme
    ve yargı yetkileri bir tek Hükümdarın elindeydi. Osmanlı da Hilafet makamı sadece Dini
    faaliyetler de bulunurdu. Şeyhülislam Hazretleri bile Hünkârdan emir alırlardı. Şeyhülislam
    efendi bazen Payitaht lehine fetva verirlerdi. Bu gidişatı hangi kitap ve din kabul eder?
    --Bazı Şair ve yazarlar Dini geleneklere dayalı Devlet sisteminden yana olduklarını paylaşıyorlar.
    Bu günün şartlarında, veya mevcut siyasal gidişatla, böyle bir sistemi nasıl inşa edeceksiniz?
    Tarihte bir örneği görülmemiştir. Ortadoğu İslam Devletlerin hali-ahvali içler acısı. Her türlü allem
    kullem, denk dubara, alavere-dalavere kol geziyor. Kadına zülüm had safhada. Eğitim ve öğretim
    sistemi en gerilerde. Medeniyet dersen iflas etmiş. Bireysel, Komünal ve Toplumsal Anayasal
    haklar eşit ve adil bir şekilde sağlanamıyor. Hak-Hukuk Adalet sistemi tamamen felç olmuş?
    Uluslar arası Diplomasi veto yemiş ve var olan da güdümlü? Teknoloji dersen zaten yerlerde
    sürünüyor. Her yıl ayrı bir Devlet, ya Amerika tarafından marizleniyor ya da Katil İsrail'in zulmüne
    uğruyor. Kendilerini savunmaktan aciz ve sefil. Birbirleriyle doğru-dürüst siyasal ve hukuksal
    ilişki kuramıyorlar. Ancak her fırsatta inadına ve ısrarla Türk düşmanlığı yapıyorlar???
    --Eğer ki Osmanlı İmparatorluğunu bir DİN Devleti diye düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Osmanlıda
    hiç bir dönem İslamiyet aslına ve usulüne uygun yaşanmamıştır. Kırsal kesimlerde kiralık köy hocaları
    Derebeylerin istediği doğrultuda vaazlar etmiş ve fetvalar vermişlerdir. Zaten Dini tahsilleri oldukça
    zayıf. Okur yazarlığı yok. Osmanlıda iki türlü gelir sistemi vardı, biri haksız-hukuksuz Halk vergisi,
    bir diğeri savaş ganimetleri. Her iki gelir türü de İslamiyete uygun değildir. KURAN böyle bir yönetim
    tarzını reddediyor. Ayrıca Saray ve harem rezaletleri tamamen Din dışı eylemlerdir. Padişahların
    evlilik gelenekleri Yüce Dinimizle uzaktan-yakından hiçbir ilişkisi yoktur. Kuran bu saçmalıkları
    kesinlikle reddetmiştir.
    --Muhteremler DİN Devleti veya DİNE dayalı yönetim şeklini asla ve kat'a inşa edemezsiniz. Bu bir hayalden
    öteye asla geçmez. Çünkü her Din ve Mezhep kendine taraftır. Kendisini korur-kollar ve besler. Bu yüzden
    Anayasal haklar eşit ve adil sağlanamaz. Bunun en bariz örneği mevcut Tarikatlardır. Daha kendi aralarında
    SULH olamıyorlar. Aksine birbirlerini yiyorlar. Zaten 40 ayrı fraksiyonlara bölünmüşler? Misak-ı milli sınırları
    içerisinde Türk Ulusal Vatandaşı olarak yaşayan 72 çeşit ırk ve ayrı-ayrı Dini inanışlar vardır. Siz bu Toplumu
    ŞERİAT gölgesi altında nasıl adil bir şekilde yöneteceksiniz? Bu Hilafet aşıkları her daim Hz.Ömer devri ve
    adaletini örnekleyip dururlar. Kardeşim, o döneme bir bakınız bir Arpa boyu yol alınmamıştır? Ayrıca At-Deve
    ve Zulfikâr devri çoktan gelip geçti. Yedinci yüz yıldan sonra nice-nice medeniyetler kurulup yıkıldı. Her zaman
    ve her yerde inadına ve ısrarla küffar, kefere, gavur, kâfir, şirk, beynamaz gibi itham ettiğiniz Devletler Aya
    gittiler, yarın da Mars'a gidecekler. Peki Orta Doğu İslam Devletleri nereye doğru gidiyorlar?
    --Eyy, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e ve Cumhuriyete karşı olanlar, Dünyada en güzel yönetim şekli Demokratik
    Laik, Sosyal ve Hukuk Devlet sistemidir?
    Bunun aksi, cehalettir, garabettir, dalalettir, hilafettir ve hatta ihanettir.....VESSELAM

    **** BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN ****

  • Dünya gerçek, Ölüm haktır.09.09.2026 - 17:09


    *** SİYONİST AZGINI ***
    Kendini ne sanıyor, bu Siyonist azgını
    Hep bildiğini okuyor, salıvermiş dizgini
    Ne Hükümdar tanıyor, nede düşkün ezgini
    Orta doğuyu çöle çevirdi Siyonistler.
    .
    Ben sözümü diyorum Arif olanlar anlar
    Oluk gibi akıyor, kutlu diyar da kanlar
    Umuda heder oldu binlerce masum canlar
    Günahsız halkı yaktı kavurdu Siyonistler.
    .
    Zalim Amerika her yere nefret ekiyor
    Avrupa dersen zurna çalıp kafa çekiyor
    Arabistan seyredip zevkten horon tepiyor
    Orta doğuyu yıktı savurdu Siyonistler.
    .
    Kul Vezir'in, gözleri ağlamaktan şişiyor
    Buz tuttu hayallerim, Ağustos da üşüyor
    Zalim Haçlılar nere gitse zülüm taşıyor
    İslam Alemini kil gibi yoğurdu Siyonistler...
    **** VEZİR PEHLEVAN ****

  • Dünya gerçek, Ölüm haktır.06.09.2026 - 15:23


    ***** RUBAİYAT *****
    Yedi Düvele birden kafa atan biziz
    Haçlı ordusunu denize döken biziz
    Muasır medeniyet, özgür vatan biziz
    Mustafa kemal yolunda koşar gideriz
    Müspet bilimle dağları aşar gideriz...
    **** OZAN ÇAKIROĞLU ****

  • Yurtseverler Köşesi05.09.2026 - 12:29

    ***SEKSEN KUŞAĞI SONRASI***

    **Özellikle seksenler sonrası kuşakta, kuralsız, tutarsız, sorumsuz ve ruhsatsız yaşamak meslek haline geldi. Hatta bazı kesimler de tedavisi mümkün olmayan ruhsal bir hastalığa dönüştü?
    **Son devranda Avrupa hayranlığı çağladı coştu. Bedestan-pazarda, cadde sokaklarda, toyda-düğünde gözlemlediğim, özellikle 50 yaş altı nesil Osmanlı düşünüyor, Avrupalı gibi yaşamaya uğraş veriyor. Erkekleri takım elbise giyiyor, kravat takıyor ve lüks arabalara biniyorlar. Fakir-fukaraya, Garip-gurebaya hava atıyorlar. Akşamları bar-pavyon geziyorlar? Ayrıca, hele bir kesim var tam Kadın müptelası? İçki-kumar ve her türlü uyuşturucu maddeler kullanmayı bir marifet sayıyorlar (!)
    **KADINLAR ise, oldukça forsüne düşkünler. Çıplaklığı moda ve medeniyet sanıyorlar? Sosyete hastalığı beyinlerini bir örümcek ağı gibi sarmış. Boya badana yapmadan tuvalete bile gitmiyorlar? Plajlarda çıplak yatmayı, şekerli meşrubat içmeyi, ucuz şarap partileri vermeyi, tırnak uzatmayı ve orasına-burasına dövme yaptırmayı çağdaş medeniyet sanıyorlar?
    **Gençlerimiz, memleket meselelerinden oldukça uzak, sorumsuz, kuralsız, ilgisiz çaresiz, ehilsiz ve tam burjuvatik davranış eylemleri içinde cebelleşiyorlar? Sokak jargonuyla konuşuyorlar, palavra ve martaval atıyorlar. Kitap ve benzeri hiç bir yazı okumuyorlar. Tamamen internet ve Twitter bağımlısı olmuşlar. Cadde-sokakta ve her türlü umumi yerlerde Eskimo kıyafetleri giyip motorlarla volta atıyorlar. Ağızlarında sigara ve sakız hiç eksik olmuyor? Yumurta topuk ve uzun burunlu ayakkabılar, dizleri yırtık pantolonlar, İngiliz tişörtları giyinip sokakta Önüne gelen kadına-kıza sataşıyorlar?
    **Her şeyden önemlisi bu son kuşak, Anadolu köklü töre ve geleneklerimize sosyal ve kültürel değerlerimize baş kaldırıyorlar. Akraba dost-yaren ilişkilerine toy-düğün ve cenaze merasimlerine gericilik diyorlar? Köylü ve çiftçimizi küçümsüyorlar. Ana atasına hürmet etmiyorlar? Kavim-kardeş tanımıyorlar. Daha böyle yüzlercesini yazabiliriz...
    **VAHŞİ KAPİTALİZMİN, En öncelikli siyasal, sosyal ve kültürel yaptırımı. bilinçsiz, çaresiz, ehilsiz, kuralsız ve ruhsatsız toplum yaratmaktır. Çünkü her çağda cehaleti kullanıp-yönetmek kolay ve ucuz maliyetlidir... VESSELAM

    ***BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN***