Kültür Sanat Edebiyat Şiir

kadınlar sizce ne demek, kadınlar size neyi çağrıştırıyor?

kadınlar terimi Sibel Ilıca tarafından 17.12.2001 tarihinde eklendi

  • Ters Tepki
    Ters Tepki 16.08.2017 - 18:54

    Karmaşık gibi görünseler de ayarını bilen için zor değildir çözmesi...

  • Sondraktaki Şaşkınyolcu
    Sondraktaki Şaşkınyolcu 16.08.2017 - 17:29

    Bence kadınları mutsuz eden sorun güç sevmelerinden kaynaklanıyor, ben daha iyi olacağım, benim erkeğim daha iyi olsun düşüncesi bu yüzden hep mutsuz oluyorlar gücün önünde eğilip güçsüzün karşısında dikiliyorlar tuhaf ama gerçektir...

  • Abdullah Koç
    Abdullah Koç 16.08.2017 - 17:09

    Güzel kalan yaralar vardır çünkü.
    Limon kokulu yağmurlu kadınlar vardır.
    Hiç unutmayan kadınlar vardır.
    Her şeye rağmen yağmur kalan kadınlar vardır

    Lale Müldür

  • İrem Başar
    İrem Başar 08.06.2017 - 18:10

    Kadın her şeyi affeder fakat asla unutmaz. :)
    Konfiçyus

  • Osman Özütler
    Osman Özütler 08.06.2017 - 17:56

    "Kadınlar ile ilgili yapılabilecek üç şey vardır. Onu sevebilir, onun için acı çekebilir ya da onu edebiyata çevirebilirsin." - Henry Miller

  • Sondraktaki Şaşkınyolcu
    Sondraktaki Şaşkınyolcu 17.04.2017 - 21:00

    geçmişinde anne geleceginde eş, olmazsa olmazı dünyanın

  • Şinasi Akay
    Şinasi Akay 21.09.2016 - 07:50

    'Ya kadınlar özgür yaşayacak.Ya insan olmayacağız.Başka seçenek yok'
    Yılmaz Özdil

  • Şinasi Akay
    Şinasi Akay 09.01.2016 - 19:46

    'Ben kadınların sözlerinin ve beklentilerinin ötesinde,onları anlamayı öğrendim'
    (Christophe Robin/L'Orêal Paris Renk uzmanı)

  • Turuncu Rüzgâr
    Turuncu Rüzgâr 18.07.2013 - 17:26

    'Bir çay doldur saki.
    Kürd'dün, kadını kadar tatlı,bahtı kadar kara olsun.'

    D.Qasimlo

    ....

  • Gökyüzü Heceleri
    Gökyüzü Heceleri 17.09.2012 - 22:00

    Geceleri yalnız kadınlar
    Taze düş,
    Eskimiş aşkla yatarlar.
    Gecelerde yalnız kadınlar
    Islık çalarlar..

    S.A.

  • The Black List
    The Black List 18.12.2011 - 15:04

    Lal bir türküydüler onlar karanlığın dehlizinde
    Yürekleri harlı, ağrıları dayanılmaz sancılı
    Buruk bir tattır dillerde yazgıları
    Bir günah gibi saklanır toprağa, düş kırıkları
    Neden örtülür binlerce çığlık sessizce
    Artık uyansın vicdanlar zamanın aydınlık gözlerinde

  • Uleysus Uleysus
    Uleysus Uleysus 25.10.2011 - 17:21

    Kötü kadın yoktur.Canı yanmış kadın vardır.ve yalnızca ve sadece kadınlar gerçekten sever

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 03.05.2011 - 14:08

    kadın pesinden kosmanın zararı yoktur.zararı veren onları yakalamaktır.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 03.05.2011 - 12:37

    uzaktan her kadın insana hos gelir.

  • Candle In The Wind
    Candle In The Wind 01.05.2011 - 13:05

    Göze alandır kadın. Çekip gitmeyi, sahip olduklarından vazgeçmeyi, karşılık beklememeyi… Mücadele eder, kızar, bağırır ama hep sever.
    Dedim ya bir dünyadır kadınlar, yürekleriyle konuşan, gözleriyle gülen…

    Ahmet ALTAN

  • Candle In The Wind
    Candle In The Wind 30.04.2011 - 16:22

    Güçlü kadın da hüznünü saklamaz, onunda canı yanar, ama hiç bir zaman gülümsemekten vazgeçmez- Bu yüzden belli olmaz hüzünleri...

  • Canan Mavi
    Canan Mavi 29.04.2011 - 01:11

    bilmecedirler..., ya da bulmaca :)

  • Bahtinur Cano
    Bahtinur Cano 25.04.2011 - 09:41

    biraz deli, biraz velidirler.
    biraz entel, çok romantiktirler.
    çok konuşur, az düşünürler
    ya da
    çok düşünür az konuşurlar
    tatlı bir söz de, güler bir yüzde
    hayat bulurlar.

  • Bahtinur Cano
    Bahtinur Cano 25.04.2011 - 09:38

    ademi,adem yapan havva.

  • Zeyt Saruhan
    Zeyt Saruhan 21.04.2011 - 05:56

    kırık ay parçaları...

  • Hüseyin Gezer
    Hüseyin Gezer 19.04.2011 - 10:18

    Tek boyutlu emeğin ve yaşamın bir yarısı...

  • Candle In The Wind
    Candle In The Wind 16.04.2011 - 18:40

    Kadını 'ER' değil; 'AR' zapteder...

  • Düş Ve Gerçek
    Düş Ve Gerçek 15.04.2011 - 15:26

    Yolu yarılayan kadınlar..
    Yolu yarılayan kadınlar duygularını yaşamasını bilir. Davranışları sebepsiz değildir. Kalbi kırıldıysa ağlar, ağlayışının sebebi erkeğin ona sunacağı sevgi değildir. Mutluysa kahkahalar atar, gülüşünün sebebi dikkat çekmek değildir. Seviyorsa kıskanır, kıskanç oluşunun sebebi kendine güvensizlik değildir. Üzgünse omuz arar, destek istemesi çaresizliğinden değildir. Suskunsa sebebi vardır, yolu yarılayan kadınların hissiyatı kuvvetlidir. Aldatıldığını sezgilerini kullanarak gün ışığına çıkarır. Veda vakti geldi demenize bile gerek yoktur. O verdiğiniz mesajı çoktan anlayıp kendi yolunu tutmuştur. Her gidiş kadını daha da kadınlaştırır. Gidenin ardından bakacak kadar hayatın uzun olmadığını anlamıştır. Ve gizem kadına en çok bu yaşlarda yakışır..

  • Düş Ve Gerçek
    Düş Ve Gerçek 12.04.2011 - 21:07

    Bir kadın çocuktur aslında.
    Çocuk gibi davranmayı sever.
    Erkeğin kendisine bir çocuga gösterdigi şefkati göstermesini de ister.
    Bir çocuğu okşar gibi incitmekten korkarak okşamalıdır erkek kadını..
    Ama her kadın çocukca da olsa dinlenilmesini, dikkate alinmasını ister.
    ...Yani bir kadının çocukluk yapmasına izin vereceksiniz,
    ama asla onu bir çocuk olarak görmeyeceksiniz.

    Bir kadın güçlüdür aslında.
    Hatta erkeklerden çok daha güçlüdür.
    Ama bu gücünü her zaman ortaya koymasını sevmez.
    İster ki erkeğin gücü kendisine huzur versin.
    Kendi kendine yapabileceği şeyleri bile erkeğin yapmasını bekler.
    Böylece hem daha kadın olduğunu hissedecektir hem de
    erkeğinin ne kadar güçlü olduğunu görecektir.
    Ancak kadın gücünü göstermek istediğinde onu engelleyemezsiniz.
    Yapmak istediği bir şey varsa mutlaka yapar.

    Bir kadın sevgilidir aslında.
    İçinde her zaman sevgiyi taşır.
    Sevdiklerinden kolay kolay ayrılamaz.

    Sevdiklerini kolay kolay kıramaz.
    Zor sever ama tam sever.
    Bir kadının tam anlamıyla sevebilmesi için
    yüreğinin kabul ettiğini beyninin de kabul etmesi gerekir.
    Ve sevmezse de onu asla sevmeye zorlayamazsınız.
    Belki kolayca yüreğine girebilirsiniz.
    Ancak beyninde yer etmemisseniz her an terk edilebilirsiniz.

    Bir kadın yalnızdır aslında.
    Hiçbir zaman kadını bütünüyle elde edemezsiniz.
    Kendisine ait bir dünyası vardır ve orada hep yalnızdır.
    O dünyaya kimsenin girmesine izin vermez.
    Hiçbir anahtar o dünyanin kapısını açamaz.
    Yalnızlık onun sığınağıdır.
    O sığınağa ne zaman gireceğine, ne kadar kalacağına hep kendisi karar verir.
    Sığınaktayken oradan çıkmaya zorlarsanız onu sonsuza dek kaybedebilirsiniz

    Bir kadın bilgindir aslında.
    Neler yapabileceğini erkek aklı hayal bile edemez.
    Yaratıcılığının sınırı yoktur.
    Ama bunu ortaya çıkartmak için hayatının erkeğini bekler.
    Hoyratça harcamaz yaratıcılığını sadece erkeğine saklar.
    Bir kadının gerçek erkeği olmayı başarabilmişseniz çok şanslısınız demektir.
    Çünkü yaşamınız asla sıradan olmayacaktır.

    Bir kadın hayattır aslında.
    Çünkü hayatın içinde olan her şey ancak kadınlar olduğunda anlam kazanıyor.
    Yemek yemek, su içmek bile.
    Bir kadının elinden içtiğiniz suyla kendi kendinize bardağı doldurup
    içtiğiniz su arasindaki lezzet farkını anlayabiliyor musunuz?
    Anlıyorsanız ne mutlu size. Anlamıyorsanız, ne yazik ki yaşamıyorsunuz..

    Can DÜNDAR

  • Candle In The Wind
    Candle In The Wind 09.04.2011 - 21:54

    Aziz Nesin..Bir Kadını Ağlatmak..

    Bir kadını ağlatmak çok zor değildir aslında.
    Kadınlar her şeye ağlayabilir; bir...filme, bir şarkıya, bir yazıya...
    En az erkekler kadar yani!
    Ama bir kadını yürekten ağlatmak zordur.
    Eğer bir kadın yürekten ağlıyorsa, ağlatan onun yüreğine ulaşmış demektir.
    Ama o yüreğin değerini bilememiş olacak ki ağlatan,
    gözünü bile kırpmadan teker teker
    batırır iğnelerini yüreğe!

    Işte o zaman koca bir yumruk gelir oturur boğazına kadının.
    Yutkunamaz, nefes alamaz; çünkü o koca yumruk canını çok acıtır.
    Gözleri buğulanır kadının sonra.
    Ağlamayacağım, der içinden.

    Ama engel olamaz işte.

    Çünkü yüreğine ulaşmıştır birileri ve iğneler saplamaktadır..
    Bu acıya ne kadar karşı koyabilir ki bir kadın.
    İnce ince süzülür yaşlar gözünden;
    önce birkaç damla, sonra bir yağmur seli...
    Ve kadın ağlar; hem de çok!

    Sanmayın ki gidene ağlar kadın!
    Gidenin giderken koparttığı yerdir onu
    ağlatan, orada bıraktığı yaradır.
    O yaranın hiç kapanmayacağını, kapansa
    bile izinin kalacağını bilir kadın; o yüzden ağlar.
    Ama bilir misiniz, ağlamak kadınları olgunlaştırır.
    Her damla, daha çok kadın yapar kadınları.
    Her damla bir derstir çünkü.
    Bazen kadınlar ağladığında çoğu
    insan, ağlama niye ağlıyorsun ki, değmez onun için derler.
    Bilmediklerindendir böyle demeleri.
    Çünkü yürekleri acıyan kadınlar ağlamazlarsa, ölürler.
    İçlerindeki zehirdir onları öldüren!

    Ağlayarak o zehirden kurtulur kadınlar, o irini temizlerler yaralarındaki!
    Çünkü bilirler, o irin temizlenmezse iltihaba dönüşür yaraları.
    Dönüşmemesi lazımdır oysa. O yüzden de bolca ağlarlar.
    Zaman geçer sonra.
    Kadınlar kendilerine sarılmayı öğrenirler.
    Umarım öğrenirler, yoksa ruhlar
    sapkın yollara çarpar kendini.
    Sapan ruhların doğru yolu bulması da yeni acılar demektir.
    Bunu bilir kadınlar, o yüzden eninde sonunda öğrenirler
    kendilerine sarılmayı...

    Çok ağlayan kadınlar, bir çok şeyden vazgeçen kadınlardır aslında.
    Her damla olgunlaştırır kadınları evet ama olgunlaştıkça o safça
    inandıkları aşk gerçeği onların gözünde küçülür..
    Küçüldükçe değerini yitirir ve işte o zaman kendilerine sarılıp,
    yeni bir kadın yaratırlar kendilerinden.
    Güçlü, yenilmez, mağrur ve aşka inanmayan...

    İnsanlar soruyorlar çoğu zaman neden bu kadar çok bekar kadın var diye;
    hepsi kariyer derdinde olan.
    Çünkü inançlarını yitirdi o kadınlar.
    Zamanında yüreklerine o kadar çok iğne saplandı ki,
    o kadar çok ağladılar ki!
    Artık kendilerinden başka bir doğru olmadığına
    inanıyorlar, o yüzden kendilerine sarılıyorlar.

    sevin F.D.B.....

  • Candle In The Wind
    Candle In The Wind 26.01.2011 - 19:31

    Bütün gelgitleri, kaprisleri, küçük şımarıklıkları, korkuları, şaşkınlıkları, hercailikleri, hayal kırıklıkları, aşkları, terk edilişleri, başarıları, başarısızlıkları, kurnazlıkları, saflıkları, çocuk ağızları, şirinlikleri, küçük yalanları, büyük itirafları, kocaman yürekleri ile kendi olmaya çalışan kadınları tanımak...

    Bir kadını sevmekle başlar her şey ama bir kadını tanımakla varılır hayatın sırrına. Bir kadını tanımaya soyunmak zor ama keyifli bir yolculuğa çıkmaktır. Dört mevsimi bir yürekte buluşturur, bu yüzden de sürekli şaşırtırlar. Sürprizlerin ardı arkası kesilmez. Zordur anlamak onları.

    Benzemek gerekir anlayabilmek için belki de! Kendi zekasını hatırlatanları sever, sevgisini göstermekten ürkmeyenleri, sürprizlere hazırlıklı olanları bir de. Muson yağmurları gibi yağarken, sahrada çöl fırtınası koparıp ardından güneş olup ısıtabilirler. Dedim ya bir dünyadır kadınlar, yürekleriyle konuşan, gözleriyle gülen...

    Bir kadını sevmekle başlar her şey ama bir kadını tanımakla anlaşılır, hayatın sırrına ancak aşkla varılacağına. Sevgi arsızıdır kadın. Verdiğinden daha fazlasını isteme bencilliğini gösterecek kadar sevgi arsızı...

    Bu yanını doyurunca şımaracağından korkanlar, birlikte çoğalacaklarını bilmeyenlerdir. Bir kadını sevmekle başlar her şey ama, bir kadını tanımakla kanat çırpılır özgürlüğün bütün maviliklerine. Kendine inananlara, aşka inananlara koşar. Hem yaman bir aşk avcısı, hem de engebeli yollarda koşmaktan bitap aşk yorgunudur kadın.

    Bir kadını sevmekle başlar her şey ama bir kadını tanımakla çıkılır keyifli serüvenlere. Hayatla dalga geçmesini bilir kadın, tıpkı kendiyle dalga geçmesini bildiği gibi. Ağız dolusu gülüşlere teslim olur.

    Bir kadını sevmekle başlar her şey ama bir kadını tanımakla tanık olunur tutkuların gücüne. Göze alandır kadın. Çekip gitmeyi, sahip olduklarından vazgeçmeyi, karşılık beklememeyi...

    Mücadele eder, kızar, bağırır ama hep sever. Dedim ya bir dünyadır kadınlar, yürekleriyle konuşan, gözleriyle gülen...

    Yüreğini sevgiye açan ve sevmekten korkmayan bütün kadınlar gibi...

    Ahmet ALTAN

  • Stefan Wolf
    Stefan Wolf 02.07.2010 - 16:13

    dünyayı daha yaşanılır hale getiren zarif ve duygulu yaratıklar..

  • Osman Özütler
    Osman Özütler 27.02.2010 - 12:33

    Bence hemcinslerime göre daha vicdanlılar..

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 08.01.2010 - 21:44

    Kutsal Kitap,bir babanın kızını satıp başkalarına köle etse(Çıkış21:7) kızının saflığını bir serseri güruhuna peşkeş çekse(Hakimler19:24,Tekvin 19:8) hatta kızını öldürse bile iyi bir baba ve mübarek bir adam sayılacağını öğretir.Gök kubbe altındakii her türlü kepazeliğin kadına reva olduğunu öğretir; kadını kendi ayakları üzerinde duran,özgür bir insan olarak görmez.Kadına koyun muamelesi yapar,onu da mal sınıfına sokar. Bir papazın belirlediği koşullar ve sınırlar haricinde düşünmesini, konuşmasını,hareket etmesini veya varolmasını yasaklar.
    -Helen H. Gardener,) 1853-1925) ABD’de kadınların oy hakkı için mücadele eden aktivist.

  • Zeytin Zeytin
    Zeytin Zeytin 19.10.2009 - 23:34

    Ahmet Kaya'nın süper bir şarkısıdır :)

  • Zeytin Zeytin
    Zeytin Zeytin 19.10.2009 - 23:34

    'kadınlar şarap gibidir, içmesini bilmezsen fena çarparlar' sözünden sonra tüm dünyam, bakış açım değişti =)

  • Lidya Akay
    Lidya Akay 18.10.2009 - 19:56

    Bir kadina;
    Ev verirseniz,size yuva verir
    Bir gulucuk verirsiniz,size kalbiniverir
    Bir sarki soyleyin,size konser verir
    Kendisine verileni,carpip cogaltarak geri verir
    Bu yuzden ona camur atarsaniz,karsiliginda bi bataklikta bogulmaya
    hazirolun :)

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 11.09.2009 - 18:22

    Kadınlar tarlanızdır.Tarlanıza nasıl girerseniz öyle girin
    Bakara 233.Ayet.

  • Osman Özütler
    Osman Özütler 30.08.2009 - 23:49

    Önlerinde saygıyla eğiliyorum.. :))

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 03.07.2009 - 21:46

    İnsandan insana yönelen en büyük ntehtit ırkçılıktır,mimumum sebepler için maksimım nefretler üretir.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 03.07.2009 - 21:43

    Kadın dünyası,bilinci,vicdanı,sevgisi,koruması,farklı uygar değerler doğurmaya adaydır.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 08.06.2009 - 17:29

    Bedeni üzerinde tasarruf hakkına sahip kadın emeği ve mücadelesiyle özgür ve demokratik yarınların güvencesidir.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 04.05.2009 - 20:19

    Kadınlar,tüm acı ve zorlukları göğüslüyorlarsa o kadınların isminin önüne erkeksi bir sıfat yüklemenin anlamı yoktur.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 22.04.2009 - 23:46

    Kadın olsun erkek olsun insan haklarıyla insandır.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 22.04.2009 - 23:45

    ......Serkeşlik etmelerinden endişelendiğiniz kadınlara öğüt verin....evden uzaklaştırın.....dövün. (Nisa 34.Ayet)

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 22.04.2009 - 23:41

    Kadınlar,insanların karşısına bir şeytan olarak çıkar.(Diyanetten hadis)

  • Onur Bilge
    Onur Bilge 08.03.2009 - 13:18

    K A D I N L A R. G Ü N Ü N D E. E R K E K L E R İ Ç İ N! ..

    EVLİ ERKEKLERİN EVLERİNİN DUVARLARINA ASMALARI İÇİN:



    K A D I N. G i B İ. K A D I N! ..

    Onur BİLGE

    Bir kadın, ne kadar güzel, kültürlü, zarif, dürüst ve hoş olursa olsun; hırçın, huzursuz, ve asabiyse, son derece iticidir.

    Hangi erkek, böyle bir kadınla birlikte olmak ister? Yanınızda, lüzumsuz el kol hareketleriyle, asabi mimiklerle, dişlerini sıkarak konuşan, her an patlamaya hazır bir bomba ile ne kadar huzurlu ve mutlu olabilirsiniz?

    Şık giyinmek de önemlidir ama zarafet daha önemlidir. İnsan yaratılış itibarıyla hantal olabilir. Öyle ölçülü, öyle güzel yürüyen toplu hanımlar vardır ki onların yürüyüşlerini bile seyretmek, ruha huzur verir. Hele onlarla yürüyüşe çıkmak ne kadar mutlu eder insanı! Yere basışlarındaki yumuşaklık, adımlarındaki acelesiz huzurlu tempo ruhu rahatlatır.

    Zarafet, kadını şiirleştirir. Öne yıkılacakmış gibi, asker gibi, omuzları düşük, kambur, boynu, başını taşıyamıyormuş gibi bükülmüş, sallanarak veya sürüklenerek, ya da paldır küldür yürüyen bir kadın düşünün! ..

    Ne kadınlar vardır; tesettürlü de olsalar, süzülür gibi, dans eder gibi yürürler. Bir bardak su verirken, bardağı değil, dünyaları uzatırlar, insana! ‘Hizmet’ önemli değildir. ‘Sunuş’ önemlidir. Yumuşak, hoş bir hareketle, gözlerinin içi gülerek, saygı ve sevgi dolu bir bakışla uzatılan bardağın içindeki, her ne ise mutluluğa dönüşür. Daha içmeden huzur, mutluluk ve yaşama sevinci yayılır ruha. Sunulan suysa, su da hayatsa, bu su ab-ı hayattır! ..

    “Günaydın! Aşkım! Canım! ” demeseler bile öyle bir tebessümle gelirler ki yanınıza; hangi kötü ruh halinde olursanız olun, o anda gülümser, huzur duyar, onunla bütünleşiverirsiniz. Bir demet çiçek gibidirler. Cıvıl cıvıl bir kuş, berrak akan bir su, gün ışığı gibidirler. Uzaktan duyarsınız, sıcaklığını. Ona doğru yaklaştığınızın farkına bile varmazsınız. Mıknatıs gibi kendilerine çekmişlerdir sizi. Demir tozları gibi yapışır kalırsınız. Zaman durmuştur. Mekân orasıdır. Dünya o kadarcıktır. Kalabalığın sayısal değeri bire inmiştir. İkiye çıkmasına da lüzum yoktur.

    Şiir gibi yürürler. Şiir gibi dolanırlar etrafınızda. Şiir gibi konuşur, en güzel melodiler gibi gülerler. Ağlayışları da hiçbir kadının ağlayamayacağı kadar güzeldir.

    “Hiçbir kadın senin kadar güzel ağlayamaz.
    Bir yıldız yağmurudur, senin gözyaşların! ” der, Ümit Yaşar Oğuzcan.

    Film de onlardır, şarkı da, hayat da! Etiyle kemiğiyle gerçektirler; yaşattıklarıyla, hayal âleminin bireyleri…

    Dokunmaya kıyamazsınız. Bakmaya doyamazsınız.

    Okşasanız, saatlere düşman olursunuz!

    Birkaç ömür daha istersiniz, Yaratan’dan.

    Dünyanızı, cennete değişmezsiniz.
    Dans edercesine yaşamaktır, onunla günlük hayatı yaşamak.

    Gülümseyerek uyanırlar. Müzikle, oynarcasına çay yapmaya giderler. Telaşsız, cıvıl cıvıl güne başlayan sevimli kuşlar gibidirler. Geyşalar gibi… Onların tüm amaçları, erkeklerini mutlu etmektir. Onları mutlu ederek mutlu olurlar.

    Bir de hizmetçi ruhlu kadınlar vardır. Sabah sabah, oflaya puflaya yataktan kalkarlar. Söylene söylene, takur tukur temizliğe başlarlar. Kafanıza çarpar gibi kurarlar sofrayı. Mükellef bir kahvaltı sofrasında bile çekilmezler.

    Sadece bayanların mı romantizmden hoşlandıklarını sanıyorsunuz?

    Ya da sevilmekten?

    Erkeklerin de romantizme, sevgiye, ilgiye ihtiyaçları olduğunu düşünmüyor musunuz?

    Onlar, sevildiklerine inandıkları, doya doya sevgi aldıkları zaman, kahvaltılarını yapmış olurlar. O konuda akşama kadar acıkacaklarını, başkalarına ihtiyaç duyarak, avuç açacaklarını, sevgi dileneceklerini sanmıyorum.

    Akşam da aynı sıcaklıkla karşılanıp, aynı huzur ortamına çekildiklerinde, onlardan mutlu kimse olmaz. Kovsanız da yanınızdan ayrılmaz, ne kadın, ne erkek, kimseye ihtiyaç duymazlar. O sizindir. İmzayla, kanunen değil, bir köle gibi, seve seve! .. Artık herkes onu, sizden kıskansın!

    Sahabeden birisinin hanımı ekmeğini, suyunu güneşe koyar, sıcak su, kuru ekmek yermiş, kocası işinde öyle yiyor diye.

    Eşini, erkeğini kendisinden önce düşünür, İslam kadını!

    Onu ana gibi şefkatle sarar. Abla gibi kanat gerer üstüne.

    Kardeş gibi yanında, canında taşır. Arkadaş gibi omuz verir, paylaşır.

    Eşi olarak da tüm yüreğiyle, her şeyden çok sever, herkesten üstün tutar, sahip çıkar kardeşim!

    SAHİP ÇIKAR!

    Evde ne huzur veriyorsunuz da, dışarıdakilerden kıskanıyorsunuz?

    Her şey iyi gidiyorsa; onlar neden kendilerini dışarıya atıyorlar?

    Arılar, bal dolu kovanlarını neden terk ediyor?

    Acı yok, tatlı yok; evde duranın aklı yok!

    Kalıp gibi, KOLALI KADIN olmayın!

    Sinirden tir tir titreyen, söylenen, bağırıp çağıran, kavgazan, fettan, fetfaz bir kadın olmayın!
    Önce sakin olun!

    Huzur bulun; huzur verin!

    Sonra zarif olun!

    Daha sonra da duygusal olun.

    Akıllı olun, AKILLI!

    Unutmayın ki; onların herkesten önce, SİZE İHTİYAÇLARI VAR!

    ***

    Onur BİLGE


    31. Sayfadaki 616. yazım.


    http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp? sair=42021&siir=778253&order=oto

  • Betül Başar
    Betül Başar 19.11.2008 - 20:59

    Kadınlar... Analar... Dünyanın en güçlü ama bir o kadar da zarif, naif ve sayılmaya, sevilmeye değer varlıkları...

  • Ramazan Kocapinar
    Ramazan Kocapinar 08.03.2008 - 06:16

    Tüm Kadınların 8 mart kadınlar gününü yürekden kutlar
    Hepisine mutlu huzurlu sağlıklı bir yaşam dileği ve temennisiyle...

    EEEYY...BAŞ TACIMIZ KADINLAR!

    Hepiniz Sağlıklı Kalın...... Huzurlu Kalın.......
    Mutlu Kalın...... Sevgiyle Kalın......
    Herşey gönlünüzce olsun...! ! !
    Kalbiniz sevgiyle dolsun...! ! !
    Yolunuz aydınlık olsun...! ! !
    ışığınız hiç sönmesin...! ! !
    ......Hepinize Sevgiler....

    Gizemlikartal...Ramazan Kocapınar

  • Ufuk Uğur
    Ufuk Uğur 19.08.2007 - 20:52

    Dünyanın şanslı varlıkları;
    Allahın en güzel lütfunu alanlar.
    (Annne olabilme meziyeti)

  • Tolga Mert
    Tolga Mert 04.04.2007 - 21:38

    Öyle hürriyete aşık ki kadınlar, hatta
    Hiç bir erkek olamaz onlara yol arkadaşı.
    Çıkar at çarşafı teklifine karşı, nitekim
    Donu fılattı gö..ünden, açacak yerde başı...

  • Zenda Ö
    Zenda Ö 01.03.2007 - 13:38

    kadinlar hep o 'digeri' olmustur...ikinci cinsiyet...

    Kadininlarin sosyal durumu her ne kadar iyiye gitsede, hala toplumda ve sosyal yasantisinda agir bir sakatlik sözkonusudur.
    Hic bir ulkede erkeginki ne benzer haklari yoktur, ve cogunlukla kadina uygun bile degildir. Kagitta bile ona butun yetki ve haklar verildigine ragmen, ne yazikki eski aliskinliklar kadinin bunlari gelenek ve yasantisinda ifade etmesi epey zor oluyor.

    Ayni sosyal konumda olduklarinda bile erkegin cok daha yararli görevleri ve makamlari oluyor. Kadin rakiplerine göre daha yuksek maas ve ilerleme firsati mesela. Ayrica erkeklerin sanayide, siyasetde cok daha yer aldiklari ortada, ve ustelik en sözu gecen görevler yine erkeklerde.

    Butun bunlar bir yana, erkegin kendine öz bir itibari, prestiji var. Buda geleneksel cocuk terbiyesinde belli zaten.

    Sorun kadinlarin kendi tarihini bilmemeleri. Kendilerini tanimamalari. Kader diyip boyun egmeleri. Benim demek istedigim, kadinlarin kalkip isyan etmeleri falan degil ki. Sadece icinde bulunduklari durumu biraz gözden gecirmeleri yaa...insan kendi durumuna bukadar mi ilgisiz olur.

    Offf off..bu dunyanin sorunlari biter mi.

  • Esra Işık
    Esra Işık 08.02.2007 - 15:29

    ŞEHİR ve KADIN

    Kahrolası bir telaşla, tanımadığım uzak şehirler gezdim hafta sonunda…
    Caddelerini koşar adım arşınladım; merakla daldım izbelerine; ansızın umulmadık, ama hep bekleyegeldiğim bir şey bulacakmışçasına yürüdüm kaldırımlarında, tarifsiz, arsız, metemadi bir iştahla…
    Yolları sordum, yollarda kayboldum.
    Bir kadını yeni tanırmış gibi, vuslat saatlere sıkışmış gibi, bir başka sefer olmazmış gibi aceleyle bulanmış rengarenk bir coşkuyla yükselip kondum sokaklarına…
    Sonra yoruldum ve durdum.
    Uzak bir şehre vuruldum.
    Haraptı şehirlerim; yoksul ve mutsuz; yarınlarından umutsuz.
    Tanımak zordu ya acul gezmelerde; ben sevdim onları yine de…
    Zaten bir şehir hemen açmaz kendini size; keşfedilmeyi bekler, dirhemle sunar maharetini; kusurunu gizler.
    O yüzden aceleye gelmez bir şehri gezmek; bir kadını sevmeye benzer.
    Telaşsız sohbetler ister, günü birlikte karşılayıp birlikte uğurlamalar…uzun yürüyüşler, keyifli molalar…
    Çünkü tıpkı bir kadın gibi, bir şehrin de sırrı, kuytularında gizlidir; çözmek emek ister.
    Lakin bir kez bağladınız mı kokusuna, havasına, tadına o, sevdanızın başkentidir artık…
    Gecenin kollarına birlikte dalar, sabahı beraber karşılarsınız; pazarları mahmur ve gergin Pazartesileri…
    Bir kadınla birlikte uyanmaya benzer, bir şehri günün ilk ışığında görmek…
    Sade, süssüz, tabiidir…
    Ve hakikidir, yine de güzelse…
    Bir şehre tutulmak, bir kadına bağlanmak gibidir; bir gün kopsanız da sızısı her daim asılı kalır yüreğinizde…
    Nereye giderseniz, bağlandığınız şehri de götürürsünüz yanınızda; tıpkı sevdiğiniz kadını kalbinizde taşıyacağınız gibi… ölene kadar…
    Bir kadını olduğu gibi, bir şehri de tanımak bir ömre sığmayabilir bazen…unutmak da…
    Ve unutmadığınız şehirler, geri çağırır sizi bir gün…vazgeçemediğiniz kadınlar gibi…
    Kahrolası bir telaşla, tanımadığım kadınlar sevdim ömrüm boyunca…
    Ansızın umulmadık, ama hep bekleyegeldiğim bir şey bulacakmışçasına yürüdüm onlarla, tarifsiz, arsız, mütemadi bir iştahla…
    Sonra birine bağlandım.
    Ve hep öyle kaldım.
    Can Dündar

  • Harun İşlek
    Harun İşlek 01.02.2007 - 17:45

    Çoğu sohbetleri hep aynıdır....

    Tabi bu tabaka tabaka değişir...

    Sosyetede mâlum, giyim, kuşam, tatil, konken, akşam yemeği..vs..vs..vs...vs..

    Orta tabakada ise: eltim şunu almış, biz niye almadık çabuk alalım; neden komşuda varda bizde yok gibi...vs..vs..vs.vs..vs...vs..

    Alt tabaka ise (üzülerek belirtiyorum,ama en güzeli bence...) ..
    Makbule çabuk ol, çeşmede kuyruk olmadan bidonları yetiştirelim.. :)

  • Sel Suyu
    Sel Suyu 30.01.2007 - 01:26

    Söylediği: 'Sinirli değilim.'

    Demek istediği: 'Sinirliyim.'

    Eğer dudaklarını sıkarak 'Sinirli değilim' diyorsa, sizin başınıza öreceği çorabı düşünüyordur. Sinirini geçirmek için, soru sormayı bırakıp bir an önce yüzünü güldürecek bir şeyler yapmanız gerekir. İşin zor yanı, kadınlar sinirlendikleri konuları asla unutmazlar. Bu yüzden sinirlerini yatıştırdıktan sonra konuyu sakince çözmeye çalışmanız yerinde olur.

    Söylediği: 'Seni kardeşim gibi görüyorum.'

    Demek istediği: 'Senden hoşlanmıyorum.'

    Muhtemelen sizden hoşlanmıyor ya da hayatında başka biri var. 'Bunu bana doğrudan söyleyebilirsin' ruh haline hiç kapılmayın, çünkü kadınlar bu tarz bir söylemin daha kırıcı olduğunu düşünürler. Böylesi durumlarda ona karşı bir adım daha atmamanız gerekir, yoksa kaçan kovalanır durumu yaşanacaktır!

    Söylediği: 'Arkadaşlarını seviyorum ama...'

    Demek istediği: 'Arkadaşlarını sevmedim.'

    Arkadaşlarınızın hareketlerinden hoşlanmıyor belli ki... Onlarla zaman geçirmenize karışmak istemiyor. Siz de bilinçli bir erkek olarak onu peşinizden her yere sürüklemeyin. Yanlış anlaşılmasın, 'Gelir misin' diye sormayı da ihmal etmeyin.

    Söylediği: 'Benimle yeteri kadar ilgilenmiyorsun! '

    Demek istediği: 'Benim ve ilişkimiz hakkındaki düşüncelerini merak ediyorum.'

    Çok konuşmayan erkekler hakkında kadınların düşüncesi de sabittir. Bu yüzden farklı yollar deneyerek ağzınızdan laf almaya çalışırlar. Cımbızla da olsa! Bu cümle ile aklındaki soruyu yanıtlamanızı isterler, ama tabii ki böyle bir şey asla olmaz! Yapmanız gereken bu gizli soruya bir şekilde yanıt vermenizdir, aksi halde aynı soruyu farklı şekillerde sormaya devam eder.

    Söylediği: 'Nasıl görünüyorum.'

    Demek istediği: 'Daha çok ilgiye ihtiyacım var! '

    İlişkiniz hakkında aklına takılan soru işaretleri var ve kesinlikle kendisiyle yeterince ilgilenmediğinizi, ondaki değişiklikleri fark etmediğinizi düşünüyor! Böyle düşünen bir kadın ilgisizlikten sıkılmıştır. Yapmanız gereken beğenmemiş olsanız bile 'Üzerindeki sana çok yakışmış' demenizdir. Tabii bu sözcükler biraz da gerçeğe dayanmalıdır, çünkü samimiyetinizi test ediyor olacaktır.