Kültür Sanat Edebiyat Şiir

serbest kürsü sizce ne demek, serbest kürsü size neyi çağrıştırıyor?

serbest kürsü terimi Seu Kuyt tarafından 12.03.2003 tarihinde eklendi

  • Düş Baz
    Düş Baz24.06.2017 - 18:28

    Bir dağ yamacında buldular
    beni bu gün
    Tek hatırladığım
    Dizlerimdeki yaralardı
    Ve aslında çoğunun
    Dünden kalma olduğuna inanıyorum
    Diğerleri nasıl oldu
    Hiç hatırlamıyorumKağıt kesikleri vardı
    parmak uçlarımda
    Ve bileklerimi kesen
    şu illet sıkıntıyol bulma oyunu
    Ve
    Kulağımdaki şu uğultu
    Belli ki
    Bu bir Dip akıntısıBiliyorum
    Bütün ayrılıklar aşka dair
    Ve
    Yalnızlığı kusan bu mevsim
    Hepsi aşka dairÖyle bir an düşün
    Leylaklar açmamış olsun
    Ve zambaklar
    Ve henüz
    Yaprağa düşmemiş olsun bahar
    Ve bil ki biz
    Uykumuzda öleceğiz

  • Hay Mat Los
    Hay Mat Los24.06.2017 - 00:07

    Amerikalılar zabatistaların efsane komutanı için eşcinseldir derler.... ve Marcos 'un verdiği cevabı hepimizin birilerine söylememiz gerek..
    “San Fransisco’da bir gay, Güney Afrika’da bir siyah, Avrupa’da bir Asyalı, İspanya’da bir anarşist, İsrail’de bir Filistinli, San Cristobal caddelerinde bir Maya kızılderilisi, Almanya’da bir Yahudi, Polonya’da bir çingene, Quebec’te bir Mohawk, Bosna’da bir aktivist, metroda sabah 10 da yalnız başına bir kadın, topraksız bir köylü, gecekondu mahallelerinde bir çete üyesi, bir işsiz, mutsuz bir öğrenci ve kuşkusuz dağlardaki bir Zapatista’dı

  • Hay Mat Los
    Hay Mat Los23.06.2017 - 23:51

    Ermeni'yi dövdürmeyecektik fıkrasını bilirsiniz...sanırım bu olup bitenlerin alameti bu olsa gerek..
    yıllar önce Nazım Hikmet'in şiirleri bütün dünyada okunurken kendi ülkesinde yasaktı... ve yıllar geçiyor...Kastamonu Üniversitesi Senatosu, Cide Rıfat Ilgaz Meslek Yüksekokulu’ndan, efsanevi Hababam Sınıfı'nın yazarı olan Rıfat Ilgaz’ın isminin silinmesine karar veriyor..
    yaşanan onca acıdan onca utanç sonrasında
    Bir arpa oyu yol almadığımızın en acıklı örneği..ülkenin bu ruh hali bu sanatsal birikiminin soykırımı kültür edebiyat sayfalarındada kendine yer bulması kaçınılmaz olurdu..bırakın insanlar düşüncelerini özgür bir dil ile anlatsınlar.. sadece hayallerinde özgürlüğü yaşayan bir toplum olmak hafızamızda hiç iyi anılar biriktirmiyor..

  • Deli Diyorlar Bana Desinler Değişemem
    Deli Diyorlar Bana Desinler Değişemem23.06.2017 - 22:50

    hııııııı...

  • Sondraktaki Şaşkınyolcu
    Sondraktaki Şaşkınyolcu23.06.2017 - 21:46

    Umarım dogru şekilde anlatabilmişimdir

  • Sanal Sev İşveler
    Sanal Sev İşveler23.06.2017 - 16:36

    çözülmüyordu, bir düğüm de ben attım..(;


  • Hikmet Nazım
    Hikmet Nazım23.06.2017 - 01:32

    Uzun uzun anlatma bana,
    Sevmenin bedelini çeken
    Bir aşk mahkumuydum ben.
    Sevmenin bedelini en ağır ödeyen.

  • Kasabanın Cadısı
    Kasabanın Cadısı21.06.2017 - 13:34

    Tarkan 10 da 10 bir albüm olmuş..
    ...
    İyi günde kötü günde
    Sakla göğsünde
    Sen bu kalbe iyi geldin
    Benden hiç gitme

    Tut elimden beni çok sev,
    Kimseye verme
    Seveceksen ömürlük sev
    Bir günlük sevme

    ..

  • Kasabanın Cadısı
    Kasabanın Cadısı21.06.2017 - 12:42

    yıl olmuş 2017,anto hala arıza veriyor..

  • Cihan Suat Alkan
    Cihan Suat Alkan20.06.2017 - 11:04

    Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...
    Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
    Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
    Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
    Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
    Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
    İnsan bazen nedensiz yere umutsuzluğa kapılır. Kimselere veremez sevgisini, kimselere kendini anlatamaz, evlere kapanır... Bazen denizler, kıyılar çeker insanı. İnsan bu kapılmayı anlayamaz, oysa çok eski bir yerde yaşanmasından korkulup vazgeçilmez aşkların sızısıdır bu. Bu sızı, bu yenilgi mevsimlerle yıllarla devredilir başka insanlara... Bir insanın yaptığı bir hatanın tüm insanlara yayılması gibi...
    İşte şimdi biz de sevgili, ya olmadık zamanlarda umutsuzluğa kapılıp, soluğu evlerde alacağız, ya da denizler, kıyılar çekecek bizi. Nasıl biz başkalarının korkaklığını taşıyorsak, başkaları da bizim korkaklığımızı taşıyacak, yenilgimizi, umutsuzluğumuzu...
    Birazdan sabah olacak...
    Para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular başlayacak... Bunlar varsa ve bizim için geçerliyse aşk yoktur ve hiç olmamıştır sevgili. Birbirimizi kandırmayalım...
    Hadi güne hazırlan. Yaşadıklarımızı unutmaya çalış. Aşk bize güvenip verdiği büyüsünü, sırlarını, cesaretini, bilgeliğini ve o ilkel, o yaban ağrısını geri alacak. Bunlar olurken içimiz bir an çok üşüyecek, sonra geçecek...
    Hadi, oyalanma birazdan yarın olacak...
    Aşkta yarın yoktur sevgili...