Kültür Sanat Edebiyat Şiir

serbest kürsü sizce ne demek, serbest kürsü size neyi çağrıştırıyor?

serbest kürsü terimi Seu Kuyt tarafından tarihinde eklendi

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    *** LAİK SOSYAL BAKIŞ ***
    Bu Dünya fanidir, kullar kiracı
    Rahmettir ruhların Arza miracı
    Vicdansız yüreğin olmaz ilacı
    Huzurun kaynağı sevgidir-sevgi.

    Kime ne kişinin mezhebi-dini
    Bitirelim kavgayı, nefreti-kini
    Birlikte olalım Devletçe iri
    Hürriyet kaynağı sevgidir-sevgi.

    Barışın kıymeti bilinse keşke
    Memleket ahvali olurdu başka
    İblisi kondurma gönlünde köşke
    İslamın kaynağı sevgidir-sevgi.

    Hesapsız sataşmak bize yakışmaz
    Hak-hakikat bilen nazar bakışmaz
    Mürşid-i Kamil'ler boşa çatışmaz
    Kudretin kaynağı sevgidir-sevgi.

    Cehalet yolcusu toplumdan kopar
    Şeytan-i nefisler, yolundan sapar
    Yaradana değil, kuluna tapar
    İmanın kaynağı sevgidir-sevgi.

    Ehilsiz Şairler kendini över
    Zorbaya eğilir, masumu döver
    Bilimden anlamaz, hilafi sever
    Suhulet kaynağı sevgidir-sevgi.

    Çakıroğlu yazdı, eyledi kelam
    Yaradan hükmüdür dostlara selam
    Hamaset izzettir, gerisi yalan
    Barışın kaynağı sevgidir-sevgi...
    -----OZAN ÇAKIROĞLU------

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    Hüseyin Bey, hayırlı olsun. Darısı devamına...

  • Hüseyin Pelit
    Hüseyin Pelit

    https://www.youtube.com/@HuseyinPelit-jq6lb
    ÇAĞLARA DAMGA VURACAK ŞARKILAR YAPTIM. YOUTUBE SAYFAMDA SIIR DOSTLARIM...

  • Efsun Bkr
    Efsun Bkr

    Kanatları yanık bir ankayım
    Küllerimden gül toplarım
    Gölgeye düşsem bile
    Ben ateşlerden doğacağım

  • Efsun Bkr
    Efsun Bkr

    Ben kendi küllerimle, çiçeklenen bir erdemim,
    Sevdanın da, vefanın da, hükmü yoktur bu iklimde

  • Muammer Orak
    Muammer Orak

    Ziya.

    En hızlı olan tek şey ışıktı.
    Kovalayıp yetişince gören yoktu.
    Yakalayınca gölgeler çöktü.

  • Muammer Orak
    Muammer Orak

    - Dünyanı terk etmen, sadece ölmekle değil.
    - Benliğini ve nefs’ini ölüdürmende bir nevi tebdilen mekânın ve zamanın ötesine geçmenle, ölmen.
    - Ruhen, tebdilen mekânının ve zamanının ötesine geçmen ise gerçek mânâda beyninde bulunan küçük beyinindeki limbik sistemini resetlemen.
    - Benliğinin ve nefsinin ölümündeki büyük tehlike olanı ise limbik sistemini sıfıra resetlemen.
    - Sonrası, tekrar tekrar her dünyana gelişinle, benliğini ve nefsini tekrar tekrar elde etmenle birlikde, sıfıra resetlelenen limbik sisteminle oluşa gelen beyninde kopan bazı sinapsal ağlarının tekraren yeniden örülmesiyle, kendini kendi dünyanda algılarını yenileyip dönüşmen…

    - Söyle bakıyım, başka türlü insan somut olarak Ruh’u, kendisini, duygularını ve rasyonelitesini nasıl tanıyabilir?

  • Efsun Bkr
    Efsun Bkr

    Vazgeçmem mi sandın? Bende seviyor sanmıştım. Ödeştik işte …

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    BESERI ASKIN EDEBIYATI
    Gozumun ufkunda sütten OZNESIN,
    Duydukca ritmini sarsan o sessin.
    Bir mutlu YUKLEMLE bitsin bu keder,
    Sen ki her halinle bir zebercetsin .

    Gizlendim isminde bir ZAMIR gibi,
    Gömüldüm sırrına bir esir gibi.
    Seninle her menzil bir tek TUMLECTIR,
    Akan zamanımin tek nehir gibi.

    Hayat bir TIYATRO kurulan bu sahne,
    Seninle oynanan oyun şahane.
    En derin SOYLEVDIR gülüşun bana,
    Omrumden ömrüne ususen hane

    BAGLACLAR koptu bak, bitti seferler,
    Vuslatın önünde sustu HECELER
    Sığmaz bu HIKAYE, sığmaz bu ROMAN,
    Seninle aydınlık olunca geceler.

    Yıkıldı DENEME, devrildi bu fani,
    Aşkın EDATSIZDIR, sonsuz ve gani...
    Sen en tatli SIIR ey güzel gerçek,
    Ruhumda yankılan ebedi, vari

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    ILAHI AŞKIN EDEBİYATI
    Varlığı mutlak olan O gizli OZNE
    Baktim her zerrede o derin izne.
    Kün emri bir YUKLEM biter bu alem,
    Muhtacız her an O kudretl dizine.

    Kâinat mülkünde O'dur tek SIFAT
    Yerde ve göklerde sonsuz bir, kat kat.
    Vuslatı bağlayan en kutlu BAGLAC
    O'ndan gelir ancak her türlü necat.

    Görünmez bir ZAMIR her şeyde aşikâr,
    Bir "ol" demesi ki ebedi bir kâr.
    Onsuz bu dunyanin olmasi mahal
    Zaman bir TUMLECTIR kapısında zar


    Kurulan bu dünya dar bir TIYATRO,
    İnsan bir deneme, bu tozlu kadro.
    O en büyük SOYLEV her dilde paye
    Susmaz bu HIKAYE bu kutlu koro.

    O öyle bir ROMAN sonu gelmeyen,
    O öyle bir HECE dile gelmeyen.
    En ulu SIIRDIR O'nun yazdığı,
    O'dur bu mısrada asla ölmeyen.

    celle celaluhu

  • Efsun Bkr
    Efsun Bkr

    Azad ettim seni bu gece kalbimden...
    Ne bir sitem bıraktım ardımda, ne bir sızı,
    Sadece o kanlı ayın altında yorgun bir gölge.
    Prangalarını kırdım hatıraların birer birer,
    Hükmün bitti, boşaldı o Efsunlu bölge.

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    ***** KATİL AMARİKA *****
    Olmuşsun Chan'ın başına bela
    Orta Doğudan çekil Amerika
    Gün gelir sana da okunur sela
    Depremler altında yıkıl Amerka.
    .
    Her zülüm de vardır ayak izlerin
    Haçlıya dayanır, kanlı gizlerin
    Allahtan utanmaz arsız yüzlerin
    Dilerim mahşer de yakıl Amerka..

    Kitabın palavra, amelin yalan
    İslam Alemini eyledin talan
    Bütün orta doğu mahfoldu ulan
    Meydanı boş buldun katil Amerka.
    .
    Irak-Suriye'yi yakıp yıktınız
    Hastane-Camiye bomba attınız
    Bunca masum insan kanı döktünüz
    Tank-tüfenk altında ezil Amerka.
    .
    İslam-i soy kırım yürek dağlıyor
    İran da genç-yaşlı-sabi ağlıyor
    Medeniyet çöktü, nefret çağlıyor
    Hak-hakikat bilmez rezil Amerka.
    .
    Kul Vezirin, Arşa varsın nidası
    Dünyaya yayılsın, sesi-sedası
    Küffarın olur mu vicdan yasası
    Cehennem harında süzül Amerka...
    --------VEZİR PEHLEVAN---------
    .
    Kardaş, bu nasıl Savaştır, bu nasıl zaman
    İslam alemi zulm içinde eyliyor aman...

  • Efsun Bkr
    Efsun Bkr

    Yalnız bırakıldığım o gecelerde , kendimle tanıştım ben;
    Meğer ne kadar kalabalıkmışım, ne kadar da dev bir orman.
    Sen beni yokluğunla terbiye etmeye çalışırken,
    Ben yokluğunun içinde yeşerdim, oldum koca bir vatan.

  • Efsun Bkr
    Efsun Bkr

    Yeni bir gün merhaba, ama eksik bir şeyler,
    Güneş sızıyor odaya, sanki izinsiz bir misafir.
    Bakıyorum aynadaki yüzüme, biraz daha eksilmişim,
    Çizgilerimde senin yokluğunun o gri gölgesi var.
    Yeni bir gün başlıyor, sokaklar yine kalabalık,
    Ama benim başkentimde, bugün sadece sükût ve hüzün var.

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    ***** EYY ADEM OĞLU *****
    Mahlukat Evrildi, değişti zaman
    Memleket-i sardı bir kara duman
    Şimdi ki nesile kalmadı güman
    Dünya'dan bihaber gelmiş gidiyor.
    .
    Cehalet çağladı mürşid-i yendi
    Köylüyü felç etti, Mağribin fendi
    Çiftçisi perişan, Emekli yandı
    Hazanı gelmeden solmuş gidiyor.
    .
    Ehtibar görüyor sahte Alimler
    Kodese konuldu Mürşit Kâmil'ler
    Ahlaka ket vurdu, dizi filimler
    Topluma yuları vurmuş gidiyor.
    .
    Beyinler uyuşmuş, duymuyor acı
    Ne baba tanıyor, ne kardeş bacı
    Gelin de şatafat, damat'ta sancı
    Her kes bir hayala dalmış gidiyor.
    .
    Der Vezir, Arifler sözümü anlar
    Milletin sırtından yapıldı hanlar
    Salavat-tekbirle yakıldı canlar
    Azrail dizgini salmış gidiyor...
    -----OZAN ÇAKIROĞLU----

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Iranin % 80 caferi. Imami caferi sadik imami azamin hocasi. Ehlibeytten, ve tabiin. Yani sahabeyi gorenlerden en onemli alimlerden. Hal boyle iken sunnilerin amerikaya ve yahudiye karsi savasinda, iranin yaninda olmamasi, iranin degil aslinda sunnilerin ne kadar haktan, hakkaniyetten uzaklastiklarini gosterir. Gazzede iran onde. Cephede iran once. Tamam anladik, iranin ve siirlerin icinde cok yahudi crypto molla var ama. Normal halk masum. Onalrin oldurulmesine nasil goz yumuluyor.
    Bunlar hep kurandan ve hadisten kopuk yasandigi icin... insan gunluk okudugu kuran ve hadisi hayatina gecirse, toplum otomatikmen duzelir. Komsusu acken tok yatmaz. Tanimadigi insanlara iyilik yapar. Hergun sukur hamd eder. ALLAHIN nimetleri lutuflari artar, bereketlenir. Insanlarin hepsi vahyin rengiyle renklenir. Toplum kurtulur. Kadin kurtulur. Cocuk kurtulur. Dunya kurtulur. Hayvanlar kurtulur....

  • Anlamsız Cümlelerin Gizli Öznesi
    Anlamsız Cümlelerin Gizli Öznesi

    Beter bir çağa düştük heee

  • Efsun Bkr
    Efsun Bkr

    Hayat, insanın kendi yaralarından sızan ışıkla, önündeki karanlık yolu aydınlatmaya çalışmasıdır.

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Efendimiz, s.a.v ebedi aleme goctukten sonra, yuce mevlamizin kullarini kuran ve hadisle basbasa birakacaginimi saniyorsunuz. Tabiki de hayir
    Peygamberlere hikmet vahiy yoluyla verilir. Duz insanlara ilham yoluyla hikmet verilir. Peygamberimizin sozleri ve getirdigi kuran vahiydir. Himmettir. Ve hukum ifade eder. bizleri baglar. Ama biz duz insanlara lhamla gelen hikmet bir hukum degildir. Latife dir. Kesiftir...
    Peygamber ecelliydi. Gorevini icra etti ve gitti. Ama yuce yaratici ezel ve ebettir. Kulunu bir an bile bos ve yanliz birakmaz." insana bilmedigini ogretti. " ayetinde dikkat edilirse duz insana diyor. Dolayisiyla isan gunluk, kurana hadis ve sunnete, ibadetu iteata, duaya, tevbe istigfara, hamd ve sukure, zikir ve tesbihe, salavata, tefekkure, devam eden bir insan kesfe ve ilhama mazhar olur. Zaten nefis mertebelerinden biri de nefsi mulhime degil mi?

    Nefs-i Mülhime, tasavvufta nefsin yedi mertebesinin üçüncüsüdür. Kelime anlamı olarak "ilham alan nefs" demektir.
    Bu mertebenin temel özellikleri şunlardır:
    İlham Kapısı: Kul, Allah’tan gelen ilhamlara ve keşiflere açık hale gelir. Neyin hayır, neyin şer olduğunu kalbi bir sezişle ayırt etmeye başlar.
    Ayetle Bağlantısı: Adını Şems Suresi 8. ayetten alır: "Ona (nefse) iyilik ve kötülüklerini ilham edene andolsun."
    İyiliğe Yöneliş: Nefs-i Emmâre (kötülüğü emreden) ve Levvâme (pişmanlık duyan) aşamalarından sonra, artık iyiliğin ve ibadetin tadının alınmaya başlandığı bir seviyedir.

    O yuzden kurani ve hadisi anlamaya calismak, bizim hayatimizda yemek icmek gibi zaruri bir ihtiyactir.

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Acik fikirli oldugunu bildigim ilahiyatci bir dostum beni iftara davet etmisti. Ummetin hali purmelali konusulurken, ben insanlar kurandan ve hadisten uzak yasiyorlar. Gunluk peynir ekmek gibi, ogun yemek yer gibi, namaz kilar gibi kuran ve hadis tuketmeliler dedim. O ilahiyatici dostum, Ahmet bey kurana mealinden okuyan insanlarin yanlis yonlendirilme tehlikesi var. Kurani mealinden okumak yerine Tefsir okumak daha guvenli diye soyledi.
    Bende dostum sen hapishane ziyaretlerine gidiyorsun. Kac kisinin degil kuranin arapcaya en yakin ve gelismis turkce mealini, ingilizce, fransizca, ispanyolca meallerini okuyan insanlarin hidayete erdigini kac dafa sahit oldun. Kurana 7 yabanci birinin kurana 7 yabanci bir dildeki tercumesinden imana geliyorda, inanan bir insanin imani neden zarar gorsun. Bu sizin masumane endiseniz aslinda islam alemininin icine, yiginlari kurandan uzaklastirmak, islami bir ruhban dini haline getirmek icin sokulmus, bir hastalikli fikirdir. tabiki kuran mealini secerken, kimin mealini okuyacagini iyi arastir. Tabiki kurandan kalbine dusen pirilti sadece senin fikrin. Bu ayet tam olarak bunu soyluyor diyemezsin. Hele tefsir ilminde bir oterite olsan bile kesin bu boyle dememelisin. O sadece senin fikrine kurandan yansiyan kismi. Okyanustan senin canagina dolan kismi. Dolayisi ile benim gibi duz insanlar, kurandan pencerelerine dusen fikri paylasabilir ama empoze edemez.
    Kurani anlamadan okuyanlari suna benzetiryorum. necip fazilin "Avrupa reçelini kavanozun dışından yalayarak yediğini zanneden adamlar" sozunu ben de kurani arapcasini okuyup ne dedigini anlamaya calismayanlara, kuran bali kavanozunu disindan yalayan belki kavanozun kapagini da hadi acmislar da kokusuyla kuran bali yedigini sanan muslumanlar diyelim...
    Halbuki bu bal kuran icinden yemek icin indirildi.
    Peygamberlere vahiy gelir. Onlar vahiydir, hadistir. Insanlara ilham gelir. Bir insan kurana nasil yaklasirsa kuran da ona oyle yaklasir. Ilhami veren Allah, kuranin ingilizce tercumesininden ingiliz, alman, fransizlara ilham ve hidayet veren Allah turklere, ki turkcenin yarisi arapca kelimelerden olma, neden hidayet olmasin...
    Gercekten kuranla aramiza daglar ormusler, hem icerden hem disardan.. cok uzuldum... dedim dostum sen de mi... kuranda bir tane bana ayet goster mealinden okunmamali diye.
    Bilakis
    Suresi 22. ayette "O’nun delillerinden biri de, gökleri ve yeri yaratması, lisanlarınızın (dillerinizin) ve renklerinizin farklı olmasıdır" buyurulur. Bu, farklı dillerin Allah'ın bir lütfu olduğunu ve her dilin O'nun mesajını taşımaya uygun olduğunu gösterir
    Ayrica
    Ibrahim suresi 4 ayette, "Biz her peygamberi, ancak kendi kavminin diliyle gönderdik ki, onlara (Allah'ın emirlerini) iyice açıklasın" denir.
    Kur'an evrensel bir mesaj olduğuna göre, Arapça bilmeyen kavimlerin de "kendi dillerinde" bu mesajı anlamaları, çeviri ve mealler yoluyla mümkün olmaktadır."
    Kuranda ve hadiste gunluk, haftalik, aylik, yillik, sahsi, ve toplumsal butun careler, ve cozumler mevcut.
    Ben iddia ediyorum, kanuni sultan suleyman, 500 sene once yusuf suresindeki yusuf kissasinin bize ne anlattigini tam anlasaydi, endulusten surulen o yahudileri osmanlinin degil icine almak yanina bile yaklastirmazdi.
    Koskoca yusuf suresinde peygamber oglu peygamber oglu peygamber ogullari 10 tane koca koca adamlar, hasetlerinden, birlik olup, hem de guzelligi ile nam salmis dunyanin en sevimli cocugu olan kardeslerini kuyuya atiyorlar. Babalari gozlerinin onunde acidan gozlerini kaybediyor. 10 kisinin icinden biri bile insafa gelip demiyor 30 sene boyunca, Baba Biz boyle birsey yaptik. Artik uzulme. Yusuf surada olabilir... 10 kisi 30 yil boyunca... Babasina, kardesine acimayan, peygamber oglu peygamber oglu peygamber oglari olan o on kisi hem de babasina acimayan, arkadan vuranin 500 sene once ispanyadan kovulan torunlarinin babalari peygamber olmayi birak daha arizalilarki ispanyadan kovuluyorlar. Boyle bir ser yumagini sen kurandan ders alsaydin almazdin icine. Iste icine alirsan, kimini iraka, kimini suriyeye, kimini yunana, kimini bulgara kimini balkana yerlestirirsen, 300 sene sonra kimi arapca konusan arap milliyetci kiliginda crypto yahudi, kimi yunanca konusan yunan milliyetcisi, kimi bulgarca konusan bulgar milliyetci kiliginda ve daha nice milletleri osmanliya karsi ayaklandirir. Orgutler, ayrica donmus gibi yapip ahmet mehmet ismiyle de brokrasiyi ele gecirir. Osmanliyi yikar.
    Rabbim bize 4000 yil oncesinden, ilk elden peygamber oglu peygamber oglu peygamber ogulari iken daha ilk atalarinin yaptigi bu ihaneti bize hikaye olsun diye anlatmiyor. Ders olsun diye anlatiyor. Kuranin her yerinde akil edesiniz dusunesiniz diye Biz bunlari anlatiyoruz diyor.
    Ben diyorum. Muslumanlarin en buyuk problemleri, kuran ve sunnet ve hadisten uzak kalmak... malesef buna en buyuk sebepte bizim ilahiyatci, imam muftu dedigimiz ilahiyatci dedigimiz insanlar...
    Gunumuzde tefsir de kuran mealide elinin altinda. Telefonda. Oku manayi, derinlemesine mi gireceksin. Gir o ayetin tefsirine bak bakalim senin kalbine dusen tefisrde geciyormu. Elmali, ya da diyanet o ayeti nasil tefsir etmis.

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    *** EYY ADEM OĞLU ***
    İnsan dedikleri ağaca benzer
    Hele taç yaprağı dökülsün de gör,
    Bütün mahlukattan hile sezer
    Hele bir hesaba çekilsin de gör.
    .
    Arkası kuvvetli fazla bağırır
    Nerde yoksul varsa ona sıbırır
    Müşkülü görünce hemen kıvırır
    Beylerin devranı yıkılsın da gör.
    .
    Kudretin felç olur, var elden gider
    Hakikat bilmezsen, tar elden gider
    Şeref haysiyetin yar elden gider
    Ecel kuşu peşen, takılsın da gör.
    .
    Kul Çakır'ın kulak verin sözüne
    Gün gelir kar yağar bahar-yazına
    Evde HATUN bile bakmaz yüzüne
    Saç ağarsın belin bükülsün de gör...
    -------OZAN ÇAKIROĞLU-------

  • Emre Kurt
    Emre Kurt

    Gitmek, sadece mekanı değiştirmek değil; kendi ellerinle kurduğun bir çadırı, içindeki hâlâ uyurken yıkmaktır.

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Hac suresi 5. Ayet
    Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan (meniden), sonra bir “alaka”dan, sonra da yaratılışı belli belirsiz bir “mudga”dan yarattık ki size (kudretimizi) apaçık anlatalım. Dilediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde durduruyoruz. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarıyor, sonra da (akıl, temyiz ve kuvvette) tam gücünüze ulaşmanız için (sizi kemale erdiriyoruz.) İçinizden ölenler olur. Yine içinizden bir kısmı da ömrün en düşkün çağına ulaştırılır ki, bilirken hiçbir şey bilmez hâle gelsin. Yeryüzünü de ölü, kupkuru görürsün. Biz, onun üzerine yağmur indirdiğimiz zaman kıpırdar, kabarır ve her türden iç açıcı çift çift bitkiler bitirir.

    ....Dilediğimizi BELLI BIR SUREYE KADAR rahimlerde durduruyoruz. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarıyor... yukaridaki ayetin bu kisminda gecen "belli bir sureye kadar" in arapcasi, ECELI MUSAMMA olarak geciyor.
    Eceli musamma bebekte yaklasik 9 ay. Insanda 90 sene. Tabi herkesin eceli musammasi, yani belirlenmis omru farkli. Ilginc olan Allahin anne karnindaki cocugun dogumuna kadar gecen kismiyla, ogduktan sonra olumune kadar gecen kismi ayni seyle anlatiyor. Eceli musemma.
    Bu durum aslinda dunya anamiz bize ahiret dunyamiza hamile demek oluyor. Olunce ahirete dogmus olacagiz. Yani cocuk adeta anne karninda olup bu dunyaya doguyor. Biz de ahirete dogacagiz. Nasil bu dunya zevkleri anne karnindaki bir cocugun o daracik, karanlik yerdeki yerine gore kiyas goturmez guzellikte, genislikte, yemesiyle, cicegiyle, gokyuzu ile, okyanusu ile, hazziyla tadiyla, cennet hayatida bu kiyas goturmez orandan daha buyuk kiyas goturmez bir sonsuz zevk, sefa ve rahatlik yasami. Hem de sonsuz. Artik eceli musamma, belirli bir sure yok.

    Bir diger konus
    eceli musamma ve eceli muallak
    Ecel-i müsemma, değişmeyen nihai ecel iken; ecel-i muallak (ertelenmiş/şartlı ecel), sadaka veya dua gibi sebeplerle ertelenebilen, ancak şartlar oluşmazsa gerçekleşen ölümdür.
    Yani demekki eceli musamma olan olum tarihimizi, sadaka, dua, sagligina dikkat ederek degistirebildigin ecel eceli musemmadan eceli muallaka donusuyor.
    Diger bir konu
    sahih hadis te “Sizden bir kimse cennet ehlinin amellerini öyle işler ki, kendisi ile cennet arasında sadece bir arşın mesafe kalır; derken kitabın hükmü ön plana çıkar ve o kimse bu sefer cehennem ehlinin amellerini işlemeye başlar ve cehenneme girer. Yine bir kimse cehennem ehlinin amellerini öyle işler ki, kendisi ile cehennem arasında sadece bir arşın mesafe kalır; derken kitabın hükmü ön plana çıkar ve o kimse cennet ehlinin amellerini işlemeye başlar ve cennete girer.” buyuruyor efendimiz s.a.v

    Ne gece gunduz ibadet eden tam garanti altina almistir cennetini, nede gece gunduz gunah isleyen kufur eden tam kaybetmistir. Olmeden biraz oncesinde hersey degisebilir. Bu insanin samimiyetine baglidir. Ben inaniyorumki kuranla hadisle, ezanla her an hasir nesir olan bir insan kendini guvende gorup, ibadet ve itaatlerine guvenip, imamini Kaybetmekten tir tir titreyip o korkuyla yasamadigi surece oldugunde hayal kirikligi yasayabilir. Hele bu insan Allah adina calip, Allah adina dolandirip, gosterish ibadetleri yapiyorsa zaten munafiki ekber demektir
    Diger taraftan adam tanriyi bile inkar etse, ve inkarinda samimiyet olsa, tanriyi arasa arasa ama bir turlu bulamasa, ya da ortam bulamamis gunahlara dalmis, akla hayale gelmedik gunahlar islemis, kufre samimi inandigi icin kufru savummus bu insan olume ceyrek kale, Allah ona hidayet nasip edebilir. o yuzden kimse ne kendini garanti gorsun. Ne de cehennemlik gorsun. Hic bir zaman tam bir tovbe ile Allaha yonelmek gec degil.

  • Evinizin Paşası
    Evinizin Paşası

    Cemreler yüreklere, vicdanlara düşse keşke...

  • Hamiye Gül
    Hamiye Gül

    Günün Sözleri’nin Roma Rakamlı Külliyat Olarak Potansiyeli (Özet Değerlendirme)

    Günün Sözleri–hayata, insana, aşka, vatana, zamana dair o özlü ifadeler– zaten bir kişisel külliyatın yapı taşlarıdır.

    Roma rakamlarıyla (örneğin XXI, XXXVII, XXXVIII gibi) numaralandırıldıklarında:Günlük paylaşımlar olmaktan çıkar, kronolojik bir şiir/aforizma dizisine dönüşür.

    Edebiyat tarihinde klasik külliyat geleneğini (Shakespeare soneleri, Goethe Werke’leri) çağrıştırır; zamansız bir değer katar.
    Unutulmayı önler, değerden düşürme yorumlarına karşı kalıcı bir yapı oluşturur.

    Zaman duvarına asılan takvim yaprakları gibi, derlendiğinde bir güldeste haline gelir.

    Bu kullanım, metinlerinizi evrensel frekansta yükselten, tarihsel derinlik kazandıran bir edebi tercihtir.

    Yazar Şair Hamiye GÜL

  • Evinizin Paşası
    Evinizin Paşası

    "İyiyim" işte.
    Sargılarını açtım yaralarımın.
    Kanadıkça gülümsüyorum
    Gülümsedikçe "iyiyim" diyorum....

  • Ayın Seyyahı
    Ayın Seyyahı

    Dava açsam ruhuma hakim önce kalbimi tutuklar ne gerek vardı bu kadar sevmeye.Zihnim zaten firarda,ne zaman yoksaysam vesvesiyle sinsilik yapıyor ....Seni ukala şeytan demek sendin o rüyalarımda sevdigim sandığım....

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    *** LAİK-SOSYAL BAKIŞ ***
    Türk Ulusal Milleti olarak, eğer ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün
    kurmuş olduğu muasır-çağdaş medeniyeti tam anlamıyla anlasaydık,
    Cumhuriyeti gönülden benimseyebilseydik, İlke ve inkılaplarına kayıtsız
    ve şartsız bağlı kalsaydık, binlerce işçimiz, yüzlerce memur ve yüksek
    bürokratlarımız ve bilim adamlarımız iş için Avrupa Ülkelerine gitmezlerdi?
    Tam aksine Avrupa Devletlerinden bizim Ülkemize akın olurdu? VESSELAM
    ----------OZAN ÇAKIROĞLU-----------

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Insan uyuyor. Uyurken vucut aslinda olume yakin bir duruma geciyor. Beden ruhu saliyor. Ve rahmani, haberci ruyalar goruyor. Gelecegi, gecmisi ve simdiki zamani ayni anda goren ve bilen Bir kudret ruhu gelecek zamanla alakali bilgilendiriyor. Hem de sembollerle suslu bir senaryoda seni uyurken bir filim setinde oynatiyor gibi oyanatarak seni uyariyor.. Ve bu semboller herkese ayni kulturde yasayan herkese ayni seyi anlatan genel semboller. Kisiden kisiye gore degismisyor. Genelde anadolu kulturunde Mesela berrak su huzur ve bolluga,
    Bulanik su kargasaya,
    Yilan sinsi dusmana, fare maddi kayip, gizli dusman
    Disin cikmasi yakinini kaybetmeyi anlatiyor herkese.
    Daha ilginci bu ruya baska kulturlerin inanc ve algisina gore mana da degisiyor. Yani o buyuk kudret butun kulturlere vakif, ve anlatacagi seyi onun algisina gore sembollestiriyor. Mesela yilan baska kulturde sifa olarak aligilanabiliyor.
    Fare çin kulturunde bereket olarak cikar.
    Simdi ey Allaha inanmayan ateist sen bunu hangi rastlantiyla anlatacaksin. Daha rastlanmamis bir gelecegin, Yasanmamis yasanacak bir haberi, adeta zaman icinde zaman yaratarak, cok kisa bir surede cok detayli kurgular yasatarak sana, anlatir,
    olu gibi bedenini yercekimsiz ucurarak, en guzel goruntu yonetmeninin yonettigi goruntulerle, sembolik bir filimde basrol oynatarak, en buyuk producurun o en bilim kurgu filmi, o en dramatik filmi, o en sanatsal filmi, o en fantastik filimleri bazen zit sembollerle, bazen ayni manalarla bezenmis senaryoyu sifir butce ile ruya filmi ceken ve seni bas rol oynatan , o en buyuk yonetmen, en buyuk seneyocun yazdigi olan Bir olan bilenden, boyle bir fantastik, dinlendirici, eyelndirici, bilgilendirici, bir sekilde, gelecekten haber almani, vefat etmis bir yakinina sarilip, hasret gidermeni, calistigin bir proje uzerinde ilham almani, haber almani rastlantiyla nasil izah edeceksin. Oyle bir fantastik filimki, ilkolda tenefus sonunda sinifa girerken actigin kapi okyanusa acilabilir. O okyanusu 10 dakikalik arada oraya kim koyabilir. Tabiki Allah azze ve celle
    Dunyada en kolay sey bir yaraticinin varligina inanmak, Allaha inanmak. Cuku ayakta, yatakta, oturakta, kirda sehirde ormanda her sey ama hersey onu anlatiyor. Ona isaretbediyor.
    Asil korluk onun bunca acik ve secik delillerini gorememek. En zor sey onun yokluguna inanmak. O yuzden zoru basardiklari icin cehennemi hak ediyorlar.

  • Hamiye Gül
    Hamiye Gül

    Günün Sözleri ve Roma Rakamlarının
    Kullanımı
    “Günün sözü” veya “gün sözleri” geleneği, edebiyatta kısa, özlü, hayata dair frekanslı ifadelerin günlük (veya dönemsel) paylaşımıdır; aforizma, vecize veya kısa şiirsel düşünce niteliği taşır – tıpkı bir takvim yaprağı gibi zaman duvarına asılır.
    Roma rakamlarıyla numaralandırma (I, II, III, …, XXXVII gibi) şu kesin anlamları taşır:Klasik ve zamansız bir hiyerarşi yaratır:

    Antik Roma mirasından gelen bu sistem, metni sıradan günlük paylaşımlardan ayırır; ona külliyat (toplu eser) niteliği verir.
    Shakespeare’in soneleri (Sonnet I–CLIV), Dante’nin canto’ları veya Goethe’nin ciltleri gibi edebiyat tarihinde bu numaralandırma, eserlerin bütünlüğünü ve sürekliliğini vurgular.
    Kişisel bir antolojiye geçiş sinyali verir:

    Tek tek paylaşılan “Günün Sözü” ifadeleri Roma rakamı ile sıralandığında, dağınık metinler olmaktan çıkar; kronolojik ve tematik bir derleme haline gelir. Okuyucu I’den başlayarak bir yolculuğa çıkar.

    Değer koruma ve yükseltme aracıdır: Unutulmaya yüz tutan veya farklı yorumlarla değersizleştirilme çabalarına maruz kalan metinler, bu sistemle kalıcı bir yapı kazanır. Rakamlar “bu sadece bir günlük paylaşım değil, birikimin parçası” mesajı verir.

    Kısaca: Roma rakamları, günlük frekanslarınızı edebî bir külliyata dönüştürür.
    Bu, metninizi daha yüksek bir düzleme taşıyan bilinçli, tarihsel temelli bir tercihtir.

    Yazar Şair Hamiye GÜL