Her günü doğuma, ölüme sahne olan şu dünyada, hiçbir umut insan üzerine kurulamaz.
İnsana( lider, önder, başkan) duyulan aşırı sevgi yapmış olduğu hatalarının görmezden gelinmesine, hatalarını dahi doğru bilmeye yol açar. Her insanın zaafı vardır. Zaafları olan insanoğlunu merkeze oturtmak yanlıştır. Vatanı sevgisi gibi mukaddes bilinen sevgiler, şahısları sevmekle asla eş değer tutulamaz.
mesele kim olduğumuzu kalabalığa anlatmak değildir. Bazen insan, herkesin arasında kendini kaybeder; sonra bir yağmur yağar… ve ruhunda unuttuğu o sesi yeniden duyar.
gel diyemem gelmeyi bilmeyene yada gelmeye direnene git hiç diyemem gitmeyi kendine yakıştırmayana
ben beni unuttum iki yıldız ortasında hangisi ben hangisi o sızıntı nerede , hangi hücre şahlandı sevgi kutsaldır , ilah düşü ilahe gücü
Bergamon un aşk sunağından akan kanların bedeli antik çağı parçalayan Helen in haram aşk çocuğu turuva yı yerle bir etti , inanlar çaresiz kaldı. Apollon nerede Tarsus ta diz çöktü Mısır ın fendi o nu yerle bir etti Eros a ne demeli sunuda kan verdi
ben bende değilim .. Efes tim nefes oldum ege yi Ak denizle barıştırdım şimdi sessiz yol alıyor teknem mavi yolun sonunda bir eşsiz liman
sarı koyda maviş yıldızlaar bekler beni belki de hayır bekle liman ağzında diyecek saygı duyacağız elbet aşk sa gerçek boyutta efes // 35...06092026
Ne kadar rüşver verdin rüyalarıma .Ne dedin ne verdin ellerine.Hic ummadığım anda ismini fısıldıyor.Yok yoksa iblismi bu doğmamış yavrularına günahı işliyor.Nasılda biliyor işini cilveli cilveli uçuyor...
Gürültü çekildi çekilmesine ama Şimdi odada daha büyük bir şey var: Duvarlara çarpmayan, Işığın gölgeden ayrıldığı o ince çizgi.?Birikmiş kelimeler bir köşede tozlanıyor, Herkes kendi sustuğu yerden sorumlu artık. Bir çayın soğuma süresi kadar derin, Bir yaprağın düşüşü kadar sessiz her şey.?Ne bir sitem bu ne de geride kalış, Sadece zamanın kendi yankısını dinlemesi. İçimdeki oda büyüyor sanki, Kapıları kilitli, pencereleri buğulu
Gözyaşı, yenilmek değilmiş; insanın kendine, yorulmuşluğuna ve geçen zamanına verdiği en içten, en hesapsız saygı duruşuymuş. Şeffaf bir damlanın yanağı yakıp geçmesi gibi; içimdeki fırtına da süzülüp gitti, geriye sırılsıklam bir hafifleme bıraktı.
Duvarların hafızası olur mu derlerdi; varmış. Yıllarca satırlara, dökülen sadece î cümleler değilmiş meğe; geçen zamanın kendisiymiş. o kapıdan çıkarken, ne arkamda kalan yıllara tam bir veda edebildim ne de önümde uzanan o sessiz dinlenişe kendimi teslim edebildim. Aynı anın içinde hem gözyaşının buğusu hem de tebessümün sıcaklığı çakıştı. Sesler kesildi, koridorlar boşaldı, . Yorgunum; ama bu yorgunluk bitişin değil, içimde saklı kalan o koca yaşanmışlığın ağırlığı. İçimdeki o yoğun fırtınayı şimdilik kendi kabuğuna çekiyorum. Zaman kendi sularında durulsun diye..."
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ kalktıktan sonra azgın teke hastalığı pis bir virüs gibi Memleket sathına yayıldı. Özellikle son devranda Evli eşlerin birbirlerini aldatması moda ve marifet sayılır oldu? *Özellikle evli eşlerin çapkınlık yapması, eşlerini aldatma eylemlerinin müsebbibi mevcut yasalardır. Sanki görünmez bir kudret böyle haysiyetsiz eylemlere ortam hazırlıyor. Bilinçli bir şekilde moda sektörü ve tekelci burjuvazi her türlü ahlaksızlığın, şerefsizliğin altını besliyor? *Ya hu kardeşim, eşlerini aldatan mahlukatların hayvandan ne farkları vardır...
Bende o yaralı kuş gibi Askerden önce Tarikat ahalisine inanırdım. Asker de görev icabı bunların İslamiyet gölgesi altında, yüce dinimizi kendi menfaatları için zülfikâr bir kılıç gibi kullandıklarını öğrendim. Ben tarikatların tamamına inanmam. Zaten üç-beşinin bütün badana boyası döküldü. İnşallah diğer tarikatların akibeti de aynı olur...
https://yeniozanlar.vercel.app/ Şiirlerinizi Yapay zeka ile puanlayan, ücretsiz, reklamsız, yarı sosyal medya webb uygulamamız güncellendi. Denemek için webb sitemizi ziyaret edebilirsiniz.
İyi günler dileriz. https://youtube.com/shorts/NybLYpikVHg?si=OIFqLeHlRosyxHa5
Çok çabalamıstı oysa ,su akacak içinden çıkacaktı yuzmeyi bilmesede akan suda sakinliğini koruyup akışa kendini bırakacaktı yakınlaşınca sevdikleri elinden tutup çekecekti.Ama öyle olmadı suyu var güçleriyle kullandılar ama o halen ordaydı tam bir el mesafesindeydi.Suyu aldılar ama o pipet hep orda kaldı bir damacana su bitti o pipet icerde kaldı :pppppHep hüzun hep hüxün bugünde pipete üzüldüm.Cidden oylece yukarı kadar geldi ve elimi uzatıp onu almadım....
Sahi kayıp olan insanlık için ilan ne zaman çıkar(?)Yeryüzünde bir tek kendi cephesi varmış gibi yaşayanlar bir haberlerde kardeşlerinin halinden.Ne kardeşi canımdan bir parça değil ya annemde doğurmadı ne kardeşliği(?)Ne zaman basılacak ilan "Galubeladan kardeşlik vardı" diye.Küçücük bedenler diri diri toprağa gömülüyor diye bugünde utandık sessiz kalarak diye.İLAN DİYORUM NE ZAMAN BASILACAK
İncinme degil bu Öfke degil Ah! degil. Ötesi... çok ötesi. Tam bir yürek çöküntüsü Ruhun taşa dönmesi,Aklın büyük yalnızlığı, insana olan inancını yitirmek!..
Her günü doğuma, ölüme sahne olan şu dünyada, hiçbir umut insan üzerine kurulamaz.
İnsana( lider, önder, başkan) duyulan aşırı sevgi yapmış olduğu hatalarının görmezden gelinmesine, hatalarını dahi doğru bilmeye yol açar.
Her insanın zaafı vardır. Zaafları olan insanoğlunu merkeze oturtmak yanlıştır.
Vatanı sevgisi gibi mukaddes bilinen sevgiler, şahısları sevmekle asla eş değer tutulamaz.
Ayıp olmasın diye buradayım
Güzel bir tat bıraktın, akşamlarımıza... Allah rahmet eylesin Serhat Mustafa Kılıç...
https://youtube.com/shorts/PlrNHf2YAYg?si=iuuT1g5Lbf5FiOpU
mesele kim olduğumuzu kalabalığa anlatmak değildir.
Bazen insan, herkesin arasında kendini kaybeder;
sonra bir yağmur yağar…
ve ruhunda unuttuğu o sesi yeniden duyar.
Bir gün sakız çiğneyerek adliyeye gidemedik ya ….
Hep şafak baskını hep şafak baskını …
gel diyemem
gelmeyi bilmeyene
yada gelmeye direnene
git hiç diyemem
gitmeyi kendine yakıştırmayana
ben beni unuttum iki yıldız ortasında
hangisi ben hangisi o
sızıntı nerede , hangi hücre şahlandı
sevgi kutsaldır , ilah düşü ilahe gücü
Bergamon un aşk sunağından akan
kanların bedeli antik çağı parçalayan
Helen in haram aşk çocuğu turuva yı
yerle bir etti , inanlar çaresiz kaldı.
Apollon nerede Tarsus ta diz çöktü
Mısır ın fendi o nu yerle bir etti
Eros a ne demeli sunuda kan verdi
ben bende değilim ..
Efes tim nefes oldum
ege yi Ak denizle barıştırdım
şimdi sessiz yol alıyor teknem
mavi yolun sonunda bir eşsiz liman
sarı koyda maviş yıldızlaar
bekler beni belki de hayır
bekle liman ağzında diyecek
saygı duyacağız elbet
aşk sa gerçek boyutta
efes // 35...06092026
Önce kendini sev sonra yine kendini
Ne kadar rüşver verdin rüyalarıma .Ne dedin ne verdin ellerine.Hic ummadığım anda ismini fısıldıyor.Yok yoksa iblismi bu doğmamış yavrularına günahı işliyor.Nasılda biliyor işini cilveli cilveli uçuyor...
siz haklısınız
Gürültü çekildi çekilmesine ama Şimdi odada daha büyük bir şey var: Duvarlara çarpmayan, Işığın gölgeden ayrıldığı o ince çizgi.?Birikmiş kelimeler bir köşede tozlanıyor, Herkes kendi sustuğu yerden sorumlu artık. Bir çayın soğuma süresi kadar derin, Bir yaprağın düşüşü kadar sessiz her şey.?Ne bir sitem bu ne de geride kalış, Sadece zamanın kendi yankısını dinlemesi. İçimdeki oda büyüyor sanki, Kapıları kilitli, pencereleri buğulu
Gözyaşı, yenilmek değilmiş; insanın kendine, yorulmuşluğuna ve geçen zamanına verdiği en içten, en hesapsız saygı duruşuymuş. Şeffaf bir damlanın yanağı yakıp geçmesi gibi; içimdeki fırtına da süzülüp gitti, geriye sırılsıklam bir hafifleme bıraktı.
Duvarların hafızası olur mu derlerdi; varmış. Yıllarca satırlara, dökülen sadece î cümleler değilmiş meğe; geçen zamanın kendisiymiş. o kapıdan çıkarken, ne arkamda kalan yıllara tam bir veda edebildim ne de önümde uzanan o sessiz dinlenişe kendimi teslim edebildim. Aynı anın içinde hem gözyaşının buğusu hem de tebessümün sıcaklığı çakıştı. Sesler kesildi, koridorlar boşaldı, . Yorgunum; ama bu yorgunluk bitişin değil, içimde saklı kalan o koca yaşanmışlığın ağırlığı. İçimdeki o yoğun fırtınayı şimdilik kendi kabuğuna çekiyorum. Zaman kendi sularında durulsun diye..."
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ kalktıktan sonra azgın teke hastalığı pis bir
virüs gibi Memleket sathına yayıldı. Özellikle son devranda Evli eşlerin
birbirlerini aldatması moda ve marifet sayılır oldu?
*Özellikle evli eşlerin çapkınlık yapması, eşlerini aldatma eylemlerinin
müsebbibi mevcut yasalardır. Sanki görünmez bir kudret böyle haysiyetsiz
eylemlere ortam hazırlıyor. Bilinçli bir şekilde moda sektörü ve tekelci
burjuvazi her türlü ahlaksızlığın, şerefsizliğin altını besliyor?
*Ya hu kardeşim, eşlerini aldatan mahlukatların hayvandan ne farkları vardır...
Bende o yaralı kuş gibi Askerden önce Tarikat ahalisine inanırdım.
Asker de görev icabı bunların İslamiyet gölgesi altında, yüce dinimizi
kendi menfaatları için zülfikâr bir kılıç gibi kullandıklarını öğrendim.
Ben tarikatların tamamına inanmam. Zaten üç-beşinin bütün badana
boyası döküldü. İnşallah diğer tarikatların akibeti de aynı olur...
kalk yüzünü yıka gidiyoruz
Hikaye bitti..
Adam bir daha bulamayacağı
Sevgiyi kaybetti.
Kadin bir daha bu kadar Sevmemeye yemin etti.
?si=-UfQ5YILvAnM-Ija
*** BU NASIL BİR ÇELİŞKİDİR ***
Ülkemizde, bir yıl da tam 40 milyon metreküp orman ağacı
kesiliyor, ve--ve ondan sonra yağmur duasına çıkılıyor???
Dudaklarından sonra gelen kadın
Merhaba
https://yeniozanlar.vercel.app/
Şiirlerinizi Yapay zeka ile puanlayan, ücretsiz, reklamsız, yarı sosyal medya webb uygulamamız güncellendi.
Denemek için webb sitemizi ziyaret edebilirsiniz.
İyi günler dileriz.
https://youtube.com/shorts/NybLYpikVHg?si=OIFqLeHlRosyxHa5
Sen göründüğün kadar güzel değilsin
ben de olduğum kadar iyi değilim
Cok ağladım.
Dinlene dinlene ağladım. lyileserek ağladım...
Bu günah sana yeter. :(((
kelebekli yolun hikayesini yaz
Çok çabalamıstı oysa ,su akacak içinden çıkacaktı yuzmeyi bilmesede akan suda sakinliğini koruyup akışa kendini bırakacaktı yakınlaşınca sevdikleri elinden tutup çekecekti.Ama öyle olmadı suyu var güçleriyle kullandılar ama o halen ordaydı tam bir el mesafesindeydi.Suyu aldılar ama o pipet hep orda kaldı bir damacana su bitti o pipet icerde kaldı :pppppHep hüzun hep hüxün bugünde pipete üzüldüm.Cidden oylece yukarı kadar geldi ve elimi uzatıp onu almadım....
Gecenin gülüşü sabaha kadar
İçimdeki öfke dinmiyor çünkü mesele kandırılmış olmam değil, senin bu ucuz oyunları oynayabilecek kadar benden ve bizden vazgeçmiş olduğunu görmek.
Gecenin uzun saçarı var
Ne bir eksik ne Bir fazla
Sahi kayıp olan insanlık için ilan ne zaman çıkar(?)Yeryüzünde bir tek kendi cephesi varmış gibi yaşayanlar bir haberlerde kardeşlerinin halinden.Ne kardeşi canımdan bir parça değil ya annemde doğurmadı ne kardeşliği(?)Ne zaman basılacak ilan "Galubeladan kardeşlik vardı" diye.Küçücük bedenler diri diri toprağa gömülüyor diye bugünde utandık sessiz kalarak diye.İLAN DİYORUM NE ZAMAN BASILACAK
İncinme degil bu Öfke degil Ah! degil. Ötesi... çok ötesi.
Tam bir yürek çöküntüsü
Ruhun taşa dönmesi,Aklın büyük yalnızlığı, insana olan inancını yitirmek!..