Kültür Sanat Edebiyat Şiir

şehir sizce ne demek, şehir size neyi çağrıştırıyor?

şehir terimi Sonay Demir tarafından 21.03.2003 tarihinde eklendi

  • Fatih Yılmaz
    Fatih Yılmaz24.08.2013 - 01:19

    'Habitación en Roma' (2010)

    Julio Medem

  • Fatih Yılmaz
    Fatih Yılmaz26.07.2013 - 00:52

    'Santiago de Compostela - Kum'

  • Fatih Yılmaz
    Fatih Yılmaz17.04.2013 - 22:11

    '2 ou 3 choses que je sais d'elle' (1967)

    Jean-Luc Godard

  • Fatih Yılmaz
    Fatih Yılmaz12.04.2012 - 22:52

    'Les rendez-vous d'Anna' (1978)

    Chantal Akerman

  • Fatih Yılmaz
    Fatih Yılmaz03.04.2012 - 22:39

    Yalçın Küçük (1.7.1938) 'Hatay'

  • Fatih Yılmaz
    Fatih Yılmaz12.03.2012 - 06:59

    Zbigniew Boniek - 'Widzew Lodz'

  • Fatih Yılmaz
    Fatih Yılmaz23.02.2012 - 20:44

    Faber-Castell (1761)

  • Fatih Yılmaz
    Fatih Yılmaz06.02.2012 - 20:30

    'Desire Under the Elms - Karaağaçlar Altında' (1958)

    Delbert Mann

  • Fatih Yılmaz
    Fatih Yılmaz19.01.2012 - 07:56

    'The Roman Spring of Mrs. Stone' (1961)

    José Quintero

  • Fatih Yılmaz
    Fatih Yılmaz23.12.2011 - 19:08

    ...

    Bu şekilde bir akıl yürütmeyle, onların modern bir icat olan asetik yardımı olmadan nasıl kapağın üzerindeki karmaşık desenleri icra ettiklerini görebilmişti... Batı eğitiminin bir çok güçlü yanları vardı... Fakat aynı zamanda çok önemli zayıflıkları da... Bu zayıflıklar en çok düşünmemiz ve aklımızı kullanmamız gereken zamanlarda ortaya çıkıyordu... Geçmişte insanlar upuzun epik şiirleri akıllarında tutup ezbere okuyabilirken, günümüzde ortalama insan Shakespeare'in bir kaç satırını hatırlamakta bile güçlük çekmektedir... Batı'daki mekanik olarak öğrenmenin modası geçmiş olsa da gelişmekte olan ülkelerde hala bilgiler, bu yolla öğrencilere öğretilmeye çalışılmaktadır...

    Şurası bir gerçek ki, tarihin geçmiş dönemlerinde, öğrenmeyle ilgili, günümüzden çok daha etkin yöntemler kullanılmaktaydı...

    Örneğin Eski Romalılar, hafıza gelişimini 'gözünde canlandırma tekniği'yle birleştirmişlerdir. (Durugörü - İmajinasyon) Bir konuşmacı, karmaşık bir vaaz vermesi gerektiğinde ona kelimeleri düzgün bir şekilde sıralamasını sağlayacak bir ilhama güvenmek yerine düşüncelerini, gözünün önüne tanıdık bir yer, belki bir tiyatro getirerek organize ediyordu... Sonra, konuşacağı konuyu temsil eden düşünce sembollerini tiyatronun çeşitli yerlerine yerleştiriyordu... Konuşmaya sıra geldiğinde ise tiyatro imajını çağırıyor ve mantıksal olarak bu imajın etrafında dolaşırken, düşünce sembollerini hatırlıyor ve dolayısıyla konuşmada her birinin temsil ettiği noktaları yakalayabiliyordu...

    ...