Kültür Sanat Edebiyat Şiir

baba sizce ne demek, baba size neyi çağrıştırıyor?

baba terimi Aerol Göksu tarafından tarihinde eklendi

  • Ters Tepki
    Ters Tepki

    İnsan doğum gününde büyümez mi?

  • Aslı Keskin
    Aslı Keskin

    Toprak kokusu..

  • İki Baharın Valsi
    İki Baharın Valsi

    Bir baba daha öldü kör olduk.

  • Elif Key
    Elif Key

    hayat ağacım.....

  • Nermin Seyratlı
    Nermin Seyratlı 13.06.2018 - 23:59

  • Furkan
    Furkan

    Baba kaybetmekten korkutugum kişi beni kötülerden korur ben yaralanırsam ağlar

  • Şinasi Akay
    Şinasi Akay

    "İstediğiniz kadar iyi bir baba olun, ama iyi bir anne olamazsınız".
    (Evladı elinden alınan ve yavrusundan ayrı bırakılan bir anenenin feryadı).

  • Deniz Ercivan
    Deniz Ercivan

    insan akrabalarını kendin seçemediğin gibi
    hatta ne yazık ki hiçbirimiz
    babamızı bile seçemiyoruz

    sadece bizi o dölledi diye
    ömür boyu taşı yanında

  • Sümeyra Altın
    Sümeyra Altın

    Arkamdaki en koca dağ
    Ne zaman yaslansam düşmem...

  • Almula Erdem
    Almula Erdem 22.09.2017 - 08:55

  • Kadir Yıldız
    Kadir Yıldız

    baba sırdaş, baba yaren, baba keke, keke zılam, baba ekol, idol, rol modeldir çoğu zaman..

  • Nagehan Çakmak Çakan
    Nagehan Çakmak Çakan

    gücünü yaşlı olsa bile yitirmediğini düşündüğümüz ölse bile varlığını hissetttiğimiz bizi derinden yaralayan en büyük güç...sığındığımız liman...bitmeyen merhamet ve sonsuz sevgi yuvanın direği....evin heybeti....evin neşesi....

  • Schrödingerin Kedisi
    Schrödingerin Kedisi

    - of tamam baba ya koca eşek kadar insanlar olduk hala çocukmuşuz gibi davranıyosunuz
    - eşek kadar da olsanız hala bizim sıpamızsınız..

  • Aysun Şen
    Aysun Şen

    kaybetmekten korktuğum tek varlık...

  • Elfin Rana Kavza
    Elfin Rana Kavza

    kalbi sevgi dolu,sevecen,cömert,kibar,kucağı sıcak,anlayışlı,şefkatli.Bu vasıfların tümünü taşıyan tek erkek...Biz ona baba diye sesleniyoruz.Benim için dünyadaki en özel erkek! ! ! ! ! ! ! !

  • Nesim Sina
    Nesim Sina

    'Sonra bir babam var benim, 'bakteri' kelimesini 'bakteriye' olarak kullanır. Pis bir yer gördüğünde 'bak burada çok bakteriye vardır' der. Önceleri baya güldüm, sonraları düşündüm... Belki de babamın gördüğü 'dişi bakteriler' dir. Kim bilir? '

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün

    Benim annemle birlikte bu dünyaya gözümü açmamdaki katkılarından dolayı seni ölsende hala çok seviyorum.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün

    Sağlığında kıymeti çoğu zaman bilinmeyen ancak öldüğünde daha iyi anlaşılan bir insanın anne ile birlikte en değerli varlığı.

  • Kamusal Alan Olimpiyatları
    Kamusal Alan Olimpiyatları

    Baba...


    Bir fısıltısın kalbimde
    Çocukluğumu anlatan
    Bir gölgesin ayaklarımın dibinde
    Çocukluğum gibi hiç kopmaya
    Bir seslenişsin gelecekteki benliğime
    Kendin olmaktan vazgeçme diyen
    Bir 'baba' sın gözümde
    Kızına olan aşkı hiç bitmeyen...



    alıntı

  • Şüheda Nur
    Şüheda Nur

    Öyleydi, yalnızlıklar kız kardeşimdi
    Birlikte açamazdık baba adlı kilidi...

  • Şüheda Nur
    Şüheda Nur

    Gidişini sorsam, zamansız bir yaprak dökülür takvimlerden...
    Gel diyemem, yüzlerce mum birden söner kalır içimde...

  • Lââ Lemân
    Lââ Lemân

    Hergeçen gün yokluğunu daha çok hissettiğim,arkadaşım,dostum......şimdi uzaklarda olsada biliyorum sevgisi hep yanı başımda.

  • Şüheda Nur
    Şüheda Nur

    Varlığa ve Yokluğa

    insan ne zaman alışır hayata
    baba?

    yağmurun değdiği her yerdi yüzün
    seni sordum da irkildi toprak
    ölümü bildim, büyüdüm
    çocukluğum mevsimsiz bir leylak
    bir yelkovan gidişi
    bir akrep
    yürüyüşü
    ötesi iyilik, güzellik...alıştığımız
    bir yarayı sarıp sarmalamak

    gecikmiş sözlerin ağırlığı heybemde
    bir karanfil, solgun, öyle
    kedere bulanarak
    nasıl dökülürse
    döküldü toprağına sözlerim de

    söküp nallarını atların
    koşturmak gibi karanlığın evine
    öldün. yokluğunda
    varlığı bildim

    insan nasıl alışır içindeki cam kırıklarına
    baba?

    Çiğdem Sezer

  • Kurt Adam Amcayı Yiyen Küçük Kız
    Kurt Adam Amcayı Yiyen Küçük Kız

    annemin akşam baban geldiğin de göreceksin sözünü hatırlatan şahıs :)

  • Nokta Nokta
    Nokta Nokta

    uykuya dalıp gitsem bile,bırakıp gitme sakın beni...

  • Nilüfer Aydemir
    Nilüfer Aydemir

    dünyaya gelme sebebim, dünyam

  • Ahmet Bayrak
    Ahmet Bayrak

    ...
    'Gün, bir babanın evinden çıkmasıyla evine dönmesi arasında geçen zamandır. Hiçbir ansiklopedide yazmaz. Baba eve geç döndüğünde uzamıştır gün, erken geldiğinde kısalmış.
    Çocukların gün dönümü ise başkadır. Çocuk için uzar gün erken geldiğinde baba, kısalır geciktiğinde. Dünya güneşin etrafında dolanırken eğilmiştir hafiften tevazu ile. Bu yüzden güneşin elleri saçlarına farklı açılardan yaklaşır. Başındaki yapraklar, kar taneleri bundan. Alnındaki terler, kirpiklerindeki polen. Baba mı? O dünyanın etrafında dönmektedir, hafifçe eğmiş başını. Onun mevsimleri ne kadar sıcak. İşte elinde paketlerle eve dönüyor, hasat zamanı. Bir kolundan üzüm salkımları sarkıyor, diğerinden kiraz dalları. Baba eve döndü. Gündönümü. Kaç kere çıktı evden ve kaç kere döndü? Günler kısalmaya başladı sonra. Baba dönemedi eve, bastırdı kış. Dünyanın etrafında başı eğik dolanırken, ne gördüyse yerden kaldıramadı başını. Nereye saklayacağını bilemedi ellerini. Hiçbir sözlük yazmaz. Eli boş çaldıysa kapısını evinin bir akşam baba, dışı kış içi cehennem.

    Sözlüklerin yazdığı şudur: 'Baba: Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek.' Şöyle yazmalıydı oysa: 'Çocuğun dünyaya gelmesinde ve dünyayı algılamasında etken olan erkek.' Belki de o babalar kaybolduğundandır. Lokman Hekim, İmam Gazzâli, Nâbî... Kış bastırmış, oğullarına söyleyecek sözleri olan babalardan haber alınamamaktadır. 'Ey oğul' diye hitap etmemektedir kimse oğluna. 'Ey! ' diyecek oğullar da sırra kadem basmıştır. Babalığın yalnız sulbü değil ruhu da sahiplenmek olduğunu bilenler, İmam Gazzâli'nin kapısını çalmak için ellerini sürmüşlerdir tokmağa. O da ne 'Ey oğul! ' diye bir ses gelmektedir içeriden: 'Ey oğul! Aklı olan kimse nefsine demelidir ki: Benim sermâyem yalnız ömrümdür. Başka bir şeyim yoktur. Bu sermâye o kadar kıymetlidir ki verilen her nefes artık hiçbir şekilde ele geçmez. Nefesler sayılıdır ve azalmaktadır. O hâlde nefeslerini iyi değerlendir! ' Elleri taş kesilen babalar kapıyı çalamaz artık. Kendi evlerine geri dönmeye karar verirler. Fakat yol başka bir zamana taşır onları. Yusuf Nâbî'yle karşılaşırlar. Nâbi 'Hayriyye' bahçesinde seslenmektedir oğluna: 'Ey isteklerimin sevindiren çerağı! Ey Aziz ve Celil olan Allah'ın bağışı oğul! Dünya meşgalesinden önce insan için önemli ve gerekli olan şey budur ki; işlediklerinin daima sonunu düşün ve böylece din evin onarılmış olsun...' Babalar duyar duymaz bu kelimeleri, arkalarına dönüp koşmaya başlarlar, bir an önce varmak için evlerine. Fakat yollar karışır yine ve kendilerini kadim bir diyarda bulurlar. Bu kez Lokman Hekim konuşmaktadır oğluyla: 'Oğlum! Dünya dipsiz bir deryadır. Bu deryada senin gemin dingin bir kalple Allah'a iman olsun. Geminin donanımı takva ve ibadet, yelkeni tevekkül olsun! ' Bu kelimeleri de duydular ya! Ne yapsın babalar? Hangi babaya bağlasınlar gemilerini! Babalar ne yapsın? Evlerine koşsunlar!

    Gün bir babanın evinden çıkmasıyla evine dönmesi arasında geçen zamandır. Ve bir gün eve dönmez baba. Gün dönmez. Dünyanın çevresinde başı eğik dolaşan o yorgun yıldız söner. Komşular eve dönmeyen babayı evden çıkarırlar omuzlar üstünde. Baba evden çıkarken çocuğun omuzlarında rütbe. Babanın mirası altın değil, o gümüş yıldız. Baba 'Ey oğul! ' dediyse 'Ey Baba! ' diyecektir çocuk. Babanın atına binecektir, aynı üzengiye basarak ayaklarını. Dünyanın ne olduğunu algılamışsa bir kere, babanın uğrayacağı şehirleri dolaşacaktır bir bir. Denizlere gemiler, gemilere kürekler, küreklere eller hibe edecek, gölgeler bağışlayacaktır güneşe. İşte Alparslan'ın oğlu toprağa babasını vermiş yürüyor başı önde. Baba tahttan mezara inmiş. Oğul mezardan tahta çıkıyor. Ve bir gün at üstünde görüyor onu bir meczup. 'Amanın! ' diyor, 'baş aşağı olan şu saltanat şu devran ne güzel şey! Babası gitti; şimdi oğlunun da ayağı üzengide! '

    Baba eve erken geldi, uzadı gün. Oğul, üzengiye basıp indi attan. 'Baba adam', ' Baba evi'nde, 'Babadan kalma' minderde, 'babaca' su istedi çocuğundan. Çocuk bir bardak suyla koştu yanına. Bir bardak, su ve çocuk... Çocuk bir bardak su. Baba çağıldıyor. Çocuk şelaleye uzatıyor bardağı. Şelale Bostan'a akıyor. Bostan'da bir ihtiyar gözleri dolu. Çocuğunu kaybetmiş. Ya da başka bir yurda gitmiş izinsiz ondan. Mezarından bir taş koparıyor acıyla. İçi görünüyor kabrin. O dar ve karanlık yere bakınca sarsılıyor baba, yerle bir oluyor her şey. Uçuşuyor dünyada ne varsa. Eğimini kaybediyor dünya. Dört mevsim bir mevsime sığınıyor. Karanlık bir mağaraya. Ta ki rüzgar dinip akıl dönüyor evine ve tanıdık bir ses duyuluyor çukurdan: ' Baba! Bu karanlık yerden ürküyorsan, buraya ışıkla gel! ' a.ural@zaman.com.tr
    09 Ağustos 2009, Pazar

  • Gül Çiçek
    Gül Çiçek

    Hayatta en sevdiğim varlıktı.Taptığımm.Keşke yaşasaydı da...Nefesi yeter dii...Babalarınızın kıymetini iyi bilin.

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan

    (Alıntı)

    BABAMI İSTİYORUM

    Adam yorgun argın eve döndüğünde 5 yaşındaki çocuğunu kapının önünde beklerken buldu.Çocuk babasına, 'Baba bir saatte ne kadar para kazanıyorsun' diye sordu... Zaten yorgun gelen adam, 'Bu senin işin değil' diye cevap verdi. Bunun üzerine çocuk 'Babacım lütfen, bilmek istiyorum' diye üsteledi. Adam 'İllâ da bilmek istiyorsan 20 milyon' diye cevap verdi. Bunun üzerine çocuk 'Peki bana 10 milyon borç verir misin' diye sordu. Adam iyice sinirlenip,'Benim senin saçma oyuncaklarına veya benzeri şeylerine ayıracak param yok. Hadi,derhal odana git ve kapını kapat' dedi.Çocuk sessizce odasına çıkıp kapıyı kapattı.Adam sinirli sinirli 'Bu çocuk nasıl böyle şeylere
    cesaret eder.' diye düşündü. Aradan bir saat geçtikten sonra adam biraz daha sakinleşti ve çocuğa parayı neden istediğini bile sormadığını düşündü, 'Belki de gerçekten lazımdı'... Yukarı çocuğunun odasına çıktı ve kapıyı açtı... Yatağında olan çocuğa, 'Uyuyor musun' diye sordu. Çocuk 'Hayır' diye cevap verdi... 'Al bakalım, istediğin 10 milyon. Sana az önce sert davrandığım için üzgünüm. Ama uzun ve yorucu bir gün geçirdim' dedi... Çocuk sevinçle haykırdı, 'Teşekkürler babacığım'... Hemen yastığının altından diğer buruşuk paraları çıkardı. Adamın
    suratına baktı ve yavaşça paraları saydı.Bunu gören adam iyice sinirlenerek, 'Paran olduğu halde neden benden para istiyorsun? ... Benim, senin saçma çocuk oyunlarına ayıracak vaktim yok' diye kızdı... Çocuk 'Param vardı ama yeterince yoktu ' dedi ve yüzünde mahcup bir gülücükle paraları babasına uzattı; 'İşte 20 milyon... Şimdi bir saatini alabilir miyim babacım? ...'

  • Bahar Karanfil
    Bahar Karanfil

    o benim kahramanım canım babam