Kültür Sanat Edebiyat Şiir

büyü sizce ne demek, büyü size neyi çağrıştırıyor?

büyü terimi Sermet Sait tarafından 17.04.2003 tarihinde eklendi

  • Hicran Hep Hicran
    Hicran Hep Hicran30.03.2017 - 22:31

    Çok para dönüyor bu işte.

  • Almula Erdem
    Almula Erdem27.01.2017 - 08:56

    En kötü zamanlarımda her şeyi en güzele çeviren Canım METİN TUNÇEL :))

  • Kadir Yıldız
    Kadir Yıldız28.02.2015 - 15:36

    büyü sihir ve niceleri falcılık mı dersin ya da gaipten haber almaya çalışmak mı dersin bilmiyorum ama bence bunların alayı yalan.. büyü vardır ama yalan dememin nedeni iyi şeyler olmamalarıdır.. gerçekten evlerden ırak yha..

  • Fatih Yılmaz
    Fatih Yılmaz14.02.2011 - 20:13

    '16:44' 'Australia' 'XE33-86'

    'Retroactive'

  • Fatih Yılmaz
    Fatih Yılmaz15.09.2010 - 21:01

    ...

    Contrapunctus I, alto partisinde giren temanın cevabı, soprano partisinde duyulur... Tek temalı ve basit yapıdadır... Daha önce klavye füglerinde rastladığımız örneklere benzer... Temanın her partide işlenişi ve buna eşlik eden kontrpuanların yapısı büyük bir değişiklik göstermez...

    Contrapunctus II'de tema, en sonundaki sekizliklerin noktalı olarak duyurulmasıyla başlar... İlk örnektekine benzer bir yapı vardır... Ancak noktalı sekizlikler, temanın dışında da kontrpuan olarak sürekli duyurulur...

    Contrapunctus III, temanın ters çevrilmiş şeklini duyurarak başlar... Böylece temada zorunlu bazı nota değişiklikleri, bölüm boyunca partilerin işlenmesinde farklı renkler ortaya çıkmasına neden olur...

    Contrapunctus IV, bir önceki bölümdeki temayı değiştirmeden duyurmasına karşın, temanın en sonundaki motiften türetilmiş kontrpuan, genel karakteri bir anda değiştirir... Bu bölüm Bach'ın 1742'den sonra eklediği kısımlar arasındadır...

    Contrapunctus V, temanın alto partisinde duyurulmasıyla başlar... Ancak bu kez ilk üç ölçüde ritim değişiklikleri olmuştur... İlk giriş asıl temanın ters çevrimi şeklinde duyurulur... Bas partisinde duyulan cevap dört ölçünün sona ermesini beklemeden üçüncü ölçüde başlar... Tüm girişlerde aynı özellik göze çarpar... Böylece bölümün tümünde daha iç içe ve daha sıkı bir yazı kendini ortaya koyar...

    Contrapunctus VI, parçanın başına eklenen bir notla 'Fransız Tarzında' diye tarif edilmiştir... Bach bunu, temayı 'Fransız üvertürü' karakterinde işlediğini belirtmek için yazmıştır... Bas partisinde bir önceki bölümdeki düz şekliyle duyduğumuz tema, soprano ve tenor partisinde ters çevrilmiş ve ritmik olarak çeşitlenmiş haliyle duyulur; alto partisinde yine düz gelir... Ufak bir ritim değişikliğinin tüm karakteri nasıl etkileyebileceğinin en güzel örneklerindendir...

    Contrapunctus VII, bir önceki bölümün devamı gibidir... Tema hem önceki fügde duyduğumuz haliyle hem de iki misli büyümüş ve küçülmüş olarak duyulur... Böylece son derece yoğun ve işlek bir yazıyla karşılaşırız...

    Contrapunctus VIII, üç temalı bir fügdür ve bu temaların parçanın asıl temasıyla doğrudan ilişkisi yoktur... Her tema bölümün belli bir kısmında işlendikten sonra birlikte fügü sona erdirir...

  • Nazende Ten
    Nazende Ten06.07.2010 - 06:43

    müzik...
    rüzgar...
    karanlık...anlayabiliyor musunuz?

  • Fatih Yılmaz
    Fatih Yılmaz17.04.2010 - 21:36

    Contrapunctus XI, şimdiye dek kullanılan farklı temaları bir arada kullanan ve yeni çeşitlemeler ekleyen bir fügdür... Değişik kaynaklarda iki, üç veya dört temalı füg olarak tanımlandığı olur... Bunun nedeni, önceki temaları sürekli olarak birbiriyle ilişkili olarak kullanmasındadır... Böylece kimi bu partilerin bazılarını sürekli yinelenen kontrpuan partileri olarak görürken, kimi ayrı bir tema olarak algılar...

    Contrapunctus XII, 'Ayna Füg' olarak anılır... Bach burada her şeyden önce 3/4'lük ölçüye geçerek temayı ona göre düzenlemiştir... Daha sonra bu temayı kullanarak işlediği dört sesli fügünü sonuna dek yazmış ve tüm eseri aynadan yansıyormuşçasına bir kez daha kâğıda geçirmiştir... Böylece ilk fügdeki bas partisinin ters çevrilmiş şekli, yeni fügde soprano partisi olmuştur... Bu düzenlemeye göre, alto ve tenor partilerinin ters dönmüş şekilleri de birbirlerinin yerini almıştır...

    Contrapunctus XIII, bir başka 'Ayna Füg' örneğidir... Bu kez tema onaltılık üçlemelerle sürekli bir hareket kazanmıştır... Bir önceki bölümde olduğu gibi, füg sonuna dek yazıldıktan sonra yine aynadan yansıtılmıştır...


    Füg Sanatı'nda ayrıca dört tane kanon yer alır:

    Canon alla Ottava, Gigue karakterinde temanın (parçanın ana temasından esinlenmiş) oktav aralığında kanonik olarak işlenmesidir...

    Canon alla Decima in Contrapunto alla Terza, temanın senkoplarla değiştirilerek duyurulmasıyla başlar... Kanon yazısı parçanın onuncu derecesinden girer (decima) . Bu ses aynı zamanda üçüncü derecenin bir oktav üstüdür... Üçlemelerle duyduğumuz ikinci bir hareket daha vardır... Son ölçüden önceki bekleyiş, eserin klavyeli bir çalgıyla yorumlanmasında, sanki kadansa olanak vermek için düşünülmüş gibidir...

  • Fatih Yılmaz
    Fatih Yılmaz19.03.2010 - 19:59

    KV 472... 'Der Zauberer'

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan01.10.2009 - 16:25

    Kur'anı Kerim büyü ile uğraşmayı yasaklamıştır.
    Bakara Sûresinin 102. Ayetinde;
    ' Süleyman’ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak) küfre girmedi. Fakat şeytanlar, insanlara sihri ve (özellikle de) Babil’deki Hârût ve Mârût adlı iki meleğe ilham edilen (sihr) i öğretmek suretiyle küfre girdiler. Halbuki o iki melek, “Biz ancak imtihan için gönderilmiş birer meleğiz. (Sihri caiz görüp de) sakın küfre girme” demedikçe, kimseye (sihir) öğretmiyorlardı. Böylece (insanlar) onlardan kişi ile karısını birbirinden ayıracakları sihri öğreniyorlardı. Halbuki onlar, Allah’ın izni olmadıkça o sihirle hiç kimseye zarar veremezlerdi. (Onlar böyle yaparak) kendilerine zarar veren, fayda getirmeyen şeyleri öğreniyorlardı. Andolsun, onu satın alanın ahirette bir nasibi olmadığını biliyorlardı. Kendilerini karşılığında sattıkları şey ne kötüdür! Keşke bilselerdi. '

    denilerek, büyünün varlığından bahsedilerek, bunlarla uğraşanlara ciddi ikazlar yapılmıştır.

  • Esra Gök
    Esra Gök27.09.2009 - 22:22

    Büyü ve büyücülük İslâm'da yasaklanmıştır. Kur'an-ı Kerîm'de büyücülerin iflah olmayacağı (Tâhâ, 20/69) belirtilmiştir. Kâfirler, kendilerini haklı çıkarabilmek, Allah'ın elçilerini yalanlamak için onları büyücülükle, büyü yapmakla suçlamışlardır. Büyücülükle suçlananlar arasında Hz. İsa (es-Sâf, 61/6): Hz. Musa (ez-Zuhruf, 43/49): (ez-Zâriyat, 51/39) , Hz. Süleyman (el-Bakara, 2/102) , Hz. Muhammed (el-Hicr, 15/6) zikredilmektedir. Başka bir ayette, inanmayan kişilerin bütün peygamberleri büyücülükle suçladıkları görülmektedir (ez-Zâriyat, 51/52) . Hz. Peygamber (s.a.s.) bir hadisinde yedi şeyden sakınınız' buyururken ikinci sırada 'sihir yapmayı' zikretmiştir. (Buhârî, Iiasâya 23; Müslim, İman,144) . Başka bir hadiste büyü yapan kişinin küfre girdiğini belirtmiştir. Muhabbet için efsun yapmanın, ipliğe okumanın, büyü yapmanın şirk olduğunu da belirtmiştir (Nesâî, Tahrim 19) . Büyüye inanan kişinin Cennet'e giremeyeceği de (Ahmed İbn Hanbel, II, 83; IV, 399) belirtilmiştir.

    Başka bir hadiste de büyücüye, müneccime, gaibden haber veren kimseye inanan kişinin Kur'an'ı inkâr etmiş olduğu belirtilmektedir. (Ebû Davûd, Tıp, 21) .