Kültür Sanat Edebiyat Şiir

muhammed sizce ne demek, muhammed size neyi çağrıştırıyor?

muhammed terimi Cem Nizamoglu tarafından tarihinde eklendi

  • Aşk Olsun
    Aşk Olsun

    gelseydin
    ve yürüyüp geçseydin önümüzden
    gülleri bayıltan o enfes kokunu çekerdik içimize.

  • Aşk Olsun
    Aşk Olsun

    en sevgilinin adı.

    huzurun şefkatin, merhametin
    tebessümün
    gülün adı.

  • Kafamda Bir Tuhaflık
    Kafamda Bir Tuhaflık

    Geride bıraktığı acı vefatını takip eden ilk günlerle sınırlı kalmamıştı. Arkadaşlarının bir kısmı hala aynı şehirde oturmaya ve her gün O’na ait bin çeşit anıyı yaşamaya güç yetiremeyeceklerini anladılar. Medine’yi terk ettiler. Bunlardan biri Habeş’li Bilal’di. Şam’a gitti ve o günden sonra bir daha ezan okuyamadı. Çünkü ezanın içinde “Muhammed” vardı. Bir istisna hariç. Şam’da bir gece rüyasında O’nu gördü.
    -“Ey Bilal” diyordu, “beni üzdün. Komşuluğumu bıraktın. Beni ziyaret etmiyorsun.”

    Bilal üzerinden örtüyü attı ve Medine yoluna düştü. Ezan okumasını istediler. Israr ettiler. Dayanamadı. O’nun günlerindeki yerine çıktı. Vakit öğleydi. Elini kulağına götürdü.
    - “Allahuekber”, dediğinde Bilal’in sesini çok iyi tanıyan, suskunluğunun sebebini çok iyi bilen ve yıllardır Bilal’in sesine de vefatıyla onu susturan sebebe de hasret duyan Medine halkı bir kıyamet manzarasını andırır biçimde sokaklara döküldü. Hz. Muhammed’in dirildiğini düşünmüşlerdi. Ezanı bitiren Bilal:
    - “Dostlar, sizlere müjdeler olsun” dedi, O’na ağlayan göz cehenneme girmez”

    Arkadaşlarından birinin ayağının siniri kasılmıştı. Yanındaki bir tavsiyede bulundu.
    - İnsanlardan en sevdiğinin ismini an, iyileşsin.
    - “Muhammed”, dedi

    Hz.Ömer’in oğlu Abdullah O’nun ardından kendi vefatına kadar yıllarca O’nun adını her andığında, ağladı.

    On sene hizmetine bakan o haşarı çocuk Enes, yüz yaşındaydı, çevresini saran torunlarına anlatıyordu.
    - Sevgilimden ayrılalı seksen sene oldu ve Allah’a yemin ederim O’nu rüyamda görmediğim bir tek gece geçirmedim.

    Uzun söze ne gerek… Bir Fransız tarihçinin deyimiyle “O insandan büyük, Tanrıdan küçüktü. O, Hz. Muhammed’di. Binler selam…

  • Sinan Serdar Bostancı
    Sinan Serdar Bostancı

    ateşten ve topraktan gelenlerin efendisi!

  • Rumuz Rumuz
    Rumuz Rumuz

    Yorgun gecelerde titreyen,
    Bir yetim bir öksüz yüreğimle sevdim Seni.
    Ey gönül bahçemde büyüttüğüm nazlı çiçek
    Ey sevdamın adı, aşkın gerçek anlamı
    Bu hasret bu gurbet söyle, söyle ne zaman bitecek
    Ben Seni görmeden sevdim
    Yolunu gözledim bir Medine sabahı
    Ellerimde güller, güllerki kokunu aldığım
    Kokunu alıp yandığım, yanıp yanıp ağladığım
    Ben Seni görmeden sevdim
    Gözlerini gözlerime deydir Efendim, ellerini ellerime
    Sevmeyi Senden öğrendim ilkin
    Sevilmesi gereken her şeyi Senden
    Şefkat Seninle mana buldu
    Buz çöllerini Seninle aştım
    Abı-hayat sundum sıcak ikliminde
    Gözlerini gözlerime deydir, ellerini ellerime Efendim
    Ben Seni görmeden sevdim
    Bahar yüzlü insanlar bildim etrafında pervane
    Onlardan biri olmak istedim hep, her emrine amade
    Seninle yaşamak, Seninle ölmek,
    Seninle ağlamak ve Seninle tebessüm etmek
    Aynı sofrayı Seninle paylaşmak istedim
    Ama en çok Seni, Seni görmek istedim
    Göremesemde!
    Ben Seni görmeden sevdim
    Kokunu aldım güllerden
    Ben Seni görmeden sevdim
    Adını andım yürekten
    Sevgiliii, en Sevgiliii
    Görmeden, görmeden sevdim ben Seni ey Sevgili
    Ben Seni görmeden sevdim
    Veysel Karani sabrıyla büyüttüm sevgimi
    Yüzünü yoldaş ettim
    Kah yeller gibi estim Yemende
    Kah mecnun gibi düştüm çöllere
    Bil ki ölüm kapımı çalıp geldiğinde
    Ne zaman? Nasıl? Kim bilir nerede?
    Ben Seni görmeden sevdim
    Rüyalarım var Sana dair
    Özlemlerin var Sana
    Al yüreğim senin olsun Sultanım
    Uyandır beni aşka
    Ey gülü vefa, Ey rahmet sağanağı
    Yağmur yağmur, tane tane düştünde gönlüme
    Kurak topraklarım hayat buldu gelişinle
    Ben Leyla çölünde seraplar gördüm çok zaman
    Boş hülyalara daldım kayboldum
    Su içtiğim pınarlara ateşler dokundu
    Ben aşkımın hicranını sırtımda taşıdım
    Ben Seni görmeden sevdim
    Seni görmeden seven milyonlarca sevdalı gibi
    En berrak duyguları besledim Sana, en nadide hisleri
    Gell Efendim, al götür beni uzaklara
    Düşmeden gülüm tuzaklara
    Gözlerimde yaş akar durur
    Bu ayrılık beni yakar vurur
    Gözlerini gözlerime deydir
    Ellerini ellerime Efendim
    BEN SENİ GÖRMEDEN SEVDİM...

  • Esra Gök
    Esra Gök

    Allahu Teala Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) 'e verdiği önemi hiç bir yaratığa vermemiştir. Yerde, gökte, melekler, Peygamberler onsekizbin alem bütün mükevvenat yaratılan her şeyi Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) hürmetine yaratmıştır.

    «Ey Habibim! Sen olmasaydın yerleri, gökleri bütün mükevvenatı yaratmazdım.» (Mir'at-ı Kainat, Cild 1, Sayfa: 414)

  • Osman Aslan
    Osman Aslan

    Son Peygamber..

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün

    Hz Peygamber buyurmuş ki; şüphesiz ümmetimi üç defa,yüzleri geniş, çehreleri sanki derilerle kaplanmış kalkanlar gibi olan bir kavimkovalayacak ve sonunda Arap yarımadasına yerleşeceklerdir.İşta onlar Türklerdir.Nefsim yedi kudretinde olan Allah'a yemin ediyorum ki,onlar mutlaka atlarını mescitlerin direklerine bağlayacaklardır.Size dokunmadıkça onlara dokunmayın. Z.Kitapçı hadislerde Türk varlığı.

  • Şerife Duman
    Şerife Duman

    Hz Muhammed (s.a.v.) ehlibeyt ve dostlarına selam.....
    Alemlerin yaratılma sebebi.....
    Nurun nuru.....
    Habibullah.....

  • Mustafa Yıldırım
    Mustafa Yıldırım

    Dünya üzerindeki gelmiş-geçmiş en büyük, etkili ve sürekli inkılabın mimarı.

  • Efsane Katet
    Efsane Katet

    Yaradanımın habibi benim gönlümün ince gül'ü...

  • Tarık Belenli
    Tarık Belenli

    Şefaat ister her kul, Ya Ahmed,
    Havzana koşar her kül, Ya Muhammed(S.A.V.) ,
    İki cihan nurusun, ya Resulullah,
    En güzel resulsun, ya Habiballah...
    ***

  • Feya
    Feya

    Bulunmayan sensin benzeri e$i
    Sensin sensin iki cihan gune$i

  • Esra Dağ
    Esra Dağ

    Bir sevdaya tutulup bir deryaya atılmışsak,

    bu derya ateş ummanıdır,bilesin ey nefis!

    Gafletin koynundan har vurup harman savurmak ta neymiş?

    çile kazanlarında yanmaya geldik...

    gah mecnun gibi çöller olur vatanımız,

    sürgünlerden sürgünlere...

    gah yunus gibi hicret olur karıımız ilden ile...

    gah kuytu bir mağaradır mekanımız inziva inziva ağırlar bizi..

    belki bir kara zindandır uğruna SEVGİLİ'nin yıllarca katlandığımız

    . Kim bilir belki boylu boyunca bir şehadettir,

    aşk maratonunda mükafatımız.... Kimbilir...

  • Kara Dut
    Kara Dut

    gül bahçesinin nadide çicegi.............

  • Cevriye Cebiryırtılmaz
    Cevriye Cebiryırtılmaz

    ' Dünyanın ağırlığına eklesek yıldızları ayı güneşi
    Gene de ağır basarsın ey kalbim, ey kalbimin güneşi '

  • Büşra Nur Çiçek
    Büşra Nur Çiçek

    muhammed yerde gökte en cok övülen 'emin'anlamı kazandırır.

  • Selcen Yalçınkaya
    Selcen Yalçınkaya

    Ruhun bu dünyadan çıkıverirse,bilirim kainat aklını kaybedecek..........

  • **gel Ya Muhammed Dünya Yanıyor sav
    **gel Ya Muhammed Dünya Yanıyor sav

    YA RASULALLAH...
    Firkatin acısına can dayanmaz,
    Bir gece geliver, Ya Rasulallah...
    Tabibler yarama çare bulamaz,
    Derdimin dermanı, Ya Rasulallah...

    Kalplerin bağı, gönlümün huzuru,
    Kaşın hilal, gözlerin çeşm-i ahu,
    Yüzün güneş, rayihan gül kokusu,
    Sen ayın ondördü, Ya Rasulallah...

    Taş, toprak dekor canlı bir ahenksin,
    Ulvi bir nasip, yegane rehbersin,
    Hürmetle beklenen gül misafirsin,
    Sen bahar müjdesi, Ya Rasulallah...

    Ilgıt ılgıt esersin gönüllerde,
    Davetin nurdur feyyaz şebnemlerde,
    Sevgin büyüdü, devleşti kalplerde,
    Sevgini çok görme, Ya Rasulallah...

    Yoktur mislin, vücud-i mübareksin,
    Gidilecek yol, en parlak çizgimsin,
    Ummanlar gibi en derin fikrimsin,
    Salat, selam sana, Ya Rasulallah...

  • **gel Ya Muhammed Dünya Yanıyor sav
    **gel Ya Muhammed Dünya Yanıyor sav

    SuLTan'lar SuLTanı'na (sav)

    şu her doğan insanın doğduğu gün duyulan sevinç
    Siz Alemlere Rahmet olarak gönderilen Nur...
    Nasıl anlatalım Sana sevdamızı..
    Bu gün dökülen gözyaşları adına YA RASUL
    Kurban olduğum hasret adınadır senin
    Gönül dergahında sinede yazılmış aşkın
    Ne hayat isteriz ne Cennet in güzelliğini
    Kim istiyorsa onları versin Allah ım
    Biz Sen'i istiyoruz Ya Rasul
    Aşkını Sevdanı Sonsuzluğun ömrüne taşımıyoruz
    Biz Seni Seviyoruz Ya Rasul...
    şu canlar ki nefes nefes adını haykırır
    öksüzlük, yetimlik bize vurmaz Ya Rasul
    Sensizlik kadar vurmadı yüreğimize ıslak yağmurlar
    Doğumunuz Kutlu Olsun Efendim
    Bu gün semanın en güzel düğünü var..
    Yeryüzünde adını anıyoruz
    Gökyüzünde de Sen bizi unutma Ya Rasul...
    çatladı sinelerimiz Sultanın sevdasından
    Kutlu Doğum Sana dır..
    öyle ki En güzel Doğum Senindir Efendim...
    Doğumunuz Kutlu Olsun YA Rasul..

  • **gel Ya Muhammed Dünya Yanıyor sav
    **gel Ya Muhammed Dünya Yanıyor sav

    ey nebi sensiz yaşamayı sevmiyoruz nerdesin yanıyor dünya yanıyor kainat

  • **gel Ya Muhammed Dünya Yanıyor sav
    **gel Ya Muhammed Dünya Yanıyor sav

    enn çoook sevdiğim isimlerden biri muahmmed kurban oldugum ismine

  • Aylin
    Aylin

    İSMİNE kurban oldugum ya MUHAMMED

  • Mâi Eflatun
    Mâi Eflatun

    Efendim....

    Kalemim,ellerim nasıl ifade etsin...

    Bitmez tükenmez kokusuyla,solmaz bozulmaz duruşuyla bir çölde açmış güldür Gül....

    Ehl-i aşk diyordu ki:

    Muhabbetten Muhammed oldu hasıl;

    Muhabbetsiz Muhammed'den ne hasıl?

    Ölmeden önce ölmenin,öldükten sonra da neşv ü nemâ bulmanın sırrını öğreten cânım Efendim...

    Ondan öğrendiğim aşk öyle bir aşktır ki; diğer öğreticilerimin gösterdiği aşk beni prangalı bir köle ederken,Efendimin öğrettiği aşk büsbütün özgür kılıyordu...

    ''birbirinizi sevmedikçe gerçekten iman etmiş sayılmazsınız''...

    Sevmenin elzem oluşunu ifade ediyordu sözleriyle her defasında...

    Yaradılışın tohumu Sevgiydi.. Öğrendim...

    Uhud bir dağken onu da sevendin Efendim...Sevmenin boyutlarını derinleştirensin....

    Vesselâm...

  • Fatih Gizli
    Fatih Gizli

    KAINATIN SERVERİ NEBILER SULTANI VELILERIN BAŞ KOMUTANI

    SULTANLAR SULTANI.SEVGILILILER SEVGILISI ADIYLA SANIYLA COK YUKSEK SEREFLİ VEDE PAKI ZİŞAN HZ MUHAMMED S.A.V

    EVLIYAULLAHIN SEVGILISI ONLARIN İŞİGI ONLARIN CANI CANANI

    ÜMMETİNİN SEFAATCISI CANLAR FEDA OLSUN YOLUNA YA RESULULLAH S.A.V.SEFAAT EYLE BU KEMTER ACIZE.


    admin@ismailaga.com

  • Bilal Büyükılgaz
    Bilal Büyükılgaz

    Nur Saçan Kandil”

    Onun aslı nurdur. Allah-u Teâlâ o nurda tecellî ettiği için: “Sirâc-ı münîr = Nur saçan kandil” olmuştur.

    Allah-u Teâlâ kulu ve Resul’ü Muhammed Aleyhisselâm’ın bizzat mübarek şahsını; mücessem bir hidayet, bir rehber ve bir önder kılmıştır.

    Mübarek vücudu serâpâ nurdur. Bu nur ile körler bile görür, duymayan kulaklar duyar, kapalı kalpler açılır, yolunu şaşıranlar yol bulur.

    Bu hususta Allah-u Teâlâ, Zât-ı risaletpenâhî’yi muhatap kılarak şöyle buyuruyor:

    “Ey Peygamber! Biz seni bir şâhit, bir müjdeci, bir uyarıcı, Allah’ın izniyle Allah’a çağıran ve nur saçan bir kandil olarak gönderdik.” (Ahzâb: 45-46)

    Bunun içindir ki vücud-ı şerif’leri, ruhları, lisanları, kalpleri, ahlâk ve amelleri, ilim ve fehimleri nur kaynağıdır.

    Bu öyle bir nur ki, bu nur Allah-u Teâlâ’nın nurudur. Bu öyle bir kandil ki, bütün âlemleri nurlandıran bir kandildir.

    Her ne kadar görünüşü beşer ise de, fıtrî yapısı ayrıdır.

    Cismin beşer oluşu hakkında Âyet-i kerime’de şöyle buyurulmaktadır:

    “Resul’üm! De ki: Ben de sizin gibi bir beşerim. Ancak bana vahyolunuyor.” (Kehf: 110)

    İşte onun hakkındaki bütün yanılmalar bu noktadan doğuyor.

    “Ben de sizin gibi bir beşerim.” beyanı, onun beşer yönüdür, zâhirî görünüşüdür, dışıdır.

    İşte bu perdenin ötesine geçemeyenler:

    “Allah’tan size bir NUR ve apaçık bir kitap gelmiştir.” (Mâide: 15)

    Âyet-i kerime’sinde geldiği haber verilen bu “Nur”u göremediler, cisimde takılıp kaldılar, “Nur”a inemediler, hidayete eremediler ve iman etmiş de olmadılar. Onlar öteye geçemedikleri için, ilâhî nurdan, rahmetten, merhametten mahrum kaldılar.

    Âyet-i kerime’de geçen; “Nur” Muhammed Aleyhisselâm’dır, zira ancak onun vasıtası ile hidayete erilir.

    “Kitap” ise Kur’an-ı kerim’dir, o da hidayet rehberidir.

    “Ben de sizin gibi bir beşerim.” Âyet-i kerime’sini görerek: “O da bizim gibi bir insandır.” diyenler, onun:

    “Asluhu nur, cismuhu âdem” olduğunu, “Sirâc-ı münîr” olduğunu, “Nur saçan kandil” olduğunu bildiren ve buna benzer Âyet-i kerime’leri görememektedirler. Nefisleri onlara onu göstermiş, diğerini göstermemiş. Hakikati göremediklerinden ötürü de Âyet-i kerime’lere iman etmediler ve imandan kaydılar. Bu ise Allah-u Teâlâ’nın onların kalplerini döndürmesinden ileri gelmektedir.

    Resulullah Aleyhisselâm’ı hükümsüz ve hiçe sayanlar;

    “Aslıhu kâfir, cismuhu necis”tir.

    Bu necasetliklerinden ötürü o “Nur”a leke sürmeye çalışıyorlar. Bu necaset halleri ile o “Nur”u görmeleri mümkün değildir. Amma kendilerinin necis olduğunu da bilmiyorlar.

  • Elif Sirac
    Elif Sirac

    'Muhammed' ismi ne güzel bir isimdir; efendimiz (s.a.v) ’in ismidir.
    peygamber efendimize (s.a.v) ,
    Muhammed ismi ile beraber; Ahmed, Mahmud ve
    Mustafa da deniliyor; hepsi de güzel isimlerdir..
    Zaten bu isimleri de efendimiz (s.a.v) güzelleştiriyor..
    Muhammed isminin anlamı ise 'tekrar tekrar övülmüş'
    anlamına gelmektedir..

    'Muhabbetten Muhammed oldu hâsıl,
    Muhammed'siz muhabbetten ne hâsıl? '

  • Sebahattin Zorlu
    Sebahattin Zorlu

    Hz. Muhammed (sav) yasadigi müşaheden sonra bu güzelligi, bu müjdeli haberi, bütün insanlik ile paylasmayi diledi. ilmi yaymak ugruna evinden, malindan, yurdundan oldu, taşlandi, öldürülmek istendi. Yilmadi, yildiramadilar, yildiramazlardi. Mekke´nin ileri gelen müsrikleri bu irade karsisinda caresiz kalmis, bari anlasma yoluna gidelim belki vazgeçer düsüncesi ile, ya Muhammed dön bu davandan, sana ne istesen verelim dediklerinde “'Bir elime güneşi, öteki elime ayı verseniz yine de bu davadan vazgeçmem”' diye karsilik vermistir.

    Neydi müşahede ettigi, ne yasamisti da böylesine gözü hic bir seyi görmez olmustu?

  • Bilal Büyükılgaz
    Bilal Büyükılgaz

    Hâtemü'r-Rüsul'ü Mîraç'ta Öne Geçiren Velâyet'in,
    'İlmullah'a Mazhar Olan Ârifteki Tecellîsi:

    Hüseyin bin Abdullah el-Abbâsî -kuddise sırruh- Hazretleri 'el-Husûs bi-Edâti'n-Nusûs fî Şerhi'l-Fusûs'un başka bir noktasında Hâtemü'r-rüsul'ü Mîraç'ta öne geçiren şeyin 'Hâtemü'l-velâye' olduğuna işâret etmiş; bu velâyetin, âriflerden 'İlmullah'la desteklenen bir kimseye daha tevdî edildiğini haber vermiştir:

    'Âriflerden birinin makâmı hakkındaki bu üstünlük, zihnindeki kuvvetle ve keşfinin kendisine hükmetmesiyle bir tahsise sâhip olup, Mîrâç'ta onu ileriye geçiren velâyet-i Muhammediyye'nin Hâtem'inin iktizâsı olan ibârenin, zihinde zâhiren meydana getirdiği şeyin dışında anlaşılamaz. Zîrâ bu, Hakk'a mutâbık bir keşif karşılığında, Ömer'in Ebu Bekir üzerine -radıyallâhu anhümâ- Bedir esirleri hakkında hükmettiği şeye nisbetle tahsis edilmiştir ki, konuşma ilmi bakımından 'İlmullah'; yâni 'Allah'ın ilmi' hakkında âriflerden biri için de aynı şey geçerlidir.' ('el-Husûs bi-Edâti'n-Nusûs fî Şerhi'l-Fusûs', İ.Ü. Ktp., AY, nr.: 4480, vr. 52a)



    'Kâf' Harfinin Sırrı, Hâtemü'r-Rüsul ve
    Hâtemü'l-Evliyâ'ya Verilmiştir:

    Velîlerin sonuncusu olan Hâtemü'l-evliyâ'nın, Allah'ı bilen âriflerin en üstünü olduğuna dikkati çeken Hüseyin bin Abdullah el-Abbâsî -kuddise sırruh- Hazretleri, onun tâbî olduğu Hâtemü'r-rüsul'le birlikte, etrâfı çepeçevre kuşatan hazîreye vâsıl ve 'Kâf' harfinin sırrına mazhar olduğunu ifşâ ederek, 'el-Husûs bi-Edâti'n-Nusûs fî Şerhi'l-Fusûs' adlı eserinde şöyle buyurmuştur:

    'O, O'nu başka bir şeyle değil, kendi nefsiyle bilir. Allah'ı bilmenin en üstünü işte budur (ve bu) velîlerin hakîkatlerini tasvir eden Hâtem'e müyesser olmuştur. Dolayısıyla Allah'ı bilenlerin en üstünü de odur. Bu ilim, Hâtemü'r-rüsul ve Hâtemü'l-evliyâ'dan başkası için geçerli olamaz. Hâtemü'r-rüsul'ün Hâtemü'l-evliyâ'dan daha önde olduğu husûsunda, Hâtemü'l-evliyâ'nın 'tâbi' olması bir işârettir. Hâtem yalnız iki olduğu için, etrâfı çepeçevre kuşatan hazîreye ancak onlar vâsıl olmuşlar ve kendilerine 'Kâf'ı müşâhade ettiren 'Kâf' harfinin sırrına yalnız onlar vâkıf olmuşlardır.' ('el-Husûs bi-Edâti'n-Nusûs fî Şerhi'l-Fusûs', İ.Ü. Ktp., AY, nr.: 4480, vr. 52b-53a)



    İlmi 'Kâf' Harfinden Çıkarılan ve
    Hâtemü'r-Rüsul'ün 'İhvân'ı Olan
    'Ezelî İnsan'ın Hakîkati:

    Hüseyin bin Abdullah el-Abbâsî -kuddise sırruh- Hazretleri yukarıdaki beyanlarının hemen ardından, tıpkı Hâtemü'r-rüsul gibi ilmi 'Kâf' harfinden çıkarılan Hâtemü'l-evliyâ'nın da; 'Âdem su ile toprak arasında iken ben peygamberdim.' sözünü söylemeye salâhiyetli, ezelî bir insan olduğuna işâret etmiş ve onun Resulullah Aleyhisselâm'ın 'İhvân'ından, nefsini görmeyen bir kişi olduğunu haber vermiştir:

    'Nebîlerden, resullerden ve onların dışındakilerden herhangi biri (bu sırrı) ancak, hakîkatlerin hakîkati ve ilmi 'Kâf' harfinden, mişkâtı ise ilk Nûr'un kandilinin içinden olan Hâtemü'r-rüsul'ün mişkâtından görebilir. O kadîm (ilk) insan sınıflarının ezelîsi olarak takdir edilmiş, bildirilmiş olan insandır ki, kendisinden:

    'Âdem su ile toprak arasında iken ben peygamberdim.' diye sözetmiştir.

    Onun mişkâtından iktibasta bulunanlarla ilgili olan bu sözü, onun 'İhvân'ından (kardeşlerinden) başkası söyleyemez. Onlardan biri kendi nefsini görmez ki, o da, ondan başka bir 'Kadîm' (ezelî) insandır. Onlar kısa bir dille o, uzun bir dille ondan başkası olmuşlardır. Onlara 'Hakîkatü'l-Muhammediyye'nin cüzleri', belki de 'O'nun sûretinin âzâları' denilir. O ise, kendisiyle tamamlanan bu sûretin kalbidir. İşte ilmi 'Kâf' harfinden vâr edilen Velâyet-i Muhammediyye'nin 'Hâtem'i de aynen böyledir.' ('el-Husûs bi-Edâti'n-Nusûs fî Şerhi'l-Fusûs', İ.Ü. Ktp., AY, nr.: 4480, vr. 53a)

  • Fatih Gizli
    Fatih Gizli

    SENİ ANLATMAYA NE DILLER NEDE GOZLER NEDE GONULLER ANLAR. SEN BU GUNAHKARLARIN KURTARICISI SEFAATCISISIN..

    SONSUZ SALAT SELAM OLSUN ŞANLI RESULU ZISAN S.A.V SANA VEDE SEREFLİ AL VEDE ASHABINA..

    NE MUTLU UMMETI MUHAMMEDIM DİYENE..SEN EŞİ OLMAYAN BİR GÜLSÜN.