Kültür Sanat Edebiyat Şiir

islam sizce ne demek, islam size neyi çağrıştırıyor?

islam terimi Mehmet tarafından 17.08.2002 tarihinde eklendi

  • Osman Özütler
    Osman Özütler 31.05.2017 - 01:15

    İslam kelimesi, Arapça'da "barış" kelimesiyle aynı anlama gelir. İslam, Allah'ın sonsuz merhamet ve şefkatinin yeryüzünde tecelli ettiği huzur ve barış dolu bir hayatı insanlara sunmak için indirilmiş bir dindir. Allah tüm insanları, yeryüzünde merhametin, şefkatin, hoşgörünün ve barışın yaşanabileceği model olarak İslam ahlakına çağırmaktadır.

  • Kafamda Bir Tuhaflık
    Kafamda Bir Tuhaflık 18.04.2014 - 13:33

    Diri diri gömülen kadınları çıkarıp ayaklarına cenneti seren bir dindir İslam

  • Dabbetül-arz-ı Mevud
    Dabbetül-arz-ı Mevud 27.01.2013 - 16:44

    ayhan ve aytaç yazarefendi:

    'yedi bin yıldır allah katında din islamdır? '

    ((...evvel ve ahir bismillah ve euzubillah: kur'anı oku kerim deki:'biz o kuranı kadir gecesinde indirdik! '...ve... 'bugün sizin üzerinize nimetimi tamamladım! ve din olarak size islamı seçtim? ' ve böylece kuran kadir gecesinde inmiş ve dinde gadir-i humda tamamlanmıştır.ama ne hikmet ki kadir gecesi mübarek bir gece olarak anılırken dinin tamamlandığı gadir-i hum olan mübarek gün hiç anılmaz olmuştur.belki buda emevi ve abbasilerin zalim emirlerinin fasık vezirlerinin hain hakimlerinin ve cahil alimlerinin ki bu cehaletten maksadımız 'kuran ve ehlibeyt cahilliğidir? ' nitekim kuran alimleri ve ehlibeyt alimleri diye ikiye ayrılmış olan ilim ve hikmet alanı bizleri ifrat ve tefrite götürmüş müfrir şii ve sünni alimleri yüzünden ümmet-i muhammed ikiye bölünmüştür.kuranı oku kerim deki:'fitne öldürmekten beterdir? ' evet gerçekten fitne öldürmekten beterdir.ama fitne nedir? nedir fitneden haber veren şey? fitnenin iki enstürümanının biri ateş biride baruttur.diyelimki şiilik ateş ise sünnilik barut gibidir.bir tez diğeri anti tez gibidir.mesela şii alimler sünniliğin hadis kaynaklarının yarısını kabul etmezler hasbel kader birleştirkleri noktada kabul etmek zorunda bırakılmıştır.sünni alimlerde keza bunu yapmışlardır.ama doğrusunu biz tasavvufçular yapmışızdır.şiilerin kabul ettiği hakikat hadisleri ile sünnilerin hakikat kabul ettikleri hadisleri almış karma yapmış ve tasavvuf yolunu ortaya koymuşuzdur.böylece iki kere hakikatle buluşmuş nur üstüne nur bir hakikat yolu meydana gelmiştir.mevlana görüş taassubu ve ideoloji faşizmine dalmış olan şiilerden de değildir sünnilerdende değildir.ne şii nede sünnidir tam manası ile sadece tasavvufçudur.kuranda geçen o ne sağcı nede solcu olmayan ama sabikun olan öncü olan vasat olandır.tasavvuf ehli ebubekir ömer osman ali hasan hüseyin ve mehdiyi hak olan yedi halife olarak kabul ederken.sünni-süfyani ekole göre bu sıralamada gizli gündemlerinde ebubekir ömer osman muaviye yezit mervan ve süfyandır.süfyan:(sahte mehdi anlamımda mehdiyüssüfyan ve aynı zamanda ümmetin deccali anlamındadır?) nasılki hz.mesih öncesi kudüste yahudilerin içinden bir mesihüddeccal çıkacak ise, bizim ümmet-i muhammed içindende hz.mehdi öncesi mehdiyüssüfyan çıkacaktır belkide çıkmış bizim haberimiz yoktur? mesela said nursi derki:'bazen süfyan süfyanlığını bilmeyebilir? ' tıpkı hz.mehdinin kendisinin mehdi olduğunu anlayıncaya kadar mehdi olduğunu bilemeyeceği gibi.nitekim hz.muhammedde kendisinin 40 yaşına kadar ahirzaman nebisi olduğunu önceden bilememesi gibi vesselam.şimdi konu başlığımıza dönersek...? ülkemizde bir misyonerlik avı başlatılmış veya diyalog hareketine vede medeniyyetler arası ittifakçılığa karşı bir tavır sergileyen bazı cemaatlere göre kabul edilen yanlış durumları ele almaya çalışacağız.ümminebi/fakirresul:(saa) diyor ki:'cennete önce benim ümmetim girecektir? ' bu demektir ki, daha sonra hz.isanın hz.musanın ümmetlerinin mümin olanları girecektir.hatta hz.ibrahimin kenarda köşede kalmış olan ümmimümin milleti ve saire.cuma gününün cumartesinin ve pazarın başlangıcında imameti almış olduğu gibi.mülahazacı fethullah gülen hocaefendinin:'la ilahe illa allah? ' diyen herkesin cennetlik olacaktır sözü ya yanlış anlaşıldı yada yanlış anlatıldı gibime geliyor.pozitif anlamda bir tasavvufçu olarak bu konuyu ele aldığımda ise şunu görüyorum.evet bir mümin için son nefes önemlidir.ve son nefesde la ilahe illa allah demesi şarttır.fakat şu ilm-i hikmete de haizdir? son nefesde allaha teslimiyet olmalı son nefesde hal üzere olmalıdır.yani ilim amel ihlas şartuyla 32 farz ve 54 farz ehli olmak şartı iledir.ve son nefesde imanın yetmiş şubesinde teneffüs halinde olmakta şarttır.şah-ı nakşibendiye sormuşlar? 'nasıl olmalıyız? ' oda demişki:'son nefesde nasıl olman gerkiyorsa öyle ol? ' eee tabiki huş derdem budur? sefer der vatan budur.doğrusu bu söylem ve sohbetlerden alıntıların hepsi ehlisohbetten gelen sahabenin hal tercimelerinin hale tecelliyen huyların ve hasletlerinde hululiyeti ile kalden naklen bize gelenlerdir.öyle ya bir derviş o edep sofrasında seslicene 'bismillah? ' demiş.şah-ı nakşi buna içerlenmiş ve bu adama dervişliği öğretin hafi zikrin ne demek olduğunu bildirin demiş.ne hikmetki şimdilerde alevi bektaşi sofrasında bu yapıldımı kınanmaktadır kişi.işte buda bizim tesbit ettiğimiz üzere dörtkapıkırkmakamın ilk iki kapısının nakşibendilik olduğuna hüccettir.bi türlü konumuza gelemiyoruz farkında iseniz.yine rabbül-alemin kuran de derki:'islam dininden başka bir din arayanın dinini kabul etmeyiz? ' ama ne zaman? bir yahudi veya bir hıristiyan dinine mütedeyyin olan zat.eğer kendi kutsal kitabından bir ayet yüzünden şek ve şüphe vesvesesine düşerse ve bunun ardından labirent vesvese tuzağına yakalanıpta düşünce karanlığı içerisnde zihin ve kalb gündeminde arayışa girerse işte bu kişinin haline göre allah islam dininden başkasını kabul etmez.yoksa kendi kutsal kitabından hiç şüphe etmeksizin.allaha ve ahiret gününe iman ile salih bir kulllukla güzel düşünüp güzel davranış ile barışsever adalet sever olurda eline diline beline sahipse onların allah katında mükafatları vardır zira bu bir ayettir.şöyle ki:'yahudi hıristiyan ve sabilerden allaha ve ahiret gününe iman edipte hayra ve barışa yönelik iş yapanların allah katında mükafatları vardır? ' biz tasavvufçuların huyudur? böyle hüccetlerde ayet sayısı ve sure sıralaması pek yapmayız bunu alimlere bırakırız ki onlarde bu vesile ile bir iş yapmış olsun allahda onların günahlarını afftesin hatalarını görmezlikten gelsin kusurlarını örtsün ve tevbelerini kabul etsin inşaallah ve elhamdülillah.ve gelelim havra kilise ve mescid meselesine.yine bi ayette derki rabbimiz:'allahın fazlı ve keremi olmasa idi yeryüzündeki havralar kiliseler ve mescidler yıkılır giderdi.' bakın mevlana celaleddini rumi hazretleri 'gel ne olursan gel! ister kafir ister mecusu ister putperest ol yine gel.yüz kere tevbeni bozsanda yine gel.bizim kapımız umutsuzluk kapısı değildir? '...der ama dikkat buyurun? yahudi hıristiyan ve sabii olsanda gel demiyor.bu küfür ve hakaret olurdu olsa olsa.ama birileri bunu yanlış anlıyor böyle zannediyor.oysa bugün bile ezan-ı muhammedde ve kaamet-i mehdide bile hala 'gel gel namaza gel kurtuluşa der? ' bu çağrı kime sizce.müslümanlara mı? yahudi ve hıristiyanlara mı? bence müslümanlardan ziyade yahudi ve hıristiyanlaradır.neden diyeceksiniz? namaz dinin direğidir? yahudilerinde hıristiyanlarında dinlerinde namaz vardı.ama bi vesile gerek şehvetleri yüzünden gerksede aşırı gitmeleri yüzünden bu namazı terkettiler dinlerini yıktılar.kuranda demiyormu hz.meryem için 'rüku edenlerle birlikte rüku et? ' nerde sinagogda namaz kılınıyor? ve hz.isa beşikte demiyormu ben yaşadığım sürece allah bana anneme saygılı olmamı ve namaz kılıp zekat vermemi emretti.ve yakup peygamber çocukları için islam üzere ölün demiyormu.hz.ibrahim mekkede kabenin bir ibadet yeri olduğunu ve ibadet ritüellerinin öğretilmesini temenni etmiyormu.allah katında din islamdır? okey? namaz bu dinin direği değilmi? okey? şimdi bakın? din allah katında ve meleklerde yine allah katında kıyam rüku secde tahiyyat ile dini ayakta tutuyor.kıyam melekleri rüku melekleri secde melekleri ve tahiyyat melekleri dinin direği oluyorlar allah katında ve din allah katında böylece islam oluyor korunuyor muhafaza ediliyor.hiçkimse namaz kılmasa haşa din yıkılmaz.melekler kıyam rüku secde ve yahiyyatta olduğu sürece allah katında din islamdır hiçbir zamanda yıkılmayacaktır.ve zaten rabbimiz yeryüzündeki kitabınada sahip çıkmıyormu.biz indirdik o kuranı biz koruyacağız? eee o zaman mesele nedir.biz neyi paylaşamıyoruz da bir bardak suda fırtınalar kopartıyoruz ve din elden gitti nidaları atıyoruz.tavşan dağa küsmüş dağın haberi olmamış dağ fare doğurmuş vesselam... ayhan ve aytaç yazarefendinin makalesi de böylece sona ermiştir.hadi kalın sağlıcakla inşaallah ve elhamdülillah :))

  • Dabbetül-arz-ı Mevud
    Dabbetül-arz-ı Mevud 08.12.2011 - 14:53

    Kimden: Mehdi dabbetül-arz 19
    Kime: Grup: MAVERA-Sufi Muhabbet
    Tarih: 8.12.2011 14:41 (GMT +2:00)


    Konu: İSLAMİYETTE HAPİS CEZASI YOKTUR:


    'İSLAMİYETTE HAPİS CEZASI YOKTUR:

    ...ceza-i müeyyide açısından ceza-i infaz esastır islamiyette.hırsızlık yapanın eli kesilir.kasten bir mümin öldürülürse hemen kısas vardır.göze göz,dişe diş,cana can,nisaya nisa,fetaya feta,sabiye sabi,toprağa toprak vardır.bozgunculuk yapan ve allah ve resulüne cihat açan için üç tür ceza vardır.ya öldürülmesidir,ya idam edilmesidir,yada sürgündür.zina yapanlar için yüz değnek cezası vardır.içki içene de hat cezası vardır.ve daha birçok açıdan silamiyette hapis cezası uygulamasına ben şahsen ayet ve hadis ilmi açısından rastlamış değilim.

    ...bil-akis,hapisde olan kişi için özgürlüğüne kavuşturulması için madi yardım söz konusudur.bil-akis esirlerin bağışlanması meselesi de mevcuttur.bil-akis kölenin azad edilmeside mevcuttur.hatta kısas a kısas da bile her ne kadar kısas hakkı ferdin yakın akrabalarının yetki ve selahiyetinde isede bağışlaması durumunda allah katında mükafatı söz konusudur.

    ...islam da hem şeriat hemde tasavvuf modeli vardır.zahir ve batın ilim açısından ki,hem yunus emre hemde molla kasımdır örneklersek.dört kapı kırk makamın ilk iki kapısı nakşilik son iki kapısıda bektaşilik olmak üzere islamın şeriat,tarikat,marifet ve hakikat esaslarını ortaya koyar.imam-ı rabbani derki:'mehdi zahirle batını birleştirecektir.' bunun anlamı ('mehdi nakşilikle bektaşiliği birleştirecektir.') demektir.

    ...kuran ayetlerinin bir kısmı şeriata,bir kısmı tarikata,bir kısmı marifete ve bir kısmıda hakikate atıfta bulunarak açılımlar sergiler.işte bunun toplam müfredatına biz 'dört kapı kırk makam' diyoruz.dört anasırr-ı hakikatte,hava,su,toprak,ateşde olduğu gibi veya dört mezhebin dördününde bu çerçevede hak olması gibidir.aslında hak olan mezhep birdir ve caferilitir.ancak bu hak mezhebin dörtanasırr-ı hakikatinde dört mezhep mevcuttur.

    ...musa şeriatına göre,bir tokat vurana bir tokat vardır.isa şeriatına göre bir tokat atana diğer yanağın çevrilmesi vardır.muhammed şeriatına göre ise tokatı tutmak ve hiçkimseye vurdurmamak vardır.onun içindirki resulullah veda hutbesinde 'ne zalim nede mazlum olunuz? ' buyurmuştur.

    ...bugün tüm dünyada her çeşit hukuk anlayışına göre adalaet bir türlü sağlanamamaktadır.çünki fıtratın ve tabiatın evrensel akıl ve ahlak anayasası kurandır.her konuda hüküm ve fetva rabbimiz tarafından örneklendirilimiştir.hz.ali derki:'resulullah kafamızda hiçbir soru işareti bırakmadan gitti? ' yani hem dünya hemde ahiret açısından sorulabilecek her şey ki,bu bütün dinleri,mezhepleri,tarikatleri ve siyasetleride içine alırki dört kitap dört mürsel dört kapı kırk makam olarak hakikatine,hikmetine,hüccetine ve hidayetine kavuşturulmuştur.'

    – DÖRT KAPI KIRK MAKAMIN İLK İKİ KAPISI NAKŞİLİK SON İKİ KAPISI BEKTAŞİLİKTİR VESSELAM :)

  • Taskin Tuna
    Taskin Tuna 21.03.2011 - 13:24

    islam,teslim,müslim kelimeleri hep aynı kökten geliyor sim lam mim kökünden ALLAHA TESLİM OLMAK demektir.Kainatın tek dinidir ali imran 19 Muhakkak ki Allah'ın indinde dîn İslâm'dır. öncelikle ne kadar geriye gidersek gidelim hep islam yasanmıstır. süra 13:(Allah) dînde, onunla Hz. Nuh'a vasiyet ettiği (farz kıldığı) şeyi (şeriati) : Dîni ikame edin (ayakta, hayatta tutun) ve onda (dînde) fırkalara ayrılmayın. diye Hz. İbrâhîm'e, Hz. Musa'ya ve Hz. İsa'ya vasiyet ettiğimiz şeyi Sana da vahyederek, size de şeriat kıldı. Senin onları, kendisine çağırdığın şey (Allah'a ulaşmayı dileme) müşriklere zor geldi. Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O'na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır) . burada görüldüğü gibi peygamber efendimize sav farklı bir serriat gelmemiştir yüce rabbimiz kainatı yarattıgı zaman insanları hepsini islam (hanif) fıtratı ile islam dinini yasayacak standarta yaratmıstır rum 30:Artık hanif olarak kendini (vechini) dîn için ikame et, Allah'ın hanif fıtratıyla ki; Allah, insanları onun üzerine (hanif fıtratıyla) yaratmıştır. Allah'ın yaratmasında değişme olmaz. Kayyum olan (kaim olacak, ezelden ebede kadar yaşayacak) dîn budur. Fakat insanların çoğu bilmez. görüldüğü gibi kayyum olan ezelden ebede kadar var olacak tek dindir. tabiki insanlar zaman gectikçe malesef nefslerindeki afetler sebebiyle iblisinde tesiri ile yozlasarak dinden uzaklasacaklardır ve rabbimizde insanların unuttugu dini kitaplar göndererek güncellemiştir.her peygamber allaha 100de 100 teslim olmustur yetmez onlara tabi olanlarda teslim olmustu ve teslim olmak için enzem olan ibadetleri 100de100 yerine getirmişlerdir zikir,namaz,oruc, v.s ama öncelikle evvel emirdeki farzıyet ALLAHIN DAVETİDİR hac67:vedu ilâ rabbiksen rabbine davet et.rad14:Lehu davetul hakk Hakkın daveti O'nadır (Kendisinedir, Allah'adır) . bakara 186ucîbu daveted dâi izâ deâni, fel yestecîbû lî O halde onlar da Bana (Benim davetime) icabet etsinler ve Bana âmenû olsunlar (Bana ulaşmayı dilesinler) yani görüldüğü gibi insanlar uyarılıyor emanet yaratılıs hedefimizin allaha ölmeden önce ualsmak islamın bütününü hayatımıza tatbik ederek dünya ve ahiret saadetine ulasmamızdır. yani din insanı teslime götürür daha acık bir ifadeyle kişiyi ALLAHA ULASTIRIR insan YARATILANLARIN EN ŞEREFLİSİDİR onu serefli kılan RUH emanetidir insan fizikvucut, nefs vucut,ruh vucut olmak üzere bir üçlüden olusuyor ruh ALLAHIN TEMSİLCİSİ nefs ise baslangıc standartlarda nefsi emvarede olması hasebiyle SEYTANIN EMSİLCİSİDİR fizik vucut ise bir ise karar merceği olarak aklı (iradeyi kullanır) bu dünya hayatında kişi idrak ederse bende ALLAHIN BİR EMANETİ VAR ALLAHTA BENİ KENDİSİNE DAVET EDİYOR ve bunu FARZ KILMIS fecr 28. rabbine geri dön müemmil 8 herseyden kesil ona ulas zümer 54:ölmeden önce ona teslim ol.rum31:allaha yönel takvasahibi ol ve birçok ayeti kerimede farz. PEYGAMBER EFENDİMİZ SAV İLK CUMA HUTBESİ: ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜN.kişi kalben dilerse neolur enfal 29: Ey âmenû olanlar! Allah'a karşı takva sahibi olursanız sizi furkan (hak ve bâtılı ayırma özelliği) sahibi kılar! Ve sizden (sizin) günahlarınızı örter ve size mağfiret eder (günahlarınızı sevaba çevirir) . Ve Allah, büyük fazl sahibidir 14 asır öncede sahabe bu dilekle sahabe oldular zümer 17 ve onlar taguta kul olmaktan kendilerini kurtardılar allaha ulasmayı dilediler onlara müjdeler vardır. işte bizde bu dileği ALLAHA ULASMAYI KALBEN DİLERSEK bizede müjdeler vardır sevgili kardeslerim ALLAH RAZI OLSUN

  • Memet Sever
    Memet Sever 10.12.2010 - 19:24

    Gördüğünüz gibi dünyada her şey belli kural ve yasalara bağlıdır.
    Ay ve yıldızlar öylesine muazzam bir düzene bağlıdırki, bundan zerre kadar dışarı çıkamazlar.
    dünyamız belli bir şekilde ve hızla dönmektedir. hızında zamanında ve yolunda en ufak bir deyişiklik olmaz.
    su ve rüzgar,ışık ve ısı hepsi bir sisteme bağlıdır.
    Maddeler,bitkiler ve hayvanlar belirlenen yasalara göre doğar,büyür,yaşar, çoğalır veya azalır ve ölürler.
    insanın kendisinin durumuna bakarsanız, onunda doğa yasalarına bağlı olduğunu görürsünüz. Onun için hangi yaşama kuralı konmuşsa ona göre soluk alır,
    su, gıda ısı ve ışık elde eder kalbinin çarpması, kan dolaşımı soluğunun alış verişi bu sisteme bağlıdır.
    Beyni,midesi,akciğeri,sinir ve adeleleri elleri ve ayakları,dili,gözleri,kulakları,ve burnu kısacası bedeninin her organı belirlenen biçimde hareket etmek ve çalışmaktadır
    En büyük gezegenler ile en küçük zerreciklerin sıkı sıkıya bağlı olduğu bu akıl almaz düzen büyük bir hükümdarın kurduğu düzenidir.
    tüm evren ve evrenin her şeyi o büyük hükümdara ve yöneticiye itaat etmektedir.onun kural ve yasalarına uymaktadır bu bakımdan tüm evrenin dini islamdır
    çünkü zaten Allaha itaat ve sadakate İslam denir
    Güneş ay ve yıldızlar hepsi müslimdir. dünyada müslimdir ve rüzgar su ve aydınlıkta müslimdir
    Ağaç taş ve hayvanlarda Müslim veya müslimanlar
    Allahı tanımayan, allahı inkar eden veya Allahtan başkasına tapan ve Allaha başkalarını ortak koşan, evet o da kendi doğası ve yapısı bakımından müslümandır
    çünkü onun doğması, yaşaması ve ölmesi hepsi ilahi kanuna bağlıdır
    Onun vucutunun bütün azaları ve her bir tüğünün dini islamdır
    Çünkü onların hepsi ilahi yasalara göre oluşmak, büyümek ve hareket etmektedir

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 27.05.2010 - 22:02

    Eski genelkurmay başkanı Fevzi Çakmak İslamcıdır,Ama laik cumhuriyetin genelkurmay başkanıdır.kazım Karabekir ve Ali Fuat Cebesoy'da İslamcıdır,Aynı zamanda milletvekiliğine atanmışlardır.İstiklal Maarşı yazareı M.Akif Ersoy da İslamcıdır.Bir zamanların yöneticileri diğer toplumsal gelişmelerde olduğu gibi,kendine karşı olan İslamcıya karşıydı.

  • Durmuş Tanrıkulu
    Durmuş Tanrıkulu 04.04.2010 - 15:30

    islam hemruhani hemde siyasi bir dindir dünyada üçtane ideoloji vardır 1 tanesi KOMİNİZİM 1 tanesi KAPİTALİZİM 1 tanesi İSLAM. KOMİNİZİM ideolojisi allah yoktur cennet cehennem yoktur insan maddedir öldüktensonra gene madde olacaktır KAPİTALİZİM şuanki sistemyani allah vardır cennet cehennem vardır kabul ediyorlar ama allah bize karışmaz insan herşeyi kendi belirlerder İSLAM ise allah vardırdır cennet cehennem vardır öldükten sonra hesapvardır ve bütün kanunları nizamları allah belirler herşeye o allahın elindedir.dervee kanunu koyarama biz insanlar herşeyi kolaylıkla degiştirirzislam bir yaşam nizamıdırhaktır gerçektir iyi düşünmeklazım allah muhafaza yanlış birşey yaparsak sonumuz hüsran olabilirçünkü ilerde ebedi bir hayat vardır.saygılar

  • Osman Özütler
    Osman Özütler 22.02.2010 - 12:11

    Hristiyanlıktan sonra dünyada en yaygın ikinci dindir..

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 04.08.2009 - 00:41

    Çoğu İslam alimine göre Yahudilik,hırıstıyanlık ve müslümankığın temel kaynağı Sabiilik'tir.

  • Yavuz
    Yavuz 18.05.2009 - 03:31

    islam bizce tüm insanları tek çatı altında toplayan ve hayatı doğru dürüst yalansız ve tertemiz şekilde yaşamayı öngören Yüce Din İSLAMDIR
    islamsitem.com adına
    http://www.islamsitem.com

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 15.05.2009 - 20:04

    Eğer bir sistem adalet temeline dayanmıyorsa,anti-İslam'dır.insan hak ve özgürlükleri birer haktır ve İslam bu hakkı sahiplenmelidir.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 15.05.2009 - 19:57

    Garçek İslam siyasi ve sosyal açıdan tarihin halktan yana olanıdır.Öyle bir dinin izinde olunmalı ki,yoksulluğu ve sınıf tatışmasını kaldırsın; öyle bir inanç ki,insanlara bu dünyada dirilik ve olgunluk kazandırsın,öyle bir akideye inanmalı ki,adalet terazisini ölümden önce cağdaş topluma ikame etsin.

  • Onur Bilge
    Onur Bilge 07.05.2009 - 13:32

    İSLAM, TESLİM; İSLAMİYET, TESLİMİYET DEMEKTİR.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 06.05.2009 - 11:41

    İslamiyet'de, kırılma noktası Gazali'nin yaptıklarıdır.İbni-Sina gibi bilim insanlarını ülkesinden kovacak kadar pervasızlaşmış,Müslümanlara, en büyük kötülüğü yapmıştır.İslamiyet bağlamında,ülkemizde maalesef çok büyük oranda bilgi eksikliği vardır.Yorumlar,söylemler insanlarda akıl tutulması yaratmaktadır.Bu olgu bütün İslam alemi ıçınde geçerlidir.O yüzden,birlik ve beraberlik olamamaktadır.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 06.05.2009 - 11:27

    Akıl sağlığı yerinde hiç bir kişi İslamiyeti karalamaz. Şu anda ki; İslam Aleminin durumu geçmişiyle bağlantılıdır. Yoksa,Hırıstıyanların, neden 500 sene ileride olduklarını anlayamayız.Müslümanlar,her devirde ibadetlerini baskıya maruz kalmadan yapmışlardır.Kabahat,İslamiyetin değil,onu insanlar uygulamıyor demenin mantıksal bir ızahı yoktur.Bu ülkede kişilerin inanç sistemeleriyle alıp veremediği yoktur.irdelenmesi gereken,hastanın neden hastalandığını sorgulamaktır. Ama, kimseyi üzmeden,inciltmeden...

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 06.05.2009 - 10:24

    İslamiyeti her fırsatta karalamak için fırsat kolayanlara derim ki;
    Din özellikle islamiyet acizlik değildir, islamiyet geriliği emretmez, bilimi ve teknolojiyi reddetmez.
    Bunu şu andaki müslümanların durumuna bakarak söylemek en azından insafsızlıktır. Şu andaki müslümanların içinde bulunduğu durum ile islamiyeti bağdaştırmayınız, unutmayın ki bu gün müslümanlar iyi durumda değillerse bu kendi dinlerini gereği anlayamamak, yaşayamamaktan kaynaklanmaktadır.
    Zira sahabe döneminde, yada Selçuklu ve Osmanlı döneminde her konuda buna bilimde dahil dünyaya hükmeden islamdı.
    Lütfen bu günkü manzaraya bakıp insafsızlık yapmayın.
    .
    Hastanede hasta yatağında ızdırap içinde yatan bir insana bakıp,
    bu adam doğduğundan beri böyle hasta ızdırap ve çile içinde diyebilirmisiniz?
    Belli ki o hasta, bir NEDEN'den ötürü o duruma düşmüştür, o hastalığından önce senin benim gibi sağlam bir insandı.
    Şimdi bu durumda olması, onun hep başından beri böyle olduğunu göstermez..
    .

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 01.05.2009 - 23:22

    İslam hakkında söyleyecek sözü olanların sol kavramını kullansalar da kullanmasalar da değişim yanlısı tutum sergilemelidir.Ezilenlerden,haksızlığa uğrayan bütün kesimlerden ve herkes için özgürlüklerden yana tavır koymaları kaçınılmazdır.

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 25.12.2008 - 13:11

    Allah kitabında getirdiği dine İSLAM adını kendisi vermiştir.
    İslam İslamdır. İslamın Orjinali, eskisi, yenisi, radikali, ılımlısı olmaz.
    İslam kelimesinin önüne arkasına başka sıfatlar eklenemez.
    İslam bu kelimelerden arıdır.
    Orjinal islam, Siyasi islam, ılımlı islam, islami terör, Radikal islam, İslam Faşizmi v.s.
    Hepsi ABD-AB ve İsrail üçlüsünün dayattığı kelimelerdir.
    Bu sıfatların hepsi özde islama ters ifadelerken, nasıl islama mal edilebilir ki.
    Müslüman ılımlı veya radikal olabilir, müslüman faşit olabilir, inancına ters düşse bile olabilir, bu onun inancındaki zaafiyetidir, islama mal edilemez.

  • Fikret Kılıç
    Fikret Kılıç 21.12.2008 - 21:41

    İslam tarihinde birçok mesele vardır ki; başlangıçta büyük ihtilaflar doğurmuş ve uğruna kanlar dökülmüştür. Neticede ağır basan taraf (güçlü olan taraf) kazanmıştır. İşte Ehlibeyt meselesi, işte namaz ve oruç meselesi, Şiilik ve Sünnilik meselesi...
    Kıble, hac vs. bütün bunlar anlayış farklarından, Kerim’i ve hadisleri tefsir tarzından ileri gelmiştir.”

    Halil Öztoprak, Alevilerde ibadet için şöyle diyor:
    “Aleviler de Kur’an’a ve Hz. Muhammed’in emirlerine uymakta ve ona göre ibadet etmektedirler. Ayrılık sadece ibadet ve itaatın şeklindedir.”(s.4)


    Halil Öztoprak, ibadetin evlerin dışında, açıkta yapılmasının Kur’an tarafından yasaklandığını, bunun gösteriş olduğunu yazıyor. Kaynak olarak da Maun suresinin Tefsiri-Tıbyan’dan aktarmasını gösteriyor:

    “Şiddetli Cehennem azabı ol açıktan açığa namaz kılan aynacılar içindir ki, ellere Müslümanlık ve sofuluk göstermek için selamet vs. tenha yerleri terkedip namazı aşikâr kılarlar. Bunlar cemaattir ki, namaz deyu bütün işledikleri amel ve ibadetleri Allah için olmayıp dünya menfaatlerini kazanmak için halkın gözüne sofu ve Müslüman gözükmeleri içindir.”(s.17)

    Ayrıca Halil Öztoprak, İslam’da ibadetin camide yapılması şartının olmadığını,
    ibadetin evlerde yapılmasının dinin kuralları arasında olduğunu iddia ediyor. Kaynak olarak, Tövbe suresinin 108. ayetini veriyor, Alevilerin camilere gitmemesini de buna bağlıyor.

    Tövbe suresi, 108. ayet:

    “Müminlere zarar vermek ve gönüllerindeki saklı duran düşmanlığı kuvvetlendirmek için namaz kılmaya mescid meydana getirdiler. Bunlar Müslüman olmadan önce Hz. Muhammed’le harbeden münafıklardır. Müminlerin arasını açmayı, onları birbirlerine düşürmeyi akıllarına koymuşlardı. Ya Muhammed, Müslümanlar seninle birlikte namaz kılsın ve zikretsin diye böyle geniş mescid, cami yaptık derler. Allahu Taala şahitlik eder ki onlar yeminlerinde yalandır.”(s.21)

    Tövbe suresinin 109. ayeti:
    “Ya Muhammed kalkma ve ol mescidlerde ebediyen namaza durma. Evvelce Allah korkusu üzerine yapılan mescidi evvelde Hakka ibadet haklı ve lazım bir ibadetti.”(s.21)
    Halil Öztoprak’ın bütün bu konularla ilgili yorumu ise şöyledir:“Hakiki Müslümanlık, Kur’an’da yazılı olduğu gibi, camisiz, minaresiz olarak, huzuru kalb ile Allah’a inanmak ve daimi ibadet etmektir.”(s.23)
    Halil Öztoprak, bir hadisi Nebevi’den şu aktarmayı yapıyor:

    “Sen başka camilere yakın olma. Kalp camiiden Allah’a yalvar.”

    Arkasından da namazın camide değil, evlerde kılınmasının Kur’an’da farz edildiğine dair, Nur suresinin 36. ayetini bize aktarıyor:

    “Ya Muhammed, kendi evlerinde ibadet edenleri Allah Teala tarafından tazim olunup sevap derecelerinin yükselmelerine izin verip emreyledi. Onlar şoy güruhtur ki evlerinde Allah u Teala’ya ibadet zikri tesbih edenlerdir...”(s.24

    Halil Öztoprak, Kabe konusunda ise, “Şahsivaril İslam” adlı tarih kitabından alıntı ile şu görüşlere yer veriyor:

    “Kabeyi ziyaret İslama mahsus bir ibadet değildir. İslam dini çıkmadan önce putperestler zamanında Arabistan Yarımadası putperestleri, Kabe’ye hürmet beslerler ve ziyaret ederlerdi. Mekke ortasındaki Haceri Semavi (Yani Hacer-ül Esved) taşının etrafına toplanıp secdeye kapanırlardı. Burada, Kudüs ve Yunan putperestlerinden öğrendikleri üzere kurbanlar keserler.”(s.25)

    Halil Öztoprak, Hacer-ül Esved’in etrafına toplanıp secde etmenin “cahiliye devri”ne ait bir adet olduğunu ve Hz. Muhammed tarafından bu ziyaretlerin kaldırıldığına ait Kur’an’da ayetler olduğunu yazıyor. Arkasından da, Suretil Bakar’ın 115. ayetini bize aktarıyor:

    “Güneşin doğup battığı yerlerin cümlesi Allah Teala mülküdür; hangi tarafa yüz döndürür iseniz Allahü Taala ibadet tarafı orasıdır.”(s.34)

    Sonra da şöyle yazıyor:
    “Allaha yalvarmak için her taraf kıbledir. İbadet esnasında Hacer-ül Esved gibi belli bir noktayı ve bir şehri daimi olarak kıble kabul etmek o nokta veya şehri putlaştırmak gibi bir şey olur.”(s.35)

  • Nev^hayal
    Nev^hayal 28.07.2008 - 10:01

    huzurun gerçekleştiği, ruhun teskin olduğu, varlığın anlam kazandığı...

  • T£k Bir
    T£k Bir 26.06.2008 - 00:29

    ALLAH katında tek din islamdır..İslam; dünya ile ahireti, toplum ile bireyi, madde ile ruhu birleştiren tek düzen olduğundan bütün çağlar için kaçınılmaz çözüm yoludur, bundan başkasının sonu hüsrandır! .. Böylece o tam bir yaşam biçimidir, bölünüp parçalanamaz; ya bütünü alınmalı veya bütünü terkedilmelidir, kitabın bir bölümüne inanıp diğer bölümüne inanmamak olmaz....

  • Hüseyin Eroğlu
    Hüseyin Eroğlu 15.06.2008 - 12:42

    Bu ülkenin bütün ırklarını, tek ırk, tek kalp, tek insan haline getiren İslâmiyet olmuş. Biyolojik bir vahdet değil bu. Ne kanla ilgisi var, ne kafatasıyla. Vahdetlerin en büyüğü, en mukaddesi. ister siyah derili, ister sarı... inananlar kardeştir. Cemil Meriç.

    İşte İslamı tarif eden Ustalardan biri daha.

  • Yusuf Bünyamin
    Yusuf Bünyamin 22.01.2008 - 17:40

    Çok Önemli Bir Paylaşım

    Sizinle bu sefer çok önemli bir anımı paylaşacağım. Bir gün arkadaşlarımdan birisi, bir hoca efendinin şöyle söylediğini bana anlattı. Günde yüz tane müslüman ölüyorsa en az % 96 sı imanlarını kaybetmiş olarak bu dünyadan göçüyormuş! Bu beni çok etkilemişti! Nasıl olurda müslüman olduğu halde insanlarımız imanlarını kaybederek akın akın sonsuz cehennem azabının içine düşerdi? İlk fırsatta o hoca efendiyi ziyarete gittim! Beni çok iyi karşıladı. Karşısında otururken sorumu sorayım diye düşündüm. Ama utandım. “Hocam bir sohbetinizde şunu söylemişsiniz, bana açıklarmısınız? ” Diyemedim. Tabiî ki bunda da bir hikmet vardı! Ben sorumu utanıp soramayacağımda, hoca efendi de bunu anlayıp sorumu cevaplayarak bazı şeyleri ispat etmeye çalışacaktı. Yoksa nereden biliyorsunuz? Soruma muhatap olacaktı! Utanıp sorumu soramadım! Mübarek nurlu gözleri ile gözlerime bakarak “ Maalesef pek çoğu imansız olarak ölüyor” diye cevap verdi! Evet ben bunu daha önceden de biliyordum. Bazı Veli’ ler Allah’ ın izni ile kalplerden geçenleri biliyorlardı! Sonra aklıma iki büyük liderimiz geldi. Kendi ilmim ışığında değerlendirdiğimde onlarında imansız olarak gittiğini tahmin ediyordum. Onları da sorayım diye düşündüm. Ama yine utanıp soramadım. Mübarek yine gözlerimin içine bakarak “ Maalesef onlarda kurtaramadı imanlarını” diye cevap verdi. O gün oradan alacağımı almıştım. Demek ki sadece dünya hayatını göz önüne alarak manevi değerlerini görmezlikten gelenler imanlarını kurtaramıyordu. Hem dünya hayatını hem de ahiret hayatını birlikte kafa kafaya götürmemiz gerekiyordu. Dünya hayatımız için çalışırken bir taraftan da ahiretteki dünyamızı kurmaya çalışmalıydık! Şimdi düşünüyorum da aydınlık yalanları ile açılıp saçılan kadınlarımız Günde bir kere bile lailaheillallah demek aklına gelmeyen, dinimizin kutlu değerlerini çağdışı kabul eden zihniyete sahip insanlarımız ne büyük bir tehlike ile karşı karşıyadır! Hâlbuki demokratik Cumhuriyetimizin bizlere sunduğu barış, sevgi, adalet, merhamet ve güzel ahlak gibi evrensel değerlerin baraklaştırıldığı ortamı çok iyi değerlendirip sonsuzluğa uzanan hayat yolumuzu başarılarla doldurmalıyız. Doldurmalıyız ki bu dünya hayatımızdaki imtihanımızı başarıyla tamamlayıp ölümümüzden sonraki sonsuz hayatımızda sonsuz saadeti yakalayalım. Bu anlamda siz sevgili dostlarıma başarılar diliyorum. İnşaAllah elimizdeki fırsatı en iyi şekilde değerlendirip dinimizi doğru şekilde öğreniriz. Ve öğrendiklerimizi gücümüzün yettiğince uygulamaya çalışarak sonsuzluğa uzanan hayat yolumuzda emin adımlarla yürürüz!
    Burada amaç insanlara karşı kötü zanda bulunup kınamak değil. Bilakis çok kıymetli insanlarımızı bu büyük tehlikeye karşı uyarmaktır. Çok cevaplar aldım. Evet gaybı Allah bilir ama Allah ın bildirdiği Veli ler de Allah ın izni ile bilir. Örneğin Kuranı Kerimde Hızır as ve Süleyman as kıssalarında bu tür olaylara işaret vardır. Arife tarif gerekmez. Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az. Sevgi ve saygılarımı sunuyorum kıymetli tüm insanlarımıza. Allah a emanet olun!
    ALINTI...Yüzbinlerce insanımıza gönderilmiş toplu bir mesajdır!

  • Zeynep Çatal
    Zeynep Çatal 29.12.2007 - 00:00

    ferahlık..

  • Muhammed Refik
    Muhammed Refik 19.12.2007 - 19:49

    Son zamanlarda Türkiye' de İslâm güçlendi diye güzel ülkemizi
    terk etmek istiyenler, şunu iyi bilmelidir! Kuranı Kerim de
    ' Kafirler ve münafıklar istemesede Allah nurunu tamamlamak
    istiyor' diye buyuruluyor! Ayrıca Peygamber efendimiz Muhammed (as)
    pekçok hadisinde İslam ın ahirzamanda (içinde bulunduğumuz şu zamanda)
    çok güçleneceğine dair müjdeleri var! Tüm dünyada İslam güçlenince
    bu insanlar Ay' a mı çıkacaklar? Şimdi diyeceklerki ' Biz İslam güçlendiği
    için değil, İslam' cılar güçlendiği için Türkiye' yi terk edeceğiz' Şunu iyi
    bilmeliki Türkiye de hakiki İslam' ı İslamcı denilen insanlar uygulamaya çalışmaktadır!
    İslam' ın güçlenmesini hazmedemeyen insanlarınki diet İslam dır. Yani sulandırılmışından.
    Hani şu zinanın yasak olmadığı, kadınların açık saçık giyinmesinin teşvik edildiği,
    alkollü içkilerin ve kumarın yasak olmadığı vede bizzat teşvik edildiği. Hakiki İslami
    değerlerin kınanıp yasaklandığı diet İslam! Bu tür İslam kendisine tabi olanların
    karınlarını ahirette çok felaket ağrıtır! Bu anlamda 'hakiki İslam ı nasıl öğreneceğiz? '
    diye soranlara; Ömer Nasuhi Bilmen in Büyük İslam İlmihali ni tavsiye ediyorum.
    Ayrıca Elmalılı Hamdi yazır ın Kuranı Kerim tefsirini incelemeyi de ihmal etmeyin!
    Sonsuzluğa uzanan hayat yolumuzun başarılarla dolu olması dileği ile! Bayramınız kutlu olsun.
    Sevgi ve saygılarım ile! ***Allah a emanet olun! ***
    Bu bir toplu mesajdır. Binlerce kişiye gönderiyorum. Şahsi değildir!

  • Necla Yılmaz
    Necla Yılmaz 28.09.2007 - 12:48

    islamiyet=teslimiyet

  • Eda Baykul
    Eda Baykul 23.09.2007 - 04:55

    Tek Yol İslam

  • Bilal Büyükılgaz
    Bilal Büyükılgaz 11.08.2007 - 10:54

    İslâm Dini:

    İslâm dini ilk insan ve ilk peygamber Hazret-i Âdem Aleyhisselâm ile başlamış, zamanın akışı içerisinde ve her peygamber gelişinde en mükemmele doğru daima bir gelişme kaydetmiştir. Hazret-i Musâ Aleyhisselâm’a indirilen İslâm, Hazret-i Nuh Aleyhisselâm’a indirilen İslâm’dan daha geniş ve daha mükemmeldi. Hazret-i İsa Aleyhisselâm’a gönderilen İslâm, Hazret-i Musa Aleyhisselâm’a indirilen İslâm’dan daha şümullü ve daha mükemmeldi. Hazret-i Muhammed Aleyhisselâm’a gelince de kemâlini buldu ve son şeklini aldı.

    Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’sinde:

    “Bugün sizin dininizi kemâle erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslâm’ı beğendim.” buyuruyor. (Mâide: 3)

    İslâm dini Allah-u Teâlâ’nın râzı olduğu ve ondan başkasını kabul etmediği bir dindir.

    Nitekim diğer bir Âyet-i kerime’de şöyle buyuruluyor:

    “Kim İslâm’dan başka bir din ararsa, onunki katiyyen kabul edilmeyecek ve o âhirette kaybedenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân: 85)

    Bu kimseler bütün iyiliklerini kaybetmişler ve cezâya müstehak olmuşlardır. İslâm’dan yüz çevirip bir başka din arayan kimse, faydalıyı kaybedip büyük bir zarara düşmüştür.

    Târık bin Şihâb -radiyallahu anh- den rivayet edildiğine göre, bir yahudi Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- e gelmiş ve Mâide sûre-i şerif’inin 3. Âyet-i kerime’sini kastederek “Siz bir âyet okuyorsunuz ki, bu âyet bize indirilmiş olsa, o günü bayram yapardık.” demişti.

    Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- şu cevabı verdi:

    “Ben bu âyetin nerede indirildiğini, hangi gün indirildiğini ve o indirilirken Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- in nerede olduğunu pekâlâ bilirim. Bu âyet Arafat’ta indirilmiştir. Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de vakfe halinde idi.” (Müslim: 3017)

    Böylece Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- de müslümanların o günü bayram edindiğine işaret etmek istemiştir.



    Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’sinde kendisine inanan ve Resul’ünü tasdik eden kullarına; İslâm’ın bütün hükümlerini benimsemelerini, buyruklarını uygulamalarını, yasaklarını terketmelerini emir buyuruyor:

    “Ey iman edenler! Hep birden tam bir teslimiyetle İslâm’ın sulh ve selâmetine girin.” (Bakara: 208)

    Allah-u Teâlâ’ya gerçek mânâda teslim olun, hem dışınızla hem içinizle O’na itaat edin. İslâm’a bir başka şeyi karıştırmayın.

    İslâm bir bütündür. Hükümlerinden hiç biri birbirinden ayrılmaz.

    Ayrıca bu Âyet-i kerime müminleri ittifak ve ittihada dâvet etmekte, tefrikadan bölücülükten şiddetle sakındırmaktadır.

    Bu gibi ilâhi emirlere muhalif harekette bulunanlar için büyük bir tehdit olmak üzere diğer Âyet-i kerime’de şöyle buyuruluyor:

    “Size açık açık deliller geldikten sonra ayağınız kayarsa, şunu iyi bilin ki Allah Azîz’dir, Hakîm’dir.” (Bakara: 209)

    Kendisine isyan edenlerden intikam almaktan aciz değildir. İntikam alırken bile ancak hak olarak intikam alır.

    Diğer Âyet-i kerime’lerinde şöyle buyuruyor:

    “Ey iman edenler! Allah’a ve Resul’üne itaat edin, işitip durduğunuz halde ondan dönmeyin.” (Enfâl: 20)

    Halbuki sizler, kendisine itaat edilmesinin gerekli olduğunu söyleyen Kur’an-ı kerim’i işitiyorsunuz, ona muhalefet etmeyi yasaklayan öğütleri de dinliyorsunuz.

    “İşitmedikleri halde ‘İşittik! ’ diyenler gibi olmayın.” (Enfâl: 21)

    “Çünkü yeryüzünde dolaşan canlıların Allah katında en kötüsü akletmeyen o sağırlar ve dilsizlerdir.” (Enfâl: 22)

    Onlar, kabul etmemek ve yüz çevirmek için böyle söylerler. Sanki hiç duymamış, işitmemiş gibi hareket ederler.

    Bu Âyet-i kerime’ler Resulullah Aleyhisselâm’ın sözlerini, emir ve yasaklarını işitip de mühimsemeyen veya hafife alan kimseler hakkında bir ihtar mahiyetindedir. Bu gibi kimseler işittiklerini gerçek mânâda işitmedikleri için, söz anlamayan sağır ve dilsiz hayvanlara benzetilmişlerdir.

  • Bora Aslan
    Bora Aslan 04.08.2007 - 19:15

    tek kurtuluş yoludur.. çünkü hak'tır. ne kadar da bazıları bunu ısrarla inkar ediyor olsalar bile, bu böyledir ve kainatın sonuna kadar böyle gidecektir.
    'bilselerdi yapmazlardı.'
    lütfen biraz daha saygı. başkasına saygı duymayan kişi, kendisine saygı gösterilmesini haketmeyen kişidir..

  • Sebahattin Zorlu
    Sebahattin Zorlu 31.07.2007 - 22:43

    İslam denilen olgu, Allah diye isaret edilen O Kudret-in sistem ve düzeninin adidir. Ve Evren adi altinda ne varsa bu sistem ve düzene tabidir!

    Bütün Resul ve Nebiler insanliga islami (tek bir sistem ve düzeni) anlatmistir.Ve tek bir Allah´tan bahsetmislerdir.Tek olan Allah-in dini de tektir.

    Hıristiyan, Müslüman Budist ve Musevi denen kavramlar-ayrimlar hep bize göredir. Allah indinde ise tek bir din vardir oda islamdir.

    'Allah sadece belirli sinirlarda dogup büyüyen ve nüfuslarinda islam yazan arabin, türkün, iranlinin Rabbi degil, alemlerin Rabbi´dir'

    Ayni sekilde Hz Muhammed´din Resul´lugu (risaleti) tüm insanligi kapsamaktadir. Tüm insanligin Resul´ludur, bu gercegi bir hıristiyanin, budistin veya musevinin inkar etmesi bir seyi deyistirmez.

    Hz. İsa İncilinde “Sanmayın ki şeriati ve peygamberleri yıkmaya geldim, ben yıkmaya değil yapmaya geldim” diyor. Ondan 6 yüzyıl sonra Hz. Muhammed “Ben ahlakı tamamlamak için ba’solundum” diyor. Gelen her Resul ve Nebi kendinden öncekini inkar etmek şöyle dursun, dini tamamlamak için gönderildiğini söylüyor.

    Doğrusu Allah katında din, İslâm'dır; o kitap verilenlerin anlaşmazlıkları ise sırf kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki taşkınlık ve ihtirastan dolayıdır. (Al-i imran 20)

  • Merve Arslan
    Merve Arslan 17.07.2007 - 10:53

    islam din demek iman demek bişeye canı gönülden inanmak demek ALLAH'IN dini demek yayanı hz. muhammet(s.a.s) demek ve canı gönülden inanın demek.islam zaten tek başına çağrıştırıcıdır hemde herşeyi.

  • Bora Aslan
    Bora Aslan 06.07.2007 - 15:20

    bir adam düşünün ki bahçesine yüzlerce ağaç dikmiş; meşe, kavak,elma, kiraz, dut vs. sayısız. sadece gelen geçen gölgesinde dinlensin, acıkan meyvesinden yesin, üşüyen kuruyanları yakıp ısınsın, kuşlar,böcekler yuva yapsın vs.diye. sayısız..yani sadece iyilik hali için. ama insanların büyük kısmı ağacın dallarını koparıp silah yapmış, köklerinden zehir çıkarmış, sapını darağacı olrak kullanmış..

    işte kötü niyetler yüzünden geçimsizlik ve şiddet başgöstermesi sonucu bu ağaçları diken adama küfreden diğer insanlar ne ise hiç bir bilgi edinme lüzumu görmeden islamı aşağılayanlar da aynıdır benim için...

    gökyüzüne bakıp uzaktaki kara bulutu görmek yerine kuşları ve güneşi görmeye çalışmak lazım..

  • Kaan Yıldız
    Kaan Yıldız 30.06.2007 - 21:43

    islamın sizcesi bizcesi yok islam demek hayat demek bu dünyaya neden geldin demek verdiğin sözü tutmak demek.islam ALLAH (c.c.) tarafından insanlığa resullullah (s.a.v.) aracılığıyla gönderildi bütün insanlığa.ama insan ne yazıkki bunun kıymetini bilemiyor. şu kısa ömrü ebedi bir hayata tercih ediyor yazikki insan islamı yaşamayı denemiyor.halbuki bilmiyormuyuz ki islamı yaşamazssak helak olucak.mahfolucaz.biliyoruz bi çoğumuz biliyo ama bilipte yapmamak işte en büyük yanlışı yapıyor insan burada. ALLAH (c.c.) hepimize hidayet versin bizi islam yolunda yürümeyi nasip eylesin.(amin)

  • Panecea For You
    Panecea For You 23.05.2007 - 10:27

    tek tanrılı dinlerin sonuncusu. bu inanca göre hz. muhammet'ten sonra yoldan çıkmış adem oğluna bir daha peygamber göndrilmeyecektir ve bu din kendisi haricindeki tüm inanç sitemlerini reddererek, diğerlerini dinleri benimseme hakkı olan insanları 'kafir, allahsız, gevur' olarak addeder.

  • Nihade Sıfır
    Nihade Sıfır 11.05.2007 - 16:06

    Yeryüzü din-i İslam’a, din ise hakkıyla temsile muhtaçtır

  • Azra Esen
    Azra Esen 28.04.2007 - 00:53

    islam,,, herkesin, nasil insan olmayi, insan gibi yasamayi ogreten dinidir!

  • Zainab
    Zainab 28.04.2007 - 00:08

    kurtuluş

  • Zemzem Kocamanoğlu
    Zemzem Kocamanoğlu 09.04.2007 - 15:29

    islam öyle bir dinki:
    yaşanacak hayat hesap verilecek ahiret izzet bulacak nefis zinde kalacak vücut yararı dokunacak fiil iyiliği görülecek söz düşünecek akıl muhasebe edilecek vicdan için gelmiştir....

  • Hamza
    Hamza 04.04.2007 - 17:19

    beşeri sistemlerden daha demokratık...

  • King Predator
    King Predator 26.03.2007 - 15:06

    Müslümanların Allah'tan başka ilahı yok ve Muhammed onun peygamberi. Tam da olması gerektiği gibi.'Tolstoy

  • King Predator
    King Predator 26.03.2007 - 15:03

    'Benim nazarımda çok net bir biçimde Müslümanlık daha iyidir, daha üstündür.'Tolstoy

  • King Predator
    King Predator 26.03.2007 - 14:59

    Ve böylece hak olduğu görülür
    Muhammed'in başardığı;
    Yalnız vahdet mefhumu ile o
    Bütün âleme galip geldi.'Kur'an'ın ezelden olup olmaması diye
    Bir şüphe beni uğraştırmaz!
    Kitapların kitabı olduğuna iman ederim.
    Müslüman olarak bana farz olduğu gibi! -goethe-

  • Memet Sever
    Memet Sever 21.03.2007 - 19:57

    Gördüğünüz gibi dünyada her şey belli kural ve yasalara bağlıdır.
    Ay ve yıldızlar öylesine muazzam bir düzene bağlıdırki, bundan zerre kadar dışarı çıkamazlar.
    dünyamız belli bir şekilde ve hızla dönmektedir. hızında zamanında ve yolunda en ufak bir deyişiklik olmaz.
    su ve rüzgar,ışık ve ısı hepsi bir sisteme bağlıdır.
    Maddeler,bitkiler ve hayvanlar belirlenen yasalara göre doğar,büyür,yaşar, çoğalır veya azalır ve ölürler.
    insanın kendisinin durumuna bakarsanız, onunda doğa yasalarına bağlı olduğunu görürsünüz. Onun için hangi yaşama kuralı konmuşsa ona göre soluk alır,
    su, gıda ısı ve ışık elde eder kalbinin çarpması, kan dolaşımı soluğunun alış verişi bu sisteme bağlıdır.
    Beyni,midesi,akciğeri,sinir ve adeleleri elleri ve ayakları,dili,gözleri,kulakları,ve burnu kısacası bedeninin her organı belirlenen biçimde hareket etmek ve çalışmaktadır
    En büyük gezegenler ile en küçük zerreciklerin sıkı sıkıya bağlı olduğu bu akıl almaz düzen büyük bir hükümdarın kurduğu düzenidir.
    tüm evren ve evrenin her şeyi o büyük hükümdara ve yöneticiye itaat etmektedir.onun kural ve yasalarına uymaktadır bu bakımdan tüm evrenin dini islamdır
    çünkü zaten Allaha itaat ve sadakate İslam denir
    Güneş ay ve yıldızlar hepsi müslimdir. dünyada müslimdir ve rüzgar su ve aydınlıkta müslimdir
    Ağaç taş ve hayvanlarda Müslim veya müslimanlar
    Allahı tanımayan, allahı inkar eden veya Allahtan başkasına tapan ve Allaha başkalarını ortak koşan, evet o da kendi doğası ve yapısı bakımından müslümandır
    çünkü onun doğması, yaşaması ve ölmesi hepsi ilahi kanuna bağlıdır
    Onun vucutunun bütün azaları ve her bir tüğünün dini islamdır
    Çünkü onların hepsi ilahi yasalara göre oluşmak, büyümek ve hareket etmektedir

  • Tolga Mert
    Tolga Mert 16.02.2007 - 11:30

    Beşerlikten insanlık medeniyetine...

  • Yağmur Bulut
    Yağmur Bulut 11.02.2007 - 19:14

    ^^Kim bir canı, bir can karşılığında veya yeryüzünde bir bozgunculuğu olmaksızın öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur.
    Kim bir insanın hayatını kurtarırsa, bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur.^^ (Maide 5/32)

    İslâm dini, insan hayatına büyük değer ve dokunulmazlık atfetmiştir. ^^İnsan hayatı^^, bizzat insanın kendisine ^^ilahi emanet^^ olarak verilmiştir. Böylece her müslüman, başta, kendi hayatına ve hayatın devamını sağlayan sağlık konusuna büyük önem verecek, halka halka bütün insanlığın varlığı ve sağlığı ile yakından alâkadar olacaktır.

    İslâm'ın telkin ettiği bu anlayış, asırlar boyunca müslümanlara rehberlik etmiş, dinin, aklın, neslin, malın ve sağlığın korunması esas alınmıştır.
    ^^Bir insanın hayatını; kurtarma ve yoketme açısından insanlığın hayatıyla aynileştiren^^ ilahi mesaj doğrultusunda, müslümanlar,insan ve toplum sağlığına hizmet etmeyi en büyük hayır vesilesi olarak kabul etmişlerdir. Bu konuda müslüman hanımlar da,asırlardır sağlık hizmetleri alanında büyük gayretler göstermişlerdir. Ve İslâm tarihinde, hiçbir hizmet alanı, sağlık hizmetlerinde ve hasta bakımında olduğu kadar, dinin gücünden ve motivasyonundan faydalanmamıştır.
    Müslüman hanımların sağlık hizmetleri alanındaki fonksiyonları, Hz.Peygamber döneminden başlayarak günümüze kadar gelmiştir. Hz. Peygamber döneminde özellikle savaş zamanlarında hasta ve yaralılara bakım ve tedavi konularında hanımlar etkin bir rol oynamışlardır.
    Uhud savaşında, Hz. Ayşe'nin de aralarında bulunduğu hanımlar, cephe gerisinde ve bazen de bilfiil cephede savaşa katılmıştır.Hasta ve yaralıların bakım ve tedavileriyle gönüllü olarak meşgul olmuşlar, şehitlerin savaş alanı dışına taşınması, kırbalarla su taşınması gibi hizmetlerde bulunmuşlardır. Hz. Peygamber, hasta ve yaralıları bakım ve tedavide; bilgi ve beceri sahibi olan hanımları bizzat görevlendirmiştir.
    Hendek ve Hayber savaşlarında yaralıları tedavi, askerlere hizmet ve yardım için ilk kadın heyeti oluşturulmuştur. Bu heyetin başkanlığını Refidetü'l Ensariyye ve Ümmüyetü'l Gaffariye adlı, tedavi konusunda bilgili ve hünerli iki hanım yapmışlardır. İlk müslüman hemşire olarak tarihe geçen bu hanımlardan ^^Refidet'ül Ensariyye^^, Hz. Peygamber'in Hendek savaşında mescid-i Nebevi'nin içine kurdurttuğu çadır hastanede, bizzat Hz. Peygamber efendimiz tarafından (hasta ve yaralı bakım ve tedavisiyle) görevlendirilmişti. Ok isabetiyle yaralanan Sa'd İbn Muaz adlı sahabe de, onun tarafından bu çadırda tedavi görmüş, Hz.
    Peygamber kendisini her gün ziyaret etmişti. ^^Ümmüyet'ül Gaffariye^^, yaralı tedavisi konusuna vakıf bir grup hanım ile birlikte, orduya hizmet ve yaralıları tedavi etmek için, Hz. Peygamber efendimizden izin alarak Hayber savaşında yararlı hizmetlerde bulunmuşlardır. Hz.Peygamber efendimizin sık sık ziyaretine gittiği cilt hastalıklarının tedavisinde meşhur ^^Şifa binti Abdullah el-Kuraşşiye^^ ile göz^hastalıklarında bilgili ve göz ameliyatlarına girmiş, yaralıları tedavi etmede meşhur olan Evdoğulları tabibesi Zeynep hanım,yararlı hizmetlerde bulunmuş hanımlarıdır.
    Hz.Muhammed (sav) döneminden itibaren, özellikle savaşlarda tedavi ve bakım konularında hizmetler yapan hanımlara, ^^yaraları saran, merhem sürerek tedavi eden^^ anlamında ^^Asiye^^ denilmiştir. Kendilerini müslümanlara hizmete adayan bu hanımlar,katıldıkları savaşlarda, askerlere moral desteğinde de bulunmuşlardır.Müslüman hanımların savaşlardaki hizmetleri, Hz.Muhammed (sav) 'den sonra da devam etmiş, görevlerini yaparlarken bazıları şehit olmuşlardır. Bunlardan birisi de tıp tarihine geçen büyük hemşirelerden ^^Ümmü'l Haram bin Milhan Ensari'dir^^. Kendisi Hz. Peygamber'in halası olduğundan ^^Hala Sultan^^ diye anılmaktadır. 647 yılında Hz. Osman zamanında Kıbrıs fethine giden orduya gönüllü hemşire olarak katılmış, şehit olduğu yere (Larnaka civarında) cami ve türbesi yapılmış, hayatı ve ölümü
    efsaneleşmiştir.
    Dört Halife döneminde hanımların, savaşlarda hasta ve yaralı tedavi hizmetleri o derece yaygınlaşmış ve benimsenmiştir ki, Hz.Ömer zamanında, Kadisiye savaşına Sa'd bin Ebi Vakkas'ın komutanlığında katılan kırkbeş bin kişilik ordusunun yaralı tedavisi ve bakımında yeterli sayıda hanım görev almıştır.Yermük harbinde sayıca fazla olan Rum askeri bir baskın yaparak, İslâm ordugâhının içine kadar inmişler, bu sırada cengâver müslüman hanımlar kılıçlarını çekip mücadele etmişler, yaralılarla ilgilenmişlerdir. Asr-ı Saadet döneminde, bunun gibi pek çok savaşta hanımlar, cephede ve cephe gerisinde savaşa katılmış, hasta ve yaralıların bakım ve tedavileriyle meşgûl olmuşlardır. Bu hanımlar arasında, Ümmü Atiyye Nüseybe gibi cerrahi ve tedavi usûllerine vakıf hanımlar da vardı.
    Emeviler, Abbasiler ve Selçuklulara kadar olan Türk-İslam devletlerinde, hanımların sağlık alanındaki hizmetleri ile ilgili kaynaklarda bilgiye rastlanılmamaktadır.
    Selçuklular döneminde, yoğun olarak açılan darüşşifalara (=hastanelere) , ihtisas sahibi hekimler, cerrahlar, göz mütehassısları ile birlikte hemşire ve hastabakıcıların tayin edildiği tıp tarihçilerince belirtilmektedir.Dönemin önemli hekimlerinden Sabuncuoğlu Şerafeddin bin Ali'nin, 1560 yılında İlhanlılara izafe ettiği ^^Kitabü'l Cerrahiyyetü'l Haniyye^^ adlı eserinde, hemşire figürü ilk defa tıp tarihimizde resmedilmiştir.

  • Usame Bin Ladin
    Usame Bin Ladin 21.01.2007 - 12:49

    İslam disiplin dinidir...

  • Harun İşlek
    Harun İşlek 20.01.2007 - 17:20

    Dinimin en güzel özelliği...

    Saldırılara mâruz kalmasına rağmen, ilk günkü kaynağının gün gibi ortada olması... :) (kimi içinse tahammül edilemez yanları)

  • Sena Cakay
    Sena Cakay 16.01.2007 - 18:38

    Dünyadaki en güzel din İslam dinidir.Zaten Hristiyanlık ve Yahudilik de İslamiyetin bir koludur.İslam hayatımızın olmazsa olmazlarından biri olmalı ve bizim görevimiz İslamiyeti en iyi şekilde insanlara ve tüm dünyaya yaymak olmalı.Ancak bu sayede günahlarımızdan taviz verebiliriz.

  • Edaa
    Edaa 13.01.2007 - 19:52

    dünya çapında huzur ve eşitlik davası