Kültür Sanat Edebiyat Şiir

islamiyet sizce ne demek, islamiyet size neyi çağrıştırıyor?

islamiyet terimi Cem Nizamoglu tarafından 17.01.2003 tarihinde eklendi

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 26.08.2017 - 13:32

    Türkler İslamiyet"i kılıç zoruyla kabul etmedikten önce İslam misyoneri İbn Faldan"ın Seyahatnamesinden bir bölüm ///// BİR GÜN bir oğuz'un evinde oturuyorduk. karısı da yanımızdaydı. biz konuşurken kadın bir ara vücudunun görünmemesi gereken bir tarafını açıp kaşıdı... hepimiz gördük. hemen ellerimizle gözlerimizi kapa­tıp, "Allahım, sen bize günah yazma." diye yakardık. Koca­sı güldü, çevirmenimize şunları söyledi: "Sizin, önünüzde açıl­masının nedeni, gördüğünüz halde kendinizi tutmayı öğrenesiniz diyedir. çünkü ulaşamazsınız; böyle olması, gizli olup da elde edilebilir olmasından daha iyidir."
    "zina bu insanlara çok yabancı.ama birisinin zina işlediğini öğrenirlerse, onu iki par­ça ya ayırıyorlar. Bunu yapmak için günahkarı iki ağacın dalına bağlıyorlar, sonra deviriyorlar ağaçları, adam ikiye bölünüyor."

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 21.11.2009 - 12:45

    Çalışma önerisi sadece ticaret ve ibadet ile sınırlı olup,her türden sorgulamayı “günah” ilan ettiği için İslam Dünyası,başta Hezerfen(İbn’Rüşt,Farabi,Sühreverdi,vb olmak üzere,tüm sıra dışı unsurlarının sesini kısarak kendini koyu bir Ortaçağ karanlığına hapsetmiştir.

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 06.05.2009 - 10:24

    İslamiyeti her fırsatta karalamak için fırsat kolayanlara derim ki;
    Din özellikle islamiyet acizlik değildir, islamiyet geriliği emretmez, bilimi ve teknolojiyi reddetmez.
    Bunu şu andaki müslümanların durumuna bakarak söylemek en azından insafsızlıktır. Şu andaki müslümanların içinde bulunduğu durum ile islamiyeti bağdaştırmayınız, unutmayın ki bu gün müslümanlar iyi durumda değillerse bu kendi dinlerini gereği anlayamamak, yaşayamamaktan kaynaklanmaktadır.
    Zira sahabe döneminde, yada Selçuklu ve Osmanlı döneminde her konuda buna bilimde dahil dünyaya hükmeden islamdı.
    Lütfen bu günkü manzaraya bakıp insafsızlık yapmayın.
    .
    Hastanede hasta yatağında ızdırap içinde yatan bir insana bakıp,
    bu adam doğduğundan beri böyle hasta ızdırap ve çile içinde diyebilirmisiniz?
    Belli ki o hasta, bir NEDEN'den ötürü o duruma düşmüştür, o hastalığından önce senin benim gibi sağlam bir insandı.
    Şimdi bu durumda olması, onun hep başından beri böyle olduğunu göstermez..
    .

  • Limonî Erz
    Limonî Erz 30.04.2009 - 11:31

    oku oku oku!

  • Muhammed Refik
    Muhammed Refik 19.12.2007 - 19:47

    Son zamanlarda Türkiye' de İslâm güçlendi diye güzel ülkemizi
    terk etmek istiyenler, şunu iyi bilmelidir! Kuranı Kerim de
    ' Kafirler ve münafıklar istemesede Allah nurunu tamamlamak
    istiyor' diye buyuruluyor! Ayrıca Peygamber efendimiz Muhammed (as)
    pekçok hadisinde İslam ın ahirzamanda (içinde bulunduğumuz şu zamanda)
    çok güçleneceğine dair müjdeleri var! Tüm dünyada İslam güçlenince
    bu insanlar Ay' a mı çıkacaklar? Şimdi diyeceklerki ' Biz İslam güçlendiği
    için değil, İslam' cılar güçlendiği için Türkiye' yi terk edeceğiz' Şunu iyi
    bilmeliki Türkiye de hakiki İslam' ı İslamcı denilen insanlar uygulamaya çalışmaktadır!
    İslam' ın güçlenmesini hazmedemeyen insanlarınki diet İslam dır. Yani sulandırılmışından.
    Hani şu zinanın yasak olmadığı, kadınların açık saçık giyinmesinin teşvik edildiği,
    alkollü içkilerin ve kumarın yasak olmadığı vede bizzat teşvik edildiği. Hakiki İslami
    değerlerin kınanıp yasaklandığı diet İslam! Bu tür İslam kendisine tabi olanların
    karınlarını ahirette çok felaket ağrıtır! Bu anlamda 'hakiki İslam ı nasıl öğreneceğiz? '
    diye soranlara; Ömer Nasuhi Bilmen in Büyük İslam İlmihali ni tavsiye ediyorum.
    Ayrıca Elmalılı Hamdi Yazır ın Kuranı Kerim tefsirini incelemeyi de ihmal etmeyin!
    Sonsuzluğa uzanan hayat yolumuzun başarılarla dolu olması dileği ile! Bayramınız kutlu olsun.
    Sevgi ve saygılarım ile! ***Allah a emanet olun! ***
    Bu bir toplu mesajdır. Binlerce kişiye gönderiyorum. Şahsi değildir!

  • Hû
    08.10.2007 - 12:29

    İslamiyyet bulmacasının çözümü Aleviyyet; cevabı ise,Mehdiyyettir...

  • Yiğit Can Demirel
    Yiğit Can Demirel 13.07.2007 - 17:47

    büyük ve yüce dinimiz

    en son ve en mükemmel din İSLAMİYET
    hakaret edenler diğer dünyada günlerini görecekler

  • Zilan
    Zilan 16.04.2007 - 17:08

    ' Müslüman ' gözü ile bakamayan bir insanın asla ama asla anlayamayacağı bir din...! ! !

    Sizin bakış açınız mı...? ? ? ...Amman allah muhafaza... :)

  • Mehmet Akif Binici
    Mehmet Akif Binici 08.04.2007 - 14:42

    islamiyet huzur veren kendini arayan insanın kendini bulmasını sağlayan
    ve en son din olarak PEYGAMBER EFENDİMİZ HZ MUHAMMED [SAV] İLE TÜM DÜNYAYA TÜM İNSANLIĞA GÖNDERİLEN DİNDİR

  • Mustafa Nihat Malkoç
    Mustafa Nihat Malkoç 27.01.2007 - 23:54

    ALLAH'IN AYI: MUHARREM

    M.NİHAT MALKOÇ

    Müslüman inancında bazı günler, geceler ve aylar diğerlerine göre daha büyük önem ve anlam taşımaktadır. Ramazan ve kurban bayramları, ramazan günleri, mübarek geceler, üç aylar bunlardan bazılarıdır. Bu zaman dilimleri diğerlerine göre çok daha anlamlı ve önemlidir. Bu günlerin ve gecelerin feyiz ve bereketinden azami derecede yararlanmalıyız.

    Allah katında değerli olan zamanlardan birisi de 'Muharrem' ayıdır. Hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem'in İslam tarihinde önemli bir yeri vardır. Öyleki Resulullah Efendimiz(sav) Muharrem'i 'şehrullah', yani 'Allah'ın ayı' olarak nitelendirmiştir. Muharrem ayı aynı zamanda 'Eşhürü'l-Hurum'dandır. Yani savaşılması yasaklanmış (haram aylardandır) , kıymeti büyük aylardandır. Eşhürü'l-Hurum'un diğerleri Zilkade, Zilhicce ve Recep'tir. Peygamberimiz bir hadislerinde: 'Ramazan ayından sonra tutulan oruçların en hayırlısı, Allah'ın ayı olan Muharrem'de tutulan oruçtur. Farz namazlardan sonra en faziletli namaz ise geceleyin kılınan namazdır.' buyurmuştur. Bunun yanında Peygamberimiz(sav) , bu ayın Aşure günü olarak bilinen onuncu gününü, bir öncesi ve sonrası ile oruçlu geçirmeyi tavsiye etmiştir. Bunu bizzat kendisi titizlikle uygulamıştır.

    Muharrem önemli hadiselerin gerçekleştiği bir aydır. Hz. Âdem'in cennetten yeryüzüne indirilmesi, Hz. Nuh (a.s.) 'ın tufandan kurtulması, Hz. Musa (a.s.) ve ona iman edenlerin Firavun'un zulmünden kurtulmaları hep bu ayda vuku bulmuştur. Bunların yanında Muharrem ayı, Hz. Muhammed(sav) 'in torunu, 4. Halife Hz. Ali'nin oğlu Hz. Hüseyin'in, o dönemde yaşanan siyasi kargaşa ve çatışmalar sonucunda 10 Muharrem 61'de Kerbela'da öldürülmesi olayının yaşanması nedeniyle İslam tarihinde önemli bir yere sahip bulunuyor. Bu yönüyle Müslümanlar için hüzün ayıdır Muharrem…

    Muharrem pek çok yönüyle diğer aylardan ayrılır. Fakat Muharrem ayının bütün Müslümanlar nezdinde en üzücü ve en önemli hadisesi, hiç şüphesiz ki Hz. Peygamberin muazzez torunu Hz. Hüseyin başta olmak üzere ehli beyitten ve Müslümanlardan birçok kimsenin Kerbela'da günlerce aç, susuz bırakıldıktan sonra Hicri 10 Muharrem 61 tarihinde hunharca şehit edilmesidir. Bu hadiselerin hatırası hâlâ bilinçlerimizi yaralamaktadır.

    Her şeye rağmen Muharrem, bazı kesimlerin ileri sürdüğü gibi bir intikam ayı değildir. Çünkü Müslüman kin gütmez, intikam hevesi içerisinde olmaz. Bu hadiseler İslam tarihinin talihsiz ve bir o kadar da bedbaht sayfalarıdır. Sağduyulu davranan insanlar bu olaylardan ancak ders alır, geleceğe öylece yürür. Yüce Rabbimiz Kur'an-ı Kerim'de bu hususta bizleri uyararak birlik ve beraberlik içerisinde olmamızı istiyor:

    'Hep birlikte Allah'ın ipine (Kur'an'a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O'nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size ayetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz.'(Al-i İmran, 3/103)

    Kıymetli zaman dilimlerinden birisidir Muharrem ayı… Aşure günü bu aya apayrı bir manevi zenginlik katmaktadır. Bu günleri hakkıyla ihya etmeliyiz. Rabbimiz Fecr Suresi'nin ikinci ayetinde ' O on geceye yemin olsun' ifadesiyle Muharrem'in ilk on gecesine yemin ediyor. Böylece bu zamana ayrı bir değer verdiğini ortaya koyuyor. Fakat bu mübarek on günün zilhicce ayının ilk on günü olduğu şeklinde kanaat getirenler de az değildir.

    Bu ayın ve içindeki ibadetlerin ehemmiyetiyle ilgili olarak Ebû Hüreyre (r.a) 'den edilen rivayete göre Peygamberimiz (SAV) 'e; Farz namazdan sonra hangi namazın ve Ramazan ayı orucundan sonra hangi orucun daha faziletli olduğu soruldu da, Peygamberimiz (sav) : 'Farz namazdan sonra en faziletli namaz, gece yarısı kılınan (teheccüd) namazıdır. Ramazan ayından sonra en faziletli oruç: Allah Teâlâ'nın ayı olan Muharrem'de tutulan oruçtur,' buyurdular. Bu rivayet sanırım Muharrem'in önemini yeterince ortaya koymuştur.

    Muharrem'in diğer aylardan ayrı tutularak 'Allah'ın ayı' olarak nitelendirilmesi, içerisinde yapılacak ibadetlerin ve tutulacak oruçların kutsiyetinden dolayıdır. Yoksa bütün aylar Allah'ındır. Bu ifadede söz konusu ayın önemine vurgu vardır. Muharrem ayı, ilahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır. Cahiliye döneminde de Araplar tarafından Recep, Zilkade ve Zilhicce ayları ile birlikte haram ay olarak kabul edilen muharrem ayı, Müslümanlar tarafından da saygı gösterilen bir ay olmuştur. Fakat ne yazık ki günümüz insanı bu mübarek günlerden habersiz yaşamaktadır. Bu ağlanacak bir durum değil de nedir? Sözün nihayetinde Müslümanlar olarak inancınızın gereklerini hakkıyla yerine getirmenizi, İslamı şevkle, zevkle ve şuurla yaşamanızı, Muharrem ayının feyiz ve bereketinden fazlasıyla yararlanmanızı temenni ediyorum.

  • Mehmet Bilik
    Mehmet Bilik 19.10.2006 - 16:25

    dinleri araştırın böyle mükemmel bir din yoktur ve kesinlikle insan kemali olamaz sadece namazın faziletlerine bir bakın oruç tutmanın zekat vermenin bunlkar bizi dinimizden kopmamamızı sağlar namaz kılmak şarttır ve kılmak için büyük günahları yapmamaya çalışırız küçük günahlardanda arınırız beş vakit Allahı hatırlarız dinimize bağlanırız 5 vakit namaz kılarız sevabı 24 saate yayılır çünkü aralarda yaptığın helal işler sevap sayılır diyelimki biri büyük günahlar işliyor oda ramazanda rahat bir şekilde bunları bırakabilir daha namazın orucun dinimizin binlerce fazileti vardır eğer herkez bunlara uyarsa elem sıkıntı ve hastalıklarda yüzde 90 oranında kurtuluruz düşünsenize herkez temiz olacak 5 vakit el ayak yüz kulak burun ağız temizlenecek az yemek yenilecek yerlerere tükürülmeyecek ve daha binlerce güzel şey

  • Baris Caris
    Baris Caris 09.10.2006 - 14:35

    aydinlik,günes, i$ik..hayatima yön veren $ey

  • Tahir Barulay
    Tahir Barulay 22.09.2006 - 10:34

    islamiye güneş gibidir üflemekle gece olmaz söndüren yanlızca kendine gece yapar

  • 21.09.2006 - 21:41

    isteselerde istemeselerde.. bir kuran ayetıyle.'Allah nurunu tamamlayacak'

  • Nuray İnal
    Nuray İnal 21.09.2006 - 16:08

    varlıgımızın tek anlamı

  • Alp Tanhu
    Alp Tanhu 27.08.2006 - 21:15

    oldu.. dinleri biz uydurduk..
    ama dinsizlik gökten indi...
    dinsizlik hiçliktir,
    ölüm = toprak = hiçlik
    ne duruyorsun at kendini denize.. :)
    yaşamak hiçlikse yaşamam gayrı...

  • Silbi Nulem
    Silbi Nulem 27.08.2006 - 20:39

    islamiyet de tüm dinler gibi insan uydurması bir sistem.
    ama terörle en çok bağadaşan bir din oluşu dikkat çekici.
    bugün dünyadaki en dindar gerçek müslümanlar kimler?
    en başta herkesin tanıdığı usame bin ladin ve örgütündeki mücahitler,
    sonra hamas ve hizbullahçılar ve diğer şeriatçılar.
    zaten şeriatçı olmıyan müslümanda sayılamaz, sayılmamalı..
    yaptıkları hep terör ve masum sivilleri öldürmek
    bunu da kafalarından yapmıyorlar
    kuran ve hadislerin emriyle bu kıyımları yapıyorlar
    hrıstiyan ve yahudiler onlardan gerimi kalıyor katliamlarda?
    tabiki hayır, onlarla yarışıyorlar ve çoğu zaman geçiyorlar
    tüm dinler savaşların ve terörün sebebi yada aracı değilmi?

  • Atakan Kartaltepe
    Atakan Kartaltepe 16.07.2006 - 14:58

    İslâmiyet...adalet değildir...Teslimiyet'dir...

  • Fatihözcan
    Fatihözcan 03.05.2006 - 11:44

    Türkiyede islam ne yazık ki sona eriyor.Kendisini avrupalılığa adamış gençler haçlı kolyeler takıyor.Türban dışlanıyor.Cami istendi diye herkes ayağa kalkıyor.Ne yazık ki Türkiyede Türk-İslâm görüşü sona eriyor.20 yıl sonra Türkiyede ben müslümanım demek bile zorlaşacak

  • Murat Türk
    Murat Türk 26.03.2006 - 00:18

    oyle mukemmel bır dın kı.Ama bız muslumanlar dınımızı bılmıyoruz eger bılseydık bu kadar gunah ıslemezdık.Aslında o kadar basıt kı musluman olmak allahın bıze verdıgı en buyuk nımetlerden olan aklımıza gereken saygıyı gosterebılsek.....

  • Depeche Mode
    Depeche Mode 30.12.2005 - 21:47

    benim anlamadigim madem en dogruydu neden en sonu bekledi....öncekiler hatamiydi...hani hata yapmazdi...nooldu sincik..

  • Sezgin Yeşiltaş
    Sezgin Yeşiltaş 30.12.2005 - 13:01

    İslamiyet veren kişi olmaktır, teslim olmaktır. Günümüzde argoya kaymış 'müslümanın malı ortaktır' deyimi de islamiyeti çok iyi anlatır. İslamiyete göre dünya gelip geçicidir. O yüzden bir hırka ile ama doğru dürüst yaşamak insanlarımızda erdem olmuştur..
    Tüm bunlar olurken, Osmanlı'nın ekonomik dengeleri yahudilerin elinde kalmış. Yahudiler kendilerine sürekli daha iyi bir hayat biçmiş ve iyi yaşamış.

    Sonuç olarak zamanında birileri kendi cennetini kurtarmış belki ama torunlarına (yeryüzünde ve dolayısıyla fakirliğin getirdiği küfürle ahirette) bir cehennem bırakmış. Derken TC kurulmuş. İslamiyet yeni baştan her türlü cahillikten ve saplantıdan arındırılarak devlet güdümünde şekillenmiş.

    Tabi kişilerin hırka ile mutlu olma isteğine karşı gelemeyiz ama bu fikri onlara empoze edenleri hala daha asabilmeliydik..

  • Ahmet
    Ahmet 17.12.2005 - 16:24

    İSLÂMİYET TÜM İLAHİ DİNLERİN SONUNCUSU,RAHMET KAPİSİ,BİR KURTULUŞ VE HAKK KAPİSİ,YÜCE ALLAH(CC) TARAFİNDAN HZ.MUHAMMED(SAV) EFENDİMİZ ARACİLİĞİYLA TÜM İNSANLİĞA GÖNDERİLEN,EN SON EN MÜKEMMEL,EN MÜTHİŞ DİN.ŞÜKÜRLER OLSUN Kİ MÜSLÜMAN DOĞDUK VE MÜSLÜMAN OLDUK.ALLAH TÜM İNSANLARİ İSLAM İLE ŞEREFLENDİRSİN(AMİN)

  • Sezgin Yeşiltaş
    Sezgin Yeşiltaş 13.12.2005 - 13:39

    İkiye ayrılır. Birincisi kul olmaktır. Diğeri yaratana ulaşmak.
    Kulun, istediği varmak istediği hedef cennet ve cennette sonsuz mutlu yaşam.
    Diğerinde ise cennet ve cehennem gibi basit insana yönelik korkulardan ve isteklerden daha çok tanrıya ulaşmak, tanrıyla bütün olmak vardır. .

  • Oguzcan Demir
    Oguzcan Demir 31.03.2005 - 19:11

    islamiyet insana oku der cahiliyede ilk kaldırmayı amaçladığı şeylerden biride kölelikti

  • Beyza
    Beyza 05.02.2005 - 16:04

    İslamiyet bütün insaniyete şamildir ve biliyorsunuz ki kıta­ları
    ikiye bölmüştür.
    (Cemil Meriç)

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 28.10.2004 - 23:40

    ''Gerçeğe ancak tek yoldan gidilir, ama ondan uzaklaştıran binlerce yol vardır.''
    La Bruyere

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 29.07.2004 - 13:01

    İnananlar Kardeştir

    Bu ülkenin bütün ırklarını, tek ırk, tek kalp, tek insan haline getiren İslâmiyet olmuş. Biyolojik bir vahdet değil bu. Ne kanla ilgisi var, ne kafatasıyla. Vahdetlerin en büyüğü, en mukaddesi. İster siyah derili, ister sarı... inananlar kardeştir. Aynı şeyleri sevmek, aynı şeyler için ölmek ve yaşamak. Türk’ü, Arap’ı, Arnavut’u düğüne koşar gibi gazaya koşturan bir inanç; gazaya, yani irşâda. Altı yüzyıl beraber ağlayıp, beraber gülmek. Sonra bu muhteşem rüyayı korkunç bir kâbusa kalbeden meşûm bir salgın: Maddecilik. Tarihin dışına çıkan Anadolu, tarihin ve hayatın. Heyhat, bu çöküşte kıyametlerin ihtişamı da yok, şiirsiz ve şikayetsiz.

    Cemil Meriç
    (Bu Ülke - S. 142)

  • F
    F 19.03.2004 - 12:04

    Teslimiyet (Allah'a)

  • Ahmed Çetin
    Ahmed Çetin 13.02.2004 - 21:28

    (Nedir) in bilmem hangi başlığı altında, bilmem hangi (nick) li şahıs tarafından yazılan bir cümle:
    “Amerika ve İngiltere Türk’ü Hıristiyanlaştıramayacağını anlayınca Müslümanlaştırmaya çalışmıştır ve bu cemaatler buna alet olmaktadır.”

    Kara cehalet…

    Bir kere Amerika ve İngiltere’nin hiç bir zaman böyle bir siyaseti olmamıştır.

    Türklerin İslam’a sarılmasını isteyen ilk ve tek batılı devlet adamı, Tanzimat Fermanı evvelinde Türkiye’ye kendi ruhuna ve özellikle İslam dinine sarılması hususunda telkinatta bulunan Avusturya Devletinin Viyana Konferansı’ndaki dahi temsilcisi Prens (Meternih) dir… İleride imparatorluğa yükselecek olan bu şahsın Ali Paşa’ya göndermiş olduğu mektup aşağıda tafsilatıyla verilmiştir:

    “İdare şeklinizi intizam altına alınız ve ıslah ediniz! Lakin Batı Medeniyetinden sizin kanun ve nizamlarınıza, adet ve hayat tarzınıza uymayan kanunları alıp iktibas etmeyiniz! Zira Batı Memleketlerinin kanunları, hükümetinizin temelini teşkil eden kanunların dayanağı bulunan usul ve kaidelere asla benzemeyen kaideler üzerine kurulmuştur. Batı Memleketleri’nde esas olan şey Hıristiyan Kanunlarıdır. Siz Türk kalınız! Lakin madem ki Türk kalacaksınız, İslamiyet’e yapışınız! Hak ve sevap yolunda ilerleyiniz! Fakat bunu yaparken Batının efkar-ı umumiyesi diye saydığınız şeye ehemmiyet vermeyiniz. Siz bu efkarı umumiyeyi, Avrupa’nın umumi sedasını anlamıyorsunuz! . Hülasa biz Babıali’yi kendi idare tarzının ıslahı için vaki teşebbüsünden vazgeçirmek istemiyoruz. Lakin hal şartları Türkiye imparatorluğunun hal ve şartlarına uymayan hükümleri taklit ve hali hazırda, her türlü icat ve tanzimden mahrum olan İslam memleketlerinde, zarar ikamdan başka bir netice husule getirmeyeceği aşikar olan ıslahatınızı kabul ve tasdik etmemenizi tavsiye ederiz.”

    Hakikatleri ne de güzel ortaya döküyor bu mektup… Batıyı sadece yüzey manasında taklid etme, sen ruhunda sebat et ama onun tekniğini almayı da ihmal etme…

    Halbuki biz ne yapıyoruz. Batının yaptığı bir iğneyi yapmaktan aciz olarak, onu ancak, deniyet cihedini kendine tatbik ve ilminden mümkün mertebe uzak bir evrim-devrim içinde, kendi öz benliğimize yabancı, batıya da uzak olarak tam bir şahsiyetsizlik…

    Görülüyor ki Amerika ve onun soydaşı İngiltere’nin “efendim Hıristiyan olmazlarsa Müslüman olsunlar” gibi bir gayretleri yok. Böyle bir şey zırvalamak için ihtilal anında, Krala halkın yiyecek ekmeği olmadığını söyleyen vezirine “ekmek bulamazlarsa pasta yesinler” demek gibilerinden bir şuursuzluk içinde olmak lazım

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 12.01.2004 - 13:08

    Helal de bellidir, haram da bellidir. İkisi arasında da çok kimsenin ne olduğunu bilmediği şüpheli şeyler vardır. Her kim şüpheli şeylerden sakınırsa, dinini ve ırzını kurtarmış olur.

    Hadis-i Şerif - Müttefakün Aleyh

    İslam’da şüpheli olan hiçbirşey yoktur. İslam, Ayet-i Kerime’lerle ve diğer çeşitli kaynaklarla helal ve haramı kesin sınırlarla belirlemiştir. İslam’a şüphe sokan içindeki bid’atlardır. Bid’at olarak getirilen kurallar insanların içinde çelişkilere yol açmıştır. Oysa din bid’atlardan ayrıldığı zaman, helalin de haramın da kesin hatları ortaya çıkar. İşte kişi, akıl süzgecinden geçirmediği müddetçe bid’atların esiri olacağından; bu ikisi arasında gider gelir. Oysa bundan kendisini muhafaza ederse, hem dini bir mertebeye ulaşır, hem de Hadis’te geçtiği gibi ırzını muhafaza eder.

    Irzı muhafaza etmek, dünyasal olarak sadece namusu korumak değil, manevi şartlarda dine leke getirmemektir. Kişi, yanlış bilgilerden dinini muhafaza ederse; Hakk Yolu’nda gerçek anlamda iman sahibi olarak ilerleyebilir. Ama dini yolda yürüyorum ya da ilim yapıyorum diyerek bid’atların esiri olursa; o kişide ne din, ne amel, ne ırz, ne de yolculuk kalır.

  • Oksi Mana
    Oksi Mana 29.12.2003 - 01:54

    Kuran'ı tek kaynak kabul, kalanını akılla muhakeme etmek kaydıyla güzel özüne kavuşturmamız; israilliyattan olduğu kadar arabiyattan da arındırılması gereken mükemmel, yüce ve en son din. Ilahi gerçek.

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 27.12.2003 - 13:01

    Fransız İmparatoru Napoléon şöyle diyor:

    “'Allah’ın varlığını ve birliğini, Musa kendi milletine, İsa Romalılara, fakat Muhammed (aleyhisselam) bütün eski dünyaya bildirdi. Arabistan tamamiyle putperest olmuştu. İsa’dan altı asır sonra Muhammed (aleyhisselam) kendisinden evvel gelmiş olan İbrahim, İsmail, Musa ve İsa’nın (aleyhimüsselam) Allahını Araplara tanıttı. Arapların yanına sokulan Aryenler, hakiki İsa dinini bozarak onlara Allah, Allah’ın oğlu, Ruhulkudüs gibi, kimsenin anlayamayacağı akideleri yaymaya çalışıyor, şarkın sulh ve huzurunu tamamen bozuyorlardı. Muhammed (aleyhisselam) onlara doğru yolu gösterdi. Araplara yalnız bir tek Allah olduğunu, O’nun ne babası ne de oğlu bulunmadığını, böyle birkaç Allaha tapmanın puta tapmaktan kalan saçma bir adet olduğunu anlattı.”'

    (Moses has revealed the existence of God to his nation, Jesus Christ to the Roman world, Muhammed [peace be upon him] to the old continent…

    Arabia was idolatrous when, six centuries after Jesus, Muhammed [pbuh] introduced the worship of the God of Abraham, of Ishmael, of Moses and of Jesus [peace be with them]. The ayrians and some other sects had disturbed the tranquillity of the East by agitating the question of the nature of the Father, the Son, and the Holy Ghost. Muhammed [peace be upon him] declared that there was none but One God Who had no father, no son, and that the Trinity imported the idea of idolatry…

    I hope the time is not far off when I shall be able to unite all the wise and educated men of all the countries and establish a uniform regime based on the principles of the Qur'an which alone are true and which alone can lead men to happiness)

    'Bonaparte et l'Islam' by Cherfils, Paris: France, pp.105-125
    'Napoleon And Islam' by C. Cherfils. ISBN: 967-61-0898-7

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 03.12.2003 - 16:15

    www.muslimheritage.com
    (İngilizce Sayfa, Türkçesi yapılmaya çalışılıyor)

    1000 yıllık kayıp tarihi -> müslümanlığın, günümüzün bilim, sanat, teknoloji ve medeniyetine katkılarını ve bu etkileşimli zamanda müslümanların vasiyetini keşfetmeniz dileğiyle.

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 15.06.2003 - 18:55

    'Hakk Teala bu dini kendisi için seçmiştir. Bu yüzden dininize cömertlik ve iyi huyluluktan başkası yakışmaz. Sözüme dikkat edin ve dininizi bu iki meziyet ile donatın. '
    (Müttefakün Aleyh)

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 10.06.2003 - 20:33

    bir aradaşım vardı baya ateşli dindardı, çoğu kez atestleri kendi deyişiyle nasıl morartığını anlattırdı... sanki tuttuğu takım yenmiş gibi heyecanlı olarak... sordum kendime esasında İslamiyet insanlığa davet değil miydi diye... nedir bu haddini bildirme hesapları, tartışmayı kazanmak değilde gönül kazanmak değil miydi esas amaç?

  • Ahmed Çetin
    Ahmed Çetin 21.04.2003 - 21:04

    En güzeli, en güzeli güzelin...
    Habercisi, habercisi ezelin...
    Tüllerinde şafak seken bir gelin...
    Anneler, babalar, çocuklar gelin...
    (Necip Fazıl)

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 14.04.2003 - 18:01

    ...
    Hümanizm insan haysiyetine saygı, insana tabiat içinde istisnai bir değer vermekse, İslamiyet tek gerçek hümanizmdir.
    'Humanités' edeb, efendilik, nefse hakimiyet, mukaddese saygı ise İslamiyet ve bilhassa tasavvuf 'humanités' nin ta kendisi. İnsan yalnız İslamiyet'te eşref-i mahlukattır. Bir yanıyla balçık, bir yanıyla tanrı. Feyzi Hindi'nin meşhur beyiti ile çerçevelediği muhteşem varlık:

    Haki, eğer bezulmeti hesdi mukayyedi,
    Arşi, eğer benur-ı ilahi münevveri.

  • Oğuzhan Keskin
    Oğuzhan Keskin 18.01.2003 - 13:06

    tek bir doğru yol vardı...ademe gösterildi; ade o yoldan gitti bi ara bir günah işledi; temizlendi, devam etti...sonra niceleri niceleri geldi, yoldan yine çıktılar; Musa onları yola soktu, biraz doğru yolda ilerlediler sonra yine çıktılar; Davut da öyle; İsa da...En son Muhammed doğru yola soktu insanları; yol budur fakat yine bazı insanlar çıktılar yoldan...Ama yol biliniyor işte o aynı doğru yol İSLAMİYETTİR...