Kültür Sanat Edebiyat Şiir

islamiyet sizce ne demek, islamiyet size neyi çağrıştırıyor?

islamiyet terimi Cem Nizamoglu tarafından 17.01.2003 tarihinde eklendi

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün26.08.2017 - 13:32

    Türkler İslamiyet"i kılıç zoruyla kabul etmedikten önce İslam misyoneri İbn Faldan"ın Seyahatnamesinden bir bölüm ///// BİR GÜN bir oğuz'un evinde oturuyorduk. karısı da yanımızdaydı. biz konuşurken kadın bir ara vücudunun görünmemesi gereken bir tarafını açıp kaşıdı... hepimiz gördük. hemen ellerimizle gözlerimizi kapa­tıp, "Allahım, sen bize günah yazma." diye yakardık. Koca­sı güldü, çevirmenimize şunları söyledi: "Sizin, önünüzde açıl­masının nedeni, gördüğünüz halde kendinizi tutmayı öğrenesiniz diyedir. çünkü ulaşamazsınız; böyle olması, gizli olup da elde edilebilir olmasından daha iyidir."
    "zina bu insanlara çok yabancı.ama birisinin zina işlediğini öğrenirlerse, onu iki par­ça ya ayırıyorlar. Bunu yapmak için günahkarı iki ağacın dalına bağlıyorlar, sonra deviriyorlar ağaçları, adam ikiye bölünüyor."

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün21.11.2009 - 12:45

    Çalışma önerisi sadece ticaret ve ibadet ile sınırlı olup,her türden sorgulamayı “günah” ilan ettiği için İslam Dünyası,başta Hezerfen(İbn’Rüşt,Farabi,Sühreverdi,vb olmak üzere,tüm sıra dışı unsurlarının sesini kısarak kendini koyu bir Ortaçağ karanlığına hapsetmiştir.

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan06.05.2009 - 10:24

    İslamiyeti her fırsatta karalamak için fırsat kolayanlara derim ki;
    Din özellikle islamiyet acizlik değildir, islamiyet geriliği emretmez, bilimi ve teknolojiyi reddetmez.
    Bunu şu andaki müslümanların durumuna bakarak söylemek en azından insafsızlıktır. Şu andaki müslümanların içinde bulunduğu durum ile islamiyeti bağdaştırmayınız, unutmayın ki bu gün müslümanlar iyi durumda değillerse bu kendi dinlerini gereği anlayamamak, yaşayamamaktan kaynaklanmaktadır.
    Zira sahabe döneminde, yada Selçuklu ve Osmanlı döneminde her konuda buna bilimde dahil dünyaya hükmeden islamdı.
    Lütfen bu günkü manzaraya bakıp insafsızlık yapmayın.
    .
    Hastanede hasta yatağında ızdırap içinde yatan bir insana bakıp,
    bu adam doğduğundan beri böyle hasta ızdırap ve çile içinde diyebilirmisiniz?
    Belli ki o hasta, bir NEDEN'den ötürü o duruma düşmüştür, o hastalığından önce senin benim gibi sağlam bir insandı.
    Şimdi bu durumda olması, onun hep başından beri böyle olduğunu göstermez..
    .

  • Limonî Erz
    Limonî Erz30.04.2009 - 11:31

    oku oku oku!

  • Muhammed Refik
    Muhammed Refik19.12.2007 - 19:47

    Son zamanlarda Türkiye' de İslâm güçlendi diye güzel ülkemizi
    terk etmek istiyenler, şunu iyi bilmelidir! Kuranı Kerim de
    ' Kafirler ve münafıklar istemesede Allah nurunu tamamlamak
    istiyor' diye buyuruluyor! Ayrıca Peygamber efendimiz Muhammed (as)
    pekçok hadisinde İslam ın ahirzamanda (içinde bulunduğumuz şu zamanda)
    çok güçleneceğine dair müjdeleri var! Tüm dünyada İslam güçlenince
    bu insanlar Ay' a mı çıkacaklar? Şimdi diyeceklerki ' Biz İslam güçlendiği
    için değil, İslam' cılar güçlendiği için Türkiye' yi terk edeceğiz' Şunu iyi
    bilmeliki Türkiye de hakiki İslam' ı İslamcı denilen insanlar uygulamaya çalışmaktadır!
    İslam' ın güçlenmesini hazmedemeyen insanlarınki diet İslam dır. Yani sulandırılmışından.
    Hani şu zinanın yasak olmadığı, kadınların açık saçık giyinmesinin teşvik edildiği,
    alkollü içkilerin ve kumarın yasak olmadığı vede bizzat teşvik edildiği. Hakiki İslami
    değerlerin kınanıp yasaklandığı diet İslam! Bu tür İslam kendisine tabi olanların
    karınlarını ahirette çok felaket ağrıtır! Bu anlamda 'hakiki İslam ı nasıl öğreneceğiz? '
    diye soranlara; Ömer Nasuhi Bilmen in Büyük İslam İlmihali ni tavsiye ediyorum.
    Ayrıca Elmalılı Hamdi Yazır ın Kuranı Kerim tefsirini incelemeyi de ihmal etmeyin!
    Sonsuzluğa uzanan hayat yolumuzun başarılarla dolu olması dileği ile! Bayramınız kutlu olsun.
    Sevgi ve saygılarım ile! ***Allah a emanet olun! ***
    Bu bir toplu mesajdır. Binlerce kişiye gönderiyorum. Şahsi değildir!

  • Hû
    08.10.2007 - 12:29

    İslamiyyet bulmacasının çözümü Aleviyyet; cevabı ise,Mehdiyyettir...

  • Yiğit Can Demirel
    Yiğit Can Demirel13.07.2007 - 17:47

    büyük ve yüce dinimiz

    en son ve en mükemmel din İSLAMİYET
    hakaret edenler diğer dünyada günlerini görecekler

  • Zilan
    Zilan16.04.2007 - 17:08

    ' Müslüman ' gözü ile bakamayan bir insanın asla ama asla anlayamayacağı bir din...! ! !

    Sizin bakış açınız mı...? ? ? ...Amman allah muhafaza... :)

  • Mehmet Akif Binici
    Mehmet Akif Binici08.04.2007 - 14:42

    islamiyet huzur veren kendini arayan insanın kendini bulmasını sağlayan
    ve en son din olarak PEYGAMBER EFENDİMİZ HZ MUHAMMED [SAV] İLE TÜM DÜNYAYA TÜM İNSANLIĞA GÖNDERİLEN DİNDİR

  • Mustafa Nihat Malkoç
    Mustafa Nihat Malkoç27.01.2007 - 23:54

    ALLAH'IN AYI: MUHARREM

    M.NİHAT MALKOÇ

    Müslüman inancında bazı günler, geceler ve aylar diğerlerine göre daha büyük önem ve anlam taşımaktadır. Ramazan ve kurban bayramları, ramazan günleri, mübarek geceler, üç aylar bunlardan bazılarıdır. Bu zaman dilimleri diğerlerine göre çok daha anlamlı ve önemlidir. Bu günlerin ve gecelerin feyiz ve bereketinden azami derecede yararlanmalıyız.

    Allah katında değerli olan zamanlardan birisi de 'Muharrem' ayıdır. Hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem'in İslam tarihinde önemli bir yeri vardır. Öyleki Resulullah Efendimiz(sav) Muharrem'i 'şehrullah', yani 'Allah'ın ayı' olarak nitelendirmiştir. Muharrem ayı aynı zamanda 'Eşhürü'l-Hurum'dandır. Yani savaşılması yasaklanmış (haram aylardandır) , kıymeti büyük aylardandır. Eşhürü'l-Hurum'un diğerleri Zilkade, Zilhicce ve Recep'tir. Peygamberimiz bir hadislerinde: 'Ramazan ayından sonra tutulan oruçların en hayırlısı, Allah'ın ayı olan Muharrem'de tutulan oruçtur. Farz namazlardan sonra en faziletli namaz ise geceleyin kılınan namazdır.' buyurmuştur. Bunun yanında Peygamberimiz(sav) , bu ayın Aşure günü olarak bilinen onuncu gününü, bir öncesi ve sonrası ile oruçlu geçirmeyi tavsiye etmiştir. Bunu bizzat kendisi titizlikle uygulamıştır.

    Muharrem önemli hadiselerin gerçekleştiği bir aydır. Hz. Âdem'in cennetten yeryüzüne indirilmesi, Hz. Nuh (a.s.) 'ın tufandan kurtulması, Hz. Musa (a.s.) ve ona iman edenlerin Firavun'un zulmünden kurtulmaları hep bu ayda vuku bulmuştur. Bunların yanında Muharrem ayı, Hz. Muhammed(sav) 'in torunu, 4. Halife Hz. Ali'nin oğlu Hz. Hüseyin'in, o dönemde yaşanan siyasi kargaşa ve çatışmalar sonucunda 10 Muharrem 61'de Kerbela'da öldürülmesi olayının yaşanması nedeniyle İslam tarihinde önemli bir yere sahip bulunuyor. Bu yönüyle Müslümanlar için hüzün ayıdır Muharrem…

    Muharrem pek çok yönüyle diğer aylardan ayrılır. Fakat Muharrem ayının bütün Müslümanlar nezdinde en üzücü ve en önemli hadisesi, hiç şüphesiz ki Hz. Peygamberin muazzez torunu Hz. Hüseyin başta olmak üzere ehli beyitten ve Müslümanlardan birçok kimsenin Kerbela'da günlerce aç, susuz bırakıldıktan sonra Hicri 10 Muharrem 61 tarihinde hunharca şehit edilmesidir. Bu hadiselerin hatırası hâlâ bilinçlerimizi yaralamaktadır.

    Her şeye rağmen Muharrem, bazı kesimlerin ileri sürdüğü gibi bir intikam ayı değildir. Çünkü Müslüman kin gütmez, intikam hevesi içerisinde olmaz. Bu hadiseler İslam tarihinin talihsiz ve bir o kadar da bedbaht sayfalarıdır. Sağduyulu davranan insanlar bu olaylardan ancak ders alır, geleceğe öylece yürür. Yüce Rabbimiz Kur'an-ı Kerim'de bu hususta bizleri uyararak birlik ve beraberlik içerisinde olmamızı istiyor:

    'Hep birlikte Allah'ın ipine (Kur'an'a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O'nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size ayetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz.'(Al-i İmran, 3/103)

    Kıymetli zaman dilimlerinden birisidir Muharrem ayı… Aşure günü bu aya apayrı bir manevi zenginlik katmaktadır. Bu günleri hakkıyla ihya etmeliyiz. Rabbimiz Fecr Suresi'nin ikinci ayetinde ' O on geceye yemin olsun' ifadesiyle Muharrem'in ilk on gecesine yemin ediyor. Böylece bu zamana ayrı bir değer verdiğini ortaya koyuyor. Fakat bu mübarek on günün zilhicce ayının ilk on günü olduğu şeklinde kanaat getirenler de az değildir.

    Bu ayın ve içindeki ibadetlerin ehemmiyetiyle ilgili olarak Ebû Hüreyre (r.a) 'den edilen rivayete göre Peygamberimiz (SAV) 'e; Farz namazdan sonra hangi namazın ve Ramazan ayı orucundan sonra hangi orucun daha faziletli olduğu soruldu da, Peygamberimiz (sav) : 'Farz namazdan sonra en faziletli namaz, gece yarısı kılınan (teheccüd) namazıdır. Ramazan ayından sonra en faziletli oruç: Allah Teâlâ'nın ayı olan Muharrem'de tutulan oruçtur,' buyurdular. Bu rivayet sanırım Muharrem'in önemini yeterince ortaya koymuştur.

    Muharrem'in diğer aylardan ayrı tutularak 'Allah'ın ayı' olarak nitelendirilmesi, içerisinde yapılacak ibadetlerin ve tutulacak oruçların kutsiyetinden dolayıdır. Yoksa bütün aylar Allah'ındır. Bu ifadede söz konusu ayın önemine vurgu vardır. Muharrem ayı, ilahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır. Cahiliye döneminde de Araplar tarafından Recep, Zilkade ve Zilhicce ayları ile birlikte haram ay olarak kabul edilen muharrem ayı, Müslümanlar tarafından da saygı gösterilen bir ay olmuştur. Fakat ne yazık ki günümüz insanı bu mübarek günlerden habersiz yaşamaktadır. Bu ağlanacak bir durum değil de nedir? Sözün nihayetinde Müslümanlar olarak inancınızın gereklerini hakkıyla yerine getirmenizi, İslamı şevkle, zevkle ve şuurla yaşamanızı, Muharrem ayının feyiz ve bereketinden fazlasıyla yararlanmanızı temenni ediyorum.