Kültür Sanat Edebiyat Şiir

iman sizce ne demek, iman size neyi çağrıştırıyor?

iman terimi Sumir Serce tarafından 08.11.2001 tarihinde eklendi

  • Çöl Şulesi
    Çöl Şulesi12.05.2016 - 03:31

    İman,
    güçlü kalmanın silahı
    Her daim tebessüm edebilmenin iksiri
    Dünya ve ahiret hayatının anahtarı

  • Gökyüzünün Rengi
    Gökyüzünün Rengi08.05.2016 - 18:04

    İmanın zirvesi, hükme sabır ve kadere rızadır.
    (Ebu’d–Derda)

  • Xale Cemil
    Xale Cemil06.10.2012 - 11:10

    'İman, insanı insan eder. Belki insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi, iman ve duadır. Küfür, insanı gayet âciz bir canavar hayvan eder.'(1)

    Allah, insanı kulluk ve ibadet etmek için dünyaya göndermiştir. Bu yüzden insanın fıtrat ve mahiyetini de ibadet ve kulluğa göre donatmıştır. Yoksa hayvan gibi yutmak ve çabalamak için insanı dünyaya göndermiş değildir. İnsan iman ve ibadeti terk edip, hayvan gibi, dünyanın adi ve süfli zevk ve lezzetlerin peşine takılır ise; mahlukatın en alçağı, en rezili olur. Yok iman ve kulluğa riayet ederse, o zaman mahlukatın en üstünü ve en şereflisi konumuna çıkar. Zira insanı, Allah bu kıvamda yaratmıştır.

    İnsanın önünde iki seçenek var, ya kul olup kainata sultan olur, ya da iman ve ibadeti terk edip mahlukatın en aşağı ve en rezili olur.

    İnsanın bu dünyaya zevk ve lezzet peşinde koşmak için gönderilmediğine en güzel şahit; insan ile hayvan arasındaki farktır. İnsanın donanımına ve mahiyetine bakıldığında, dünyanın zevk ve lezzetlerine hapis olarak tasarlanmadığı anlaşılır. Ama hayvanın tasarımı, sadece dünyaya bakıyor. Hayvanda akıl olmadığı için, geçmiş ve gelecek onun nazarında yoktur, ama insanda akıl, hem geçmiş ile hem de gelecek ile ilişkilidir. Bu yüzden insan Allah’ı inkar edip, tamamen zevk ve lezzete odaklansa, ölüm ve zeval ona huzur vermez, onu taciz eder. Ama hayvanda taciz edecek bir akıl olmadığı için tam lezzet alır.

    İşte insanın hakiki lezzeti alıp, hayvandan daha yüksek bir makama çıkması, ancak iman ve ibadet ile mümkündür. O zaman ölüm ve zeval, insana ızdırap veren bir hiçlik ve yokluk değil, ebedi saadetin bir başlangıcı, bir girizgahı hükmüne gelir. Şu insan, iman sayesinde lezzetlerin ve makamların en üstüne çıkar. İman, insan üzerinde baskı kuran bütün hadisatın tazyikatını kaldırır. İman, her şeyin içyüzünü ve hakikatini izah ve beyan ettiği için, insan karanlık ve sıkıntılardan da kurtulmuş olur.

  • Abdullah Doğan
    Abdullah Doğan25.04.2012 - 09:26

    İmanın Tadı
    Cenâb-ı Hak buyuruyor:

    “İnsanlardan öyleleri de var ki, Allâh’ın rızâsını kazanmak için kendini ve malını fedâ eder. Allâh da kullarına karşı şefkatlidir.” (Bakara, 207)


    Rasûlullah (sav) buyurdular:

    “Allah’ı rab, İslâm’ı din, Muhammed’i peygamber olarak benimseyip onlardan râzı olan kimse imanın tadını tatmıştır” (Müslim, İmân 56)


    İslâm düşmanları, Hz. Suheyb (ra) ’ı da bayıltıncaya kadar döverlerdi. Bu işkenceler hicrete kadar devâm etti. Nihâyet Suheyb (ra) , Peygamber Efendimiz’den sonra Medîne’ye hicret etmek maksadıyla yola çıktı. Mekkelilerden bâzıları arkasından yetişerek:

    “–Sen buraya fakir ve zayıf bir kimse olarak geldin. Aramızda bol servete kavuştun! Sonunda kendinle birlikte servetini de alıp gitmek istiyorsun ha! Vallâhi buna müsâade etmeyiz! ” dediler.

    Suheyb hemen hayvanından yere indi. Sadağındaki okları çıkardı ve:

    “–Ey Kureyş cemaati! İyi bilirsiniz ki, ben sizin en iyi ok atanlarınızdan biriyim. Vallâhi yanımda bulunan okların hepsini üzerinize atar, bitince de kılıcımı çekerim. Bunlardan birisi elimde bulundukça bana yaklaşamazsınız. Ancak onlar elimden çıktıktan sonra bana istediğinizi yapabilirsiniz. Şimdi, servetimin yerini haber verip onu size terk edersem yolumu açar, beni serbest bırakır mısınız? ” dedi.

    Müşrikler, teklifi kabûl ettiler. Bunun üzerine Suheyb (ra) , servetinin yerini onlara bildirerek yoluna devâm etti. Rebîülevvel ayının ortalarında Kubâ’ya varıp Rasûlullâh’a kavuştu.

    Allâh Rasûlü (sav) onu görünce tebessüm etti ve onun îmânı uğruna bütün servetini fedâ etmesini îmâ ederek:

    “Suheyb kazandı! Suheyb kazandı! Ey Ebû Yahyâ! Satış kârlı oldu! Satış kârlı oldu! ” buyurdu. (İbn-i Sa’d, III, 226-230; Hâkim, el-Müstedrek ale’s-Sahîhayn, Beyrut 1990, III, 450, 452)

  • Kayra Corvus
    Kayra Corvus08.09.2011 - 22:43

    hiç varolmayan bir limana demir atmak,
    ama kesinlikle dalgalara teslim kalmak

  • Candle In The Wind
    Candle In The Wind06.04.2011 - 19:23

    İMâN iKi EŞiT PARÇADIR.YARISI SABIR,YARISI ŞÜKÜRDÜR..

  • Elvanı Seba
    Elvanı Seba26.06.2010 - 09:07

    Daha ziyade kalbin ve vicdanın amelidir..

  • ´m e R n n`
    ´m e R n n`04.05.2010 - 12:44

    ''Tipik mafya düzeni, yani. Biat ve rahat! ''

  • Şüheda Nur
    Şüheda Nur28.04.2010 - 13:15

    Allah'a ve ahiret gününe iman eden bir kimse;
    Komşusuna iyilik etsin.
    Misafirine ikram etsin.
    Ya hayr söylesin, yahut SuSsun..

  • Ali Veli
    Ali Veli04.02.2010 - 02:03

    iman dil ile ikrar,kalp ile tastik,azalarla amel etmektir... İtaatla artar masiyetle(günahlarla) eksilir.İ man boş bir sözden ibaret değildir...