Kültür Sanat Edebiyat Şiir

ateş sizce ne demek, ateş size neyi çağrıştırıyor?

ateş terimi Cem Nizamoglu tarafından 20.10.2003 tarihinde eklendi

  • Yeşim Kartaliçe
    Yeşim Kartaliçe 15.01.2013 - 18:46

    Ateş bizi çağırıyorrr!

  • Gökyüzü Heceleri
    Gökyüzü Heceleri 26.08.2012 - 23:19

    Artık yüreğimde ki ateş ellerime kadar inmiyor.
    Külleniyor musun?
    Yoksa kış geliyor ondan mıdır bilmiyorum.
    Zaten hangi ateş sonsuza kadar yanar ki?
    Nemrud'un ateşi bile söndükten sonra! ..
    ...
    H.K.

  • Didgâh Gölgesi
    Didgâh Gölgesi 18.08.2009 - 11:14

    'Yem-i âteş-hurûş-ı dilde oldukça sükûn
    Eder her dağ-ı hasret tende bir girdab-ı hûn peyda'

  • Şerife Duman
    Şerife Duman 14.04.2009 - 11:42

    Ateş en temiz saflaştırıcıdır.....

  • Muhammed
    Muhammed 23.11.2008 - 10:00

    ateşin sırrı ancak onun KENDİ KENDİSİNDE tekrarı ile aşılır.
    n.b.

  • Düşünmüyorum Yine De Varım
    Düşünmüyorum Yine De Varım 27.09.2008 - 01:25

    üfle de gözlerinden yaş gelsin
    üfle de kirpiklerin yansın

  • Oktay Avşin
    Oktay Avşin 16.09.2008 - 19:48

    azap.

  • Halim Gümüş
    Halim Gümüş 14.05.2008 - 22:59

    Fütühatt-ı mekkiye ve tedbirat-ı ilahiye’de, kalpre hararetin artışını ve bunun sonuçlarını safha safha anlatan İbn’ün Arabî’ye göre, Allah bir kuluna vecdi herhangi bir çeşidiyle “maarif inzal etmek ve bu hali zevkan bildirmek murad eyledikçe” kalbinin üzerine bir “kurb serinliği inzal eyler”, yani yakınlığı serinlik şeklinde duyurur. Böylece kalbin üst kısmındaki hava soğuyarak aşağı inerken, tabiî sıcaklığı dimağa doğru yükselmeğe başlar. “Böyle olunca hararet mün’akis alub saha-i kalbe sürtününceye kadar esfele meyleder. Bu sürtünmeden bir nâr tevellüd edip suûd eyler. Ve eğer berd yakîn ve kurb bulutunda bir menfez bulursa suûd eder. İmdi bu teevvüh tesmiye olunan zerefât olur. Ve eğer bir menfez bulamazsa sehâb-ı a’lâ rutûbatına onun cemdinden hulûl eyler”

  • Ünal
    Ünal 02.10.2007 - 13:32

    Su ateşe galiptir, ancak bir kaba girerse ateş o suyu kaynatır, yok eder...
    kabın içindeki su BENim.
    vurun lan vurun, ben vurma ile ölmem.
    Ateşin harını artırmalısınız.

  • Leyla Lola
    Leyla Lola 11.08.2007 - 22:35

    ateşin etrafinda çember, dansetmeyen herkes tembel...

  • Murat Ateş
    Murat Ateş 12.06.2007 - 18:02

    Dünyadaki en etkili kir temizleyici. Unutma günah kirini yalnızca Cehennem ateşi temizleyecektir.

  • Birindar
    Birindar 02.05.2007 - 02:07

    ateş olsa *cürmü* kadar değil de *cirmi* yani hacmi kadar yer yakmaktır aslı.

  • Leyla Gül
    Leyla Gül 29.04.2007 - 21:46

    ''Ateş-i suzan-ı firkat yaktı cism u canımı
    Bir harab-ı abade döndürdü dil-i viranımı
    Neyle teskin eyleyim şu dide-i giryanımı
    Çünkü aldırdım elimden sevgili cananımı..''

    Uzun yıllar önce; bir öteler dostumun, el yazısıyla yazdığı, hala bugün bile cüzdanımda taşıdığım, ara ara radyoda rastlayıp,iç çektiğim şarkıdır efendim..

  • Can Can
    Can Can 28.02.2007 - 00:53

    içimde bir fırın var, ateşi yakan ateş,
    o ne alev deryası çiçek bahçesine eş.

  • Erol Ağca
    Erol Ağca 27.12.2006 - 21:36

    adavet kin kuvvet şeytan sır.

  • Ece Özdemir
    Ece Özdemir 02.11.2006 - 22:20

    Medeniyet öyle bir ateştir ki; ona kayıtsız kalanı yakar, mahveder.

  • Bir Kara Karga
    Bir Kara Karga 12.09.2006 - 22:23

    bir avuç ateş..elimde yanmadan..taşıyorsam cesaretim ustadır

  • Hasanhüseyinsoylu
    Hasanhüseyinsoylu 03.08.2006 - 18:13

    aşık olduğunda,seni tatlı tatlı yakar,tenine değdiğinde canını yakar,hasta olduğunda bedenini sarar,fazla açarsan yemeği yakar,günah işlersen öbür tarafta 70 kat...........

  • Leyla Aydın
    Leyla Aydın 23.05.2006 - 15:29

    yemek.ısınmak.yangın.vücut ısısı. vs.

  • Orhan Cebecioğlu
    Orhan Cebecioğlu 20.02.2006 - 12:38

    zaten bende bunu öğrenmek istiyorum

  • Nazlı Menşur
    Nazlı Menşur 07.10.2005 - 10:16

    ATEŞLERDE yanacağım
    sensiz deli olacağım
    koydun beni bir başıma
    nasıl dayanacağım
    kurşun aşkın silahında
    vurdun beni en sonunda
    kuruyan topraklar gibi
    SUSADIM SANA............

  • Oktay Karaca
    Oktay Karaca 22.08.2005 - 20:08

    yavaşça yürünesi sıcaklık

  • Nedim Uğur
    Nedim Uğur 02.08.2005 - 19:59

    ben onu bunu bilmem ya na ca ğız :))))

  • Seu Kuyt
    Seu Kuyt 27.07.2005 - 19:40

    ateşe bakma gözünü alır
    güzele bakma özünü alır

  • Nazlı Karayel
    Nazlı Karayel 30.05.2005 - 11:35

    ATEŞ DÜŞTÜMÜ BİR KEZ İNSANIN SOL YANINA ALIP ATAMAZSIN
    HİÇ BİR ŞEYLE SÖNDÜREMEZSİN.
    SENİNLE YAŞAR.
    SENİ YAKAR KAVURUR.

  • Elif Cevahir
    Elif Cevahir 15.03.2005 - 01:41

    Gül ates, gülbün ates…
    Gel ki, “berd’ü selâmün” olsun ates...
    Gel ki, se(v) dâyı haykıralım mahserin ortasına,
    fayda etmiyor artık bu vâveylâ desinler,
    ates ne ki, yakıyor bizi Leylâ desinler…

  • Alp Tanhu
    Alp Tanhu 01.01.2005 - 22:40

    karbon içeren tüm maddeler yanar...geri dönüşümsüz bi olaydır.
    kimyasal reaksiyon sonucu hepsi de karbonmonoksite dönüşürler...
    bu reaksiyon sonucu ısı oluşur....

  • Onur Umut
    Onur Umut 30.12.2004 - 14:28

    ateşin içinden ne denli iyi yürüdüğündür mesele...

  • Aylin Aslım
    Aylin Aslım 27.10.2004 - 11:02

    Ateş yakabileceği herşeyi yakana dek yanar_ ancak o zaman söner
    Oruç Aruoba

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 27.11.2003 - 22:47

    Çakmak taşlarının birbirine vurulmasıyla kıvılcım çıkartma ile çakmağın kibritten çok daha önce keşfediğildiği söylenir. Fakat bugünkü kullandığımız gazlı çakmak çok sonradan bulunmuştur.

    Kibritin ilk versiyonu MS. 577'de Çinlilerin uzun süren askeri bir kuşatma altında yemek pişirmek, ısınmak gibi ihtiyaçlarını gidermek için çamdan elde edilmiş çubukların başına sülfür nufus edilerek, hanımlar tarafından, keşfedilmiştir. İlginçtir 1530'a kadar Avrupa'da hiçbir kibrit çeşidine rastlanılmamıştır, büyük olasılıkla Haçlı seferleri sırasında doğudan öğrendiler.

    Bildiğimiz çakmağın ilk modeli ise ''Emniyetli Kibrit (Safety Match) '' olarak 16 Mart 1897 Louise V. Aronson tarafından yağı sülfürle ateşleme düzeni ile icat edildi. Ateşleme sistemleri ile kafayı bozmuş olan Aronson sonraları çok daha değişik çakmaklar üzerine çalışmıştır. (Bundan sonra ki gelişmeleri detaylı bir şekilde Çakmak başlığı altında anlatmaya çalışacağım...)

  • Selin Sonsuz
    Selin Sonsuz 22.10.2003 - 21:38

    PEYGAMBERİMİZDEN(S.A.V.) OTUZUNCU TAVSİYE
    CEHENNEMDEN KURTULUŞ

    Haris b. Müslim et-Temimi(ra) Hz. Peygamber(sav) 'in kendisine şöyle buyurduğunu söylemiştir:Sabah namazını kıldığında hiçbirşey konuşmadan önce yedi defa;
    ^^Allahümme ecirni Mine'n-Nar ^^....Allah'ım beni cehennem ateşinden koru' söyle.
    Şunu bil ki sen bugün ölürsen Allah seni cehennemden korunanlardan kılar. Akşam namazını kıldığında da hiçbirşey konuşmadan önce yedi defa; Allahümme ecirni Mine'n-Nar' söyle. Şunu bil ki sen bu gece ölürsen Allah seni cehennemden korunanlardan kılar. ' (Nesei, Ebu Davud) .

  • Selin Sonsuz
    Selin Sonsuz 22.10.2003 - 21:33

    Allahümme ecirni Mine'n-Nar.....

  • Selin Sonsuz
    Selin Sonsuz 22.10.2003 - 21:31

    Yüksek Ateş (High Fever) 'in Manipulasyonu...

    Enfektif hadiselere yanıt olarak oluşan yüksek ateşin manipulasyonu yaratabileceği sonuçlar ve komplikasyonlar nedeniyle önem kazanmaktadır..Bunlardan en önemlisi Febril Konvülüzyonlar olarak adlandırılan ve pediatrik yaş grubunda görülen seizures(havale nöbetleri) ile kendini gösteren ve düşük ihtimal olsa da kalıcı olma potansiyeli taşıyan durumdur ki..status epitepticus yani durdurulamayan epilepsi(sara nöbeti) ne kadar varabilir...çok korkutucu ve manipulasyonu zor bir hadisedir...

    Yüksek ateşin vücuttaki en önemli etkisi üşüme halidir ki kişi dolaylı olarak örtünme ihtiyacı içinde olacak ve hatta titreyecektir..Bu arada yüksek ateş olarak nitelendirilen durum authorlara göre değişmekle birlikte genel olarak body temperature(vücut ısısının) 37.5 degrees Celcius'un(derecenin) üzerine çıkma halidir..Bu medikal tedavi ve müdahale gerektirmektedir...

    İlk yapılması gereken şey...Medikasyondan yani ilaç verilmeden önce vakanın soyulmasıdır...Bu kişiye göre nahoş bir durum (zaten üşümektedir) gibi duruyorsa da ateşi düşürmenin önemli bir yoludur ve örtünüp terleleyim de geçsin mantığı buna tezat yaratan ve komplikasyonların önünü açan bir durumdur..

    İkinci yapılması gereken şey..Ilık bir duştur...
    Ki bu çok önemlidir..Dikkati çekmek istediğim nokta bu duş ne sıcak ne de soğuktur....Ilık olması şarttır..Çünkü soğuk duş rebound effect (karşıt etki) yaratacak ve zaten soğuyan perifer, yani ekstremiteler(uzuvlar) titreme refleksiyle vücut ısısını daha da artıracaktır...bu da ateşi dolaylı olarak yükseltecektir..Sıcak suyunsa faydası olmamakla beraber yine periferik damarlarda vasodilatasyon(genişleme) nedeniyle vücut ısısını artırma etkisi mevcuttur..

    Üçüncü adım ise medikal tedavidir...
    Bunun için en uygun preparat Calpol, Tamol, Panadol...vs. vs...yüzlerce muadil ilaç bulunmakla birlikte önemli olan içeriktir ki bu etken madde paracetamoldur..10-15mg/kg/doz şeklinde uygulanabileceği gibi..60mg/kg/gün dozu 4 eşit parçaya bölerek de kullanabiliriz...Tabii bunların ayrıntılarına girmem mümkün değil ne yazık.... yalnız değinmek istediğim nokta şudur ki..tüm ilaçların bir maximum dozu vardır ve herşeyin fazlasının zararlı olduğu gibi bu preparatın da uygun dozda kullanılması gereklidir..Kiloya göre değişim arz ettiği için doz ayarlamasında doktorunuza danışmakta fayda vardır...
    İbufen ve muadilleri, yani ibuprofen türevi ilaçlar da inatçı ateş vakalarında güzel manipulasyon sağlayan bir non steroid antienflamatuar ilaç grubudur...

    Mesulid(Nimesulid) geçen yıl, hipotermi (yani vücut sıcaklıgını olması gerekenden fazla düşürme) yan etkisi nedeniyle piyasadan toplatılmış olup bazı kişiler tarafından inatla kullanılmakta olduğu dikkatimi çekmektedir..Lütfen yakınlarınızı bu konuda uyarınız...

    Biraz faydalı olmak istedim..özellikle 2 günden beri muzdarip olduğum ÜSYE nedeniyle halen ateşim yükseliyor ve sanırım otitis media(orta kulak enfeksiyonu) da tabloya ekleniyor..şiddetli kulak ağrım(otalji) başladı çünkü...

    Acil serviste görev yaparken ateşe karşı yapılan yanlış uygulamalarla, febril konvülüzyonla (feci bir görüntü) yakaladığım birçok vaka için buna değinme ihtiyacı duydum...

    Belki çok ayrıntıya inemedim..konu çok geniş...üzerine kitap dahi yazılabilir..ve ateşim hala yüksek ve flue görüyorum dünyayı..ama konu hakkındaki sorular olursa sıhhatim elverdiği ölçüde yanıtlamaya çalışırım....

    Sevgiler, saygılar ve sıhhat dileklerimle....

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 20.10.2003 - 20:00

    eski dilde NAR demek. Yani ateş, cehennem.

    Mecazi anlamda nar, Gadab-ı İlahi denir, yani yakıcı, azab verici her şey. Şer, delalet, sefahat anlamlarınıda gelir.

    Gerisini nar başlığındada yazmaya çalışırım

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 20.10.2003 - 18:51

    Ateşin keşfi yakın çağlarda da ‘atomun parçalanması’ ile ‘aya gidilmesi’ kadar önemli bir buluş olarak tanımlanıyor. (Zafer Arapkirli - www.milliyet.com.tr/ozel/interaktif/gen/gen02.html)

    Eski Taş Çağı'nın başların yani MÖ.600.000 yıllarının başlarında keşfedilen ateş sadece teknolojik ilerlemeyi başlatmakla kalmamış çevre kirliğinin ve fosil yakıtlarının tüketilmesinide beraberinde getirmiştir.

    '“Ateşi kullanabilme yeteneğimiz, hiçbir şekilde önemsiz bir yetenek değildir, çünkü sadece ateş yoluyla teknolojik ilerleme mümkün olabilmiştir. Ateşle birlikte metalürji ve metal araçlar gelmiş ve sonunda da kimya bilgisi ortaya çıkmıştır. Metaller elektriğin tek doğal iletkeni olduklarından, elektromanyetizmin ve elektriğin keşfi, hatta bilgisayarların geliştirilmesi bile biz insanların ateşi keşfinin bir sonucudur.” (Michael Denton, Nature's Destiny, s.242)

    “Ateşin kullanımı elbette çevresel faktörlere de bağlıdır: Ağaçların ve göreceli olarak kuru bir ortamın varlığına, örneğin. Bu ilave faktörlerden herhangi birinin uygun olmaması durumunda, bizi insan yapan tüm fiziksel ve zihinsel yeteneklerimize ve dünyanın karbon bazlı bir yaşam için çok uygun bir yurt olmasına rağmen, ateş ve dolayısıyla metalürji, kimya ve herhangi bir bilimsel gelişme mümkün olmazdı”. (Michael Denton, Nature's Destiny, s.245)

    Denton'ın ‘insanoğlunun ateşi keşfi’ diye ifade ettiği olay, aslında, Allah'ın ateşi insanoğlunun emrine vermesidir. Konuyu bilimsel olarak incelediğimizde, ateşin, insanın yeryüzündeki yaşamına çok uygun bir yapıda olduğunu görürüz. Ateş, ‘yanabilir’ cisimlerin tutuşmasıyla başlar. Bir cismi ‘yanabilir’ kılan durum, içeriğinde ‘karbon’ bulunmasıdır. Karbon ve oksijen reaksiyona girdiklerinde, yüksek miktarda ısı açığa çıkarırlar; biz de bunu alev olarak görür ve hissederiz. (Harun Yahta - www.allahvar.com/yer/yeryuzu_07.html)