Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Şiir Yarışması
  • siyah beyaz23.08.2005 - 15:31

    siyah ve beyaz iki ayrı grubaa ayrılamaz gene acizane bana göre; ne ifrat ne tefrittir; ne dev ne cüce, ne melek ne şeytan.
    bence siyahın kötüleri, beyazın da iyileri temsil etmesi bir kurgudan ibarettir.
    Okumadım pek fazla, aslında siyahla beyazın tarihi okunsa, belki de benim ne kadar isabetsiz bir yaklaşımla konuya eğildiğim görülebilecektir; ama içimden geeni söylüyorum; çünkü bana göre hiçbir şey iki ayrı gruba dahil edilecek kadar birbirlerinde ayrı değildir.
    Eğer siyah bir çemberse, beyaz da bir başka çemberse, her zaman en aızndan teğet oldukları bir noktaları vardır.
    O yüzden siyahla beyaz için şöyle bir benzetme yapılabilir: insan-insan; cüce için siyah, dev için beyaz...vs

  • cehenneme gitme yöntemleri23.08.2005 - 15:25

    eğer bir yöneteme sahipsen, demek ki bir stratejin de vardır. Ama cehennem ve ona gitme ve yöntem kelimeleri bir araya geldiğinde bana göre bir stratejiden bahsetmek abestir. Şahsımın acizane fikrine göre, kimse bile bile yanmak istemez.
    İşlenilen günahlar bir stratejinin eseri değil; insanın nefsine esir olmasından kaynaklanan bir durumdur.
    cehenneme gitm yöntemleri değilde; cehenneme nasıl gidilir gibi bir terim olsaydı daha makbule geçerdi :)))
    Sonuç: Cehennemegitmeyöntemleri rastgele bir araya gelmiş bir topluluktur ve hiçbir amaca hizmet etmemektedir(acizane fikrim tabii)

  • artistik patinaj23.08.2005 - 15:20

    artistik bir şekilde patinaj çekerim ben abi :))

  • Kurbağanın hikayesi23.08.2005 - 15:19

    Kaybolan Kurbağa
    Kardeşlerinden ayrılan ve tek başına yaşamanın dayanılmaz hafifliğini(var olmanın d.h den alınmıştır) göğüslemek/sırtlamak zorunda kalan kardeş kurbağa 'Sertinden'-ismi budur- kanalizyon köşelirinde vıraklaya vıraklaya çığırmış ama bunun hiçbir işe yaramadığını görünce de feryadı kesmiştir.
    Onun için çile dolu seneler başlamıştır. Kendi başına, henüz nasıl avlanacağını bile anne kurbağanın dersinde öğrenemeden, onlardan ve tabii ki annenin şevkati ve bilgisinden uzak düşmüştür.
    Fakat o Allah'in canlısıdır ve Allah yarattığı her şeyin nasibini verir. Onun da nasibini vermiş, türlü badirelerden sonra, Sertinden nasıl avlanacağını ve nasil yaşanacağını öğrenmiştir.
    Bir ada ninja kaplumbağalarla tanışmış ve ama onlar gibi bir kaplumbağa ve değişim geçirmiş bir canlı olmadığından Splenter ustanın talebelerinden biri olamamamıştır. O da şansını başka yerlerde denemek için kanalizasyon kanalizasyon dolaşmıştır ve burası amerikadır; yani hayaller ülkesi.
    İşte bir gün acılar içinde bu hayatın adaletsizliğine ağlarken ve Orhan Baba'nin batsın bu dünya şarkısını söylerken(bunu öğrenmesi de ayrı bir hikayedir, eger zaman olursa onu da anlatırız) , yeni yetenekler keşfeden kaşif tarafından keşfedilmiştir.
    Sonraki hayatı ise yıldızlar içindedir; pahalı mekanlar, allı pullu sinekler, taş gibi kurbağa hatunları vs. Tabii ki onu keşefeden adam ona güzel bir isim bulmak gerektiğini düşünmüş ve hepimizin tanıdığı meşhur artsit kurbağa 'Kermit' olmuştur.
    İşte bu bir kurbağa hikayesidir, başarıya giden :)))

  • vega23.08.2005 - 15:12

    street fighter daki, elindeki tırpanla :))) durduğu yerde dumayan, zıplayıp duran bir kahraman

  • empati23.08.2005 - 15:11

    muhatabın yerine koy ki kendini; onu anlamakta zorluk çekmeyesin

  • tahin23.08.2005 - 15:08

    tahinle pekmezi krıştır; ama oranı iyi tutturman lazim. Müthiş bir şey olur. Hatırlıyorum da orta 2 yurtta kalırken her sabah çıkardı ve ben her sabah diğerleri benden az yiyecek şekilde yerdim.
    Tahin ve pekmez, kadınla erkek gibidir; ayrılarken biri çok tatlı biri de tatsızdır; ama birleştiler mi; tahin in ağırlığı pekmeze; pekmezin tadı da tahine sirayet eder ve müthiş bir ikili olurlar

  • içimizdeki şeytan23.08.2005 - 15:05

    Sabahattin Ali ve o eşsiz romanlarından biri

  • çocukluk yıllarım23.08.2005 - 15:05

    güzeldi, nasıl yapmışım ben onları dedirtecek kadar da uçuk :))

  • düşünce fakirliği23.08.2005 - 15:04

    Düşünce Fakirliği:
    Dil nasıl fakir olur (poor english): düşünce de fakir olabilir mi?
    Düşüncenin fakir olması; yani istenilen ölçülerin altına olmassı. Bir defa düşünce için istenilen ölçüt nedir? Etraflıca düşünmek, bir şeyler hakkında kafa yormak, bilinen/ezberlenen bilginin hayatı nasıl tatbik edileceği hususunda kafa yormak...
    Ben gerçekten bir insandan ne kadar düşünmesi istendiğini bilmiyorum. Yani burda söz konusu olan düşünce fakirleri düşünebilen tüm insanlar mıdır; yoksa bir yerlere gelmiş, iyi eğitim almış insanların; aldıkları eğitimi hiç de göstermeyen düşünce biçimleri ya da hacimler midir?
    O yüzden terim kime seslenmektedir? Yani tarlada çalışan bir çiftçi ya da inşaatta çalışan bir işçiyi düşünce fakiri olmasının önüne geçen neleri düşünmesidir? Yani bu insanlar, bu ayı naıl çıkartacağız, ailem ne olacak; tuttuğm takımın gidişatı nedir; eğitim hayatında bize öğretilen NaOh bazını nerden kullanabilirim ya da sosyal hadiseler ışığında bu toplumun gidşatı iyi değildir tipi düşünceler midir onları düşünce fakiri yapmayan?
    ...
    Bu yüzden terim eksiktir! Bir defa neye hitap ettiği belli değildir! Kimse denir düşünebilen insan; her düşnebilen insan aslında gerçekten düşünebilen bir insan mıdır, sorularını cevapladıktan sonra, ancak kimin düşünce fakiri kimin olmadığı belirlenebilir.
    Terim bu sebeplere binaen, dayandığı sağlam bir zemin olmadığından geçersizdir.