Kültür Sanat Edebiyat Şiir

sabahattin ali sizce ne demek, sabahattin ali size neyi çağrıştırıyor?

sabahattin ali terimi Seu Kuyt tarafından 17.10.2003 tarihinde eklendi

  • Aşkın Romansı
    Aşkın Romansı 23.10.2017 - 10:19

    bu topraklarda yaşamanın bedelini ağır ödeyen düşünebilme yetisine sahip her türkiyeli gibi çileli bir hayat sürmüş usta düşünür. düşünür diyorum çünkü o bir yazardan çok daha fazlası. her kesimi cesurca eleştirebilen, kendi küçük dünyasından yola çıkarak bütün bir dünyadaki yozlaşmayı anlatabilen usta. rahmetle anıyorum.

  • Eylül Geldi Sonra
    Eylül Geldi Sonra 09.11.2015 - 10:46

    Gözlerimden öptü,
    Ellerimden öptü,ellerimden.
    Avuç içlerimden öptü.
    Unutabilir misin şimdi?
    Ben ölsem,unutamam.”
    Sabahattin Ali

  • Ozan Mir Kaya
    Ozan Mir Kaya 25.08.2015 - 15:11

    Sabahattin Ali cinayeti aslında faili meçhul bir cinayet değildir. Devlet katil Ali Ertekin'i bulmuştur. Ali Ertekin'in ifadesi gerçekten çok komiktir. Sabahattin Ali bana Rusya'ya gidecem, rejimi deviricem dedi, bende onu öldürdüm gibi komik ifadeler kullanmıştır. Tabi gerçek katil Ali Ertekin değildir, Devlet her zaman gerçek suçluyu gizlemek için bir kaç iLlüzyon kullanacaktır. Bu yüzden bu cinayet her zaman faili meçhul olacak kalacaktır.

  • Emelll Emelll
    Emelll Emelll 21.05.2015 - 11:44

    şimdi aramızda noksan olan şeyin ne olduğunu biliyorum.' dedi. 'bu eksiklik sana değil, bana ait...bende inanmak noksanmış... beni bu kadar çok sevdiğine bir türlü inanmadığım için sana aşık olmadığı zannediyormuşum... bunu şimdi anlıyorum. demek ki, insanlar benden inanmak kabiliyetini almışlar.... ama şimdi inanıyorum... sen beni inandırdın. seni seviyorum. deli gibi değil, gayet aklı başında olarak seviyorum..

  • Kafamda Bir Tuhaflık
    Kafamda Bir Tuhaflık 12.04.2014 - 17:59

    Tarihteki bir çok kişinin bakış açısını değiştiren ve zulme, umutsuzluğa, baş kadırtan şiirlerin romanların faili meçhul yazarı....

    Yarimi ellere verin
    Sevdamı yellere verin
    Yelleri bana gönderin
    Benim meskenim dağlardır dağlar...

    Bir gün kadrim bilinirse
    İsmim ağza alınırsa
    Yerim soran bulunursa
    Benim meskenim dağlardır dağlar...

  • Melisa Doğan
    Melisa Doğan 05.02.2014 - 09:55

    Sabahattin Ali denilince çoğumuzun ilk aklına gelen, yazarın trajik ölümü oluyor. Daha sonra öyküleri ve romanları giriyor devreye. Şiirleri ise en son geliyor aklımıza. Oysa öykülerinden daha çok şiirlerini bildiğimizi bilmiyoruz. Ve sözlerini kimin yazdığını bilmeden zevkle dinliyoruz o güzel şarkıları.

    Aslında Sabahattin Ali de şairden saymaz kendini. Yazdığı onca güzel şiire rağmen beğenmez yazdıklarını. Yaşadığı sürece sadece bir şiir kitabıyla yetinmesi bu yüzdendir.

    Onun şiirlerini tanıyan kesimin bir kısmı, hatta büyük bir kısmının edebiyat okuru olmadığını söylemek tuhaf belki ama bu da bir gerçektir. Zira bazı şiirleri ilginç bir şekilde anonimleşmiştir. Halk arasında “Aldırma Gönül Aldırma “ diye bilinen şarkı senelerdir Edip Akbayram’dan aynı çoşkuyla dinlenir. Aslında bu şarkı Ali’nin Sinop cezaevinde, Karadeniz’in dalgalarını dinleyerek yazdığı ve beş bölümden oluşan “Hapishane Şarkıları” şiirinin beşinci bölümüdür: “Başın öne eğilmesin / Aldırma gönül aldırma / Ağladığın duyulmasın / Aldırma gönül aldırma / Dışarda deli dalgalar / Gelip duvarları yalar/ Beni bu sesler oyalar / Aldırma gönül aldırma. (…)

    Zülfü Livaneli şarkıları denildiğinde ilk aklımıza düşen “Leylim Ley” değil midir? Yıllardır her konserinde hep bir ağızdan söylemez miyiz bu şarkıyı? “Döndüm daldan düşen kuru yaprağa / Seher yeli dağıt beni, kır beni / Götür tozlarımı burdan uzağa / Yarin çıplak ayağına sür beni. // Aldım sazı çıktım gurbet görmeye /Dönüp yare geldim yüzüm sürmeye / Ne lüzum var şuna buna sormaya / Senden ayrı ne hal oldum gör beni. // Ayın şavkı vurur sazım üstüne / Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne / Gel ey hilal kaşlım dizim üstüne / Ay bir yandan sen bir yandan sar beni “

    Ahmet Kaya’nın seslendirdiği Hapishane Şarkılarının üçüncü bölümü, Sezen Aksu’dan Dağlar ve Çocuklar Gibi, Nükhet Duru’dan Melankoli ve Ben Sana Vurgunum hala dinlenen ve sevilen şarkılardır. Ama dediğim gibi sözlerinin kime ait olduğunu çoğumuz merak bile etmeyiz…

  • Deniz Kara
    Deniz Kara 27.05.2013 - 15:56

    “Sonra çıkıyorsun dışarı, bakıyorsun güneş hala tepede. Bir cigara yakıyorsun ve yıllardır kurduğun cümleyi bilmem kaçıncı kez kuruyorsun: “Napalım, kısmet değilmiş…”

  • Beste Negâr
    Beste Negâr 02.04.2010 - 23:55

    'Ruhum bir heykel gibi düşüp parçalanırdı,
    bu sesleri duyanlar gülüyorum sanırdı...'

    Sabahattin Ali

    Ölümünün 62. yılında hâlâ mezarı da failleri de kayıp olan yazar…

    O’nun meskeni dağlardır, dağlar…

    Rahmet O’na…

  • Nokta Nokta
    Nokta Nokta 21.02.2009 - 12:01

    çoçuklar gibi...

  • Savt-ı Dicle
    Savt-ı Dicle 14.12.2008 - 22:22

    Roman hikaye ve şiirleriyle Türk edebiyatının firkat küncünde sessizce ciddi manada keşfedilemyi bekleyen yegane sanaçımız.Özellikle Kuyucaklı Yusuf romanıyla nam salmıştır ayrıca şiirleryle ciddi bir itibar edinmiştir bir çok şiiri şarkı sözü olarak kullanılmıştır.Şiirleri genel itibarıyla şarkı tadında mükkemel şiirlerdir

  • Sinan Keskin
    Sinan Keskin 01.08.2008 - 02:02

    maalesef geç keşfettiğim bir yazar.bilhassa kuyucaklı yusuf ve kürk mantolo madonna eserleri ile öne çıkıyor.eserlerinde kullandığı dil ve uslubuyla harika bir tad bırakıyor ve heyecanı baştan sona kadar hiç kaybetmeden okutturuyor.genç yaşta ölmesi ile insanlık muhtemelen çok daha güzel eserleri kaybetmiş oldu.

  • Saliha Yadigar
    Saliha Yadigar 21.08.2007 - 22:05

    Kuyucaklı Yusuf'u okurken diyorum ki: İyi ki varsın Sabahattin Ali, iyi ki ölümsüzsün. (Yazdıklarını okuduğum için söylüyorum bunu.) Bir solukta okunacak bu romanı iyi ki yazmışsın.

  • Tayfun Hakan Kağan
    Tayfun Hakan Kağan 15.04.2007 - 18:31

    * Türk Edebiyatının yetiştirdiği, eserlerinde en çok öztürkçe sözcük kullanan şair ve yazar;
    * Mangal gibi yüreğiyle korkmadan, iktidara yaltaklanmadan yazan;
    * Edremit ve bölgesini gününün sosyal çelişkileriyle çok iyi anlatan;
    * Nobeli hakkıyla alabilecek kesinlikle bir kaç edebiyatçıdan biri;
    Adına Edremit Kültür ve Sanat Derneği olarak şiir yarışması düzenlediğimiz ve her yıl şiirlerini ve türkülerini söylediğimiz büyük ozan;
    Tayfun Hakan KAĞAN
    EKÜSAD YÖN.KUR.BŞK.

  • Şengül Can
    Şengül Can 04.02.2007 - 02:52

    SABAHATTİN ALİ bana, döndüm daldan kopan kuru yapraga leylim ley seher yeli dagıt beni kır beni leylim ley götür tozlarımı burdan uzaga yarin çıplak ayagına sür beni leylim ley leylim ley 'den daha fazlasını çagrıştırıyor.

  • Bon Jovi
    Bon Jovi 24.10.2006 - 23:33

    KÜRK MANTOLU MADONNA sı belkide en sabundan kitabıdır ama ben yinede çok severim........sadece bu kitabında pek suya sabuna dokunmaz üstad,ama muhtesem bir ask hikayesi yazar...........en uzun giriş bölümü olan kitaptır ayrıca...45 sayfa........nazım bile derki çok güzel bi roman ama yazmasaydı çok sey kaybetmiş olmazdık.......malum kişiligi sebebiyle.......halbuki nazım ın ask şiirleride müthiştir...bu konuda kendisine katılmadım......ama sadece bu konuda.....

  • Gani Kapicigil
    Gani Kapicigil 21.10.2006 - 12:02

    Aldırma Gönül

    Başın öne eğilmesin
    Aldırma gönül, aldırma
    Ağladığın duyulmasın,
    Aldırma gönül, aldırma

    Dışarda deli dalgalar
    Gelip duvarları yalar;
    Seni bu sesler oyalar,
    Aldırma gönül, aldırma

    Dertlerin kalkınca şaha
    Bir sitem yolla Allaha
    Görecek günler var daha;
    Aldırma gönül, aldırma

    Kurşun ata ata biter
    Yollar gide gide biter;
    Ceza yata yata biter;
    Aldırma gönül, aldırma

  • Kimse Siz
    Kimse Siz 15.09.2006 - 09:53

    25 Şubat 1907 tarihinde, bugün Bulgaristan sınırları içindeki Gümülcine kazası Eğridere köyünde doğdu, 2 Nisan 1948 tarihinde Bulgaristan sınırında öldürüldü. Öğrenimini Balıkesir ve İstanbul Muallim Mekteplerinde yaptıktan sonra Yozgat'ta öğretmenliğe başladı. Kazandığı sınavla gittiği Almanya'da Postdam ve Berlin'de öğrenim gördü. Dönüşünde çeşitli okullarda öğretmenlik, Devlet Konservatuvarı'nda dramaturgluk yaptı. 1931 yılında bölücü propaganda yaptığı ihbarı üzerine üç ay tutuklu kaldı, kovuşturma sonunda aklandı. Görevine döndü, bu sırada yazdığı bir romanı yayımlamaktan vazgeçince, gazete sahibi iki tanıkla birleşerek, bir toplantıda okuduğu bir taşlamayı okunmasından 6 ay sonra ihbar etti, yargılandı ve mahkum edildi. Cumhuriyetin Onuncu Yılı nedeniyle çıkan aftan yararlanarak salıverildi. Çeşitli resmi kuruluşlarda 1945 yılına kadar çalıştı. İşsiz kaldığı bir dönemde Aziz Nesin ile birlikte Marko Paşa'yı ve onun devamı olan mizah dergilerini çıkardı. Bu dergilerdeki yazılarında, yayın yoluyla hakaret ettiği savıyla yargılandı ve mahkum oldu.Yurt dışında çıkmak için anlaştığı, kendisine kılavuzluk yapan Ali Ertekin tarafından, Bulgaristan sınırı yakınlarında Sazara köyü cıvarındaki ormanda öldürüldü.
    En güzel şiirlerinden biri de Nükhet Duru'nun şarkısı MELANKOLİ dir.:

    Beni en güzel günümde, tarifsiz bir keder alır,
    Bütün ömrümün beynimde acı bir tortusu kalır...

    Ne bir dost, ne bir sevgili
    Dünyadan uzak bir deli...
    Beni sarar melankoli...

  • İlayda Kambur
    İlayda Kambur 10.09.2006 - 18:17

    sinop cezaevi. tünel. iskeletler...
    al füruzanı, vur sabahattin âli'ye. al hatta oradan gel yine mustafa kutluya.

  • Bir Kara Karga
    Bir Kara Karga 30.08.2006 - 20:46

    kaçmaya çalıştığı zmnda bu iş için güvenip yanına aldığı adam tarafından öldürülmüş...tabi gerçek katil o mu bilinmez..

  • Saliha Yadigar
    Saliha Yadigar 30.08.2006 - 18:17

    Biz onun öyküleriyle büyüdük. Özellikle 'Yeni Dünya' öyküsü, unutulur gibi değil.

  • Melek Kara
    Melek Kara 09.08.2006 - 16:13

    çok güzel şiirleri ve yazıları.
    mutlaka herkes okumalı.
    özellikle değirmen adslı hikayesi çok hoşuma gidiyor.

  • Nevi Gazel
    Nevi Gazel 12.06.2006 - 15:47

    melankoli

  • Çiğdem Çimen
    Çiğdem Çimen 15.05.2006 - 17:32

    göklerde kartal gibiydim
    kanatlarımdan vuruldum
    mor çiçekli dal gibiydim
    bahar vaktinde kırıldım

  • Selin Pamuk
    Selin Pamuk 11.02.2006 - 03:46

    kuyucaklı yusuf...

  • Şenay Özkan
    Şenay Özkan 06.01.2006 - 18:41

    Başım dağ saçlarım kardır
    Deli rüzgarlarım vardır
    Ovalar bana çok dardır
    Benim meskenim dağlardır dağlar
    Dağlardır dağlar, dağlardır dağlar...

    Şehirler bana bir tuzak
    İnsan sohbetleri yasak
    Uzak olun benden uzak
    Benim meskenim dağlardır dağlar
    Dağlardır dağlar, dağlardır dağlar...

    Kalbime benzer taşları
    Heybetli öter kuşları
    Göğe yakındır başları
    Benim meskenim dağlardır dağlar
    Dağlardır dağlar, dağlardır dağlar...

    Yarimi ellere verin
    Sevdamı yellere verin
    Yelleri bana gönderin
    Benim meskenim dağlardır dağlar
    Dağlardır dağlar, dağlardır dağlar...

    Bir gün kadrim bilinirse
    İsmim ağza alınırsa
    Yerim soran bulunursa
    Benim meskenim dağlardır dağlar
    Dağlardır dağlar, dağlardır dağlar...

    Sabahattin ALİ yi öldüren kişi birde alkış istemiş o zamanlar
    ne denirki

  • Kaya Kaya
    Kaya Kaya 16.09.2005 - 03:00

    özellikle öyküleri çok hoşuma gitmiştir.
    kağnı, ses, esirler...
    duvar adlı öyküsünde çok hoşuma giden bir bölüm vardı:
    'bir mahpusu dünya ile hiç alakası olmayan bir zindana kapamak ona en büyük iyiliği yapmaktır. onu en çok yere vuran şey, hürriyetin elle tutulacak kadar yakında bulunmak, aynı zamanda ondan ne kadar uzak olduğunu bilmektir. on adım ötede en büyük hürriyetlere götüren denizi dinlemek ve sonra aradaki kalın kale duvarlarına gözlerini dikerek bakmaya, denizi yalnız muhayyilede görmeye mecbur kalmak az azap mıdır? '

    sanırım sinop hapishanesi böyle bir vaziyetteymiş.

  • Deniz Yılmaz
    Deniz Yılmaz 09.08.2005 - 13:11

    orhan pamuk,ayşe kulin ve benzeri kalemtıraşları yazar diye okuyanlara tavsiye edilir.gözünüz,beyniniz vb. uzuvlarınız yerli yazar görsün.KÜRK MANTOLU MADONNA,KUYUCAKLI YUSUF...

  • Seu Kuyt
    Seu Kuyt 29.07.2005 - 14:59

    'ruhunu ekmek parası için satanlar' Sabahattin Ali

  • Fatma Sena Gündüz
    Fatma Sena Gündüz 16.06.2005 - 16:51

    herşey yolunda giderken durduk yerde ortadan kaybolmuş.
    hasan boğuldu sunu severim

  • Mustafa Nihat Malkoç
    Mustafa Nihat Malkoç 16.02.2005 - 23:29

    SABAHATTİN ALİ
    M.NİHAT MALKOÇ

    Kısa bir ömür sürmesine rağmen adından çok söz edildi Sabahattin Ali’nin…Çünkü dolu dolu yaşadı.Sözünü hiç sakınmadı.Dobra dobra konuştu.
    Sabahattin Ali,25 Şubat 1907 yılında Gümülcine’nin Eğridere Köyü’nde dünyaya geldi.Babası, bir subay olan Cihangirli Ali Selâhattin Bey’di.Annesi Hüsniye Hanım’dı. Sabahattin Ali,önce Edremit İlkokulu’nu bitirdi.O vakit savaş yıllarıydı.Bir süre Balıkesir Öğretmen Okulu’nda okuduktan sonra İstanbul Erkek Öğretmen Okulu’na geçti.Buradan 1927’de mezun oldu.Okulu bitirdikten sonra Yozgat Cumhuriyet İlkokulu’na atandı.Buradaki görevi uzun sürmedi.Girdiği imtihanı kazanarak Almanya’ya gitti.Yurda döndükten sonra Aydın ve Konya ortaokullarında görev yaptı.Aydın’da çalıştığı yıllarda bölücülük yaptığı gerekçesiyle üç ay tutuklu kaldı.Konya’da öğretmenlik yaptığı sırada,okuduğu bir şiirde hakaret unsurları bulundu.Konya ve Sinop hapishanelerinde yattı.
    Hayatının önemli bir kısmı dört duvar arasında geçti.1934 yılında M.E.B. Neşriyat Mümeyyizliği’ne getirildi.Bunca sıkıntıdan sonra evliliğe sıra gelmişti.1935 senesinde Aliye Hanım’la dünya evine girdi.! 937’de kızları Filiz doğdu.Devlet Konservatuvarı’nda Almanca öğretmenliği yaptı.Savaş yüzünden tekrar askere alındı.Ömrünün son yıllarında M.E.B. Tercüme Bürosu’nda çevirmenlik ve editörlük yaptı.
    Sabahattin Ali,Cumhuriyet sonrası Türk hikâyeciliğinin önemli bir ismiydi.O da pek çok sanatçı gibi,edebiyat deryasına şiirle girmiştir.Şiirlerinde millî veznimiz olan heceyi kullanmıştır.Bu türdeki eserlerinde Halk edebiyatının şekil ve muhteva hususiyetlerini bulmak mümkündür.İlk gençlik ürünlerini Çağlayan,Servet-i Fünûn,Meşale,Hayat,Güneş gibi dergilerde yayınlamıştır.Şiirlerini “Dağlar ve Rüzgâr” adlı eserde bir araya getirmiştir.
    O,asıl ününü hikâyeleriyle elde etmiştir.İlk hikâyesi olan “Bir Orman Hikâyesi” 30 Eylül 1930 yılında Resimli Ay Dergisi’nde yayınlanmıştır.Hikâyelerinde daha çok Anadolu insanının hayatını anlatmıştır.Güçlü bir gözlemcidir.Tabiat tasvirlerinde başarılıdır.Hikâye kitapları şunlardır: “Değirmen(1935) ,Kağnı(1936) ,Ses(1937) ,Yeni Dünya(1943) ,Sırça Köşk(1947) ”
    O,hikâyenin dışında romanlar da yazmıştır: “Kuyucaklı Yusuf(1937) ,İçimizdeki Şeytan(1940) ,Kürk Mantolu Madonna(1943) ” Bunların yanında “Esirler” adlı bir de oyunu vardır.Daha sonra eserleri,külliyat hâlinde yayınlanmıştır.
    Büyük ülkücü şâir ve yazar Nihal Atsız’la Sabahattin Ali’nin fikrî sürtüşmeleri meşhurdur.1946 yılında bir grup arkadaşıyla “Marko Paşa” adlı mizah dergisini çıkaran Sabahattin Ali, bu yüzden de hapse atılmıştır.41 yıllık bu çileli ömür,yurt dışına kaçmak amacıyla gittiği Bulgaristan sınırında,garip kılıklı,niyeti meçhûl bir kâtilin kör kurşunlarıyla son bulmuştur.Onun,vaktiyle kaleme aldığı şu satırlar bugün bile güncel ve enteresandır:
    “Namuslu olmak ne zor şeymiş meğer.Bir gün Almanlar’ın pabucunu yalayan,ertesi gün İngilizler’e takla atan,daha ertesi gün de Amerika’ya kavuk sallayan soysuzlar gibi olmak istemedik…Kanunlu,kanunsuz baskılar altında ezile ezile pestile döndük.Bugünün itibarlı kişileri gibi,kese doldurmadık,makam peşinde koşmadık.İç ve dış bankalara para yatırmadık.Han,apartman sahibi olmak,sağdan soldan vurmak ve milleti kasıp kavurmak emellerine kapılmadık.Milletin derdine derman olacak yolları araştırmak istedik.Bu ne affedilmez suçmuş meğer! ...”

    e-mektup: mnihatmalkoc@hotmail.com

  • Seu Kuyt
    Seu Kuyt 21.09.2004 - 22:03

    şu meb in bebelr(ogrencilr) icin belirledigi 100 kitap icine kuyucakli yusuf u ile girmis...
    gercekten de cok guzel bir romandir

  • Cem Kor
    Cem Kor 04.05.2004 - 11:47

    Türk edebiyatındaki en önemli aşk romanlarından biri olan 'Kürk Mantolu Madonna' nın yazarı..

  • Hasan Ateş
    Hasan Ateş 12.03.2004 - 13:17

    'leylim ley'i yazmış bu abimiz.

  • Murat Dalgın
    Murat Dalgın 29.02.2004 - 01:32

    Büyük yazar. Büyük insan.

  • Cay Keyfi
    Cay Keyfi 20.12.2003 - 16:05

    Kaleminden çok fikriyatıyla tanınan iki güçlü yazar vardır ülkemizde, biri Sabahattin Ali, diğeri ise Üstad Necip FAZIL....
    Türk edebiyatı bu iki insanın kıymetini bilmeli edebi açıdan...
    Bana her zaman Kuyucaklı Yusuf'u hatırlatır...
    SABAHATTİN ALİ
    25 Şubat 1907'de Gümülcine / İğridere'de doğdu. İlköğrenimini Üsküdar, Çanakkale ve Edremit'te yaptı (1921) . Balıkesir Muallim Mektebi'ni bitirdi (1927) ve aynı yıl Yozgat Cumhuriyet İlkolulu'na öğretmen oldu. Milli Eğitim Bakanlığı bursuyla 1928'de Almanya'ya gitti, 1930 yılı Martında yurda döndü, Aydın ve Konya'da öğretmenliğini sürdürdü. Nazım Hikmet'le tanışarak, onun çalıştığı Resimli Ay'da öykülerini yayımlamaya başladı.

    Hey anavatandan ayrılmayanlar
    Bulanık dereler durulmuş mudur?
    Dinmiş mi olukla akan o kanlar?
    Büyük hedeflere varılmış mıdır?
    Asarlar mı hâlâ hakka tapanı?
    Mebus yaparlar mı her şaklabanı?
    Köylünün elinde var mı sabanı?
    Sıska öküzleri dirilmiş midir?
    Cümlesi belî der Enelhak dese,
    Hâlâ taparlar mı koca terese?
    İsmet girmedi mi hâlâ kodese?
    Kel Ali'nin boynu vurulmuş mudur?
    Koca teres kafayı bir çekince
    ....................
    İskendere bile dudak bükünce
    Hicabından yerler yarılmış mıdır?

    dizeleriyle Atatürk'e hakaret ettiği gerekçesiyle tutuklandı(1932) , bir yıla hüküm giydi, Konya ve Sinop Hapishanelerinde yattı, 1933'te memuriyet kaydı silindi. Cumhuriyet'in onuncu yıl dönümünde çıkarılan afla hapisten çıktı(29 Ekim 1933) . Yeniden memur olabilmesi için bağlılığını ispatlaması istendi ve bu amaçla 15 Ocak 1934 tarihli Varlık'ta (13. Sayı) 'Benim Aşkım' başlıklı,

    Sensin kalbim değildir, böyle göğsümde vuran,
    Sensin 'Ülkü' adıyla beynimde dimdik duran
    Sensin çeyrek asırlık günlerimi dolduran
    Seni çıkartsam ömrüm başlamadan bitiyor
    Hem bunları ne çıkar anlatsam bir düziye
    Hisler kambur oluyor dökülüyor yazıya
    Kısacası gönlümü verdim Ulu Gazi'ye
    Göğsümde şimdi yalnız onun aşkı yatıyor.

    dörtlüklerini de içeren Atatürk'e övgü şiiri yayımladı ve karşılığında MEB Talim Terbiye Dairesi Mümeyyizliği'ne atanarak işsizlikten kurtuldu (30 Eylül 1934) . 1937'deki askerliğini takiben, önce Ankara Musiki Muallim Mektebi Türkçe öğretmenliğine, ardından çevirmen, öğretmen ve dramaturg olarak çalışacağı Devlet Konservatuarı'na atandı (1938) . 1945'de Yeni Dünya gazetesinin, 1946'da Marko Paşa'nın neşrine katıldı. Marko Paşa'daki yazıları yüzünden çeşitli kovuşturmalara uğradı, bunlardan birinden yedi aya hüküm giydi. 1948'de Zincirli Hürriyet'teki bir yazısından dolayı yine hakkında kovuşturma açılınca nakliyeciliğe başlayan Sabahattin Ali, 1 Nisan 1948 tarihinde yurt dışına kaçma girişimi sırasında öldürüldü, cesedi öldürülüşünden iki buçuk ay sonra (16 Haziran 1948) bulundu.

    ESERLERİ
    Hikaye Kitapları: Değirmen, Kağnı, Ses, Yeni Dünya, Sırça Köşk
    Romanları:Kuyucaklı Yusuf, İçimizdeki Şeytan, Kürk Mantolu Madonna.
    Şiir:Dağlar ve Rüzgar
    Oyun:Esirler

  • Seu Kuyt
    Seu Kuyt 21.10.2003 - 11:47

    sayfa 163
    ...
    'Hayat ancak bir kere oynanan bir kumardır, ben onu kaybettim.'

  • Seu Kuyt
    Seu Kuyt 21.10.2003 - 11:46

    sayfa 139
    ...
    ' 'Şimdi aramızda noksan olan şeyin ne olduğunu biliyorum! ' dedi.' Bu eksik sana değil, bana ait...Bende, inanmak noksanmış...Beni bu kadar çok sevdiğine bir türlü inanamadığım için, sana aşık olmadığımı zannediyormuşum...Bunu şimdi anlıyorum.Demek ki, insanlar benden inanmak kabiliyetini almışlar...Ama şimdi inanıyorum...Sen beni inandırdın...Seni seviyorum...Seni istiyorum...İçimde müthiş bir arzu var...Bir iyi olsam! ..Ne zaman iyi olacağım acaba? ...' '

  • Seu Kuyt
    Seu Kuyt 21.10.2003 - 11:42

    sayfa 124
    ...
    'Ona hakikaten dargın değildim; asla kızmıyordum.Sadece müteessirdim.'Bunun böyle olmaması lazımdı' diyordum.Demek ki beni bir turlu sevemiyordu.Hakkı vardı.Beni hayatımda hiç, hiç kimse sevmemişti.Zaten kadınlar pek acayip mahluklardı.Bütün hatıralarımı toplayarak bir hüküm vermek istediğim zaman, kadınların hiçbir zaman sahiden sevemeyecekleri neticesine varıyordum.'

  • Seu Kuyt
    Seu Kuyt 21.10.2003 - 11:39

    sayfa 111
    ...
    'Bu hareketsizliğin, korkuya dayanan bu tereddüdün daha zararlı olduğunu, insan münasebetlerinde bir noktada taş kesilmiş gibi kalınmayacağını, ileriye atılmayan her adımın insanı geriye götürdüğünü ve yaklaştırmayan anların muhakkak uzaklaştırdığını karanlık bir şekilde seziyor ve içimde sessizce yanan...'

  • Seu Kuyt
    Seu Kuyt 21.10.2003 - 11:37

    Kürk Mantolu Madonna'dan
    (YKY,10.Baskı)
    ...
    sayfa 89
    ...
    'Bir ruh, ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize, bizim aklımıza, hesaplarımıza danışmaya lüzum bile görmeden, meydana çıkıyordu...'
    ...
    sayfa 96
    ...
    'Başkasına merhamet etmek, ondan daha kuvvetli olduğunu zannetmektir ki, ne kendimizi bu kadar büyük, ne de başkalrını bizden daha zavallı görmeye hakkımız yoktur...'

  • Seu Kuyt
    Seu Kuyt 20.10.2003 - 16:12

    Yapı Kredi Yayınları Sabahattin Ali'ni eserlerini yayınladı:
    Bütün Hikayeleri 1 ve 2
    Kürk Mantolu Madonna
    İçimizdeki Şeytan
    Kuyucaklı Yusuf