Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Les Temps Des Gitans
Les Temps Des Gitans

YAĞMURLAR DİYORUM, EN ÇOK BANA YAKIŞIYOR...

  • yağmur04.12.2020 - 01:47

    Yağmur damlalarının ağacın yapraklarına değdiği vakit çıkardığı sesi bilir misin?
    İşte sen o sessin.
    Ve bir kez daha söylemeli, yağmurların ise en çok yakıştığı ben.
    Evet ,benim..

  • kedi26.11.2020 - 21:20

    Kedilerden oldum olası korkarım...
    Arada hep bir mesafe, hep uzaktan bakışmalar söz konusu...
    Yıllar sonra bir bakıyorum ,her yanım tırnak izi...
    Tırnak içinde belirtmeli,
    Yazargillerden sevgili kedi...

  • Nezaket26.11.2020 - 20:45

    Bu kelimeye aşinalığın bir kadın adı sanıyor olmandan kaynaklanıyor...
    Nezaketi sadece kadın ismi olarak bilenler var bu hayatta...
    Eminim var ...

  • nazım hikmet10.11.2020 - 01:33

    Özleyeceksin!
    Kızıyordu,
    Kıskanıyordu,
    Küsüyordu,
    Çok soru soruyordu;
    Ama beni seviyordu diyeceksin!

  • sadık gürbüz22.10.2020 - 01:45

    Bu gece düşlerim "dehşetli" güzel
    Uzak dur bu gece gelme ey ecel...
    ......
    Koynumda yıldızlar bende gökyüzü

  • gecenin son anı04.10.2020 - 02:48

    Cause I’ve got memories and travel like gypsies in the night...

  • bu şehre sonbahar geldi27.09.2020 - 13:22

    Bu şehre Eylül gelir mi artık..
    Diyerek karşılamak her yeni günü...
    Bugün ise,yaprakların arasından göz kırpıyor gibi...
    Ne çok özlendin, ne çok özledim seni...

  • sessizlik12.09.2020 - 23:29

    Susuyorum,
    Duyuyor musun...

  • dal03.09.2020 - 18:34

    Ben hiç oraya gitmek istemiyordum.
    Giderim, biraz kalır dönerim diyordum. Ne olduysa oradayken oldu herşey..
    Şimdi mi?
    Bir dalım varmış, kırıldı..
    Kolum kanadım değil...
    Bir de geveze hallerin ,ne de güzeldi..

  • monolog03.09.2020 - 14:26

    Nasıl da herşeyi biliyor,öyle biliyor ki ondan başka bilen yok hiçbir şeyi..
    Nasıl da herşeyi görüyor,öyle görüyor ki,geri kalanlar âma sanki...
    Nasıl da herşeyi okuyor,öyle okuyor ki, ondan başkasına alfabeden harf kalmamış...
    Bir sen biliyorsun ,üstelik ne de çok biliyorsun...

    O güzel kafanın içine tırnaklarımı geçiriyorum,bunu da biliyor musun?
    Omzundaki pençe izi,ah o izi ben yapmış olmayı ne çok isterdim, omzundan süzülürken kanlar karşında oturup sigara içerdim mesela yahut bir kadeh buz gibi soğuk ve kırmızı şarap da dökebilirdim...
    Canını mı yaktı alkol?
    Omzuna sigarayı basmayışım içimdeki merhametten...
    Ama en merhametlisi de sensin...

    Ah ne çoksun sen değil mi???
    O kadar çoksun ki ,bana kalan kötülüğün..
    Kötüsün,buluta yağmurları hapseden bir gardiyana benziyor kötülüğün..
    Patlıcanı bile sebze olduğuna pişman edersin,evet patlıcan diyorum..
    En sevdiğin..

    Sinirlerimi bozuyorsun,az kaldı geliyor yağmurlar...
    Senin gibi,deli gibi,yağan yağmurların altında dilerim sırılsıklam olur,ayaza kesersin..
    Bir de o camından izlediğim yollar var ya,işte o yollara her çıkışında elindeki şişeyi döker ,kendine şiirler düzersin.