Kültür Sanat Edebiyat Şiir

nazım hikmet sizce ne demek, nazım hikmet size neyi çağrıştırıyor?

nazım hikmet terimi Gülsüm Kurtul tarafından tarihinde eklendi

  • Erdem Çelikdağ
    Erdem Çelikdağ

    Her ne kadar ilk şiirlerini benimsemesem de sonraki şiirleriyle çok haklı olarak zirveye çıkmıştır ve hala zirveyi korumaktadır.

    Vatan hainliği bu yüzdendir.

  • Görkem Bağçivan
    Görkem Bağçivan

    Nazım hikmet demek, daha önce okuma yazma bilmediğim çocukluğum demek. Kalem ve kağıdı ilk görüşüm ve gülüşüm demek. Çok geç öğrendiğim oyuncaklarım , elim ayağım ve kanadım demek. Ben hiç tanışmamıştım senden önce , Nazım banaydı bütün hikmetleri üzerinde olsun. Ruhu şad olsun Toprağı şiir koksun

  • İki Baharın Valsi
    İki Baharın Valsi

    Başüstünde bir gemici korosu
    bir türkü söylüyor;
    yıldızlar gibi
    rüzgâr gibi,
    su gibi bir türkü..

  • Osman Aslan
    Osman Aslan

    Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,
    Dünyanın en güzel sesinden
    En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey…
    Fakat artık ümit yetmiyor bana,
    Ben artık şarkı dinlemek değil,
    Şarkı söylemek istiyorum.
    Sevgi ve özlemle
    (Nazım Hikmet)

  • Fırat Aydil
    Fırat Aydil

    Mavi Gözlü Dev'e Selam Ola...

  • Melis Ayden
    Melis Ayden

    Kan yalan söylemez.

  • İki Baharın Valsi
    İki Baharın Valsi



    DÜNYANIN EN TUHAF MAHLUKU

    Akrep gibisin kardeşim,
    korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
    Serçe gibisin kardeşim,
    serçenin telaşı içindesin.
    Midye gibisin kardeşim,
    midye gibi kapalı, rahat.
    Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.
    Bir değil,
    beş değil,
    yüz milyonlarlasın maalesef.
    Koyun gibisin kardeşim,
    gocuklu celep kaldırınca sopasını
    sürüye katılıverirsin hemen
    ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
    Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,
    hani şu derya içre olup
    deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf.
    Ve bu dünyada, bu zulüm
    senin sayende.
    Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
    ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
    kabahat senin,
    — demeğe de dilim varmıyor ama —
    kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!


    1947



    Nâzım Hikmet

  • Çöl Şulesi
    Çöl Şulesi

    Nazım Hikmet'i komünizm ile bağdaştırmak ne derece doğru olabilir bilemiyorum.
    1921 yılında yazmış olduğu "Ağa Cami" şiirinde duygulanmamak mümkün değil." Dertli bir çocuk gibi imanıma bağlandım. Allahım ın ismini daha çok candan andım."

    AĞA CAMİ

    Havsalam almıyordu bu hazin hali önce
    Ah, ey zavallı cami, seni böyle görünce

    Dertli bir çocuk gibi imanıma bağlandım;
    Allah'ımın ismini daha çok candan andım.

    Ne kadar yabancısın böyle sokaklarda sen!
    Böyle sokaklarda ki, anası can verirken,

    Işıklı kahvelerde kendi öz evladı var...
    Böyle sokaklarda ki, çamurlu kaldırımlar,

    En kirlenmiş bayrağın taşıyor gölgesini,
    Üstünde orospular yükseltiyor sesini.

    Burda bütün gözleri bir siyah el bağlıyor,
    Yalnız senin göğsünde büyük ruhun ağlıyor.

    Kendi elemim gibi anlıyorum ben bunu,
    Anlıyorum bu yerde azap çeken ruhunu

    Bu imansız muhitte öyle yalnızsın ki sen
    Bir teselli bulurdun ruhumu görebilsen!

    Ey bu caminin ruhu: Bize mucize göster
    Mukaddes huzurunda el bağlamayan bu yer

    Bir gün harap olmazsa Türkün kılıç kınıyla,
    Baştan başa tutuşsun göklerin yangınıyla!

    Nazım Hikmet

  • Devrim Boran
    Devrim Boran

    sevdalınız komünisttir...

  • Azize Suat
    Azize Suat

    "Gitmek sadece bir eylemdir. Unutmak ise kocaman bir devrim ."

  • İrem Başar
    İrem Başar


    Kimi insan otların,
    kimi insan balıkların çeşidini bilir;
    ben ayrılıkların..
    Kimi insan ezbere sayar yıldızların adını;
    ben hasretlerin..



    15 Ocak 1902 - 3 Haziran 1963

    özlem ve saygıyla..

  • Ayşe Keleş
    Ayşe Keleş

    Öptü beni: 'Bunlar, kainat gibi gerçek dudaklardır' dedi.
    'Bu ıtır senin icadın değil, saçlarımdan uçan bahardır' dedi.
    'İster gökyüzünde seyret, ister gözlerimde:
    'Körler onları görmese de, yıldızlar vardır' dedi.
    N. Hikmet

  • Azize Suat
    Azize Suat 17.08.2017 - 23:47

  • Abdullah Koç
    Abdullah Koç

    Denize karşı bir bankta omuzuna başımı yaslayıp,
    Sesinden şiir dinlemek gibi çocukça isteklerim oldu.
    Bağışla...

    Nazım Hikmet.

  • Şaban Mortaş
    Şaban Mortaş

    Çok güzel şiirleri var..

  • Abdullah Koç
    Abdullah Koç

    O gider, bu gider, şu gider,
    dostluk, sen yanı başımızda kalırsın

    NAZIM HİKMET

  • İrem Başar
    İrem Başar 17.06.2017 - 00:34

  • Osman Aslan
    Osman Aslan

    Nâzım Hikmet fikirlerini, davasını, yurt sevgisini, hayallerini, ızdıraplarını, sevdalarını ve ayrılıklarını eserlerinde en yalın şekilde anlatmıştır bizlere. Bunu yaparken zengin anlatımıyla şiirde de yeni bir çığır açmıştır. Nâzım’ın eserlerindeki insanlığa yönelik mesajı, evrensel niteliğiyle kendi ülkesi dışında da yankı bulmuş ve saygı görmüştür. Açıktır ki Nâzım Hikmet, vatanımızdan çıkmış ve tarihe mal olmuş önemli bir değerdir..

  • Osman Aslan
    Osman Aslan

    Bugün vefatının 54. yıldönümü olan büyük şair..

  • Yakup Hayri Düşgörmez
    Yakup Hayri Düşgörmez

    nazım hikmet memleket / memleket nazım hikmet...

  • Siyah Mai
    Siyah Mai

    Ne fırtınalar koptu, benim hayat dallarımda...
    Hiçbirinde vazgeçmedim umutlarımdan;
    İçimden kıyametler kopsa da.
    Ben,baharıyım yarınlarımın,
    Çiçek açarım her kışın ardından...

  • Yitikler Sokağı
    Yitikler Sokağı

    Bulut mu olsam,
    gemi mi yoksa?
    Balık mı olsam,
    yosun mu yoksa? ..

    En iyisi
    rakı şişesinde balık olsam

  • Esra Sabankaya
    Esra Sabankaya

    Cebimde yoktu! Yüreğimden verdim. Nazım Hikmet

  • Can Fezaa
    Can Fezaa

    Hani derler ya ben sensiz yaşayamam diye İşte ben onlardan değilim Ben sensiz de yaşarım Ama seninle bir başka yaşarım...

  • Kazım Demir
    Kazım Demir

    Nâzım Hikmet'in şiiri
    Nâzım Hikmet ilk şiirlerini hece vezniyle yazmakla birlikte, içerik bakımından hececilerden oldukça uzaktı. Onların bireyci şiirlerinin tuzağına düşmemiş, toplumsal içerikli bir şiire yönelmiş,ilk şiirleri Tevfik Fikret, Mehmet Emin ve Mehmet Âkif gibi şairlerin yoluna girmişti.
    Giderek şiirinin gelişen içeriğine, hece ölçüsünün dar kalıpları yetmez oldu, yeni biçim arayışlarına yöneldi. Sovyetler Birliği'nde kaldığı ilk yıllarda (1922-1925) , bu biçim arayışları doruğuna ulaştı.
    Hece ölçüsünün kalıplarını kırarak, zengin ses özelliklerine büyük uyum sağlayan serbest nazma geçti. Bu değişiklikte Mayakovski'nin ve Gelecekçilik'i savunan öbür genç Sovyet şairlerinin etkileri olmuştu.
    çağdaş bir türkü söylenemeyeceğine inanıyordu. Yaşamın gerçeklerinden kaçarak kendi kabuğuna çekilenlerden, sanatsal etkinlikleri yalnızca aydınlara özgü etkinlikler olarak görenlerden, halkı küçümseyenlerden alabildiğine uzaklaşmıştı.
    Türkiye'de 1929'da 835 Satır adlı ilk kitabı yayımlandığında, bu kitaptaki şiirler karşısında, sanat çevreleri önce büyük bir şaşkınlığa düştü. Sonra çağın ünlü yazarlarından umulmadık övgüler geldi. Ahmet Haşim, Yakup Kadri gibi sanatçılar bile şairliğini öven sözler ettiler.
    Nâzım Hikmet, izleyen yapıtlarıyla da etkisini sürdürdü, serbest nazmın benimsenmesini kısa sürede sağladı. 1936'ya değin yayımlanan kitaplarıyla, Cumhuriyet dönemi şiirinin değer yargılarını kökünden sarstı.
    Şeyh Bedreddin Destanı'nda ise şiirini tam anlamıyla ulusal bir bireşime ulaştırdı. Divan ve Halk şiiri söyleyişlerini çağdaş bir anlayış içinde eritti.
    Başyapıtı olan Memleketimden İnsan Manzaraları'nı 1941'de Bursa Cezaevi'nde yazmaya başlamıştı. İkinci Meşrutiyet'ten II. Dünya Savaşı sonrasına kadar çok geniş bir zaman diliminin öyküsünü (1908-1959) bu kitapta destanlaştırdı.
    Düzyazı, şiir, senaryo tekniklerinin iç içe kullanıldığı Memleketimden İnsan Manzaraları, bütünüyle şiir, roman, öykü, oyun, senaryo, destan denemeyen yeni bir türün habercisi oldu.
    Nâzım Hikmet cezaevi yıllarında en yüksek noktasına ulaşan verimliliğiyle birbirinden güzel şiirler yazmıştı. Yurt dışına çıktıktan sonra uzun süre ustalığına sığınarak benzer şiirlerle yetindiği, 1959'dan sonra ise 'Saçları saman sarısı, kirpikleri mavi' şiirleriyle yepyeni bir havaya girerek sanatının üst düzeydeki son ürünlerini verdi.
    1938'de şairin cezaevine girmesiyle yasaklanıp ortadan kaldırılmış olan Nâzım Hikmet şiiri, Türkiye'de ancak ölümünden iki yıl sonra 1965'te yeniden ortaya çıkabildi.
    Türk şiirinin en büyük ustalarından biri olan Nâzım Hikmet romanlar, oyunlar da yazmıştı. Toplumcu gerçekçi oyun yazarlığının kuramsal sorunlarına çözümler getirmek amacındaki oyunlarından film, bale, opera uygulamaları yapıldı.
    Ayrıca çeşitli konularda çok sayıda makalesi, eleştiri yazıları da vardır. Hayattı boyunca sanatın insanlık için gerekliliğin bir örneği olarak toplumsal üretimleriyle dünya halklarının acısını sevincini dile getirdi hebeşli gencin faşizme karşı tepkisini ve taranda babuya olan aşkı hasretti, horişimaya atılan atomo sınıfsal sorunların doğurduğu çelişkileri dile getiren en güzel anlatım şeklini yarattı



    TEPEDEN TIRNAĞA SANATÇI NAZIM HİKMET


    Sanatçı olarak Nâzım Hikmet şairliği yanında,
    roman yazmış, öyküler yazmış, tiyatro oyunları yazmış, film senaryoları yazmış, reji asistanlığı yapmış, sanat-edebiyat üzerine yazılar yazmış, gazetelerde yayınlanan köşe yazıları yazmış, bunun yanında resim yapmış; çeşitli el işleriyle uğraşmış çok yönlü bir sanatçıdır.
    Fakat bütün bu sanat faaliyetleri içinde Nâzım Hikmet'i Nâzım Hikmet yapan kuşkusuz onun şairliğidir.
    20. yüzyılda dünyanın en iyi şairlerindendi.
    Türkçe yazmasına rağmen, onun taraflı şiiri, onu sadece Türk ve Türkiyeli emekçilerin değil, bütün dünya emekçilerinin 20. yüzyılda yetiştirdiği en büyük şairlerinden biri konumuna getirmiştir.
    20. yüzyılda Dünya Komünist Hareketi'nin sayılı şairlerinden biridir.
    Dünya çapında onun karşılaştırılabileceği şairler -kendileri de Nâzım Hikmet gibi komünizm davası için çalışan Mayakovski, Pablo Neruda, Louis Aragon, Bertold Brecht ve Yannis Ritsos gibi sanatçılardır.
    Bir sanatçı ve her şeyden önce şair olarak onun büyüklüğü tartışılmaz -genel kabul gören- bir olgudur.
    Nâzım Hikmet, Yannis Ritsos'la birlikte katıldığı bir söyleşide şiirin (dolayısıyla kendi şiirinin de) işlevi konusunda şunları söyler:
    'Tümümüyle aynı kanıda olduğum dostum Ritsos'un sözlerine candan katılırım. Sadece iki düşüncemi belirtmek istiyorum. İlki şu: çağdaş şiirin görevi, buğday tarlalarının ve sanayi kuruluşlarının görevlerinden pek az farklıdır. Şiir de onlar kadar önemlidir. Bir zamanlar eski Yunan'da ve benim eski zamanlar Türkiye'mde böyleydi bu. Fakat sonradan, başka toplumsal koşullarda, yaşamsal bir gerekliliğin zoruyla şiir, yapacak bir şeyi olmayan insanların oyuncağı oldu. Şimdiyse tarihsel gelişimin diyalektiğinin sonucu olarak şiir, yine başlangıçtaki rolüne dönüyor.
    İkinci düşüncem şu: şiir sadece bir gereklilik değil, çağdaş toplumumuzun en devrimci ilkelerinden biri; insanı, onun ruhunu, ve sonunda insandaki temel değişimleri öğrenmenin en etkin bir aracıdır. İnsanlığın teknik gelişimi son on yıllarda gerçekten fantastik bir boyuta ulaştı. Hemen en yakınımızdaki gelecek on yıllarda, örneğin şu sigarayı altına çevirebilmemiz olanağını sağlayacak siklotronların ve diğer araçların buyruğumuz altında olabileceğini var sayabiliriz. Fakat yine de insan ruhunu değiştirmenin sigarayı altına çevirmekten çok daha güç ve karmaşık olduğuna inanıyorum ben. İşte Yannis Ritsos'un sözünü ettiği, şiirin bu kesinlikle belirlenemez yanı, akışkanlığıdır ki şiire insanı değiştirmede kesin bir biçimde yardım eden bir olgu olarak ortaya çıkar. Çünkü şiirin bu yanı, denebilirse bugünün insanının ruhunda henüz açıklanmamış, belirlenmemiş, istemdışı kalan yanlarına yanıt olur. Şair, doğallıkla, tüm başkaları gibi bir insandır. Fakat o, salt, gerçekliği somut biçimde aydınlatmak değil, geleceğin kokusunu duyumlamak olanağına da sahiptir. Bir zamanlar Engels, şairlerin geleceğin kokusunu duyumladıklarını söylemişti. Onların özellikle bu yeteneği insan ve toplum üzerinde etki yapabilir.'

    kazım demir

  • Kazım Demir
    Kazım Demir

    NAZIM HİKMET
    Ey nazım hikmet!
    Manzarası bozulmuş memleketinin
    Ne mavi gözlü dev,
    Ne de dev gibi sevgiler.
    Ellerin siyah örümceğe
    Benzeyenlerden ziyade
    Büyük insanlık aç sokaklarda
    Hiroşirama da ölen kız çocuğu
    Kimin umurunda
    Saçları, saman
    Kirpikleri fabrika dumanı gibi
    Sular bulanıyor,
    Şavkı vurmuyor bize;
    Çınara, bana, kediye
    Bir de ömrümüze
    Moskova’da kar yağıyor
    Yüreğime kan damlıyor,
    Atlılar!
    Kızıl atlılar!
    Atları rüzgar kanatlılar,
    Ama umudu var büyük insanlığın;
    Toprağında gölge yok

    07.02.2002
    kazım demir

  • Bensu Eylül
    Bensu Eylül

    Büyük usta... Sevgi adamı... Doğanın tüm nimetlerine sevdalı bir yürek...

  • Selim Bayece
    Selim Bayece

    şiirleri tek başına bir vatandır.

  • Nihan Yiğit
    Nihan Yiğit

    aziz nesin ve nazım hikmet bence çok iyi edebiyatçılar.
    onlar bu ülkenin 'düşünüyorum öyleyse vurun' politikasından dolayı bu durumlara düştüler.

  • Öznur Barutçu
    Öznur Barutçu

    Denizin üstünde ala bulut
    yüzünde gümüş gemi
    içinde sarı balık
    dibinde mavi yosun
    kıyıda bir çıplak adam
    durmuş düşünür.

    Bulut mu olsam,
    gemi mi yoksa?
    Balık mı olsam,
    yosun mu yoksa? ..
    Ne o, ne o, ne o.
    Deniz olunmalı, oğlum,
    bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla

    -Nazım Hikmet-

  • Öznur Barutçu
    Öznur Barutçu

    Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun asıl olan yürektir. 'Yürek sesi ne? ' bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu...




    -Nazım Hikmet Ran-

  • Emma Libertarian
    Emma Libertarian

    Ben, bir insan,
    ben, Türk şairi komünist Nâzım Hikmet ben,
    tepeden tırnağa iman,
    tepeden tırnağa kavga, hasret ve ümitten ibaret ben...

  • Emma Libertarian
    Emma Libertarian

    Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşcesine.

  • Şenol Özcan
    Şenol Özcan

    Nazım Hikmet dendiğinde bişeyler yazmak gereksinimi duyacak kişilerin öncelikle bir çok kez düşünüp Nazım ı gerçek anlamda okuyup anlamaları gerekmektedir..
    bazıları ayyaş bazıları kadın düşkünü kimisi kominist,kimisi anti kominist kimisi vatansever kimisi vatan haini belliyor..

    ister kabul eder ister etmezsiniz ama bir gerçeği kimse değiştiremez Nazım Hikmet dünyanın en büyük şairidir ve bu bütün dünya tarafından kabul görürken yanlızca ülkemizde tartışma konusudur,bununda sebepleri çok açıktır..yasaklı ve damgalı oluşundan ziyade bir zamanlar tek kanallı tv döneminde nasılki bazı sanatçılar hangi parti başa gelirse gelsin hep ekranlarda ise hem tv ler hem basın ve dahada önemlisi okul kitapları ilk okuldan başlayıp üniversitlere kadar hep bir çok şaire uzun uzadıya yer verirken Nazım çoğu zaman üstün körü bile tanıtılmadı çocukluğumuza..


    nazım karanlıklarımıza ışık oldu,yanlızca sevdaya değil zaman çağ ve dönem içerisinde ne varsa herşeyi kaleme aldı..kelimelerine ışığın neşesini katarak sundu bizlere..

    ayrılığı yazarken aşkıda yazdı,açlığı yazarken lüksüde yazdı savaşı yazarken barışıda yazdı ölümü yazarken yaşamı yaşama sevincinide yazdı.

    nazıma illaki bir sıfat verilecekse okunması değil su gibi ezber edilmesi gereken bir yazar bir İNSAN diyebilirm...

    saygılar

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün

    1930’lu yıllarda basında gelişen bir başka akım da başını şair Nazım Hikmet’in solcu muhalif gazetecilik ve yazarlıktır.1938 yılına kadar sürecek bu güçlü akım,daha sonra Nazım Hikmet’in,Kara harp Okulu ve Donanma davalarıyla sindirilmiştir.Ve de Nazım Hikmet’in çabası tek başına basına etik ve sivil iradeyi yerleştirmekte yetersiz kalmıştır.

  • Emma Libertarian
    Emma Libertarian

    Söylenenlerin, yazıların ve çizilenlerin
    onu geri getiremeyeceğini biliyoruz!

  • Lazi Bozo
    Lazi Bozo

    anlamak gideni ve gelmekte olanı..

  • Bahar Daşkın
    Bahar Daşkın

    Dev kalemlerden birisi.Nazım Hikmeti okuyabilmek,okuduktan sonrada anlayabilmek malesef ki her okuyucuya göre değildir.Vatan sevgisi ve özlemiyle kalemini eline alıp,nice okurlarını peşinden sürüklemeyi başarmış büyük bir şairimizdir.

  • Hüzünbaz Yüzler
    Hüzünbaz Yüzler

    Karşımdasın işte...
    Bana bakmasan da oradasın, görüyorum seni.
    Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim.
    Kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbası oldu yüreğim.
    Tıkandığım o an,
    Elimi nereye koyacağımı şaşırdığım o an işte,
    Aklımdan o kadar çok şey geçti ki takip edemedim.
    Ellerim boşlukta, ben darda kaldım.
    Ellerim buz gibi, ben harda kaldım.
    Bir senfoni vardı kulağımda çalınan,
    bitti artık hepsi...

    Köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme.
    Bakış açım belli oldu yine.
    Geride kalan, ardından bakar gidenlerin.
    Bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim.
    Dağlara çarptım her esişimde.
    Yollara küfrettim her gidişinde.

    Demiştim sana hatırlarsan:
    “Önemli olan ‘zamana bırakmak’ değil,
    ‘zamanla bırakmamak’tir..”
    Şimdi bana, geçen o zamanın
    Unutulmaz sancısı kalır

    Gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim?
    Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim...

    Nazım Hikmet

  • Sefer Kutlu
    Sefer Kutlu

    trum trum trum,
    makinalaşmak istiyorum

    şeklindeki üstün (!) şairane (!) dizelerin sahibi olan, kimilerine göre vatan şairi, kimilerine göre vatan haini sayılan, yazdığı şiirlerden çok siyasi kimliğiyle gündeme gelen biri...

  • Mert Güvenir
    Mert Güvenir

    bana göre türkiyemin yakın geçmişteki en büyük şairidir.hiçbir zaman ideallerinden ve düşüncelerinden vazgeçmeyen her zaman halkın yanında olan ve ülkesini çok sevdiği halde sürülen ve sürgünde ölen şairimizdir.şair babamızdır.onun için söylencek sözler bitmez.ne sayfalar ne kitaplar anlatabilir nazımı

  • Yunus Onurlu
    Yunus Onurlu

    İşte Anadolu insanı, işte vatan sevgisi, işte Nazım!
    895 Numaralı Katar!

    895 numaralı katar!
    895 numaralı katarın üçüncü mevki vagonunda
    Üç yolcu var! Sefalet Felaket Ve Mehmet!
    Tren düdükleri öter Mehmet'in üstünden
    Medeeeet! .. Medeeeet!
    Uzanır raylar uzanır Memleket memleket...
    Yok mu raylarda merhamet
    Mehmetçik Mehmet; Mehmetçik Mehmet, Mehmetçik Mehmet! ...
    Dağ taş Mehmet dolu.
    Kiminin pantolonu Kiminin donu!
    Bu uzun rayların sonu
    Varır kışlasına Selimiye' nin...
    Selimiye'nin avlusu Mehmetçik dolu
    Hepsinin dirseklerine kadar sıvanmış kolu
    Mehmetçiğin kolu bitle dolu
    Bit Mehmet'i yer Mehmetçik biti...

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün

    Bakkal Karabet'in işikları yanmış.
    Affetmedi bu vatandaş,
    Dağlarda babasının öldürülmesini
    Fakat seviyor seni,
    Çünçü sen de affetmedin,
    Bu karayı sürenleri halkının anlına.
    N.hikmet RAN

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan

    İlla bu kamplaşma neden?
    Sevip sevmeme beğenip beğenmeme ayrı şeylerdir,
    tahammül etmek ayrı şeydir.
    Nazım Hikme'te bizim, Necip Fazıl'da,
    Her İkiside bu toprağın yani Anadolu'nun çocuklarıdır.
    Herkesi sevmek zorunda değiliz,
    ama herkesin duygu, düşünce ve fikirlerine saygı göstermek zorundayız.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün

    Nazım'dan bir şiir okumasını isteyince,Nazım; ben kabare sarkıcısı değilim dediği ve hızla masayı terk ettiğinde çok üzülmüş ama ona olan saygısı azalmamıştı
    Lord Kınross

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan

    Nazım Hikmet'te bu toprağın çocuğu,
    Necip Fazıl'da.
    .
    İnsanları tek tip kalıba sokmak zorunda değiliz.
    Her ikisinide beğenebilrsiniz, birini beğenip diğerini beğenmeyebilirsiniz.
    Ama ikisinin de bizim olduğu gerçeği değişmez.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün

    İyiki doğmuşsun be usta! Bizleri soracak olursan,aynı hamam, aynı tas hala fazla değişen bir şey yok birde seni memleketine getirmek isteyen aklı evveller var ya; ettiklerine nadim olan ve senin yasaklı şiirlerini okuyup duran onlara inat gelme be ustam!

  • Osman Aslan
    Osman Aslan

    'Doğru bildiğini eğirip bükmeden söyleyen, ideali uğruna hapiste yatan, 'Güzel Yüzlü' ünvanlı şairimizdir. Toprağı bol olsun..

  • Mehmet Bodur
    Mehmet Bodur

    Nazım nedir deseler? bir sentezdir derim hiç düşünmeden.o türk edebiyatının kendine kadar ki olan kısmının ve bu günün bir karışımıdır.onu farklı kılan söylenmemişi söylemiş olması değil,zira şiirde söylenmeyen yok gibi bi şeydir; onu asıl ayıran şey söyleşindeki farklılıktır.

  • Onur Tuncay
    Onur Tuncay

    memleketim...