Kültür Sanat Edebiyat Şiir

rubai sizce ne demek, rubai size neyi çağrıştırıyor?

rubai terimi Sevim Demiröz tarafından 30.04.2004 tarihinde eklendi

  • Elif Ef
    Elif Ef 22.06.2011 - 21:11

    Aruzun bilinen 24 kalıbıyla yazılır.
    Felsefi düşünce aşk ve dünya görüşü gibi konular işler.
    a a x a şeklinde kafiyelenir.
    En önemli ismi Ömer Hayyam dır.(İran)
    Türk şiirinde Kadı Burhaneddin, Azmizade Haleti ve Yahya Kemal önemli temsilcileridir.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 07.10.2009 - 00:15

    Gel gidelim içelim,
    rey şarabjndan içelim!
    Şimdi ıçmezsek onu,
    Ya ne zaman içelim?

    Ö.Hayyam

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 05.10.2009 - 10:01

    Skolastikler(Bilimle,Hıristiyan örtüştüren 19.yy düşüncesi,ebedi bilmeceyi çözemez bize:

    Varlığın sırları saklı senden,benden
    Bir düğüm ki,ne sen çözebilirsin,ne ben.
    Bizimki perde arkasında dedikodu
    Bir indi mi perde ne sen kalırsın,ne ben

    Ö.Hayyam

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 05.10.2009 - 09:51

    Şu testi de benim gibi biriydi,
    O da bir güzele vurgun,dertliydi.
    Kim bilir,belki boynundaki kulp da
    Bir sevgilinin bembeyaz eliydi.

    Ömer Hayyam

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 02.10.2009 - 11:28

    Kimi dinde imanda,buldu yolu,
    Kimi akıl,bilim yolunu tuttu.
    Derken bir ses geldi karanlıklardan:
    Gafiller! Doğru yol ne odur,ne bu!

    Ö Hayyam

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 01.10.2009 - 20:59

    Sen bu dünyanın sırlarına eremezsin,
    Erenlerin dilini de söktüremezsin,
    İyisi mi,al şarabı,cennet et bu dünyayı,
    Öbür cennete ya girer,ya giremezsin.

    Ömer Hayyam(1040-1123?)

  • Mavi Mor
    Mavi Mor 21.02.2008 - 18:13

    Geçmiş olan dünden hiç yad etme
    Yarın da gelmemişken feryad etme
    Düşünme geleceğide geçmişide
    Şimdi şen ol da yaşamı berbad etme

  • Uzak Dur
    Uzak Dur 15.02.2008 - 15:13

    emirler köyü

    ankara gölbaşı emirler köyü

    http://www.emirlerkoyu.net

  • Feride Bektaş
    Feride Bektaş 28.01.2008 - 02:20

    Rübai nasıl yazılır

  • Leyla Gül
    Leyla Gül 04.08.2007 - 07:59

    'Bırakmıyorum ki, gönülde düşünce olasın
    İstemiyorum ki, gözlerde değersiz kalasın
    Seni canımda saklıyorum; gözümde gönlümde değil
    Tâ ki son nefesime kadar bana yâr olasın'

    Başka söze hacet bırakmıyorlar ki Efendim..
    Ah şu hurufât..
    Dimağımdaki lâtif tad..
    ..

  • Leyla Gül
    Leyla Gül 04.08.2007 - 07:52

    Geliniz Efendim..
    Rubâi denizinden bir damla da birlikte nasiplenelim..


    'Gönül ararsam, senin semtinde görürüm,
    Can istersem, saçlarının kıvrımlarında bulurum.
    Çok susuz kalır da su içersem,
    Kâsede yüzünün hayalini görürüm'

    ..

  • Özer Eren
    Özer Eren 21.07.2007 - 00:11

    rubai=Ömer Hayyam

  • Kerem Korkut
    Kerem Korkut 19.06.2007 - 11:21

    Hazırladım hazıra durdum giydirdim gölgemi

    Kuş çığlığı senin bölgen sorma benim bölgemi

    Aşklar harcanır gider sokak köpeği gibi

    Gitsin harcansın bazı şeyler sen dur de emi
    Rubai
    Bende bir şiir ekleyeyim istedim :)

  • Songul Özgü
    Songul Özgü 21.03.2007 - 17:56

    rubai divan edebıyatında felsefı konuları işleyen nazım şeklıdır dörtluklerden oluşur temsılcısı ise ÖMER HAYYAM DIR Ey bütün bir evrenin
    En seçkin yaratığı olan sen!
    Sen ki;
    İki gözümden ve canımdan
    Daha da azizsin.
    Ey güzel kimse!
    Candan aziz birşey yoktur.
    Sen bana;
    Candan da yüz kere daha azizsin.

    ***
    Ey hoca!
    Yalnız bir dileğimizi yerine getir.
    Konuşma. Kes sesini.
    Allah'la aramıza girme.
    Biz doğru yoldayız.
    Yalnız sen,
    Bu yolu eğri görüyorsun.
    Git... Gözlerini tedavi ettir.
    Ya da rahat bırak bizi.

    ***
    Kalk gel!
    Hatırımız için gel.
    dileğimizce bir zorumuzu hallet.
    Bir testi şarap getir.
    Ki, vücudumuzun toprağından
    Testi yapılmadan önce
    Kana kana testiden içelim.

    ***
    Ben öldüğümde;
    Beni şarap ile yıkayınız.
    Telkin yerine;
    Şarap dökünüz mezarıma.
    Kadehleri ve şarabı öven
    Şiirler okuyunuz baş ucumda.
    Eğer, kıyamette
    Beni bulmak isterseniz;
    Meyhane kapısının
    Toprağından koklayınız beni.

    ***
    Şarap içmediğin için,
    Sarhoşlara sövme.
    Eğer Allah tövbe verirse,
    Ben sadece
    Şarap içmemek için tövbe ederim.
    Sen;
    Şarap içmemekle övünüyorsun.
    Ancak;
    Öyle ayıp işler ediyorsun ki,
    Şarap onların yanında
    Yüz kere zemzemle yıkanmıştır.

    ***
    O kadar çok,
    O kadar çok şarap içeyim ki;
    Beni gömdüklerinde
    Şarap kokusu gelsin mezarımdan
    Ziyaretime gelen çakırkeyf dostlar,
    Yıkılasıya içmiş gibi olsunlar.

    ***
    Şarap, şarkılar, çalgıcılar ve ben
    Bu harap köşede beraberiz
    Rehin etmişiz canımızı şarap için.
    Rehin etmişiz gönlümüzü, elbisemizi.
    Vazgeçmişiz rahmet umudundan,
    Azap korkusundan...
    Ve kurtulmuşuz
    Yel, toprak, ateş, su korkusundan.

    ***
    Bu gün,
    Benim gençlik nöbetimdir,
    Aşk şarabı içerim.
    Zira benim mutluluğum bundandır.
    Acıdır diye kötülemeyiniz,
    O, hoştur.
    Onun acılığı,
    Benim saflığımdandır.

    ***
    Ey gönül!
    Madem ki, senin nasibin
    Daima kanamak ve
    Her gün başka durumda olmaktır,
    Ve ey can!
    Sonuçta bir gün çıkıp gideceksen,
    Bu bedende
    Ne diye geldin?

    ***
    Bizim dergahımızda
    Sahte para geçmez.
    Süpürge bizim darphanemizi
    Temiz süpürmüştür.
    Meyhaneden bir efendi dedi ki;
    'Şarap içmeye bak.
    Zira senin dalacağın
    Sonsuz uyku anında
    Nice asırlar gelip geçecek.'

    ***
    Boyun eğeceksin,
    Doğa kanunları önünde.
    İşe yaramaz başka bir şey...
    İnsanların önünde,
    Gösteriş ve riyadan başka
    Bir şey fayda etmez...
    Kül ettim aklın düşünebildiği her şeyi.
    Lakin;
    Doğa'nın emirlerine çaresiz kaldım.

    ***
    Eğer, bir yabancı
    Sana vefakarlık ederse
    Onu akrabadan kabul et.
    Eğer; akraban sana
    Vefasızlık ederse
    Onu düşman kabul et.
    Eğer, zehir sana
    Şifa verirse panzehir say.
    Eğer bal seni hasta ederse
    Arı soktu kabul et.

    ***
    Hiçbir yürek yoktur ki;
    Senin ayrılığınla kanlar içinde olmasın.
    İyi gören hiçbir kimse yoktur ki;
    Sana gönül vermiş olmasın.
    Senin yüreğinde,
    Hiçbir kimsenin düşüncesi olmadığı halde,
    Hiçbir kimse yoktur ki;
    Senin sevdan ile meşgul
    Ve
    Yanıp tutuşmuş olmasın.

    ***
    Sen lalenin Nevruz'da yaptığı gibi
    Fırsatın olursa eğer
    Lale yanaklı bir dilberle
    Beraber ol.
    Kadehi eline al,
    Sevinç ile şarap iç.
    Zira hayat;
    Bir rüzgar darbesi gibi
    Mavi göğün altında
    Seni altına alıp
    Eziverir ansızın.

    ***
    Ey Hayyam!
    İşlediğin günaha
    Bu kadar hüzne gerek var mı?
    Gam çekmekten ne umarsın?
    Günah işlemeyene
    Tanrı bağışlaması olmaz.
    Tanrı bağışlaması
    Günah için gelmiştir.
    Bir şey yok
    Üzülecek, korkacak.

    ***
    Canan!
    Ömrümüzün sonunda
    Vefasız bir aleme ulaşacağız.
    Nelere sahip olursak olalım,
    Çok şeyler arayacağız bıraktığımız.
    Senin yüzün gibi Ay'ı
    Nereden bulacağım?
    Doğru söylüyorum,
    Senin boyun gibi
    Servi de yoktur alemde.

    ***
    Uyuyordum.
    Rüyamda bir bilgin dedi ki:
    'Uyku kime ışık saçtı?
    Kimin sevinç gönlünü açtı?
    Ölüme benzeyen bir işi yapma.
    Şarap iç.
    Zira toprağın altında
    Uyumaya çok vaktin olacak.'

    ***
    Şarap kasesini benim elime koy.
    Zira;
    Gönlümde hararet var.
    Ve bu ömür akıp kaçıp gidiyor.
    Kalk!
    Talih ve mutluluk
    Rüya gibi bir sırdır.
    Kalk!
    Gençlik ateşi
    Su gibi akıp gidiyor.

    ***
    Ne cehennemi hak ettim,
    Ne cennete layığım.
    Benim toprağımı ne ile yoğurduğunu
    Allah bilir.
    Fakir, kafir, çirkin, fahişe gibiyim.
    Ne dinim var ne dünyam.
    Ne de;
    Cennet umudum var.

    ***
    Benim şarap içmem
    Keyiften değildir.
    Ara bozmak,
    Din ve terbiyeyi
    terk etmek için de değildir.
    İsterim ki,
    Arada bir nefes alayım.
    Şarap içmem;
    İşte bu sebepledir.

    ***
    Ey candan azizim!
    Madem ki;
    Bu cihan seni kederlendiriyor.
    Madem ki; temiz ruhun
    Bir gün ansızın teninden ayrılacak,
    Senin toprağında
    Çimenler yükselmeden evvel,
    Gönlünün arzusunca eğlen.
    Bir çemenzarda otur.

    ***
    Eğer;
    Akıl gözünü açarak bakarsan,
    En çok emniyette saydığın kimseyi
    Kendine düşman görürsün.
    Bu zamanda, özellikle
    Az dostun olsun.
    zaman ehliyle,
    Uzaktan sohbet iyidir.

    ***
    Gözünü aç!
    Birgün canından ayrılacaksın.
    Hüdanın,
    Esrar perdesinin arkasına gideceksin.
    Aşk şarabı iç ki;
    Nereden geldiğini bilmeyesin.
    Sarhoş ve neş'eli ol ki,
    Nereye gideceğini bilmeyesin.

    ***
    Ben şarap içerim
    Muhalifler soldan sağdan;
    'İçme!
    Şarap dinin düşmanıdır' derler.
    Madem ki;
    Şarabın din düşmanı olduğunu öğrendim,
    Vallahi içerim, billahi içerim
    Helaldir düşmanın kanını içmek.

    ***
    Hayal sermayesi eksik olan
    her gönül çaresizdir.
    her gün;
    Pişmanlığın ve acımanın
    Kardeşidir, arkadaşıdır.
    Endişelerden kurtulmuş,
    Sevinçli bir gönülden başka
    Dünyada ne varsa
    Hepsi üzüntü sebebidir.

    ***
    Allah benim yaradılış ruhumu yoğururken
    Amelimin ne olacağını biliyordu.
    Bana yakışmayan günahları,
    Ben onun ilmi, onun rızası ile işliyorum.
    O halde kıyamet günü
    Beni cehennemde yakmasının
    Mantıklı sebebi acaba nedir?

    ***
    Ömür geçtikten sonra
    Acı olmuş, tatlı olmuş
    Ne önemi var.
    Can, dudağa geldiğinde
    Nişabur'da olmuşsun, Belh'te olmuşsun
    ne farkı var.
    muhabbet şarabı iç.
    Çünkü;
    Benden ve senden sonra ay,
    hilalden dolunaya,
    Dolunaydan hilale
    inip çıkıp duracak.

    ***
    Madem ki;
    Cihanın bütün hallerinden haberdarsınız.
    Ey gafiller!
    Dünyanın işvesine aldanmayınız.
    Ve aziz ömrünüzü
    Heder etmeyiniz.
    Haydi! Vakit kaybetmeksizin
    Muhabbet şarabı içiniz.

    ***
    Muazzez arkadaşlarım.
    Bana gıdayı şaraptan yapınız.
    Bu kehribar gibi olan yüzümü,
    Yakut gibi yapınız.
    Öldüğüm zaman beni
    Şarap ile yıkayınız.
    Mümkünse tabutumun tahtasını
    Asma ağacından yapınız.

    ***
    Allah bize
    Cennetinde şarap vaat etti.
    İş bu merkezde iken
    Bu dünyada şarabı
    Nasıl yasak eder, haram eder?
    Bir gün, sinir halinde bir arap,
    Hamza'nın dişi devesine
    nişan almış ve vurmuş.
    Bizim peygamberimiz şarabı
    O araba yasak etmiş.

    ***
    Evvela;
    Benim rızam olmaksızın
    Dünyaya getirildim.
    Hayatta;
    Hayretimden başka bir şeyim artmadı.
    Sonra yine elimde olmadan
    Bu dünyadan göçeceğim.
    Gelmekten, kalmaktan, göçmekten
    Maksat ne?
    Hala anlamış değilim.

    ÖMER HAYYAM bu da örnekleri

  • İnanna Mana
    İnanna Mana 16.03.2007 - 00:29

    Sarılıp yatmak mümkün değil bende senden kalan hayale.
    Halbuki sen orda, şehrimde gercekten varsin etinle kemiğinle
    Ve balindan mahrum edildigim kirmizi agzin, kocaman gozlerin gercekten var
    Ve asi bir su gibi teslim oluşun ve beyazligin ki dokunamıyorum bile...
    NAZIM HİKMET RAN
    Kısacık anlatımlarla koca bir deryaye atandır....

  • Kawa Hesıni
    Kawa Hesıni 01.03.2007 - 20:05

    katıksız ömer hayyamdır..gerisi rakıdaki sudur.

  • Tamara
    Tamara 28.02.2007 - 14:07

    ömer hayyam...

  • Mustafa Yıldırım
    Mustafa Yıldırım 15.02.2007 - 21:26

    Ya Rap dilimi sehv ü hatadan sakla
    Endişemi tezvir ü riyadan sakla
    Basdım reh-i vadi-i rubaiye kadem
    Ta'n-ı har-ı nadan-ı dü-padan sakla

    Nef'i

  • Yağmur Bulut
    Yağmur Bulut 30.01.2007 - 22:57

    Sevgilim dedi ki: ^^Filan, ne ile diridir?
    Mademki ben onun canıyım o, cansız nasıl yaşar? ^^

    Ben dayanamadım, ağladım... Dedi ki...! ^^Bu daha şaşılacak bir şeydir? Ben ki, onun iki gözüyüm, o bensiz nasıl ağlıyabildi? ^^

  • Yağmur Bulut
    Yağmur Bulut 30.01.2007 - 22:55

    Sevgiliye, 'gel' dedim.
    O öfke ile bana baktı.
    Ben 'bu öfkeli bakışın, gönülden değildir. Bu bir hiledir Benden ne diye kaçıyorsun, burada korktuğun bir şey mi var? ' dedim.
    Sen aşk yolunda ölmüş bir varlıksın. Bir ölüde utanmak duygusu, şundan bundan, arlanma kaygusu olur mu?

  • İsmim Soyismim
    İsmim Soyismim 29.12.2006 - 10:59

    Divan Edebiyatı nazım biçimi.Felsefî ve dinî konuları işleyen, aaxa şeklinde ölçülü dörtlükler.Rûbai denince akla gelen ilk isim Ömer Hayyam.Şiirlerinde genellikle şarap, sevgi, tanrı kavramlarını ele alır.
    Örnek rûbaisi; (Rûbaileri Sebahattin Eyuboğlu tarafından tercüme edilmiş)

    'Seni aramaktan dünyanın başı dertte;
    Zengine de göründüğün yok, fakire de;
    Sen konuşursun da biz sağır mıyız yoksa,
    Hep kör müyüz, sen varsın da görünürde.'

  • Kübra Ceviz
    Kübra Ceviz 26.11.2005 - 19:33

    üstadı hayyam 'dır.. selam üstadım.. senden çok şey öğrendim şarapla değil aşkla sarhoş olduğunu anlamadılar..

  • Yıldız Demirel
    Yıldız Demirel 18.10.2005 - 17:06

    Öptü beni: «— Bunlar, kâinat gibi gerçek dudaklardır,» — dedi.
    «Bu ıtır senin icâdın değil, saçlarımdan uçan bahardır,» — dedi.
    «İster gökyüzünde seyret, ister gözlerimde:
    «körler onları görmese de, yıldızlar vardır,» — dedi...
    N.Hikmet

  • Nihat Yücel
    Nihat Yücel 03.06.2005 - 12:11

    rubai aruz kalıplarıyla yazılır. rubainin ahrem ve ahrep kalıpları adı verilen yirmi dört kalıbı vardır. şüphesiz ki her dörtlük rubai değildir.

  • Tolga Sarıcan
    Tolga Sarıcan 31.01.2005 - 04:28

    Rubai daha çok 'tefekkür şiiri' olarak bilinir, hikmet söyleme sanatı olarak kabul edilir. Kalbin hissettiği yoğun duygular, zihnin daldığı derin düşünceler, aklın çözemediği sırlar, varlık ve yokluk, hayat ve ölüm temaları, rubai formunun dört mısralık çerçevesi içinde ustalıkla işlenmiştir. Rubai türünün kafiye kalıbı aaxa şeklindedir. Bugün dünya edebiyatının klasikleri arasında yer alan Ömer Hayyam, bu tarzın piridir.

  • Var Mısın?
    Var Mısın? 02.08.2004 - 18:48

    Rubai / Ömer Hayyam

    Geç gençliğimin en güzel günleri
    Unutmak için içerim şarabı
    Acı mı gider hoşuma öylesi
    Bu acılıktır ömrümün tadı

  • Var Mısın?
    Var Mısın? 02.08.2004 - 18:48

    RUBAİ


    Bilmem kime yahut neye uyduk gittik
    Gâhi meye gâhi neye uyduk gittik
    Erbâb-ı zekâ riyayı mezhep bildi
    Bizler dili divâneye uyduk gittik






    Yahya Kemal BEYATLI