Kültür Sanat Edebiyat Şiir

sevgili sizce ne demek, sevgili size neyi çağrıştırıyor?

sevgili terimi Mirel Kasapoğlu tarafından 03.07.2002 tarihinde eklendi

  • Ayşe Keleş
    Ayşe Keleş22.07.2017 - 14:27

    Sen çocukluğumun başkentine
    savruk gülüşler eken, deli bir aşkın tanımsızlığısın bende
    Sevgili,
    çocukluğumu iliştiriyorum boynuna..

  • Osman Özütler
    Osman Özütler15.05.2017 - 00:51

    Hayat rüya gibi
    Aşk bir kumar gibi
    Kaybettim seni sevgili
    Yağmur gibi yaşlar
    Akar gözlerimden
    Kahrettin beni sevgili
    Aşk dolu geceler kadar yalnızım
    Sensizim sensiz

    Seni başıma taç gözlerime yaş ettim
    Şu hasta kalbime aşkını ilaç ettim
    Ben kendi kendimi sen mesut ol diye
    Kaderimle avutup nasıl da harap ettim

    Aşk bu mudur ey sevgili
    Bir aşk vardır bir gönülde
    Kabahat seni seven
    Şu benim deli deli gönlümde

    Sen başka dünyada ben sanki rüyada
    Bilemedim ey sevgili
    Ben mi çaresizim sen mi vefasızsın
    Bulamadım ey sevgili
    Aşk dolu geceler kadar yalnızım
    Sensizim sensiz

    Her nereye baksam acı hatıran var
    Mazi hançer gibi derinden yaralar
    Ölmeyen aşkımı öldüren sen oldun
    Korkarım ki eyvah bize de ayrılık var

    (Orhan Gencebay - Kabahat seni sevende)

  • Nazlı Menşur
    Nazlı Menşur23.04.2017 - 23:56

    Belli bi yaştan sonra kullanımı utanç verici.Özellikle takdim ederken..Bu hitabı evlilere daha çok yakıştırıyorum..Large bi familya olmadığımızdan bi kere o sıfat racona ters düşüyor :) Artık nasıl işlendiysek..

  • Ridsar
    Ridsar 04.08.2016 - 14:30

    zehirli bir düş'ün, sihirli sözcüğü...

  • Esra Yıldız
    Esra Yıldız08.06.2016 - 18:25

    Bıçaklanmış dal gibi ayrı düştüğümüz, ömrümüzün sebebi,ustamız.

  • Kasabanın Cadısı
    Kasabanın Cadısı18.10.2015 - 18:58

    'Naber'diyip cvbini bile almadan giden insanogluna sevgili denir...o kadar basit yani kasmaya gerek yok:p

  • Kayıp Şehrin Sultanı
    Kayıp Şehrin Sultanı10.07.2015 - 13:17

    Başbaşa çay içmek de neymiş sevgili....
    Ne zaman nerede bir çay içsem; bardağı tutan el senin olsun, çayı yudumlayan dudak senin..
    Serdar Tuncer

  • Zümra Yıldız
    Zümra Yıldız04.06.2015 - 13:36

    Heyben acıyla dolar da nefes alamazsan gel...
    Huzur bulacağın kıyılarım senindir...
    Umutların solar kurur da su bulamazsan...
    Beraber sulayalım gözyaşlarım senindir...
    Kanadın kırılır da maviye uçamazsan ne güne duruyor al...
    Kanatlarım senindir...
    Çaresiz çilelere bir umut bulamazsan...
    Kendime ettiğim dualarım senindir...

    Hz.Mevlana

  • İsmi Lazım Değil
    İsmi Lazım Değil28.05.2015 - 19:36

    Senin kalbinden sürgün oldum ilkin
    Bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği
    Bütün törenlerin şölenlerin ayinlerin dışında
    Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
    Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
    Uzatma dünya sürgünümü benim
    Güneşi bahardan koparıp
    Aşkın bu en onulmazından koparıp
    Bir tuz bulutu gibi
    Savuran yüreğime
    Ah uzatma dünya sürgünümü benim
    Nice yorulduğum ayakkabılarımdan değil
    Ayaklarımdan belli
    Lambalar eğri
    Aynalar akrep meleği
    Zaman çarpılmış atın son hayali
    Ev miras değil mirasın hayaleti
    Ey gönlümün doğurduğu
    Büyüttüğü emzirdiği
    Kuş tüyünden
    Ve kuş sütünden
    Geceler ve gündüzlerde
    İnsanlığa anıt gibi yükselttiği
    Sevgili
    En sevgili
    Ey sevgili
    Uzatma dünya sürgünümü benim

    Bütün şiirlerde söylediğim sensin
    Suna dedimse sen Leyla dedimse sensin
    Seni saklamak için görüntülerinden faydalandım Salome'nin Belkis'in
    Boşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikârsın sen bellisin.
    Kuşlar uçar senin gönlünü taklit için
    Ellerinden devşirir bahar çiçeklerini
    Deniz gözlerinden alır sonsuzluğun haberini
    Ey gönüllerin en yumuşağı en derini
    Sevgili
    En sevgili
    Ey sevgili
    Uzatma dünya sürgünümü benim

    Yıllar geçti sapan ölümsüz iz bıraktı toprakta
    Yıldızlara uzanıp hep seni sordum gece yarılarında
    Çatı katlarında bodrum katlarında
    Gölgelendi gecemi aydınlatan eşsiz lamba
    Hep Kanlıca'da Emirgân'da
    Kandilli'nin kurşunî şafaklarında
    Seninle söyleşip durdum bir ömrün baharında yazında
    Şimdi onun birdenbire gelen sonbaharında
    Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
    Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
    Ey çağdaş Kudüs (Meryem)
    Ey sırrını gönlünde taşıyan Mısır (Züleyha)
    Ey ipeklere yumuşaklık bağışlayan merhametin kalbi
    Sevgili
    En sevgili
    Ey sevgili
    Uzatma dünya sürgünümü benim

    Dağların yıkılışını gördüm bir Venüs bardağında
    Köle gibi satıldım pazarlar pazarında
    Güneşin sarardığını gördüm Konstantin duvarında
    Senin hayallerinle yandım düşlerin civarında
    Gölgendi yansıyıp duran bengisu pınarında
    Ölüm düşüncesinin beni sardığı şu anda
    Verilmemiş hesapların korkusuyla
    Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
    Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
    Sevgili
    En sevgili
    Ey sevgili
    Uzatma dünya sürgünümü benim

    Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır
    Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır
    Aşk celladından ne çıkar madem ki yâr vardır
    Yoktan da vardan da öte bir Var vardır
    Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır
    O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır
    Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır
    Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır
    Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır
    Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır
    Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır
    Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır
    Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır
    Senden umut kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır

    Sevgili
    En sevgili
    Ey sevgili





    Sezai KARAKOÇ

  • Aydınlık Dünya
    Aydınlık Dünya04.05.2015 - 23:28

    Kesinlikle vicdanı olması gereken