Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Masalların Masalı
Masalların Masalı

Baktım geniş ufuklar başımın üstündeydi

  • kargo10.12.2017 - 12:04

  • La bohemia19.11.2017 - 00:03

  • aydınlığa kavuşturmak25.10.2017 - 20:23

    Aşık Veysel-Benim sâdık yârim kara topraktır.

  • yerinden yurdundan ayrı düşmek25.10.2017 - 00:01


    Ahlat'ın kara taşı...

  • Levent Kırca14.10.2017 - 01:27

    İşte Levent Kırca'nın sevenlerine son mesajı...

    "1974'de TRT ile girdim hayatınıza. O günden bu yana baya bir zamanınızı aldım. 41 yıl… Yürekten teşekkür ederim, anılarınızda bana yer açtığınız için.

    Hayatımda sayısız ödül aldım. Renk renk, biçim biçim. Altından olup da bir şey ifade etmeyeni de var, tenekeden olup da paha biçilmezi de. Aldığım ilk bir kaç ödülü çalışma masamın üstüne koydum. Çalışacak yer kalmayınca camlı bir dolaba koydum. Dolap isyan edince odamı onlara tahsis ettim. Evi istila ettiklerinde ise sokakta kaldım.

    Arada bir onları ziyaret ettiğimde hiç dertleri olmadığını gördüm. Üzerlerindeki toza rağmen şikayet edeni yoktu. Hepsi yerini biliyordu. Birbirlerine saygılılardı. Hiç kavga etmediler. Birbirlerini yemediler. Bir arada mutlu mesut geçindiler. Altından da olsalar, tenekeden de olsalar, hepsi birer ödüldü. Hepsi eşitti.

    İki kardeş bir çorap yüzünden kavga edebilirler. Ama komşunun çocuğu sorun çıkardığında iki kardeş birlik olur. Ev sahibi ile kiracı arasında problem olduğunda, bina yıkılacaksa birlik olurlar. O öbürünün tepesinden halı sarkıttığında kavga eden komşular, mahalle maçlarında birlik olur. Hacısı, ateisti takımı gol attığında sarılır, ağlarlar. Düşman ülke sana savaş açtığında ülke birlik olur. Toprağım dediğin adamın her işine koşarsın. Memlekette yüzünü bile görmek istemediğin, başka şehirde canın, memleketlin olur. Toprak aynı toprak, biraz tozlu, biraz killi. Su aynı su, biraz berrak, biraz kireçli. İnsan olarak birbirimizi sahiplenmek, birleşebilmek için uzaylıların dünyayı istila etmesi mi gerekir?

    Güzellikler paylaştıkça değerlenir, kötülükler çoğaldıkça kanıksanır.

    Geçmişlerimiz ve benim jenerasyonumdaki insanlar için, eskiler her zaman daha güzel gelmiştir insana. Daha sağlıklı, daha diri, daha dertsiz gelmiştir. Daha adaletli, daha umutlu gelmiştir.

    Eski zamanlar; "Ah o eski zamanlardır"

    Bu mektubumu sizlere değerli bir film festivali vesilesiyle yazıyorum. O yüzden benim için yeri çok ayrı olan bir yönetmenden alıntı yapmakta sakınca görmüyorum. Woody Allen'ın Midnight in Paris filminde zaman atlamaları vardır. Film günümüzde başlar, basit ama fantastik bir yöntemle sürekli geçmişe gider. Filmde o geçmiş dönemler içerisinde Ernest Hemingway, Dali, Picasso, T.S. Elliot, Edgar Dega, Luis Bunuel gibi önemi tartışılmaz insanlara rastlarız. Hepsi, hangi dönemde yaşıyor olurlarsa olsun, kendi geçmişlerinin her zaman daha iyi olduğunu ve ona özlem duyduklarını belirtirler. Hepsinin ağzından "Ahh, o eski zamanlar" cümlesini bir kez duyarız. Filmin ana önermesi ise sonunda en güzel ânın, içinde bulunduğun, yaşadığın an olduğunu belirtir.

    Yaşadığımız şuan..

    Şuan.. Elinizden yaşam boyu onur ödülünü alıyorum. Ödül vermek onore etmektir. Almaksa onore olmak. Düşünüp, cesaret edip, birşeyi hayata geçirdiğinizde, birileri için değer görüyorsa, sizi ödüllendirirler. Bunun karşılığı maddi karşılığından büyüktür. O işiniz için ödül alırsınız. Yaşam boyu onur ödülü ise, yaşamda yaptıklarınızın, varlığınızın ya da amacınızın topyekün mükafatlandırılması gibidir. Bu ödülün anlamı benim için çok büyük.

    Bu ödülü de eve götüreceğim. Ama diğer ödüllerin arasında baş köşeye koymayacağım. Ödülsen ödüllüğünü bil. Diğerleri neredeyse oraya, yanlarına koyacağım. O da onlarla birlikte tozlanacak. Onlardan biri olacak. Yaşam boyu onur ödülü de olsan, cumhur'iyet altını da olsan, kimseye ayrı gayrı yapamam. Diğerleri tozlu raflarda dururken, sana sarayşeklinde dolap yapmayacağım. Çünkü ödül de olsan, sana hak ettiğin anlamı veren içinde bulunduğu dolabın büyüklüğü ya da şekli değil, bizim sana verdiğimiz değerdir.

    İster misin şimdi böyle dedim diye, bu ödül beni mahkemeye versin?

    Güzel şeyler paylaşabildiysek sizinle, ne mutlu bana. Benim jenerasyonumda bir insan çabalarının meyvesini görememe durumuna mı üzülmeli, yoksa daha kötülerini yaşamayacak olduğu için teselli mi bulmalı şuan bilemiyorum.

    Yine Woody Allen, ''Bir yönetmenin en büyük hatası, bu kötü senaryoyu çekerek adam ederim demesidir'' der. Siz de yönetmensiniz. Ailenizi yöneten, işinizi yöneten.. Etrafınızı yöneten. ''Şu an'', yöneten. Birlik verip bu senaryoyu değiştirin ki, filminiz de iyi olsun.

    Dik durun... Adil olun, sabırlı olun, enerjinizin sirayet etmesine müsaade edin.

    Daha iyi bir dünyada görüşmek ümidiyle.

    Atatürk'le kalın,

    cumhuriyetle kalın,

    hoşçakalın!!"

  • gece şarkıları14.10.2017 - 01:16

  • sedef kabaş23.09.2017 - 00:37

  • kasırga21.09.2017 - 12:21

    Pasifik ve Atlas Okyanusu'nda her yıl onlarca kasırga görülüyor. Büyüklü küçüklü tüm kasırgalar istatistiklerinin daha kolay tutulabilmesi için tek tek isimlendiriliyor. Peki bazıları çok şiddetli olan ve yüzlerce milyon dolar zarara yol açan bu kasırgaların isimleri nereden geliyor?
    Kasırgalara isim vermek çok eski yıllara dayanmıyor. İlk olarak 19. yüzyılın sonlarına doğru Avustralyalı bir meteorolog, kasırgalara kadın isimleri vermeye başladı. Bu fikri benimseyen Amerika Ulusal Kasırga Merkezi, 1953 yılından itibaren uygulamayı resmen yürürlüğe koydu. 1979 yılından sonra da kadın isimlerinin yanına erkek isimlerinin eklenmesine karar verildi.
    Merkez her yıl isim tabloları oluşturuyor. 21 isimden ve 6 listeden oluşan tablo, A harfinden başlayarak Z harfine kadar gidiyor ve bu liste 6 yılda bir tekrar ediyor. Ancak herhangi bir kasırga çok sayıda can ve mal kaybına sebep olmuşsa, "efsane" yapılıyor ve ona verilim isim listeden çıkarılıp yerine yeni bir isim ekleniyor. Örneğin, 2005 yılında özellikle New Orleans eyaletinde çok ciddi zarara sebep olan Katrina listeden çıkarılan isimlerden bir tanesi. 1953 yılından itibaren ise yaklaşık 40 isim emekliye ayrılmış durumda.
    Tüm kasırgalar ismini sıraya göre alıyor. Yani sırası gelen isim, bir sonraki kasırgaya adını veriyor. ABD'yi bugün vurması beklenen Sandy, 2012 yılı listesinin 18. sırasında yer alıyor. Bundan sonraki kasırgalar ise sırasıyla Tony, Valerie ve William adlarını alacak.
    Bununla birlikte günümüzde birçok kişi hala kasırga isimlerinin sadece kadın isimlerinden oluştuğunu sanıyor. Sebebi ise şiddetli kasırgaların çoğunlukla kadın isimlerini almış olması. Aslında merkez 1979 yılından beri listelerinde eşit sayıda kadın ve erkek ismi kullanıyor. Yani en şiddetli kasırgaların kadınların isimlerini almış olması sadece bir tesadüf.

  • tek geçerim20.09.2017 - 15:24

    Can alıcı zekası leb-i derya.

  • Göklere çıkarmak17.09.2017 - 17:57