…. FON ÇALINTISI KARABORSALAMA GRAFİK … Her şeyin taşıyan ve yaşatan değer karşılığı varsa o da esirgenmeyen emektendir. Aşk ile gönülden yorulan ve sunulan değerse SEVGİ kökenlidir ki… kılıfa kalıba markaya formata zümreye yaşa üniteye gruba kalıba şekle kılıfa maskeye ücrete coğrafyaya zümreye şarta koşula dayatmaya zora zorbalığa mekana zamana yahut evli bekar medeni hallere tapulu veya bağlı olmayan yüce duyumların kaynağı tükenmez meskeni mahali yürekli samimiyetin eseridir hem AŞK hem sevgi sanatı. Sevgiyi içselleştiren özün esasın bitmez tükenmez kaynağıysa akla fikre sorumluluğa vicdana dayalı adaletli donanımlı ve liyakatlilik iradesidir. Kendi kanatlarını ömrüne yük bilmeyen özgürlükler kadar da kaliteli yaşamın ve doyumsuz mutluluğun insanı niye yaşadığına özdeştirin kıssadan hisseleridir.
Bu yüzden insan hiç bir şartta hiç kimseyi üstün seçkin ütopik tanrısal İKON veya ünlü şöhretli İDOL vekaletine temsil tayin ederek aramamalı yaşam boyu kendinde mutlaka olması gerekenlerini. Ve asla aşka saygıya sevgiye adalete güvene özgürlüğe vicdana ve liyakate edinmesi ve yapması gerekli birikimleriyle kimseden onay kabul minnet rica diyet veya tenezzül lütfu beklemeksizin öz benliğini bulmuş olmalı . Akıl mantık bilgi deneyim sorumluluk vicdan güven özgüven gözlem ve birikimlerinden kendinde olanları kişinin asıl zenginliğidir . Değerlilik kıymetini bilmeli korumalı ve yaşatmalı yoksa amansız yabancılaşma hacizende kendi öz hayatına sefalet müşterisi ve zavallılık kiracısı gibi taşır sürüklenir ve ölüden beter mezarlaşır biricik ömrünü.
Sevdiği hayatı yaşamalı insan. Sevdiği işi yoğunluğu hiç bitmeyen ecir sabır eziyet mesleği ve zıkkım zehir çilekeşliği olarak değil; ve hatta kodlanmış buyruklarla otur kalk emir kiplerinin sadece orayı ekmek kapısı diye bütün ve biricik ömrünü kıskaç kancalarından kurtarma fidyesi veya korsan tutsaklığı diyeti karşılığında ödeşmekle cebelleşmeye değil, tutkuyla sevdiği işi yapmalı insan ve hani derler ya hiç bir tesir altında kalmadan, sevdiği insanı kalbine sarmalı aklına koymalı gönlüne sırdaş özüne ömrüne sanatı aşktan sevgili bilmeli insan. Yakışır mı… ? elbetteki, harcı ve hakkı olan herkese hem de ne güzel yakışır. Fakaaat..
Bunun adına medya magazin VİZYONTELE animasyon sinemasyon diye diye….toplumla ilgili her şeyi dilediği gibi sahte kurmacalarla boyayıp gösteren veya soyut kılıflarda renkli şekil verip arabesklik varoşluğu deposunda örtüp saklayan türlü racon replik kabalık bayağılık çirkeflik dayılanma görgüsüzlük kuralsızlık zorbalık keşmekeşçilik mafyatiklik ve medyatik anlamsızlığın şiddet manyaklığı üstüne kendini her şartta düzgün gösterme acındırmalı şairanecilik serpip tozutan ÖZENTİ durumlarını ‘ ben yaptıysam sorgusuz sualsiz piyasa ve gişe götürü hesabıyla şöhretli tartışılmasızlığı vardır’ tüketimine markalaşmış toplumsal çürümeyi normalleştiren yoz kültürün algı dolgulaması yapıldı.
Tek başına kazandıkları dizilerin filmlerin bankaların borsaların medyaların kirli mafya katillerinin siyasetin yobaz tarikatların ve cafcaflı süslü fiyakalı duvar boyu galerilerin diledikleri gibi bozup dağıtacakları özel ve şahsi mülkiyet alanı değildi trafik tarım eğitim ulaşım sağlık gıda üretim ilişkileri ve çelişkileriyle toplumsal değerlerimiz.
Ama sanki öyleymiş gibi hep birlikte her türlü haksız hukuksuzluğu haktan hukuktan saydırarak hangi kirli kokuşmuş yolla olursa olsun kim güç gösteriş ihtilam şöhret servet saltanat sahibiyse hakkı odur anlayışını ve alışkanlığın dayattıkları zorbalık hırsızlık tefecilik dolandırıcılık yolsuzluk haydutluk ve haramilik hükmünde yağmaladılar yaktılar yıktılar. Kısa yoldan, hiç bir zorluğu çabayı endişeyi kaygıyı sorumluluğu vicdanı ve paylaşmayı gözetmeksizin emeksiz zahmetsizce gerek yoksul sefilliği kaderi değişmez garibanlıklar olarak yaşayanların güç bela geçim derdiyle sürdürdükleri hayatlardan soyup sömürerek üstün elit ve imtiyazlı ihtişamlılığın her türlü servet gösteriş saltanat ve konforluluğuna sahip olmak için bütün hile sahtekarlık oyun rüşvet dolandırıcılık iki yüzlülük gammazlık hırsızlık yolsuzluk kanunsuzluk tefecilik devletsizlik ve mafyacılık yollarını kendilerine amaç edinen borsacı bankacı sömürücü aracı vurguncu soyguncu tarikatçı siyasetçi holdingci markacı tasarımcı modacı rantçı medyacı magazinci emlakçı müteahhit ajans bürokrat avukat veya akademisyenlerle aynı çıkar ve ganimet ortaklığının bileşeni olan siporcu dekorasyoncu sanatçı sinemacı galerici mimar mühendis müzisyen dizici turizimci tüccar sanayici magazacı ve nice ünlü şöhretli fenomenleri toplumun sürekli artan ihtiyaçlarına borçlanarak yetişmekte zorlandıkları sefil yoksul yaşam hikayesini kendilerine kısa yollu köşeyi dönüp ihtişam lüks şatafat ayrıcalık ve gösteriş malı mülkü kolleksiyonu dekoru ve sermayesi biriktirip istiflemeye çarpık ve bozuk düzen çarkından hiç bir ahlaki hukuki kültürel insanlık değerini umursamaksızın toplum üstü yüceltilmişliğe zümreleşmenin amansız yıkım ve çöküşünü işletip çalışmakta yürürlükteki toplumsal bozgun.
Aklı ahlakı kişiliği sokağa dökülen hır gür sataşma kapışma çatışmalarından ödünç ve düştüğü kokuşmuşluk çöplüğünden çıkışını bulanmayan kör sağır arızalı tutarsız sapkın saplantılı ve sabıkalı hamlelerle güm yorup insanlığını öldürmeye meraklı iştahlı bozgun bağımlılık tüketicisi güdümlü mlülük talıyıcısı mutsuzluk ve ferilşmsuikastçisi oldu bitti insanlık.
Tarımın sanayinin hayvancılığın ve cümle diğer üretime dayalı ekonomik kalkınmanın insanı önceleyen ve tür çeşitliliğini hukuku hakkı kültürü sanatı çevreyi doğayı koruyup gözeten hassas ilişki dengesinde yaşamın ihtiyaç gereksinimlerini karşılayacak kadar alt yapı donanımlılığını ve gelişimini yerine getirmemişliğin çözülüp kopan kırsal kesim göçlerini bütün sorunlarıyla birlikte baskın ve işgal veren nitelikte hazırlıksız şehirlerin etrafını kuşatıp çöreklenerek yığınlaşan yapay ve çarpık yoğunlaşmalı istila, sadece emlak yapılaşmasının her şeyi yıkıp yerine beton varoşlaşmasının bütün yoz kültürünü ve çıkar ilişkisini kurup donattığı eskiden yerleşik ayrıcalı ve seçkinlerin kayıtsız kaldığı çöküşün yeni ortakları olarak her damar yol kanal ve köklerden sürüklenip gelen ve uyumsuz kanunsuz düzensizliği kurumsallaştırıp sıradanlaştıran arabesk keşmekeşliğinin toplumsal karmaşası ve karmakarışıklığı yaygın ve yerleşik hal aldı. Daha çıkışsız çöküşler tehlikelisi ve karanlık olanıysa, artık yerleşik düzenin normali olan kanunsuzluğu kanun yapmak yerleşikliğiyle, kazanılmış ortak değerleri değil, kimliksizliği yozlaşmayı popüler kültürsüzlüğü ve piyasa götürüsüne göre şöhrete ulaşmayı rol modeli alan değersizliğin değer sayıldığı kokuşmuş çürümüş kozmopolit karmaşayı önceleyen ve önemseyen sosyal siyasal ve ekonomik yağma yıkım güncelinde, yığılmış tıkanıklığa eklentilenen mülteci akınlarıyla mevcut durum yaşamın her alanını balına buyruk arabeskleşmelerle kapsayıp kuşatan daha da geleceği karartılmış ( istanbul top, pilot ve top modelinden ülkenin her yerine yayılıp yerleşmiş )JET SOSYETE üst tabakalılığa bağımlı alt kesimleri geniş ve kalabalık örgütlü toplumsal varoşlaşma iflası halini aldı.
Çünkü aklen fikren ve mantıken her yönden her bakımdan sorunun kaynağı, sonucun tetikleyeni olandır gerçekliğiyle sorun, duygu çeşitliliğini kısır ve kurak ağıtlı sancılı kör damarlara akıtmanın insanı ve hayatı felce ve felakete sürükleyip süründürme sapkın eğilimidir. Her şartta ilke ve mutlaka bundan kaçınarak canlılık dirilik haraketlilik renklilik coşkusu yaratacağım diye ağrıyı ve acıyı en yaygın ve sürekli tekrarlarla gülerek duymaz görmezden gelme eğilimi ve sapkınlığı da aynı abartının siyahı kendince çarpıtarak iş ve sanat olsun diye beyaz gösterme kör kütüklüğünün insandan bozulmuşluk cesetidir. Hep eskimiş kokuşmuş çürümüş anlamsız işlevsiz kifayetsiz kof enkaz karabasanların kahır yüklü kendini acındıran ve terk edilmiş lümpenlik duygusuyla ezikliğini kutsarcasına derbederliği kutsayarak buraya yardımını yakınlığını ve ilgisini keseni lanetleyen yılgın yenik bitik tükenmiş ve bıkmak usanmak bilmeyen üstü afyon kalıp ve kamuflajlarıyla cilalanmış tekrarları tükürüp kusarcasına yoz ve arabesk kültürün talepçisi takipçisi kovalayıcısı bağımlısı ve tüketicisi oldu hercümerc toplum.
Canlılık, olduğu gibi hiç bir katılımcılığına ilişip dokunmadan, gerçeği yansıtmak, ayrıcalıklılık seçkinlik yaratmak ve canlı samimi heyecanlı sürekli değişen yenilik peşi kovalamak adına, siyah deniz, kırmızı kedi köpek, mavi elma armut şeftali veya nar yapmak üretmek gibi, kimliği karışık kişiliği belirsiz insanlığı kayıtsız soğuk silik ruhsuz ve duyarsız her yapı kalıbından ve bozuk mayadan özgün irade ve hikayesizliğe tek tipleştirildi ortak hayattan yoksun sicilsiz aidiyetsiz toplumsal bozgun. Çünkü yenilik ihtiyaç gerektiğinde kendini sürdürülmez olanın üstüne bütün çağdaş alt yapısıyla düzenleyip donatan akıl mantık fikir duygu düşünce deneyim gözlem emek bilgi birikimleriyle özdeşlik bağlamıyla vücut bulmadıkça sığ soyut laçka arızaları aynen eskisinden tekrar eden yığılmalar çöplüğünü bocalar ve aktarır boşaltır.
Çünkü güven samimiyet sadelik doğallık ve özgüven eksikliği baskın gelirse kuşku kaygı endişe artarak yoğunlaşan mesafeli yaşam uçurumunda anlamsızlık ve geçimsizlik gibi büyük sarsıntılar geçirerek dibi derinleşen her davranış bozukluğunu katlayarak insan yaşamayı değil sahteliği oyalayıp oynatmayı büyüten kalın duvarlı kahırlara ve kıskaçlara çöker dağılır ve yıkılır insan .
İddası söylemi tavrı tutumu veya görünüşü eylemsel gerçekliğiyle uyuşmayan bütün davranış bozuklukları yönettikleri bilinç ve algı dolgulamasıyla toplumsal zaafiyetlere kendilerini paravanladıkları güç otorite veya şöhretlilik kontenjanıyla üstün baskın özel ayrıcalıklı ve seçkinlik yaratarak hükümran olmayı doğururlar.
Böylece ihtiyaç sınırları sürekli tüketim bağımlılıkları piyasasına göre artıp çoğalan toplumun ezilen sömürülen kalabalıklarının arabesk çilekeşlikte her gün ölüm kalım sınırlarında her an kapıya konma veya eve ekmek götürememe veya can pazarlığı uçurumlarında aynı kurak sefil yoksul ve kısır döngüyü karanlıktan karanlığa sürünüp sürüklenirken, iş kazası ölümlerinin yahut ölümden beter hasta sayrı salgınlarının emek- sermaye çelişki cenderesinde borçlu dünyanın çıkış yolunu arayıp da mezara kadar bir türlü denk getirip bulamazken , onların acıklı hikayesinden ünlü şöhretli artizler, futbolcular, siyasiler, müzisyenler, tasarımcılar, mimarlar, akademisyenler, mühendisler, bürokratlar, amirler, memurlar tıpkı yağmacı soyguncu dolandırıcı vurguncu bankacılar borsacılar mütahitler holdingçiler talancılar rantçılar tefeciler aracılar yarıcılar komisyoncular pazarlamacılar reklamcılar modacılar ve medyacı magazinciler gibi aynı çıkar ilişkili servet sermaye biriktirme istifçiliğine tav ve talim olarak sözde haktan hukuktan sevgiden saygıdan ve emekten yana olduklarını toplumsal satış tezgahında pazarlayarak yaratılmış olan eşitsizliği kalıcı kıldılar ve her türlü menfaat çıkarcısı sosyal çöküş ve çürümelere rol modeli olarak mal gösteriş lüks konfor mülk servet kavga nizah düşkünlüğünü kanıksanmış ve kabullenilmiş sıradanlığa kurumsallaştırdılar. Akil Vekil filan dolayısından sosyal içerikliliği yoz kültürün kafamın tasını attırmayın üleeeeenlerle sosyo psikoz monolog toplum üstü hayatlar sürmenin kırmızı ARABESK kamyonculuğunu hafızalara kazıyarak herkes bir şeyler kaptı söktü kopardı ve kendilerine konforlu alanlar dayadı döşedi onlara duygusal bağlılık gösteren günsüz geçimsiz yığınlardan .
Mal mülk olarak ünlü şöhretlilerde aynısının benzeri gani ganisine bu rahmetli muhterem de kurbağa toplar biriktirirmiş … toplumun sıkıntısı kaygısı derdinden kime ne gibisine Sevgi, hiç kuşkusuz insanı kendisiyle ölçen tartan sorgulayan yüzleştiren ve özdeştiren yüce bir duygudur. Fakat emek olmaksızın sevginin hiç bir samimi ve gerçekçi içeriğinin karşılığı olmadığı, adalet sorumluluk vicdan özgürlük özgüven ve güven olmadığı zaman da ne emeğin ne de sevginin hiç bir anlam değer içerik ve karlılığının olmadığı birbiriyle bağlı ilişkili bütünlüğün ayrılmaz bütünlük bileşenleridirler.
Kendisiyle yüzleşemeyen sahteliklerse hinlik desiselik çıkarcılık ve dolandırıcılık üzerine kurulu şablonculuğun yalan dolan hamaset üretir geçinirler
Değer kavramları yalnızlık mutsuzluk hiçlik kayıtsızlık bencillik acımasızlık sorumsuzluk hinlik paylaşımsızlık kimliksizlik aidiyetsizlik fitnelik çıkarcılık çirkeflik çapulculuk zorbalık çarpıklık kayıtsızlık ve karamsarlık üzerine kurulu, sorunların üstesinden gelmekten uzak, zamanı üst üste yığıp biriktirerek hızla yok oluşa sürekli gerilim ve sorun üreterek katmanlaşan yenilmişliğin tanıklarıyız ve herkes kendi adından herkes kendi adına başkası olmanın değerli olanı ne varsa söküp büyük parçalar kopararak, bütün yok ettiklerimiz yerine karanlığı korkuyu endişeyi şiddeti özentiyi taklitçiliği korkuyu bencilliği geçimsizliği sahteliği yalanı dolanı talanı kıyameti örmenin yapay zeka donanımlı metavers kafesinde her yerini salgın afyon ve bağımlılık sarmal ağlarının kilitlendiği ölümü gerçekleşmiş felaketin her türlüsünü taşımakta ve yaşamaktayız.
Resmen göz göre göre alışılmış kanıksanmış yolsuz hukuksuz fon çalıntısı meşhur ünlü ve şöhretlileri oldukça bol FON çalıntısı hayli işlek bu karaborsalamalı toplumsal talanda koparıp attılan değerler yerine istifleyip biriktirenlerin düzenli düzensiz üretttikleri arızalarıyla şekillendiği kötülüklerin insanlığı bilinmez yarınsız uzaklara söküp sürüklediği bozgunda kargaşada yıkımda uyumsuzlukta kaygılarda güvensizliklerde haksızlıklarda mutsuzluklarda gerilimlerde bencilliklerde acizliklerde değersizliklerde acımasızlıklarda ve çıkar ilişkilerinde ortaklaşmakta herkes …
Bu yüzden artık her yıl düzenli olarak alıştık bildikliğe rutinleşmiş orman yangınlarıyla ele geçirilen arazi yağması, beton kentleşme mafyacılık cinayeti ve nitelikli dolandırıcılığın her türlüsünün normalleştiği günden güne sayısı kapsamı kanunsuzluğu ve cirosu artarak trilyonları bulan Borsa vurgunu Fon manipülasyonu gibilerin felaket haberleri yanında cüce kalarak, toplum üstü şöhretli ünlülerin sözde garip gurubanın derdiyle dertleştikleri paravan arkasına istifledikleri sür saltanat sermayedarlıklarını öldüklerinde mirasyedilerinin kapış kapış hır gür dava ve dosya takibine düşerek toplumsal kokuşmuş çürümüşlüğe rol modelden tüm kötülükleri formatında taşımaya rehberlik etmekteler. Çünkü toplumsal iradeyi anlayışı ahlakı ilgiyi alışkanlığı inancı kültürü nerde ne zaman niçin neyi biriktireceğini veya paylaşacağını veya hiç bir şeye inanmamanın güvensiz kuşkulu şüpheli geçimsizliğine dair çöküşün çürümenin algı yönetimiyle özdeşleşen sosyal siyasal ekonomik ve kültürel döngüde balık baştan kokuyor maalesef.
İnsanı da eder tutar maliyetli ilkesiz tutarsız menfaat avantasına ve çıkar ilişkisine göre kaypaklık döneklik omurgasızlığına fiyatlandırmalarla eşyalaştıran her şeyin aşağılık düşüklük alçaklık ve satılık borsası olduğu … Sanat… toplumsal duyarlılığı olan samimiyetin özü sözü tutarlılığı tavrı duruşu tepkisi dengesi aklı fikri karakteri kişiliği inancı saygın samimi gerçekçilikle özdeş kaynaklardan kişiyle birebir örtüştüğü ve özdeştiği müddetçe anlam değer kıymet geçerlilik ve karşılığı vardır.
Sosyal sıkıntıları kendine sermaye ve servet mülkü edinerek burjuva hevesli yüksek sosyete konforuna ve emlak İSTİFÇİLİĞİNE tav ve talip olmak çelişkisiyle kendileşen öteden beri bilindik yüzeysel ve yapmacık görünenin tam aksi arabesk keşmekeşidir. Bu yüzden sanatın karakteri olan toplumsal tepkiyi yüklenen ve taşıyan özgün ve gerçekçi duyarlılığı olmadığı paravanda , derdinizle dertleşiyorum mış gibi yaparak derdi olanların sığındığı yakınlığı ve güveni sermaye edinerek kendi LÜKS MARKASINA, servetine, gösterişine, şöhretine, konforuna ve emlak mülküne istifleme yolunu seçerse sanat çöplük olmuş, sanatçıysa görünen paravan ardında boşa çıkarmıştır onca fasaryadan rol ve racon kesen pozunu ve forsunu.
Kişiye özel kalıplaşmış çerçeveli çıkınlı zula deposu değildir güvenirliğine sığınılacak olan hal çareler. Her kim ki kimi fırtınalı inişli yokuşlu insani zaaflarımızda- ki bu yaşamın doğal karakteri gereği sürekli akışında hep vardır - kusursuz karşılıksız ve hatasız dostluğun sığınılacak limanı olduğunun arayışındadır, neredeyse artık kimsenin doğrusu olmadığı ve herkesin yalan yanlışlarda birbiriyle kıyasıya yarıştığı sahtekarlık ortaklığında bu dilsiz sağır çıkar döngüsü, sanmak veya inanmak varsayım yanılgısıdır. Bu yüzden böyle durumlarda başvuru müracaatında bulunan hep içinden çıkamadığı ezikliğin çelişki yumağında yitik yoksun ve esir kalırken, baş vurulansa buradan, yani zavallılık naçarlık ve zaafiyet acılarından hem kendine özgü travmalarını ayıklarken, hem de kendine ayrıcalık imtiyazı ve seçkinlik üstünlük sultası kotarır.
Evet sürekli kendini kontrol ederek yaşamak, kişinin hem kendine zarar veren hem de kurduğu ilişkileri sıkıntıya sokan takıntı ve travmalı davranış bozukluğu kapsamındaki zor ve ince sanat. Bu günün egosunu tatmin etmede hiç bir saygın ölçü ve insani değer tanımadığı çılgınlık acımasızlık kayıtsızlık çarpıklık ve sapkınlıklarla beslenen hızlı yaşam kozmopolitiğinde en az anlayış ilgi ve değer gören olgu, zaafiyetleriyle ezilen alçaltılan dışlanan yalnızlıklardır.
Bu açmaz çıkmaz kimsenin iğreti pansumanı sahte tahammülü dosluk gösterişi ve ödünç kimyasal çözücüsü ile tamir olup onarılacak bir ilkyardım evrak dosyası erzak vesikasıyla üstesinden gelinecek tılsımlı iksirli bir olgu değildir saygın insan kişiliği yahut sağlıklı aşkta ve huzurda buluşmak.
Yaşam denen Özgür ve Özgün sanatıysa, mutluluğu kendine yakıştıran ve kendine duyulan özgüvenle ilgili alakalıdır. Benlik kişilik kimlik karakter ve öz güven yoksunu yetersizlikler, işlevsiz ve değersizlik duygusunu bastırarak maske kamuflajıyla ve estetik planlı marka dolgulamalarıyla yaşamayı köpürterek yoz ve magazin bağımlılıklarının aşağılık komplelerini kodlayan tüm özenti referansını adandığı popüler şan şöhretlilere göre tutunup takınmaktan onur duyar , yüksek değerden bilir inanırlar.
Çünkü devletçilik,hiç özel bir kazanç artırımı, sömürü ganimeti, zümrecilik çıkar sultacılığı veya servet edinimi gütmeksizin toplumsal faydacılığı esas alıp insanlığın tüm yaşamsal ihtiyaçlarını karşılayıp gidermeyi önceliğine ( eğitim sağlık gıda ulaşım spor güvenlik özgürlük ilim irfan imar istikrar iletişim kültür sanat ve nicesi.. ) alırken, onun tüm kazanım -birikim nimetlerinden yararlanarak yıkımını yağmalanmasını gözeten özelleştirmelerse, şahsi azınlıkçılık ve ayrıcalıklılık sultasının en aşağılık yol ve yöntemlerle hiç bir emek kural duyarlılık sorumluluk ve liyakat tanımayan çıkarcılığın menfaat ve azınlık ganimetçiliğini önceler kollar kotarır.
Anlamamak ve anlaşılmamak üzere ayrışıp kutuplaşmanın son haddi olan yapay zeka hücreleşmesiyle dününü gününü geleceğini ve kendi varlığını topyekün çöpe atarak sırf turistik işlere yüksek kazanımlı tanıtım olsun diye maddi manevi her şeyi şahsi çıkarcılık sultasına ölçümleyip özelleştirerek negatif yönde ilerleyen ışıksız karanlıkla hissedar ortak… İnsanı devre dışı bırakarak kendine magazin sanalı soytarısı ve METAVERS kukla kölesi kılan Yapay Zeka artık hiç bir özel müdahili proğramlanmaya ihtiyaç duymadan kendi kendini proğramlayabiliyor, aralarında fikir fitne danışabiliyor, her konuda makale dizi figür figüran roman senaryo müzik resim maskeleme galeri taklit sergi sunum yazıp oynayabiliyor, danışmanlık tercümanlık rehberlik…kısacası herkesin, her yerin ve her şeyin tüm yedek patçalarıyla birlikte aslına uygunluğu kopyalayıp manupule edebiliyor ve değiştiriyorken… Hormondu kimyasaldı derken çoğu meslek gruplarındanı da yok ederek kendi çalan kendi söyleyen kendi proğramlayan kendi soran kendi cevaplayan yapay zeka ile nerdeyse bütün meslek grupları insanı yok ederek makinalaşan akla gelmedik şeylerin dahi siparişini - burasını şöyle şu şekilde yap bir hayat kurgula bir tasarım yaşayalım gibi- elektronik sinyallerden alıp eksiksiz kusursuz tezgaha koyan servise sunan yapay zekanın günden güne proğramlı kulu kölesi olmakta insansızlaşan yarınsız gelecek.
Hep öyledir zaten, burjuva kültürüyle bütün özentileri özdeşmiş, fakat fakir fukara toplumcusu pozu keserek bıçkın fedaisi veya her şekil acıların parayla servetle şöhretle ağlayanı rolünde kızdırmayın beni lannülen replikleriyle mal mülk sermaye ve mal mülk getirisine ihtişam lüks ve kolleksiyonculuk istiflemek, imtiyazlı zümreler sosyetesinde ezelden beri hep aynı özentiden süregelen ve yaygın bilinen kronik kronolojide sadece bu günlerin sayılı sanat sipor galeri magazin medya vitrin veya simamasyon ünlü şöhretli merhumelerine ve muhterem rahmetlilerine özel bir durum değildi. Bu ibresini bozmuş pusulasını sapıtmış sosyal erozyon taa ilk hiyerarşi katmanlaşmasından beri hep vardı, Yapay Zeka çağıyla beraber iyice haddi aştı yanlış doğrunun yerine hükmetti , insanlık kendine rehber bildiği medyatik modellere aldandı, toplum kaybetti tüm değerleriyle birlikte zıkkım zehirlerle bilenip beslenerek herkes topluca her şeyin canına okuduğu gibi çoktan kendini katledip öldürdü,inzivaya çekilen ortak yaşam bilincine kin nefret acı keder zulum sahtekarlık dehşet ve şiddet tohumları ekilerek bütün buralara uyumlu etkisiz duyarsız tepkisiz her şeyi olduğu gibi yılgın tükenmişliklerine kabullenen ve tüm kötülükleri zamanla masum görmeye terbiye edilen ve çağını SORGULAMAYAN magazin macunu dolgulaması yapılmışlığıyla sessiz sinik sinema ve dizi furyasında kalıba göre şekli verilmiş toplum ayarlayarak, geçmişi silinmiş, geleceği karanlık amaçsız anlamsız ve kimliksizliğin güdüm ve dürtü bağımlılığını faturalanmaya zıvanadan çıktığı kıyametlere saplandı gömüldü devran dünya.
Bankaların borsaların holdinglerin arsa arazi müteahhit ve rantçılarının irili ufaklı tekellerin zincirleme pompacı hortumlu kuruluşların mega marketlerin devasa şirketlerin büyük kartellerin aracı tarıcı tefeci ve cümlesinin kendi kanunsuzluklarını kendilerine göre uydurup tarihin hiç bir döneminde olmadığı kadar sorgusuz sınırsız gasp yağma talan ve gelir elde ettikleri soygun sömürü kumar haneciliğinde ‘ Morguç “ gibilerin her türlü sahtekarlığı manupule ederek açıktan hırsız yolsuzluklarını sıfırladıkları dünya geneli neo liberal emperyal kapitalist vurgun soyguncu karakterine uygunluğuyla türkiye de de her zaman banker kastelliciler, tosun oğlanlar, ihlasçılar, deniz fenercileri, rıza zarraflar, jet fadıllar, saadet zincircileri ve niceleri çarkı bozuk dönen harami devranında al takkeyi ver külahı marifetiyle en sonuncusu FON sövüşleme noktasına kadar çıkar ganimet ve imtiyaz ortaklığını yürüttükleri devranda milyarderi çok trilyonlaşmanın borç yükünü ve geçimsizlikle pençeleşme sürüncemesini muhtaçlığıyla boğuşan yoksul sefil yığınlara ödeten dönüm dolaşım ağında tarih hep artırarak biriktirdiği sorunlar ve çelişkilerele tekerrür etmekte.
Çoğunluğun sefaletinden kazanımlı şahsi çıkarlarını, aile şirketlerini, güce dayalı lüks dekor maske konfor şatafat servet mülk saltanat ihtişam ve gösterişliliğin haksız hukuksuzluğunu ülke devlet toplum ve insanlık değerlerinden üstün ve öncelikli tutarak azınlık sultasına ulaşıp erişmede her yolu masum makbul ve mübah sayan hırsız yolsuzluk kuşatması, değerden duygudan insansızlaştırdığı toplumu kimliksiz kişiliksiz duyarsız iradesiz tepkisiz ve cinsiyetsizliğe aynılaştırıp kolayca ve topyekün güdümlü kulluk köleliklere sıfırladı... Beynine tepkisiz duyarsız iradesiz bilinçsizlik dolgulanmış hep aynı zorunlu sefil muhtaç ve mecbur bırakıldığı seçeneksizliği tercih ederek hayatında olağanüstü iyileşme mucizeleri gerçekliğine kanmış inanmış kara cehalet gericisi yoz kültür bağımlısı toplum, maddenin kanunu yaşamın kaçınılmaz gerçekliği gereği ezen soyan sömürenlere karşı direnen yaşam mücadelesi vermediği tüketim piyasasında yoksulluk esaretiyle sürünmekten başka çâresi çözümü yoktur asla. Bu bakımdan da akla mantığa vicdana duyguya düşünceye sığmayan hırsız yolsuz ahlaksız eğitimsiz idraksız iradesiz duyarsız ilgisiz sorumsuz bilinçsiz ve hukuksuzluğa dair korkuyu cehaleti gericiliği kutsayan tüm kötülüklerin ve olumsuzlukların kanıksandığı yaşam mücadelesini unutturmaya dayalı her ne pahasına olursa olsun en kestire yoldan emeksiz zahmetsiz köşeyi dönmeye azmış sapmış her türlü çürümenin kundağında doğan; ve bütün toplumsal bozulmaları hayatın normali bilip inanarak kilitlendiği serbest piyasa tutsaklığı dışında hiç bir tepkiyi algılayıp duyumsayamayan güvenini inancını mutluluğunu bulamadan yitirmiş gerilim şiddet ve cinnet kozmetiğinde yaşayarak ölen sığınaksız yarınsız insanlık enkazı …
Hormondan beslendiği kimyasallarla sürekli atık açmaz çıkmaz ve sorun ürettiği çılgın tüketim dolaşımıyla hem kendini hem doğayı hem toplumsal değerleri hem ekolojik dengeyi hem de diğer canlı türlerini kendi kaderiyle bir edip bağımlılık saplantılarının esiri olduğu faciaya dönüştürmeye mahvetti.
Hep kendi suç sabıka ihanet dolandırıcılık dalavere oyun hile tezgah istismar hırsızlık yolsuzluk ve ülke kerizleme günahlarını asla vazgeçilmez dokunulmaz zırhlı kutsallar olarak “ çalıyorlar ama çalışıyorlar kıskanma çalış senin de olsun” ayrışmış kutuplaşmış kendi tarafını her koşulda tüm değerlerin üstünde tutan savunan ve hatta kendi sefil yoksul mutsuz geçimsizliklerle kıvransa dahi hayatını karartırcasına fanatik adanmışlığın militanist taşeronluğunu yapan toplumsal algıya aşıladı benimsetti ve yedirdiler.
Ülke toplum ve insanlık değerlerimizi kendi şahsi müstakil görgüsüz doyumsuzluklarının bilhassa kimlik ve inanç bağlamında kolayca istismar edilebilirliğini sağlama alarak yüce divandan dönen tıpkı fon katakullesi gibi sistemi ayarlı faiziyle beraber alacaklarını ödetip , dezenfekvon skandalları ihaleye fesat karıştırıcıları ve nice niceleriyle hep beraberce birbirini devletsiz denetimsizlikle ödüllendirilen herkesin yaptığı yanına kalır anlayışını kimse bize ilişip sorgulayamaz çapulculuğunu beslediler ve güçlendirdiler. Üçlü dörtlü beşli veya çoklu çeteler eski ve yeni belediye başkanları, bakanlar, mafyalar sürekli toplum iradesini boşa çıkarıcı kendi menfaatinin tarafına kişilik bozup saf değiştiren oynak siyasiler mütahitler aracılar tefeciler banka borsa spekülasyoncuları kağıt üzerinde yokluğunu var gösteren piyasa simsarları ultra lüks otelciler turcular truzimciler diziciler holdingçiler medyalar magazinciler topluluğunun hiç vurgun soygun takan ve yıkım gündeminden düşmediği …
Çünkü muhalifsiz tepkisizliğin yozlaşmış ağında herkes suni soyut kavgalarla birbirini yer bitirirken, onur vicdan kişilik ve ahlak yoksunu çatlak kurak bozuk kısır kötücül kaypak çıkar gösteriş güç ve menfaat önceliğine dayalı bu kirli ve çarpık döngüde hiç kimse özenle ayrıştırıldığı kendi tarafını sorgulamadığı gibi kendi meziyetlerinde okan bütün aşağılık görgüsüzlük rezillik köktenciliklerini başkalarına yaftalayarak her türlü istismar ihale kaynak ve getirisini garantiye alanlara adanmış kulluk köleliğin bütün suç ihlal ihanet ve ganimet düşkünü sabıkalarını tenimize çıkarıp masum ve makbul görerek toplum ülke insanlık ve ortak değerler yağmacılığını hiçe sayan sadık militanlığın icabı gereğini yerine getirmekteler.
Hasılı kelam…
Morguç, Deniz Feneri, İhlas holdingzede, Banker Kastelli, Tosuncuk Oğlan, Zarrap Rıza, Ahbap Haluk ve tüm diğer hırsız yolsuz istismar vurgun soygun temelli insanlığın güvenini kötüye kullanarak dolaşımında her türlü hileyi dümeni hokkabazlığı gammazlığı istismarı barındıran nitelikli dolandırıcılık ve üç kağıtçılığın saadet zincirleri, tıpkı Euro bölgesinde bir günde iki markı bir yuroya sıfırlayarak gelmiş geçmiş en büyük vurgun soygun talan ve resmi hırsızlıkların birbirini örneklenerek denetim kadrosu bizzat kendileri olan haydut haramilerin insanlığın kazanç güven inanç emanet ve birikiminden yüklü miktarına diledikleri gibi el koydukları banka borsa tarikat magazin medya mafya şirket holding moda emlak sipor ve siyasi kumarhanecilik alavere dalavereciliği, artık toplumsal hayatın her alanında her yoldan ve her yerinde kokuşma çürüme ve çöküşü sıradanlaştırarak kesintisiz yıkımı koruyan tedarik eden besleyen dolaşımını sağlayan ganimete ortaklaşan ve kollayan devletsiz kanunsuzluklar tarafından orman yangınları, arazi yağmalamaları, kıyı körfez ova yayla vadi koy köy kent kasaba çölleştirmeleri, emeğin ve emeklinin hakkına çöküş ve en güncelde FON sövüşlemeleriyle insanlıktan ilkel, paylaşmaktan aciz, sürekli gösteriş güç imaj şatafat doyumsuzluk fırsatçılık ve ayrıcalıklı imtiyazcılık peşi güden ünlüsünün şöhretlisinin aynı seçkin zümre kataloğuna cilalı boyalı kapak olmak için akil vekil adam veya kadınlar kontenjan çıkarına hissedarlık edenleriyle hep beraberce HAKKIN RABBİN İNSANLIĞIN GÜVENİN İNANCIN ve HALKIN yanında olduğunu maskeleyen topyekün sahtekarlarca piyasası soygun sömürüye serbest yaşamsal dönüm dolaşım ağında alenen resmiyet kazandırıldı.
Bu bağlamda illim bilim kültür sanat siyaset kişilik inanç kimlik insan kaynağı ve toplum ilişkileri, her şeyi gösterişe özentiye paraya hırsa yarışa maskeye markaya güce lükse görgüsüzlüğe ve ihtişama endeksleyip alıp satan soygun sömürü tezgahında her hangi ürün çeşidinden sayıldığı bozuk düzenekte yer kaplamak için bütün değerliliğini yitirdiği ve yapay zeka ile de hayatı dolduran ve dolaşan insan dahil her ne ise o kararına kullanım ve geçerlilik vadesi tanındığı bilgi kirliliği ağında akıl fikir yol irade idrak bilinç mantık düşünce dil kültür sanat edebiyat saygınlık özgürlük güven özgüven kimlik emek hak hukuk toptancı anlayışıyla çürüğe çıkarıldı, insanlıksa kokuşmuş çürümüşlüğün magazin çöplüğüne atıldı.
.. RANT ve YAĞMA ŞANTİYECİLİĞİNDE BOP KISIR DÖNGÜSÜ … Bir avuç toprak, bir ömürlük yavan yaşık yemiş ve gönül sofrası, bir tutam yeşillik, bir nefeslik hayat ,kendi aşk kadar güzel olunca insan, hoşgilmişsin ey SEVGİLİ olan huzur demeye ne kalır ki…?! Ancak ve lakin…!
Dünyanın istisnasız her yerinde, ortak gelir ve kazanımlardan elde edilen zenginliğin adil ve hukukun üstünlüğüne göre dağılımı yapılmayan büyük pasta gelir ve pay kısmı geçinmekte zorlanan yoksulluğun yaşam hakkına çapulculuk ederek çökmüş ve çöreklenmişlerin her türlü sağlıklı ve saygın gelişme büyüme istikrar iskan ve kalkınmaya köstekçi haydutluk ganimetidir.
Her günün akşam oluşuyla pencereleri karşıdan görünen ışıkları yanar çevreyi saran karanlığa sessiz ve ılık sıcaklıklar dolar. Herkesin ister istemez yola kenara sonraya erteye yarına her şeyin bir şekilde her zaman yarım kalacağına bıraktığı hikayelerini kediden kanaryadan pazardan okuldan çarşıdan noterden dosyadan çakıl taşlarından köprüden meydandan günden geceden toplum hafızasından ve insanlık kitabından herkesi yükler sarar ve sarmalar, ışığın karardığı veya günaydınların doğduğu ezel güncesine götürür emanetçi zaman.
İnsani değerlerini edinmemiş veya insanlık birikiminden miras olanlara büyüyememiş yoksunluk, ezikliğinin dürtü kölesi, çarpık yapılaşması çığırtkan müptelası ve bağımlılık kuklası olur. Ordan ötesi ve sonrasıysa sürekli zarar ziyandır . Sapkınlaşarak her türlü yaratıklığın kirini kuruntusunu kusmuğunu köpüğünü taklit salgınını ve özenti mikrobunu yaşayıp bulaştırır ve taşır insan. Ve böylece…
Rant çıkar ganimet servet otorite gösteriş güç özenti ve ihtişam düşkünü her işlenen haksız hukuksuz baskıyı zorbalığı kötülüğü cehaleti gericiliği hurafeyi köktenciliği ve keyfiyeti masum makbul ve sıradan görerek; günün birinde toplayıp biriktirdiği çözümsüz ve çıkışı olmayan sorunlar katmanında gücü ve iradeyi ele geçiren liyakatsiz doyumsuz haydut haramiliğin imtiyazlı seçkinlerinin dayattığı yağma yıkımlar buyurganlığına kayıtsız sorgusuz teslim olmak; tıpkı istanbul kaderkeşliği gibiliğin “ taşı toprağı altındır” diye ülkenin ve dünyanın her yerinden çığ gibi sökülüp gelenleri yüklendikçe dibe çöken, dağ tepe deniz koy kıyı sahil bayır dere orman bırakmayarak dibine çöktükçe elde edilen haksız yolsuzluğa dayalı rant ve güç sayesinde daha çirkin daha kirli daha gürültülü daha çarpık ve daha içinden çıkılmaz insanı doğayı ve tüm canlıların yaşam hayatiliğini hiçe sayıp dışlayarak dibe çöktükçe daha çok kalabalıklaşan insan yığınağı kozmopolit yüküyle soyan sömürenlerin asıl iştahını kabartıcı yılda üç yüz doksan milyar dolarlık ekonomi çarkının çevrilip döndüğü veya diğer bir deyişle ülke ekonomisinin yüzde yirmidokuzunun sadece istanbul rantından elde edildiği ve en önemlisi kayıt dışlılarıyla beraber en az yirmi milyon insanın tüm görmezden gelinen ve kendi kaderine terkedilmişliği kanıksandıkça masum görülen yıkıcı ve yakıcı sorunlarıyla beraber doluşup çöküştüğü içinden çıkılmaz bataklığa dönüşen benzeşmesi toplum ve ülke satında her yere ve herkese misliyle çarpıp katlayan nispette yayıldı ve yerleşti.
İçinden çıkılamayan düzensiz kuralsız kirli gürültülü tıkanıklık ve dağınıklığın hükmettiği kaos ve kargaşa ,her çarpık ilişkili çözümsüz sorunlar yumağını tetikleyen kışkırtan artıran ve kaynaklık eden cehaleti şiddeti korkuyu hurafeyi zorbalığı kanunsuzluğu kaderciliği tutuculuğu güvensizliği kaygıyı köktenciliği çıkmazı çelişkiyi uyumsuzluğu besleyen ve beslendiğinden beslenen geri kalmışlığın sağlam dayanaklı gösterge verisidir. Alışıp kanıksadıkça da hükmederek yönetildiği tüm yerleşmiş ve kökleşmiş siyasal kültürel veya ekonomik bozulmuşlukların çözülmesini asla istemediği bütün kötülüklerin kalıcılığı için süre n emedeki tutsaklığını savunanmaya var gücüyle kendini kul kurban eder.
Evet tıkanmış ve sonsuz kere hep aynı sıkıntıları doğurarak kendini tekrar eden kısır çorak ve kurak döngülerden sıyırıp yeni başlangıçlara onarmalı kendini insan. Ancak..yağmurdan kaçarken tufana değil elbette çünkü hiç bir ihtiyat gözetmeksizin bitmiş tıkanmışlıktan kaçışlara savrularak mümkün değildir ne yaşamanın anlamı, ne de mutluluğun sevinci ve insanlığın dönüm dolaşım kıstası. Çünkü, olduğu yerde gerekli olan, hayatı bulan, hayattan aldığını hayata verebilendir her yerde mümkün cümle cihan güzellik, öz benliğinin içinde yoksa kişinin, dışarda bulacağı beklenmedik mucize de değildir hayali kurulan iyi dilekli niyet veya kısmet.
Hele de kendinden bile kuşku duyup şüphe uyandıracak kadar emin olmayan mesafeli güvensizliğin aciz yetersiz ezik yitik çaresiz ve anlamsızlıklarında saplanıp kalırsa hayat, görmediği değer ve ilgi nedeniyle insanı toplumdan ve kendinden hızına yetişilmez kaçışlarla mezarlaştıran ve geri dönüşümü neredeyse imkansızlık seviyesinde öldürür ve soğutur. Çünkü burayı kendi kendini yiyip bitiren hırs yarış korku kabus gerilim kriz marka moda maske çelişki açmaz çıkmaz toplumsal yozlaşma özenti hur dalaş sataşma nefret kolkeksşyoncusu sosyal çürüme ve cinnet cinayet sarmalları bşrbşrini gmzeten ve badkılayan hspislikte şzleyip takip ve taklit ederek alanı geniş ( ölmedikçe veya öldürmedikçe rahat bırakmayan) tutsaklık kapsamına almıştır artık.
Sağlıklı büyüme gelişme ve kalkınmanın en temel dayanak göstergesi olan bilimselliği esas alarak, doğayı çevreyi insanı börtüyü böceği eğitimi kültürü sanatı dayanışmayı ülke dünya ve insanlık mirasını titizlikle gözeten saygın, duyarlı, liyakatli, onurlu ve sosyal iletişim aidiyetliliğiyle üretilen bütün ortak kazanım ve zenginliklerini gelir dağılımı eşitliği güden hukukun üstünlüğüne bağlı herkesin denetlenip sorgulanabildiği karşılıklı güven duygusunun toplumsal döngüde ne denli yaygın ve yerleşik olup olmadığına ve paylaşma sorumluluğunun her kişide ne gerçeklikte kanıksanıp karakterleşmiş olup olmadığıyla ilişkilidir.
Akıl fikir vicdan bilinç gözlem bellek deneyim çıkarımların muhatabı ve mantıken sonuçları doğuran sebepler ilişkisinde malumdur ki hiç bir soygun talan vurgun hırsızlık haydutluk ve çarpık yapılaşmaya maruz kalmadan adil duyarlı düzenli güvenli istikrarlı sağlam ve sağlıklı gelişmiş büyümüşlüğü hakkı hukuku insanı doğayı kültürü ve tüm canlı cansız ortak yaşam değerlerini gözeterek barınma beslenme eğitim sağlık ulaşım bilişim enerji iletişim ve huzuru kurarken istihdam ve tüm hayati ihtiyaçları gideren ve hiç bir acizlik eziklik kulluk kölelik muhtaçlığı yaratmadan özgür ve öz güvenli sosyal siyasal ekonomik ve kültürel doyumu ve mutluluğu sağlayacak kadar gelir dağılımı eşitliği her kalkınmış büyümüş ve gelişmişliğin vazgeçilmez ana omurgasıdır. Tüm bunlara duyarlı alakalı sorumlu özverili ilgili bilgili inanılır güvenilir ve liyakatli gelişip büyüyen her yapılaşma sanayileşme ve şehirleşme, bugünün dünya gerçekliği ölçeğinde eğer -alt yapısı yüzyıllar boyunca dengeli duyarlı çağdaş ve sağlıklı yapılaşarak süre gelmemişse - her hangi bir dünya şehri iki veya üç milyon kişiyi aşıyorsa orda çözüme dayalı hangi suni pansumanlı tamir onarım bakım teknoloji veya konforlu inşaat müdahalesi yapılırsa yapılsın, rant ve ganimet getirisini gözeten çarpık yapılaşma ve gelişmemişliğini haramiliğini yolsuzluğunu talancılığını geri kalmışlığını ve gericiliğini doyurup beslemekten başka hiç bir anlam güdüm ve çıkarım gayesi yoktur. Yakılan yıkılan değerler üzerine kurulan bütün ölü yatırımlarsa içinden çıkılmayan toplumsal çöküşün paylaşım ve mutluluk eşitsizliğini her türlü zorbalık sapkınlık ihanet usulsüzlük doyumsuzluk kanunsuzluk dalavere rüşvet hile dümen çıkar ve istismar yoluyla kendi aralarında kırışıp bölüşen seçkin ayrıcalıklı vurguncu tefeci sömürücü yağmacı çapulcu ve yağmacı güruhunun ganimet mülküdür.
Dünyanın istisnasız her yerinde, ortak gelir ve kazanımlardan elde edilen zenginliğin adil ve hukukun üstünlüğüne göre dağılımı yapılmayan büyük pasta gelir ve pay kısmı geçinmekte zorlanan yoksulluğun yaşam hakkına çapulculuk ederek çökmüş ve çöreklenmişlerin her türlü sağlıklı ve saygın gelişme büyüme istikrar iskan ve kalkınmaya köstekçi haydutluk ganimetidir. Demiştik ya..
Yakıp yıktığı suçun sabıka siciliyle, yağmayı, kanunsuzluğu, cehaleti, korkuyu, hurafeyi, çağ dışılığı,sefaleti, geri kalmışlığı ve keyfiyet buyurganlığını kurumsallaştırarak sadece kendi sür saltanat çarpık yapılaşmasını gözeten hamaset tellallığıyla asla mümkün olmayan istihdam istikrar büyüme gelişme ve kalkınmaya burdan yakın bakış kıyasıyla ve yorumsal detaya girmeden :
Köln , Düsseldorf,Dortmund, Essen Kuzey Ren Vestfalya’ sı ( Nordrhein Westfalya’sı ): 2 milyon 374 bin kişi toplam nufusa sahip. Yüzölçümüyse 34 bin kilometrekare. Toplam eyalet nufusu 18,1 milyon kişi. Eyaletin toplan ekonomik katkı payı 839,1 milyar yuro yani 923, milyar dolar.
İstanbul’un yüzölçümü 5 bin 463 kilometre kare 118 kilometre kare de göl baraj bentlerden toplam su yüzeyi. Marmara bölgesinin yüzölçümü 68 bin kilometre kare. Nufusu 26,6 milyon kişi ( ülke genelinin yüzde otuzu) Toplam gayrisafi si, ülke ekonomisinin yüzde 43 oranıyla 584 milyar dolarmış.
Köln Düsseldorf Dortmund ve Essen’ in Ekonomik potansiyeli toplam ekonominin yüzde yirmisi yani : 872 milyar yuro yani : 954 milyar Dolar resmi kayıtlı 15 milyonluk istanbulun 390 milyar Dolarlık ekonomik katkı payı hacminden kat kat fazlaca.
Münih,Nürnberg, Augsburg Bavyerası : 2 milyon 666 bin kişi toplam nufusa sahip ve ülke ekonomisine katkı payları : 792 milyar yuro yani : 871,2 milyar Dolar’ la yine istanbulun ekonomik hacminin (390 milyar dolar , 25 miyon insan ) yaklaşık iki misli.
Toplam bavyera eyaletinin ülke ekonomisine katkı payı yüzde 16 yani 955 milyar dolar veya 824,2 milyar yuro. Yüzölçümü 70.550 kilometre kare , toplam nufusuysa 13,2 milyon kişi.
11 , 2 milyonluk Baden Württemberg eyaletininse : ekonomik katkı payı 667 milyar yuro yani 733 milyar dolarla sözde 15 milyonluk nüfusu olan ve 390 milyar dolar ekonomisiyle istanbulun katkı payının yaklaşık iki misli ve arazizi geniş 5 milyon düşük nufusa sahip. Hamburg eyaletinin Almanya ekonomisine katkı payı 168 milyar Euro. Nüfusu 1, 9 milyon kişi. Eyalet nüfusu 5 ,1 milyon kişi .Yüzölçümü 755 kilometre kare . Berlin’ in ülke ekonomisine katkı payı 218 ( istanbul kadar) milyar Yuro. Nufusu 3, 8 milyon kişi. Yüz ölçümü 891 kilometre kare. Ayrıca Londra’ nın ülke ekonomisine katkı payı 725 milyar Yuro. Nüfusu 9,12 milyon kişi, yüzölçümü 1572 kilometre kare. Paris’ in ülke ekonomisine katkı payı 865 milyar Yuro. Nüfusu 2 milyon kişi. Yüzölçümü 105 kilometre kare. Yorumlamasını bilenedir ezber bozan detaydaki kalkınma büyüme gelişmeye dair derin çatlak ve ince ayrıntı.
İstanbulu batırdıktan sonra istanbulu artık hiç bir sürüklenerek yığınlaşıp gelen kaçışın çözüm yeri olarak görmeyen günsüz yarınsız kalabalıklar gezi turları rehberliğinde veya bulduğu en küçük fırsatta kapağı yurt dışına atarak istanbula gelişin eskiyi tekrar eden tüm yersiz yurtsuzluk sığıç ve geleceksizlik nedenleriyle birlikte, kendinden kurtulmanın çıkış ve kaçış yollarını hiç bir yerde veya her neresi olursa olsun hangilerin izi yolu veya haritası bilinmeyen yitiklerde aranmaktalar.
Acil Toplanma birikme ve kaçış alanları gibi, yığılmış birikmiş ve katlayarak artan toplum acılarını sorunlarını kuşkularını kaygılarını yoksunluklarını yalnızlıklarını ve insanlığın en zorunlu ve hayati ihtiyaçları getirisi garanti zahmetsiz ve yüksek ganimetten sayarak bu sefil yoksul tükenişte herkes kendine dağıtılmış iradesiz sorgusuzluğun koşullayıp dayattığı aidiyetsizliğin soygun sömürü ve yıkım parçacıklığında kalıbına göre biçilmiş rol, ödev, dekor, kostüm, maske, proje ve kurmacalarla hiç değilse en kötünün iyisi buna da şükür kabullenişlerinde hiç kimse artık yabancılaştığı kendini yadırgamıyor, hiç hayrete düşürmüyor, itiraz etmiyor, rahatsız olmuyor, tepki vermiyor, tuhaf bulmuyor ve sorgulamıyor..
En kötüsü ve acısıysa, herkes birbirinin ortaya yarılmış dökülmüş eksik noksan yetersizlik geçimsizlik eziklik ve mutsuzluk yaralarından kendi kanamalarını sararak üstünlük mükemmellik avuntu ve mutluluk payı çıkardığı ; hiç olmadığı kadar sündük pörsük .. de sümükleşip balgam artığı oldu insanlık.
‘ Bilmek’ de ekmeği suyu havayı doğayı börtüyü böceği hakkı hukuku ve insanı doğrulayan hayatın özü esası ve vazgeçilmezidir. Bilmezse ve deneyimlediği katılımcılık çıkarımlarıyla edindiği ve bildiğinde ısrar etmezse her üfürenin beyni benliği ve zihni boşaltılmış çöplük kutusu olur, kalıbına girdiği her değişkenlik dolgulamasında sağlam duruşlu karakter ve kişiliği yaşayıp taşıyamaz. Kendini tasarımlı ve kadrolaşmış jüri karşısında kalıplaşmış soruların bilgiçlik taslama denekliğini adar ve koşullandırırsa , her renge her an değişip dönüşebilmenin densiz dengesiz ve gerzek papağanlığını susar ve döner insan.
Su akarken, toprak diriyken, onur itibar kültür sanat söz yazı işler çalışırken, akıl fikir vicdan cesaret saygı sevgi dilinden konuşur danışırken , insanlık canlı ilgili duyarlı özgür isorumlu bilinçli gerçek samimi ve henüz ölmemişken … şöhreti şanı keseyi etiketi kostümü maskeyi bütçeyi seçkin üstün imtiyazlı ayrıcalıklılığa depolayıp doldurmak uğruna yerle yeksan edilen İstanbulu batırıp bitirdikleri halde her şeyin irade yetki ihtişam heybet ve hüküm sahibi oldukları varsayımı ve cüretiyle doğal yaşam dokusunu ve döngüsünü temelden sarsıp bozanlar, suni kanallar yırtarak yeni bataklık metropol şehirleri kurmaya soyunup su hala gök mavisi akıyor diye umarsız ve duyarsız harami güzellemesi avuntusuyla aklına her esen doyumsuzluğun ve ganimet düşkünü sapkınlığın yıkım mühendisliğini ve patronluk müteahittçiliğini yaparlar.
Çöküş çürüme ve yozlaşma başlayınca değersizlik yüceltilir, yaşam kalitesi duyarlılık seviyesi düştükçe düşerek aşağılanmanın ezilmişliğin kabul gördüğü popüler kültürün yüksek pirimlerle finanse edildiği gündelik harcayıp tükettiği arabesk bataklığına ve afyon cikletine dönüşür harabeden insanlık.
Kıskaçtaki toparlaması zor dağılmışlıkları anlamak veya anlaşılmak yerine kendini dayatarak hep haklı çıkmayı anaç edinen gerçeklik bağı ve bağlantısı kopuk körü körüne köktenci dogmacı ısrarcı kinci inatçı insanlığı örenleşmiş işlevsizliğin gideceği yer ( aynı suç ortaklarının birbiriyle ganimet - menfaat noktasında ittifak ortağı olup bütün kötülüklerini savunduğu ve zaten kanun düzenleyenleri bizzat kendileri okudukları için hırsız yolsuz haram her dosyası kabarık kirlilikten aklayıp arındırdığı ve kendin konfor alanlarını sağlama almak için her türlü aciz cahil muhtaç zavallı ve mahkum toplumsal çürümeyi kokuşmuşluğu ve ayrışmayı kıyasıya kışkırtıp kamçıladıkları ) tüm enerjisini ve çabasını kendini ispatlamak için harcayıp tükettiği ilişkisizlik mutsuzluk kahır şikayet gerilim ve bunalım çöplüğüdür.
Eskiden yerleşik var olan elit seçkin imtiyazlı ve sadece ihtiyaç duyduklarında alt tabakanın ve geniş kesimlerle yüzeyselden dokunarak geçerek işlerini bitirdikten sonra konforlu alanlarına geri dönüp tüneyen haksız hukuksuzluk yağma yıkım çarkına ortak istifadeci ve paydaş tolum gerçekliğinden kopuk ( sanat spor siyaset holding marka medya banka borsa emlak ticaret iletişim ulaşım sağlık magazin moda eğlence ünlüleri ve şöhretliler ( gruhu) ortak çıkar ayrıcalıklı burjuva sosyetesine aynı karakter ve sicilden onları hem lanetleyen hem de her yapısal bozuklukta onlara imrenip taklit ederek aynılaşan varoş arabesk sosyetesi , karanlığı cehaleti kimliksizliği ve kültür sanatsızlığı yücelten kesişim düzleminde birleşti ve buluştu.
Rant yağma yıkım şantiyeciliğinin Bop kısır döngüsünde aycalıklı menfaat ortaklığını önceleyerek toplumsal çöküşün yıkım miras mülkünü kıran kırana işletip çalıştıranlar, dağ deniz orman tarla bağ bahçe dere vadi ova bayır mera yayla koy körfez söz sanat iletişim kültür .. sınırsız sorgusuz haramilik keyfiyetiyle tüm ülke birikim kazanım varlık ve zenginliklerini sahipsizlik kanunsuzluk duyarsızlık liyakatsizlik aidiyetsizlik kimliksizlik ve devletsizlik bağlamında talan rant ganimet servet güç gösteriş ve ihtişam uğruna içöküp çullanarak yanıp yıkanların her türlü çarpık yapılaşmaları, sınırsız ve doyumsuz vurgunu soygunu talanı yağmayı yolsuzluğu sahtekarlığı ve yıkımı doyurup besleyerek algısını özgürlüğünü ve iradesini bağımlılıklarının kulluk köleliğine teslim etmiş insan yığınlarınıın her alanda duyarsızlaşıp çölleşen karamsar ve kayıtsızlığını kolayca manupule edilebilen istismarcılık hükmüne sürüklenen her şey çürür kokuşur yozlaşır ve yıkıma uğrar. Bundan dolayı toplum hayatı donanımlı bilimsel sağlıklı çağdaş ve saygın büyüme ve gelişimi her türlü geri kalmışlığın sorunlar çoraklığında tıkanır kalırken soyut sanal şekilci ve sahte gündemlerle magazin afyonlarını harcayıp tükettiği sosyal siyasal ekonomik ve kültürel bataklıkta bütün çirkinliği ve çirkefliğiyle huzursuz mutsuz gergin ve geçimsizliği artırıp çoğalttığı sefil yoksulluğu üstüne çekip yığan şiddet kahır kaygı endişe hurafe sapkınlık eğitimsizlik ve sorunlar silsilesi sarmalıyla boğuşarak geri kalmışlığı örgütler bu çelişkilerinden haydut haramilerin ayrıcalıklı zümreleştiği çarpık yapılaşma bataklığı. Medyatik ünlü şöhretli fenomenleriyse adeta kendilerini ilahlaştırıp taparcasına adanmış fanatikleri sayesinde istismar ganimetinden menfaatlinenlerin en bilindik liste sıralamalı ortak çıkarcılarıdırlar.
Bütün bınların körükleyip tetiklediği yakıcı ve yıkıcı sorunlarla toplumsal kişilik ve insani duyarlılığını yitirmiş sürüklenişlere kayıtsız kalan korku karanlık furya azgınlık sapkınlık saldırganlık baskı talan tecavüz yağma fuhuş ve yozlaşma bağımlısı her kişiliksizlik başı bozukluğu, masum mübah gördüğü her çirkefleşmeyle bir zamanlar eleştirel bakışla sağlıksız hastalıklı ölümcül tutarsız ve dengesiz gördüğü her oluşumu ve gelişmeyi mikrobuna bulaşmış bağımlı bozulmuşluğun hormon gıdası olarak en öncelikli hayatilikte normalleştirerek günün vazgeçilmez değeri ve marka modası sayar.
Dünya artık göz göre göre bağıra çağıra ve göstere duyura yaşanan en korkunç asalak adi azgın sapkın acımasızlık derecedinde Kafkaslar Balkanlar Irak Libya Sudan Suriye gibi ve nicelerinde yaşanan işgal tecavüz kuşatma ve katliam yıkımlarından sonra sınırlarının nerden nereye kara nasıl hangi koşullarda ve ne ölcekte yerli kiralık katiller uygun uşaklar ve dalkavuk işbirlikçileriyle beraberce kotarıp çizildiğini zorla dayatarak bölünmüş parçalanmışlığın bütün ganimet zenginliğini sorgusuz sualsiz yağmalayıp yıkma girişimciliği ‘ yaşama hakkı zehirden zıkkım olsun, sana biçilmiş ölü gömleğidir razı gelmeyip şurdan şurayı geçersen veya çıkarsan dünyayı başına dar ederim’ haydut haramiliği, alıştık rutinlerin doğal seyri süreçleri haline getirildi.
Bu yaklaşım modeli doyumsuz kanaatsiz başına buyruk seçkinler ve ayrıcalıklılar zümre sultası kötülüğün bütün vurguncu talancı çıkarcı istismarcı tacizci yağmacı ve sorgusuz yargısız yetki sahibi tecavüzcü karaktersizliği ve şerefsizlikleriyle insanlığın ve yaşama haklarına serbest rekabetçilik piyasasından kendi kendileriyle hükümran olduğu tüm dünyanın istisnasız her yerinde dorunlarıyla boğulan kalabalıklara sistem bozukluğunun bütün kahrını yükünü faturası eziyeti ve borç yükü ölmedikçe bitmemeyi popüler kültürün toplum alıştırıp uyuşturan afyonlarıyla kabullenmekten başka haddin çizgin yok gibilerden zorla dayattıkları ölü gömleği giydirilmişliğin çapulculuk sür saltanatına çöküp çullanmış durumdalar.
Yaşayacaksan bizim çılgın tüketim çarkının amansız ve acımasız cinnet kovalama döngüsünde ölerek sürünecek ve ölünceye kadar iki büklüm olsan da ömrüyün sonuna kadar iş güç mesaisi kovalayıp zıkkımın berkini yiyerek yaşayacaksın. Dinlenmek istiyorsan sa toprağın altında ebedi huzura gömülerek tam dinleneceksin. Tıpkı Alman emperyal sınırsız sorgusuz sömürü yarışında serbest rekabetçiliği kurumsallaştıran neo liberal vahşi kapitalist seçkinler güruhunun lokomotif başını çektiği ve tüm dünya diğer benzerlerine örnekleyen dayatmasıdır.
Hiç bir zaman amacı işlevi inancı çeşitliliği fiili ve dinamiği olan çaba çöpe gitmez. Arzular hayaller istekler hevesler ve tutkular olumlu veya olumsuz hepsi besler eskiyen yanlarını tazeleyerek olgun ve zenginleştirir insanı.
Uğraş denilen azimli dirençli dayanıklı ve sürekliliği olmadıkça tek damardan veya tek kaynaktan varılan birikimini harcar önünde duran kısıtlayıcı katmanlarda boğularak kurak köksüzlüğe laçkalaşır ve tükenir insan . Bu bakımdan aklı fikri ufku bilinci yeniyle buluşup tanışmaya bilinmeyeni keşfetmeye eksiğini gidermeye veya kendi bildiği fazlalıklarını aktarmaya veya gereksiz yükünü boşaltmaya sosyalleşmenin ihtiyacı gereğince açık yaşamalı . Ancak dünya artık bu sağlıklı hassas ve saygın değerler ilkeler ve duyarlılıklar eksen dengesinde dönmüyor ne yazık ki. Doyumsuzlukta gittikçe haktan hukuktan akıldan vicdandan ilkeden histen duygudan paylaşmaktan sorumluluktan ve insanlıktan çıkarak en mahlukluğun bütün gerici karanlık yobaz bencil ihtişam güç ve gösteriş düşkünü bağnazlık meziyetleriyle yaratıklaşan haramiliğin sapkınlık ve şiddet meraklısı çapulculuk ölüm zulümleri kol gezmekte artık dünya hayatında.
Zaten insanlar sipariş üzere doğuyor ve proğramlı kölelikleri harcayarak donsuz kesintisiz tükenişinin sonunu getiriyor. Bu çarpık yapılaşma dönüm dolaşımda yapay zeka kendi aralarında konuşarak danıştığı insanlığın yok oluşuna hen tanıklık hem de hükmediyor.
İnsanlığın yön akıl fikir vicdan ut ihtiyat sınır had hudut yol yordam denetim ahlak kontrol kanun kural ve hukuk duygusunu yitirerek başkasının yaşam hakkına riayet etmeyi hiç tanıyıp umursamadığı ve bilhassa ihlal ve tecavüzlerin kendine masum meşru haktan saydığı azınlığın çıkar ayrıcalıklığını gözeten …azgın sapkın ve çılgın tüketim çağında emperyalist- kapitalist merkezlere bağımlı geri kalmış ülkelerde sınırsız sömürüyü esas alan ve zaten sınırlı imkansızlıklarla sınırlı hayatın çöküşünü ve tıkanıklığını tümüyle işlemez çalışmaz hale getirici konforlu alanlarını ( ballı börekli beleşçiliğin sayısını kendileri bile bilmedikleri servet sermaye emlak ve yüksek maaşlı haksız kazancın iş güç ve şöhret kovalayan hırsız yolsuzları) kollayarak adaletsizliği ve gelir dağılımı eşitsizliğini körükleyen çıkar ilişkili servet saltanat çarkına çöreklenmelerin yarattığı sorun işsizlik karanlık cehalet korku kaygı iskan istihdam sefalet ve sıkıntı yığılmaları yaşanırken , neo liberal globalci emperyal kapitalist merkezlerde ise günden güne türü ve çeşidi artırılarak faturası büyütülen azgın ve amansız sömürünün kulluk köleliğini ödemesi ve hayati ihtiyaçlarını karşılaması için yaşamları doğumdan mezara serbest rekabet yarışına göre planlı proğramlılığa özelleşmiş insan yığınlarının ölmedikçe huzur rahat özgürlük ve sağlıklı yaşam yüzü göstermedikleri; ve ölünceye kadar haktan hukuktan yoksul ve hakkı hukuku düzenek haramilerinin kendi imtiyazlarına göre yazıp düzenlediği en acımasız ve pahalı koşullara ezilerek çalışmayı şart koşarak, sahteliğin daniskasından demokrasi eşitlik özgürlük ve insan hakları hamaseti ve havariliği satıp pazarlamaktalar.
Benlik kişilik kimlik karakter ve öz güven yoksunu yetersizlikler, işlevsiz ve değersizlik duygusunu bastırarak maske kamuflajıyla ve estetik planlı marka dolgulamalarıyla yaşamayı köpürterek yoz ve magazin bağımlılıklarının aşağılık komplelerini kodlayan tüm özenti referansını adandığı popüler şan şöhretlilere göre tutunup takınmaktan onur duyar , yüksek değerden bilir inanırlar.
Çünkü devletçilik,hiç özel bir kazanç artırımı, sömürü ganimeti, zümrecilik çıkar sultacılığı veya servet edinimi gütmeksizin toplumsal faydacılığı esas alıp insanlığın tüm yaşamsal ihtiyaçlarını karşılayıp gidermeyi önceliğine ( eğitim sağlık gıda ulaşım spor güvenlik özgürlük ilim irfan imar istikrar iletişim kültür sanat ve nicesi.. ) alırken, onun tüm kazanım -birikim nimetlerinden yararlanarak yıkımını yağmalanmasını gözeten özelleştirmelerse, şahsi azınlıkçılık ve ayrıcalıklılık sultasının en aşağılık yol ve yöntemlerle hiç bir emek kural duyarlılık sorumluluk ve liyakat tanımayan çıkarcılığın menfaat ve azınlık ganimetçiliğini önceler kollar kotarır.
Bu çorak kurak yıkıcı gerici aşiretçi etnikçi yağmacı vurguncu talancı işgalci köktenci ayrılıkçı feodal yobaz veya aydınyobaz kör ve karanlık sür saltanat çevrim çarkı kavşak noktasında Pekaka Mehepe Akepe Hedepe HizbulHüda Büyük Birlik Yeniden Refah Tip Emep Perinçek Yeni Cehepe Yeni Cehepenin Yenisi ve diğer benzer ıvır zıvır kirli siyasilik sultasıyla beraber onları ön planda tasarımlayıp fonlayan Tom Barrak Bop teşkilatına bağlı moda müzik eğlence magazin medya gıda giyim eğitim sağlık enerji spor marka ulaşım iletişim ve tüm yaşam döngüsünü tek elinde çekip çeviren bankalar tarikatlar mafyalar borsalar holdingler sanayiciler kuruluşlar tüccarlar ortak çıkar topluluğu hep birlikte bağımlılığı ve sorunları artan toplumu yozlaştırdıkları kara cehalet algı yönetiminde hiç bir sorgu sual tepkisiyle karşılaşmadan sürekli soyut günden değişiklikleriyle gönüllü köleliği sevk ve idare etmekteler.
… … DUYUM ve DÜŞÜNCESİNİ YİTİRİNCE İNSANLIK … Bütün canlılar birbiriyle ilişkili ve bağlı beş duyularıyla hayata ilişkilenir tutunur yaşarlar ve kendilerine özgünlüğü tamamlarlar.
Tatma duyusu olmayan hazdan hevesten zevkten ve doyumdan yoksun, görme işitme hissetme ve konuşma duyusu olamayanlar görenlerin duyanların hissedenlerin tadanlar ve konuşanların dünyasından yoksun izah arabuluculuk ve tarifi üzere muhtaçlıkta tüm zorluklara katlanmak zorunda kalırlar.
Zaten herkesin bağımlılıklar muhtaçlıklar ve sürekli tüketim ihtiyacı artırmalara yetişme kaygılarıyla savrulup sürüklenerek iradesiz cesaretsiz özgüvensiz kimliksiz ezik düşkün yalnız yitik yılgın kayıp duyarsız ve zavallılık tükenmişliğinde savaşım direncini kaybettiği sorunlu sıkıntılı ve travmalı yaşamakta.
Oysa..,
Kaya çakıl kum tanesi veya su damlası, her bir varlık kendi değerini kattığıyla yaşamın saygın csnlı diri ve sağlıklı dolaşımında insan kadar ortak etkinliği ve paydaşlığı vardır. Bu yüzden yazılı kanunlarla veya yazılı olmayan dünya çevre börtü böcek hayvan ve toplum faydacılığını düzenleyip gözeten akla fikre vicdana duyarlılığa liyakate ve sorumluluğa dayalı ahlaki ilişkiler ağına riayet etmemek, insanlığın toplumun dünyanın ve her şeyin saygın ve özgün yaşama hakkına tecavüz ettiği kadar, tecavüz eden de aynı kapsayıcı dereceden tecavüz edilmeye mahkumdur.
Kötülüğü örgütleyerek yarattığı sorunları sür saltanat sermayesinin dayanağı ve geçim kaynağını bilenler sayesinde kanun düzen ahlak ve kuralsızlığın her yere hakim olduğu ihlallerde hapisaneler insanla dolar, trafik kan golüne döner emsali saygınlığını vicdanını liyakatini aidiyetini ve riayetini yitirmiş yaşamın her alanına kendini örnekler fakat hiç kimse yaratılan toplumsal facia sabıkasını sıradanlaşmış kabulde asla üstüne almayarak katlayarak büyüyen felaketlerden çoktan yitirdiği ders çıkarma eğilimini sorgulamasını onurunu aklını yolunu iradesini anlayışını arayışını ve bilincini kendinde bulamaz . Her şeyi en acımasız ruhsuzlukla her fırsatı kazanca dönüştürmek isteyen; ve insanlığı öncelemeyen para ve menfaat endeksine göre faturalayan bu cinnet çarkında en çok hastalar zayıflar ve donanımsız olanlan kurban ediliyor.
Bu sebeple,
Bütün duyumlarını değerlerini ve insan olma yeteneğini yitirmiş azgınlık sapkınlık ve kötülük endüstrisinin hükmettiği çıkar korku ganimet ihtişam zulüm baskı gösteriş ihanet ve istismar odaklı ruhsuz duyarsızlıkta, haksızlığı zorbalığı bencilliği doyumsuzluğu hırsızlığı yolsuzluğu kayıtsızlığı sefaleti rüşveti talanı kanunsuzluğu devletsizliği haydutluğu ve cehaleti kutsayarak; ve her kendinden kaçışlara gittiği yerin yitiklik kara kutusunu afişleyerek avunan kişi keyfiyetine özelleşmiş selfi toplumunun üretildiği yapay zeka çevrim çarkında artık tüm dünyayı kötü adamlar, hükümranlık sultasına ölüm zulum pahasından ihtişamlı ayrıcalıklılığa çapulculaşmış ortaklıklar, algı denetleme mühendislikler ve kötü kadınlar yönetmekte.
Fitne kin nefret ayrı gayrılık keşmekeşinde devamlı sükse ihtişam gösteriş açık üstünlük ve kusur arayan ortak değerleri bozguna uğramış sevgisiz saygısız ve hoşgörüsüz bu kısır döngü çukurunda korkun saplantı ve takıntı travmalarının hem kendine hem de hiç ki seye inancı güveni kalmamış kişiyi her şeyden ve herkesten kaçışlara hapsettiğiyle sığınacak kaçışlar ararken toplumda aradığı iyileşmeyi samimiyeti ve saygınlığı bulması artık asla mümkün olmadığı büyük dramatik kırılmalarını ve duygu karmaşasını göğüslemek zorunda kalır.
Böylece yalnızlık yabancılaşma değersizlik zavallılık eziklik hiçlik yitiklik suçluluk ve sahip olduğu en son evde ve dünyasında kalan şeylerini kaybetme korkusuyla çıkar para güç gösteriş ihtiras ve sürekli kazanmaya kurulu düzenekte avlayanların kulu kölesi olur insan. Başıma felaketlerin en kötüsü gelecek suçluluk duygusu ve kendi takıntılı inatçı yıkıcı ihmallerinin itirafı niteliğindeki kendine baskın gelme ritüelleri sonucunda herkesten yüz çevirdiği kaçışın sonucudur - her iyiliğin karşılıksız olmadığı - hiç kimseye sığınmanın, yani ilahi yücelik adı altındaki cehaleti güdümlülüğü sefaleti ve ezikliği ortak ganimet paydasında kutsayıp yücelten gericiliğin yobazlığın tarikatların siyasetin mafyanın medyanın modanın markanın borsanın bankaların ve magazinin tezgahına iletişimsiz cansız ve dirayetsiz rehin düşmeler. Bundan en çok da ayrı gayrılığın toplumu ve herkesi birbirinden bölük pörçüklere ayırıp kutuplaştırarak iletişimsiz aidiyetsizliğe hapsettiği yaşam kalitesi diplerde sürünen sosyal bozgunun zayıfları kovulmuşları kimsesizleri yalnızları ücretlileri ameleleri ırgatları çiftçileri ezilenleri sömürenlenleri hastaları öğrencileri işsizleri kısacası azınlık sultasının suçluluk sabıkasıyla olup biten ve yaşanan çöküşün ve yıkımın ağır yükünü taşıyan en geniş kesimler mağdur muhtaç olur ve zarar görürler.
Altıncısı olan sezgi, algı, his ve duyguların sayesinde kendini koruma, konumlandırma, anlama, tanıma ve kendi dışındaki dünyayı keşfetme adına düşünerek ve sorgulayarak yorumladığı dengeli donanımlı davranış biçimlerini geliştiren akıl fikir idrak bilinç bellek kavram çıkarım ve irade birikimlerini kolaylaştırır ve zenginleştirir. Tüm bunlardan yoksun yetişmiş büyümüş lümpenlik, dürtü bağımlılığının ve algı yönetiminin kulu kölesi ve kuklası bilinç altı içgüdüsel refleksleriyle haraket ederek, kolayca yönlendirilebilen ve manupule edilebilen rol model bağımlısı davranış bozukluğunun her tütlü kötülük fitnelik kabalık saldırganlık tahammülsüzlük körlük zorbalık sapkınlık kokuşma çürüme cehalet bozgun gösteriş şatafat istismar keyfiyet ihlal şiddet ve tecavüz eğilimleri hayatın her alanında baskın gelir; herkes herkese hiç bir konuda kabul ve saygınlık riayeti göstermeksizin göreceli etkilendiği oranda üste çıkmak için sınırsız tüketim çılgınlığı bağlamında elinden geleni ardına koymayan hınç yarış nispet kin öfke nefret gösteriş öç intikam sarmalında acı sefalet yıkım ve bozgun sirayet eder.
Bir sepette bir çürük tüm sağlamları ezer bozar yıkar işlevsizleştirir haşat eder ya, devlet de öyle çürüklerin sızmasıyla otoriteyi ele geçiren herkes kendi saldırgan kabülsüz doyumsuz bencil bağnaz hastalıklı sorunlu saplantılarını devlet diye dayatır, sahip olunan ve kazanılmış değerleri yakıp yıkarak kanıksanan bozulmuş her damarda işlemez yürümez çalışmaz olur yol hat kural kanun güven sağlık iletişim tarım eğitim sanayi iskan imar trafik insan ve toplum, itibarı saygınlığı samimiyeti ve güveni sarsılmış hurafeci üfürükçü dolandırıcılık kafasıyla köktenci arızaya sürekli sakatlıklar ekleyen kötülüğü kutsayıcı haramiliğe meyilli keyfi zorbalığı dokunulmaz haktan bilmeler sosyal siyasal kültürel ve ekonomik tüm hayatın dönüm dolaşımına hükümran olur.
Sevgi saygı kültür barış huzur eşitlik denge özgürlük gibi değerler üzerine kurulu Toplum Ortaklığı, kazanımları hiç bir imtiyaz iltimas ayrıcalık torpil kayırmacılık köken ve zümre farkı gözetmeksizin adaletli paylaşılmasıyla yaşar gelişir büyür ve çağdaşlığın getirdiği göstergelere özdeş kalkınır. İşin ucuzuna kaçarak yüksek getiri kovalayan amansız ve azgın soygun sömürü çarkında acımasız kuralsız ruhsuz zorba ve doyumsuz azınlık sultasının çoğunluğun yaşam hakkını talan ettiği keyfiyet hükümranlığı çöreklenerek çullanıp çöktüğü adaletsiz ahlaksız yağmacı yıkımcı tecavüzcü ve vurguncu çapulculuk döngüsünde ortak hayatın tüm dolaşım alanlarına hükmeden kalitesizlik boşalırken, liyakatli nitelikli onurlu duyarlı ve saygın insan türüne toplum değerlerine ve yaşam ilişkilerine son verilir. Çivisi cılkı çıkmış sosyal yozlaşmanın , sınırsız kokuşmuşluğun, değerler yoksunu magazin kültürlü çılgın tüketim bağımlılığının ve gösteriş şekilciliğini esas alan toplumsal bozulmanın dip noktası..açık veya kapalılık hiç farketmiyor çıkış damarını bulan herkes nerde tıkandıysa orda fışkırıp patlıyor.
Kabuk özden soyunup sıyrılınca dağlar iller dereler yollar hava su toprak orman deniz ırmak çeşme kütüphane okul müze meydan sokak köprü hasat hububat yürürlükteki ilişkiler ve veya yaşanacak yıllar birbirinden ve bilhassa tüm vebali kendisi suçlara sebep insandan davacı olur. Alacaklıyım kendimden gayrı çol çocuk genç ihtiyar kadın kız erkek canlı cansız herkesten ve her şeyden hesabıyla, karakteri künyesi kayıp, sicili bozuk ve her haltı yedikten sonra üste çıkan puşt zamanda, eçimsizliğin rutin alışmış kanıksanmışlığı sıradanlaşınca bütün kötülükler olağan doğal ve hayatın normali sayılır.
Çünkü birden bire sert düşüşlü veya çıkışlı veya savruluşlu şoklanmalar ne doğanın ne insanın ne de toplumsal ilişkilerin olağan saygın ve sağlıklı oluşma ve gelişme seyridir. Kendi ganimet ve menfaat bekası için gerekirse- zaten artık hiç bir anlam değeri olmayan ve seçilenlerin de çıkar ilişkili oynak dönek kaypaklıklarla satışa gelip toplum temsiliyetini kandırarak kafasına göre saf değiştirdiği - göstermelik seçimleri dahi bir daha hiç yapılmamak üzere hepten ortadan kaldırma eğilimi olanların toplumu diledikleri konuda kendi yanar döner fırıldaklıklarına ve savrulmalarına göre sert düşüş ve çıkışlı değişimlerin muhtacı mahkumu ve mahrumu kılarak varılan yer ucuz numaralarla adaleti dengesi istikrarı huzuru güvenliği topyekün bozulmuş sosyal hayatı kalitede ve nitelikte felç eden ve bugün Türkiye özelinde çok bileşkenli Bop çevrim çarkı gibi istisnasız tüm dünyayı kasıp kavurup dayatmalarına esir alan yüksek yağma mülkü edinmenin haramilik hükümranlığıdır.
Kaderi ve karakteri hiç değişmeyen emek sermaye uyuşmazlığı ve çelişkisi temelinde, yağmacı vurguncu talancı tefeci soyguncu fırsatçı yarıcı ve kendi kanunlarını kendileri yapan sorgusuz doyumsuz azınlık sultası sömürücülerin çıkarıyla onları can ve mal bütün varlıklarıyla sırtında taşıyarak kölelik ilişkileriyle bağımlı ve muhtaç yığınlarınki asla aynı fayda bileşeninde kesişmediği en temel toplumsal belirleyici etken olan , çıkar zıtlığı ve çatışmasıdır.
Trafiği düzgün işleyen ülkelerde hayatın her refleksi özgür iradesi olmayan kalabalıkları taa kundak çağından itibaren sınırsız haraç yağma ve sömürüyü doğal bilip anlama ve kabullenme algısına disipline edilir ve orda dönüp dolaşan hayatın her damarı ve her yeri ödemedikçe cezası katlayarak artan paraya faturalanmış.fiyat endeksiyle toprak bastı haramiliği düzeneğindeki kapısının önü dahi park parasına tabi yaşamayı kısıtlayan vahşi kapitalist karakteriyle insanı kurulu düzeneğin kapatılmış kölesi sayan korkunç baskıcı yağmacı ve sömürü düzeneğidir.
Ve buralarda ve burayı taklit eden bizim gibi bağımlı ve yarı gelişmiş veya yarı sömürge ülkelerde insanı eşyalaşmış raf ürünü bilip anlayan yaklaşımla insansızlaşma etrafında her şey sınırsız sorgusuz soygun sömürü çatkını besleyip doyuran gösteriş vitrini ve aksesuar dekorudur. Magazin afyonlaması Algı yönetimiyle, kaygı ve korkularına yenik kültürsüzlüğü kargaşayı istikrarsızlığı hiçliği iletişimsizliği ayrışmayı küslüğü kimliksizliği saygısızlığı sevgisizliği eğitimsizliği yılgınlığı ezikliği düşkünlüğü kopukluğu onursuzluğu aidiyetsizliği toplumsuzluğu karanlığı kara cehaleti ve her türlü muhtaçlık duygusunu herkese aşılayarak paravanın ardındaki asıl kukla piyon oyun tezgah sürsaltanat sahibi ve gürühu olan borsa medya finans emlak moda gıda enerji sipor sağlık ulaşım iletişim eğitim imar rant sanayi ticaret reklam banka holding tarikat mafya atölye ofis taşeron ve pazarlama endüstri çıkar ortaklığının toplum temsil etme yetki ve iradesini en aşağılık onursuzlukla haraç mezat ederek menfaat konforunu kotarmaya dilediği gibi satmayı ve yanar döner değişimlerini kendine hak sayıp gören KİRLİ ve kibirli siyaseti özel arazi temizleme ve toplum sorunlarını hiçe sayan kanunsuz kanun oylama yahut yazdırmanın dekor sekreteryası olarak kullanırlar.
Bugün artık içgüdüsel bağımlılık refleksleri takıntıları saplantıları sapkınlıkları ve dürtü bozukluklarıyla haraket eden istisnasız tüm yeryüzü toplumlarının Türkiye’ de de çarpan ve katlayarak sirayet eden yayılmış yerleşik kanıksanmışlığın benzeşerek tükettiği duygu ve duyu yoksunluğunun cılkı çıkıncaya kadar lisansıza ömür yorup sohbet üzen bağları kopmuş sosyal iletişimi enkaz küsüşmüşlük , saygınlık itibar idrak onur akıl vicdan ahlak sorumluluk bellek bilinç düşünce ve tüm değerlerini yitirmiş anlaşmaz uyuşmaz gerilimler en birbirinin açığını çaresizliğini zaafiyetini kusurunu düşkünlüğünü ezikliğini donanımsızlığını ve muhtaçlığını kollayan gammazlıklar hileler pusular kaypaklıklar güvensizlikler acımasızlıklar kişiliksizlikler endişeler kopuşlar ayrılıklar iletişimsizlikler kaygılar kötülükler ve geçimsizlikler üzerine kurulu suçu dosyası kabarık, davası kavgası çatışması hıncı çekişmesi doyumsuzluğu fesatlığı fitnesi kargaşası ve mutsuzluğu hiç bitmeyen kokuşmuş çürümüşlüğün sürekli mahkemeleşmelere düşüşlüğünü kullanıp harcanmaktadır.
Çünkü insanlığını dünyayı ve ülkesini toplumsal varolan değerleri ve kazanılmış bütün zenginlikleri duyum ve duyarlılıklarıyla kullanmasını bilmeyenler, her şeyi para pul güç gösteriş ihtişam servet ganimet ölçüsüne göre önceleyen hırsız yolsuz haydut ve harami soyan sömürenlerin doyumsuzluk ihtiyacına ayar düzen ederek dayattığı kurguladığı ve baskıladığına göre sonu gelmeyen çürümenin çöküşün yıkımın vurgunun istismarın ihanetin çapulculuğun talanın yağmanın kukla kölesi ve harami haraç mezatı olur tüm değerleriyle beraber insanlık. Yani özetle..
Bütün duyumlarını değerlerini ve insan olma yeteneğini yitirmiş azgınlık sapkınlık ve kötülük endüstrisinin hükmettiği çıkar korku ganimet ihtişam zulüm baskı gösteriş ihanet ve istismar odaklı ruhsuz duyarsızlıkta, haksızlığı zorbalığı bencilliği doyumsuzluğu kayıtsızlığı sefaleti ve cehaleti kutsayarak her kendinden kaçışlara gittiği yerin yitiklik kara kutusunu fişleyerek avunan selfi toplumunun üretildiği çevrim çarkında artık tüm dünyayı kötü adamlar, hükümranlık sultasına ölüm zulum pahasından ihtişamlı ayrıcalıklılığa çapulculaşmış ortaklıklar ve kötü kadınlar yönetmekte.
… BOP GALERİSİNDE GARSON MÜTEAHİT … Yaşam gerçekliğinden kopuk Algı yönetme mühendisliğiyle dayatılanın göreceli gündem değişimlerine adanarak yaşamak Ve tüketerek tükenmek… Emperyal dayatmaların kurumsallaştıkça sivilleşen darbe ürünüdür Bizim oğlanlar iyi iş becerdi parolasının tüm eklenti işbirlikçi ve bileşenleriyle Çok gömleklili servet saltanat düşkünü, emperyal taşeronu ve milli muhafazakarcı Yeşil kuşakçı Ilımlı islamcı Milli talebe birlikçi Büyük doğucı Dinlerarası diyalogçu Tarikat siyaset mafya medya borsasından köktencilik yelpazesiyle sürüklenip gelen Ve pekaka ipoteğine kostüm giydirilmiş sol tayfacılıkla içli dışlı homojen Oniki eylül sonrasının hükümranlık sultasını tümüyle ve kesintisiz devralan Ve toplumun tüm kesimlerini kutuplaştırarak kendi keyfiyet dayatmalarına birleştiren bop eşbaşkanlılığıyla Çözümsüz orunlarıyla boğuşmaktan kendine yabancılaşmış insan yığınlarını dilediği gibi yönlendiren ve yöneten İdareci ve ittifakçı ortaklarından olan Mehepe Boğaziçi milyarderlerine ülkenin her sokak ve mahallesinde Fakir gurubalığın iliğini sömürerek yeni ve daha çok milyarderler türetmenin dışında hiç bir ilgisi Alakası Çözümü Çaresi Birikimi Donanımı Siyasal sosyal bağı olmayan Pekakanın yazı turası Mehepe Akepe ve benzer bileşenleriyle Magazin afyonlarıyla uyuşturulmuş toplum zaafiyetini diledikleri dürtü bağımlısı algılara silkeleyi savurarak Etnik kimlikçilik ve din tüccarlığı siyasetinin ayrılıkçılığı kutuplaştıran, ittifak ganimetine ortak Her türlü istismara dayalı bütün toplumsal değerlerin kendi tekeline konforlu alanlar olarak kapatan Markajlayan Markalaştıran Holdingleştiren Piyasalaştıran İşleten Çalıştıran Sömüren Biçilmiş roller kamuflajıyla sürekli kılıf taraf ve gündem değişikliğinde dayatılan rollere bop plan projelerinin Her ne vakit gizlice kulağa fısıldananları gaipten duyar duymaz gibisinin Emperyal sülüklerin Irak işgaline çapul çullanışlarını reddeden Ecevit hükümetini anında bozarak Gaipten duyduğu üflenmiş fısıltılarla Bop eşbaşkanlığının Pekaka açılım süreçlerinin ve Cumhuriyetin tasfiyesi yolunun açılışını gerçekleştiren Mehepe Ruhuna her üflenip fısıldandığında bop işi icraat ve işbirliğine baştan hazır Çarşı siparişine göre yanar döner plastikten pervane Müsait Uygun Mümkün ve dörtkol çevrim çarkına amade Pekaka ipotekçisi iştirakçisi ve piştisi bop devşirmelikleri Siyasi emlakçılığım sol kamuflaj tayfalarına nispet yarışan Eğitimde İstikrarda Adalette Ulaşımda Gıdada Sağlıkta İstihdamda Gelişimde Kalkınmada Huzurda İşçinin çiftçinin işsizin öğrencinin emeklinin ve diğer toplum yığınlarının kıtlık kanaati olan Mutluluk payında ve özgürlük paydasında tıpkı pekaka hedepe cehepe ve cehepenin yenisi gibi Toplumun geçim derdiyle Gelecek kaygısıyla Yaşam kaygısıyla Hayata tutunma mücadelesiyle Çürüme çöküş ve iletişim sorunuyla sıfırın ta kendisine piştisi Akepe’ nin yan kulvarcısı Mehepe.. Çok ortaklı ve çok kutuplu montajların siyasi korsan marangozu mehepe, Muhalif mi İktidara ittifakı mı Hepsine galerici garson mütahitmisi besbelli Sevr hortlağından bütün istismarcı yağmacı ihanetçi çıkar ortaklarının ortak beklentisini onaylayıp kotaran Kendi süreç ilişkili yelpaze savrulmalarının hükümetçilik halisinasyonları evirip çevirip Kırk dümen katakullesinden devlet politikası diye bop çığırtkanlığında pazarlayıp Mücadelemiz bitmedi, Daha bu başlangıç diyenlerle beraber tom barrak eşkiya ganstetciliğine ucu her şekil bağlı ve açık Belirsiz bilinmezliği bozup yeniden karıştıran topyekün yağma yıkımların icrasına bağlı ve açık Toplum gündemine yarınsız geleceksizliğin üstü kapalı işbirlikçilik örgüsünü Hepberaber hükümsüzlükten haciz koydular
Evet mi hayır mı, tamam mı devam mı, açılım mı kürt meselesi mi gibilerle süre gelen Bop sür saltanatçılığını daim kılmaya ve Türkiye Cumhuriyetini tasfiye etmeye dönük artık hiç bir işlevi olmayan meclis onay mührünü bastı.
Denetimli kutuplaşmalar ve kontrollü açlık yolluk çürüme sefalet ve sorunlar yumağıyla, mutsuzluk geçimsizlik tükenmişlik muhtaçlık ve umutsuzluk bağımlılıkları her gün daha da artan toplumu ezikliğe acizliğe zavallılığa ve umutsuzluğa mahkum etme döngüsünde itirazsız tepkisiz istismar hamasetçiliğiyle sindirip her türlü ağırlaştırılmış toplumsal çöküş dayatmalarının kanıksanıp kabul gördürüldüğü “ yüz yıllık parantez aralığı “ diye adlandırılan; ve “ ilk fırsatta, en uygun durakta, inilecek tramvay istasyonu “ olarak tanımlanan Türkiye Cumhuriyeti’ ni bütün kurucu değerleriyle ortadan kaldırarak yerine etnik ayrımcılığın çok çıkar ortaklı ve ittifaklı Sevr paramparçalılığı kurulması istenen Bop çevrim çarkında hilesi hurdası da çok ‘ Evet mi Hayır mı, ‘ ‘Tamam mı Devam mı ‘ referandum ve başkanlık oylatan hükümranlık sultası oynatmalarıyla beraber, ayrılıkçı Pekaka - Hedepe açılım süreçlerinin en sonuncusu on ağustosta ikibin yirmi altı günü artık hiç bir konuda özgün saygın işlevi olmayan; dayatılanı evetlemeye toplumdan aldığı temsiliyetini yitirmiş mecliste oylandı, sırıtan gülüşmeler alkışıyla şaşırtmayacak çoğunlukta kabul edildi.
Eşit yurttaşlık ve birlikte ayrısız gayrısız adil ve kardeşçe taşamayı düzenleyen toplum iradesine dayalı demokratik çağdaş laik sosyal hiç kinseye ve hiç bir zümreye özel imtiyazcılığı gözetmeyen yargı yasama ve yürütme erkli hukukun üstünlüğüne dayalı ve kurulu Tutkiye Cumhuriyetimiz varken ve ortak yaşama ayrı gayrısızlığını çoktan sağlamış bütünleşmişken, Kozan’ ı hedef gösterip feodal ilkel gericilik ve kullananın marabalığı olarak demokrasi havariliği şapşallığıyla Sevr’ i talep ediyorsan, senin niyetin ortak yalamın huzuru barışı güvenliği ve kardeşçe birlikte yaşamı donatmak değil, tam tersi kışkırtanın seçkin ajanda tetikçisi olarak seni proğramlayanların yağma yıkım ve ayrılıkçı ihale piyonculuğudur.
Eskinin Has particisi, Mehepe, Akepe, Hüda Par, Tip, Emep, Büyük Birlik, Eski Akepeci Yeniyol, Yeni Cehepe ve Yeni Cehepe’ nin Yeni’ si, Hedepe-Pekaka… birbirlerine ağız dolusu demediklerini bırakmadıkları zikzak ve U dönüşleriyle meşhur kişilik karakter ve kalibreleriyle, eylem söylemleri kendilerini yazan projelere ve buyuran proğramlara göre kesintisiz değişen dönüşen istismarcılık BOP EŞBAŞKANLIĞI kapsam içi kulvarında toplumun somut sorunlarla can çekiştiği bütün hayati konulara verilen her iyileştirici yasa teklifini aynı otomatik indir kaldırlarla reddeden; toplumdan gerçekliğinden kaçak; toplumdan kopuk ; laik sosyal eşit yurttaşlık ilkesine hukuk devleti olmaya karşıt; kendi kaymağı kıyak konforunu kotarma dışında hiç bir duyarlılığı ve etkinliği olmayan meclis kalabalığı oynadı sergiledi bu kurgusu ve sonucu baştan belli oyunu.
Bütün sosyal ilişkilerin birbirinden ayrışarak birbirine sorumsuz kayıtsız ilgisiz kopmuş param parçalılıkta bir arada beraberliği ve ortak hayat sürdürmesi mümkün olmayan aidiyeti hakkı ve yükümlülükleri vardır. Hem hiç bir ortak yaşam kaygı ve sevincinde aklı fikri emeği çabası kaygısı sevinci ve katkısı bulunmayan ve hiç bir kuşku sahtekarlık güvensizlik hile dalavere ve çelişkiye yer vermeksizin karşılıklı bağlayıcılık inanırlık samimiyet güvenirlik ve özveri gerektiren ilkesellik bağlamında hem kendi başına özel buyruk, hem de toplumsal birlikteliğin ortak sağlıklı huzurlu liyakatli saygın özgür güvenli istikrarlı umutlu dengeli adaletli ve mutlu ilişki ve iletişim paydaşlığının kurulması ve yürütülmesinin de örneği mümkünü yoktur.
Bu yüzden sosyal yaşamda haksız hukuksuz ve devletsizliği kurumsallaştıran kolaycılığın her türlü imtiyazlı ve ayrıcalıklı konforunu sağlamada herkesin soyulup sömürülmesini kendine hak, soyulan ezilen sömürülenin de kendince eşyanın tabiatına uygun enayi yerine koyarak her türlü kaçak yasak ve çarpık yollu hilenin dümenin yalanın talanın oyunun riyakarlığın vurgunun hukuksuzluğun rüşvetin kayırmacılığın hırsızlığın dalaverenin sahtekarlığın acımasızlığın duyarsızlığın rezilliğin gammazlığın yolunu yordamını bilerek kendine imtiyazlı seçkinler sultalığı kotarmaya ‘ fırsat bu fırsat’ çapulcusu ister Türk ister Kürt ister Çerkes ister Laz ister Arap ister Acem ister Abaza istet Boşnak etnik kökeni her kim olursa olsun ortak değerleri ve birlikte yaşama bütünlüğünü bozan yıkım ve bozgun tahribatçısı olarak aynı hainliğin icraatçısıdır. Burdan bütün çözümsüz kötülükleri doğuran yozlaşma geçimsizlik kargaşa çöküş çürüme sefalet yoksulluk yolsuzluk gibi sosyal faciaların kaderine terkedilmiş ezilenleri çilekeşleri yoksulları ve sömürülenleri de, etnik kimliği kim ve ne olursa olsun kader kahır keder ve umutsuz yarınsızlık ortaklığında aynıdır. Burayı gerçek yaklaşımda ve samimi ölçekte ve köklü temelde düzenleyip çözecek olan laik sosyal ve hukukun üstünlüğüne dayalı eşit yurttaşlık ilkesiyle sevgili Atatürk’ ün kurduğu somut gerçeklikteki özgür çağdaş liyakatli bağımsız hiç bir emperyal empozesi olmayan Türkiye Cumhuriyeti’ dir. Ondan hariç ayrısı gayrısı sömürgecilerin kuklasına göre hususi kundaklayıp kurguladığı projeler tezgahıdır.
Bu sebeple sömürü yağma yıkım ve soygun ilişkili serbest piyasa patron kılavuzluğunda sınırsız sorgusuz boş vermişliği baskılayıp dolaşıma sürerek ormanlar yanarken; çarpık ve kaçak yapılaşmalar sıradanlaşırken, iller kentler köyler dağlar koylar denizler araziler kıyılar köşeler sürekli ayrıcalıklı ve üstün zümre milyarderleri çoğaltan banka borsa mafya medya holding moda magazin tarikat siyaset sivil toplum kuruluşları ve tuzu kuru sendika barınlarını ve akademisyenleri ortak çıkar ve ganimette birleştirip buluştururken; etnik kökenine bakmaksızın herkesi aynı yıkıcı şiddette vurarak toplumsal çürüme ve çöküşü tetikleyici gelir dağılımı adaletsizliği, her türlü eşitsizliğin de ana sponsorudur. Buradan sürüklenen sosyal hayatsa soyut sahte ve yapay gündemli her şekil istismarın ganimet mühimmatına dönüşür. İşte mevcut gündemdeki hayatın gerçek sorunlarından ilgisi bağı kopuk veBu yüzden sosyal yaşamda haksız hukuksuz ve devletsizliği kurumsallaştıran kolaycılığın her türlü imtiyazlı ve ayrıcalıklı konforunu sağlamada herkesin soyulup sömürülmesini kendine hak, soyulan ezilen sömürülenin de kendince eşyanın tabiatına uygun enayi yerine koyarak her türlü kaçak yasak ve çarpık yollu hilenin dümenin yalanın talanın oyunun riyakarlığın vurgunun hukuksuzluğun rüşvetin kayırmacılığın hırsızlığın dalaverenin sahtekarlığın acımasızlığın duyarsızlığın rezilliğin gammazlığın yolunu yordamını bilerek kendine imtiyazlı seçkinler sultalığı kotarmaya ‘ fırsat bu fırsat’ çapulcusu ister Türk ister Kürt ister Çerkes ister Laz ister Arap ister Acem ister Abaza istet Boşnak etnik kökeni her kim olursa olsun ortak değerleri ve birlikte yaşama bütünlüğünü bozan yıkım ve bozgun tahribatçısı olarak aynı hainliğin icraatçısıdır. Burdan bütün çözümsüz kötülükleri doğuran yozlaşma geçimsizlik kargaşa çöküş çürüme sefalet yoksulluk yolsuzluk gibi sosyal faciaların kaderine terkedilmiş ezilenleri çilekeşleri yoksulları ve sömürülenleri de, etnik kimliği kim ve ne olursa olsun kader kahır keder ve umutsuz yarınsızlık ortaklığında aynıdır. Burayı gerçek yaklaşımda ve samimi ölçekte ve köklü temelde düzenleyip çözecek olan laik sosy yıllardır Kürt Meselesi’ söylemli Bop markasını ısıtıp soğutarak ve ülke ve toplum gerçekliği umrunda olmayan kalıbı niyeti kalibresi ve menfaati birbirinin benzerlerini buluşturan Tom Barak planproje Bop sekreteryası kapsamıyla kendi siyasi manevra çıkarının icabına gelenle iş tutmayı ‘ devlet politikasıdır’ virtiniyle ambalajlayıp Pekaka kurucu önderliğini icraya koyan boş kağıda imza atarcasına omurgasız ilkesiz liyakatsiz iradesiz kaypak tamahkar konuma ve duruma göre kılık pozisyon ittifak eylem söylem ve kabuk değiştiren; güvenilirliği itibarı ve onurlu duruşu olmayanları çıkar odaklı buluşmalarda birleştirerek toplumdan kaçak dayatmaları onanma ve mühürlenme işi gerçekleştirildi.
Özgür Özel, Bop Eşbaşkanlığı güdümünde herhangilerden uygun seçkin figüran olarak ve Kılıçdaroğlu Yeni Cehepe’ sinin de dosya taşıyıcısı olarak, Pekaka Açılımları ekseninde Türkiye Cumhuriyeti’ nin yağma yıkım süreçli tasfiyesine yönelik Evet mi Hayır mı , Tamam mı Devam mı oyunlarıyla süre gelen ; kurulu siyasi tezgahta Ekmelettin, Babacan, Uysal, Davutoğlu, gibilerle sırtına sarılı iskambilin kader kısmet ve kumar yaz bozculuğunun baş bayiliğini ve mekan sahipliliğini yaparak, ittifakçı olduğu Bop iktidar sahibine sürekli KAZANDIRMAYI, bir başka deyimle kendine umut kurtuluş ve beklenti bağlayanları boşa çıkarıcı kaderi kederi sorunları ve sonucu değişmezliğin devamlı KAYBETTİRMESİNİ garantileyen alışkanlık piyonluk adanmışlık ve geleneğin sahibidir.
Devletler, toplum hassasiyetini önceleyen sorgulayan ve danışan tutarlı onurlu kişilikli itibarlı çağdaş liyakat ve hukukun üstünlüğü esasında ve kalıcı ilkeler inançlar iradeler kanunlar kararlılıklarla kurulur gelişir kalkınır ve yaşarlar. Her gün ve her an eylemi ve söylemi icabın gereğine göre fırıldaklıkların kaypak değişken ve dönek çıkar çarkına ortaklık ittifaklarına ve ganimet ilişkilerine göre devletler asla kurulmaz ve yaşamazlar.
Bu bakımdan da Atatürk inkilap ve ilkeleri üzerine kurulu olan Türkiye Cumhuriyetinin yıkım yağma ve tasfiyesine yönelik plan ve proje rol biçiminin çok ortaklı ve çok ittifaklı Bop Eşbaşkanlığı, kaşıdığı ve kışkırttığı etnik mezhepsel ayrılıkçılıklığı gericiliği karanlığı cehaleti yozlaşmaları kutuplaşmaları ve çürümüşlükleri bilhassa kimlik siyaseti üzerinden toplum mühendisliği yapmakla beraber, muhalefetsizliği devşirerek kendi dayatmaları dışında hiç bir yasa anayasa kanun ilke kural tanımayan Bop Eşbaşkanlığı oyun ve dayatmalarına göre kalıba girmekte ve Mehepe’ nin beyan ettiği üzere açıktan açığa toplum aldatma istismarında kim nasıl ısmarlayıp buyurduysa ordaki Şekil İcabı’ na zıplayıp vaziyet almakta Yeni Cehepe’ nin Yeni, sinin mühür ve kilit sahibi Özgür Özel. Bu bakımdan Atatürk, Türklük, Türkiye ve Türkiye Cumhuriyeti kurucu değer ilke ve kazanımlarına hiç bir etkin eylemi ve söylemi olmayarak seçkin ekibiyle beraber Kemal Kılıçdaroğlu ve Bop eşbaşkanlığı ittifakında yapılan traji tiyatral oylamaya evet damgası basması, kalibresi ve karakterinin gereğidir.
Özgür Özel’ in yerel seçimlerdeki topladığı fakat Bop Eşbaşkanlığına hep kazandırma figüranlığı etmenin dışında hiç bir toplum temsil etme niyeti ve gerçekçi siyasi varlığı olmadığı sebebiyle topladığını geri dağıttığı başarı grafikli gösterge onun gayret azim inanç veya etkinliğiyle değil toplumun biriken tepkisinin boşalacak yer arama çırpınışının gidecek başka yeri bulamama ve görememe neticesinden kaynaklıydı.
“ Harun gibi geldiler, karun gibi zenginlesip firavunlaştılar “ plakali sözde HAS muhaliflikten bugünlerde meclis müdürlügüne terfi eden ve benzerlerini Muhalefetsizleşmeye sürekli değiştirip kendi vitrinine devşirmekte hile oyun kurgu dolap ve hüner sahibi olan Bop Eşbaşkanlığı, tüm gelmiş geçmiş SİYASETEN kalıba girip çıkan rakiplerinde olduğu gibi pasif ve her kalıba müsait Kılıçdaroğlu Yeni Cehepesin nasıl ve ne miktarda tepe tepe kullanıp harcadıysa, kazandığı seçimleri Bop’ a devir teslim eden Özgür Özel’ hususi yontulmuş kuklacılığını da aynı Türkiye Cumhuriyeti’ ni yıkım-tasfiye bağlantısından, Bop kurulumlu kurgu döngü dümen dolaşım dayatma ve icraatlarında tepe tepe OY, latarak ve oynatarak kullanıp harcamakta .
Aynı bağlantıda kürtlerin yüzde altmışının ülke batısında kardeş kardeşe kaynaşıp yaşadığı Türk toplumunun somut ve ortak sorunlarıyla hiç bir ilgisi alakası olmayan Mehepe, söylemde ve eylemde sürekli değişerek Bop vitrininde sapa sağlam yerini bulduğu ayrıcalıklı konforunu ve değişken kaypaklığını ‘Devlet Politikası ‘ tabelasıyla ‘ her şey yakında değişecek inşallah Türkiye değişmez’ coğrafi işaretli Tom Barrakçı’ lığı itiraf niteliğindeki ortaklıkta, emperyallerin dayatmalı süreçlerini dağıtılmış rollerde oynar oyalanır ve oylarken Pekaka , Akepe, Hedepe, Büyük Birlik, Yeniyol Grubu, Hüda Par gibi, emek sermaye çelişkisinden değil, ilkel yobaz etnik ve mezhep ayrışmalarına dayalı kimlik siyasetine dayanak ve destek veren Tip ve Emep’ in de toplumun gerçek yağmalanmış bozulmuş ayrısız gayrısız ortak kaygısı endişesi derdi sıkıntısı sorunu hayati ihtiyacı ve mutsuz geçimsizliğiyle inanılır güvenilir zerre kadar sorumlulukları ilgileri ve alakaları yoktu.
Kurulumunu Yeni Demokratik Cumhuriyet olarak tanımlayan ve “ daha bu başlangıç aşamamız “ vurgusuyla kurucu önderini her aşiret mafya medya tarikat siyasetin boya bulaşıklısı ve uluslararası yağma talan yıkım uyuşturucu piyasa pazarlamacısı ve tetikçisi etnik ayrılıkçı Pekaka ‘ yı seçip dayatan tüm yerli yabancı emperyal ve işbirlikçilerinin kim ne karakterde neye uygunluğunu bildikleri ezberden sözde demokrasi ve birlikte yaşam reklamıyla ilkel feodal gericiliğin ortaklaşa kotardığı ve aşamalı olarak toplumda asıl derin ayrılmaların yaralarını kanatarak ve tohumlarını ekerek devlet istemeye varacağı ayan beyan tekelleşmiş BOP hükümranlığını garantiye alma girişimli traji tiyetral oyunu sergilendi ve oylandı.
…. KURUCU DEĞERLER EROZYONUNDA … Akla fikre zanna uda ihtiyata anlayışa ahlaka vicdana duyguya düşünceye sığmaz en sapkın sosyal facia ve toplumsal felaket ağırlıklı haberleri gündemin orta yerine saçarak ortadaki lağım yığıntısını kusuntu yıkıntı ve sapkınlık bulantılarını herkese günlerce artık meraklanacak ilgisi ve taşıyabileceği dayanma gücü kalmayana dek yozunup tiksinecek derecede konuşturduktan sonra gündemin konusu olmaktan çıkarıp kara ve karanlık haberlerin rutin sıradakini bıkmış bunalmış istisnasız kayıtsız herkesin algısına olağan alışılmış ve kanıksanmış olarak felaketler ahlaksızlıklar yolsuzluklar adaletsizliklet talanlar yıkımlar tecavüzler sapkınlıklar ve facialar doğal ve kabul görmüşlüğün yaşam biçimi haline gelmekte.
Böylelikle sahteliklerin hurafelerin korkunun dolandırıcılığın gammazlığın kokuşmuşluğun karanlığın eğitimsizliğin kanunsuzluğun devletsizliğin kuşkunun liyakatsizliğin ayrışmanın cehaletin gericiliğin endişenin geçimsizliğin ilkelliğin şiddetin zorbalığın ve sınırsız yozlaşmanın kol gezdiği toplumsal çöküşte yüklenici suçu hep varolmayan muhalefetsizliğe atarak ve kendi yarattığı ve sebep olduğu sorunlardan kurumsallaşmış mağduriyet çıkarcılığı sağlayarak, kronik kalıcı ve sürekli artan sorunları her türlü istismarcılığın servet sermayesi, geçim yolu, ve dayanak desteği gören Bop Eşbaşkanlığı ve ekipman çevresi, söylemsel olarak sözde emperyal batı karşıtlığı köktenciliğini işine icabına nasıl geldiyse öyle kullanageldiği fakat gerçekte onların hayranı dostu ortağı ve işbirlikçi paydaşı oldukları siyasi hamaset çıkarcılığını soyut hurafe şirketçiliğini ahkam kesme manevracılığını özgür iradesi elinden alınmış kolayca manupule edilebilen sorun bağımlısı ve güdümlüsü kalabalıklara empoze etmekten öte hayatın hiç bir somut samimi ve sosyal gerçekliğine ilişkin ilgisi bağı aidiyeti çözümü üretkenliği yaklaşımı anlayışı bilgisi yolu yöntemi becerisi ve kaynağı olmayan ve arttıkça gün çıkmazına ve gelecek kaygısına yığınlaşan sorunların kendi kaderine terkedilmişliğini ayarlı kurulu çözüm olarak çekip çeviren soygun sömürü çarkında işine gelen her kesimle işbirliği kotararak suni gündem dayatmalarıyla keyfiyet hükümranlığını devri daim etmekte.
Kurgulanmış tararımlı projelerin gözde uşağı kuklası ve tetikçisi Pekaka da tıpkı aynı ajan - piyon kiralık katili Fethulmetal gibi her boya bulaşığından sürekli kostüm ve kılıf değiştirme kamuflajı yaparak laaratuarda üreten patron tanrılarınca buyrulan yağma yıkım talan çatışma bölünme ayrılma işgal tecavüz ve kundakçılık siparişinde işine icabına gelen her yoku masum mübah sayıp her kesimle iş tutan emperyallerin hem türevi ve ortak kullanışlı Bop sermayesidir.
Toplumun ortak ve gerçek gündemi olan barınma beslenme istihdam eğitim sağlık ulaşım iletişim giyim kuşam gıda güvenlik adalet huzur çevre doğa imar iskan ve kültür sanat ekseninde alt yapısı sağlam saygın ve samimi sosyal ilişki döngüsü olduğunu laik sosyal hukuk ve üniter devlet duyarlılığından koparıp hasır altına süpürmelerin sömürgeci ve yayılmacı tasarımcılar dayatmasına göre sahnesi süreçleri ve seçkin figüranları her an değişen coğrafi koşullar bağlamıyla tekelci kişi keyfiyetinin sür saltanatlık sultasını yoz ve popüler kültür magazin makina dairesinin toplum mühendisliği katkısıyla beraber, Eski Yeni ve yeninin Yeni’ si Cehepe dahil bütün ayarlı kurulu Bop ekipmanı siyaset bu yolda etkin hisse sahibi olarak yolsuzluk yoksulluk soygun vurgun yağma talan yıkım çürüme çöküş ve mevcutlu yürürlülüklere yol döşeyip cürüm işledi.
Somut gerçeklikte hayatın yaşamsal gerekli, zorunlu, zaruri ve ihtiyaç duyduğu bütün gereksinimleri karşılarken eve götürülen yahut her yere taşınılan mutluluğun; veya karşılayamayıp acısı ve üzüntüsü yaşanan mutsuzluğun ayırt edici kimlik tanımı yoktur. Bu yüzden öderken ortak olan bütün emek yükümlülük sorumluluk gayret çaba kaygı endişe ve bedellerin adil paylaşım karşılığını faydalanırken de hiç bir etnik veya mezhep kökenine bakılmaksızın herkesin kazanılmış ortak değeri, adil ve eşit yaşam hakkıdır. İnsanlığın vazgeçilmez ortak mutluluk huzur özgürlük ve birlikte yaşam göstergesi olan bu ilkesel temelde Türkiye Cumhuriyeti’ nin yapı taşlarından olan LAİK, SOSYAL ve Eşit Yurttaşlığı esas alan HUKUK’ un üstünlüğü itibarında yükümlülüklerin yerine getirilmesi de, ortak kazanımların paylaşılması da hiç kimsenin kökenine cinsiyetine ünvanına nüfuzuna makamına sahip olduğuna veya olmadığına bakmaksızın kazanılmış yaşama hakkının dağıtılması be paylaşılması ortak ve eşittir.
Burayı terkeden her türlü keyfi sorumsuzluk adaletsizlik yolsuzluk yağma vurgun soygun talan rüşvet dalavere kanunsuzluk, ortak yaşam örgüsünü bozarak hayatı ve toplumu dengelemeyen somut talepler bağlamında acı yokluk cehalet değersizlik kaygı kuşku ve sefalet yağma külliyatıyla herkesi birbirinden soğutur, başına buyruk bencillik çıkarcılığını tedavüle koyar, kıran kırana kutuplaştırır ve devletsizliği soyan sömürenlerin ayrıcalıklı imtiyaz sultasını dayattığı dolaşıma sürer.
Burdan doğan kendi kaderine terkedilmişliğe ortak sorun ve yükümlülüklerin bedeli ortak kaygı endişe hak hukuk kazanım ve çözüm olması gerekirken, Emperyallerin ve onların yerli işbirlikçilerinin ( banka borsa magazin tarikat siyaset mafya medya ve tüm diğer atomize ayrışmalardan ganimet kotaranlar) dört kol faaliyet çalışmasıyla projelendirilip FETHULMETAL- PEKAKA gibi kiralık katil ve uşaklık ajandası piyonculuğunun muhatap alınmasını dayatarak talep edilen her türlü subjektif soyut ve etnik temelli talepler, hiç bir ortak kaygısı çabası ve beraber yaşama sevinci kalmamış birlikteliği mayınlamanın duygu aidiyet dayanışma ülke beraberliğini ve toplumsal bütünlüğünü eninde sonunda sinsi. planlı aşamalar sonrası devlet istemeyi hortlatacak doğusu batısı güneyi kuzeyi ortası kıyısı kederde sevinçte kaynaşmış ortak dokuyu birbirinden koparan her yerde siz ve biz ayrışmasının kavgası ve çatışması hiç bitmeyen asıl köklü ve derin AYRILIKÇI sorunlarını yüklenerek yarınsız istikrarsız günsüz güvensiz ve mutsuz geleceksizliğe getiririp yıkacağı kesindir.
Ayrıca etnik kimlik veya kültürel faaliyetçilik temelli işgalci sömürgecilerin her çağda her yerde ayrılıkçılığı kışkırtarak parçalanmış bölünmüş coğrafyaları kolayca istedikleri köle güdümlere yağma yıkım tecavüz çökme çullanmaları sevk ve idare ettiklerinden en güncel ve herhangisi olan PEKAKA odaklı BOP markalı plan projesinde Avrupa’ ya veya Batılı ülkelere her yerden ve Türkiye’ den gidenler, Türkiye’ de ortak yaşamayı ve toplumsal birlikteliği bölük pörçük ederek en öncelikli talep ettiklerini oralarda hiç eşitlik özgürlük kimlik veya kültürel öncelikte talep etmedikleri gibi, somut ekonomik kaygılarla gittikleri ülkelerin vatandaşlık kimliğini almak için sıraya girip, yerine getirilmesi gerekli sayısız koşullara bağlı yıllar yılı süren zar zor kabulü beklemektedirler. Yani….uğruna her şeyi her pahada göze alarak kavgası verilen ve kaygısı güdülen ortak ve yüce DEĞER , iklime mevsime çağa döneme buraya oraya çıkara veya coğrafyaya göre DEĞİŞKENLİK gösteren emperyal cikleti veya her buyuran ve kullananın değişen taleplerine ve kiralık piyon pozisyona kalıbı uygun uşaklık afyonu değildir.
Türkiye’ de güdülen işletilen ve yürütülen Bop süreçli amaç niyet odak maksatlarınsa, kalibresine göre tol biçilen çıkarcı kundakçı talancı vurguncu ayrılıkçı bölücü yıkımcı ve ganimetçileri gözeterek, kaderde sevinçte tasada kültürde aidiyette ve ortak değerler bütünlüğünde sosyal siyasal ekonomik ve kültürel birlikte yaşamayı ve paydaşlığı asla değil, tam tersine bütün toplumsal değerleri tüketim bağımlısı kokuşmuş çürümüşlüklerle ilgisiz işlevsiz kılarak kamuflajı güncellenen projeler kapsamında sürekli maskeli değişim dönüşümleri buyuran yayılmacı tecavüzcü işgalci ve sömürcülerin proğram yazılımına göre çok bölünmüşlüğün tasarım kurgusu, kukla oyunu, piyon piyesi , yağma yıkım fragmanı, sadık uşaklık döngüsü ve tezgaha konmuş toplumsal tetikçilik suikastçililidir.
Bütün bunlar kapsayıcılığında artık Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk, Türklük ve Türkiye’ nin kurucu değerleriyle hiç bir ilgisi bağı alakası gerçekliği ve sorumluluğu olmayan Yeni Cehepe ve ordan emperyal sülüklerin ve onlarla iş tutanların yoğun savaş yıkım işgal ganimet bölme parçalama sızma talan ve sınırsız kuralsız yağma gündemine göre kırık buçuk uygunlukta şekli verilen parçalardan eskisinin YENi’ sine çoğu PEKAKA ofisçisi Hedepe’ den bile saldırganların çöreklenip konuşlandırıldığı Lozan’ a düşman, Sevr’ i hortlatmak isteyen, her konuda dolaysız ve direk Bop figüranlar topluluğuna tam kadro iştirakçilik etmeye tüm açılımların toplamı niteliğindeki Tom Barrak kılavuzlu Terörsüz Türkiye markasıyla Mehepe, Hüdapar, Tip, Akepe, Pekaka, Tarikatlar topluluğu, Büyük Birlik ve tüm diğer çıkarcı vesairlerle top yekun İran’ a karşı doğrultulmuş anlaşmalar güzergahında konuşlandırılmış aktüelleri güncelleyerek, “ tüm anketlerde birinciyiz “ züğürtlüğü şişirip toplum oyalama ve insanlarını enayi yerine koymanın her şeyi sömürü çarkına, soygun döngüsüne ve yıkım piyasasına özelleştirici istismar baloncukları zıplayıp üflenmekte.
.. SOSYOLOJİK ÇÖKÜNTÜ POTPORiSİ 2 … Bugünün ses renk ahenk sanat eylem fikir ve fiilinde kargaşa yoksa, yalan ve sahtedir her atölyesinden sunulan sergi dekor vitrin veya fuarı. Çünkü bugünün yaşam biçimi ve karakteristik özelliği, birbirinden özenti ve çalıntı hayatlara kopyalanmış ve bir arada çıkar fırsatçılığı kollamaya odaklı sürüklenen milyonlarca kalabalıklara hükmederek ezen üzen yoran ve öldürerek yaşatan kargaşa bunalım ve belirsizlik üzerine kuruludur. Bu çalkantılı kargaşa seli ve senfonisinde insan kendi tutsaklığının hem gardiyanı hem kölesidir. Hem özgür iradeye kayıtsız kalarak sürekli ürettiği sorunlara sitemle kahırla karşı çıkar, hem de pasif karşı çıktığına karşı özgürlüğü olmayan adanmış tapınmışlığın ağır faturasını yüklenir taşır.
‘ Benim memurum işini bilir ‘ mantıklı Oniki Eylül dayatması Özal süreçlerinden Bop Eşbaşkanlığına evrilen ve bu çöküşü doğal yaşam biçimi haline serbestçe piyasalayan döngüde her türlü kanunsuz yolsuzluğu tüm yan besleyen ( ahlaksızlık görgüsüzlük talan şiddet gösteriş cehalet eğitimsizlik kokuşma yozlaşma kutuplaşma bağnazlık zorbalık …) yıkımlarıyla beraber reva gören düzeneğin hem doyumsuz istifçisi ve hem de sınırsız sorgusuz çıkar istifadecisi bankalar borsalar holdingler tasarımcılar magazinciler tefeciler reklamcılar modacılar tarikatlar hiper süper marketçiler pazarlamacılar kalpazanlar mafyalar kirli siyaset ve beşinci kol faaliyeti medyalar ve onların ihtiyaç duyduğu toplum değiştirme ve dönüştürme faaliyetine uygun olabilecek en yüksek dozda kültürsüzlük yükleyen avanta ortakları ultura lüks konfor servet mal mülk sahibi starlar mega starlar ustalar üstadlar idoller ve fenomen ikonlar, yoksulların artışı oranında yıkımlardan çok kazananların liste başını çektiler ve halen de çekmekteler.
Boşuna değildir ya ‘ moral sağlıklı bünyeyi kötülüklerle bozan veya umuda sevince aşka ve neşeye hareket ettirip çalıştırdıkça ömre değen her şeydir ‘ diye bilinen gerçek. Hareket etmiyorsa ölüdür müjdesiz umutsuz morali bozuk beden. Veya hep aynı tekdüze gerçeklikten kopuk laçkalıkta haraket eden ve hiç bir yere varmayan ve hep gizlendiği örtülü kabuklarda kıvranarak hiç bir saygın ve adil yaşam değeri üretmeyen kısır döngü külliyatçılığı da hem ruhen hem de bedenen ölüdür.
Çünkü…ilmek baştan yanlışa düğümlenmiş, adımsa her türlü sapmaları doğru yol olarak rehber edinmiştir.
Gönül ortaklığı samimiyet sıcaklığı ve yaşam birlikteliğiyle aynı değerleri paylaşmaya kurulup pişmeyen her yaşam sofrası, kişiden aileden insandan ve toplumdan yoksun ara mesafesi genişletilmiş soğukluğun zıkkım zehir zindanıdır. Bu yüzden böyle bir yıkım ve enkaz çöplüğünde insanın sağ huzurlu ve diri ilişkilerle hayatta kalması aska mümkün değildir. Birbirini sürdürülebilir saygınlıkta taşıyabilen ve kabullenen insanlık ve toplum hele hiç mümkün değildir.
Aslında içi dışı hayat dolu yaşamak tutkusu ve sevinci, özgürlükle eşdeğer başlı başına değerli gerekli ve güzeldir.
Fakat bugün istisnasız tüm dünya toplumları ( bizde bir tık fazlasıyla) baskılandığı veya koşullandığı her şeyin endüstrileşerek insanı soyup sömürme eğilimli yaklaşımlarla ezen alçaltan küçülten inciten her şartta yüksek kazanç elde etme pahasına şartlanmışlıklar cenderesinde hazır paketli proğramlılığın sınırsız tüketim bağımlılığıyla hiç kimse diğerinden geri ve kendi barajının altında kalmamak adına acımasız yarış ve furya döngüsü başdöndürücü kaç göçlere esir ediyor. Bu yüzden de ödemeler borçlar ihtiyaçlar gerekliliklerle boğulup tıkanırken dosluk ahbaplık arkadaşlık ve hatta aile içi beraberliklerde kimse kimseyi taşıyamaz hale gelerek çelişkiler kopuşlar ayrılıklar ve çatışmalar kaçınılmaz hale gelerek anlamını yitiren sahteliklerle dönüp ağıyor.
Bu sebeple kendinden kaçan kaçana, her şeyin piyasa ilişkisiyle sektörleşttiği sayısız ağlardan biri olan TURİZM… hem insanlığa hem de dört mevsime ( ağırlıklı olarak yaza) damgasını vuruyor. Açık büfeden her şey dahil sokağına eğlencesine sahiline süsüne konforuna kadar, gidilen her yer dünya tek tipinde bütün yerler hikayeler ve mekanlar birbirinden derme bozmaya maalesef bildik tanıdık soyut rutinlerle aynılaşıyor… Akla fikre duyguya düşünceye sağlığa huzura delik deşik ederek saplanmış intihar hançeri gibi ışığı ve aydınlığı söndürüp yerine kirli kokuşmuş çürümüşlüklerin bile bile ısrarla ve farkında olarak karanlığını getiren.
Eleştirel bakışlı yaklaşım akla fikre vicdana bilgiye olguya irdelemeye emeğe saygıya gözleme ve sorumluluğa dayanır, yaftalayan ön yargılı suçlamaysa köktenci ve bağnaz kara cehaletin aşağılık ve acizlik kodlarıdır.
Susarak dayatılanı görmezden gelmeye kabullenmekle başlayan, sindirilmişliğin güç ihtişam baskı korku sür saltanat ve gösteriş zorbalığı tarafında hizaya gelmesiyle eş anlamlıdır. Kişiliksiz, sığıç, aciz, yardakçı ve yalaka bir davranıştır. Buraya hakim olunca suç kötülük karamsarlık haksızlık eşitsizlik şiddet cehalet ve bozgun artarak büyür, her hayati değerden insanlık azalarak eksilir ve ölür.
Özenti, başkalaşmayı tetikleyen tutsaklığın kapılmışlık yarışından kendini alamayan her türlü bozulmaların son durağı ve başlangıç noktasıdır. Bu yüzden insanların bugün hiç tanımadığı yabancılığa kendi gerçekliğini saklayan stüdyo halinde özel tasarımlı ve yapay kamuflajlarla maskelenmiş kusursuz pürüzsüz boy poz desen dekor sergi sunum dekor ve gösteriş sergileyerek hiç tanımadığı başkalarından ilgi kabul takdir beğeni ve onay beklentisiyle yabancılaştığı kendini saçıp döktüğü fotoğraf ve görsellerden dilenip toplamaya ricacı minnetçi olması, kusursuz topyekün tükenişe dair ağır travmalı sosyolojik çürüme ve çöküntünün insanlığı eşyalaşmış ürün tezgahına koyan acımasız ve amansız pazar piyasacılığın sapkınlık saplantısı sonucudur.
Her şekil acımasızlığın ayak oyunlarıyla birbirinden duydukları özenti bağımlılığını keşfetmek bilgilenmek anlamak araştırmak veya öğrenmek duyarlılığıyla hiç bir ilgisi alakası olmayan ötekinden geri kalmama kıskançlığını alçalmışlığını düşüklüğünü ezikliğini ve doyumsuzluğunu kışkırtarak gösteriş budalası ve bir an evvel gittiği yerden fotoğraflar ateşleme ahmağı Piyasa pazar ve köleliğine hükmeden moda market dekor tasarım lüks konfor tarz şekil imaj çarşı spor marka ve turizm patron tanrıcılığı, kapı kullarını bu sayede kolayca yeder güderler.
Vucudunda kimliksizliğin çizilmiş haritasına ve bedenine mosmor imza atılmadık yeri kalmamış tecavüze ve saldırıya ugramışlar gibi acıyı ve adanmışlığı baş yacı eyleyerek her alanda tanrılaştırılan ve adeta tapınılan bireyselci kendinden menmul idollerin kandırma endüstrisine dönüşen istismar müessesesiyle hep dolandırılıyor her zaman kandırılıyor sürekli kazzık atılıyor ve yaşadığından ders bile çıkarmayan aklı fikri sorgulamayı devre dışı bırakarak hep acınılası kezzap çoküntülerin atığını tüketip ağıdını çalıyoruz.
İnsan kalbinden yüreklenmeyen ve somut bağlarşa muhalif tavrı olmayan yerden kültür sanat doğmaz ve yaşamaz. Yağcılık çanakçılık menfaat düşkünlüğü ıskartası ve yalakasıdır orası.
İster kırsalda olsun ister milyon aşırısı kent ve beton bloklaşma metropollerinde, moda müzik spor gıda ulaşım enerji iletişim eğitim sağlık barınma eğlence turizm güvenlik gibi hayatın can damarına çökmüş çöreklenmiş endüstri kollarının ortaklaşa tekelleşerek hiç bir varlık tercih etki tepki ve seçim yetkisi olmayan aciz ve zorunlu tüketim yığınlarına hükmettikleri güdümlü kafeslerinden plan proğramlar dahilinde çıkışlarını yönetip yönlendirirler. İnsanların boşaldıkları yerden imaj maske dekor kamuflajlarıyla debelenip çırpındıkları karşılıksızlığa tüketim çılgınlığı ve fotoğraf yetiştirerek esaret zavallılığını değerli kılma avuntusu buradan sebepli ve kaynaklıdır.
İşkolikliklik, daima kazanıp stoklamaya adanmış istifçikik, servet mal mülk ünvan şan şöhret ihtişam gösteriş düşkünlüğü; doyumsuz görgüsüz hırs hınç ve yarışlara kapılmış tamahkarlık; bencil bunak acımasız duygusuzluğun riyakarlık esiri olmak ve sürekli çıkar önceliğini kollayıp gözetmeye tutsaklaşmak; kendini özgün değerde bilen insanlığa itici soğuk uzak ve incitici gelir.
İnsan yaşadığı hayatı hırs ihtirasların bitmek tükenmek bilmeyen cehennemleşmelere çevirmeden her gününü memnun mutlu makul mesut inanılır güvenilir kabulde yaşamalı yoksa sonsuz sıkışmışlıktan çıkış duvarı veya kaygı korkuyla bütünleşik tatil arayışlarının cinnet cenderesinde yaşarsa, tutsaklığını doyurmakta zorlanan daha çok anlamsızlık mutsuzluk laçkalık yozlaşmasını ekler katar kendine. Çünkü iyilik güzelliğe dair her samimi adım, aşkı sevgiyi ve yaşama sevincini donatır.
Korku yalnızlık ve karanlık belirsizliğin içine hapsettiği sessizlik çöktükçe kabusa döner, simsiyah ve kirli ıslıklar uğuldaşır her yanda, gündüz bile ışıkları yakarak yaşadığı ağır travmalar yaşar insan.
Çünkü ortak yaşam değerleriyle özdeşmiş umudu huzuru istikrarı sevgiyi barışı sevinci coşkuyu belleği bilinci duyarlılığı paylaşmayı sorumluluğu hakkı kültürü sanatı hukuku ilgiyi adaleti kökünden bozup karartanlarla yüm bunlar afına ahkam kesip istismar tacirciliği yapanların aynı olduğu yer, hem sömürücü sponsor hem de tetikçi yağmacı olarak banka borsa medya reklam tasarım tarikat siyaset akademi galerisi toplum mührndisliği laboratuvarı piyasa pazar sektörcülüğü ve mafya holdingciliğidir.
Burdan bakınca görünen ve bilinen o ki, artık özenti bağımlılığını dürtü refleksleriyle kurcalanıp kışkırtılan insanlık, gerek ruhu gerek bedeniyle kullanıcı ve sömürücü piyasa ihtiyacına göre cerrahi müdahaleli operasyon kuklası ve inşaat alanıdır .
Bu yüzden de hiç bir duygusal ve duyarlılık bağı olmayan lüks gösterişli tüketimliliğin barları çarşıları terasları sahilleri otelleri taraçaları dekorları kostümleri tatilleri salonları ofisleri binaları terasları kahveleri mekanları algıları akışlanlıkları butikleri kıyıları köşeleri bucakları bencillikleri hırsları yabanilikleri yalnızlıkları ilişki ve iletişim bozuklukları hep kendi kapılmışlığından başka hiç bir şeyi umursayıp önemsemeyen; sorgulaması ve özgür iradesi olmayan; birbirine en acımasız hınç nispet kin nefret ihtiras hile oyun yarış ve herkesten üstün gelme dürtüsüyle maddiyat çıkar ve ihtişam düşkünlüğü güden akıl fikir kültür edebiyat felsefe sanat özgürlük ve özgüven yoksunu özenti kalabalıklarına göre tasarımlanıp düzenlenmektedir.
Devletlerin omurgasını kurduğu akademik ve sosyal veri tabanlı AMİR- MEMUR zemin tabanında bu kesimi memnun ettikten sonra dışarda kalan bütün kesimleri hak hukuk eşitlik adalet huzur refah payı geçim kaygısı yaşam savaşı sağlık spor eğitim barınma gıda enerji dil kültür her bakımından kolayca istenilen zorluğu sinmişliği kabullendiren; ve bütün kötülüklerin serbest piyasa özelinde tekelleşerek kurumsallaştığı devlete nüfus ederek kadrolaşmış hiyerarşi ile gelen giden hükümetlerin ve magazin furya medya reklam banka borsa emlak tarikat siyaset gibi yancı ortaklarının çıkar ganimetine dayalı her işini gördüğü hizmet bürosu ve ajans işletmesi konumuna düşürülür.
Bilhassa Memur kesmi işyeri garantisi olan ve kadro güvencesiyle korkusunu kaygısını kökten halletmiş kapısına gelenlere içgüdüsel olarak tepeden bakan ayrıcalıklı yetkiye sahiplilkle her ülkenin ortanın üstü tuzu kuru olanlarındandır. Çocuklarının da hayatını en çok elit seviyede yetiştirme şans ve imkanına sahip olanlar olarak tek düzeliği değişmez konforlu çarkın sürekliliğini sağlayanlar da onlardır. Bu bakımdan bir noktadan sonra yağmacı yıkımcı kokuşmuş çürümüşlükten beslenenlerle aynı ortaklık ve niyeti paylaşıp kırışma içerisindedirler.
Yaşamın döngüsündeki hayati sorunların çözümünü -devleti iyi tanıdıklarından ve açık veren hukuki zaafiyetlere damardan hakim olduklarından - ve sosyal işlerin hallolması sırasında ve sonrasında nerde yaşanılası çeşitlilik varsa orayı en çok gezen gören duyan bilen tanıyan ve ilişkilenen yine onlardır. Ardından da bu şiddetli geçimsizliği kötülüğü ve kargaşayı başına buyrukluğu çöküşü ve kirlenmeyi kim bu hale getirdi diye sorarak sebebin en başlıca etkenlerinden biri kendileri olduklarının sabıka kaydını başka bilinmeze yıkıp saklayanlar da yine onlardır. Bu bakımdan kendi toplumlarına yabancılaşan üst elitlerle birlikte aynı üstenci ve kibirli anlayışa sahip kendilerini açlık yokluk işsizlik geçim kaygısıyla boğuşanlarla aynı seviyede görmezler. Marka özentisi fark yaratma bağımlılığı maske ve imaj düşkünlüğü ve en yaygını yurt dışı hayranlığı meraklılıkları keşfetme yahut tanıma ihtiyacını doyurmaya değil, orasıyla özdeş saydıkları aşağılık ezik ve kendini ayrıcalıklıya sıfatlandırma duygusuyla ilgili alakalıdır.
Mutlak Doğru Mutlak Yanlışı sıfırlar ve eşitler durumu eskiden beri yaygin bilinenlerdendir. Düzenlilikse emek çaba enerji efor gayret kaynak odaklanma gerektirir. Tasarımlı kargaşa bozgun yıkım ve mutsuzluklar bile sistematik işleyiş ve içeriği için özenle donatılmış mutluluklar kadar bakım kurgu denetim gözetim onarım itina gerektirir. Gerekçeli gerekçesiz her şeyden yakınarak karşı çıkmanın hiç bir dengesi doğrusu özü sözü azmi kararlılığı inancı ve istikrarı yoktur. Kuralsızlıksa sorunları kendi kaderine terkederek çoğaltmanın ötesinde hiç bir yalan yanlışı onarmaya gücü kaynağı imkanı çabası isteği duyumu ve duyarlılığı yoktur. Seçimlerin bir daha olmayacağı, olursa da hep bop kazanacağı muhalefete de buna göre mülayim münasip bereketli elverişli ve ‘Tom Barrak Terörsüz Türkiye ‘ başlıklı federasyon dayatmaların dilediği kuklacılığı tayin edip şekil veren biçimde oniki eylül geleneğiyle ( tek adamlı eşbaşkanlığa tamam mı devam mı veya sistemin kökünü kazıyan referandum evet mi hayır mı lardan bu yana) gelip de hiç gitmemenin dayatılmış diktasıydı.
Bu yüzden de herkes ortaya döküp saçıp savurduğu fotoğraf görsellerine ilgi çekmek için kir ve pislik boğumundaki poşet hayatını renkli cafcaflı yunmuş arnmış beyazın beyazı ve hatasız kusursuzmuş gibiye duvarlaşmaya kostüm şekil tarz dekor tasarım kalıp parıltı ışıltı gardroplaşmasında modeli salonu ve manzarası hiç duyulup görülmediklerin hızlı tüketim ağını kovalayan bozulmuşlukların en mükemmel olanına yetişip ulaşma sapkınlıklarında her yola baş vurduğu iletişim kanalları arızalı sınırlı tıkalı ve sorunlu yoksun ve yalnızlığına takılanların tanrısı veya eşi benzeri olmayan üstün seçkin pop starı olduğunu var sayan anlayışsızlığıyla yaşayan günümüz soyut ve yapay insan ilişkiler çöplüğü buraya her saniye malzeme yetiştirme korkusu kaygısı korkusu huzursuzluğu takıntısı ve dürtü bağımlısı telaşıyla ben merkezli bencilliğin tetikleyip kundakladığı esaret hicreleşmesini şiddeti gerilimli ezikliği zırvalığı ruhsuzluğu acımasızlığı savurganlığı karamsarlığı kayıtsızlığı mutsuzluğu her saniye daha da içinden çıkmazları ağırlaşan ve hiç bitmeyen gösteriş ahmaklığına bağımlı silsile birbirini zorlayan ve tetikleyen sorunları doğuruyor.
Hep başkasını tanrılaştıran mucize yaratma sihirbazlığına bağımlılığın ve hayranlığının arabesk ezikliği, fanatiklik ve yoksunluğuyla işlevini yitirmiş eskiyenlereni yeniden çöplük sandığından çıkararak ah o mutlu günler tezgah safsatası dolaşımına ve kullanıma sunan yoz ve popüler kültürsüzlük, kötülük rezillik kepazelik saldırganlık sapkınlık şiddet nefret kin bozgun kahır cürüm kibir zorbalık ve say say bitmeyen diğerlerini gömüldüğü karanlığının insanlıktan azmış kopmuş sapmış çıldıran derinliklerinden çıkılmadığı sürece, sonucu bilindik yol yöntem ve hüner göstergesinden belliliğe alışılır kanıksanır ve her şey sözde karşı çıktığına pörsür büzülür ve kendileşir.
Bu yüzden sadistliğe sapkınlığa sahteliğe ve şiddetin her türlüsüne yol hüner özenti oyun taktik icat metod araç gereç uygulayan ve gösteren Medya magazinciliği, bugüne kadar sergileyip sunduğu toplum mühendisliği bağlamında bu insanları bütün özgün değerlerinden yozlaştırarak şiddetli geçimsizliklerle tasarımlanmış bencilliğe çirkefliğe kepazeliğe alçalmaya zorbalığa kötülüğe kök salması niyetiyle öğretici aşılayıcı azmettirici ve tetikleyici psiko manyaklığın donanımlı okulu niteliğindeydi.
Böylelikle gelecek geçim ve yaşam kaygısı ve güvencesi güdenlerin yabancıya kaçış umudu, sözde karşıt olanların bütün özenti taklidini sindirip özümseyen ilkel gericiliğin imaj düşkünlüğü ve kendini ezik yetersiz değersiz ve düşük görerek daha önce aynı deyimler sahibi kapitalist emperyalist merkezlerde aidiyetliliğini bilip görenlerin kimliksiz kayıp yitik oynak ve değişken oryantalistliği aynı sefil sosyetik bileşende buluşur kümeleşirler. Buradan çıkan sonuçla küresel soygun sömürü projelerinin icadı ve buyruğu Açılım Süreçleri ‘ nin en güncel versiyonu olan Terörsüz Türkiye yıkım yağma ve işgal kuşatmasının Oniki Eylil’ devamlısı Bop Eşbaşkanlığı kapsamında gelip de hiç gitmemeye odaklı Akepe mührüyle bütün muhafazakarlar, Mehepe markalı piyasa milliyetçileri, Erkan Baş Tip’ li takma kafa solcuları, Türk ve Atatürk düşmanı Hizbul Hüdapar ıvır zıvır vesair, Uluslararası kiralık katilliğin tetikçi uşakları ve bürokratik ofis temsilcileri Pekaka- Hedepe Fethulmetal ve ekipmanları, Kemal- Özgür özeline hususi tekelleşmiş Yeni Cehepe…Yeni Cehepe’ nin Yeni’ si aynı Tom Barrak tasarımında yeminli antrenmanlı ve provası Bop labaruarından adanmışlık şövalyeleri olarak ülkelerine yabancı ajandanın ihaleye çıkartılmış işbirliği siparişinde buluşmuş ve birleşmişler.
Bu bakımdan İnsan adı sanı bilinen özgün hikayesinde kendine yabancılaşmada Yaşadıkça aşka yol ve yıl alarak tomurcuklanır dünü yarına bağlayan emek ve katkılarıyla aklı fikri sorumluluğu vicdanı kendine aitliliğin öz güvenini ve sevgi sanatını büyütüp anlamlı kıldığı bütün yaşama sevinci. Değilse nasıl ortalıkta görünürlüğünü yandırıp tutuşturmaya akıl fikir şaşkını herkes kurgu, her şey oyun, her dakka dukka sahteliklerle kadın kız genç orta yaş çol çocuk bebe şebe dede tosga …ayarı verilip donatılmış yanar döner afillisine yapay icat ve hususi oyuncak… Ora bura giden gelen yerli yabancı herkes ve her yer aynı.. gidip de nereyesin.. ??
Uzaktan geçerken süslü hayalet mabetlerini andıran ve kimseleri yakınına yanaştırmayan heybetli kurulumundan kuş uçmaz kervan geçmez boğaziçi yalı ve villalarına mercek altı bakışla görülür ki, kendi dışındaki her şeyi ve herkesi dengi olmayan değersizlikte aşağılık gören; birbirleri aralarında hiç ilgili canlı doğal iletişimi bağları aidiyetlilikleri ortak paylaşımları ve komşulukları olmayan; dayanıklı korunaklı ve özel kin nefret kapris nispet rekabet kıskançlık çekememezlik ve kabulsüzlük yoğunluklu amansız bir hınçla konforda dekorda gösterişte görgüsüzlükte lükste şatafatta ve sosyete savurganlığında birbirine üstün gelme cinnetini kapışıp konfor ayrıcalığıyla boğazlaşan ambalaj kuklası imaj kölesi ve tarz soytarısı cansız ruhsuz porselen mezarlıklar gibidirler. Ev bark ilişkisinde de birlikte ve beraberce hiç bir akıl fikir sevgi saygı anlayış kabul emek merak ilgi samimiyet değer sorumluluk paylaşımı olmayan yalnız ayrı gayrı hariç soğuk uzak ve yalınsaklığa tutsak bir arada yaşayan; her şeyin en iyisi en seçkini en gözdesi en bulunmaz ve erişilmezi tek başına kendine istiflenen; başkasına da her türlü açlığı sefilliği yokluğu ölümü zulumu reva gören ve sonradan bulma görme varoş kökenlilerin de sınıf atlayarak buradaki bataklığa katılıp bütün sosyetik kokuşmuş çürümüşlüğü benzeştikleri sosyolojik travma ve mezarlaşma potporisidir.
Çıkar ganimet rant ve yağma yoluyla mülk servet ve sürsaltanat sahibi olduklarını ezik düşük değersiz kenar gördükleri sayesinde elde ettikleri seçkinler imtiyazlılığının kozmik ve korunaklı alanları dışındakilere hiç bir gözlem deneyim kazanım ve kolaylaştırıcılığı paylaşmayan; Boğaziçi seçkinlerinin ülke genelinde benzer seçkinler semti aynısıyla bütüne yaygınlaştırılmış; ve adaleti vicdanı bozuk soygun sömürüye dayalı dünyanın her yerinde kendine özel toplumüstü sorgusuz sualsiz her hakka konfora servete güce ve güvenceye sahip insanlık dışı ilişkilerin morg ve kendine pirivat mumya galerisidir bu ışıltılı ve çorak kukla vitrini.
Zenginliği istifleme ve depolama takıntısı olmayan paylaşım çeşitliliği bol dünyada daima karşı yakası çıkış yolları ve çareleri vardır hayatın. Fakat her türlü sapkınlık güdümüyle ilgiden meraktan bilgiden sanattan iletişimden ve ortak değerlerden yozunmuş bencil bağnaz ceset sultasında tek seslilşk tek tiplilik tek buyruklukuk tek düzelşk tek taraflılık çölleşmesi ve kısır döngüsü hamdir.
Çünkü kılıf kalıp mekan iklim mesken kostüm cila süs şekil biçim tarz makam değişikliğiyle ulaşılıp erişilecek olgu değildir özgün kimlik değeri ve öz geçmişe dayalı yaşam kültür akıl fikir sanat anlayış inanış gerçekliği. Bu yüzden sırf arka plan iğretisi ve sansınlar desinlere maske aksesuarı olsun nitelikli ısmarlanmışlığı veya özenilmişliği kandıran soyut ve sahteliğe iz düşürüp poz kesmeler, tüketim çılgının dayatıp kurumsallaştırdığı zorakiliğin icabı ve onaylatma rolü gereğine herkesi figüran her şeyi sahnelenmiş tezgah ve her yeri stüdyo ofisi olarak algılar kavrar ve yaşar.
Çünkü takıntılarının kölesi içgüdüsel dürtü bağımlılıklarını değiştirip düzeltmedikçe kamçılayan takıntı bağımlılıklarını yerine getirme pahasına insan hem kendi acı çeker hem de birlikte yaşamın bütün sağlıklı ilişki ağlarını çıkışı çaresi olmayan karanlık yitik ve şizofrenik tünelde bozar usandırır yıpratır dağıtır ve hep aynı yalam ortaklıpıns iştah karartan kısır döngüde sürdürülemez hale getirerek sürmüşlük enkazına yıkar. Kendine özel, başkalarının yoksul yitik yalnız kovulmuş tepkisiz ve çaresizliği ganimetine faydacı çıkarcı ve asalak, dayattığı beklenti karşılığını bulup görmekten başka hiç bir ilgi anlayış kabul ve inanışı olmayan ve menfaat karşılığını buldukça daha da fazlasına azıp kuduran tatmin olmanın dışında hiç bir şeye değer verip önemsemeyenlerin doyumsuz vicdansız ve kanaatsizliğin sapkın çelişkiler sosyetik yobaz yumağına çöküp üşüştüğü haramilik sultasıdır bu çullanmış çöreklenmiş insanlık enkazı.
Çelişkilerin makas aralığı kapanmaz evrak dostasında günü aynı dünyada tamamlayan yoksul ve varsıl arasındaki buluşmayan yerin mutsuz yitik kayıp arayışlarla hiç bir yere varamamışlıkta kalan suçluluk duygusudur içini karanlık ve hiçlik örgüsüyle kaplayana kalan yük ve vebal.
Çünkü aşktır arayıp da zor bulunan. Aşk ise herkesi kamaştırıcı tasarımlarla markalı müşteri kılığında dekorlayan barlar diskolar kahveler çarşılar fuarlar vitrinler mağazalar oteller daireler salonlar butikler turlar geziler sahiller kıyılar köşeler podyumlar mekanlar sergiler sokaklarda yok artık, Aşk ki, hecesi kitabı sevgi alfabesiyle özgün insanlığını keşfederek herkesi kendi değerinde görüp bilen davranış ve yaşayış duygusuyla buluşana sadık ve bağlı ; adalet sorumluluk ve paylaşma duygusu yüksek olanlara tutkun; hem sevgili, hem bir bütün, hem de özdeştir.
Nedir ki..
Doğal yaşamı KAZZIKLAYAN ileri düzeyli kalpazanlık gibi , mal mülk cevher servet gibi her ışıltılı metalleşme saplantısında değerden düşen insanlık da, öz varlığını kullanmadıkça doğal yaşamını yitirmiş paslanmış çürümüş yozlaşmış ve telef olmuş diller yollar özgürlükler bilinçler anlayışlar kazanımlar alışkanlıklar ilişkiler itibarlar öğretiler birikimler inançlar bellekler dağarcıklar bilgiler yöntemler beceriler ve kültürler gibiydi. Insanların can , hayat, iletişim, kültür ve yaşam ana damarlarına sokulup sinerek, dolaşımdaki sosyal siyasal ekonomik yığılmalara yozlaştırıcı yıkıcı öldürücü ve çölleştirici her türlü soygun soygun talan ve keyfiyet içgüdülerini doyurup tatmin etmeye menfaatçiliği çıkarcılığı ilkesizliği zorbalığı acımasızlığı haksızlığı hukuksuzluğu şiddeti sahtekarlığı onursuzluğu vicdansızlığı ve kişiliksizliği tüketim piyasasına dayatarak bütün kokuşmuş yozlaşmış çürümüşlükleri sıradanlaştıran ülke toplum devlet ve insanlık değerleri yapay zeka ruhsuzluğuna özelleştirildi. Çünkü senin iyiyi adaleti hakkı hukuku saygıyı sevgiyi kültürü edebiyatı sanatı aşkı güzeli doğruyu doğayı hayvanı börtü böceği sonsuz sınırsız insanı ve evrensel zenginliği dileyen savunan takip ve talep eden yaşam şavaşçalığın öldükçe azalan ve azaldıkça eksilirken, kötülüğün tohumunu ekip biçen korsan yağmacıları ve piyasa borsacıları her damardan fışkıran kanser hücreleri ve yıkım yağma cellatları olarak artıp çoğaldıkları tüketim çılgınlığı hızından YAPAY ZEKA hortlaklığına insanlığı rezil maskara ve murdar etti.
Fiziği cilası şekli ihtişamı ve kostümü düzgün ağızlar sergiler kalemler ve dillerden yazmak göstermek sunmak ve konuşmak biçimsele önem veren paylaşımın içeriği ve maksadı ne olursa olsun bakmaksızın değerli saygın olumlu ve anlam taşıyan bildirimlerde asla bulunmaz. Bu yönüyle mezar görünümü hareketsiz ihtişamlı ölüdür . Veya kokuşmuş çürümüşlüklerde çırpınan ölü .Düzgün yazıp konuşarak diksiyon ve imla hatasızı olduğu sebebiyle ağzı dili havalı dumanlı laflarla hiç kimseye hiç bir şey ifade etmeyen kuruntu ve kuruntu çöplüğü külliyatına dönüşmüş bu günkü somut gerçeklikte iletişimini inancını mutluluğunu iradesini özgürlüğünü umudunu toplumunu cesaretini üretkenliğini algısını sorgulamasını duyarlılığını paylaşımını ilgisini insanlığını dünyasını özünü ve düşünebilme yeteneğini yitirmiş batırmış ima imaj sembol imge ve maske kölesi sığ soyut dolaşım gibi ölüdür.
Bu da herkes kendi çıkarı gereğine madur, ama kendi yüzleşmesine hep bir başkası sorumlu ve suçlu peşin hükümlülüğünü ve yaklaşım biçimini kodlar.
Basit samimi ve doğal yaşamayı zorlaştıran mutluluk yerine sorun sıkıntı geçimsizlik hayata tutunma ve gelecek kaygısı getiren ve her gün sayısız sahte güvensiz kişilik değişimleriyle iler tutarlılığı olmayan ziynet cevher lüks emlak para konfor moda maske eşyalaşmalarına kendini takas ederek oraya erişmede her yolu gerekli ve mübah gören çılgın tüketim hapisliğinde özendiğinden kendini yönlendiren duyan var sayan kabul gören değerli sayan ve yönetenlerin lütfeden rica minnetlere özleşmeyi köleleşerek özgün karakterde kendilerine ait gerçeklik hikayesi, varlık etkinliği, özgür iradesi ve adil kararlılık bildiren duygu düşüncesi ve saygınlığı yoktur. Özentinin de yoksunluk değersizlik kişiliksizlik eziklik sürekli yenisine muhtaçlık dürtüsünü kamçıladığı soygun sömürü piyasasında varılabilecek nihai yeri, tatmini, mutlu memnun sonucu yoktur. Hallettim kendimden kurtuldum vitrin şahanesine vardım yetiştim sandığında bütün duyarlılık insanlık ve duyumlarını yitirmiş harabelerde kendini ölü bulduğun cesedine kavuşmuşsun demektir.
Çünkü alfabeyi söktükten hemen sonra taaa ilkokul ikinci sınıftan itibaren türü ne olursa olsun yazılmış olan her okuma parçasına bundan ne anladınız sorusunun karşılığı ANAFİKİR başlığı, yorulan ve güdülen amaç maksat niyet bildiri bağlantı duyuru veya paylaşımın çok yönlü içeriğiyle ilgilidir. Kimseye hiç bir şey ifade etmemeyi susan konuşmayan durgun sönük veya ağzı dolu veryansın bağırtı, zamanla kronikleşen insana toplum hapsederliğiyle kimsenin kimseyi ilgilendirmediği ve bütün ızulmuşluklara seyirci kalarak vazgeçmişlik tortularıyla çöküşğn piyasa figüranı ve esiri olmaya her olan biteni doğal karşılayan sağır dilsiz kifayetsiz rezil rüsva çileleş tutarsız sinik tükenmiş bağımlı insansılık ve toplumsuzluk sarmal dolaşımı salaklaşır.
Çünkü kökeni algısı geçmişi alışkanlığı inancı göreneği ve iletişim dolaşımı bağımlı olduğu yoksunluk eziklik tükenmişlik ve köleliklerden gelenlerin saplantı düğümlerini bilimselliğe adalete çağdaşlığa ve özgürlüğe dayanarak görgüsüzlük gösteriş sahtelik ve cehaletten aşıp çözemedikleri sürece kutsadıkları bağımlılıklarını ilişkilendikleri her yere taşıyıp götürerek nufuz edip ele geçirdikleri her türlü ortak kazanım ve zenginleri kendi çıkar imtiyazına talan edip ülkeyi ve tüm toplumu kapsayan operasyonlarla herkesi ve her şeyi kimliksiz tutarsız liyakatsiz sorumsuz bağnaz bencil bozguncu tutucu gerici çağ dışı ve çıkar düşkünü kulluk köleliğe heveslisi buyuranın hacizi kendilerine benzetirler.
Ev dediğin bunalım gerilim çatışma azap beton bloklaşma izolasyon yuvası, şehir ülke dünya insanlık ve toplum dediğin kendi çıkar menfaat üstünlük ayrıcalıklılık samimiyetsiz güvensizliğin tek düzeliği tekrar eden kalıbı değişmez kuşku kahır endişe korku salnım hücresi ve zehir zıkkım zindan yeri olmuş bitmişken…gittiği bulaştığı takıldığı Yapıştığı ve ilişkilendiği her yere savrulmuşluğunun boşluğunu ve özüne yabancılaştığı eziklik duygusunu bastırarak peşinen tapınacak derecede hayranlık duymaya kendini kendinden çalıp kaçıran naklen içerik üretme başlığı altında imdat çığlığı nitelikli enkaz görseli kaybolmuşluk derinliği ve zavallılık sinyali göndermeye param parçalarını döküp boşaltıyor plastik cerrahiden karma bozma yapay zeka çağı insanı.
Hak hukuk adalet ayrıcalıklı muktedirlerin baskı aracı tekel ürünü olduğunda her şeyin radikalleştiği acımasızlık keşmekeşlik yağma soygun ve zorbalık keyfiyetiyle ilişkili ortada sergilenen göstermelik seçimler sahnesi, baştan sona kurulu dayatmaların serbest piyasası ve mutlak kazanç tezgahıdır. Ve herkes gittikçe bozulan bu yıkımdan payını alarak kötülükten nasip kovalama kanun kuralsızlığını yider güder. Böylesi çıkar rant ve menfaat güdümlü ihmal ve ihanetlerse umudu çaresi haktan hukuktan tükenmiş ihlalleri kurumsallaştırarak aykırılıkta çözüm arayışlı top yekün alt üst oluşları tetikler ve kaynaklık eder.
Yaşadıkça tecrübe edinip kazanacağı kim veya neyin ölümcül tehlike sınırı nedir veya güvenilebilirlik yaklaşımı ne kadardırların hayatta kalma savaşımı sırasında sesleri renkleri cisimleri maddeleri durgunlukları canlıları cansızları hareketleri hemcinsleri veya yabancıları doğuştan gelen koruyucu reflekslerle ama olası durumda hemen kaçıp sığınabilecekleri hep yuvaya yakın bir yerde alamak zıplamak odaklanmak gizlenmek sezmek ve zır durumların üstesinden gelmek becerisini alışkanlığını çevikliğini ve atikliğini geliştirirken oynayarak gelişimi sağlayan sosyal çevre ve ebeveynlerin öğreticiliği hayatidir.
Bundan yoksun büyüyen her canlı türü hiç bir deneyim ve gelişimini sağlamamış olarak ilkel aciz muhtaç korkak pörsük beceriksiz tuzağa çekenin avı olur. ( köstebeğin şahinin dalışından kıl payı kurtulan manyak eceline mi susadın sen siniriyle yavrusunu ısırarak hayat dersi verişi gibi) eleştirel sorgulamaya açık olmayan arızalı kendilerini bildikleri halde herkese eksiksiz kusursuz mükemmel ve her konuda sürekli haklı olduğunu dayatan içe ve dışa kapalı herkesi kendi dengesiz uçuk kaçıklıklarına şartlandıran hücre yaşamlarında sabırı takati dayanılmaz herkesi darma dağın ederler ve bozup berbat ettikleri hiç bir sağlıklı ilişkiyi kurup sürdüremezler.
Soyan sömürenin insafına kalmışların zoraki refleksi olan hayatta kalabilmek, tıkandığı kapalılığın önünü açmak, çürümüşlükten kapış kapış pay koparmak ve her türlü kaçak ve kayıt dışı kirlenmenin neresinde olduğuna bakmaksızın kendine yer bulmak için herkes her yola baş vurur.
Bütün bunlar toplamıyla ortada olup biten dönen dolanan Bop Tiyatrelinde:
Mehepe’ yi Hizbul Hüdaparı Akepe” yi ve Pekakaı yı kuran donatan kullanan ve yönetenler hepsini aynı Bop saflarında buluşup bütünleştirirken kara kutusunda yıkım istila savaş kıyamet tetikçiliği olan Trumh Nato buluşturmasında Anıt Kabşr’ e gitmeyerek Tom Barrak proje yazılımını ihbar etti ve açığa vurdu. Kılıçdaroğlu yedeği Özgür Özel ise tüm buraların proje ortağı ve kurulum iştirakçisi olarak yürürlüğe konmuş olan bitenlere yıkım ve talan süreçlerine figüran fırıldaklığı etmenin dışında net samimi gerçekçi inanılır ve anlaşılır hiç bir YENİ eylem ve söylemi yoktu. Sebep..?
Sahtelikleri soytarılıkları acımasızlıkları kendinden tiksinecek derecede en çirkef düşkün kokuşmuş çürümüşlükler ezikliğiyle alışmış kanıksamış olanların ortak değer bağlamında normalleri yoktur ve dünyanın her yerinden herkesi eritip yok eden piyasası serbest kişiliksiz onursuz başına buyruk ve kimliksizleştirme kotasında her türlü rezillik hukuksuzluk haksızlık bencillik bozgun kibir batak şiddet kötülük puştluk fırıldaklık fitnelik fesatlık kahpelik ve kepazelikleri normal sayar bilirler.
.. SOSYOLOJİK ÇÖKÜNTÜ POTPORiSİ … Mehepe’ yi Hizbul Hüdaparı Akepe” yi ve Pekakaı yı kuran donatan kullanan ve yönetenler hepsini aynı Bop saflarında buluşup bütünleştirirken kara kutusunda yıkım istila savaş kıyamet tetikçiliği olan Trumh Nato buluşturmasında Anıt Kabir’ e gitmeyerek Tom Barrak proje yazılımını ihbar etti ve açığa vurdu. Kılıçdaroğlu yedeği Özgür Özel ise tüm buraların proje ortağı ve kurulum iştirakçisi olarak yürürlüğe konmuş olan bitenlere yıkım ve talan süreçlerine figüran fırıldaklığı etmenin dışında net samimi gerçekçi inanılır ve anlaşılır hiç bir YENİ eylem ve söylemi yoktu. Sebep..? Paranın gücün soyanın sömürenin savaş silah iletisim gıda ajan piyon tetikci enerji katliam yagma yıkımlara kurulu ofis temsilcisi, siyaset -ticaret borsasının sabika ve banka sahibi Israil ..!
Israil, etrafinda özgür ve bagimsiz kedinden güclü büyük ulus ve üniter devlet istememe dayatmasi.
Etkileme kuşatma ve kapsam alanı ne olursa olsun, varlığına göz diktiği ve gözetim altına aldığı her türlü baskıyı tehdidi çevirmeyi zoru zorbalığı sefaleti korkuyu istikrarsızlığı sorun ve geri kalmışlık sarmalını bölen parçalayan ayrıştırmalar çatışmalar savaşlar ve sürekli gerilimlerle kalıcı kılan işgalci ve yayılmacı dayatmalar, kurdukları ölüm zulüm çarkıyla ülkelerin coğrafyaların ve toplulukların bütün toplumsal zenginliklerini çökertir yıkar kendi çıkarlarına uygun yağmalarlarken büyürler, yağmaladıkları yerlerse Bop Eşbaşkanlığı gibi aynı maksatların sür saltanat ortakları sayesinde küçülerek kurulumu ve tasarımı sağlayan küresel zorbalığın hükümranlık otoritesine tabi olurlar.
Nato buluşması ziyaretinde Türkiye’ ye gelip bağımsız üniter ulus devletimiz ve sevgili ülkemizin kutlu ve birleştirici ortak değeri olan Anıtkabire gitmeyerek kiminle ne amaç niyet ve maksatta olduğunu açıkça, bile bile ve göstere göstere Tom Barrak proğramlı Terörsüz Türkiye dolambaçın iz güzergahı üzerine olduğunu ortaya koyan ölüm zulüm savaş silah ive kıyamet tüccarı manyak Trumph, Çin’le bağladığı ganimet anlaşması yanısırasına, İran’ la sürdürdüğü proğramlı istikrarsızlık gerilim savaş ve her an çatışma dayatmasıyla dünyanın bağımlı olduğu ve sadece pompaya değil hayatın bütün can damarlarına katlayarak yansıyıp mecburen boyun eğdiği ve tükettiği petro kimya artışı sayesinde belirsizlik istikrarsızlık üzerinden trilyonlar kazanan Dolar, hızına yetişilmeyen çıkışla yükselmekte, siyasi ekonomik kültürel zenginliği soyulup yağmalananlarsa bölük pörçük olup artan bağımlılıklarıyla aynı hızla küçülmekte.
Cevapsız kalan soruların bilinmezleri içinde sır olarak saklayan meraklar armağanlar ve müjdeler çeşitliliğidir henüz yaşanılmamış günlüğü ve gözlemleriyle yarın. Makamına erişip deneyimledikçe de çıkarımlarından süzümlenenlerle elde edilen bilgi beceri akıl yol fikir alışkanlık toplam iradesidir insan anlayış inanış görüş belleği bilininci.
Eğer insan yaşam insan gündem toplum ilişki ve dünya gerçekliğinden kopuk kendi içine kapanıklığın kof hayal mahsülcülüğünü ve saplantı sanrılarını yorar fışkırırsa durmak yetinmek bilmeyen gerçek dışı platonik aşk bulantılarını, mutsuzluk acılarını, lanet kibir kahır sitemlerini veya ilgisiz alakasız soyut imgeleşme ve abartılı kurmaca yığıntılarını kusar köpürür. Yıkılan bozulan ve yerine getirilmesi kolay kolay mümkün olmayan hak hukuk vicdan eğitim doğa sanat siyaset ilim güven saygı samimiyet insan kültür iletişim ve toplum faciasını görmezden gelir veya görse bile her şeyin piyasa icabı ve doğası gereği normalleştiren kanıksama algısıyla umursamayarak gerekli ve sıradan sayar. Başı bozuklukluğun veya keyfi başına buyrukluğun dayattığı ve donattığı hayat , toplumsal riayeti ve liyakati olmayan kişiyi kendi bildiğine serbest bütün yolları tokalı felç ölümlülüğün kavga nizah kargaşasıdır.
Adam veya kadın kanunu bozar, rüşvet yer, haksızlık eder, hukuku çiğner, sadistlik peşi kovalar, tecavüz ve suç işler, zorbalığanı dayatır, şiddete yönelir, baskı uygular, sapkınlık eder, dolandırır, kandırır, cinayet müptelasıdır, kötülüğü kışkırtır, ara bozar, fitne fesat kundaklar, bozgunculuğu meziyet beller, surayı bozar, daima öncelik çıkar ve imtiyaz gözetir, ahlaksızlığı leresizliği umursamaz, her yanlışını doğru bilinmesini ister, tuzak kurar, dümen vurgun soygun hile talan saldırı eziyet….dörtlüleri yaktığı yerde hayata nefes aldırmayan belasını bırakır ve buna hakkı olduğuna hır dalaşır kan gövdeyi götüren çullanmalardan ne pahasına olursa olsun üstün çıkmanın düşmanlığını ve kinini güderek düzensizlik -toplumsuzluk üzerine düzen kurulumunun yerleşik hale gelmesine sebep olur. Herkesin kimseyle ortak hak hukuk değer kanun dil kültür akıl birikim kaygı saygı ilişki yaşam güven sorumluluk hassasiyet aidiyet ahlak düzen dolaşım uyumu ve bütünlüğü olmadığı ve gözetmediği ‘ sen de kaçan fırsatı kollayaydın uyanık olaydın be adam ‘ gibi birbirine nispetçi yarışçı hileci baskın madikçi zorba acımasız sahtekar dalavereci dolandırıcı kuşkunun korkunun kabusun tükenişin karamsarlığın endişenin gericiliğin rüşvetin talanın kibirliliğin ahlaksızlığın yağmanın kargaşanın bozulmuşluğun sosyal çürümenin istikrarsızlığın ve toplumsal çöküşün meşru kabul ve masum görüldüğü itaatsizlik ağını örer.
Irmağın durmaksızın akışı sırasında her damla kendi anlam değer canlılık katkı ve yükünü taşıyarak yol boyu surasında kimi ağaçları kimi sazlıkları kimi çayırlıkları kimi bahçeleri kimi bağları kimi gölleri kimi şehirleri kimi denizleri kimi barajları kimi kanalları kimi ekin ve bostanlıkları besleyip büyüterken kendine özgün eşsiz benzersiz hikayelerin yapmacıksız ve gerçek anlamda aynı yaşam yolu hiç değişmeksizin kendi tanığı olurlar. Fakat sırf başkasına nispet ve gösteriş yarışına kapılmışlığın üstün seçkin ve baskın geleni olmak için piyasa kataloğu tür ve türevi olarak değişkenlik çeşidi avı peşinde yozunmuş çürümüş insansa, her ne kadar aksesuar kılıf kalıp mekan kostüm eşya dekor değişim dönüşüm zik zakkarında hiç durmadan oynaklık ederek sürekli yeni av peşinde ( herkese mavi boncuk dağıtarak ilgi telaş takıntı ve ihtişam toplama derdine düşerse ) koşarsa o kadar sahteleşmiş değer kaybetmiş erozyona uğramış işlevden ve içerikten bozulmuş demektir.
Hayata dünyaya kendine basacak ve duracak huzur rahat gün yüzü göstermemek için bunalmış tıkanmış ve kovulmuşluğun takibi mümkün olmayan kendini kovalamaya hiç bilinmedik veya başkasıyla yarışan imrenti açlığını karşılama çeşitliliği yetiştirmek için çırpınıp debelenmektedir … artık işlevi niteliği ve değeri tükenmiş süs ve gösteriş kölesi insanlık.
Malum…
Güç ihtiras bencillik bağnazlık yarışında doğan çürüme ve çöküntü, bütün birlikte yaşamanın amaç değer kaygı aidiyet ve yükümlülüklerini yıkıp yok ederek ; veya hiç bir ortak yaşam sevinci bırakmayarak kesin kararına varılan ayrışmayı ayakta tutan kin nefret düşmanlaşma gözü dönmüşlüğünü ve senin benimciliğini ( kabus travma felaket uyuşmazlık anlaşmazlık kopuş çöküş kavga gürültü bunalım gerilim çürüme yozlaşma ayrışma ve çatışma ilişkisizlik birlikteliğini değişe dönüşe tüketmeye ) .. bağlar.
Ortak paydaşlıkları baskılanmış boğulmuş bunalmış aşağılanmış ve hiçe sayılmış sorunlu şiddetli gerilimli geçimsizliklerin hızlı tüketim ve sınırsız sömürü bağımlılığı tıkanıklıklarından planlı proğramlı kölelikten kaçışlarının doluştuğu yapay yapmacık ve gösterişli mekanlarda kabul onay ve beğeni odaklı duygularını okşayan tatmin olma züğürt tesellisidir
Burda az gidersin uz gidersin yaz gidersin güz gidersin peşine takılan önüne düşen ve uzayıp kısalan gölgelerin bile sana söylemez aklın ağırlığıyla aşkın bedeninin aynısını giyeni ve taşıyanı olmadıktan sonra kış bahar üçüncü bahar yedinci iklimin hiç bir farkı olmaksızın her dönemeçte ben bu zamana kadar buraya nasıl dayandım ve katlandım ve sadece akşamdan akşama hortumla bahçe suvarıp sahilde güneşi öbür tarafa savuşturup yollamanın ötesinde ve kısır döngüsüne kaybolarak herkesin hiç kimse olmadığını… akşamın yokuşu asma köprüler gemilerden boşalan rıhtımlar ve sokak lambaları dahi kimseye söylemez.
Tıklım tıklım kalabalıkların gün telaşesi değirmeninde ezip ufaladığı yalnızlık hücreleridir bu yüzden kimden gelirse gelsin katıksız onay takdir beğeni ve övgüler burdaki yoksulluğun yorgunluk nafakası ve esir alan tesellisidir. Bu kurak çölleşme ise insanı kendi olmayan kamuflajlarda beğenilmeye ahmaklaştırarak dürtü bağımlılığını kandırma ve takıntılarının doyumu için tatmin olma tipini çılgın tüketim piyasası ihtiyacına göre özenle markalayıp modelliyor.
Çünkü özgün kişiliği kavramı anlamı değeri varlığı olmayanın aşk ve sevgi gibi yüklenip taşıyabilecekleri yaşam ortaklığı da yoktur. Saygın kişiliği olmayansa insanlığını kendine bile kabul ettiremediği huzursuz yetersiz eksik dışlanmış yoksun muhtaç aciz ezik çaresiz dengesiz zavallı ve açlık duygusuyla kamçılanarak yoksunluğunu tamamlayan değer kattığına inandığı doğallığını yitirmiş sanal sahte şatafatlı gösterişli değişme ve başkalaşma dürtülerinin proğramlanmış tasarımlılığın SIRADIŞI kulu kölesi olmaya eğilir ve yönelir . Seçici olmak, özgür iradesi deneyimli katkısı birikimli donanımı etkin sorgulaması ve liyakatli becerisi olmaksızın ışıltılı şatafat sahteliğinde gösterişli yer kapmak için her yolu mübah sayan kamuflaj maskarasıyla ve sürü bağışıklığının akıntısına kapılmakla olup bitecek kişilikli ve saygınlığın adresi değildir.
Tam tersi aklın fikrin vicdanın emeğin yorup kazandığı değerlerle sakin dingin güvenli onurlu bilgili kültürlü sağlıklı huzurlu mutlu özgür topluma doğaya ve insanlığa duyarlı kendine özgün sevgi bağlamıyla özdeşleşen ve sorgulayarak erişilen çıkarım farklılığını ve farkındalığın gayretini gütmekle ilgilidir seçerek yaşama arzusu ve isteğinin temel dayanağı. Karamsar kötümser çekimser yılgın bunak kuşkulu endişeli umudunu gayretini inancını ve yaşama sevincini terk etmiş bunalım ve kriz müptelası kişiliksizlikler sorunlara ilişkili ve güdümlü yaşarlar ve her ortadan kalkan tıkanıklığın giderilmesine asla anlayış meyil ilgi ve yakınlık göstermezler çünkü varlık sebepleri polemiklere çelişkilere derlere acılara azaplatıra gericiliklere hurafelere ve toplumsal eşitsizliklere bağlıdır.
Çünkü çare huzur umut ve ortak mutluluğa dair hiç bir gelişim olgunluk yeterlilik donanım deneyim güven kabul özgüven ve birikimleri yoktur. Bu yüzden de bütün günü olumsuzlukları üretip artıran çatışmaları gerilimleri nefretleri sapkınlıkları bunalımları bozgunları yıkımları kahırları şikayetleri bozulmaları gayretsiz tepkisiz yakınmakları körükler ve kovalarlar.
Her hakkını aratana sindirme şiddeti sallayıp zindanı boylatarak muhalifsizliği zorbalığı ve keyfiyeti dayatan; toplumsal damarları çürümüş, ilişki ağları tıkanmış, akla fikre edebiyata sanata kültüre vicdana ahlaka özgürlüğe mutluluğa sevgiye saygıya söze onura duyarlılığa eğitime spora sağlığa umuda güvene dağlığa gıdaya barınmaya beslenmeye bilince sorgulamaya yaşama hakkına ve insanlığa çöküp kayyım atayan yargı; sömürü çarkına hakim olanlarca can damarı tıkanmış sosyal kokuşmuşluğun korku ve baskıya dayalı toplu sindirme ve ayrıcalıklı seçkinler sultasını koruyan toplumsal suikast aracı olarak kullanılmakta.
Muhalifsiz seçimlerin ( muhalefetin de ne zaman nasıl işlevsizliğe şekillenmesi gerektiğini muktedir olanların belirlediği ) toplumu makaraya sarmanın dışında hiç bir anlam ifade etmediği sürekli irin iltihap ve sorun biriktiren bu hastalıklı topyekün alt üst oluş hali ise günün bitiminde kaçınılmaz bir şekilde yoğunlaşan zorbalık sultasını taşıyamayarak hayatta kalabilmenin düzen dışı radikal patlamalarına ve yıkıcı tepkilerine yol açar. Çünkü kokuşmuş çürümüşlük bağımlılıkları güdümlü dürtülere odaklı açlık ve muhtaçlığı artırıp çoğaltırken, akıl vicdan kültür saygı sevgiyi paylaşan birlikte yaşama inancı ve kaygısı cesaret özgürlük merak araştırma sorgulama keşif deneyim ve beceri yüreklilik ve emek gerektirir.
Her şeye vardan yoktan gerekçe uydurup kulp takma bahaneler uydurma ve kendi varlığını kızağa çekme yahut cürümün gizli öznesi yapma sorumsuzluğuyla hep başkasına yıkma ve suçlama sabit kalıp refleksi bu kaypaklığın tipik karakteristik özelliğidir. Tek düzelikte yorulmuş yıpranmışlıkların enkaz birikintisi vardır ve dümdüz hareketsiz ve kımıltısız oradaki kurak boşluk herseyi emer ve yutar. Ses seda eylem ve karşı eylem yaşam canlılığını doğuran etkinlikleri yaratır. Bu etkinliklerse sabit ve standart olmayan inişli yokuşluluğun sürükleyici etkin cazibesi ve hayati önemseki çeşitliliğe boyut kazandırıp yön veren eylemsel katılımcılıkla mümkündür.
Sınırsız ve doyumsuz güzelliklerin kaynağı doğadır. Doğa ise ruhuna aklına hayaline duygusuna düşüncedine fikrine özlemine özgürlüğüne arzusuna ve bedenine çelenk kelepçesi yahut duvarlaştıran ayrıştırma düzenekleri vurulamayacak insanla özdeştir. Sınırsız sorumsuz edinme ve sahiplenme duygusu insanı önce kendine hapseder sonra da hapsolduğu düşkünlüğünün sadist hastalıklı sapkın bunak doyumsuz tatminsiz tamahkarlığıyla ilişip bulaştığı her şeyi bağımlılık dürtüsünü doyurmaya hapseder, durmaksızın çitler tel örgüler ve duvarlarla her yeri birbirinden ayırıp bölerek dünyayı tanınmayacak hale talan ve işgal ettiği yıkımlar ( sınırlar kafesler ve parsellerle) örer bozar ve donatır dağa taşa denize ve ormana.
Çok çeşitliliğin İlişkisi bağı kaynağı dengesi amacı nedeni düzeni yolu yordamı sonucu ve zaman akıntısı ırmağıdır hayat.
Bu yüzden de her ne kadar boyalı süslü akıl çelici yahut göz kamaştırıcı olursa olsun, zamanla bıkkınlık veren sahnesi sürekli aynı kof basmakalıplarda tekrarlara rutinleşmiş değişkenlikler tatiller dekorlar kostümler bile insanı kuşatıp hapseden boğulmuşluk hissi uyandırarak itici monoton donuk kuşatılmış bunaltıcı boğucu bezdirici yorucu ve can sıkıcı gelir.
İnsanın gerçek evi, aklının fikrinin yol ve yön gösterdiği arayışlar içinde geçen zaman zuhurdur sürecidir. Çünkü bu süreç içinde döner dolanır hayat. İnsan, ışığa yola dağa denize başka insanlara ve başka hayatlara böylece rastlar farkeder tanışır. Tercih veya reddetme becerisini burada kazanır.
Herkese benzeyen; ama bir ortak ilgisi bağı kaygısı sorumluluğu paylaşımı sevinci sanatı edebiyatı olmayan baskılandığı dayatılanı tüketmekle mahkum yoz kültür kokuşmuş çürümüşlüğünün hazır tüketicisi tezgahına düşmüş iradesiz tepkisiz ve liyakatsiz bağımlılıklarının kölesi bu kısır ve kurak döngü sarmalını kurgulayan arka plan düzenek sahipleri, okulları meydanları trafikleri şehirleri tatilleri çarşıları mekanları tesisleri vitrinleri binaları reklamları modaları salonları şekilleri tarzları imajları maskeleri magazinleri dekorları kostümleri ulaşım ve iletişim araçlarını yani hayatın bütün ağan dönen her şeyini avladıkları insanlığın başka seçeneği asla mümkün olmayan bu lüks savurganlık ve gösteriş kuşatılmışlık ağına göre örer kurar ve donatırlar.
Şikayet karamsarlık muğlaklık belirsizlik kuşku ve kötümserlik, hem yaşam biçimi hem de kimlik karakteri olanların sürekli ve durmaksızın değişikliğe muhtaç oldukları sebebiyle her gittikleri veya iliştikleri yer ve yapay nedende teselli olma muhtaçlığını doyurmaya dönük kendine yetişemediği kıskacın pahası eziyeti zahmeti ve yükü neye mal olursa olsun üşenmeden gösteriş bildirim ve paylaşımlarda bulunması içindir.
Faturasına yetişilmez hızlı sınırsız savurgan sürekli ihtiyaç ve bağımlılık artıran çılgın tüketim karmaşası tutsaklığında birbirini yoran üzen ezen ve zıtlaşarak yaşayan her türlü birlikteliği ayrılık ve kopuş tezgahına düşürüp hasmani çullanışlarla beraber fakat ortak sevince dair hiç bir anlam değer amaç gayret çaba emek yakınlık duygu düşünce sorumluluk ilgi aidiyet artırım harcamasında bulunmayı gereksizlik yükü olarak görerek korkunç bir yabancılaşma cinnetinde ayrı gayrı ve her türlü yakınlaşmayı herkesin diğerinden eksik ve geride kaldığı varsayımlı kendi takıntı sarmalında ötekini suç günah yasaklı kaçak fazlalık ve sürgün saydığı içler acısı kokuşmuş çürümüşlük izolasyonunda sonsuz bir cinnet ve zindan kuyusudur, artık idaresizliği idare bilen piyasa kölesi kuru kalabalıkların gezi turları tatil furyaları değişkenlik dekorları imrendirme kostümleri kışkırtma alışkanlıkları ve herkesin gittiği yeri görmeye can atan ve gitmediğini sandığı yerden kendine özel erişimsiz ve değerlilik gösterişleri silkeleyip savurduğu yapay ve yapmacık sanal dünya kozmopolitiği.
Haset fesat kin nefret kayıtsızlık karamsarlık çekememezlik görgüsüzlük böbürlenme şatafat nispet yarış üste çıkma ve herkesin erişimsiz gözdesi olma gibi yoz ve popüler kültürün bütün virüslerinin taşıyıcısı kuklası olarak kendi özgün kişiliğine ait hiç bir özgür iradesi aklı fikri birikimi tepkisi duyarlılığı olmayan sürekli çeşitlilik ve farklılık yaratma bağımlılıklarını doyurup tatmin olma ihtiyacı kendi seçimlerinin bir tercihi değil, herkesin gösterişte ve görgüsüzlükte birbirinden geri kalmama dürtüsünü ve düzenek kurgusunu körükleyerek idare ve sevk edenlerin çılgın tüketim muhtaçlığını dayatan hükümranlığın soygun sömürü çarkından beslenen ayrıcalık sınıf zümre ve imtiyaz sahipleridir.
… YORUMSUZ KARiKATÜRÜZE 2 ( veya alayina siir derken ) … Bir kişiden, yani tek başına kendimizden yola çıkışlı ikinci kişi dahi olsa, sözel yazınsal veya görsel her sunum, yüklendiği içeriğiyle ve iletişimiyle topluma ulaşmayı hedefleyen SOSYAL PAYLAŞIM karakterindedir. Yani paylaşılan içerik, iletişim topluma ulaşma ve etkileme gibi asal amacı vardır. Durum böyle olunca da değerler ve dolaşımın breyi olan her kişi, paylaşımdan etkilendiği oranda açık yorumlu eleştirel bakış inceleme sorgulama hakkına sahiptir. Paylaşımı sunansa burası bana özel yek başına buyruk şahsi malım yaklaşımlı kayıtsızlık lüksüne sahip değildir, içerik bağlamında yapıcı veya yıkıcı kime ne taşıyıp ilettiği kadar sorumluluğu yüzleşmesi ve bağlılığı vardır. Niye mi…?
Çünkü ağzından dumanlı zehirler toksinler kirler salgınlar ve bulaşlar tüküren veya üfürenlerin ortak yaşam alanlarına verdiği zarar, yıkımları yerleşik düzen hal aldıktan sonra farkedildi ve ölümcül etkisinin farkına varıldı. Toplum yaşantımızda sosyolojik yapılanmayı , ortak değer kültür ve kimlik bilincini, huzurlu güvenli ve sağlıklı iletişim paylaşım döngüsünü aynı etkinlikte yapıcı veya yıkıcı etkisi vardır kültür sanat edebiyat külliyatlı yazı görsel veya konuşma dilimizin.
Alışkanlık davranış duruş inanış ve bağımlılık nöronlarını bilinç altı çalışması nitelikli dolgu ve yerleştirme operasyonculuğunun aksam parçacığı olan ‘ herkesin doğrusu kendine’ formatındaki sergi paylaşım veya sunumun, hiç bir ortak itibar ve duyarlılığı olmayan ama herkesi kendi bildiğine çevrimlediği ve ayrı gayrılığını dayattığı müstakil yolu, özel talep ve istekleri, trafiği, kuralsızlığı, başına buyrukluğu, duruma göre değişen hükmü, yaptırımı, inancı, sorumsuzluğu, ve yanlışı doğru bilen ve yaşayan sınırsız serbestliği vardır.
Ayni gönül bagliligin varligindan sonsuz sevincleri sevgileri coskulari hasretleri ve bereketi bitmeyen siginagi saglam mutluluklari kucaklayip sevisen ASK kiblesindeyiz sevgilim sultanim. Seni bana, bizi bize verene bin sükür. Kucaklayip öpüyorum simsicacik her bir zerrelerinden.
Bu sebepten;
Koltuk numarası bileti kesilmişliğe kenar köşe edilip oturtulmuş, durmaksızın sabit konumluluğun biçimsel eksik gedik kusur kambur çukur veya fazlalıklarını dikizleyen aklı fikriyle, baktığı gördüğü duyduğu yahut okuduğu her ne ise sadece ordaki varlığı samimiyetsiz hazır kalıplılığın peşin övgüye dayalı döşeli suskunluk seyircisi olmaya veya yüksek gürültülü tezahürat fanatiği modeline kalıplaşmışlık, paylaşım değeri sıfır olan standart kokuşmuş ve çürümüşlüğü doğurur üretir. Çünkü paylaşmanın saygın ve sağlıklı verisi veya göstergesi, yorulan emeği sunanla emeğe taşıdığı içerik ve amaç paydasında tanıklık eden yahut faydalanan arasındaki eleştiren sorgulayan tartışan irdeleyen katılan karşı çıkan öven veya yeren karşılıklı iletişim samimiyetidir ortak paylaşımın adı ve adresi . Etki tepkiyi doğurur bakın bu da kesinliği olan sosyolojik olgudur. Her gün birbirini etkileyen birbirini kapsayan birbirini kuşatan birbirini özgür iradesi olmamaya hapseden ve birbirinden etkilenen kurguların soyut hücre rahminde aynı acı kahır korku lanet acımasızlık veryansın figan bağımlılık muhtaçlık terkedilmişlik zavallılık eziklik acizlik yalvar yakar kör kötürüm ve çilekeşlik feryatları çığnayıp tepişen depodan , saygın edebiyat ve toplum asla doğmaz maalesef ve ürettiği sorunların hali diliyle boğuşarak onurlu değerlilikten uzak kronikleşmiş şiddetli geçimsizliğin karabasan tekrarlarla yaşar sosyal yıkım ve toplumsal sür savrum.
Topluma dönük yazdığı kurduğu resmettiği tasarımladığı veya ilişkilendiği halde, ‘ ben ettim yaptım herkesin en güzeli oldum toplum ‘ bağlantısızlığının nüveleri olan kendi kuraklığını karanlığını kederkeşliğini ezikliğini sevgisizliğini düşkünlüğünü umutsuzluğunu fanatikliğini dengesiz tutarsızlığını bağımlılığını kimliksizliğini zavallılık ve muhtaçlığını öne çıkarma sebebiyle, dışarda kalan kayıtsızlığın toptancı ve piyasacı anlayış deposunda üretilen her yanılgı ve yanlış, sindirdikçe toplum katında yayılarak kanıksanır alışılır özümsenir alışkanlık yapar sağlıklı ve saygın olan her şeyin yıkıntı boşluğuna konuşma ve yaşama biçiminde dolaşım ürünü olarak bireyselcilik ve bencillik köpürtmekten başkaca tanıyıp bilmemeye kurumsallaşır.
Bütün sosyal damarları çürümüş kopmuş, kıran kırana yılgınlığı yozlaşmayı tükenişi görgüsüzlüğü ve gericiliği işleyip köpürten ve kışkırtan bu asosyal travma, her şartta şahsına özel konforlu seçkinliğe kendinden başka hiç bir ortak paydaşlığı olmayan çıkarcılığın da algı sağlayıcı kaynağı ve kültür erozyonculuğunun temel yakıt malzemecisidir.
Herkes her gün kullandığı kelimeleri ve dili kendi keşfedip kendi kendi e öğretmediğine göre, tüm iletişim bağımızı donatan kaynak toplumdan gelenlerimizdir. Sınırsız zenginliği ve çeşitliliği olan Burada hangi duygu yahut düşünceyi nasıl harmanlayacağımız değil , somut gerçekliği olmayan şekilci yüzeysel sahteliklere ve sadece kahır keder boğan aşırılıklara kabızlaşmaya karşı gösterilmesi gereken duyarlılıktır esas olan. Çünkü bu ölü döngülü çukurda yıkımların ve felaketlerin müptela müşterisi olarak ne dil ne bilimsellik ne hayat ne kültür ne adil ve ortak değerler bütünlüğü ne insan ne toplum asla yaşama şansına sahip değildir.
Ve ayrıca sadece soyut duygusal çeşitliliği çok çalkantılardan ibaret olmayan insan ve toplum kaynaklı güzel sanatların; elbetteki edebiyat - şiirin de dayanıp güvendiği somut aklı fikri mantığı vicdanı özgürlüğü bilgisi deneyimi birikimi gözlemi ve kalbi vardır. Kabız ve kurak yapay taklitçilikte veya tek damarlı aşırılıklarda özgürlüğün aklın fikrin ve güzel sanatların kalbi dayanamaz çatlar ölür. Bu kör kütükten dolaşım ağı, cafcaflı poşet torbasına doluşmuş bireysel bencilliğin her adaletsiz eşitliksiz dayatma ve keyfiyetini haklı gerekli makul masum ve yerli yerinde gören kabullenmeyi ve sosyal salaklaşmayı aşılar ve örgütler.
Çünkü nasıl ne gibi emeklerden ve hangi hasattan yediğimiz içtiğimiz bedensel yapı taşlarımızı örüp donattığı veya öldürdüğü gibi, hangi kelime ve cümlelerle hayatımızı kurduğumuzsa hem bireysel benliğimizi hem de ortak toplumsal kimliğimizi yaşatır veya öldürür.
O yüzden de sadece sosyal ortamlarda değil, hayatın her alanında sunulan her paylaşım, tıpkı yapılan yorumlar gibi kişiye veya keyfiyete özel değil toplumun sağlık huzur eğitim vicdan adalet onur özgürlük özgüven aidiyet ve liyakat ekseninde iletişim kalitesini ve reflekslerini ne denli bozduğu veya değer artırdığıyla, yani kişi özelinden ayrı, toplumun sosyal yapısını ve yaşantısını etkilediğiyle ilgili alakalıdır.
Ve toplumda ara bozgun ve yara açıklığı kapanmayan ( inanç bitmiş güven bitmiş samimiyet bitmiş yakınlık bitmiş söz bitmiş sohbet bitmiş vicdan bitmiş saygı bitmiş liyakat bitmiş hukuk bitmiş hak bitmiş sevgi bitmiş onur bitmiş ilgi bitmiş ilişki bitmiş …) o bitmiş bu bitmiş tükenmişlikleriyle ortak yaşam değerlerimiz yanıp kavrulurken, kendi gölgesini büyüterek durmaksızın her şeyi daha da aciz yılgın kaçak çarpık çilekeş karamsarlık ve kötümserliklerle boyayıp bezeyen karabasanlığın sancı sızı vaazleri veren sinema sanat resim edebiyat ve şiir lakırdısı , her yozlaşma katkısını herkese göre makul mübah gören piyasa anlayışıyla insanlık adına zıkkım yutkunup can çekişiyor demektir paylaşılan her sergi ve sunum.
Toplumun iliğine kadar özünü sözünü ertip tüketmeye ‘ bütün dünya hayatınızı bırakın beni duyun, bana bakın perişanımı görün, alemler zavallısı sefilliğime acıyın……’ gibileri kronik söylemlerin hammaddesi kılan döngü, beylik tabirle de duygu sömürüsünün yaygın istismar ayağını proğramına yüklediği aydın ilerici çağdaş milli muhafazakar görünüşlü ve cümlesi yalnızlaşmış kalabalıkları hep beraberce aynı kafesten evrimleşip çark döner.… Bu yozlaşmışlık hariçlik hiçlik ve tükenmişlik çarkında kimse eğer ucu kendine dokunursa kendi çıkarından başkasını zerre miktarda samimi yaklaşımlarla düşünmüyor. Ve acıyı ezilmişliği kahrı gözyaşını hiç elden dilden düşürmeyerek, milli ve yerli görünüşü ilerici aydınmış gibi bağımlı yaşıyor.
Sosyal iletişim ilişkilerine etkin kaynaklık eden sinema da medya da şiir de edebiyat da etkileyen arızaları sorgulamadığı sürekli yapaylığa ve kangrenler arızasına sabitliliğin toplumu kodlayan ve mayalayan algı ve alışkanlık ilgisizi yatay geçişle, ekonomide sosyolojide siyasette eğitimde inançta dilde kültürde, kısacası hayatın hiç bir yerindeki olumsuzlukları sorgulamıyor ve olup biten bütün kahır - karabasan arızalı yozlaşma kokuşma ve kötülükleri her şeyin gerçeği kendine göreceliğin anlayış ve yaklaşımıyla kabullenip, çürüme bağımlısı herkes yıkım sarmalını tükettikçe daha çok sorun üretiyor, üretip tükettikçe daha çok cehalet kargaşa ilkellik bela zorbalık şiddet eğitimsizlik ayrılık duyarsızlık mutsuzluk istikrarsızlık haksızlık zorbalık hukuksuzluk itaatsizlik iletişimsizlik yılgınlık tükenmişlik gerilim ve geçimsizlik gibi sorunlar yığınağını tükeniyor..
Etkilendiği, ama sorgulamadığı yozlaşmanın tetikleyen temel sebeplerini ve doğurduğu sonuçlarını birbirleriyle ilişkilendirmekten yoksun kayıtsızlık, algıya yuvalanan yazının sözün ve görselin sirayet ettiği yoğunlukta kişiye kabulünü ve kalıcılığı sağlar.
Bireyi değerli kılan toplumla eşdeğerlilik itibarı, sosyal her alanda kalite huzur refah sağlık eğitim barınma kültür ekonomik güvenlik gelişmişlik ve standart çağdaşlık seviyesidir. Tüm bunları sağlayan şey de seviyeyi aşağılara düşürücü yozlaşmaya keyfiyete haksızlığa ve liyakatsizliğe karşı özgür bakış açısı ve ve sorgulayıcı tepkisel duruş veya eleştirel duyarlılık hassasiyetidir.
Sonra da hiç olumlayan müjdesi olmamaya güdümlü bağımlılıkta acıya gebe, çaresizliğe tutsak, saygı sevgisizliğe ören viran, yıkımlar ilgisizliğine dönüp ağlıyoruz, yanıp ağlıyoruz, felakete ağlıyoruz, sefalete ağlıyoruz, vara ağlıyoruz, yoğa ağlıyoruz ve sonuçta her acı sarmalından muhtaçlık kanatarak aglamak , cehaleti felaketi ve ölümü karakterleşmiş kimliğimize özdeşlikte kutsayarak yaşıyoruz.
Soyut olan bütün öz çıkarımların somut gerçeklikle ilgisi sebebi kökeni aidiyetliliği ve bağı vardır. Aynı ilişki ve kaynak bağıyla ruh ve duygusal yapımızın ilişkilendiği bedensel varlığımızla kopmaz ayrışmaz bütünlüğü vardır. Toplum birey ilişkisinde de bireylerin sağlık barınma beslenme korunma adalet eğitim istihdam iletişim gibi sayısız ve hayati ihtiyaç gereksinimlerinin ayrışmaz kopmaz bağlayan bütünlükte dengesini kaynağını düzenlemedini kanununu ve karşılığını toplum gerçekliği vardır.
Toplumsal dokuyu korumayı dikte etmek adına kişi özgürlük ve hakklarını kodlamak veya sansürlemek nasıl ki bireyi olmayan yığınlarca baskılanmış iradesiz ve ifadesiz kalabalıkları doğuracağı gibi, her kişinin doğrusu kendine göre haklılık yaklaşımı da herkesin kendine göre toplumu baskılayan kanunu dayatması yaptırımı uyumsuzluğu keyfiyeti olan itaatsiz sorumsuzluğu doğurur ve sosyal bütünlüğün sanat siyaset eğitim ulaşım inanç iletişim gibi soyut çıkarımlar bağlanında bireyin yaşam göstergesi, toplumsal dokuyla özseşletiği gelir dağılımı eşitsizliğini sıradanlaştıran ‘ kıskanma, çalış senin de olsun ‘ sözde kişi özgürlüğünü her şartta yücelten bilinç ve algı dolgulamasıyla adaletsizlik yolsuzluk talan vurgun soygun haramiliği normal masum sıradan sayılır. Tam bu can alıcı noktada hayata lanet kahır matem keder acı salaklaşma karabasan soğukluk uzaklık samimiyetsizli küskünlük kin nefret korku kutuplaşma bağnazlık ve bireysel bencillik saplantıları yükleyen yoz kültür külliyatı, tatlı kafa yapıcıları olarak piyasa beklentisini karşılamada magazin işlevi ve işlemi görmekte .
Kiminki kimden daha baskınsa, herkesin doğrusunun kendine göre olduğu bireysel, otokratik ve anarşik hiyerarşide, birbirine kuşkulu güvensiz saygısız sevgisiz kayıtsız acımasız kaçak kuşkulu fırsatçı yitik ezen soyan kendinden başka kimseye yakınlığı ve samimiyeti olmayan sınırsız doyumsuzluğun menfaat kotarma ve kollama ilişkisinde , günden güne saygın bütünlüğü birbirinden ayrışmaz ve aydın çağdaş sorumlu nitelikli kültür sanat siyaset edebiyat ilim bilimlere ilgi eksilip azalarak kara cehaleti kutsayan bencillik başı buyrukluğunu ve çıkarcılığını toplum üstü tutan gösteriş zorbalık karanlık korku kayıtsızlık keşmekeşlik ve özenti furyasında kimsenin kimseyi ilgilendirmediği ve yanlışını sorgulamaya aklının fikrinin liyakatinin duygususunun düşüncedinin ve cesaretinin yetmediği dizi replikleriyle oyun kovalaşan ortak değerlerimizin tümü yok derecesinde kokuşmuş bozulmuş ve talan edilmiş durumda.
Her zaman gözlemleyerek çıkaramladığım bildiğim inandığım sebepler in doğurduğu sonuçlar bağlamında demişimdir , bana göre aklın fikrin gözettiği duygusal örgülerle yorulan ilim bilim sanat edebiyat ve şiirin şahsa ve kişilere özel mülkiyet sahibi hanım ağası ve feriştah babası kılıflı patron tanrısı yoktur diye. Toplumundan aldığı beslendiği yaşamsal kaynaklarla kendini geliştirerek toplumunun derdi kaygısı umudu coşkusu ve sevinciyle ortak yüreklilik gösteren herkes, sosyal hayatı üretip donatan bağlamında duyarlı ve sorumlu kaldıkça birbirinden değerli liyakat ehli; ve sözün yazının da kültür sanat ustasıdır. Sadece yuhalamak veya şakşaklamak için toplanmış trübünleşmelerde beraberliği bile yenişmek üzere kurulu oyununun fanatikliği kışkırtarak kendi tarafının kurak kanun umursamadan kendi tarafının kazanmasına kilitlenen; ve her koşulda kendini acındıran haklı çıkarıcı mağduriyet arabeskliği bağırıp çağıran insan travmasına dönüşür söz ve sanat Israrla anlamayanlar veya ilke de anlamazlık numarasına yatanlar için bir daha tekrarla vurgulayıp belirtmek isterim ki…
Kimin hangi başlıkta hangi biçimsellikle nasıl ne yoğunlukta niceyi yazma özgürlüğü ve seçimi değil, sonuç olarak toplumun hiç bir saygın değere itibar ve ihtiyaç duymadığı bu günlerin kokuşma bataklığına düşmüş olmasındaki kökleşmiş kanıksanmış YOZ KÜLTÜRCÜLÜĞÜN ayarsız düzensiz insan tipini fcırmatlayıp, değersizlik zavallılık hiçlik duyarsızlık karamsarlık çaresizlik perişanlık berduşluk lümpenlik boş vermişlik acizlik pörsüklük yenilmişlik kaybolmuşluk yokluk zorbalık kabadayılık şiddetperverlik çarpıklık kederkeşlik bağımlılık karanlık cahillik ve sorun üretmeye sınırsız karabasan külliyatı aşılayan çorak içerikler arızasıyla ilgilidir ortaya dökülüp saçılan paylaşılmışlıklara dönük sorgulama ve eleştiri hakkım. Dereye dağa ormana denize meydana sokağa … kısacası konuşlandığınız odak sizin özeliniz bile olsa, ortak hayatımıza yığıp yostuğunuz her atık kir zehir keyfiyet sorumsuzluk eziklik karanlık ve çöplük, kişiye göreceliği olmayan herkesi etkiler sorumlu kılar bağlar sorgulatır ve ilgilendirir. Bu yazıyı da şiirde edebiyatta dilde kültürde iletişimde ve sanatta artık hiç kimseye hiç bir şey konuşmayan dozajdan bilinç ve algı dağarcığımızı besleyerek ola gelen ve gelmekte olmayı sürdüren şiddete meyilli, kavga nizah ve gerilimlere her an hazır, ayrılıkların ve mutsuzlukların müptela düşkünü topyekün davranış bozuklukların köklü arıza sağlayıcılığına ilişkin duyarlılıkla, birincisinin ikinci ilave sayfasını yordum irdeledim ve yazdım.
Yani..
İkinci sayfa yaprağını yazdığım bu konu başlığı altında hiç kimsenin yazma okuma veya paylaşma şevkini kırmak üzmek ezmek yönetmek yönlendirmek veya incitmek gibi bir niyetin ardını kovalamaya değil, ama ille de üzülecek incinecek diye de her kim olursa olsun,rast geldiğim paylaşımlara samimiyet ve dürüstlük katılımcılığımı esirgemeyerek çok yönlü bakışın özgür iradeli aklı fikri duyarlılığı ve yüreğiyle şiir bağlamında arızalı insan ve toplum dolgulayan kültür - sanat şekilciliğini irdeleyip yormalarımı dillendirip ortaya koymayı esas almıştır. Yine de her bir magazin - medya kuşatmasının boğduğu işi gücü bırakıp şiir gönüllülüğüne emek zahmet ve zaman yoranlara selam Saygıyla.
.. YORUMSUZ KARiKATÜRÜZE ( veya Alayina Siir derken ) …. ‘ Yazdığım yapıştırdığıma alkışlamayan hiç kimseyi yanaştırmam elletmem herkese göre her an değişebilen sanatın şiirin sözün ve duygunun mutlak ve köşeli KESİNLİĞi yoktur ‘ diyen zanneden ve fena yanıldığıyla kronik karabasan fosilleşmelerine arızalı laf kalabalığı bağlayan ve hiç yüzleşemediği kendisiyle arası açık züğürt avuntu, kendini aşkışlayanlardan sonra zulayı kilidi duvarı ve kapıyı yakın bakışlı her irdeleyiciliğin samimi yorumuna tıkayıp kapatmalı .Niye mi…?
Çünkü üçüncüsü olmayan iki şıktan biri varsa diğeri kesin değildir. Doğruysa yanlış olmayan KESİNDİR. Konuşma dilinin dahli olan şiirin de aklı mantığı duyarlılığı kararlılığı belleği bilinci onuru emeği vicdanı aklı fikri cesareti şekilsel olarak susmanın kostümü giydirilmemişse mutlaka ve kesin olmalıdır . Değilse şurdan burdan savrulmalara talip taşınır poşettir.
Çünkü tıpkı yüklemini bulduktan sonra cümlenin diğer sağlayıcı ögelerini tanımak bilmek ve tanımlamak için sorular sorarak irdeleyici çözümlemeler yapar gibi yorumlanması gereken her şiir yahut sanatsal sunum, taşıdığı her saygın işlek ve sağlıklı yaşam örgüsünün dengeleyen düzenleyen neden ve niçin sebebi, bağdaşlığın içeriğini özünü ve tutarlılığını yitirmeksizin götürdüğü yere vardıran vardıran anlamı, niyeti, gerekçesi, duyurusu, iletisi, seyri, gelişimi, azmi, emeği, kararlılığı, ilgisi, mantığı, derdi, odaklanmadı, dermanı, duygusu, dolaşımı, işlevi, kararlılığı, düşüncesi, sorumluluğu, iradesi, özgünlüğü, özgürlüğü ve KESİN çıkarımı vardır.
Ankara, anlamı ifadesiyle içeriği değişmez değerden Türkiye’ nin başkentidir, iki, bir artı birin toplamıdır ve kesindir. Yokluk örseler üzer, hayati ihtiyaç duyulan varlık sevindirir hiç tartışma götürmez ve kesindir. Ölçülerini mühendislik harikasından alan her bilimsel akıl fikir çizim tasarım ve sonuç elle tutulur gözle görülür netlikte somuttur ve kesindir. Hiç bir ahlaki hukuki kültürel ve toplumsal değer gözetmeksizin, acınaklı kahır bela kin ihmal karamsarlık hırs görgüsüzlük korku sitem karanlık bağnazlık doyumsuzluk kuralsızlık başıbozukluk ve çilekeşliğe odaklı güne başlayan her kabusla günü felakete bitireceği KESİNDİR. Yazılışını gerektiren tüm sebepleriyle yükü niyeti aklı mantığı vicdanı cesareti emeği özgürlüğü liyakati dirayeti kararlılığı inancı yolu yordamı değeri ifadesi dengesi birikimi gözlemi sorgulaması bilinci olan ve kesinlikle toplum sorumluluğu gütme kaidesine kurulu Şiir’ de bunun dışında ve insandan hariç değildir.
Çünkü insanların diline pelesenk ettikleri konuşma dili ve kelimeleriyle karakterize olan kötüye ve iyiye dair ayırdımlı kişilik veya kişiliksizlikler şekillenir. Kişilerin tükettiği dil söz sohbet algı ve alışkanlıklara göreyse toplumlar ya yapılır veya yoz kültür hücre kozasında kokuşmuş çürümüşlüklere dolaşır bağlanır ve yıkılır. Yani şiirin toplumsal sorumluluk diye, kişinin özel hallisinasyon ve şizofrenik kuruntusuna kalmayan sorumlulukları vardır. Barınma, beslenme, güvenlik, sağlık, huzur, denge, düzen, mutluluk, kendini var etme, üretme, adil paylaşma, sosyalleşme ve kültür sanat iletişiminde bulunma gibi asla vazgeçilmezliği KESİN gerekliliği ihtiyacı ve yerine getirilme zorunluluğu vardır ortak hayatımızın.
Siyasi ve sosyal alanda toplumun tüm ortak fayda eksenli otorite iradesini temsilen yasama yargı ve yürütme eliyle herkes adına ve ayrımsız imtiyazsız herkes için yapılması gereken düzenlemeler kanunlar bildirimler yaptırımlar yönetmelikler ve kurallar yoluyla sosyal hayatın sorunsuz işleyişi karşılığını bulurken, yazılı kanunları olmayan , ama yazılı kanunlardan bile toplumsal yaşamı kuran veya bozan gelenek görenek anane usül inanç kültür sanat ve edebiyatsa ortak hayatın dolaşım ağını ören ve etkileyen yapı taşlarıdır. Bu yüzden sosyal hayatın en odak yerinde duran bireylerin nelerden nasıl etkilenerek kişilik karakterini örenlerin en başında gelen kültür sanat YÖNLENDİRMELERİ, sayesinde değerlere kanunlara ve kurallara inanarak veya hiç inanmayarak yaşamaya yönelik tercihte bulunacağının bilinç altı duruş davranış ve alışkanlık kodlarını işler dokur. Yani toplumun sosyal siyasal ekonomik örgüsünü yapılandıran bireyler, bilinç altına yerleştirilen Kültür - Sanat dolgularıyla algı yönetimi başlığı altında kişiliğini oluştururken veya kişiliksizlikleri dayatılırken hayatlarını düzenlemede yaptıkları tercih etkilendikleri dolaşım ağının sunum paylaşım ve tüketim yoğunluğuyla ilişkilidir .
Bu bakımdan insanların algılarını kimliklerini duruşlarını hayata nerden nasıl bakışlarını davranış eğilimlerini akıl fikir alışkanlıklarını seçimlerini ve toplamda kişilik karakterlerini yapan bozan yıkan ve belirleyen her somut veri gibi duygusal çağrışım ve etkileşimler de bireylerin yapısını donatan temel taşlar ve sosyalleşmenin hammaddeleridir.
Bu yönüyle iç içe geçmiş sınırları olmayan bütünlükte her şiir bir müzik, her roman bir sinema, her resim bir yaşam galerisidir. O bakımdan da kişinin ‘ kesin doğru yoktur, herkesin doğrusu kendisine keyfine’ gibi kanunsuz toplumsuzluğun neo liberal süper marketine uygun kulluk kölelik bireyselciliğini tasarımlayan intihar güdüm toplumculuğuna kalmaksızın her yapılan sanat, her edebiyat ve şiir ‘ in taşıyıcı yüklemi emektarı öznesi olmak şartıyla yaşamın umudunu inancını duyarlılığını katılımcılığını kederini acısını endişesini sorununu inancını güvencini ortak sevincini adaletini kanununu kuralını ve hayat kavgasını değişen dönüşen koşullara göre hep aynı liyakatlilik üzerinde gören duyan bilen farkeden uyaran ve katkı sunan:
Sorumluluk bilinci, somut dayanağı, samimi gerçekliği, özgür iradesi, özgüven birikimi, ve hiç bir etnik- mezhepsel militan fanatikliğin kişiyi nitelikli kapı kulluğuna zindanlayan karanlıklarına tabutlaşmadan sorgulayan ve gözlemleyebilen güdümsüz bağımsız aklı fikri ve vicdanı, umudu barışı sevgiyi yaşatıp yeşerten aktif etkinliği , emanet ve ödünç USTA malı kullanıcısı zavallılığından kendini arındırmış ve geliştirmiş aydın bakış görüşü, kimsenin doğma koruyucusu ve kuyrukçusu olmaksızın insanı dünyayı günü gündemi anlayıp çözümleyebilen onuru cesareti ve öz birikimi olması ve daha nice sayısız ilgisi aidiyetliliği olması KESİN ve gereklidir. Yoksa kendini ölü doğumlu bulduğu yapılmışların laçka ve moloz tekrarı mezarlık kumarcısıdır insan yoran ve insandan insan doğuran şiir sanat inanç ve edebiyat.
Ordan da hiç bir ortak yaşam nizam düzen değer kanun kural inanç itibar saygı sevgi önceliği uyumluluğu bağlılığı ilgisi ve riayeti olmayan herkesin kendi cinnetini dayatma intiharcılığının dönüp dolaştığı yıkım yağma çürüme ve çöküşlere ÖZELLEŞİR insanlık binası popüler kültür harabesine dönüşmüş olan birey aile ve toplum.
Açık bir mezarlık töreni gibi, öğretilmişlerin sürekli karabasan tabutunda küflenmiş yozlaşmış ve başkalaşmış yabancı gövdeler birleşimli ağlak matemin kuşkulu korkulu kaygılı güvensiz mutsuz tutarsız fitne fesat kavga gerilim karanlık ve nizah bağımlısı ölü tortusunu hiç kimseye kaptırmamak için içine gömüldüğü uç dengesine ulaşılmaz eleştirilemez ve sorgulanamaz kendi üstüne kapanmışlıkta her türlü tenkitsel yoruma yasak ve kapalı; şakşaklanmaktan başkaya tahammülü kabulü yokların ‘ buraların en iyisi benim ‘ iç güdüsüyle soyut şekilcilikten ve baydıran imge kurmacası bulaşığından öte gitmeyen terbiyesi verilmiş usta bildiği özenti doğmalarının dışında özgün hiç bir bildirinimi duyumu tanıklığı bakışı duygusu düşüncesi ve ortak paylaşımı olmayan şiir marangozculuğu kundaklanıyor çoğunlukla.
Güç ihtiras bencillik bağnazlık yarışında doğan çürüme ve çöküntü, bütün birlikte yaşamanın amaç değer kaygı aidiyet ve yükümlülüklerini yıkıp yok ederek ; veya hiç bir ortak yaşam sevinci bırakmayarak kesin kararına varılan ayrışmayı ayakta tutan kin nefret düşmanlaşma gözü dönmüşlüğünü ve senin benimciliğini ( kabus travma felaket uyuşmazlık anlaşmazlık kopuş çöküş kavga gürültü bunalım gerilim çürüme yozlaşma ayrışma ve çatışma ilişkisizlik birlikteliğini değişe dönüşe tüketmeye ) .. bağlar.
“Valla iyilik senden ne haber ‘ yüzeyselliği samimiyeti sohbeti derinliği olmayan baştan savmadır. Hani eğer öylesine sayılacaksa ölü laf sıvayıp söndürmenin ayaküstü hadi bana eyvallah cinsinden soyut, kifayetsiz, ondan bundan veya oradan buradan yolup döküntü ve söküntü çeşitliliğini karışımlayan söz yazı makale tasarım resim şiir roman ve edebiyat. Akıl mantık fikir cesaret yürütmesinden çot ve çorak, saçma sapanlığın, ille de anlayış kabul takdir onay ve birincilik gözdesi olmayı bekleyen; hep kenardan konuşmalı ; imalı dolaylı hiç kimseye somut yüreklilikte hiç bir şey anlatıp ifade etmeyen takıntı kuruntu ve ön çalışmalı imrendiğini tırtıklayan külüstür tekrarlarını şiir çerçeveli boşlukta provalayıp deneyerek görünürlük duvarına asan takıntı, asla eleştirel bakışlı yorumlarda kendisiyle yüzleşmeye katlanamıyor, alınganlık ve sinir yapıp saldırganlık tepkileri veriyor.
Kısa bir nottur:
Laf süsleyip kifayetsiz cümleler giydirirken fiyakalı vitrinden görünme imgelerine ve biçimselliğine sığınıp saklanmayı şiir diye sustu Cumhuriyet öncesi külliyatın burjuva sosyetik bohemyası olarak tekrarı vitrine koyan Birinci ve İkinci Yeni. O gündür onlar her ne yaptı boyadı bozduysa sonradan ve ardından onlara özenen şimdiki nesil hep bu dar kör karanlık pist platform salon ve ofis donanımıyla stüdyo ışıltılı kıskaçta debelenip durdu dondu söndü ve anlamsız ağıtlaşma ve soyutlaşmaların iler tutarsızlığına dolanıp durmaktadır hala. Ve bu kurak künyeli hal vaziyet, kabadayı dizilerinin gölgesine bile rest çeken kokuşmuş çürümüşlüklerle aynı muhtaç düşkün insan viraneliğini ördü donattı. Zaten Cumhuriyet Öncesi saray ve salon vari Türk Şiiri’ nin (Divan - Tanzimat hepsi dahil ) doğal gerçeklikte nefes alıp yaşayan özgün hikayesi yoktu ve tembihli siparişleri doyurmak ve göze girmek üzere okunup yazılmıştı. Cumhuriyete geçiş ve gelişim yıllarında her defasında dönüp dolaşıp hepi topu dört beş şiirde odaklanıp omurgasını buluyor antolojik arayış. Ahmet Haşim’ in Merdivenler’ i,Beyatlı’ nın Rindleri ve Sessiz Gemisi, Faruk Nafiz Çamlıbel’ in Çoban Çeşmesi ve Han Duvarlar’ ı, Cahit Sıtkı Tarancı’ nın Yaş Otuzbeş ‘ i, neredeyse her boğum düğüm tıkanmışlık noktasında türü ne olursa olsun sınırsız duygu çeşitliliğini işleyişleriyle taze arayış ilgi ve sorgulama meraklısına pusula ivmeleri kazandırmakta .
Onun dışında Türk toplumu Halk Edebiyatını ( tekke , aşık ) omuzlayan yüreklenen ve yüklenenlerle beraber sosyal kimliğini ören kültür özgün özgür diri ve somut cevher toprağında hem yaşadı hem de bütün değer zenginliklerinden doydu beslendi kandı; yol ilim çare sığınak belledi ve geçmişi geleceğe kurup bağlayan hayata tutundu.
Genelde varolana karşı tepki tenkit ayrı ve protesto karşıtlısı olarak ortaya çıkan kültür sanat grupları ve AKIMLAR , savda fikirde tasarımda estetikte mimaride sinemada resimde olduğu gibi en başta bilinen belirgini olarak edebiyatta ve edebiyatın alt kolu olan şiirde de başlangıçta sıradanlığa yenilik ve tazelik kazandırmış gibi yaygınlık ve etkinlik gösterip tutunmaya çalışmış olsa da git gide hiç bir özgün karakteri olmayan laçkalaşma benzeşme ve sıradanlaşmalarla eski karşıt olduğunun akıbetine uğrayarak ya kendi kendini imha etmiş, ya topluma ulaşmadan ölü doğmuş veya diğer bir başka akım- grup tarafından sürdürülebilirliğine son verilmiş.
Çünkü insanlığı taşıyıcı tüm ortak değerler bağlamında özgür iradesi ve benlik kişiliği olmayan her ŞABLONCU duygu düşünce eylem veya söylem, dayatılanın tüketici kulu kölesi olarak götürü ortamına uygun formatlı taklitçilikten öte kayda değer saygınlıkta duygu düşünce akıl fikir bilinç kültür sanat üretmesi ve yaşaması asla mümkün değildir. Bu günün her şeye müdahaleci ve her şeyin etiket fiyatını, tedavül dolaşımını, raf ömrünü ve etkinlik dozajını belirlediği piyasa koşulları ŞABLONCULUĞUNDA, dayatılanın dışında hiç bir tepkiyi toplumuyla buluşturmayan ve piyasaya özel vitrinlerin sabitlisi olarak hiç bir özgür iradeli bakışa görüşe duruşa tavra direnişe yaşama şansı vermeyen asosyallik döngüsü, çılgın tüketim bağımlısı insanını saniye bile internet erişimi kesintisi halinde kıyameti kopardığı bağımlılık köleliğiyle ve giderek her işini Yapay Zeka’ ya gördürdüğü çöküş tükeniş çürüme kokuşma laçkalaşma ve yıkımların ilkelliğe geri dönüşü yürürlüğe konmuş durumdadır.
Sürekli değişimi yabancılaşmayı ve tüketim bağımlılığını dayatan bu asosyal travmada savrulan kalabalıklar olarak piyasanın şart koştuğu ŞABLONCULUK tek tipleştirmesi yoğunluğu üzere hiç bir ortak değeri belleği özgünlük duygusu akli dengesi vicdanı sözü özü tavrı duruşu sorumluluğu kanunu kuralı anlayışı uyumu sanatı kültürü ilişkisi iletişimi edebiyatı özgün kişiliğin şiir duyarlılığı yoktur artık.
Yapılanlar ve yazılanlar piyasanın kurmacası ve beklentisi olan susarak konuşmanın sinik sönük kayıtsız karamsar berduş derbeder soyut hareketsiz zavallı yitik ezik donuk çöl kopuk tutarsız samimiyetsiz muğlak muhtaç sürgün tutsak aidiyetsiz kişiliksiz yenilmiş yılgın bitik kavga nizah şiddet ve magazin müptelası kendine yabancılaşmanın köklü dönüşümleriyle her konuda herkese hak veren, her konuda hiç bir KESİN doğrusu çıkarımı inancı değeri ve itibarı olmayan, imrendiği taklitçiliğin döküntüler toplayıcısı ve buyuranların tenezzülüne sığınacak aciz toplumsuzlaştırılma çaresizliğine kir ve zehir kusarak afyon işlevini gören magazinden ve dizilerden beslenen; ve medyayı magazini ve dizileri besleyen korku kuşku kahır kibir lanet salaklaşma sitem karanlık bencillik bozgun gerilim ayrışma yarışma kapışma bela kaçış sataşma ve kötülük yüklü sürüklenişlerin kof ve kısır döngüsünü yazıp oynatmakta güncel herkesin en gözdesi olmayı her şeyden çok önceleyen eleştirel tenkide yoruma kapalı sığ soyut şiir edebiyat ve popüler sanat.
Nesil çatışmasını körükleyen sebeplere her gün ve hızla tükenerek kışkırtan toplu intihar nitelikli taşınma dönüşme değişme bozulma ve salaklaşma portalında tekerleri bir daha geri dönmeyen cep telefonu gözetimli
diğital hegomonya çöplüğünde tekerleri bir daha geri dönmemek üzere hiç bir yerde uyumlu geçimli anlaşabilen dürdürülebilir mutluluk ve güvenlik aidiyetini bulamayan ; ve her gün ortak değerlerinden koparılanları kayıtsız ilgisiz teslimiyetle uzaktan seyreden sosyal ve toplumsal arızalar türetilmekte. Butaya uygun kahrını belasını yücelten soyut laf ve görsel çöplüğüyse etkin katılımcılığını sunmakta.
Hani diyesin gelesine, senin şahsına kurduğun yutkunduğun kafası kıyaklık sofrasından ne içtiğinden kime ne, ama toplumsal konuşmalara duygu düşünce bağlayan yazılı veya özlü sözdür şiir, ortak kime ne iletmek istediğini cevaplayabilen yüklemi de vardır öznesi de o yüzden her paylaşım sana ne kime ne yazdığımdan diyemeyeceği tenkit veya takdire aklı kalbi fikri sunumu herkese açık olandır, insanı ve toplumu hayattan soğudukça kör sağır kayıtsız dilsize kıyametleştiren her türlü ağır travma talibi her gün adını dahi sorana KESİN ben değilim matem mezarlığı değil.
Sözün özü : Kitaplı veya kitapsız Şiir yazıp portal duvarına asan neredeyse her yerde çokça karşılaştığım bir duruma Alayına Şiir’ de de hiç şaşırtmayan sadece övgüye odaklı yaklaşıldığı için zaman zaman yaptığım çok yönlü yorumlara ayaz esip sert ve köpürüp kızan tırtıklı viraj yapanlar oluyor maalesef. Bari buna tahammülleri sabırları anlayışları ÖZGÜVENLERi ve yüzleşmeleri yoktuysa yırıma kapalıyım levhaları assalardı duvarın veya kapının yanına köşesine bir yere.
Bu yazıyı burda orda neredeyse “ her yerin her şartın her zamanın ve herkesin en iyisi benim “ pozuyla yaklaşan, ama arızasına yanaştırıp elletmeyen her yerde rastladığım bildik tanıdıklıktan sebep ve ilişkindir. Okumasını yazmasını bilene selam saygıyla.
… GÜZE YOLCU YAZA KiRACI .. Temmuzun eşik başındaymışım Nereye dolaşıp gidiyor bu ıssız gölge diye kalbine yanaşıp çarpan nefesini dinleyince tozlu yolda Üzümleri salkım döken bağlardan kendimi nohut yolmaya giden suç ve yol üstünde yakaladım Danışmanlık ücreti almadan Notersiz mühürsüz kuşluk vaktine gündelikçi kanarya kuşu veren satıcı gibiydik, Ayrıca kapıyı çalınca uykusu derinliği bozan gürültü bana bak dedim kısaca toz ol ve bilki burası dolu Şiddetli kızarak kibarca tabi Yazın kiracısı güzün yolcusu Büyümüş olgunlaşmışlarından kalan kalmış budakta kurumuş Düşen dökülmüş sergen olmuş yaz dalları gibi arazi toprağına dört koldan girdimiydi hani Terkedip çıkmadıkça uçsuz bucaksız nar incir…kendimi suç üstü yakaladım Tabipsiz Reklamsız Mumsuz çırasız Cüceler sıskalar ve bücürler masalına kurra çekip ad yazdırır gibi sanki kimi bahtı kara yazılı Kimi sararmış solmuş hazin hazan Kimi gül goncalar tomurcuğuna talihi çıkmış çorak kardelen Azatlık mührünü mektup kuşlarından alan sürgün saçın divaneliğe tek çizgiden yol bulup Kesekli topraklardan dönen tekerlekler gibi dairelenen aynanın ters kumaşını gösteren ibrişinden atlasın Dağ bayır sapağında Ve düzlüklerinde büyük göçlerin Atlara doğru kağnı gıcırtısıyla Heybenin yanında çalı süpürgesi Sürahinin yanında tığ savurmuş devran, çiy süt, bakır kazan, hozan sürmüş harman Sirenlerde saplanmış paslı kama gibi ödünç sessizlik Gitti gelmeze bileti kesilmiş ayrılıklar gibi uca öteye kupon biriktirerek gevşek bağlarını sündürdükçe İncelip bağrı yakası kopan sızının Sayfası yırtılmış Defteri kapanmış Rengi sökük Ömrü ıssız Suskun yoksul albümlerde tükenen insanları gibi toz toprağın kenarında mutlaka ölümün varlığı Avuçlarına hoşçakal kınası yakınmışken boz bulanık düşlerin, kendimi yol ve suç üstünde buldum Bastona binmiş Yürüyen merdivenli demir beton ve kalabalık yığını her yeri çöplük ve yangın Şehrin salası okunuyormuş Yarına dünden kalansa henüz izleri sıcak güze yolcu yaza kiracı Ağustosun Burçak destesi ve bıldırcın mevsimi
… TEKRARIN MOLOZ YÜKÜ ve ENKAZ TEKERRÜR .. … Gözlemleri katılımcılığı ve tanıklığıyla kendi emek ve yorumundan kültür sanat, evvelce bir sebebe bir sebep yerlerden etlikileşmiş olmaların algısında ödünç alınmış derin çukurlar travmalar kopukluklar ve izler bıraktığı taklitçi ve yapmacık alışkanlık emanetidir. Kişi o süreklilikte kendi özgün karakterini kazanamaz ve hep aynıya sabit kalarak özgür gelişimini sağlayamaz.
Yurop lokomotifi Almanya’ nın en emperyal - Neo Kapitalist ve Tekelci Liberalci sınırsız kuralsız ayrıcalıklılığın çıkar ve ganimet ortağı üst katmanlarına çöreklenmişlerin çıkarını koruyup kollayan soygun sömürüyü sahip olduğu güç ilişkileri ve araçlarıyla sıradanlaştırdığı vahşiliğin yol hüner dümen oyun göstericiliğinde, sınırları serbest iç dış piyasayı diledikleri gibi kendi dayatmalarına başka seçeneği olmama mecburiyetine şekillendirirken , yıllardır hızlı makinalaşma çarkında ömrünün iliğini kemiğini hurdaya hastaya çıkarıncaya en amansız koşullarda harcamış çalışmış insanları çöplük ettiğiyle yetinmeyerek, kazandıkları EMEKLİLİK haklarını zaten kıt kanaat zır ve pahalı yaşam geçimsizliğine bakmaksızın VERGİ HARACINA bağlayıp, bil hassa yabancı ülkelerden gelenleriyse ( Hitler gelenekli ayrımcı dışlayıcı ve IRKÇI yaklaşımlarla) kat be kat çullanıp yüklenen ağır faturalarla salma salarak, maaşlarını kesme koşulunu dayatması bu kör kıyamet döngüsüyle ilişkilidir.
Zaten Bop parça Yedeği olarak her güdümlü kullanışlılığa piyasalaştırılmış üretilmiş Yeni Cehepe ‘ nin gündeme uygun figüranlar yapışık bitişiğinde Terörsüz Türkiye Tom Barrak markasıyla maddeleşerek kısa devre dolaşım durumuna göre dekor şekil dizayn edilmesi de, buralı ve buraya dahildi.
Sınırsız sorgusuz güç yetki hükümranlık ve sahip olma dürtüsüne bağlı istifleyiciliğin sürekli daha çok kazanmayı zenginleşmeyi genişlemeyi yayılmayı büyümeyi ve rakipsiz muhalifsizliğe kilitlenip odaklandığı yaşam ve toplumsal dolaşım döngüsünü dilediği çevrim içi itirazsız tepkisizliğe bloklama sabitleme stoklama depolama veya bütünlüğü bozulmuş sosyal kültürel siyasi ve ekonomik yapıları bağından ve bağlamından koparıp param parçalılığa ayrıştırarak proğramlı projeliliğe atomize ve kategorize etme saplantı ve bağımlılıklarını kaderi ve gündemi değişmez lere kurumsallaştırıp, dğersizlik kabulsüzlük dışlanma horlanma suçluluk yoksunluk yalnızlık acizlik eziklik alçaklık ve yabancılık duygusunu esir alan dayatmaların kulu kölesi olarak insan var gücüyle kendine çullanıp yüklendiği borç ödemelerine yetişemeyen can çekişmelerle boğuştuğu sürekli açık veren kısır döngünün hasar ve yıkım bilançosu ağır öldürücü sorunları çatışmaları saplantıları gerilimleri umutsuzlukları ve krizleri yumağında tükenişi çürümeyi ve çöküşü yaşar. Gerek derin yoksulluğun gerekse her türlü konfor imkanına kavuşmuş üst sınıf sosyete yalnızlık belası iletişimsizlik toplumsuzluk ve ruhsuzluk hücresinde her sezonu insanlığın ölümüne açıp kapayarak,dış bağlantısı kesik mezarlaşma izolasyonunun doğal dolaşımı baskılanmış ve tahrip olmuş aşırı uçlarda yaşayan insanlar üstesinden gelemedikleri çelişki ve bunalımları yüzünden her türlü kişilik ve davranış bozukluğuyla boğuştukları sapmalara ve sapkınlıklara yönelirler.
Acımasızlığın, kirli ve kanlı savaşların, ayan beyan ahlaksız hukuksuz açıktan yağmanın, eşitsizliğin, zulmün, sapkınlığın, sıradanlaşıp herkesi esir alan uyuşturucu alışkanlıklarıyla kurumsallaşarak karşı çıkanı tepki vereni , aksi tercihte bulunanı. katkı sunmamakta direneni i, koşulsuz yaşamayanı , kul köle olmayanı ve kendileşmeyeni amansız baskı çullanmalarıyla ezip saf dışı bırakan bütün çürümüşlükler ve kötülükler ünlü şöhretlilerin hiç bir insani değeri gözetmeksizin kapıldığı çıkar ve ganimet ortağı MEDYATİK kuklalar sayesinde bu kronikleşmiş kirli dolaşımın tüketim dayatmasıdır artık.
Geçmişin yıkımlarını üstüne devralarak veya kayıtsız kalmaya umursamayarak hayatı ileri götürmesi oldukça zordur insanın. Kuşatan zorluğa karşı gerçekliklerden kaçmaksızın yaşam mücadelesi vermesi gerekir insanın ama sorunlar etrafında hiç bir iyileştirme onarma yahut değiştirme katılımcılığında bulunmadan kendinden öncekilerin kısır kurak döngülerine konuşlanıp yerleşmeye şekillenerek de hiç bir saygın ve sağlıklı yaşam ilişkileri donatıp kuramaz insan.
Eskinin kazanılmış olumlu deneyimlerinden faydalanırken kendi çağını okuyup anlayıp donatacak özür irade cesaret akıl fikir bellek bilinç ve özgün benlik büyütüp geliştirilmesi gerekir. Yoksa kaygı bozukluklarıyla ören viran olmuş acı zulum ölüm azciyet sefalet mutsuzluk hep birbirini etkileyip tetikleyerek acıyı kahrı ezikliği bunalımı ve çilekeşliği kutsayan tekrarlarla kaderi değişmezliğin kronik sosyal çürüme ve kokuşmuşluğuna devam eder.
Acıma kaygı keder sefalet zaafiyet zavallılık korku endişe belirsizlik gericilik hurafecilik cehalet eziklik değersizlik dışlanma ilkellik eşitsizlik yozlaşmışlık kokuşmuşluk üzerine çöküp çullanmış kronik sömürü ve istismar endüstrisinde dünyanın her yeri ana formatı ve ekseni değişmeksizin güdülen amaç ve varılan yıkım yağma sonuçlarıyla aynıdır. Sanayisi gelişmiş ülkelerde eşitsizlik yıkım yağma ve adaletsizlik otoriter hükümranlığın bizzat kendileri KILIFINA göre kanun düzen uydurarak çapul işini bitirirlerken geri kalmış veya yarı sömürge ülkelerde bu devran hiç bir kanun nizam ahlak ve onur hassasiyeti gözetmeksizin fütursuzca ve açıktan açığa yapılmakta.
Öyle ki kan gövdeyi götüren yayılmacı ve işgalci savaşların katili Emperyal karargah müdürü Trumh, kirli ve kanlı elleriyle toplum afyonlamanın araçlarından biri olan tüm ay boyunca süren Dünya Futbol Turnuvası sonucunda, sanki hiç bir şey olmamış gibi kupayı kazanana törenle verirken, sistemin çarkını çevirmede ortak ganimetçi kıldığı mega star şöhretlisine toplum üstü her türlü güç servet saltanat ilahlaşmasını sağlayan SPOR sanayisi de, Messi’ yi tahttan indirip Yamal’ ı adanmış hayran fanatikliliğine mahsus tahta geçirme reklamını piyasaya sürdü.
‘Ben bundan sonra YE’ yim’ diye adını bozup değiştiren Afrika yoksul hikayesinin kamuflaj ünlüsü ve zaptürü zop anlamsızlığına kafası tekdüzeliklerle hip-rap karmakarışık MÜZİK dürtükleyen Kanye West ‘ de aynı güdümlü maksatların seçilmiş kuryesiydi. Ülkemizde aynı bağlamda derin yoksullaşma, çürüme, kültürel yozlaşma, kimliksizleşme, gerilim, bunalım, şiddet, yalnızlık, güvensizlik gibi can yakıcı dert ve sorunlarıyla boğuşan yığınların duygusal çöküşünü kundaklayarak kendilerine şöhretli ayrıcalık sızdıran dizi magazin spor medya moda tasarım tarikat holding sanayi şöhretlileriyle Şakira, Jeniffer Lopez, Lady Gaga sahne taklitçisi elektronik arabeskçi mega - giga Tarkan - Sezen giller de benzer kokuşmuş tekdüzeliğin sömüren soyan çarkına ortak servet ihtişam gösteriş ünvan ve konfor çıkarı gereği ortam işini gören toplum üstü devir devrancılar olarak piyasaya pazarlandı. İtalyan Sanatçı Maurizio Cattelan’ ın sözde resim sanat galerisinde sıvayıp sergilediği duvara bantlanmış çerçevesiz muzun çalındıktan sonra aynısını yeniden asıp altı buçuk milyon dolara satın aldıktan sonra yumulup yiyen kripto para şirketi Tron’ un sahibi Justin Sun gibi eşitsiz haksız hukuksuz ve ruhsuz insanlığı ölmüş çelişkileriyle günden güne bataklaşın dünyanın azgın sapkınlığa dair dolaysız ve çırılçıplak göstergelerinden bir kaçıydı.
Haluk Levent olayı da, moda müzik eğlence tatil furya fuhuş endüstrisine hükmedenlerin kurguladığı düzenek dahilinde etkilediği kalabalıkları her yoldan dolaşım ağı ve bağımlılığına uygun uyuşturup erotik sahneli her şey dahil paketiyle her davranışını kutsayan, her hatalı kusurlu bozuk dalavere dolandırıcılığını bilmez görmezden gelen, her yasak yalan yanlış veya sapkınlıklarını algı bağımlılığıyla benimseyip onaylayan Star, Mega Star, Ünlü Şöhretliğin ultra lüks servet konfor mal mülk ve ayrıcalık imtiyazlarına sahip olmalarını tıpkı siyasiler tarikatçılar holdingciler medyacılar pazarlamacılar mafyacılar reklamcılar bankacılar borsacılar magazinciler gibi toplum üstü tutulduğu Deniz Feneri,Tosun Oğlancık ve benzer insanların zaafiyetine güvenine umuduna ve beklentisine çökmüş çullanmış soygun sömürü çarkıyla sahtekarlık işi tutan; ve yozlaşmış kokuşmuş çürümüşlüğün her türlü ortak çıkar ve ganimet düşkünlüğü dolaşım ağını büyütüp toplumsal yıkımın sürekliliğini sağlayan dolap dümenden aldatarak soyan sömüren tekrarları çok tekerrürle teşekküllü sosyal infialdir.
.. EĞRİSİ DOĞRUSUNA ŞİİR YÜREKLENİRKEN 2 …. Temizlenmek deterjan sabun şampuana has ve özel kökten çözücü fiili değildir eğer ki, insan o iz izan anlayış kavram niyet kararlılık yol yordam inanç azim emek ve eylem üzeri değilse. Niyeti anlayışı ve alışkanlığı bozuksa; ve hiç bir şartta kendini onarma değişiminin aklı fikri bilinci ilgisi sorumluluğu ve gayretinde değilse temizlendiğinin hemen saniyesinde yine kirlenmek için her yolun bulaşıklı berbat ve bozuk tarafını kendine sermayesi seleften meziyet edinecektir kadraja giren çıkan kişi.
Çünkü ilmek en baştan sakata bağlanmış, kantarın topuzu hep dengesiz ayarsızdan düzen tutmaktadır.
Acı kederkeşliğe dair köktenci ve toptancı getir götürü hesabıyla müptela şiir yapıp sanat sinema yazmaksa hayatın kalitesini kötüden arındırmamakla birlikte her yayın hayatına giren yan etkeni ağır madde, daha umutsuz daha bitkin daha yılgın daha yoz daha kayıtsız daha kaypak daha vaz geçme bağımlısı ve daha varoş iletişimsizliğe izole beterin beterine zavallılık toplumunu aşılayıp sefil fukara yaygaracılığını batakçı kılacağı kaçınılmaz ve kedindir. Bu bakımdan ‘ siz benim neler çektiğimi nerden bileceksiniz’ tarz ve türevli ışıldaklarla hep kendini ezik, düşkün, kayıt dışı, kayıp sicilli, hikayesizliği gecesi var gündüzü yok yersiz yurtsuz, ayrı, uzak, hep sokakta, hep debelenen, hep derbeder, hep kovulmuş, hep yaşamın hiç bilinmeyen kıyılarında … okuyup yazmadıkça tedavüle koyan fenomen öncelikli serbest piyasada ilgi uyandırmayacağını, değerli bulunmayacağını, sükse yapmayacağını, kabul görmeyeceğini ve hiçe sayılacağını sanarak hayatın somut dolaşım akışına dair eşdeğerlikli algı bilgi gözlem tanımlama ve gerçeklik duygusu olmayan vıcık vıcık soyut şekilciliği imayı betimlemeyi sembolcülüğü bağlantısızlığı ve yüzeyselliği gerek metinsel yazılara gerekse kalıplaşmış formatlardan kopyalık şiir basmakalıplılığına ( piyasa günceli ortamlara kapılıp gidişlere hiç bir akıl fikir duygu düşünce cesaret ve özgür irade sorgulaması yapmaksızın ) taşıyıcı özgül ağırlığından yoksun parıltılı hükümsüzlük cafcafları yamayıp sıvamayı ne yazık ki kalitesi ve seviyesi sürekli düşen toplumsal çürümüşlükte zorunlu gereklilik sayılmakta.
Pilajda parkta trafikte meydanda randevuda sıra kendine gelince doldurduğu boşluğu hiç kimseye bırakmayarak yedi ceddi sülalesinin çıkar huzur pay hisse ve rahatlık garantisini temin etmede hep önceliği kendinin olmasını isteyen kavgacı gürültücü harami saldırgan zorba şiddet salgınlarına dayalı kargaşanın bencil bağnaz fesat fitne uyumsuz kuralsız dengesiz kanunsuz kimliksiz duyarsız kof ve kimliksizlik çatkında her şeyi sürekli bozup kirleterek yaşam duyarlılığı olmayan popüler kostümlü hazır tüketim piyasa maliyetiyle boyanmış süslenmiş kederkeşliğin yoz kültür sanat edebiyat sinema ve sahnesi de da burdan doğar büyür barınır ve beslenir .
Çünkü acı kaygı karamsarlık ve kötümserlik kronikleşip tüketicisi yılgın bezgin yorgun kalabalıklara endüstri markası olunca her şey birbirini etkileyerek bozulur kokuşur çürür sosyal siyasi ekonomik çöküşlere ve temizleneyim derken tümden kir batağında kültürel yıkımlara yol açar.
İnsan nasıl ki beslendiği bedensel dokusuna, kişilik yapısına, alışkanlık dolaşımına, benlik karakterine, dayanıklı direnç bağışıklığına ve yaşam biçimine temel kaynaklardan biraz nohut biraz kavun biraz kiraz biraz buyday biraz demir biraz çinko biraz biraz minaral kütlesi yağ deposu protein havzası ve gıda tüketim taşıyıcısı ve müşterisidir .. Sosyal ilişkilerini kurar donatır düzenlerken de dilden dağarcıktan varsa eğer kültürel zenginliklerinden sürekli huzuru güvenliği ve istikrarı sağlayıp artıran kavramsal değerleri üretir. Yoksa sağlıksız dengesiz mutsuzluğu kurgulayanların korkuyu karanlığı ve acizliği kodlayarak sinmiş vazgeçmişliğin bütün kötülüklerini kendine yedirerek üretmediği ortak yaşam değerlerini ilgiden itibardan keserek lüzumsuzduk çöplüğü olarak bilen güdümlü kalabalıklar, ezikliğini ve acizliğini sergileyen kokuşmuş çürümüşlük vitrininde tükettiği uyuştuğu bataklığını vazgeçilmez yaşam dolaşımı algısıyla tatmin olan yoz kültürün istismar tezgahına rehin düşerler.
Duygu çeşitliliğiyle donanır beslenir ve kurumsallaşır dolaştığı iletişim toplumundaki saygınlığın anlayışı kavrayışı sanatı ilmi yolu okuması konuşması yazması anlayışı değeri alışkanlığı ve özgüven sahibi insanlık. Aşırı yüklenmelerse tek sesliliğin sınırsız keyfiyet buyurganlığına tutsak kabızlık zavallılık ve kuraklığını doğurur. Hele de sadece acıyla beslenerek her şeyi olumsuzlayan toplumsal tıkanmışlığın soyut ve şekilsel boyalı beden diliyle davranıp düşünüp konuşan; ve her türlü kahrı şiddeti adaletsizliği çürümüşlüğü rezilliği ayrışmayı soytarılığı ve düşkünlüğü taşıyıp kovalamaktan gocunmayan aşırılıksa popülerlik adına sözlü yazılı yahut görsel piyasa mahsülü bütün iletişim ve etkileşim ağlarını tetikçi tutarak toplumdan dünyadan haktan hukuktan kopuk furyalar ve hurafeler kolluk kortejinde kıyamete yetişmeyi cinnet refleksiyle koşuşturan felaketin kahır kin nefret şiddetten gününü kurtaran sosyal uçurum bataklığıdır.
Günün çağına çevrimine ve modasına uygun akademik yozlaşmalarla ve teknik her kilitli boşluktan yer kapmak için kostüm kalıbını modellenen sanat edebiyat sinema resim beton varoş ve villa mimarisi kire gürültüye karışık buraya ortak ve dahildir.
… FIRLATMA RAMPASI …. El yapımı nayloncuk Kabir azabı gibi bilindik rivayetin Fabrikasından teneşire sürülen sürpiyasa mutsuzluklarıyla hep yanlış yola işaret verip saptığındandı şerit Bütün sokakların kendini hurdacı yokuşunda sapır supur bulduğu siyah gözlüklerden yaz bakınıyordu Ayın doğmasını bekleyen gece gibi loş bir hoş sarkaçsız salınım Kımıldayıp dururken kahveler sahiller ışıklar ve hışırtılı sular Her şey kendinden bir beden daha küçüktü Ne kadar kerpetenli cümlelerle Kalıbını döşersen döşe tenekeleşmiş kapağı hep açık kalıyor dünyanın Kozmik kavşaktaki ilk kamyona mavi düdük çalacak diye bahse girerek Çerezsiz Mezesiz Sofrası çilingirin Sehpası kurulu kenar kıyılar virajında sert rüzgar yapıp En çok da arıza yapmış kütük kafayı baştan savınca ölmüş kaynanasının üzerine sım sıkı yemin içenler Takozu çekilmiş fırlatma rampası gibidir en geniş halkadan başlayıp Evire çevire yorgun bulaşıklı kem küm ve pasaklı sözleri dişirip toplayıp kendilerinde noktalayan Tüyünü teleğini dökünmüşse Genelde her gün bitimine rast gelir böylesi Kuş da bir ihtimaldir salyangoz da belkisi Günağarırken Ve batar yiter giderken günden güneş Boğulmak üzere kullanım tarifesi kayıplarda Uzak evlerden Ve karınca yuvalarından dünyanın hayatta olduğunun sevinerek çoktan soğumuştur ev bark ahali Kimse kimseyi sımsıcacık sevişmelere Ve yuvaya beklemediği Vurup kafayı yastığa devirdikten sonra Ertesi günün aynısından Kurulu saat gece lambasının susup söndüğü yerden ve güneşten evvel bütün ağrılarıyla birlikte zonklamaya başlar Böylece tamam olmuştur yarımın yarısına Kendini üzmekten Ve kendine üzülmekten helak olmuşluğunu çözerek çekip çıkaran İnsan rahmetlinin mesai ücretine takas Ve fırlatma rampası…
.. EĞRİSİ DOĞRUSUNA AŞK ve ŞİİR YÜREKLENİRKEN …. Kesin doğru veya kesin yanlış yoktur, her şey değişir dönüşür başkalaşır veya bileşken karışımlar içinde homojen yapılara evrilir derken, her kafadan bir sesin çıktığı ve hiç kimsenin ortak değer aidiyet anlayış payda duyarlılık ahlak kural kanun liyakat ilgi ve paylaşımının olmadığı şizofrenik izolasyon cinnetinin tek boyutlu ve tek hücreli bireysel bencillik morguna kuklalaşmıştır çürüğe çıkmıştır ölmüştür insanlık.
Çünkü ayırt edilir akıl fikir idrak irade anlam bilgi beceri kavram vicdan ve mantık değeri olmayan doğru ile yanlışlarla beraber hiç bir olguya duyarlı tepkisi olmayan kayıtsızlık ve karamsarlık kopuşlarıyla sosyal yaşantının bütün yapıcı ve sağlıklı stunları yıkıma uğrar, hak hukuk kanun nizam düzen anlayış inanış güven kişilik kimlik özgürlük huzur mutluluk barış sevgi saygı sorumluluk liyakat zinciri kökten bozularak alışkanlıkları değişimlere kodlanmış hiçliği yokluğu ve kimsesizliği kodlayan yoz kültür kargaşasında anlam ve değerini yitirir.
Burada akıl vicdan mantık sorumluluk emek ahlak adalet onur itibar saygınlık gibi ortak hayatı donatıp düzenleyen birlikte yaşama kültürüne yer yoktur. Dolayısıyla bütün algı ilgi bilgi kavram anlayış görüş inanış birikim gözlem akıl sezgi duygu düşünce vicdan sorgulama ve ortak çıkarım zenginliğini rafa kaldırarak işine ve çıkarına nasıl geliyorsa kişiye göre değişken göreceliliğini kutsayan toplumsuzluğun ilkel dürtüler hükmündeki çağ dışılığını ve anarşist başı bozukluğunu döner dolaşır kozmik sürüncemedeki hayat.
Çünkü bencil breyselliklere özelleşmiş çıkar ve keyfiyet güdümlü başıbozukluğun ortak duygu düşünce bilinç ve anlayış bağlamında kendi dayatmalarına getiri sağlamadıkça adaleti inancı kimliği ilgisi itibarı saygınlığı çıkarımı emeği çabası kabulü paydaşlığı özgürlüğü kaygısı katkısı ve birlikte yaşama kültürü yoktur. Herkesin kendini herkesten ve her şeyin üstünde görüp bildiği kibir kahır fitne bozgun gösteriş hırs hınç gibi bağnazlık hücrelerine hapsolmuşluğun bağlantısızlık çoraklığında hiç kimse diğerinin ilgisi alakası ve umrunda değildir, herkesin doğrusu hiç bir değer üretemediği ve her gün birbirlerini boğazlayıp kazanılmış değerlerden harcayıp tükettikleri kendi çorak cürümü kadardır. Oysa sanat kültür kanun kural edebiyat akıl fikir vicdan ve duygu duyarlılığıyla dengesi bozulmuş olan veya bozulmakta olan sosyal hayata emek ve yürek yorarak sınırları kesin bilinen doğrulara ve yanlışlara ortak fayda ve payda çıkarmayı amaç edinir.
Hiç bir emir sipariş reklam menfaat militanlık adanmışlık ve dogma buyruğuyla toplumsal hayatı dertlenmiş ve kaygı edinmiş şiir de, bu bağlamda hele de günümüzün düzenli veya düzensiz her konu başlığında korkunç ruhsuzluk izolasyonuna köleleşmiş yıkımlar yaşadığı köklü bozulmuşluklar harabesinde özgür düşüncenin ve özgün emeğin yorduğu bütün ilkel ödünç kokuşmuş çürümüş kiralık kullanışlı dileyenin emrivakisine kul ve köle bağnazlıklardan duyarlılığını kurtarmış sorumluluğun ve kaygının en büyük yükünü taşıması gereken saygın samimi ve gerçek yürekliliğe sahip olmak zorundadır.
….. KIYAMETE SÜRÜKLENEN KESTİRE YOL …. Yerden bitme Gökten yığma Ne çapraz fırıldaklıklar vardır kapının zilinde adı yok Çarkı kırık Yanı çıkık Zembereği bozuk Sırf damıtılmış zeban zıvana zırıltısını askıya alan kelepçeli çelenginde donmuş kalmışlığa Hayali yanık Posası küllenmiş Zıkkımın berki düşlere musallat her kara düzen perdeden ayrı saz çalan kimi handan Kimi nalan Tek celselik boş davaya Dosyası kabarık hem sanık hem tanık Hapı yutulmuş baş belalarına apar topar yolda pinekleyen Paketlenmiş ıssız sokaklar dilencisi gibi suç üstü Çatı yıkık Kolon çatlak, kiriş viran Sinine baykuşların çullanıp tünediği burası artık satılık yazan haraç mezatlıkta sallanıp duran avize Cenazesini deprem evlerinden çıkaran acıklı yunak tasları gibi çöl çorak Kirlenmiş kumaşların örtüsünü bürünerek sabahı zindanında saklayan gecelerce insan poşetleyen Hışırtılı ibrelerden haritası bulunmadık dünya aramaya yol sorup devran dönen büküş yokuşun Elektrikler kesildiğinde ulann edisoooooon Lan ulan yüksek gerilimli filmi niye kopardın makinist, Ateş püsküren Ödül törenleri arasında katledilen çocukların ölü çığlıklarını dinamitlemekle meşgulken kerhaneci nobel Kuşları artık hiç yadırgamıyor kusnuğundan çok yıldızlı tatil Boyalı çekirdek Maskeli balo Jet sosyete Tarlasız bostan Kestire yollu kıyamet Ormansız bahçesiz kerosin sidikli şişmanca harmandan Kıçında ateş püsküren uçakları
… SİCİL CÜRÜMÜ SABİT SAPKIN DEBDEBE … İstismara ve ber türlü dolandırıcılığa açık alanlardır, insanların huzur mutluluk ilgi güven korunma barınma sevgi saygı gibi hayati derecede ihtiyaç duydukları saf temiz arı duru masum ve doğal beklenti ve ihtiyaçlarının pusu ablukasına çöreklenen tecavüz nitelikli ÖZEL HAYATIN kılcal damarlarına algı yönetimiyle sızıp dolaşmaya ahkam kesici hamaset tellalı kalıplaşmış soyut sahte ödünç kifayetsiz ve köşeli laflarla altından girip üstünden çıkarak; çıkar ilişkili vurgun soygun talan işgal yağma yıkım ve saplantı niyeti hiç değişmeyen; fakat biçimsel değişimleri güdümlü kalabalıklara dayatan; hep yaşlandıkça gencelmenin ölümsüzlük ve ihtiras bağımlısı; hatasız pürüzsüz başarı grafiği yüksek hiç kaybetmeyen mimyon ve mükemmeliyetçilik düşkünü; sürekli her istediğini dilediği gibi sorunsuz engelsiz elde etmeye hiç sınır kural tanımayan korunaklı seçkin üstün semt mahal merci makam ayrıcalıklısı; paraya güce konfora şöhrete villaya mülke meskene sermayeye servete ünvana gösterişe mevkiye ve sür saltanat hükümranlık imtiyazına eriştikten sonra kendi dışındaki herkesi kul köle zibili gören; ölümsüzlüğü dahi satın alabilmeye tanrılaştığına inanan, hak hukuk hiç bir insani değeri umursamayan; yaşı sübyan derecelerine varan kadın erkek sevgili metres uyuşturucu marka maske imaj eşya tarz şekil veya eşcinsellik değiştirme PEDOFİLİ sapkınlığının birbirinin benzeri ortak özelliğiyle, dünyanın istisnasız her yerinde itibar kültür edebiyat sanat duygu görgü sevgi saygı ahlak karakter özveri onur sorumluluk güven iletişim kimlik ve kişilik yoksunu ruhsuzluğu doyumsuzluğu sapkınlığı ve vahşeti kutsayan kudurmuş Epstein vampir mahlukları gibi sabıka suç mutsuzluk tahammülsüzlük şiddet cinayet suikast salgın cürüm ve tecavüz dosyaları azıp dolaşmaktadır her yerde.
Halbuki beğensinler desinler budalalığına ahmaklaşmadan sevgiyle doğup büyüyen sorumlu anlayışlı paylaşan danışan saygın değerli bilinçli kültürlü vicdanlı ve onurlu insanlığı özgün iradeli kararlılığıyla ve katkısıyla kendinden bilene hayatın her güzelliği müjdelenmiş armağan; aşkın deli divanesi olanaysa yaşama sevincinin her günü düğün BAYRAMDIR okutur öğretir hayat.
Her kim burayı böyleceden doya kana duyumsayıp özümsemişse, Madem AŞK ola; ve sevgiyle..!
… MANTIKSAL FELSEFE ÇIKARIMLARDAN ÇORAKLAŞINCA HAYAT …. Felsefenin, yani diğer türlerden farkı olanıyla düşünerek olumlu veya okumsuz hayatı yoran, etkileyen, bilen, gören, farkeden, anlamlandıran, araştıran, keşfeden, katkı sunan, değiştiren ve dönüştüren bilimselliğin sac ayağı veya alt başlıklarından biri de ( metafizik, etik, estetik, epistemoloji. Vs) yaşamsal döngüye AKIL FİKİR yürüterek sorguladığı ve gözlemlediği çıkarımlardan bağlantı kurduğu neden sonuç ilişkileri arasında açıklanabilir denge doğrulamasını yapan MANTIK’ tır.
Mantıken, doğası ve karakteristik özelliği gereği kemçiriyor, havlıyor, hırlıyor, uluyor, veya ürüyorsa kaplan arslan panter puma sansar ayı vaşak tilki kurt veya köpektir denir. Mırnavlayıp miyavlıyorsa kedidir. Vak vukluyorsa kurbağa , gıtgıdatkıyorsa tavuk, cikcikleyip cıvıldaşıyırsa kuş, konuşup el kol hareketleriyle yetmeyen tarifsizlik açığını ve eksiğini tamamlıyorsa mantıken insandır.
Fakat İNSAN sebepli ve kaynaklı her şeyin alt üst olduğu akıl mantığı devre dışı bırakan duygusuz DÜŞÜNCESİZLİK kıyametinde, hiç bir ortak değer sorumluluğu gözetmeksizin çılgın tüketim bağımlılığına köleleşmiş açlığı ve hızlı değişim dönüşümlülüğü doyurup beslemek için EGISUNU tatmin etme odaklı ve güdümlü kendine yabancılaşmayı her şeyden öncelikli kılınca neye bulaşıyorsa durmaksızın söküp taktığı taklitlerle ve maskelerle ona bozulup benziyor insan. Artık sorgulamadığı düşünceyi aklı mantığı vicdanı bilgiyi deneyimi ahlakı ve felsefeyi konuşmuyor duymuyor dinlemiyor anlamıyor bilmiyor gözlemiyor , bunun yerine sürekli bağımlılıkların esaret ağında mutsuz yılgın bezgin bunak ilgisiz huzursuz gergin hektikli kuşkulu korkunç ve saplantılı boyuşmalarla doğasını bozduğu berbat ettiği her şeyle beraber saygınlığını yitiren insanlığın dışına çıkmalara sapkınlaşarak ilkell reflekslerle hırlıyor çemkiriyor hömeriyor homurdanıyor saldırıyor kuduruyor azıyor ve doyum sınırını bilmeyen kendini kaybetmişlik şizofrenliğiyle üstünlük yarışının güç şamata furya gösteriş ve ihtişam ahmaklığında yıkıyor yağmalıyor ve canavarlaşıyor. Yani akıl fikir yürüterek mantıksal çıkarımlardan çoraklaşınca hayat, antik gömülerden gösteriş defilesi sunan hortlaklara ve şartelini açıp kapadıkça kuş gibi ötüp tazı gibi koşup köpek gibi hırlayan pili bitmiş hurdalık çöplüğüne dönüşüyor insan.
Mantıken bilinir ki… İnsan insandır olmasa da pulu, eşek eşektir atlas altından olsa da çulu gibisine.. Deveye türkü çığırır söyler misin demişler, dinleyecek dangalak enayisi bulursam gazel bile okurum gibisine…
Tanrı karıncayı ve insanı bozup dağıtmak ve yok etmek isterse ona süslü maskaralıklar ve kulplu kanatlar takarmış gibisine… İndiremeyeceğin katırı yüksek dama çıkarma gibisine.. Kadın sağır erkek körse mutlu mesuttur hayatı doğuran güden yoran ve eskiten ecir ile sabır gibisine… Her akılsıza hayran başka bir akılsız bulunur gibisine… Para şan şöhret ihtişam gösteriş ve şatafat hükmedip konuşunca, doğruluk ve adalet pusar siner ve susar gibisine… Fazla bağırmak ve sırıtmak işlenmiş olan veya niyetlenilen suçu sabıkayı örter bastırır gibisine.. En iyisi sizde yiyip içek bizde coşup eğlenek gibisine… Bir donu var kırmızı, kah anası giyer kah kızı gibisine… Ne tükürdün ki elime, ne sürem yüzüne gibi Gibisine..
Torbayı güttüğü ve dürtüklediğinin aç sefil boynuna takınca , dilediği gibi çalar çırpar soyar ezer sömürür gözü malda mülkte olan haydut harami. Bu bakımdan, kendine ve İşine hor bakan herkesin sırtına semer vurup boynuna torba takarlar . İnsanı zapteden ne erkektir ne kadın, ar onur ahlak ut ihtiyat vicdan ve utanç duygusudur inanılır güvenirliliğiyle hem değer katan hem de saygın kılan. Onlar bize ödüyormuş gibi gözüküyor, biz de onlara çalışıyormuş gibi yapıyoruz gibisine.. Kuyudaki kurbağa okyanusu bilmez gibisine.. İyi bir usta önce çırakken ustalaşmalı, ustayken de usta olacak çırak yetiştirmeli gibisine… Niyet maksadın hasılatıdır, iyiye de kötüye de mutlaka niyetine göre bir yol bir bahane bulursun gibisine…
Para duman kıskançlık kin kibir görgüsüzlük aşk sevgi ve açlık saklanması asla mümkün olmayanlardandır gibisine .. Şişman kadın salondan çıkmadıkça gösteri bitmezmiş gibisine… Bir insanın yüzündeki gülümseme üstündeki elbisesinden ve cebindeki cüzdandan daha değerli saygın ve güzeldir gibisine… Arkamdan yürüme senin öncü kılavuzun ( sana ön ayak ) olmayabilirim gibisine… Bir gölde iki balık birbiriyle kıran kırana sövüşüp boğuşmaktaysa ordan mutlak fitne fesadın teki ( ingiliz) geçmiştir gibisine..
İçindeki iyi yada kötüden hangisini besler biler kışkırtırsan o kazanır gibisine… Irmaklar ağaçlar mevsimler bozulup çöl viranesi olduğunda her türlü kapılmışlığının kölesi olan insan, paranın yenmeyecek bir zıkkım olduğunu anlayacaktır gibisine… Tanıdıkça yük yorgunluk bezginlik bıkkınlık kalp düzen ve kafa karışıklığı artıranları silip süpürmeli insan akıl fikir niyet ve bilincinden yoksa hayatı zehir zıkkım zindan edenlerle boğuşarak durmaksızın lüzumsuz gereksiz saplantılarla cebelleştiği tükenişini bitirip hızlandıran çöp biriktirir zibil artırır.
Mantıken, kendine yabancılaşarak vicdanın aklın fikrin sanatın duygunun düşüncenin etiğin saygının paylaşmanın ve duyarlılığın insanlıktan sökülüp çöpe atıldığı kilitli kapalı devrede resmen kendi bencil saplantılardan bildiğini okumaya mahluklaşmıştır çark ve çevrim.… Yanar dönerliğin karanlık ve kuşkularla örülü esaret hücresinde içe kapalı yaşayanların oturaklı tutarlı kararlı inanılır güvenilir saygın samimi bilgili liyakatli kişilik ve karakterleri yoktur. Bu yüzden ortak toplumsal doğruları kendi yanlışlarıyla takas ederek adandıkları köktenci buyurgan doğmaların ilahlaştırılmış saplantılarını kutsal bilerek menfaat eksenli işlerine beklentilerine ve çıkarlarına ne,hangi fırsat veya kim nasıl geliyorsa başka hiç bir şeyi önemseyip umursamayarak orayı kollar şartlanır ve konuşlanırlar.
Hep daha kolay güvenli kaliteli sağlam işler çalışır sağlıklı konforlu gösterişli çeşitli uyumlu dengeli düzenli rahat muntazam mükemmel kusursuz ve donanımlı yaşamak adına üretilen her tüketim bağımlılığının ihtiyaç artırdığı hektikli yaşam esaretinde günden güne anlam içerik ve değerini yitiren toplumsal ilişki ağında insanı kabullenip taşımakta zorlanan sosyal kopukluklar yılgınlıklar yozlaşmalar çürümeler çöküşler yıkımlar ve kokuşmuşluklar herkese ve her yere hükmeder. Böylece kendine yetişmekte zorlanan insan artık algılarıyla uyuştuğu reklam oyuncağına ve piyasa soytarısına dönerek büyük nüfuslu aileyi yüklenemez olur. Evlerden uzaklaştırılan her kovulmuş yapısal bozukluğu ve boşluğuysa zemin katından tavan arasına kadar birbirine zıt hır gürlü geçimsiz kavganın ve nizahın nispetçisi yarışçısı tahammülsüzlük çöker çullanır. İnsanlar sayı ağırlık ve değer hesabından azalıp küçüldükçe büyük evler herkesten ayrıcalıklı benim olsun da hiç kimsenin olmasın sapkınlığının baykuş viranesine dönüşür. Onun var da benim niye yok kapışmasındaki bu azgın bozgunda ekili dikili topraklar dağlar koylar denizler adalar dereler düzler ovalar yaylalat ve yamaçlar traşlanarak amansız ruhsuz çölleşmenin insan kuraklığına yerle yeksan olur. Bu dipsiz sapsız dangalakça talanın yıkımın vurgunun soygunun sömürünün ve rantın adi cellatlık keyfiyetine bağımlı çevrim çarkındaysa ‘ ben sizin hiç görüp bilmediğiniz doğa harikası şehir gözdesi sakinlik beldesi ve huzur bakiresi buraları buldum gezdim tozdum keşfettim ‘ sanal alemcilik furyasıysa bu nerde ne gördü bulduysa ölümüne çöküp çöreklenen yağma işgal ve talan piyasasını doyurup besleyen av reklam ve ihbar nitelikli taşaronculuk piyonculuğundan başka hiç bir şey değildir.
Mantıken, perşembenin gelişi çarşambadan anlaşılır okunur bilinir malum, petro kimya endüstrisinin modern kulu kölesi olduktan sonra, bütün bağlantıları birbirinin besleyen BOP figüranlarıyla provası çalışılmış yağma yıkımlara soygun sömürü kuklası , provası çok çalışılmışlığın kusursuz hatasız itaatli laboratuvar deneği ve kendine değişmiş başkalaşmışlığın aklı fikri mantığı duyarlılığı düşünceyi sorgulayan felsefeyi ve irdeleyen iradeyi tanrısı bildiği keyfiyet hükümranlığına terkederek kamçılayan güden saplantılarına mahkumluğun oyuncak maskarası olur insan.
Yeni Cehepe’ li müdür yardımcılarından Ali Mahir Başarır’ ın Butlan’ a ilişkin “ Sayın Bahçeli çıksın, masası kurulu Terörsüz Türkiye Komisyonu’ na biz niçin temsilciler verdiğimizi açıklasın” lakırdılı düpedüz itiraf beyanında projesi provası kurulumu işlevi ve tatbikatı “ bizim oğlanlar çok iyi iş becerdi” devamlılığı geleneğinden gelen Tom Barrak formatlı Bop Tezgahında Pekaka” yı ortak odak ve “ kurucu önder’ merkezine koyan ittifakta Akepe, Mehepe, Hedepe, Emep, İşçi Partisi, Hüdapar, Büyük Birlik, Yeni Cehepe’ nin toplum ve dünya gerçekliğini hiçe sayan muhalefetsizleştirilmiş buyruk baskı zorlama ve dayatmalara yağma yıkım denetiminde Terörsüz Türkiye suni gündem başlığıyla yangından mal kaçırırcasına her konuda ayrısız gayrısız birlikte ittifakçı ve beraber olduklarının saklısız gizlisiz dışa vurumuydu.
Bop eşbaşkanlığı hükmüne bağlı bildik alıştık ve kanıksandık her türlü hilede dolapta dümende fursatçılıkta kendi önceliğine çökmüş çullanmışlığa ortak makam merci mal servet mülk iltimas rüşvet istismar gammazlık pay hisse avanta çıkar ve hileleriyle yer seçkinler ayrıcalığında yurt tutmuş her kesimden vurguncu soyguncu ve talancılarının toplum sorunlarıyla hiç bir çare ilgi bağ çözüm bazında çabası gerçekliği derdi düşüncesi savaşımı kaygısı alakası samimiyeti meyli meramı çaresi ve yakınlığı yoktur.
İtirazsız tepkisiz cinsiyetsiz kişiliksiz kimliksiz muhalifsiz kayıtsız duyarsız itibarsız ilgisiz inançsız iradesiz kararsız toplumsuz kıtlık kıran kanaatiyle ölmek - sürünmek aralığına tutsak magazin afyonları, istismar algıları, korku kaygıları, yapay ilişkileri ve hormon gıdasıyla beslenmiş bozulmuş tek tipliliği ve dayatmacı keyfiyet hükümranlığını sağlayan ayrışmış kısıtlanmış her şeyin mülk hakkına sahip, herkesin mutlak uyumla mecbur yaşam kaderini belirleyen dar bopazlara çökmüş çullanmış yağma yıkım düzeneğinin haydut harami topluluğu, gıda enerji ulaşım barınma beslenme güvenlik sağlık iletişim eğitim tarım üretim spor sağlık kültür sanat gibi hayatın bütün can damarlarını sefalet sorun bela kuşku endişe belirsizlik rüşvet imtiyaz ayrıcalık kayırmacılık şiddet kavga kir zehir gürültü nefret kin ve öfke çevrim çarkıyla tıkayarak, soyan sömürenler sultası hep birlikte güdümlü insan kalabalıklarını dikeldikleri ağır faturalı ve herkese kan kusturan etiketlerle modern köle esaretinin hem üreticisi hem de tüketicisi kılarlar.
Bu yüzden sosyal hayatın can damarlarını hem içerden hem dışardan başına buyruk soyan ezen baskılayan yağmalayan yapan yıkan bozan haksız hukuksuzluğa çökmüş çöreklenmiş hırsız gammaz çapulcu yolsuz sömürenler güruhu, Bop çevrim çarkında özenle ürettikleri acıya sefalete çelişkilere sorunlara yıkımlara korkulara dayatmalara kutuplaşmalara yozlaşmalara bağımlılıklara korkulara zavallılıklara endişelere teslimiyete kayıtsızlıklara ve çürümüşlüklere toplumu alışmış kanıksamış kabulde sindiren suni soyut sanal çarpık kaçak kayıt dışı sahte gündemlere arkalanıp güvenerek, Hüküm Mirasını Oniki Eylül’ den aldığıyla her türlü haksız hukuksuz yolsuz kaçak ve kayıt dışılığı kendine her an her şartta dilediği keyfiyetten hak ve miras görmekteler.
Tüm bunlara bağlı bütün ve mantıken ilişkin, Bu arada On İki Eylül sivilleşmesi olan Bop Elbaşkanlığı’ nın yedek figüranı ve çıkarına düşkünlükte hilesi hurdası rüşveti kayırması sahtekarlığı dubarası dümeni biri diğerinin aynısı siyasi istismar tesisi Yeni Cehepe’ ye sıradaki iş güçler için birbirinin kumaşından çıkartılarak taa Helalleşme ve Yumuşama ORTAKLIK İTTİFAKI Barrak- Trump ayak oyunlarından süregelen kayyum nitelikli mutlak butlan filan tayin tespit ve tahsis edilmiş. Mantıken, Şaşırmak ne mümkün..!
… İNSANSIZLAŞAN KRONİKLEŞMİŞ KIYAMET KOZMOPOLİTİĞİNDE …. Evli barklı olmayı kutlayacak kadar, ortak ilgisi hayatı yakınlığı samimiyeti aidiyeti paylaşımı müjdesi değeri ve yaşama sevinci olanın varmak ve ulaşmak istediği özgürlük alanıdır. Fakat ola ki burayı her türlü emek saygı sevgi sorumluluk çaba amaç niyet ve gayretlerle imar ve mamur ettikten sonra gösterişe meram saran sonsuz sınırsız ihtişam şatafat ve gösterişliliğin kulu kölesi olursa insan aslolan niyet ortadan kaybolur ve uğrunda insanlığı yitirilen mutsuzlukların birbirinden ayrılmış kopmuş paramparça azap güncesinde hiç bir ortak değer itibar yakınlık ilişki saygınlık ve sevinci olmamaya araçsallaşmıştır ev bark insan eşya bina ve tapulu tapusuz her şey.
Yakınlık samimiyet ve sahici ilişkisi kurmak için mezuniyet belgesi vize maske ünvan avans kapora torpil rüşvet riya alavere dalavere veya kimlik bildiriminde bulunması gerekmemektedir insanın.
Hayal düş ve yanılgı kırılmaları, farkındalığı olan insan için sorgulayarak veya empati yaparak öz güven sağlayıcı iyileştirici ve olgunlaştırıcı dönüm ve dönüşüm noktasıdır. Nohut fasulye kabak gonca yonca börtü böcek dağ yel belde dere bayır ve ekin ekin su sarnıçları un değirmenleri tozlu çamurlu yolkar ve tarlalar, sosyal düzeneği ortak aklı ve toplumsal düzeneği sağlayıcı tüm varlık zenginliğiyle hayat ırmağında ve yeryüzü toprağında insanlık binasını kuran yaşamın vazgeçilmez künyeleriydi.
İnsan eliyle kundaklanmış gösteriş bunaklığı şiddet sapkınlığı hükümranlık sadistliği ve tüketim çılgınlığı fetişizmi kıyametiyle azıp kuduran soyut ve yapay ilişkili esaretinde Git gide ve günden güne ölüp tükenmekte buralı dünya ve sersefil insanlık.
Olumlu veya olumsuz dün geçip gittiğin yaşanmışlıkların hiç durmaksızın anısını tekrarlayarak sabit ve kurak döngüde yıpranmış yozunmuş laçkalaşan anlamsızlığı çoğaltır insan. Bu yüzden bilhassa hayatın çetin zahmetli çetrefilli ve zor günlerinde her zamankinden çak daha etkin çağdaşlığı güncellemenin akıl fikir niyet sorumluluk dirayet irade idrak gayret çaba çare üretim bellek bilinç ve emeğini yormalı ki, hayatın ihtiyaç duyduğu huzuru mutluluğu güvenliği değeri sağlığı dirliği kaynağı güvenceyi ve yenileşmeyi sağlamaya imkanı mümkünü olabilsin. Değilse darda yokta boş gider boşa döner pazar arabalarını peşinde sürükleyen paslı çilingir, kirli ilişkili uyuz dabaz yalınsaklık ve evi barkı insansız dünyasızlığa terkeylemiş çetrefilli dolambaç.
Hem yoksul hem yoksun hem meskensize diyar, doğru düzgün ortak değerlerle örgülü yaşamak işini yoluna koyamamış olmaktan, kopmak için bağlanan ve bozulmak için ilim ikrarından vazgeçen sapkınlıklara gide gele Yollar eskir kaldırımlar aşınır insan bozulur en nihayette çürür değişir düzenndevran İyilik doğruluk güzellik hak hukuk sevgi saygı liyakat irade huzur ve mutluluk üretemeyen kent metropollerine yığınlaşmış yığınlar kalabalığı olmayan istikrar sağlık dirlik iyilik güzellik yoksulluğunu kapış kapış herkesin birbirini ezdiği yorduğu ve üzdüğü cinnet sarmalında birbirinden söküp alma çapulculuğuna yönelecektir çünkü hızla sicili sabıkalı rol modeline sabit kendini çoğaltan sürü güdümlü amansız sapkın ve azgın kötülüğe bir damla iyimserlik yetmeyecek ve yetişmeyecektir.
Çünkü buranın kırılma noktası, düzeltilebilir ben buraya nasıl geldim sorusuna duyarlılık ve farkındalık gösteren bilinç akıl ve bellek iradesi olduğu halde nereye savrulduğunu sorgulamayan kapılmışlığın kayıtsızlık boş vermişliği ve esaret sarmalıdır. İnsanlığa çektikleri operasyonlar sırasında dert acı sızı ağıt sorun sıkıntı figan feryat ve illet yükleyerek, dikiş tutmaz iltihaplı yaralar arasında makas matkap kama testere iğne neşter ne ararsan varların morarmış ölüsü hep masada kalan.. Adandıklarının yardakçı yalakacı çıkarcı ve yancı arkalıklarında yuvarlanıp debelenen pislik artıkları yahut tezek zibil böcekleri gibi şiddeti nefreti doyumsuzluğu kokuşmuşluğu bencilliği acımasızlığı acımasızlığı gerilimi bunalımı kirlenmeyi sahtekarlığı keyfiyeti samimiyetsizliği yabancılaşmayı umarsızlığı çaresizliği tükenmişliği yılgınlığı lümpenliği sahtekarlığı soytarılaşmayı rezilliği ve insansızlaşmayı huzur saygınlık özgürlük GÜVEN istikrar ve mutluluk yerine üretip çoğaltıyorsa onarımı tamiri ve geri dönüşü olmayan ölümcül vakadır artık doğa tabiat insanlık değerleri ve dünya devran.
Kendi içindeki cinnet ve cinayet sabıkalısının bilindik belli failini arayan dedektörlüklerle, kavrucu bir sac üstünde hiç durmaksızın zıplayan zirzibil taneleri gibi sürekli görülüp duyulmadık tehlikelinin akıllara bulanıklık ve durgunluk verecek en tehlikelisi uçurumdan aşağı kendini fırlatıp atmak kamyonun altına kaburgasını sermek traktörü omuzlamak apartman duvarından bisiklerle fır dönmek binbir belaya davetiye çıkarmak paraşütsüz gökyüzünden yerin dibine çakılmak balyozla girişmedik sağlam yerini bırakmamak cam yemek suratını dalağını şişlemek gibi gibi her saniye kıyısından döndüğü dizi ve kliplerin kölesi ölümle cebelleşen acayip adrenalin yaratma ipsiz sapsızlığının dünkü ne düdüğü belirsizlikler bugün anne baba oldular ve ilk altı ayı bulmadan şiddetli gerilim bunalım sahtelik soyutluk doyumsuzluk mutsuzluk geçimsizlikleriyle birbirini yiye bitire ayrı gayrılaştılar. Onların çocuklarıysa bugün öznesiz yüklemsiz ve hikayesi olmayan her türlü anormali normal sayan sapkınlıklara talip proğramlanmışlığın kulu kölesi algı hücrelerinde yapay zeka ile haşir neşirler.
Dünyanın her yerinde en acımasız onursuz ruhsuz bencil hırsız yolsuz ve haramı ortak karakteristik niyet maksat ve özellikleri olan soyguncu talancı yağmacı işgalci vurguncu ezen sömüren sülükleri, kolayca güdülebilir şartlanmışlıkları ve toplumsal teslimiyeti alışılmış bağımlılıklarla kurumsallaştırmak için bütün kaynaklara hükmederek özenle örgütleyip dayattıkları adaletsizliklerden kargaşadan gelir dağılımı eşitsizliğinden gericilikten hurafecilikten yozlaşmadan sindirilmişlikten karamsarlıktan korkudan istikrarsızlıktan sefaletten kedercilikten eğitimsizlikten duyarsızlıktan şiddetten kutuplaşmadan kinden nefretten kültür sanatsızlıktan baskıdan belirsizlikten yobazlıktan artan sorunları sürüncemeye bırakmaktan ve iyiliğin tedavülden kalktığı kötülükten ( Terörsüz Tarkiye ana kundakçı unsur olarak Pekakayı vitrine koyan bölme parçalamaya dönük ve Mehepe gibi gizli saklı taşıyıcı figüranların ayyuka çıktığı en güncel ve Bop sürekliliğinin siyasi istismar ayak oyunlarıyla yığınlaşmış birikmiş somut sorunları örtbas eden soyut suni gündemleri sürekli işler faal çalışır kılarak tüm dünyada olduğu gibi Bop Eşbaşkanlığı bünyesinde ortak çıkar hükümranlığının sevk ve idare ettiği Türkiye’ de de aynı planlı projeli dönüm dolaşım ilişki kurgu sür saltanat ağından ) arkalanır ve beslenir.
Bu yüzden haydut harami ilkel azgın sapkın doyumsuz ve yabani keyfiyetin iki bileleninin ardından Yurop ve Rus”lara iştah kabarttığı Çin ile korsanlık haracını alarak dünya çapulculuğunu kotaran ve kurtaran manyak Trump sultası ve şürekası, İran’ a yönelik “ bize mülkünü malını teslşmbet ve pılını pırtını uopla öl” katliamcılığını ve cehennem cellatlığını dayatması hiç de şaşırtıcı değildir çünkü burayı böyleceye her türlü talan vurgun soygun işgal vevhukımlara uygun insansızlığı mutsuzluklarının işlevsiz kayıtsız güdümlü bağımlılığına araçsallaştırarak kullanışlı yapan düzenleyen uran işleten çalıştıran dayatan donatan ören ve örgütleyenler zaten bunlardı.
O bakımdan da ülkelerin tüm varlıklarına ve kaynaklarına el koymada ister kızıl kıyamet aktif katliamcı ve yıkıcı savaşlar sürsün, ister ateş kessin dursun ara versin, ister dursun dursun yeniden ateşlensin, uzatmalarla sinmeyi baskılayarak sündürebildiği kadar uzatsın anlık saniyelik manipülasyonlarda dahi ölüm zulüm saltanatının ilahları kurgulayanları ve uygulayanları olarak hiç kaybetmeksizin kıyamet kurgulu sefaletten yıkımdan yağmadan ve cellatlıklardan hep bunlar kazanmakta.
… SÖZÜN ÖZÜNE ( insanlığın türkçesiyle) … Sözün özüne İnsanlığın Türkçesiyle Hiç bir şarta koşula eğilmeden Bükülmeden Muhtaç ihraç ve ihtaç olmadan, bedenen ve ruhen eziklik zavallısı acizliğe hükümran olan Kimliksizliğin kul köle kapısına minnet etmeden Ricaya amennaya bel ve umut bağlamadan Özgürlüğün doğallığın ve kendi gerçekliğinin doğduğu yerden doğduk geldik Aşk neresidir Yarayı da tanırız çareyi de biliriz Sevgi saygı kime ne zaman, mertlik ve cesur yüreklilik aslımız neslimizden gelendlr İnsan kimdir iblis kim, Biliriz sevinci çocuklaşan yüreklilikle Onurla Gururla iyiyi güzeli hakkı hududu şefkati ve huzuru Gül ne çiçektir biliriz Cehennem zebaniliğinin cellat katliamcısı zulümlerle tüm dünyaya kan kusturduğu iblis kimdir biliriz Kaypaklığı iki yüzlülüğü ihaneti kıyameti ve gördüğüne sus pus olanı şarlatanı yalakayı ve şakşakçıyı Mazlumun ahını zalimi(n zulmünü Zorbayı ve masumu.. Akrebi çiyanı Sansarı çakalı leş kargasını yardakçıyı puştu uşaklık kuklası puştu piyonu da biliriz Kalbinde güvercin kumrusu uçuran aşkı sevgiyi de biliriz Tanır ve biliriz ki Buraların Gösterişli kukla soytarısı olarak yaşamaktansa Yalınçıplak Yiğitçe Özü sözü bir özgürce ve nasıl doğduysa öylece Türklüğün aklı fikri vicdanıyla ölmek Ölümsüzlüğün namı değerindendir Biz kendimizi ezel ezelden tanır biliriz
.. MUTLULUKLA YÜZLEŞMEYE … Mutluluk, erişilmesi zor olanın acısı ve yokluğuyla avunup hayatı geçiştirmek değil erişilmesi mümkün olanlarla yetinip duymak doymak ve yaşamakla özdeştir. Aşırılıklarsa insanı sahip olana ezer bozar köleleştirir veya kıyaslayarak isyan ettirir. Her iki durum da özü içeriği konumu ve gerçekliği değişmediği sürece mutsuzluğa sebep sorunlar doğurur ve biriktirir. Bu yüzden adaketli somut gerçekler bağlamında herkesi kapsayan ve hiç kimseyi ayrıcalıklı sınıf imtiyazına tanrılaştırmayan ortak akıl fikir duygu düşünce duyarlılık ve bilinçle kazanımları paylaşarak doyum dengesi şarttır.
Somut hiç bir yaşam gerçekliğine bulaşıp dokunmadan iğreti soyut ve dften püften yapaylıkla ilişkilendiği yahut etkilemeyi amaçladığı topluluklara hamaset ahkamı kesmek; insanların güvenini beklentisini ve iyi niyetini suistimal edip kötüye kullanmakla özdeş olan TANRIDAN ROL ÇALMAK denir böylesine.
Mutluluk ve gerçeklik açığını ve açlığını gideremeyen; ve gidermekte yeterince gelişmiş oluşmuş akıl fikir irade özgürlük mantık deneyim birikim özgüven ve özgür irade donanınlılığına sahip olmayan tutucu gerici kısıtlı basma kalıpların esiri kişiler ve zorunlu olarak yüzeysel formatlı sahteliklere baş vurur ve aslında maddi talepleri olan dürtülere odaklandığı sınırsız sahip olma isteğini manevi soyutlarla maskeler veya kullanışlı araç olarak istismar eder.
İçe Kapalı toplumların dış dünyayı hayalle yorup yaşadığı; mutluluk ihtiyacının sürekli eksiğini ve kendini baskılanmakla sahte hatlar üzerinde burnunun ucundakini yok sayarak uçarı havailiklerle bir tür her şeyin insanüstü ( kendini gerekli önemli ve herkese üstünlüğü olan; yakınlaşıp bulaştığı herkesi ciddiye almaya değmezliğin kir bulaşığı gibi gören ve sayan küçümseyici yaklaşımlarla ) üstten bakışlılığın kendinden somut hiç bir şey vermeden ama yasak günah haram diye adlandırdığı somut olanın hepsini edinme ve sahip alma kurnazlığına kurulu yapay görsel ve şekilsel değişkenlikler yaparak kendi kapılmışlığının dışında kalan gerçekliği görmez duymaz bilmez anlamazdan gelen dışa kapanmışlıklar dönüm dolaşım ağında kendi kendini tatmin etme bağımlılığını yaşar ve taşır acizlik mutsuzluk gözdesi döküntü saçını .
Süresi saniyeleri bile bulmayan kaydıraçlı ve cam soğukluğu saydam yüzeylere dürtüp dokunuşlarla, azgın bir sürükleyen akıntıda zamansızlığın hapsettiği savruluş sürükleniş ve dinginliği olmayan bulanık çalkantılara karşı konulmaz bir bozulmuşluğun insanı battıkça yalnızlaşıp yabancılaştığı ağlarda ne aradığını bilmemeye esir eden; fakat kendine yapışan bağımlılık dürtüsünden de de sıyrılıp kurtulamayan tahammülsüz ilgisiz alakasızlığa sürekli kendini avlayarak hiç kimse olmamaya rehin verdiği ; ve hızına yetişemediği sanal mecranın duygu sarsıntılı cinnet ve değişkenlikler sınırsız sonsuzluk cenderesinde kendine hükmü geçmeyenlerle umudu itibarı samimiyeti alakayı ve ilişkiyi kesmiş zavallılık müsveddesi olarak çer çöp olup gidiyor insanlık.
Birbirini doğuran ve besleyen bu döngüde,
Çılgın tüketim başımlılığı çevrim çarkında, erinleşen gelir dağılımı eşitsizliği uçurumuna bağlı olarak artan sefalet ve yoksulluğa çöküp çullanan haydut haramiliğin keyfiyet ve sür saltanat sultasıyla toplumsal istikrar ve huzur örgüsünü donatan her şey soyan sömürenlerin dayatma buyruğu hükmünde sosyal hayatın patron tanrısı döngüsüne tutsaklaşır. Böylece eğitimin kültürün sanatın bilginin özgürlüğün liyakatın hakkın hukukun ve özgür iradenin düşmanı olan gericilik adaletsizlik fanatiklik bağımlılık ganimetçilik çıkarcılık hurafecilik bağnazlık sinmişlik kayıtsızlık karamsarlık kötümserlik yozlaşma çürüme korku nefret öfke ayrışma şiddet kutuplaşma yağma ve çöküş silsilesi yerleşik hayatın tüketim dolaşımına sevk tayin ve idare edilmektedir. Mutluluk kavramı da böylece huzur istikrar saygı sevgi kültür sanat güvenlik adalet eğitim sağlık ulaşım özgürlük onur kişilik barınma beslenme ve nicelerini beraberinde kapsayan yalamsal değerlerin hangi yolla ulaşmış olursa olsun yasal ve geçer kaynağına bakılmaksızın güç mal mülk şatafat servet ganimet gösteriş acımasızlık bencillik ve doymak yetinmek bilmeyen sınırsızlıkta yağma yıkım soygun talan ve sömürü zehirlenmesiyle toplum gerçekliğinden kopmuş ayrıcalıklı üstün baskın seçkinler sultası tarafından keyflyet ve sadaka lutfu olarak yokluğu sefaleti acıya bağımlılığı derbederliği acizliği ezikliği yalvar yakar çilekeşliği ve sinmişliği sürekli artırıp kurumsallaştıracak şekilde dağıtılır.
Çünkü ihtiraslarının kulu kölesi ve kurbanı olan kapılmışlık, eldesi ve erişimi olmayan kanaatsizlik görgüsüzlük doyumsuzluk gibi dürtü bağımlılıkların köpürtüp kamçıladığı aklı iradesi vicdanı görgüsü hoşgörüsü çıkışı çözümü hissi saygınlığı ve paylaşım duygusu olmayan hapsolmuşluk cenderesidir. Kim ne kadar buradaki bataklıkta çırpınır didinirse gözü dönmüşlüğün kısır kesat döngüsündeki bataklık girdabında kendi kendini avlamanın kelepçelerine tutsaklaşır. Bu yüzden de fert birey aile çevre toplum mutluluğu olmadığı gibi kişilikli onurlu insan ve toplum gerçekliği de yoktur yıkımdam yıkıma sürüklenip giden bunun burasında. İnancı itibarı ilişkisi kimliği anlam kavram içerik özgün değer karşılığını yitirmişliğin saygınlığı olmayan, başkasının kodladığı kabule göre kendini kabullenip onaylayan, en küçük aksilikte bozulup dağılarak kime ne yapacağını şaşırmanın sirenleriyle hem kendini hem de herkesi kandırmanın çıkar maskesini, dümen dalaveresini, gösteriş aksesuarını, şöhret ganimet ayak oyununu ve hileli hurdalı istismar çeşitliliğini her şeye kıyaslayıp ve tercih ederek…
Kulağına onun bunun fısıldadıklarına vekalet veren kişilik yoksunluğu, varlık hükmünde bulunan eziklik mutsuzluk hiçlik ve suçluluk duygusunu dışa çıkamadığı ağır travmalı bastırılmış özlemler talepler arzular hayaller ve gerilimli korkularla büyütülmüş kendinin yabancısı yalnızlığının yavaşlatılmışları ve eksik noksanlarıyla hayata başlar ve bitirir. Toplumsal değerlerin içeriğini özgünlüğünü ağırlığını ve binyıllarcasından kazanılmış özünü magazin furyasının, popüler kültür yozlaşmasının ve etiketlenmiş piyasa ürünü borsasının dolaşım ve kullanım malzemesi haline getirdiği kırılma, çöküş ve çürümelerin sosyal deprem miladıydı. Bu noktadan sonra insanlar özü içeriği samimiyeti sahiciliği olmayan; yapay birbirinden kuşkulu kaçak soğuk gerilimli şiddetli mesafeli ve yüzeysel ilişkilerle gösteriş şöhret hamaset şatafat menfaat acımasızlık adaletsizlik umarsızlık duyarsızlık aidiyetsizlik liyakatsizlik yalan dolan talan sapkınlık ve saplantılarıyla eşya ve bencillik fetişizmine adandı ve tapındı. Kötülüğü doğuran koşullar hava su toprak doğa veya coğrafyayla ilgili bağlı sebepler silsilesinden değildir, acziyeti ve çaresizliği kendine fırsat bilen yapma yıkım ganimet düşkünlüğünün sabıkası cürmü ve eseridir.
Tıkanmışlığı paylaşabilmeye tercih eden sapkın travma sevk idare ve yönetimi, zoru acıyı kokuyu sefaleti kargaşayı kederkenliği sinmişliği ve zorbalığı dayatıyor çünkü buradan çoğunluğun hakkı hukukuna çökerek ayrıcalıklı azınlığın çıkar konforu kotarılıyor. Devlete yüksek faizli borç verenin de onların olduğu kaynağı artık sorulmayan içerdeki ve dışardaki kayıt dışılığın hırsız yolsuz talan ve yağmacılıkla elde ettiği rant kapısı, otorite çarkı, çıkar ganimetine ulaşma yolu; parayı gücü gösterişi ve israf masrafta sınır hukuk tanımayan şatafatlı sür saltanatlık sultasını soyan sömürenlerin ödediği diyete hizmet etmektedir tarikat medya magazin akademi ve siyaset. Sürekli toplum algısına süper bozulmalarla atık çöp nefret gerilim bunalım kir bağnazlık yozlaşma dert sorun korku afyon çöplüğü dolgulayıp boşaltarak yağma yıkım istismar talan tecavüz biat ve benzerleriyle vurgun soygunlara uygun bağımlılıklarının ESERİ ve kalıplaşmış kutuplaşmaların ESİRİ insan tipinin şekli şimali verilmekte.
Kutuplaşmalarla birbirini horlayan dışlayan küçümseyen duymayan ilgisiz iletişimsiz bağlantı kopukluğunun saplantı kıskacında yok sayarak kin ve nefret kusma köleliğine adanmış ve bu sayede akla sorumluluğa ve Vicdana dayanmayan fütursuz pervasız uğrun uğrun kezzap içimiş gibi kendisiyle çatışan ve çelişen vitrine akıl sahteliği satma derdine çullanıp üşüşmekle ortak paylaşım değerlerini ve toplumsal huzuru bulmak asla mümkün olmadığı gibi, güç hırs kibir kahır ve gösterişin sürükleyerek felaketten felakete çığ gibi büyüttüğü kaçınılmaz yıkımların ve çöküşün müdavimi talibi tutuklusu ve kölesi olunmakta,
Öldüğünde zaten bedeninden sıyrılıp RUH bilinmezine göçüp gidecektir insan. Daha yaşarken sınırlı kapalı yaşamaya daha doğrusu ber anını kendinden sürekli şüphe duyarak yetersiz aciz çaresiz nerde ne zaman ve kimde hep kuşkulu hektikli korkulu asla kendinden emin olmamanın değersiz ve suçluluğunu sürükleyen bulsa bile kendini bilinmeyene yok sayan sonsuz arayışlara kilitlenmelerle boğulan ruhunu bedeninden ve hiç yaşamamaya ayrıştırmak; devamlı ritüelleri tekrar eden ölümün mirasındandır . Çünkü herkesin kendisiyle ödeştiği ve hakkı olduğu yaşama sevincini imar inşa mamur ve mümkün kılamayanlar daha en baştan , yani hayat kundağındaki doğuştan dolgusu yapılan yaşam gerçekliğine soğumanın kısır döngülerini ve saplantılarını yüceltip kendi şartlanmışlığına göre kutsayan kalıplaşmış suçluluk duygusuyla hem ruhunu hem bedenini ölüme adanır ve ölümün özdeş sağlayıcı karakteri olan acı keder kahır sitem eziklik yokluk mutsuzluk düşkünlük hiçlik zavallılık gibilerle bağdaşır ve özleşirler.
Yani emanet sahte ve samimiyetsiz sözlerin seslerin kişiyi makaraya saran dillerde ilişip konuşmadığı; emek çaba gayret deneyim cesaret özgüven ve özgür iradelerle kendi katılımcı etkinliklerinin onuru gururu eldesi ve kazancı olan diyetsiz ipoteksiz hacizsiz kargosuz ve kaporasız MUTLULUK birlikte ortak yaşam sevincini yüklenen başkasına taşınabilir, aktarılabilir, ulaştırılabilir; ama asla faturalı etiketlere bağlılığın taşınmaz mülkü; soyut söylemler hayalperestliği, değeri borsasına göre artan veya azalan mağaza yahut marka çeşidi çeşidi değildir.
… DiPLOMALI ZIRCEHALET … Diploma parayla satın alınabilir olduğundan beri karşılıklı güvensizlik herkesten herkese hat safada, sanki yazılı metinleri olmayan toplum sözleşmesi gibi hırsızlığı yolsuzluğu haksızlığı zorbalığı keyfiyeti sömürücülüğü talancılığı adaletsizliği istikrarsızlığı bencilliği duyarsızlığı acımasızlığı ahmaklığı hurafeyi hukuksuzluğu kokuşmuşluğu liyakatsizliği karamsarlığı boşvermişliği kanaatsizliği gericiliği ve kutuplaşmayı en seçkin ayak oyunları ve hileleriyle yetiştiren moesseseye dönüştü insanlık.
Bu haliyle de bin yıllarca kazanılmış olan ortak değerlerini yitirdiği gibi Jan Jak Russo” nun çağdaş demokrasinin ana ilkesi sayılan Toplum İradesi Egemenliği’ ne dayalı tarihsel çıkarım da, toplum ve dünya gerçekliğinden kopuk gösteriş ihtişam güç ve dayatma zehirlenmesiyle kendi çıkar önceliğinden başka hiç bir şeyi öncelemeyen ve önemsemeyen buyurduğu dayatma, karşı konulamaz kaçış yabancılaşma değişim dönüşüm ve kayboluşların tüketim kölesine dönüşmüş olan bağımlı- güdümlü yığınlar tarafından tanrı hükmünde kanıksayarak kabul gösterdiği azınlık sultası hükümranlığı yürürlüğe konuldu.
Dünyayı olumsuzlardan değiştirmeye dönük inancı ilgisi idrakı çabası idolü amacı anlamı duygusu düşüncesi dayanışması aklı fikri kültürü paylaşımı sanatı idealleri mutluluğu birikimi dolaşımı saygınlığı çağdaşlığı ve ortak değerleri yok çünkü. Aksine doymak yetinmek bilmeyenlerin anlayış değer algısı hiç gelişmemiş bütün acımasızlık bencillik ve menfaat odaklı kötülüğün serbest piyasa dolaşımında değersizliği değer ölçüsü sayarak hem birbiriyle ortak yaşamın her başlığında kutuplaşıp çatışan; diploması sahteliğin cin fikirlilik okutup öğrettiği her dayatılmış kaba cahil mutsuz tutarsız kinci güvensiz gerilimli duyarsız kayıtsız bencil ve sapkın bağımlılıkların kurgulanmış kölesi olmaya aynılaşmış; herkesin herkesten üstünlük gözdesi olmayı hayati zorunluluk gereği ve kutsal yüceliği saymakta günümüz insan tipi.
Basitleştirmek gerekir, koskocaman baş edilmez sanılanların ciddi ciddi sırıtan somurtan insansızlığını, çocukluğun taşıyıp getirdiği açık saf tertemiz yüreklilikle, ordan gelecek diye sevgiyi saygıyı inancı yüceliği laçkalaşmış kalıplarla kendini şartlanmışlığın kurak tekrarına düşen bayağı adi kokuşmuş sıradanlıklarıyla örtüp kaplayarak kavşakta alanda sokakta büküşte yokuşta caddede yahut dönemeçte beklemeden … aşksa sevgiyse mevlaysa kendini kenara koynadan dolaysız imasız maskesiz sahtesiz şartsız ve direk , ertelemeden ıskalamadan kararlılıkla azimle ısrarla samimiyetle ve akıl fikir duygu idrak anlayış cesaret düşünce idrak irade ve sorumluluğuyla ; özü sözü birliğe yürekten inanıp yaşayarak; ve katkısıyla etkinliğiyle özgürce ve kendisiyle barışık; kusursuzluğa nispete kaprise kibire kahıra ve kindarlığa mükemmeliyetçiliğe saplanmadan ; onurlu duyarlı insandır kendini olduğu özümseyen ve kabullenen saygın kişilik. Fakat herkes kendini üstün seçkinlikte öne çıkarmaya ve aşağılık düşük gördüğünü küçümseyerek her hakkına tecavüzcülüğün ve sıradanlaştıran çarpık sapkın ve kaçak dayatım saldırganlığını empoze etmeye her fırsatı ganimet biliyor artık. İyilik ve kötülüğün çıkar ilişkilerinin çeliştiği savaşımı üzerine kuruludur dünya hayatı ve hep var olmak zorundadır. Eğerki aşırı iyimserlik veya kötümserlik hükmeder ve hakim olursa gerçekliğinden kopar sonsuz bozulmaların kulu kökesi olur toplumsal hayat çünkü aşırı iyimserlik de aşırı kötümserlik de hazıra konmayı teşvik ederek hiç bir özgün sorumluluğu çabası katılımı katkısı olmayan emeksiz zahmetsiz haksız hukuksuz zorbalık dayatmalarına yol ve meydan verir.
Bu yüzden benlik aklı fikri bilinci vicdanı kişiliği kavramı illa be mutlaka kazanılması gereken zorunluluktur. Fakat herkesin her konuda en üstünde seçilmiş anlamı değeri vazgeçilmezliği olduğunun saplantılarıyla bozulmuş insan benliğini herkesin çöp zibili, kendisininse kutsanmış ayrıcalıklı olduğuna alırılaştığı bencilliğe kapıldığı zaman iyilik kötülük arasındaki denge eşitsiz hukuksuz zorbalık hükümranlığına evrilir. O sebeple de diplomaların bile parayla satın alındığı günümüz eşitsizlik acımasızlık şiddet bencillik liyakatsizlik keyfiyetinde her sapma ve bozulma, kanıksandığı alışkanlıklarla sıradanlaşır, paranın ve digital diktötorluğun tanrılaştırıldığı yıkım yağmacılığın tüketim piyasasına inanılır ve tapınılır.
Baskılanmış ve bütün değerlerinden yılmış yozunmuş insan yığınlarıysa çil yavrusu gibi kendinden toplumundan ve dünyadan kaçacak yer aranır. Günümüzün baskılandığı cenderede yaşam kavgasını, özgürlüğünü, idrakını, insancını, aklını, cesaretini, yolunu, vicdanını, toplumsal değerlerini ve hayat gerçekliğini yitirmiş aşırılıklar esaretinden kişiliğini ve çıkışını bulanama sebebiyle hiç kimseyi dinlemeyen duymayan ilgilenmeyen kabullenmeyen ve umursamayan kendi kendini aldatarak avunma sendromlu ahkam ihtişam gösteriş ve lüks budalalığına mahkum sürekli başka yerleri gezip görme ve tüketim çılgınlığı burayla ilişkili alakalıdır.
Çelişkilerini sıfırlayarak aşırı iyimserlik polyonacılığıyla aşırı kötümserlik zorbalığı arasında yok olup kaybollan insan, ki bu yüzden hiç bir doğrusu olmayan ve kendi dürtülerinin kesin kabul görmesini dayattığı tanrılaşma saplantısına kapılmıştır artık. Dirliksiz düzensiz ve mutsuzluğu kışkırtıp tüketime sunan ve dayatan her türlü yalan dokan sahtekarlık sapkınlık riyakarlık rüşvet yağma vurgun soygun sömürü hukuksuzluk ve talanın alışılmış kanıksamalarla hakim olup her yere hakim olup hüküm sürmesi kendiliğinden gelişmiş rastlantının eseri değildir.
Sörvayvur, kutu açma kapama, ben bilmem eşim bilir, güldür güldür çok güzel hareketler bunlar, izdivaç, Türkiye sesini starını arıyor , biri bizi gözetliyor, top model rüküş mü rüsva mı, geliminin kaynanası, yemekteyiz, kurtlar vadisi, organize işler, ivedik recep, gora, lüks sükse sahte sanal reklamlarla yaşarcasına mezarın asansörlü olsun olmasınlar .. gibi ve niceleriyle günün mesaisini toplumun iletişim damarlarına aşılayıp empoze ederek eğitimli salaklaşmanın donatılmış çürümenin kuşatılmış ve öğretilmiş huzursuz kayıtsız karamsar mutsuz gerilimli sorunlu dengesiz ve değersiz kimliksizleşmenin kullanışlı kalabalıklar şekline toplum mayası karıldı yapıldı ve yoğruldu. Akademik ünü şöhreti çokça Profesörlerin bile piyasanın gözdesi olma uğruna insanlığı terk ederek magazin kusuntusundan bakınıp beslendiği sosyal tükenişin butik ve bataklık mirasıdır artık tasarruf mlı izolasyon,sosyal viral zindan ve toplumsal virabnkeşlik. Burdan mezun olan tükeniş, akıl fikir irade ilim değer duyarlılık bilinç bellek bulanıklığı ve kişilik perdelenmesiyle, hayatın kaderini tasarımlayan buyuran belirleyen soyan ezen sömüren çapulculuğu kutsar özümser ve talan tecavüzcülerine aşık olması hiç de şaşırtıcı değildir.
Bu sebeple değer doyum liyakat ve denge kavramından yoksun herkes ve her şey akıl vicdan sağlığı ve bellek bilinci duyarlılığı olmayan tüketim gösteriş bencillik ve şiddet bağımlılıklarına odaklandığı merkez kaçlar etrafında sicil bozarak bozgundan bozguna sürükleniyor dolanıyor ve savruluyor… Sosyolojik yapıyı ve toplumsal dokuyu örer donatırken ihtiyaç duyduğu her türlü otoriter yasal ve kurumsal yapılanmayı kendine göre ve tek tipleştirmeye göre tapınaklaştırarak yüzde on yüzde doksan çarpık ilişkili işsiz yoksul -sefl çoğunluğun imtiyazlı yüzde on azınlık çıkarları için ürettiği yorulduğu ezildiği soyulduğu sömürüldüğü yaşadığı ve öldüğü; her şeyin menfaat ganimet yağma ve maddiyat çıkarcılığına dayandı.
Herkes doğru yalan yanlış suç günah iyilik kötülük ilahilik yücelik kavramlarını kendi ben ben merkezinden bakıyor algılıyor; ve güç gösteriş heves hınç şöhret şehvet lüks servet mülk konfor saplantılı çıkar ilişkisi önceliğine göre yorumluyor yaşıyor artık toplumsal değerlerini ve aidiyetliliğini yitirmiş insanlar. Çünkü.. Kibirli kirli kötü bağnaz yobaz zorba bencil batak üstenci keyfiyetçi baskıcı köktenci gerici başınabuyruk şöhret servet dekor nizah kahır ayrıcalık yarış ve kepazelik düşkünü toplum virüsü insan tipine dair ne varsa rol modeli olarak medyatik piyasadan kapış kapış tüketmenin herkesi dolaşımında her magazin kuruntusunu ve şöhretlilerini adanmışlık mabedine tapınırcasına karşı konulmaz sürüklenişlere tutsaklaştıran çöküş yağma ve yıkım tezgahı kuruldu.
Yerel sömürü sülüklerine toplumlarınızı kör cahil eğitimsiz duyarsız ilgisiz kayıtsız her ne dayatılıyorsa onu tüketen bağımlılık kölesi olmasını istiyorsanız alın bunları afyon ürün çeşitleri olarak alıştırın kullanın formatıyla uluslararası toplum mühendisliği ajansları ve ajandalarının atölye çalışması olan algı yönetimli hiddet aşağılama nefret şiddet korku kabus kutuplaşma şehvet çirkeflik rezillik hınç kin güzellemesi yaparak sorunlu bunalımlı gerilimli ve mutsuz doyumsuz bunaklığın cinsiyetsizliğini kökensizliğini değersizliğini ruhsuzluğunu geçimsizliğini kimliksizliğini kişiliksizliğini umutsuzluğunu görgüsüzlüğünü kültürsüzlüğünü yobazlığını kargaşasını ve saçma sapanlığını kovaladığı salaklaştırma yarışlarıyla boğuşan tüketim bağımlılığı dönüm dolaşım dayatmalarına karşı gelinmez kutsallık kabulü ve algısıyla ele geçirdiği ortak değerleri talan ganimeti olarak konforlu alan bilmeyi aşıladıkları toplumsal çöküşün yıkım yağmacılığını yaz boz ettiler.…
Nasıl ki Rus, Amerikan ,Çin, Japon, Kanada, Avusturya, Yurop gibi dünya sömürü işgal yayılma savaş tecavüz katliam ve kolonici sülüklerinin hem her alanda ayrışıp çatıştığı ama yeryüzü yoksullarının maddi manevi hak hukuk değer cevher ve kazanımlarına diledikleri gibi çöküp çullanmanın ortak niyettinde anlaşıp ittifak halinde oldukları gibi, buranın yarı sömürge ilişkileri bağlantılı Türkiye yansımasında kesintisiz darbelerin hedefinde olan ortak kazanım birikim değer ve Toplum İradesi’ ne yönelik darbeler silsilesiyle keyfiyet ve azınlık sultasının GERİ DÖNÜŞÜMü hem birbiriyle kutuplaşan hem de tüketim bağımlılığında aynılaşan kesimler ve yığınlar sayesinde Bop Eşbaşkanlığı sür saltanat modeli hükümran kılındı.
Altmış sekiz ve Yetmişsekiz “ liler dönemleri boyunca Deniz Gezmiş’ gillerle sembolleşen sosyal siyasal ve kültürel tepki, Cia- Mossad ortaklığıyla sağ sol çatışması olarak zirveye taşınarak susturulup sönümlendirilirken, Teni CehePe, Muhafazakarlar ve Pekaka, yıkımın hem kutuplaşan hem de aynılaşan ortak çıkar ganimetine çöküp istifade edenleri olarak ( şimdilerde Tom Barrak Bop markalı Terörsüz Türkiye toz dumanında olduğu gibi) yalan talan yağma ve menfaat istismarıyla sefil yoksul kalabalıkların TEK SEÇENEKLİ algı yönetimini ( seçkinlerin imtiyazlı zümresi çıkar önceliğine uygun hukuksuzluğu yıkımı soyguncuyu yağmacıyı bölücüyü keyfiyeti başıbozukluğu zorbalığı daim kılan ) sevk ve idare etmektedirler.
Buraya ilgili güdümlü bağımlı olarak herkes herkesle hem hasım hem kutuplaşan hem hısım hem ayrı gayrı uzak; hem de buyuran aynı bağımlılık piyasa ve marka dürtülerine ittifak halindeki toplumsal çürüme ve çöküş müsvedde numunesi olarak , her dayatması okulundan mabetinden ilim irfan ehlinden veya kutsal ilahi ikramdan sayılan tapınak algısıyla kendini bozup teslim ettiği magazin dolaşım döngüsü dışında hiç bir hayati ve insani değeri öncelemiyor, umursamıyor, ilgilenmiyor, önemsemiyor, yüklenmiyor ve yaşamıyor artık.
Diploması hileli dümenli rüşvet veya parayla satın alımaların artık saklı gizlisi olmayan tezgahlardan ayyuka çıktığı ayan beyan furyada, eğitimsizliğin her türlü sahtekarlık ve dalavere hünerini toplum mühendisliğiyle öğretip eğittiği; insanların değer kodlarıyla oynanarak sürekli planlı proğramlı bir şekilde tükettikleri yoz kültür afyonlarıyla çöküşün dibine yıkılıp çökertiliyor , hayatın her alanındaki ören viranlarda denklik ve denge felaketini bulan acı blanço.
… İNSANLA ÖZDEŞ AŞKIN ve SEVGİNİN SONSUZLUK EVRENİNDE …. Sevgi bağının duygu yoğunluğu AŞK evrenini insanla buluşturacak olan değerlere doğmalı beslenmeli büyümeli yüklenmeli İNANMALI bilmeli özümsemeli taşımalı yaşatmalı ve gerçekliğiyle yüzleşerek yaşamalı insan.
Hiç bir soyut kalıplarla kısıtlanmış engelliliğin DOGMA köhnesi adanmışlık köktencililik ve militanist bağnazlık saplantılarına kurbanı, piyasa müşterisi ve tüketim borsası kölesi olmadan kibirsiz önyargısız peşin hükümsüz çıkarsız dayatmasız KENDİNİ AŞMAKLA mümkün olan yüce duygudur sevmek ve sevmekle duygusu derinleşip yoğunlaşan söylemi eylemine özdeş insan kimliği ve sonsuz sınırsız Aşk evreni.
Karşılıklı değer bilirlik ve karışan kaynaşan denge ilişkisinin vardığı varacağı yerdir, hiç bir bağnaz saplantılarının kul kölesi kurbanı olmadan kendini aşmanın yaşama sevinci, aşk iklimi, sevgi dünyası, insanlık değeri ve tutkun serüveni. Tabi her sevgiyle uyanan merak illa ve mutlaka her şeyde ve herkeste karşılığını bulacak diye bir ilkesi yok yeryüzü yalam hikayesinin. insanlığın ve anlamlı iyi güzel kalıcı ve değerli olan hiç bir olulum da illa herkeste ve her şeyde karşılığını bulma takıntısı düzeneğine kurulu değildir.Tam tersi burada üstelenen her talepkar ısrar platonik arabeskleşmenin git gide izi semti diyarı yolu sürdürülemez kokuşmuş çorak kurak yalvar yakar tekrarlarıyla onurdan itibardan düşer, piyasa laçkası halini alır. Bu yüzden yerini bulmayan her duygu yeşertidi yahut kıvılcımı, yürek akıl irade vicdan pusulasıyla vebali aşkın sevgisinden olanların yüküyle sonuna kadar gidilmeli, varılan yerde olaki karşılığı saygınlığın yüce duruluyla yükünü aldığı yere kırıp dökmeden bırakmalı, kaldığı yerden sonsuz sınırsızlığın iyilik güzelliklere adanmış ömür sermayesiyle sevgi aşk ve insan yürekliliğinin taşıyanı yaşatanı yürüyüp gideni olmalı ki, kavuşup kutlayacak değeri anlamı erişimi inancı huzuru mutluluğu onuru dengesi döngüsü dolaşımı ve bağlamı hiç bir şeyle değişilmeyen saygın ve özgür iradeli emeklerle kazanılmış kendisini bulan tanıyan bilen olabilsin insan.
Karacaoğlan, Nesimi, Yunus, Pir Sultan’ ların her çağırıp çığırdığı aşk ve sevgi özlü saz dil gönül ve söz cevherleri adresine yollananda denge ve değer karşılığını bulmadı diye küs kurak yıkık çölleşmenin karunaqrısı arabesk kesmekeşmişliğine çöplük zibili olur, kapıyı eşiği öteyi insanı börtüyü hakkı divanı cihanı vicdanı evreni aşkı sevgiyi sevgiliyi duyup görmeden cansız cisimsizliğe nefesi kesilir, aklı duygusu duyarlılığı ve insanlığı tükenir, yüklendiği yürek yangınlarının yüküyle bu günümüze ulaşıp gelemezdi evreni sarıp kucaklayan aşk ve sevgi çığlık çırpınışları. Herkes doğru yalan yanlış suç günah iyilik kötülük ilahilik yücelik kavramlarını kendi ben ben merkezinden bakıyor algılıyor; ve güç gösteriş heves hınç şöhret şehvet lüks servet mülk konfor saplantılı çıkar ilişkisi önceliğine göre yorumluyor yaşıyor artık toplumsal değerlerini ve aidiyetliliğini yitirmiş insanlar. Çünkü..
Kibirli kirli kötü bağnaz yobaz zorba bencil batak üstenci keyfiyetçi baskıcı köktenci gerici başınabuyruk şöhret servet dekor nizah kahır ayrıcalık yarış ve kepazelik düşkünü toplum virüsü insan tipine dair ne varsa rol modeli olarak medyatik piyasadan kapış kapış tüketmenin herkesi dolaşımında her magazin kuruntusunu ve şöhretlilerini adanmışlık mabedine tapınırcasına karşı konulmaz sürüklenişlere tutsaklaştıran çöküş yağma ve yıkım tezgahı kuruldu.
Yerel sömürü sülüklerine toplumlarınızı kör cahil eğitimsiz duyarsız ilgisiz kayıtsız her ne dayatılıyorsa onu tüketen bağımlılık kölesi olmasını istiyorsanız alın bunları afyon ürün çeşitleri olarak alıştırın kullanın formatıyla uluslararası toplum mühendisliği ajansları ve ajandalarının atölye çalışması olan algı yönetimli hiddet aşağılama nefret şiddet korku kabus kutuplaşma şehvet çirkeflik rezillik hınç kin güzellemesi yaparak sorunlu bunalımlı gerilimli ve mutsuz doyumsuz bunaklığın cinsiyetsizliğini kökensizliğini değersizliğini ruhsuzluğunu geçimsizliğini kimliksizliğini kişiliksizliğini umutsuzluğunu görgüsüzlüğünü kültürsüzlüğünü yobazlığını kargaşasını ve saçma sapanlığını kovaladığı salaklaştırma yarışlarıyla boğuşan tüketim bağımlılığı dönüm dolaşım dayatmalarına karşı gelinmez kutsallık kabulü ve algısıyla ele geçirdiği ortak değerleri talan ganimeti olarak konforlu alan bilmeyi aşıladıkları toplumsal çöküşün yıkım yağmacılığını yaz boz ettiler.…
İşte sebep o sebep, artık hiç bir aşk ve sevgi özlü insani değerde ilgisi itibarı ve alışkanlığı olmayan günümüz piyasa pazar PROTOTİP popüler kültür maskarası model türeviyle, secilme beğenilme ayrıştırma kategorize etme ve reklam profilinin en gözdesi olmaya üretilen şekilli kalıplı maskeleşmeler, inancını yüzünü cismini varlığını kişiliğini kimliğini onurunu özünü ömrünü gerçeklik duygusu olmayan proğramlanmış algı dürtüleriyle çantasının cüzdanının çekmecesinin yahut torpidosunun dip bucağında herkesten öncelikliliğe çıkmak için kullandığı aksesuar ve marka çeşidi olarak kullanmakta.
Beklentilerini umutlarını inançlarını hislerini sezgilerini algılarını ve anlayışlarını sürekli değişkenlik şekilciliğine yatırımlayarak içeriği hangi yozlaşmış kokuşmuş ve çürümüşlükler çöplüğünden olsun gösterişliliğin tasarımlı ambalajını insanlık varlığıyla özdeş sayan; kıskacından çıkamadığı dürtü saplantılarıyla ekseni günü yolu niyeti akışkanlığı yörüngesi değişmeyen odaklandığı standart sabit mekaniklikte iyilik güzellik denge düzen huzur benlik çevre ilişki konfor güvenlik kişilik dünya toplum ve kendine göre ilahi yücelik bulacağına kapılmış kalıplaşmış ve şartlanmışlıkların tekrarlayan sıradanlığında proğram ve sıra dışı gelişmelerin umrunda ve farkında olmayarak neden niçin soran doğallığını ve gerçekliğini yitirmiş çorak çemberler kelepçesine sıkıştığı arayışlarla, hüsranlarla, gerilimlerle, yanılsamalarla ve mutsuzluklarla kapışır boğuşur insan.
Bu yüzden de acımasızlığın sorumsuzluğun yozlaşmanın uyuşturucunun vicdansızlığın adaletsizliğin görgüsüzlüğün duyarsızlığın yabancılaşmanın şiddetin kokuşmuşluğun kol gezdiği cinnet cenderesinde, toplumda kendini ezik yitik tüketim kölesi kabullenen toplumda gösteriş maskesi olarak giyinip takınmanın dışında artık itibar rağbet ve dolaşım değeri olmayan sevgi bağlamlı aşk yoksunluğuyla, partiler dernekler tarikatlar ajanslar kurumlar vakıflar ve sivil yahut resmi kuruluşlar, özel konfor alanı her türlü dokunulmazlıklarla korunaklı şöhret mülk otorite gösteriş lüks tantana ve servet mertebesi yüksek erişimliliğin en zahmetsiz kolay yollu imtiyaz ARPALIĞI ve her cafcaflı gösterişli erişimin sıçrama tahtası olarak kullanılmakta.
Hiç gram ağırlığa dokunmadan ihtişamlı seçkinliğin her yolu mübah servetine servet katanlar azınlığıyla , aylardır yoksulluğun dibinde sürüklenenlerin açlık greviyle ancak hayat pahalısı acilen elektriğe suya gaza ve ekmeğe dar gücün ulaşıp kavuştuğu yığınlar kalabalığının aynı çelişkili eksen düzleminde dengesini düzenini şaşırdığı derin uçurumlu sosyal travma ve toplumsal tükeniş, adalet liyakat onur vicdan ahlak özgürlük güven cesaret kültür sanat edebiyat sorumluluk saygı bilgi aşk ve sevgi evreninde artık varlık göstermeyen hızlı tüketim piyasa soytarısı murdarlaşmalarının çelişkiler ve sebepler sonucundandır. Birbirinden soğumuş sıyrılmış bezmiş bıkmış doyumsuz tahammülsüz mesafeli mutsuz sahtelik yozlaşma ve yalanlarla yaşamaya alışkın kopmuş kıyametse, günden güne daha da katlayan azgın sapkınlıklarıyla insanlığı tabutlaşmış tüketim piyasasının dolaşım vazgeçilmezine yerleşmekte.
… AZMAN ZEBAN DÜNYA DEVRAN … Georg Orwell, Lafontaine’ nin biraz efsane biraz masal özeyip karıştırıp harmanlayarak hayvanlar betimlemesiyle ( Franz Kafka ‘ nın Dönüşüm’ ünde olduğu gibi) insana baktığı ve kültürel sosyal siyasi ve toplumsal içerikli uyarlama hikayeciliğine yazıp dönüştürdüğü Hayvanlar Çiftliği, o dönemlerin yukardan aşağıya her yetkiye haizliği buyuran bağıran azan ve hükmeden tekil yapılanmanın Hitler tarifeli Sovyetler Birliği olduğunu İngiltere’ ye bağlı kapitalizmin kutsanmış şövalyesi ve Lawrence kimliğiyle çok okunanlar arasında yetmişli yılların ‘ madem hatrı sayılır insanlık ölmüştür bırakalım kim neyi nasıl diri diri ölmek istiyorsa öyle hayvanlaşsın yaşasın’ türevli boşvermişliğe bağımlılıklarının kölesi kalabalıkları ve hippi kuşağı icat edilmişti. Sendikaların partilerin sanatçıların akademik ve sivil toplum örgütlerin hiç bir anlam değer ifade etmeyerek topyekün aynı sömürü talan soygun çarkına yük taşıyıp ortaklık ettiği suç ve sabıka dosyasında muhalefet tepkisi ve yetkisi olmayan kimlik ve inanç istismarcısı Muhafazakarlık bir daha gitmemek üzere durumdan istifadeye çöküp çullanmıştı. GEORG ORWELL’ in insan hayatını kapitalist emperyal TEKELLEŞME ajanda şirketçiliğine hayvanlaştıran ingiliz Lawrence yapımlı icat, günümüze dönüşerek ve dünyadaki raf ömrü bitirilerek makinalaşmış Yapay Zeka insanlık ölüsünü zimmetine devraldı.
Modern köleliğin etkin tapınak şovalyeciliği doktrin kitabesi olarak afyonlanmış empoze edilmiş Georg Orwell’ Hayvanlar Çiftliği ise, Kapitalist Emperyalist çullanışın reçetesi sağlam uyuşturan stokluk Amentüsü olmuştu. Türkiye’ de ise faiz lobisi buralara bağımlı olarak bu köklü dönüşüm, insanı toplumu kültürü vicdanı hukuku aklı fikri iradeyi tepkiyi eğitimi duyarlılığı her şeyi soyan ezen sömürenler çıkarına anlam içerik etkinlik işlev ve değerinden düşürerek sağ sol çatışması ekseninde yerle bir eden On İki Eylül sonrası kimlik ve inanç istismarcılığı hiç gitmemek üzere çöktü ve çöreklendi.
Toplu sözleşmelerde ezen soyanın ezilen soyulan temsilcisinin olmadığı ve partilerin sendikaların yahut diğer Avrupa Birliği fosil fonlanalarına odaklı sivil toplum kuruluş ve örgütlerinin hiç bir anlam katkı değeri ifade etmediği ücretli köleliğin kaderini belirleyen topyekün ittifakta yaşam kavgasının sağlık eğitim beslenme barınma ulaşım eğitim gıda enerji gibi can yakıcı giderlerinin hiç birini karlılamayan maaşlarını aylardır alamayan madencilerin açlık grevi sonucu ancak erişip ulaştıkları kazanımı ve her ne kadar içeriği ve işlevi tekelci sömürenlerin raf ve vitrin çeşidi olmuşsa da yaklaşan işçi emekçi bayramı Bir Mayıs’ ı yürekten kutluyorum.
Mademki insanlık ölmüştür varsın robotlar bizi dilediği gibi proğramladın bozsun taksın söksün gütsün yaşatsın veya öldürsün ilgisiz kayıtsızlığına idraktan iradeden kesat Çılgın Tüketim Bağımlılığı teslimatında murdarlaşıp morg ve mahrum olmuş gitmişken güncel dönüm dolaşım pazar piyasa sarmalı…. Oyuncuların hıncını yarışını ve gerilimini alamadığı pusuda tetikte bekleyen hayatının seyircidisi sırunlu sıkıntılı kalabalıklar vay demeye kalmadan üçüncğ dakkadı bile dolmadan güüüüüüür…cast curt yıkılan yıkılanabyırtılan yırtılana öullanan çullanana Böyle giderse değil oldu bitti bile..
Zaten algı ve dürtü bağımlılığına ölüsü kendiliğinden teslim robotlaşmışken insan, hali hazırda şiimdi bundan böylesi ötesi ilerisi artık yapay zekanın her konuda yol hüner madik grafik çizim tasarım marifet maske akıl akışkanlık alet ekipmanlığını gösterdiği ayrışmış kutuplaşmış insanlık bozgununa çok sürmeyip çılkı çıkacağı kesindir ki, bizzat yapay zeka kendisi en şiddetli depremlerden tufanlardan ve elektrik çarpmalarından beter sokakları cehenneme çevren kapılara dayanmış katil sapık cellat haydut cani pisikopat suikastçi tecavüzcü ve programını kendi yapan kimselere gözükmez yakalanmaz cinayetler azmanı olarak; ne laf dinleyecek ne vicdanı sızlayacak ne akıl ne ihtiyat ne güç kuvvet yetecek ne etme yapma gitme ricasından anlayacak azman zebandır artık devransız dengesiz dünya zaman ..
Sözde eşsiz benzersiz huzuru iyiliği güzelliği bulunmazı bilinmezi mutluluğu güvenliği dayanıklılığı konforluluğu kalıcı olanı ve en seçkin gözde ihtişamlı olanı YAKALAMAK adına kurulan hayal yahut tutulan niyet, her yeltenişte yerleşik düzenli uygarlığa geçiş tarihçesinden beri insanlığın ölümsüzlüğü arayışıyla başlamış olduğu saplantısı, hızlı tüketim çağında gittikçe kendini yok etmekte belirginleşerek fiyaskoyla sonuçlanmaktadır. Çünkü artık onsuz hayatının hiç bir akıl fikir haz duygu hayal düşünce ilişki yahut eylem faaliyetinde bulunamadığı cihazlarda doğup ölüyor insanlık. Zaman ve mekan kavramı olmayan yerde yapay ve yanlışlarla yaşıyor. Çünkü erişimini kendi varlığıyla özdeştşrdşği ve hayati derecede tapınaklaştırırcasına önemsediği cihazların kamçılayıp kışkırtarak hükmettiği TİCARİ esaret ağlarında sonsuz kayboluşun tüketim tutsaklığıyla diri diri gömülmüş durumdadır insanlık.
Zaman ve mekan kavramının olmadığı yerde hazır proğramlılığın içinde herkesi hapsettiği bağımlılık alışkanlıklarıyla özgürleşmeye dair hiç bir çabayı gerektirmeyen hazır proğram ve dürtü güdümlüsü insanda aidiyetlilik duyarlılık samimiyetlilik gerçeklik duygusu ve algısı da yoktur malum. Bu bakımdan da sürekli değişkenlik ve durmaksızın hareket ve çılgın tüketim halinde olmak bu asosyal esaret tutsaklığının zorunlu mecburiyetidir. Gün boyu şiddet haberleriyle ruhu ve bedeni delik deşik edilen ablukada hayatına kayıtsız duyarsız tepkisiz ilgisiz soğuk soyut uzak sinik ve sönük kalmayı ve her türlü kötülüğü yaşamın normali saymayı alışıp kanıksamak da bu zorunluluğun hazır paket proğram dahilindedir. Çünkü sürekli değişim hareket halinde olup zaman mekan duygusundan yoksun kişi eriştiği sonsuz sınırsız sanalda her yerinde olmaya en acımasız azapla kendini örseleyip boğduğu halde hiç bir yere yetişememenin şiddetli dengesizliklerini çelişkilerini gerilimlerini bunalımlarını açlığını travmalarını yoksunluğunu ve mutsuzluğunu ezilip bozulmaktadır..
Çünkü her yerde olmak isteyen ve hiç bir yere varamayan sürekli değilen dönüşen insan; çelişkilerinin üstesinden gelemediği yenilmişlik acizlik hiçlik yoksunluk ve ezici değersizlik baskısıyla hayati derecede ihtiyaç duyduğu farkındalık- gerçeklik duygusundan temelli yoksundur; ve asla kendine yetişememekte ve yetmemektedir. Gerçeklik -farkındalık algısı ve duygusundan yoksul ve yoksun yaşayan insanınsa yaşam çeşitliliğinde kendini tüketim piyasasının kin nefret hırs kahır acı kibir üstünlük bencillik acımasızlık duyarsızlık şartlanmışlık cehalet şiddet kutuplaşma güç şatafat gösteriş ve bağnazlık kamçılayan pazar güdümlü kölesi olmanın dışında hiç bir akıl fikir niyet emek gayret çaba kaygı sorumluluk saygı sevgi onur özgür irade ve kendine özgün kişilikli karakter oluşması gelişmesi de mümkün değildir.
Kişiliği olmayanınsa sosyal zenginliklerle kurulu özgürlüğü güvenirliği hisdi inanırlığı duygusu ilgisi iletişimi ve gerçekliği olmadığı gibi, sahteliklerle örtbas edip baskıladığı sanal sarmal sürüklenişin kısır ve yapay tutsaklık döngüsünde gerçek dünyası mutluluk çıkarımı ve öğretilmiş buyrulmuş kendine yetişme kapılmışlığının ötesinde kayda değer dengesi kabulü duyumu bilgisi doyumu algısı yetkisi alışkanlığı dinginliği değeri kültür sanatı iletişimi aşk ve sevgi çıkarımlı kutlanacak sevinci ve kendine özdeş hayatı da yoktur. Durumun vahamet neticesi böyle olunca da şiddeti saldırganlığı kayıtsızlığı geçimsizliği kahrı acımasızlığı cehaleti derbederliği ve arabeskleşme oyuncusundan imrenip öğrendiği alışkanlıkların yalan yanlışlarıyla yalamaya önlenemez kapılmışlığını sürünen ve sürüklenen sosyal hayat; artık robotlara müdahaleceden değil robotların her şeyine müdahil olduğu ölü ve kısır defile döngülerde insanlığı tedavülden kalmış hayatın seyir ve defin defterini yazıp bozmakta. Burdan başa dönersek…:
Hayatın eğrisi doğrusu iyisi kötüsü dikeyi yatayı büküşü kıvrımı darı zoru genişi düzü incesi çirkefi her şartı ve gerçekliğine göre dahil ve etkin olması gerekirken sınırsız istek ve ihtiraslarının aklı fikri iradeyi idrakı ilgiyi sorguyu sorumluluğu liyakati ve vicdanı yok eden her yerde bulunma ve her şeye sahip olma ölümsüzleşme ve herkese hükmetme tanrılaşmasına hızlı tüketim bağımlılığıyla azıp sapınca insanlık makineleşmiş soyut hükümranlığın matrak maskarası oldu bitti ve öldü. Ecele el yapımın kıyametin vasiyeti yazılı vaziyet bu hali alınca da …:
Çol çocuk kız erkek kadın genç ihtiyar yerli yabancı herkesi cinsiyetsiz ve kimliksizliğe sınırsız tüketim muhtaçlığı alışkanlıklarıyla kalınlaştırarak; tahammülsüzlük nefret kin kriz saplantı tarafgirlik bencillik öfke ihtiras doyumsuzluk samimiyetsizlik kayıtsızlık torpil hile rüşvet dolandırıcılık ve çıkarcılık dayatmalarıyla bölüp kutuplaştırıp ayrıştıran hastalıklı toplumsal karmaşada hikayesizliği doğayı ortak değerleri ve hayvanları dahi dekor eşyası gibi gezme görme ve İÇERİK ÜRETME kuraklığının depo ve raf çeşitliliği sayılmakta.
Sürekli pozu şekli maskesi mekanı biçimi kalıbı ve pozisyonu değişen ilgi uyandırma acayipliklerinde bulunmayı İÇERİK üretme olarak adlandırdığı ; ve yeri vakti bilinmedik belirsizliğe kendini silkeleyip savurmayı GEZEN gören ve hızına yetişip hiç kimsenin haberdar olmadığı herkesten çok bilenmiş ve sanki yaşamsal gereklilikte beklenenmiş gibi dünyanın boşluğuna rastgeleye döküp saçma dürtüsünü kendinde muhtaç mecbur adanmış inandığı ve saydığı ;oraya buraya ve bil hasa yurt dışına kapağı atmakla bakın bende be numaralar var cinsinden herkese FARK ATMA başımlılığını adeta beğenildiği miktarda değerli olduğuna inanıp aldanan ve kapılan; kişiliksizlikte yabancılaşmada ve yüzeysellikte her türlü ilişki bozukluklarıyla sığ yapay sabit cafcaflı ışıktılı sahtelikler boğumunda donup kalmanın avuntularıyla tatmin olmayı hayatının rutin mesaisi kılan; bağımlılık tek düzeliğini yerine getiremediği zamanlarda da sorun dert bunalım gerilim mutsuzluk keder kaygı ve şiddetli kabusların şizofrenik panik atakları ve saldırganlıkları yaşamakta. Böyle giderse değil oldu bitti bile..
Zaten algı ve dürtü bağımlılığına ölüsü kendiliğinden teslim robotlaşmışken insan, hali hazırda şiimdi bundan böylesi ötesi ilerisi artık yapay zekanın her konuda yol hüner madik grafik çizim tasarım marifet maske akıl akışkanlık alet ekipmanlığını gösterdiği ayrışmış kutuplaşmış insanlık bozgununa çok sürmeyip çılkı çıkacağı kesindir ki, bizzat yapay zeka kendisi en şiddetli depremlerden tufanlardan ve elektrik çarpmalarından beter sokakları cehenneme çevren kapılara dayanmış katil sapık cellat haydut cani pisikopat suikastçi tecavüzcü ve programını kendi yapan kimselere gözükmez yakalanmaz cinayetler azmanı olarak; ne laf dinleyecek ne vicdanı sızlayacak ne akıl ne ihtiyat ne güç kuvvet yetecek ne etme yapma gitme ricasından anlayacak azman zebandır artık devransız dengesiz dünya zaman ..
… SERANA EY DÜNYA SEYRANA …. Seyrana ey dünya Seyrana Boz ceketli Toprak renginde düğmesi sökük gömleğiyle saz bağrında insan Hiç bir yusufun kuyuda kalmayacağına diye bir patırtılı kütürtülü laf Var mıdır Vardır Ve burası dünya sakin ol Acele etme Burda her şey yarım kalır nasıl olsa yarının ölüleri arasında olacaksın diye bir lakırdı var mıdır Vardır var olmasına da, üç verip beş almaya saat dakkayı sayar, günler yılları sayar güder kovalar Ey zaman…! Depozitesi kundaktan yatırılmış sırayı düzeni ve arayı bozunca adaletsizlik terazisi hilelide ilim iman şaşar Niçini nedeni sormaz olur, çıkarının çarkında dünya yorar, gammazlık tezgahına düşer alışkanlık Yemin billah sürekli tekrar eden laçkalaşmış pişmanlıklarla gırla gider, düzenbazlık ve gammazlık Masumiyet karnesi halini alır Yari olmayanın derdi vardır derler ki… Ekmeğinki yarası kabuk bağlayan sızılarda daha ağır ve derin mi derin mi .. Brandacının önünde top sektirirken bir kaç çocuk Bir başkası zar zor ve yapa yalnız Ve aç Susuz tulumbadan gıcırdayan paslı sesler çıkartarak Her an her yerden her yere Bitiremediğin işler Değilken hallerde kimi zaman bulutlu Kimi zaman yağışlı güneşli Ulaşamadığın hayaller ve düşler Yarım şehirler Yarım yamalak insanlar Pazar yerleri Zabıta çıkışları Zincirin halkalarını tamamlayan kule dipleri asmalar çardaklar teraslar köprüler ve sahil plajları Yarılı tamamlayarak yarım bıraktığın bir dolu dünya olacaktır tezgahların ve kalabalıkların arasından geçerek Kör karanlık kuyulara ebediyyen kaçak ve sürgün Gel zaman Git zaman
.. KELEBEK GÜNCESİ .. Kelebek güncesi hemen şuracık Fakat ulaşılması her gün daha da derinleri saran yakıcı dolambaçlı düşlere sır Bakkal kadar mahleden sokaktan sıcacık ve yakın Köpük köpük, Ve ateşli, Kitaptan konuşup anlaşmanın kırıntısıyla öpüşmeleri ziyan olmuş dudak boyalarında fincan izi kalan Tomurcuk hevesi dünya terazisinde kalmış somruk şekerleri gibi kendisiyle tanışmaya Elma demiş.. Saklambacın kör ebesi olmuş ben de isterim diyenlerden aşk deminde Surda kalanların kelebek kanatlarına dip not düşülmüş Kalp kapakçıkları dikişsiz yamasız ve açık Kır çiçekli Duman duman hasret yolları Ve tenine bahar lekeleri konmuş özlem tüten kokan Sevda yelleri
…. TOPLUMSAL ÇÜRÜME ve SOSYAL DEMANS 3 …. İnsanı hiç bir özgür irade yetkisinin olmadığı seçeneksizlikte modern köleler olarak esir alıp hücreleyen dönüm dolaşım piyasasında tasarımlı proğramlı yapay algılarla tutsaklık ağı donatılmış örülmüş sonsuz sınırsızlığın en acımasız yaklaşımlarla boğduğu ve boğazladığı kıtlık kıran yeridir artık dünya.
Burada doğan her kişi doğduğu aynı günle beraber ölümünü birlikte yaşayan cansız cisimsizliğin markalaşmış ceset sürükleyicisi ve taşıyıcısıdır. Çünkü doğumunu ucu bucağı olmayan pazarlanmış piyasa reklam ve magazin sezeryanlığında gerçekleşen her kişi hayatının bebeklik çocukluk gençlik ayrılık kavuşma eğitim olgunluk ihtiyarlık ve ölüm gibi bütün evrelerini birden bire kullan at hızında tüketip harcanma mahkumdur. Bu yüzden de kişiliği sosyolojisi bilinci belleği aklı fikri inancı eğitimi karakteri kimliği asla inanılır güvenilir sağlam benliğe oturmayan ilkel gelişimsizliklere terkedilmiş kolayca avlanılabilen gerilimli bunalımlı ve kaypak değişim dönüşümlere tutsaktır. O bakımdan da her kurduğu her ilişkinin tıpkı diğer kullan at bağımlılığında olduğu gibi kalıcı samimi saygın sürekliliği yoktur. O yüzden de her ne zaman hangi evrede ve çevrede ne sıfatla olmak ihtiyacı duyuyorsa ve nasıl işine geliyorsa o kimliği veya maskeyi bürünerek sahtelik yalanlarla yaşamayı artık kimsenin garipsemediği kurumsallaşıyor.
Bu yüzden de kıran kırana av peşinde koşan ve rezilliği rüsvayı kibiri kepazeliği nefreti ayrışmayı cehaleti gericiliği küçümsemeyi yüzeyselliği dalavereyi dolandırıcılığı gerilimi kaygıyı endişeyi kayıtsızlığı yozlaşmayı görgüsüzlüğü kültür- sanatsızlığı ve şiddeti dayatan en acımasız dönüm dolaşım ağı sahibi soygun sömürü çarkının ve çarpık yapılanma sisteminin mankurtlaştırılmış insan avcısı olduğu her KÖTÜLÜĞE karşı daha kötü olarak kendini korumaya alma saplantılarıyla ve salgınlarıyla dalaşıp boğuşuyor..
Sağ diri sağlıklı duyarlı ve sağlam hiç bir insancıl tarafının gelişip oluşmadığı öksüz yitik ve yetimlik hapsinin sonsuz kıtlık kıran kapışmasında doğduğu günle beraber ölen insan, kişiliğini kimliğini ve hayatını yitirip kaybettiği fuhuş furya dizi reklam frommen moda tarikat siyasi istismar ve magazin yağmacılığının büyüttüğü travma seansları bağımlılığının büyülü mabedi sayıp bilerek bağımlılığını afyonlayanları da kendine kutsanmış erişilmez dokunulmaz yapay tanrıları olarak biliyor görüyor ve inanıyor. O yüzden de Sör Vayvur’ culuktan Yene İçme Selfileme ve Dünyayı tozup gezme afyon saplantılarına kadar idol rol modellenilmiş olanların çocuklarını da bu piyasa köleliğine göre alıştırıp şöhretli hisse payı kapışmaya kodladıkları her imaj maske maskaralık ve sahtelik tarzları taklit edilip etiketli piyasaya terkedilmiş hayatının vazgeçilmezi yerine konuluyor.
Sonradan varoş milyarderlerinin ve kaynağı nerden kazanıldığı bilinmez meçhullerin de sınıf atlayıp ayrıcalıklı imtiyazlı zümreleşme etraflarında şekillenip eklemlendiği Boğaziçi azınlık seçkinleriyle diğer sefil yoksul halk resminde kalanların hayatlarının hiç birbirine uğrayıp dokunan ortaklığı olmadığı gibi, suni yaşanan ve teneffüslenen algısıyla ilgisiyle herkesin birbirinden ayrı kopuk iletişimsiz duyarsız bağsız ilgisiz kimliksiz aidiyetsiz ve kişiliksiz yapay zeka çağında herkes kendi ayrışmış bölünmüş herkese gizli kapalı fakat ilgi ve beğenisine muhtaç kozmik hücrelerde her kötülüğün muhatabı olarak ŞİDDETLİ GEÇİMSİZLİKLERİN en ünlüsü ve şöhretlisi olmaya had hudut kural kanun onur hak ve hukuk tanımaksızın güttüğü cinnetin kul kurbanlığını harcayıp tüketiyor.
Böylece değerini direncini onurunu tepkisini ve bağışıklığını yitirerek sınırsız ihtiyatsız bağımlılıklarla bulaşılan toplumsal yozlaşma sürüklenişlerine kayıtsız şartsız teslim olarak, her türlü aklı fikri vicdanı duyarlılığı ortak yaşam dolalımından kaldıran uyuşturan yok eden ve öldüren kayıtsızlığa mutsuzluğu güvensizliği kibiri iletişimsizliği kahırı acıyı zorbalığı sinmişliği kutuplaşmayı savurganlığı istismarcılığı riyakarlığı rezilliği onursuzluğu kişiliksizliği cehaleti hileyi oyunu tuzağı sahtekarlığı gerilimi bunalımı sefaleti çirkefliği kültürsüzlüğü bencilliği bağnazlığı kaygıyı endişeyi uyuşturucuyu istikrarsızlığı tehditi talanı tecavüzü ve Şiddetin her türlüsü makul masum mübah sayma kabulüyle herkese yedirilip kanıksatıldı ve hayatın normali sayıldı .
Burdan kaynaklı olarak da gerek yerelde gerek uluslararası sınırı ihtiyati olmayan av peşi güdücü sonsuzluk pazar piyasasına kolayca erişimin yol ve kanallarıyla insanlığı hiç oluşup gelişmemişliğe terkedilmişliğin özendiğine benzeşen ( tarikat siyaset moda spor şöhret marka medya mafya kostüm mülk imaj bağımlısı ve adanmışlığının ) rezillik sosyetesi, gösteriş ahmağı, şiddet bağımlısı, fenomen ahmağı ve zır cahillik budalası ağına düştü bataklaştı insanlık. Hiç kimseye hiç bir şey ifade etmeyen her saniyesi ışıltılı cazibeli göz boyamacılığının katalog vitrini moda magazin dekor renk desen ve tasarım markalaşma ürünü olmayı şehvet dürtüsüyle harmanlayarak herkes her şeyi geriye yükledi götürdü bağımlılıkları uğruna yokettikleriyle tanınmaz oldu dünya ve insanlık.
Onurlu birikimli kültürlü iradeli bilgili özgür donanımlı saygın inanılır güvenilir aklını fikrini insancını karakterini kişiliğini ve insanlığını değil, iki yüzlü işine kim nerde ne ve nasıl geliyorsa ona göre sıfat boya tarz ve şekil alan sosyete kılıfına büründüğü gösteriş imajını temsil etmenin derdi çabası çıkar ilişkili maskesi hırsı yarışı ganimeti ve gayretindedir artık pazar piyasa ve magazin bağımlısı insan tipi. Bu yüzden de herkesin herkesten her an sapkınlık saldırganlık ihanet istismar kötülük geleceği beklentisi korkusu ve kuşkusuyla her türlü kötülüğü ve şiddeti tedarik ederek insansız toplumsuzluk kuraklığında kimse kimseye kesinlikle inanıp güvenmiyor; ve her an en küçük kıvılcımı ŞİDDETLİ çatışmaya dönüşen saldırganlığa hazır ayrı gayrı soğuk sinik gerilimli bunalımlı ve mesafeli yaşıyor.
Bildiği ve bin yılların bağılıklık birikimi olan insancıl doğrularını kayıttan itibardan ve ilgiden düşerek kasıtlı bağnazlıkların kin güdümlü buyruğuna adanmış militanlığının ve tarafgirliğinin nefretini kirini fitnesini zehrini ayrışmasını dışlamasını kahrını ilkelliğini doyumsuzluğunu karanlığını ve belasını yüklenerek kendine beğeni bunağı toplamakla meşgul korkuluk maskarasına dönüştü ne yazık ki birbirinden çoğaltılmış magazin marketçisi ve beğeni sayaçlarıyla tıklandıkça kendi egosunu tatmin etmeye demanslaşmış yapay zeka çağı insan türü.
Hangi yollarla olursa olsun benim lüksüm, top model hayat güvencem ve en gözde korunaklı alımlı gösterişli ihtişamlı yaşam konforum yerli yerinde olsun da , diğer başkası zıkkımın kökünü yesin yutkunsun yaşasın anlayış algı ve asalaklığını kabule zorlayıp herkeste içselleştirerek .. Herkesin sözde kibarlığa soyluluğa zarifliğe itibara sevecenliğe insanlığa saygıda kusur hata işlemeyerek şirinlik ettiği; fakat sosyal hayatın bütün alanlarında dolandırıcılığın adaletsizliğin rezilliğin rüşvetin dalaverenin sahtekarlığın yalanın hilenin riyakarlığın iki yüzlülüğün sinsiliğin bencilliğin ve hırsına yenilip öfkesine kapılmış şiddetin ve bütün kötülüklerin hakim olup herkeste kol gezdiği çarpık çelişki sapmalarını ve sapkınlıklarının gerçekliğini kimsenin muhasebeye irdeleyip sorgulamadığı karanlık kurak ve dipsiz kuyudur toplumsal çürüme ve sosyal demans.
Anne babaların çocuklarını hata kusur suç ve yanlışlarının ardında durarak yetiştirirken “ kendini herkesten ayrıcalıklı konforlu güç kudret ve şöhret sahibi olmaya kurtar da başkalarına ne olursa olsun ‘ yaklaşımıyla kışkırttığı kamçıladığı ve övdüğü ruhsuzluk fetişizminde tuzaklanmış sahipsizliğin yitik öznesi olan çocuk, hiç kimsenin erişemediği bilmediği bulamadığı her şeyin hiç imkansız en üstünü olmanın arayış değişkenlik ve keşfine bozulur ve sapkınlaşır. Yüksek başarı ve etkin nüfus sahibi olmayı dolayı kışkırtıp kodlayan anne her yolun mübah sayıldığı hak hukuk saygınlık vicdan sevgi sorumluluk aidiyet kimlik irade bilinç duyarlılığı ve kişilik değerleri oluşup gelişmemiş kişide bencillik saplantıları dışında BAŞKALARI kavramı ve kendini sorgulama algısı yoktur yoktur.
Kollektif ganimet ve ayrıcalıklı menfaat çıkarcılığına çökmüş çöreklenmiş siyanetten medyata, modadan magazine, tarikattan mafyaya,akademisyenlikten profesyonel kronik cehalete ve şiddet sefalet bağımlısı yozlaşmayı öven hurafeceliğe varan her yeri kuşatıp kapsayan çarpık yapılanma ağında Guraba Fujara hamasetiyle her yolun her türlüsünü mübah görerek eklemlenen varoş sosyetesi istismar milyarderi de, eskiden beri var olan varsıl yoksul arasındaki derin uçurumlu bozuk sistemin üstün seçkinlerine bu kendi çıkarını her şeyin üstünde kutsayan ve ihtirasları dışında hiç bir toplumsal değeri umursayıp gözetmeyen istismar bulaşanları ve bileşenleriyle ulaştılar ve kotardılar.
Ortak değerlerin toplumsal hayattan soygun sömürü ihtiyaç ve çıkar çarkına tedavülden kaldırıldığı, öğretimin ve öğretenlerin marka ürünü magazin fenomenliğine özelleşmiş pazar dolalımı haline getirildiği, eğitimle beraber yürütülmesi gereken öğretim sistemine piyasa kulu kölesi ve sadece kendi kazanımını önceleyen cin fikirli şirket ve şöhret sahibi olmayı yetiştirecek şekilde eğitimsiz öğretimin de tıpkı sağlık barınma ulaşım iletişim spor gıda güvenlik pazar gibilerde olduğu gibi endüstri hammaddesi haline getirildiği markalaşma düzeneğinde gerilimli sorunlu dolaşıma sürülen her kişi artık başka benzerlerinin varlığını yok sayarak algısız duyarsız makinalaşma soyutlaşmasıyla azmış kudurmuş gerilimli sorunluk piyasa pazarından imtiyazlı seçkinliğin ganimetini kapma kendini ölümle eş değer her an her şartta hiç görülmedik ve sürekli cazibe kalıbı değişen gösteriş ihtişam kusursuzluk ve ilgiye beğeniye cazibesi yüksek kamuflaj numaraları yaratmanın kapılmışlığıyla, dılarda kalan herkesi hiçe sayarak vicdansızlığa şiddete acımasızlığa çirkefliğe alçalmaya zorbalığa sahtekarlığa kuşkuya güvensizliğe öfkeye fitneye nefrete sapkınlığa bağlı kendi kendisine fark atma yarışından kurtulamayan ve mutluymuş gibi görünen ve hiç kimsenin bulup bilmediklerini sunup sergilemelere insanlığını esir ettiği mutsuzluk izolasyonunda adanıp tapındığı magazin veya sanal piyasa gözdesi olma mezarlığına bırakır terkeder insansız ilişkisiz ve toplumsuz ölü doğumlu cesetleşmişliğini.
Haksız hukuksuzluğu israfı savurganlığı kahrı toplumsal çürümeyi ve doğruları olmayan yanlışlarla terbiyesi verilen sosyal dumansı ihtişamlı debdebecilerin keyfiyet buyruğuyla işlendiği yerde kalıcı ve kronik sürüncemeye bırakıldıkça, ilahi yüceliğe karşı geliniyormuş algısına mahkum tepkisiz duyarsızlığın hazır proğramlanmış tüketim maddesi olarak ortak hayatın normaline sıradanlaşıyor.
Kendi saplantılarının dışında kimse kimseyi umursayıp önemsememeye sosyolojik ekonomik psikolojik siyasi ve kültürel bütün yeterliliklerini ve yeteneklerini bile isteye farkında olduğu ihanet ve ihmallerle yitirip şöhretlisinden rol modeli edindiği magazin bağımlısı tüketim piyasası soytarısı buyrulan dayatmaların esiri ve sistemin hastalıklı arızalı obur müşterisi olarak çöküş çürüme ve sosyal atık çöplüğü halini aldı kendine hükmü geçmeyen iflaslarla insan travma. Çocuk daha ana veya kurumsal okullara gitmeden sınırsız kuralsız insanı soyan sömürenler hesabına tutsaklaşmış piyasa ve pazar markası olarak gören bir dünyanın çullandığı karmaşada doğuyor besleniyor ve çoktan dizi oyuncusu şöhretli fenomeni eşya oyun hile marka ve gösteriş bağımlısı robotu olarak eline tutuşturulmuş olan cihazlarla yapay veya gerçek her şeyi silip süpürüp yuttuğu ve oluşmamış kişiliğinin bilinç altına tıka vasa depoladığı dolulukla eğitimden yoksun; ve en az öğretenler kadar piyasası meşhurluktan haberdar öğretim binasından adımını içeri atıyor.
Eğitime gücü imkanı müsadesi ve donanımı olmayan, aynı zamanda ulaşamayacağı kadar erişim karmaşası ve magazin çöplüğü yerleştirilmiş olan çocukların en az kendisi kadar hızlı tüketim bağımlısı doluluğunu kronikleşmiş bir geç kalınmışlıkla çekip çevirecek imkanı ve mümkünü olmadığı için her şeyi soyut yüzeysel ve formalite icabı metalik ilişkili aldığı maaşını öncelemenin sistem buyruğuna bırakan kayıtsız ilgisizliğe terketilmektedir. İlerleyen yıllardaysa soygun sömürü çarkının çocuk kadın kız oğlan genç orta ileri yaş veya ihtiyar eskisi istisnasız herkesi aynı yozlaşmışlık ve tüketim bağımlılığı ağında tek tipleştiren piyasa ve pazar düzeneğine göre sıfırlanmış bütün evrelerini herkesten ayrıcalıklı üstün olmaya örgütlemiş ve öğretmiş başarı mükemmeliyetçiliğine odaklı bütün acımasızlığını bencilliğini ihtişamını sahtekarlığını hilesini oyununu hırsını yarışını sorumsuzluğunu adaletsizliğini şiddetini nefretini gerilimini öfkesini duyarsızlığını ve eşyalaşmasını donandığı kodlamaların tutsaklık bağımlılığıyla ilişkilendiği her fırsatı üzerinden yüksek çıkar kazancı sağlayan akademik ünvanına, reklam gözdesine, ofis ciosuna, güç servet saltanat ve magazin şahanesine, reklam ve tasarım markasına, piyasa CİRO ve estetik gösterişliliğine etiket artırımlı AŞIRI yüklenmelerde bulunuyor.
Toplum kültür birey aile insanlık ve saygın kişiliklilik ve gerçeklik duygusu kavramlarının hiç kimsede ilgi emek ve itibar girmediği; fakat herkesin sağlıklı bilgili iyi mutluymuş gibisine donanımlı insan modeli alıp satan iyimserlik vitrininde tabiatına el attılmadık doğal bakir sağlıklı dayanıklı duyarlı içerikli gerçek değer ve zenginliği bırakılmayan her şeyi ve herkesi ilkel dürtülerle çekip çevren yapay dolgulamalı açlığı muhtaçlığı salgını yozlaşmayı ve doyumsuzluğu kamçılayarak en yüksek getiri kimyasallaşmasına ve hormonlaşmasına murdar edip bozan yapay yüzeyselliğin saygın ve inanılır insanlık ilişkisi kalmamış eğitimsizliği öğreten robotlama ve makinalaşma çöplüğüne atılmış durumdadır artık.
Herkesin şatafat konfor ve başına buyrukluk borsasından derme çatma ve devşirmelik ilişkisiz iradesiz sorumsuz anlamsız amaçsız işlevsiz ve kültürsüz izolasyon hücrelerinde yaşayarak kendilerini tapınaklaştıranlara kulluk kölelik etmede hata kusur işlememek için caka satmaya, trip atmaya, şirincelik etmeye, kostüm takınmaya, soyut sahtelik maskesine bürünmeye, rol poz ahkam kesmelere alışmış Şartlanmış saplantılı bağımlılıklarının ve adanmışlıklarının dışında hayatına hiç bir insani değerliliği öğrenip katmamaya talip ve tutsak, doğumu ölümü aynı anda gerçekleşen tüketim borsasında markalaşmış çocukların saygın kişiliğe ilgisi alakası mecali niyeti kaynağı iradesi özgürlüğü kişiliği mümkünü olmadığı gibi, sömürü çarkına bağlı pazar piyasa ve magazin proğramlanmışlıklarıyla sistemde dolaşan öğretenlerin de saygın ilişkin insan eğitmeye dair imkanı dirayeti ilgisi iradesi enerjisi ortak değeri sevinci mutluluğu ve yetkisi de niyeti yoktur.
Sonuçta el alemin hayati değer kayıp ve yitiğini türkü çağırarak ararmış malum, hele ki alan satanların piyasa deneği ve bağımlı soyan sömürenlerin uzmanlaştığı müşterisi olmuşken ele avuca muhtaç ve mahkum insanlık , kimsenin kibir lütfuna , zehrini şifa vitrinleyen marketine ve acıyı kederi aşılayıp kodlayan tenezzül sadakasına mecbur ve mahrum koymadan, hayatın duyduğu akıl fikir mantık özgürlük saygı sevgi özgüven onur birikim deneyim kişiliği ve kararlılığıyla dünya zenginliğini emek ve hak değerini yalama sevincini paylaşmayı önemseyen ve önceleyen yüreklilikte ve her zaman daha fazlasına sahip olma çılgınlığından arınarak ve herkesle kıyasıya yarılan bencillik kirinden kurtularak gerektiği kadar içmeli yemeli duymalı düşünmeli gezmeli görmeli anlamalı tanımalı bilmeli özümsemeli yaşamalı ; ve saygın bilgili duyarlı kültürlü toplumsal ilişkilere kendini değerini katmalıdır insan.
Neticede köklü kronik ve kalıcı yıkımlara kadrolaşmış sebeplerin doğuranı olarak kutsanan siyaset medya tarikat imar iskan dizi moda tasarım reklam marka medya magazin sahibi ve şöhretlilerinin suçlu ve sabıkalı olduğu yerden gelen bütün kötülüklere kayıtsız ilgisiz ve tepkisiz kalıp uyuşturan bağımlılıkları çılgın tüketim ağında masum zararsız gerekli ve vazgeçilmez gören toplumsal çöküş, bizzat kendilerinin de katkısı etkisi ve dahiliyle tamiri mümkün olmayan kokuşmuş çürümüşlüğü şiddetli seviyelerin felaketine dönüştüğü her infial halinin sebep verenleriyle bitlikte laçkasını çıkartıncaya kadar gündemde tutarak sadece acı sonuçlarıyla uğraşıp meşgul oluyor .
….
FON ÇALINTISI KARABORSALAMA GRAFİK
…
Her şeyin taşıyan ve yaşatan değer karşılığı varsa o da esirgenmeyen emektendir. Aşk ile gönülden yorulan ve sunulan değerse SEVGİ kökenlidir ki… kılıfa kalıba markaya formata zümreye yaşa üniteye gruba kalıba şekle kılıfa maskeye ücrete coğrafyaya zümreye şarta koşula dayatmaya zora zorbalığa mekana zamana yahut evli bekar medeni hallere tapulu veya bağlı olmayan yüce duyumların kaynağı tükenmez meskeni mahali yürekli samimiyetin eseridir hem AŞK hem sevgi sanatı. Sevgiyi içselleştiren özün esasın bitmez tükenmez kaynağıysa akla fikre sorumluluğa vicdana dayalı adaletli donanımlı ve liyakatlilik iradesidir. Kendi kanatlarını ömrüne yük bilmeyen özgürlükler kadar da kaliteli yaşamın ve doyumsuz mutluluğun insanı niye yaşadığına özdeştirin kıssadan hisseleridir.
Bu yüzden insan hiç bir şartta hiç kimseyi üstün seçkin ütopik tanrısal İKON veya ünlü şöhretli İDOL vekaletine temsil tayin ederek aramamalı yaşam boyu kendinde mutlaka olması gerekenlerini. Ve asla aşka saygıya sevgiye adalete güvene özgürlüğe vicdana ve liyakate edinmesi ve yapması gerekli birikimleriyle kimseden onay kabul minnet rica diyet veya tenezzül lütfu beklemeksizin öz benliğini bulmuş olmalı . Akıl mantık bilgi deneyim sorumluluk vicdan güven özgüven gözlem ve birikimlerinden kendinde olanları kişinin asıl zenginliğidir . Değerlilik kıymetini bilmeli korumalı ve yaşatmalı yoksa amansız yabancılaşma hacizende kendi öz hayatına sefalet müşterisi ve zavallılık kiracısı gibi taşır sürüklenir ve ölüden beter mezarlaşır biricik ömrünü.
Sevdiği hayatı yaşamalı insan. Sevdiği işi yoğunluğu hiç bitmeyen ecir sabır eziyet mesleği ve zıkkım zehir çilekeşliği olarak değil; ve hatta kodlanmış buyruklarla otur kalk emir kiplerinin sadece orayı ekmek kapısı diye bütün ve biricik ömrünü kıskaç kancalarından kurtarma fidyesi veya korsan tutsaklığı diyeti karşılığında ödeşmekle cebelleşmeye değil, tutkuyla sevdiği işi yapmalı insan ve hani derler ya hiç bir tesir altında kalmadan, sevdiği insanı kalbine sarmalı aklına koymalı gönlüne sırdaş özüne ömrüne sanatı aşktan sevgili bilmeli insan. Yakışır mı… ? elbetteki, harcı ve hakkı olan herkese hem de ne güzel yakışır.
Fakaaat..
Bunun adına medya magazin VİZYONTELE animasyon sinemasyon diye diye….toplumla ilgili her şeyi dilediği gibi sahte kurmacalarla boyayıp gösteren veya soyut kılıflarda renkli şekil verip arabesklik varoşluğu deposunda örtüp saklayan türlü racon replik kabalık bayağılık çirkeflik dayılanma görgüsüzlük kuralsızlık zorbalık keşmekeşçilik mafyatiklik ve medyatik anlamsızlığın şiddet manyaklığı üstüne kendini her şartta düzgün gösterme acındırmalı şairanecilik serpip tozutan ÖZENTİ durumlarını ‘ ben yaptıysam sorgusuz sualsiz piyasa ve gişe götürü hesabıyla şöhretli tartışılmasızlığı vardır’ tüketimine markalaşmış toplumsal çürümeyi normalleştiren yoz kültürün algı dolgulaması yapıldı.
Tek başına kazandıkları dizilerin filmlerin bankaların borsaların medyaların kirli mafya katillerinin siyasetin yobaz tarikatların ve cafcaflı süslü fiyakalı duvar boyu galerilerin diledikleri gibi bozup dağıtacakları özel ve şahsi mülkiyet alanı değildi trafik tarım eğitim ulaşım sağlık gıda üretim ilişkileri ve çelişkileriyle toplumsal değerlerimiz.
Ama sanki öyleymiş gibi hep birlikte her türlü haksız hukuksuzluğu haktan hukuktan saydırarak hangi kirli kokuşmuş yolla olursa olsun kim güç gösteriş ihtilam şöhret servet saltanat sahibiyse hakkı odur anlayışını ve alışkanlığın dayattıkları zorbalık hırsızlık tefecilik dolandırıcılık yolsuzluk haydutluk ve haramilik hükmünde yağmaladılar yaktılar yıktılar.
Kısa yoldan, hiç bir zorluğu çabayı endişeyi kaygıyı sorumluluğu vicdanı ve paylaşmayı gözetmeksizin emeksiz zahmetsizce gerek yoksul sefilliği kaderi değişmez garibanlıklar olarak yaşayanların güç bela geçim derdiyle sürdürdükleri hayatlardan soyup sömürerek üstün elit ve imtiyazlı ihtişamlılığın her türlü servet gösteriş saltanat ve konforluluğuna sahip olmak için bütün hile sahtekarlık oyun rüşvet dolandırıcılık iki yüzlülük gammazlık hırsızlık yolsuzluk kanunsuzluk tefecilik devletsizlik ve mafyacılık yollarını kendilerine amaç edinen borsacı bankacı sömürücü aracı vurguncu soyguncu tarikatçı siyasetçi holdingci markacı tasarımcı modacı rantçı medyacı magazinci emlakçı müteahhit ajans bürokrat avukat veya akademisyenlerle aynı çıkar ve ganimet ortaklığının bileşeni olan siporcu dekorasyoncu sanatçı sinemacı galerici mimar mühendis müzisyen dizici turizimci tüccar sanayici magazacı ve nice ünlü şöhretli fenomenleri toplumun sürekli artan ihtiyaçlarına borçlanarak yetişmekte zorlandıkları sefil yoksul yaşam hikayesini kendilerine kısa yollu köşeyi dönüp ihtişam lüks şatafat ayrıcalık ve gösteriş malı mülkü kolleksiyonu dekoru ve sermayesi biriktirip istiflemeye çarpık ve bozuk düzen çarkından hiç bir ahlaki hukuki kültürel insanlık değerini umursamaksızın toplum üstü yüceltilmişliğe zümreleşmenin amansız yıkım ve çöküşünü işletip çalışmakta yürürlükteki toplumsal bozgun.
Aklı ahlakı kişiliği sokağa dökülen hır gür sataşma kapışma çatışmalarından ödünç ve düştüğü kokuşmuşluk çöplüğünden çıkışını bulanmayan kör sağır arızalı tutarsız sapkın saplantılı ve sabıkalı hamlelerle güm yorup insanlığını öldürmeye meraklı iştahlı bozgun bağımlılık tüketicisi güdümlü mlülük talıyıcısı mutsuzluk ve ferilşmsuikastçisi oldu bitti insanlık.
Tarımın sanayinin hayvancılığın ve cümle diğer üretime dayalı ekonomik kalkınmanın insanı önceleyen ve tür çeşitliliğini hukuku hakkı kültürü sanatı çevreyi doğayı koruyup gözeten hassas ilişki dengesinde yaşamın ihtiyaç gereksinimlerini karşılayacak kadar alt yapı donanımlılığını ve gelişimini yerine getirmemişliğin çözülüp kopan kırsal kesim göçlerini bütün sorunlarıyla birlikte baskın ve işgal veren nitelikte hazırlıksız şehirlerin etrafını kuşatıp çöreklenerek yığınlaşan yapay ve çarpık yoğunlaşmalı istila, sadece emlak yapılaşmasının her şeyi yıkıp yerine beton varoşlaşmasının bütün yoz kültürünü ve çıkar ilişkisini kurup donattığı eskiden yerleşik ayrıcalı ve seçkinlerin kayıtsız kaldığı çöküşün yeni ortakları olarak her damar yol kanal ve köklerden sürüklenip gelen ve uyumsuz kanunsuz düzensizliği kurumsallaştırıp sıradanlaştıran arabesk keşmekeşliğinin toplumsal karmaşası ve karmakarışıklığı yaygın ve yerleşik hal aldı. Daha çıkışsız çöküşler tehlikelisi ve karanlık olanıysa, artık yerleşik düzenin normali olan kanunsuzluğu kanun yapmak yerleşikliğiyle, kazanılmış ortak değerleri değil, kimliksizliği yozlaşmayı popüler kültürsüzlüğü ve piyasa götürüsüne göre şöhrete ulaşmayı rol modeli alan değersizliğin değer sayıldığı kokuşmuş çürümüş kozmopolit karmaşayı önceleyen ve önemseyen sosyal siyasal ve ekonomik yağma yıkım güncelinde, yığılmış tıkanıklığa eklentilenen mülteci akınlarıyla mevcut durum yaşamın her alanını balına buyruk arabeskleşmelerle kapsayıp kuşatan daha da geleceği karartılmış ( istanbul top, pilot ve top modelinden ülkenin her yerine yayılıp yerleşmiş )JET SOSYETE üst tabakalılığa bağımlı alt kesimleri geniş ve kalabalık örgütlü toplumsal varoşlaşma iflası halini aldı.
Çünkü aklen fikren ve mantıken her yönden her bakımdan sorunun kaynağı, sonucun tetikleyeni olandır gerçekliğiyle sorun, duygu çeşitliliğini kısır ve kurak ağıtlı sancılı kör damarlara akıtmanın insanı ve hayatı felce ve felakete sürükleyip süründürme sapkın eğilimidir. Her şartta ilke ve mutlaka bundan kaçınarak canlılık dirilik haraketlilik renklilik coşkusu yaratacağım diye ağrıyı ve acıyı en yaygın ve sürekli tekrarlarla gülerek duymaz görmezden gelme eğilimi ve sapkınlığı da aynı abartının siyahı kendince çarpıtarak iş ve sanat olsun diye beyaz gösterme kör kütüklüğünün insandan bozulmuşluk cesetidir.
Hep eskimiş kokuşmuş çürümüş anlamsız işlevsiz kifayetsiz kof enkaz karabasanların kahır yüklü kendini acındıran ve terk edilmiş lümpenlik duygusuyla ezikliğini kutsarcasına derbederliği kutsayarak buraya yardımını yakınlığını ve ilgisini keseni lanetleyen yılgın yenik bitik tükenmiş ve bıkmak usanmak bilmeyen üstü afyon kalıp ve kamuflajlarıyla cilalanmış tekrarları tükürüp kusarcasına yoz ve arabesk kültürün talepçisi takipçisi kovalayıcısı bağımlısı ve tüketicisi oldu hercümerc toplum.
Canlılık, olduğu gibi hiç bir katılımcılığına ilişip dokunmadan, gerçeği yansıtmak, ayrıcalıklılık seçkinlik yaratmak ve canlı samimi heyecanlı sürekli değişen yenilik peşi kovalamak adına, siyah deniz, kırmızı kedi köpek, mavi elma armut şeftali veya nar yapmak üretmek gibi, kimliği karışık kişiliği belirsiz insanlığı kayıtsız soğuk silik ruhsuz ve duyarsız her yapı kalıbından ve bozuk mayadan özgün irade ve hikayesizliğe tek tipleştirildi ortak hayattan yoksun sicilsiz aidiyetsiz toplumsal bozgun.
Çünkü yenilik ihtiyaç gerektiğinde kendini sürdürülmez olanın üstüne bütün çağdaş alt yapısıyla düzenleyip donatan akıl mantık fikir duygu düşünce deneyim gözlem emek bilgi birikimleriyle özdeşlik bağlamıyla vücut bulmadıkça sığ soyut laçka arızaları aynen eskisinden tekrar eden yığılmalar çöplüğünü bocalar ve aktarır boşaltır.
Çünkü güven samimiyet sadelik doğallık ve özgüven eksikliği baskın gelirse kuşku kaygı endişe artarak yoğunlaşan mesafeli yaşam uçurumunda anlamsızlık ve geçimsizlik gibi büyük sarsıntılar geçirerek dibi derinleşen her davranış bozukluğunu katlayarak insan yaşamayı değil sahteliği oyalayıp oynatmayı büyüten kalın duvarlı kahırlara ve kıskaçlara çöker dağılır ve yıkılır insan .
İddası söylemi tavrı tutumu veya görünüşü eylemsel gerçekliğiyle uyuşmayan bütün davranış bozuklukları yönettikleri bilinç ve algı dolgulamasıyla toplumsal zaafiyetlere kendilerini paravanladıkları güç otorite veya şöhretlilik kontenjanıyla üstün baskın özel ayrıcalıklı ve seçkinlik yaratarak hükümran olmayı doğururlar.
Böylece ihtiyaç sınırları sürekli tüketim bağımlılıkları piyasasına göre artıp çoğalan toplumun ezilen sömürülen kalabalıklarının arabesk çilekeşlikte her gün ölüm kalım sınırlarında her an kapıya konma veya eve ekmek götürememe veya can pazarlığı uçurumlarında aynı kurak sefil yoksul ve kısır döngüyü karanlıktan karanlığa sürünüp sürüklenirken, iş kazası ölümlerinin yahut ölümden beter hasta sayrı salgınlarının emek- sermaye çelişki cenderesinde borçlu dünyanın çıkış yolunu arayıp da mezara kadar bir türlü denk getirip bulamazken , onların acıklı hikayesinden ünlü şöhretli artizler, futbolcular, siyasiler, müzisyenler, tasarımcılar, mimarlar, akademisyenler, mühendisler, bürokratlar, amirler, memurlar tıpkı yağmacı soyguncu dolandırıcı vurguncu bankacılar borsacılar mütahitler holdingçiler talancılar rantçılar tefeciler aracılar yarıcılar komisyoncular pazarlamacılar reklamcılar modacılar ve medyacı magazinciler gibi aynı çıkar ilişkili servet sermaye biriktirme istifçiliğine tav ve talim olarak sözde haktan hukuktan sevgiden saygıdan ve emekten yana olduklarını toplumsal satış tezgahında pazarlayarak yaratılmış olan eşitsizliği kalıcı kıldılar ve her türlü menfaat çıkarcısı sosyal çöküş ve çürümelere rol modeli olarak mal gösteriş lüks konfor mülk servet kavga nizah düşkünlüğünü kanıksanmış ve kabullenilmiş sıradanlığa kurumsallaştırdılar.
Akil Vekil filan dolayısından sosyal içerikliliği yoz kültürün kafamın tasını attırmayın üleeeeenlerle sosyo psikoz monolog toplum üstü hayatlar sürmenin kırmızı ARABESK kamyonculuğunu hafızalara kazıyarak herkes bir şeyler kaptı söktü kopardı ve kendilerine konforlu alanlar dayadı döşedi onlara duygusal bağlılık gösteren günsüz geçimsiz yığınlardan .
Mal mülk olarak ünlü şöhretlilerde aynısının benzeri gani ganisine bu rahmetli muhterem de kurbağa toplar biriktirirmiş … toplumun sıkıntısı kaygısı derdinden kime ne gibisine
Sevgi, hiç kuşkusuz insanı kendisiyle ölçen tartan sorgulayan yüzleştiren ve özdeştiren yüce bir duygudur. Fakat emek olmaksızın sevginin hiç bir samimi ve gerçekçi içeriğinin karşılığı olmadığı, adalet sorumluluk vicdan özgürlük özgüven ve güven olmadığı zaman da ne emeğin ne de sevginin hiç bir anlam değer içerik ve karlılığının olmadığı birbiriyle bağlı ilişkili bütünlüğün ayrılmaz bütünlük bileşenleridirler.
Kendisiyle yüzleşemeyen sahteliklerse hinlik desiselik çıkarcılık ve dolandırıcılık üzerine kurulu şablonculuğun yalan dolan hamaset üretir geçinirler
Değer kavramları yalnızlık mutsuzluk hiçlik kayıtsızlık bencillik acımasızlık sorumsuzluk hinlik paylaşımsızlık kimliksizlik aidiyetsizlik fitnelik çıkarcılık çirkeflik çapulculuk zorbalık çarpıklık kayıtsızlık ve karamsarlık üzerine kurulu, sorunların üstesinden gelmekten uzak, zamanı üst üste yığıp biriktirerek hızla yok oluşa sürekli gerilim ve sorun üreterek katmanlaşan yenilmişliğin tanıklarıyız ve herkes kendi adından herkes kendi adına başkası olmanın değerli olanı ne varsa söküp büyük parçalar kopararak, bütün yok ettiklerimiz yerine karanlığı korkuyu endişeyi şiddeti özentiyi taklitçiliği korkuyu bencilliği geçimsizliği sahteliği yalanı dolanı talanı kıyameti örmenin yapay zeka donanımlı metavers kafesinde her yerini salgın afyon ve bağımlılık sarmal ağlarının kilitlendiği ölümü gerçekleşmiş felaketin her türlüsünü taşımakta ve yaşamaktayız.
Resmen göz göre göre alışılmış kanıksanmış yolsuz hukuksuz fon çalıntısı meşhur ünlü ve şöhretlileri oldukça bol FON çalıntısı hayli işlek bu karaborsalamalı toplumsal talanda koparıp attılan değerler yerine istifleyip biriktirenlerin düzenli düzensiz üretttikleri arızalarıyla şekillendiği kötülüklerin insanlığı bilinmez yarınsız uzaklara söküp sürüklediği bozgunda kargaşada yıkımda uyumsuzlukta kaygılarda güvensizliklerde haksızlıklarda mutsuzluklarda gerilimlerde bencilliklerde acizliklerde değersizliklerde acımasızlıklarda ve çıkar ilişkilerinde ortaklaşmakta herkes …
Bu yüzden artık her yıl düzenli olarak alıştık bildikliğe rutinleşmiş orman yangınlarıyla ele geçirilen arazi yağması, beton kentleşme mafyacılık cinayeti ve nitelikli dolandırıcılığın her türlüsünün normalleştiği günden güne sayısı kapsamı kanunsuzluğu ve cirosu artarak trilyonları bulan Borsa vurgunu Fon manipülasyonu gibilerin felaket haberleri yanında cüce kalarak, toplum üstü şöhretli ünlülerin sözde garip gurubanın derdiyle dertleştikleri paravan arkasına istifledikleri sür saltanat sermayedarlıklarını öldüklerinde mirasyedilerinin kapış kapış hır gür dava ve dosya takibine düşerek toplumsal kokuşmuş çürümüşlüğe rol modelden tüm kötülükleri formatında taşımaya rehberlik etmekteler.
Çünkü toplumsal iradeyi anlayışı ahlakı ilgiyi alışkanlığı inancı kültürü nerde ne zaman niçin neyi biriktireceğini veya paylaşacağını veya hiç bir şeye inanmamanın güvensiz kuşkulu şüpheli geçimsizliğine dair çöküşün çürümenin algı yönetimiyle özdeşleşen sosyal siyasal ekonomik ve kültürel döngüde balık baştan kokuyor maalesef.
İnsanı da eder tutar maliyetli ilkesiz tutarsız menfaat avantasına ve çıkar ilişkisine göre kaypaklık döneklik omurgasızlığına fiyatlandırmalarla eşyalaştıran her şeyin aşağılık düşüklük alçaklık ve satılık borsası olduğu …
Sanat… toplumsal duyarlılığı olan samimiyetin özü sözü tutarlılığı tavrı duruşu tepkisi dengesi aklı fikri karakteri kişiliği inancı saygın samimi gerçekçilikle özdeş kaynaklardan kişiyle birebir örtüştüğü ve özdeştiği müddetçe anlam değer kıymet geçerlilik ve karşılığı vardır.
Sosyal sıkıntıları kendine sermaye ve servet mülkü edinerek burjuva hevesli yüksek sosyete konforuna ve emlak İSTİFÇİLİĞİNE tav ve talip olmak çelişkisiyle kendileşen öteden beri bilindik yüzeysel ve yapmacık görünenin tam aksi arabesk keşmekeşidir.
Bu yüzden sanatın karakteri olan toplumsal tepkiyi yüklenen ve taşıyan özgün ve gerçekçi duyarlılığı olmadığı paravanda , derdinizle dertleşiyorum mış gibi yaparak derdi olanların sığındığı yakınlığı ve güveni sermaye edinerek kendi LÜKS MARKASINA, servetine, gösterişine, şöhretine, konforuna ve emlak mülküne istifleme yolunu seçerse sanat çöplük olmuş, sanatçıysa görünen paravan ardında boşa çıkarmıştır onca fasaryadan rol ve racon kesen pozunu ve forsunu.
Kişiye özel kalıplaşmış çerçeveli çıkınlı zula deposu değildir güvenirliğine sığınılacak olan hal çareler. Her kim ki kimi fırtınalı inişli yokuşlu insani zaaflarımızda- ki bu yaşamın doğal karakteri gereği sürekli akışında hep vardır - kusursuz karşılıksız ve hatasız dostluğun sığınılacak limanı olduğunun arayışındadır, neredeyse artık kimsenin doğrusu olmadığı ve herkesin yalan yanlışlarda birbiriyle kıyasıya yarıştığı sahtekarlık ortaklığında bu dilsiz sağır çıkar döngüsü, sanmak veya inanmak varsayım yanılgısıdır. Bu yüzden böyle durumlarda başvuru müracaatında bulunan hep içinden çıkamadığı ezikliğin çelişki yumağında yitik yoksun ve esir kalırken, baş vurulansa buradan, yani zavallılık naçarlık ve zaafiyet acılarından hem kendine özgü travmalarını ayıklarken, hem de kendine ayrıcalık imtiyazı ve seçkinlik üstünlük sultası kotarır.
Evet sürekli kendini kontrol ederek yaşamak, kişinin hem kendine zarar veren hem de kurduğu ilişkileri sıkıntıya sokan takıntı ve travmalı davranış bozukluğu kapsamındaki zor ve ince sanat. Bu günün egosunu tatmin etmede hiç bir saygın ölçü ve insani değer tanımadığı çılgınlık acımasızlık kayıtsızlık çarpıklık ve sapkınlıklarla beslenen hızlı yaşam kozmopolitiğinde en az anlayış ilgi ve değer gören olgu, zaafiyetleriyle ezilen alçaltılan dışlanan yalnızlıklardır.
Bu açmaz çıkmaz kimsenin iğreti pansumanı sahte tahammülü dosluk gösterişi ve ödünç kimyasal çözücüsü ile tamir olup onarılacak bir ilkyardım evrak dosyası erzak vesikasıyla üstesinden gelinecek tılsımlı iksirli bir olgu değildir saygın insan kişiliği yahut sağlıklı aşkta ve huzurda buluşmak.
Yaşam denen Özgür ve Özgün sanatıysa, mutluluğu kendine yakıştıran ve kendine duyulan özgüvenle ilgili alakalıdır.
Benlik kişilik kimlik karakter ve öz güven yoksunu yetersizlikler, işlevsiz ve değersizlik duygusunu bastırarak maske kamuflajıyla ve estetik planlı marka dolgulamalarıyla yaşamayı köpürterek yoz ve magazin bağımlılıklarının aşağılık komplelerini kodlayan tüm özenti referansını adandığı popüler şan şöhretlilere göre tutunup takınmaktan onur duyar , yüksek değerden bilir inanırlar.
Çünkü devletçilik,hiç özel bir kazanç artırımı, sömürü ganimeti, zümrecilik çıkar sultacılığı veya servet edinimi gütmeksizin toplumsal faydacılığı esas alıp insanlığın tüm yaşamsal ihtiyaçlarını karşılayıp gidermeyi önceliğine ( eğitim sağlık gıda ulaşım spor güvenlik özgürlük ilim irfan imar istikrar iletişim kültür sanat ve nicesi.. ) alırken, onun tüm kazanım -birikim nimetlerinden yararlanarak yıkımını yağmalanmasını gözeten özelleştirmelerse, şahsi azınlıkçılık ve ayrıcalıklılık sultasının en aşağılık yol ve yöntemlerle hiç bir emek kural duyarlılık sorumluluk ve liyakat tanımayan çıkarcılığın menfaat ve azınlık ganimetçiliğini önceler kollar kotarır.
Anlamamak ve anlaşılmamak üzere ayrışıp kutuplaşmanın son haddi olan yapay zeka hücreleşmesiyle dününü gününü geleceğini ve kendi varlığını topyekün çöpe atarak sırf turistik işlere yüksek kazanımlı tanıtım olsun diye maddi manevi her şeyi şahsi çıkarcılık sultasına ölçümleyip özelleştirerek negatif yönde ilerleyen ışıksız karanlıkla hissedar ortak…
İnsanı devre dışı bırakarak kendine magazin sanalı soytarısı ve METAVERS kukla kölesi kılan Yapay Zeka artık hiç bir özel müdahili proğramlanmaya ihtiyaç duymadan kendi kendini proğramlayabiliyor, aralarında fikir fitne danışabiliyor, her konuda makale dizi figür figüran roman senaryo müzik resim maskeleme galeri taklit sergi sunum yazıp oynayabiliyor, danışmanlık tercümanlık rehberlik…kısacası herkesin, her yerin ve her şeyin tüm yedek patçalarıyla birlikte aslına uygunluğu kopyalayıp manupule edebiliyor ve değiştiriyorken…
Hormondu kimyasaldı derken çoğu meslek gruplarındanı da yok ederek kendi çalan kendi söyleyen kendi proğramlayan kendi soran kendi cevaplayan yapay zeka ile nerdeyse bütün meslek grupları insanı yok ederek makinalaşan akla gelmedik şeylerin dahi siparişini - burasını şöyle şu şekilde yap bir hayat kurgula bir tasarım yaşayalım gibi- elektronik sinyallerden alıp eksiksiz kusursuz tezgaha koyan servise sunan yapay zekanın günden güne proğramlı kulu kölesi olmakta insansızlaşan yarınsız gelecek.
Hep öyledir zaten, burjuva kültürüyle bütün özentileri özdeşmiş, fakat fakir fukara toplumcusu pozu keserek bıçkın fedaisi veya her şekil acıların parayla servetle şöhretle ağlayanı rolünde kızdırmayın beni lannülen replikleriyle mal mülk sermaye ve mal mülk getirisine ihtişam lüks ve kolleksiyonculuk istiflemek, imtiyazlı zümreler sosyetesinde ezelden beri hep aynı özentiden süregelen ve yaygın bilinen kronik kronolojide sadece bu günlerin sayılı sanat sipor galeri magazin medya vitrin veya simamasyon ünlü şöhretli merhumelerine ve muhterem rahmetlilerine özel bir durum değildi. Bu ibresini bozmuş pusulasını sapıtmış sosyal erozyon taa ilk hiyerarşi katmanlaşmasından beri hep vardı, Yapay Zeka çağıyla beraber iyice haddi aştı yanlış doğrunun yerine hükmetti , insanlık kendine rehber bildiği medyatik modellere aldandı, toplum kaybetti tüm değerleriyle birlikte zıkkım zehirlerle bilenip beslenerek herkes topluca her şeyin canına okuduğu gibi çoktan kendini katledip öldürdü,inzivaya çekilen ortak yaşam bilincine kin nefret acı keder zulum sahtekarlık dehşet ve şiddet tohumları ekilerek bütün buralara uyumlu etkisiz duyarsız tepkisiz her şeyi olduğu gibi yılgın tükenmişliklerine kabullenen ve tüm kötülükleri zamanla masum görmeye terbiye edilen ve çağını SORGULAMAYAN magazin macunu dolgulaması yapılmışlığıyla sessiz sinik sinema ve dizi furyasında kalıba göre şekli verilmiş toplum ayarlayarak, geçmişi silinmiş, geleceği karanlık amaçsız anlamsız ve kimliksizliğin güdüm ve dürtü bağımlılığını faturalanmaya zıvanadan çıktığı kıyametlere saplandı gömüldü devran dünya.
Bankaların borsaların holdinglerin arsa arazi müteahhit ve rantçılarının irili ufaklı tekellerin zincirleme pompacı hortumlu kuruluşların mega marketlerin devasa şirketlerin büyük kartellerin aracı tarıcı tefeci ve cümlesinin kendi kanunsuzluklarını kendilerine göre uydurup tarihin hiç bir döneminde olmadığı kadar sorgusuz sınırsız gasp yağma talan ve gelir elde ettikleri soygun sömürü kumar haneciliğinde ‘ Morguç “ gibilerin her türlü sahtekarlığı manupule ederek açıktan hırsız yolsuzluklarını sıfırladıkları dünya geneli neo liberal emperyal kapitalist vurgun soyguncu karakterine uygunluğuyla türkiye de de her zaman banker kastelliciler, tosun oğlanlar, ihlasçılar, deniz fenercileri, rıza zarraflar, jet fadıllar, saadet zincircileri ve niceleri çarkı bozuk dönen harami devranında al takkeyi ver külahı marifetiyle en sonuncusu FON sövüşleme noktasına kadar çıkar ganimet ve imtiyaz ortaklığını yürüttükleri devranda milyarderi çok trilyonlaşmanın borç yükünü ve geçimsizlikle pençeleşme sürüncemesini muhtaçlığıyla boğuşan yoksul sefil yığınlara ödeten dönüm dolaşım ağında tarih hep artırarak biriktirdiği sorunlar ve çelişkilerele tekerrür etmekte.
Çoğunluğun sefaletinden kazanımlı şahsi çıkarlarını, aile şirketlerini, güce dayalı lüks dekor maske konfor şatafat servet mülk saltanat ihtişam ve gösterişliliğin haksız hukuksuzluğunu ülke devlet toplum ve insanlık değerlerinden üstün ve öncelikli tutarak azınlık sultasına ulaşıp erişmede her yolu masum makbul ve mübah sayan hırsız yolsuzluk kuşatması, değerden duygudan insansızlaştırdığı toplumu kimliksiz kişiliksiz duyarsız iradesiz tepkisiz ve cinsiyetsizliğe aynılaştırıp kolayca ve topyekün güdümlü kulluk köleliklere sıfırladı...
Beynine tepkisiz duyarsız iradesiz bilinçsizlik dolgulanmış hep aynı zorunlu sefil muhtaç ve mecbur bırakıldığı seçeneksizliği tercih ederek hayatında olağanüstü iyileşme mucizeleri gerçekliğine kanmış inanmış kara cehalet gericisi yoz kültür bağımlısı toplum, maddenin kanunu yaşamın kaçınılmaz gerçekliği gereği ezen soyan sömürenlere karşı direnen yaşam mücadelesi vermediği tüketim piyasasında yoksulluk esaretiyle sürünmekten başka çâresi çözümü yoktur asla. Bu bakımdan da akla mantığa vicdana duyguya düşünceye sığmayan hırsız yolsuz ahlaksız eğitimsiz idraksız iradesiz duyarsız ilgisiz sorumsuz bilinçsiz ve hukuksuzluğa dair korkuyu cehaleti gericiliği kutsayan tüm kötülüklerin ve olumsuzlukların kanıksandığı yaşam mücadelesini unutturmaya dayalı her ne pahasına olursa olsun en kestire yoldan emeksiz zahmetsiz köşeyi dönmeye azmış sapmış her türlü çürümenin kundağında doğan; ve bütün toplumsal bozulmaları hayatın normali bilip inanarak kilitlendiği serbest piyasa tutsaklığı dışında hiç bir tepkiyi algılayıp duyumsayamayan güvenini inancını mutluluğunu bulamadan yitirmiş gerilim şiddet ve cinnet kozmetiğinde yaşayarak ölen sığınaksız yarınsız insanlık enkazı …
Hormondan beslendiği kimyasallarla sürekli atık açmaz çıkmaz ve sorun ürettiği çılgın tüketim dolaşımıyla hem kendini hem doğayı hem toplumsal değerleri hem ekolojik dengeyi hem de diğer canlı türlerini kendi kaderiyle bir edip bağımlılık saplantılarının esiri olduğu faciaya dönüştürmeye mahvetti.
Hep kendi suç sabıka ihanet dolandırıcılık dalavere oyun hile tezgah istismar hırsızlık yolsuzluk ve ülke kerizleme günahlarını asla vazgeçilmez dokunulmaz zırhlı kutsallar olarak “ çalıyorlar ama çalışıyorlar kıskanma çalış senin de olsun” ayrışmış kutuplaşmış kendi tarafını her koşulda tüm değerlerin üstünde tutan savunan ve hatta kendi sefil yoksul mutsuz geçimsizliklerle kıvransa dahi hayatını karartırcasına fanatik adanmışlığın militanist taşeronluğunu yapan toplumsal algıya aşıladı benimsetti ve yedirdiler.
Ülke toplum ve insanlık değerlerimizi kendi şahsi müstakil görgüsüz doyumsuzluklarının bilhassa kimlik ve inanç bağlamında kolayca istismar edilebilirliğini sağlama alarak yüce divandan dönen tıpkı fon katakullesi gibi sistemi ayarlı faiziyle beraber alacaklarını ödetip , dezenfekvon skandalları ihaleye fesat karıştırıcıları ve nice niceleriyle hep beraberce birbirini devletsiz denetimsizlikle ödüllendirilen herkesin yaptığı yanına kalır anlayışını kimse bize ilişip sorgulayamaz çapulculuğunu beslediler ve güçlendirdiler.
Üçlü dörtlü beşli veya çoklu çeteler eski ve yeni belediye başkanları, bakanlar, mafyalar sürekli toplum iradesini boşa çıkarıcı kendi menfaatinin tarafına kişilik bozup saf değiştiren oynak siyasiler mütahitler aracılar tefeciler banka borsa spekülasyoncuları kağıt üzerinde yokluğunu var gösteren piyasa simsarları ultra lüks otelciler turcular truzimciler diziciler holdingçiler medyalar magazinciler topluluğunun hiç vurgun soygun takan ve yıkım gündeminden düşmediği …
Çünkü muhalifsiz tepkisizliğin yozlaşmış ağında herkes suni soyut kavgalarla birbirini yer bitirirken, onur vicdan kişilik ve ahlak yoksunu çatlak kurak bozuk kısır kötücül kaypak çıkar gösteriş güç ve menfaat önceliğine dayalı bu kirli ve çarpık döngüde hiç kimse özenle ayrıştırıldığı kendi tarafını sorgulamadığı gibi kendi meziyetlerinde okan bütün aşağılık görgüsüzlük rezillik köktenciliklerini başkalarına yaftalayarak her türlü istismar ihale kaynak ve getirisini garantiye alanlara adanmış kulluk köleliğin bütün suç ihlal ihanet ve ganimet düşkünü sabıkalarını tenimize çıkarıp masum ve makbul görerek toplum ülke insanlık ve ortak değerler yağmacılığını hiçe sayan sadık militanlığın icabı gereğini yerine getirmekteler.
Hasılı kelam…
Morguç, Deniz Feneri, İhlas holdingzede, Banker Kastelli, Tosuncuk Oğlan, Zarrap Rıza, Ahbap Haluk ve tüm diğer hırsız yolsuz istismar vurgun soygun temelli insanlığın güvenini kötüye kullanarak dolaşımında her türlü hileyi dümeni hokkabazlığı gammazlığı istismarı barındıran nitelikli dolandırıcılık ve üç kağıtçılığın saadet zincirleri, tıpkı Euro bölgesinde bir günde iki markı bir yuroya sıfırlayarak gelmiş geçmiş en büyük vurgun soygun talan ve resmi hırsızlıkların birbirini örneklenerek denetim kadrosu bizzat kendileri olan haydut haramilerin insanlığın kazanç güven inanç emanet ve birikiminden yüklü miktarına diledikleri gibi el koydukları banka borsa tarikat magazin medya mafya şirket holding moda emlak sipor ve siyasi kumarhanecilik alavere dalavereciliği, artık toplumsal hayatın her alanında her yoldan ve her yerinde kokuşma çürüme ve çöküşü sıradanlaştırarak kesintisiz yıkımı koruyan tedarik eden besleyen dolaşımını sağlayan ganimete ortaklaşan ve kollayan devletsiz kanunsuzluklar tarafından orman yangınları, arazi yağmalamaları, kıyı körfez ova yayla vadi koy köy kent kasaba çölleştirmeleri, emeğin ve emeklinin hakkına çöküş ve en güncelde FON sövüşlemeleriyle insanlıktan ilkel, paylaşmaktan aciz, sürekli gösteriş güç imaj şatafat doyumsuzluk fırsatçılık ve ayrıcalıklı imtiyazcılık peşi güden ünlüsünün şöhretlisinin aynı seçkin zümre kataloğuna cilalı boyalı kapak olmak için akil vekil adam veya kadınlar kontenjan çıkarına hissedarlık edenleriyle hep beraberce HAKKIN RABBİN İNSANLIĞIN GÜVENİN İNANCIN ve HALKIN yanında olduğunu maskeleyen topyekün sahtekarlarca piyasası soygun sömürüye serbest yaşamsal dönüm dolaşım ağında alenen resmiyet kazandırıldı.
Bu bağlamda illim bilim kültür sanat siyaset kişilik inanç kimlik insan kaynağı ve toplum ilişkileri, her şeyi gösterişe özentiye paraya hırsa yarışa maskeye markaya güce lükse görgüsüzlüğe ve ihtişama endeksleyip alıp satan soygun sömürü tezgahında her hangi ürün çeşidinden sayıldığı bozuk düzenekte yer kaplamak için bütün değerliliğini yitirdiği ve yapay zeka ile de hayatı dolduran ve dolaşan insan dahil her ne ise o kararına kullanım ve geçerlilik vadesi tanındığı bilgi kirliliği ağında akıl fikir yol irade idrak bilinç mantık düşünce dil kültür sanat edebiyat saygınlık özgürlük güven özgüven kimlik emek hak hukuk toptancı anlayışıyla çürüğe çıkarıldı, insanlıksa kokuşmuş çürümüşlüğün magazin çöplüğüne atıldı.
Seyfi Karaca…. Eylül/26
..
RANT ve YAĞMA ŞANTİYECİLİĞİNDE BOP KISIR DÖNGÜSÜ
…
Bir avuç toprak, bir ömürlük yavan yaşık yemiş ve gönül sofrası, bir tutam yeşillik, bir nefeslik hayat ,kendi aşk kadar güzel olunca insan, hoşgilmişsin ey SEVGİLİ olan huzur demeye ne kalır ki…?! Ancak ve lakin…!
Dünyanın istisnasız her yerinde, ortak gelir ve kazanımlardan elde edilen zenginliğin adil ve hukukun üstünlüğüne göre dağılımı yapılmayan büyük pasta gelir ve pay kısmı geçinmekte zorlanan yoksulluğun yaşam hakkına çapulculuk ederek çökmüş ve çöreklenmişlerin her türlü sağlıklı ve saygın gelişme büyüme istikrar iskan ve kalkınmaya köstekçi haydutluk ganimetidir.
Her günün akşam oluşuyla pencereleri karşıdan görünen ışıkları yanar çevreyi saran karanlığa sessiz ve ılık sıcaklıklar dolar. Herkesin ister istemez yola kenara sonraya erteye yarına her şeyin bir şekilde her zaman yarım kalacağına bıraktığı hikayelerini kediden kanaryadan pazardan okuldan çarşıdan noterden dosyadan çakıl taşlarından köprüden meydandan günden geceden toplum hafızasından ve insanlık kitabından herkesi yükler sarar ve sarmalar, ışığın karardığı veya günaydınların doğduğu ezel güncesine götürür emanetçi zaman.
İnsani değerlerini edinmemiş veya insanlık birikiminden miras olanlara büyüyememiş yoksunluk, ezikliğinin dürtü kölesi, çarpık yapılaşması çığırtkan müptelası ve bağımlılık kuklası olur. Ordan ötesi ve sonrasıysa sürekli zarar ziyandır . Sapkınlaşarak her türlü yaratıklığın kirini kuruntusunu kusmuğunu köpüğünü taklit salgınını ve özenti mikrobunu yaşayıp bulaştırır ve taşır insan. Ve böylece…
Rant çıkar ganimet servet otorite gösteriş güç özenti ve ihtişam düşkünü her işlenen haksız hukuksuz baskıyı zorbalığı kötülüğü cehaleti gericiliği hurafeyi köktenciliği ve keyfiyeti masum makbul ve sıradan görerek; günün birinde toplayıp biriktirdiği çözümsüz ve çıkışı olmayan sorunlar katmanında gücü ve iradeyi ele geçiren liyakatsiz doyumsuz haydut haramiliğin imtiyazlı seçkinlerinin dayattığı yağma yıkımlar buyurganlığına kayıtsız sorgusuz teslim olmak; tıpkı istanbul kaderkeşliği gibiliğin “ taşı toprağı altındır” diye ülkenin ve dünyanın her yerinden çığ gibi sökülüp gelenleri yüklendikçe dibe çöken, dağ tepe deniz koy kıyı sahil bayır dere orman bırakmayarak dibine çöktükçe elde edilen haksız yolsuzluğa dayalı rant ve güç sayesinde daha çirkin daha kirli daha gürültülü daha çarpık ve daha içinden çıkılmaz insanı doğayı ve tüm canlıların yaşam hayatiliğini hiçe sayıp dışlayarak dibe çöktükçe daha çok kalabalıklaşan insan yığınağı kozmopolit yüküyle soyan sömürenlerin asıl iştahını kabartıcı yılda üç yüz doksan milyar dolarlık ekonomi çarkının çevrilip döndüğü veya diğer bir deyişle ülke ekonomisinin yüzde yirmidokuzunun sadece istanbul rantından elde edildiği ve en önemlisi kayıt dışlılarıyla beraber en az yirmi milyon insanın tüm görmezden gelinen ve kendi kaderine terkedilmişliği kanıksandıkça masum görülen yıkıcı ve yakıcı sorunlarıyla beraber doluşup çöküştüğü içinden çıkılmaz bataklığa dönüşen benzeşmesi toplum ve ülke satında her yere ve herkese misliyle çarpıp katlayan nispette yayıldı ve yerleşti.
İçinden çıkılamayan düzensiz kuralsız kirli gürültülü tıkanıklık ve dağınıklığın hükmettiği kaos ve kargaşa ,her çarpık ilişkili çözümsüz sorunlar yumağını tetikleyen kışkırtan artıran ve kaynaklık eden cehaleti şiddeti korkuyu hurafeyi zorbalığı kanunsuzluğu kaderciliği tutuculuğu güvensizliği kaygıyı köktenciliği çıkmazı çelişkiyi uyumsuzluğu besleyen ve beslendiğinden beslenen geri kalmışlığın sağlam dayanaklı gösterge verisidir. Alışıp kanıksadıkça da hükmederek yönetildiği tüm yerleşmiş ve kökleşmiş siyasal kültürel veya ekonomik bozulmuşlukların çözülmesini asla istemediği bütün kötülüklerin kalıcılığı için süre n emedeki tutsaklığını savunanmaya var gücüyle kendini kul kurban eder.
Evet tıkanmış ve sonsuz kere hep aynı sıkıntıları doğurarak kendini tekrar eden kısır çorak ve kurak döngülerden sıyırıp yeni başlangıçlara onarmalı kendini insan. Ancak..yağmurdan kaçarken tufana değil elbette çünkü hiç bir ihtiyat gözetmeksizin bitmiş tıkanmışlıktan kaçışlara savrularak mümkün değildir ne yaşamanın anlamı, ne de mutluluğun sevinci ve insanlığın dönüm dolaşım kıstası. Çünkü, olduğu yerde gerekli olan, hayatı bulan, hayattan aldığını hayata verebilendir her yerde mümkün cümle cihan güzellik, öz benliğinin içinde yoksa kişinin, dışarda bulacağı beklenmedik mucize de değildir hayali kurulan iyi dilekli niyet veya kısmet.
Hele de kendinden bile kuşku duyup şüphe uyandıracak kadar emin olmayan mesafeli güvensizliğin aciz yetersiz ezik yitik çaresiz ve anlamsızlıklarında saplanıp kalırsa hayat, görmediği değer ve ilgi nedeniyle insanı toplumdan ve kendinden hızına yetişilmez kaçışlarla mezarlaştıran ve geri dönüşümü neredeyse imkansızlık seviyesinde öldürür ve soğutur. Çünkü burayı kendi kendini yiyip bitiren hırs yarış korku kabus gerilim kriz marka moda maske çelişki açmaz çıkmaz toplumsal yozlaşma özenti hur dalaş sataşma nefret kolkeksşyoncusu sosyal çürüme ve cinnet cinayet sarmalları bşrbşrini gmzeten ve badkılayan hspislikte şzleyip takip ve taklit ederek alanı geniş ( ölmedikçe veya öldürmedikçe rahat bırakmayan) tutsaklık kapsamına almıştır artık.
Sağlıklı büyüme gelişme ve kalkınmanın en temel dayanak göstergesi olan bilimselliği esas alarak, doğayı çevreyi insanı börtüyü böceği eğitimi kültürü sanatı dayanışmayı ülke dünya ve insanlık mirasını titizlikle gözeten saygın, duyarlı, liyakatli, onurlu ve sosyal iletişim aidiyetliliğiyle üretilen bütün ortak kazanım ve zenginliklerini gelir dağılımı eşitliği güden hukukun üstünlüğüne bağlı herkesin denetlenip sorgulanabildiği karşılıklı güven duygusunun toplumsal döngüde ne denli yaygın ve yerleşik olup olmadığına ve paylaşma sorumluluğunun her kişide ne gerçeklikte kanıksanıp karakterleşmiş olup olmadığıyla ilişkilidir.
Akıl fikir vicdan bilinç gözlem bellek deneyim çıkarımların muhatabı ve mantıken sonuçları doğuran sebepler ilişkisinde malumdur ki hiç bir soygun talan vurgun hırsızlık haydutluk ve çarpık yapılaşmaya maruz kalmadan adil duyarlı düzenli güvenli istikrarlı sağlam ve sağlıklı gelişmiş büyümüşlüğü hakkı hukuku insanı doğayı kültürü ve tüm canlı cansız ortak yaşam değerlerini gözeterek barınma beslenme eğitim sağlık ulaşım bilişim enerji iletişim ve huzuru kurarken istihdam ve tüm hayati ihtiyaçları gideren ve hiç bir acizlik eziklik kulluk kölelik muhtaçlığı yaratmadan özgür ve öz güvenli sosyal siyasal ekonomik ve kültürel doyumu ve mutluluğu sağlayacak kadar gelir dağılımı eşitliği her kalkınmış büyümüş ve gelişmişliğin vazgeçilmez ana omurgasıdır. Tüm bunlara duyarlı alakalı sorumlu özverili ilgili bilgili inanılır güvenilir ve liyakatli gelişip büyüyen her yapılaşma sanayileşme ve şehirleşme, bugünün dünya gerçekliği ölçeğinde eğer -alt yapısı yüzyıllar boyunca dengeli duyarlı çağdaş ve sağlıklı yapılaşarak süre gelmemişse - her hangi bir dünya şehri iki veya üç milyon kişiyi aşıyorsa orda çözüme dayalı hangi suni pansumanlı tamir onarım bakım teknoloji veya konforlu inşaat müdahalesi yapılırsa yapılsın, rant ve ganimet getirisini gözeten çarpık yapılaşma ve gelişmemişliğini haramiliğini yolsuzluğunu talancılığını geri kalmışlığını ve gericiliğini doyurup beslemekten başka hiç bir anlam güdüm ve çıkarım gayesi yoktur. Yakılan yıkılan değerler üzerine kurulan bütün ölü yatırımlarsa içinden çıkılmayan toplumsal çöküşün paylaşım ve mutluluk eşitsizliğini her türlü zorbalık sapkınlık ihanet usulsüzlük doyumsuzluk kanunsuzluk dalavere rüşvet hile dümen çıkar ve istismar yoluyla kendi aralarında kırışıp bölüşen seçkin ayrıcalıklı vurguncu tefeci sömürücü yağmacı çapulcu ve yağmacı güruhunun ganimet mülküdür.
Dünyanın istisnasız her yerinde, ortak gelir ve kazanımlardan elde edilen zenginliğin adil ve hukukun üstünlüğüne göre dağılımı yapılmayan büyük pasta gelir ve pay kısmı geçinmekte zorlanan yoksulluğun yaşam hakkına çapulculuk ederek çökmüş ve çöreklenmişlerin her türlü sağlıklı ve saygın gelişme büyüme istikrar iskan ve kalkınmaya köstekçi haydutluk ganimetidir. Demiştik ya..
Yakıp yıktığı suçun sabıka siciliyle, yağmayı, kanunsuzluğu, cehaleti, korkuyu, hurafeyi, çağ dışılığı,sefaleti, geri kalmışlığı ve keyfiyet buyurganlığını kurumsallaştırarak sadece kendi sür saltanat çarpık yapılaşmasını gözeten hamaset tellallığıyla asla mümkün olmayan istihdam istikrar büyüme gelişme ve kalkınmaya burdan yakın bakış kıyasıyla ve yorumsal detaya girmeden :
Köln , Düsseldorf,Dortmund, Essen Kuzey Ren Vestfalya’ sı ( Nordrhein Westfalya’sı ): 2 milyon 374 bin kişi toplam nufusa sahip. Yüzölçümüyse 34 bin kilometrekare. Toplam eyalet nufusu 18,1 milyon kişi. Eyaletin toplan ekonomik katkı payı 839,1 milyar yuro yani 923, milyar dolar.
İstanbul’un yüzölçümü 5 bin 463 kilometre kare 118 kilometre kare de göl baraj bentlerden toplam su yüzeyi. Marmara bölgesinin yüzölçümü 68 bin kilometre kare. Nufusu 26,6 milyon kişi ( ülke genelinin yüzde otuzu) Toplam gayrisafi si, ülke ekonomisinin yüzde 43 oranıyla 584 milyar dolarmış.
Köln Düsseldorf Dortmund ve Essen’ in Ekonomik potansiyeli toplam ekonominin yüzde yirmisi yani : 872 milyar yuro yani : 954 milyar Dolar resmi kayıtlı 15 milyonluk istanbulun 390 milyar Dolarlık ekonomik katkı payı hacminden kat kat fazlaca.
Münih,Nürnberg, Augsburg Bavyerası : 2 milyon 666 bin kişi toplam nufusa sahip ve ülke ekonomisine katkı payları : 792 milyar yuro yani : 871,2 milyar Dolar’ la yine istanbulun ekonomik hacminin (390 milyar dolar , 25 miyon insan ) yaklaşık iki misli.
Toplam bavyera eyaletinin ülke ekonomisine katkı payı yüzde 16 yani 955 milyar dolar veya 824,2 milyar yuro. Yüzölçümü 70.550 kilometre kare , toplam nufusuysa 13,2 milyon kişi.
11 , 2 milyonluk Baden Württemberg eyaletininse : ekonomik katkı payı 667 milyar yuro yani 733 milyar dolarla sözde 15 milyonluk nüfusu olan ve 390 milyar dolar ekonomisiyle istanbulun katkı payının yaklaşık iki misli ve arazizi geniş 5 milyon düşük nufusa sahip.
Hamburg eyaletinin Almanya ekonomisine katkı payı 168 milyar Euro. Nüfusu 1, 9 milyon kişi. Eyalet nüfusu 5 ,1 milyon kişi .Yüzölçümü 755 kilometre kare .
Berlin’ in ülke ekonomisine katkı payı 218 ( istanbul kadar) milyar Yuro. Nufusu 3, 8 milyon kişi. Yüz ölçümü 891 kilometre kare.
Ayrıca Londra’ nın ülke ekonomisine katkı payı 725 milyar Yuro. Nüfusu 9,12 milyon kişi, yüzölçümü 1572 kilometre kare.
Paris’ in ülke ekonomisine katkı payı 865 milyar Yuro. Nüfusu 2 milyon kişi. Yüzölçümü 105 kilometre kare.
Yorumlamasını bilenedir ezber bozan detaydaki kalkınma büyüme gelişmeye dair derin çatlak ve ince ayrıntı.
İstanbulu batırdıktan sonra istanbulu artık hiç bir sürüklenerek yığınlaşıp gelen kaçışın çözüm yeri olarak görmeyen günsüz yarınsız kalabalıklar gezi turları rehberliğinde veya bulduğu en küçük fırsatta kapağı yurt dışına atarak istanbula gelişin eskiyi tekrar eden tüm yersiz yurtsuzluk sığıç ve geleceksizlik nedenleriyle birlikte, kendinden kurtulmanın çıkış ve kaçış yollarını hiç bir yerde veya her neresi olursa olsun hangilerin izi yolu veya haritası bilinmeyen yitiklerde aranmaktalar.
Acil Toplanma birikme ve kaçış alanları gibi, yığılmış birikmiş ve katlayarak artan toplum acılarını sorunlarını kuşkularını kaygılarını yoksunluklarını yalnızlıklarını ve insanlığın en zorunlu ve hayati ihtiyaçları getirisi garanti zahmetsiz ve yüksek ganimetten sayarak
bu sefil yoksul tükenişte herkes kendine dağıtılmış iradesiz sorgusuzluğun koşullayıp dayattığı aidiyetsizliğin soygun sömürü ve yıkım parçacıklığında kalıbına göre biçilmiş rol, ödev, dekor, kostüm, maske, proje ve kurmacalarla hiç değilse en kötünün iyisi buna da şükür kabullenişlerinde hiç kimse artık yabancılaştığı kendini yadırgamıyor, hiç hayrete düşürmüyor, itiraz etmiyor, rahatsız olmuyor, tepki vermiyor, tuhaf bulmuyor ve sorgulamıyor..
En kötüsü ve acısıysa, herkes birbirinin ortaya yarılmış dökülmüş eksik noksan yetersizlik geçimsizlik eziklik ve mutsuzluk yaralarından kendi kanamalarını sararak üstünlük mükemmellik avuntu ve mutluluk payı çıkardığı ; hiç olmadığı kadar sündük pörsük .. de sümükleşip balgam artığı oldu insanlık.
‘ Bilmek’ de ekmeği suyu havayı doğayı börtüyü böceği hakkı hukuku ve insanı doğrulayan hayatın özü esası ve vazgeçilmezidir. Bilmezse ve deneyimlediği katılımcılık çıkarımlarıyla edindiği ve bildiğinde ısrar etmezse her üfürenin beyni benliği ve zihni boşaltılmış çöplük kutusu olur, kalıbına girdiği her değişkenlik dolgulamasında sağlam duruşlu karakter ve kişiliği yaşayıp taşıyamaz. Kendini tasarımlı ve kadrolaşmış jüri karşısında kalıplaşmış soruların bilgiçlik taslama denekliğini adar ve koşullandırırsa , her renge her an değişip dönüşebilmenin densiz dengesiz ve gerzek papağanlığını susar ve döner insan.
Su akarken, toprak diriyken, onur itibar kültür sanat söz yazı işler çalışırken, akıl fikir vicdan cesaret saygı sevgi dilinden konuşur danışırken , insanlık canlı ilgili duyarlı özgür isorumlu bilinçli gerçek samimi ve henüz ölmemişken … şöhreti şanı keseyi etiketi kostümü maskeyi bütçeyi seçkin üstün imtiyazlı ayrıcalıklılığa depolayıp doldurmak uğruna yerle yeksan edilen İstanbulu batırıp bitirdikleri halde her şeyin irade yetki ihtişam heybet ve hüküm sahibi oldukları varsayımı ve cüretiyle doğal yaşam dokusunu ve döngüsünü temelden sarsıp bozanlar, suni kanallar yırtarak yeni bataklık metropol şehirleri kurmaya soyunup su hala gök mavisi akıyor diye umarsız ve duyarsız harami güzellemesi avuntusuyla aklına her esen doyumsuzluğun ve ganimet düşkünü sapkınlığın yıkım mühendisliğini ve patronluk müteahittçiliğini yaparlar.
Çöküş çürüme ve yozlaşma başlayınca değersizlik yüceltilir, yaşam kalitesi duyarlılık seviyesi düştükçe düşerek aşağılanmanın ezilmişliğin kabul gördüğü popüler kültürün yüksek pirimlerle finanse edildiği gündelik harcayıp tükettiği arabesk bataklığına ve afyon cikletine dönüşür harabeden insanlık.
Kıskaçtaki toparlaması zor dağılmışlıkları anlamak veya anlaşılmak yerine kendini dayatarak hep haklı çıkmayı anaç edinen gerçeklik bağı ve bağlantısı kopuk körü körüne köktenci dogmacı ısrarcı kinci inatçı insanlığı örenleşmiş işlevsizliğin gideceği yer ( aynı suç ortaklarının birbiriyle ganimet - menfaat noktasında ittifak ortağı olup bütün kötülüklerini savunduğu ve zaten kanun düzenleyenleri bizzat kendileri okudukları için hırsız yolsuz haram her dosyası kabarık kirlilikten aklayıp arındırdığı ve kendin konfor alanlarını sağlama almak için her türlü aciz cahil muhtaç zavallı ve mahkum toplumsal çürümeyi kokuşmuşluğu ve ayrışmayı kıyasıya kışkırtıp kamçıladıkları ) tüm enerjisini ve çabasını kendini ispatlamak için harcayıp tükettiği ilişkisizlik mutsuzluk kahır şikayet gerilim ve bunalım çöplüğüdür.
Eskiden yerleşik var olan elit seçkin imtiyazlı ve sadece ihtiyaç duyduklarında alt tabakanın ve geniş kesimlerle yüzeyselden dokunarak geçerek işlerini bitirdikten sonra konforlu alanlarına geri dönüp tüneyen haksız hukuksuzluk yağma yıkım çarkına ortak istifadeci ve paydaş tolum gerçekliğinden kopuk ( sanat spor siyaset holding marka medya banka borsa emlak ticaret iletişim ulaşım sağlık magazin moda eğlence ünlüleri ve şöhretliler ( gruhu) ortak çıkar ayrıcalıklı burjuva sosyetesine aynı karakter ve sicilden onları hem lanetleyen hem de her yapısal bozuklukta onlara imrenip taklit ederek aynılaşan varoş arabesk sosyetesi , karanlığı cehaleti kimliksizliği ve kültür sanatsızlığı yücelten kesişim düzleminde birleşti ve buluştu.
Rant yağma yıkım şantiyeciliğinin Bop kısır döngüsünde aycalıklı menfaat ortaklığını önceleyerek toplumsal çöküşün yıkım miras mülkünü kıran kırana işletip çalıştıranlar, dağ deniz orman tarla bağ bahçe dere vadi ova bayır mera yayla koy körfez söz sanat iletişim kültür .. sınırsız sorgusuz haramilik keyfiyetiyle tüm ülke birikim kazanım varlık ve zenginliklerini sahipsizlik kanunsuzluk duyarsızlık liyakatsizlik aidiyetsizlik kimliksizlik ve devletsizlik bağlamında talan rant ganimet servet güç gösteriş ve ihtişam uğruna içöküp çullanarak yanıp yıkanların her türlü çarpık yapılaşmaları, sınırsız ve doyumsuz vurgunu soygunu talanı yağmayı yolsuzluğu sahtekarlığı ve yıkımı doyurup besleyerek algısını özgürlüğünü ve iradesini bağımlılıklarının kulluk köleliğine teslim etmiş insan yığınlarınıın her alanda duyarsızlaşıp çölleşen karamsar ve kayıtsızlığını kolayca manupule edilebilen istismarcılık hükmüne sürüklenen her şey çürür kokuşur yozlaşır ve yıkıma uğrar. Bundan dolayı toplum hayatı donanımlı bilimsel sağlıklı çağdaş ve saygın büyüme ve gelişimi her türlü geri kalmışlığın sorunlar çoraklığında tıkanır kalırken soyut sanal şekilci ve sahte gündemlerle magazin afyonlarını harcayıp tükettiği sosyal siyasal ekonomik ve kültürel bataklıkta bütün çirkinliği ve çirkefliğiyle huzursuz mutsuz gergin ve geçimsizliği artırıp çoğalttığı sefil yoksulluğu üstüne çekip yığan şiddet kahır kaygı endişe hurafe sapkınlık eğitimsizlik ve sorunlar silsilesi sarmalıyla boğuşarak geri kalmışlığı örgütler bu çelişkilerinden haydut haramilerin ayrıcalıklı zümreleştiği çarpık yapılaşma bataklığı. Medyatik ünlü şöhretli fenomenleriyse adeta kendilerini ilahlaştırıp taparcasına adanmış fanatikleri sayesinde istismar ganimetinden menfaatlinenlerin en bilindik liste sıralamalı ortak çıkarcılarıdırlar.
Bütün bınların körükleyip tetiklediği yakıcı ve yıkıcı sorunlarla toplumsal kişilik ve insani duyarlılığını yitirmiş sürüklenişlere kayıtsız kalan korku karanlık furya azgınlık sapkınlık saldırganlık baskı talan tecavüz yağma fuhuş ve yozlaşma bağımlısı her kişiliksizlik başı bozukluğu, masum mübah gördüğü her çirkefleşmeyle bir zamanlar eleştirel bakışla sağlıksız hastalıklı ölümcül tutarsız ve dengesiz gördüğü her oluşumu ve gelişmeyi mikrobuna bulaşmış bağımlı bozulmuşluğun hormon gıdası olarak en öncelikli hayatilikte normalleştirerek günün vazgeçilmez değeri ve marka modası sayar.
Dünya artık göz göre göre bağıra çağıra ve göstere duyura yaşanan en korkunç asalak adi azgın sapkın acımasızlık derecedinde Kafkaslar Balkanlar Irak Libya Sudan Suriye gibi ve nicelerinde yaşanan işgal tecavüz kuşatma ve katliam yıkımlarından sonra sınırlarının nerden nereye kara nasıl hangi koşullarda ve ne ölcekte yerli kiralık katiller uygun uşaklar ve dalkavuk işbirlikçileriyle beraberce kotarıp çizildiğini zorla dayatarak bölünmüş parçalanmışlığın bütün ganimet zenginliğini sorgusuz sualsiz yağmalayıp yıkma girişimciliği ‘ yaşama hakkı zehirden zıkkım olsun, sana biçilmiş ölü gömleğidir razı gelmeyip şurdan şurayı geçersen veya çıkarsan dünyayı başına dar ederim’ haydut haramiliği, alıştık rutinlerin doğal seyri süreçleri haline getirildi.
Bu yaklaşım modeli doyumsuz kanaatsiz başına buyruk seçkinler ve ayrıcalıklılar zümre sultası kötülüğün bütün vurguncu talancı çıkarcı istismarcı tacizci yağmacı ve sorgusuz yargısız yetki sahibi tecavüzcü karaktersizliği ve şerefsizlikleriyle insanlığın ve yaşama haklarına serbest rekabetçilik piyasasından kendi kendileriyle hükümran olduğu tüm dünyanın istisnasız her yerinde dorunlarıyla boğulan kalabalıklara sistem bozukluğunun bütün kahrını yükünü faturası eziyeti ve borç yükü ölmedikçe bitmemeyi popüler kültürün toplum alıştırıp uyuşturan afyonlarıyla kabullenmekten başka haddin çizgin yok gibilerden zorla dayattıkları ölü gömleği giydirilmişliğin çapulculuk sür saltanatına çöküp çullanmış durumdalar.
Yaşayacaksan bizim çılgın tüketim çarkının amansız ve acımasız cinnet kovalama döngüsünde ölerek sürünecek ve ölünceye kadar iki büklüm olsan da ömrüyün sonuna kadar iş güç mesaisi kovalayıp zıkkımın berkini yiyerek yaşayacaksın. Dinlenmek istiyorsan sa toprağın altında ebedi huzura gömülerek tam dinleneceksin. Tıpkı Alman emperyal sınırsız sorgusuz sömürü yarışında serbest rekabetçiliği kurumsallaştıran neo liberal vahşi kapitalist seçkinler güruhunun lokomotif başını çektiği ve tüm dünya diğer benzerlerine örnekleyen dayatmasıdır.
Hiç bir zaman amacı işlevi inancı çeşitliliği fiili ve dinamiği olan çaba çöpe gitmez.
Arzular hayaller istekler hevesler ve tutkular olumlu veya olumsuz hepsi besler eskiyen yanlarını tazeleyerek olgun ve zenginleştirir insanı.
Uğraş denilen azimli dirençli dayanıklı ve sürekliliği olmadıkça tek damardan veya tek kaynaktan varılan birikimini harcar önünde duran kısıtlayıcı katmanlarda boğularak kurak köksüzlüğe laçkalaşır ve tükenir insan . Bu bakımdan aklı fikri ufku bilinci yeniyle buluşup tanışmaya bilinmeyeni keşfetmeye eksiğini gidermeye veya kendi bildiği fazlalıklarını aktarmaya veya gereksiz yükünü boşaltmaya sosyalleşmenin ihtiyacı gereğince açık yaşamalı . Ancak dünya artık bu sağlıklı hassas ve saygın değerler ilkeler ve duyarlılıklar eksen dengesinde dönmüyor ne yazık ki. Doyumsuzlukta gittikçe haktan hukuktan akıldan vicdandan ilkeden histen duygudan paylaşmaktan sorumluluktan ve insanlıktan çıkarak en mahlukluğun bütün gerici karanlık yobaz bencil ihtişam güç ve gösteriş düşkünü bağnazlık meziyetleriyle yaratıklaşan haramiliğin sapkınlık ve şiddet meraklısı çapulculuk ölüm zulümleri kol gezmekte artık dünya hayatında.
Zaten insanlar sipariş üzere doğuyor ve proğramlı kölelikleri harcayarak donsuz kesintisiz tükenişinin sonunu getiriyor. Bu çarpık yapılaşma dönüm dolaşımda yapay zeka kendi aralarında konuşarak danıştığı insanlığın yok oluşuna hen tanıklık hem de hükmediyor.
İnsanlığın yön akıl fikir vicdan ut ihtiyat sınır had hudut yol yordam denetim ahlak kontrol kanun kural ve hukuk duygusunu yitirerek başkasının yaşam hakkına riayet etmeyi hiç tanıyıp umursamadığı ve bilhassa ihlal ve tecavüzlerin kendine masum meşru haktan saydığı azınlığın çıkar ayrıcalıklığını gözeten …azgın sapkın ve çılgın tüketim çağında emperyalist- kapitalist merkezlere bağımlı geri kalmış ülkelerde sınırsız sömürüyü esas alan ve zaten sınırlı imkansızlıklarla sınırlı hayatın çöküşünü ve tıkanıklığını tümüyle işlemez çalışmaz hale getirici konforlu alanlarını ( ballı börekli beleşçiliğin sayısını kendileri bile bilmedikleri servet sermaye emlak ve yüksek maaşlı haksız kazancın iş güç ve şöhret kovalayan hırsız yolsuzları) kollayarak adaletsizliği ve gelir dağılımı eşitsizliğini körükleyen çıkar ilişkili servet saltanat çarkına çöreklenmelerin yarattığı sorun işsizlik karanlık cehalet korku kaygı iskan istihdam sefalet ve sıkıntı yığılmaları yaşanırken , neo liberal globalci emperyal kapitalist merkezlerde ise günden güne türü ve çeşidi artırılarak faturası büyütülen azgın ve amansız sömürünün kulluk köleliğini ödemesi ve hayati ihtiyaçlarını karşılaması için yaşamları doğumdan mezara serbest rekabet yarışına göre planlı proğramlılığa özelleşmiş insan yığınlarının ölmedikçe huzur rahat özgürlük ve sağlıklı yaşam yüzü göstermedikleri; ve ölünceye kadar haktan hukuktan yoksul ve hakkı hukuku düzenek haramilerinin kendi imtiyazlarına göre yazıp düzenlediği en acımasız ve pahalı koşullara ezilerek çalışmayı şart koşarak, sahteliğin daniskasından demokrasi eşitlik özgürlük ve insan hakları hamaseti ve havariliği satıp pazarlamaktalar.
Benlik kişilik kimlik karakter ve öz güven yoksunu yetersizlikler, işlevsiz ve değersizlik duygusunu bastırarak maske kamuflajıyla ve estetik planlı marka dolgulamalarıyla yaşamayı köpürterek yoz ve magazin bağımlılıklarının aşağılık komplelerini kodlayan tüm özenti referansını adandığı popüler şan şöhretlilere göre tutunup takınmaktan onur duyar , yüksek değerden bilir inanırlar.
Çünkü devletçilik,hiç özel bir kazanç artırımı, sömürü ganimeti, zümrecilik çıkar sultacılığı veya servet edinimi gütmeksizin toplumsal faydacılığı esas alıp insanlığın tüm yaşamsal ihtiyaçlarını karşılayıp gidermeyi önceliğine ( eğitim sağlık gıda ulaşım spor güvenlik özgürlük ilim irfan imar istikrar iletişim kültür sanat ve nicesi.. ) alırken, onun tüm kazanım -birikim nimetlerinden yararlanarak yıkımını yağmalanmasını gözeten özelleştirmelerse, şahsi azınlıkçılık ve ayrıcalıklılık sultasının en aşağılık yol ve yöntemlerle hiç bir emek kural duyarlılık sorumluluk ve liyakat tanımayan çıkarcılığın menfaat ve azınlık ganimetçiliğini önceler kollar kotarır.
Bu çorak kurak yıkıcı gerici aşiretçi etnikçi yağmacı vurguncu talancı işgalci köktenci ayrılıkçı feodal yobaz veya aydınyobaz kör ve karanlık sür saltanat çevrim çarkı kavşak noktasında Pekaka Mehepe Akepe Hedepe HizbulHüda Büyük Birlik Yeniden Refah Tip Emep Perinçek Yeni Cehepe Yeni Cehepenin Yenisi ve diğer benzer ıvır zıvır kirli siyasilik sultasıyla beraber onları ön planda tasarımlayıp fonlayan Tom Barrak Bop teşkilatına bağlı moda müzik eğlence magazin medya gıda giyim eğitim sağlık enerji spor marka ulaşım iletişim ve tüm yaşam döngüsünü tek elinde çekip çeviren bankalar tarikatlar mafyalar borsalar holdingler sanayiciler kuruluşlar tüccarlar ortak çıkar topluluğu hep birlikte bağımlılığı ve sorunları artan toplumu yozlaştırdıkları kara cehalet algı yönetiminde hiç bir sorgu sual tepkisiyle karşılaşmadan sürekli soyut günden değişiklikleriyle gönüllü köleliği sevk ve idare etmekteler.
Seyfi Karaca…. Ağustos/26
…
…
DUYUM ve DÜŞÜNCESİNİ YİTİRİNCE İNSANLIK
…
Bütün canlılar birbiriyle ilişkili ve bağlı beş duyularıyla hayata ilişkilenir tutunur yaşarlar ve kendilerine özgünlüğü tamamlarlar.
Tatma duyusu olmayan hazdan hevesten zevkten ve doyumdan yoksun, görme işitme hissetme ve konuşma duyusu olamayanlar görenlerin duyanların hissedenlerin tadanlar ve konuşanların dünyasından yoksun izah arabuluculuk ve tarifi üzere muhtaçlıkta tüm zorluklara katlanmak zorunda kalırlar.
Zaten herkesin bağımlılıklar muhtaçlıklar ve sürekli tüketim ihtiyacı artırmalara yetişme kaygılarıyla savrulup sürüklenerek iradesiz cesaretsiz özgüvensiz kimliksiz ezik düşkün yalnız yitik yılgın kayıp duyarsız ve zavallılık tükenmişliğinde savaşım direncini kaybettiği sorunlu sıkıntılı ve travmalı yaşamakta.
Oysa..,
Kaya çakıl kum tanesi veya su damlası, her bir varlık kendi değerini kattığıyla yaşamın saygın csnlı diri ve sağlıklı dolaşımında insan kadar ortak etkinliği ve paydaşlığı vardır. Bu yüzden yazılı kanunlarla veya yazılı olmayan dünya çevre börtü böcek hayvan ve toplum faydacılığını düzenleyip gözeten akla fikre vicdana duyarlılığa liyakate ve sorumluluğa dayalı ahlaki ilişkiler ağına riayet etmemek, insanlığın toplumun dünyanın ve her şeyin saygın ve özgün yaşama hakkına tecavüz ettiği kadar, tecavüz eden de aynı kapsayıcı dereceden tecavüz edilmeye mahkumdur.
Kötülüğü örgütleyerek yarattığı sorunları sür saltanat sermayesinin dayanağı ve geçim kaynağını bilenler sayesinde kanun düzen ahlak ve kuralsızlığın her yere hakim olduğu ihlallerde hapisaneler insanla dolar, trafik kan golüne döner emsali saygınlığını vicdanını liyakatini aidiyetini ve riayetini yitirmiş yaşamın her alanına kendini örnekler fakat hiç kimse yaratılan toplumsal facia sabıkasını sıradanlaşmış kabulde asla üstüne almayarak katlayarak büyüyen felaketlerden çoktan yitirdiği ders çıkarma eğilimini sorgulamasını onurunu aklını yolunu iradesini anlayışını arayışını ve bilincini kendinde bulamaz .
Her şeyi en acımasız ruhsuzlukla her fırsatı kazanca dönüştürmek isteyen; ve insanlığı öncelemeyen para ve menfaat endeksine göre faturalayan bu cinnet çarkında en çok hastalar zayıflar ve donanımsız olanlan kurban ediliyor.
Bu sebeple,
Bütün duyumlarını değerlerini ve insan olma yeteneğini yitirmiş azgınlık sapkınlık ve kötülük endüstrisinin hükmettiği çıkar korku ganimet ihtişam zulüm baskı gösteriş ihanet ve istismar odaklı ruhsuz duyarsızlıkta, haksızlığı zorbalığı bencilliği doyumsuzluğu hırsızlığı yolsuzluğu kayıtsızlığı sefaleti rüşveti talanı kanunsuzluğu devletsizliği haydutluğu ve cehaleti kutsayarak; ve her kendinden kaçışlara gittiği yerin yitiklik kara kutusunu afişleyerek avunan kişi keyfiyetine özelleşmiş selfi toplumunun üretildiği yapay zeka çevrim çarkında artık tüm dünyayı kötü adamlar, hükümranlık sultasına ölüm zulum pahasından ihtişamlı ayrıcalıklılığa çapulculaşmış ortaklıklar, algı denetleme mühendislikler ve kötü kadınlar yönetmekte.
Fitne kin nefret ayrı gayrılık keşmekeşinde devamlı sükse ihtişam gösteriş açık üstünlük ve kusur arayan ortak değerleri bozguna uğramış sevgisiz saygısız ve hoşgörüsüz bu kısır döngü çukurunda korkun saplantı ve takıntı travmalarının hem kendine hem de hiç ki seye inancı güveni kalmamış kişiyi her şeyden ve herkesten kaçışlara hapsettiğiyle sığınacak kaçışlar ararken toplumda aradığı iyileşmeyi samimiyeti ve saygınlığı bulması artık asla mümkün olmadığı büyük dramatik kırılmalarını ve duygu karmaşasını göğüslemek zorunda kalır.
Böylece yalnızlık yabancılaşma değersizlik zavallılık eziklik hiçlik yitiklik suçluluk ve sahip olduğu en son evde ve dünyasında kalan şeylerini kaybetme korkusuyla çıkar para güç gösteriş ihtiras ve sürekli kazanmaya kurulu düzenekte avlayanların kulu kölesi olur insan. Başıma felaketlerin en kötüsü gelecek suçluluk duygusu ve kendi takıntılı inatçı yıkıcı ihmallerinin itirafı niteliğindeki kendine baskın gelme ritüelleri sonucunda herkesten yüz çevirdiği kaçışın sonucudur - her iyiliğin karşılıksız olmadığı - hiç kimseye sığınmanın, yani ilahi yücelik adı altındaki cehaleti güdümlülüğü sefaleti ve ezikliği ortak ganimet paydasında kutsayıp yücelten gericiliğin yobazlığın tarikatların siyasetin mafyanın medyanın modanın markanın borsanın bankaların ve magazinin tezgahına iletişimsiz cansız ve dirayetsiz rehin düşmeler.
Bundan en çok da ayrı gayrılığın toplumu ve herkesi birbirinden bölük pörçüklere ayırıp kutuplaştırarak iletişimsiz aidiyetsizliğe hapsettiği yaşam kalitesi diplerde sürünen sosyal bozgunun zayıfları kovulmuşları kimsesizleri yalnızları ücretlileri ameleleri ırgatları çiftçileri ezilenleri sömürenlenleri hastaları öğrencileri işsizleri kısacası azınlık sultasının suçluluk sabıkasıyla olup biten ve yaşanan çöküşün ve yıkımın ağır yükünü taşıyan en geniş kesimler mağdur muhtaç olur ve zarar görürler.
Altıncısı olan sezgi, algı, his ve duyguların sayesinde kendini koruma, konumlandırma, anlama, tanıma ve kendi dışındaki dünyayı keşfetme adına düşünerek ve sorgulayarak yorumladığı dengeli donanımlı davranış biçimlerini geliştiren akıl fikir idrak bilinç bellek kavram çıkarım ve irade birikimlerini kolaylaştırır ve zenginleştirir. Tüm bunlardan yoksun yetişmiş büyümüş lümpenlik, dürtü bağımlılığının ve algı yönetiminin kulu kölesi ve kuklası bilinç altı içgüdüsel refleksleriyle haraket ederek, kolayca yönlendirilebilen ve manupule edilebilen rol model bağımlısı davranış bozukluğunun her tütlü kötülük fitnelik kabalık saldırganlık tahammülsüzlük körlük zorbalık sapkınlık kokuşma çürüme cehalet bozgun gösteriş şatafat istismar keyfiyet ihlal şiddet ve tecavüz eğilimleri hayatın her alanında baskın gelir; herkes herkese hiç bir konuda kabul ve saygınlık riayeti göstermeksizin göreceli etkilendiği oranda üste çıkmak için sınırsız tüketim çılgınlığı bağlamında elinden geleni ardına koymayan hınç yarış nispet kin öfke nefret gösteriş öç intikam sarmalında acı sefalet yıkım ve bozgun sirayet eder.
Bir sepette bir çürük tüm sağlamları ezer bozar yıkar işlevsizleştirir haşat eder ya, devlet de öyle çürüklerin sızmasıyla otoriteyi ele geçiren herkes kendi saldırgan kabülsüz doyumsuz bencil bağnaz hastalıklı sorunlu saplantılarını devlet diye dayatır, sahip olunan ve kazanılmış değerleri yakıp yıkarak kanıksanan bozulmuş her damarda işlemez yürümez çalışmaz olur yol hat kural kanun güven sağlık iletişim tarım eğitim sanayi iskan imar trafik insan ve toplum, itibarı saygınlığı samimiyeti ve güveni sarsılmış hurafeci üfürükçü dolandırıcılık kafasıyla köktenci arızaya sürekli sakatlıklar ekleyen kötülüğü kutsayıcı haramiliğe meyilli keyfi zorbalığı dokunulmaz haktan bilmeler sosyal siyasal kültürel ve ekonomik tüm hayatın dönüm dolaşımına hükümran olur.
Sevgi saygı kültür barış huzur eşitlik denge özgürlük gibi değerler üzerine kurulu Toplum Ortaklığı, kazanımları hiç bir imtiyaz iltimas ayrıcalık torpil kayırmacılık köken ve zümre farkı gözetmeksizin adaletli paylaşılmasıyla yaşar gelişir büyür ve çağdaşlığın getirdiği göstergelere özdeş kalkınır. İşin ucuzuna kaçarak yüksek getiri kovalayan amansız ve azgın soygun sömürü çarkında acımasız kuralsız ruhsuz zorba ve doyumsuz azınlık sultasının çoğunluğun yaşam hakkını talan ettiği keyfiyet hükümranlığı çöreklenerek çullanıp çöktüğü adaletsiz ahlaksız yağmacı yıkımcı tecavüzcü ve vurguncu çapulculuk döngüsünde ortak hayatın tüm dolaşım alanlarına hükmeden kalitesizlik boşalırken, liyakatli nitelikli onurlu duyarlı ve saygın insan türüne toplum değerlerine ve yaşam ilişkilerine son verilir.
Çivisi cılkı çıkmış sosyal yozlaşmanın , sınırsız kokuşmuşluğun, değerler yoksunu magazin kültürlü çılgın tüketim bağımlılığının ve gösteriş şekilciliğini esas alan toplumsal bozulmanın dip noktası..açık veya kapalılık hiç farketmiyor çıkış damarını bulan herkes nerde tıkandıysa orda fışkırıp patlıyor.
Kabuk özden soyunup sıyrılınca dağlar iller dereler yollar hava su toprak orman deniz ırmak çeşme kütüphane okul müze meydan sokak köprü hasat hububat yürürlükteki ilişkiler ve veya yaşanacak yıllar birbirinden ve bilhassa tüm vebali kendisi suçlara sebep insandan davacı olur.
Alacaklıyım kendimden gayrı çol çocuk genç ihtiyar kadın kız erkek canlı cansız herkesten ve her şeyden hesabıyla, karakteri künyesi kayıp, sicili bozuk ve her haltı yedikten sonra üste çıkan puşt zamanda, eçimsizliğin rutin alışmış kanıksanmışlığı sıradanlaşınca bütün kötülükler olağan doğal ve hayatın normali sayılır.
Çünkü birden bire sert düşüşlü veya çıkışlı veya savruluşlu şoklanmalar ne doğanın ne insanın ne de toplumsal ilişkilerin olağan saygın ve sağlıklı oluşma ve gelişme seyridir. Kendi ganimet ve menfaat bekası için gerekirse- zaten artık hiç bir anlam değeri olmayan ve seçilenlerin de çıkar ilişkili oynak dönek kaypaklıklarla satışa gelip toplum temsiliyetini kandırarak kafasına göre saf değiştirdiği - göstermelik seçimleri dahi bir daha hiç yapılmamak üzere hepten ortadan kaldırma eğilimi olanların toplumu diledikleri konuda kendi yanar döner fırıldaklıklarına ve savrulmalarına göre sert düşüş ve çıkışlı değişimlerin muhtacı mahkumu ve mahrumu kılarak varılan yer ucuz numaralarla adaleti dengesi istikrarı huzuru güvenliği topyekün bozulmuş sosyal hayatı kalitede ve nitelikte felç eden ve bugün Türkiye özelinde çok bileşkenli Bop çevrim çarkı gibi istisnasız tüm dünyayı kasıp kavurup dayatmalarına esir alan yüksek yağma mülkü edinmenin haramilik hükümranlığıdır.
Kaderi ve karakteri hiç değişmeyen emek sermaye uyuşmazlığı ve çelişkisi temelinde, yağmacı vurguncu talancı tefeci soyguncu fırsatçı yarıcı ve kendi kanunlarını kendileri yapan sorgusuz doyumsuz azınlık sultası sömürücülerin çıkarıyla onları can ve mal bütün varlıklarıyla sırtında taşıyarak kölelik ilişkileriyle bağımlı ve muhtaç yığınlarınki asla aynı fayda bileşeninde kesişmediği en temel toplumsal belirleyici etken olan , çıkar zıtlığı ve çatışmasıdır.
Trafiği düzgün işleyen ülkelerde hayatın her refleksi özgür iradesi olmayan kalabalıkları taa kundak çağından itibaren sınırsız haraç yağma ve sömürüyü doğal bilip anlama ve kabullenme algısına disipline edilir ve orda dönüp dolaşan hayatın her damarı ve her yeri ödemedikçe cezası katlayarak artan paraya faturalanmış.fiyat endeksiyle toprak bastı haramiliği düzeneğindeki kapısının önü dahi park parasına tabi yaşamayı kısıtlayan vahşi kapitalist karakteriyle insanı kurulu düzeneğin kapatılmış kölesi sayan korkunç baskıcı yağmacı ve sömürü düzeneğidir.
Ve buralarda ve burayı taklit eden bizim gibi bağımlı ve yarı gelişmiş veya yarı sömürge ülkelerde insanı eşyalaşmış raf ürünü bilip anlayan yaklaşımla insansızlaşma etrafında her şey sınırsız sorgusuz soygun sömürü çatkını besleyip doyuran gösteriş vitrini ve aksesuar dekorudur. Magazin afyonlaması Algı yönetimiyle, kaygı ve korkularına yenik kültürsüzlüğü kargaşayı istikrarsızlığı hiçliği iletişimsizliği ayrışmayı küslüğü kimliksizliği saygısızlığı sevgisizliği eğitimsizliği yılgınlığı ezikliği düşkünlüğü kopukluğu onursuzluğu aidiyetsizliği toplumsuzluğu karanlığı kara cehaleti ve her türlü muhtaçlık duygusunu herkese aşılayarak paravanın ardındaki asıl kukla piyon oyun tezgah sürsaltanat sahibi ve gürühu olan borsa medya finans emlak moda gıda enerji sipor sağlık ulaşım iletişim eğitim imar rant sanayi ticaret reklam banka holding tarikat mafya atölye ofis taşeron ve pazarlama endüstri çıkar ortaklığının toplum temsil etme yetki ve iradesini en aşağılık onursuzlukla haraç mezat ederek menfaat konforunu kotarmaya dilediği gibi satmayı ve yanar döner değişimlerini kendine hak sayıp gören KİRLİ ve kibirli siyaseti özel arazi temizleme ve toplum sorunlarını hiçe sayan kanunsuz kanun oylama yahut yazdırmanın dekor sekreteryası olarak kullanırlar.
Bugün artık içgüdüsel bağımlılık refleksleri takıntıları saplantıları sapkınlıkları ve dürtü bozukluklarıyla haraket eden istisnasız tüm yeryüzü toplumlarının Türkiye’ de de çarpan ve katlayarak sirayet eden yayılmış yerleşik kanıksanmışlığın benzeşerek tükettiği duygu ve duyu yoksunluğunun cılkı çıkıncaya kadar lisansıza ömür yorup sohbet üzen bağları kopmuş sosyal iletişimi enkaz küsüşmüşlük , saygınlık itibar idrak onur akıl vicdan ahlak sorumluluk bellek bilinç düşünce ve tüm değerlerini yitirmiş anlaşmaz uyuşmaz gerilimler en birbirinin açığını çaresizliğini zaafiyetini kusurunu düşkünlüğünü ezikliğini donanımsızlığını ve muhtaçlığını kollayan gammazlıklar hileler pusular kaypaklıklar güvensizlikler acımasızlıklar kişiliksizlikler endişeler kopuşlar ayrılıklar iletişimsizlikler kaygılar kötülükler ve geçimsizlikler üzerine kurulu suçu dosyası kabarık, davası kavgası çatışması hıncı çekişmesi doyumsuzluğu fesatlığı fitnesi kargaşası ve mutsuzluğu hiç bitmeyen kokuşmuş çürümüşlüğün sürekli mahkemeleşmelere düşüşlüğünü kullanıp harcanmaktadır.
Çünkü insanlığını dünyayı ve ülkesini toplumsal varolan değerleri ve kazanılmış bütün zenginlikleri duyum ve duyarlılıklarıyla kullanmasını bilmeyenler, her şeyi para pul güç gösteriş ihtişam servet ganimet ölçüsüne göre önceleyen hırsız yolsuz haydut ve harami soyan sömürenlerin doyumsuzluk ihtiyacına ayar düzen ederek dayattığı kurguladığı ve baskıladığına göre sonu gelmeyen çürümenin çöküşün yıkımın vurgunun istismarın ihanetin çapulculuğun talanın yağmanın kukla kölesi ve harami haraç mezatı olur tüm değerleriyle beraber insanlık. Yani özetle..
Bütün duyumlarını değerlerini ve insan olma yeteneğini yitirmiş azgınlık sapkınlık ve kötülük endüstrisinin hükmettiği çıkar korku ganimet ihtişam zulüm baskı gösteriş ihanet ve istismar odaklı ruhsuz duyarsızlıkta, haksızlığı zorbalığı bencilliği doyumsuzluğu kayıtsızlığı sefaleti ve cehaleti kutsayarak her kendinden kaçışlara gittiği yerin yitiklik kara kutusunu fişleyerek avunan selfi toplumunun üretildiği çevrim çarkında artık tüm dünyayı kötü adamlar, hükümranlık sultasına ölüm zulum pahasından ihtişamlı ayrıcalıklılığa çapulculaşmış ortaklıklar ve kötü kadınlar yönetmekte.
Seyfi Karaca….. Ağustos/26
…
BOP GALERİSİNDE GARSON MÜTEAHİT
…
Yaşam gerçekliğinden kopuk
Algı yönetme mühendisliğiyle dayatılanın göreceli gündem değişimlerine adanarak yaşamak
Ve tüketerek tükenmek…
Emperyal dayatmaların kurumsallaştıkça sivilleşen darbe ürünüdür
Bizim oğlanlar iyi iş becerdi parolasının tüm eklenti işbirlikçi ve bileşenleriyle
Çok gömleklili servet saltanat düşkünü,
emperyal taşeronu ve milli muhafazakarcı
Yeşil kuşakçı
Ilımlı islamcı
Milli talebe birlikçi
Büyük doğucı
Dinlerarası diyalogçu
Tarikat siyaset mafya medya borsasından köktencilik yelpazesiyle sürüklenip gelen
Ve pekaka ipoteğine kostüm giydirilmiş sol tayfacılıkla içli dışlı homojen
Oniki eylül sonrasının hükümranlık sultasını tümüyle ve kesintisiz devralan
Ve toplumun tüm kesimlerini kutuplaştırarak kendi keyfiyet dayatmalarına birleştiren bop eşbaşkanlılığıyla
Çözümsüz orunlarıyla boğuşmaktan kendine yabancılaşmış insan yığınlarını dilediği gibi yönlendiren ve yöneten
İdareci ve ittifakçı ortaklarından olan
Mehepe
Boğaziçi milyarderlerine ülkenin her sokak ve mahallesinde
Fakir gurubalığın iliğini sömürerek yeni ve daha çok milyarderler türetmenin dışında hiç bir ilgisi
Alakası
Çözümü
Çaresi
Birikimi
Donanımı
Siyasal sosyal bağı olmayan
Pekakanın yazı turası Mehepe
Akepe ve benzer bileşenleriyle
Magazin afyonlarıyla uyuşturulmuş toplum zaafiyetini diledikleri dürtü bağımlısı algılara silkeleyi savurarak
Etnik kimlikçilik ve din tüccarlığı siyasetinin ayrılıkçılığı kutuplaştıran, ittifak ganimetine ortak
Her türlü istismara dayalı bütün toplumsal değerlerin kendi tekeline konforlu alanlar olarak kapatan
Markajlayan
Markalaştıran
Holdingleştiren
Piyasalaştıran
İşleten
Çalıştıran
Sömüren
Biçilmiş roller kamuflajıyla sürekli kılıf taraf ve gündem değişikliğinde dayatılan rollere bop plan projelerinin
Her ne vakit gizlice kulağa fısıldananları gaipten duyar duymaz gibisinin
Emperyal sülüklerin Irak işgaline çapul çullanışlarını reddeden Ecevit hükümetini anında bozarak
Gaipten duyduğu üflenmiş fısıltılarla
Bop eşbaşkanlığının
Pekaka açılım süreçlerinin
ve Cumhuriyetin tasfiyesi yolunun açılışını gerçekleştiren Mehepe
Ruhuna her üflenip fısıldandığında bop işi icraat ve işbirliğine baştan hazır
Çarşı siparişine göre yanar döner plastikten pervane
Müsait
Uygun
Mümkün ve dörtkol çevrim çarkına amade
Pekaka ipotekçisi iştirakçisi ve piştisi bop devşirmelikleri
Siyasi emlakçılığım sol kamuflaj tayfalarına nispet yarışan
Eğitimde
İstikrarda
Adalette
Ulaşımda
Gıdada
Sağlıkta
İstihdamda
Gelişimde
Kalkınmada
Huzurda
İşçinin çiftçinin işsizin öğrencinin emeklinin ve diğer toplum yığınlarının kıtlık kanaati olan
Mutluluk payında ve özgürlük paydasında tıpkı pekaka hedepe cehepe ve cehepenin yenisi gibi
Toplumun geçim derdiyle
Gelecek kaygısıyla
Yaşam kaygısıyla
Hayata tutunma mücadelesiyle
Çürüme çöküş ve iletişim sorunuyla sıfırın ta kendisine piştisi
Akepe’ nin yan kulvarcısı Mehepe..
Çok ortaklı ve çok kutuplu montajların siyasi korsan marangozu mehepe,
Muhalif mi
İktidara ittifakı mı
Hepsine galerici garson mütahitmisi besbelli
Sevr hortlağından bütün istismarcı yağmacı ihanetçi çıkar ortaklarının ortak beklentisini onaylayıp kotaran
Kendi süreç ilişkili yelpaze savrulmalarının hükümetçilik halisinasyonları evirip çevirip
Kırk dümen katakullesinden devlet politikası diye bop çığırtkanlığında pazarlayıp
Mücadelemiz bitmedi,
Daha bu başlangıç diyenlerle beraber tom barrak eşkiya ganstetciliğine ucu her şekil bağlı ve açık
Belirsiz bilinmezliği bozup yeniden karıştıran topyekün yağma yıkımların icrasına bağlı ve açık
Toplum gündemine yarınsız geleceksizliğin üstü kapalı işbirlikçilik örgüsünü
Hepberaber hükümsüzlükten haciz koydular
Seyfi Karaca…Ağustos/26
…
HÜKÜMSÜZLÜK ONAYIYLA TEGAHA KONAN BOP
….
Evet mi hayır mı, tamam mı devam mı, açılım mı kürt meselesi mi gibilerle süre gelen Bop sür saltanatçılığını daim kılmaya ve Türkiye Cumhuriyetini tasfiye etmeye dönük artık hiç bir işlevi olmayan meclis onay mührünü bastı.
Denetimli kutuplaşmalar ve kontrollü açlık yolluk çürüme sefalet ve sorunlar yumağıyla, mutsuzluk geçimsizlik tükenmişlik muhtaçlık ve umutsuzluk bağımlılıkları her gün daha da artan toplumu ezikliğe acizliğe zavallılığa ve umutsuzluğa mahkum etme döngüsünde itirazsız tepkisiz istismar hamasetçiliğiyle sindirip her türlü ağırlaştırılmış toplumsal çöküş dayatmalarının kanıksanıp kabul gördürüldüğü “ yüz yıllık parantez aralığı “ diye adlandırılan; ve “ ilk fırsatta, en uygun durakta, inilecek tramvay istasyonu “ olarak tanımlanan Türkiye Cumhuriyeti’ ni bütün kurucu değerleriyle ortadan kaldırarak yerine etnik ayrımcılığın çok çıkar ortaklı ve ittifaklı Sevr paramparçalılığı kurulması istenen Bop çevrim çarkında hilesi hurdası da çok ‘ Evet mi Hayır mı, ‘ ‘Tamam mı Devam mı ‘ referandum ve başkanlık oylatan hükümranlık sultası oynatmalarıyla beraber, ayrılıkçı Pekaka - Hedepe açılım süreçlerinin en sonuncusu on ağustosta ikibin yirmi altı günü artık hiç bir konuda özgün saygın işlevi olmayan; dayatılanı evetlemeye toplumdan aldığı temsiliyetini yitirmiş mecliste oylandı, sırıtan gülüşmeler alkışıyla şaşırtmayacak çoğunlukta kabul edildi.
Eşit yurttaşlık ve birlikte ayrısız gayrısız adil ve kardeşçe taşamayı düzenleyen toplum iradesine dayalı demokratik çağdaş laik sosyal hiç kinseye ve hiç bir zümreye özel imtiyazcılığı gözetmeyen yargı yasama ve yürütme erkli hukukun üstünlüğüne dayalı ve kurulu Tutkiye Cumhuriyetimiz varken ve ortak yaşama ayrı gayrısızlığını çoktan sağlamış bütünleşmişken, Kozan’ ı hedef gösterip feodal ilkel gericilik ve kullananın marabalığı olarak demokrasi havariliği şapşallığıyla Sevr’ i talep ediyorsan, senin niyetin ortak yalamın huzuru barışı güvenliği ve kardeşçe birlikte yaşamı donatmak değil, tam tersi kışkırtanın seçkin ajanda tetikçisi olarak seni proğramlayanların yağma yıkım ve ayrılıkçı ihale piyonculuğudur.
Eskinin Has particisi, Mehepe, Akepe, Hüda Par, Tip, Emep, Büyük Birlik, Eski Akepeci Yeniyol, Yeni Cehepe ve Yeni Cehepe’ nin Yeni’ si, Hedepe-Pekaka… birbirlerine ağız dolusu demediklerini bırakmadıkları zikzak ve U dönüşleriyle meşhur kişilik karakter ve kalibreleriyle, eylem söylemleri kendilerini yazan projelere ve buyuran proğramlara göre kesintisiz değişen dönüşen istismarcılık BOP EŞBAŞKANLIĞI kapsam içi kulvarında toplumun somut sorunlarla can çekiştiği bütün hayati konulara verilen her iyileştirici yasa teklifini aynı otomatik indir kaldırlarla reddeden; toplumdan gerçekliğinden kaçak; toplumdan kopuk ; laik sosyal eşit yurttaşlık ilkesine hukuk devleti olmaya karşıt; kendi kaymağı kıyak konforunu kotarma dışında hiç bir duyarlılığı ve etkinliği olmayan meclis kalabalığı oynadı sergiledi bu kurgusu ve sonucu baştan belli oyunu.
Bütün sosyal ilişkilerin birbirinden ayrışarak birbirine sorumsuz kayıtsız ilgisiz kopmuş param parçalılıkta bir arada beraberliği ve ortak hayat sürdürmesi mümkün olmayan aidiyeti hakkı ve yükümlülükleri vardır. Hem hiç bir ortak yaşam kaygı ve sevincinde aklı fikri emeği çabası kaygısı sevinci ve katkısı bulunmayan ve hiç bir kuşku sahtekarlık güvensizlik hile dalavere ve çelişkiye yer vermeksizin karşılıklı bağlayıcılık inanırlık samimiyet güvenirlik ve özveri gerektiren ilkesellik bağlamında hem kendi başına özel buyruk, hem de toplumsal birlikteliğin ortak sağlıklı huzurlu liyakatli saygın özgür güvenli istikrarlı umutlu dengeli adaletli ve mutlu ilişki ve iletişim paydaşlığının kurulması ve yürütülmesinin de örneği mümkünü yoktur.
Bu yüzden sosyal yaşamda haksız hukuksuz ve devletsizliği kurumsallaştıran kolaycılığın her türlü imtiyazlı ve ayrıcalıklı konforunu sağlamada herkesin soyulup sömürülmesini kendine hak, soyulan ezilen sömürülenin de kendince eşyanın tabiatına uygun enayi yerine koyarak her türlü kaçak yasak ve çarpık yollu hilenin dümenin yalanın talanın oyunun riyakarlığın vurgunun hukuksuzluğun rüşvetin kayırmacılığın hırsızlığın dalaverenin sahtekarlığın acımasızlığın duyarsızlığın rezilliğin gammazlığın yolunu yordamını bilerek kendine imtiyazlı seçkinler sultalığı kotarmaya ‘ fırsat bu fırsat’ çapulcusu ister Türk ister Kürt ister Çerkes ister Laz ister Arap ister Acem ister Abaza istet Boşnak etnik kökeni her kim olursa olsun ortak değerleri ve birlikte yaşama bütünlüğünü bozan yıkım ve bozgun tahribatçısı olarak aynı hainliğin icraatçısıdır. Burdan bütün çözümsüz kötülükleri doğuran yozlaşma geçimsizlik kargaşa çöküş çürüme sefalet yoksulluk yolsuzluk gibi sosyal faciaların kaderine terkedilmiş ezilenleri çilekeşleri yoksulları ve sömürülenleri de, etnik kimliği kim ve ne olursa olsun kader kahır keder ve umutsuz yarınsızlık ortaklığında aynıdır. Burayı gerçek yaklaşımda ve samimi ölçekte ve köklü temelde düzenleyip çözecek olan laik sosyal ve hukukun üstünlüğüne dayalı eşit yurttaşlık ilkesiyle sevgili Atatürk’ ün kurduğu somut gerçeklikteki özgür çağdaş liyakatli bağımsız hiç bir emperyal empozesi olmayan Türkiye Cumhuriyeti’ dir. Ondan hariç ayrısı gayrısı sömürgecilerin kuklasına göre hususi kundaklayıp kurguladığı projeler tezgahıdır.
Bu sebeple sömürü yağma yıkım ve soygun ilişkili serbest piyasa patron kılavuzluğunda sınırsız sorgusuz boş vermişliği baskılayıp dolaşıma sürerek ormanlar yanarken; çarpık ve kaçak yapılaşmalar sıradanlaşırken, iller kentler köyler dağlar koylar denizler araziler kıyılar köşeler sürekli ayrıcalıklı ve üstün zümre milyarderleri çoğaltan banka borsa mafya medya holding moda magazin tarikat siyaset sivil toplum kuruluşları ve tuzu kuru sendika barınlarını ve akademisyenleri ortak çıkar ve ganimette birleştirip buluştururken; etnik kökenine bakmaksızın herkesi aynı yıkıcı şiddette vurarak toplumsal çürüme ve çöküşü tetikleyici gelir dağılımı adaletsizliği, her türlü eşitsizliğin de ana sponsorudur. Buradan sürüklenen sosyal hayatsa soyut sahte ve yapay gündemli her şekil istismarın ganimet mühimmatına dönüşür. İşte mevcut gündemdeki hayatın gerçek sorunlarından ilgisi bağı kopuk veBu yüzden sosyal yaşamda haksız hukuksuz ve devletsizliği kurumsallaştıran kolaycılığın her türlü imtiyazlı ve ayrıcalıklı konforunu sağlamada herkesin soyulup sömürülmesini kendine hak, soyulan ezilen sömürülenin de kendince eşyanın tabiatına uygun enayi yerine koyarak her türlü kaçak yasak ve çarpık yollu hilenin dümenin yalanın talanın oyunun riyakarlığın vurgunun hukuksuzluğun rüşvetin kayırmacılığın hırsızlığın dalaverenin sahtekarlığın acımasızlığın duyarsızlığın rezilliğin gammazlığın yolunu yordamını bilerek kendine imtiyazlı seçkinler sultalığı kotarmaya ‘ fırsat bu fırsat’ çapulcusu ister Türk ister Kürt ister Çerkes ister Laz ister Arap ister Acem ister Abaza istet Boşnak etnik kökeni her kim olursa olsun ortak değerleri ve birlikte yaşama bütünlüğünü bozan yıkım ve bozgun tahribatçısı olarak aynı hainliğin icraatçısıdır. Burdan bütün çözümsüz kötülükleri doğuran yozlaşma geçimsizlik kargaşa çöküş çürüme sefalet yoksulluk yolsuzluk gibi sosyal faciaların kaderine terkedilmiş ezilenleri çilekeşleri yoksulları ve sömürülenleri de, etnik kimliği kim ve ne olursa olsun kader kahır keder ve umutsuz yarınsızlık ortaklığında aynıdır. Burayı gerçek yaklaşımda ve samimi ölçekte ve köklü temelde düzenleyip çözecek olan laik sosy yıllardır Kürt Meselesi’ söylemli Bop markasını ısıtıp soğutarak ve ülke ve toplum gerçekliği umrunda olmayan kalıbı niyeti kalibresi ve menfaati birbirinin benzerlerini buluşturan Tom Barak planproje Bop sekreteryası kapsamıyla kendi siyasi manevra çıkarının icabına gelenle iş tutmayı ‘ devlet politikasıdır’ virtiniyle ambalajlayıp Pekaka kurucu önderliğini icraya koyan boş kağıda imza atarcasına omurgasız ilkesiz liyakatsiz iradesiz kaypak tamahkar konuma ve duruma göre kılık pozisyon ittifak eylem söylem ve kabuk değiştiren; güvenilirliği itibarı ve onurlu duruşu olmayanları çıkar odaklı buluşmalarda birleştirerek toplumdan kaçak dayatmaları onanma ve mühürlenme işi gerçekleştirildi.
Özgür Özel, Bop Eşbaşkanlığı güdümünde herhangilerden uygun seçkin figüran olarak ve Kılıçdaroğlu Yeni Cehepe’ sinin de dosya taşıyıcısı olarak, Pekaka Açılımları ekseninde Türkiye Cumhuriyeti’ nin yağma yıkım süreçli tasfiyesine yönelik Evet mi Hayır mı , Tamam mı Devam mı oyunlarıyla süre gelen ; kurulu siyasi tezgahta Ekmelettin, Babacan, Uysal, Davutoğlu, gibilerle sırtına sarılı iskambilin kader kısmet ve kumar yaz bozculuğunun baş bayiliğini ve mekan sahipliliğini yaparak, ittifakçı olduğu Bop iktidar sahibine sürekli KAZANDIRMAYI, bir başka deyimle kendine umut kurtuluş ve beklenti bağlayanları boşa çıkarıcı kaderi kederi sorunları ve sonucu değişmezliğin devamlı KAYBETTİRMESİNİ garantileyen alışkanlık piyonluk adanmışlık ve geleneğin sahibidir.
Devletler, toplum hassasiyetini önceleyen sorgulayan ve danışan tutarlı onurlu kişilikli itibarlı çağdaş liyakat ve hukukun üstünlüğü esasında ve kalıcı ilkeler inançlar iradeler kanunlar kararlılıklarla kurulur gelişir kalkınır ve yaşarlar. Her gün ve her an eylemi ve söylemi icabın gereğine göre fırıldaklıkların kaypak değişken ve dönek çıkar çarkına ortaklık ittifaklarına ve ganimet ilişkilerine göre devletler asla kurulmaz ve yaşamazlar.
Bu bakımdan da Atatürk inkilap ve ilkeleri üzerine kurulu olan Türkiye Cumhuriyetinin yıkım yağma ve tasfiyesine yönelik plan ve proje rol biçiminin çok ortaklı ve çok ittifaklı Bop Eşbaşkanlığı, kaşıdığı ve kışkırttığı etnik mezhepsel ayrılıkçılıklığı gericiliği karanlığı cehaleti yozlaşmaları kutuplaşmaları ve çürümüşlükleri bilhassa kimlik siyaseti üzerinden toplum mühendisliği yapmakla beraber, muhalefetsizliği devşirerek kendi dayatmaları dışında hiç bir yasa anayasa kanun ilke kural tanımayan Bop Eşbaşkanlığı oyun ve dayatmalarına göre kalıba girmekte ve Mehepe’ nin beyan ettiği üzere açıktan açığa toplum aldatma istismarında kim nasıl ısmarlayıp buyurduysa ordaki Şekil İcabı’ na zıplayıp vaziyet almakta Yeni Cehepe’ nin Yeni, sinin mühür ve kilit sahibi Özgür Özel.
Bu bakımdan Atatürk, Türklük, Türkiye ve Türkiye Cumhuriyeti kurucu değer ilke ve kazanımlarına hiç bir etkin eylemi ve söylemi olmayarak seçkin ekibiyle beraber Kemal Kılıçdaroğlu ve Bop eşbaşkanlığı ittifakında yapılan traji tiyatral oylamaya evet damgası basması, kalibresi ve karakterinin gereğidir.
Özgür Özel’ in yerel seçimlerdeki topladığı fakat Bop Eşbaşkanlığına hep kazandırma figüranlığı etmenin dışında hiç bir toplum temsil etme niyeti ve gerçekçi siyasi varlığı olmadığı sebebiyle topladığını geri dağıttığı başarı grafikli gösterge onun gayret azim inanç veya etkinliğiyle değil toplumun biriken tepkisinin boşalacak yer arama çırpınışının gidecek başka yeri bulamama ve görememe neticesinden kaynaklıydı.
“ Harun gibi geldiler, karun gibi zenginlesip firavunlaştılar “ plakali sözde HAS muhaliflikten bugünlerde meclis müdürlügüne terfi eden ve benzerlerini Muhalefetsizleşmeye sürekli değiştirip kendi vitrinine devşirmekte hile oyun kurgu dolap ve hüner sahibi olan Bop Eşbaşkanlığı, tüm gelmiş geçmiş SİYASETEN kalıba girip çıkan rakiplerinde olduğu gibi pasif ve her kalıba müsait Kılıçdaroğlu Yeni Cehepesin nasıl ve ne miktarda tepe tepe kullanıp harcadıysa, kazandığı seçimleri Bop’ a devir teslim eden Özgür Özel’ hususi yontulmuş kuklacılığını da aynı Türkiye Cumhuriyeti’ ni yıkım-tasfiye bağlantısından, Bop kurulumlu kurgu döngü dümen dolaşım dayatma ve icraatlarında tepe tepe OY, latarak ve oynatarak kullanıp harcamakta .
Aynı bağlantıda kürtlerin yüzde altmışının ülke batısında kardeş kardeşe kaynaşıp yaşadığı Türk toplumunun somut ve ortak sorunlarıyla hiç bir ilgisi alakası olmayan Mehepe, söylemde ve eylemde sürekli değişerek Bop vitrininde sapa sağlam yerini bulduğu ayrıcalıklı konforunu ve değişken kaypaklığını ‘Devlet Politikası ‘ tabelasıyla ‘ her şey yakında değişecek inşallah Türkiye değişmez’ coğrafi işaretli Tom Barrakçı’ lığı itiraf niteliğindeki ortaklıkta, emperyallerin dayatmalı süreçlerini dağıtılmış rollerde oynar oyalanır ve oylarken Pekaka , Akepe, Hedepe, Büyük Birlik, Yeniyol Grubu, Hüda Par gibi, emek sermaye çelişkisinden değil, ilkel yobaz etnik ve mezhep ayrışmalarına dayalı kimlik siyasetine dayanak ve destek veren Tip ve Emep’ in de toplumun gerçek yağmalanmış bozulmuş ayrısız gayrısız ortak kaygısı endişesi derdi sıkıntısı sorunu hayati ihtiyacı ve mutsuz geçimsizliğiyle inanılır güvenilir zerre kadar sorumlulukları ilgileri ve alakaları yoktu.
Kurulumunu Yeni Demokratik Cumhuriyet olarak tanımlayan ve “ daha bu başlangıç aşamamız “ vurgusuyla kurucu önderini her aşiret mafya medya tarikat siyasetin boya bulaşıklısı ve uluslararası yağma talan yıkım uyuşturucu piyasa pazarlamacısı ve tetikçisi etnik ayrılıkçı Pekaka ‘ yı seçip dayatan tüm yerli yabancı emperyal ve işbirlikçilerinin kim ne karakterde neye uygunluğunu bildikleri ezberden sözde demokrasi ve birlikte yaşam reklamıyla ilkel feodal gericiliğin ortaklaşa kotardığı ve aşamalı olarak toplumda asıl derin ayrılmaların yaralarını kanatarak ve tohumlarını ekerek devlet istemeye varacağı ayan beyan tekelleşmiş BOP hükümranlığını garantiye alma girişimli traji tiyetral oyunu sergilendi ve oylandı.
Seyfi Karaca…. Ağustos/26
….
KURUCU DEĞERLER EROZYONUNDA
…
Akla fikre zanna uda ihtiyata anlayışa ahlaka vicdana duyguya düşünceye sığmaz en sapkın sosyal facia ve toplumsal felaket ağırlıklı haberleri gündemin orta yerine saçarak ortadaki lağım yığıntısını kusuntu yıkıntı ve sapkınlık bulantılarını herkese günlerce artık meraklanacak ilgisi ve taşıyabileceği dayanma gücü kalmayana dek yozunup tiksinecek derecede konuşturduktan sonra gündemin konusu olmaktan çıkarıp kara ve karanlık haberlerin rutin sıradakini bıkmış bunalmış istisnasız kayıtsız herkesin algısına olağan alışılmış ve kanıksanmış olarak felaketler ahlaksızlıklar yolsuzluklar adaletsizliklet talanlar yıkımlar tecavüzler sapkınlıklar ve facialar doğal ve kabul görmüşlüğün yaşam biçimi haline gelmekte.
Böylelikle sahteliklerin hurafelerin korkunun dolandırıcılığın gammazlığın kokuşmuşluğun karanlığın eğitimsizliğin kanunsuzluğun devletsizliğin kuşkunun liyakatsizliğin ayrışmanın cehaletin gericiliğin endişenin geçimsizliğin ilkelliğin şiddetin zorbalığın ve sınırsız yozlaşmanın kol gezdiği toplumsal çöküşte yüklenici suçu hep varolmayan muhalefetsizliğe atarak ve kendi yarattığı ve sebep olduğu sorunlardan kurumsallaşmış mağduriyet çıkarcılığı sağlayarak, kronik kalıcı ve sürekli artan sorunları her türlü istismarcılığın servet sermayesi, geçim yolu, ve dayanak desteği gören Bop Eşbaşkanlığı ve ekipman çevresi, söylemsel olarak sözde emperyal batı karşıtlığı köktenciliğini işine icabına nasıl geldiyse öyle kullanageldiği fakat gerçekte onların hayranı dostu ortağı ve işbirlikçi paydaşı oldukları siyasi hamaset çıkarcılığını soyut hurafe şirketçiliğini ahkam kesme manevracılığını özgür iradesi elinden alınmış kolayca manupule edilebilen sorun bağımlısı ve güdümlüsü kalabalıklara empoze etmekten öte hayatın hiç bir somut samimi ve sosyal gerçekliğine ilişkin ilgisi bağı aidiyeti çözümü üretkenliği yaklaşımı anlayışı bilgisi yolu yöntemi becerisi ve kaynağı olmayan ve arttıkça gün çıkmazına ve gelecek kaygısına yığınlaşan sorunların kendi kaderine terkedilmişliğini ayarlı kurulu çözüm olarak çekip çeviren soygun sömürü çarkında işine gelen her kesimle işbirliği kotararak suni gündem dayatmalarıyla keyfiyet hükümranlığını devri daim etmekte.
Kurgulanmış tararımlı projelerin gözde uşağı kuklası ve tetikçisi Pekaka da tıpkı aynı ajan - piyon kiralık katili Fethulmetal gibi her boya bulaşığından sürekli kostüm ve kılıf değiştirme kamuflajı yaparak laaratuarda üreten patron tanrılarınca buyrulan yağma yıkım talan çatışma bölünme ayrılma işgal tecavüz ve kundakçılık siparişinde işine icabına gelen her yoku masum mübah sayıp her kesimle iş tutan emperyallerin hem türevi ve ortak kullanışlı Bop sermayesidir.
Toplumun ortak ve gerçek gündemi olan barınma beslenme istihdam eğitim sağlık ulaşım iletişim giyim kuşam gıda güvenlik adalet huzur çevre doğa imar iskan ve kültür sanat ekseninde alt yapısı sağlam saygın ve samimi sosyal ilişki döngüsü olduğunu laik sosyal hukuk ve üniter devlet duyarlılığından koparıp hasır altına süpürmelerin sömürgeci ve yayılmacı tasarımcılar dayatmasına göre sahnesi süreçleri ve seçkin figüranları her an değişen coğrafi koşullar bağlamıyla tekelci kişi keyfiyetinin sür saltanatlık sultasını yoz ve popüler kültür magazin makina dairesinin toplum mühendisliği katkısıyla beraber, Eski Yeni ve yeninin Yeni’ si Cehepe dahil bütün ayarlı kurulu Bop ekipmanı siyaset bu yolda etkin hisse sahibi olarak yolsuzluk yoksulluk soygun vurgun yağma talan yıkım çürüme çöküş ve mevcutlu yürürlülüklere yol döşeyip cürüm işledi.
Somut gerçeklikte hayatın yaşamsal gerekli, zorunlu, zaruri ve ihtiyaç duyduğu bütün gereksinimleri karşılarken eve götürülen yahut her yere taşınılan mutluluğun; veya karşılayamayıp acısı ve üzüntüsü yaşanan mutsuzluğun ayırt edici kimlik tanımı yoktur. Bu yüzden öderken ortak olan bütün emek yükümlülük sorumluluk gayret çaba kaygı endişe ve bedellerin adil paylaşım karşılığını faydalanırken de hiç bir etnik veya mezhep kökenine bakılmaksızın herkesin kazanılmış ortak değeri, adil ve eşit yaşam hakkıdır.
İnsanlığın vazgeçilmez ortak mutluluk huzur özgürlük ve birlikte yaşam göstergesi olan bu ilkesel temelde Türkiye Cumhuriyeti’ nin yapı taşlarından olan LAİK, SOSYAL ve Eşit Yurttaşlığı esas alan HUKUK’ un üstünlüğü itibarında yükümlülüklerin yerine getirilmesi de, ortak kazanımların paylaşılması da hiç kimsenin kökenine cinsiyetine ünvanına nüfuzuna makamına sahip olduğuna veya olmadığına bakmaksızın kazanılmış yaşama hakkının dağıtılması be paylaşılması ortak ve eşittir.
Burayı terkeden her türlü keyfi sorumsuzluk adaletsizlik yolsuzluk yağma vurgun soygun talan rüşvet dalavere kanunsuzluk, ortak yaşam örgüsünü bozarak hayatı ve toplumu dengelemeyen somut talepler bağlamında acı yokluk cehalet değersizlik kaygı kuşku ve sefalet yağma külliyatıyla herkesi birbirinden soğutur, başına buyruk bencillik çıkarcılığını tedavüle koyar, kıran kırana kutuplaştırır ve devletsizliği soyan sömürenlerin ayrıcalıklı imtiyaz sultasını dayattığı dolaşıma sürer.
Burdan doğan kendi kaderine terkedilmişliğe ortak sorun ve yükümlülüklerin bedeli ortak kaygı endişe hak hukuk kazanım ve çözüm olması gerekirken, Emperyallerin ve onların yerli işbirlikçilerinin ( banka borsa magazin tarikat siyaset mafya medya ve tüm diğer atomize ayrışmalardan ganimet kotaranlar) dört kol faaliyet çalışmasıyla projelendirilip FETHULMETAL- PEKAKA gibi kiralık katil ve uşaklık ajandası piyonculuğunun muhatap alınmasını dayatarak talep edilen her türlü subjektif soyut ve etnik temelli talepler, hiç bir ortak kaygısı çabası ve beraber yaşama sevinci kalmamış birlikteliği mayınlamanın duygu aidiyet dayanışma ülke beraberliğini ve toplumsal bütünlüğünü eninde sonunda sinsi. planlı aşamalar sonrası devlet istemeyi hortlatacak doğusu batısı güneyi kuzeyi ortası kıyısı kederde sevinçte kaynaşmış ortak dokuyu birbirinden koparan her yerde siz ve biz ayrışmasının kavgası ve çatışması hiç bitmeyen asıl köklü ve derin AYRILIKÇI sorunlarını yüklenerek yarınsız istikrarsız günsüz güvensiz ve mutsuz geleceksizliğe getiririp yıkacağı kesindir.
Ayrıca etnik kimlik veya kültürel faaliyetçilik temelli işgalci sömürgecilerin her çağda her yerde ayrılıkçılığı kışkırtarak parçalanmış bölünmüş coğrafyaları kolayca istedikleri köle güdümlere yağma yıkım tecavüz çökme çullanmaları sevk ve idare ettiklerinden en güncel ve herhangisi olan PEKAKA odaklı BOP markalı plan projesinde Avrupa’ ya veya Batılı ülkelere her yerden ve Türkiye’ den gidenler, Türkiye’ de ortak yaşamayı ve toplumsal birlikteliği bölük pörçük ederek en öncelikli talep ettiklerini oralarda hiç eşitlik özgürlük kimlik veya kültürel öncelikte talep etmedikleri gibi, somut ekonomik kaygılarla gittikleri ülkelerin vatandaşlık kimliğini almak için sıraya girip, yerine getirilmesi gerekli sayısız koşullara bağlı yıllar yılı süren zar zor kabulü beklemektedirler. Yani….uğruna her şeyi her pahada göze alarak kavgası verilen ve kaygısı güdülen ortak ve yüce DEĞER , iklime mevsime çağa döneme buraya oraya çıkara veya coğrafyaya göre DEĞİŞKENLİK gösteren emperyal cikleti veya her buyuran ve kullananın değişen taleplerine ve kiralık piyon pozisyona kalıbı uygun uşaklık afyonu değildir.
Türkiye’ de güdülen işletilen ve yürütülen Bop süreçli amaç niyet odak maksatlarınsa, kalibresine göre tol biçilen çıkarcı kundakçı talancı vurguncu ayrılıkçı bölücü yıkımcı ve ganimetçileri gözeterek, kaderde sevinçte tasada kültürde aidiyette ve ortak değerler bütünlüğünde sosyal siyasal ekonomik ve kültürel birlikte yaşamayı ve paydaşlığı asla değil, tam tersine bütün toplumsal değerleri tüketim bağımlısı kokuşmuş çürümüşlüklerle ilgisiz işlevsiz kılarak kamuflajı güncellenen projeler kapsamında sürekli maskeli değişim dönüşümleri buyuran yayılmacı tecavüzcü işgalci ve sömürcülerin proğram yazılımına göre çok bölünmüşlüğün tasarım kurgusu, kukla oyunu, piyon piyesi , yağma yıkım fragmanı, sadık uşaklık döngüsü ve tezgaha konmuş toplumsal tetikçilik suikastçililidir.
Bütün bunlar kapsayıcılığında artık Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk, Türklük ve Türkiye’ nin kurucu değerleriyle hiç bir ilgisi bağı alakası gerçekliği ve sorumluluğu olmayan Yeni Cehepe ve ordan emperyal sülüklerin ve onlarla iş tutanların yoğun savaş yıkım işgal ganimet bölme parçalama sızma talan ve sınırsız kuralsız yağma gündemine göre kırık buçuk uygunlukta şekli verilen parçalardan eskisinin YENi’ sine çoğu PEKAKA ofisçisi Hedepe’ den bile saldırganların çöreklenip konuşlandırıldığı Lozan’ a düşman, Sevr’ i hortlatmak isteyen, her konuda dolaysız ve direk Bop figüranlar topluluğuna tam kadro iştirakçilik etmeye tüm açılımların toplamı niteliğindeki Tom Barrak kılavuzlu Terörsüz Türkiye markasıyla Mehepe, Hüdapar, Tip, Akepe, Pekaka, Tarikatlar topluluğu, Büyük Birlik ve tüm diğer çıkarcı vesairlerle top yekun İran’ a karşı doğrultulmuş anlaşmalar güzergahında konuşlandırılmış aktüelleri güncelleyerek, “ tüm anketlerde birinciyiz “ züğürtlüğü şişirip toplum oyalama ve insanlarını enayi yerine koymanın her şeyi sömürü çarkına, soygun döngüsüne ve yıkım piyasasına özelleştirici istismar baloncukları zıplayıp üflenmekte.
Seyfi Karaca….Ağustos/26
..
SOSYOLOJİK ÇÖKÜNTÜ POTPORiSİ 2
…
Bugünün ses renk ahenk sanat eylem fikir ve fiilinde kargaşa yoksa, yalan ve sahtedir her atölyesinden sunulan sergi dekor vitrin veya fuarı. Çünkü bugünün yaşam biçimi ve karakteristik özelliği, birbirinden özenti ve çalıntı hayatlara kopyalanmış ve bir arada çıkar fırsatçılığı kollamaya odaklı sürüklenen milyonlarca kalabalıklara hükmederek ezen üzen yoran ve öldürerek yaşatan kargaşa bunalım ve belirsizlik üzerine kuruludur.
Bu çalkantılı kargaşa seli ve senfonisinde insan kendi tutsaklığının hem gardiyanı hem kölesidir. Hem özgür iradeye kayıtsız kalarak sürekli ürettiği sorunlara sitemle kahırla karşı çıkar, hem de pasif karşı çıktığına karşı özgürlüğü olmayan adanmış tapınmışlığın ağır faturasını yüklenir taşır.
‘ Benim memurum işini bilir ‘ mantıklı Oniki Eylül dayatması Özal süreçlerinden Bop Eşbaşkanlığına evrilen ve bu çöküşü doğal yaşam biçimi haline serbestçe piyasalayan döngüde her türlü kanunsuz yolsuzluğu tüm yan besleyen ( ahlaksızlık görgüsüzlük talan şiddet gösteriş cehalet eğitimsizlik kokuşma yozlaşma kutuplaşma bağnazlık zorbalık …) yıkımlarıyla beraber reva gören düzeneğin hem doyumsuz istifçisi ve hem de sınırsız sorgusuz çıkar istifadecisi bankalar borsalar holdingler tasarımcılar magazinciler tefeciler reklamcılar modacılar tarikatlar hiper süper marketçiler pazarlamacılar kalpazanlar mafyalar kirli siyaset ve beşinci kol faaliyeti medyalar ve onların ihtiyaç duyduğu toplum değiştirme ve dönüştürme faaliyetine uygun olabilecek en yüksek dozda kültürsüzlük yükleyen avanta ortakları ultura lüks konfor servet mal mülk sahibi starlar mega starlar ustalar üstadlar idoller ve fenomen ikonlar, yoksulların artışı oranında yıkımlardan çok kazananların liste başını çektiler ve halen de çekmekteler.
Boşuna değildir ya ‘ moral sağlıklı bünyeyi kötülüklerle bozan veya umuda sevince aşka ve neşeye hareket ettirip çalıştırdıkça ömre değen her şeydir ‘ diye bilinen gerçek. Hareket etmiyorsa ölüdür müjdesiz umutsuz morali bozuk beden. Veya hep aynı tekdüze gerçeklikten kopuk laçkalıkta haraket eden ve hiç bir yere varmayan ve hep gizlendiği örtülü kabuklarda kıvranarak hiç bir saygın ve adil yaşam değeri üretmeyen kısır döngü külliyatçılığı da hem ruhen hem de bedenen ölüdür.
Çünkü…ilmek baştan yanlışa düğümlenmiş, adımsa her türlü sapmaları doğru yol olarak rehber edinmiştir.
Gönül ortaklığı samimiyet sıcaklığı ve yaşam birlikteliğiyle aynı değerleri paylaşmaya kurulup pişmeyen her yaşam sofrası, kişiden aileden insandan ve toplumdan yoksun ara mesafesi genişletilmiş soğukluğun zıkkım zehir zindanıdır. Bu yüzden böyle bir yıkım ve enkaz çöplüğünde insanın sağ huzurlu ve diri ilişkilerle hayatta kalması aska mümkün değildir. Birbirini sürdürülebilir saygınlıkta taşıyabilen ve kabullenen insanlık ve toplum hele hiç mümkün değildir.
Aslında içi dışı hayat dolu yaşamak tutkusu ve sevinci, özgürlükle eşdeğer başlı başına değerli gerekli ve güzeldir.
Fakat bugün istisnasız tüm dünya toplumları ( bizde bir tık fazlasıyla) baskılandığı veya koşullandığı her şeyin endüstrileşerek insanı soyup sömürme eğilimli yaklaşımlarla ezen alçaltan küçülten inciten her şartta yüksek kazanç elde etme pahasına şartlanmışlıklar cenderesinde hazır paketli proğramlılığın sınırsız tüketim bağımlılığıyla hiç kimse diğerinden geri ve kendi barajının altında kalmamak adına acımasız yarış ve furya döngüsü başdöndürücü kaç göçlere esir ediyor. Bu yüzden de ödemeler borçlar ihtiyaçlar gerekliliklerle boğulup tıkanırken dosluk ahbaplık arkadaşlık ve hatta aile içi beraberliklerde kimse kimseyi taşıyamaz hale gelerek çelişkiler kopuşlar ayrılıklar ve çatışmalar kaçınılmaz hale gelerek anlamını yitiren sahteliklerle dönüp ağıyor.
Bu sebeple kendinden kaçan kaçana, her şeyin piyasa ilişkisiyle sektörleşttiği sayısız ağlardan biri olan TURİZM… hem insanlığa hem de dört mevsime ( ağırlıklı olarak yaza) damgasını vuruyor. Açık büfeden her şey dahil sokağına eğlencesine sahiline süsüne konforuna kadar, gidilen her yer dünya tek tipinde bütün yerler hikayeler ve mekanlar birbirinden derme bozmaya maalesef bildik tanıdık soyut rutinlerle aynılaşıyor…
Akla fikre duyguya düşünceye sağlığa huzura delik deşik ederek saplanmış intihar hançeri gibi ışığı ve aydınlığı söndürüp yerine kirli kokuşmuş çürümüşlüklerin bile bile ısrarla ve farkında olarak karanlığını getiren.
Eleştirel bakışlı yaklaşım akla fikre vicdana bilgiye olguya irdelemeye emeğe saygıya gözleme ve sorumluluğa dayanır, yaftalayan ön yargılı suçlamaysa köktenci ve bağnaz kara cehaletin aşağılık ve acizlik kodlarıdır.
Susarak dayatılanı görmezden gelmeye kabullenmekle başlayan, sindirilmişliğin güç ihtişam baskı korku sür saltanat ve gösteriş zorbalığı tarafında hizaya gelmesiyle eş anlamlıdır. Kişiliksiz, sığıç, aciz, yardakçı ve yalaka bir davranıştır. Buraya hakim olunca suç kötülük karamsarlık haksızlık eşitsizlik şiddet cehalet ve bozgun artarak büyür, her hayati değerden insanlık azalarak eksilir ve ölür.
Özenti, başkalaşmayı tetikleyen tutsaklığın kapılmışlık yarışından kendini alamayan her türlü bozulmaların son durağı ve başlangıç noktasıdır. Bu yüzden insanların bugün hiç tanımadığı yabancılığa kendi gerçekliğini saklayan stüdyo halinde özel tasarımlı ve yapay kamuflajlarla maskelenmiş kusursuz pürüzsüz boy poz desen dekor sergi sunum dekor ve gösteriş sergileyerek hiç tanımadığı başkalarından ilgi kabul takdir beğeni ve onay beklentisiyle yabancılaştığı kendini saçıp döktüğü fotoğraf ve görsellerden dilenip toplamaya ricacı minnetçi olması, kusursuz topyekün tükenişe dair ağır travmalı sosyolojik çürüme ve çöküntünün insanlığı eşyalaşmış ürün tezgahına koyan acımasız ve amansız pazar piyasacılığın sapkınlık saplantısı sonucudur.
Her şekil acımasızlığın ayak oyunlarıyla birbirinden duydukları özenti bağımlılığını keşfetmek bilgilenmek anlamak araştırmak veya öğrenmek duyarlılığıyla hiç bir ilgisi alakası olmayan ötekinden geri kalmama kıskançlığını alçalmışlığını düşüklüğünü ezikliğini ve doyumsuzluğunu kışkırtarak gösteriş budalası ve bir an evvel gittiği yerden fotoğraflar ateşleme ahmağı Piyasa pazar ve köleliğine hükmeden moda market dekor tasarım lüks konfor tarz şekil imaj çarşı spor marka ve turizm patron tanrıcılığı, kapı kullarını bu sayede kolayca yeder güderler.
Vucudunda kimliksizliğin çizilmiş haritasına ve bedenine mosmor imza atılmadık yeri kalmamış tecavüze ve saldırıya ugramışlar gibi acıyı ve adanmışlığı baş yacı eyleyerek her alanda tanrılaştırılan ve adeta tapınılan bireyselci kendinden menmul idollerin kandırma endüstrisine dönüşen istismar müessesesiyle hep dolandırılıyor her zaman kandırılıyor sürekli kazzık atılıyor ve yaşadığından ders bile çıkarmayan aklı fikri sorgulamayı devre dışı bırakarak hep acınılası kezzap çoküntülerin atığını tüketip ağıdını çalıyoruz.
İnsan kalbinden yüreklenmeyen ve somut bağlarşa muhalif tavrı olmayan yerden kültür sanat doğmaz ve yaşamaz. Yağcılık çanakçılık menfaat düşkünlüğü ıskartası ve yalakasıdır orası.
İster kırsalda olsun ister milyon aşırısı kent ve beton bloklaşma metropollerinde, moda müzik spor gıda ulaşım enerji iletişim eğitim sağlık barınma eğlence turizm güvenlik gibi hayatın can damarına çökmüş çöreklenmiş endüstri kollarının ortaklaşa tekelleşerek hiç bir varlık tercih etki tepki ve seçim yetkisi olmayan aciz ve zorunlu tüketim yığınlarına hükmettikleri güdümlü kafeslerinden plan proğramlar dahilinde çıkışlarını yönetip yönlendirirler. İnsanların boşaldıkları yerden imaj maske dekor kamuflajlarıyla debelenip çırpındıkları karşılıksızlığa tüketim çılgınlığı ve fotoğraf yetiştirerek esaret zavallılığını değerli kılma avuntusu buradan sebepli ve kaynaklıdır.
İşkolikliklik, daima kazanıp stoklamaya adanmış istifçikik, servet mal mülk ünvan şan şöhret ihtişam gösteriş düşkünlüğü; doyumsuz görgüsüz hırs hınç ve yarışlara kapılmış tamahkarlık; bencil bunak acımasız duygusuzluğun riyakarlık esiri olmak ve sürekli çıkar önceliğini kollayıp gözetmeye tutsaklaşmak; kendini özgün değerde bilen insanlığa itici soğuk uzak ve incitici gelir.
İnsan yaşadığı hayatı hırs ihtirasların bitmek tükenmek bilmeyen cehennemleşmelere çevirmeden her gününü memnun mutlu makul mesut inanılır güvenilir kabulde yaşamalı yoksa sonsuz sıkışmışlıktan çıkış duvarı veya kaygı korkuyla bütünleşik tatil arayışlarının cinnet cenderesinde yaşarsa, tutsaklığını doyurmakta zorlanan daha çok anlamsızlık mutsuzluk laçkalık yozlaşmasını ekler katar kendine. Çünkü iyilik güzelliğe dair her samimi adım, aşkı sevgiyi ve yaşama sevincini donatır.
Korku yalnızlık ve karanlık belirsizliğin içine hapsettiği sessizlik çöktükçe kabusa döner, simsiyah ve kirli ıslıklar uğuldaşır her yanda, gündüz bile ışıkları yakarak yaşadığı ağır travmalar yaşar insan.
Çünkü ortak yaşam değerleriyle özdeşmiş umudu huzuru istikrarı sevgiyi barışı sevinci coşkuyu belleği bilinci duyarlılığı paylaşmayı sorumluluğu hakkı kültürü sanatı hukuku ilgiyi adaleti kökünden bozup karartanlarla yüm bunlar afına ahkam kesip istismar tacirciliği yapanların aynı olduğu yer, hem sömürücü sponsor hem de tetikçi yağmacı olarak banka borsa medya reklam tasarım tarikat siyaset akademi galerisi toplum mührndisliği laboratuvarı piyasa pazar sektörcülüğü ve mafya holdingciliğidir.
Burdan bakınca görünen ve bilinen o ki, artık özenti bağımlılığını dürtü refleksleriyle kurcalanıp kışkırtılan insanlık, gerek ruhu gerek bedeniyle kullanıcı ve sömürücü piyasa ihtiyacına göre cerrahi müdahaleli operasyon kuklası ve inşaat alanıdır .
Bu yüzden de hiç bir duygusal ve duyarlılık bağı olmayan lüks gösterişli tüketimliliğin barları çarşıları terasları sahilleri otelleri taraçaları dekorları kostümleri tatilleri salonları ofisleri binaları terasları kahveleri mekanları algıları akışlanlıkları butikleri kıyıları köşeleri bucakları bencillikleri hırsları yabanilikleri yalnızlıkları ilişki ve iletişim bozuklukları hep kendi kapılmışlığından başka hiç bir şeyi umursayıp önemsemeyen; sorgulaması ve özgür iradesi olmayan; birbirine en acımasız hınç nispet kin nefret ihtiras hile oyun yarış ve herkesten üstün gelme dürtüsüyle maddiyat çıkar ve ihtişam düşkünlüğü güden akıl fikir kültür edebiyat felsefe sanat özgürlük ve özgüven yoksunu özenti kalabalıklarına göre tasarımlanıp düzenlenmektedir.
Devletlerin omurgasını kurduğu akademik ve sosyal veri tabanlı AMİR- MEMUR zemin tabanında bu kesimi memnun ettikten sonra dışarda kalan bütün kesimleri hak hukuk eşitlik adalet huzur refah payı geçim kaygısı yaşam savaşı sağlık spor eğitim barınma gıda enerji dil kültür her bakımından kolayca istenilen zorluğu sinmişliği kabullendiren; ve bütün kötülüklerin serbest piyasa özelinde tekelleşerek kurumsallaştığı devlete nüfus ederek kadrolaşmış hiyerarşi ile gelen giden hükümetlerin ve magazin furya medya reklam banka borsa emlak tarikat siyaset gibi yancı ortaklarının çıkar ganimetine dayalı her işini gördüğü hizmet bürosu ve ajans işletmesi konumuna düşürülür.
Bilhassa Memur kesmi işyeri garantisi olan ve kadro güvencesiyle korkusunu kaygısını kökten halletmiş kapısına gelenlere içgüdüsel olarak tepeden bakan ayrıcalıklı yetkiye sahiplilkle her ülkenin ortanın üstü tuzu kuru olanlarındandır. Çocuklarının da hayatını en çok elit seviyede yetiştirme şans ve imkanına sahip olanlar olarak tek düzeliği değişmez konforlu çarkın sürekliliğini sağlayanlar da onlardır. Bu bakımdan bir noktadan sonra yağmacı yıkımcı kokuşmuş çürümüşlükten beslenenlerle aynı ortaklık ve niyeti paylaşıp kırışma içerisindedirler.
Yaşamın döngüsündeki hayati sorunların çözümünü -devleti iyi tanıdıklarından ve açık veren hukuki zaafiyetlere damardan hakim olduklarından - ve sosyal işlerin hallolması sırasında ve sonrasında nerde yaşanılası çeşitlilik varsa orayı en çok gezen gören duyan bilen tanıyan ve ilişkilenen yine onlardır. Ardından da bu şiddetli geçimsizliği kötülüğü ve kargaşayı başına buyrukluğu çöküşü ve kirlenmeyi kim bu hale getirdi diye sorarak sebebin en başlıca etkenlerinden biri kendileri olduklarının sabıka kaydını başka bilinmeze yıkıp saklayanlar da yine onlardır. Bu bakımdan kendi toplumlarına yabancılaşan üst elitlerle birlikte aynı üstenci ve kibirli anlayışa sahip kendilerini açlık yokluk işsizlik geçim kaygısıyla boğuşanlarla aynı seviyede görmezler. Marka özentisi fark yaratma bağımlılığı maske ve imaj düşkünlüğü ve en yaygını yurt dışı hayranlığı meraklılıkları keşfetme yahut tanıma ihtiyacını doyurmaya değil, orasıyla özdeş saydıkları aşağılık ezik ve kendini ayrıcalıklıya sıfatlandırma duygusuyla ilgili alakalıdır.
Mutlak Doğru Mutlak Yanlışı sıfırlar ve eşitler durumu eskiden beri yaygin bilinenlerdendir.
Düzenlilikse emek çaba enerji efor gayret kaynak odaklanma gerektirir. Tasarımlı kargaşa bozgun yıkım ve mutsuzluklar bile sistematik işleyiş ve içeriği için özenle donatılmış mutluluklar kadar bakım kurgu denetim gözetim onarım itina gerektirir.
Gerekçeli gerekçesiz her şeyden yakınarak karşı çıkmanın hiç bir dengesi doğrusu özü sözü azmi kararlılığı inancı ve istikrarı yoktur. Kuralsızlıksa sorunları kendi kaderine terkederek çoğaltmanın ötesinde hiç bir yalan yanlışı onarmaya gücü kaynağı imkanı çabası isteği duyumu ve duyarlılığı yoktur.
Seçimlerin bir daha olmayacağı, olursa da hep bop kazanacağı muhalefete de buna göre mülayim münasip bereketli elverişli ve ‘Tom Barrak Terörsüz Türkiye ‘ başlıklı federasyon dayatmaların dilediği kuklacılığı tayin edip şekil veren biçimde oniki eylül geleneğiyle ( tek adamlı eşbaşkanlığa tamam mı devam mı veya sistemin kökünü kazıyan referandum evet mi hayır mı lardan bu yana) gelip de hiç gitmemenin dayatılmış diktasıydı.
Bu yüzden de herkes ortaya döküp saçıp savurduğu fotoğraf görsellerine ilgi çekmek için kir ve pislik boğumundaki poşet hayatını renkli cafcaflı yunmuş arnmış beyazın beyazı ve hatasız kusursuzmuş gibiye duvarlaşmaya kostüm şekil tarz dekor tasarım kalıp parıltı ışıltı gardroplaşmasında modeli salonu ve manzarası hiç duyulup görülmediklerin hızlı tüketim ağını kovalayan bozulmuşlukların en mükemmel olanına yetişip ulaşma sapkınlıklarında her yola baş vurduğu iletişim kanalları arızalı sınırlı tıkalı ve sorunlu yoksun ve yalnızlığına takılanların tanrısı veya eşi benzeri olmayan üstün seçkin pop starı olduğunu var sayan anlayışsızlığıyla yaşayan günümüz soyut ve yapay insan ilişkiler çöplüğü buraya her saniye malzeme yetiştirme korkusu kaygısı korkusu huzursuzluğu takıntısı ve dürtü bağımlısı telaşıyla ben merkezli bencilliğin tetikleyip kundakladığı esaret hicreleşmesini şiddeti gerilimli ezikliği zırvalığı ruhsuzluğu acımasızlığı savurganlığı karamsarlığı kayıtsızlığı mutsuzluğu her saniye daha da içinden çıkmazları ağırlaşan ve hiç bitmeyen gösteriş ahmaklığına bağımlı silsile birbirini zorlayan ve tetikleyen sorunları doğuruyor.
Hep başkasını tanrılaştıran mucize yaratma sihirbazlığına bağımlılığın ve hayranlığının arabesk ezikliği, fanatiklik ve yoksunluğuyla işlevini yitirmiş eskiyenlereni yeniden çöplük sandığından çıkararak ah o mutlu günler tezgah safsatası dolaşımına ve kullanıma sunan yoz ve popüler kültürsüzlük, kötülük rezillik kepazelik saldırganlık sapkınlık şiddet nefret kin bozgun kahır cürüm kibir zorbalık ve say say bitmeyen diğerlerini gömüldüğü karanlığının insanlıktan azmış kopmuş sapmış çıldıran derinliklerinden çıkılmadığı sürece, sonucu bilindik yol yöntem ve hüner göstergesinden belliliğe alışılır kanıksanır ve her şey sözde karşı çıktığına pörsür büzülür ve kendileşir.
Bu yüzden sadistliğe sapkınlığa sahteliğe ve şiddetin her türlüsüne yol hüner özenti oyun taktik icat metod araç gereç uygulayan ve gösteren Medya magazinciliği, bugüne kadar sergileyip sunduğu toplum mühendisliği bağlamında bu insanları bütün özgün değerlerinden yozlaştırarak şiddetli geçimsizliklerle tasarımlanmış bencilliğe çirkefliğe kepazeliğe alçalmaya zorbalığa kötülüğe kök salması niyetiyle öğretici aşılayıcı azmettirici ve tetikleyici psiko manyaklığın donanımlı okulu niteliğindeydi.
Böylelikle gelecek geçim ve yaşam kaygısı ve güvencesi güdenlerin yabancıya kaçış umudu, sözde karşıt olanların bütün özenti taklidini sindirip özümseyen ilkel gericiliğin imaj düşkünlüğü ve kendini ezik yetersiz değersiz ve düşük görerek daha önce aynı deyimler sahibi kapitalist emperyalist merkezlerde aidiyetliliğini bilip görenlerin kimliksiz kayıp yitik oynak ve değişken oryantalistliği aynı sefil sosyetik bileşende buluşur kümeleşirler.
Buradan çıkan sonuçla küresel soygun sömürü projelerinin icadı ve buyruğu Açılım Süreçleri ‘ nin en güncel versiyonu olan Terörsüz Türkiye yıkım yağma ve işgal kuşatmasının Oniki Eylil’ devamlısı Bop Eşbaşkanlığı kapsamında gelip de hiç gitmemeye odaklı Akepe mührüyle bütün muhafazakarlar, Mehepe markalı piyasa milliyetçileri, Erkan Baş Tip’ li takma kafa solcuları, Türk ve Atatürk düşmanı Hizbul Hüdapar ıvır zıvır vesair, Uluslararası kiralık katilliğin tetikçi uşakları ve bürokratik ofis temsilcileri Pekaka- Hedepe Fethulmetal ve ekipmanları, Kemal- Özgür özeline hususi tekelleşmiş Yeni Cehepe…Yeni Cehepe’ nin Yeni’ si aynı Tom Barrak tasarımında yeminli antrenmanlı ve provası Bop labaruarından adanmışlık şövalyeleri olarak ülkelerine yabancı ajandanın ihaleye çıkartılmış işbirliği siparişinde buluşmuş ve birleşmişler.
Bu bakımdan İnsan adı sanı bilinen özgün hikayesinde kendine yabancılaşmada Yaşadıkça aşka yol ve yıl alarak tomurcuklanır dünü yarına bağlayan emek ve katkılarıyla aklı fikri sorumluluğu vicdanı kendine aitliliğin öz güvenini ve sevgi sanatını büyütüp anlamlı kıldığı bütün yaşama sevinci. Değilse nasıl ortalıkta görünürlüğünü yandırıp tutuşturmaya akıl fikir şaşkını herkes kurgu, her şey oyun, her dakka dukka sahteliklerle kadın kız genç orta yaş çol çocuk bebe şebe dede tosga …ayarı verilip donatılmış yanar döner afillisine yapay icat ve hususi oyuncak… Ora bura giden gelen yerli yabancı herkes ve her yer aynı.. gidip de nereyesin.. ??
Uzaktan geçerken süslü hayalet mabetlerini andıran ve kimseleri yakınına yanaştırmayan heybetli kurulumundan kuş uçmaz kervan geçmez boğaziçi yalı ve villalarına mercek altı bakışla görülür ki, kendi dışındaki her şeyi ve herkesi dengi olmayan değersizlikte aşağılık gören; birbirleri aralarında hiç ilgili canlı doğal iletişimi bağları aidiyetlilikleri ortak paylaşımları ve komşulukları olmayan; dayanıklı korunaklı ve özel kin nefret kapris nispet rekabet kıskançlık çekememezlik ve kabulsüzlük yoğunluklu amansız bir hınçla konforda dekorda gösterişte görgüsüzlükte lükste şatafatta ve sosyete savurganlığında birbirine üstün gelme cinnetini kapışıp konfor ayrıcalığıyla boğazlaşan ambalaj kuklası imaj kölesi ve tarz soytarısı cansız ruhsuz porselen mezarlıklar gibidirler. Ev bark ilişkisinde de birlikte ve beraberce hiç bir akıl fikir sevgi saygı anlayış kabul emek merak ilgi samimiyet değer sorumluluk paylaşımı olmayan yalnız ayrı gayrı hariç soğuk uzak ve yalınsaklığa tutsak bir arada yaşayan; her şeyin en iyisi en seçkini en gözdesi en bulunmaz ve erişilmezi tek başına kendine istiflenen; başkasına da her türlü açlığı sefilliği yokluğu ölümü zulumu reva gören ve sonradan bulma görme varoş kökenlilerin de sınıf atlayarak buradaki bataklığa katılıp bütün sosyetik kokuşmuş çürümüşlüğü benzeştikleri sosyolojik travma ve mezarlaşma potporisidir.
Çıkar ganimet rant ve yağma yoluyla mülk servet ve sürsaltanat sahibi olduklarını ezik düşük değersiz kenar gördükleri sayesinde elde ettikleri seçkinler imtiyazlılığının kozmik ve korunaklı alanları dışındakilere hiç bir gözlem deneyim kazanım ve kolaylaştırıcılığı paylaşmayan; Boğaziçi seçkinlerinin ülke genelinde benzer seçkinler semti aynısıyla bütüne yaygınlaştırılmış; ve adaleti vicdanı bozuk soygun sömürüye dayalı dünyanın her yerinde kendine özel toplumüstü sorgusuz sualsiz her hakka konfora servete güce ve güvenceye sahip insanlık dışı ilişkilerin morg ve kendine pirivat mumya galerisidir bu ışıltılı ve çorak kukla vitrini.
Zenginliği istifleme ve depolama takıntısı olmayan paylaşım çeşitliliği bol dünyada daima karşı yakası çıkış yolları ve çareleri vardır hayatın. Fakat her türlü sapkınlık güdümüyle ilgiden meraktan bilgiden sanattan iletişimden ve ortak değerlerden yozunmuş bencil bağnaz ceset sultasında tek seslilşk tek tiplilik tek buyruklukuk tek düzelşk tek taraflılık çölleşmesi ve kısır döngüsü hamdir.
Çünkü kılıf kalıp mekan iklim mesken kostüm cila süs şekil biçim tarz makam değişikliğiyle ulaşılıp erişilecek olgu değildir özgün kimlik değeri ve öz geçmişe dayalı yaşam kültür akıl fikir sanat anlayış inanış gerçekliği. Bu yüzden sırf arka plan iğretisi ve sansınlar desinlere maske aksesuarı olsun nitelikli ısmarlanmışlığı veya özenilmişliği kandıran soyut ve sahteliğe iz düşürüp poz kesmeler, tüketim çılgının dayatıp kurumsallaştırdığı zorakiliğin icabı ve onaylatma rolü gereğine herkesi figüran her şeyi sahnelenmiş tezgah ve her yeri stüdyo ofisi olarak algılar kavrar ve yaşar.
Çünkü takıntılarının kölesi içgüdüsel dürtü bağımlılıklarını değiştirip düzeltmedikçe kamçılayan takıntı bağımlılıklarını yerine getirme pahasına insan hem kendi acı çeker hem de birlikte yaşamın bütün sağlıklı ilişki ağlarını çıkışı çaresi olmayan karanlık yitik ve şizofrenik tünelde bozar usandırır yıpratır dağıtır ve hep aynı yalam ortaklıpıns iştah karartan kısır döngüde sürdürülemez hale getirerek sürmüşlük enkazına yıkar.
Kendine özel, başkalarının yoksul yitik yalnız kovulmuş tepkisiz ve çaresizliği ganimetine faydacı çıkarcı ve asalak, dayattığı beklenti karşılığını bulup görmekten başka hiç bir ilgi anlayış kabul ve inanışı olmayan ve menfaat karşılığını buldukça daha da fazlasına azıp kuduran tatmin olmanın dışında hiç bir şeye değer verip önemsemeyenlerin doyumsuz vicdansız ve kanaatsizliğin sapkın çelişkiler sosyetik yobaz yumağına çöküp üşüştüğü haramilik sultasıdır bu çullanmış çöreklenmiş insanlık enkazı.
Çelişkilerin makas aralığı kapanmaz evrak dostasında günü aynı dünyada tamamlayan yoksul ve varsıl arasındaki buluşmayan yerin mutsuz yitik kayıp arayışlarla hiç bir yere varamamışlıkta kalan suçluluk duygusudur içini karanlık ve hiçlik örgüsüyle kaplayana kalan yük ve vebal.
Çünkü aşktır arayıp da zor bulunan. Aşk ise herkesi kamaştırıcı tasarımlarla markalı müşteri kılığında dekorlayan barlar diskolar kahveler çarşılar fuarlar vitrinler mağazalar oteller daireler salonlar butikler turlar geziler sahiller kıyılar köşeler podyumlar mekanlar sergiler sokaklarda yok artık, Aşk ki, hecesi kitabı sevgi alfabesiyle özgün insanlığını keşfederek herkesi kendi değerinde görüp bilen davranış ve yaşayış duygusuyla buluşana sadık ve bağlı ; adalet sorumluluk ve paylaşma duygusu yüksek olanlara tutkun; hem sevgili, hem bir bütün, hem de özdeştir.
Nedir ki..
Doğal yaşamı KAZZIKLAYAN ileri düzeyli kalpazanlık gibi , mal mülk cevher servet gibi her ışıltılı metalleşme saplantısında değerden düşen insanlık da, öz varlığını kullanmadıkça doğal yaşamını yitirmiş paslanmış çürümüş yozlaşmış ve telef olmuş diller yollar özgürlükler bilinçler anlayışlar kazanımlar alışkanlıklar ilişkiler itibarlar öğretiler birikimler inançlar bellekler dağarcıklar bilgiler yöntemler beceriler ve kültürler gibiydi.
Insanların can , hayat, iletişim, kültür ve yaşam ana damarlarına sokulup sinerek, dolaşımdaki sosyal siyasal ekonomik yığılmalara yozlaştırıcı yıkıcı öldürücü ve çölleştirici her türlü soygun soygun talan ve keyfiyet içgüdülerini doyurup tatmin etmeye menfaatçiliği çıkarcılığı ilkesizliği zorbalığı acımasızlığı haksızlığı hukuksuzluğu şiddeti sahtekarlığı onursuzluğu vicdansızlığı ve kişiliksizliği tüketim piyasasına dayatarak bütün kokuşmuş yozlaşmış çürümüşlükleri sıradanlaştıran ülke toplum devlet ve insanlık değerleri yapay zeka ruhsuzluğuna özelleştirildi. Çünkü senin iyiyi adaleti hakkı hukuku saygıyı sevgiyi kültürü edebiyatı sanatı aşkı güzeli doğruyu doğayı hayvanı börtü böceği sonsuz sınırsız insanı ve evrensel zenginliği dileyen savunan takip ve talep eden yaşam şavaşçalığın öldükçe azalan ve azaldıkça eksilirken, kötülüğün tohumunu ekip biçen korsan yağmacıları ve piyasa borsacıları her damardan fışkıran kanser hücreleri ve yıkım yağma cellatları olarak artıp çoğaldıkları tüketim çılgınlığı hızından YAPAY ZEKA hortlaklığına insanlığı rezil maskara ve murdar etti.
Fiziği cilası şekli ihtişamı ve kostümü düzgün ağızlar sergiler kalemler ve dillerden yazmak göstermek sunmak ve konuşmak biçimsele önem veren paylaşımın içeriği ve maksadı ne olursa olsun bakmaksızın değerli saygın olumlu ve anlam taşıyan bildirimlerde asla bulunmaz. Bu yönüyle mezar görünümü hareketsiz ihtişamlı ölüdür . Veya kokuşmuş çürümüşlüklerde çırpınan ölü .Düzgün yazıp konuşarak diksiyon ve imla hatasızı olduğu sebebiyle ağzı dili havalı dumanlı laflarla hiç kimseye hiç bir şey ifade etmeyen kuruntu ve kuruntu çöplüğü külliyatına dönüşmüş bu günkü somut gerçeklikte iletişimini inancını mutluluğunu iradesini özgürlüğünü umudunu toplumunu cesaretini üretkenliğini algısını sorgulamasını duyarlılığını paylaşımını ilgisini insanlığını dünyasını özünü ve düşünebilme yeteneğini yitirmiş batırmış ima imaj sembol imge ve maske kölesi sığ soyut dolaşım gibi ölüdür.
Bu da herkes kendi çıkarı gereğine madur, ama kendi yüzleşmesine hep bir başkası sorumlu ve suçlu peşin hükümlülüğünü ve yaklaşım biçimini kodlar.
Basit samimi ve doğal yaşamayı zorlaştıran mutluluk yerine sorun sıkıntı geçimsizlik hayata tutunma ve gelecek kaygısı getiren ve her gün sayısız sahte güvensiz kişilik değişimleriyle iler tutarlılığı olmayan ziynet cevher lüks emlak para konfor moda maske eşyalaşmalarına kendini takas ederek oraya erişmede her yolu gerekli ve mübah gören çılgın tüketim hapisliğinde özendiğinden kendini yönlendiren duyan var sayan kabul gören değerli sayan ve yönetenlerin lütfeden rica minnetlere özleşmeyi köleleşerek özgün karakterde kendilerine ait gerçeklik hikayesi, varlık etkinliği, özgür iradesi ve adil kararlılık bildiren duygu düşüncesi ve saygınlığı yoktur. Özentinin de yoksunluk değersizlik kişiliksizlik eziklik sürekli yenisine muhtaçlık dürtüsünü kamçıladığı soygun sömürü piyasasında varılabilecek nihai yeri, tatmini, mutlu memnun sonucu yoktur. Hallettim kendimden kurtuldum vitrin şahanesine vardım yetiştim sandığında bütün duyarlılık insanlık ve duyumlarını yitirmiş harabelerde kendini ölü bulduğun cesedine kavuşmuşsun demektir.
Çünkü alfabeyi söktükten hemen sonra taaa ilkokul ikinci sınıftan itibaren türü ne olursa olsun yazılmış olan her okuma parçasına bundan ne anladınız sorusunun karşılığı ANAFİKİR başlığı, yorulan ve güdülen amaç maksat niyet bildiri bağlantı duyuru veya paylaşımın çok yönlü içeriğiyle ilgilidir. Kimseye hiç bir şey ifade etmemeyi susan konuşmayan durgun sönük veya ağzı dolu veryansın bağırtı, zamanla kronikleşen insana toplum hapsederliğiyle kimsenin kimseyi ilgilendirmediği ve bütün ızulmuşluklara seyirci kalarak vazgeçmişlik tortularıyla çöküşğn piyasa figüranı ve esiri olmaya her olan biteni doğal karşılayan sağır dilsiz kifayetsiz rezil rüsva çileleş tutarsız sinik tükenmiş bağımlı insansılık ve toplumsuzluk sarmal dolaşımı salaklaşır.
Çünkü kökeni algısı geçmişi alışkanlığı inancı göreneği ve iletişim dolaşımı bağımlı olduğu yoksunluk eziklik tükenmişlik ve köleliklerden gelenlerin saplantı düğümlerini bilimselliğe adalete çağdaşlığa ve özgürlüğe dayanarak görgüsüzlük gösteriş sahtelik ve cehaletten aşıp çözemedikleri sürece kutsadıkları bağımlılıklarını ilişkilendikleri her yere taşıyıp götürerek nufuz edip ele geçirdikleri her türlü ortak kazanım ve zenginleri kendi çıkar imtiyazına talan edip ülkeyi ve tüm toplumu kapsayan operasyonlarla herkesi ve her şeyi kimliksiz tutarsız liyakatsiz sorumsuz bağnaz bencil bozguncu tutucu gerici çağ dışı ve çıkar düşkünü kulluk köleliğe heveslisi buyuranın hacizi kendilerine benzetirler.
Ev dediğin bunalım gerilim çatışma azap beton bloklaşma izolasyon yuvası, şehir ülke dünya insanlık ve toplum dediğin kendi çıkar menfaat üstünlük ayrıcalıklılık samimiyetsiz güvensizliğin tek düzeliği tekrar eden kalıbı değişmez kuşku kahır endişe korku salnım hücresi ve zehir zıkkım zindan yeri olmuş bitmişken…gittiği bulaştığı takıldığı Yapıştığı ve ilişkilendiği her yere savrulmuşluğunun boşluğunu ve özüne yabancılaştığı eziklik duygusunu bastırarak peşinen tapınacak derecede hayranlık duymaya kendini kendinden çalıp kaçıran naklen içerik üretme başlığı altında imdat çığlığı nitelikli enkaz görseli kaybolmuşluk derinliği ve zavallılık sinyali göndermeye param parçalarını döküp boşaltıyor plastik cerrahiden karma bozma yapay zeka çağı insanı.
Hak hukuk adalet ayrıcalıklı muktedirlerin baskı aracı tekel ürünü olduğunda her şeyin radikalleştiği acımasızlık keşmekeşlik yağma soygun ve zorbalık keyfiyetiyle ilişkili ortada sergilenen göstermelik seçimler sahnesi, baştan sona kurulu dayatmaların serbest piyasası ve mutlak kazanç tezgahıdır. Ve herkes gittikçe bozulan bu yıkımdan payını alarak kötülükten nasip kovalama kanun kuralsızlığını yider güder. Böylesi çıkar rant ve menfaat güdümlü ihmal ve ihanetlerse umudu çaresi haktan hukuktan tükenmiş ihlalleri kurumsallaştırarak aykırılıkta çözüm arayışlı top yekün alt üst oluşları tetikler ve kaynaklık eder.
Yaşadıkça tecrübe edinip kazanacağı kim veya neyin ölümcül tehlike sınırı nedir veya güvenilebilirlik yaklaşımı ne kadardırların hayatta kalma savaşımı sırasında sesleri renkleri cisimleri maddeleri durgunlukları canlıları cansızları hareketleri hemcinsleri veya yabancıları doğuştan gelen koruyucu reflekslerle ama olası durumda hemen kaçıp sığınabilecekleri hep yuvaya yakın bir yerde
alamak zıplamak odaklanmak gizlenmek sezmek ve zır durumların üstesinden gelmek becerisini alışkanlığını çevikliğini ve atikliğini geliştirirken oynayarak gelişimi sağlayan sosyal çevre ve ebeveynlerin öğreticiliği hayatidir.
Bundan yoksun büyüyen her canlı türü hiç bir deneyim ve gelişimini sağlamamış olarak ilkel aciz muhtaç korkak pörsük beceriksiz tuzağa çekenin avı olur. ( köstebeğin şahinin dalışından kıl payı kurtulan manyak eceline mi susadın sen siniriyle yavrusunu ısırarak hayat dersi verişi gibi) eleştirel sorgulamaya açık olmayan arızalı kendilerini bildikleri halde herkese eksiksiz kusursuz mükemmel ve her konuda sürekli haklı olduğunu dayatan içe ve dışa kapalı herkesi kendi dengesiz uçuk kaçıklıklarına şartlandıran hücre yaşamlarında sabırı takati dayanılmaz herkesi darma dağın ederler ve bozup berbat ettikleri hiç bir sağlıklı ilişkiyi kurup sürdüremezler.
Soyan sömürenin insafına kalmışların zoraki refleksi olan hayatta kalabilmek, tıkandığı kapalılığın önünü açmak, çürümüşlükten kapış kapış pay koparmak ve her türlü kaçak ve kayıt dışı kirlenmenin neresinde olduğuna bakmaksızın kendine yer bulmak için herkes her yola baş vurur.
Bütün bunlar toplamıyla ortada olup biten dönen dolanan Bop Tiyatrelinde:
Mehepe’ yi Hizbul Hüdaparı Akepe” yi ve Pekakaı yı kuran donatan kullanan ve yönetenler hepsini aynı Bop saflarında buluşup bütünleştirirken kara kutusunda yıkım istila savaş kıyamet tetikçiliği olan Trumh Nato buluşturmasında Anıt Kabşr’ e gitmeyerek Tom Barrak proje yazılımını ihbar etti ve açığa vurdu. Kılıçdaroğlu yedeği Özgür Özel ise tüm buraların proje ortağı ve kurulum iştirakçisi olarak yürürlüğe konmuş olan bitenlere yıkım ve talan süreçlerine figüran fırıldaklığı etmenin dışında net samimi gerçekçi inanılır ve anlaşılır hiç bir YENİ eylem ve söylemi yoktu. Sebep..?
Sahtelikleri soytarılıkları acımasızlıkları kendinden tiksinecek derecede en çirkef düşkün kokuşmuş çürümüşlükler ezikliğiyle alışmış kanıksamış olanların ortak değer bağlamında normalleri yoktur ve dünyanın her yerinden herkesi eritip yok eden piyasası serbest kişiliksiz onursuz başına buyruk ve kimliksizleştirme kotasında her türlü rezillik hukuksuzluk haksızlık bencillik bozgun kibir batak şiddet kötülük puştluk fırıldaklık fitnelik fesatlık kahpelik ve kepazelikleri normal sayar bilirler.
Seyfi Karaca…. Temmuz /26
..
SOSYOLOJİK ÇÖKÜNTÜ POTPORiSİ
…
Mehepe’ yi Hizbul Hüdaparı Akepe” yi ve Pekakaı yı kuran donatan kullanan ve yönetenler hepsini aynı Bop saflarında buluşup bütünleştirirken kara kutusunda yıkım istila savaş kıyamet tetikçiliği olan Trumh Nato buluşturmasında Anıt Kabir’ e gitmeyerek Tom Barrak proje yazılımını ihbar etti ve açığa vurdu. Kılıçdaroğlu yedeği Özgür Özel ise tüm buraların proje ortağı ve kurulum iştirakçisi olarak yürürlüğe konmuş olan bitenlere yıkım ve talan süreçlerine figüran fırıldaklığı etmenin dışında net samimi gerçekçi inanılır ve anlaşılır hiç bir YENİ eylem ve söylemi yoktu. Sebep..? Paranın gücün soyanın sömürenin savaş silah iletisim gıda ajan piyon tetikci enerji katliam yagma yıkımlara kurulu ofis temsilcisi, siyaset -ticaret borsasının sabika ve banka sahibi Israil ..!
Israil, etrafinda özgür ve bagimsiz kedinden güclü büyük ulus ve üniter devlet istememe dayatmasi.
Etkileme kuşatma ve kapsam alanı ne olursa olsun, varlığına göz diktiği ve gözetim altına aldığı her türlü baskıyı tehdidi çevirmeyi zoru zorbalığı sefaleti korkuyu istikrarsızlığı sorun ve geri kalmışlık sarmalını bölen parçalayan ayrıştırmalar çatışmalar savaşlar ve sürekli gerilimlerle kalıcı kılan işgalci ve yayılmacı dayatmalar, kurdukları ölüm zulüm çarkıyla ülkelerin coğrafyaların ve toplulukların bütün toplumsal zenginliklerini çökertir yıkar kendi çıkarlarına uygun yağmalarlarken büyürler, yağmaladıkları yerlerse Bop Eşbaşkanlığı gibi aynı maksatların sür saltanat ortakları sayesinde küçülerek kurulumu ve tasarımı sağlayan küresel zorbalığın hükümranlık otoritesine tabi olurlar.
Nato buluşması ziyaretinde Türkiye’ ye gelip bağımsız üniter ulus devletimiz ve sevgili ülkemizin kutlu ve birleştirici ortak değeri olan Anıtkabire gitmeyerek kiminle ne amaç niyet ve maksatta olduğunu açıkça, bile bile ve göstere göstere Tom Barrak proğramlı Terörsüz Türkiye dolambaçın iz güzergahı üzerine olduğunu ortaya koyan ölüm zulüm savaş silah ive kıyamet tüccarı manyak Trumph, Çin’le bağladığı ganimet anlaşması yanısırasına, İran’ la sürdürdüğü proğramlı istikrarsızlık gerilim savaş ve her an çatışma dayatmasıyla dünyanın bağımlı olduğu ve sadece pompaya değil hayatın bütün can damarlarına katlayarak yansıyıp mecburen boyun eğdiği ve tükettiği petro kimya artışı sayesinde belirsizlik istikrarsızlık üzerinden trilyonlar kazanan Dolar, hızına yetişilmeyen çıkışla yükselmekte, siyasi ekonomik kültürel zenginliği soyulup yağmalananlarsa bölük pörçük olup artan bağımlılıklarıyla aynı hızla küçülmekte.
Cevapsız kalan soruların bilinmezleri içinde sır olarak saklayan meraklar armağanlar ve müjdeler çeşitliliğidir henüz yaşanılmamış günlüğü ve gözlemleriyle yarın. Makamına erişip deneyimledikçe de çıkarımlarından süzümlenenlerle elde edilen bilgi beceri akıl yol fikir alışkanlık toplam iradesidir insan anlayış inanış görüş belleği bilininci.
Eğer insan yaşam insan gündem toplum ilişki ve dünya gerçekliğinden kopuk kendi içine kapanıklığın kof hayal mahsülcülüğünü ve saplantı sanrılarını yorar fışkırırsa durmak yetinmek bilmeyen gerçek dışı platonik aşk bulantılarını, mutsuzluk acılarını, lanet kibir kahır sitemlerini veya ilgisiz alakasız soyut imgeleşme ve abartılı kurmaca yığıntılarını kusar köpürür. Yıkılan bozulan ve yerine getirilmesi kolay kolay mümkün olmayan hak hukuk vicdan eğitim doğa sanat siyaset ilim güven saygı samimiyet insan kültür iletişim ve toplum faciasını görmezden gelir veya görse bile her şeyin piyasa icabı ve doğası gereği normalleştiren kanıksama algısıyla umursamayarak gerekli ve sıradan sayar.
Başı bozuklukluğun veya keyfi başına buyrukluğun dayattığı ve donattığı hayat , toplumsal riayeti ve liyakati olmayan kişiyi kendi bildiğine serbest bütün yolları tokalı felç ölümlülüğün kavga nizah kargaşasıdır.
Adam veya kadın kanunu bozar, rüşvet yer, haksızlık eder, hukuku çiğner, sadistlik peşi kovalar, tecavüz ve suç işler, zorbalığanı dayatır, şiddete yönelir, baskı uygular, sapkınlık eder, dolandırır, kandırır, cinayet müptelasıdır, kötülüğü kışkırtır, ara bozar, fitne fesat kundaklar, bozgunculuğu meziyet beller, surayı bozar, daima öncelik çıkar ve imtiyaz gözetir, ahlaksızlığı leresizliği umursamaz, her yanlışını doğru bilinmesini ister, tuzak kurar, dümen vurgun soygun hile talan saldırı eziyet….dörtlüleri yaktığı yerde hayata nefes aldırmayan belasını bırakır ve buna hakkı olduğuna hır dalaşır kan gövdeyi götüren çullanmalardan ne pahasına olursa olsun üstün çıkmanın düşmanlığını ve kinini güderek düzensizlik -toplumsuzluk üzerine düzen kurulumunun yerleşik hale gelmesine sebep olur.
Herkesin kimseyle ortak hak hukuk değer kanun dil kültür akıl birikim kaygı saygı ilişki yaşam güven sorumluluk hassasiyet aidiyet ahlak düzen dolaşım uyumu ve bütünlüğü olmadığı ve gözetmediği ‘ sen de kaçan fırsatı kollayaydın uyanık olaydın be adam ‘ gibi birbirine nispetçi yarışçı hileci baskın madikçi zorba acımasız sahtekar dalavereci dolandırıcı kuşkunun korkunun kabusun tükenişin karamsarlığın endişenin gericiliğin rüşvetin talanın kibirliliğin ahlaksızlığın yağmanın kargaşanın bozulmuşluğun sosyal çürümenin istikrarsızlığın ve toplumsal çöküşün meşru kabul ve masum görüldüğü itaatsizlik ağını örer.
Irmağın durmaksızın akışı sırasında her damla kendi anlam değer canlılık katkı ve yükünü taşıyarak yol boyu surasında kimi ağaçları kimi sazlıkları kimi çayırlıkları kimi bahçeleri kimi bağları kimi gölleri kimi şehirleri kimi denizleri kimi barajları kimi kanalları kimi ekin ve bostanlıkları besleyip büyüterken kendine özgün eşsiz benzersiz hikayelerin yapmacıksız ve gerçek anlamda aynı yaşam yolu hiç değişmeksizin kendi tanığı olurlar. Fakat sırf başkasına nispet ve gösteriş yarışına kapılmışlığın üstün seçkin ve baskın geleni olmak için piyasa kataloğu tür ve türevi olarak değişkenlik çeşidi avı peşinde yozunmuş çürümüş insansa, her ne kadar aksesuar kılıf kalıp mekan kostüm eşya dekor değişim dönüşüm zik zakkarında hiç durmadan oynaklık ederek sürekli yeni av peşinde ( herkese mavi boncuk dağıtarak ilgi telaş takıntı ve ihtişam toplama derdine düşerse ) koşarsa o kadar sahteleşmiş değer kaybetmiş erozyona uğramış işlevden ve içerikten bozulmuş demektir.
Hayata dünyaya kendine basacak ve duracak huzur rahat gün yüzü göstermemek için bunalmış tıkanmış ve kovulmuşluğun takibi mümkün olmayan kendini kovalamaya hiç bilinmedik veya başkasıyla yarışan imrenti açlığını karşılama çeşitliliği yetiştirmek için çırpınıp debelenmektedir … artık işlevi niteliği ve değeri tükenmiş süs ve gösteriş kölesi insanlık.
Malum…
Güç ihtiras bencillik bağnazlık yarışında doğan çürüme ve çöküntü, bütün birlikte yaşamanın amaç değer kaygı aidiyet ve yükümlülüklerini yıkıp yok ederek ; veya hiç bir ortak yaşam sevinci bırakmayarak kesin kararına varılan ayrışmayı ayakta tutan kin nefret düşmanlaşma gözü dönmüşlüğünü ve senin benimciliğini ( kabus travma felaket uyuşmazlık anlaşmazlık kopuş çöküş kavga gürültü bunalım gerilim çürüme yozlaşma ayrışma ve çatışma ilişkisizlik birlikteliğini değişe dönüşe tüketmeye ) .. bağlar.
Ortak paydaşlıkları baskılanmış boğulmuş bunalmış aşağılanmış ve hiçe sayılmış sorunlu şiddetli gerilimli geçimsizliklerin hızlı tüketim ve sınırsız sömürü bağımlılığı tıkanıklıklarından planlı proğramlı kölelikten kaçışlarının doluştuğu yapay yapmacık ve gösterişli mekanlarda kabul onay ve beğeni odaklı duygularını okşayan tatmin olma züğürt tesellisidir
Burda az gidersin uz gidersin yaz gidersin güz gidersin peşine takılan önüne düşen ve uzayıp kısalan gölgelerin bile sana söylemez aklın ağırlığıyla aşkın bedeninin aynısını giyeni ve taşıyanı olmadıktan sonra kış bahar üçüncü bahar yedinci iklimin hiç bir farkı olmaksızın her dönemeçte ben bu zamana kadar buraya nasıl dayandım ve katlandım ve sadece akşamdan akşama hortumla bahçe suvarıp sahilde güneşi öbür tarafa savuşturup yollamanın ötesinde ve kısır döngüsüne kaybolarak herkesin hiç kimse olmadığını… akşamın yokuşu asma köprüler gemilerden boşalan rıhtımlar ve sokak lambaları dahi kimseye söylemez.
Tıklım tıklım kalabalıkların gün telaşesi değirmeninde ezip ufaladığı yalnızlık hücreleridir bu yüzden kimden gelirse gelsin katıksız onay takdir beğeni ve övgüler burdaki yoksulluğun yorgunluk nafakası ve esir alan tesellisidir.
Bu kurak çölleşme ise insanı kendi olmayan kamuflajlarda beğenilmeye ahmaklaştırarak dürtü bağımlılığını kandırma ve takıntılarının doyumu için tatmin olma tipini çılgın tüketim piyasası ihtiyacına göre özenle markalayıp modelliyor.
Çünkü özgün kişiliği kavramı anlamı değeri varlığı olmayanın aşk ve sevgi gibi yüklenip taşıyabilecekleri yaşam ortaklığı da yoktur. Saygın kişiliği olmayansa insanlığını kendine bile kabul ettiremediği huzursuz yetersiz eksik dışlanmış yoksun muhtaç aciz ezik çaresiz dengesiz zavallı ve açlık duygusuyla kamçılanarak yoksunluğunu tamamlayan değer kattığına inandığı doğallığını yitirmiş sanal sahte şatafatlı gösterişli değişme ve başkalaşma dürtülerinin proğramlanmış tasarımlılığın SIRADIŞI kulu kölesi olmaya eğilir ve yönelir .
Seçici olmak, özgür iradesi deneyimli katkısı birikimli donanımı etkin sorgulaması ve liyakatli becerisi olmaksızın ışıltılı şatafat sahteliğinde gösterişli yer kapmak için her yolu mübah sayan kamuflaj maskarasıyla ve sürü bağışıklığının akıntısına kapılmakla olup bitecek kişilikli ve saygınlığın adresi değildir.
Tam tersi aklın fikrin vicdanın emeğin yorup kazandığı değerlerle sakin dingin güvenli onurlu bilgili kültürlü sağlıklı huzurlu mutlu özgür topluma doğaya ve insanlığa duyarlı kendine özgün sevgi bağlamıyla özdeşleşen ve sorgulayarak erişilen çıkarım farklılığını ve farkındalığın gayretini gütmekle ilgilidir seçerek yaşama arzusu ve isteğinin temel dayanağı.
Karamsar kötümser çekimser yılgın bunak kuşkulu endişeli umudunu gayretini inancını ve yaşama sevincini terk etmiş bunalım ve kriz müptelası kişiliksizlikler sorunlara ilişkili ve güdümlü yaşarlar ve her ortadan kalkan tıkanıklığın giderilmesine asla anlayış meyil ilgi ve yakınlık göstermezler çünkü varlık sebepleri polemiklere çelişkilere derlere acılara azaplatıra gericiliklere hurafelere ve toplumsal eşitsizliklere bağlıdır.
Çünkü çare huzur umut ve ortak mutluluğa dair hiç bir gelişim olgunluk yeterlilik donanım deneyim güven kabul özgüven ve birikimleri yoktur. Bu yüzden de bütün günü olumsuzlukları üretip artıran çatışmaları gerilimleri nefretleri sapkınlıkları bunalımları bozgunları yıkımları kahırları şikayetleri bozulmaları gayretsiz tepkisiz yakınmakları körükler ve kovalarlar.
Her hakkını aratana sindirme şiddeti sallayıp zindanı boylatarak muhalifsizliği zorbalığı ve keyfiyeti dayatan; toplumsal damarları çürümüş, ilişki ağları tıkanmış, akla fikre edebiyata sanata kültüre vicdana ahlaka özgürlüğe mutluluğa sevgiye saygıya söze onura duyarlılığa eğitime spora sağlığa umuda güvene dağlığa gıdaya barınmaya beslenmeye bilince sorgulamaya yaşama hakkına ve insanlığa çöküp kayyım atayan yargı; sömürü çarkına hakim olanlarca can damarı tıkanmış sosyal kokuşmuşluğun korku ve baskıya dayalı toplu sindirme ve ayrıcalıklı seçkinler sultasını koruyan toplumsal suikast aracı olarak kullanılmakta.
Muhalifsiz seçimlerin ( muhalefetin de ne zaman nasıl işlevsizliğe şekillenmesi gerektiğini muktedir olanların belirlediği ) toplumu makaraya sarmanın dışında hiç bir anlam ifade etmediği sürekli irin iltihap ve sorun biriktiren bu hastalıklı topyekün alt üst oluş hali ise günün bitiminde kaçınılmaz bir şekilde yoğunlaşan zorbalık sultasını taşıyamayarak hayatta kalabilmenin düzen dışı radikal patlamalarına ve yıkıcı tepkilerine yol açar.
Çünkü kokuşmuş çürümüşlük bağımlılıkları güdümlü dürtülere odaklı açlık ve muhtaçlığı artırıp çoğaltırken, akıl vicdan kültür saygı sevgiyi paylaşan birlikte yaşama inancı ve kaygısı cesaret özgürlük merak araştırma sorgulama keşif deneyim ve beceri yüreklilik ve emek gerektirir.
Her şeye vardan yoktan gerekçe uydurup kulp takma bahaneler uydurma ve kendi varlığını kızağa çekme yahut cürümün gizli öznesi yapma sorumsuzluğuyla hep başkasına yıkma ve suçlama sabit kalıp refleksi bu kaypaklığın tipik karakteristik özelliğidir.
Tek düzelikte yorulmuş yıpranmışlıkların enkaz birikintisi vardır ve dümdüz hareketsiz ve kımıltısız oradaki kurak boşluk herseyi emer ve yutar. Ses seda eylem ve karşı eylem yaşam canlılığını doğuran etkinlikleri yaratır. Bu etkinliklerse sabit ve standart olmayan inişli yokuşluluğun sürükleyici etkin cazibesi ve hayati önemseki çeşitliliğe boyut kazandırıp yön veren eylemsel katılımcılıkla mümkündür.
Sınırsız ve doyumsuz güzelliklerin kaynağı doğadır. Doğa ise ruhuna aklına hayaline duygusuna düşüncedine fikrine özlemine özgürlüğüne arzusuna ve bedenine çelenk kelepçesi yahut duvarlaştıran ayrıştırma düzenekleri vurulamayacak insanla özdeştir.
Sınırsız sorumsuz edinme ve sahiplenme duygusu insanı önce kendine hapseder sonra da hapsolduğu düşkünlüğünün sadist hastalıklı sapkın bunak doyumsuz tatminsiz tamahkarlığıyla ilişip bulaştığı her şeyi bağımlılık dürtüsünü doyurmaya hapseder, durmaksızın çitler tel örgüler ve duvarlarla her yeri birbirinden ayırıp bölerek dünyayı tanınmayacak hale talan ve işgal ettiği yıkımlar ( sınırlar kafesler ve parsellerle) örer bozar ve donatır dağa taşa denize ve ormana.
Çok çeşitliliğin İlişkisi bağı kaynağı dengesi amacı nedeni düzeni yolu yordamı sonucu ve zaman akıntısı ırmağıdır hayat.
Bu yüzden de her ne kadar boyalı süslü akıl çelici yahut göz kamaştırıcı olursa olsun, zamanla bıkkınlık veren sahnesi sürekli aynı kof basmakalıplarda tekrarlara rutinleşmiş değişkenlikler tatiller dekorlar kostümler bile insanı kuşatıp hapseden boğulmuşluk hissi uyandırarak itici monoton donuk kuşatılmış bunaltıcı boğucu bezdirici yorucu ve can sıkıcı gelir.
İnsanın gerçek evi, aklının fikrinin yol ve yön gösterdiği arayışlar içinde geçen zaman zuhurdur sürecidir. Çünkü bu süreç içinde döner dolanır hayat. İnsan, ışığa yola dağa denize başka insanlara ve başka hayatlara böylece rastlar farkeder tanışır. Tercih veya reddetme becerisini burada kazanır.
Herkese benzeyen; ama bir ortak ilgisi bağı kaygısı sorumluluğu paylaşımı sevinci sanatı edebiyatı olmayan baskılandığı dayatılanı tüketmekle mahkum yoz kültür kokuşmuş çürümüşlüğünün hazır tüketicisi tezgahına düşmüş iradesiz tepkisiz ve liyakatsiz bağımlılıklarının kölesi bu kısır ve kurak döngü sarmalını kurgulayan arka plan düzenek sahipleri, okulları meydanları trafikleri şehirleri tatilleri çarşıları mekanları tesisleri vitrinleri binaları reklamları modaları salonları şekilleri tarzları imajları maskeleri magazinleri dekorları kostümleri ulaşım ve iletişim araçlarını yani hayatın bütün ağan dönen her şeyini avladıkları insanlığın başka seçeneği asla mümkün olmayan bu lüks savurganlık ve gösteriş kuşatılmışlık ağına göre örer kurar ve donatırlar.
Şikayet karamsarlık muğlaklık belirsizlik kuşku ve kötümserlik, hem yaşam biçimi hem de kimlik karakteri olanların sürekli ve durmaksızın değişikliğe muhtaç oldukları sebebiyle her gittikleri veya iliştikleri yer ve yapay nedende teselli olma muhtaçlığını doyurmaya dönük kendine yetişemediği kıskacın pahası eziyeti zahmeti ve yükü neye mal olursa olsun üşenmeden gösteriş bildirim ve paylaşımlarda bulunması içindir.
Faturasına yetişilmez hızlı sınırsız savurgan sürekli ihtiyaç ve bağımlılık artıran çılgın tüketim karmaşası tutsaklığında birbirini yoran üzen ezen ve zıtlaşarak yaşayan her türlü birlikteliği ayrılık ve kopuş tezgahına düşürüp hasmani çullanışlarla beraber fakat ortak sevince dair hiç bir anlam değer amaç gayret çaba emek yakınlık duygu düşünce sorumluluk ilgi aidiyet artırım harcamasında bulunmayı gereksizlik yükü olarak görerek korkunç bir yabancılaşma cinnetinde ayrı gayrı ve her türlü yakınlaşmayı herkesin diğerinden eksik ve geride kaldığı varsayımlı kendi takıntı sarmalında ötekini suç günah yasaklı kaçak fazlalık ve sürgün saydığı içler acısı kokuşmuş çürümüşlük izolasyonunda sonsuz bir cinnet ve zindan kuyusudur, artık idaresizliği idare bilen piyasa kölesi kuru kalabalıkların gezi turları tatil furyaları değişkenlik dekorları imrendirme kostümleri kışkırtma alışkanlıkları ve herkesin gittiği yeri görmeye can atan ve gitmediğini sandığı yerden kendine özel erişimsiz ve değerlilik gösterişleri silkeleyip savurduğu yapay ve yapmacık sanal dünya kozmopolitiği.
Haset fesat kin nefret kayıtsızlık karamsarlık çekememezlik görgüsüzlük böbürlenme şatafat nispet yarış üste çıkma ve herkesin erişimsiz gözdesi olma gibi yoz ve popüler kültürün bütün virüslerinin taşıyıcısı kuklası olarak kendi özgün kişiliğine ait hiç bir özgür iradesi aklı fikri birikimi tepkisi duyarlılığı olmayan sürekli çeşitlilik ve farklılık yaratma bağımlılıklarını doyurup tatmin olma ihtiyacı kendi seçimlerinin bir tercihi değil, herkesin gösterişte ve görgüsüzlükte birbirinden geri kalmama dürtüsünü ve düzenek kurgusunu körükleyerek idare ve sevk edenlerin çılgın tüketim muhtaçlığını dayatan hükümranlığın soygun sömürü çarkından beslenen ayrıcalık sınıf zümre ve imtiyaz sahipleridir.
Seyfi Karaca… Temmuz/26
…
YORUMSUZ KARiKATÜRÜZE 2 ( veya alayina siir derken )
…
Bir kişiden, yani tek başına kendimizden yola çıkışlı ikinci kişi dahi olsa, sözel yazınsal veya görsel her sunum, yüklendiği içeriğiyle ve iletişimiyle topluma ulaşmayı hedefleyen SOSYAL PAYLAŞIM karakterindedir. Yani paylaşılan içerik, iletişim topluma ulaşma ve etkileme gibi asal amacı vardır. Durum böyle olunca da değerler ve dolaşımın breyi olan her kişi, paylaşımdan etkilendiği oranda açık yorumlu eleştirel bakış inceleme sorgulama hakkına sahiptir. Paylaşımı sunansa burası bana özel yek başına buyruk şahsi malım yaklaşımlı kayıtsızlık lüksüne sahip değildir, içerik bağlamında yapıcı veya yıkıcı kime ne taşıyıp ilettiği kadar sorumluluğu yüzleşmesi ve bağlılığı vardır. Niye mi…?
Çünkü ağzından dumanlı zehirler toksinler kirler salgınlar ve bulaşlar tüküren veya üfürenlerin ortak yaşam alanlarına verdiği zarar, yıkımları yerleşik düzen hal aldıktan sonra farkedildi ve ölümcül etkisinin farkına varıldı. Toplum yaşantımızda sosyolojik yapılanmayı , ortak değer kültür ve kimlik bilincini, huzurlu güvenli ve sağlıklı iletişim paylaşım döngüsünü aynı etkinlikte yapıcı veya yıkıcı etkisi vardır kültür sanat edebiyat külliyatlı yazı görsel veya konuşma dilimizin.
Alışkanlık davranış duruş inanış ve bağımlılık nöronlarını bilinç altı çalışması nitelikli dolgu ve yerleştirme operasyonculuğunun aksam parçacığı olan ‘ herkesin doğrusu kendine’ formatındaki sergi paylaşım veya sunumun, hiç bir ortak itibar ve duyarlılığı olmayan ama herkesi kendi bildiğine çevrimlediği ve ayrı gayrılığını dayattığı müstakil yolu, özel talep ve istekleri, trafiği, kuralsızlığı, başına buyrukluğu, duruma göre değişen hükmü, yaptırımı, inancı, sorumsuzluğu, ve yanlışı doğru bilen ve yaşayan sınırsız serbestliği vardır.
Ayni gönül bagliligin varligindan sonsuz sevincleri sevgileri coskulari hasretleri ve bereketi bitmeyen siginagi saglam mutluluklari kucaklayip sevisen ASK kiblesindeyiz sevgilim sultanim. Seni bana, bizi bize verene bin sükür. Kucaklayip öpüyorum simsicacik her bir zerrelerinden.
Bu sebepten;
Koltuk numarası bileti kesilmişliğe kenar köşe edilip oturtulmuş, durmaksızın sabit konumluluğun biçimsel eksik gedik kusur kambur çukur veya fazlalıklarını dikizleyen aklı fikriyle, baktığı gördüğü duyduğu yahut okuduğu her ne ise sadece ordaki varlığı samimiyetsiz hazır kalıplılığın peşin övgüye dayalı döşeli suskunluk seyircisi olmaya veya yüksek gürültülü tezahürat fanatiği modeline kalıplaşmışlık, paylaşım değeri sıfır olan standart kokuşmuş ve çürümüşlüğü doğurur üretir. Çünkü paylaşmanın saygın ve sağlıklı verisi veya göstergesi, yorulan emeği sunanla emeğe taşıdığı içerik ve amaç paydasında tanıklık eden yahut faydalanan arasındaki eleştiren sorgulayan tartışan irdeleyen katılan karşı çıkan öven veya yeren karşılıklı iletişim samimiyetidir ortak paylaşımın adı ve adresi .
Etki tepkiyi doğurur bakın bu da kesinliği olan sosyolojik olgudur. Her gün birbirini etkileyen birbirini kapsayan birbirini kuşatan birbirini özgür iradesi olmamaya hapseden ve birbirinden etkilenen kurguların soyut hücre rahminde aynı acı kahır korku lanet acımasızlık veryansın figan bağımlılık muhtaçlık terkedilmişlik zavallılık eziklik acizlik yalvar yakar kör kötürüm ve çilekeşlik feryatları çığnayıp tepişen depodan , saygın edebiyat ve toplum asla doğmaz maalesef ve ürettiği sorunların hali diliyle boğuşarak onurlu değerlilikten uzak kronikleşmiş şiddetli geçimsizliğin karabasan tekrarlarla yaşar sosyal yıkım ve toplumsal sür savrum.
Topluma dönük yazdığı kurduğu resmettiği tasarımladığı veya ilişkilendiği halde, ‘ ben ettim yaptım herkesin en güzeli oldum toplum ‘ bağlantısızlığının nüveleri olan kendi kuraklığını karanlığını kederkeşliğini ezikliğini sevgisizliğini düşkünlüğünü umutsuzluğunu fanatikliğini dengesiz tutarsızlığını bağımlılığını kimliksizliğini zavallılık ve muhtaçlığını öne çıkarma sebebiyle, dışarda kalan kayıtsızlığın toptancı ve piyasacı anlayış deposunda üretilen her yanılgı ve yanlış, sindirdikçe toplum katında yayılarak kanıksanır alışılır özümsenir alışkanlık yapar sağlıklı ve saygın olan her şeyin yıkıntı boşluğuna konuşma ve yaşama biçiminde dolaşım ürünü olarak bireyselcilik ve bencillik köpürtmekten başkaca tanıyıp bilmemeye kurumsallaşır.
Bütün sosyal damarları çürümüş kopmuş, kıran kırana yılgınlığı yozlaşmayı tükenişi görgüsüzlüğü ve gericiliği işleyip köpürten ve kışkırtan bu asosyal travma, her şartta şahsına özel konforlu seçkinliğe kendinden başka hiç bir ortak paydaşlığı olmayan çıkarcılığın da algı sağlayıcı kaynağı ve kültür erozyonculuğunun temel yakıt malzemecisidir.
Herkes her gün kullandığı kelimeleri ve dili kendi keşfedip kendi kendi e öğretmediğine göre, tüm iletişim bağımızı donatan kaynak toplumdan gelenlerimizdir. Sınırsız zenginliği ve çeşitliliği olan Burada hangi duygu yahut düşünceyi nasıl harmanlayacağımız değil , somut gerçekliği olmayan şekilci yüzeysel sahteliklere ve sadece kahır keder boğan aşırılıklara kabızlaşmaya karşı gösterilmesi gereken duyarlılıktır esas olan. Çünkü bu ölü döngülü çukurda yıkımların ve felaketlerin müptela müşterisi olarak ne dil ne bilimsellik ne hayat ne kültür ne adil ve ortak değerler bütünlüğü ne insan ne toplum asla yaşama şansına sahip değildir.
Ve ayrıca sadece soyut duygusal çeşitliliği çok çalkantılardan ibaret olmayan insan ve toplum kaynaklı güzel sanatların; elbetteki edebiyat - şiirin de dayanıp güvendiği somut aklı fikri mantığı vicdanı özgürlüğü bilgisi deneyimi birikimi gözlemi ve kalbi vardır. Kabız ve kurak yapay taklitçilikte veya tek damarlı aşırılıklarda özgürlüğün aklın fikrin ve güzel sanatların kalbi dayanamaz çatlar ölür.
Bu kör kütükten dolaşım ağı, cafcaflı poşet torbasına doluşmuş bireysel bencilliğin her adaletsiz eşitliksiz dayatma ve keyfiyetini haklı gerekli makul masum ve yerli yerinde gören kabullenmeyi ve sosyal salaklaşmayı aşılar ve örgütler.
Çünkü nasıl ne gibi emeklerden ve hangi hasattan yediğimiz içtiğimiz bedensel yapı taşlarımızı örüp donattığı veya öldürdüğü gibi, hangi kelime ve cümlelerle hayatımızı kurduğumuzsa hem bireysel benliğimizi hem de ortak toplumsal kimliğimizi yaşatır veya öldürür.
O yüzden de sadece sosyal ortamlarda değil, hayatın her alanında sunulan her paylaşım, tıpkı yapılan yorumlar gibi kişiye veya keyfiyete özel değil toplumun sağlık huzur eğitim vicdan adalet onur özgürlük özgüven aidiyet ve liyakat ekseninde iletişim kalitesini ve reflekslerini ne denli bozduğu veya değer artırdığıyla, yani kişi özelinden ayrı, toplumun sosyal yapısını ve yaşantısını etkilediğiyle ilgili alakalıdır.
Ve toplumda ara bozgun ve yara açıklığı kapanmayan ( inanç bitmiş güven bitmiş samimiyet bitmiş yakınlık bitmiş söz bitmiş sohbet bitmiş vicdan bitmiş saygı bitmiş liyakat bitmiş hukuk bitmiş hak bitmiş sevgi bitmiş onur bitmiş ilgi bitmiş ilişki bitmiş …) o bitmiş bu bitmiş tükenmişlikleriyle ortak yaşam değerlerimiz yanıp kavrulurken, kendi gölgesini büyüterek durmaksızın her şeyi daha da aciz yılgın kaçak çarpık çilekeş karamsarlık ve kötümserliklerle boyayıp bezeyen karabasanlığın sancı sızı vaazleri veren sinema sanat resim edebiyat ve şiir lakırdısı , her yozlaşma katkısını herkese göre makul mübah gören piyasa anlayışıyla insanlık adına zıkkım yutkunup can çekişiyor demektir paylaşılan her sergi ve sunum.
Toplumun iliğine kadar özünü sözünü ertip tüketmeye ‘ bütün dünya hayatınızı bırakın beni duyun, bana bakın perişanımı görün, alemler zavallısı sefilliğime acıyın……’ gibileri kronik söylemlerin hammaddesi kılan döngü, beylik tabirle de duygu sömürüsünün yaygın istismar ayağını proğramına yüklediği aydın ilerici çağdaş milli muhafazakar görünüşlü ve cümlesi yalnızlaşmış kalabalıkları hep beraberce aynı kafesten evrimleşip çark döner.…
Bu yozlaşmışlık hariçlik hiçlik ve tükenmişlik çarkında kimse eğer ucu kendine dokunursa kendi çıkarından başkasını zerre miktarda samimi yaklaşımlarla düşünmüyor. Ve acıyı ezilmişliği kahrı gözyaşını hiç elden dilden düşürmeyerek, milli ve yerli görünüşü ilerici aydınmış gibi bağımlı yaşıyor.
Sosyal iletişim ilişkilerine etkin kaynaklık eden sinema da medya da şiir de edebiyat da etkileyen arızaları sorgulamadığı sürekli yapaylığa ve kangrenler arızasına sabitliliğin toplumu kodlayan ve mayalayan algı ve alışkanlık ilgisizi yatay geçişle, ekonomide sosyolojide siyasette eğitimde inançta dilde kültürde, kısacası hayatın hiç bir yerindeki olumsuzlukları sorgulamıyor ve olup biten bütün kahır - karabasan arızalı yozlaşma kokuşma ve kötülükleri her şeyin gerçeği kendine göreceliğin anlayış ve yaklaşımıyla kabullenip, çürüme bağımlısı herkes yıkım sarmalını tükettikçe daha çok sorun üretiyor, üretip tükettikçe daha çok cehalet kargaşa ilkellik bela zorbalık şiddet eğitimsizlik ayrılık
duyarsızlık mutsuzluk istikrarsızlık haksızlık zorbalık hukuksuzluk itaatsizlik iletişimsizlik yılgınlık tükenmişlik gerilim ve geçimsizlik gibi sorunlar yığınağını tükeniyor..
Etkilendiği, ama sorgulamadığı yozlaşmanın tetikleyen temel sebeplerini ve doğurduğu sonuçlarını birbirleriyle ilişkilendirmekten yoksun kayıtsızlık, algıya yuvalanan yazının sözün ve görselin sirayet ettiği yoğunlukta kişiye kabulünü ve kalıcılığı sağlar.
Bireyi değerli kılan toplumla eşdeğerlilik itibarı, sosyal her alanda kalite huzur refah sağlık eğitim barınma kültür ekonomik güvenlik gelişmişlik ve standart çağdaşlık seviyesidir. Tüm bunları sağlayan şey de seviyeyi aşağılara düşürücü yozlaşmaya keyfiyete haksızlığa ve liyakatsizliğe karşı özgür bakış açısı ve ve sorgulayıcı tepkisel duruş veya eleştirel duyarlılık hassasiyetidir.
Sonra da hiç olumlayan müjdesi olmamaya güdümlü bağımlılıkta acıya gebe, çaresizliğe tutsak, saygı sevgisizliğe ören viran, yıkımlar ilgisizliğine dönüp ağlıyoruz, yanıp ağlıyoruz, felakete ağlıyoruz, sefalete ağlıyoruz, vara ağlıyoruz, yoğa ağlıyoruz ve sonuçta her acı sarmalından muhtaçlık kanatarak aglamak , cehaleti felaketi ve ölümü karakterleşmiş kimliğimize özdeşlikte kutsayarak yaşıyoruz.
Soyut olan bütün öz çıkarımların somut gerçeklikle ilgisi sebebi kökeni aidiyetliliği ve bağı vardır. Aynı ilişki ve kaynak bağıyla ruh ve duygusal yapımızın ilişkilendiği bedensel varlığımızla kopmaz ayrışmaz bütünlüğü vardır. Toplum birey ilişkisinde de bireylerin sağlık barınma beslenme korunma adalet eğitim istihdam iletişim gibi sayısız ve hayati ihtiyaç gereksinimlerinin ayrışmaz kopmaz bağlayan bütünlükte dengesini kaynağını düzenlemedini kanununu ve karşılığını toplum gerçekliği vardır.
Toplumsal dokuyu korumayı dikte etmek adına kişi özgürlük ve hakklarını kodlamak veya sansürlemek nasıl ki bireyi olmayan yığınlarca baskılanmış iradesiz ve ifadesiz kalabalıkları doğuracağı gibi, her kişinin doğrusu kendine göre haklılık yaklaşımı da herkesin kendine göre toplumu baskılayan kanunu dayatması yaptırımı uyumsuzluğu keyfiyeti olan itaatsiz sorumsuzluğu doğurur ve sosyal bütünlüğün sanat siyaset eğitim ulaşım inanç iletişim gibi soyut çıkarımlar bağlanında bireyin yaşam göstergesi, toplumsal dokuyla özseşletiği gelir dağılımı eşitsizliğini sıradanlaştıran ‘ kıskanma, çalış senin de olsun ‘ sözde kişi özgürlüğünü her şartta yücelten bilinç ve algı dolgulamasıyla adaletsizlik yolsuzluk talan vurgun soygun haramiliği normal masum sıradan sayılır. Tam bu can alıcı noktada hayata lanet kahır matem keder acı salaklaşma karabasan soğukluk uzaklık samimiyetsizli küskünlük kin nefret korku kutuplaşma bağnazlık ve bireysel bencillik saplantıları yükleyen yoz kültür külliyatı, tatlı kafa yapıcıları olarak piyasa beklentisini karşılamada magazin işlevi ve işlemi görmekte .
Kiminki kimden daha baskınsa, herkesin doğrusunun kendine göre olduğu bireysel, otokratik ve anarşik hiyerarşide, birbirine kuşkulu güvensiz saygısız sevgisiz kayıtsız acımasız kaçak kuşkulu fırsatçı yitik ezen soyan kendinden başka kimseye yakınlığı ve samimiyeti olmayan sınırsız doyumsuzluğun menfaat kotarma ve kollama ilişkisinde , günden güne saygın bütünlüğü birbirinden ayrışmaz ve aydın çağdaş sorumlu nitelikli kültür sanat siyaset edebiyat ilim bilimlere ilgi eksilip azalarak kara cehaleti kutsayan bencillik başı buyrukluğunu ve çıkarcılığını toplum üstü tutan gösteriş zorbalık karanlık korku kayıtsızlık keşmekeşlik ve özenti furyasında kimsenin kimseyi ilgilendirmediği ve yanlışını sorgulamaya aklının fikrinin liyakatinin duygususunun düşüncedinin ve cesaretinin yetmediği dizi replikleriyle oyun kovalaşan ortak değerlerimizin tümü yok derecesinde kokuşmuş bozulmuş ve talan edilmiş durumda.
Her zaman gözlemleyerek çıkaramladığım bildiğim inandığım sebepler in doğurduğu sonuçlar bağlamında demişimdir , bana göre aklın fikrin gözettiği duygusal örgülerle yorulan ilim bilim sanat edebiyat ve şiirin şahsa ve kişilere özel mülkiyet sahibi hanım ağası ve feriştah babası kılıflı patron tanrısı yoktur diye. Toplumundan aldığı beslendiği yaşamsal kaynaklarla kendini geliştirerek toplumunun derdi kaygısı umudu coşkusu ve sevinciyle ortak yüreklilik gösteren herkes, sosyal hayatı üretip donatan bağlamında duyarlı ve sorumlu kaldıkça birbirinden değerli liyakat ehli; ve sözün yazının da kültür sanat ustasıdır.
Sadece yuhalamak veya şakşaklamak için toplanmış trübünleşmelerde beraberliği bile yenişmek üzere kurulu oyununun fanatikliği kışkırtarak kendi tarafının kurak kanun umursamadan kendi tarafının kazanmasına kilitlenen; ve her koşulda kendini acındıran haklı çıkarıcı mağduriyet arabeskliği bağırıp çağıran insan travmasına dönüşür söz ve sanat
Israrla anlamayanlar veya ilke de anlamazlık numarasına yatanlar için bir daha tekrarla vurgulayıp belirtmek isterim ki…
Kimin hangi başlıkta hangi biçimsellikle nasıl ne yoğunlukta niceyi yazma özgürlüğü ve seçimi değil, sonuç olarak toplumun hiç bir saygın değere itibar ve ihtiyaç duymadığı bu günlerin kokuşma bataklığına düşmüş olmasındaki kökleşmiş kanıksanmış YOZ KÜLTÜRCÜLÜĞÜN ayarsız düzensiz insan tipini fcırmatlayıp, değersizlik zavallılık hiçlik duyarsızlık karamsarlık çaresizlik perişanlık berduşluk lümpenlik boş vermişlik acizlik pörsüklük yenilmişlik kaybolmuşluk yokluk zorbalık kabadayılık şiddetperverlik çarpıklık kederkeşlik bağımlılık karanlık cahillik ve sorun üretmeye sınırsız karabasan külliyatı aşılayan çorak içerikler arızasıyla ilgilidir ortaya dökülüp saçılan paylaşılmışlıklara dönük sorgulama ve eleştiri hakkım. Dereye dağa ormana denize meydana sokağa … kısacası konuşlandığınız odak sizin özeliniz bile olsa, ortak hayatımıza yığıp yostuğunuz her atık kir zehir keyfiyet sorumsuzluk eziklik karanlık ve çöplük, kişiye göreceliği olmayan herkesi etkiler sorumlu kılar bağlar sorgulatır ve ilgilendirir. Bu yazıyı da şiirde edebiyatta dilde kültürde iletişimde ve sanatta artık hiç kimseye hiç bir şey konuşmayan dozajdan bilinç ve algı dağarcığımızı besleyerek ola gelen ve gelmekte olmayı sürdüren şiddete meyilli, kavga nizah ve gerilimlere her an hazır, ayrılıkların ve mutsuzlukların müptela düşkünü topyekün davranış bozuklukların köklü arıza sağlayıcılığına ilişkin duyarlılıkla, birincisinin ikinci ilave sayfasını yordum irdeledim ve yazdım.
Yani..
İkinci sayfa yaprağını yazdığım bu konu başlığı altında hiç kimsenin yazma okuma veya paylaşma şevkini kırmak üzmek ezmek yönetmek yönlendirmek veya incitmek gibi bir niyetin ardını kovalamaya değil, ama ille de üzülecek incinecek diye de her kim olursa olsun,rast geldiğim paylaşımlara samimiyet ve dürüstlük katılımcılığımı esirgemeyerek çok yönlü bakışın özgür iradeli aklı fikri duyarlılığı ve yüreğiyle şiir bağlamında arızalı insan ve toplum dolgulayan kültür - sanat şekilciliğini irdeleyip yormalarımı dillendirip ortaya koymayı esas almıştır. Yine de her bir magazin - medya kuşatmasının boğduğu işi gücü bırakıp şiir gönüllülüğüne emek zahmet ve zaman yoranlara selam Saygıyla.
Seyfi Karaca… Ağustos/26
..
YORUMSUZ KARiKATÜRÜZE ( veya Alayina Siir derken )
….
‘ Yazdığım yapıştırdığıma alkışlamayan hiç kimseyi yanaştırmam elletmem herkese göre her an değişebilen sanatın şiirin sözün ve duygunun mutlak ve köşeli KESİNLİĞi yoktur ‘ diyen zanneden ve fena yanıldığıyla kronik karabasan fosilleşmelerine arızalı laf kalabalığı bağlayan ve hiç yüzleşemediği kendisiyle arası açık züğürt avuntu, kendini aşkışlayanlardan sonra zulayı kilidi duvarı ve kapıyı yakın bakışlı her irdeleyiciliğin samimi yorumuna tıkayıp kapatmalı .Niye mi…?
Çünkü üçüncüsü olmayan iki şıktan biri varsa diğeri kesin değildir. Doğruysa yanlış olmayan KESİNDİR. Konuşma dilinin dahli olan şiirin de aklı mantığı duyarlılığı kararlılığı belleği bilinci onuru emeği vicdanı aklı fikri cesareti şekilsel olarak susmanın kostümü giydirilmemişse mutlaka ve kesin olmalıdır . Değilse şurdan burdan savrulmalara talip taşınır poşettir.
Çünkü tıpkı yüklemini bulduktan sonra cümlenin diğer sağlayıcı ögelerini tanımak bilmek ve tanımlamak için sorular sorarak irdeleyici çözümlemeler yapar gibi yorumlanması gereken her şiir yahut sanatsal sunum, taşıdığı her saygın işlek ve sağlıklı yaşam örgüsünün dengeleyen düzenleyen neden ve niçin sebebi, bağdaşlığın içeriğini özünü ve tutarlılığını yitirmeksizin götürdüğü yere vardıran vardıran anlamı, niyeti, gerekçesi, duyurusu, iletisi, seyri, gelişimi, azmi, emeği, kararlılığı, ilgisi, mantığı, derdi, odaklanmadı, dermanı, duygusu, dolaşımı, işlevi, kararlılığı, düşüncesi, sorumluluğu, iradesi, özgünlüğü, özgürlüğü ve KESİN çıkarımı vardır.
Ankara, anlamı ifadesiyle içeriği değişmez değerden Türkiye’ nin başkentidir, iki, bir artı birin toplamıdır ve kesindir. Yokluk örseler üzer, hayati ihtiyaç duyulan varlık sevindirir hiç tartışma götürmez ve kesindir. Ölçülerini mühendislik harikasından alan her bilimsel akıl fikir çizim tasarım ve sonuç elle tutulur gözle görülür netlikte somuttur ve kesindir. Hiç bir ahlaki hukuki kültürel ve toplumsal değer gözetmeksizin, acınaklı kahır bela kin ihmal karamsarlık hırs görgüsüzlük korku sitem karanlık bağnazlık doyumsuzluk kuralsızlık başıbozukluk ve çilekeşliğe odaklı güne başlayan her kabusla günü felakete bitireceği KESİNDİR. Yazılışını gerektiren tüm sebepleriyle yükü niyeti aklı mantığı vicdanı cesareti emeği özgürlüğü liyakati dirayeti kararlılığı inancı yolu yordamı değeri ifadesi dengesi birikimi gözlemi sorgulaması bilinci olan ve kesinlikle toplum sorumluluğu gütme kaidesine kurulu Şiir’ de bunun dışında ve insandan hariç değildir.
Çünkü insanların diline pelesenk ettikleri konuşma dili ve kelimeleriyle karakterize olan kötüye ve iyiye dair ayırdımlı kişilik veya kişiliksizlikler şekillenir. Kişilerin tükettiği dil söz sohbet algı ve alışkanlıklara göreyse toplumlar ya yapılır veya yoz kültür hücre kozasında kokuşmuş çürümüşlüklere dolaşır bağlanır ve yıkılır.
Yani şiirin toplumsal sorumluluk diye, kişinin özel hallisinasyon ve şizofrenik kuruntusuna kalmayan sorumlulukları vardır.
Barınma, beslenme, güvenlik, sağlık, huzur, denge, düzen, mutluluk, kendini var etme, üretme, adil paylaşma, sosyalleşme ve kültür sanat iletişiminde bulunma gibi asla vazgeçilmezliği KESİN gerekliliği ihtiyacı ve yerine getirilme zorunluluğu vardır ortak hayatımızın.
Siyasi ve sosyal alanda toplumun tüm ortak fayda eksenli otorite iradesini temsilen yasama yargı ve yürütme eliyle herkes adına ve ayrımsız imtiyazsız herkes için yapılması gereken düzenlemeler kanunlar bildirimler yaptırımlar yönetmelikler ve kurallar yoluyla sosyal hayatın sorunsuz işleyişi karşılığını bulurken, yazılı kanunları olmayan , ama yazılı kanunlardan bile toplumsal yaşamı kuran veya bozan gelenek görenek anane usül inanç kültür sanat ve edebiyatsa ortak hayatın dolaşım ağını ören ve etkileyen yapı taşlarıdır.
Bu yüzden sosyal hayatın en odak yerinde duran bireylerin nelerden nasıl etkilenerek kişilik karakterini örenlerin en başında gelen kültür sanat YÖNLENDİRMELERİ, sayesinde değerlere kanunlara ve kurallara inanarak veya hiç inanmayarak yaşamaya yönelik tercihte bulunacağının bilinç altı duruş davranış ve alışkanlık kodlarını işler dokur.
Yani toplumun sosyal siyasal ekonomik örgüsünü yapılandıran bireyler, bilinç altına yerleştirilen Kültür - Sanat dolgularıyla algı yönetimi başlığı altında kişiliğini oluştururken veya kişiliksizlikleri dayatılırken hayatlarını düzenlemede yaptıkları tercih etkilendikleri dolaşım ağının sunum paylaşım ve tüketim yoğunluğuyla ilişkilidir .
Bu bakımdan insanların algılarını kimliklerini duruşlarını hayata nerden nasıl bakışlarını davranış eğilimlerini akıl fikir alışkanlıklarını seçimlerini ve toplamda kişilik karakterlerini yapan bozan yıkan ve belirleyen her somut veri gibi duygusal çağrışım ve etkileşimler de bireylerin yapısını donatan temel taşlar ve sosyalleşmenin hammaddeleridir.
Bu yönüyle iç içe geçmiş sınırları olmayan bütünlükte her şiir bir müzik, her roman bir sinema, her resim bir yaşam galerisidir. O bakımdan da kişinin ‘ kesin doğru yoktur, herkesin doğrusu kendisine keyfine’ gibi kanunsuz toplumsuzluğun neo liberal süper marketine uygun kulluk kölelik bireyselciliğini tasarımlayan intihar güdüm toplumculuğuna kalmaksızın her yapılan sanat, her edebiyat ve şiir ‘ in taşıyıcı yüklemi emektarı öznesi olmak şartıyla yaşamın umudunu inancını duyarlılığını katılımcılığını kederini acısını endişesini sorununu inancını güvencini ortak sevincini adaletini kanununu kuralını ve hayat kavgasını değişen dönüşen koşullara göre hep aynı liyakatlilik üzerinde gören duyan bilen farkeden uyaran ve katkı sunan:
Sorumluluk bilinci, somut dayanağı, samimi gerçekliği, özgür iradesi, özgüven birikimi, ve hiç bir etnik- mezhepsel militan fanatikliğin kişiyi nitelikli kapı kulluğuna zindanlayan karanlıklarına tabutlaşmadan sorgulayan ve gözlemleyebilen güdümsüz bağımsız aklı fikri ve vicdanı, umudu barışı sevgiyi yaşatıp yeşerten aktif etkinliği , emanet ve ödünç USTA malı kullanıcısı zavallılığından kendini arındırmış ve geliştirmiş aydın bakış görüşü, kimsenin doğma koruyucusu ve kuyrukçusu olmaksızın insanı dünyayı günü gündemi anlayıp çözümleyebilen onuru cesareti ve öz birikimi olması ve daha nice sayısız ilgisi aidiyetliliği olması KESİN ve gereklidir. Yoksa kendini ölü doğumlu bulduğu yapılmışların laçka ve moloz tekrarı mezarlık kumarcısıdır insan yoran ve insandan insan doğuran şiir sanat inanç ve edebiyat.
Ordan da hiç bir ortak yaşam nizam düzen değer kanun kural inanç itibar saygı sevgi önceliği uyumluluğu bağlılığı ilgisi ve riayeti olmayan herkesin kendi cinnetini dayatma intiharcılığının dönüp dolaştığı yıkım yağma çürüme ve çöküşlere ÖZELLEŞİR insanlık binası popüler kültür harabesine dönüşmüş olan birey aile ve toplum.
Açık bir mezarlık töreni gibi, öğretilmişlerin sürekli karabasan tabutunda küflenmiş yozlaşmış ve başkalaşmış yabancı gövdeler birleşimli ağlak matemin kuşkulu korkulu kaygılı güvensiz mutsuz tutarsız fitne fesat kavga gerilim karanlık ve nizah bağımlısı ölü tortusunu hiç kimseye kaptırmamak için içine gömüldüğü uç dengesine ulaşılmaz eleştirilemez ve sorgulanamaz kendi üstüne kapanmışlıkta her türlü tenkitsel yoruma yasak ve kapalı; şakşaklanmaktan başkaya tahammülü kabulü yokların ‘ buraların en iyisi benim ‘ iç güdüsüyle soyut şekilcilikten ve baydıran imge kurmacası bulaşığından öte gitmeyen terbiyesi verilmiş usta bildiği özenti doğmalarının dışında özgün hiç bir bildirinimi duyumu tanıklığı bakışı duygusu düşüncesi ve ortak paylaşımı olmayan şiir marangozculuğu kundaklanıyor çoğunlukla.
Güç ihtiras bencillik bağnazlık yarışında doğan çürüme ve çöküntü, bütün birlikte yaşamanın amaç değer kaygı aidiyet ve yükümlülüklerini yıkıp yok ederek ; veya hiç bir ortak yaşam sevinci bırakmayarak kesin kararına varılan ayrışmayı ayakta tutan kin nefret düşmanlaşma gözü dönmüşlüğünü ve senin benimciliğini ( kabus travma felaket uyuşmazlık anlaşmazlık kopuş çöküş kavga gürültü bunalım gerilim çürüme yozlaşma ayrışma ve çatışma ilişkisizlik birlikteliğini değişe dönüşe tüketmeye ) .. bağlar.
“Valla iyilik senden ne haber ‘ yüzeyselliği samimiyeti sohbeti derinliği olmayan baştan savmadır. Hani eğer öylesine sayılacaksa ölü laf sıvayıp söndürmenin ayaküstü hadi bana eyvallah cinsinden soyut, kifayetsiz, ondan bundan veya oradan buradan yolup döküntü ve söküntü çeşitliliğini karışımlayan söz yazı makale tasarım resim şiir roman ve edebiyat.
Akıl mantık fikir cesaret yürütmesinden çot ve çorak, saçma sapanlığın, ille de anlayış kabul takdir onay ve birincilik gözdesi olmayı bekleyen; hep kenardan konuşmalı ; imalı dolaylı hiç kimseye somut yüreklilikte hiç bir şey anlatıp ifade etmeyen takıntı kuruntu ve ön çalışmalı imrendiğini tırtıklayan külüstür tekrarlarını şiir çerçeveli boşlukta provalayıp deneyerek görünürlük duvarına asan takıntı, asla eleştirel bakışlı yorumlarda kendisiyle yüzleşmeye katlanamıyor, alınganlık ve sinir yapıp saldırganlık tepkileri veriyor.
Kısa bir nottur:
Laf süsleyip kifayetsiz cümleler giydirirken fiyakalı vitrinden görünme imgelerine ve biçimselliğine sığınıp saklanmayı şiir diye sustu Cumhuriyet öncesi külliyatın burjuva sosyetik bohemyası olarak tekrarı vitrine koyan Birinci ve İkinci Yeni. O gündür onlar her ne yaptı boyadı bozduysa sonradan ve ardından onlara özenen şimdiki nesil hep bu dar kör karanlık pist platform salon ve ofis donanımıyla stüdyo ışıltılı kıskaçta debelenip durdu dondu söndü ve anlamsız ağıtlaşma ve soyutlaşmaların iler tutarsızlığına dolanıp durmaktadır hala. Ve bu kurak künyeli hal vaziyet, kabadayı dizilerinin gölgesine bile rest çeken kokuşmuş çürümüşlüklerle aynı muhtaç düşkün insan viraneliğini ördü donattı.
Zaten Cumhuriyet Öncesi saray ve salon vari Türk Şiiri’ nin (Divan - Tanzimat hepsi dahil ) doğal gerçeklikte nefes alıp yaşayan özgün hikayesi yoktu ve tembihli siparişleri doyurmak ve göze girmek üzere okunup yazılmıştı. Cumhuriyete geçiş ve gelişim yıllarında her defasında dönüp dolaşıp hepi topu dört beş şiirde odaklanıp omurgasını buluyor antolojik arayış. Ahmet Haşim’ in Merdivenler’ i,Beyatlı’ nın Rindleri ve Sessiz Gemisi, Faruk Nafiz Çamlıbel’ in Çoban Çeşmesi ve Han Duvarlar’ ı, Cahit Sıtkı Tarancı’ nın Yaş Otuzbeş ‘ i, neredeyse her boğum düğüm tıkanmışlık noktasında türü ne olursa olsun sınırsız duygu çeşitliliğini işleyişleriyle taze arayış ilgi ve sorgulama meraklısına pusula ivmeleri kazandırmakta .
Onun dışında Türk toplumu Halk Edebiyatını ( tekke , aşık ) omuzlayan yüreklenen ve yüklenenlerle beraber sosyal kimliğini ören kültür özgün özgür diri ve somut cevher toprağında hem yaşadı hem de bütün değer zenginliklerinden doydu beslendi kandı; yol ilim çare sığınak belledi ve geçmişi geleceğe kurup bağlayan hayata tutundu.
Genelde varolana karşı tepki tenkit ayrı ve protesto karşıtlısı olarak ortaya çıkan kültür sanat grupları ve AKIMLAR , savda fikirde tasarımda estetikte mimaride sinemada resimde olduğu gibi en başta bilinen belirgini olarak edebiyatta ve edebiyatın alt kolu olan şiirde de başlangıçta sıradanlığa yenilik ve tazelik kazandırmış gibi yaygınlık ve etkinlik gösterip tutunmaya çalışmış olsa da git gide hiç bir özgün karakteri olmayan laçkalaşma benzeşme ve sıradanlaşmalarla eski karşıt olduğunun akıbetine uğrayarak ya kendi kendini imha etmiş, ya topluma ulaşmadan ölü doğmuş veya diğer bir başka akım- grup tarafından sürdürülebilirliğine son verilmiş.
Çünkü insanlığı taşıyıcı tüm ortak değerler bağlamında özgür iradesi ve benlik kişiliği olmayan her ŞABLONCU duygu düşünce eylem veya söylem, dayatılanın tüketici kulu kölesi olarak götürü ortamına uygun formatlı taklitçilikten öte kayda değer saygınlıkta duygu düşünce akıl fikir bilinç kültür sanat üretmesi ve yaşaması asla mümkün değildir.
Bu günün her şeye müdahaleci ve her şeyin etiket fiyatını, tedavül dolaşımını, raf ömrünü ve etkinlik dozajını belirlediği piyasa koşulları ŞABLONCULUĞUNDA, dayatılanın dışında hiç bir tepkiyi toplumuyla buluşturmayan ve piyasaya özel vitrinlerin sabitlisi olarak hiç bir özgür iradeli bakışa görüşe duruşa tavra direnişe yaşama şansı vermeyen asosyallik döngüsü, çılgın tüketim bağımlısı insanını saniye bile internet erişimi kesintisi halinde kıyameti kopardığı bağımlılık köleliğiyle ve giderek her işini Yapay Zeka’ ya gördürdüğü çöküş tükeniş çürüme kokuşma laçkalaşma ve yıkımların ilkelliğe geri dönüşü yürürlüğe konmuş durumdadır.
Sürekli değişimi yabancılaşmayı ve tüketim bağımlılığını dayatan bu asosyal travmada savrulan kalabalıklar olarak piyasanın şart koştuğu ŞABLONCULUK tek tipleştirmesi yoğunluğu üzere hiç bir ortak değeri belleği özgünlük duygusu akli dengesi vicdanı sözü özü tavrı duruşu sorumluluğu kanunu kuralı anlayışı uyumu sanatı kültürü ilişkisi iletişimi edebiyatı özgün kişiliğin şiir duyarlılığı yoktur artık.
Yapılanlar ve yazılanlar piyasanın kurmacası ve beklentisi olan susarak konuşmanın sinik sönük kayıtsız karamsar berduş derbeder soyut hareketsiz zavallı yitik ezik donuk çöl kopuk tutarsız samimiyetsiz muğlak muhtaç sürgün tutsak aidiyetsiz kişiliksiz yenilmiş yılgın bitik kavga nizah şiddet ve magazin müptelası kendine yabancılaşmanın köklü dönüşümleriyle her konuda herkese hak veren, her konuda hiç bir KESİN doğrusu çıkarımı inancı değeri ve itibarı olmayan, imrendiği taklitçiliğin döküntüler toplayıcısı ve buyuranların tenezzülüne sığınacak aciz toplumsuzlaştırılma çaresizliğine kir ve zehir kusarak afyon işlevini gören magazinden ve dizilerden beslenen; ve medyayı magazini ve dizileri besleyen korku kuşku kahır kibir lanet salaklaşma sitem karanlık bencillik bozgun gerilim ayrışma yarışma kapışma bela kaçış sataşma ve kötülük yüklü sürüklenişlerin kof ve kısır döngüsünü yazıp oynatmakta güncel herkesin en gözdesi olmayı her şeyden çok önceleyen eleştirel tenkide yoruma kapalı sığ soyut şiir edebiyat ve popüler sanat.
Nesil çatışmasını körükleyen sebeplere her gün ve hızla tükenerek kışkırtan toplu intihar nitelikli taşınma dönüşme değişme bozulma ve salaklaşma portalında tekerleri bir daha geri dönmeyen cep telefonu gözetimli
diğital hegomonya çöplüğünde tekerleri bir daha geri dönmemek üzere hiç bir yerde uyumlu geçimli anlaşabilen dürdürülebilir mutluluk ve güvenlik aidiyetini bulamayan ; ve her gün ortak değerlerinden koparılanları kayıtsız ilgisiz teslimiyetle uzaktan seyreden sosyal ve toplumsal arızalar türetilmekte. Butaya uygun kahrını belasını yücelten soyut laf ve görsel çöplüğüyse etkin katılımcılığını sunmakta.
Hani diyesin gelesine, senin şahsına kurduğun yutkunduğun kafası kıyaklık sofrasından ne içtiğinden kime ne, ama toplumsal konuşmalara duygu düşünce bağlayan yazılı veya özlü sözdür şiir, ortak kime ne iletmek istediğini cevaplayabilen yüklemi de vardır öznesi de o yüzden her paylaşım sana ne kime ne yazdığımdan diyemeyeceği tenkit veya takdire aklı kalbi fikri sunumu herkese açık olandır, insanı ve toplumu hayattan soğudukça kör sağır kayıtsız dilsize kıyametleştiren her türlü ağır travma talibi her gün adını dahi sorana KESİN ben değilim matem mezarlığı değil.
Sözün özü : Kitaplı veya kitapsız Şiir yazıp portal duvarına asan neredeyse her yerde çokça karşılaştığım bir duruma Alayına Şiir’ de de hiç şaşırtmayan sadece övgüye odaklı yaklaşıldığı için zaman zaman yaptığım çok yönlü yorumlara ayaz esip sert ve köpürüp kızan tırtıklı viraj yapanlar oluyor maalesef. Bari buna tahammülleri sabırları anlayışları ÖZGÜVENLERi ve yüzleşmeleri yoktuysa yırıma kapalıyım levhaları assalardı duvarın veya kapının yanına köşesine bir yere.
Bu yazıyı burda orda neredeyse “ her yerin her şartın her zamanın ve herkesin en iyisi benim “ pozuyla yaklaşan, ama arızasına yanaştırıp elletmeyen her yerde rastladığım bildik tanıdıklıktan sebep ve ilişkindir.
Okumasını yazmasını bilene selam saygıyla.
Seyfi Karaca..Temmuz / 26
…
GÜZE YOLCU YAZA KiRACI
..
Temmuzun eşik başındaymışım
Nereye dolaşıp gidiyor bu ıssız gölge diye kalbine yanaşıp çarpan nefesini dinleyince tozlu yolda
Üzümleri salkım döken bağlardan kendimi nohut yolmaya giden suç ve yol üstünde yakaladım
Danışmanlık ücreti almadan
Notersiz mühürsüz kuşluk vaktine gündelikçi kanarya kuşu veren satıcı gibiydik,
Ayrıca kapıyı çalınca uykusu derinliği bozan gürültü bana bak dedim kısaca toz ol ve bilki burası dolu
Şiddetli kızarak kibarca tabi
Yazın kiracısı güzün yolcusu
Büyümüş olgunlaşmışlarından kalan kalmış budakta kurumuş
Düşen dökülmüş sergen olmuş yaz dalları gibi arazi toprağına dört koldan girdimiydi hani
Terkedip çıkmadıkça uçsuz bucaksız nar incir…kendimi suç üstü yakaladım
Tabipsiz
Reklamsız
Mumsuz çırasız
Cüceler sıskalar ve bücürler masalına kurra çekip ad yazdırır gibi sanki kimi bahtı kara yazılı
Kimi sararmış solmuş hazin hazan
Kimi gül goncalar tomurcuğuna talihi çıkmış çorak kardelen
Azatlık mührünü mektup kuşlarından alan sürgün saçın divaneliğe tek çizgiden yol bulup
Kesekli topraklardan dönen tekerlekler gibi dairelenen aynanın ters kumaşını gösteren ibrişinden atlasın
Dağ bayır sapağında
Ve düzlüklerinde büyük göçlerin
Atlara doğru kağnı gıcırtısıyla
Heybenin yanında çalı süpürgesi
Sürahinin yanında tığ savurmuş devran, çiy süt, bakır kazan, hozan sürmüş harman
Sirenlerde saplanmış paslı kama gibi ödünç sessizlik
Gitti gelmeze bileti kesilmiş ayrılıklar gibi uca öteye kupon biriktirerek gevşek bağlarını sündürdükçe
İncelip bağrı yakası kopan sızının
Sayfası yırtılmış
Defteri kapanmış
Rengi sökük
Ömrü ıssız
Suskun yoksul albümlerde tükenen insanları gibi toz toprağın kenarında mutlaka ölümün varlığı
Avuçlarına hoşçakal kınası yakınmışken boz bulanık düşlerin, kendimi yol ve suç üstünde buldum
Bastona binmiş
Yürüyen merdivenli demir beton ve kalabalık yığını her yeri çöplük ve yangın
Şehrin salası okunuyormuş
Yarına dünden kalansa henüz izleri sıcak güze yolcu yaza kiracı
Ağustosun
Burçak destesi ve bıldırcın mevsimi
Seyfi Karaca…. Temmuz/26
…
TEKRARIN MOLOZ YÜKÜ ve ENKAZ TEKERRÜR
..
…
Gözlemleri katılımcılığı ve tanıklığıyla kendi emek ve yorumundan kültür sanat, evvelce bir sebebe bir sebep yerlerden etlikileşmiş olmaların algısında ödünç alınmış derin çukurlar travmalar kopukluklar ve izler bıraktığı taklitçi ve yapmacık alışkanlık emanetidir. Kişi o süreklilikte kendi özgün karakterini kazanamaz ve hep aynıya sabit kalarak özgür gelişimini sağlayamaz.
Yurop lokomotifi Almanya’ nın en emperyal - Neo Kapitalist ve Tekelci Liberalci sınırsız kuralsız ayrıcalıklılığın çıkar ve ganimet ortağı üst katmanlarına çöreklenmişlerin çıkarını koruyup kollayan soygun sömürüyü sahip olduğu güç ilişkileri ve araçlarıyla sıradanlaştırdığı vahşiliğin yol hüner dümen oyun göstericiliğinde, sınırları serbest iç dış piyasayı diledikleri gibi kendi dayatmalarına başka seçeneği olmama mecburiyetine şekillendirirken , yıllardır hızlı makinalaşma çarkında ömrünün iliğini kemiğini hurdaya hastaya çıkarıncaya en amansız koşullarda harcamış çalışmış insanları çöplük ettiğiyle yetinmeyerek, kazandıkları EMEKLİLİK haklarını zaten kıt kanaat zır ve pahalı yaşam geçimsizliğine bakmaksızın VERGİ HARACINA bağlayıp, bil hassa yabancı ülkelerden gelenleriyse ( Hitler gelenekli ayrımcı dışlayıcı ve IRKÇI yaklaşımlarla) kat be kat çullanıp yüklenen ağır faturalarla salma salarak, maaşlarını kesme koşulunu dayatması bu kör kıyamet döngüsüyle ilişkilidir.
Zaten Bop parça Yedeği olarak her güdümlü kullanışlılığa piyasalaştırılmış üretilmiş Yeni Cehepe ‘ nin gündeme uygun figüranlar yapışık bitişiğinde Terörsüz Türkiye Tom Barrak markasıyla maddeleşerek kısa devre dolaşım durumuna göre dekor şekil dizayn edilmesi de, buralı ve buraya dahildi.
Sınırsız sorgusuz güç yetki hükümranlık ve sahip olma dürtüsüne bağlı istifleyiciliğin sürekli daha çok kazanmayı zenginleşmeyi genişlemeyi yayılmayı büyümeyi ve rakipsiz muhalifsizliğe kilitlenip odaklandığı yaşam ve toplumsal dolaşım döngüsünü dilediği çevrim içi itirazsız tepkisizliğe bloklama sabitleme stoklama depolama veya bütünlüğü bozulmuş sosyal kültürel siyasi ve ekonomik yapıları bağından ve bağlamından koparıp param parçalılığa ayrıştırarak proğramlı projeliliğe atomize ve kategorize etme saplantı ve bağımlılıklarını kaderi ve gündemi değişmez lere kurumsallaştırıp, dğersizlik kabulsüzlük dışlanma horlanma suçluluk yoksunluk yalnızlık acizlik eziklik alçaklık ve yabancılık duygusunu esir alan dayatmaların kulu kölesi olarak insan var gücüyle kendine çullanıp yüklendiği borç ödemelerine yetişemeyen can çekişmelerle boğuştuğu sürekli açık veren kısır döngünün hasar ve yıkım bilançosu ağır öldürücü sorunları çatışmaları saplantıları gerilimleri umutsuzlukları ve krizleri yumağında tükenişi çürümeyi ve çöküşü yaşar.
Gerek derin yoksulluğun gerekse her türlü konfor imkanına kavuşmuş üst sınıf sosyete yalnızlık belası iletişimsizlik toplumsuzluk ve ruhsuzluk hücresinde her sezonu insanlığın ölümüne açıp kapayarak,dış bağlantısı kesik mezarlaşma izolasyonunun doğal dolaşımı baskılanmış ve tahrip olmuş aşırı uçlarda yaşayan insanlar üstesinden gelemedikleri çelişki ve bunalımları yüzünden her türlü kişilik ve davranış bozukluğuyla boğuştukları sapmalara ve sapkınlıklara yönelirler.
Acımasızlığın, kirli ve kanlı savaşların, ayan beyan ahlaksız hukuksuz açıktan yağmanın, eşitsizliğin, zulmün, sapkınlığın, sıradanlaşıp herkesi esir alan uyuşturucu alışkanlıklarıyla kurumsallaşarak karşı çıkanı tepki vereni , aksi tercihte bulunanı. katkı sunmamakta direneni i, koşulsuz yaşamayanı , kul köle olmayanı ve kendileşmeyeni amansız baskı çullanmalarıyla ezip saf dışı bırakan bütün çürümüşlükler ve kötülükler ünlü şöhretlilerin hiç bir insani değeri gözetmeksizin kapıldığı çıkar ve ganimet ortağı MEDYATİK kuklalar sayesinde bu kronikleşmiş kirli dolaşımın tüketim dayatmasıdır artık.
Geçmişin yıkımlarını üstüne devralarak veya kayıtsız kalmaya umursamayarak hayatı ileri götürmesi oldukça zordur insanın. Kuşatan zorluğa karşı gerçekliklerden kaçmaksızın yaşam mücadelesi vermesi gerekir insanın ama sorunlar etrafında hiç bir iyileştirme onarma yahut değiştirme katılımcılığında bulunmadan kendinden öncekilerin kısır kurak döngülerine konuşlanıp yerleşmeye şekillenerek de hiç bir saygın ve sağlıklı yaşam ilişkileri donatıp kuramaz insan.
Eskinin kazanılmış olumlu deneyimlerinden faydalanırken kendi çağını okuyup anlayıp donatacak özür irade cesaret akıl fikir bellek bilinç ve özgün benlik büyütüp geliştirilmesi gerekir. Yoksa kaygı bozukluklarıyla ören viran olmuş acı zulum ölüm azciyet sefalet mutsuzluk hep birbirini etkileyip tetikleyerek acıyı kahrı ezikliği bunalımı ve çilekeşliği kutsayan tekrarlarla kaderi değişmezliğin kronik sosyal çürüme ve kokuşmuşluğuna devam eder.
Acıma kaygı keder sefalet zaafiyet zavallılık korku endişe belirsizlik gericilik hurafecilik cehalet eziklik değersizlik dışlanma ilkellik eşitsizlik yozlaşmışlık kokuşmuşluk üzerine çöküp çullanmış kronik sömürü ve istismar endüstrisinde dünyanın her yeri ana formatı ve ekseni değişmeksizin güdülen amaç ve varılan yıkım yağma sonuçlarıyla aynıdır.
Sanayisi gelişmiş ülkelerde eşitsizlik yıkım yağma ve adaletsizlik otoriter hükümranlığın bizzat kendileri KILIFINA göre kanun düzen uydurarak çapul işini bitirirlerken geri kalmış veya yarı sömürge ülkelerde bu devran hiç bir kanun nizam ahlak ve onur hassasiyeti gözetmeksizin fütursuzca ve açıktan açığa yapılmakta.
Öyle ki kan gövdeyi götüren yayılmacı ve işgalci savaşların katili Emperyal karargah müdürü Trumh, kirli ve kanlı elleriyle toplum afyonlamanın araçlarından biri olan tüm ay boyunca süren Dünya Futbol Turnuvası sonucunda, sanki hiç bir şey olmamış gibi kupayı kazanana törenle verirken, sistemin çarkını çevirmede ortak ganimetçi kıldığı mega star şöhretlisine toplum üstü her türlü güç servet saltanat ilahlaşmasını sağlayan SPOR sanayisi de, Messi’ yi tahttan indirip Yamal’ ı adanmış hayran fanatikliliğine mahsus tahta geçirme reklamını piyasaya sürdü.
‘Ben bundan sonra YE’ yim’ diye adını bozup değiştiren Afrika yoksul hikayesinin kamuflaj ünlüsü ve zaptürü zop anlamsızlığına kafası tekdüzeliklerle hip-rap karmakarışık MÜZİK dürtükleyen Kanye West ‘ de aynı güdümlü maksatların seçilmiş kuryesiydi. Ülkemizde aynı bağlamda derin yoksullaşma, çürüme, kültürel yozlaşma, kimliksizleşme, gerilim, bunalım, şiddet, yalnızlık, güvensizlik gibi can yakıcı dert ve sorunlarıyla boğuşan yığınların duygusal çöküşünü kundaklayarak kendilerine şöhretli ayrıcalık sızdıran dizi magazin spor medya moda tasarım tarikat holding sanayi şöhretlileriyle Şakira, Jeniffer Lopez, Lady Gaga sahne taklitçisi elektronik arabeskçi mega - giga Tarkan - Sezen giller de benzer kokuşmuş tekdüzeliğin sömüren soyan çarkına ortak servet ihtişam gösteriş ünvan ve konfor çıkarı gereği ortam işini gören toplum üstü devir devrancılar olarak piyasaya pazarlandı. İtalyan Sanatçı Maurizio Cattelan’ ın sözde resim sanat galerisinde sıvayıp sergilediği duvara bantlanmış çerçevesiz muzun çalındıktan sonra aynısını yeniden asıp altı buçuk milyon dolara satın aldıktan sonra yumulup yiyen kripto para şirketi Tron’ un sahibi Justin Sun gibi eşitsiz haksız hukuksuz ve ruhsuz insanlığı ölmüş çelişkileriyle günden güne bataklaşın dünyanın azgın sapkınlığa dair dolaysız ve çırılçıplak göstergelerinden bir kaçıydı.
Haluk Levent olayı da, moda müzik eğlence tatil furya fuhuş endüstrisine hükmedenlerin kurguladığı düzenek dahilinde etkilediği kalabalıkları her yoldan dolaşım ağı ve bağımlılığına uygun uyuşturup erotik sahneli her şey dahil paketiyle her davranışını kutsayan, her hatalı kusurlu bozuk dalavere dolandırıcılığını bilmez görmezden gelen, her yasak yalan yanlış veya sapkınlıklarını algı bağımlılığıyla benimseyip onaylayan Star, Mega Star, Ünlü Şöhretliğin ultra lüks servet konfor mal mülk ve ayrıcalık imtiyazlarına sahip olmalarını tıpkı siyasiler tarikatçılar holdingciler medyacılar pazarlamacılar mafyacılar reklamcılar bankacılar borsacılar magazinciler gibi toplum üstü tutulduğu Deniz Feneri,Tosun Oğlancık ve benzer insanların zaafiyetine güvenine umuduna ve beklentisine çökmüş çullanmış soygun sömürü çarkıyla sahtekarlık işi tutan; ve yozlaşmış kokuşmuş çürümüşlüğün her türlü ortak çıkar ve ganimet düşkünlüğü dolaşım ağını büyütüp toplumsal yıkımın sürekliliğini sağlayan dolap dümenden aldatarak soyan sömüren tekrarları çok tekerrürle teşekküllü sosyal infialdir.
Seyfi Karaca…. temmuz/26
Buraya yazmaya hak kazanmış o kadar çok insan var ki.
..
EĞRİSİ DOĞRUSUNA ŞİİR YÜREKLENİRKEN 2
….
Temizlenmek deterjan sabun şampuana has ve özel kökten çözücü fiili değildir eğer ki, insan o iz izan anlayış kavram niyet kararlılık yol yordam inanç azim emek ve eylem üzeri değilse.
Niyeti anlayışı ve alışkanlığı bozuksa; ve hiç bir şartta kendini onarma değişiminin aklı fikri bilinci ilgisi sorumluluğu ve gayretinde değilse temizlendiğinin hemen saniyesinde yine kirlenmek için her yolun bulaşıklı berbat ve bozuk tarafını kendine sermayesi seleften meziyet edinecektir kadraja giren çıkan kişi.
Çünkü ilmek en baştan sakata bağlanmış, kantarın topuzu hep dengesiz ayarsızdan düzen tutmaktadır.
Acı kederkeşliğe dair köktenci ve toptancı getir götürü hesabıyla müptela şiir yapıp sanat sinema yazmaksa hayatın kalitesini kötüden arındırmamakla birlikte her yayın hayatına giren yan etkeni ağır madde, daha umutsuz daha bitkin daha yılgın daha yoz daha kayıtsız daha kaypak daha vaz geçme bağımlısı ve daha varoş iletişimsizliğe izole beterin beterine zavallılık toplumunu aşılayıp sefil fukara yaygaracılığını batakçı kılacağı kaçınılmaz ve kedindir. Bu bakımdan ‘ siz benim neler çektiğimi nerden bileceksiniz’ tarz ve türevli ışıldaklarla hep kendini ezik, düşkün, kayıt dışı, kayıp sicilli, hikayesizliği gecesi var gündüzü yok yersiz yurtsuz, ayrı, uzak, hep sokakta, hep debelenen, hep derbeder, hep kovulmuş, hep yaşamın hiç bilinmeyen kıyılarında … okuyup yazmadıkça tedavüle koyan fenomen öncelikli serbest piyasada ilgi uyandırmayacağını, değerli bulunmayacağını, sükse yapmayacağını, kabul görmeyeceğini ve hiçe sayılacağını sanarak hayatın somut dolaşım akışına dair eşdeğerlikli algı bilgi gözlem tanımlama ve gerçeklik duygusu olmayan vıcık vıcık soyut şekilciliği imayı betimlemeyi sembolcülüğü bağlantısızlığı ve yüzeyselliği gerek metinsel yazılara gerekse kalıplaşmış formatlardan kopyalık şiir basmakalıplılığına ( piyasa günceli ortamlara kapılıp gidişlere hiç bir akıl fikir duygu düşünce cesaret ve özgür irade sorgulaması yapmaksızın ) taşıyıcı özgül ağırlığından yoksun parıltılı hükümsüzlük cafcafları yamayıp sıvamayı ne yazık ki kalitesi ve seviyesi sürekli düşen toplumsal çürümüşlükte zorunlu gereklilik sayılmakta.
Pilajda parkta trafikte meydanda randevuda sıra kendine gelince doldurduğu boşluğu hiç kimseye bırakmayarak yedi ceddi sülalesinin çıkar huzur pay hisse ve rahatlık garantisini temin etmede hep önceliği kendinin olmasını isteyen kavgacı gürültücü harami saldırgan zorba şiddet salgınlarına dayalı kargaşanın bencil bağnaz fesat fitne uyumsuz kuralsız dengesiz kanunsuz kimliksiz duyarsız kof ve kimliksizlik çatkında her şeyi sürekli bozup kirleterek yaşam duyarlılığı olmayan popüler kostümlü hazır tüketim piyasa maliyetiyle boyanmış süslenmiş kederkeşliğin yoz kültür sanat edebiyat sinema ve sahnesi de da burdan doğar büyür barınır ve beslenir .
Çünkü acı kaygı karamsarlık ve kötümserlik kronikleşip tüketicisi yılgın bezgin yorgun kalabalıklara endüstri markası olunca her şey birbirini etkileyerek bozulur kokuşur çürür sosyal siyasi ekonomik çöküşlere ve temizleneyim derken tümden kir batağında kültürel yıkımlara yol açar.
İnsan nasıl ki beslendiği bedensel dokusuna, kişilik yapısına, alışkanlık dolaşımına, benlik karakterine, dayanıklı direnç bağışıklığına ve yaşam biçimine temel kaynaklardan biraz nohut biraz kavun biraz kiraz biraz buyday biraz demir biraz çinko biraz biraz minaral kütlesi yağ deposu protein havzası ve gıda tüketim taşıyıcısı ve müşterisidir ..
Sosyal ilişkilerini kurar donatır düzenlerken de dilden dağarcıktan varsa eğer kültürel zenginliklerinden sürekli huzuru güvenliği ve istikrarı sağlayıp artıran kavramsal değerleri üretir. Yoksa sağlıksız dengesiz mutsuzluğu kurgulayanların korkuyu karanlığı ve acizliği kodlayarak sinmiş vazgeçmişliğin bütün kötülüklerini kendine yedirerek üretmediği ortak yaşam değerlerini ilgiden itibardan keserek lüzumsuzduk çöplüğü olarak bilen güdümlü kalabalıklar, ezikliğini ve acizliğini sergileyen kokuşmuş çürümüşlük vitrininde tükettiği uyuştuğu bataklığını vazgeçilmez yaşam dolaşımı algısıyla tatmin olan yoz kültürün istismar tezgahına rehin düşerler.
Duygu çeşitliliğiyle donanır beslenir ve kurumsallaşır dolaştığı iletişim toplumundaki saygınlığın anlayışı kavrayışı sanatı ilmi yolu okuması konuşması yazması anlayışı değeri alışkanlığı ve özgüven sahibi insanlık. Aşırı yüklenmelerse tek sesliliğin sınırsız keyfiyet buyurganlığına tutsak kabızlık zavallılık ve kuraklığını doğurur. Hele de sadece acıyla beslenerek her şeyi olumsuzlayan toplumsal tıkanmışlığın soyut ve şekilsel boyalı beden diliyle davranıp düşünüp konuşan; ve her türlü kahrı şiddeti adaletsizliği çürümüşlüğü rezilliği ayrışmayı soytarılığı ve düşkünlüğü taşıyıp kovalamaktan gocunmayan aşırılıksa popülerlik adına sözlü yazılı yahut görsel piyasa mahsülü bütün iletişim ve etkileşim ağlarını tetikçi tutarak toplumdan dünyadan haktan hukuktan kopuk furyalar ve hurafeler kolluk kortejinde kıyamete yetişmeyi cinnet refleksiyle koşuşturan felaketin kahır kin nefret şiddetten gününü kurtaran sosyal uçurum bataklığıdır.
Günün çağına çevrimine ve modasına uygun akademik yozlaşmalarla ve teknik her kilitli boşluktan yer kapmak için kostüm kalıbını modellenen sanat edebiyat sinema resim beton varoş ve villa mimarisi kire gürültüye karışık buraya ortak ve dahildir.
Seyfi Karaca…. Temmuz/26
…
FIRLATMA RAMPASI
….
El yapımı nayloncuk
Kabir azabı gibi bilindik rivayetin
Fabrikasından teneşire sürülen sürpiyasa mutsuzluklarıyla hep yanlış yola işaret verip saptığındandı şerit
Bütün sokakların kendini hurdacı yokuşunda sapır supur bulduğu siyah gözlüklerden yaz bakınıyordu
Ayın doğmasını bekleyen gece gibi loş bir hoş sarkaçsız salınım
Kımıldayıp dururken kahveler sahiller ışıklar ve hışırtılı sular
Her şey kendinden bir beden daha küçüktü
Ne kadar kerpetenli cümlelerle
Kalıbını döşersen döşe tenekeleşmiş kapağı hep açık kalıyor dünyanın
Kozmik kavşaktaki ilk kamyona mavi düdük çalacak diye bahse girerek
Çerezsiz
Mezesiz
Sofrası çilingirin
Sehpası kurulu kenar kıyılar virajında sert rüzgar yapıp
En çok da arıza yapmış kütük kafayı baştan savınca ölmüş kaynanasının üzerine sım sıkı yemin içenler
Takozu çekilmiş fırlatma rampası gibidir en geniş halkadan başlayıp
Evire çevire yorgun bulaşıklı kem küm ve pasaklı sözleri dişirip toplayıp kendilerinde noktalayan
Tüyünü teleğini dökünmüşse
Genelde her gün bitimine rast gelir böylesi
Kuş da bir ihtimaldir salyangoz da belkisi
Günağarırken
Ve batar yiter giderken günden güneş
Boğulmak üzere kullanım tarifesi kayıplarda
Uzak evlerden
Ve karınca yuvalarından dünyanın hayatta olduğunun sevinerek çoktan soğumuştur ev bark ahali
Kimse kimseyi sımsıcacık sevişmelere
Ve yuvaya beklemediği
Vurup kafayı yastığa devirdikten sonra
Ertesi günün aynısından
Kurulu saat gece lambasının susup söndüğü yerden ve güneşten evvel bütün ağrılarıyla birlikte zonklamaya başlar
Böylece tamam olmuştur yarımın yarısına
Kendini üzmekten
Ve kendine üzülmekten helak olmuşluğunu çözerek çekip çıkaran
İnsan rahmetlinin mesai ücretine takas
Ve fırlatma rampası…
Seyfi Karaca….Temmuz / 26
..
EĞRİSİ DOĞRUSUNA AŞK ve ŞİİR YÜREKLENİRKEN
….
Kesin doğru veya kesin yanlış yoktur, her şey değişir dönüşür başkalaşır veya bileşken karışımlar içinde homojen yapılara evrilir derken, her kafadan bir sesin çıktığı ve hiç kimsenin ortak değer aidiyet anlayış payda duyarlılık ahlak kural kanun liyakat ilgi ve paylaşımının olmadığı şizofrenik izolasyon cinnetinin tek boyutlu ve tek hücreli bireysel bencillik morguna kuklalaşmıştır çürüğe çıkmıştır ölmüştür insanlık.
Çünkü ayırt edilir akıl fikir idrak irade anlam bilgi beceri kavram vicdan ve mantık değeri olmayan doğru ile yanlışlarla beraber hiç bir olguya duyarlı tepkisi olmayan kayıtsızlık ve karamsarlık kopuşlarıyla sosyal yaşantının bütün yapıcı ve sağlıklı stunları yıkıma uğrar, hak hukuk kanun nizam düzen anlayış inanış güven kişilik kimlik özgürlük huzur mutluluk barış sevgi saygı sorumluluk liyakat zinciri kökten bozularak alışkanlıkları değişimlere kodlanmış hiçliği yokluğu ve kimsesizliği kodlayan yoz kültür kargaşasında anlam ve değerini yitirir.
Burada akıl vicdan mantık sorumluluk emek ahlak adalet onur itibar saygınlık gibi ortak hayatı donatıp düzenleyen birlikte yaşama kültürüne yer yoktur. Dolayısıyla bütün algı ilgi bilgi kavram anlayış görüş inanış birikim gözlem akıl sezgi duygu düşünce vicdan sorgulama ve ortak çıkarım zenginliğini rafa kaldırarak işine ve çıkarına nasıl geliyorsa kişiye göre değişken göreceliliğini kutsayan toplumsuzluğun ilkel dürtüler hükmündeki çağ dışılığını ve anarşist başı bozukluğunu döner dolaşır kozmik sürüncemedeki hayat.
Çünkü bencil breyselliklere özelleşmiş çıkar ve keyfiyet güdümlü başıbozukluğun ortak duygu düşünce bilinç ve anlayış bağlamında kendi dayatmalarına getiri sağlamadıkça adaleti inancı kimliği ilgisi itibarı saygınlığı çıkarımı emeği çabası kabulü paydaşlığı özgürlüğü kaygısı katkısı ve birlikte yaşama kültürü yoktur. Herkesin kendini herkesten ve her şeyin üstünde görüp bildiği kibir kahır fitne bozgun gösteriş hırs hınç gibi bağnazlık hücrelerine hapsolmuşluğun bağlantısızlık çoraklığında hiç kimse diğerinin ilgisi alakası ve umrunda değildir, herkesin doğrusu hiç bir değer üretemediği ve her gün birbirlerini boğazlayıp kazanılmış değerlerden harcayıp tükettikleri kendi çorak cürümü kadardır.
Oysa sanat kültür kanun kural edebiyat akıl fikir vicdan ve duygu duyarlılığıyla dengesi bozulmuş olan veya bozulmakta olan sosyal hayata emek ve yürek yorarak sınırları kesin bilinen doğrulara ve yanlışlara ortak fayda ve payda çıkarmayı amaç edinir.
Hiç bir emir sipariş reklam menfaat militanlık adanmışlık ve dogma buyruğuyla toplumsal hayatı dertlenmiş ve kaygı edinmiş şiir de, bu bağlamda hele de günümüzün düzenli veya düzensiz her konu başlığında korkunç ruhsuzluk izolasyonuna köleleşmiş yıkımlar yaşadığı köklü bozulmuşluklar harabesinde özgür düşüncenin ve özgün emeğin yorduğu bütün ilkel ödünç kokuşmuş çürümüş kiralık kullanışlı dileyenin emrivakisine kul ve köle bağnazlıklardan duyarlılığını kurtarmış sorumluluğun ve kaygının en büyük yükünü taşıması gereken saygın samimi ve gerçek yürekliliğe sahip olmak zorundadır.
Seyfi Karaca…..Temmuz / 26
…..
KIYAMETE SÜRÜKLENEN KESTİRE YOL
….
Yerden bitme
Gökten yığma
Ne çapraz fırıldaklıklar vardır kapının zilinde adı yok
Çarkı kırık
Yanı çıkık
Zembereği bozuk
Sırf damıtılmış zeban zıvana zırıltısını askıya alan kelepçeli çelenginde donmuş kalmışlığa
Hayali yanık
Posası küllenmiş
Zıkkımın berki düşlere musallat her kara düzen perdeden ayrı saz çalan kimi handan
Kimi nalan
Tek celselik boş davaya
Dosyası kabarık hem sanık hem tanık
Hapı yutulmuş baş belalarına apar topar yolda pinekleyen
Paketlenmiş ıssız sokaklar dilencisi gibi suç üstü
Çatı yıkık
Kolon çatlak, kiriş viran
Sinine baykuşların çullanıp tünediği burası artık satılık yazan haraç mezatlıkta sallanıp duran avize
Cenazesini deprem evlerinden çıkaran acıklı yunak tasları gibi çöl çorak
Kirlenmiş kumaşların örtüsünü bürünerek sabahı zindanında saklayan gecelerce insan poşetleyen
Hışırtılı ibrelerden haritası bulunmadık dünya aramaya yol sorup devran dönen büküş yokuşun
Elektrikler kesildiğinde ulann edisoooooon
Lan ulan yüksek gerilimli filmi niye kopardın makinist,
Ateş püsküren
Ödül törenleri arasında katledilen çocukların ölü çığlıklarını dinamitlemekle meşgulken kerhaneci nobel
Kuşları artık hiç yadırgamıyor kusnuğundan çok yıldızlı tatil
Boyalı çekirdek
Maskeli balo
Jet sosyete
Tarlasız bostan
Kestire yollu kıyamet
Ormansız bahçesiz kerosin sidikli şişmanca harmandan
Kıçında ateş püsküren uçakları
Seyfi Karaca… Haziran/26
…
SİCİL CÜRÜMÜ SABİT SAPKIN DEBDEBE
…
İstismara ve ber türlü dolandırıcılığa açık alanlardır, insanların huzur mutluluk ilgi güven korunma barınma sevgi saygı gibi hayati derecede ihtiyaç duydukları saf temiz arı duru masum ve doğal beklenti ve ihtiyaçlarının pusu ablukasına çöreklenen tecavüz nitelikli ÖZEL HAYATIN kılcal damarlarına algı yönetimiyle sızıp dolaşmaya ahkam kesici hamaset tellalı kalıplaşmış soyut sahte ödünç kifayetsiz ve köşeli laflarla altından girip üstünden çıkarak; çıkar ilişkili vurgun soygun talan işgal yağma yıkım ve saplantı niyeti hiç değişmeyen; fakat biçimsel değişimleri güdümlü kalabalıklara dayatan; hep yaşlandıkça gencelmenin ölümsüzlük ve ihtiras bağımlısı; hatasız pürüzsüz başarı grafiği yüksek hiç kaybetmeyen mimyon ve mükemmeliyetçilik düşkünü; sürekli her istediğini dilediği gibi sorunsuz engelsiz elde etmeye hiç sınır kural tanımayan korunaklı seçkin üstün semt mahal merci makam ayrıcalıklısı; paraya güce konfora şöhrete villaya mülke meskene sermayeye servete ünvana gösterişe mevkiye ve sür saltanat hükümranlık imtiyazına eriştikten sonra kendi dışındaki herkesi kul köle zibili gören; ölümsüzlüğü dahi satın alabilmeye tanrılaştığına inanan, hak hukuk hiç bir insani değeri umursamayan; yaşı sübyan derecelerine varan kadın erkek sevgili metres uyuşturucu marka maske imaj eşya tarz şekil veya eşcinsellik değiştirme PEDOFİLİ sapkınlığının birbirinin benzeri ortak özelliğiyle, dünyanın istisnasız her yerinde itibar kültür edebiyat sanat duygu görgü sevgi saygı ahlak karakter özveri onur sorumluluk güven iletişim kimlik ve kişilik yoksunu ruhsuzluğu doyumsuzluğu sapkınlığı ve vahşeti kutsayan kudurmuş Epstein vampir mahlukları gibi sabıka suç mutsuzluk tahammülsüzlük şiddet cinayet suikast salgın cürüm ve tecavüz dosyaları azıp dolaşmaktadır her yerde.
Halbuki beğensinler desinler budalalığına ahmaklaşmadan sevgiyle doğup büyüyen sorumlu anlayışlı paylaşan danışan saygın değerli bilinçli kültürlü vicdanlı ve onurlu insanlığı özgün iradeli kararlılığıyla ve katkısıyla kendinden bilene hayatın her güzelliği müjdelenmiş armağan; aşkın deli divanesi olanaysa yaşama sevincinin her günü düğün BAYRAMDIR okutur öğretir hayat.
Her kim burayı böyleceden doya kana duyumsayıp özümsemişse, Madem AŞK ola; ve sevgiyle..!
Seyfi Karaca
…
MANTIKSAL FELSEFE ÇIKARIMLARDAN ÇORAKLAŞINCA HAYAT
….
Felsefenin, yani diğer türlerden farkı olanıyla düşünerek olumlu veya okumsuz hayatı yoran, etkileyen, bilen, gören, farkeden, anlamlandıran, araştıran, keşfeden, katkı sunan, değiştiren ve dönüştüren bilimselliğin sac ayağı veya alt başlıklarından biri de ( metafizik, etik, estetik, epistemoloji. Vs) yaşamsal döngüye AKIL FİKİR yürüterek sorguladığı ve gözlemlediği çıkarımlardan bağlantı kurduğu neden sonuç ilişkileri arasında açıklanabilir denge doğrulamasını yapan MANTIK’ tır.
Mantıken, doğası ve karakteristik özelliği gereği kemçiriyor, havlıyor, hırlıyor, uluyor, veya ürüyorsa kaplan arslan panter puma sansar ayı vaşak tilki kurt veya köpektir denir. Mırnavlayıp miyavlıyorsa kedidir. Vak vukluyorsa kurbağa , gıtgıdatkıyorsa tavuk, cikcikleyip cıvıldaşıyırsa kuş, konuşup el kol hareketleriyle yetmeyen tarifsizlik açığını ve eksiğini tamamlıyorsa mantıken insandır.
Fakat İNSAN sebepli ve kaynaklı her şeyin alt üst olduğu akıl mantığı devre dışı bırakan duygusuz DÜŞÜNCESİZLİK kıyametinde, hiç bir ortak değer sorumluluğu gözetmeksizin çılgın tüketim bağımlılığına köleleşmiş açlığı ve hızlı değişim dönüşümlülüğü doyurup beslemek için EGISUNU tatmin etme odaklı ve güdümlü kendine yabancılaşmayı her şeyden öncelikli kılınca neye bulaşıyorsa durmaksızın söküp taktığı taklitlerle ve maskelerle ona bozulup benziyor insan. Artık sorgulamadığı düşünceyi aklı mantığı vicdanı bilgiyi deneyimi ahlakı ve felsefeyi konuşmuyor duymuyor dinlemiyor anlamıyor bilmiyor gözlemiyor , bunun yerine sürekli bağımlılıkların esaret ağında mutsuz yılgın bezgin bunak ilgisiz huzursuz gergin hektikli kuşkulu korkunç ve saplantılı boyuşmalarla doğasını bozduğu berbat ettiği her şeyle beraber saygınlığını yitiren insanlığın dışına çıkmalara sapkınlaşarak ilkell reflekslerle hırlıyor çemkiriyor hömeriyor homurdanıyor saldırıyor kuduruyor azıyor ve doyum sınırını bilmeyen kendini kaybetmişlik şizofrenliğiyle üstünlük yarışının güç şamata furya gösteriş ve ihtişam ahmaklığında yıkıyor yağmalıyor ve canavarlaşıyor. Yani akıl fikir yürüterek mantıksal çıkarımlardan çoraklaşınca hayat, antik gömülerden gösteriş defilesi sunan hortlaklara ve şartelini açıp kapadıkça kuş gibi ötüp tazı gibi koşup köpek gibi hırlayan pili bitmiş hurdalık çöplüğüne dönüşüyor insan.
Mantıken bilinir ki…
İnsan insandır olmasa da pulu, eşek eşektir atlas altından olsa da çulu gibisine..
Deveye türkü çığırır söyler misin demişler, dinleyecek dangalak enayisi bulursam gazel bile okurum gibisine…
Tanrı karıncayı ve insanı bozup dağıtmak ve yok etmek isterse ona süslü maskaralıklar ve kulplu kanatlar takarmış gibisine…
İndiremeyeceğin katırı yüksek dama çıkarma gibisine..
Kadın sağır erkek körse mutlu mesuttur hayatı doğuran güden yoran ve eskiten ecir ile sabır gibisine…
Her akılsıza hayran başka bir akılsız bulunur gibisine…
Para şan şöhret ihtişam gösteriş ve şatafat hükmedip konuşunca, doğruluk ve adalet pusar siner ve susar gibisine…
Fazla bağırmak ve sırıtmak işlenmiş olan veya niyetlenilen suçu sabıkayı örter bastırır gibisine..
En iyisi sizde yiyip içek bizde coşup eğlenek gibisine…
Bir donu var kırmızı, kah anası giyer kah kızı gibisine…
Ne tükürdün ki elime, ne sürem yüzüne gibi
Gibisine..
Torbayı güttüğü ve dürtüklediğinin aç sefil boynuna takınca , dilediği gibi çalar çırpar soyar ezer sömürür gözü malda mülkte olan haydut harami. Bu bakımdan, kendine ve
İşine hor bakan herkesin sırtına semer vurup boynuna torba takarlar .
İnsanı zapteden ne erkektir ne kadın, ar onur ahlak ut ihtiyat vicdan ve utanç duygusudur inanılır güvenirliliğiyle hem değer katan hem de saygın kılan.
Onlar bize ödüyormuş gibi gözüküyor, biz de onlara çalışıyormuş gibi yapıyoruz gibisine..
Kuyudaki kurbağa okyanusu bilmez gibisine..
İyi bir usta önce çırakken ustalaşmalı, ustayken de usta olacak çırak yetiştirmeli gibisine…
Niyet maksadın hasılatıdır, iyiye de kötüye de mutlaka niyetine göre bir yol bir bahane bulursun gibisine…
Para duman kıskançlık kin kibir görgüsüzlük aşk sevgi ve açlık saklanması asla mümkün olmayanlardandır gibisine ..
Şişman kadın salondan çıkmadıkça gösteri bitmezmiş gibisine…
Bir insanın yüzündeki gülümseme üstündeki elbisesinden ve cebindeki cüzdandan daha değerli saygın ve güzeldir gibisine…
Arkamdan yürüme senin öncü kılavuzun ( sana ön ayak ) olmayabilirim gibisine…
Bir gölde iki balık birbiriyle kıran kırana sövüşüp boğuşmaktaysa ordan mutlak fitne fesadın teki ( ingiliz) geçmiştir gibisine..
İçindeki iyi yada kötüden hangisini besler biler kışkırtırsan o kazanır gibisine…
Irmaklar ağaçlar mevsimler bozulup çöl viranesi olduğunda her türlü kapılmışlığının kölesi olan insan, paranın yenmeyecek bir zıkkım olduğunu anlayacaktır gibisine…
Tanıdıkça yük yorgunluk bezginlik bıkkınlık kalp düzen ve kafa karışıklığı artıranları silip süpürmeli insan akıl fikir niyet ve bilincinden yoksa hayatı zehir zıkkım zindan edenlerle boğuşarak durmaksızın lüzumsuz gereksiz saplantılarla cebelleştiği tükenişini bitirip hızlandıran çöp biriktirir zibil artırır.
Mantıken, kendine yabancılaşarak vicdanın aklın fikrin sanatın duygunun düşüncenin etiğin saygının paylaşmanın ve duyarlılığın insanlıktan sökülüp çöpe atıldığı kilitli kapalı devrede resmen kendi bencil saplantılardan bildiğini okumaya mahluklaşmıştır çark ve çevrim.…
Yanar dönerliğin karanlık ve kuşkularla örülü esaret hücresinde içe kapalı yaşayanların oturaklı tutarlı kararlı inanılır güvenilir saygın samimi bilgili liyakatli kişilik ve karakterleri yoktur. Bu yüzden ortak toplumsal doğruları kendi yanlışlarıyla takas ederek adandıkları köktenci buyurgan doğmaların ilahlaştırılmış saplantılarını kutsal bilerek menfaat eksenli işlerine beklentilerine ve çıkarlarına ne,hangi fırsat veya kim nasıl geliyorsa başka hiç bir şeyi önemseyip umursamayarak orayı kollar şartlanır ve konuşlanırlar.
Hep daha kolay güvenli kaliteli sağlam işler çalışır sağlıklı konforlu gösterişli çeşitli uyumlu dengeli düzenli rahat muntazam mükemmel kusursuz ve donanımlı yaşamak adına üretilen her tüketim bağımlılığının ihtiyaç artırdığı hektikli yaşam esaretinde günden güne anlam içerik ve değerini yitiren toplumsal ilişki ağında insanı kabullenip taşımakta zorlanan sosyal kopukluklar yılgınlıklar yozlaşmalar çürümeler çöküşler yıkımlar ve kokuşmuşluklar herkese ve her yere hükmeder. Böylece kendine yetişmekte zorlanan insan artık algılarıyla uyuştuğu reklam oyuncağına ve piyasa soytarısına dönerek büyük nüfuslu aileyi yüklenemez olur. Evlerden uzaklaştırılan her kovulmuş yapısal bozukluğu ve boşluğuysa zemin katından tavan arasına kadar birbirine zıt hır gürlü geçimsiz kavganın ve nizahın nispetçisi yarışçısı tahammülsüzlük çöker çullanır. İnsanlar sayı ağırlık ve değer hesabından azalıp küçüldükçe büyük evler herkesten ayrıcalıklı benim olsun da hiç kimsenin olmasın sapkınlığının baykuş viranesine dönüşür. Onun var da benim niye yok kapışmasındaki bu azgın bozgunda ekili dikili topraklar dağlar koylar denizler adalar dereler düzler ovalar yaylalat ve yamaçlar traşlanarak amansız ruhsuz çölleşmenin insan kuraklığına yerle yeksan olur. Bu dipsiz sapsız dangalakça talanın yıkımın vurgunun soygunun sömürünün ve rantın adi cellatlık keyfiyetine bağımlı çevrim çarkındaysa ‘ ben sizin hiç görüp bilmediğiniz doğa harikası şehir gözdesi sakinlik beldesi ve huzur bakiresi buraları buldum gezdim tozdum keşfettim ‘ sanal alemcilik furyasıysa bu nerde ne gördü bulduysa ölümüne çöküp çöreklenen yağma işgal ve talan piyasasını doyurup besleyen av reklam ve ihbar nitelikli taşaronculuk piyonculuğundan başka hiç bir şey değildir.
Mantıken, perşembenin gelişi çarşambadan anlaşılır okunur bilinir malum, petro kimya endüstrisinin modern kulu kölesi olduktan sonra, bütün bağlantıları birbirinin besleyen BOP figüranlarıyla provası çalışılmış yağma yıkımlara soygun sömürü kuklası , provası çok çalışılmışlığın kusursuz hatasız itaatli laboratuvar deneği ve kendine değişmiş başkalaşmışlığın aklı fikri mantığı duyarlılığı düşünceyi sorgulayan felsefeyi ve irdeleyen iradeyi tanrısı bildiği keyfiyet hükümranlığına terkederek kamçılayan güden saplantılarına mahkumluğun oyuncak maskarası olur insan.
Yeni Cehepe’ li müdür yardımcılarından Ali Mahir Başarır’ ın Butlan’ a ilişkin “ Sayın Bahçeli çıksın, masası kurulu Terörsüz Türkiye Komisyonu’ na biz niçin temsilciler verdiğimizi açıklasın” lakırdılı düpedüz itiraf beyanında projesi provası kurulumu işlevi ve tatbikatı “ bizim oğlanlar çok iyi iş becerdi” devamlılığı geleneğinden gelen Tom Barrak formatlı Bop Tezgahında Pekaka” yı ortak odak ve “ kurucu önder’ merkezine koyan ittifakta Akepe, Mehepe, Hedepe, Emep, İşçi Partisi, Hüdapar, Büyük Birlik, Yeni Cehepe’ nin toplum ve dünya gerçekliğini hiçe sayan muhalefetsizleştirilmiş buyruk baskı zorlama ve dayatmalara yağma yıkım denetiminde Terörsüz Türkiye suni gündem başlığıyla yangından mal kaçırırcasına her konuda ayrısız gayrısız birlikte ittifakçı ve beraber olduklarının saklısız gizlisiz dışa vurumuydu.
Bop eşbaşkanlığı hükmüne bağlı bildik alıştık ve kanıksandık her türlü hilede dolapta dümende fursatçılıkta kendi önceliğine çökmüş çullanmışlığa ortak makam merci mal servet mülk iltimas rüşvet istismar gammazlık pay hisse avanta çıkar ve hileleriyle yer seçkinler ayrıcalığında yurt tutmuş her kesimden vurguncu soyguncu ve talancılarının toplum sorunlarıyla hiç bir çare ilgi bağ çözüm bazında çabası gerçekliği derdi düşüncesi savaşımı kaygısı alakası samimiyeti meyli meramı çaresi ve yakınlığı yoktur.
İtirazsız tepkisiz cinsiyetsiz kişiliksiz kimliksiz muhalifsiz kayıtsız duyarsız itibarsız ilgisiz inançsız iradesiz kararsız toplumsuz kıtlık kıran kanaatiyle ölmek - sürünmek aralığına tutsak magazin afyonları, istismar algıları, korku kaygıları, yapay ilişkileri ve hormon gıdasıyla beslenmiş bozulmuş tek tipliliği ve dayatmacı keyfiyet hükümranlığını sağlayan ayrışmış kısıtlanmış her şeyin mülk hakkına sahip, herkesin mutlak uyumla mecbur yaşam kaderini belirleyen dar bopazlara çökmüş çullanmış yağma yıkım düzeneğinin haydut harami topluluğu, gıda enerji ulaşım barınma beslenme güvenlik sağlık iletişim eğitim tarım üretim spor sağlık kültür sanat gibi hayatın bütün can damarlarını sefalet sorun bela kuşku endişe belirsizlik rüşvet imtiyaz ayrıcalık kayırmacılık şiddet kavga kir zehir gürültü nefret kin ve öfke çevrim çarkıyla tıkayarak, soyan sömürenler sultası hep birlikte güdümlü insan kalabalıklarını dikeldikleri ağır faturalı ve herkese kan kusturan etiketlerle modern köle esaretinin hem üreticisi hem de tüketicisi kılarlar.
Bu yüzden sosyal hayatın can damarlarını hem içerden hem dışardan başına buyruk soyan ezen baskılayan yağmalayan yapan yıkan bozan haksız hukuksuzluğa çökmüş çöreklenmiş hırsız gammaz çapulcu yolsuz sömürenler güruhu, Bop çevrim çarkında özenle ürettikleri acıya sefalete çelişkilere sorunlara yıkımlara korkulara dayatmalara kutuplaşmalara yozlaşmalara bağımlılıklara korkulara zavallılıklara endişelere teslimiyete kayıtsızlıklara ve çürümüşlüklere toplumu alışmış kanıksamış kabulde sindiren suni soyut sanal çarpık kaçak kayıt dışı sahte gündemlere arkalanıp güvenerek, Hüküm Mirasını Oniki Eylül’ den aldığıyla her türlü haksız hukuksuz yolsuz kaçak ve kayıt dışılığı kendine her an her şartta dilediği keyfiyetten hak ve miras görmekteler.
Tüm bunlara bağlı bütün ve mantıken ilişkin,
Bu arada On İki Eylül sivilleşmesi olan Bop Elbaşkanlığı’ nın yedek figüranı ve çıkarına düşkünlükte hilesi hurdası rüşveti kayırması sahtekarlığı dubarası dümeni biri diğerinin aynısı siyasi istismar tesisi Yeni Cehepe’ ye sıradaki iş güçler için birbirinin kumaşından çıkartılarak taa Helalleşme ve Yumuşama ORTAKLIK İTTİFAKI Barrak- Trump ayak oyunlarından süregelen kayyum nitelikli mutlak butlan filan tayin tespit ve tahsis edilmiş. Mantıken, Şaşırmak ne mümkün..!
Seyfi Karaca…. Mayıs/26
…
BARKODLU İNSANLAR ÇARŞI BAZARI
…
Körüklü çığlıkların haykırışına
Sürgüsüz kapısız biçilmiş bir ekin tarlası gibidir yaz
Sarı sıcak
Deniz körfez kum kumsal
Ve dağlardan poyraz esintileriyle görüştüğünü değer
Buğulu camlara
Sevgili olduğunun dilekçesini yazar gibi
Karlı yamaçlar ve karşıki taraflar kıvrım büklüm yel ve yağmurmuş meğer
Buralarsa gül rumuzlu bahçeler
Gönülde kor hasrette yangınlığın dumanları tüterken
Başın gözün sadakası yerine niyetiyle
Dallar buzlanıp hicran kırağısı düşerken toprağa
Alım satım çemberlerinde esneyip gerilirken çarşı bazar kıvranıp bükülülen sancılarda dünyayı bitirip tüketen
Barkodlu insanlara
Gıcırdayan sandalya demektedir ki
Çok yüklenip yaslanma nihayetinde her şeyin bir katlanılır sınırı
Taşıyabilir gücü
Tartabilir ölçüsü
Katlanabilir dengesi
Yürütüp sürdürebilir ağırlığı vardır yoksa bilmez anlamaz duymazdan gelirsen koyunlar dağılır
Keçileri kaçırırsın
Sıyırırsın kayışı çark çember ve çerçeve bozulur
Ben yıkılırsam
Seni de birlikte çürüğe çarkıda çıkarırım debelenmen boşunadır sonra
Kuşlar salıp
Zeytin dalı getirir umuduyla
Ekseni kaymış
İnsanı merhum
Meydanı yörüngesi harap Dünya gemisinden
Limansız ufuksuzluk viranesine
Çarpılmış insan
Ve çarpık binalar kurar bozarsın
Kundakçısı olduğun tufandan
Seyfi Karaca. …. Mayıs/26
…
İNSANSIZLAŞAN KRONİKLEŞMİŞ KIYAMET KOZMOPOLİTİĞİNDE
….
Evli barklı olmayı kutlayacak kadar, ortak ilgisi hayatı yakınlığı samimiyeti aidiyeti paylaşımı müjdesi değeri ve yaşama sevinci olanın varmak ve ulaşmak istediği özgürlük alanıdır. Fakat ola ki burayı her türlü emek saygı sevgi sorumluluk çaba amaç niyet ve gayretlerle imar ve mamur ettikten sonra gösterişe meram saran sonsuz sınırsız ihtişam şatafat ve gösterişliliğin kulu kölesi olursa insan aslolan niyet ortadan kaybolur ve uğrunda insanlığı yitirilen mutsuzlukların birbirinden ayrılmış kopmuş paramparça azap güncesinde hiç bir ortak değer itibar yakınlık ilişki saygınlık ve sevinci olmamaya araçsallaşmıştır ev bark insan eşya bina ve tapulu tapusuz her şey.
Yakınlık samimiyet ve sahici ilişkisi kurmak için mezuniyet belgesi vize maske ünvan avans kapora torpil rüşvet riya alavere dalavere veya kimlik bildiriminde bulunması gerekmemektedir insanın.
Hayal düş ve yanılgı kırılmaları, farkındalığı olan insan için sorgulayarak veya empati yaparak öz güven sağlayıcı iyileştirici ve olgunlaştırıcı dönüm ve dönüşüm noktasıdır.
Nohut fasulye kabak gonca yonca börtü böcek dağ yel belde dere bayır ve ekin ekin su sarnıçları un değirmenleri tozlu çamurlu yolkar ve tarlalar, sosyal düzeneği ortak aklı ve toplumsal düzeneği sağlayıcı tüm varlık zenginliğiyle hayat ırmağında ve yeryüzü toprağında insanlık binasını kuran yaşamın vazgeçilmez künyeleriydi.
İnsan eliyle kundaklanmış gösteriş bunaklığı şiddet sapkınlığı hükümranlık sadistliği ve tüketim çılgınlığı fetişizmi kıyametiyle azıp kuduran soyut ve yapay ilişkili esaretinde Git gide ve günden güne ölüp tükenmekte buralı dünya ve sersefil insanlık.
Olumlu veya olumsuz dün geçip gittiğin yaşanmışlıkların hiç durmaksızın anısını tekrarlayarak sabit ve kurak döngüde yıpranmış yozunmuş laçkalaşan anlamsızlığı çoğaltır insan. Bu yüzden bilhassa hayatın çetin zahmetli çetrefilli ve zor günlerinde her zamankinden çak daha etkin çağdaşlığı güncellemenin akıl fikir niyet sorumluluk dirayet irade idrak gayret çaba çare üretim bellek bilinç ve emeğini yormalı ki, hayatın ihtiyaç duyduğu huzuru mutluluğu güvenliği değeri sağlığı dirliği kaynağı güvenceyi ve yenileşmeyi sağlamaya imkanı mümkünü olabilsin.
Değilse darda yokta boş gider boşa döner pazar arabalarını peşinde sürükleyen paslı çilingir, kirli ilişkili uyuz dabaz yalınsaklık ve evi barkı insansız dünyasızlığa terkeylemiş çetrefilli dolambaç.
Hem yoksul hem yoksun hem meskensize diyar, doğru düzgün ortak değerlerle örgülü yaşamak işini yoluna koyamamış olmaktan,
kopmak için bağlanan ve bozulmak için ilim ikrarından vazgeçen sapkınlıklara gide gele
Yollar eskir kaldırımlar aşınır insan bozulur en nihayette çürür değişir düzenndevran
İyilik doğruluk güzellik hak hukuk sevgi saygı liyakat irade huzur ve mutluluk üretemeyen kent metropollerine yığınlaşmış yığınlar kalabalığı olmayan istikrar sağlık dirlik iyilik güzellik yoksulluğunu kapış kapış herkesin birbirini ezdiği yorduğu ve üzdüğü cinnet sarmalında birbirinden söküp alma çapulculuğuna yönelecektir çünkü hızla sicili sabıkalı rol modeline sabit kendini çoğaltan sürü güdümlü amansız sapkın ve azgın kötülüğe bir damla iyimserlik yetmeyecek ve yetişmeyecektir.
Çünkü buranın kırılma noktası, düzeltilebilir ben buraya nasıl geldim sorusuna duyarlılık ve farkındalık gösteren bilinç akıl ve bellek iradesi olduğu halde nereye savrulduğunu sorgulamayan kapılmışlığın kayıtsızlık boş vermişliği ve esaret sarmalıdır.
İnsanlığa çektikleri operasyonlar sırasında dert acı sızı ağıt sorun sıkıntı figan feryat ve illet yükleyerek, dikiş tutmaz iltihaplı yaralar arasında makas matkap kama testere iğne neşter ne ararsan varların morarmış ölüsü hep masada kalan..
Adandıklarının yardakçı yalakacı çıkarcı ve yancı arkalıklarında yuvarlanıp debelenen pislik artıkları yahut tezek zibil böcekleri gibi şiddeti nefreti doyumsuzluğu kokuşmuşluğu bencilliği acımasızlığı acımasızlığı gerilimi bunalımı kirlenmeyi sahtekarlığı keyfiyeti samimiyetsizliği yabancılaşmayı umarsızlığı çaresizliği tükenmişliği yılgınlığı lümpenliği sahtekarlığı soytarılaşmayı rezilliği ve insansızlaşmayı huzur saygınlık özgürlük GÜVEN istikrar ve mutluluk yerine üretip çoğaltıyorsa onarımı tamiri ve geri dönüşü olmayan ölümcül vakadır artık doğa tabiat insanlık değerleri ve dünya devran.
Kendi içindeki cinnet ve cinayet sabıkalısının bilindik belli failini arayan dedektörlüklerle, kavrucu bir sac üstünde hiç durmaksızın zıplayan zirzibil taneleri gibi sürekli görülüp duyulmadık tehlikelinin akıllara bulanıklık ve durgunluk verecek en tehlikelisi uçurumdan aşağı kendini fırlatıp atmak kamyonun altına kaburgasını sermek traktörü omuzlamak apartman duvarından bisiklerle fır dönmek binbir belaya davetiye çıkarmak paraşütsüz gökyüzünden yerin dibine çakılmak balyozla girişmedik sağlam yerini bırakmamak cam yemek suratını dalağını şişlemek gibi gibi her saniye kıyısından döndüğü dizi ve kliplerin kölesi ölümle cebelleşen acayip adrenalin yaratma ipsiz sapsızlığının dünkü ne düdüğü belirsizlikler bugün anne baba oldular ve ilk altı ayı bulmadan şiddetli gerilim bunalım sahtelik soyutluk doyumsuzluk mutsuzluk geçimsizlikleriyle birbirini yiye bitire ayrı gayrılaştılar. Onların çocuklarıysa bugün öznesiz yüklemsiz ve hikayesi olmayan her türlü anormali normal sayan sapkınlıklara talip proğramlanmışlığın kulu kölesi algı hücrelerinde yapay zeka ile haşir neşirler.
Dünyanın her yerinde en acımasız onursuz ruhsuz bencil hırsız yolsuz ve haramı ortak karakteristik niyet maksat ve özellikleri olan soyguncu talancı yağmacı işgalci vurguncu ezen sömüren sülükleri, kolayca güdülebilir şartlanmışlıkları ve toplumsal teslimiyeti alışılmış bağımlılıklarla kurumsallaştırmak için bütün kaynaklara hükmederek özenle örgütleyip dayattıkları adaletsizliklerden kargaşadan gelir dağılımı eşitsizliğinden gericilikten hurafecilikten yozlaşmadan sindirilmişlikten karamsarlıktan korkudan istikrarsızlıktan sefaletten kedercilikten eğitimsizlikten duyarsızlıktan şiddetten kutuplaşmadan kinden nefretten kültür sanatsızlıktan baskıdan belirsizlikten yobazlıktan artan sorunları sürüncemeye bırakmaktan ve iyiliğin tedavülden kalktığı kötülükten ( Terörsüz Tarkiye ana kundakçı unsur olarak Pekakayı vitrine koyan bölme parçalamaya dönük ve Mehepe gibi gizli saklı taşıyıcı figüranların ayyuka çıktığı en güncel ve Bop sürekliliğinin siyasi istismar ayak oyunlarıyla yığınlaşmış birikmiş somut sorunları örtbas eden soyut suni gündemleri sürekli işler faal çalışır kılarak tüm dünyada olduğu gibi Bop Eşbaşkanlığı bünyesinde ortak çıkar hükümranlığının sevk ve idare ettiği Türkiye’ de de aynı planlı projeli dönüm dolaşım ilişki kurgu sür saltanat ağından ) arkalanır ve beslenir.
Bu yüzden haydut harami ilkel azgın sapkın doyumsuz ve yabani keyfiyetin iki bileleninin ardından Yurop ve Rus”lara iştah kabarttığı Çin ile korsanlık haracını alarak dünya çapulculuğunu kotaran ve kurtaran manyak Trump sultası ve şürekası, İran’ a yönelik “ bize mülkünü malını teslşmbet ve pılını pırtını uopla öl” katliamcılığını ve cehennem cellatlığını dayatması hiç de şaşırtıcı değildir çünkü burayı böyleceye her türlü talan vurgun soygun işgal vevhukımlara uygun insansızlığı mutsuzluklarının işlevsiz kayıtsız güdümlü bağımlılığına araçsallaştırarak kullanışlı yapan düzenleyen uran işleten çalıştıran dayatan donatan ören ve örgütleyenler zaten bunlardı.
O bakımdan da ülkelerin tüm varlıklarına ve kaynaklarına el koymada ister kızıl kıyamet aktif katliamcı ve yıkıcı savaşlar sürsün, ister ateş kessin dursun ara versin, ister dursun dursun yeniden ateşlensin, uzatmalarla sinmeyi baskılayarak sündürebildiği kadar uzatsın anlık saniyelik manipülasyonlarda dahi ölüm zulüm saltanatının ilahları kurgulayanları ve uygulayanları olarak hiç kaybetmeksizin kıyamet kurgulu sefaletten yıkımdan yağmadan ve cellatlıklardan hep bunlar kazanmakta.
Seyfi Karaca… Mayıs/26
…
SÖZÜN ÖZÜNE ( insanlığın türkçesiyle)
…
Sözün özüne
İnsanlığın Türkçesiyle
Hiç bir şarta koşula eğilmeden
Bükülmeden
Muhtaç ihraç ve ihtaç olmadan, bedenen ve ruhen eziklik zavallısı acizliğe hükümran olan
Kimliksizliğin kul köle kapısına minnet etmeden
Ricaya amennaya bel ve umut bağlamadan
Özgürlüğün doğallığın ve kendi gerçekliğinin doğduğu yerden doğduk geldik
Aşk neresidir
Yarayı da tanırız çareyi de biliriz
Sevgi saygı kime ne zaman, mertlik ve cesur yüreklilik aslımız neslimizden gelendlr
İnsan kimdir iblis kim,
Biliriz sevinci çocuklaşan yüreklilikle
Onurla
Gururla iyiyi güzeli hakkı hududu şefkati ve huzuru
Gül ne çiçektir biliriz
Cehennem zebaniliğinin cellat katliamcısı zulümlerle tüm dünyaya kan kusturduğu iblis kimdir biliriz
Kaypaklığı iki yüzlülüğü ihaneti kıyameti ve gördüğüne sus pus olanı şarlatanı yalakayı ve şakşakçıyı
Mazlumun ahını zalimi(n zulmünü
Zorbayı ve masumu..
Akrebi çiyanı
Sansarı çakalı leş kargasını yardakçıyı puştu uşaklık kuklası puştu piyonu da biliriz
Kalbinde güvercin kumrusu uçuran aşkı sevgiyi de biliriz
Tanır ve biliriz ki
Buraların Gösterişli kukla soytarısı olarak yaşamaktansa
Yalınçıplak
Yiğitçe
Özü sözü bir özgürce ve nasıl doğduysa öylece
Türklüğün aklı fikri vicdanıyla ölmek
Ölümsüzlüğün namı değerindendir
Biz kendimizi ezel ezelden tanır biliriz
Seyfi
..
MUTLULUKLA YÜZLEŞMEYE
…
Mutluluk, erişilmesi zor olanın acısı ve yokluğuyla avunup hayatı geçiştirmek değil erişilmesi mümkün olanlarla yetinip duymak doymak ve yaşamakla özdeştir. Aşırılıklarsa insanı sahip olana ezer bozar köleleştirir veya kıyaslayarak isyan ettirir. Her iki durum da özü içeriği konumu ve gerçekliği değişmediği sürece mutsuzluğa sebep sorunlar doğurur ve biriktirir. Bu yüzden adaketli somut gerçekler bağlamında herkesi kapsayan ve hiç kimseyi ayrıcalıklı sınıf imtiyazına tanrılaştırmayan ortak akıl fikir duygu düşünce duyarlılık ve bilinçle kazanımları paylaşarak doyum dengesi şarttır.
Somut hiç bir yaşam gerçekliğine bulaşıp dokunmadan iğreti soyut ve dften püften yapaylıkla ilişkilendiği yahut etkilemeyi amaçladığı topluluklara hamaset ahkamı kesmek; insanların güvenini beklentisini ve iyi niyetini suistimal edip kötüye kullanmakla özdeş olan TANRIDAN ROL ÇALMAK denir böylesine.
Mutluluk ve gerçeklik açığını ve açlığını gideremeyen; ve gidermekte yeterince gelişmiş oluşmuş akıl fikir irade özgürlük mantık deneyim birikim özgüven ve özgür irade donanınlılığına sahip olmayan tutucu gerici kısıtlı basma kalıpların esiri kişiler ve zorunlu olarak yüzeysel formatlı sahteliklere baş vurur ve aslında maddi talepleri olan dürtülere odaklandığı sınırsız sahip olma isteğini manevi soyutlarla maskeler veya kullanışlı araç olarak istismar eder.
İçe Kapalı toplumların dış dünyayı hayalle yorup yaşadığı; mutluluk ihtiyacının sürekli eksiğini ve kendini baskılanmakla sahte hatlar üzerinde burnunun ucundakini yok sayarak uçarı havailiklerle bir tür her şeyin insanüstü ( kendini gerekli önemli ve herkese üstünlüğü olan; yakınlaşıp bulaştığı herkesi ciddiye almaya değmezliğin kir bulaşığı gibi gören ve sayan küçümseyici yaklaşımlarla ) üstten bakışlılığın kendinden somut hiç bir şey vermeden ama yasak günah haram diye adlandırdığı somut olanın hepsini edinme ve sahip alma kurnazlığına kurulu yapay görsel ve şekilsel değişkenlikler yaparak kendi kapılmışlığının dışında kalan gerçekliği görmez duymaz bilmez anlamazdan gelen dışa kapanmışlıklar dönüm dolaşım ağında kendi kendini tatmin etme bağımlılığını yaşar ve taşır acizlik mutsuzluk gözdesi döküntü saçını .
Süresi saniyeleri bile bulmayan kaydıraçlı ve cam soğukluğu saydam yüzeylere dürtüp dokunuşlarla, azgın bir sürükleyen akıntıda zamansızlığın hapsettiği savruluş sürükleniş ve dinginliği olmayan bulanık çalkantılara karşı konulmaz bir bozulmuşluğun insanı battıkça yalnızlaşıp yabancılaştığı ağlarda ne aradığını bilmemeye esir eden; fakat kendine yapışan bağımlılık dürtüsünden de de sıyrılıp kurtulamayan tahammülsüz ilgisiz alakasızlığa sürekli kendini avlayarak hiç kimse olmamaya rehin verdiği ; ve hızına yetişemediği sanal mecranın duygu sarsıntılı cinnet ve değişkenlikler sınırsız sonsuzluk cenderesinde kendine hükmü geçmeyenlerle umudu itibarı samimiyeti alakayı ve ilişkiyi kesmiş zavallılık müsveddesi olarak çer çöp olup gidiyor insanlık.
Birbirini doğuran ve besleyen bu döngüde,
Çılgın tüketim başımlılığı çevrim çarkında, erinleşen gelir dağılımı eşitsizliği uçurumuna bağlı olarak artan sefalet ve yoksulluğa çöküp çullanan haydut haramiliğin keyfiyet ve sür saltanat sultasıyla toplumsal istikrar ve huzur örgüsünü donatan her şey soyan sömürenlerin dayatma buyruğu hükmünde sosyal hayatın patron tanrısı döngüsüne tutsaklaşır. Böylece eğitimin kültürün sanatın bilginin özgürlüğün liyakatın hakkın hukukun ve özgür iradenin düşmanı olan gericilik adaletsizlik fanatiklik bağımlılık ganimetçilik çıkarcılık hurafecilik bağnazlık sinmişlik kayıtsızlık karamsarlık kötümserlik yozlaşma çürüme korku nefret öfke ayrışma şiddet kutuplaşma yağma ve çöküş silsilesi yerleşik hayatın tüketim dolaşımına sevk tayin ve idare edilmektedir. Mutluluk kavramı da böylece huzur istikrar saygı sevgi kültür sanat güvenlik adalet eğitim sağlık ulaşım özgürlük onur kişilik barınma beslenme ve nicelerini beraberinde kapsayan yalamsal değerlerin hangi yolla ulaşmış olursa olsun yasal ve geçer kaynağına bakılmaksızın güç mal mülk şatafat servet ganimet gösteriş acımasızlık bencillik ve doymak yetinmek bilmeyen sınırsızlıkta yağma yıkım soygun talan ve sömürü zehirlenmesiyle toplum gerçekliğinden kopmuş ayrıcalıklı üstün baskın seçkinler sultası tarafından keyflyet ve sadaka lutfu olarak yokluğu sefaleti acıya bağımlılığı derbederliği acizliği ezikliği yalvar yakar çilekeşliği ve sinmişliği sürekli artırıp kurumsallaştıracak şekilde dağıtılır.
Çünkü ihtiraslarının kulu kölesi ve kurbanı olan kapılmışlık, eldesi ve erişimi olmayan kanaatsizlik görgüsüzlük doyumsuzluk gibi dürtü bağımlılıkların köpürtüp kamçıladığı aklı iradesi vicdanı görgüsü hoşgörüsü çıkışı çözümü hissi saygınlığı ve paylaşım duygusu olmayan hapsolmuşluk cenderesidir. Kim ne kadar buradaki bataklıkta çırpınır didinirse gözü dönmüşlüğün kısır kesat döngüsündeki bataklık girdabında kendi kendini avlamanın kelepçelerine tutsaklaşır. Bu yüzden de fert birey aile çevre toplum mutluluğu olmadığı gibi kişilikli onurlu insan ve toplum gerçekliği de yoktur yıkımdam yıkıma sürüklenip giden bunun burasında.
İnancı itibarı ilişkisi kimliği anlam kavram içerik özgün değer karşılığını yitirmişliğin saygınlığı olmayan, başkasının kodladığı kabule göre kendini kabullenip onaylayan, en küçük aksilikte bozulup dağılarak kime ne yapacağını şaşırmanın sirenleriyle hem kendini hem de herkesi kandırmanın çıkar maskesini, dümen dalaveresini, gösteriş aksesuarını, şöhret ganimet ayak oyununu ve hileli hurdalı istismar çeşitliliğini her şeye kıyaslayıp ve tercih ederek…
Kulağına onun bunun fısıldadıklarına vekalet veren kişilik yoksunluğu, varlık hükmünde bulunan eziklik mutsuzluk hiçlik ve suçluluk duygusunu dışa çıkamadığı ağır travmalı bastırılmış özlemler talepler arzular hayaller ve gerilimli korkularla büyütülmüş kendinin yabancısı yalnızlığının yavaşlatılmışları ve eksik noksanlarıyla hayata başlar ve bitirir.
Toplumsal değerlerin içeriğini özgünlüğünü ağırlığını ve binyıllarcasından kazanılmış özünü magazin furyasının, popüler kültür yozlaşmasının ve etiketlenmiş piyasa ürünü borsasının dolaşım ve kullanım malzemesi haline getirdiği kırılma, çöküş ve çürümelerin sosyal deprem miladıydı. Bu noktadan sonra insanlar özü içeriği samimiyeti sahiciliği olmayan; yapay birbirinden kuşkulu kaçak soğuk gerilimli şiddetli mesafeli ve yüzeysel ilişkilerle gösteriş şöhret hamaset şatafat menfaat acımasızlık adaletsizlik umarsızlık duyarsızlık aidiyetsizlik liyakatsizlik yalan dolan talan sapkınlık ve saplantılarıyla eşya ve bencillik fetişizmine adandı ve tapındı.
Kötülüğü doğuran koşullar hava su toprak doğa veya coğrafyayla ilgili bağlı sebepler silsilesinden değildir, acziyeti ve çaresizliği kendine fırsat bilen yapma yıkım ganimet düşkünlüğünün sabıkası cürmü ve eseridir.
Tıkanmışlığı paylaşabilmeye tercih eden sapkın travma sevk idare ve yönetimi, zoru acıyı kokuyu sefaleti kargaşayı kederkenliği sinmişliği ve zorbalığı dayatıyor çünkü buradan çoğunluğun hakkı hukukuna çökerek ayrıcalıklı azınlığın çıkar konforu kotarılıyor.
Devlete yüksek faizli borç verenin de onların olduğu kaynağı artık sorulmayan içerdeki ve dışardaki kayıt dışılığın hırsız yolsuz talan ve yağmacılıkla elde ettiği rant kapısı, otorite çarkı, çıkar ganimetine ulaşma yolu; parayı gücü gösterişi ve israf masrafta sınır hukuk tanımayan şatafatlı sür saltanatlık sultasını soyan sömürenlerin ödediği diyete hizmet etmektedir tarikat medya magazin akademi ve siyaset.
Sürekli toplum algısına süper bozulmalarla atık çöp nefret gerilim bunalım kir bağnazlık yozlaşma dert sorun korku afyon çöplüğü dolgulayıp boşaltarak yağma yıkım istismar talan tecavüz biat ve benzerleriyle vurgun soygunlara uygun bağımlılıklarının ESERİ ve kalıplaşmış kutuplaşmaların ESİRİ insan tipinin şekli şimali verilmekte.
Kutuplaşmalarla birbirini horlayan dışlayan küçümseyen duymayan ilgisiz iletişimsiz bağlantı kopukluğunun saplantı kıskacında yok sayarak kin ve nefret kusma köleliğine adanmış ve bu sayede akla sorumluluğa ve Vicdana dayanmayan fütursuz pervasız uğrun uğrun kezzap içimiş gibi kendisiyle çatışan ve çelişen vitrine akıl sahteliği satma derdine çullanıp üşüşmekle ortak paylaşım değerlerini ve toplumsal huzuru bulmak asla mümkün olmadığı gibi, güç hırs kibir kahır ve gösterişin sürükleyerek felaketten felakete çığ gibi büyüttüğü kaçınılmaz yıkımların ve çöküşün müdavimi talibi tutuklusu ve kölesi olunmakta,
Öldüğünde zaten bedeninden sıyrılıp RUH bilinmezine göçüp gidecektir insan. Daha yaşarken sınırlı kapalı yaşamaya daha doğrusu ber anını kendinden sürekli şüphe duyarak yetersiz aciz çaresiz nerde ne zaman ve kimde hep kuşkulu hektikli korkulu asla kendinden emin olmamanın değersiz ve suçluluğunu sürükleyen bulsa bile kendini bilinmeyene yok sayan sonsuz arayışlara kilitlenmelerle boğulan ruhunu bedeninden ve hiç yaşamamaya ayrıştırmak; devamlı ritüelleri tekrar eden ölümün mirasındandır . Çünkü herkesin kendisiyle ödeştiği ve hakkı olduğu yaşama sevincini imar inşa mamur ve mümkün kılamayanlar daha en baştan , yani hayat kundağındaki doğuştan dolgusu yapılan yaşam gerçekliğine soğumanın kısır döngülerini ve saplantılarını yüceltip kendi şartlanmışlığına göre kutsayan kalıplaşmış suçluluk duygusuyla hem ruhunu hem bedenini ölüme adanır ve ölümün özdeş sağlayıcı karakteri olan acı keder kahır sitem eziklik yokluk mutsuzluk düşkünlük hiçlik zavallılık gibilerle bağdaşır ve özleşirler.
Yani emanet sahte ve samimiyetsiz sözlerin seslerin kişiyi makaraya saran dillerde ilişip konuşmadığı; emek çaba gayret deneyim cesaret özgüven ve özgür iradelerle kendi katılımcı etkinliklerinin onuru gururu eldesi ve kazancı olan diyetsiz ipoteksiz hacizsiz kargosuz ve kaporasız MUTLULUK birlikte ortak yaşam sevincini yüklenen başkasına taşınabilir, aktarılabilir, ulaştırılabilir; ama asla faturalı etiketlere bağlılığın taşınmaz mülkü; soyut söylemler hayalperestliği, değeri borsasına göre artan veya azalan mağaza yahut marka çeşidi çeşidi değildir.
Seyfi Karaca…..Mayis /26
…
DiPLOMALI ZIRCEHALET
…
Diploma parayla satın alınabilir olduğundan beri karşılıklı güvensizlik herkesten herkese hat safada, sanki yazılı metinleri olmayan toplum sözleşmesi gibi hırsızlığı yolsuzluğu haksızlığı zorbalığı keyfiyeti sömürücülüğü talancılığı adaletsizliği istikrarsızlığı bencilliği duyarsızlığı acımasızlığı ahmaklığı hurafeyi hukuksuzluğu kokuşmuşluğu liyakatsizliği karamsarlığı boşvermişliği kanaatsizliği gericiliği ve kutuplaşmayı en seçkin ayak oyunları ve hileleriyle yetiştiren moesseseye dönüştü insanlık.
Bu haliyle de bin yıllarca kazanılmış olan ortak değerlerini yitirdiği gibi Jan Jak Russo” nun çağdaş demokrasinin ana ilkesi sayılan Toplum İradesi Egemenliği’ ne dayalı tarihsel çıkarım da, toplum ve dünya gerçekliğinden kopuk gösteriş ihtişam güç ve dayatma zehirlenmesiyle kendi çıkar önceliğinden başka hiç bir şeyi öncelemeyen ve önemsemeyen buyurduğu dayatma, karşı konulamaz kaçış yabancılaşma değişim dönüşüm ve kayboluşların tüketim kölesine dönüşmüş olan bağımlı- güdümlü yığınlar tarafından tanrı hükmünde kanıksayarak kabul gösterdiği azınlık sultası hükümranlığı yürürlüğe konuldu.
Dünyayı olumsuzlardan değiştirmeye dönük inancı ilgisi idrakı çabası idolü amacı anlamı duygusu düşüncesi dayanışması aklı fikri kültürü paylaşımı sanatı idealleri mutluluğu birikimi dolaşımı saygınlığı çağdaşlığı ve ortak değerleri yok çünkü. Aksine doymak yetinmek bilmeyenlerin anlayış değer algısı hiç gelişmemiş bütün acımasızlık bencillik ve menfaat odaklı kötülüğün serbest piyasa dolaşımında değersizliği değer ölçüsü sayarak hem birbiriyle ortak yaşamın her başlığında kutuplaşıp çatışan; diploması sahteliğin cin fikirlilik okutup öğrettiği her dayatılmış kaba cahil mutsuz tutarsız kinci güvensiz gerilimli duyarsız kayıtsız bencil ve sapkın bağımlılıkların kurgulanmış kölesi olmaya aynılaşmış; herkesin herkesten üstünlük gözdesi olmayı hayati zorunluluk gereği ve kutsal yüceliği saymakta günümüz insan tipi.
Basitleştirmek gerekir, koskocaman baş edilmez sanılanların ciddi ciddi sırıtan somurtan insansızlığını, çocukluğun taşıyıp getirdiği açık saf tertemiz yüreklilikle, ordan gelecek diye sevgiyi saygıyı inancı yüceliği laçkalaşmış kalıplarla kendini şartlanmışlığın kurak tekrarına düşen bayağı adi kokuşmuş sıradanlıklarıyla örtüp kaplayarak kavşakta alanda sokakta büküşte yokuşta caddede yahut dönemeçte beklemeden … aşksa sevgiyse mevlaysa kendini kenara koynadan dolaysız imasız maskesiz sahtesiz şartsız ve direk , ertelemeden ıskalamadan kararlılıkla azimle ısrarla samimiyetle ve akıl fikir duygu idrak anlayış cesaret düşünce idrak irade ve sorumluluğuyla ; özü sözü birliğe yürekten inanıp yaşayarak; ve katkısıyla etkinliğiyle özgürce ve kendisiyle barışık; kusursuzluğa nispete kaprise kibire kahıra ve kindarlığa mükemmeliyetçiliğe saplanmadan ; onurlu duyarlı insandır kendini olduğu özümseyen ve kabullenen saygın kişilik.
Fakat herkes kendini üstün seçkinlikte öne çıkarmaya ve aşağılık düşük gördüğünü küçümseyerek her hakkına tecavüzcülüğün ve sıradanlaştıran çarpık sapkın ve kaçak dayatım saldırganlığını empoze etmeye her fırsatı ganimet biliyor artık.
İyilik ve kötülüğün çıkar ilişkilerinin çeliştiği savaşımı üzerine kuruludur dünya hayatı ve hep var olmak zorundadır. Eğerki aşırı iyimserlik veya kötümserlik hükmeder ve hakim olursa gerçekliğinden kopar sonsuz bozulmaların kulu kökesi olur toplumsal hayat çünkü aşırı iyimserlik de aşırı kötümserlik de hazıra konmayı teşvik ederek hiç bir özgün sorumluluğu çabası katılımı katkısı olmayan emeksiz zahmetsiz haksız hukuksuz zorbalık dayatmalarına yol ve meydan verir.
Bu yüzden benlik aklı fikri bilinci vicdanı kişiliği kavramı illa be mutlaka kazanılması gereken zorunluluktur. Fakat herkesin her konuda en üstünde seçilmiş anlamı değeri vazgeçilmezliği olduğunun saplantılarıyla bozulmuş insan benliğini herkesin çöp zibili, kendisininse kutsanmış ayrıcalıklı olduğuna alırılaştığı bencilliğe kapıldığı zaman iyilik kötülük arasındaki denge eşitsiz hukuksuz zorbalık hükümranlığına evrilir.
O sebeple de diplomaların bile parayla satın alındığı günümüz eşitsizlik acımasızlık şiddet bencillik liyakatsizlik keyfiyetinde her sapma ve bozulma, kanıksandığı alışkanlıklarla sıradanlaşır, paranın ve digital diktötorluğun tanrılaştırıldığı yıkım yağmacılığın tüketim piyasasına inanılır ve tapınılır.
Baskılanmış ve bütün değerlerinden yılmış yozunmuş insan yığınlarıysa çil yavrusu gibi kendinden toplumundan ve dünyadan kaçacak yer aranır. Günümüzün baskılandığı cenderede yaşam kavgasını, özgürlüğünü, idrakını, insancını, aklını, cesaretini, yolunu, vicdanını, toplumsal değerlerini ve hayat gerçekliğini yitirmiş aşırılıklar esaretinden kişiliğini ve çıkışını bulanama sebebiyle hiç kimseyi dinlemeyen duymayan ilgilenmeyen kabullenmeyen ve umursamayan kendi kendini aldatarak avunma sendromlu ahkam ihtişam gösteriş ve lüks budalalığına mahkum sürekli başka yerleri gezip görme ve tüketim çılgınlığı burayla ilişkili alakalıdır.
Çelişkilerini sıfırlayarak aşırı iyimserlik polyonacılığıyla aşırı kötümserlik zorbalığı arasında yok olup kaybollan insan, ki bu yüzden hiç bir doğrusu olmayan ve kendi dürtülerinin kesin kabul görmesini dayattığı tanrılaşma saplantısına kapılmıştır artık. Dirliksiz düzensiz ve mutsuzluğu kışkırtıp tüketime sunan ve dayatan her türlü yalan dokan sahtekarlık sapkınlık riyakarlık rüşvet yağma vurgun soygun sömürü hukuksuzluk ve talanın alışılmış kanıksamalarla hakim olup her yere hakim olup hüküm sürmesi kendiliğinden gelişmiş rastlantının eseri değildir.
Sörvayvur, kutu açma kapama, ben bilmem eşim bilir, güldür güldür çok güzel hareketler bunlar, izdivaç, Türkiye sesini starını arıyor , biri bizi gözetliyor, top model rüküş mü rüsva mı, geliminin kaynanası, yemekteyiz, kurtlar vadisi, organize işler, ivedik recep, gora, lüks sükse sahte sanal reklamlarla yaşarcasına mezarın asansörlü olsun olmasınlar .. gibi ve niceleriyle günün mesaisini toplumun iletişim damarlarına aşılayıp empoze ederek eğitimli salaklaşmanın donatılmış çürümenin kuşatılmış ve öğretilmiş huzursuz kayıtsız karamsar mutsuz gerilimli sorunlu dengesiz ve değersiz kimliksizleşmenin kullanışlı kalabalıklar şekline toplum mayası karıldı yapıldı ve yoğruldu.
Akademik ünü şöhreti çokça Profesörlerin bile piyasanın gözdesi olma uğruna insanlığı terk ederek magazin kusuntusundan bakınıp beslendiği sosyal tükenişin butik ve bataklık mirasıdır artık tasarruf mlı izolasyon,sosyal viral zindan ve toplumsal virabnkeşlik.
Burdan mezun olan tükeniş, akıl fikir irade ilim değer duyarlılık bilinç bellek bulanıklığı ve kişilik perdelenmesiyle, hayatın kaderini tasarımlayan buyuran belirleyen soyan ezen sömüren çapulculuğu kutsar özümser ve talan tecavüzcülerine aşık olması hiç de şaşırtıcı değildir.
Bu sebeple değer doyum liyakat ve denge kavramından yoksun herkes ve her şey akıl vicdan sağlığı ve bellek bilinci duyarlılığı olmayan tüketim gösteriş bencillik ve şiddet bağımlılıklarına odaklandığı merkez kaçlar etrafında sicil bozarak bozgundan bozguna sürükleniyor dolanıyor ve savruluyor…
Sosyolojik yapıyı ve toplumsal dokuyu örer donatırken ihtiyaç duyduğu her türlü otoriter yasal ve kurumsal yapılanmayı kendine göre ve tek tipleştirmeye göre tapınaklaştırarak yüzde on yüzde doksan çarpık ilişkili işsiz yoksul -sefl çoğunluğun imtiyazlı yüzde on azınlık çıkarları için ürettiği yorulduğu ezildiği soyulduğu sömürüldüğü yaşadığı ve öldüğü; her şeyin menfaat ganimet yağma ve maddiyat çıkarcılığına dayandı.
Herkes doğru yalan yanlış suç günah iyilik kötülük ilahilik yücelik kavramlarını kendi ben ben merkezinden bakıyor algılıyor; ve güç gösteriş heves hınç şöhret şehvet lüks servet mülk konfor saplantılı çıkar ilişkisi önceliğine göre yorumluyor yaşıyor artık toplumsal değerlerini ve aidiyetliliğini yitirmiş insanlar. Çünkü..
Kibirli kirli kötü bağnaz yobaz zorba bencil batak üstenci keyfiyetçi baskıcı köktenci gerici başınabuyruk şöhret servet dekor nizah kahır ayrıcalık yarış ve kepazelik düşkünü toplum virüsü insan tipine dair ne varsa rol modeli olarak medyatik piyasadan kapış kapış tüketmenin herkesi dolaşımında her magazin kuruntusunu ve şöhretlilerini adanmışlık mabedine tapınırcasına karşı konulmaz sürüklenişlere tutsaklaştıran çöküş yağma ve yıkım tezgahı kuruldu.
Yerel sömürü sülüklerine toplumlarınızı kör cahil eğitimsiz duyarsız ilgisiz kayıtsız her ne dayatılıyorsa onu tüketen bağımlılık kölesi olmasını istiyorsanız alın bunları afyon ürün çeşitleri olarak alıştırın kullanın formatıyla uluslararası toplum mühendisliği ajansları ve ajandalarının atölye çalışması olan algı yönetimli hiddet aşağılama nefret şiddet korku kabus kutuplaşma şehvet çirkeflik rezillik hınç kin güzellemesi yaparak sorunlu bunalımlı gerilimli ve mutsuz doyumsuz bunaklığın cinsiyetsizliğini kökensizliğini değersizliğini ruhsuzluğunu geçimsizliğini kimliksizliğini kişiliksizliğini umutsuzluğunu görgüsüzlüğünü kültürsüzlüğünü yobazlığını kargaşasını ve saçma sapanlığını kovaladığı salaklaştırma yarışlarıyla boğuşan tüketim bağımlılığı dönüm dolaşım dayatmalarına karşı gelinmez kutsallık kabulü ve algısıyla ele geçirdiği ortak değerleri talan ganimeti olarak konforlu alan bilmeyi aşıladıkları toplumsal çöküşün yıkım yağmacılığını yaz boz ettiler.…
Nasıl ki Rus, Amerikan ,Çin, Japon, Kanada, Avusturya, Yurop gibi dünya sömürü işgal yayılma savaş tecavüz katliam ve kolonici sülüklerinin hem her alanda ayrışıp çatıştığı ama yeryüzü yoksullarının maddi manevi hak hukuk değer cevher ve kazanımlarına diledikleri gibi çöküp çullanmanın ortak niyettinde anlaşıp ittifak halinde oldukları gibi, buranın yarı sömürge ilişkileri bağlantılı Türkiye yansımasında kesintisiz darbelerin hedefinde olan ortak kazanım birikim değer ve Toplum İradesi’ ne yönelik darbeler silsilesiyle keyfiyet ve azınlık sultasının GERİ DÖNÜŞÜMü hem birbiriyle kutuplaşan hem de tüketim bağımlılığında aynılaşan kesimler ve yığınlar sayesinde Bop Eşbaşkanlığı sür saltanat modeli hükümran kılındı.
Altmış sekiz ve Yetmişsekiz “ liler dönemleri boyunca Deniz Gezmiş’ gillerle sembolleşen sosyal siyasal ve kültürel tepki, Cia- Mossad ortaklığıyla sağ sol çatışması olarak zirveye taşınarak susturulup sönümlendirilirken, Teni CehePe, Muhafazakarlar ve Pekaka, yıkımın hem kutuplaşan hem de aynılaşan ortak çıkar ganimetine çöküp istifade edenleri olarak ( şimdilerde Tom Barrak Bop markalı Terörsüz Türkiye toz dumanında olduğu gibi) yalan talan yağma ve menfaat istismarıyla sefil yoksul kalabalıkların TEK SEÇENEKLİ algı yönetimini ( seçkinlerin imtiyazlı zümresi çıkar önceliğine uygun hukuksuzluğu yıkımı soyguncuyu yağmacıyı bölücüyü keyfiyeti başıbozukluğu zorbalığı daim kılan ) sevk ve idare etmektedirler.
Buraya ilgili güdümlü bağımlı olarak herkes herkesle hem hasım hem kutuplaşan hem hısım hem ayrı gayrı uzak; hem de buyuran aynı bağımlılık piyasa ve marka dürtülerine ittifak halindeki toplumsal çürüme ve çöküş müsvedde numunesi olarak , her dayatması okulundan mabetinden ilim irfan ehlinden veya kutsal ilahi ikramdan sayılan tapınak algısıyla kendini bozup teslim ettiği magazin dolaşım döngüsü dışında hiç bir hayati ve insani değeri öncelemiyor, umursamıyor, ilgilenmiyor, önemsemiyor, yüklenmiyor ve yaşamıyor artık.
Diploması hileli dümenli rüşvet veya parayla satın alımaların artık saklı gizlisi olmayan tezgahlardan ayyuka çıktığı ayan beyan furyada, eğitimsizliğin her türlü sahtekarlık ve dalavere hünerini toplum mühendisliğiyle öğretip eğittiği; insanların değer kodlarıyla oynanarak sürekli planlı proğramlı bir şekilde tükettikleri yoz kültür afyonlarıyla çöküşün dibine yıkılıp çökertiliyor , hayatın her alanındaki ören viranlarda denklik ve denge felaketini bulan acı blanço.
Seyfi Karaca…. Mayıs/26
…
İNSANLA ÖZDEŞ AŞKIN ve SEVGİNİN SONSUZLUK EVRENİNDE
….
Sevgi bağının duygu yoğunluğu AŞK evrenini insanla buluşturacak olan değerlere doğmalı beslenmeli büyümeli yüklenmeli İNANMALI bilmeli özümsemeli taşımalı yaşatmalı ve gerçekliğiyle yüzleşerek yaşamalı insan.
Hiç bir soyut kalıplarla kısıtlanmış engelliliğin DOGMA köhnesi adanmışlık köktencililik ve militanist bağnazlık saplantılarına kurbanı, piyasa müşterisi ve tüketim borsası kölesi olmadan kibirsiz önyargısız peşin hükümsüz çıkarsız dayatmasız KENDİNİ AŞMAKLA mümkün olan yüce duygudur sevmek ve sevmekle duygusu derinleşip yoğunlaşan söylemi eylemine özdeş insan kimliği ve sonsuz sınırsız Aşk evreni.
Karşılıklı değer bilirlik ve karışan kaynaşan denge ilişkisinin vardığı varacağı yerdir, hiç bir bağnaz saplantılarının kul kölesi kurbanı olmadan kendini aşmanın yaşama sevinci, aşk iklimi, sevgi dünyası, insanlık değeri ve tutkun serüveni. Tabi her sevgiyle uyanan merak illa ve mutlaka her şeyde ve herkeste karşılığını bulacak diye bir ilkesi yok yeryüzü yalam hikayesinin. insanlığın ve anlamlı iyi güzel kalıcı ve değerli olan hiç bir olulum da illa herkeste ve her şeyde karşılığını bulma takıntısı düzeneğine kurulu değildir.Tam tersi burada üstelenen her talepkar ısrar platonik arabeskleşmenin git gide izi semti diyarı yolu sürdürülemez kokuşmuş çorak kurak yalvar yakar tekrarlarıyla onurdan itibardan düşer, piyasa laçkası halini alır. Bu yüzden yerini bulmayan her duygu yeşertidi yahut kıvılcımı, yürek akıl irade vicdan pusulasıyla vebali aşkın sevgisinden olanların yüküyle sonuna kadar gidilmeli, varılan yerde olaki karşılığı saygınlığın yüce duruluyla yükünü aldığı yere kırıp dökmeden bırakmalı, kaldığı yerden sonsuz sınırsızlığın iyilik güzelliklere adanmış ömür sermayesiyle sevgi aşk ve insan yürekliliğinin taşıyanı yaşatanı yürüyüp gideni olmalı ki, kavuşup kutlayacak değeri anlamı erişimi inancı huzuru mutluluğu onuru dengesi döngüsü dolaşımı ve bağlamı hiç bir şeyle değişilmeyen saygın ve özgür iradeli emeklerle kazanılmış kendisini bulan tanıyan bilen olabilsin insan.
Karacaoğlan, Nesimi, Yunus, Pir Sultan’ ların her çağırıp çığırdığı aşk ve sevgi özlü saz dil gönül ve söz cevherleri adresine yollananda denge ve değer karşılığını bulmadı diye küs kurak yıkık çölleşmenin karunaqrısı arabesk kesmekeşmişliğine çöplük zibili olur, kapıyı eşiği öteyi insanı börtüyü hakkı divanı cihanı vicdanı evreni aşkı sevgiyi sevgiliyi duyup görmeden cansız cisimsizliğe nefesi kesilir, aklı duygusu duyarlılığı ve insanlığı tükenir, yüklendiği yürek yangınlarının yüküyle bu günümüze ulaşıp gelemezdi evreni sarıp kucaklayan aşk ve sevgi çığlık çırpınışları.
Herkes doğru yalan yanlış suç günah iyilik kötülük ilahilik yücelik kavramlarını kendi ben ben merkezinden bakıyor algılıyor; ve güç gösteriş heves hınç şöhret şehvet lüks servet mülk konfor saplantılı çıkar ilişkisi önceliğine göre yorumluyor yaşıyor artık toplumsal değerlerini ve aidiyetliliğini yitirmiş insanlar. Çünkü..
Kibirli kirli kötü bağnaz yobaz zorba bencil batak üstenci keyfiyetçi baskıcı köktenci gerici başınabuyruk şöhret servet dekor nizah kahır ayrıcalık yarış ve kepazelik düşkünü toplum virüsü insan tipine dair ne varsa rol modeli olarak medyatik piyasadan kapış kapış tüketmenin herkesi dolaşımında her magazin kuruntusunu ve şöhretlilerini adanmışlık mabedine tapınırcasına karşı konulmaz sürüklenişlere tutsaklaştıran çöküş yağma ve yıkım tezgahı kuruldu.
Yerel sömürü sülüklerine toplumlarınızı kör cahil eğitimsiz duyarsız ilgisiz kayıtsız her ne dayatılıyorsa onu tüketen bağımlılık kölesi olmasını istiyorsanız alın bunları afyon ürün çeşitleri olarak alıştırın kullanın formatıyla uluslararası toplum mühendisliği ajansları ve ajandalarının atölye çalışması olan algı yönetimli hiddet aşağılama nefret şiddet korku kabus kutuplaşma şehvet çirkeflik rezillik hınç kin güzellemesi yaparak sorunlu bunalımlı gerilimli ve mutsuz doyumsuz bunaklığın cinsiyetsizliğini kökensizliğini değersizliğini ruhsuzluğunu geçimsizliğini kimliksizliğini kişiliksizliğini umutsuzluğunu görgüsüzlüğünü kültürsüzlüğünü yobazlığını kargaşasını ve saçma sapanlığını kovaladığı salaklaştırma yarışlarıyla boğuşan tüketim bağımlılığı dönüm dolaşım dayatmalarına karşı gelinmez kutsallık kabulü ve algısıyla ele geçirdiği ortak değerleri talan ganimeti olarak konforlu alan bilmeyi aşıladıkları toplumsal çöküşün yıkım yağmacılığını yaz boz ettiler.…
İşte sebep o sebep, artık hiç bir aşk ve sevgi özlü insani değerde ilgisi itibarı ve alışkanlığı olmayan günümüz piyasa pazar PROTOTİP popüler kültür maskarası model türeviyle, secilme beğenilme ayrıştırma kategorize etme ve reklam profilinin en gözdesi olmaya üretilen şekilli kalıplı maskeleşmeler, inancını yüzünü cismini varlığını kişiliğini kimliğini onurunu özünü ömrünü gerçeklik duygusu olmayan proğramlanmış algı dürtüleriyle çantasının cüzdanının çekmecesinin yahut torpidosunun dip bucağında herkesten öncelikliliğe çıkmak için kullandığı aksesuar ve marka çeşidi olarak kullanmakta.
Beklentilerini umutlarını inançlarını hislerini sezgilerini algılarını ve anlayışlarını sürekli değişkenlik şekilciliğine yatırımlayarak içeriği hangi yozlaşmış kokuşmuş ve çürümüşlükler çöplüğünden olsun gösterişliliğin tasarımlı ambalajını insanlık varlığıyla özdeş sayan; kıskacından çıkamadığı dürtü saplantılarıyla ekseni günü yolu niyeti akışkanlığı yörüngesi değişmeyen odaklandığı standart sabit mekaniklikte iyilik güzellik denge düzen huzur benlik çevre ilişki konfor güvenlik kişilik dünya toplum ve kendine göre ilahi yücelik bulacağına kapılmış kalıplaşmış ve şartlanmışlıkların tekrarlayan sıradanlığında proğram ve sıra dışı gelişmelerin umrunda ve farkında olmayarak neden niçin soran doğallığını ve gerçekliğini yitirmiş çorak çemberler kelepçesine sıkıştığı arayışlarla, hüsranlarla, gerilimlerle, yanılsamalarla ve mutsuzluklarla kapışır boğuşur insan.
Bu yüzden de acımasızlığın sorumsuzluğun yozlaşmanın uyuşturucunun vicdansızlığın adaletsizliğin görgüsüzlüğün duyarsızlığın yabancılaşmanın şiddetin kokuşmuşluğun kol gezdiği cinnet cenderesinde, toplumda kendini ezik yitik tüketim kölesi kabullenen toplumda gösteriş maskesi olarak giyinip takınmanın dışında artık itibar rağbet ve dolaşım değeri olmayan sevgi bağlamlı aşk yoksunluğuyla, partiler dernekler tarikatlar ajanslar kurumlar vakıflar ve sivil yahut resmi kuruluşlar, özel konfor alanı her türlü dokunulmazlıklarla korunaklı şöhret mülk otorite gösteriş lüks tantana ve servet mertebesi yüksek erişimliliğin en zahmetsiz kolay yollu imtiyaz ARPALIĞI ve her cafcaflı gösterişli erişimin sıçrama tahtası olarak kullanılmakta.
Hiç gram ağırlığa dokunmadan ihtişamlı seçkinliğin her yolu mübah servetine servet katanlar azınlığıyla , aylardır yoksulluğun dibinde sürüklenenlerin açlık greviyle ancak hayat pahalısı acilen elektriğe suya gaza ve ekmeğe dar gücün ulaşıp kavuştuğu yığınlar kalabalığının aynı çelişkili eksen düzleminde dengesini düzenini şaşırdığı derin uçurumlu sosyal travma ve toplumsal tükeniş, adalet liyakat onur vicdan ahlak özgürlük güven cesaret kültür sanat edebiyat sorumluluk saygı bilgi aşk ve sevgi evreninde artık varlık göstermeyen hızlı tüketim piyasa soytarısı murdarlaşmalarının çelişkiler ve sebepler sonucundandır.
Birbirinden soğumuş sıyrılmış bezmiş bıkmış doyumsuz tahammülsüz mesafeli mutsuz sahtelik yozlaşma ve yalanlarla yaşamaya alışkın kopmuş kıyametse, günden güne daha da katlayan azgın sapkınlıklarıyla insanlığı tabutlaşmış tüketim piyasasının dolaşım vazgeçilmezine yerleşmekte.
Seyfi Karaca…Mayıs/26
…
AZMAN ZEBAN DÜNYA DEVRAN
…
Georg Orwell, Lafontaine’ nin biraz efsane biraz masal özeyip karıştırıp harmanlayarak hayvanlar betimlemesiyle ( Franz Kafka ‘ nın Dönüşüm’ ünde olduğu gibi) insana baktığı ve kültürel sosyal siyasi ve toplumsal içerikli uyarlama hikayeciliğine yazıp dönüştürdüğü Hayvanlar Çiftliği, o dönemlerin yukardan aşağıya her yetkiye haizliği buyuran bağıran azan ve hükmeden tekil yapılanmanın Hitler tarifeli Sovyetler Birliği olduğunu İngiltere’ ye bağlı kapitalizmin kutsanmış şövalyesi ve Lawrence kimliğiyle çok okunanlar arasında yetmişli yılların ‘ madem hatrı sayılır insanlık ölmüştür bırakalım kim neyi nasıl diri diri ölmek istiyorsa öyle hayvanlaşsın yaşasın’ türevli boşvermişliğe bağımlılıklarının kölesi kalabalıkları ve hippi kuşağı icat edilmişti. Sendikaların partilerin sanatçıların akademik ve sivil toplum örgütlerin hiç bir anlam değer ifade etmeyerek topyekün aynı sömürü talan soygun çarkına yük taşıyıp ortaklık ettiği suç ve sabıka dosyasında muhalefet tepkisi ve yetkisi olmayan kimlik ve inanç istismarcısı Muhafazakarlık bir daha gitmemek üzere durumdan istifadeye çöküp çullanmıştı.
GEORG ORWELL’ in insan hayatını kapitalist emperyal TEKELLEŞME ajanda şirketçiliğine hayvanlaştıran ingiliz Lawrence yapımlı icat, günümüze dönüşerek ve dünyadaki raf ömrü bitirilerek makinalaşmış Yapay Zeka insanlık ölüsünü zimmetine devraldı.
Modern köleliğin etkin tapınak şovalyeciliği doktrin kitabesi olarak afyonlanmış empoze edilmiş Georg Orwell’ Hayvanlar Çiftliği ise, Kapitalist Emperyalist çullanışın reçetesi sağlam uyuşturan stokluk Amentüsü olmuştu. Türkiye’ de ise faiz lobisi buralara bağımlı olarak bu köklü dönüşüm, insanı toplumu kültürü vicdanı hukuku aklı fikri iradeyi tepkiyi eğitimi duyarlılığı her şeyi soyan ezen sömürenler çıkarına anlam içerik etkinlik işlev ve değerinden düşürerek sağ sol çatışması ekseninde yerle bir eden On İki Eylül sonrası kimlik ve inanç istismarcılığı hiç gitmemek üzere çöktü ve çöreklendi.
Toplu sözleşmelerde ezen soyanın ezilen soyulan temsilcisinin olmadığı ve partilerin sendikaların yahut diğer Avrupa Birliği fosil fonlanalarına odaklı sivil toplum kuruluş ve örgütlerinin hiç bir anlam katkı değeri ifade etmediği ücretli köleliğin kaderini belirleyen topyekün ittifakta yaşam kavgasının sağlık eğitim beslenme barınma ulaşım eğitim gıda enerji gibi can yakıcı giderlerinin hiç birini karlılamayan maaşlarını aylardır alamayan madencilerin açlık grevi sonucu ancak erişip ulaştıkları kazanımı ve her ne kadar içeriği ve işlevi tekelci sömürenlerin raf ve vitrin çeşidi olmuşsa da yaklaşan işçi emekçi bayramı Bir Mayıs’ ı yürekten kutluyorum.
Mademki insanlık ölmüştür varsın robotlar bizi dilediği gibi proğramladın bozsun taksın söksün gütsün yaşatsın veya öldürsün ilgisiz kayıtsızlığına idraktan iradeden kesat Çılgın Tüketim Bağımlılığı teslimatında murdarlaşıp morg ve mahrum olmuş gitmişken güncel dönüm dolaşım pazar piyasa sarmalı….
Oyuncuların hıncını yarışını ve gerilimini alamadığı pusuda tetikte bekleyen hayatının seyircidisi sırunlu sıkıntılı kalabalıklar vay demeye kalmadan üçüncğ dakkadı bile dolmadan güüüüüüür…cast curt yıkılan yıkılanabyırtılan yırtılana öullanan çullanana
Böyle giderse değil oldu bitti bile..
Zaten algı ve dürtü bağımlılığına ölüsü kendiliğinden teslim robotlaşmışken insan, hali hazırda şiimdi bundan böylesi ötesi ilerisi artık yapay zekanın her konuda yol hüner madik grafik çizim tasarım marifet maske akıl akışkanlık alet ekipmanlığını gösterdiği ayrışmış kutuplaşmış insanlık bozgununa çok sürmeyip çılkı çıkacağı kesindir ki, bizzat yapay zeka kendisi en şiddetli depremlerden tufanlardan ve elektrik çarpmalarından beter sokakları cehenneme çevren kapılara dayanmış katil sapık cellat haydut cani pisikopat suikastçi tecavüzcü ve programını kendi yapan kimselere gözükmez yakalanmaz cinayetler azmanı olarak; ne laf dinleyecek ne vicdanı sızlayacak ne akıl ne ihtiyat ne güç kuvvet yetecek ne etme yapma gitme ricasından anlayacak azman zebandır artık devransız dengesiz dünya zaman ..
Sözde eşsiz benzersiz huzuru iyiliği güzelliği bulunmazı bilinmezi mutluluğu güvenliği dayanıklılığı konforluluğu kalıcı olanı ve en seçkin gözde ihtişamlı olanı YAKALAMAK adına kurulan hayal yahut tutulan niyet, her yeltenişte yerleşik düzenli uygarlığa geçiş tarihçesinden beri insanlığın ölümsüzlüğü arayışıyla başlamış olduğu saplantısı, hızlı tüketim çağında gittikçe kendini yok etmekte belirginleşerek fiyaskoyla sonuçlanmaktadır.
Çünkü artık onsuz hayatının hiç bir akıl fikir haz duygu hayal düşünce ilişki yahut eylem faaliyetinde bulunamadığı cihazlarda doğup ölüyor insanlık. Zaman ve mekan kavramı olmayan yerde yapay ve yanlışlarla yaşıyor. Çünkü erişimini kendi varlığıyla özdeştşrdşği ve hayati derecede tapınaklaştırırcasına önemsediği cihazların kamçılayıp kışkırtarak hükmettiği TİCARİ esaret ağlarında sonsuz kayboluşun tüketim tutsaklığıyla diri diri gömülmüş durumdadır insanlık.
Zaman ve mekan kavramının olmadığı yerde hazır proğramlılığın içinde herkesi hapsettiği bağımlılık alışkanlıklarıyla özgürleşmeye dair hiç bir çabayı gerektirmeyen hazır proğram ve dürtü güdümlüsü insanda aidiyetlilik duyarlılık samimiyetlilik gerçeklik duygusu ve algısı da yoktur malum. Bu bakımdan da sürekli değişkenlik ve durmaksızın hareket ve çılgın tüketim halinde olmak bu asosyal esaret tutsaklığının zorunlu mecburiyetidir.
Gün boyu şiddet haberleriyle ruhu ve bedeni delik deşik edilen ablukada hayatına kayıtsız duyarsız tepkisiz ilgisiz soğuk soyut uzak sinik ve sönük kalmayı ve her türlü kötülüğü yaşamın normali saymayı alışıp kanıksamak da bu zorunluluğun hazır paket proğram dahilindedir. Çünkü sürekli değişim hareket halinde olup zaman mekan duygusundan yoksun kişi eriştiği sonsuz sınırsız sanalda her yerinde olmaya en acımasız azapla kendini örseleyip boğduğu halde hiç bir yere yetişememenin şiddetli dengesizliklerini çelişkilerini gerilimlerini bunalımlarını açlığını travmalarını yoksunluğunu ve mutsuzluğunu ezilip bozulmaktadır..
Çünkü her yerde olmak isteyen ve hiç bir yere varamayan sürekli değilen dönüşen insan; çelişkilerinin üstesinden gelemediği yenilmişlik acizlik hiçlik yoksunluk ve ezici değersizlik baskısıyla hayati derecede ihtiyaç duyduğu farkındalık- gerçeklik duygusundan temelli yoksundur; ve asla kendine yetişememekte ve yetmemektedir.
Gerçeklik -farkındalık algısı ve duygusundan yoksul ve yoksun yaşayan insanınsa yaşam çeşitliliğinde kendini tüketim piyasasının kin nefret hırs kahır acı kibir üstünlük bencillik acımasızlık duyarsızlık şartlanmışlık cehalet şiddet kutuplaşma güç şatafat gösteriş ve bağnazlık kamçılayan pazar güdümlü kölesi olmanın dışında hiç bir akıl fikir niyet emek gayret çaba kaygı sorumluluk saygı sevgi onur özgür irade ve kendine özgün kişilikli karakter oluşması gelişmesi de mümkün değildir.
Kişiliği olmayanınsa sosyal zenginliklerle kurulu özgürlüğü güvenirliği hisdi inanırlığı duygusu ilgisi iletişimi ve gerçekliği olmadığı gibi, sahteliklerle örtbas edip baskıladığı sanal sarmal sürüklenişin kısır ve yapay tutsaklık döngüsünde gerçek dünyası mutluluk çıkarımı ve öğretilmiş buyrulmuş kendine yetişme kapılmışlığının ötesinde kayda değer dengesi kabulü duyumu bilgisi doyumu algısı yetkisi alışkanlığı dinginliği değeri kültür sanatı iletişimi aşk ve sevgi çıkarımlı kutlanacak sevinci ve kendine özdeş hayatı da yoktur.
Durumun vahamet neticesi böyle olunca da şiddeti saldırganlığı kayıtsızlığı geçimsizliği kahrı acımasızlığı cehaleti derbederliği ve arabeskleşme oyuncusundan imrenip öğrendiği alışkanlıkların yalan yanlışlarıyla yalamaya önlenemez kapılmışlığını sürünen ve sürüklenen sosyal hayat; artık robotlara müdahaleceden değil robotların her şeyine müdahil olduğu ölü ve kısır defile döngülerde insanlığı tedavülden kalmış hayatın seyir ve defin defterini yazıp bozmakta.
Burdan başa dönersek…:
Hayatın eğrisi doğrusu iyisi kötüsü dikeyi yatayı büküşü kıvrımı darı zoru genişi düzü incesi çirkefi her şartı ve gerçekliğine göre dahil ve etkin olması gerekirken sınırsız istek ve ihtiraslarının aklı fikri iradeyi idrakı ilgiyi sorguyu sorumluluğu liyakati ve vicdanı yok eden her yerde bulunma ve her şeye sahip olma ölümsüzleşme ve herkese hükmetme tanrılaşmasına hızlı tüketim bağımlılığıyla azıp sapınca insanlık makineleşmiş soyut hükümranlığın matrak maskarası oldu bitti ve öldü. Ecele el yapımın kıyametin vasiyeti yazılı vaziyet bu hali alınca da …:
Çol çocuk kız erkek kadın genç ihtiyar yerli yabancı herkesi cinsiyetsiz ve kimliksizliğe sınırsız tüketim muhtaçlığı alışkanlıklarıyla kalınlaştırarak; tahammülsüzlük nefret kin kriz saplantı tarafgirlik bencillik öfke ihtiras doyumsuzluk samimiyetsizlik kayıtsızlık torpil hile rüşvet dolandırıcılık ve çıkarcılık dayatmalarıyla bölüp kutuplaştırıp ayrıştıran hastalıklı toplumsal karmaşada hikayesizliği doğayı ortak değerleri ve hayvanları dahi dekor eşyası gibi gezme görme ve İÇERİK ÜRETME kuraklığının depo ve raf çeşitliliği sayılmakta.
Sürekli pozu şekli maskesi mekanı biçimi kalıbı ve pozisyonu değişen ilgi uyandırma acayipliklerinde bulunmayı İÇERİK üretme olarak adlandırdığı ; ve yeri vakti bilinmedik belirsizliğe kendini silkeleyip savurmayı GEZEN gören ve hızına yetişip hiç kimsenin haberdar olmadığı herkesten çok bilenmiş ve sanki yaşamsal gereklilikte beklenenmiş gibi dünyanın boşluğuna rastgeleye döküp saçma dürtüsünü kendinde muhtaç mecbur adanmış inandığı ve saydığı ;oraya buraya ve bil hasa yurt dışına kapağı atmakla bakın bende be numaralar var cinsinden herkese FARK ATMA başımlılığını adeta beğenildiği miktarda değerli olduğuna inanıp aldanan ve kapılan; kişiliksizlikte yabancılaşmada ve yüzeysellikte her türlü ilişki bozukluklarıyla sığ yapay sabit cafcaflı ışıktılı sahtelikler boğumunda donup kalmanın avuntularıyla tatmin olmayı hayatının rutin mesaisi kılan; bağımlılık tek düzeliğini yerine getiremediği zamanlarda da sorun dert bunalım gerilim mutsuzluk keder kaygı ve şiddetli kabusların şizofrenik panik atakları ve saldırganlıkları yaşamakta.
Böyle giderse değil oldu bitti bile..
Zaten algı ve dürtü bağımlılığına ölüsü kendiliğinden teslim robotlaşmışken insan, hali hazırda şiimdi bundan böylesi ötesi ilerisi artık yapay zekanın her konuda yol hüner madik grafik çizim tasarım marifet maske akıl akışkanlık alet ekipmanlığını gösterdiği ayrışmış kutuplaşmış insanlık bozgununa çok sürmeyip çılkı çıkacağı kesindir ki, bizzat yapay zeka kendisi en şiddetli depremlerden tufanlardan ve elektrik çarpmalarından beter sokakları cehenneme çevren kapılara dayanmış katil sapık cellat haydut cani pisikopat suikastçi tecavüzcü ve programını kendi yapan kimselere gözükmez yakalanmaz cinayetler azmanı olarak; ne laf dinleyecek ne vicdanı sızlayacak ne akıl ne ihtiyat ne güç kuvvet yetecek ne etme yapma gitme ricasından anlayacak azman zebandır artık devransız dengesiz dünya zaman ..
Seyfi Karaca…. Nisan/26
…
SERANA EY DÜNYA SEYRANA
….
Seyrana ey dünya
Seyrana
Boz ceketli
Toprak renginde düğmesi sökük gömleğiyle saz bağrında insan
Hiç bir yusufun kuyuda kalmayacağına diye bir patırtılı kütürtülü laf
Var mıdır
Vardır
Ve burası dünya sakin ol
Acele etme
Burda her şey yarım kalır nasıl olsa yarının ölüleri arasında olacaksın diye bir lakırdı var mıdır
Vardır var olmasına da, üç verip beş almaya saat dakkayı sayar, günler yılları sayar güder kovalar
Ey zaman…!
Depozitesi kundaktan yatırılmış sırayı düzeni ve arayı bozunca adaletsizlik terazisi hilelide ilim iman şaşar
Niçini nedeni sormaz olur, çıkarının çarkında dünya yorar, gammazlık tezgahına düşer alışkanlık
Yemin billah sürekli tekrar eden laçkalaşmış pişmanlıklarla gırla gider, düzenbazlık ve gammazlık
Masumiyet karnesi halini alır
Yari olmayanın derdi vardır derler ki…
Ekmeğinki yarası kabuk bağlayan sızılarda daha ağır ve derin mi derin mi ..
Brandacının önünde top sektirirken bir kaç çocuk
Bir başkası zar zor ve yapa yalnız
Ve aç Susuz tulumbadan gıcırdayan paslı sesler çıkartarak
Her an her yerden her yere
Bitiremediğin işler
Değilken hallerde kimi zaman bulutlu
Kimi zaman yağışlı güneşli
Ulaşamadığın hayaller ve düşler
Yarım şehirler
Yarım yamalak insanlar
Pazar yerleri
Zabıta çıkışları
Zincirin halkalarını tamamlayan kule dipleri asmalar çardaklar teraslar köprüler ve sahil plajları
Yarılı tamamlayarak yarım bıraktığın bir dolu dünya olacaktır tezgahların ve kalabalıkların arasından geçerek
Kör karanlık kuyulara ebediyyen kaçak ve sürgün
Gel zaman
Git zaman
Seyfi Karaca….Nisan/26
..
KELEBEK GÜNCESİ
..
Kelebek güncesi hemen şuracık
Fakat ulaşılması her gün daha da derinleri saran yakıcı dolambaçlı düşlere sır
Bakkal kadar mahleden sokaktan sıcacık ve yakın
Köpük köpük,
Ve ateşli,
Kitaptan konuşup anlaşmanın kırıntısıyla
öpüşmeleri ziyan olmuş dudak boyalarında fincan izi kalan
Tomurcuk hevesi dünya terazisinde kalmış somruk şekerleri gibi kendisiyle tanışmaya
Elma demiş..
Saklambacın kör ebesi olmuş ben de isterim diyenlerden aşk deminde
Surda kalanların kelebek kanatlarına dip not düşülmüş
Kalp kapakçıkları dikişsiz yamasız ve açık
Kır çiçekli
Duman duman hasret yolları
Ve tenine bahar lekeleri konmuş özlem tüten kokan
Sevda yelleri
Seyfi akaraca… Nşsan/26
….
TOPLUMSAL ÇÜRÜME ve SOSYAL DEMANS 3
….
İnsanı hiç bir özgür irade yetkisinin olmadığı seçeneksizlikte modern köleler olarak esir alıp hücreleyen dönüm dolaşım piyasasında tasarımlı proğramlı yapay algılarla tutsaklık ağı donatılmış örülmüş sonsuz sınırsızlığın en acımasız yaklaşımlarla boğduğu ve boğazladığı kıtlık kıran yeridir artık dünya.
Burada doğan her kişi doğduğu aynı günle beraber ölümünü birlikte yaşayan cansız cisimsizliğin markalaşmış ceset sürükleyicisi ve taşıyıcısıdır. Çünkü doğumunu ucu bucağı olmayan pazarlanmış piyasa reklam ve magazin sezeryanlığında gerçekleşen her kişi hayatının bebeklik çocukluk gençlik ayrılık kavuşma eğitim olgunluk ihtiyarlık ve ölüm gibi bütün evrelerini birden bire kullan at hızında tüketip harcanma mahkumdur. Bu yüzden de kişiliği sosyolojisi bilinci belleği aklı fikri inancı eğitimi karakteri kimliği asla inanılır güvenilir sağlam benliğe oturmayan ilkel gelişimsizliklere terkedilmiş kolayca avlanılabilen gerilimli bunalımlı ve kaypak değişim dönüşümlere tutsaktır. O bakımdan da her kurduğu her ilişkinin tıpkı diğer kullan at bağımlılığında olduğu gibi kalıcı samimi saygın sürekliliği yoktur. O yüzden de her ne zaman hangi evrede ve çevrede ne sıfatla olmak ihtiyacı duyuyorsa ve nasıl işine geliyorsa o kimliği veya maskeyi bürünerek sahtelik yalanlarla yaşamayı artık kimsenin garipsemediği kurumsallaşıyor.
Bu yüzden de kıran kırana av peşinde koşan ve rezilliği rüsvayı kibiri kepazeliği nefreti ayrışmayı cehaleti gericiliği küçümsemeyi yüzeyselliği dalavereyi dolandırıcılığı gerilimi kaygıyı endişeyi kayıtsızlığı yozlaşmayı görgüsüzlüğü kültür- sanatsızlığı ve şiddeti dayatan en acımasız dönüm dolaşım ağı sahibi soygun sömürü çarkının ve çarpık yapılanma sisteminin mankurtlaştırılmış insan avcısı olduğu her KÖTÜLÜĞE karşı daha kötü olarak kendini korumaya alma saplantılarıyla ve salgınlarıyla dalaşıp boğuşuyor..
Sağ diri sağlıklı duyarlı ve sağlam hiç bir insancıl tarafının gelişip oluşmadığı öksüz yitik ve yetimlik hapsinin sonsuz kıtlık kıran kapışmasında doğduğu günle beraber ölen insan, kişiliğini kimliğini ve hayatını yitirip kaybettiği fuhuş furya dizi reklam frommen moda tarikat siyasi istismar ve magazin yağmacılığının büyüttüğü travma seansları bağımlılığının büyülü mabedi sayıp bilerek bağımlılığını afyonlayanları da kendine kutsanmış erişilmez dokunulmaz yapay tanrıları olarak biliyor görüyor ve inanıyor. O yüzden de Sör Vayvur’ culuktan Yene İçme Selfileme ve Dünyayı tozup gezme afyon saplantılarına kadar idol rol modellenilmiş olanların çocuklarını da bu piyasa köleliğine göre alıştırıp şöhretli hisse payı kapışmaya kodladıkları her imaj maske maskaralık ve sahtelik tarzları taklit edilip etiketli piyasaya terkedilmiş hayatının vazgeçilmezi yerine konuluyor.
Sonradan varoş milyarderlerinin ve kaynağı nerden kazanıldığı bilinmez meçhullerin de sınıf atlayıp ayrıcalıklı imtiyazlı zümreleşme etraflarında şekillenip eklemlendiği Boğaziçi azınlık seçkinleriyle diğer sefil yoksul halk resminde kalanların hayatlarının hiç birbirine uğrayıp dokunan ortaklığı olmadığı gibi, suni yaşanan ve teneffüslenen algısıyla ilgisiyle herkesin birbirinden ayrı kopuk iletişimsiz duyarsız bağsız ilgisiz kimliksiz aidiyetsiz ve kişiliksiz yapay zeka çağında herkes kendi ayrışmış bölünmüş herkese gizli kapalı fakat ilgi ve beğenisine muhtaç kozmik hücrelerde her kötülüğün muhatabı olarak ŞİDDETLİ GEÇİMSİZLİKLERİN en ünlüsü ve şöhretlisi olmaya had hudut kural kanun onur hak ve hukuk tanımaksızın güttüğü cinnetin kul kurbanlığını harcayıp tüketiyor.
Böylece değerini direncini onurunu tepkisini ve bağışıklığını yitirerek sınırsız ihtiyatsız bağımlılıklarla bulaşılan toplumsal yozlaşma sürüklenişlerine kayıtsız şartsız teslim olarak, her türlü aklı fikri vicdanı duyarlılığı ortak yaşam dolalımından kaldıran uyuşturan yok eden ve öldüren kayıtsızlığa mutsuzluğu güvensizliği kibiri iletişimsizliği kahırı acıyı zorbalığı sinmişliği kutuplaşmayı savurganlığı istismarcılığı riyakarlığı rezilliği onursuzluğu kişiliksizliği cehaleti hileyi oyunu tuzağı sahtekarlığı gerilimi bunalımı sefaleti çirkefliği kültürsüzlüğü bencilliği bağnazlığı kaygıyı endişeyi uyuşturucuyu istikrarsızlığı tehditi talanı tecavüzü ve Şiddetin her türlüsü makul masum mübah sayma kabulüyle herkese yedirilip kanıksatıldı ve hayatın normali sayıldı .
Burdan kaynaklı olarak da gerek yerelde gerek uluslararası sınırı ihtiyati olmayan av peşi güdücü sonsuzluk pazar piyasasına kolayca erişimin yol ve kanallarıyla insanlığı hiç oluşup gelişmemişliğe terkedilmişliğin özendiğine benzeşen ( tarikat siyaset moda spor şöhret marka medya mafya kostüm mülk imaj bağımlısı ve adanmışlığının ) rezillik sosyetesi, gösteriş ahmağı, şiddet bağımlısı, fenomen ahmağı ve zır cahillik budalası ağına düştü bataklaştı insanlık.
Hiç kimseye hiç bir şey ifade etmeyen her saniyesi ışıltılı cazibeli göz boyamacılığının katalog vitrini moda magazin dekor renk desen ve tasarım markalaşma ürünü olmayı şehvet dürtüsüyle harmanlayarak herkes her şeyi geriye yükledi götürdü bağımlılıkları uğruna yokettikleriyle tanınmaz oldu dünya ve insanlık.
Onurlu birikimli kültürlü iradeli bilgili özgür donanımlı saygın inanılır güvenilir aklını fikrini insancını karakterini kişiliğini ve insanlığını değil, iki yüzlü işine kim nerde ne ve nasıl geliyorsa ona göre sıfat boya tarz ve şekil alan sosyete kılıfına büründüğü gösteriş imajını temsil etmenin derdi çabası çıkar ilişkili maskesi hırsı yarışı ganimeti ve gayretindedir artık pazar piyasa ve magazin bağımlısı insan tipi. Bu yüzden de herkesin herkesten her an sapkınlık saldırganlık ihanet istismar kötülük geleceği beklentisi korkusu ve kuşkusuyla her türlü kötülüğü ve şiddeti tedarik ederek insansız toplumsuzluk kuraklığında kimse kimseye kesinlikle inanıp güvenmiyor; ve her an en küçük kıvılcımı ŞİDDETLİ çatışmaya dönüşen saldırganlığa hazır ayrı gayrı soğuk sinik gerilimli bunalımlı ve mesafeli yaşıyor.
Bildiği ve bin yılların bağılıklık birikimi olan insancıl doğrularını kayıttan itibardan ve ilgiden düşerek kasıtlı bağnazlıkların kin güdümlü buyruğuna adanmış militanlığının ve tarafgirliğinin nefretini kirini fitnesini zehrini ayrışmasını dışlamasını kahrını ilkelliğini doyumsuzluğunu karanlığını ve belasını yüklenerek kendine beğeni bunağı toplamakla meşgul korkuluk maskarasına dönüştü ne yazık ki birbirinden çoğaltılmış magazin marketçisi ve beğeni sayaçlarıyla tıklandıkça kendi egosunu tatmin etmeye demanslaşmış yapay zeka çağı insan türü.
Hangi yollarla olursa olsun benim lüksüm, top model hayat güvencem ve en gözde korunaklı alımlı gösterişli ihtişamlı yaşam konforum yerli yerinde olsun da , diğer başkası zıkkımın kökünü yesin yutkunsun yaşasın anlayış algı ve asalaklığını kabule zorlayıp herkeste içselleştirerek ..
Herkesin sözde kibarlığa soyluluğa zarifliğe itibara sevecenliğe insanlığa saygıda kusur hata işlemeyerek şirinlik ettiği; fakat sosyal hayatın bütün alanlarında dolandırıcılığın adaletsizliğin rezilliğin rüşvetin dalaverenin sahtekarlığın yalanın hilenin riyakarlığın iki yüzlülüğün sinsiliğin bencilliğin ve hırsına yenilip öfkesine kapılmış şiddetin ve bütün kötülüklerin hakim olup herkeste kol gezdiği çarpık çelişki sapmalarını ve sapkınlıklarının gerçekliğini kimsenin muhasebeye irdeleyip sorgulamadığı karanlık kurak ve dipsiz kuyudur toplumsal çürüme ve sosyal demans.
Anne babaların çocuklarını hata kusur suç ve yanlışlarının ardında durarak yetiştirirken “ kendini herkesten ayrıcalıklı konforlu güç kudret ve şöhret sahibi olmaya kurtar da başkalarına ne olursa olsun ‘ yaklaşımıyla kışkırttığı kamçıladığı ve övdüğü ruhsuzluk fetişizminde tuzaklanmış sahipsizliğin yitik öznesi olan çocuk, hiç kimsenin erişemediği bilmediği bulamadığı her şeyin hiç imkansız en üstünü olmanın arayış değişkenlik ve keşfine bozulur ve sapkınlaşır. Yüksek başarı ve etkin nüfus sahibi olmayı dolayı kışkırtıp kodlayan anne her yolun mübah sayıldığı hak hukuk saygınlık vicdan sevgi sorumluluk aidiyet kimlik irade bilinç duyarlılığı ve kişilik değerleri oluşup gelişmemiş kişide bencillik saplantıları dışında BAŞKALARI kavramı ve kendini sorgulama algısı yoktur yoktur.
Kollektif ganimet ve ayrıcalıklı menfaat çıkarcılığına çökmüş çöreklenmiş siyanetten medyata, modadan magazine, tarikattan mafyaya,akademisyenlikten profesyonel kronik cehalete ve şiddet sefalet bağımlısı yozlaşmayı öven hurafeceliğe varan her yeri kuşatıp kapsayan çarpık yapılanma ağında
Guraba Fujara hamasetiyle her yolun her türlüsünü mübah görerek eklemlenen varoş sosyetesi istismar milyarderi de, eskiden beri var olan varsıl yoksul arasındaki derin uçurumlu bozuk sistemin üstün seçkinlerine bu kendi çıkarını her şeyin üstünde kutsayan ve ihtirasları dışında hiç bir toplumsal değeri umursayıp gözetmeyen istismar bulaşanları ve bileşenleriyle ulaştılar ve kotardılar.
Ortak değerlerin toplumsal hayattan soygun sömürü ihtiyaç ve çıkar çarkına tedavülden kaldırıldığı, öğretimin ve öğretenlerin marka ürünü magazin fenomenliğine özelleşmiş pazar dolalımı haline getirildiği, eğitimle beraber yürütülmesi gereken öğretim sistemine piyasa kulu kölesi ve sadece kendi kazanımını önceleyen cin fikirli şirket ve şöhret sahibi olmayı yetiştirecek şekilde eğitimsiz öğretimin de tıpkı sağlık barınma ulaşım iletişim spor gıda güvenlik pazar gibilerde olduğu gibi endüstri hammaddesi haline getirildiği markalaşma düzeneğinde gerilimli sorunlu dolaşıma sürülen her kişi artık başka benzerlerinin varlığını yok sayarak algısız duyarsız makinalaşma soyutlaşmasıyla azmış kudurmuş gerilimli sorunluk piyasa pazarından imtiyazlı seçkinliğin ganimetini kapma kendini ölümle eş değer her an her şartta hiç görülmedik ve sürekli cazibe kalıbı değişen gösteriş ihtişam kusursuzluk ve ilgiye beğeniye cazibesi yüksek kamuflaj numaraları yaratmanın kapılmışlığıyla, dılarda kalan herkesi hiçe sayarak vicdansızlığa şiddete acımasızlığa çirkefliğe alçalmaya zorbalığa sahtekarlığa kuşkuya güvensizliğe öfkeye fitneye nefrete sapkınlığa bağlı kendi kendisine fark atma yarışından kurtulamayan ve mutluymuş gibi görünen ve hiç kimsenin bulup bilmediklerini sunup sergilemelere insanlığını esir ettiği mutsuzluk izolasyonunda adanıp tapındığı magazin veya sanal piyasa gözdesi olma mezarlığına bırakır terkeder insansız ilişkisiz ve toplumsuz ölü doğumlu cesetleşmişliğini.
Haksız hukuksuzluğu israfı savurganlığı kahrı toplumsal çürümeyi ve doğruları olmayan yanlışlarla terbiyesi verilen sosyal dumansı ihtişamlı debdebecilerin keyfiyet buyruğuyla işlendiği yerde kalıcı ve kronik sürüncemeye bırakıldıkça, ilahi yüceliğe karşı geliniyormuş algısına mahkum tepkisiz duyarsızlığın hazır proğramlanmış tüketim maddesi olarak ortak hayatın normaline sıradanlaşıyor.
Kendi saplantılarının dışında kimse kimseyi umursayıp önemsememeye sosyolojik ekonomik psikolojik siyasi ve kültürel bütün yeterliliklerini ve yeteneklerini bile isteye farkında olduğu ihanet ve ihmallerle yitirip şöhretlisinden rol modeli edindiği magazin bağımlısı tüketim piyasası soytarısı buyrulan dayatmaların esiri ve sistemin hastalıklı arızalı obur müşterisi olarak çöküş çürüme ve sosyal atık çöplüğü halini aldı kendine hükmü geçmeyen iflaslarla insan travma.
Çocuk daha ana veya kurumsal okullara gitmeden sınırsız kuralsız insanı soyan sömürenler hesabına tutsaklaşmış piyasa ve pazar markası olarak gören bir dünyanın çullandığı karmaşada doğuyor besleniyor ve çoktan dizi oyuncusu şöhretli fenomeni eşya oyun hile marka ve gösteriş bağımlısı robotu olarak eline tutuşturulmuş olan cihazlarla yapay veya gerçek her şeyi silip süpürüp yuttuğu ve oluşmamış kişiliğinin bilinç altına tıka vasa depoladığı dolulukla eğitimden yoksun; ve en az öğretenler kadar piyasası meşhurluktan haberdar öğretim binasından adımını içeri atıyor.
Eğitime gücü imkanı müsadesi ve donanımı olmayan, aynı zamanda ulaşamayacağı kadar erişim karmaşası ve magazin çöplüğü yerleştirilmiş olan çocukların en az kendisi kadar hızlı tüketim bağımlısı doluluğunu kronikleşmiş bir geç kalınmışlıkla çekip çevirecek imkanı ve mümkünü olmadığı için her şeyi soyut yüzeysel ve formalite icabı metalik ilişkili aldığı maaşını öncelemenin sistem buyruğuna bırakan kayıtsız ilgisizliğe terketilmektedir.
İlerleyen yıllardaysa soygun sömürü çarkının çocuk kadın kız oğlan genç orta ileri yaş veya ihtiyar eskisi istisnasız herkesi aynı yozlaşmışlık ve tüketim bağımlılığı ağında tek tipleştiren piyasa ve pazar düzeneğine göre sıfırlanmış bütün evrelerini herkesten ayrıcalıklı üstün olmaya örgütlemiş ve öğretmiş başarı mükemmeliyetçiliğine odaklı bütün acımasızlığını bencilliğini ihtişamını sahtekarlığını hilesini oyununu hırsını yarışını sorumsuzluğunu adaletsizliğini şiddetini nefretini gerilimini öfkesini duyarsızlığını ve eşyalaşmasını donandığı kodlamaların tutsaklık bağımlılığıyla ilişkilendiği her fırsatı üzerinden yüksek çıkar kazancı sağlayan akademik ünvanına, reklam gözdesine, ofis ciosuna, güç servet saltanat ve magazin şahanesine, reklam ve tasarım markasına, piyasa CİRO ve estetik gösterişliliğine etiket artırımlı AŞIRI yüklenmelerde bulunuyor.
Toplum kültür birey aile insanlık ve saygın kişiliklilik ve gerçeklik duygusu kavramlarının hiç kimsede ilgi emek ve itibar girmediği; fakat herkesin sağlıklı bilgili iyi mutluymuş gibisine donanımlı insan modeli alıp satan iyimserlik vitrininde tabiatına el attılmadık doğal bakir sağlıklı dayanıklı duyarlı içerikli gerçek değer ve zenginliği bırakılmayan her şeyi ve herkesi ilkel dürtülerle çekip çevren yapay dolgulamalı açlığı muhtaçlığı salgını yozlaşmayı ve doyumsuzluğu kamçılayarak en yüksek getiri kimyasallaşmasına ve hormonlaşmasına murdar edip bozan yapay yüzeyselliğin saygın ve inanılır insanlık ilişkisi kalmamış eğitimsizliği öğreten robotlama ve makinalaşma çöplüğüne atılmış durumdadır artık.
Herkesin şatafat konfor ve başına buyrukluk borsasından derme çatma ve devşirmelik ilişkisiz iradesiz sorumsuz anlamsız amaçsız işlevsiz ve kültürsüz izolasyon hücrelerinde yaşayarak kendilerini tapınaklaştıranlara kulluk kölelik etmede hata kusur işlememek için caka satmaya, trip atmaya, şirincelik etmeye, kostüm takınmaya, soyut sahtelik maskesine bürünmeye, rol poz ahkam kesmelere alışmış Şartlanmış saplantılı bağımlılıklarının ve adanmışlıklarının dışında hayatına hiç bir insani değerliliği öğrenip katmamaya talip ve tutsak, doğumu ölümü aynı anda gerçekleşen tüketim borsasında markalaşmış çocukların saygın kişiliğe ilgisi alakası mecali niyeti kaynağı iradesi özgürlüğü kişiliği mümkünü olmadığı gibi, sömürü çarkına bağlı pazar piyasa ve magazin proğramlanmışlıklarıyla sistemde dolaşan öğretenlerin de saygın ilişkin insan eğitmeye dair imkanı dirayeti ilgisi iradesi enerjisi ortak değeri sevinci mutluluğu ve yetkisi de niyeti yoktur.
Sonuçta el alemin hayati değer kayıp ve yitiğini türkü çağırarak ararmış malum, hele ki alan satanların piyasa deneği ve bağımlı soyan sömürenlerin uzmanlaştığı müşterisi olmuşken ele avuca muhtaç ve mahkum insanlık , kimsenin kibir lütfuna , zehrini şifa vitrinleyen marketine ve acıyı kederi aşılayıp kodlayan tenezzül sadakasına mecbur ve mahrum koymadan, hayatın duyduğu akıl fikir mantık özgürlük saygı sevgi özgüven onur birikim deneyim kişiliği ve kararlılığıyla dünya zenginliğini emek ve hak değerini yalama sevincini paylaşmayı önemseyen ve önceleyen yüreklilikte ve her zaman daha fazlasına sahip olma çılgınlığından arınarak ve herkesle kıyasıya yarılan bencillik kirinden kurtularak gerektiği kadar içmeli yemeli duymalı düşünmeli gezmeli görmeli anlamalı tanımalı bilmeli özümsemeli yaşamalı ; ve saygın bilgili duyarlı kültürlü toplumsal ilişkilere kendini değerini katmalıdır insan.
Neticede köklü kronik ve kalıcı yıkımlara kadrolaşmış sebeplerin doğuranı olarak kutsanan siyaset medya tarikat imar iskan dizi moda tasarım reklam marka medya magazin sahibi ve şöhretlilerinin suçlu ve sabıkalı olduğu yerden gelen bütün kötülüklere kayıtsız ilgisiz ve tepkisiz kalıp uyuşturan bağımlılıkları çılgın tüketim ağında masum zararsız gerekli ve vazgeçilmez gören toplumsal çöküş, bizzat kendilerinin de katkısı etkisi ve dahiliyle tamiri mümkün olmayan kokuşmuş çürümüşlüğü şiddetli seviyelerin felaketine dönüştüğü her infial halinin sebep verenleriyle bitlikte laçkasını çıkartıncaya kadar gündemde tutarak sadece acı sonuçlarıyla uğraşıp meşgul oluyor .
Seyfi Karaca… ..Nisan/26