Kültür Sanat Edebiyat Şiir

tımarhane duvarı sizce ne demek, tımarhane duvarı size neyi çağrıştırıyor?

tımarhane duvarı terimi Maria Puder tarafından 26.10.2017 tarihinde eklendi

  • Aslı Yıldırım
    Aslı Yıldırım 16.02.2018 - 23:16

    Hey! Herkeste aradığım .... Ne zorsun! Ne yorucusun !

  • Alis Hariika
    Alis Hariika 14.02.2018 - 16:31

    bu arada,bu başlığı açan arkadaşa selam olsun. nereye yazsam,nereye yazsam diye düşünürken gözüme"t.duvarı"çarpıyor.
    46'lık olmaya ramak kaldıysa demek :)

  • Alis Hariika
    Alis Hariika 14.02.2018 - 16:06

    ......
    eğer;yeni bir sevda tohumu yeşermeye başlarsa kalbim de bir gün,ve;kök salmaya başlarsa içten içe...bil ki;kökler derinleştikçe,sana dokunacak uçları ve belki yeniden dallanıp budaklacak senin sevdan.
    gel demiyorum sana,ama gitme de...
    öylesine karışık tarifli buhran haller cancağızım.
    sev ya da terk et kadar keskin değil,
    gelme de...gitme de...diyecek kadar saçma karmaşası.
    (18 yıl yıllanmış dizelerin bi kısmı,yıllandıkça değerli...şarap misali)

  • Ömer Kılıçay
    Ömer Kılıçay 13.02.2018 - 21:53

    Yer ve gök...

  • nagihan yavuz
    nagihan yavuz 13.02.2018 - 16:14

    evet sınıfın en yakışıklı uzunboylu espritüel kızların hayran olduğu bir erkeğe aşık oldum...bu benim seçimim değildi...çokta nazikti..kızlara vurma gibi huyu olmadığı için aşık oldum.şimdi tabikide en doğrunun ne olduğunu biliyorum..yok burnu küçük yok gözü iri yok biçimli suratı.vs..önemli olan ruhtur.sadakat bilsin.tabikide.ALLAH ın dediklerini yapsın yeterli.çünkü onlar iyi huylu oluyor.ben sınıfın boydan ikinci kısası olduğum halde o iki uzunboyluyu gördüğümde nasılda yakışıyorlar bile dedim içimden.bu acı bir şey gönlünü istemeden uzunboyluya kaptırmak...alttaki üye delirdim ama bir sor niye dedirdim..diyen üye.

  • Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim
    Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim 12.02.2018 - 01:32

    abi ben hayatımın hiç bir döneminde sınıfın en yakışıklısına ilgi duymadım, hep sivilceli, sümüklü tipler ilgimi çekiyordu/ fazla silgi koklamış olmalıyım.......

  • Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim
    Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim 12.02.2018 - 01:27

    kafamı sana vursam ağlar mısın :(

  • Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim
    Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim 12.02.2018 - 01:24

    burdan gözünün yüksekte olduğu anlamını mı çıkarmalıyız yavuz nagıhan ????

    en yakışıklılar hep en şerefsiz olurlar öğrenmişsindir bence...
    üniversitede ki seçimlerin biraz alt kademe olmasına dikkat et artık ;))))

  • Nagıhan Yavuz
    Nagıhan Yavuz 12.02.2018 - 00:36

    sen hiç sınıfın en sessizi çekingeni bilinirken en yakışıklısı en esprütüeli popüleri sınıfı eğlendiren en zeki çocuğuna tam aşık oluyorum derken hocanın diğer okulun en güzel kızı okulun gurur tablosunda en zeki ikinci kızını takdim etmesiyle karşılaştınmı.?sıkıysa hoşgeldin de..aşk acısıyla birlikte gelişinin en büyük örneğiydi.ha unuttum yakışıklı olan hem sınıf başkanı seçildi kızlar tarafından hemde beden dersi başkanı seçilmişti.ve bide sen hiç piknikte güzel güneşli bir günde teker teker sevgililerini senin yanında saydımı.içinden benim bir tane olmadı oha dedinmi...sen hiç okul bitti...kurtuldum derken bu sefer dersanede dersanenin en yakışıklısı kızlarla şakalaşıp eğlenen adama gönlünü kaptırıp tam hayat sana kapı açıp onunla sevgili olup tam mutlu oldum derken tam 19 kızla çıktığını öğrendinmi..ve bu yetmezmiş gibi seninle sadece bir güncük çıkıp kızarak terkedip 4 veya 5 kızla daha çıktığını öğrendinmi hiç..ne ilki olduğunu öğrendin nede sonu..işte böyle oratada bırakıp gittiğini öğrendinmi hiç......

  • nagihan yavuz
    nagihan yavuz 12.02.2018 - 00:20

    duvarın ortadan kalktığını gördüm.duvarın arkasını hiç bir cihaz olmadan ALLAH ın verdiği gözle gördüm..ve bunu onunla aşık olduğum kişiyle yaşadım..ama lakin o inkar etti ve deli oldum.işte aşk böyle deli eder .mecnun(deli) eder insanı.ama maalesef kimseye anlatamadım...dedilerki bir kişinin yaşadığı hayaldir iki kişinin yaşadığı gerçek.ama oda görmüştü...

  • nagihan yavuz
    nagihan yavuz 11.02.2018 - 23:50

    sonsuzun sonunu düşünmek de delirmeye yeter.

  • Alis Hariika
    Alis Hariika 07.02.2018 - 20:47

    offff off...öfff öfff...
    sen hiç,beyninin içindeki sesleri duymamak için
    dinlediğin müziğin desibellerini zorladın mı?
    yıllardır,her gün en az iki kez gidiş-geliş yaptığın yollarda yönünü şaşırdın mı hiç?
    duygularını gizlemek öğretilmişken sana,
    ağlamak için hiç tanımadığın bir omuz
    aradın mı?
    parıltılı bir kalabalık içerisinde yalnız hissettin mi peki?
    aslında hüzünlüyken,gözyaşlarını tebessüme çevirebildin mi?
    peki ya,daha önce hiç duymadığın bir küfür dudaklarından dökülüp kendi kendine şaşkına döndün mü?
    ve;çok sevdiğin şu hayata,sen hiç küstün mü?geçmişden sıyrılmaya çalışıp,başardım dediğin sırada,yeniden geçmişin dibini boyladın mı hiç?
    offf offff...
    ne kadar çekilecek off varsa o kadar offf!!!

  • Alis Hariika
    Alis Hariika 29.01.2018 - 10:33

    yakınımdaki herkes,uzağımdaki sevdiklerim olur bazen.
    kiminin yürüyüşü,
    kiminin saçlarını savuruşu,
    kiminin mimikleri...

    "özlem"denen duygunun,başka bir tarifi olmalı bu da.

    insan,kendisini teselli edecek güce sahip olmasa eğer;aklın,akıl olarak kalmayacağı aşikar...neye dönüşeceği muamma...

  • Sevda Can
    Sevda Can 21.01.2018 - 12:32

    yuzde bir delinin icerde yuzde 99 delinin disarda oldugu duvar.

  • Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim
    Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim 15.01.2018 - 14:23

    of duvar gerçekten çok kötüyüm be, şimdi sana işesem mi ağlasam mı karar veremedim :?

  • Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim
    Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim 15.01.2018 - 14:15

    bütün olay bundan ibaret; nazınızdan usanıp gitmiyorsa aşık değildir..gittiyse de boşver zaten sevseydi gitmezdi :/

  • Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim
    Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim 15.01.2018 - 14:07

    rUh hALİm lazer epilasyon yaptırmış kirpi gibi :(

    hayatın anlamını kaybettim de, acaba gördünüz mü???????

  • Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim
    Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim 09.01.2018 - 23:09

    oynak bir kalçanın iyi çalışan bir beyinden daha çok itibar gördüğü dünyadan sevgilerimle duvar....

  • Alis Hariika
    Alis Hariika 08.01.2018 - 20:38

    İnsanlar,yanlış insanlara doğru insan muamelesi yapıp,yanıldıklarını gördüklerinde insana karşı güven kaybederler.Ve,karşısına çıkan doğru insana yanlış insan muamelesi yaparlar. Böylece;doğru insanında,insana karşı güvenini kaybetmesine sebep olurlar.
    Üç yanlış bir doğruyu götürdükçe ortada doğru insan kalmaz.

  • Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim
    Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim 27.12.2017 - 17:52

    al beni beni sar beni beni yar değil misin, beni bu sevdaya salan sen değil misin????????????????????

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 24.12.2017 - 17:40

    Ey güzel insan sus benden, saz senden, de ki sözümüz sohbetimiz sevgiden beri gelsin..!

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 24.12.2017 - 17:18

    Ebüüüüüüüüüü fena soguk fena…!
    `yidik ishdik portahal soyduh allem gallem cümle curcuna vesselam,ising gucüng irast gitsing didik, yallah iddik, boyuna bosuna bahmadih, belki biz bize cemkiren ayazdan bir gognek asagiydik belki biz buzdan bir kol cengi fazla. Ne bilelim dah didik imanini gevrettik, gahdih yikindik biyni garincalanan biyigini balta kesmezlige dös bagir gere gere, hatirimizi yihip gögnümüzü daraltan cibir ceremeyinen boy ölcüsüp garanniga yolladih sogugung soyhasiynan iligi yahasi bitisik, ar namis ud ihdiyat bilmez hazir mezer ölüsünü. …`
    Yukardaki sirali satir cümlesini topraginda dünyaya göz acip dünya hayatina bir esik –bir besikten baslayarak yazilmamis hayat hikayesini türlü bilinmez ve bilmeceleriyle ucsuz bucaksiz sonsuzluk evrenine; ve vadesi mutlak sonlu insana GÖNÜL serdigim dilim damagim dagarcigim olan GAYSERI yöreselinden yazip kurmaya calistim.
    GÖNÜL…kaynagi hic mi hic bitmeyen derin yasam kuyusu ve yasadigi degerlerle yükseldikce kainati büyütüp genisleten yeryüzünün INSAN KALBiYLE ismi birlikte anilan, tüm davranis ve kisilik bozukluklarini da sahici sevgilerle islah edip iyilestiren, pinar gibi, degirmen gibi, toprak gibi, ASK gibi caresi cok; dermani tükenmez; yurdu belli; dostlugu daim; yuvasi INSAN olan kelime GÖNÜL….
    ALEKSANDER FLEYING diger iki kafadari HOWARD WALTER ve ERNST BORIS CHAIN`lerle birlikte küflü mantarlarin hic birsey bulamazlarsa ortalikta cirit atip gezen mikroplari yiyip kemirdigini anlar anlamaz en süzme ANTOIBIYOTiKCiLiGi sürpiyasa ederek Noel Ödülleriyle kendilerini süsleyip donatmasi, bugünlerde tüm insanligin korkunc bir YARATIGA dönüstürüldügü sürekli sömürü ve soygun DENEGi kalibiyla, tepeden tirnaga kolonlanabilen market ürünü halini aldi. Ve bu durumun insan kalbini sanki digrlerinden habersiz isleyen Fizik, Kimya, Biyoloji`lerin özel, karmasik, karisik oyuncagiymis gibi bicaklayip paramparca ederek INSANLIGI öldürmey kalkismanin CERRAH tezgahtariydi. Fakat Edebiyat, Felsefe, Kültür, Folklor, Ahlak, Adalet, Sevgi, Özgürlük, Paylasim degerinde yasayarak hayatini kazanmis GÖNÜL`ün ne ilgi odagi, ne de ALGI alaniydi…
    Ki bugün, ETIKETLESTIREREK veya YAFTALAYRAK kimini ulusalci, kimini kürtcü, kimini muhafazakar, kimini mülayim, kimini hickimse, kimini herkarisim, kimini lazci, kimini mehepeci, kimini akepeci, kimini tayyipci, kimini kilicdaroglucu, kimini sagci, kimini solcu, kimini fenerbahceci, kimini besiklitas, kimini erzurumcu, kimini adanalici, kimini niyetinde hic yoksa bile hic yoktan duruma göre müsait bir kulp veya kilif bulup mutlak ve MECBURi tarafliliga ve sartlanmisliga yontup uyduran KLONLAMA, tüm bu hayat bütünlügü her türlü toplumsal bozulmalara paramparca edilerek, hic bir doku ve duyarliligi sanki basinabuyruk kopuklukla birbirini ilgilendirmiyormuslugun INSANLIK IMHA endüstrisini doyurup beslemekte.
    `ayaz kesmek, haybeye kürek cekmek, düzeni dikis tutmak, suyuna gitmek, endazeyi kacirmak, pacayi siyirmak, dag devirmek, cigeri sizlamak, kalbi kirilmak……` yasadigi dünyayi yapisi ve islevi sekiz söz öbeginden sinirsiz ve zamansiz bir hayata yükleyip tasiyan sese ve söze gelmenin, TÜRKCE kalbini yoran GÖNÜL hanesidir ASTRO fizigin degil..ve burada es anlamli, zit anlamli, mecazi anlamli; önemini hicbiri bir digeriyle sinamayan ve önceligi saymakla bitmeyen yapisi dokusu ayni bedende bir, özne tümlec edat sifat baglac yüklem bütünlügü ve beraberi, INSANI konusur ve danisir.
    Oysa üstünde ölüm ve zulüm denenmedik aile, brey ve toplum kalmayan agir tonajli ve azgin tüketim piyasali BILIMSELLIK; bugün tüm insanligi diledigi bagimliligin hinca hinc birbiriyle bogusup yarisan mecburi kosullamalarina bogup bunaltarak, en basta acimasizlik ve duyarsizlik özeyip uyusturdugunun siddetli gecimsizlik ve mutsuzluklari dayanaksizlindan üzüp öldürdügü insanliga kiralik katillik etmekte.
    Sosyoloji, Arkoloji, Siyaset, Meteoroloji,Antropoloji, Astroloji, Minaroloji, Pelantoloji, Zooloji, Patoloji, Fizyoloji, Jeoloji, Fizik, Kimya, Biyoloji, Noyroloji ve diger katisik ortak Biyofizik, Biyokimya veya Astrofizik; tüm yasam toplum yer bilimleri toplamiyla kendilerine MATEMATIGIN sasmaz yanilmazligini dügün dernek ederek, günümüz dünyasini parasini ödeyenin kiyim ve katliam kulluguna ve insan terbiyelemeye akil fikir yormakta. Duyunca `yüregi yanip cigeri kavrulan` insan akil fikir degerinde gönlü ask ve sevgiye carpip cirpinan ayrismaz TOPLUMSAL ALGIYI , dokuyu ve yapiyi görsel BILIMSELLIK adina carmiha gererek. Cünkü Bilimsellik, aradigi hayati insan degeriyle bulan dengede anlaml, huzurlu, güvenli devamliliga saglayip sagiltmiyorsa, yanlidir, kiraliktir, kahpedir ve fiyatini ucuza getirenin katilinin ta kendisidir.
    Arsimedle baslayan deneyci bilimsellik, Galile ve Newton`la alan genisletip, Albert Einstein, Max Planck, John Thomson, Wilhelm Röntgen, Henry Becerel`lerle Eski Yunan`lilarin varsayimlara dayali KÜRRE´den ZERREYE madde ve malzeme arayis buluslarini diledikleri gibi ayristirip büyültüp kücülterek, tüm bilgisini bütün hayatiyla birlikte gönlü PARAMPARCALANMIS ölen insanin yerine klonlamanin, ücret karsiligi mesaicisi durumunda.
    Türkiye gercegindeyse tüm dünyaya oldukca benzerlik göstererek, her türlü algi irade yargi ekonomi inanc güvenlik kültür ilgi egitim yönetim iletisim hayatiligini daha iktidar olmadan iktidar adayi siyasi yedek muhalefetini iktidarda olanin tüm `görevini kötüye kullanmalarin ` yagmaci yikici ihmalci ihanetci inkarci meziyetleriyle donatip bezeyen, avansi ve avantasi pesinen hazir ve her iki tarafi birden idare eden bankalar,borsalar, mafyalar, tefeciler, holdingler ve MEDYA ; kalici muhalefetsizligin ezici yikici bezirgan tezgahtarciligini yapmaktalar.

    Hani yogun caresizliklerle hayatini en azgin ve sapkin talan ve tecavüzcülere teslim eden zavalliligi tüm insanligin yitik degersizligiyle,yalnizliga, yanilmislige, yenilmislige, yokluga, yoksulluga, her türlü sucluluk duygusuyla ezip bozarak, buradaki karanliga hükümdar olani herseyin kudretli ilahi bilmelerin ara bulucusu BILIMSELLLIk ve mevcut durum hissedar ortagi MEDYA; Bilimsellik soytarisi oynatan volümün bütün sesleri hareketleri hisleri hayalleri istekleri ricalari dilekleri ve beklentileri üstünü örtüp karartan karanliklara teslim ederler. Buradaki rengarenk fener alayciligiysa, yüzyilin soygununa refakatcilik eden; ve boyadigi karanligi renkli gösterdigi icin kendini her hakkin arta kalan ortak sahibine defterdar eder.
    Iste tam burada hic de ayip, garip, tuhaf, bu dünyadan olmayan birseydir ve ille evini cocugunu dedesini tosasini her gittigi yere götürmesi gerekmemektedir cünü burali kimsenin kimseyi duyup umursamadigi kiyamet ölcekli cöküs ve cürüme, sabahin kör saatinden gecenin en gec zifirine varincaya kadar yokluk yalnizlik hiclik kimsesizlik yükleyip yorarak, bir damla INSAN yüreklisi, kalp yeri GÖNÜL DÜNYASINI davet edip gösteren, INSANLIGA hasret ve muhtac kilmaktadir. Kim ki birbirine kalbi dalagi ödü bingildagi beyincigi ayri ayri calismayan yakinligiyla, kavustugu yerde aradigini bulan paylasmanin sevgiye saygiya ekmek su gibi insani ihtiyac duydugunun akil fikir bilinciyle, kendi disindaki ayni hasreti duyanlari farkliligi ve zenginligi sayarak (dili, niyeti, dagarcigi INSAN konusup danisan) tahammül edip sabir gösterirse, dünyasini eksiksiz yasayacaktir; ask nedir mutluluk nedir sevgi nedir güven nedir ve tüm diger yasama sevincinin.

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 19.12.2017 - 14:14

    Ey güzel insan sus benden saz senden, de ki sözümüz sohbetimiz sevgiden beri gelsin..!

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 19.12.2017 - 13:41

    ………
    Imha Afisindeki Pis Görünüm
    …………..
    Avusturya`da Muhafazakar ortaklariyla Nazi`ler dolaysiz resmen kendi disinda hicbir yabancilasmaya yasama hakki tanimamanin hüküm bildirgesini imzalayip hayata yol yön sekil verip hükmetmenin bes yilligina hükümetini kurdular.
    Almanya`da hicbir nitel özelligi olmayan Sosyal Demokratlar`la Hristiyan Birligi, özellikle düstükce düsen tüm yasam kalitesini bütün pahaliligi, zorlayiciligi, dayatmaciligi, baskiciligi, seceneksizligi ve baska yolu yok Demokrasi Palavraciligiyla, her türlü hükümet arayislarini her hal seferinde sosyal iyilestirmeler noktasina gelen tartismalarda `bizim kimseye serpip dagitacak birikmis kaynagimiz yok ` diyerek sanki toplum sorunlarini temsil adina müzakere yapmislar gibi hepsinin yapisal olarak ayni niyete hizmet eden kulüpler durumundaki sinirli sayidaki partilerin üstüne ciddi vazife bulastirmayarak asagi yukari Avusturya`dakinin aynisinin hic farki olmayan benzerine hakim hükümet olmayi kurup kurcaliyorlar.
    Cünkü savas sonrasi neredeyse sokakta oynayacak cocuk bulamayacak kadar tüm nufusunu ölüm makinesinin cellatligina vermis; ve bir okadar dünyanin ayni felaktle sonuclanan harabesinin yikim ölüm zulüm sebebi olmus Alman-Avusturya ortak ve birlikteligi, ihtiyar ve kadinlarin öldükce ölen hayati tamir etmek icin gücünün tek basina yetmedigine önemle ve acilen, tekrar insanliga bas vurup insan tez elden insan cogaltmanin plan, program, teknik ve ünitelerini kendine ders alip edinmis.
    Saglik sihhat huzur güvenlik egitim refah bolluk hak hukuk….dile benden ne dilersen gibiye ve hem de en enkazli savas sonrasinin batik bitik hazine ve bütcesiyle, yosmus ve yagdirdikca yagdirmis Alman-Avusturya. Ve bunlara bakinarak kendine ceki düzen veren tüm savas hurdasi Avrupa…
    Birzamanlar özel programlarla labaratuarlayip cogalttigi insanligi, simdilerde ayni hizla nasil, hangi salgin, hangi kasit, hangi daraltma, hangi bogma, hangi dislama, hangi zehir, hangi yan etkisi cok ilac veya en etkin ihmal kolaylastiririn teknik bilim koz ve marifetine zaman ve Zemin harcayarak, icabi geregi sagilttigi insanligi yine bugünkü sevgisiz saygisiz dünya itibarsizligiyla icap etmedigi fazlaliga eristi diye, yoketme ve imhaya cer cöp etmenin programlarini indirip güncellemekte…
    Simdilerde Borsa Banka Sigorta Holding….birinin yukari kaldirdigi yere bir digeri hic bitmeyen agir külfiyetli hayati zorlastirdikca zorlastiran darlik kitlik kesinti ihmal sorun indirimli darbeleriyle, hergün daha cok ezilen bozulan bunalan toplumsal teslimiyeti her türlü tepkisizligin en ucuza satin alinmis köleligine denk ve sabit kilmak icin, yolu yordamini zaten kendilerinin bizzat memuriyetliliginden bildikleri vergi, yargi, yasama, yükleme, egitme, ögretme hünerleriyle devleti kayitsiz sartsiz kendi cikar keyfiyetine isletip calistirdiklar tezgahin; hem sömüren, hem ezen, hem soyan hem de toplanmis vergileri en durumu müsait yollarla tüm hünerlerinin üstün mükafati olarak kendi kendilerine cüzdanlayip bosaltirlaken, ülkedeki yabancilliligi ve mülteci yigilmalarini hedef düsman gösteren kiskirticiligin kurtarici can simidi olarak afislemekteler.

    Aralik / 17

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 18.12.2017 - 18:34

    Ey güzel insan sus benden saz senden, de ki sözümüz sohbetimiz sevgiden beri gelsin..!

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 18.12.2017 - 18:21

    ………..
    Iki Dünya Güzeli Sevgilim
    ……………
    Iki dünya güzeli sevgilim…gittin de buralar böyle pesin sira yikik duvar, dilsiz lal, bozulmus bag, daglayip desen kama vurgunu kör hancer. Nasil bir öksüzlükse,bir kivilcim binlerce ve hic avunup dinmeyen yanginlara kol sardirip kor düsüren; kime gitsen, nereye varsan, neye dokunsan böyle kovuldugu yerde mahrum kapisi mahser olmus dünyada hersey tutustugu kiymiktan kivranip kavrayan ….
    Sevgili anacigim kimselere koymayip beraberinde götürdügün cigerparenle bize kalan bu yarasi sensiz hicbirseyle sarilmayan özlemin ve hasretin, hangi yokluguna kilitli kapiyi kendi hesabimiza calsak bagrimiz yanik küllerden ören kuran harabe
    …kör ve cirasiz bir dünya esigi sokagi pasli bir bicagi durmadan yandigimiz yaralarin üstüne dayanilmaz sancilar bileyen zarar ziyan degirmen…bir derin kuyu, ki daldikca ve seni bize yoklugun yerinden yandikca hali vaktimiz sagnagi hic dinmeyen silsile yagmur..sevgilim, canim anam, bu dünya öksüzlügünde böyle avunmasiz özlemler koparan vurgunun, hatirladikca ölümsüz yurdu yuvasi sen oluyorsun..

    Sana sonsuz hasretle Seyfi` in…

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 18.12.2017 - 18:20

    O mahle senin bu duvar benim, cayim kahvem ve deli -divanem, sen geldiysen üstüme basima yöreme yanima, sefasi güzel geldin, hos geldin.

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 18.12.2017 - 18:18

    Selam olsun madem öylesine; bire , üce, bese bakmayan aya günese yildiza yakuta nice niceye. Eh vakitte ömür oldukca, yazdikca gönülden gecip dile dökülen...

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 18.12.2017 - 18:15

    Bir taraftan da calgi cümbüs tingirdata tingirdata...

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 18.12.2017 - 18:12

    Bu duvari yapan Maria Puder usta buranin sivasini badanasini esigini sokagini sen kalfasin diye bana birakti galiba...

  • vahide öz
    vahide öz 15.12.2017 - 11:00

    aslında çok yakın olduğumuz görünmez duvar.

  • Osman Aslan
    Osman Aslan 12.12.2017 - 17:34

    Kara talih'in ördüğü duvardır aslında..

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 12.12.2017 - 15:23

    Ey güzel insan sus benden saz senden, de ki sözümüz sohbetimiz sevgiden beri gelsin...!

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 12.12.2017 - 14:57

    .....
    ADVENTiN IKiNCiSiNDE
    ……….
    Advent`in ikinci günüydü.Her taraf soguk ve beyaz büyüye esir günlerce yagan kar kusatmasinin yollari kapilari kendi hükmüne alan agirlastirilmis bir hayatin dönüs ve dolaniminda aheste saatler isletip bozbulanik seyir defteri yazip bozuyordu….
    Advent : Girdigi günden yirmidört gün boyunca herkesin ayak ugrattigi millet meydan yerinde yirmidört penceresiyle secilmis antik devir binalarindan birinin cam kenarlari ve tabandan tavana isiklandirilip süslenmis numarali kepenklerden herbirinin, ardinda aziz azize boyali resimleriyle yirmidördüncüsündeyse Isa`nin teker teker günsirasiyla acildigi, her hafta sonunda ilahi ayinli bir mum yakildigi, dördüncü mumun yandigi ve sonuncu kepengin acildigi günse herkesin birbirini hediyeye bogdugu inzivaya cekilip gökten inecegi inanilan Isa`nin bekleyise konuldugu seyir düzenekli töre manzumesi.
    Eski ekmekler vardi sahile gittim. Üstüme basima cirpinip dolusan kimini martilara kimini güvercinlere serptim dagittim. Sigortaya ugrayip yillik hesabi kapttim.Disciden ciktim. Kahve –bar arasi bir yerde Sybille`nin yeni ahbap oldugu kedisiyle nasilini nicesini laflasip hal hatirini sordum. Organik dükkana ugradim süt, yumurta, erik kurusu ve portakal sarisi…
    Aksamin isiklari yandi geceye. Istemesem bile yolum Noel pazarindan geciyordu bari sicak sacda kavurmali bademli sekerleme alayim dedim.Tüm bazar yeri yapilmis bir düsün renkli cümbüslü fener alayiydi ve durdugum sekerci tezgahi gibi heryer tiklim tiklim ana baba günüdü. Benden önceki kirmizi kabanli kadin siparisini aldiktan sonra giden gelenlerin ayna gibi pazlattigi buzda dengesini kaybedip üstüme cullanircasina devrildi. Hem onu dengede tutup, hem yere düsen kese kagidini alip uzattiktan sonra özür beyan pardon….ayrildiktan sonra pazarin cikis yerine yakin yeniden karsilastik. „Size kaynatilmis sarap söylemeden eve gidersem kötü hissederim kendimi ` dedi. Adim basi kurulu bazar kulübelerinde cincik boncuk esans oyuncak saat kolye canta örgü igne iplik….yok yok satan kalabalikta atli karinca kavruk kestane ve kaynatilmis sarap, ayazi isitip soguga ferman okuyanin olmazsa olmaziydi. Iki üc firtta da kafayi degirmen yapip tanimadigi en yabanci sohbetlerin cöpcülük catanligini yapiyordu.
    Kirmizi sarap sirasi sen kimsin ben neyim desip didikledikten tiyatro meydanindaki parkettigi arabasina kadar elindeki esyalari bir kolumda, bir diger kolumda kendisi, giydigi entarinin siyah tüylü ucunda corapsiz denilecek kadar ciplak bacaklari ince topuk üstünde oynayan adimlarla, evini calistigi mesai günlügünü ve hangi gün yeniden hangi saatteyi, öpüp geceyarisi ettigimizde kimin daha cok sarap vurgunu oldugunu kor dudagindaki alev alev yanan nefesi sanki bunda benden daha iyisi yok gibiydi. Ismi Andrea idi Aralik aksamüstü Advent kizinin.
    Adetten olup yirmidördü yirmibese baglayan Noel gecesi sanki kapis kapis herkesin yalniz kalmadigina dair kendini ispata mecmurmus gibi sandigi ve herkesin karsilikli hediye alip vermenin ayn zorunlulugun bir parcasi halini aldigi bazar,dükkan market tüketiminden sonra, halen ve herseye kimsesiz kalan olmussa intihar olaylarinin hic de kücümsenmeyecek derecede yogun yasandigi bulusmaya yakin ailesinin yanina gitmeyip, `gitsem nolacak herkes herkese soguk pozda sicak tavir patronu, ikinci gün olmadan ordan kacmak icin firsat kollayacak ben seninle hayal dünyasinda gibiyim` deyip gün yüzü görmedik sevincini benimle sabah etmisti ve bana hediyesi motor dekor, benimkisi cok sevdigini bildigim gümüs bezemeli yüksük olmustu.
    Ordan baharlar gördük, yazlar dolastik, ardarda güzler ve yeniden ve bir cok kere kislar karnevaller…Erich From ve Simone De Bequar konustuk en sona yakinlarda bir yerde…O`gelecegin hic bir kural ve kaide tanimayan herseyiyle kendini hicbirseye sinirlamayan, neden ve kiminle mutlu oluyorsa ordan baslka ilgisi ve inanci olmyayan diye bilip inaniyordu Erich From ve Simone De Bequar gelecek nesil tolumunu…
    Bense Hegel-Freud karisimli kisiligi ve kimyasi bozuk, Marks`i arkadan dolanmanin gelecege degil coktaaaandir bugünlere piyasa patronu olmus market mozayigi ve `insansiz arac haline camekan fonlamasi diyordum Erich From ve Simine de Bequar gelecekten haber salgilayan müneccimlige. Tutsakligini ölürcesine tapinan, esir bir hayatin yasama kavgasini elden aldirmis bencil bagmaz ve kendinden baska hic kimseye ilgi, paylasim ve yakinlik kuramayan, alistirildigi zorunluluklari özgürlük esitlik hak hukuk kaidesi sanan, kendine yalniz, herseye yabanci, kullanildigi kölelige harfiyyen teslim ve uyumlu, bugünün azgin sapkin ve hastalikli dünyasinin icat-mucidi Erih From ve Simone de Bequar gillerdir ` demistim…
    Kafasi karisiyordu. Karistikca bana bagliligi artip derinlesiyordu. Huyum tabiatimi biliyorum ya, ne zaman ki bir kadinla hic asorumlulugunu alamayacagim ve aklimin estigine buyruk yasamaya dolludizgin oldugum, halden öteye gezdigimi dünyalari öptügümüz kucaklastigimiz odalari vardirdiysa, soguyor, soguluyor, son yapragini kopariyordu sevgilim gülümlük hovarda takvim…
    Bugün ikinci Advent…cilveli isik kayniyor alt sokagindan gectigim kar buz bazarda. Esti düstü aklima iste aksam aksam aralikta, gülümser bir kalbin büyüklügünde, koynu kucagi simsicacik Andrea..

    Aralik / 17

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 12.12.2017 - 14:56

    Selam ediyorum böylece..

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 12.12.2017 - 14:55

    Egriyi dogruyu hastalikli ve felegi sasmis haciz ürünü saydirir..bence kisi varsa, olmus ermis, olgunlasmis kendine yeter iradeliligin sahibiyse...kendini yasar ve yasadigi kendisiyle bahsini ettigi dünyayi yasatir...

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 12.12.2017 - 14:52

    Diye duuuuuuurmadan her sekili almaya veya almamay dar, kurban ederse....

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 12.12.2017 - 14:51

    Veya kendini EGRI MiYIM veya kime karsi neciyim...

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 12.12.2017 - 14:50

    Kisi HERKES diye bir bosluga bakarak...

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 12.12.2017 - 14:49

    Bir de kisinin KENDI diye varligi ve HÜCCETi var YOLCU ELDERADO...

  • Eldorado Yolcusu
    Eldorado Yolcusu 12.12.2017 - 04:12

    Herkesin dilin de teselli sakızı sabır...yutkunsan bir türlü gevelesen dümdüz...duvarlar gibi..yutkunsan tükenmişlik ki duvarlar düz..eğriyi bende arama...ben sen de doğruyu aramadığım gibi..

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 10.12.2017 - 17:03

    ………..
    Ikrar ve Inancla
    …….

    Dünyada kusursuz pürüzsüz tam tesekküllü ve topyekün cevreleyip kusattigiyla tüm dünyayi bileseninde kapsayan ( sosyal kültürel siyasal ahlaki tarihi felsefi ekonomik egitsel veya bilimsel )tepeden tirnaga herkesi her kosulda memnun edici ve herkesce hicbir itiraza mahal vermeyecek yapilanmis bir usül, kaide, nizam, düzen, yön, ahenk, uyum, kapitalist devran veya sosyalist ferman yasaniyordu da, Türkler mi tasi taragi tastamam böylesi yeryüzünde hic varolmayan ve hicbir zaman icin de varolmayacak dünya cennetmisal dirlik düzenini keyfinin kahyasina begenmeyip; iligini söküp, kan kusturup ipligini oymagini kilicdan gecirerek bozdu ve bozguna ugratti…?
    Katharina bir Alman asilli cazibesi yüksek Fräulein `di. Kendine seklini veren Avrupa kralliklari Iliskileri kopmaz koruyup kollayiciligin dügümlerine bagamak icin kral adayi oglan veya kizlarla ic evlilikler yaparak sagladiklari güven ortami icin, dara düstükleri hallerde yardim, diger durumlardaysa saldirmamazligin güvencesi niyetiyle yapilan evliliklerden birisi olarak Rusya`ya gelin gitti. Bu durum kimi zaman Ingiltere-Fransa arasinda Yüzyil Savaslari`nin karsilikli ic islerine müdahale ve tecavüz etme hak iddasina meydan verdiyse de…Katharina; Rus hükümranligini türlü entrikalarla elinde tutma zevki-sefasina, kendi aralarinda birbirinin temelden kökünü kazircasina hilaf ve düsmannlik güden, fakat birbirini tüm savas, vurgun, soygun , baskin, firildak, icat, dümen, tesis,yol, yöntem, arac ve gerecleri ögretip edinmede özellikle Almanlar, Ruslar`dan kendilerini en ufak ayrintiya kadar cömertlikte eksiklik edip esirgemedi.
    Basa gelen bütünRus carlari teknik bilimilim yol marifet tüm egitimlerini ( en sonuncu Romanov bile ) Almanya`dan gidip belledi.
    Yani Rus carlari tarih boyunca özellikle Alman Avrupasiyla hem bogusup didisip dögüstü, hem de dünyanin kalan yerlerini paylasmada kendine en uyar vaziyet alip bir ve beraber oldu.
    En son Irak`in paramparca edilmesinde susup yol veren…Simdilerdeyse tüm dünya isgalciliginin asil hedefinin Sibirya el degmemis devasa yeralti zengin kaynaklarina dönük cullanislarini mümkün olabildigince ORTADOGU batakligina cekip odaklayarak durumun üstesinden gelmeye calisan Rusya, hem ic siyaseti, hem dünya hakimiyet ortakligini hem de üstündeki kendine yönelik belayi bir tasla üc kus birden vurmanin gününü gündemiyle oyalamakta. Peyede ve Yuro-Amerika ile Türkiye ve tüm Ortadogu üzerinde anlasmis fikirbirligi ayan beyan görülen Rusya, Trump aciklamali Kudüs sis bombasindan sonra, hic sogutmadan PAPA ile vatikan görüsmesi yapti (!)
    Ortadogu`da Peyede devleti kurdurtmaya ramak mesafeleri kosturup adimlayan Israil, hemen hemen ayni kulvar osusunda Akdenizde Yunanistan, Misir ve Kibris Rum kesimi ittifakiyla Petrol aramasi yapiyor ve Yunanistan…
    Bugünlerde Ege adalari dolayisiya nice cefali -cileli bedeller karsiligi kazandigimiz, özgürlügümüzün ülkemizin toplumumuzun ve tüm varligimizin haddi hududu hukuku devleti ve Türkiye Cumhuriyeti olan LOZAN´i kayitli belgeyi bir sekilde tartismaya acilmasi fitillenip kiskirtiliyor. Ki Yunanistan, Sosyalist kilifli Cipras`a savasmaksizin isgal ve igfal anlasmasi imzalattirarak ( eger referandumda evet demezseniz, son umudunuz ben de sizi terkedecegim tehdidiyle Cipras yunan milletine ) herseyine el konulan Alman agirlikli spoygun sömürücülerin resmi kusatmasidir. Kiskirtilan Lozan tartismasinin perde arkasini kundaklayip kudurtanlarsa, haciz yüklü Yunanistan adina Yunanistan`a el koyan bizzat onlardir.
    Ekleyin Tüm Zarraf sürecine bile bile göz yumup ilerde diledigi baskinin yaptirim araci olarak kullanacagina BOP esbaskanlikli Zarraf Yuro-Amerikan sicillinden dosyayi..
    Birkac gün evveli Cin`in bile yüzmilyarlarca ticari anlasma yaparak tipki Rusya gibi kendine dönük kusatmaci belayi rüset niteliginde ve kriz atlatici kayit altina girmelerle atlartarak dünya sömürgecilininin sinsi yollardan ilerleme younu gütmekteyken…
    Araplar`in her firsatta lime lime linc ederek her devlet despotunun kendi toplumunu avutma malzemesi olarak kullandigi Filistin derbederligini, bu kez KUDÜS baslikli sis bombsini üfürüp yayan Israil ve Yuro-Amerika ile ortak ortaga ve alenen planlayip projelendirirken, Cin gibi Yüzmilyarca da kriz ferahlatici silah alimi yaptilar…
    Ve Dubai de…Abu Dabi de…bir kilometrelik BURC EL KALIF gel keyfim gel zevk sefa firildak cümbüs furya fuhuslarin, esas insaat mütahidi Israil ve Yuroamerikan olarak, Kudüs……?!
    Tümünü dilediginiz gibi toplayin cikarin carpin bakin görün ki, bölünmüs parcalanmis hir gür tantana nizah servet saltanat`indan baska, ne insanlik var aman derman care dileyen ortada, ne de gözle görülür gönülle bilinir insanlik ibretligi ikrar inanc alemi…!

    Aralik / 17

  • Aşkın Romansı
    Aşkın Romansı 08.12.2017 - 20:45

    Iste bu iste bu

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 08.12.2017 - 14:19

    Ey güzel insan sus benden saz senden, de ki sözümüz sohbetimiz sevgiden beri gelsin..!

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 08.12.2017 - 14:16

    ……..
    Hakka ve Huzura Dair
    …………
    `Az verip bezdirmeye, cok verip azdirmaya` söz misali var ya, her ikilige ortak hisse payi olan dengini bulmakla erisimi saglanan özgürlük özgüven irade saglik sihhat ahlak inanc akil fikir vicdan fedakarlik paylasim huzur ve devamliligi olan hayatin tükenmez kaynagina varip erismekse, bana göre hic mahsuru yoktur, alsin ömrüm kalbim böylesine aska feda olsun..
    Cünkü yasama sevincinin ana kaynagi ve degismeyen ilkesidir, sir kadar herkesten saklayarak diledigin hayati, kendine nasil diliyorsan baskasinin da en saygin eder degerde palasim ve yasama hakkinin oldugu. Ve böylece ancak; yani yasama sevinci kaynagindan uyanmayan ( sevgi saygi özlem fedakarlik vicdan sorumuluk duyarlilik kararlilik güvenirlilik tutarlilik daim olma ve adil davranma gibi) hicbir yeltenis, dünya hayatina ve insanliga kisinin kendini katan degerde bulunamayacagindan, kendince insani degerliligini hayata katip etkilesim ve iletisimde bulunamayacak olan insansa yalana yanisa siddete hileye körlüge korkuya karanliga kavgaya kargasaya haksizliga kaypakliga bencillige sevgisizlige fitneye hirsa yarisa esir düsen kapilmisligiyla, hicbir yasama sevincine katkida bulunup, tanilik eden huzur ve güveni yasayamacaktir.
    Yergi övgüye esdeger ve esit degilse, zamani durgun bozuk moralli sakat zemberek saatlere yiler calisir insan. Akla-vicdana dayali ve tüm özgür iradesiz köreltip kusatan bagnazliklardan uzak yeri vakti tanikligina dayali yergi, vakti sirasi geldiginde ortaya konan tepkisel duyarlilik tam tersinin nerde ne maksatla ve nasil olmasi gerekeni ve dogrusuyla yasanacagini ortaya sergileyip sunusuyla, kisi kendinde bahsi gecen karakteriyle kavusup bulusur.
    Degilse hep asilsizda, sözde ve askida kalan bol üfürüklü sisirmelik kilif, kalip, sekil ve laftan ibarettir ve yasadigi hayatinda sürekli olumsuzluklarla soluyup söylenenme yikintilariyla ecir sabir cebellesip debelenekten baskaya varlik gösteremeyen cöküntü müptelasidir insan. Ille etrafinda dolup bosalan gün,saat,olay ve insan gelgitlerine kendini ispatlamakla mecbur kilip baglayan ve bagimli kilan ( el gördülüklüge veya takma kafaliliga ) esarete degil, varliginda dogup büyüyüp gelistigi algi aliskanlik ve karakterlilige dair kendine özgün akil,ilgi, bilgi beceri, ahlak, inanc, özgüven, irade ve vicdaniyla; en yalin ve dogal kendi halindeligin yapaysiz yapmaciksiz yasadigi hayata karsi sergileyip sundugu duyum , tavir ve duyarliligiyla; yeri vakti gediginde yanlis olanin yerine nasil dogruyu, üzünttünün yerine mutlulugu, sevgisizligin yerine sevgiyi, kaypakligin yerine samimiyeti,küslügün ve kinin yerine baris ve güveni, yikimin yerine yapiciligi, bencilligin yerine paylasimi, yabancilasmanin yerine dostlugu,fitne fesatligin yerine hosgörü ve fedakarligi,önyargililigin yrine yakinlasmayi ve taniklik etmeyi, ara koyup ara bozmak yerine iyimserligi yardimlasmayi ve dayanismayi, umutsuzluk lanet okuma karamsarlik mutsuzluk korku kabus yerine sevecenligi sefkati ve vicdankarliligi parcalanmislik bölünmüslük ayrisma kiskirticiligi yerine birlige dirlige huzura cagirip yönlendiren daveti, kosulsuz kuralsiz sinirsiz hayatin her yasanilir halinde kendisiyle nasil karakterlesmisliginden gercekligini bulur kisi.
    Bu böyle degilse, yani yergilere yogunlasip acilar haricinde dünyasizligin olumsuzluk öreni ve yikim yövmiyesiyle dolanip kivrandigini, ceyizi cerezi bohcasi ögünü günlügü yövmiyesi duyumu hazzi hali vakti hep yoksullugu över ve olumsuzluguyla yerilecek huzursuz gecimsiz ve mutsuzluk kiskirtan kaynaklara bakarak kendini sürekliligin sabit noktasina saplayip, saplandigi kilitlenmisligi karsiliginda da hicbir olumlu tartan deger koyamamaya derinlesip bogularak tüm hayata dönük isiklari, yollari, iliskileri, sezgileri, duyumlari, careleri, cikislari körelerek hir güre kapamissa insan, sürekli kayiplara kayganlasip gömülüsünü her kosulda hakli cikarmanin mesaisince zehrini küfrünü kahrini acisini yitigini yozlasmisligini kendinden öne kaliplayip gererek, aciya kedere kaygiya kavgaya kine saygisizliga sevgisizlige acimasizliga körkötürüm ve yasama sevinci dünyasindan bi haber, kalmisligin herkes herkese sayip söven ve saldirganlasan kurak-corak yitik ve yalniz ve mutsuz, karanliklariyla ezilir büzülür hemhallesir.
    Basta bir yerlerde satir satir siraladigim üzere hayati huzura sevgiye güvene hakka paylasima doyurarak devamlilik saglayan seydir ki…
    Cünkü yasama sevincinin ana kaynagi ve degismeyen ilkesidir, sir kadar herkesten saklayarak diledigin hayati, kendine nasil diliyorsan baskasinin da en saygin eder degerde palasim ve yasama hakkinin oldugu. Ve böylece ancak; yani yasama sevinci kaynagindan uyanmayan ( sevgi saygi özlem fedakarlik vicdan sorumuluk duyarlilik kararlilik güvenirlilik tutarlilik daim olma ve adil davranma gibi) hicbir yeltenis, dünya hayatina ve insanliga kisinin kendini katan degerde bulunamayacagindan, kendince insani degerliligini hayata katip etkilesim ve iletisimde bulunamayacak olan insansa yalana yanisa siddete hileye körlüge korkuya karanliga kavgaya kargasaya haksizliga kaypakliga bencillige sevgisizlige fitneye hirsa yarisa esir düsen kapilmisligiyla, hicbir yasama sevincine katkida bulunup, tanilik eden huzur ve güveni yasayamacaktir.

    Aralik / 17

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 06.12.2017 - 13:55

    …………..
    MANASTIRDAN MÜNiHE
    …………
    Yine böyle soguk mu soguk…her dökülüp düsen kar, asvalti yolu caddeyi catilari ve ydalli dikenli camliklara dolup donaniken, firinci kizlarin karneval kirmizisi yari ciplak noel bulanmis boyanmis cilvesinden sabah kahvesini ictiydim. Münih`e; Tanya`ya gitsem mi gitmesem mi ikircikligi gel gtlerindeydim. Sabah sabah kahvenin dudaklari insanin iliklerine kadar sicaklik isleten gülümser garsoniye fincaninda, bal rengi fistikli cikolata ikrami bizden olsun vardi. Saat dokuz. Her iki saatte bir buradan Memmingen üstü gidecek olan tren geldi gecti, gidip bileti almadim….
    Yaz günüydü. Manastir tarafinda uzun cayirliklar ve degirmen deresi olan düzlüklerde aheste gezerken tanidim Sonya`yi. Henüz karar asamasindaymis. Rahibelige derinlik kazandiracak olan programli kilise seminerleri icin iki ayligina buralarin katolik kolu din merkezlerini dolasip dineyecekmis. Manastirda var ömrünü misyonerlikle geciren yasli rahip ve rahibelerin kimi yatalak olanlari basta olmak üzere her türlü bakimi bu dünyaya yeni katilacak olanlar icin en seckin imtihanlardan biriymis. Kutsanmis aziz ve azizelikleri gezerlermis. Sosyal yardimlasmalara katilirlarmis.Kalan zamanda ve her firsatta ayinler örgütleyip ibadetle zaman gecirirlermis…
    Uzuuun uzun akip giden cay deresinin kenarinda toprak yolu üstünde ve etrafimizi sarip cevreleyen ormanlik cayirlikler arasinda dünya, insan, ahir zahir..aklimiz dilimize ne dolastiysa konusup tanistik Tanya`yla.Daldik, düsündük, gülüstükce gülüstük. Her hali kozasini catlatip bahar yerlere gelincik olmaya calisan efsunlu, narin ve ürkek bir tomurcuk gibiydi.Boyu uzun,burnu hokka, kalca gögüs giydigi kara entaride bile dik digrak ve cekiciydi. Basinda beyaz alinlik ve omuzlarina dökülen örtülü tual vardi…
    Saat on bir. Her iki saatte bir buradan Memmingen üstü Münih`e gidecek olan tren geldi ve gecti, bense gidip bileti almadim..
    Daha bir bucuk ay buralardayim dedigiyle, ertesi güne ayni yeri bulusmaya sözlestik. Beni sordu, sordugundan cok cok kendinden anlatti Tanya. Yasadigimiz dünayi sahte soguk acimasiz ve bencil batagina sürüklenen ucurum kiyisi oldugunu ve basta kendi insanlari olmak üzere buna tanik gitmekten gündelik hayatin bütün yalan iliskilerinden bunalip sogudugunu. Kilise manastirciligini hic degilse insandan konusan bir siginak oldugunu yorulup susuncaya kadar anlatti. Tanya`nin dudak kenarlarina kadar göz hizasi asagisinda güzelligine güzellik katan, cilleri ve kirpiklerinin arasindan güzel bakan seflkatli gözleri vardi….
    Saat Bir. Her iki saatte bir buradan Memmingen üstü Münih`e gidecek olan hizli tren geldi ve gecti, bense gidip bileti almadim…
    Fakat her `emin misin …? `diye sordugumda, `degilim ve eger seninle arkadaslik sevgiliye dönüsür, yatar kalkarsak, rahibelik bastan suya düser kararimi ahirete degil bu dünyalik icin vermis sayilirim` diyordu..
    Tanistikca yakinlastik, yakinlastikca yapistik, yapistikca artik birlikte görüsmeden hic yapamadigimiz günü zarardan saydigimizla; sahillere, tepelere, sinemalara, fuarlara, sergilere, kahvelere, konserlere dalip cika cika, en cok sevdigimiz elmali-kivili pasta ve balik…sularda cimdik,sokaklarda gezdik, mehtaplarda ay ve yildizlarin dalgasina dümen kirip soyunmus uzanmis bize eslik eden müzisyenligiyle…önünde durulmaz bir deliligin sarip kucaklayan coskusuyla kiyida, kuytuda tenhada, yer minderinde ve gide gide endi karyolasinda öptüp sevdikce güzeligine güzellik katan Sonya, emin olmadigi rahibelikten vazgecip bana kapildigi sevgiliye karar kilmisti.
    Napolyon`un Moskova`ya hucum ederken baskin verdigi kasabada tuttugu su kiyisi otelinde haftalarca yaz gecirip gönül eylendik.Sonra defalarca Münihte, Sendlinger Tor`da cogunlukla Ekim Festivali zamanlarda tek katli dairesinin günler öncesinden mektubu mektuba ulayarak beklenen sevinc kaynagi ve sevgiliye karsilik masal efsanesiydim Tanya`nin
    Saat Onüc. Her iki saatte bir buradan Memmingen üstü Münih`e gidecek olan hizli tren geldi ve gecti, bense gidip bileti almadim…
    Herseye kitaba bakmaksizin ilgi ve iliski kuramiyordu Tanya. Dünyaya herkesin ve herseyin `günahkar`olarak geldigini; ola ki tüm aci, cile, felaket, zül, yahut kaybulup yokoluslarin bu cezaya ödenmis bir diyet olduguna inaniyor; ve benim üstünde dikkat cektigim kendi akil fikir varligini sebepleyip anlamlandirmayi neden nasil nicine sorgulamayarak, katilmadigi ve etkinligi olmayan haytinda ne cesareti ne özgürlügü ne iradesi ve tüm bunlar toplamiyla asla saglikli inanca taniklik edemiyecegini hatirlattigimda eli ayagi titreyip kitaba sarilip ice kapanmaya illallah diyemiyordu.
    Saat Onbes…
    Saat Onyedi. Her iki saatte bir buradan Memmingen üstü Münih`e gidecek olan hizli tren geldi ve gecti, bense gidip bileti almadim…
    `peki diyordum` Tanya`ya, `hadi insaniz ve dogar dogmaz dosyamiz kabarik fakat bütün bu yapraklarin, köklerin, güllerin , calilarin, cakir dikenlerinin sucu günahine…? Onlar da mi her neyse isledigi kovulmuslugun sararip solup tpraga karistigi suc bedelini ödesmekte. Oysa bana göre onlarin düstügü toprakta yeniden bahar olacak hayata ruh ve can katarak yasama tutundugunu düsünsene…?`…susuyor ve kitabin Johannes satirlarinda incil süzmeye saplaniyordu..
    Hohenstaufen…Bayern Kral`i ikinci Ludwig`in düsler sanrisi hastaligina kapilip tüm krallik gelirini duvardaki en ufak firca ayrintisina kadar defalarca sildirip boyatarak ressamlara kök söktürdügü ve gercekle düs dünyasini karistirmaktan Sato`ya asagi yakinlardaki gölde bogularak öldügü süslü sarayi gezdik en son Tanya`yla. Gittikce hic kopmayan birliktelige baglaniyor, kendinden hic anlatmayip bana, yakinlarima, Ege`ye, Anadolu`ya Erciyes`e ve daha yakin derinlik desiyor…`evlenir miyiz`diye sorarak `artik hicbir günüm senden ayri olmasin istiyorum ve gidince cok özlüyorum, Münih`e tasinsan` diyordu her dakka her saat.
    Bense bir akli rüzgarda bir hevesi ayda güneste evlilikle hic ….eger bir kadin tam da ne zamanki buna yakin yere gelmisse, soguyor,kopuyor, hic varasim gidesim göresim kalmiyordu ne Münihe, Ne Tanya`ya, ne de baska baska ben ayna kadar güzelim diyense bile dilbere.
    Saat Ondokuz…
    Saat Yirmi bir…
    Saat Yirmi üc ve her iki saatte bir buradan Memmingen üstü Münih`e gidecek olan en sonuncu hizli tren geldi ve gecti, bense gidip bileti almadim…vazgectim, üstüne kar yagip tipi tozan gecede, Tanya`yi Münihte kalan elvedaya ugurladim.

    Kaasim / 17

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 05.12.2017 - 12:17

    Disarda yasanilacak derdi gami kederiyle ikincisi olmayan bir dolu hayat var degerli Askin Romansi Hanim, Insanin tenkit etmek kadar, sirasi geldikce ve zaten ikincisi olmayan bu dünyaligin, yasamak hakkini desmek de var. Dag, bayir, yaz, güz, uzak, öte, bura, sila, gurbet...estikcedeli gönlümü cekip cagiran ve mutluluk bagislandigim kadar sevgi vemutluluk verebildigim her yrdeyim. Elden geldigince de kalemde ve yazida. Paylasmanin kutsal degerliliiyle, en icten sevgi ve selamlarimi iletiyorum size.

  • Aşkın Romansı
    Aşkın Romansı 05.12.2017 - 12:07

    güzel bir eleştiri yazısı okudum efendim. teşekkür ederiz. görünmüyordunuz özlettiniz.

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 05.12.2017 - 11:59

    Ey güzel insan sus benden saz senden, de ki sözümüz sohbetimiz sevgiden beri gelsin...!

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 05.12.2017 - 11:54

    ……..
    Nasipsiz
    ……….
    Nasip…
    Talihine ters dönük sahte okeyin
    Siste gömülü kar misali siyrilmis soguga saplanmak üzere bicak bicaga
    Her tanidik gelen tanimadigi gidene öfke ipinden kopmus cala kilinc hurrr
    Bir tarafta üc kagitciligin kozbeyi dilinden düsürmedigi üc gulfüye bir elham
    Diger bir taraftan atletik adalet tüccarcisi tesev damperli belgesiyle
    Hortlak sarrafin caktigi isareti fethulmetal cinsi peyedeleyen
    Perdesi cok yildizli las vegas kumara inik ve halis muhlis
    Tram rampasiyla kalkip cöken amerikan
    Karmakarisik bar pavyonun agir basan bozuk darasinda
    Kendini askiya alip tedavülden kaldirarak nasipsiz
    Toprak toplum ve insan…

    Aralik / 17