… ESKİSİNDEN DERME BOZMA AZAP ve SIKINTI DÖNGÜSÜ …. Baştan savmalarla yıllardır örseleyip kavga ve çatışmaların yorduğu yılgınlıklarla birlikte herkesin birbirine anlaşmazlık sınırları çizdiği veya temeli sağlam tıkanmalar bağladığı tedarikli tasarımlı kopuşlar, ipine un sererek yaşamın dönüm çarkını hurdaya çıkaran kirli kasıtlı ilişkilerin eskisinden derme bozma konum çevrim kurulum ve kodlanmışlığı değişmezliğe yenilenmiş BOP sermayesidir.
Bir zamanlar ‘ sayın genel başkanım, küflü nakaratını dilinden düşürmeyen Kılıçdaroğlu yedeği ve Çantacısı Özgür Özel, Bop plan ve projeleri dahilinde her komisyon ortaklığına dahliyle söylem eylemleri Atatürk, Türklük ve Türkiye Cumhuriyeti değer ve kazanımlarıyla hiç bir bağlantısı özdeşliği gerçekliği refleksi ve etkinliği olmayan Yeni Cehepe eskisiniden aynısını dağıtmış bozmuş, Türkiye özdeşliği ve özgürlüğüne dair hiç bir konuyla ilgisi alakası olmayan Tom Bartak özel dosyasına bağlı yeminli varolan toplumsal siyasal ekonomik ve kültürel çöküşü sağlama alan BOP tesis ve terminalinde yeninin YENİ ‘ sini donatmış dayatmış.
Çünkü eksik noksan yoksunluklarla boğuşan insanlar değişim gerektiren yüzleşmek diye bir sorunu derdi kaygısı yoktur farklılığı özgüvenliliği özgür iradeyi ve iyileşmeyi göremez hep hayata yabancılaşıp yaşama sevincinden uzaklaşan eksik mazeret ve mağduriyet üretir. Bu bataklıksa insanı ilkelleştirip karanlığı ve sorunu çoğaltarak geriye götürür.
Çaresizlik zayıflık zavallılık eziklik sorunlarını çözmek yerine vitrini fukaradan fakirden kuran yöneten ve donatan sistem, sürekli acıyan ağlatan takınan yakınan ama ezikliği hiç kendi üstüne kondurmayan insan tipinin kimliksizliğini kimlik olarak dayatır. Takıntı hastalığının gereği de buralı külliyat acıdan dertten sorundan kabustan sefaletten kahırdan kurtulursa büyük kıyameti ve felaketi olacağını düşünerek kaygıda sorunda iyileşmeyi değil derinleşmeyi didinir çırpınır ve özenir. Sorunları ilkelliği çileyi ve karanlığı fanatik bağımlılığıyla kimliğine kutsanmış ve özdeş saydığı için savunur. Çünkü özüm cesaret emek akıl fikir inanç kararlılıktisk alma cesareti ve değiştirme eylemi gerektirir.
Şikayetçi serzenişi ve yakınmayı değil adalet vicdan onur saygı kimlik sorumluluk bilincini ve birikimli kararlılık iradesini yaşayanındır özgür kişilik ve kimlik.
durum girişi çıkışı olmayan süslü saydam soğuk sahte ve soyut kristal fanuslar içinde silkeleyip sarsınca kar seniz orman dağ dere manzaralı şekiller sergileyen ve hiç bir gerçekliği olmayan cansız market ve çarşı aksesuarları gibidir.
Huzura saygıya sevgiye onura adalete idraka iradeye gelişip büyümemiş olanlar büyümedikleri geri kalmışlık yoksunluğuyla büyütemedikleri yaşama sevincini ve paylaşma duygusunu her şeyin en seçkin olanını kendilerinden başka hiç kimsede bulunmasını istemedikleri doyumsuzluk bağnazlık körlük karanlık mutsuzluk rezillik cehalet ilkellik gericilik saldırganlık hiçlik dengesizlik duyarsızlık gerilim şiddet ve istikrarsızlık dürtüleriyle düzeni bozulmuş toplumsal çöküşün iyileşmesi yönünde hiç bir kaygı çaba sorumluluk üstlenmeyip tam tersi kargaşa yağma belirsizlik ve yıkımdan beslendikleri karakterlerinin gereği sürekli açık sorun ve gedik veren hayatın kalıcılığını sağlarlar.
Çünkü hayati sorunlarını çözmüş problemsiz anlamlı mutlu saygın adil sorumlu ve güvenli yaşamak onlar için kabulü ve tahammülü mümkün olmayan sonlanışın sebebidir.
Çünkü sorunların çözülmesi gayret emek akıl fikir birikim cesaret vicdan ve özgürlüğü gerektirir. Her yalan yanlışa aldatıcı kılıf ve gerçek dışı dalavere bahaneleri uydurarak sırf kaygı acı sefalet keder kahır ağıt nizah çile sitem yergi ve şikayetlenmeleri kolay geçimin ana maddesi ve istismar sermayesi bilenlerse, sahtekarlığa saklayan sorumluluklarını hep başkasına veya hiç öznesi bilinmeze devrederek hurafe kaypaklığına ve yobazlık dolandırıcılığına çıkar ilişkilerini ve dünya şantiyesini kurarlar.
Başarısızlığı çıkışı olmayan çöküşü sosyal tıkanıklıkları ekonomik iflası yolsuzluğu hırsızlığı ahlaksızlığı kokuşmuşluğu verilmiş sözü ve toplumsal çürümeyi günün getirisine göre keyfiyet dayatması mazeretleriyle örtbas edip geçiştiren ve gündemi hiç değişmezde hiç bir şey açık adil dengeli tutarlı istikrarlı ve şeffaf değildir çünkü.
Takıntı travmalarının bütün kof kirli karışık sorun ve sıkıntı çeşitliliğini aşıp şizofrenik sahalara girecek şekilde hatada belada ve hastalıklı tıkanıklıklarda ısrar ederek, hiç bir eleştirel sorgulamaya açık olmayan arızalı kendilerini bildikleri halde herkese eksiksiz kusursuz mükemmel ve her konuda sürekli haklı olduğunu dayatan içe ve dışa kapalı herkesi kendi dengesiz uçuk kaçıklıklarına şartlandıran hücre yaşamlarında sabırı takati dayanılmaz herkesi darma dağın ederler ve bozup berbat ettikleri hiç bir sağlıklı ilişkiyi kurup sürdüremezler.
Yakınarak ağlaşarak sitemlerle gün öldüren uyumluluksa risksiz hatasız istismarı esas alan lümpenliğin düzen ortaklığıdır.
Göğün tavanını yerin zeminini kavurup çatlatan bunaltıcı ve kızgın sıcaklardan sonra gerildiği büyük gürültülerden kopup çatırdayarak yağmur sel dolu kırcı yıldırım şimşek birbirine karışıp biriken yoğunluğunu yüklenip boşalttığı gibi, kaygı bozukluğuyla ilişkili gerilimlerinin ve takıntılarının bağımlısı kişiler de başkasının hak ve hassasiyetlerini hiçe sayarak kendinin gelişmiş öz güvenli ve anlayışlı kişilikten yoksunluğuna karşı çıkılmasına yüzleşmesine eleştirilmesine ve sorgulanmasına asla tahammülü olmayan çıkar güdümlü takıntı tıkanıklığını tatmin edici dürtü refleksleriyle hilenin baskının gammazlığın şiddetin sahtekarlığın tekrar eden rutinlerin manipülasyonun zorbalığın her türlüsüne hiç bir değeri umursamadan başvurur.
Yaşamın enerjisini boşa çıkarmakla meşgul bu saplantı molozu, bileti ve hesabı kesilerek pili bitirilmiş işlevi yapay zekaya devredilmiş atık sorun ve stok posasıdır artık insanlık.
Anti teze dayanan dinamik işlek etkin yoğun ve yıkıcı gücün kendi rızasıyla kavramını devre dışına bıraktığı, dayattılmış zora ve zorbalığa güvenen şiddetli baskılara baş kaldırmanın kaçınılmaz kırılma noktası ve sonucudur. Soygun sömürü amaçlı baskının ve keyfiyet dayatmasının geri adım atmasını bilmediği sürdürülemez zorbalıklara tepki gördükçe devreye soktuğu şiddetin dozunu sürekli artırır. Ve her sınıf ayrıcalığını ve çıkar ganimetçilerini kollayıp gözeten zorbalık güç dayatma ve baskı, nefessiz çaresiz çıkışsız imkansızlıklarla tıkantmışlığın en dayanılmaz kırılma noktasında kendi sonunu getirir
Çünkü insanı insan yapan kalıbı hazır paket ğroğramlı kusursuzluk yarışların birincisi ve hep asla yenilmeden kazanan tek tipliliği programlayan mükemmellik dayatmasıyla taaa en başından bütün sosyal sorunlara rağmen çıkış yolu üretmeyen adaletsizliği kundaklayarak samimiyetini güvenirliğini ve gayretini bozuk düzen tezgahına koyarak yitirmiştir. Tıpkı toplumsal sıkıntı ve sancılara kurulduğunu tezgaha koyarak, aslı öznesi yüklemi özgürlüğü Atatürk’ ten, Türklükten ve Türkiye Cumhuriyeti’ nden zerre damlası olsun yolunu tavrını inancını cesaretini ilmini aklını özgürlüğünü iradesini yüreklenmeyen ve bahsetmeyen Bop eskisinin daimi yenisi, toplumuna nanik yaparak bütün tükenmişlik toksinlerini ve uyumlu köleliğini kodlayan ilgisiz kayıtsız sinik yakınmalarla özgürlüğü kazanmanın eleştirel tavrı , tepkisel hakkı karşı duruşu ve kararlı direnci değil, soygun sömürülere ayarlı kurulu yaşama savaşını çoktan kaybetmiş nitelikli ve etiketli tüketim piyasası kuklacılığıdır
Kötülük istemeden gelişen sürüklenişlerin kaçınılmaz sonucu olduğu gibi çoğu zaman da bile isteye yapılan tercihin ürünüdür.
Çünkü gelişimi sağlıksız kişilik bozukluğu olanlar için ahlaki değerler yükümlülükler ve zorunluluklar başkaları için geçerlidir kendisi ise sınırsız sorgusuz her hak hata suç kusur ve yetkiye seçilmiş ayrıcalı olduğuna inanır ve davranır.
Amaçsız anlamsız cinsiyetsiz istikrarsız kimliksiz kişiliksiz sorumsuz aidiyetsiz onursuz değersiz duyarsız dengesiz mutsuz doyumsuz inançsız itibarsız ve insansızlığı örgütleyip dolaşıma süren soygun sömürü ilahları, dayattıkları izolasyon bağımlılıkları ve proğramlı formatlanmışlıklar dışında hiç bir saygın özgür değerli bilgili iradeli bilinçli ve duyarlılığa hayat hakkı tanımayarak kişiyi dolaşımda dönen bütün kof kirli kokuşmuş çürümüş şehvet özenti hırs yarış gösteriş kahır kibir kin nefret ayrışma çatışma tarz imaj seçkinlik soytarılık ve mükemmellik dürtüleriyle sürekli yıkım halini yapıp bozan serbest piyasa esaret tezgahında ilgiden edebiyattan sanattan duygudan vicdandan umuttan adaletten felsefeden mantıktan ahlaktan histen paylaşımdan düşünceden kültürden değerden akıldan ve fikirden hiç bir sorgulaması yahut toplumsal tepkisi olmayan kendine yabancılaşmaya kopmuş uzaklaşmış insanlığın ölümüyle eşdeğer fenomen furyası ve tüketim çılgınlığını çeker çevirirler. Burada her gün hektikli sancılı huzursuz sorunlu sağlıksız kovalaşmaların kulu kölesi ve kurbanı olanlar, kaldıkları enkazdan ölü derecesinde bağımlı tükenmiş bitkin yılgın yaralı kaygılı yozunmuş yıpranmış çürümüş ve yılmış enkazından sağ çıkması halinde ertesi vakte yine aynısıyla anlık günlük yaşar ve ölürler.
Çünkü aidiyetinin öznesini tümlecini zarfını özgün ve gerçekçi yüklemiyle ödeşmeyen her fiil, hayatı kuran konuşan amaçlayan yaşatan her cümlesini sahtekarlık ihanet ve istismar hamasetiyle bozar öldürür. çünkü…
Sevgidir sevmek sevilmek dileyenin yaşam kaynağı, dert ve sevincinin olması gereken yürek ortağı. Sevgilidir görmek bakmak duymak dokunmak konuşmak paylaşmak dilediği sevgili. Fakat o sebep bu sebep bütün gün yan yana fakat ikincisi olmayan, bütün gün bor arada fakat yüz yüze bakıp konuşup görüşmeyen, bütün gün yan yana fakat hiç bir kederi sorumluluğu veya sevinci paylaşmayan, bütün gün yan yana fakat hiç bir konuda beraberliğin aklını fikrini aidiyetini mutluluğunu huzur ve güven veren şeylerini bağdaştırmayan, bütün gün yan yana fakat anlaşmazlık üzerine birlikteliğini kurarak hiç bir yaşam güzelliğini keşfetmeyi yüklenip taşımayan, bir arada yan yana fakat hep soğuk uzak ilgisiz kayıtsız birbirine yasaklı gibi ayrılık gayrılık hapisliğini yaşadıkça yalnız kimsesiz kayıp asosyal alışmışlığa kronikleşen, bütün gün yan yana fakat birleşmemek için her leyin yapısını bozan , ara sıra karlılaşmalarda gerildikleri yerden patlayarak birbirlerinden kovulmak için adresi simsiyah bilinmez belirsizliğe atarak orda burda gün öldürüp oyalayan, çok özledikleri halde saplantılarının esiri alan tutsaklığıyla kendi cinnet cenderesinden dışarı çıkamayan azap sürgün ve saplantı döngüsüdür..
Ordaki enkazda bir zamanların orta sınıfıdır şimdilerin milyarder milyoner akademik tuzu kuruları, hem yediden yetmişe hayatlarını suyun gözünde oturdukları bozuk sistemin nimetlerinden ayrıcalıklı olarak faydalanıp yararlanarak konforluluğun garantisine alırken çocuklarını burda hayat yok diye bir yolunu mümkününü ayarlayıp(!) yurt dılına paketlerler hem de kendilerinin talancılarla beraber yıkıp yağmalayıp batırdığı sistemi lanetlerler.
Çünkü bazı şeyler ve insanlar sadece rol gereğinin karşılığıyla sınırlı eylemsiz pasif görüntüden ve vitrin görüntüsünden ibarettir ve görünenin dışında ne hayata ne topluma ne de insanlığa hiç bir çaba kaygı düşünce gayret sorumluluk katkıları yoktur. Bazı kimi buyrulan siparişe kodlanarak varlık gösteren insanların afiş gösterişi olsun diye yaşam biçimleri, kişilik gerçeklikleri, inanış iradeleri ve birikimli anlayışları da yoktur, her şeyin biçimselliğinde taşıdığı soyutluğu yaşamayı önceler ve önemserler.
Tüm bu kıtlık kıran bozgunuysa her türlü bozulmalarda pay sahibi toplumun tümünü kendine benzeten ‘ biz buraya nasıl battık düştük’ sorusunun temel toplamına eşittir.
… TEKRARIN MOLOZ YÜKÜ ve ENKAZ TEKERRÜR .. … Gözlemleri katılımcılığı ve tanıklığıyla kendi emek ve yorumundan kültür sanat, evvelce bir sebebe bir sebep yerlerden etlikileşmiş olmaların algısında ödünç alınmış derin çukurlar travmalar kopukluklar ve izler bıraktığı taklitçi ve yapmacık alışkanlık emanetidir. Kişi o süreklilikte kendi özgün karakterini kazanamaz ve hep aynıya sabit kalarak özgür gelişimini sağlayamaz.
Yurop lokomotifi Almanya’ nın en emperyal - Neo Kapitalist ve Tekelci Liberalci sınırsız kuralsız ayrıcalıklılığın çıkar ve ganimet ortağı üst katmanlarına çöreklenmişlerin çıkarını koruyup kollayan soygun sömürüyü sahip olduğu güç ilişkileri ve araçlarıyla sıradanlaştırdığı vahşiliğin yol hüner dümen oyun göstericiliğinde, sınırları serbest iç dış piyasayı diledikleri gibi kendi dayatmalarına başka seçeneği olmama mecburiyetine şekillendirirken , yıllardır hızlı makinalaşma çarkında ömrünün iliğini kemiğini hurdaya hastaya çıkarıncaya en amansız koşullarda harcamış çalışmış insanları çöplük ettiğiyle yetinmeyerek, kazandıkları EMEKLİLİK haklarını zaten kıt kanaat zır ve pahalı yaşam geçimsizliğine bakmaksızın VERGİ HARACINA bağlayıp, bil hassa yabancı ülkelerden gelenleriyse ( Hitler gelenekli ayrımcı dışlayıcı ve IRKÇI yaklaşımlarla) kat be kat çullanıp yüklenen ağır faturalarla salma salarak, maaşlarını kesme koşulunu dayatması bu kör kıyamet döngüsüyle ilişkilidir.
Zaten Bop parça Yedeği olarak her güdümlü kullanışlılığa piyasalaştırılmış üretilmiş Yeni Cehepe ‘ nin gündeme uygun figüranlar yapışık bitişiğinde Terörsüz Türkiye Tom Barrak markasıyla maddeleşerek kısa devre dolaşım durumuna göre dekor şekil dizayn edilmesi de, buralı ve buraya dahildi.
Sınırsız sorgusuz güç yetki hükümranlık ve sahip olma dürtüsüne bağlı istifleyiciliğin sürekli daha çok kazanmayı zenginleşmeyi genişlemeyi yayılmayı büyümeyi ve rakipsiz muhalifsizliğe kilitlenip odaklandığı yaşam ve toplumsal dolaşım döngüsünü dilediği çevrim içi itirazsız tepkisizliğe bloklama sabitleme stoklama depolama veya bütünlüğü bozulmuş sosyal kültürel siyasi ve ekonomik yapıları bağından ve bağlamından koparıp param parçalılığa ayrıştırarak proğramlı projeliliğe atomize ve kategorize etme saplantı ve bağımlılıklarını kaderi ve gündemi değişmez lere kurumsallaştırıp, dğersizlik kabulsüzlük dışlanma horlanma suçluluk yoksunluk yalnızlık acizlik eziklik alçaklık ve yabancılık duygusunu esir alan dayatmaların kulu kölesi olarak insan var gücüyle kendine çullanıp yüklendiği borç ödemelerine yetişemeyen can çekişmelerle boğuştuğu sürekli açık veren kısır döngünün hasar ve yıkım bilançosu ağır öldürücü sorunları çatışmaları saplantıları gerilimleri umutsuzlukları ve krizleri yumağında tükenişi çürümeyi ve çöküşü yaşar. Gerek derin yoksulluğun gerekse her türlü konfor imkanına kavuşmuş üst sınıf sosyete yalnızlık belası iletişimsizlik toplumsuzluk ve ruhsuzluk hücresinde her sezonu insanlığın ölümüne açıp kapayarak,dış bağlantısı kesik mezarlaşma izolasyonunun doğal dolaşımı baskılanmış ve tahrip olmuş aşırı uçlarda yaşayan insanlar üstesinden gelemedikleri çelişki ve bunalımları yüzünden her türlü kişilik ve davranış bozukluğuyla boğuştukları sapmalara ve sapkınlıklara yönelirler.
Acımasızlığın, kirli ve kanlı savaşların, ayan beyan ahlaksız hukuksuz açıktan yağmanın, eşitsizliğin, zulmün, sapkınlığın, sıradanlaşıp herkesi esir alan uyuşturucu alışkanlıklarıyla kurumsallaşarak karşı çıkanı tepki vereni , aksi tercihte bulunanı. katkı sunmamakta direneni i, koşulsuz yaşamayanı , kul köle olmayanı ve kendileşmeyeni amansız baskı çullanmalarıyla ezip saf dışı bırakan bütün çürümüşlükler ve kötülükler ünlü şöhretlilerin hiç bir insani değeri gözetmeksizin kapıldığı çıkar ve ganimet ortağı MEDYATİK kuklalar sayesinde bu kronikleşmiş kirli dolaşımın tüketim dayatmasıdır artık.
Geçmişin yıkımlarını üstüne devralarak veya kayıtsız kalmaya umursamayarak hayatı ileri götürmesi oldukça zordur insanın. Kuşatan zorluğa karşı gerçekliklerden kaçmaksızın yaşam mücadelesi vermesi gerekir insanın ama sorunlar etrafında hiç bir iyileştirme onarma yahut değiştirme katılımcılığında bulunmadan kendinden öncekilerin kısır kurak döngülerine konuşlanıp yerleşmeye şekillenerek de hiç bir saygın ve sağlıklı yaşam ilişkileri donatıp kuramaz insan.
Eskinin kazanılmış olumlu deneyimlerinden faydalanırken kendi çağını okuyup anlayıp donatacak özür irade cesaret akıl fikir bellek bilinç ve özgün benlik büyütüp geliştirilmesi gerekir. Yoksa kaygı bozukluklarıyla ören viran olmuş acı zulum ölüm azciyet sefalet mutsuzluk hep birbirini etkileyip tetikleyerek acıyı kahrı ezikliği bunalımı ve çilekeşliği kutsayan tekrarlarla kaderi değişmezliğin kronik sosyal çürüme ve kokuşmuşluğuna devam eder.
Acıma kaygı keder sefalet zaafiyet zavallılık korku endişe belirsizlik gericilik hurafecilik cehalet eziklik değersizlik dışlanma ilkellik eşitsizlik yozlaşmışlık kokuşmuşluk üzerine çöküp çullanmış kronik sömürü ve istismar endüstrisinde dünyanın her yeri ana formatı ve ekseni değişmeksizin güdülen amaç ve varılan yıkım yağma sonuçlarıyla aynıdır. Sanayisi gelişmiş ülkelerde eşitsizlik yıkım yağma ve adaletsizlik otoriter hükümranlığın bizzat kendileri KILIFINA göre kanun düzen uydurarak çapul işini bitirirlerken geri kalmış veya yarı sömürge ülkelerde bu devran hiç bir kanun nizam ahlak ve onur hassasiyeti gözetmeksizin fütursuzca ve açıktan açığa yapılmakta.
Öyle ki kan gövdeyi götüren yayılmacı ve işgalci savaşların katili Emperyal karargah müdürü Trumh, kirli ve kanlı elleriyle toplum afyonlamanın araçlarından biri olan tüm ay boyunca süren Dünya Futbol Turnuvası sonucunda, sanki hiç bir şey olmamış gibi kupayı kazanana törenle verirken, sistemin çarkını çevirmede ortak ganimetçi kıldığı mega star şöhretlisine toplum üstü her türlü güç servet saltanat ilahlaşmasını sağlayan SPOR sanayisi de, Messi’ yi tahttan indirip Yamal’ ı adanmış hayran fanatikliliğine mahsus tahta geçirme reklamını piyasaya sürdü.
‘Ben bundan sonra YE’ yim’ diye adını bozup değiştiren Afrika yoksul hikayesinin kamuflaj ünlüsü ve zaptürü zop anlamsızlığına kafası tekdüzeliklerle hip-rap karmakarışık MÜZİK dürtükleyen Kanye West ‘ de aynı güdümlü maksatların seçilmiş kuryesiydi. Ülkemizde aynı bağlamda derin yoksullaşma, çürüme, kültürel yozlaşma, kimliksizleşme, gerilim, bunalım, şiddet, yalnızlık, güvensizlik gibi can yakıcı dert ve sorunlarıyla boğuşan yığınların duygusal çöküşünü kundaklayarak kendilerine şöhretli ayrıcalık sızdıran dizi magazin spor medya moda tasarım tarikat holding sanayi şöhretlileriyle Şakira, Jeniffer Lopez, Lady Gaga sahne taklitçisi elektronik arabeskçi mega - giga Tarkan - Sezen giller de benzer kokuşmuş tekdüzeliğin sömüren soyan çarkına ortak servet ihtişam gösteriş ünvan ve konfor çıkarı gereği ortam işini gören toplum üstü devir devrancılar olarak piyasaya pazarlandı. İtalyan Sanatçı Maurizio Cattelan’ ın sözde resim sanat galerisinde sıvayıp sergilediği duvara bantlanmış çerçevesiz muzun çalındıktan sonra aynısını yeniden asıp altı buçuk milyon dolara satın aldıktan sonra yumulup yiyen kripto para şirketi Tron’ un sahibi Justin Sun gibi eşitsiz haksız hukuksuz ve ruhsuz insanlığı ölmüş çelişkileriyle günden güne bataklaşın dünyanın azgın sapkınlığa dair dolaysız ve çırılçıplak göstergelerinden bir kaçıydı.
Haluk Levent olayı da, moda müzik eğlence tatil furya fuhuş endüstrisine hükmedenlerin kurguladığı düzenek dahilinde etkilediği kalabalıkları her yoldan dolaşım ağı ve bağımlılığına uygun uyuşturup erotik sahneli her şey dahil paketiyle her davranışını kutsayan, her hatalı kusurlu bozuk dalavere dolandırıcılığını bilmez görmezden gelen, her yasak yalan yanlış veya sapkınlıklarını algı bağımlılığıyla benimseyip onaylayan Star, Mega Star, Ünlü Şöhretliğin ultra lüks servet konfor mal mülk ve ayrıcalık imtiyazlarına sahip olmalarını tıpkı siyasiler tarikatçılar holdingciler medyacılar pazarlamacılar mafyacılar reklamcılar bankacılar borsacılar magazinciler gibi toplum üstü tutulduğu Deniz Feneri,Tosun Oğlancık ve benzer insanların zaafiyetine güvenine umuduna ve beklentisine çökmüş çullanmış soygun sömürü çarkıyla sahtekarlık işi tutan; ve yozlaşmış kokuşmuş çürümüşlüğün her türlü ortak çıkar ve ganimet düşkünlüğü dolaşım ağını büyütüp toplumsal yıkımın sürekliliğini sağlayan dolap dümenden aldatarak soyan sömüren tekrarları çok tekerrürle teşekküllü sosyal infialdir.
.. EĞRİSİ DOĞRUSUNA ŞİİR YÜREKLENİRKEN 2 …. Temizlenmek deterjan sabun şampuana has ve özel kökten çözücü fiili değildir eğer ki, insan o iz izan anlayış kavram niyet kararlılık yol yordam inanç azim emek ve eylem üzeri değilse. Niyeti anlayışı ve alışkanlığı bozuksa; ve hiç bir şartta kendini onarma değişiminin aklı fikri bilinci ilgisi sorumluluğu ve gayretinde değilse temizlendiğinin hemen saniyesinde yine kirlenmek için her yolun bulaşıklı berbat ve bozuk tarafını kendine sermayesi seleften meziyet edinecektir kadraja giren çıkan kişi.
Çünkü ilmek en baştan sakata bağlanmış, kantarın topuzu hep dengesiz ayarsızdan düzen tutmaktadır.
Acı kederkeşliğe dair köktenci ve toptancı getir götürü hesabıyla müptela şiir yapıp sanat sinema yazmaksa hayatın kalitesini kötüden arındırmamakla birlikte her yayın hayatına giren yan etkeni ağır madde, daha umutsuz daha bitkin daha yılgın daha yoz daha kayıtsız daha kaypak daha vaz geçme bağımlısı ve daha varoş iletişimsizliğe izole beterin beterine zavallılık toplumunu aşılayıp sefil fukara yaygaracılığını batakçı kılacağı kaçınılmaz ve kedindir. Bu bakımdan ‘ siz benim neler çektiğimi nerden bileceksiniz’ tarz ve türevli ışıldaklarla hep kendini ezik, düşkün, kayıt dışı, kayıp sicilli, hikayesizliği gecesi var gündüzü yok yersiz yurtsuz, ayrı, uzak, hep sokakta, hep debelenen, hep derbeder, hep kovulmuş, hep yaşamın hiç bilinmeyen kıyılarında … okuyup yazmadıkça tedavüle koyan fenomen öncelikli serbest piyasada ilgi uyandırmayacağını, değerli bulunmayacağını, sükse yapmayacağını, kabul görmeyeceğini ve hiçe sayılacağını sanarak hayatın somut dolaşım akışına dair eşdeğerlikli algı bilgi gözlem tanımlama ve gerçeklik duygusu olmayan vıcık vıcık soyut şekilciliği imayı betimlemeyi sembolcülüğü bağlantısızlığı ve yüzeyselliği gerek metinsel yazılara gerekse kalıplaşmış formatlardan kopyalık şiir basmakalıplılığına ( piyasa günceli ortamlara kapılıp gidişlere hiç bir akıl fikir duygu düşünce cesaret ve özgür irade sorgulaması yapmaksızın ) taşıyıcı özgül ağırlığından yoksun parıltılı hükümsüzlük cafcafları yamayıp sıvamayı ne yazık ki kalitesi ve seviyesi sürekli düşen toplumsal çürümüşlükte zorunlu gereklilik sayılmakta.
Pilajda parkta trafikte meydanda randevuda sıra kendine gelince doldurduğu boşluğu hiç kimseye bırakmayarak yedi ceddi sülalesinin çıkar huzur pay hisse ve rahatlık garantisini temin etmede hep önceliği kendinin olmasını isteyen kavgacı gürültücü harami saldırgan zorba şiddet salgınlarına dayalı kargaşanın bencil bağnaz fesat fitne uyumsuz kuralsız dengesiz kanunsuz kimliksiz duyarsız kof ve kimliksizlik çatkında her şeyi sürekli bozup kirleterek yaşam duyarlılığı olmayan popüler kostümlü hazır tüketim piyasa maliyetiyle boyanmış süslenmiş kederkeşliğin yoz kültür sanat edebiyat sinema ve sahnesi de da burdan doğar büyür barınır ve beslenir .
Çünkü acı kaygı karamsarlık ve kötümserlik kronikleşip tüketicisi yılgın bezgin yorgun kalabalıklara endüstri markası olunca her şey birbirini etkileyerek bozulur kokuşur çürür sosyal siyasi ekonomik çöküşlere ve temizleneyim derken tümden kir batağında kültürel yıkımlara yol açar.
İnsan nasıl ki beslendiği bedensel dokusuna, kişilik yapısına, alışkanlık dolaşımına, benlik karakterine, dayanıklı direnç bağışıklığına ve yaşam biçimine temel kaynaklardan biraz nohut biraz kavun biraz kiraz biraz buyday biraz demir biraz çinko biraz biraz minaral kütlesi yağ deposu protein havzası ve gıda tüketim taşıyıcısı ve müşterisidir .. Sosyal ilişkilerini kurar donatır düzenlerken de dilden dağarcıktan varsa eğer kültürel zenginliklerinden sürekli huzuru güvenliği ve istikrarı sağlayıp artıran kavramsal değerleri üretir. Yoksa sağlıksız dengesiz mutsuzluğu kurgulayanların korkuyu karanlığı ve acizliği kodlayarak sinmiş vazgeçmişliğin bütün kötülüklerini kendine yedirerek üretmediği ortak yaşam değerlerini ilgiden itibardan keserek lüzumsuzduk çöplüğü olarak bilen güdümlü kalabalıklar, ezikliğini ve acizliğini sergileyen kokuşmuş çürümüşlük vitrininde tükettiği uyuştuğu bataklığını vazgeçilmez yaşam dolaşımı algısıyla tatmin olan yoz kültürün istismar tezgahına rehin düşerler.
Duygu çeşitliliğiyle donanır beslenir ve kurumsallaşır dolaştığı iletişim toplumundaki saygınlığın anlayışı kavrayışı sanatı ilmi yolu okuması konuşması yazması anlayışı değeri alışkanlığı ve özgüven sahibi insanlık. Aşırı yüklenmelerse tek sesliliğin sınırsız keyfiyet buyurganlığına tutsak kabızlık zavallılık ve kuraklığını doğurur. Hele de sadece acıyla beslenerek her şeyi olumsuzlayan toplumsal tıkanmışlığın soyut ve şekilsel boyalı beden diliyle davranıp düşünüp konuşan; ve her türlü kahrı şiddeti adaletsizliği çürümüşlüğü rezilliği ayrışmayı soytarılığı ve düşkünlüğü taşıyıp kovalamaktan gocunmayan aşırılıksa popülerlik adına sözlü yazılı yahut görsel piyasa mahsülü bütün iletişim ve etkileşim ağlarını tetikçi tutarak toplumdan dünyadan haktan hukuktan kopuk furyalar ve hurafeler kolluk kortejinde kıyamete yetişmeyi cinnet refleksiyle koşuşturan felaketin kahır kin nefret şiddetten gününü kurtaran sosyal uçurum bataklığıdır.
Günün çağına çevrimine ve modasına uygun akademik yozlaşmalarla ve teknik her kilitli boşluktan yer kapmak için kostüm kalıbını modellenen sanat edebiyat sinema resim beton varoş ve villa mimarisi kire gürültüye karışık buraya ortak ve dahildir.
… FIRLATMA RAMPASI …. El yapımı nayloncuk Kabir azabı gibi bilindik rivayetin Fabrikasından teneşire sürülen sürpiyasa mutsuzluklarıyla hep yanlış yola işaret verip saptığındandı şerit Bütün sokakların kendini hurdacı yokuşunda sapır supur bulduğu siyah gözlüklerden yaz bakınıyordu Ayın doğmasını bekleyen gece gibi loş bir hoş sarkaçsız salınım Kımıldayıp dururken kahveler sahiller ışıklar ve hışırtılı sular Her şey kendinden bir beden daha küçüktü Ne kadar kerpetenli cümlelerle Kalıbını döşersen döşe tenekeleşmiş kapağı hep açık kalıyor dünyanın Kozmik kavşaktaki ilk kamyona mavi düdük çalacak diye bahse girerek Çerezsiz Mezesiz Sofrası çilingirin Sehpası kurulu kenar kıyılar virajında sert rüzgar yapıp En çok da arıza yapmış kütük kafayı baştan savınca ölmüş kaynanasının üzerine sım sıkı yemin içenler Takozu çekilmiş fırlatma rampası gibidir en geniş halkadan başlayıp Evire çevire yorgun bulaşıklı kem küm ve pasaklı sözleri dişirip toplayıp kendilerinde noktalayan Tüyünü teleğini dökünmüşse Genelde her gün bitimine rast gelir böylesi Kuş da bir ihtimaldir salyangoz da belkisi Günağarırken Ve batar yiter giderken günden güneş Boğulmak üzere kullanım tarifesi kayıplarda Uzak evlerden Ve karınca yuvalarından dünyanın hayatta olduğunun sevinerek çoktan soğumuştur ev bark ahali Kimse kimseyi sımsıcacık sevişmelere Ve yuvaya beklemediği Vurup kafayı yastığa devirdikten sonra Ertesi günün aynısından Kurulu saat gece lambasının susup söndüğü yerden ve güneşten evvel bütün ağrılarıyla birlikte zonklamaya başlar Böylece tamam olmuştur yarımın yarısına Kendini üzmekten Ve kendine üzülmekten helak olmuşluğunu çözerek çekip çıkaran İnsan rahmetlinin mesai ücretine takas Ve fırlatma rampası…
.. EĞRİSİ DOĞRUSUNA AŞK ve ŞİİR YÜREKLENİRKEN …. Kesin doğru veya kesin yanlış yoktur, her şey değişir dönüşür başkalaşır veya bileşken karışımlar içinde homojen yapılara evrilir derken, her kafadan bir sesin çıktığı ve hiç kimsenin ortak değer aidiyet anlayış payda duyarlılık ahlak kural kanun liyakat ilgi ve paylaşımının olmadığı şizofrenik izolasyon cinnetinin tek boyutlu ve tek hücreli bireysel bencillik morguna kuklalaşmıştır çürüğe çıkmıştır ölmüştür insanlık.
Çünkü ayırt edilir akıl fikir idrak irade anlam bilgi beceri kavram vicdan ve mantık değeri olmayan doğru ile yanlışlarla beraber hiç bir olguya duyarlı tepkisi olmayan kayıtsızlık ve karamsarlık kopuşlarıyla sosyal yaşantının bütün yapıcı ve sağlıklı stunları yıkıma uğrar, hak hukuk kanun nizam düzen anlayış inanış güven kişilik kimlik özgürlük huzur mutluluk barış sevgi saygı sorumluluk liyakat zinciri kökten bozularak alışkanlıkları değişimlere kodlanmış hiçliği yokluğu ve kimsesizliği kodlayan yoz kültür kargaşasında anlam ve değerini yitirir.
Burada akıl vicdan mantık sorumluluk emek ahlak adalet onur itibar saygınlık gibi ortak hayatı donatıp düzenleyen birlikte yaşama kültürüne yer yoktur. Dolayısıyla bütün algı ilgi bilgi kavram anlayış görüş inanış birikim gözlem akıl sezgi duygu düşünce vicdan sorgulama ve ortak çıkarım zenginliğini rafa kaldırarak işine ve çıkarına nasıl geliyorsa kişiye göre değişken göreceliliğini kutsayan toplumsuzluğun ilkel dürtüler hükmündeki çağ dışılığını ve anarşist başı bozukluğunu döner dolaşır kozmik sürüncemedeki hayat.
Çünkü bencil breyselliklere özelleşmiş çıkar ve keyfiyet güdümlü başıbozukluğun ortak duygu düşünce bilinç ve anlayış bağlamında kendi dayatmalarına getiri sağlamadıkça adaleti inancı kimliği ilgisi itibarı saygınlığı çıkarımı emeği çabası kabulü paydaşlığı özgürlüğü kaygısı katkısı ve birlikte yaşama kültürü yoktur. Herkesin kendini herkesten ve her şeyin üstünde görüp bildiği kibir kahır fitne bozgun gösteriş hırs hınç gibi bağnazlık hücrelerine hapsolmuşluğun bağlantısızlık çoraklığında hiç kimse diğerinin ilgisi alakası ve umrunda değildir, herkesin doğrusu hiç bir değer üretemediği ve her gün birbirlerini boğazlayıp kazanılmış değerlerden harcayıp tükettikleri kendi çorak cürümü kadardır. Oysa sanat kültür kanun kural edebiyat akıl fikir vicdan ve duygu duyarlılığıyla dengesi bozulmuş olan veya bozulmakta olan sosyal hayata emek ve yürek yorarak sınırları kesin bilinen doğrulara ve yanlışlara ortak fayda ve payda çıkarmayı amaç edinir.
Hiç bir emir sipariş reklam menfaat militanlık adanmışlık ve dogma buyruğuyla toplumsal hayatı dertlenmiş ve kaygı edinmiş şiir de, bu bağlamda hele de günümüzün düzenli veya düzensiz her konu başlığında korkunç ruhsuzluk izolasyonuna köleleşmiş yıkımlar yaşadığı köklü bozulmuşluklar harabesinde özgür düşüncenin ve özgün emeğin yorduğu bütün ilkel ödünç kokuşmuş çürümüş kiralık kullanışlı dileyenin emrivakisine kul ve köle bağnazlıklardan duyarlılığını kurtarmış sorumluluğun ve kaygının en büyük yükünü taşıması gereken saygın samimi ve gerçek yürekliliğe sahip olmak zorundadır.
…
ESKİSİNDEN DERME BOZMA AZAP ve SIKINTI DÖNGÜSÜ
….
Baştan savmalarla yıllardır örseleyip kavga ve çatışmaların yorduğu yılgınlıklarla birlikte herkesin birbirine anlaşmazlık sınırları çizdiği veya temeli sağlam tıkanmalar bağladığı tedarikli tasarımlı kopuşlar, ipine un sererek yaşamın dönüm çarkını hurdaya çıkaran kirli kasıtlı ilişkilerin eskisinden derme bozma konum çevrim kurulum ve kodlanmışlığı değişmezliğe yenilenmiş BOP sermayesidir.
Bir zamanlar ‘ sayın genel başkanım, küflü nakaratını dilinden düşürmeyen Kılıçdaroğlu yedeği ve Çantacısı Özgür Özel, Bop plan ve projeleri dahilinde her komisyon ortaklığına dahliyle söylem eylemleri Atatürk, Türklük ve Türkiye Cumhuriyeti değer ve kazanımlarıyla hiç bir bağlantısı özdeşliği gerçekliği refleksi ve etkinliği olmayan Yeni Cehepe eskisiniden aynısını dağıtmış bozmuş, Türkiye özdeşliği ve özgürlüğüne dair hiç bir konuyla ilgisi alakası olmayan Tom Bartak özel dosyasına bağlı yeminli varolan toplumsal siyasal ekonomik ve kültürel çöküşü sağlama alan BOP tesis ve terminalinde yeninin YENİ ‘ sini donatmış dayatmış.
Çünkü eksik noksan yoksunluklarla boğuşan insanlar değişim gerektiren yüzleşmek diye bir sorunu derdi kaygısı yoktur farklılığı özgüvenliliği özgür iradeyi ve iyileşmeyi göremez hep hayata yabancılaşıp yaşama sevincinden uzaklaşan eksik mazeret ve mağduriyet üretir. Bu bataklıksa insanı ilkelleştirip karanlığı ve sorunu çoğaltarak geriye götürür.
Çaresizlik zayıflık zavallılık eziklik sorunlarını çözmek yerine vitrini fukaradan fakirden kuran yöneten ve donatan sistem, sürekli acıyan ağlatan takınan yakınan ama ezikliği hiç kendi üstüne kondurmayan insan tipinin kimliksizliğini kimlik olarak dayatır. Takıntı hastalığının gereği de buralı külliyat acıdan dertten sorundan kabustan sefaletten kahırdan kurtulursa büyük kıyameti ve felaketi olacağını düşünerek kaygıda sorunda iyileşmeyi değil derinleşmeyi didinir çırpınır ve özenir. Sorunları ilkelliği çileyi ve karanlığı fanatik bağımlılığıyla kimliğine kutsanmış ve özdeş saydığı için savunur.
Çünkü özüm cesaret emek akıl fikir inanç kararlılıktisk alma cesareti ve değiştirme eylemi gerektirir.
Şikayetçi serzenişi ve yakınmayı değil adalet vicdan onur saygı kimlik sorumluluk bilincini ve birikimli kararlılık iradesini yaşayanındır özgür kişilik ve kimlik.
durum girişi çıkışı olmayan süslü saydam soğuk sahte ve soyut kristal fanuslar içinde silkeleyip sarsınca kar seniz orman dağ dere manzaralı şekiller sergileyen ve hiç bir gerçekliği olmayan cansız market ve çarşı aksesuarları gibidir.
Huzura saygıya sevgiye onura adalete idraka iradeye gelişip büyümemiş olanlar büyümedikleri geri kalmışlık yoksunluğuyla büyütemedikleri yaşama sevincini ve paylaşma duygusunu her şeyin en seçkin olanını kendilerinden başka hiç kimsede bulunmasını istemedikleri doyumsuzluk bağnazlık körlük karanlık mutsuzluk rezillik cehalet ilkellik gericilik saldırganlık hiçlik dengesizlik duyarsızlık gerilim şiddet ve istikrarsızlık dürtüleriyle düzeni bozulmuş toplumsal çöküşün iyileşmesi yönünde hiç bir kaygı çaba sorumluluk üstlenmeyip tam tersi kargaşa yağma belirsizlik ve yıkımdan beslendikleri karakterlerinin gereği sürekli açık sorun ve gedik veren hayatın kalıcılığını sağlarlar.
Çünkü hayati sorunlarını çözmüş problemsiz anlamlı mutlu saygın adil sorumlu ve güvenli yaşamak onlar için kabulü ve tahammülü mümkün olmayan sonlanışın sebebidir.
Çünkü sorunların çözülmesi gayret emek akıl fikir birikim cesaret vicdan ve özgürlüğü gerektirir. Her yalan yanlışa aldatıcı kılıf ve gerçek dışı dalavere bahaneleri uydurarak sırf kaygı acı sefalet keder kahır ağıt nizah çile sitem yergi ve şikayetlenmeleri kolay geçimin ana maddesi ve istismar sermayesi bilenlerse, sahtekarlığa saklayan sorumluluklarını hep başkasına veya hiç öznesi bilinmeze devrederek hurafe kaypaklığına ve yobazlık dolandırıcılığına çıkar ilişkilerini ve dünya şantiyesini kurarlar.
Başarısızlığı çıkışı olmayan çöküşü sosyal tıkanıklıkları ekonomik iflası yolsuzluğu hırsızlığı ahlaksızlığı kokuşmuşluğu verilmiş sözü ve toplumsal çürümeyi günün getirisine göre keyfiyet dayatması mazeretleriyle örtbas edip geçiştiren ve gündemi hiç değişmezde hiç bir şey açık adil dengeli tutarlı istikrarlı ve şeffaf değildir çünkü.
Takıntı travmalarının bütün kof kirli karışık sorun ve sıkıntı çeşitliliğini aşıp şizofrenik sahalara girecek şekilde hatada belada ve hastalıklı tıkanıklıklarda ısrar ederek, hiç bir eleştirel sorgulamaya açık olmayan arızalı kendilerini bildikleri halde herkese eksiksiz kusursuz mükemmel ve her konuda sürekli haklı olduğunu dayatan içe ve dışa kapalı herkesi kendi dengesiz uçuk kaçıklıklarına şartlandıran hücre yaşamlarında sabırı takati dayanılmaz herkesi darma dağın ederler ve bozup berbat ettikleri hiç bir sağlıklı ilişkiyi kurup sürdüremezler.
Yakınarak ağlaşarak sitemlerle gün öldüren uyumluluksa risksiz hatasız istismarı esas alan lümpenliğin düzen ortaklığıdır.
Göğün tavanını yerin zeminini kavurup çatlatan bunaltıcı ve kızgın sıcaklardan sonra gerildiği büyük gürültülerden kopup çatırdayarak yağmur sel dolu kırcı yıldırım şimşek birbirine karışıp biriken yoğunluğunu yüklenip boşalttığı gibi, kaygı bozukluğuyla ilişkili gerilimlerinin ve takıntılarının bağımlısı kişiler de başkasının hak ve hassasiyetlerini hiçe sayarak kendinin gelişmiş öz güvenli ve anlayışlı kişilikten yoksunluğuna karşı çıkılmasına yüzleşmesine eleştirilmesine ve sorgulanmasına asla tahammülü olmayan çıkar güdümlü takıntı tıkanıklığını tatmin edici dürtü refleksleriyle hilenin baskının gammazlığın şiddetin sahtekarlığın tekrar eden rutinlerin manipülasyonun zorbalığın her türlüsüne hiç bir değeri umursamadan başvurur.
Yaşamın enerjisini boşa çıkarmakla meşgul bu saplantı molozu, bileti ve hesabı kesilerek pili bitirilmiş işlevi yapay zekaya devredilmiş atık sorun ve stok posasıdır artık insanlık.
Anti teze dayanan dinamik işlek etkin yoğun ve yıkıcı gücün kendi rızasıyla kavramını devre dışına bıraktığı, dayattılmış zora ve zorbalığa güvenen şiddetli baskılara baş kaldırmanın kaçınılmaz kırılma noktası ve sonucudur. Soygun sömürü amaçlı baskının ve keyfiyet dayatmasının geri adım atmasını bilmediği sürdürülemez zorbalıklara tepki gördükçe devreye soktuğu şiddetin dozunu sürekli artırır. Ve her sınıf ayrıcalığını ve çıkar ganimetçilerini kollayıp gözeten zorbalık güç dayatma ve baskı, nefessiz çaresiz çıkışsız imkansızlıklarla tıkantmışlığın en dayanılmaz kırılma noktasında kendi sonunu getirir
Çünkü insanı insan yapan kalıbı hazır paket ğroğramlı kusursuzluk yarışların birincisi ve hep asla yenilmeden kazanan tek tipliliği programlayan mükemmellik dayatmasıyla taaa en başından bütün sosyal sorunlara rağmen çıkış yolu üretmeyen adaletsizliği kundaklayarak samimiyetini güvenirliğini ve gayretini bozuk düzen tezgahına koyarak yitirmiştir. Tıpkı toplumsal sıkıntı ve sancılara kurulduğunu tezgaha koyarak, aslı öznesi yüklemi özgürlüğü Atatürk’ ten, Türklükten ve Türkiye Cumhuriyeti’ nden zerre damlası olsun yolunu tavrını inancını cesaretini ilmini aklını özgürlüğünü iradesini yüreklenmeyen ve bahsetmeyen Bop eskisinin daimi yenisi, toplumuna nanik yaparak bütün tükenmişlik toksinlerini ve uyumlu köleliğini kodlayan ilgisiz kayıtsız sinik yakınmalarla özgürlüğü kazanmanın eleştirel tavrı , tepkisel hakkı karşı duruşu ve kararlı direnci değil, soygun sömürülere ayarlı kurulu yaşama savaşını çoktan kaybetmiş nitelikli ve etiketli tüketim piyasası kuklacılığıdır
Kötülük istemeden gelişen sürüklenişlerin kaçınılmaz sonucu olduğu gibi çoğu zaman da bile isteye yapılan tercihin ürünüdür.
Çünkü gelişimi sağlıksız kişilik bozukluğu olanlar için ahlaki değerler yükümlülükler ve zorunluluklar başkaları için geçerlidir kendisi ise sınırsız sorgusuz her hak hata suç kusur ve yetkiye seçilmiş ayrıcalı olduğuna inanır ve davranır.
Amaçsız anlamsız cinsiyetsiz istikrarsız kimliksiz kişiliksiz sorumsuz aidiyetsiz onursuz değersiz duyarsız dengesiz mutsuz doyumsuz inançsız itibarsız ve insansızlığı örgütleyip dolaşıma süren soygun sömürü ilahları, dayattıkları izolasyon bağımlılıkları ve proğramlı formatlanmışlıklar dışında hiç bir saygın özgür değerli bilgili iradeli bilinçli ve duyarlılığa hayat hakkı tanımayarak kişiyi dolaşımda dönen bütün kof kirli kokuşmuş çürümüş şehvet özenti hırs yarış gösteriş kahır kibir kin nefret ayrışma çatışma tarz imaj seçkinlik soytarılık ve mükemmellik dürtüleriyle sürekli yıkım halini yapıp bozan serbest piyasa esaret tezgahında ilgiden edebiyattan sanattan duygudan vicdandan umuttan adaletten felsefeden mantıktan ahlaktan histen paylaşımdan düşünceden kültürden değerden akıldan ve fikirden hiç bir sorgulaması yahut toplumsal tepkisi olmayan kendine yabancılaşmaya kopmuş uzaklaşmış insanlığın ölümüyle eşdeğer fenomen furyası ve tüketim çılgınlığını çeker çevirirler.
Burada her gün hektikli sancılı huzursuz sorunlu sağlıksız kovalaşmaların kulu kölesi ve kurbanı olanlar, kaldıkları enkazdan ölü derecesinde bağımlı tükenmiş bitkin yılgın yaralı kaygılı yozunmuş yıpranmış çürümüş ve yılmış enkazından sağ çıkması halinde ertesi vakte yine aynısıyla anlık günlük yaşar ve ölürler.
Çünkü aidiyetinin öznesini tümlecini zarfını özgün ve gerçekçi yüklemiyle ödeşmeyen her fiil, hayatı kuran konuşan amaçlayan yaşatan her cümlesini sahtekarlık ihanet ve istismar hamasetiyle bozar öldürür. çünkü…
Sevgidir sevmek sevilmek dileyenin yaşam kaynağı, dert ve sevincinin olması gereken yürek ortağı. Sevgilidir görmek bakmak duymak dokunmak konuşmak paylaşmak dilediği sevgili. Fakat o sebep bu sebep bütün gün yan yana fakat ikincisi olmayan, bütün gün bor arada fakat yüz yüze bakıp konuşup görüşmeyen, bütün gün yan yana fakat hiç bir kederi sorumluluğu veya sevinci paylaşmayan, bütün gün yan yana fakat hiç bir konuda beraberliğin aklını fikrini aidiyetini mutluluğunu huzur ve güven veren şeylerini bağdaştırmayan, bütün gün yan yana fakat anlaşmazlık üzerine birlikteliğini kurarak hiç bir yaşam güzelliğini keşfetmeyi yüklenip taşımayan, bir arada yan yana fakat hep soğuk uzak ilgisiz kayıtsız birbirine yasaklı gibi ayrılık gayrılık hapisliğini yaşadıkça yalnız kimsesiz kayıp asosyal alışmışlığa kronikleşen, bütün gün yan yana fakat birleşmemek için her leyin yapısını bozan , ara sıra karlılaşmalarda gerildikleri yerden patlayarak birbirlerinden kovulmak için adresi simsiyah bilinmez belirsizliğe atarak orda burda gün öldürüp oyalayan, çok özledikleri halde saplantılarının esiri alan tutsaklığıyla kendi cinnet cenderesinden dışarı çıkamayan azap sürgün ve saplantı döngüsüdür..
Ordaki enkazda bir zamanların orta sınıfıdır şimdilerin milyarder milyoner akademik tuzu kuruları, hem yediden yetmişe hayatlarını suyun gözünde oturdukları bozuk sistemin nimetlerinden ayrıcalıklı olarak faydalanıp yararlanarak konforluluğun garantisine alırken çocuklarını burda hayat yok diye bir yolunu mümkününü ayarlayıp(!) yurt dılına paketlerler hem de kendilerinin talancılarla beraber yıkıp yağmalayıp batırdığı sistemi lanetlerler.
Çünkü bazı şeyler ve insanlar sadece rol gereğinin karşılığıyla sınırlı eylemsiz pasif görüntüden ve vitrin görüntüsünden ibarettir ve görünenin dışında ne hayata ne topluma ne de insanlığa hiç bir çaba kaygı düşünce gayret sorumluluk katkıları yoktur. Bazı kimi buyrulan siparişe kodlanarak varlık gösteren insanların afiş gösterişi olsun diye yaşam biçimleri, kişilik gerçeklikleri, inanış iradeleri ve birikimli anlayışları da yoktur, her şeyin biçimselliğinde taşıdığı soyutluğu yaşamayı önceler ve önemserler.
Tüm bu kıtlık kıran bozgunuysa her türlü bozulmalarda pay sahibi toplumun tümünü kendine benzeten ‘ biz buraya nasıl battık düştük’ sorusunun temel toplamına eşittir.
Seyfi Karaca…. Temmuz/26
…
TEKRARIN MOLOZ YÜKÜ ve ENKAZ TEKERRÜR
..
…
Gözlemleri katılımcılığı ve tanıklığıyla kendi emek ve yorumundan kültür sanat, evvelce bir sebebe bir sebep yerlerden etlikileşmiş olmaların algısında ödünç alınmış derin çukurlar travmalar kopukluklar ve izler bıraktığı taklitçi ve yapmacık alışkanlık emanetidir. Kişi o süreklilikte kendi özgün karakterini kazanamaz ve hep aynıya sabit kalarak özgür gelişimini sağlayamaz.
Yurop lokomotifi Almanya’ nın en emperyal - Neo Kapitalist ve Tekelci Liberalci sınırsız kuralsız ayrıcalıklılığın çıkar ve ganimet ortağı üst katmanlarına çöreklenmişlerin çıkarını koruyup kollayan soygun sömürüyü sahip olduğu güç ilişkileri ve araçlarıyla sıradanlaştırdığı vahşiliğin yol hüner dümen oyun göstericiliğinde, sınırları serbest iç dış piyasayı diledikleri gibi kendi dayatmalarına başka seçeneği olmama mecburiyetine şekillendirirken , yıllardır hızlı makinalaşma çarkında ömrünün iliğini kemiğini hurdaya hastaya çıkarıncaya en amansız koşullarda harcamış çalışmış insanları çöplük ettiğiyle yetinmeyerek, kazandıkları EMEKLİLİK haklarını zaten kıt kanaat zır ve pahalı yaşam geçimsizliğine bakmaksızın VERGİ HARACINA bağlayıp, bil hassa yabancı ülkelerden gelenleriyse ( Hitler gelenekli ayrımcı dışlayıcı ve IRKÇI yaklaşımlarla) kat be kat çullanıp yüklenen ağır faturalarla salma salarak, maaşlarını kesme koşulunu dayatması bu kör kıyamet döngüsüyle ilişkilidir.
Zaten Bop parça Yedeği olarak her güdümlü kullanışlılığa piyasalaştırılmış üretilmiş Yeni Cehepe ‘ nin gündeme uygun figüranlar yapışık bitişiğinde Terörsüz Türkiye Tom Barrak markasıyla maddeleşerek kısa devre dolaşım durumuna göre dekor şekil dizayn edilmesi de, buralı ve buraya dahildi.
Sınırsız sorgusuz güç yetki hükümranlık ve sahip olma dürtüsüne bağlı istifleyiciliğin sürekli daha çok kazanmayı zenginleşmeyi genişlemeyi yayılmayı büyümeyi ve rakipsiz muhalifsizliğe kilitlenip odaklandığı yaşam ve toplumsal dolaşım döngüsünü dilediği çevrim içi itirazsız tepkisizliğe bloklama sabitleme stoklama depolama veya bütünlüğü bozulmuş sosyal kültürel siyasi ve ekonomik yapıları bağından ve bağlamından koparıp param parçalılığa ayrıştırarak proğramlı projeliliğe atomize ve kategorize etme saplantı ve bağımlılıklarını kaderi ve gündemi değişmez lere kurumsallaştırıp, dğersizlik kabulsüzlük dışlanma horlanma suçluluk yoksunluk yalnızlık acizlik eziklik alçaklık ve yabancılık duygusunu esir alan dayatmaların kulu kölesi olarak insan var gücüyle kendine çullanıp yüklendiği borç ödemelerine yetişemeyen can çekişmelerle boğuştuğu sürekli açık veren kısır döngünün hasar ve yıkım bilançosu ağır öldürücü sorunları çatışmaları saplantıları gerilimleri umutsuzlukları ve krizleri yumağında tükenişi çürümeyi ve çöküşü yaşar.
Gerek derin yoksulluğun gerekse her türlü konfor imkanına kavuşmuş üst sınıf sosyete yalnızlık belası iletişimsizlik toplumsuzluk ve ruhsuzluk hücresinde her sezonu insanlığın ölümüne açıp kapayarak,dış bağlantısı kesik mezarlaşma izolasyonunun doğal dolaşımı baskılanmış ve tahrip olmuş aşırı uçlarda yaşayan insanlar üstesinden gelemedikleri çelişki ve bunalımları yüzünden her türlü kişilik ve davranış bozukluğuyla boğuştukları sapmalara ve sapkınlıklara yönelirler.
Acımasızlığın, kirli ve kanlı savaşların, ayan beyan ahlaksız hukuksuz açıktan yağmanın, eşitsizliğin, zulmün, sapkınlığın, sıradanlaşıp herkesi esir alan uyuşturucu alışkanlıklarıyla kurumsallaşarak karşı çıkanı tepki vereni , aksi tercihte bulunanı. katkı sunmamakta direneni i, koşulsuz yaşamayanı , kul köle olmayanı ve kendileşmeyeni amansız baskı çullanmalarıyla ezip saf dışı bırakan bütün çürümüşlükler ve kötülükler ünlü şöhretlilerin hiç bir insani değeri gözetmeksizin kapıldığı çıkar ve ganimet ortağı MEDYATİK kuklalar sayesinde bu kronikleşmiş kirli dolaşımın tüketim dayatmasıdır artık.
Geçmişin yıkımlarını üstüne devralarak veya kayıtsız kalmaya umursamayarak hayatı ileri götürmesi oldukça zordur insanın. Kuşatan zorluğa karşı gerçekliklerden kaçmaksızın yaşam mücadelesi vermesi gerekir insanın ama sorunlar etrafında hiç bir iyileştirme onarma yahut değiştirme katılımcılığında bulunmadan kendinden öncekilerin kısır kurak döngülerine konuşlanıp yerleşmeye şekillenerek de hiç bir saygın ve sağlıklı yaşam ilişkileri donatıp kuramaz insan.
Eskinin kazanılmış olumlu deneyimlerinden faydalanırken kendi çağını okuyup anlayıp donatacak özür irade cesaret akıl fikir bellek bilinç ve özgün benlik büyütüp geliştirilmesi gerekir. Yoksa kaygı bozukluklarıyla ören viran olmuş acı zulum ölüm azciyet sefalet mutsuzluk hep birbirini etkileyip tetikleyerek acıyı kahrı ezikliği bunalımı ve çilekeşliği kutsayan tekrarlarla kaderi değişmezliğin kronik sosyal çürüme ve kokuşmuşluğuna devam eder.
Acıma kaygı keder sefalet zaafiyet zavallılık korku endişe belirsizlik gericilik hurafecilik cehalet eziklik değersizlik dışlanma ilkellik eşitsizlik yozlaşmışlık kokuşmuşluk üzerine çöküp çullanmış kronik sömürü ve istismar endüstrisinde dünyanın her yeri ana formatı ve ekseni değişmeksizin güdülen amaç ve varılan yıkım yağma sonuçlarıyla aynıdır.
Sanayisi gelişmiş ülkelerde eşitsizlik yıkım yağma ve adaletsizlik otoriter hükümranlığın bizzat kendileri KILIFINA göre kanun düzen uydurarak çapul işini bitirirlerken geri kalmış veya yarı sömürge ülkelerde bu devran hiç bir kanun nizam ahlak ve onur hassasiyeti gözetmeksizin fütursuzca ve açıktan açığa yapılmakta.
Öyle ki kan gövdeyi götüren yayılmacı ve işgalci savaşların katili Emperyal karargah müdürü Trumh, kirli ve kanlı elleriyle toplum afyonlamanın araçlarından biri olan tüm ay boyunca süren Dünya Futbol Turnuvası sonucunda, sanki hiç bir şey olmamış gibi kupayı kazanana törenle verirken, sistemin çarkını çevirmede ortak ganimetçi kıldığı mega star şöhretlisine toplum üstü her türlü güç servet saltanat ilahlaşmasını sağlayan SPOR sanayisi de, Messi’ yi tahttan indirip Yamal’ ı adanmış hayran fanatikliliğine mahsus tahta geçirme reklamını piyasaya sürdü.
‘Ben bundan sonra YE’ yim’ diye adını bozup değiştiren Afrika yoksul hikayesinin kamuflaj ünlüsü ve zaptürü zop anlamsızlığına kafası tekdüzeliklerle hip-rap karmakarışık MÜZİK dürtükleyen Kanye West ‘ de aynı güdümlü maksatların seçilmiş kuryesiydi. Ülkemizde aynı bağlamda derin yoksullaşma, çürüme, kültürel yozlaşma, kimliksizleşme, gerilim, bunalım, şiddet, yalnızlık, güvensizlik gibi can yakıcı dert ve sorunlarıyla boğuşan yığınların duygusal çöküşünü kundaklayarak kendilerine şöhretli ayrıcalık sızdıran dizi magazin spor medya moda tasarım tarikat holding sanayi şöhretlileriyle Şakira, Jeniffer Lopez, Lady Gaga sahne taklitçisi elektronik arabeskçi mega - giga Tarkan - Sezen giller de benzer kokuşmuş tekdüzeliğin sömüren soyan çarkına ortak servet ihtişam gösteriş ünvan ve konfor çıkarı gereği ortam işini gören toplum üstü devir devrancılar olarak piyasaya pazarlandı. İtalyan Sanatçı Maurizio Cattelan’ ın sözde resim sanat galerisinde sıvayıp sergilediği duvara bantlanmış çerçevesiz muzun çalındıktan sonra aynısını yeniden asıp altı buçuk milyon dolara satın aldıktan sonra yumulup yiyen kripto para şirketi Tron’ un sahibi Justin Sun gibi eşitsiz haksız hukuksuz ve ruhsuz insanlığı ölmüş çelişkileriyle günden güne bataklaşın dünyanın azgın sapkınlığa dair dolaysız ve çırılçıplak göstergelerinden bir kaçıydı.
Haluk Levent olayı da, moda müzik eğlence tatil furya fuhuş endüstrisine hükmedenlerin kurguladığı düzenek dahilinde etkilediği kalabalıkları her yoldan dolaşım ağı ve bağımlılığına uygun uyuşturup erotik sahneli her şey dahil paketiyle her davranışını kutsayan, her hatalı kusurlu bozuk dalavere dolandırıcılığını bilmez görmezden gelen, her yasak yalan yanlış veya sapkınlıklarını algı bağımlılığıyla benimseyip onaylayan Star, Mega Star, Ünlü Şöhretliğin ultra lüks servet konfor mal mülk ve ayrıcalık imtiyazlarına sahip olmalarını tıpkı siyasiler tarikatçılar holdingciler medyacılar pazarlamacılar mafyacılar reklamcılar bankacılar borsacılar magazinciler gibi toplum üstü tutulduğu Deniz Feneri,Tosun Oğlancık ve benzer insanların zaafiyetine güvenine umuduna ve beklentisine çökmüş çullanmış soygun sömürü çarkıyla sahtekarlık işi tutan; ve yozlaşmış kokuşmuş çürümüşlüğün her türlü ortak çıkar ve ganimet düşkünlüğü dolaşım ağını büyütüp toplumsal yıkımın sürekliliğini sağlayan dolap dümenden aldatarak soyan sömüren tekrarları çok tekerrürle teşekküllü sosyal infialdir.
Seyfi Karaca…. temmuz/26
..
EĞRİSİ DOĞRUSUNA ŞİİR YÜREKLENİRKEN 2
….
Temizlenmek deterjan sabun şampuana has ve özel kökten çözücü fiili değildir eğer ki, insan o iz izan anlayış kavram niyet kararlılık yol yordam inanç azim emek ve eylem üzeri değilse.
Niyeti anlayışı ve alışkanlığı bozuksa; ve hiç bir şartta kendini onarma değişiminin aklı fikri bilinci ilgisi sorumluluğu ve gayretinde değilse temizlendiğinin hemen saniyesinde yine kirlenmek için her yolun bulaşıklı berbat ve bozuk tarafını kendine sermayesi seleften meziyet edinecektir kadraja giren çıkan kişi.
Çünkü ilmek en baştan sakata bağlanmış, kantarın topuzu hep dengesiz ayarsızdan düzen tutmaktadır.
Acı kederkeşliğe dair köktenci ve toptancı getir götürü hesabıyla müptela şiir yapıp sanat sinema yazmaksa hayatın kalitesini kötüden arındırmamakla birlikte her yayın hayatına giren yan etkeni ağır madde, daha umutsuz daha bitkin daha yılgın daha yoz daha kayıtsız daha kaypak daha vaz geçme bağımlısı ve daha varoş iletişimsizliğe izole beterin beterine zavallılık toplumunu aşılayıp sefil fukara yaygaracılığını batakçı kılacağı kaçınılmaz ve kedindir. Bu bakımdan ‘ siz benim neler çektiğimi nerden bileceksiniz’ tarz ve türevli ışıldaklarla hep kendini ezik, düşkün, kayıt dışı, kayıp sicilli, hikayesizliği gecesi var gündüzü yok yersiz yurtsuz, ayrı, uzak, hep sokakta, hep debelenen, hep derbeder, hep kovulmuş, hep yaşamın hiç bilinmeyen kıyılarında … okuyup yazmadıkça tedavüle koyan fenomen öncelikli serbest piyasada ilgi uyandırmayacağını, değerli bulunmayacağını, sükse yapmayacağını, kabul görmeyeceğini ve hiçe sayılacağını sanarak hayatın somut dolaşım akışına dair eşdeğerlikli algı bilgi gözlem tanımlama ve gerçeklik duygusu olmayan vıcık vıcık soyut şekilciliği imayı betimlemeyi sembolcülüğü bağlantısızlığı ve yüzeyselliği gerek metinsel yazılara gerekse kalıplaşmış formatlardan kopyalık şiir basmakalıplılığına ( piyasa günceli ortamlara kapılıp gidişlere hiç bir akıl fikir duygu düşünce cesaret ve özgür irade sorgulaması yapmaksızın ) taşıyıcı özgül ağırlığından yoksun parıltılı hükümsüzlük cafcafları yamayıp sıvamayı ne yazık ki kalitesi ve seviyesi sürekli düşen toplumsal çürümüşlükte zorunlu gereklilik sayılmakta.
Pilajda parkta trafikte meydanda randevuda sıra kendine gelince doldurduğu boşluğu hiç kimseye bırakmayarak yedi ceddi sülalesinin çıkar huzur pay hisse ve rahatlık garantisini temin etmede hep önceliği kendinin olmasını isteyen kavgacı gürültücü harami saldırgan zorba şiddet salgınlarına dayalı kargaşanın bencil bağnaz fesat fitne uyumsuz kuralsız dengesiz kanunsuz kimliksiz duyarsız kof ve kimliksizlik çatkında her şeyi sürekli bozup kirleterek yaşam duyarlılığı olmayan popüler kostümlü hazır tüketim piyasa maliyetiyle boyanmış süslenmiş kederkeşliğin yoz kültür sanat edebiyat sinema ve sahnesi de da burdan doğar büyür barınır ve beslenir .
Çünkü acı kaygı karamsarlık ve kötümserlik kronikleşip tüketicisi yılgın bezgin yorgun kalabalıklara endüstri markası olunca her şey birbirini etkileyerek bozulur kokuşur çürür sosyal siyasi ekonomik çöküşlere ve temizleneyim derken tümden kir batağında kültürel yıkımlara yol açar.
İnsan nasıl ki beslendiği bedensel dokusuna, kişilik yapısına, alışkanlık dolaşımına, benlik karakterine, dayanıklı direnç bağışıklığına ve yaşam biçimine temel kaynaklardan biraz nohut biraz kavun biraz kiraz biraz buyday biraz demir biraz çinko biraz biraz minaral kütlesi yağ deposu protein havzası ve gıda tüketim taşıyıcısı ve müşterisidir ..
Sosyal ilişkilerini kurar donatır düzenlerken de dilden dağarcıktan varsa eğer kültürel zenginliklerinden sürekli huzuru güvenliği ve istikrarı sağlayıp artıran kavramsal değerleri üretir. Yoksa sağlıksız dengesiz mutsuzluğu kurgulayanların korkuyu karanlığı ve acizliği kodlayarak sinmiş vazgeçmişliğin bütün kötülüklerini kendine yedirerek üretmediği ortak yaşam değerlerini ilgiden itibardan keserek lüzumsuzduk çöplüğü olarak bilen güdümlü kalabalıklar, ezikliğini ve acizliğini sergileyen kokuşmuş çürümüşlük vitrininde tükettiği uyuştuğu bataklığını vazgeçilmez yaşam dolaşımı algısıyla tatmin olan yoz kültürün istismar tezgahına rehin düşerler.
Duygu çeşitliliğiyle donanır beslenir ve kurumsallaşır dolaştığı iletişim toplumundaki saygınlığın anlayışı kavrayışı sanatı ilmi yolu okuması konuşması yazması anlayışı değeri alışkanlığı ve özgüven sahibi insanlık. Aşırı yüklenmelerse tek sesliliğin sınırsız keyfiyet buyurganlığına tutsak kabızlık zavallılık ve kuraklığını doğurur. Hele de sadece acıyla beslenerek her şeyi olumsuzlayan toplumsal tıkanmışlığın soyut ve şekilsel boyalı beden diliyle davranıp düşünüp konuşan; ve her türlü kahrı şiddeti adaletsizliği çürümüşlüğü rezilliği ayrışmayı soytarılığı ve düşkünlüğü taşıyıp kovalamaktan gocunmayan aşırılıksa popülerlik adına sözlü yazılı yahut görsel piyasa mahsülü bütün iletişim ve etkileşim ağlarını tetikçi tutarak toplumdan dünyadan haktan hukuktan kopuk furyalar ve hurafeler kolluk kortejinde kıyamete yetişmeyi cinnet refleksiyle koşuşturan felaketin kahır kin nefret şiddetten gününü kurtaran sosyal uçurum bataklığıdır.
Günün çağına çevrimine ve modasına uygun akademik yozlaşmalarla ve teknik her kilitli boşluktan yer kapmak için kostüm kalıbını modellenen sanat edebiyat sinema resim beton varoş ve villa mimarisi kire gürültüye karışık buraya ortak ve dahildir.
Seyfi Karaca…. Temmuz/26
…
FIRLATMA RAMPASI
….
El yapımı nayloncuk
Kabir azabı gibi bilindik rivayetin
Fabrikasından teneşire sürülen sürpiyasa mutsuzluklarıyla hep yanlış yola işaret verip saptığındandı şerit
Bütün sokakların kendini hurdacı yokuşunda sapır supur bulduğu siyah gözlüklerden yaz bakınıyordu
Ayın doğmasını bekleyen gece gibi loş bir hoş sarkaçsız salınım
Kımıldayıp dururken kahveler sahiller ışıklar ve hışırtılı sular
Her şey kendinden bir beden daha küçüktü
Ne kadar kerpetenli cümlelerle
Kalıbını döşersen döşe tenekeleşmiş kapağı hep açık kalıyor dünyanın
Kozmik kavşaktaki ilk kamyona mavi düdük çalacak diye bahse girerek
Çerezsiz
Mezesiz
Sofrası çilingirin
Sehpası kurulu kenar kıyılar virajında sert rüzgar yapıp
En çok da arıza yapmış kütük kafayı baştan savınca ölmüş kaynanasının üzerine sım sıkı yemin içenler
Takozu çekilmiş fırlatma rampası gibidir en geniş halkadan başlayıp
Evire çevire yorgun bulaşıklı kem küm ve pasaklı sözleri dişirip toplayıp kendilerinde noktalayan
Tüyünü teleğini dökünmüşse
Genelde her gün bitimine rast gelir böylesi
Kuş da bir ihtimaldir salyangoz da belkisi
Günağarırken
Ve batar yiter giderken günden güneş
Boğulmak üzere kullanım tarifesi kayıplarda
Uzak evlerden
Ve karınca yuvalarından dünyanın hayatta olduğunun sevinerek çoktan soğumuştur ev bark ahali
Kimse kimseyi sımsıcacık sevişmelere
Ve yuvaya beklemediği
Vurup kafayı yastığa devirdikten sonra
Ertesi günün aynısından
Kurulu saat gece lambasının susup söndüğü yerden ve güneşten evvel bütün ağrılarıyla birlikte zonklamaya başlar
Böylece tamam olmuştur yarımın yarısına
Kendini üzmekten
Ve kendine üzülmekten helak olmuşluğunu çözerek çekip çıkaran
İnsan rahmetlinin mesai ücretine takas
Ve fırlatma rampası…
Seyfi Karaca….Temmuz / 26
..
EĞRİSİ DOĞRUSUNA AŞK ve ŞİİR YÜREKLENİRKEN
….
Kesin doğru veya kesin yanlış yoktur, her şey değişir dönüşür başkalaşır veya bileşken karışımlar içinde homojen yapılara evrilir derken, her kafadan bir sesin çıktığı ve hiç kimsenin ortak değer aidiyet anlayış payda duyarlılık ahlak kural kanun liyakat ilgi ve paylaşımının olmadığı şizofrenik izolasyon cinnetinin tek boyutlu ve tek hücreli bireysel bencillik morguna kuklalaşmıştır çürüğe çıkmıştır ölmüştür insanlık.
Çünkü ayırt edilir akıl fikir idrak irade anlam bilgi beceri kavram vicdan ve mantık değeri olmayan doğru ile yanlışlarla beraber hiç bir olguya duyarlı tepkisi olmayan kayıtsızlık ve karamsarlık kopuşlarıyla sosyal yaşantının bütün yapıcı ve sağlıklı stunları yıkıma uğrar, hak hukuk kanun nizam düzen anlayış inanış güven kişilik kimlik özgürlük huzur mutluluk barış sevgi saygı sorumluluk liyakat zinciri kökten bozularak alışkanlıkları değişimlere kodlanmış hiçliği yokluğu ve kimsesizliği kodlayan yoz kültür kargaşasında anlam ve değerini yitirir.
Burada akıl vicdan mantık sorumluluk emek ahlak adalet onur itibar saygınlık gibi ortak hayatı donatıp düzenleyen birlikte yaşama kültürüne yer yoktur. Dolayısıyla bütün algı ilgi bilgi kavram anlayış görüş inanış birikim gözlem akıl sezgi duygu düşünce vicdan sorgulama ve ortak çıkarım zenginliğini rafa kaldırarak işine ve çıkarına nasıl geliyorsa kişiye göre değişken göreceliliğini kutsayan toplumsuzluğun ilkel dürtüler hükmündeki çağ dışılığını ve anarşist başı bozukluğunu döner dolaşır kozmik sürüncemedeki hayat.
Çünkü bencil breyselliklere özelleşmiş çıkar ve keyfiyet güdümlü başıbozukluğun ortak duygu düşünce bilinç ve anlayış bağlamında kendi dayatmalarına getiri sağlamadıkça adaleti inancı kimliği ilgisi itibarı saygınlığı çıkarımı emeği çabası kabulü paydaşlığı özgürlüğü kaygısı katkısı ve birlikte yaşama kültürü yoktur. Herkesin kendini herkesten ve her şeyin üstünde görüp bildiği kibir kahır fitne bozgun gösteriş hırs hınç gibi bağnazlık hücrelerine hapsolmuşluğun bağlantısızlık çoraklığında hiç kimse diğerinin ilgisi alakası ve umrunda değildir, herkesin doğrusu hiç bir değer üretemediği ve her gün birbirlerini boğazlayıp kazanılmış değerlerden harcayıp tükettikleri kendi çorak cürümü kadardır.
Oysa sanat kültür kanun kural edebiyat akıl fikir vicdan ve duygu duyarlılığıyla dengesi bozulmuş olan veya bozulmakta olan sosyal hayata emek ve yürek yorarak sınırları kesin bilinen doğrulara ve yanlışlara ortak fayda ve payda çıkarmayı amaç edinir.
Hiç bir emir sipariş reklam menfaat militanlık adanmışlık ve dogma buyruğuyla toplumsal hayatı dertlenmiş ve kaygı edinmiş şiir de, bu bağlamda hele de günümüzün düzenli veya düzensiz her konu başlığında korkunç ruhsuzluk izolasyonuna köleleşmiş yıkımlar yaşadığı köklü bozulmuşluklar harabesinde özgür düşüncenin ve özgün emeğin yorduğu bütün ilkel ödünç kokuşmuş çürümüş kiralık kullanışlı dileyenin emrivakisine kul ve köle bağnazlıklardan duyarlılığını kurtarmış sorumluluğun ve kaygının en büyük yükünü taşıması gereken saygın samimi ve gerçek yürekliliğe sahip olmak zorundadır.
Seyfi Karaca…..Temmuz / 26