Seyfi Karaca Antoloji.com

Kimi hayal kimi üryan….
Topragindan türemedikce her yasam belirtisi sararip solup özden itibardan inanirligini güvenirligini samimiyetini sagligini varligini dirligini direncini donanimini dayanikliligini aslini neslini degerini düzenini sogularak sönmeye mahkumdur.
Gönül heybesinde bir lokma sevgi, yürek sandalinda bir damla ask, ömür servetinde bir nefeslik dünya konar göcerlik bilinciyle, vadesinde yasayacagi hayati hic kimseyi kendi yerine kefil koymaksizin ödesebilen can borcunu asla vazgecemeyen yasama hakkiyla akil, fikir, ar, namus, ahlak, onur, özgürlük, cesaret, vicdan, hukuk, bilinc,yol, yön, yordam, sevgi, ilgi, emek, ilim, yetenek, deneyim, katilim, sorumluluk, aidiyetlilik, devamlilik, tutarlilik, samimiyet, iletisim ve paylasim zengini tüm yeryüzü masallarini kedisinde dengeleyip karsilayacak olan kisilige karaktere büyütüp cogaltmalidir insan.
Oysa gecmisten bugüne sürekli daha cok istah kabartarak zulme soyguna vurguna talana tecavüze sömürüye siddete ayristirmaya yagmaya yikima isgale kiyima ölüme katliama kine nefrete savasa sürgüne daha cok zaman pay kalite ve karakter azdirip yaratiklastikca yaratiklasan dünya Patron-tanrilari, ekmekten sudan histen saygidan sevgiden yagmurdan iklimden ormandan dagdan denizden haktan hukuktan özden yurttan yuvadan ilgisini iletisimini kesmis yorgun yitik yilgin yapay ve yapmacik insan icat edip uydurdular.
Bu suni solunumlu insanlik ve hayat öldürüp söndüren tezgahta anne babasi kim olursa olsun hic farketmeyen; fakat bütün kokusmus cürümüs cökmüs kopuk kaypak kirli gürültülü ölmüs sogulmuslugu kalibinda depolayip barindiran genel kamsamli ve genis yogunluklu vitrin seckisiyle, `Tektiplilik` türevlendirilip ürünlestirildi. Gidasiniysa kafa ve kalip yapisi uygun siir sanat müzik roman resim mimari bilim medya sinema siyaset usak ve dalkavuklugu memur kilindi.
Davranisi dengesizligi doyumsuzlugu degiskenligi yilginligi bencilligi yalnizligi öfkesi kuskusu karamsarligi güvensizligi mutsuzlugu tükenmisligi kini bunalimi acimasizligi kayitsizligi endisesi korkusu bagimlilgi birincilik askisi labaratuar ürünü mamülleyen birebir benzerlik bakimindan birbirinden türemeli ve birbirini tamamlayan olarak bu kasip kavuran labaratuarda insanligin kiyamet hali tezgahlanip piyasaya sürüldü.
Öyle ki…acizlik caresizlik yetersizlik kayitsizlik karamsarlik özgüvensizlik korku ürkü eksiklik endise gibi kisiyi kücültüp asagilayan kusatilmislik dürtülerini bütün bunlari karsilayan kavramlardan siyirip söküp soyutlastirarak, ahlakini bilgisini özgürlügünü sevgisini özünü sözünü iradesini idrakini ilgisini iletisimini dayaniksiz dengesiz devre disiliga birakma kurakligiyla kendini kendine cogaldikca bezmis bikmis carpik corak sorunlar cözümsüzü gördüren gerek sözlü, gerek yazili, gerek görsel - tinisal bütün insani duyum ve duyarlliklar, sürekli biri digerini ezen üzen yoran bogan bogazlayan kuru gürültü koparmalarin devamli üstün gelene benzeme veya en öne cikarilandan huy hüner kalip kilif kabuk sekil yahut marifet mayalama müzik sanat edebiyatciligiyla besleyici kiskirtici bileyici suikast mal ve malzemesi olarak donatip devremülkleyen yikimin, ayni yaratiklasmis lbaratuarciligindan baska bir sey degildir.
..

Devamını Oku
  • Düşsel Enfeksiyon
    Düşsel Enfeksiyon 14.05.2014 - 16:11

    kendimce espri yaptığımı düşünüp yazınızın altına yorum yapmıştım
    bir hafta önce sanırım

    şimdi yazınızı okuduğumda anladım ki;
    aslında doğru ve güzel yazıyorsunuz.

    belki yanlış yerde yayımlamanızdan kaynaklanan bir durum
    pek okunmuyor.
    ki ben de okumuyordum
    son yazınıza kadar.
    .. ...

  • Reyhan Altaş Şairler Dünyası Grubu
    Reyhan Altaş Şairler Dünyası Grubu 04.02.2012 - 00:42

    Merhaba sizi kurucusu bulunduğum ŞAİRLER DÜNYASI GRUBU' na ve YENİ KURMUŞ OLDUĞUM - ANTOLOJİ ŞAİR KALPLER GRUBU adlı gruplarıma davet ediyorum birine veya ikisinede üye olabilirsiniz her iki grubumunda link adresleri aşağıdadır gelirseniz çok sevinirim katılırsanız onur verirsiniz güzel paylaşımlard ...

Toplam 2 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR


  • Kafamdaki Şeyler

    Çağrı Binici

    27.10.2021 - 14:32

    Huzuru insan icinde bulamamanin; ve insan icinde bulamadigi dünya huzurunu KAFASININ ICINDE toplayan sayisiz söz ve hayat birikimi duygu düs düsünce duyarliiklariyla, sordukca daglar diyarlarin kalbini sohbete katip derpresen dertlerinin evi yolu yapmis sevgili CAGRI kardesim. Sormayan sorgulamayans ...

  • Kıymet

    Güney Yıldız

    05.01.2019 - 12:55

    Belki SiiR sadece `iyi niyetlilik sunum veya gösteri mecrasi` olarak sanilip algilandigindandir, giderek konu daralmisligi ve hep kendinden ÖDÜN VERENLER mecburiyeti egilimine inanip kanarak acidikca duygulanan, ezildikce tazelenen, cilekeslestikce zenginlesen, örselenip yiprandikca huzura ve feraha ...

  • Çelişki

    Güney Yıldız

    05.01.2019 - 12:54

    Bu siirde cok bildirimli ÖNERMELER var. Kesin, degismez, sabit, tutanak halinde ve ikincisi olmayan duyurular halinden, fakat ayni zamanda da her cümle birbiriyle iddalasip cekisip celisen. Hayata genel bakis uyandiriyor halli yalin, ama sanki disardaki pencereden icerdeki odalara bakar gibi dünya ...

Toplam 13 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR
  • tımarhane duvarı

    06.09.2026 - 18:28


    ÖĞRETİLMİŞ SERBEST PAZAR PİYASA KÖLELİĞİNE
    ….
    Güzel renk aşikarı güzelliğin talibidir aynı zamanda. Söyleyemediği ve varamadığı nice sonsuzlukları barındırır güzel ve gizemli kalbinde. Yani aşık olan, aşktır da kendisi. Evet mallesef uçsuz bucaksız ruhsuzluğu kokuşmuşluğu ve tükenmişliği harcanarak yaşıyoruz. Kişinin kendi olmadığı siparişten maskeleri değer ölçüsü bilerek, AŞAĞILIK düşkünlük doyumsuzluk hırs tamah gösteriş eziklik ve değersizlik dürtüsünün kamçıladığı marka ve maskeleşmelere gerçeğimiz olan kendimizden hep SAKLANARAK ve referans alınan özenti yarışındaki kıran kırana ölerek yapay zekayı üstün kıldığımız hücre ve algı tutsaklığıyla sanatın bile beş paralık çıkar ve ayrıcalıklı konfor ilişkilerine satılık raf ürünü halini aldığı asosyal çöplükte kendimizden sonrasızlığa magazin medyatikliği soytarısı, ünlü takipçisi, idol hayranı veya örenkeşlik takasına anlamsızlaşmaya içerik üreten abuk subukluğun döküp saçtıklarını dişirip toplayan fenomen fanatikliği tabutunda her şeyimizi kaybetme pahasına mezatlaşarak mezarlaşıyoruz.

    İstihdam eğitim ulaşım kanalizasyon arıtma beslenme barınma sağlık güvenlik imar yol trafik iletişim kültür edebiyat sanat… gibi hayati ihtiyaç gereklilik ve zorunlulukların her türlü alt yapısı sağlıklı çağdaş liyakatli sorumlu duyarlı bilimsel ve öz kaynaklarıyla temelden gelişerek büyümeyen çirkin ve çarpık yapılaşmalar, en başta işsizlik gibi tüm ekonomik başlıklı yaşamsal döngüyü işlemez çalışmaz sorunlar yığını tıkanıklıkta felç ederek, hiç kimsenin kimseye kabulü ve tahammülü olmadığı hırsızlık yolsuzluk rant düşkünlüğü zorbalık kayıtsızlık karamsarlık şiddet vurgun soygun tefecilik sahtekarlık sapkınlık acımasızlık kanunsuzluk sadistlik bencillik gericilik görgüsüzlük kişiliksizlik yağmacılık ve başına buyrukluk gibi yıkıcı artçıları olan toplumsal çöküşün var olan kendi kaderine terkedilmiş kısıtlı imkanları seçkinler zümresinin keyfiyet çıkarcılığına servis ederek geri kalmışlığın istikrarsız geçimsiz bütün olumsuzluklarını sorunları biriktikçe artan ve kanıksayarak yaşayan sefil yoksul muhtaç aciz ezik ve mahkum kalabalıkların tüketimine terk ederler.

    Öğretilerek eğitilmeye kendi emeğinin katkısı düşüncesi duyarlılığı sorumluluğu gayreti ilgisi araştırması bilgilenmesi yorumlaması sorgulaması ve çabasıyla donanımlılığın hiç bir yatkınlığını ve yakınlığını gösteremeyen bilgi ve iletişim kirliliği karmaşası ağlarının ve örgülerinin bağımlısı boşluklara ve aralıklara kimsenin girme şansının olmadığı..
    Daha ana rahmine düşmeden herkesi tıpkı fenerli galatasaraylı trabzonlu veya beşiktaş fanatiği olmak mecburiyeti varmış gibi kısır kurak ve yapay gerilimlerin birbiriyle tokuşup boğuştuğu amansız ayrışma kutuplaşmayı hayatın yağma yıkımlara terkedilmiş bütün somut gerçeklikleri yerine algı yönetimi ve magazin dolgulamasıyla kışkırtıp kodlayarak markaları yarıştıran; maskeleri kapıştıran; mal mülk makam verci servet ziynet cevher kostüm kılıf kalıp yüz çehre surat etiket ve ünvanları ve hatta yoksullukları çilekeşlikleri ve acıları köpürtüp kıran kırana kapış kapış kızıştıran ihtişam ve gösteriş ahmaklığının pazar piyasası alabildiğine global serbestin esir kampına dönüştü dünya.

    Herkesin en mükemmeli, en üstün rakipsizi ve asla erişimsizi olmaya yüksek başarının, her şartta asla kaybetmeyip sürekli kazanan birincilik mükemmeleciliğinin, herkesi geride bırakan ve aska geriye düşmeyen servet güç otorite ayrıcalık kederkeşlik veya derbederlik sahipliliğinin, her zaman herkesten çok ülke gezerliğini gütmek takip etmek kovalamak veya yakalamak uğruna tezgahta vitrinde tartıda akılda vicdanda onurda haysiyette ahlakta ilişkide sicilde kişilikte ve karakterde bozulan insan, bozuldukça daha çok kendini kamçılayıp kundaklayan azmış sapkınlıkların yapay dolgulamalı sahtekarlığını alışmış kudurmuştan beterdir bağımlılık mahkumu ruhuna bedenine suretine suratına giydirdi yedirdi. Bankaların borsaların holdinglerin tüccarların tasarımcıların müteahhitlerin mimarların sarı sendikacıların modacıların reklamcıların soyguncuların sömürücülerin gammazların hurafecilerin tefecilerin sivil toplumcu şirketleşmelerin dolandırıcıların mafyaların tarikatçıların pazarlamacıların din ve kimlik bezirgancılarının sağlıktan gıdaya, spordan barınmaya, tüm toplumsal hayatı kendi ganimet çıkarcılığına felakete sürükleyip felç ederek korkunç çürümeyi ve çöküşü bütün çarpık çirkef kanunsuz ve kayıt dışı iletişim çarkıyla kurdukları sistemin aksam parçası olan medyatik sanayi ve kirli siyaset taşeronluk ve tetikçilik etti.

    Sabırsız tahammülsüz hızla kayıp giderek dünyadan insanlıktan ve zamandan Başka değerleri anlayıp kavrayamama sebebiyle hem kendi farkındalığını duyumsayamaz hem de kurduğu ve zaman ayırdığı saygın iletişim bağıyla hayattan zevk alıp mutlu olma doyumunu sindirip koruması gereken yaşamsal değerleri özümsemeyemez insan.

    Yanlış ve kopuşlar üzerine sağlamlaşmış sürdürülemez ilişkisizlikler, saplantı kabus ve örtü örgü duvar ve kabuklarından dışarıya çıkamayan birlikteliklerin birbirleriyle sürekli enerjilerini tüketerek geçimsizlik üreten çekiş döğüş hır gür yarış nizah nefret üste çıkma ve nispetlerde şizofreni derecesinde bunalım gerilim depresyonlarını kavgalaştığı iletişim alışkanlık ve ilişki bozukluğunu katmanlaşan yoğunlukta kendini körelten ve kendi kendini baskılayan çürümeye terkettiği ve bütün canlı diri sağlıklı hünerli ilgili bilgili atılgan katılımcı cesur becerikliliği sağlayan yaşama yetenek ve hünerlerini yitirerek etrafındaki bütün çevrelerine hiç bir saygın ortak yaşam belirtisi kalmayacak şekilde kendi yıkım felaketlerini yayar ve bulaştırırlar.

    Hızlı ve çılgın tüketim çağında her şeyin başında insan, ilk liste sıra başı olarak büyük çöküş yıkım çürüme ve bozulmalar yaşıyor. Yaşadığı bozulmalarla yozlaşmışlığı vazgeçilmez hayatilikten, azgın sapkınlıkları saygınlıktan, akıl fikir irade kültür ve bilinç kayıplarını liyakatten, kısır döngüleri ve şiddetli geçimsizlikleri haktan huzurdan, her türlü lanetli kahırlı özenti bağımlılıklarını özgürlükten,, duyarsız kaypak ve duruma göre değişken kişiliksiz ve kimliksizleri onur ve itibardan, sayıp bilerek alıştığı kanıksadığı her olumsuzluğu onaylayıp yücelterek olağan hale yaygınlaştırıyor.

    Rakipsiz, herkesin en mükemmeli, herkesten farklı, herkesten ayrıcalıklı, başarı grafiğine erişilmez ve kusursuzluğun herkesi kendine hayran bırakan tanrı veya tanrıça fenomen idol/ modeli olmalar uğruna özendiği bütün bozuk berbat ve bulaşık TEK TİPLEŞMENİN marka ve maskelerinin esir aldığı cehaleti yıkımı kısadan köşeyi dönmeyi ve karanlığı yücelten cinsiyetsiz, kimliksiz, duyarsız, acımasız,duygusuz, ilgisiz, kayıtsız, iradesiz, aidiyetsiz, doyumsuz, ruhsuz, bencil, soyut, karamsar, ve sahteliklerin tüketici düşkünü emek ve değer kavramını yitirmişliğiyle, ortak yaşama sevincine liyakati ve riayeti olmayan her türlü bağımlılıkların birbirine benzer küresel çarpıklığa özenti tutsaklığını kanıksadı ve kabullendi yerelden uyarlanmış ayarlanmış Bop labaratuar türevli toplumsal bozgun.

    Yani.. doğru dürüstlüğün izinde ve yolunda gitmeyenlerini kendi haline bırakarak yalan yanlışların çoğalmasına sebep olunuyor. Ve her gün kalıp rutinleri değişmezliğin çevrim çarkına kendini bozmakla işe güce başlayan günsüz geçimsiz insan, fert başı katılım sicil sabıka ve cürüm payıyla sözüne iradesine güvenilmez dostluğu da bozuyor, sohbeti de bozuyor, aileyi de bozuyor, toprağı da bozuyor, çevreyi de bozuyor, samimiyeti de bozuyor, dili de bozuyor, adaleti de bozuyor, sağlığı da bozuyor, mimariyi de bozuyor, sporu da bozuyor, kültür sanatı da bozuyor, gıdayı da bozuyor, trafiği de bozuyor, siyaseti de bozuyor, ticareti de bozuyor, üretimi de bozuyor, pazarlamayı da bozuyor, iletişimi de bozuyor, inancı da bozuyor, ülkeyi de bozuyor, eğitimi de bozuyor ve en nihayetinde güdümlü saplantıları uğruna içinde ve sayesinde yaşadığı bütün ortak değerleriyle birlikte saygı sevgi sorumluluk ve aidiyet duygusuyla kazanılmış olan ülkeyi devleti ve toplumu da bozuyor.

    Seyfi Karaca…. Eylül/26

  • tımarhane duvarı

    06.09.2026 - 18:28

  • tımarhane duvarı

    02.09.2026 - 15:12

    ..
    RANT ve YAĞMA ŞANTİYECİLİĞİNDE BOP KISIR DÖNGÜSÜ

    Bir avuç toprak, bir ömürlük yavan yaşık yemiş ve gönül sofrası, bir tutam yeşillik, bir nefeslik hayat ,kendi aşk kadar güzel olunca insan, hoşgilmişsin ey SEVGİLİ olan huzur demeye ne kalır ki…?! Ancak ve lakin…!

    Dünyanın istisnasız her yerinde, ortak gelir ve kazanımlardan elde edilen zenginliğin adil ve hukukun üstünlüğüne göre dağılımı yapılmayan büyük pasta gelir ve pay kısmı geçinmekte zorlanan yoksulluğun yaşam hakkına çapulculuk ederek çökmüş ve çöreklenmişlerin her türlü sağlıklı ve saygın gelişme büyüme istikrar iskan ve kalkınmaya köstekçi haydutluk ganimetidir.

    Her günün akşam oluşuyla pencereleri karşıdan görünen ışıkları yanar çevreyi saran karanlığa sessiz ve ılık sıcaklıklar dolar. Herkesin ister istemez yola kenara sonraya erteye yarına her şeyin bir şekilde her zaman yarım kalacağına bıraktığı hikayelerini kediden kanaryadan pazardan okuldan çarşıdan noterden dosyadan çakıl taşlarından köprüden meydandan günden geceden toplum hafızasından ve insanlık kitabından herkesi yükler sarar ve sarmalar, ışığın karardığı veya günaydınların doğduğu ezel güncesine götürür emanetçi zaman.

    İnsani değerlerini edinmemiş veya insanlık birikiminden miras olanlara büyüyememiş yoksunluk, ezikliğinin dürtü kölesi, çarpık yapılaşması çığırtkan müptelası ve bağımlılık kuklası olur. Ordan ötesi ve sonrasıysa sürekli zarar ziyandır . Sapkınlaşarak her türlü yaratıklığın kirini kuruntusunu kusmuğunu köpüğünü taklit salgınını ve özenti mikrobunu yaşayıp bulaştırır ve taşır insan. Ve böylece…

    Rant çıkar ganimet servet otorite gösteriş güç özenti ve ihtişam düşkünü her işlenen haksız hukuksuz baskıyı zorbalığı kötülüğü cehaleti gericiliği hurafeyi köktenciliği ve keyfiyeti masum makbul ve sıradan görerek; günün birinde toplayıp biriktirdiği çözümsüz ve çıkışı olmayan sorunlar katmanında gücü ve iradeyi ele geçiren liyakatsiz doyumsuz haydut haramiliğin imtiyazlı seçkinlerinin dayattığı yağma yıkımlar buyurganlığına kayıtsız sorgusuz teslim olmak; tıpkı istanbul kaderkeşliği gibiliğin “ taşı toprağı altındır” diye ülkenin ve dünyanın her yerinden çığ gibi sökülüp gelenleri yüklendikçe dibe çöken, dağ tepe deniz koy kıyı sahil bayır dere orman bırakmayarak dibine çöktükçe elde edilen haksız yolsuzluğa dayalı rant ve güç sayesinde daha çirkin daha kirli daha gürültülü daha çarpık ve daha içinden çıkılmaz insanı doğayı ve tüm canlıların yaşam hayatiliğini hiçe sayıp dışlayarak dibe çöktükçe daha çok kalabalıklaşan insan yığınağı kozmopolit yüküyle soyan sömürenlerin asıl iştahını kabartıcı yılda üç yüz doksan milyar dolarlık ekonomi çarkının çevrilip döndüğü veya diğer bir deyişle ülke ekonomisinin yüzde yirmidokuzunun sadece istanbul rantından elde edildiği ve en önemlisi kayıt dışlılarıyla beraber en az yirmi milyon insanın tüm görmezden gelinen ve kendi kaderine terkedilmişliği kanıksandıkça masum görülen yıkıcı ve yakıcı sorunlarıyla beraber doluşup çöküştüğü içinden çıkılmaz bataklığa dönüşen benzeşmesi toplum ve ülke satında her yere ve herkese misliyle çarpıp katlayan nispette yayıldı ve yerleşti.

    İçinden çıkılamayan düzensiz kuralsız kirli gürültülü tıkanıklık ve dağınıklığın hükmettiği kaos ve kargaşa ,her çarpık ilişkili çözümsüz sorunlar yumağını tetikleyen kışkırtan artıran ve kaynaklık eden cehaleti şiddeti korkuyu hurafeyi zorbalığı kanunsuzluğu kaderciliği tutuculuğu güvensizliği kaygıyı köktenciliği çıkmazı çelişkiyi uyumsuzluğu besleyen ve beslendiğinden beslenen geri kalmışlığın sağlam dayanaklı gösterge verisidir. Alışıp kanıksadıkça da hükmederek yönetildiği tüm yerleşmiş ve kökleşmiş siyasal kültürel veya ekonomik bozulmuşlukların çözülmesini asla istemediği bütün kötülüklerin kalıcılığı için süre n emedeki tutsaklığını savunanmaya var gücüyle kendini kul kurban eder.

    Evet tıkanmış ve sonsuz kere hep aynı sıkıntıları doğurarak kendini tekrar eden kısır çorak ve kurak döngülerden sıyırıp yeni başlangıçlara onarmalı kendini insan. Ancak..yağmurdan kaçarken tufana değil elbette çünkü hiç bir ihtiyat gözetmeksizin bitmiş tıkanmışlıktan kaçışlara savrularak mümkün değildir ne yaşamanın anlamı, ne de mutluluğun sevinci ve insanlığın dönüm dolaşım kıstası. Çünkü, olduğu yerde gerekli olan, hayatı bulan, hayattan aldığını hayata verebilendir her yerde mümkün cümle cihan güzellik, öz benliğinin içinde yoksa kişinin, dışarda bulacağı beklenmedik mucize de değildir hayali kurulan iyi dilekli niyet veya kısmet.

    Hele de kendinden bile kuşku duyup şüphe uyandıracak kadar emin olmayan mesafeli güvensizliğin aciz yetersiz ezik yitik çaresiz ve anlamsızlıklarında saplanıp kalırsa hayat, görmediği değer ve ilgi nedeniyle insanı toplumdan ve kendinden hızına yetişilmez kaçışlarla mezarlaştıran ve geri dönüşümü neredeyse imkansızlık seviyesinde öldürür ve soğutur. Çünkü burayı kendi kendini yiyip bitiren hırs yarış korku kabus gerilim kriz marka moda maske çelişki açmaz çıkmaz toplumsal yozlaşma özenti hur dalaş sataşma nefret kolkeksşyoncusu sosyal çürüme ve cinnet cinayet sarmalları bşrbşrini gmzeten ve badkılayan hspislikte şzleyip takip ve taklit ederek alanı geniş ( ölmedikçe veya öldürmedikçe rahat bırakmayan) tutsaklık kapsamına almıştır artık.

    Sağlıklı büyüme gelişme ve kalkınmanın en temel dayanak göstergesi olan bilimselliği esas alarak, doğayı çevreyi insanı börtüyü böceği eğitimi kültürü sanatı dayanışmayı ülke dünya ve insanlık mirasını titizlikle gözeten saygın, duyarlı, liyakatli, onurlu ve sosyal iletişim aidiyetliliğiyle üretilen bütün ortak kazanım ve zenginliklerini gelir dağılımı eşitliği güden hukukun üstünlüğüne bağlı herkesin denetlenip sorgulanabildiği karşılıklı güven duygusunun toplumsal döngüde ne denli yaygın ve yerleşik olup olmadığına ve paylaşma sorumluluğunun her kişide ne gerçeklikte kanıksanıp karakterleşmiş olup olmadığıyla ilişkilidir.

    Akıl fikir vicdan bilinç gözlem bellek deneyim çıkarımların muhatabı ve mantıken sonuçları doğuran sebepler ilişkisinde malumdur ki hiç bir soygun talan vurgun hırsızlık haydutluk ve çarpık yapılaşmaya maruz kalmadan adil duyarlı düzenli güvenli istikrarlı sağlam ve sağlıklı gelişmiş büyümüşlüğü hakkı hukuku insanı doğayı kültürü ve tüm canlı cansız ortak yaşam değerlerini gözeterek barınma beslenme eğitim sağlık ulaşım bilişim enerji iletişim ve huzuru kurarken istihdam ve tüm hayati ihtiyaçları gideren ve hiç bir acizlik eziklik kulluk kölelik muhtaçlığı yaratmadan özgür ve öz güvenli sosyal siyasal ekonomik ve kültürel doyumu ve mutluluğu sağlayacak kadar gelir dağılımı eşitliği her kalkınmış büyümüş ve gelişmişliğin vazgeçilmez ana omurgasıdır. Tüm bunlara duyarlı alakalı sorumlu özverili ilgili bilgili inanılır güvenilir ve liyakatli gelişip büyüyen her yapılaşma sanayileşme ve şehirleşme, bugünün dünya gerçekliği ölçeğinde eğer -alt yapısı yüzyıllar boyunca dengeli duyarlı çağdaş ve sağlıklı yapılaşarak süre gelmemişse - her hangi bir dünya şehri iki veya üç milyon kişiyi aşıyorsa orda çözüme dayalı hangi suni pansumanlı tamir onarım bakım teknoloji veya konforlu inşaat müdahalesi yapılırsa yapılsın, rant ve ganimet getirisini gözeten çarpık yapılaşma ve gelişmemişliğini haramiliğini yolsuzluğunu talancılığını geri kalmışlığını ve gericiliğini doyurup beslemekten başka hiç bir anlam güdüm ve çıkarım gayesi yoktur. Yakılan yıkılan değerler üzerine kurulan bütün ölü yatırımlarsa içinden çıkılmayan toplumsal çöküşün paylaşım ve mutluluk eşitsizliğini her türlü zorbalık sapkınlık ihanet usulsüzlük doyumsuzluk kanunsuzluk dalavere rüşvet hile dümen çıkar ve istismar yoluyla kendi aralarında kırışıp bölüşen seçkin ayrıcalıklı vurguncu tefeci sömürücü yağmacı çapulcu ve yağmacı güruhunun ganimet mülküdür.

    Dünyanın istisnasız her yerinde, ortak gelir ve kazanımlardan elde edilen zenginliğin adil ve hukukun üstünlüğüne göre dağılımı yapılmayan büyük pasta gelir ve pay kısmı geçinmekte zorlanan yoksulluğun yaşam hakkına çapulculuk ederek çökmüş ve çöreklenmişlerin her türlü sağlıklı ve saygın gelişme büyüme istikrar iskan ve kalkınmaya köstekçi haydutluk ganimetidir. Demiştik ya..

    Yakıp yıktığı suçun sabıka siciliyle, yağmayı, kanunsuzluğu, cehaleti, korkuyu, hurafeyi, çağ dışılığı,sefaleti, geri kalmışlığı ve keyfiyet buyurganlığını kurumsallaştırarak sadece kendi sür saltanat çarpık yapılaşmasını gözeten hamaset tellallığıyla asla mümkün olmayan istihdam istikrar büyüme gelişme ve kalkınmaya burdan yakın bakış kıyasıyla ve yorumsal detaya girmeden :

    Köln , Düsseldorf,Dortmund, Essen Kuzey Ren Vestfalya’ sı ( Nordrhein Westfalya’sı ): 2 milyon 374 bin kişi toplam nufusa sahip. Yüzölçümüyse 34 bin kilometrekare. Toplam eyalet nufusu 18,1 milyon kişi. Eyaletin toplan ekonomik katkı payı 839,1 milyar yuro yani 923, milyar dolar.

    İstanbul’un yüzölçümü 5 bin 463 kilometre kare 118 kilometre kare de göl baraj bentlerden toplam su yüzeyi. Marmara bölgesinin yüzölçümü 68 bin kilometre kare. Nufusu 26,6 milyon kişi ( ülke genelinin yüzde otuzu) Toplam gayrisafi si, ülke ekonomisinin yüzde 43 oranıyla 584 milyar dolarmış.

    Köln Düsseldorf Dortmund ve Essen’ in Ekonomik potansiyeli toplam ekonominin yüzde yirmisi yani : 872 milyar yuro yani : 954 milyar Dolar resmi kayıtlı 15 milyonluk istanbulun 390 milyar Dolarlık ekonomik katkı payı hacminden kat kat fazlaca.

    Münih,Nürnberg, Augsburg Bavyerası : 2 milyon 666 bin kişi toplam nufusa sahip ve ülke ekonomisine katkı payları : 792 milyar yuro yani : 871,2 milyar Dolar’ la yine istanbulun ekonomik hacminin (390 milyar dolar , 25 miyon insan ) yaklaşık iki misli.

    Toplam bavyera eyaletinin ülke ekonomisine katkı payı yüzde 16 yani 955 milyar dolar veya 824,2 milyar yuro. Yüzölçümü 70.550 kilometre kare , toplam nufusuysa 13,2 milyon kişi.

    11 , 2 milyonluk Baden Württemberg eyaletininse : ekonomik katkı payı 667 milyar yuro yani 733 milyar dolarla sözde 15 milyonluk nüfusu olan ve 390 milyar dolar ekonomisiyle istanbulun katkı payının yaklaşık iki misli ve arazizi geniş 5 milyon düşük nufusa sahip.
    Hamburg eyaletinin Almanya ekonomisine katkı payı 168 milyar Euro. Nüfusu 1, 9 milyon kişi. Eyalet nüfusu 5 ,1 milyon kişi .Yüzölçümü 755 kilometre kare .
    Berlin’ in ülke ekonomisine katkı payı 218 ( istanbul kadar) milyar Yuro. Nufusu 3, 8 milyon kişi. Yüz ölçümü 891 kilometre kare.
    Ayrıca Londra’ nın ülke ekonomisine katkı payı 725 milyar Yuro. Nüfusu 9,12 milyon kişi, yüzölçümü 1572 kilometre kare.
    Paris’ in ülke ekonomisine katkı payı 865 milyar Yuro. Nüfusu 2 milyon kişi. Yüzölçümü 105 kilometre kare.
    Yorumlamasını bilenedir ezber bozan detaydaki kalkınma büyüme gelişmeye dair derin çatlak ve ince ayrıntı.

    İstanbulu batırdıktan sonra istanbulu artık hiç bir sürüklenerek yığınlaşıp gelen kaçışın çözüm yeri olarak görmeyen günsüz yarınsız kalabalıklar gezi turları rehberliğinde veya bulduğu en küçük fırsatta kapağı yurt dışına atarak istanbula gelişin eskiyi tekrar eden tüm yersiz yurtsuzluk sığıç ve geleceksizlik nedenleriyle birlikte, kendinden kurtulmanın çıkış ve kaçış yollarını hiç bir yerde veya her neresi olursa olsun hangilerin izi yolu veya haritası bilinmeyen yitiklerde aranmaktalar.

    Acil Toplanma birikme ve kaçış alanları gibi, yığılmış birikmiş ve katlayarak artan toplum acılarını sorunlarını kuşkularını kaygılarını yoksunluklarını yalnızlıklarını ve insanlığın en zorunlu ve hayati ihtiyaçları getirisi garanti zahmetsiz ve yüksek ganimetten sayarak
    bu sefil yoksul tükenişte herkes kendine dağıtılmış iradesiz sorgusuzluğun koşullayıp dayattığı aidiyetsizliğin soygun sömürü ve yıkım parçacıklığında kalıbına göre biçilmiş rol, ödev, dekor, kostüm, maske, proje ve kurmacalarla hiç değilse en kötünün iyisi buna da şükür kabullenişlerinde hiç kimse artık yabancılaştığı kendini yadırgamıyor, hiç hayrete düşürmüyor, itiraz etmiyor, rahatsız olmuyor, tepki vermiyor, tuhaf bulmuyor ve sorgulamıyor..

    En kötüsü ve acısıysa, herkes birbirinin ortaya yarılmış dökülmüş eksik noksan yetersizlik geçimsizlik eziklik ve mutsuzluk yaralarından kendi kanamalarını sararak üstünlük mükemmellik avuntu ve mutluluk payı çıkardığı ; hiç olmadığı kadar sündük pörsük .. de sümükleşip balgam artığı oldu insanlık.

    ‘ Bilmek’ de ekmeği suyu havayı doğayı börtüyü böceği hakkı hukuku ve insanı doğrulayan hayatın özü esası ve vazgeçilmezidir. Bilmezse ve deneyimlediği katılımcılık çıkarımlarıyla edindiği ve bildiğinde ısrar etmezse her üfürenin beyni benliği ve zihni boşaltılmış çöplük kutusu olur, kalıbına girdiği her değişkenlik dolgulamasında sağlam duruşlu karakter ve kişiliği yaşayıp taşıyamaz. Kendini tasarımlı ve kadrolaşmış jüri karşısında kalıplaşmış soruların bilgiçlik taslama denekliğini adar ve koşullandırırsa , her renge her an değişip dönüşebilmenin densiz dengesiz ve gerzek papağanlığını susar ve döner insan.

    Su akarken, toprak diriyken, onur itibar kültür sanat söz yazı işler çalışırken, akıl fikir vicdan cesaret saygı sevgi dilinden konuşur danışırken , insanlık canlı ilgili duyarlı özgür isorumlu bilinçli gerçek samimi ve henüz ölmemişken … şöhreti şanı keseyi etiketi kostümü maskeyi bütçeyi seçkin üstün imtiyazlı ayrıcalıklılığa depolayıp doldurmak uğruna yerle yeksan edilen İstanbulu batırıp bitirdikleri halde her şeyin irade yetki ihtişam heybet ve hüküm sahibi oldukları varsayımı ve cüretiyle doğal yaşam dokusunu ve döngüsünü temelden sarsıp bozanlar, suni kanallar yırtarak yeni bataklık metropol şehirleri kurmaya soyunup su hala gök mavisi akıyor diye umarsız ve duyarsız harami güzellemesi avuntusuyla aklına her esen doyumsuzluğun ve ganimet düşkünü sapkınlığın yıkım mühendisliğini ve patronluk müteahittçiliğini yaparlar.

    Çöküş çürüme ve yozlaşma başlayınca değersizlik yüceltilir, yaşam kalitesi duyarlılık seviyesi düştükçe düşerek aşağılanmanın ezilmişliğin kabul gördüğü popüler kültürün yüksek pirimlerle finanse edildiği gündelik harcayıp tükettiği arabesk bataklığına ve afyon cikletine dönüşür harabeden insanlık.

    Kıskaçtaki toparlaması zor dağılmışlıkları anlamak veya anlaşılmak yerine kendini dayatarak hep haklı çıkmayı anaç edinen gerçeklik bağı ve bağlantısı kopuk körü körüne köktenci dogmacı ısrarcı kinci inatçı insanlığı örenleşmiş işlevsizliğin gideceği yer ( aynı suç ortaklarının birbiriyle ganimet - menfaat noktasında ittifak ortağı olup bütün kötülüklerini savunduğu ve zaten kanun düzenleyenleri bizzat kendileri okudukları için hırsız yolsuz haram her dosyası kabarık kirlilikten aklayıp arındırdığı ve kendin konfor alanlarını sağlama almak için her türlü aciz cahil muhtaç zavallı ve mahkum toplumsal çürümeyi kokuşmuşluğu ve ayrışmayı kıyasıya kışkırtıp kamçıladıkları ) tüm enerjisini ve çabasını kendini ispatlamak için harcayıp tükettiği ilişkisizlik mutsuzluk kahır şikayet gerilim ve bunalım çöplüğüdür.

    Eskiden yerleşik var olan elit seçkin imtiyazlı ve sadece ihtiyaç duyduklarında alt tabakanın ve geniş kesimlerle yüzeyselden dokunarak geçerek işlerini bitirdikten sonra konforlu alanlarına geri dönüp tüneyen haksız hukuksuzluk yağma yıkım çarkına ortak istifadeci ve paydaş tolum gerçekliğinden kopuk ( sanat spor siyaset holding marka medya banka borsa emlak ticaret iletişim ulaşım sağlık magazin moda eğlence ünlüleri ve şöhretliler ( gruhu) ortak çıkar ayrıcalıklı burjuva sosyetesine aynı karakter ve sicilden onları hem lanetleyen hem de her yapısal bozuklukta onlara imrenip taklit ederek aynılaşan varoş arabesk sosyetesi , karanlığı cehaleti kimliksizliği ve kültür sanatsızlığı yücelten kesişim düzleminde birleşti ve buluştu.

    Rant yağma yıkım şantiyeciliğinin Bop kısır döngüsünde aycalıklı menfaat ortaklığını önceleyerek toplumsal çöküşün yıkım miras mülkünü kıran kırana işletip çalıştıranlar, dağ deniz orman tarla bağ bahçe dere vadi ova bayır mera yayla koy körfez söz sanat iletişim kültür .. sınırsız sorgusuz haramilik keyfiyetiyle tüm ülke birikim kazanım varlık ve zenginliklerini sahipsizlik kanunsuzluk duyarsızlık liyakatsizlik aidiyetsizlik kimliksizlik ve devletsizlik bağlamında talan rant ganimet servet güç gösteriş ve ihtişam uğruna içöküp çullanarak yanıp yıkanların her türlü çarpık yapılaşmaları, sınırsız ve doyumsuz vurgunu soygunu talanı yağmayı yolsuzluğu sahtekarlığı ve yıkımı doyurup besleyerek algısını özgürlüğünü ve iradesini bağımlılıklarının kulluk köleliğine teslim etmiş insan yığınlarınıın her alanda duyarsızlaşıp çölleşen karamsar ve kayıtsızlığını kolayca manupule edilebilen istismarcılık hükmüne sürüklenen her şey çürür kokuşur yozlaşır ve yıkıma uğrar. Bundan dolayı toplum hayatı donanımlı bilimsel sağlıklı çağdaş ve saygın büyüme ve gelişimi her türlü geri kalmışlığın sorunlar çoraklığında tıkanır kalırken soyut sanal şekilci ve sahte gündemlerle magazin afyonlarını harcayıp tükettiği sosyal siyasal ekonomik ve kültürel bataklıkta bütün çirkinliği ve çirkefliğiyle huzursuz mutsuz gergin ve geçimsizliği artırıp çoğalttığı sefil yoksulluğu üstüne çekip yığan şiddet kahır kaygı endişe hurafe sapkınlık eğitimsizlik ve sorunlar silsilesi sarmalıyla boğuşarak geri kalmışlığı örgütler bu çelişkilerinden haydut haramilerin ayrıcalıklı zümreleştiği çarpık yapılaşma bataklığı. Medyatik ünlü şöhretli fenomenleriyse adeta kendilerini ilahlaştırıp taparcasına adanmış fanatikleri sayesinde istismar ganimetinden menfaatlinenlerin en bilindik liste sıralamalı ortak çıkarcılarıdırlar.

    Bütün bınların körükleyip tetiklediği yakıcı ve yıkıcı sorunlarla toplumsal kişilik ve insani duyarlılığını yitirmiş sürüklenişlere kayıtsız kalan korku karanlık furya azgınlık sapkınlık saldırganlık baskı talan tecavüz yağma fuhuş ve yozlaşma bağımlısı her kişiliksizlik başı bozukluğu, masum mübah gördüğü her çirkefleşmeyle bir zamanlar eleştirel bakışla sağlıksız hastalıklı ölümcül tutarsız ve dengesiz gördüğü her oluşumu ve gelişmeyi mikrobuna bulaşmış bağımlı bozulmuşluğun hormon gıdası olarak en öncelikli hayatilikte normalleştirerek günün vazgeçilmez değeri ve marka modası sayar.

    Dünya artık göz göre göre bağıra çağıra ve göstere duyura yaşanan en korkunç asalak adi azgın sapkın acımasızlık derecedinde Kafkaslar Balkanlar Irak Libya Sudan Suriye gibi ve nicelerinde yaşanan işgal tecavüz kuşatma ve katliam yıkımlarından sonra sınırlarının nerden nereye kara nasıl hangi koşullarda ve ne ölcekte yerli kiralık katiller uygun uşaklar ve dalkavuk işbirlikçileriyle beraberce kotarıp çizildiğini zorla dayatarak bölünmüş parçalanmışlığın bütün ganimet zenginliğini sorgusuz sualsiz yağmalayıp yıkma girişimciliği ‘ yaşama hakkı zehirden zıkkım olsun, sana biçilmiş ölü gömleğidir razı gelmeyip şurdan şurayı geçersen veya çıkarsan dünyayı başına dar ederim’ haydut haramiliği, alıştık rutinlerin doğal seyri süreçleri haline getirildi.

    Bu yaklaşım modeli doyumsuz kanaatsiz başına buyruk seçkinler ve ayrıcalıklılar zümre sultası kötülüğün bütün vurguncu talancı çıkarcı istismarcı tacizci yağmacı ve sorgusuz yargısız yetki sahibi tecavüzcü karaktersizliği ve şerefsizlikleriyle insanlığın ve yaşama haklarına serbest rekabetçilik piyasasından kendi kendileriyle hükümran olduğu tüm dünyanın istisnasız her yerinde dorunlarıyla boğulan kalabalıklara sistem bozukluğunun bütün kahrını yükünü faturası eziyeti ve borç yükü ölmedikçe bitmemeyi popüler kültürün toplum alıştırıp uyuşturan afyonlarıyla kabullenmekten başka haddin çizgin yok gibilerden zorla dayattıkları ölü gömleği giydirilmişliğin çapulculuk sür saltanatına çöküp çullanmış durumdalar.

    Yaşayacaksan bizim çılgın tüketim çarkının amansız ve acımasız cinnet kovalama döngüsünde ölerek sürünecek ve ölünceye kadar iki büklüm olsan da ömrüyün sonuna kadar iş güç mesaisi kovalayıp zıkkımın berkini yiyerek yaşayacaksın. Dinlenmek istiyorsan sa toprağın altında ebedi huzura gömülerek tam dinleneceksin. Tıpkı Alman emperyal sınırsız sorgusuz sömürü yarışında serbest rekabetçiliği kurumsallaştıran neo liberal vahşi kapitalist seçkinler güruhunun lokomotif başını çektiği ve tüm dünya diğer benzerlerine örnekleyen dayatmasıdır.

    Hiç bir zaman amacı işlevi inancı çeşitliliği fiili ve dinamiği olan çaba çöpe gitmez.
    Arzular hayaller istekler hevesler ve tutkular olumlu veya olumsuz hepsi besler eskiyen yanlarını tazeleyerek olgun ve zenginleştirir insanı.

    Uğraş denilen azimli dirençli dayanıklı ve sürekliliği olmadıkça tek damardan veya tek kaynaktan varılan birikimini harcar önünde duran kısıtlayıcı katmanlarda boğularak kurak köksüzlüğe laçkalaşır ve tükenir insan . Bu bakımdan aklı fikri ufku bilinci yeniyle buluşup tanışmaya bilinmeyeni keşfetmeye eksiğini gidermeye veya kendi bildiği fazlalıklarını aktarmaya veya gereksiz yükünü boşaltmaya sosyalleşmenin ihtiyacı gereğince açık yaşamalı . Ancak dünya artık bu sağlıklı hassas ve saygın değerler ilkeler ve duyarlılıklar eksen dengesinde dönmüyor ne yazık ki. Doyumsuzlukta gittikçe haktan hukuktan akıldan vicdandan ilkeden histen duygudan paylaşmaktan sorumluluktan ve insanlıktan çıkarak en mahlukluğun bütün gerici karanlık yobaz bencil ihtişam güç ve gösteriş düşkünü bağnazlık meziyetleriyle yaratıklaşan haramiliğin sapkınlık ve şiddet meraklısı çapulculuk ölüm zulümleri kol gezmekte artık dünya hayatında.

    Zaten insanlar sipariş üzere doğuyor ve proğramlı kölelikleri harcayarak donsuz kesintisiz tükenişinin sonunu getiriyor. Bu çarpık yapılaşma dönüm dolaşımda yapay zeka kendi aralarında konuşarak danıştığı insanlığın yok oluşuna hen tanıklık hem de hükmediyor.

    İnsanlığın yön akıl fikir vicdan ut ihtiyat sınır had hudut yol yordam denetim ahlak kontrol kanun kural ve hukuk duygusunu yitirerek başkasının yaşam hakkına riayet etmeyi hiç tanıyıp umursamadığı ve bilhassa ihlal ve tecavüzlerin kendine masum meşru haktan saydığı azınlığın çıkar ayrıcalıklığını gözeten …azgın sapkın ve çılgın tüketim çağında emperyalist- kapitalist merkezlere bağımlı geri kalmış ülkelerde sınırsız sömürüyü esas alan ve zaten sınırlı imkansızlıklarla sınırlı hayatın çöküşünü ve tıkanıklığını tümüyle işlemez çalışmaz hale getirici konforlu alanlarını ( ballı börekli beleşçiliğin sayısını kendileri bile bilmedikleri servet sermaye emlak ve yüksek maaşlı haksız kazancın iş güç ve şöhret kovalayan hırsız yolsuzları) kollayarak adaletsizliği ve gelir dağılımı eşitsizliğini körükleyen çıkar ilişkili servet saltanat çarkına çöreklenmelerin yarattığı sorun işsizlik karanlık cehalet korku kaygı iskan istihdam sefalet ve sıkıntı yığılmaları yaşanırken , neo liberal globalci emperyal kapitalist merkezlerde ise günden güne türü ve çeşidi artırılarak faturası büyütülen azgın ve amansız sömürünün kulluk köleliğini ödemesi ve hayati ihtiyaçlarını karşılaması için yaşamları doğumdan mezara serbest rekabet yarışına göre planlı proğramlılığa özelleşmiş insan yığınlarının ölmedikçe huzur rahat özgürlük ve sağlıklı yaşam yüzü göstermedikleri; ve ölünceye kadar haktan hukuktan yoksul ve hakkı hukuku düzenek haramilerinin kendi imtiyazlarına göre yazıp düzenlediği en acımasız ve pahalı koşullara ezilerek çalışmayı şart koşarak, sahteliğin daniskasından demokrasi eşitlik özgürlük ve insan hakları hamaseti ve havariliği satıp pazarlamaktalar.

    Benlik kişilik kimlik karakter ve öz güven yoksunu yetersizlikler, işlevsiz ve değersizlik duygusunu bastırarak maske kamuflajıyla ve estetik planlı marka dolgulamalarıyla yaşamayı köpürterek yoz ve magazin bağımlılıklarının aşağılık komplelerini kodlayan tüm özenti referansını adandığı popüler şan şöhretlilere göre tutunup takınmaktan onur duyar , yüksek değerden bilir inanırlar.

    Çünkü devletçilik,hiç özel bir kazanç artırımı, sömürü ganimeti, zümrecilik çıkar sultacılığı veya servet edinimi gütmeksizin toplumsal faydacılığı esas alıp insanlığın tüm yaşamsal ihtiyaçlarını karşılayıp gidermeyi önceliğine ( eğitim sağlık gıda ulaşım spor güvenlik özgürlük ilim irfan imar istikrar iletişim kültür sanat ve nicesi.. ) alırken, onun tüm kazanım -birikim nimetlerinden yararlanarak yıkımını yağmalanmasını gözeten özelleştirmelerse, şahsi azınlıkçılık ve ayrıcalıklılık sultasının en aşağılık yol ve yöntemlerle hiç bir emek kural duyarlılık sorumluluk ve liyakat tanımayan çıkarcılığın menfaat ve azınlık ganimetçiliğini önceler kollar kotarır.

    Bu çorak kurak yıkıcı gerici aşiretçi etnikçi yağmacı vurguncu talancı işgalci köktenci ayrılıkçı feodal yobaz veya aydınyobaz kör ve karanlık sür saltanat çevrim çarkı kavşak noktasında Pekaka Mehepe Akepe Hedepe HizbulHüda Büyük Birlik Yeniden Refah Tip Emep Perinçek Yeni Cehepe Yeni Cehepenin Yenisi ve diğer benzer ıvır zıvır kirli siyasilik sultasıyla beraber onları ön planda tasarımlayıp fonlayan Tom Barrak Bop teşkilatına bağlı moda müzik eğlence magazin medya gıda giyim eğitim sağlık enerji spor marka ulaşım iletişim ve tüm yaşam döngüsünü tek elinde çekip çeviren bankalar tarikatlar mafyalar borsalar holdingler sanayiciler kuruluşlar tüccarlar ortak çıkar topluluğu hep birlikte bağımlılığı ve sorunları artan toplumu yozlaştırdıkları kara cehalet algı yönetiminde hiç bir sorgu sual tepkisiyle karşılaşmadan sürekli soyut günden değişiklikleriyle gönüllü köleliği sevk ve idare etmekteler.

    Seyfi Karaca…. Ağustos/26

Toplam 451 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR