Seyfi Karaca Antoloji.com

Kimi hayal kimi üryan….
Topragindan türemedikce her yasam belirtisi sararip solup özden itibardan inanirligini güvenirligini samimiyetini sagligini varligini dirligini direncini donanimini dayanikliligini aslini neslini degerini düzenini sogularak sönmeye mahkumdur.
Gönül heybesinde bir lokma sevgi, yürek sandalinda bir damla ask, ömür servetinde bir nefeslik dünya konar göcerlik bilinciyle, vadesinde yasayacagi hayati hic kimseyi kendi yerine kefil koymaksizin ödesebilen can borcunu asla vazgecemeyen yasama hakkiyla akil, fikir, ar, namus, ahlak, onur, özgürlük, cesaret, vicdan, hukuk, bilinc,yol, yön, yordam, sevgi, ilgi, emek, ilim, yetenek, deneyim, katilim, sorumluluk, aidiyetlilik, devamlilik, tutarlilik, samimiyet, iletisim ve paylasim zengini tüm yeryüzü masallarini kedisinde dengeleyip karsilayacak olan kisilige karaktere büyütüp cogaltmalidir insan.
Oysa gecmisten bugüne sürekli daha cok istah kabartarak zulme soyguna vurguna talana tecavüze sömürüye siddete ayristirmaya yagmaya yikima isgale kiyima ölüme katliama kine nefrete savasa sürgüne daha cok zaman pay kalite ve karakter azdirip yaratiklastikca yaratiklasan dünya Patron-tanrilari, ekmekten sudan histen saygidan sevgiden yagmurdan iklimden ormandan dagdan denizden haktan hukuktan özden yurttan yuvadan ilgisini iletisimini kesmis yorgun yitik yilgin yapay ve yapmacik insan icat edip uydurdular.
Bu suni solunumlu insanlik ve hayat öldürüp söndüren tezgahta anne babasi kim olursa olsun hic farketmeyen; fakat bütün kokusmus cürümüs cökmüs kopuk kaypak kirli gürültülü ölmüs sogulmuslugu kalibinda depolayip barindiran genel kamsamli ve genis yogunluklu vitrin seckisiyle, `Tektiplilik` türevlendirilip ürünlestirildi. Gidasiniysa kafa ve kalip yapisi uygun siir sanat müzik roman resim mimari bilim medya sinema siyaset usak ve dalkavuklugu memur kilindi.
Davranisi dengesizligi doyumsuzlugu degiskenligi yilginligi bencilligi yalnizligi öfkesi kuskusu karamsarligi güvensizligi mutsuzlugu tükenmisligi kini bunalimi acimasizligi kayitsizligi endisesi korkusu bagimlilgi birincilik askisi labaratuar ürünü mamülleyen birebir benzerlik bakimindan birbirinden türemeli ve birbirini tamamlayan olarak bu kasip kavuran labaratuarda insanligin kiyamet hali tezgahlanip piyasaya sürüldü.
Öyle ki…acizlik caresizlik yetersizlik kayitsizlik karamsarlik özgüvensizlik korku ürkü eksiklik endise gibi kisiyi kücültüp asagilayan kusatilmislik dürtülerini bütün bunlari karsilayan kavramlardan siyirip söküp soyutlastirarak, ahlakini bilgisini özgürlügünü sevgisini özünü sözünü iradesini idrakini ilgisini iletisimini dayaniksiz dengesiz devre disiliga birakma kurakligiyla kendini kendine cogaldikca bezmis bikmis carpik corak sorunlar cözümsüzü gördüren gerek sözlü, gerek yazili, gerek görsel - tinisal bütün insani duyum ve duyarlliklar, sürekli biri digerini ezen üzen yoran bogan bogazlayan kuru gürültü koparmalarin devamli üstün gelene benzeme veya en öne cikarilandan huy hüner kalip kilif kabuk sekil yahut marifet mayalama müzik sanat edebiyatciligiyla besleyici kiskirtici bileyici suikast mal ve malzemesi olarak donatip devremülkleyen yikimin, ayni yaratiklasmis lbaratuarciligindan baska bir sey degildir.
..

Devamını Oku
  • Düşsel Enfeksiyon
    Düşsel Enfeksiyon 14.05.2014 - 16:11

    kendimce espri yaptığımı düşünüp yazınızın altına yorum yapmıştım
    bir hafta önce sanırım

    şimdi yazınızı okuduğumda anladım ki;
    aslında doğru ve güzel yazıyorsunuz.

    belki yanlış yerde yayımlamanızdan kaynaklanan bir durum
    pek okunmuyor.
    ki ben de okumuyordum
    son yazınıza kadar.
    .. ...

  • Reyhan Altaş Şairler Dünyası Grubu
    Reyhan Altaş Şairler Dünyası Grubu 04.02.2012 - 00:42

    Merhaba sizi kurucusu bulunduğum ŞAİRLER DÜNYASI GRUBU' na ve YENİ KURMUŞ OLDUĞUM - ANTOLOJİ ŞAİR KALPLER GRUBU adlı gruplarıma davet ediyorum birine veya ikisinede üye olabilirsiniz her iki grubumunda link adresleri aşağıdadır gelirseniz çok sevinirim katılırsanız onur verirsiniz güzel paylaşımlard ...

Toplam 2 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR


  • Kafamdaki Şeyler

    Çağrı Binici

    27.10.2021 - 14:32

    Huzuru insan icinde bulamamanin; ve insan icinde bulamadigi dünya huzurunu KAFASININ ICINDE toplayan sayisiz söz ve hayat birikimi duygu düs düsünce duyarliiklariyla, sordukca daglar diyarlarin kalbini sohbete katip derpresen dertlerinin evi yolu yapmis sevgili CAGRI kardesim. Sormayan sorgulamayans ...

  • Kıymet

    Güney Yıldız

    05.01.2019 - 12:55

    Belki SiiR sadece `iyi niyetlilik sunum veya gösteri mecrasi` olarak sanilip algilandigindandir, giderek konu daralmisligi ve hep kendinden ÖDÜN VERENLER mecburiyeti egilimine inanip kanarak acidikca duygulanan, ezildikce tazelenen, cilekeslestikce zenginlesen, örselenip yiprandikca huzura ve feraha ...

  • Çelişki

    Güney Yıldız

    05.01.2019 - 12:54

    Bu siirde cok bildirimli ÖNERMELER var. Kesin, degismez, sabit, tutanak halinde ve ikincisi olmayan duyurular halinden, fakat ayni zamanda da her cümle birbiriyle iddalasip cekisip celisen. Hayata genel bakis uyandiriyor halli yalin, ama sanki disardaki pencereden icerdeki odalara bakar gibi dünya ...

Toplam 13 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR
  • tımarhane duvarı

    14.07.2026 - 12:39

    ..
    EĞRİSİ DOĞRUSUNA ŞİİR YÜREKLENİRKEN 2
    ….
    Temizlenmek deterjan sabun şampuana has ve özel kökten çözücü fiili değildir eğer ki, insan o iz izan anlayış kavram niyet kararlılık yol yordam inanç azim emek ve eylem üzeri değilse.
    Niyeti anlayışı ve alışkanlığı bozuksa; ve hiç bir şartta kendini onarma değişiminin aklı fikri bilinci ilgisi sorumluluğu ve gayretinde değilse temizlendiğinin hemen saniyesinde yine kirlenmek için her yolun bulaşıklı berbat ve bozuk tarafını kendine sermayesi seleften meziyet edinecektir kadraja giren çıkan kişi.

    Çünkü ilmek en baştan sakata bağlanmış, kantarın topuzu hep dengesiz ayarsızdan düzen tutmaktadır.

    Acı kederkeşliğe dair köktenci ve toptancı getir götürü hesabıyla müptela şiir yapıp sanat sinema yazmaksa hayatın kalitesini kötüden arındırmamakla birlikte her yayın hayatına giren yan etkeni ağır madde, daha umutsuz daha bitkin daha yılgın daha yoz daha kayıtsız daha kaypak daha vaz geçme bağımlısı ve daha varoş iletişimsizliğe izole beterin beterine zavallılık toplumunu aşılayıp sefil fukara yaygaracılığını batakçı kılacağı kaçınılmaz ve kedindir. Bu bakımdan ‘ siz benim neler çektiğimi nerden bileceksiniz’ tarz ve türevli ışıldaklarla hep kendini ezik, düşkün, kayıt dışı, kayıp sicilli, hikayesizliği gecesi var gündüzü yok yersiz yurtsuz, ayrı, uzak, hep sokakta, hep debelenen, hep derbeder, hep kovulmuş, hep yaşamın hiç bilinmeyen kıyılarında … okuyup yazmadıkça tedavüle koyan fenomen öncelikli serbest piyasada ilgi uyandırmayacağını, değerli bulunmayacağını, sükse yapmayacağını, kabul görmeyeceğini ve hiçe sayılacağını sanarak hayatın somut dolaşım akışına dair eşdeğerlikli algı bilgi gözlem tanımlama ve gerçeklik duygusu olmayan vıcık vıcık soyut şekilciliği imayı betimlemeyi sembolcülüğü bağlantısızlığı ve yüzeyselliği gerek metinsel yazılara gerekse kalıplaşmış formatlardan kopyalık şiir basmakalıplılığına ( piyasa günceli ortamlara kapılıp gidişlere hiç bir akıl fikir duygu düşünce cesaret ve özgür irade sorgulaması yapmaksızın ) taşıyıcı özgül ağırlığından yoksun parıltılı hükümsüzlük cafcafları yamayıp sıvamayı ne yazık ki kalitesi ve seviyesi sürekli düşen toplumsal çürümüşlükte zorunlu gereklilik sayılmakta.

    Pilajda parkta trafikte meydanda randevuda sıra kendine gelince doldurduğu boşluğu hiç kimseye bırakmayarak yedi ceddi sülalesinin çıkar huzur pay hisse ve rahatlık garantisini temin etmede hep önceliği kendinin olmasını isteyen kavgacı gürültücü harami saldırgan zorba şiddet salgınlarına dayalı kargaşanın bencil bağnaz fesat fitne uyumsuz kuralsız dengesiz kanunsuz kimliksiz duyarsız kof ve kimliksizlik çatkında her şeyi sürekli bozup kirleterek yaşam duyarlılığı olmayan popüler kostümlü hazır tüketim piyasa maliyetiyle boyanmış süslenmiş kederkeşliğin yoz kültür sanat edebiyat sinema ve sahnesi de da burdan doğar büyür barınır ve beslenir .

    Çünkü acı kaygı karamsarlık ve kötümserlik kronikleşip tüketicisi yılgın bezgin yorgun kalabalıklara endüstri markası olunca her şey birbirini etkileyerek bozulur kokuşur çürür sosyal siyasi ekonomik çöküşlere ve temizleneyim derken tümden kir batağında kültürel yıkımlara yol açar.

    İnsan nasıl ki beslendiği bedensel dokusuna, kişilik yapısına, alışkanlık dolaşımına, benlik karakterine, dayanıklı direnç bağışıklığına ve yaşam biçimine temel kaynaklardan biraz nohut biraz kavun biraz kiraz biraz buyday biraz demir biraz çinko biraz biraz minaral kütlesi yağ deposu protein havzası ve gıda tüketim taşıyıcısı ve müşterisidir ..
    Sosyal ilişkilerini kurar donatır düzenlerken de dilden dağarcıktan varsa eğer kültürel zenginliklerinden sürekli huzuru güvenliği ve istikrarı sağlayıp artıran kavramsal değerleri üretir. Yoksa sağlıksız dengesiz mutsuzluğu kurgulayanların korkuyu karanlığı ve acizliği kodlayarak sinmiş vazgeçmişliğin bütün kötülüklerini kendine yedirerek üretmediği ortak yaşam değerlerini ilgiden itibardan keserek lüzumsuzduk çöplüğü olarak bilen güdümlü kalabalıklar, ezikliğini ve acizliğini sergileyen kokuşmuş çürümüşlük vitrininde tükettiği uyuştuğu bataklığını vazgeçilmez yaşam dolaşımı algısıyla tatmin olan yoz kültürün istismar tezgahına rehin düşerler.

    Duygu çeşitliliğiyle donanır beslenir ve kurumsallaşır dolaştığı iletişim toplumundaki saygınlığın anlayışı kavrayışı sanatı ilmi yolu okuması konuşması yazması anlayışı değeri alışkanlığı ve özgüven sahibi insanlık. Aşırı yüklenmelerse tek sesliliğin sınırsız keyfiyet buyurganlığına tutsak kabızlık zavallılık ve kuraklığını doğurur. Hele de sadece acıyla beslenerek her şeyi olumsuzlayan toplumsal tıkanmışlığın soyut ve şekilsel boyalı beden diliyle davranıp düşünüp konuşan; ve her türlü kahrı şiddeti adaletsizliği çürümüşlüğü rezilliği ayrışmayı soytarılığı ve düşkünlüğü taşıyıp kovalamaktan gocunmayan aşırılıksa popülerlik adına sözlü yazılı yahut görsel piyasa mahsülü bütün iletişim ve etkileşim ağlarını tetikçi tutarak toplumdan dünyadan haktan hukuktan kopuk furyalar ve hurafeler kolluk kortejinde kıyamete yetişmeyi cinnet refleksiyle koşuşturan felaketin kahır kin nefret şiddetten gününü kurtaran sosyal uçurum bataklığıdır.

    Günün çağına çevrimine ve modasına uygun akademik yozlaşmalarla ve teknik her kilitli boşluktan yer kapmak için kostüm kalıbını modellenen sanat edebiyat sinema resim beton varoş ve villa mimarisi kire gürültüye karışık buraya ortak ve dahildir.

    Seyfi Karaca…. Temmuz/26

  • tımarhane duvarı

    14.07.2026 - 12:38

  • tımarhane duvarı

    13.07.2026 - 14:03


    FIRLATMA RAMPASI
    ….
    El yapımı nayloncuk
    Kabir azabı gibi bilindik rivayetin
    Fabrikasından teneşire sürülen sürpiyasa mutsuzluklarıyla hep yanlış yola işaret verip saptığındandı şerit
    Bütün sokakların kendini hurdacı yokuşunda sapır supur bulduğu siyah gözlüklerden yaz bakınıyordu
    Ayın doğmasını bekleyen gece gibi loş bir hoş sarkaçsız salınım
    Kımıldayıp dururken kahveler sahiller ışıklar ve hışırtılı sular
    Her şey kendinden bir beden daha küçüktü
    Ne kadar kerpetenli cümlelerle
    Kalıbını döşersen döşe tenekeleşmiş kapağı hep açık kalıyor dünyanın
    Kozmik kavşaktaki ilk kamyona mavi düdük çalacak diye bahse girerek
    Çerezsiz
    Mezesiz
    Sofrası çilingirin
    Sehpası kurulu kenar kıyılar virajında sert rüzgar yapıp
    En çok da arıza yapmış kütük kafayı baştan savınca ölmüş kaynanasının üzerine sım sıkı yemin içenler
    Takozu çekilmiş fırlatma rampası gibidir en geniş halkadan başlayıp
    Evire çevire yorgun bulaşıklı kem küm ve pasaklı sözleri dişirip toplayıp kendilerinde noktalayan
    Tüyünü teleğini dökünmüşse
    Genelde her gün bitimine rast gelir böylesi
    Kuş da bir ihtimaldir salyangoz da belkisi
    Günağarırken
    Ve batar yiter giderken günden güneş
    Boğulmak üzere kullanım tarifesi kayıplarda
    Uzak evlerden
    Ve karınca yuvalarından dünyanın hayatta olduğunun sevinerek çoktan soğumuştur ev bark ahali
    Kimse kimseyi sımsıcacık sevişmelere
    Ve yuvaya beklemediği
    Vurup kafayı yastığa devirdikten sonra
    Ertesi günün aynısından
    Kurulu saat gece lambasının susup söndüğü yerden ve güneşten evvel bütün ağrılarıyla birlikte zonklamaya başlar
    Böylece tamam olmuştur yarımın yarısına
    Kendini üzmekten
    Ve kendine üzülmekten helak olmuşluğunu çözerek çekip çıkaran
    İnsan rahmetlinin mesai ücretine takas
    Ve fırlatma rampası…

    Seyfi Karaca….Temmuz / 26

Toplam 424 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR