Yaşık yavandan
Barkta bucakta ne varsa yarayı sarar, derdi avutur, hayatı bozulduğu yerden çözer
Kasveti giderir
Tamir olanı çalıştırır İşletir
Yaldızlı cam bardaklarda sıcak dem buğusu
yetmeyince çinko kulplu kaplarda sevincin sarhoşluğunu içerek
Varlık yokluk
Acı keder
Neşe hüsran, hepsi topluca bir aradalığın
Sessizliğini bozarak
Hereni kazanı yahut gaz tenekeleriyle su ılıştırır gibi kimi üzülür , ayrılınca kimisi
Kimi ayrılır üzülünce kimisi
Kimisi çeşmibülbül sevinir dertten beladan cam kırıkları yaralısı
İnsana
İnsan aratan
İnsana kendi yerinden başkasını tutmayan sessizliğin
Heves ile nefesi aralığında derin bir es..
Bir sonbahar arka bahçesi gibi insana bozkır penceresinden hiç kimseyle buluşmaya
Protokolsüz
Randevusuz
Kalabalıklara bakarak törensiz evraksız
Sözleşmesiz ve yeminsiz hiçkimsenin kefil olmadığı kayıt dışı tebessümleşmelere bil fiilden
Sevmesini bilenleri nüfusuna geçiren aşkla çakısız neştersiz çağlayan bir nehir coşkusu gibi
Buram buram hasretin yüreğinden köpürüp taşarak
Yunmuş yıkanmış pırtıyı pılıyı sarmalayıp dooğruca göçe..
Eylülse eylüle…
Dosdoğruca sevgiliye.
Ağustos/26
Kayıt Tarihi : 6.09.2026 18:22:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!