Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Seyfi Karaca
Seyfi Karaca

Cagir ey kalbim deli gönlüm beni bildigi gördügü duydugu dogdugu topragindan hayatin huzurunda söyleyip yazan, insan divane eylesin..!

  • tımarhane duvarı10.05.2026 - 16:12

    …
    SÖZÜN ÖZÜNE ( insanlığın türkçesiyle)
    …
    Sözün özüne
    İnsanlığın Türkçesiyle
    Hiç bir şarta koşula eğilmeden
    Bükülmeden
    Muhtaç ihraç ve ihtaç olmadan, bedenen ve ruhen eziklik zavallısı acizliğe hükümran olan
    Kimliksizliğin kul köle kapısına minnet etmeden
    Ricaya amennaya bel ve umut bağlamadan
    Özgürlüğün doğallığın ve kendi gerçekliğinin doğduğu yerden doğduk geldik
    Aşk neresidir
    Yarayı da tanırız çareyi de biliriz
    Sevgi saygı kime ne zaman, mertlik ve cesur yüreklilik aslımız neslimizden gelendlr
    İnsan kimdir iblis kim,
    Biliriz sevinci çocuklaşan yüreklilikle
    Onurla
    Gururla iyiyi güzeli hakkı hududu şefkati ve huzuru
    Gül ne çiçektir biliriz
    Cehennem zebaniliğinin cellat katliamcısı zulümlerle tüm dünyaya kan kusturduğu iblis kimdir biliriz
    Kaypaklığı iki yüzlülüğü ihaneti kıyameti ve gördüğüne sus pus olanı şarlatanı yalakayı ve şakşakçıyı
    Mazlumun ahını zalimi(n zulmünü
    Zorbayı ve masumu..
    Akrebi çiyanı
    Sansarı çakalı leş kargasını yardakçıyı puştu uşaklık kuklası puştu piyonu da biliriz
    Kalbinde güvercin kumrusu uçuran aşkı sevgiyi de biliriz
    Tanır ve biliriz ki
    Buraların Gösterişli kukla soytarısı olarak yaşamaktansa
    Yalınçıplak
    Yiğitçe
    Özü sözü bir özgürce ve nasıl doğduysa öylece
    Türklüğün aklı fikri vicdanıyla ölmek
    Ölümsüzlüğün namı değerindendir
    Biz kendimizi ezel ezelden tanır biliriz

    Seyfi

  • tımarhane duvarı09.05.2026 - 13:11

    ..
    MUTLULUKLA YÜZLEŞMEYE
    …
    Mutluluk, erişilmesi zor olanın acısı ve yokluğuyla avunup hayatı geçiştirmek değil erişilmesi mümkün olanlarla yetinip duymak doymak ve yaşamakla özdeştir. Aşırılıklarsa insanı sahip olana ezer bozar köleleştirir veya kıyaslayarak isyan ettirir. Her iki durum da özü içeriği konumu ve gerçekliği değişmediği sürece mutsuzluğa sebep sorunlar doğurur ve biriktirir. Bu yüzden adaketli somut gerçekler bağlamında herkesi kapsayan ve hiç kimseyi ayrıcalıklı sınıf imtiyazına tanrılaştırmayan ortak akıl fikir duygu düşünce duyarlılık ve bilinçle kazanımları paylaşarak doyum dengesi şarttır.

    Somut hiç bir yaşam gerçekliğine bulaşıp dokunmadan iğreti soyut ve dften püften yapaylıkla ilişkilendiği yahut etkilemeyi amaçladığı topluluklara hamaset ahkamı kesmek; insanların güvenini beklentisini ve iyi niyetini suistimal edip kötüye kullanmakla özdeş olan TANRIDAN ROL ÇALMAK denir böylesine.

    Mutluluk ve gerçeklik açığını ve açlığını gideremeyen; ve gidermekte yeterince gelişmiş oluşmuş akıl fikir irade özgürlük mantık deneyim birikim özgüven ve özgür irade donanınlılığına sahip olmayan tutucu gerici kısıtlı basma kalıpların esiri kişiler ve zorunlu olarak yüzeysel formatlı sahteliklere baş vurur ve aslında maddi talepleri olan dürtülere odaklandığı sınırsız sahip olma isteğini manevi soyutlarla maskeler veya kullanışlı araç olarak istismar eder.

    İçe Kapalı toplumların dış dünyayı hayalle yorup yaşadığı; mutluluk ihtiyacının sürekli eksiğini ve kendini baskılanmakla sahte hatlar üzerinde burnunun ucundakini yok sayarak uçarı havailiklerle bir tür her şeyin insanüstü ( kendini gerekli önemli ve herkese üstünlüğü olan; yakınlaşıp bulaştığı herkesi ciddiye almaya değmezliğin kir bulaşığı gibi gören ve sayan küçümseyici yaklaşımlarla ) üstten bakışlılığın kendinden somut hiç bir şey vermeden ama yasak günah haram diye adlandırdığı somut olanın hepsini edinme ve sahip alma kurnazlığına kurulu yapay görsel ve şekilsel değişkenlikler yaparak kendi kapılmışlığının dışında kalan gerçekliği görmez duymaz bilmez anlamazdan gelen dışa kapanmışlıklar dönüm dolaşım ağında kendi kendini tatmin etme bağımlılığını yaşar ve taşır acizlik mutsuzluk gözdesi döküntü saçını .

    Süresi saniyeleri bile bulmayan kaydıraçlı ve cam soğukluğu saydam yüzeylere dürtüp dokunuşlarla, azgın bir sürükleyen akıntıda zamansızlığın hapsettiği savruluş sürükleniş ve dinginliği olmayan bulanık çalkantılara karşı konulmaz bir bozulmuşluğun insanı battıkça yalnızlaşıp yabancılaştığı ağlarda ne aradığını bilmemeye esir eden; fakat kendine yapışan bağımlılık dürtüsünden de de sıyrılıp kurtulamayan tahammülsüz ilgisiz alakasızlığa sürekli kendini avlayarak hiç kimse olmamaya rehin verdiği ; ve hızına yetişemediği sanal mecranın duygu sarsıntılı cinnet ve değişkenlikler sınırsız sonsuzluk cenderesinde kendine hükmü geçmeyenlerle umudu itibarı samimiyeti alakayı ve ilişkiyi kesmiş zavallılık müsveddesi olarak çer çöp olup gidiyor insanlık.

    Birbirini doğuran ve besleyen bu döngüde,

    Çılgın tüketim başımlılığı çevrim çarkında, erinleşen gelir dağılımı eşitsizliği uçurumuna bağlı olarak artan sefalet ve yoksulluğa çöküp çullanan haydut haramiliğin keyfiyet ve sür saltanat sultasıyla toplumsal istikrar ve huzur örgüsünü donatan her şey soyan sömürenlerin dayatma buyruğu hükmünde sosyal hayatın patron tanrısı döngüsüne tutsaklaşır. Böylece eğitimin kültürün sanatın bilginin özgürlüğün liyakatın hakkın hukukun ve özgür iradenin düşmanı olan gericilik adaletsizlik fanatiklik bağımlılık ganimetçilik çıkarcılık hurafecilik bağnazlık sinmişlik kayıtsızlık karamsarlık kötümserlik yozlaşma çürüme korku nefret öfke ayrışma şiddet kutuplaşma yağma ve çöküş silsilesi yerleşik hayatın tüketim dolaşımına sevk tayin ve idare edilmektedir. Mutluluk kavramı da böylece huzur istikrar saygı sevgi kültür sanat güvenlik adalet eğitim sağlık ulaşım özgürlük onur kişilik barınma beslenme ve nicelerini beraberinde kapsayan yalamsal değerlerin hangi yolla ulaşmış olursa olsun yasal ve geçer kaynağına bakılmaksızın güç mal mülk şatafat servet ganimet gösteriş acımasızlık bencillik ve doymak yetinmek bilmeyen sınırsızlıkta yağma yıkım soygun talan ve sömürü zehirlenmesiyle toplum gerçekliğinden kopmuş ayrıcalıklı üstün baskın seçkinler sultası tarafından keyflyet ve sadaka lutfu olarak yokluğu sefaleti acıya bağımlılığı derbederliği acizliği ezikliği yalvar yakar çilekeşliği ve sinmişliği sürekli artırıp kurumsallaştıracak şekilde dağıtılır.

    Çünkü ihtiraslarının kulu kölesi ve kurbanı olan kapılmışlık, eldesi ve erişimi olmayan kanaatsizlik görgüsüzlük doyumsuzluk gibi dürtü bağımlılıkların köpürtüp kamçıladığı aklı iradesi vicdanı görgüsü hoşgörüsü çıkışı çözümü hissi saygınlığı ve paylaşım duygusu olmayan hapsolmuşluk cenderesidir. Kim ne kadar buradaki bataklıkta çırpınır didinirse gözü dönmüşlüğün kısır kesat döngüsündeki bataklık girdabında kendi kendini avlamanın kelepçelerine tutsaklaşır. Bu yüzden de fert birey aile çevre toplum mutluluğu olmadığı gibi kişilikli onurlu insan ve toplum gerçekliği de yoktur yıkımdam yıkıma sürüklenip giden bunun burasında.
    İnancı itibarı ilişkisi kimliği anlam kavram içerik özgün değer karşılığını yitirmişliğin saygınlığı olmayan, başkasının kodladığı kabule göre kendini kabullenip onaylayan, en küçük aksilikte bozulup dağılarak kime ne yapacağını şaşırmanın sirenleriyle hem kendini hem de herkesi kandırmanın çıkar maskesini, dümen dalaveresini, gösteriş aksesuarını, şöhret ganimet ayak oyununu ve hileli hurdalı istismar çeşitliliğini her şeye kıyaslayıp ve tercih ederek…

    Kulağına onun bunun fısıldadıklarına vekalet veren kişilik yoksunluğu, varlık hükmünde bulunan eziklik mutsuzluk hiçlik ve suçluluk duygusunu dışa çıkamadığı ağır travmalı bastırılmış özlemler talepler arzular hayaller ve gerilimli korkularla büyütülmüş kendinin yabancısı yalnızlığının yavaşlatılmışları ve eksik noksanlarıyla hayata başlar ve bitirir.
    Toplumsal değerlerin içeriğini özgünlüğünü ağırlığını ve binyıllarcasından kazanılmış özünü magazin furyasının, popüler kültür yozlaşmasının ve etiketlenmiş piyasa ürünü borsasının dolaşım ve kullanım malzemesi haline getirdiği kırılma, çöküş ve çürümelerin sosyal deprem miladıydı. Bu noktadan sonra insanlar özü içeriği samimiyeti sahiciliği olmayan; yapay birbirinden kuşkulu kaçak soğuk gerilimli şiddetli mesafeli ve yüzeysel ilişkilerle gösteriş şöhret hamaset şatafat menfaat acımasızlık adaletsizlik umarsızlık duyarsızlık aidiyetsizlik liyakatsizlik yalan dolan talan sapkınlık ve saplantılarıyla eşya ve bencillik fetişizmine adandı ve tapındı.
    Kötülüğü doğuran koşullar hava su toprak doğa veya coğrafyayla ilgili bağlı sebepler silsilesinden değildir, acziyeti ve çaresizliği kendine fırsat bilen yapma yıkım ganimet düşkünlüğünün sabıkası cürmü ve eseridir.

    Tıkanmışlığı paylaşabilmeye tercih eden sapkın travma sevk idare ve yönetimi, zoru acıyı kokuyu sefaleti kargaşayı kederkenliği sinmişliği ve zorbalığı dayatıyor çünkü buradan çoğunluğun hakkı hukukuna çökerek ayrıcalıklı azınlığın çıkar konforu kotarılıyor.
    Devlete yüksek faizli borç verenin de onların olduğu kaynağı artık sorulmayan içerdeki ve dışardaki kayıt dışılığın hırsız yolsuz talan ve yağmacılıkla elde ettiği rant kapısı, otorite çarkı, çıkar ganimetine ulaşma yolu; parayı gücü gösterişi ve israf masrafta sınır hukuk tanımayan şatafatlı sür saltanatlık sultasını soyan sömürenlerin ödediği diyete hizmet etmektedir tarikat medya magazin akademi ve siyaset.
    Sürekli toplum algısına süper bozulmalarla atık çöp nefret gerilim bunalım kir bağnazlık yozlaşma dert sorun korku afyon çöplüğü dolgulayıp boşaltarak yağma yıkım istismar talan tecavüz biat ve benzerleriyle vurgun soygunlara uygun bağımlılıklarının ESERİ ve kalıplaşmış kutuplaşmaların ESİRİ insan tipinin şekli şimali verilmekte.

    Kutuplaşmalarla birbirini horlayan dışlayan küçümseyen duymayan ilgisiz iletişimsiz bağlantı kopukluğunun saplantı kıskacında yok sayarak kin ve nefret kusma köleliğine adanmış ve bu sayede akla sorumluluğa ve Vicdana dayanmayan fütursuz pervasız uğrun uğrun kezzap içimiş gibi kendisiyle çatışan ve çelişen vitrine akıl sahteliği satma derdine çullanıp üşüşmekle ortak paylaşım değerlerini ve toplumsal huzuru bulmak asla mümkün olmadığı gibi, güç hırs kibir kahır ve gösterişin sürükleyerek felaketten felakete çığ gibi büyüttüğü kaçınılmaz yıkımların ve çöküşün müdavimi talibi tutuklusu ve kölesi olunmakta,

    Öldüğünde zaten bedeninden sıyrılıp RUH bilinmezine göçüp gidecektir insan. Daha yaşarken sınırlı kapalı yaşamaya daha doğrusu ber anını kendinden sürekli şüphe duyarak yetersiz aciz çaresiz nerde ne zaman ve kimde hep kuşkulu hektikli korkulu asla kendinden emin olmamanın değersiz ve suçluluğunu sürükleyen bulsa bile kendini bilinmeyene yok sayan sonsuz arayışlara kilitlenmelerle boğulan ruhunu bedeninden ve hiç yaşamamaya ayrıştırmak; devamlı ritüelleri tekrar eden ölümün mirasındandır . Çünkü herkesin kendisiyle ödeştiği ve hakkı olduğu yaşama sevincini imar inşa mamur ve mümkün kılamayanlar daha en baştan , yani hayat kundağındaki doğuştan dolgusu yapılan yaşam gerçekliğine soğumanın kısır döngülerini ve saplantılarını yüceltip kendi şartlanmışlığına göre kutsayan kalıplaşmış suçluluk duygusuyla hem ruhunu hem bedenini ölüme adanır ve ölümün özdeş sağlayıcı karakteri olan acı keder kahır sitem eziklik yokluk mutsuzluk düşkünlük hiçlik zavallılık gibilerle bağdaşır ve özleşirler.

    Yani emanet sahte ve samimiyetsiz sözlerin seslerin kişiyi makaraya saran dillerde ilişip konuşmadığı; emek çaba gayret deneyim cesaret özgüven ve özgür iradelerle kendi katılımcı etkinliklerinin onuru gururu eldesi ve kazancı olan diyetsiz ipoteksiz hacizsiz kargosuz ve kaporasız MUTLULUK birlikte ortak yaşam sevincini yüklenen başkasına taşınabilir, aktarılabilir, ulaştırılabilir; ama asla faturalı etiketlere bağlılığın taşınmaz mülkü; soyut söylemler hayalperestliği, değeri borsasına göre artan veya azalan mağaza yahut marka çeşidi çeşidi değildir.

    Seyfi Karaca…..Mayis /26

  • tımarhane duvarı06.05.2026 - 16:14

    …
    DiPLOMALI ZIRCEHALET
    …
    Diploma parayla satın alınabilir olduğundan beri karşılıklı güvensizlik herkesten herkese hat safada, sanki yazılı metinleri olmayan toplum sözleşmesi gibi hırsızlığı yolsuzluğu haksızlığı zorbalığı keyfiyeti sömürücülüğü talancılığı adaletsizliği istikrarsızlığı bencilliği duyarsızlığı acımasızlığı ahmaklığı hurafeyi hukuksuzluğu kokuşmuşluğu liyakatsizliği karamsarlığı boşvermişliği kanaatsizliği gericiliği ve kutuplaşmayı en seçkin ayak oyunları ve hileleriyle yetiştiren moesseseye dönüştü insanlık.

    Bu haliyle de bin yıllarca kazanılmış olan ortak değerlerini yitirdiği gibi Jan Jak Russo” nun çağdaş demokrasinin ana ilkesi sayılan Toplum İradesi Egemenliği’ ne dayalı tarihsel çıkarım da, toplum ve dünya gerçekliğinden kopuk gösteriş ihtişam güç ve dayatma zehirlenmesiyle kendi çıkar önceliğinden başka hiç bir şeyi öncelemeyen ve önemsemeyen buyurduğu dayatma, karşı konulamaz kaçış yabancılaşma değişim dönüşüm ve kayboluşların tüketim kölesine dönüşmüş olan bağımlı- güdümlü yığınlar tarafından tanrı hükmünde kanıksayarak kabul gösterdiği azınlık sultası hükümranlığı yürürlüğe konuldu.

    Dünyayı olumsuzlardan değiştirmeye dönük inancı ilgisi idrakı çabası idolü amacı anlamı duygusu düşüncesi dayanışması aklı fikri kültürü paylaşımı sanatı idealleri mutluluğu birikimi dolaşımı saygınlığı çağdaşlığı ve ortak değerleri yok çünkü. Aksine doymak yetinmek bilmeyenlerin anlayış değer algısı hiç gelişmemiş bütün acımasızlık bencillik ve menfaat odaklı kötülüğün serbest piyasa dolaşımında değersizliği değer ölçüsü sayarak hem birbiriyle ortak yaşamın her başlığında kutuplaşıp çatışan; diploması sahteliğin cin fikirlilik okutup öğrettiği her dayatılmış kaba cahil mutsuz tutarsız kinci güvensiz gerilimli duyarsız kayıtsız bencil ve sapkın bağımlılıkların kurgulanmış kölesi olmaya aynılaşmış; herkesin herkesten üstünlük gözdesi olmayı hayati zorunluluk gereği ve kutsal yüceliği saymakta günümüz insan tipi.

    Basitleştirmek gerekir, koskocaman baş edilmez sanılanların ciddi ciddi sırıtan somurtan insansızlığını, çocukluğun taşıyıp getirdiği açık saf tertemiz yüreklilikle, ordan gelecek diye sevgiyi saygıyı inancı yüceliği laçkalaşmış kalıplarla kendini şartlanmışlığın kurak tekrarına düşen bayağı adi kokuşmuş sıradanlıklarıyla örtüp kaplayarak kavşakta alanda sokakta büküşte yokuşta caddede yahut dönemeçte beklemeden … aşksa sevgiyse mevlaysa kendini kenara koynadan dolaysız imasız maskesiz sahtesiz şartsız ve direk , ertelemeden ıskalamadan kararlılıkla azimle ısrarla samimiyetle ve akıl fikir duygu idrak anlayış cesaret düşünce idrak irade ve sorumluluğuyla ; özü sözü birliğe yürekten inanıp yaşayarak; ve katkısıyla etkinliğiyle özgürce ve kendisiyle barışık; kusursuzluğa nispete kaprise kibire kahıra ve kindarlığa mükemmeliyetçiliğe saplanmadan ; onurlu duyarlı insandır kendini olduğu özümseyen ve kabullenen saygın kişilik.
    Fakat herkes kendini üstün seçkinlikte öne çıkarmaya ve aşağılık düşük gördüğünü küçümseyerek her hakkına tecavüzcülüğün ve sıradanlaştıran çarpık sapkın ve kaçak dayatım saldırganlığını empoze etmeye her fırsatı ganimet biliyor artık.
    İyilik ve kötülüğün çıkar ilişkilerinin çeliştiği savaşımı üzerine kuruludur dünya hayatı ve hep var olmak zorundadır. Eğerki aşırı iyimserlik veya kötümserlik hükmeder ve hakim olursa gerçekliğinden kopar sonsuz bozulmaların kulu kökesi olur toplumsal hayat çünkü aşırı iyimserlik de aşırı kötümserlik de hazıra konmayı teşvik ederek hiç bir özgün sorumluluğu çabası katılımı katkısı olmayan emeksiz zahmetsiz haksız hukuksuz zorbalık dayatmalarına yol ve meydan verir.

    Bu yüzden benlik aklı fikri bilinci vicdanı kişiliği kavramı illa be mutlaka kazanılması gereken zorunluluktur. Fakat herkesin her konuda en üstünde seçilmiş anlamı değeri vazgeçilmezliği olduğunun saplantılarıyla bozulmuş insan benliğini herkesin çöp zibili, kendisininse kutsanmış ayrıcalıklı olduğuna alırılaştığı bencilliğe kapıldığı zaman iyilik kötülük arasındaki denge eşitsiz hukuksuz zorbalık hükümranlığına evrilir.
    O sebeple de diplomaların bile parayla satın alındığı günümüz eşitsizlik acımasızlık şiddet bencillik liyakatsizlik keyfiyetinde her sapma ve bozulma, kanıksandığı alışkanlıklarla sıradanlaşır, paranın ve digital diktötorluğun tanrılaştırıldığı yıkım yağmacılığın tüketim piyasasına inanılır ve tapınılır.

    Baskılanmış ve bütün değerlerinden yılmış yozunmuş insan yığınlarıysa çil yavrusu gibi kendinden toplumundan ve dünyadan kaçacak yer aranır. Günümüzün baskılandığı cenderede yaşam kavgasını, özgürlüğünü, idrakını, insancını, aklını, cesaretini, yolunu, vicdanını, toplumsal değerlerini ve hayat gerçekliğini yitirmiş aşırılıklar esaretinden kişiliğini ve çıkışını bulanama sebebiyle hiç kimseyi dinlemeyen duymayan ilgilenmeyen kabullenmeyen ve umursamayan kendi kendini aldatarak avunma sendromlu ahkam ihtişam gösteriş ve lüks budalalığına mahkum sürekli başka yerleri gezip görme ve tüketim çılgınlığı burayla ilişkili alakalıdır.

    Çelişkilerini sıfırlayarak aşırı iyimserlik polyonacılığıyla aşırı kötümserlik zorbalığı arasında yok olup kaybollan insan, ki bu yüzden hiç bir doğrusu olmayan ve kendi dürtülerinin kesin kabul görmesini dayattığı tanrılaşma saplantısına kapılmıştır artık. Dirliksiz düzensiz ve mutsuzluğu kışkırtıp tüketime sunan ve dayatan her türlü yalan dokan sahtekarlık sapkınlık riyakarlık rüşvet yağma vurgun soygun sömürü hukuksuzluk ve talanın alışılmış kanıksamalarla hakim olup her yere hakim olup hüküm sürmesi kendiliğinden gelişmiş rastlantının eseri değildir.

    Sörvayvur, kutu açma kapama, ben bilmem eşim bilir, güldür güldür çok güzel hareketler bunlar, izdivaç, Türkiye sesini starını arıyor , biri bizi gözetliyor, top model rüküş mü rüsva mı, geliminin kaynanası, yemekteyiz, kurtlar vadisi, organize işler, ivedik recep, gora, lüks sükse sahte sanal reklamlarla yaşarcasına mezarın asansörlü olsun olmasınlar .. gibi ve niceleriyle günün mesaisini toplumun iletişim damarlarına aşılayıp empoze ederek eğitimli salaklaşmanın donatılmış çürümenin kuşatılmış ve öğretilmiş huzursuz kayıtsız karamsar mutsuz gerilimli sorunlu dengesiz ve değersiz kimliksizleşmenin kullanışlı kalabalıklar şekline toplum mayası karıldı yapıldı ve yoğruldu.
    Akademik ünü şöhreti çokça Profesörlerin bile piyasanın gözdesi olma uğruna insanlığı terk ederek magazin kusuntusundan bakınıp beslendiği sosyal tükenişin butik ve bataklık mirasıdır artık tasarruf mlı izolasyon,sosyal viral zindan ve toplumsal virabnkeşlik.
    Burdan mezun olan tükeniş, akıl fikir irade ilim değer duyarlılık bilinç bellek bulanıklığı ve kişilik perdelenmesiyle, hayatın kaderini tasarımlayan buyuran belirleyen soyan ezen sömüren çapulculuğu kutsar özümser ve talan tecavüzcülerine aşık olması hiç de şaşırtıcı değildir.

    Bu sebeple değer doyum liyakat ve denge kavramından yoksun herkes ve her şey akıl vicdan sağlığı ve bellek bilinci duyarlılığı olmayan tüketim gösteriş bencillik ve şiddet bağımlılıklarına odaklandığı merkez kaçlar etrafında sicil bozarak bozgundan bozguna sürükleniyor dolanıyor ve savruluyor…
    Sosyolojik yapıyı ve toplumsal dokuyu örer donatırken ihtiyaç duyduğu her türlü otoriter yasal ve kurumsal yapılanmayı kendine göre ve tek tipleştirmeye göre tapınaklaştırarak yüzde on yüzde doksan çarpık ilişkili işsiz yoksul -sefl çoğunluğun imtiyazlı yüzde on azınlık çıkarları için ürettiği yorulduğu ezildiği soyulduğu sömürüldüğü yaşadığı ve öldüğü; her şeyin menfaat ganimet yağma ve maddiyat çıkarcılığına dayandı.

    Herkes doğru yalan yanlış suç günah iyilik kötülük ilahilik yücelik kavramlarını kendi ben ben merkezinden bakıyor algılıyor; ve güç gösteriş heves hınç şöhret şehvet lüks servet mülk konfor saplantılı çıkar ilişkisi önceliğine göre yorumluyor yaşıyor artık toplumsal değerlerini ve aidiyetliliğini yitirmiş insanlar. Çünkü..
    Kibirli kirli kötü bağnaz yobaz zorba bencil batak üstenci keyfiyetçi baskıcı köktenci gerici başınabuyruk şöhret servet dekor nizah kahır ayrıcalık yarış ve kepazelik düşkünü toplum virüsü insan tipine dair ne varsa rol modeli olarak medyatik piyasadan kapış kapış tüketmenin herkesi dolaşımında her magazin kuruntusunu ve şöhretlilerini adanmışlık mabedine tapınırcasına karşı konulmaz sürüklenişlere tutsaklaştıran çöküş yağma ve yıkım tezgahı kuruldu.

    Yerel sömürü sülüklerine toplumlarınızı kör cahil eğitimsiz duyarsız ilgisiz kayıtsız her ne dayatılıyorsa onu tüketen bağımlılık kölesi olmasını istiyorsanız alın bunları afyon ürün çeşitleri olarak alıştırın kullanın formatıyla uluslararası toplum mühendisliği ajansları ve ajandalarının atölye çalışması olan algı yönetimli hiddet aşağılama nefret şiddet korku kabus kutuplaşma şehvet çirkeflik rezillik hınç kin güzellemesi yaparak sorunlu bunalımlı gerilimli ve mutsuz doyumsuz bunaklığın cinsiyetsizliğini kökensizliğini değersizliğini ruhsuzluğunu geçimsizliğini kimliksizliğini kişiliksizliğini umutsuzluğunu görgüsüzlüğünü kültürsüzlüğünü yobazlığını kargaşasını ve saçma sapanlığını kovaladığı salaklaştırma yarışlarıyla boğuşan tüketim bağımlılığı dönüm dolaşım dayatmalarına karşı gelinmez kutsallık kabulü ve algısıyla ele geçirdiği ortak değerleri talan ganimeti olarak konforlu alan bilmeyi aşıladıkları toplumsal çöküşün yıkım yağmacılığını yaz boz ettiler.…

    Nasıl ki Rus, Amerikan ,Çin, Japon, Kanada, Avusturya, Yurop gibi dünya sömürü işgal yayılma savaş tecavüz katliam ve kolonici sülüklerinin hem her alanda ayrışıp çatıştığı ama yeryüzü yoksullarının maddi manevi hak hukuk değer cevher ve kazanımlarına diledikleri gibi çöküp çullanmanın ortak niyettinde anlaşıp ittifak halinde oldukları gibi, buranın yarı sömürge ilişkileri bağlantılı Türkiye yansımasında kesintisiz darbelerin hedefinde olan ortak kazanım birikim değer ve Toplum İradesi’ ne yönelik darbeler silsilesiyle keyfiyet ve azınlık sultasının GERİ DÖNÜŞÜMü hem birbiriyle kutuplaşan hem de tüketim bağımlılığında aynılaşan kesimler ve yığınlar sayesinde Bop Eşbaşkanlığı sür saltanat modeli hükümran kılındı.

    Altmış sekiz ve Yetmişsekiz “ liler dönemleri boyunca Deniz Gezmiş’ gillerle sembolleşen sosyal siyasal ve kültürel tepki, Cia- Mossad ortaklığıyla sağ sol çatışması olarak zirveye taşınarak susturulup sönümlendirilirken, Teni CehePe, Muhafazakarlar ve Pekaka, yıkımın hem kutuplaşan hem de aynılaşan ortak çıkar ganimetine çöküp istifade edenleri olarak ( şimdilerde Tom Barrak Bop markalı Terörsüz Türkiye toz dumanında olduğu gibi) yalan talan yağma ve menfaat istismarıyla sefil yoksul kalabalıkların TEK SEÇENEKLİ algı yönetimini ( seçkinlerin imtiyazlı zümresi çıkar önceliğine uygun hukuksuzluğu yıkımı soyguncuyu yağmacıyı bölücüyü keyfiyeti başıbozukluğu zorbalığı daim kılan ) sevk ve idare etmektedirler.

    Buraya ilgili güdümlü bağımlı olarak herkes herkesle hem hasım hem kutuplaşan hem hısım hem ayrı gayrı uzak; hem de buyuran aynı bağımlılık piyasa ve marka dürtülerine ittifak halindeki toplumsal çürüme ve çöküş müsvedde numunesi olarak , her dayatması okulundan mabetinden ilim irfan ehlinden veya kutsal ilahi ikramdan sayılan tapınak algısıyla kendini bozup teslim ettiği magazin dolaşım döngüsü dışında hiç bir hayati ve insani değeri öncelemiyor, umursamıyor, ilgilenmiyor, önemsemiyor, yüklenmiyor ve yaşamıyor artık.

    Diploması hileli dümenli rüşvet veya parayla satın alımaların artık saklı gizlisi olmayan tezgahlardan ayyuka çıktığı ayan beyan furyada, eğitimsizliğin her türlü sahtekarlık ve dalavere hünerini toplum mühendisliğiyle öğretip eğittiği; insanların değer kodlarıyla oynanarak sürekli planlı proğramlı bir şekilde tükettikleri yoz kültür afyonlarıyla çöküşün dibine yıkılıp çökertiliyor , hayatın her alanındaki ören viranlarda denklik ve denge felaketini bulan acı blanço.

    Seyfi Karaca…. Mayıs/26

  • tımarhane duvarı03.05.2026 - 15:16

  • tımarhane duvarı03.05.2026 - 15:13

    …
    İNSANLA ÖZDEŞ AŞKIN ve SEVGİNİN SONSUZLUK EVRENİNDE
    ….
    Sevgi bağının duygu yoğunluğu AŞK evrenini insanla buluşturacak olan değerlere doğmalı beslenmeli büyümeli yüklenmeli İNANMALI bilmeli özümsemeli taşımalı yaşatmalı ve gerçekliğiyle yüzleşerek yaşamalı insan.

    Hiç bir soyut kalıplarla kısıtlanmış engelliliğin DOGMA köhnesi adanmışlık köktencililik ve militanist bağnazlık saplantılarına kurbanı, piyasa müşterisi ve tüketim borsası kölesi olmadan kibirsiz önyargısız peşin hükümsüz çıkarsız dayatmasız KENDİNİ AŞMAKLA mümkün olan yüce duygudur sevmek ve sevmekle duygusu derinleşip yoğunlaşan söylemi eylemine özdeş insan kimliği ve sonsuz sınırsız Aşk evreni.

    Karşılıklı değer bilirlik ve karışan kaynaşan denge ilişkisinin vardığı varacağı yerdir, hiç bir bağnaz saplantılarının kul kölesi kurbanı olmadan kendini aşmanın yaşama sevinci, aşk iklimi, sevgi dünyası, insanlık değeri ve tutkun serüveni. Tabi her sevgiyle uyanan merak illa ve mutlaka her şeyde ve herkeste karşılığını bulacak diye bir ilkesi yok yeryüzü yalam hikayesinin. insanlığın ve anlamlı iyi güzel kalıcı ve değerli olan hiç bir olulum da illa herkeste ve her şeyde karşılığını bulma takıntısı düzeneğine kurulu değildir.Tam tersi burada üstelenen her talepkar ısrar platonik arabeskleşmenin git gide izi semti diyarı yolu sürdürülemez kokuşmuş çorak kurak yalvar yakar tekrarlarıyla onurdan itibardan düşer, piyasa laçkası halini alır. Bu yüzden yerini bulmayan her duygu yeşertidi yahut kıvılcımı, yürek akıl irade vicdan pusulasıyla vebali aşkın sevgisinden olanların yüküyle sonuna kadar gidilmeli, varılan yerde olaki karşılığı saygınlığın yüce duruluyla yükünü aldığı yere kırıp dökmeden bırakmalı, kaldığı yerden sonsuz sınırsızlığın iyilik güzelliklere adanmış ömür sermayesiyle sevgi aşk ve insan yürekliliğinin taşıyanı yaşatanı yürüyüp gideni olmalı ki, kavuşup kutlayacak değeri anlamı erişimi inancı huzuru mutluluğu onuru dengesi döngüsü dolaşımı ve bağlamı hiç bir şeyle değişilmeyen saygın ve özgür iradeli emeklerle kazanılmış kendisini bulan tanıyan bilen olabilsin insan.

    Karacaoğlan, Nesimi, Yunus, Pir Sultan’ ların her çağırıp çığırdığı aşk ve sevgi özlü saz dil gönül ve söz cevherleri adresine yollananda denge ve değer karşılığını bulmadı diye küs kurak yıkık çölleşmenin karunaqrısı arabesk kesmekeşmişliğine çöplük zibili olur, kapıyı eşiği öteyi insanı börtüyü hakkı divanı cihanı vicdanı evreni aşkı sevgiyi sevgiliyi duyup görmeden cansız cisimsizliğe nefesi kesilir, aklı duygusu duyarlılığı ve insanlığı tükenir, yüklendiği yürek yangınlarının yüküyle bu günümüze ulaşıp gelemezdi evreni sarıp kucaklayan aşk ve sevgi çığlık çırpınışları.
    Herkes doğru yalan yanlış suç günah iyilik kötülük ilahilik yücelik kavramlarını kendi ben ben merkezinden bakıyor algılıyor; ve güç gösteriş heves hınç şöhret şehvet lüks servet mülk konfor saplantılı çıkar ilişkisi önceliğine göre yorumluyor yaşıyor artık toplumsal değerlerini ve aidiyetliliğini yitirmiş insanlar. Çünkü..

    Kibirli kirli kötü bağnaz yobaz zorba bencil batak üstenci keyfiyetçi baskıcı köktenci gerici başınabuyruk şöhret servet dekor nizah kahır ayrıcalık yarış ve kepazelik düşkünü toplum virüsü insan tipine dair ne varsa rol modeli olarak medyatik piyasadan kapış kapış tüketmenin herkesi dolaşımında her magazin kuruntusunu ve şöhretlilerini adanmışlık mabedine tapınırcasına karşı konulmaz sürüklenişlere tutsaklaştıran çöküş yağma ve yıkım tezgahı kuruldu.

    Yerel sömürü sülüklerine toplumlarınızı kör cahil eğitimsiz duyarsız ilgisiz kayıtsız her ne dayatılıyorsa onu tüketen bağımlılık kölesi olmasını istiyorsanız alın bunları afyon ürün çeşitleri olarak alıştırın kullanın formatıyla uluslararası toplum mühendisliği ajansları ve ajandalarının atölye çalışması olan algı yönetimli hiddet aşağılama nefret şiddet korku kabus kutuplaşma şehvet çirkeflik rezillik hınç kin güzellemesi yaparak sorunlu bunalımlı gerilimli ve mutsuz doyumsuz bunaklığın cinsiyetsizliğini kökensizliğini değersizliğini ruhsuzluğunu geçimsizliğini kimliksizliğini kişiliksizliğini umutsuzluğunu görgüsüzlüğünü kültürsüzlüğünü yobazlığını kargaşasını ve saçma sapanlığını kovaladığı salaklaştırma yarışlarıyla boğuşan tüketim bağımlılığı dönüm dolaşım dayatmalarına karşı gelinmez kutsallık kabulü ve algısıyla ele geçirdiği ortak değerleri talan ganimeti olarak konforlu alan bilmeyi aşıladıkları toplumsal çöküşün yıkım yağmacılığını yaz boz ettiler.…

    İşte sebep o sebep, artık hiç bir aşk ve sevgi özlü insani değerde ilgisi itibarı ve alışkanlığı olmayan günümüz piyasa pazar PROTOTİP popüler kültür maskarası model türeviyle, secilme beğenilme ayrıştırma kategorize etme ve reklam profilinin en gözdesi olmaya üretilen şekilli kalıplı maskeleşmeler, inancını yüzünü cismini varlığını kişiliğini kimliğini onurunu özünü ömrünü gerçeklik duygusu olmayan proğramlanmış algı dürtüleriyle çantasının cüzdanının çekmecesinin yahut torpidosunun dip bucağında herkesten öncelikliliğe çıkmak için kullandığı aksesuar ve marka çeşidi olarak kullanmakta.

    Beklentilerini umutlarını inançlarını hislerini sezgilerini algılarını ve anlayışlarını sürekli değişkenlik şekilciliğine yatırımlayarak içeriği hangi yozlaşmış kokuşmuş ve çürümüşlükler çöplüğünden olsun gösterişliliğin tasarımlı ambalajını insanlık varlığıyla özdeş sayan; kıskacından çıkamadığı dürtü saplantılarıyla ekseni günü yolu niyeti akışkanlığı yörüngesi değişmeyen odaklandığı standart sabit mekaniklikte iyilik güzellik denge düzen huzur benlik çevre ilişki konfor güvenlik kişilik dünya toplum ve kendine göre ilahi yücelik bulacağına kapılmış kalıplaşmış ve şartlanmışlıkların tekrarlayan sıradanlığında proğram ve sıra dışı gelişmelerin umrunda ve farkında olmayarak neden niçin soran doğallığını ve gerçekliğini yitirmiş çorak çemberler kelepçesine sıkıştığı arayışlarla, hüsranlarla, gerilimlerle, yanılsamalarla ve mutsuzluklarla kapışır boğuşur insan.

    Bu yüzden de acımasızlığın sorumsuzluğun yozlaşmanın uyuşturucunun vicdansızlığın adaletsizliğin görgüsüzlüğün duyarsızlığın yabancılaşmanın şiddetin kokuşmuşluğun kol gezdiği cinnet cenderesinde, toplumda kendini ezik yitik tüketim kölesi kabullenen toplumda gösteriş maskesi olarak giyinip takınmanın dışında artık itibar rağbet ve dolaşım değeri olmayan sevgi bağlamlı aşk yoksunluğuyla, partiler dernekler tarikatlar ajanslar kurumlar vakıflar ve sivil yahut resmi kuruluşlar, özel konfor alanı her türlü dokunulmazlıklarla korunaklı şöhret mülk otorite gösteriş lüks tantana ve servet mertebesi yüksek erişimliliğin en zahmetsiz kolay yollu imtiyaz ARPALIĞI ve her cafcaflı gösterişli erişimin sıçrama tahtası olarak kullanılmakta.

    Hiç gram ağırlığa dokunmadan ihtişamlı seçkinliğin her yolu mübah servetine servet katanlar azınlığıyla , aylardır yoksulluğun dibinde sürüklenenlerin açlık greviyle ancak hayat pahalısı acilen elektriğe suya gaza ve ekmeğe dar gücün ulaşıp kavuştuğu yığınlar kalabalığının aynı çelişkili eksen düzleminde dengesini düzenini şaşırdığı derin uçurumlu sosyal travma ve toplumsal tükeniş, adalet liyakat onur vicdan ahlak özgürlük güven cesaret kültür sanat edebiyat sorumluluk saygı bilgi aşk ve sevgi evreninde artık varlık göstermeyen hızlı tüketim piyasa soytarısı murdarlaşmalarının çelişkiler ve sebepler sonucundandır.
    Birbirinden soğumuş sıyrılmış bezmiş bıkmış doyumsuz tahammülsüz mesafeli mutsuz sahtelik yozlaşma ve yalanlarla yaşamaya alışkın kopmuş kıyametse, günden güne daha da katlayan azgın sapkınlıklarıyla insanlığı tabutlaşmış tüketim piyasasının dolaşım vazgeçilmezine yerleşmekte.

    Seyfi Karaca…Mayıs/26

  • tımarhane duvarı29.04.2026 - 13:34

    …
    AZMAN ZEBAN DÜNYA DEVRAN
    …
    Georg Orwell, Lafontaine’ nin biraz efsane biraz masal özeyip karıştırıp harmanlayarak hayvanlar betimlemesiyle ( Franz Kafka ‘ nın Dönüşüm’ ünde olduğu gibi) insana baktığı ve kültürel sosyal siyasi ve toplumsal içerikli uyarlama hikayeciliğine yazıp dönüştürdüğü Hayvanlar Çiftliği, o dönemlerin yukardan aşağıya her yetkiye haizliği buyuran bağıran azan ve hükmeden tekil yapılanmanın Hitler tarifeli Sovyetler Birliği olduğunu İngiltere’ ye bağlı kapitalizmin kutsanmış şövalyesi ve Lawrence kimliğiyle çok okunanlar arasında yetmişli yılların ‘ madem hatrı sayılır insanlık ölmüştür bırakalım kim neyi nasıl diri diri ölmek istiyorsa öyle hayvanlaşsın yaşasın’ türevli boşvermişliğe bağımlılıklarının kölesi kalabalıkları ve hippi kuşağı icat edilmişti. Sendikaların partilerin sanatçıların akademik ve sivil toplum örgütlerin hiç bir anlam değer ifade etmeyerek topyekün aynı sömürü talan soygun çarkına yük taşıyıp ortaklık ettiği suç ve sabıka dosyasında muhalefet tepkisi ve yetkisi olmayan kimlik ve inanç istismarcısı Muhafazakarlık bir daha gitmemek üzere durumdan istifadeye çöküp çullanmıştı.
    GEORG ORWELL’ in insan hayatını kapitalist emperyal TEKELLEŞME ajanda şirketçiliğine hayvanlaştıran ingiliz Lawrence yapımlı icat, günümüze dönüşerek ve dünyadaki raf ömrü bitirilerek makinalaşmış Yapay Zeka insanlık ölüsünü zimmetine devraldı.

    Modern köleliğin etkin tapınak şovalyeciliği doktrin kitabesi olarak afyonlanmış empoze edilmiş Georg Orwell’ Hayvanlar Çiftliği ise, Kapitalist Emperyalist çullanışın reçetesi sağlam uyuşturan stokluk Amentüsü olmuştu. Türkiye’ de ise faiz lobisi buralara bağımlı olarak bu köklü dönüşüm, insanı toplumu kültürü vicdanı hukuku aklı fikri iradeyi tepkiyi eğitimi duyarlılığı her şeyi soyan ezen sömürenler çıkarına anlam içerik etkinlik işlev ve değerinden düşürerek sağ sol çatışması ekseninde yerle bir eden On İki Eylül sonrası kimlik ve inanç istismarcılığı hiç gitmemek üzere çöktü ve çöreklendi.

    Toplu sözleşmelerde ezen soyanın ezilen soyulan temsilcisinin olmadığı ve partilerin sendikaların yahut diğer Avrupa Birliği fosil fonlanalarına odaklı sivil toplum kuruluş ve örgütlerinin hiç bir anlam katkı değeri ifade etmediği ücretli köleliğin kaderini belirleyen topyekün ittifakta yaşam kavgasının sağlık eğitim beslenme barınma ulaşım eğitim gıda enerji gibi can yakıcı giderlerinin hiç birini karlılamayan maaşlarını aylardır alamayan madencilerin açlık grevi sonucu ancak erişip ulaştıkları kazanımı ve her ne kadar içeriği ve işlevi tekelci sömürenlerin raf ve vitrin çeşidi olmuşsa da yaklaşan işçi emekçi bayramı Bir Mayıs’ ı yürekten kutluyorum.

    Mademki insanlık ölmüştür varsın robotlar bizi dilediği gibi proğramladın bozsun taksın söksün gütsün yaşatsın veya öldürsün ilgisiz kayıtsızlığına idraktan iradeden kesat Çılgın Tüketim Bağımlılığı teslimatında murdarlaşıp morg ve mahrum olmuş gitmişken güncel dönüm dolaşım pazar piyasa sarmalı….
    Oyuncuların hıncını yarışını ve gerilimini alamadığı pusuda tetikte bekleyen hayatının seyircidisi sırunlu sıkıntılı kalabalıklar vay demeye kalmadan üçüncğ dakkadı bile dolmadan güüüüüüür…cast curt yıkılan yıkılanabyırtılan yırtılana öullanan çullanana
    Böyle giderse değil oldu bitti bile..

    Zaten algı ve dürtü bağımlılığına ölüsü kendiliğinden teslim robotlaşmışken insan, hali hazırda şiimdi bundan böylesi ötesi ilerisi artık yapay zekanın her konuda yol hüner madik grafik çizim tasarım marifet maske akıl akışkanlık alet ekipmanlığını gösterdiği ayrışmış kutuplaşmış insanlık bozgununa çok sürmeyip çılkı çıkacağı kesindir ki, bizzat yapay zeka kendisi en şiddetli depremlerden tufanlardan ve elektrik çarpmalarından beter sokakları cehenneme çevren kapılara dayanmış katil sapık cellat haydut cani pisikopat suikastçi tecavüzcü ve programını kendi yapan kimselere gözükmez yakalanmaz cinayetler azmanı olarak; ne laf dinleyecek ne vicdanı sızlayacak ne akıl ne ihtiyat ne güç kuvvet yetecek ne etme yapma gitme ricasından anlayacak azman zebandır artık devransız dengesiz dünya zaman ..

    Sözde eşsiz benzersiz huzuru iyiliği güzelliği bulunmazı bilinmezi mutluluğu güvenliği dayanıklılığı konforluluğu kalıcı olanı ve en seçkin gözde ihtişamlı olanı YAKALAMAK adına kurulan hayal yahut tutulan niyet, her yeltenişte yerleşik düzenli uygarlığa geçiş tarihçesinden beri insanlığın ölümsüzlüğü arayışıyla başlamış olduğu saplantısı, hızlı tüketim çağında gittikçe kendini yok etmekte belirginleşerek fiyaskoyla sonuçlanmaktadır.
    Çünkü artık onsuz hayatının hiç bir akıl fikir haz duygu hayal düşünce ilişki yahut eylem faaliyetinde bulunamadığı cihazlarda doğup ölüyor insanlık. Zaman ve mekan kavramı olmayan yerde yapay ve yanlışlarla yaşıyor. Çünkü erişimini kendi varlığıyla özdeştşrdşği ve hayati derecede tapınaklaştırırcasına önemsediği cihazların kamçılayıp kışkırtarak hükmettiği TİCARİ esaret ağlarında sonsuz kayboluşun tüketim tutsaklığıyla diri diri gömülmüş durumdadır insanlık.

    Zaman ve mekan kavramının olmadığı yerde hazır proğramlılığın içinde herkesi hapsettiği bağımlılık alışkanlıklarıyla özgürleşmeye dair hiç bir çabayı gerektirmeyen hazır proğram ve dürtü güdümlüsü insanda aidiyetlilik duyarlılık samimiyetlilik gerçeklik duygusu ve algısı da yoktur malum. Bu bakımdan da sürekli değişkenlik ve durmaksızın hareket ve çılgın tüketim halinde olmak bu asosyal esaret tutsaklığının zorunlu mecburiyetidir.
    Gün boyu şiddet haberleriyle ruhu ve bedeni delik deşik edilen ablukada hayatına kayıtsız duyarsız tepkisiz ilgisiz soğuk soyut uzak sinik ve sönük kalmayı ve her türlü kötülüğü yaşamın normali saymayı alışıp kanıksamak da bu zorunluluğun hazır paket proğram dahilindedir. Çünkü sürekli değişim hareket halinde olup zaman mekan duygusundan yoksun kişi eriştiği sonsuz sınırsız sanalda her yerinde olmaya en acımasız azapla kendini örseleyip boğduğu halde hiç bir yere yetişememenin şiddetli dengesizliklerini çelişkilerini gerilimlerini bunalımlarını açlığını travmalarını yoksunluğunu ve mutsuzluğunu ezilip bozulmaktadır..

    Çünkü her yerde olmak isteyen ve hiç bir yere varamayan sürekli değilen dönüşen insan; çelişkilerinin üstesinden gelemediği yenilmişlik acizlik hiçlik yoksunluk ve ezici değersizlik baskısıyla hayati derecede ihtiyaç duyduğu farkındalık- gerçeklik duygusundan temelli yoksundur; ve asla kendine yetişememekte ve yetmemektedir.
    Gerçeklik -farkındalık algısı ve duygusundan yoksul ve yoksun yaşayan insanınsa yaşam çeşitliliğinde kendini tüketim piyasasının kin nefret hırs kahır acı kibir üstünlük bencillik acımasızlık duyarsızlık şartlanmışlık cehalet şiddet kutuplaşma güç şatafat gösteriş ve bağnazlık kamçılayan pazar güdümlü kölesi olmanın dışında hiç bir akıl fikir niyet emek gayret çaba kaygı sorumluluk saygı sevgi onur özgür irade ve kendine özgün kişilikli karakter oluşması gelişmesi de mümkün değildir.

    Kişiliği olmayanınsa sosyal zenginliklerle kurulu özgürlüğü güvenirliği hisdi inanırlığı duygusu ilgisi iletişimi ve gerçekliği olmadığı gibi, sahteliklerle örtbas edip baskıladığı sanal sarmal sürüklenişin kısır ve yapay tutsaklık döngüsünde gerçek dünyası mutluluk çıkarımı ve öğretilmiş buyrulmuş kendine yetişme kapılmışlığının ötesinde kayda değer dengesi kabulü duyumu bilgisi doyumu algısı yetkisi alışkanlığı dinginliği değeri kültür sanatı iletişimi aşk ve sevgi çıkarımlı kutlanacak sevinci ve kendine özdeş hayatı da yoktur.
    Durumun vahamet neticesi böyle olunca da şiddeti saldırganlığı kayıtsızlığı geçimsizliği kahrı acımasızlığı cehaleti derbederliği ve arabeskleşme oyuncusundan imrenip öğrendiği alışkanlıkların yalan yanlışlarıyla yalamaya önlenemez kapılmışlığını sürünen ve sürüklenen sosyal hayat; artık robotlara müdahaleceden değil robotların her şeyine müdahil olduğu ölü ve kısır defile döngülerde insanlığı tedavülden kalmış hayatın seyir ve defin defterini yazıp bozmakta.
    Burdan başa dönersek…:

    Hayatın eğrisi doğrusu iyisi kötüsü dikeyi yatayı büküşü kıvrımı darı zoru genişi düzü incesi çirkefi her şartı ve gerçekliğine göre dahil ve etkin olması gerekirken sınırsız istek ve ihtiraslarının aklı fikri iradeyi idrakı ilgiyi sorguyu sorumluluğu liyakati ve vicdanı yok eden her yerde bulunma ve her şeye sahip olma ölümsüzleşme ve herkese hükmetme tanrılaşmasına hızlı tüketim bağımlılığıyla azıp sapınca insanlık makineleşmiş soyut hükümranlığın matrak maskarası oldu bitti ve öldü. Ecele el yapımın kıyametin vasiyeti yazılı vaziyet bu hali alınca da …:

    Çol çocuk kız erkek kadın genç ihtiyar yerli yabancı herkesi cinsiyetsiz ve kimliksizliğe sınırsız tüketim muhtaçlığı alışkanlıklarıyla kalınlaştırarak; tahammülsüzlük nefret kin kriz saplantı tarafgirlik bencillik öfke ihtiras doyumsuzluk samimiyetsizlik kayıtsızlık torpil hile rüşvet dolandırıcılık ve çıkarcılık dayatmalarıyla bölüp kutuplaştırıp ayrıştıran hastalıklı toplumsal karmaşada hikayesizliği doğayı ortak değerleri ve hayvanları dahi dekor eşyası gibi gezme görme ve İÇERİK ÜRETME kuraklığının depo ve raf çeşitliliği sayılmakta.

    Sürekli pozu şekli maskesi mekanı biçimi kalıbı ve pozisyonu değişen ilgi uyandırma acayipliklerinde bulunmayı İÇERİK üretme olarak adlandırdığı ; ve yeri vakti bilinmedik belirsizliğe kendini silkeleyip savurmayı GEZEN gören ve hızına yetişip hiç kimsenin haberdar olmadığı herkesten çok bilenmiş ve sanki yaşamsal gereklilikte beklenenmiş gibi dünyanın boşluğuna rastgeleye döküp saçma dürtüsünü kendinde muhtaç mecbur adanmış inandığı ve saydığı ;oraya buraya ve bil hasa yurt dışına kapağı atmakla bakın bende be numaralar var cinsinden herkese FARK ATMA başımlılığını adeta beğenildiği miktarda değerli olduğuna inanıp aldanan ve kapılan; kişiliksizlikte yabancılaşmada ve yüzeysellikte her türlü ilişki bozukluklarıyla sığ yapay sabit cafcaflı ışıktılı sahtelikler boğumunda donup kalmanın avuntularıyla tatmin olmayı hayatının rutin mesaisi kılan; bağımlılık tek düzeliğini yerine getiremediği zamanlarda da sorun dert bunalım gerilim mutsuzluk keder kaygı ve şiddetli kabusların şizofrenik panik atakları ve saldırganlıkları yaşamakta.
    Böyle giderse değil oldu bitti bile..

    Zaten algı ve dürtü bağımlılığına ölüsü kendiliğinden teslim robotlaşmışken insan, hali hazırda şiimdi bundan böylesi ötesi ilerisi artık yapay zekanın her konuda yol hüner madik grafik çizim tasarım marifet maske akıl akışkanlık alet ekipmanlığını gösterdiği ayrışmış kutuplaşmış insanlık bozgununa çok sürmeyip çılkı çıkacağı kesindir ki, bizzat yapay zeka kendisi en şiddetli depremlerden tufanlardan ve elektrik çarpmalarından beter sokakları cehenneme çevren kapılara dayanmış katil sapık cellat haydut cani pisikopat suikastçi tecavüzcü ve programını kendi yapan kimselere gözükmez yakalanmaz cinayetler azmanı olarak; ne laf dinleyecek ne vicdanı sızlayacak ne akıl ne ihtiyat ne güç kuvvet yetecek ne etme yapma gitme ricasından anlayacak azman zebandır artık devransız dengesiz dünya zaman ..

    Seyfi Karaca…. Nisan/26

  • tımarhane duvarı24.04.2026 - 16:50

    …
    SERANA EY DÜNYA SEYRANA
    ….
    Seyrana ey dünya
    Seyrana
    Boz ceketli
    Toprak renginde düğmesi sökük gömleğiyle saz bağrında insan
    Hiç bir yusufun kuyuda kalmayacağına diye bir patırtılı kütürtülü laf
    Var mıdır
    Vardır
    Ve burası dünya sakin ol
    Acele etme
    Burda her şey yarım kalır nasıl olsa yarının ölüleri arasında olacaksın diye bir lakırdı var mıdır
    Vardır var olmasına da, üç verip beş almaya saat dakkayı sayar, günler yılları sayar güder kovalar
    Ey zaman…!
    Depozitesi kundaktan yatırılmış sırayı düzeni ve arayı bozunca adaletsizlik terazisi hilelide ilim iman şaşar
    Niçini nedeni sormaz olur, çıkarının çarkında dünya yorar, gammazlık tezgahına düşer alışkanlık
    Yemin billah sürekli tekrar eden laçkalaşmış pişmanlıklarla gırla gider, düzenbazlık ve gammazlık
    Masumiyet karnesi halini alır
    Yari olmayanın derdi vardır derler ki…
    Ekmeğinki yarası kabuk bağlayan sızılarda daha ağır ve derin mi derin mi ..
    Brandacının önünde top sektirirken bir kaç çocuk
    Bir başkası zar zor ve yapa yalnız
    Ve aç Susuz tulumbadan gıcırdayan paslı sesler çıkartarak
    Her an her yerden her yere
    Bitiremediğin işler
    Değilken hallerde kimi zaman bulutlu
    Kimi zaman yağışlı güneşli
    Ulaşamadığın hayaller ve düşler
    Yarım şehirler
    Yarım yamalak insanlar
    Pazar yerleri
    Zabıta çıkışları
    Zincirin halkalarını tamamlayan kule dipleri asmalar çardaklar teraslar köprüler ve sahil plajları
    Yarılı tamamlayarak yarım bıraktığın bir dolu dünya olacaktır tezgahların ve kalabalıkların arasından geçerek
    Kör karanlık kuyulara ebediyyen kaçak ve sürgün
    Gel zaman
    Git zaman

    Seyfi Karaca….Nisan/26

  • tımarhane duvarı21.04.2026 - 14:11

    ..
    KELEBEK GÜNCESİ
    ..
    Kelebek güncesi hemen şuracık
    Fakat ulaşılması her gün daha da derinleri saran yakıcı dolambaçlı düşlere sır
    Bakkal kadar mahleden sokaktan sıcacık ve yakın
    Köpük köpük,
    Ve ateşli,
    Kitaptan konuşup anlaşmanın kırıntısıyla
    öpüşmeleri ziyan olmuş dudak boyalarında fincan izi kalan
    Tomurcuk hevesi dünya terazisinde kalmış somruk şekerleri gibi kendisiyle tanışmaya
    Elma demiş..
    Saklambacın kör ebesi olmuş ben de isterim diyenlerden aşk deminde
    Surda kalanların kelebek kanatlarına dip not düşülmüş
    Kalp kapakçıkları dikişsiz yamasız ve açık
    Kır çiçekli
    Duman duman hasret yolları
    Ve tenine bahar lekeleri konmuş özlem tüten kokan
    Sevda yelleri

    Seyfi akaraca… Nşsan/26

  • tımarhane duvarı20.04.2026 - 18:17

    ….
    TOPLUMSAL ÇÜRÜME ve SOSYAL DEMANS 3
    ….
    İnsanı hiç bir özgür irade yetkisinin olmadığı seçeneksizlikte modern köleler olarak esir alıp hücreleyen dönüm dolaşım piyasasında tasarımlı proğramlı yapay algılarla tutsaklık ağı donatılmış örülmüş sonsuz sınırsızlığın en acımasız yaklaşımlarla boğduğu ve boğazladığı kıtlık kıran yeridir artık dünya.

    Burada doğan her kişi doğduğu aynı günle beraber ölümünü birlikte yaşayan cansız cisimsizliğin markalaşmış ceset sürükleyicisi ve taşıyıcısıdır. Çünkü doğumunu ucu bucağı olmayan pazarlanmış piyasa reklam ve magazin sezeryanlığında gerçekleşen her kişi hayatının bebeklik çocukluk gençlik ayrılık kavuşma eğitim olgunluk ihtiyarlık ve ölüm gibi bütün evrelerini birden bire kullan at hızında tüketip harcanma mahkumdur. Bu yüzden de kişiliği sosyolojisi bilinci belleği aklı fikri inancı eğitimi karakteri kimliği asla inanılır güvenilir sağlam benliğe oturmayan ilkel gelişimsizliklere terkedilmiş kolayca avlanılabilen gerilimli bunalımlı ve kaypak değişim dönüşümlere tutsaktır. O bakımdan da her kurduğu her ilişkinin tıpkı diğer kullan at bağımlılığında olduğu gibi kalıcı samimi saygın sürekliliği yoktur. O yüzden de her ne zaman hangi evrede ve çevrede ne sıfatla olmak ihtiyacı duyuyorsa ve nasıl işine geliyorsa o kimliği veya maskeyi bürünerek sahtelik yalanlarla yaşamayı artık kimsenin garipsemediği kurumsallaşıyor.

    Bu yüzden de kıran kırana av peşinde koşan ve rezilliği rüsvayı kibiri kepazeliği nefreti ayrışmayı cehaleti gericiliği küçümsemeyi yüzeyselliği dalavereyi dolandırıcılığı gerilimi kaygıyı endişeyi kayıtsızlığı yozlaşmayı görgüsüzlüğü kültür- sanatsızlığı ve şiddeti dayatan en acımasız dönüm dolaşım ağı sahibi soygun sömürü çarkının ve çarpık yapılanma sisteminin mankurtlaştırılmış insan avcısı olduğu her KÖTÜLÜĞE karşı daha kötü olarak kendini korumaya alma saplantılarıyla ve salgınlarıyla dalaşıp boğuşuyor..

    Sağ diri sağlıklı duyarlı ve sağlam hiç bir insancıl tarafının gelişip oluşmadığı öksüz yitik ve yetimlik hapsinin sonsuz kıtlık kıran kapışmasında doğduğu günle beraber ölen insan, kişiliğini kimliğini ve hayatını yitirip kaybettiği fuhuş furya dizi reklam frommen moda tarikat siyasi istismar ve magazin yağmacılığının büyüttüğü travma seansları bağımlılığının büyülü mabedi sayıp bilerek bağımlılığını afyonlayanları da kendine kutsanmış erişilmez dokunulmaz yapay tanrıları olarak biliyor görüyor ve inanıyor. O yüzden de Sör Vayvur’ culuktan Yene İçme Selfileme ve Dünyayı tozup gezme afyon saplantılarına kadar idol rol modellenilmiş olanların çocuklarını da bu piyasa köleliğine göre alıştırıp şöhretli hisse payı kapışmaya kodladıkları her imaj maske maskaralık ve sahtelik tarzları taklit edilip etiketli piyasaya terkedilmiş hayatının vazgeçilmezi yerine konuluyor.

    Sonradan varoş milyarderlerinin ve kaynağı nerden kazanıldığı bilinmez meçhullerin de sınıf atlayıp ayrıcalıklı imtiyazlı zümreleşme etraflarında şekillenip eklemlendiği Boğaziçi azınlık seçkinleriyle diğer sefil yoksul halk resminde kalanların hayatlarının hiç birbirine uğrayıp dokunan ortaklığı olmadığı gibi, suni yaşanan ve teneffüslenen algısıyla ilgisiyle herkesin birbirinden ayrı kopuk iletişimsiz duyarsız bağsız ilgisiz kimliksiz aidiyetsiz ve kişiliksiz yapay zeka çağında herkes kendi ayrışmış bölünmüş herkese gizli kapalı fakat ilgi ve beğenisine muhtaç kozmik hücrelerde her kötülüğün muhatabı olarak ŞİDDETLİ GEÇİMSİZLİKLERİN en ünlüsü ve şöhretlisi olmaya had hudut kural kanun onur hak ve hukuk tanımaksızın güttüğü cinnetin kul kurbanlığını harcayıp tüketiyor.

    Böylece değerini direncini onurunu tepkisini ve bağışıklığını yitirerek sınırsız ihtiyatsız bağımlılıklarla bulaşılan toplumsal yozlaşma sürüklenişlerine kayıtsız şartsız teslim olarak, her türlü aklı fikri vicdanı duyarlılığı ortak yaşam dolalımından kaldıran uyuşturan yok eden ve öldüren kayıtsızlığa mutsuzluğu güvensizliği kibiri iletişimsizliği kahırı acıyı zorbalığı sinmişliği kutuplaşmayı savurganlığı istismarcılığı riyakarlığı rezilliği onursuzluğu kişiliksizliği cehaleti hileyi oyunu tuzağı sahtekarlığı gerilimi bunalımı sefaleti çirkefliği kültürsüzlüğü bencilliği bağnazlığı kaygıyı endişeyi uyuşturucuyu istikrarsızlığı tehditi talanı tecavüzü ve Şiddetin her türlüsü makul masum mübah sayma kabulüyle herkese yedirilip kanıksatıldı ve hayatın normali sayıldı .

    Burdan kaynaklı olarak da gerek yerelde gerek uluslararası sınırı ihtiyati olmayan av peşi güdücü sonsuzluk pazar piyasasına kolayca erişimin yol ve kanallarıyla insanlığı hiç oluşup gelişmemişliğe terkedilmişliğin özendiğine benzeşen ( tarikat siyaset moda spor şöhret marka medya mafya kostüm mülk imaj bağımlısı ve adanmışlığının ) rezillik sosyetesi, gösteriş ahmağı, şiddet bağımlısı, fenomen ahmağı ve zır cahillik budalası ağına düştü bataklaştı insanlık.
    Hiç kimseye hiç bir şey ifade etmeyen her saniyesi ışıltılı cazibeli göz boyamacılığının katalog vitrini moda magazin dekor renk desen ve tasarım markalaşma ürünü olmayı şehvet dürtüsüyle harmanlayarak herkes her şeyi geriye yükledi götürdü bağımlılıkları uğruna yokettikleriyle tanınmaz oldu dünya ve insanlık.

    Onurlu birikimli kültürlü iradeli bilgili özgür donanımlı saygın inanılır güvenilir aklını fikrini insancını karakterini kişiliğini ve insanlığını değil, iki yüzlü işine kim nerde ne ve nasıl geliyorsa ona göre sıfat boya tarz ve şekil alan sosyete kılıfına büründüğü gösteriş imajını temsil etmenin derdi çabası çıkar ilişkili maskesi hırsı yarışı ganimeti ve gayretindedir artık pazar piyasa ve magazin bağımlısı insan tipi. Bu yüzden de herkesin herkesten her an sapkınlık saldırganlık ihanet istismar kötülük geleceği beklentisi korkusu ve kuşkusuyla her türlü kötülüğü ve şiddeti tedarik ederek insansız toplumsuzluk kuraklığında kimse kimseye kesinlikle inanıp güvenmiyor; ve her an en küçük kıvılcımı ŞİDDETLİ çatışmaya dönüşen saldırganlığa hazır ayrı gayrı soğuk sinik gerilimli bunalımlı ve mesafeli yaşıyor.

    Bildiği ve bin yılların bağılıklık birikimi olan insancıl doğrularını kayıttan itibardan ve ilgiden düşerek kasıtlı bağnazlıkların kin güdümlü buyruğuna adanmış militanlığının ve tarafgirliğinin nefretini kirini fitnesini zehrini ayrışmasını dışlamasını kahrını ilkelliğini doyumsuzluğunu karanlığını ve belasını yüklenerek kendine beğeni bunağı toplamakla meşgul korkuluk maskarasına dönüştü ne yazık ki birbirinden çoğaltılmış magazin marketçisi ve beğeni sayaçlarıyla tıklandıkça kendi egosunu tatmin etmeye demanslaşmış yapay zeka çağı insan türü.

    Hangi yollarla olursa olsun benim lüksüm, top model hayat güvencem ve en gözde korunaklı alımlı gösterişli ihtişamlı yaşam konforum yerli yerinde olsun da , diğer başkası zıkkımın kökünü yesin yutkunsun yaşasın anlayış algı ve asalaklığını kabule zorlayıp herkeste içselleştirerek ..
    Herkesin sözde kibarlığa soyluluğa zarifliğe itibara sevecenliğe insanlığa saygıda kusur hata işlemeyerek şirinlik ettiği; fakat sosyal hayatın bütün alanlarında dolandırıcılığın adaletsizliğin rezilliğin rüşvetin dalaverenin sahtekarlığın yalanın hilenin riyakarlığın iki yüzlülüğün sinsiliğin bencilliğin ve hırsına yenilip öfkesine kapılmış şiddetin ve bütün kötülüklerin hakim olup herkeste kol gezdiği çarpık çelişki sapmalarını ve sapkınlıklarının gerçekliğini kimsenin muhasebeye irdeleyip sorgulamadığı karanlık kurak ve dipsiz kuyudur toplumsal çürüme ve sosyal demans.

    Anne babaların çocuklarını hata kusur suç ve yanlışlarının ardında durarak yetiştirirken “ kendini herkesten ayrıcalıklı konforlu güç kudret ve şöhret sahibi olmaya kurtar da başkalarına ne olursa olsun ‘ yaklaşımıyla kışkırttığı kamçıladığı ve övdüğü ruhsuzluk fetişizminde tuzaklanmış sahipsizliğin yitik öznesi olan çocuk, hiç kimsenin erişemediği bilmediği bulamadığı her şeyin hiç imkansız en üstünü olmanın arayış değişkenlik ve keşfine bozulur ve sapkınlaşır. Yüksek başarı ve etkin nüfus sahibi olmayı dolayı kışkırtıp kodlayan anne her yolun mübah sayıldığı hak hukuk saygınlık vicdan sevgi sorumluluk aidiyet kimlik irade bilinç duyarlılığı ve kişilik değerleri oluşup gelişmemiş kişide bencillik saplantıları dışında BAŞKALARI kavramı ve kendini sorgulama algısı yoktur yoktur.

    Kollektif ganimet ve ayrıcalıklı menfaat çıkarcılığına çökmüş çöreklenmiş siyanetten medyata, modadan magazine, tarikattan mafyaya,akademisyenlikten profesyonel kronik cehalete ve şiddet sefalet bağımlısı yozlaşmayı öven hurafeceliğe varan her yeri kuşatıp kapsayan çarpık yapılanma ağında
    Guraba Fujara hamasetiyle her yolun her türlüsünü mübah görerek eklemlenen varoş sosyetesi istismar milyarderi de, eskiden beri var olan varsıl yoksul arasındaki derin uçurumlu bozuk sistemin üstün seçkinlerine bu kendi çıkarını her şeyin üstünde kutsayan ve ihtirasları dışında hiç bir toplumsal değeri umursayıp gözetmeyen istismar bulaşanları ve bileşenleriyle ulaştılar ve kotardılar.

    Ortak değerlerin toplumsal hayattan soygun sömürü ihtiyaç ve çıkar çarkına tedavülden kaldırıldığı, öğretimin ve öğretenlerin marka ürünü magazin fenomenliğine özelleşmiş pazar dolalımı haline getirildiği, eğitimle beraber yürütülmesi gereken öğretim sistemine piyasa kulu kölesi ve sadece kendi kazanımını önceleyen cin fikirli şirket ve şöhret sahibi olmayı yetiştirecek şekilde eğitimsiz öğretimin de tıpkı sağlık barınma ulaşım iletişim spor gıda güvenlik pazar gibilerde olduğu gibi endüstri hammaddesi haline getirildiği markalaşma düzeneğinde gerilimli sorunlu dolaşıma sürülen her kişi artık başka benzerlerinin varlığını yok sayarak algısız duyarsız makinalaşma soyutlaşmasıyla azmış kudurmuş gerilimli sorunluk piyasa pazarından imtiyazlı seçkinliğin ganimetini kapma kendini ölümle eş değer her an her şartta hiç görülmedik ve sürekli cazibe kalıbı değişen gösteriş ihtişam kusursuzluk ve ilgiye beğeniye cazibesi yüksek kamuflaj numaraları yaratmanın kapılmışlığıyla, dılarda kalan herkesi hiçe sayarak vicdansızlığa şiddete acımasızlığa çirkefliğe alçalmaya zorbalığa sahtekarlığa kuşkuya güvensizliğe öfkeye fitneye nefrete sapkınlığa bağlı kendi kendisine fark atma yarışından kurtulamayan ve mutluymuş gibi görünen ve hiç kimsenin bulup bilmediklerini sunup sergilemelere insanlığını esir ettiği mutsuzluk izolasyonunda adanıp tapındığı magazin veya sanal piyasa gözdesi olma mezarlığına bırakır terkeder insansız ilişkisiz ve toplumsuz ölü doğumlu cesetleşmişliğini.

    Haksız hukuksuzluğu israfı savurganlığı kahrı toplumsal çürümeyi ve doğruları olmayan yanlışlarla terbiyesi verilen sosyal dumansı ihtişamlı debdebecilerin keyfiyet buyruğuyla işlendiği yerde kalıcı ve kronik sürüncemeye bırakıldıkça, ilahi yüceliğe karşı geliniyormuş algısına mahkum tepkisiz duyarsızlığın hazır proğramlanmış tüketim maddesi olarak ortak hayatın normaline sıradanlaşıyor.

    Kendi saplantılarının dışında kimse kimseyi umursayıp önemsememeye sosyolojik ekonomik psikolojik siyasi ve kültürel bütün yeterliliklerini ve yeteneklerini bile isteye farkında olduğu ihanet ve ihmallerle yitirip şöhretlisinden rol modeli edindiği magazin bağımlısı tüketim piyasası soytarısı buyrulan dayatmaların esiri ve sistemin hastalıklı arızalı obur müşterisi olarak çöküş çürüme ve sosyal atık çöplüğü halini aldı kendine hükmü geçmeyen iflaslarla insan travma.
    Çocuk daha ana veya kurumsal okullara gitmeden sınırsız kuralsız insanı soyan sömürenler hesabına tutsaklaşmış piyasa ve pazar markası olarak gören bir dünyanın çullandığı karmaşada doğuyor besleniyor ve çoktan dizi oyuncusu şöhretli fenomeni eşya oyun hile marka ve gösteriş bağımlısı robotu olarak eline tutuşturulmuş olan cihazlarla yapay veya gerçek her şeyi silip süpürüp yuttuğu ve oluşmamış kişiliğinin bilinç altına tıka vasa depoladığı dolulukla eğitimden yoksun; ve en az öğretenler kadar piyasası meşhurluktan haberdar öğretim binasından adımını içeri atıyor.

    Eğitime gücü imkanı müsadesi ve donanımı olmayan, aynı zamanda ulaşamayacağı kadar erişim karmaşası ve magazin çöplüğü yerleştirilmiş olan çocukların en az kendisi kadar hızlı tüketim bağımlısı doluluğunu kronikleşmiş bir geç kalınmışlıkla çekip çevirecek imkanı ve mümkünü olmadığı için her şeyi soyut yüzeysel ve formalite icabı metalik ilişkili aldığı maaşını öncelemenin sistem buyruğuna bırakan kayıtsız ilgisizliğe terketilmektedir.
    İlerleyen yıllardaysa soygun sömürü çarkının çocuk kadın kız oğlan genç orta ileri yaş veya ihtiyar eskisi istisnasız herkesi aynı yozlaşmışlık ve tüketim bağımlılığı ağında tek tipleştiren piyasa ve pazar düzeneğine göre sıfırlanmış bütün evrelerini herkesten ayrıcalıklı üstün olmaya örgütlemiş ve öğretmiş başarı mükemmeliyetçiliğine odaklı bütün acımasızlığını bencilliğini ihtişamını sahtekarlığını hilesini oyununu hırsını yarışını sorumsuzluğunu adaletsizliğini şiddetini nefretini gerilimini öfkesini duyarsızlığını ve eşyalaşmasını donandığı kodlamaların tutsaklık bağımlılığıyla ilişkilendiği her fırsatı üzerinden yüksek çıkar kazancı sağlayan akademik ünvanına, reklam gözdesine, ofis ciosuna, güç servet saltanat ve magazin şahanesine, reklam ve tasarım markasına, piyasa CİRO ve estetik gösterişliliğine etiket artırımlı AŞIRI yüklenmelerde bulunuyor.

    Toplum kültür birey aile insanlık ve saygın kişiliklilik ve gerçeklik duygusu kavramlarının hiç kimsede ilgi emek ve itibar girmediği; fakat herkesin sağlıklı bilgili iyi mutluymuş gibisine donanımlı insan modeli alıp satan iyimserlik vitrininde tabiatına el attılmadık doğal bakir sağlıklı dayanıklı duyarlı içerikli gerçek değer ve zenginliği bırakılmayan her şeyi ve herkesi ilkel dürtülerle çekip çevren yapay dolgulamalı açlığı muhtaçlığı salgını yozlaşmayı ve doyumsuzluğu kamçılayarak en yüksek getiri kimyasallaşmasına ve hormonlaşmasına murdar edip bozan yapay yüzeyselliğin saygın ve inanılır insanlık ilişkisi kalmamış eğitimsizliği öğreten robotlama ve makinalaşma çöplüğüne atılmış durumdadır artık.

    Herkesin şatafat konfor ve başına buyrukluk borsasından derme çatma ve devşirmelik ilişkisiz iradesiz sorumsuz anlamsız amaçsız işlevsiz ve kültürsüz izolasyon hücrelerinde yaşayarak kendilerini tapınaklaştıranlara kulluk kölelik etmede hata kusur işlememek için caka satmaya, trip atmaya, şirincelik etmeye, kostüm takınmaya, soyut sahtelik maskesine bürünmeye, rol poz ahkam kesmelere alışmış Şartlanmış saplantılı bağımlılıklarının ve adanmışlıklarının dışında hayatına hiç bir insani değerliliği öğrenip katmamaya talip ve tutsak, doğumu ölümü aynı anda gerçekleşen tüketim borsasında markalaşmış çocukların saygın kişiliğe ilgisi alakası mecali niyeti kaynağı iradesi özgürlüğü kişiliği mümkünü olmadığı gibi, sömürü çarkına bağlı pazar piyasa ve magazin proğramlanmışlıklarıyla sistemde dolaşan öğretenlerin de saygın ilişkin insan eğitmeye dair imkanı dirayeti ilgisi iradesi enerjisi ortak değeri sevinci mutluluğu ve yetkisi de niyeti yoktur.

    Sonuçta el alemin hayati değer kayıp ve yitiğini türkü çağırarak ararmış malum, hele ki alan satanların piyasa deneği ve bağımlı soyan sömürenlerin uzmanlaştığı müşterisi olmuşken ele avuca muhtaç ve mahkum insanlık , kimsenin kibir lütfuna , zehrini şifa vitrinleyen marketine ve acıyı kederi aşılayıp kodlayan tenezzül sadakasına mecbur ve mahrum koymadan, hayatın duyduğu akıl fikir mantık özgürlük saygı sevgi özgüven onur birikim deneyim kişiliği ve kararlılığıyla dünya zenginliğini emek ve hak değerini yalama sevincini paylaşmayı önemseyen ve önceleyen yüreklilikte ve her zaman daha fazlasına sahip olma çılgınlığından arınarak ve herkesle kıyasıya yarılan bencillik kirinden kurtularak gerektiği kadar içmeli yemeli duymalı düşünmeli gezmeli görmeli anlamalı tanımalı bilmeli özümsemeli yaşamalı ; ve saygın bilgili duyarlı kültürlü toplumsal ilişkilere kendini değerini katmalıdır insan.

    Neticede köklü kronik ve kalıcı yıkımlara kadrolaşmış sebeplerin doğuranı olarak kutsanan siyaset medya tarikat imar iskan dizi moda tasarım reklam marka medya magazin sahibi ve şöhretlilerinin suçlu ve sabıkalı olduğu yerden gelen bütün kötülüklere kayıtsız ilgisiz ve tepkisiz kalıp uyuşturan bağımlılıkları çılgın tüketim ağında masum zararsız gerekli ve vazgeçilmez gören toplumsal çöküş, bizzat kendilerinin de katkısı etkisi ve dahiliyle tamiri mümkün olmayan kokuşmuş çürümüşlüğü şiddetli seviyelerin felaketine dönüştüğü her infial halinin sebep verenleriyle bitlikte laçkasını çıkartıncaya kadar gündemde tutarak sadece acı sonuçlarıyla uğraşıp meşgul oluyor .

    Seyfi Karaca… ..Nisan/26

  • tımarhane duvarı17.04.2026 - 12:51

    …
    TOPLUMSAL ÇÜRÜME ve SOSYAL DEMANS 2
    …
    Söz bölüklerinden konuşma dilinin ve aşkın gönül yolunun binasını yaparken bulduğu gördüğü duyduğu her kelimeyi bu bana lazım olur diye alıp akıl alışkanlık ve yürek yüküne sarar işler iyilik güzellik dürüstlük değerlerine tutkuyla bağlı insanlığa hiç bir iflas kaygısı gütmeden aklı fikri vicdanı emeği sorumluluğu ve aşkı öncelemeye çarşı dükkan olmuş hassas duyarlı dengeli onurlu saygın ilgili liyakatli ve özgür iradeli incelikler ilişkili sarraflık.
    Fakat gel gör ki günümüz sosyal ilişkileri ve toplumsal döngü her türlü kötülüğü şiddeti kahrı acıyı sefaleti ihtişamı görgüsüzlüğü gericiliği acıyı çileyi zorbalığı hurafeyi sapkınlığı kirlenmeyi bütün yoz ve popüler kültürsüzlüğüyle kapış kapış harcayıp tükettiği halde kendi suçlu sorumlu etki ve katkı payını hiç yüzleşmeksizin daima faili meçhul kendi benzerlerini suçlayarak kahır sitem sızlanma ve şikayetlenmelerle kendini kandırıp her gün daha da kötüleşen yıkım ve çöküş ve çürüme kesatından dünya günlüğü oyalanıyor.

    Bekçilikle çöpçülük arasında kalan hınca hınç yabancılaşma mesafelerinden Şehir efsaneli hatlarında gide gele tütün Tablası da dolmuştur , umutsuz değersiz istikrarsız gergin bekleyişlerin kalıplaşmış yarınsızlığı da kimsenin kimseye ilgisi bağı yakınlığı ve insanlığı yok . Herkes diğerinden özgün farkı olmayan mükemmellik ve iyimserlik kisvesi altında sicili bozuk bencilliği besleyen şiddeti kutsayıp kötülüğü masum ve mübah görerek yapay dolaşımlı aidiyetsizliğe duvarlaşmış donanmış kozmik ağlarda kopuk kaypak kurak bunalımlı gerilimli ve kayıt dışı sahtelik maskesi ablukasında çürüyerek yaşıyor.

    Paket proğramlanmışlığın süper marketi ve ruhu yaşadığı çevreyle beraber örtülü örülü ve gömülü akıl fikir irade mantık duygu düş düşünce yoksunu hızlı yaşamanın ilgisi alakası doğal döngülere hiç dokunmadan poz ve ahkam kesme salgınlarıyla herkes herkesten ayrı gayrı kendi saplantılarıyla dönüşümlü olarak ören viran oluyor.

    Kendini sorgulama yüzleşmesi olmayan tenkitle kıyasla zamansızlıkla rencideyle dışlamayla dalavereyle umarsızlıkla panikle özdeş..
    Hiç kimse saygı sevgi paylaşma akıl vicdan hak hukuk emek özveri dayanışma özgürlük kültür sanat samimiyet aidiyet liyakat kimlik sorumluluk onur itibar gibi ortak değerleri umursayıp önemsemiyor.
    Kendi yozlaştırma ve popülerlik afyonlarları zehirleyen magazin medyatikliğinin boşaltıp kustuğu soytarılığı sahtekarlığı acımasızlığı rezilliği çirkefleşmeyi gericiliği cehaleti kibiri kutuplaşmayı gerilimi kayıtsızlığı bunalımı karamsarlığı iletişimsizliği endişeyi korkuyu kaygıyı güvensizliği ve şiddet bağımlılığını beslenip barındığı mutsuzluğu ve ihtirasları uğruna her kötülüğü mübah sayan yaşam döngüsünde çocuklarını da aynı dengesiz istikrarsız yoksunluğun başarı grafiği yüksek en mükemmeli baskını seçkini bağnazı bencili acımasızı ve rakipsizi olmasına yalnız yitik güvensiz itibarsız ve şiddet eğilimleriyle donatılmış kodlayan bağımlılık travmalarıyla ihtişamı ve şöhreti önceleyen insanlığa yabancılaşma hücrelerinde yetiştirip büyütüyor.

    Hal böyle okunca ve herkes bu onarımsız tamiratsız yıkım bozgun travma ve çürüme çöküntüsü girdaplarına tutsaklanınca hiç bir ortak aidiyet değeri kalmamış azgın sapkın toplumsal bozulmuşluklar sürüklenişinde tutunamayarak sefalet rezalet ve felaket odaklılığın biri bitmeden diğerini yaşamaya alışmış kanıksamış sahtelik ve soyutlaşma bağımlılıklarının kölesi ve tüketicisi oldu gitti ve bitti insanlık.
    Herkes efendi mülayim mutlu mesut sosyete gösterişlisi fakat yaşanan sosyal hayatın her yeri cinnet cinayet bunalım gerilim şiddet felaket ..

    Çünkü herkes kendi varlığını hayata katan gerçeklik duygusunu yitirmiş proğramlı hırs yarış gösteriş bencillik ve yalanlarla yaşadığı iletişimsizliğe izole olmuş magazin ve reklam kamuflajlarının yapılandırdığı özenti imaj ve kumaşını her şeyden çok önemsiyor ve önceliyor. Bu yüzden de özgür iradeli duyarlı sorumlu ve kişilikli karakter sahibi olmaya değil, herkesin ayrışmış kutuplaşmışlığın adanmış müşterisi ve sicili yörüngesi kayıp kimliksizliğin gösterişli maskelerle kabul gördüğüne inanıp kutsadığı beğeni şöhretlisi olmaya hayatını terkeden piyasa aksamıdır artık insanlık.

    Kendi çıkar bağımlılık dayatma ve keyfiyet önceliğinden başka herkesi piyasa eşyası ve tedavül değeri düşük serbest pazar zibili olarak bakan gören kibirli gösterişli inanış anlayış ve yaklaşımlarla hiç bir şeyin olduğu gibi görünmediği ve yaşanılmadığı ayan beyandan..
    Taa kundaktan itibaren ilişkilendiği herkesi uyanık ve kolaycı fırsatçılığın kulu düşkünü ve kölesi, kendisineyse her türlü imtiyazın seçkin şöhretlisi olarak görmeye öğretilip yetiştirilen hiç bir kişiye eğitim öğretimin de zerrece bir etkisi katkısı yoktur. Aksine azıp kuduran huzursuz değişkenlik dönüşüm ve başkalaşma doyumsuzluğunu doyurup kandırmak için kendini sabitlediği dengesiz duyarsız saplantılarla toplumsal iletişimi bozuk ortak değerlerden kokuşmuş çürümüş medya ve magazin kuklası insanın mutluluk ve güven dengesinde karşılık bulamadığı her damardan sadece felaket sonuçlusu değil, ana baba öğretmen dönüm dolaşım trafik sisteminin mkgazşnleşmiş hayata tutsak herkesin katılım dahliyle doğuranı taşıyıcısı pazarlayanı proğramlayıcısı işleteni ve yüklenicilerinin sorumlu ve suçlu olduğu OKULLARDA değil her alanda her an her yerden birikmiş ve bilenmiş sosyopat sorun irin iltihap cinnet talan tecavüz saldırganlık gerilimleri etrafa patlar püskürür sıçrar ve boşalır.

    Gelişip büyümediği Onur saygınlık bilgi kültür adalet özgürlük ve özveri sorumluluk özgüvenlere ilgisi tahammülü olmayan korku zaafiyet acizlik kimsesizlik kimliksizlik yalnızlık ve değersizlik duygusuyla sahte mutluluk gülücükleri yayan savuran her türlü şiddet eğilimli yapaylık ve anormallik doğal sıradan vazgeçilmez gerekli sayılıp inanıldı.

    Kimsenin kimseyle ortak yaşam ilgisi bağı tahammülü kabulü iletişimi değeri duyarlılığı ve aidiyeti yok. Bu bakımdan bütün hata suç saldırı sabıka rezillik ve yanlışlarını kutsayıp başkasını dışlama kötüleme şeytanlaştırma eğiliminden kaynaklı anlayışsızlık acımasızlık cehalet boşluk kayıtsızlık anlamsızlık yokluk karamsarlık ruhsuzluk yalnızlık doyumsuzluk iletişimsizlik eğitimsizlik umutsuzluk darlık mutsuzluk kişiliksizlik ve özenti mahkumu ; yıkıcı huzur bozmaya uyuşturucuya şiddete saldırganlaşıyor.

    Pazar Piyasası bundan götürüyor diye bildiği doğruları ve binyıllarca kazanılmış bütün ortak değerleri terkederek unutan sosyal demans, kayıtsız ilgisiz kalarak korkunç bozulmaların toplu mezarlığına gömülürken Gelin Kaynana, İzdivaç, Yemekteyiz gibi ve benzerlerle kim kimi doğradı sataştı korkuttu kesti biçti yıktı yaktı tehdit ve tecavüz etti psikopatlığını günlerce sündürülen örgütlü magazin afyonlarının yedirilip yutturulduğu ihmalleri her türlü sapkınlığı kibiri gösterişi zorbalığı maskeyi ahlaksızlığı menfaatçiliği bencilliği markalaşmayı dekorlaşmayı ruhsuzluğu kanunsuzluğu kabadayılığı eğitimsizliği ve şiddeti vitrinleyen dizi furyası bağımlılığı tabutundan yozlaşmayı çürümeyi çöküşü yobazlığı eğitimsizliği şiddeti gerilimi bunalımı aklı fikri kültürü sanatı toplumsal bilinci ve sosyal dayanışma kültürü amansız yağma ve yıkımların keyfiyet hükmüne teslim edildi..

    Çocukluğundan beri kimsesizliğin kaderine itilip terkedilerek hızlı tüketim cennetinden üstün ve seçkin olma payı kapmak için herkesin birbirini bozduğu ezdiği ve kıyasıya yarıştığı duyarsız ilişkisiz yüksek başarıya odaklanma esaretiyle her kötülüğün azgın sapkın tüm hile dolap dümen sahtekarlık usulsüzlük kanunsuzluk dalavere gibi insanlık dışılığını yaşamada hiç bir ihtiyat sakıncası görmeyerek imtiyazlı ayrıcalıklılığa şartlanmış büyütülmüş her kişi, çocukluğu olmayan arızalı çarkıt bozuk kişiliksizliğinin üzerine yaşam gerçekliğiyle özdeş dengeli anlayışlı özgüvenli kişilikli saygın özgür ve sevgi bağıyla ilişkili hayatını sürdürmesi ve sağlıklı toplumsal iletişim aidiyeti kurması asla mümkün değildir.

    Sınırsız sorgusuz soygun ve sömürü pazarı olan kendinden ilgiyi umudu alakayı keserek sürekli başkalaşma imajına yalnızlaştırılmış insan yığınlarını muhtaçlık müşterisi olarak gören küresel patron tanrıların hükmettiği karşı konulmaz topyekün İSTİLA herkesin her ana erişim bağımlılığını şart koştuğu ve en başta kibiri kişiliksizliği gösterişi nefreti kayıtsızlığı acıyı ve şiddeti tüketime dayattığı sosyal hafızası silinmiş herkese yeryüzünü sınırsız kotasız gezen tozan lüks ve konforlu dekor ve kumaşlar içinde yaşadığı imajı algısıyla servis edip maskelendiği sanal dünya çöplüğünde yalnızlık hiçlik yenilmişlik yokluk acizlik doyumsuzluk ve unutulmuşluk duygusu, her türlü yozlaşma yanlışlarını doğru bilerek tıkandığı tükenmişlikten şiddet sapkınlığı olarak patlayıp geri dönüşümünü mezarlaşmış hayatına boşaltılır.

    Bir yaralı sancılı yılgın yorgun tükenmişliğin bütün yitik kayıp kokuşmuş çürümüşleriyle toplumsal iflasını duyuran zehir zemberek Sosyal Demans travmasıdır, kayıtsız ilgisiz kalınarak büyümesi sağlanıp çürüdüğü her yerden patlak veren her türlü ŞİDDETİN yıkıcı felaketiyle beraber dışa vurumu. Ve her felakette sebeplerin kaynağı durumdan istifadeci olan etki katkı ve yetki sahibi asıl sorumlu ve suçlularsa kendilerini bulanık puslu karanlıklara ve kargaşalara saklayıp arazi ederek kendilerini ihmal edilmiş bütün cürümlerini faili meçhule örtbas edip bir sonraki felaket günceline kadar unuttururlar.


    Seyfi Karaca...Nisan / 26