… TOPLUMSAL ÇÜRÜME ve SOSYAL DEMANS 2 … Söz bölüklerinden konuşma dilinin ve aşkın gönül yolunun binasını yaparken bulduğu gördüğü duyduğu her kelimeyi bu bana lazım olur diye alıp akıl alışkanlık ve yürek yüküne sarar işler iyilik güzellik dürüstlük değerlerine tutkuyla bağlı insanlığa hiç bir iflas kaygısı gütmeden aklı fikri vicdanı emeği sorumluluğu ve aşkı öncelemeye çarşı dükkan olmuş hassas duyarlı dengeli onurlu saygın ilgili liyakatli ve özgür iradeli incelikler ilişkili sarraflık. Fakat gel gör ki günümüz sosyal ilişkileri ve toplumsal döngü her türlü kötülüğü şiddeti kahrı acıyı sefaleti ihtişamı görgüsüzlüğü gericiliği acıyı çileyi zorbalığı hurafeyi sapkınlığı kirlenmeyi bütün yoz ve popüler kültürsüzlüğüyle kapış kapış harcayıp tükettiği halde kendi suçlu sorumlu etki ve katkı payını hiç yüzleşmeksizin daima faili meçhul kendi benzerlerini suçlayarak kahır sitem sızlanma ve şikayetlenmelerle kendini kandırıp her gün daha da kötüleşen yıkım ve çöküş ve çürüme kesatından dünya günlüğü oyalanıyor.
Bekçilikle çöpçülük arasında kalan hınca hınç yabancılaşma mesafelerinden Şehir efsaneli hatlarında gide gele tütün Tablası da dolmuştur , umutsuz değersiz istikrarsız gergin bekleyişlerin kalıplaşmış yarınsızlığı da kimsenin kimseye ilgisi bağı yakınlığı ve insanlığı yok . Herkes diğerinden özgün farkı olmayan mükemmellik ve iyimserlik kisvesi altında sicili bozuk bencilliği besleyen şiddeti kutsayıp kötülüğü masum ve mübah görerek yapay dolaşımlı aidiyetsizliğe duvarlaşmış donanmış kozmik ağlarda kopuk kaypak kurak bunalımlı gerilimli ve kayıt dışı sahtelik maskesi ablukasında çürüyerek yaşıyor.
Paket proğramlanmışlığın süper marketi ve ruhu yaşadığı çevreyle beraber örtülü örülü ve gömülü akıl fikir irade mantık duygu düş düşünce yoksunu hızlı yaşamanın ilgisi alakası doğal döngülere hiç dokunmadan poz ve ahkam kesme salgınlarıyla herkes herkesten ayrı gayrı kendi saplantılarıyla dönüşümlü olarak ören viran oluyor.
Kendini sorgulama yüzleşmesi olmayan tenkitle kıyasla zamansızlıkla rencideyle dışlamayla dalavereyle umarsızlıkla panikle özdeş.. Hiç kimse saygı sevgi paylaşma akıl vicdan hak hukuk emek özveri dayanışma özgürlük kültür sanat samimiyet aidiyet liyakat kimlik sorumluluk onur itibar gibi ortak değerleri umursayıp önemsemiyor. Kendi yozlaştırma ve popülerlik afyonlarları zehirleyen magazin medyatikliğinin boşaltıp kustuğu soytarılığı sahtekarlığı acımasızlığı rezilliği çirkefleşmeyi gericiliği cehaleti kibiri kutuplaşmayı gerilimi kayıtsızlığı bunalımı karamsarlığı iletişimsizliği endişeyi korkuyu kaygıyı güvensizliği ve şiddet bağımlılığını beslenip barındığı mutsuzluğu ve ihtirasları uğruna her kötülüğü mübah sayan yaşam döngüsünde çocuklarını da aynı dengesiz istikrarsız yoksunluğun başarı grafiği yüksek en mükemmeli baskını seçkini bağnazı bencili acımasızı ve rakipsizi olmasına yalnız yitik güvensiz itibarsız ve şiddet eğilimleriyle donatılmış kodlayan bağımlılık travmalarıyla ihtişamı ve şöhreti önceleyen insanlığa yabancılaşma hücrelerinde yetiştirip büyütüyor.
Hal böyle okunca ve herkes bu onarımsız tamiratsız yıkım bozgun travma ve çürüme çöküntüsü girdaplarına tutsaklanınca hiç bir ortak aidiyet değeri kalmamış azgın sapkın toplumsal bozulmuşluklar sürüklenişinde tutunamayarak sefalet rezalet ve felaket odaklılığın biri bitmeden diğerini yaşamaya alışmış kanıksamış sahtelik ve soyutlaşma bağımlılıklarının kölesi ve tüketicisi oldu gitti ve bitti insanlık. Herkes efendi mülayim mutlu mesut sosyete gösterişlisi fakat yaşanan sosyal hayatın her yeri cinnet cinayet bunalım gerilim şiddet felaket ..
Çünkü herkes kendi varlığını hayata katan gerçeklik duygusunu yitirmiş proğramlı hırs yarış gösteriş bencillik ve yalanlarla yaşadığı iletişimsizliğe izole olmuş magazin ve reklam kamuflajlarının yapılandırdığı özenti imaj ve kumaşını her şeyden çok önemsiyor ve önceliyor. Bu yüzden de özgür iradeli duyarlı sorumlu ve kişilikli karakter sahibi olmaya değil, herkesin ayrışmış kutuplaşmışlığın adanmış müşterisi ve sicili yörüngesi kayıp kimliksizliğin gösterişli maskelerle kabul gördüğüne inanıp kutsadığı beğeni şöhretlisi olmaya hayatını terkeden piyasa aksamıdır artık insanlık.
Kendi çıkar bağımlılık dayatma ve keyfiyet önceliğinden başka herkesi piyasa eşyası ve tedavül değeri düşük serbest pazar zibili olarak bakan gören kibirli gösterişli inanış anlayış ve yaklaşımlarla hiç bir şeyin olduğu gibi görünmediği ve yaşanılmadığı ayan beyandan.. Taa kundaktan itibaren ilişkilendiği herkesi uyanık ve kolaycı fırsatçılığın kulu düşkünü ve kölesi, kendisineyse her türlü imtiyazın seçkin şöhretlisi olarak görmeye öğretilip yetiştirilen hiç bir kişiye eğitim öğretimin de zerrece bir etkisi katkısı yoktur. Aksine azıp kuduran huzursuz değişkenlik dönüşüm ve başkalaşma doyumsuzluğunu doyurup kandırmak için kendini sabitlediği dengesiz duyarsız saplantılarla toplumsal iletişimi bozuk ortak değerlerden kokuşmuş çürümüş medya ve magazin kuklası insanın mutluluk ve güven dengesinde karşılık bulamadığı her damardan sadece felaket sonuçlusu değil, ana baba öğretmen dönüm dolaşım trafik sisteminin mkgazşnleşmiş hayata tutsak herkesin katılım dahliyle doğuranı taşıyıcısı pazarlayanı proğramlayıcısı işleteni ve yüklenicilerinin sorumlu ve suçlu olduğu OKULLARDA değil her alanda her an her yerden birikmiş ve bilenmiş sosyopat sorun irin iltihap cinnet talan tecavüz saldırganlık gerilimleri etrafa patlar püskürür sıçrar ve boşalır.
Gelişip büyümediği Onur saygınlık bilgi kültür adalet özgürlük ve özveri sorumluluk özgüvenlere ilgisi tahammülü olmayan korku zaafiyet acizlik kimsesizlik kimliksizlik yalnızlık ve değersizlik duygusuyla sahte mutluluk gülücükleri yayan savuran her türlü şiddet eğilimli yapaylık ve anormallik doğal sıradan vazgeçilmez gerekli sayılıp inanıldı.
Kimsenin kimseyle ortak yaşam ilgisi bağı tahammülü kabulü iletişimi değeri duyarlılığı ve aidiyeti yok. Bu bakımdan bütün hata suç saldırı sabıka rezillik ve yanlışlarını kutsayıp başkasını dışlama kötüleme şeytanlaştırma eğiliminden kaynaklı anlayışsızlık acımasızlık cehalet boşluk kayıtsızlık anlamsızlık yokluk karamsarlık ruhsuzluk yalnızlık doyumsuzluk iletişimsizlik eğitimsizlik umutsuzluk darlık mutsuzluk kişiliksizlik ve özenti mahkumu ; yıkıcı huzur bozmaya uyuşturucuya şiddete saldırganlaşıyor.
Pazar Piyasası bundan götürüyor diye bildiği doğruları ve binyıllarca kazanılmış bütün ortak değerleri terkederek unutan sosyal demans, kayıtsız ilgisiz kalarak korkunç bozulmaların toplu mezarlığına gömülürken Gelin Kaynana, İzdivaç, Yemekteyiz gibi ve benzerlerle kim kimi doğradı sataştı korkuttu kesti biçti yıktı yaktı tehdit ve tecavüz etti psikopatlığını günlerce sündürülen örgütlü magazin afyonlarının yedirilip yutturulduğu ihmalleri her türlü sapkınlığı kibiri gösterişi zorbalığı maskeyi ahlaksızlığı menfaatçiliği bencilliği markalaşmayı dekorlaşmayı ruhsuzluğu kanunsuzluğu kabadayılığı eğitimsizliği ve şiddeti vitrinleyen dizi furyası bağımlılığı tabutundan yozlaşmayı çürümeyi çöküşü yobazlığı eğitimsizliği şiddeti gerilimi bunalımı aklı fikri kültürü sanatı toplumsal bilinci ve sosyal dayanışma kültürü amansız yağma ve yıkımların keyfiyet hükmüne teslim edildi..
Çocukluğundan beri kimsesizliğin kaderine itilip terkedilerek hızlı tüketim cennetinden üstün ve seçkin olma payı kapmak için herkesin birbirini bozduğu ezdiği ve kıyasıya yarıştığı duyarsız ilişkisiz yüksek başarıya odaklanma esaretiyle her kötülüğün azgın sapkın tüm hile dolap dümen sahtekarlık usulsüzlük kanunsuzluk dalavere gibi insanlık dışılığını yaşamada hiç bir ihtiyat sakıncası görmeyerek imtiyazlı ayrıcalıklılığa şartlanmış büyütülmüş her kişi, çocukluğu olmayan arızalı çarkıt bozuk kişiliksizliğinin üzerine yaşam gerçekliğiyle özdeş dengeli anlayışlı özgüvenli kişilikli saygın özgür ve sevgi bağıyla ilişkili hayatını sürdürmesi ve sağlıklı toplumsal iletişim aidiyeti kurması asla mümkün değildir.
Sınırsız sorgusuz soygun ve sömürü pazarı olan kendinden ilgiyi umudu alakayı keserek sürekli başkalaşma imajına yalnızlaştırılmış insan yığınlarını muhtaçlık müşterisi olarak gören küresel patron tanrıların hükmettiği karşı konulmaz topyekün İSTİLA herkesin her ana erişim bağımlılığını şart koştuğu ve en başta kibiri kişiliksizliği gösterişi nefreti kayıtsızlığı acıyı ve şiddeti tüketime dayattığı sosyal hafızası silinmiş herkese yeryüzünü sınırsız kotasız gezen tozan lüks ve konforlu dekor ve kumaşlar içinde yaşadığı imajı algısıyla servis edip maskelendiği sanal dünya çöplüğünde yalnızlık hiçlik yenilmişlik yokluk acizlik doyumsuzluk ve unutulmuşluk duygusu, her türlü yozlaşma yanlışlarını doğru bilerek tıkandığı tükenmişlikten şiddet sapkınlığı olarak patlayıp geri dönüşümünü mezarlaşmış hayatına boşaltılır.
Bir yaralı sancılı yılgın yorgun tükenmişliğin bütün yitik kayıp kokuşmuş çürümüşleriyle toplumsal iflasını duyuran zehir zemberek Sosyal Demans travmasıdır, kayıtsız ilgisiz kalınarak büyümesi sağlanıp çürüdüğü her yerden patlak veren her türlü ŞİDDETİN yıkıcı felaketiyle beraber dışa vurumu. Ve her felakette sebeplerin kaynağı durumdan istifadeci olan etki katkı ve yetki sahibi asıl sorumlu ve suçlularsa kendilerini bulanık puslu karanlıklara ve kargaşalara saklayıp arazi ederek kendilerini ihmal edilmiş bütün cürümlerini faili meçhule örtbas edip bir sonraki felaket günceline kadar unuttururlar.
… TOPLUMSAL ÇÜRÜME ve SOSYAL DEMANS … Günümüz insan tipi ve toplum ilişkileri en çok yeri yurdu kimliği belirsizliğin ortak yaşam anlayışı duygusu belleği bilinci ve alışkanlığı olmayan amansız kendini baskılama ve BUNAMA değişim dönüşüm bağımlılığını tüketime dayatıyor.
Eski köle pazarlarının gelenekselliğinin modernize edilmiş güncel fabrikasyon ve endüstri piyasası olan bu çıkışsız çözümsüz kozmik sarmalda ortak değerlerin ters yüz edilerek insanken kendini öremcekleşmiş ağın zindan tuzaklarından kaçması mümkün olmayan ışıksız kapısız yolsuz ve penceresiz avın seçkin ve gözde şöhretlisi algısıyla kaçak tutsak ve sığıç yaşanıyor. Bu yüzden Ahçılık Bilişim Turizm ve Estetik Cerrahi herkesin benliğini yitirdiği meslek grupları olarak en ön sıra saflarda toplum hayatını kuşatıp hapsediyor. Çünkü her şeyi unutarak yemeye içmeye estetiğe kendinden kaçışa ve sanal ağlarda kendini popüler kültürün yozlaşmış kokuşmuş sığ soyut tek düzeliğine ve herkesin birbirinin benzeri TEK TİPLİLİĞİNE uzun cümle anlayış konuşma kavrayış tahammül ve donanım ilişkisinden uzak ve yorgun sınırsız DEMANS ve sonsuz bunama bilinçli olarak şıstematikman soyan sömüren ayar düzen sahiplerince dayatılıyor.
Çünkü emeğiyle liyakatli özgürlüğü hakkı hukuku güveni cesareti saygıyı ve üretimliliği sağlayıp paylaşamayan her geri kalmışlık; içeriğe değil gösterişe güce ve görünüşe bağımlı görgüsüzlüğü sabahtan akşama alıştırıp uyuşturan özenti bağımlısı popülerlik ve şöhret salgınlarından boşalıp dökülen her şey değerli anlamlı vazgeçilmez ve kutsal sayılıyor. Hem lüks sosyeteleşmesine dayalı döşeli arabeskliğin ACIKEŞLİK feryat figanlarıyla yutkunup avunmak; hem israfı masrafı bol sofra sergilerinden tıkınarak katalog gözdesi foto modelliğin incelik ölçülerine rehin günü geceyi şaşırmak; hem sosyo psikopatlığın azgın sapkın şiddetli saldırganı olup hem de aşkım aşkım rüsva soytarılığı vitrinlemek; hem doğayı çevreyi talan tarumar edenlerin soygun sömürü kirine çöpüne betonlaşan süper markalaşmaların tabutunda oturmak hem de doğa hayvan inanç itibar ve insan severmişliğin sanal selfi pozuna forslu imajlı fiyakalar kesmek, rezaleti duyarsızlığı ve cehaleti kutsamakla sonucu baştan malum sosyal dermansın ve toplumsal çürümenin tetikleyen çelişki yumağıydı zaten.
Bu bakımdan özenti bağımlılıklarının kulu kölesi olmaktan kendini kurtaramayan her leyin hazır paket imaj ambalajlarla yapay zekalaşmış güncelde artık hiç kimse kendi yüzü samimiyeti iradesi algısı bilgisi brikimi duruşu tavrı inancı duygusu özgürlüğü fikri vicdanı aklı düşüncesi mantığı duyarlılığı kişiliği ve kimliğiyle hayatı yorup yaşamıyor. Neredeyse yüzünde estetik ipleri gerdirilmiş zımparalanmadık yeri kalmamış botoks veya sipariş kataloğuna göre cerrahi müdahaleli değişip başkalaşma işlemli atölye çalışması yaptırmadık - bu günün değer görme ve ihtiyaç algısı bu diye - hiç kimse yok gibi. Tutsun beğenilsin öne çıksın gözde olsun popüler dolaşımın ikon tanrısı veya tanrıçası gibi yüceltilsin kabul görsün gibilerin esiri olan toplumsal içerik ve sosyal hayatın özü sözü, özünü anlamını değerini ve doğallığını yitirmiş yoksullaşmış insanla beraber yoz kültür malzemesi ve tekdüzeliğe çer çöp oldu. İnsanların uğruna her şeyini yitirip kaybetme pahasına da olsa kıran kırana odaklandığı özentiyle beraber hırs yarış kibir bağnazlık gösteriş kapris şatafat üstünlük ve bencillik saplantı çıkmazında sürekli imaj değişimine kendini zorlamak, dur durak bilmeyen yersiz mekansızlığın sürekli gezme zorunluluğuna sürüklenen yeme içmeye odaklı ve proğramlı turizm kuklacılığına herkesi bağımlı kılıyor.
Bu yüzden herkesin kısa kestirmeden en şöhretlisi olmaya her yolu mübah saydığı bu yoz kültürleşme çevrim çarkında hiç kimse akıl fikir irade eğitim sanat hak hukuk adalet sorumluluk bilgi beceri emek liyakat sanat güven dürüstlük samimiyet duygu saygı sevgi paylaşma düşünce ve duyarlılığıyla değil, insanı toplumu ve bireyi kurak köhne piyasa etiketliliğin özenti pazarı ve kullan at tüketim model ve marka bağımlısı kılan sanal sahteliğe ( taaa beşikten itibaren ve mezara kadar) hastalıklı sorunlu ve gerilimli bunamayı ve bunanımlı yaşamayı tercih etmekte.
O yüzden de uluslararası piyasa markası olan Kim Milyoner Olmak İster genel kültür ve bilgi yarışmasında ekseriyetle yüksek prof ünvanlı ve akademik eğitimli kişilerin katıldığı sunum sergisinde tüm joker destek dayanakların kör topallarıyla beraber iki üç soruda sosyal dermansın ciddiyetini ortaya koyan rezil rüsva olmaları, sistematikman kotarılmış çöküş ve çürümeye işaretle hiç de suradan ve tesadüfü değildir. Ayrıca program sunucularının saldırganlığı yozlaşmayı keyfiyet zorbalığını ve şiddeti övüp yücelten toplum mühendisliğinin bir parçasın olan dizi şöhretlilerinden seçilmiş olması; ve oraya katılan herkesin bilgisini sergilemekten ziyade sunucuyla tanışmış olmanın büyük mutluluğunu ve gururunu yaşadığını önemsemesi ve öncelemesi, imaj gösteriş özenti şatafat sanal ve soyutlaşma bağımlılık seviyesi ne kadar yukarı taşımmış ve kültür seviyesi aşağıya çekilmiş ilişkisi idrakı ilgisi bağı ve alışkanlığ kendi dünya gerçekliğinden yılgın yorgun ve kopuk sosyal demansın ve toplumsal çürümenin vahim sonucunu teşhir edip ortaya koymaktadır.
Tek cümlelik yeminli suskunluklarda hayatın kendinde dolmuş birikmiş tıkanmış her şeyini anlatmaya herkesi kendine tercüman sayan ve her yerden her yere saçılmış dökülmüş fotoğraflarla veya görsellerle bulaşıp iliştiği etrafı kendine dondurup kamaştırarak hiç kimseyle anlaşmamak üzere anlatılmaz şeyleri sunup sergileme derdiyle tutuşup kıvranan sanal alemcilik çevrim çarkları tutuklusu kıldığı pazar piyasalaşmış dürtü bağımlısı kalabalıkları amansız bir cinnet döngüsünde hem üretiyor hem de öğütüyor. İnanılır güvenilir kimlikte karakterde ve kişilikte neredeyse hiç bir yerde kimsenin kimseye rastlanmadığı; korkunun kuşkunun endişenin kaygının kaypaklığın kepazeliğin dolandırıcılığın geçimsizliğin iki yüzlülüğün çıkarcılığın kayırmacılığın sahteliğin ve fırsat düşkünlüğünün donattığı ve dayattığı arası açık mesafelerde kimse kimseyi ortak duygu ve paydada anlayıp dinleme itibarında değil, hiç bir anlam saygınlık değer ilgi ve duyarlılık tanımayarak birbirinden üstün seçkin baskın ve imtiyazlı olmaların pençesinde kendisiyle dahi yarışarak imaj gösteriş kılıf kalıp ve sahtelik sapkınlıklarında can çekişmekte .
Medyatik şöhretlisi olma uğruna her gün insan kalitesini, yaşama sevincini, ortak değerlerini ve sosyal gelişimini yükseltici eğitimden bilgiden edebiyattan kültürden sanattan akıldan fikirden sorumluluktan aidiyetten idraktan beceriden itibardan ahlaktan duyarlılıktan sevgiden saygıdan özgür iradeden vicdan duygusundan sosyal bilinçten ve adalet muhasebesinden insan kalitesini tüm bunları düşman bilecek şekilde zehir zıkkım yediren magazin afyonlarının Rol Modelliği’ ni kendine kutsal mabetler gibi algılayıp kanıksayan toplum, sahnesi sürekli değişen bilinç altı kapılmışlığıyla hayatından kendinden ülkesinden kaçarak başka bir yerde hiç bulunmadık donatılmış cennetlere varma hayaliyle dizilerde yahut magazin kuruntularında kendine yedirilen lüks dekorlu şiddet cehalet cinayet acımasızlık bencillik kabalık zorbalık ve mutsuzluklardan bölünüp parçalanmışlığa şekillerle konuşup imajlarla reklam afişi gibi sürekli değişimlere soytarılık ederek atomize olmakta. Böylelikle hiç kimse kimseye hiç bir şey anlatmıyor anlatamıyor anlamıyor da zaten. Böyle olunca da herkes birbirine baskın üstün rakipsiz olmak gelmek için akla hayale gelmedik kuşku kahır bela lanet pusu tuzak kasıt ve kötülük doğumlu zorbalıklar şiddet huzursuzluk acımasızlık güvensizlik istismar kanunsuzluk ahlaksızlık duyarsızlık rezillik huzursuzluk istikrarsızlık soytarılık keyfiyet bozulma sahteleşme ve gerilim artarak hayatın tüm alanlarını kuşatıp herkesi esir almaya hükmediyor.
Soğuktur tımarhane duvarları ve bir o kadar da yorucudur. İnsanı şirazeden çıkartan ve daha çok delirten soğuk odalardan ibarettir tımarhaneler. Hiç kimsenin düşmeyi dilemediği ama bazı insanların düşmek zorunda kaldığı izbe yerlerdir. Doktorları soğuk, hemşireleri soğuk, hasta bakıcıları soğuk, hastalar soğuk... Öyle yerlerdir ki insanı çileden çıkarır aklını başından alır bazen de mavi gökyüzüne hasret bırakır...
… YİĞİTLİĞİN ve CESARETİN ALNINDAN ÖPEREK … Yeryüzü yıkım yağma işgal talan tecavüz ve katliamcılarının en aşağılık çapulculuklarla liste sırasına göre çullandığı İRAN halkının ölüme zuluma ve zalime meydan okuyan yiğit direnişini yürekten kutluyor alınlarından öpüyorum.
Ordusunun kendilerinden başka diğer hiç kimsenin sahip olmadığı ve yıkım gücünü bilmediği silahları olduğunu kükreyip bağırıp çağırdığı ; Küba gibi sırada sayısız zafer ve fetihlerin hazırda beklemekte tutulduğunu, İRAN sonrası sıraya konanlardan biri de sevgili ülkemiz olduğunu Cia ajanlarının resmen ve alenen dillendirildiği Terörsüz Türkiye markasıyla toplum iradesi dışından planlı projeli eksenlerde TOM BARRAK Bop süreçleriyle yangından mal kaçırılırcasına yürütülen muğlak süreçlerle tüm coğrafyaya yuvarlanıp yıkılıyorken emperyal abluka…
Yollar köprüler ormanlar otlaklar ırmaklar vadiler bayırlar düzler ovalar çayırlar ekinler tarlalar dağlar meralar bağlar evler sokaklar bahçeleriyle, tarih kadar binyıllarca eski; ve insanlığın yaşama sevinci kadar yerli yurtlu ve güncel, yeraltı yerüstü zenginlikleriyle her türlü ortak yaşamın kaynak çeşidine sahip, köklü kültür sanat medeniyetlerinden biri olan İRAN’ ın topyekün varlıklarına göz dikip el koymaya CELLATLAŞMIŞ sömürgeciliğin haydutları olan Amerika- İsrail ‘ ile beraber menfaat ortakçısı diğer yandaş görünmeyen işbirlikçilerinin “ koşulsuz şartsız teslimiyeti kabul etmezseniz sizi haritadan sileri” baskı tehdit saldırı ve ATOM BAŞLIKLI cehennem ablukasına ve her gün gökyüzünden saati yönü belirsiz kıyamet boşalan kesintisiz bombardımana karşı hiç kimsenin ülkesini terk etmeyip, dılarda olanların da akın akın ülkelerine dönerek yalın çıplak ölüme ve cellatlarına meydan okuyan ve göğüs geren direnişin bütün dünyaya unuttuğu değerleri göstererek kutlu ve cesur başkaldırışını yürekten kutluyor, dayanılma duyarlılığını paylaşıyor alnınlarından öpüyorum.
Soyut somut bağlamlı zıtların ve çelişkilerin çözümlendiği kaynaşma buluşma ilişkilenme ve kaynaşma birleşimidir ya hayat… Yaşamsal ihtiyacın doğal döngüsünün temel dayanağını kaynağını düzenini ve devamlılığını sağlamakla zorunlu her canlı türünde olduğu gibi insan da SOMUT haz ve doyum gereksinimleri tedarik ederken, diğer türlerden farklı olarak SOYUT ruhunu da besleyip mutlu olmanın yaşama sevincini dinç duyarlı ve diri tutmak zorundadır. Doyum ve tatmin olmanın ortak değerliliğiyle akıl fikir bilinç deneyim birikim zenginliğini özgür iradesiyle edinip geliştirememişse kişi kendini baskılayan yalan yapay idarelik ve sahteliklerle BAŞKALAŞMAYA saplanır.
Kendi gerçekliğine yabancılaşarak yaşayan kişi, sahteliklerle aldanmayı avuttuğu yalan yanlışları ve istismarcılığı kutlu değer yargısı ve kavramı olarak sapmaların kulu kölesi olup toplumu da aldatıp yanıltan ilişkileriyle kendine benzetmede hiç bir sakınca çekince özür yahut ihtiyat yükü görmez. Hayata yabancılaşarak çıkışı olmayan bu kısır döngülü zibil zindan kabuğunda eksik yanını tamamlama yoluna saparak örtüp kapatmanın esir olur. Rehavet riya ihtişam gösteriş insanlıktan soğuyup kendinden çekilen insanlığın karanlığını sararak baş köşeye oturmuş tutsaklığın dürtü güdümü haline gelir. Böylece sadece bedensel somut ve maddi ihtiyaç zorunluluklarına odaklanan haz ve doyum tutsaklığı bütün insani duygu akıl vicdan ve düşüncelerden yoksunluğuyla kültür sanat sosyalleşmesi üretemez.
Hem ruh hem bedende sağ diri duyarlı etkin ve gerçekliğini kabullenerek davranan ilişkili dolaşımında olması gerekirken, gerçekliğini inkar eden baskılama ve kısıtlamalarla ayarı sapmış hayatı sürdüren ve kovalayan insan sahteliklerin foyasını bürünerek dürtülerini kamufle etmeye sadece soyut gösterişlerle somut maddiyatçılığın hırs kapris tamah ve doyumsuzluğunu bütün bağımlılık iltihap salgınlarıyla harcar tükenir. Yalnızca somut odaklanmaların kulu kölesi olansa soyut söylemlerle kendini kamufle etmeye saplanır kalır. Sonuçta her iki kesim de alırılıkların Mükafat ve Ödül algısıyla kendilerini örtbas ettikleri yapay ve sahtelikler ağında her şeyi kendine vadedilmiş GANİMET mülkü olarak anlayıp götürerek buraya erişip sürekli kılmak için her kokuşmuş çürümüş azgın sapkın aşırılığı çirkefliği zorbalığı ve kötülüğü yasal doğal mübah ve masum sayar. Herkesin aynılaştığı farksızlığı kimliksizliği anlamsızlığı yüzeyselliği kargaşayı gerilimi çatışmayı ayrışmayı acımasızlığı kepazeliği liyakatsizliği haydutluğu iki yüzlülüğü ve keyfiyet zorbalığını yerleşik yaşamın tüketim maddesi haline getiren sosyal bozgun ve toplumsal tükeniş kaynak sebebini buraya borçludur.
Bu yüzden de inandığını idda ettiği itibara hiç kimse ilgili yetkin bilgin duyarlı sorumlu kararlı gerçekçi dürüst özgür saygın adil samimi olmadığı gibi tam tersine gerek ruh ve gerekse bedensel bozulmaların sahte imaj tarz gösteriş hırs yarışları saplantısında insanlığı delik deşik olmuşluğun günümüz malumu rezillik soytarılık kamuflaj ve maske zindanlaşmalarını ölerek yaşar insan. Tüm bu sebeplerle dünyaya ve insanlığa herkesin birbirinden farkı olmayanlığın maske kamuflajlını bapımlılık kodlarını sapma eğimlerini ve marka şeklini veren küresel cellat ve operasyon tanrıları, aynı sapkınlıkların kimyasını yaşayan ve taşıyan imtiyazlı seçkin ve üstün yerli sür saltanat figüranlarıyla baskıladıkları toplumların tüm insanlık ve yaşam hakkını kendilerinin mülkü ve sahteliklerle birbirlerine yapay ilişkillerin uyumlu sadık kulu kölesi kıldılar.
Ezel ezelden beri kendilerine vadedilmiş hak yol yordam ve ganimet nimeti bilerek, düzeni devranı ÇAPULCULUK üzerine kurulu Haçlı Seferciliği’ yle tarih boyunca hep buralarda oldukları ve yakıp yıktıkları coğrafyalara çöküp talan tarumar etmek için Pekaka, Işıd, Taliban, Fethulmetal gibi kiralık katilllerin öngörülen yıkım kundaklamalarına ajan piyonluk yaptığı Bop Eşbaşkanlığı’ na bağlı seçilmiş bölücü yardakçı yerli işbirlikçi plan proje ortaklarıyla en belirgin ve bilindik azgın sapkın çapulculuktan vahşet sapkınlığı hiç görülmedik cehennem zebanisi boyutlarda istikrarsızlık kargaşa kuşatma korku kabus linç ve katliamlara kendilerini en somut İran koordinatında Netenyahu- Trumh Hitler’ i olarak güncellemekteler.
Koyun postuna bürünmüş CANAVARLIK ve canilik donanımlılığıyla benzerlerinin tüm emperyal vampir ölüm zulum yağma sömürü takan işgal saplantılı özelliklerini yaşayan ve taşıyan Rusya ve Çin, batıkı diğerlerinden hiç farkı olmayan arka ve ortaklık kapısını verdikleri rüşvetlerle dolanarak giriştikleri dünya hegomonyacılığının cellat cinayet ve katliam şebekeleridirler. Ve orada dünyadan soyutlanarak hiç bir yardımlaşma görmeksizin milyonlarca insanın çırpınan yakın çıplak yalnızlığı, hiç bir ön yargının kulu köpeği olmadan akıl vicdan sorumluluk hak adalet cesaret duygu sevgi saygı düşünce ahlak özgürlük gibi kutsal değerlerde kendini bulan sancıyan üzülen sızlayan duyan paylaşan ve kayıtsız kalamayan tüm insanlığın ve hepimizindir.
Kanun kural ahlak vicdan akıl sınır özgürlük barış saygı sevgi adalet sorumluluk insanlık tanımaksızın yaratıklaşmış ruhsuz cellatlığın işgal ölüm zulum ihtirasları dışında hiç bir şeyi umursamadığı cehennem cellatlığına karşı hayatı aidiyeti kimliği ve sevgilisi olan ülkesinin uğruna kaybetse de kazanan onurlu İran halkıdır.
Haklı onurlu örnek cesur saygın duruş ve direnişlerine bin selam olsun..!
.. AŞKIN SEYRİ SEFERİNDEN .. Yol ile erişim noktası arasında plastikleşmiş cam cıncık boncuk demir çelik mücevher maden mineral gibi parlak gösterişli ve ışıltılı kılıflardan beton yığını gri morluklarla DEFİN DEFİLESİ olmuşsa, herkesin herkesi ve herkesin kendi kendini kandırarak yaşamaya alıştığı paslı ilişkiler ağında gizli kapaklılığın imaj sahtelik ve tarz külüstürüne tutsaklaşıp hurdalaşmıştır insan.
Çünkü yolu erişim noktasıyla birlikte bütün niyet emek, zahmet özgürlük cesaret ve özgüven donanımlılığıyla birlikte yüklenip yürüyüp yaşamayanın ne aşka seyri seferi vardır ne de hakka hukuka ve insanlığa dair ve ilişkin gerçekçi samimi yolculuğu. Orada her şey körü körüne yapay cisimleşmeye ve ilişkisizliklere kapılmışlığın gösterişli imajlı kumaşına bürünerek dürtü bağımlılığını doyurup tatmin olmanın benlik EGOSU ve doyumsuzluk uçurumu hakimdir. Evet, yanık mum yekdiğerine ışığını yakarak verdikçe kendinden herhangi ve hiç bir şey eksilmez diye bilinse de Mevlana, mutluluk sağlık sıhhat özgürlük inanç ibadet saygınlık hak hukuk her şeyin sanayi pazar piyasa ve tüketim dolaşımına şöhretli seçkin olma kul kurbanlığı bağlamında maddiyatlaştırıldığı plastikleşmiş yaşam biçimi, insan ilişkileri sonsuz kargaşa ve karanlık bozgununda ve insansızlık modeliyle hiç bir mumun diğerini ışığa yakıp aydınlatması mümkün be müsait değildir artık.
Sahteliklerle katmanlaşarak yaşamayı alışıp kanıksamış ruhsuz donuk durağan kapaklı gizli mecalsiz ve cansız plastik cisimleşme hücresinde yolunu yönünü kaybetmiş parıltılı kamaşmaların tutsağı kimsenin yalansız ve yapmacıksız sevgiye saygıya IŞIĞA hakka hukuka yola dünyaya ve aşka ilgisi meramı da yoktur. Ne salt ve soyut ruhun tatmin olma duyumu ne de bedenin beslenme kanma doyumudur aşk ve sevgi. Ama mutlaka her ikisidir. Yoksa soyut ruha hitap eden gerçek dışılıkta hayati ihtiyaç duyduğu somut gerekliliklere kendini duyup yaşayamaz İnsan. Sadece bedenine hitap ederse şehvetin maddiyatın esaretini zehirlenir tükenir insan. Ama her ikisidir ilgi ve ilişkisiyle aşka bağlı sevgiyle sonsuzluğu yaşar dengeler sağlar ve .yürütür.
Duygularından ve duyarlılıklarından izole olmuş soyut kavramlarla somut maddiyat odaklı güç gösteriş şöhret ihtişam konfor ve ihtirasların zehirli bulaş salgınlarını süslenip taşımak, sınırsız sonsuz tükenmişliği insanlık cesedine bağlayan kokuşmuş çürümüşlüğün haz dozu ve bağımlılık rutinidir. Çünkü yolu erişeceği varım yeriyle birlikte taşımaya somut yatkınlığı özgürlüğü emeği sorumluluğu cesareti çabası gayreti ilgisi bilgisi ve hele ki AÇIK YÜREKLİLĞİ olmayan hiç bir olgu ve döngünün inanılır samimi ve gerçek karşılığı yoktur ne yolda ne menzilde ne sevgide ne hayatta ne insanlıkta ne de AŞK ‘ ta .
Dünyanın yuvasını en çetin koşullara karşın hiç bir soyut değişim kostümlerine, plastik yaşam hücrelerine, kapalı gizli sahteliklere ve kendini dışlayan duyarsız sevgisiz ilgisiz uçurumlaşmalara düşmeksizin aşkla ve tutkuyla kurup donatmaya çırpınan kuştan kelebekten tırtıldan ve karıncadan ne fazla ne eksik hayat ve dünya hakkının olmadığı inancıyla AŞK katından aldığı sevgi yükünü kendi huzuruna ve sosyal mutluluğa iletip taşımanın açık yürekliliğini yaşayıp taşımalı ki eziklik yahut üstünlük yarışına girişmeden ve birbirinin ışığına yanarak ikiyüzlülüğün kirli sorunlu arızalı karanlık çelişkilerin kulu kölesi olmaktan kendini kurtarabilsin insan.
Ne inişte ne yokuşta ne düzde, üzerine aldığı ve aklına kalbine koyduğu aşk yükünü yolda bırakırsa gidip varacağı yer, hayat yaşam ve insanlık gerçeğinden kopuk yapay ilişkiler bağımlısı cinnetin ve cehennemin dibidir. Aşkın ve sevginin tabiatında yaşamın bütün saygın değerli sağıltıcı canlı dayanıklı iyilik ve güzelliklerini yüklenip yaşarken rastladığı kainatın her ögesini içeriden ve kapsayan sonsuzluktur yaşama sevincine çırpınan özlem arayış ve tutku. Ağaçlar böcekler ırmaklar dağlar denizler börtüler bitkiler hayvanlar dereler denizler gibi insan da bu tutkuda aşkla ve sevgiyle insanın ihtiyacı hasreti ve özlemidir. Açık yürekliliğin ilgisi meramına rast gelene erişim noktasının kutlu müjdesi olarak duyurusu iletilir ilan olunur. Denklik aynı yolun yük menzilini taşımada yoksa, önünde saygı duyularak eğilip rastlantıyla gelenin kendine geri iade edilmesi gerekir. Sevildiğini bilmek de yolu erişimiyle birlikte taşıyorsa cismi kendi olana sevmek kadar değerli ölümsüz aşktır ve kursaldır çünkü. Değilse bütün sığ girdaplarda boğulan hiçlik avuntusunun merhum dolaşımıdır çığırdan çıkmış akrep yelkovan..!
Çünkü sonsuz güzellikleri tüm değer ilişkileri bağlamında canlı soyut somut cansız her şeyi ve hele hele en başta insanı kendinden ( duygu düşünce arzu istek hayal his heves haz ) soyutlamadan kapsayan sonsuzluktur yol ve yolculuk . Sermayesi servetiyle Sevgi zengini AŞK ise, açık yüreklilikte yapaysız sahtesiz yalansız yapmacıksız silik sönük soğuk yaşadığı kör ve plastikleşmiş ışıltıların kulu kölesi olmayıp uyandıran duygularına cesaretin hasretin insan kalbi yaşama sevinciyle yanıp tutuşan cesaretin sorumluluğun ve emeğin hakkı ve harcıdır.
Bu dağ olmasa öteki dağ vardır çünkü. Bu seyir hali olmasa yarın ki. insan olmazsa diğer iyinin iyisi ve güzeli . Çünkü buzlanmış dolaba porselenden kaba yahut kilidi kılıfı sağlam çekmeceye konup bekletecek zarar ziyanlık değildir ne aşk ne sevgi ne dünya ne de yarın.. Her derdin sefası cefası dermanı ve devasını Aşkla sevgiyle yaşadığım, güne yarına kalan sevgili ömrüme bin selam olsun..!
.. KIYAMETİN KARA BORSASINA DÜŞERKEN İNSANLIK … Azınlık konfor ve zümre çıkarına buyruk keyfi gerici tutucu ve zorba hükümranlığıla değil, liyakatli bilgili bilinçli ve sorumlu toplumsal irade yetkisiyle kazanılmış ve kurulmuş olan Yurtta Barış Dünyada Barış duyarlılığının her gün daha da artan hayati anlam değeriyle kimliğimize özdeşliği onurlandıran , tarımı bilimi sanayiyi kültür sanatı ve ekonomik kalkınmayı sağlamadıkça toplumların köleleşeceğini duyurup uyaran, kadınlara seçim, çocuklara bayram, herkese eşit yurttaşlığı sağlayan Atatürk Cumhuriyetine sonsuz selam sevgiyle.
Çünkü..
Öylesine uzaktan yüzeyden takılıyoruz hayata algısıyla yaşayan, hep kötülüğün şiddetin kahrın acının öfkenin denenip sınandığı, ana babasızlığın programlı soğuk silik bozuk sorunlu hastalıklı gergin batak bağımlı; özgüveni sorgulaması duyarlılığı ve farkındalığı olmayan her şeyden izole olmuş başarının kuklası ve kusursuzluğun kölesi insan tipini her türlü tüketim bağımlılıklarıyla besleyip büyütmeye yerini aletlerin eşyaların şekillerin imgelerin saplantıların hurafelerin cihazların ve imajların alıp dadılık yaptığı…
Kendinden herkesi aşağılık gören kibirli böbürlenme, rencide etme, horlama, itici bulma , soyutlama , yabancılaştırma, ayrıştırma, küçümseme ve dışlamalarla, İnsanlığın yitip kayboldukça çölleşen kara borsasındayız malum, yürekten sevmek ve sevilmek yalansız yapmacıksız talep edenin hakkı ve harcıdır. Takip ve talep etmekse hiç bir rica minnet ecir kahır sitem yahut kendi içinden kopup gelen ilgiyi merakı sevinci hissi duyumu çağrıyı yok sayarak bastırılmış ve başkalaştırılmış kendi gerçekliği olmayan kodlarla idarelik davranışlarda ve amellerde bulunmayanın saygınlığına duyarlılığına kişiliğine cesaretine inancına onuruna ve itibarınadır.
İlimde bilimde sanatta ekonomide kültürde ve her başlıkta tüketimde Soygun Sömürü merkezlerine göbekten bağımlı ve ilişkili Doğu Oryantalizmi’ nde sürekli etrafındaki benzerleriyle emperyallerin gözdesi olma boyuşmalarına kapıştırılıp kıyasıya kıran kırana yarıştırılırlar. Bu sayede de sadece despot yönetici zümrelerin sür saltanat çıkarını koruma önceleme ve kollamayı sağlama alarak toplumların ilim bilim kültür sanat huzur adalet kalkınma gelişme güven mutluluk sağlık ihtiyacına yönelik hiç bir kaygı çaba emek gayret ve yatırım ihtiyatı güdülmez. Tam tersine sürü bağışıklığıyla kolayca güdülüp yönetilmeleri için gericilik zavallılık değersizlik yokluk yoksulluk ve hurafecilik bizzat ve bile bile üstün seçkinler hesabına teşvik edilir.
Karakteristik yapısı gereği emperyallerin en başta savaş silah makina teknoloji kimyasal moda gıda ve her türlü ölüm zulüm kötülüğü insansızlaşma ruhsuzluğun sanayi ürünü olan ürettiği her şeyi modern köle pazarları olarak görülen ve bilinen ; ve kaynaklarına göz dikilen yerlere dayatırken çıkan çatışma çapulculuk veya istila işgalciliklerinin yağma yıkımları sırasında soyan sömüren ülke toplumlarının geçmişteki Vietnam, Küba, Güney Afrika, veya Berlin Duvarı benzer deneyimlerinde olduğu gibi KAMU VİCDANI’ dan SAVAŞ ve ZULÜM KARŞITLIĞI destek ve medet umarlar.
Halbu ki o zamanlar insanlık bu denli ruhsuz duyarsızlığa patron tanrılarının üzerinde her türlü oynama yaparak makinalaştırdığı tüketim bağımlılığının kulu kölesi olmamıştı. Diğer taraftan yine o zamanlar insanlar hak hukuk adalet gibi değerlere demokrasi duyarlılığını yahut insanlığı değil, en başta kendi GÜVENLİK ve KONFOR çıkarlarını her şeyden daha çok önceleyerek siyasi ve sosyal etkinliklerde bulunmuştu.
Bu günlerde yalnızlaştırılarak tüm varlığına hiç bir ahlaki hukuki demokratik ve insani değer anlayış ve kural gözetmeksizin çöküp en acımasız katliam tehdit sapkınlık saldırı ve yıkımlarla çullanılan İRAN’ ın despot yobaz ve kendine müstakil yönetimi de, emperyal merkezlere göbekten bağımlı diğer bütün lüks özenti tüketimi batılı fakat gericiliği Oryantalist benzerlerinde olduğu gibi Bop Projeleri kapsamında etrafında yağmalanıp yıkılan Libya Irak gibi ülkeleri uzaktan seyretmiş; ve hatta rakipsizliği öne çıkacağı için de yer yer bölünen parçalanan zaafiyetlerden kendine pay çıkarmaya özen göstermiş; yıkım sırası kendilerine geldiğinde lu günlerdeyse sömürü ülkelerinin Kamu Oyu’ ndan destek medet bekleleriyse diğer ötekilerde olduğu gibi boşa çıkacağı kesindi. Filistin Halkı gibi üzerlerine çullanan Ölümün kucağında yalın çıplak ve yalnız yürekleriyle bilerek ülkelerinden ve ölümden başka kaybedecek hiç bir şeyleri olmayacağı acı gerçekliği farkına vararak dayanıp direnen İran halkının tüm üzüntülerini paylaşmanın selam sevgisiyle.
Özgürlük Bağımsızlık sosyal mutluluk ve gelişmiş kalkınmış toplumsal istikrar ancak kazanılmış birikim ve zenginliklerini üreten ve sağlayan herkesle paylaşarak mümkün olacağına inanan ÖZGÜR İRADE ve ÖZGÜN akıl fikir çaba emek sorumluluk duyarlılık vicdan ahlak liyakat ve kararlılıkla olabilecek kutlu bilgeliğin eseridir.
Bu yüzden baştaki önsözü tekrarla..:
Azınlık konfor ve zümre çıkarına buyruk keyfi gerici tutucu ve zorba hükümranlığıla değil, liyakatli bilgili bilinçli ve sorumlu toplumsal irade yetkisiyle kazanılmış ve kurulmuş olan Yurtta Barış Dünyada Barış duyarlılığının her gün daha da artan hayati anlam değeriyle kimliğimize özdeşliği onurlandıran , toprağa dayalı tarımı ve hayvancılığı, bilimi sanayiyi eğitimi kültür sanatı ve ekonomik kalkınmayı sağlamadıkça toplumların kazanılmış siyasi özgürlüğünün hiçbir anlam değeri kalmayıp köleleşeceğini duyurup uyaran, kadınlara dünyada demokrasi pazarlayanlardan bile ilklerden seçme seçilme hakkını, çocuklara insanlık kadar büyüklüğünün ve öneminin bayramını, herkese ayrısız gayrısız eşit yurttaşlığı sağlayan Atatürk Cumhuriyetine sonsuz selam sevgiyle.
… ÇIKAR ve MENFAATE TEKELLEŞEN HİTLRVARİCİLİK BOZGUNU … Çıkar ve Menfaat odaklı her azgın sapkın niyet, insanı ülkeyi devleti ve dünyayı tüm değerleriyle birlikte yok ederek kendi hırsının kışkırttığı keyfiyet hükümranlığının kapitalist tekelciliğine Hitlerleşir.
Çıkar odaklı insan ve hayat kurulumu, gözü dönmüşlük dürtülerine bağlı edindikçe azgınlaşan hırs ve ihtiras kamçısıyla herkes herkesin birbirinden bulaşmış nispet ve türev benzeri olduğu kıtlık kıran kapışmalarında öncelikli kusursuz seçkin herkesin gözdesi herkesten her şartta birinci ve vazgeçilmez olmaya can attığı fakat feodal ilkelliklerini yozlaşma virüsü olarak kendi kendinin bütün kir kahır ve kötülüklerine dolaştığı her yolu mübah sayarak saygınlığını yitirmiş ortak değer diye bir şey kalmaz. “ mülkün gerçek sahibi her şeye hükmeden ve herkesi yaratandır “ insancı işin sonunda sadece istismar ve çıkar aksesuar kamuflajı olarak vitrinlenip hakkaniyete inandığını idda eden herkes , tam tersi haksız hukuksuzluktan elde ettiği güç gösteriş ihtişam ve paraya tapındığını her fırsatta ortaya koyar ve kendi samimiyetsiz sahtekarlığını ele verir.
Buradan salgın virüsleri ilerleyerek bünyede niyette akılda çabada gayrette fikirde psiko sadistliğin açgözlü yetinmez doyumsuz ve OBUR saplantılarından başka hiç bir duyarlı damar bırakmayan mafyalaşmaların ülke devlet toplum ve insan yönetimine kendini tayin ettiği adalet özgürlük liyakat güven onur saygı ahlak barış paylaşma ve sevgi kavramı olmayan haksız hırsız ve hukuksuz zorbalığın VAHŞİ KAPiTALİSTLİĞİ, emperyal kuduzluğu, katliamcı işgalci hükümranlığın Neo Liberalciliği ve Netenyahu- Trump Hitlerciliği tekelleşir.
Çünkü ..
Yoksulluğu yokluğu şiddetli geçimsizliği kronikleşmiş sosyal cinnetin hammaddesi olarak tüketen bağımlı kalabalıklara fakir guruba kurtarıcısı olarak ilahlaşanların ağır fatura yüklü sınırsız sorgusuz sömürü arastası ve istismar arka çöplüğüne döndü dünya.
Çünkü…
Kısacası insanlığı bozan şeyler soyut rutin karşılıksız ve yüzeysel özü esası içeriği aslına uygun olmayan davranışlardan ibaret değildir hak hukuk iyilik inanç itikat ve günah kavramı.
O yüzden de adalet özgürlük güven saygı direniş ve dayanışma kavramını yitirmiş, sırf kendi çıkarı miktarı kadarıyla ilgili alakalı tüm dünyanın gözü önünde yalnızlaştırılarak her tğrlğ kaynak ve zenginliklerine çullanılmak istenilen İRAN güncelinde ne Çin ne Rus ne Yurop ne de Amerikadaki sokak protestoları çiğnenen çullanılan İran ‘ daki tecavüze ve takana uğrayan insanlık değerleri üzerine değil, Petro kimya endüstrisi bağlamında kendi menfaatleri zora girmesi temelli ve önceliklidir. Kazananlarsa despot yönetimli yerli işbşrlşkçilercyle birlikte hep savaş silah sömürgeci ve yayılmacı yavşaklarıdır.
Kişileri ve toplumları itirazsız tepkisiz mutlak itaatle güdülmeye muhtaç uşaklar köleler ve her emrine uyulması gereken ayrıcalıklı ilahlar olarak zümreleştiren veya sınıflara bölen sapkınlık yaratıklılığı, lüks yaşamayı azıp kudurdukları halde ilkel cehaletlerini ve feodal dürtülerini asla alışkanlıklarından atamayan ilkelliğin psiko narsistlik salgınıdır O bakımdan da mşrasını Hitler’ gillerden alan bu bozgun…: “ Tövbe yemin edip eğilmezlerse çok sert çullanacağız ve ait oldukları ilkel taş devri çağına göndereceğiz” diye Hitler’ ciliğin emperyal tabutundan kudurup köpürdüğü salyalı tiksintili kuduz yaratığı gibi ülkesinin zenginliklerine gözünü diktiği insanları kibirli ve sapkın saldırganlıklarla aşağılayarak her gün daha da sapıtıp azan vahşet ve dehşet cellatlığı güncellemekte Neo Liberal Kapital ve emperyal BOP müdüriyetin ölüm zulüm alım satım tüccarı Trumph.
Yerli halkların, doğanın ve bizonların kırıma uğratılıp yok edilme noktasında katledildiği bozulduğu ve istila edildiği eski kıtalardan aç gözlü yayılmacılığın ve sömürgeciliğin sınırsız sorgusuz saldırganlıkları zorbalıkları ve bütün kötülükleriyle beraber çullanma çökme yığılma ve çapulculaşma yeriydi Amerika. İmparatorlukların kraliyet aileleri birbiriyle hır gürleşen nispette her istilacılık - sömürgecilik keşfine ne gerekiyorsa çağına uygun zırhlı donanımlılığı harcamaktan kaçınmadı. Baskınları gerçekleştirirken tıpkı Haçlı Seferleri’ nde olduğu gibi aç sefil insan kalabalıklarını istiladan edilecek KORSAN ve HAYDUTLUK ganimetine iştahları kışkırtılıp kabartıldı. Kıtalardan topladıkları köleleri ise her türlü kulluk ırgatlık ve uşaklık işlerinde kullanıldı. Yani Amerika damıtılmış her türlü insanlık dışılığın en vahşi kuralsız kanunsuz ve ilkesizlikte barbarlığını kusup köpürdüğü zorbalık sultasının ortak toplam merkeziydi. Güney Latin’ lerinden kuzeyin Kanada ve Alaskası’ na varıncaya kadar pazarlıksız istilanın yerleşik çapulculuğu örgütlenmesi donanımlılığına korsanlaştıktan sonra, çıkar ve menfaat önceliğini gözeten yeni koloni patronları eski kıta bağımlılıklarına aidiyet ilişkisini koparan savaşlarla devletleştiğini ilan etti.
Hitler’ in hak hukuk sınır vicdan tanımayan dünyaya hükmetme, Almanlardan başka bütün halkları aşağılama, yok etme veya köleleştirme gibi abuk sapık insalık cellatlığı buyruklarına cevaben propaganda makinası Gobels, savaşın sonlarına doğru “ Wunder Waffe “ yani ‘ Mucize ‘ silah ürettiklerini duyurmuş ve bu silahla başta Londra olmak üzere İngiltere’ yi ordusuz askersiz yakıp yıkmıştı. Üretilen Mucize silah V 2 diye adlandırılan ağır bombardıman füzeleriydi. Klonlama ve hormon işinde olduğu gibi her türlü toplu yıkım kimyasal silahların da ilk üreticisi ve kullanıcısı Almanlar olmuştu. Atom bombası da aynı hitlerciliğe kullanılmak üzere Henüz üretim ve yapım aşamasındayken Amerika” ya kaçırılıp teslim edenler yine Alman kökenli yahudilerdi.
Savaş bittikten sonra ( ikinci dünya ) Rus ve Amerikan blokları soğuk savaş adı altında esir alıp götürdükleri Alman mühendislerin marifet ve bilgi birikimiyle en öldürücü toplu kıyamet silahları ve füzelerini fabrikasyon çeşitliliğinde kıran kırana yarıştı. İlerleyen yıllarda savaşla elde edemediği dünyaya yayılma ve hükmetme sapkınlığını Almanlar, ticaretle yayılıp emperyal karakterli PAZAR PAYLAŞIMI’ yla sağladı. Amerika ve İngiltere Ortadoğu ve Uzakdoğu zenginliklerine çökmede ana üs karargahı olarak Singapur ve Hongkong’ u ayar düzen ederken , Alman lokomotifli Yurop’ sa Japon ve Çin’ i ayar Neo Liberal emperyal düzeni koydu. Güney Kore ise ortaklaşa kotarıldı. Arada kim vurduya giden kışkırtılmış işgal yıkım ve tecavüzlerin ön çalışması nitelikli bahaneye Kuveyt’ in İşgali, Halepçe Katliamı ve Onbir Eylül gökdelenlerinin Mossad Cİa operasyonları karıştırılıp kurcalandı. Sonuç olarak tarih boyunca karakteri ve niyeti hiç değişmeyen dünyayı PAYLAŞMA cinnet ve cehennem gündemini ulusların yaşam hakkını ülke zenginliklerini özgür iradesini ve hayati varlığını teslim alma sapkınlığını sürekli güncelleyerek vahşet dehşet ölüm zulum yıkım katliam ekseninde bugünlere sürüklenip geldi.
O bakımdan “ Dostum Trump” bağlantılı Bop Eşbaşkanlığı etrafında şekillenen Alman kökenli Hristiyan Trump, Yahudi Netenyahu ile aynı maksat niyetin sadist Hitlervari sosyopatları olarak kayıtsız koşulsuz dünyayı ele geçirme korsan haydutluğunun en yıkıcı ve öldürücü silahlanmalarla İran’ ı kayıtsız koşulsuz “ cehennemi başlarına yıkacağız“ cinnetinde teslimiyet esaretine zorladığı lu günlerde daha önce Japonlar’ da sınayıp denedikleri ATOM bombasının kullanımına dönük “ vade süneniz dolmak üzere “ kılıflı bahaneler uydurulmakta. Sömürgeci yayılmacı Emperyalizm’ in ulus kimliği olmadığı gerçeğiyle, emperyal amaç ve okuşumlar içinde kapitalistleşen Rusya ve Çin’ de dünyayı ele geçirme ve uluslarını esir tutsak iradesiz onursuz kulluğa köleleştirme Hştkervari talan ve tecavüzlerinde Amerika İngiltere Japon yahut Yurop’ tan hiç bir karakteristik nüans farklılığı yoktur ve asla olmayacaktır.
Ne tek başına ihtiyaçlar açlığı güden bedeniz ne de hayal meyal hiç bir eksik gediklik ihtiyacı duymayan salt soyut ruh. O yüzden ruhla beden arasındaki ilişki veya zıtları birleştiren çelişki dengesini doğuran besleyen kutsal olgu, katıksız kibirsiz şarsız ve hesapsız aşk ve sevgi bağıdır. Bununla bilinir görünür somut hayata tutunurken insan sorguladığı her şeyde kendisiyle yüzleşerek dünü güne dengelerken ekmek, yani yaşamsal gereksinmelerin tümüne ne kadar adil olduğuyla değerini ortaya koyar ve ödeşir. Çünkü eğer salt ruha odaklanır kilitlenirsek somut gerçekliği olan dünyadan bi habere kaçıp kaybolarak emek bilgi birikim deneyim akıl fikir üretim dayanışma yüzleşme gibi sorumluluklarını yerine getirmeyerek adalet dil kültür sanat duygusundan yoksun yaşar insan . Sadece bedeninin dürtü bağımlılığına harcanıp yorulmayı esas alırsa insan duyum yetinme doyum idrak sınır nedir hiç bitmeyen lüks şatafat ayrıcalık kibir ihtiras konfor görgüsüzlük gösteriş yaratığına dönüşür.
Bu yüzden konumu ve kazanımı ne olursa olsun herkesle seviyesi eşit, gereksinim ve ihtiyaç sınırlarının farkında olan, adil vicdanlı sorumlu olgun bilgili samimi abartısız Beşeri olduğuyla sevgi saygıyı önceleyerek yaşama sevincini yorup hem ruhunu hem de bedenini mutlu kılmalı insan. Çünkü Gerçeklik algısını yitirince emeğin hakkın hukukun özgürlüğün değer kıymetini de anlayıp algılamaz, duyarsız kaldığı hayat çevrim çarkına hazıra konmanın her türlü çelişkisini kötülüğünü talanını tecavüzünü mübah ve madum sayar. Duygusu düşüncesi niyeti hayali düşüyle eylem varlığıdır insan O sebeple maskelenip soyut sahteliğe ve ambalajlanmadan her türlü güç servet saltanat zehlrlenmesşyle sahip olma ve yetinmezlik sapmalarınıın mahkuk dürtülerini akıl vicdan temelli aşk ve sevgiyle insan etmeye kendisiyle özdeş ve doğal ne ise o olmalıdır her kişi. Bilinmez yarını hazırlarken ve hazırlanırken de Hak Sorumluluk Güven Samimiyet Paylaşma ve Vicdan duygusu en belirleyici kıstastır.
Gelişmemiş ilkelliğinse en bilindik özelliği Acı Kahır Şer Cehalet Korku Kabus Çile Bela gibilerden beslenmedikçe kendine ayar denge düzen olamaz. Sürekli sitemli acılı şikayetlenmeye dairse, baskılayan acıdan sefaletten çileden yokluktan başka bildikleri tanıdıkları gördükleri ve başvurdukları kaynakları bilgileri ve alışkanlıkları yoktur. Böylece akıl fikir vicdan ahlak onur deneyim birikimleriyle değil , önyargılarla menfaat ve beklenti bağnazlığına göre hayatı yorup ilgi tutum ve davranışlara hüküm vermek yaygın yerleşik hal alır.
“ Bana hiç görülmedik lüksüyle en gözdesi seçkini konforlusu rahatı garantilisi alımlısı gösterişlisi kullanışlısı cafcaflısı iyisi sağlamı MARKALISI ve son modeli olsun, başkası isterse sefaletin dibinde kıvranıp sürünsün, açlığından yıkılsın ölsün” akıl fikir anlayış inanç kabul yoz kültürü ve yaklaşımıyla her gün dünyanın başka yerinden bağlantısız ve kaçarak poz fiyakasına ne kadar kişiliği tanımsız imaj maskesi bozar gezer veya değiştirirsen o kadar değerlisin anlayış budalalığının sürü bağılıklığı tüketim çılgınlığı hücresinden kokuşmuş çürümüş ahmaklık ahkamı kesen tek cümlelik sosyetik laflara, hayatın somut gerçekliğini kuran ve donatan akıl fikir vicdan hak hukuk adalet istikrar kültür sanat ilim barış güven ve saygınlık toplumuna ve insanlığına gelişip ulaşmak asla mümkün değildir. Kamikazi intihar dalışlarıyla japonların Pörl Harbur baskınını bile isteye kendi üstlerine çekerek Cehennem Silahı diye bilinen Atom Bombası’ nı kullanmanın fırsat gerekçesinin yapay ve yapmacık bahanesini sağlayan Amerika, O günden sonra dünya tarihi burda bitmiştir sloganlı Neo Liberal Globalizm tek kutuplu işgalciliğin Patrontanrısı olarak yerli işbirlikçileri ve kiralık tetikçilerinin koşulsuz şartsız desteğiyle savaş silah korku şiddet dehlet istila talan tecavüz yağma zulüm yıkım ve katliam alım satımlarıyla küresel polisliğe ve kainat ŞERİFLİĞiNE kendi kendini yüceltti tayin etti ve kutsadı.
Fiziğin kanunun kimyanın ana maddesidir Hiç bir şey yoktan var olmaz vardan da yok olmaz malum, ölüm zulum eksenine dayalı döşeliliğin kapitalist SÖMÜRGE karakterli ve gelenekli Emperyalizm dün ne idiyse bu gün de huyda kökende asalaklıkta ve karakterde azgınlaştıkça yaratıklaşmaya aynısıdır. Bugünlerde bütün insanlık değerlerini yerle bir ederek sömürü soygun işgal yağma ölüm zulüm amaçlı yaratıklaşmanın kendi ihtiras ve açgözlülüklerini doyurmak için dünyaya kan kusturan kinci üstenci IRKÇI Trump ve Netenyahu, eskisi aynı kök karakter algı alışkanlık sicil sabıka sapkınlık zulüm ve katliamcılık kökeninden gelme ruhsuzluğun dünyayı ve insanlığı her an havaya uçuracak cehennem silahlarını donanmış kendilerine “ Dostum Trumph” Bop Eşbaşkanlığı söylem ve eylem ekseninde sadık kiralik yerli uşakları ve işbirlikçileriyle her yıkım talan istila katilliğine ortak, HAYDUT Şerifleri ve vampirleşmiş Hitler miraslı mahluk figürleridir.
… CEHENNEMİN PROVASI SAHNELENİRKEN İNSANLIĞA … Cehennemin kılıfı ve kalıbına uygun provası sahnelenirken ruhsuz duyarsızlığa değişmiş dönüşmüş insanlığa..miladı aktifkenmiş Bop güncelidir herkesin kendi konforunun çıkar ve ganimet odağına bakarak tüm dünyanın diri diri hiç kimsesiz ve yapayalnız yakılıp yıkıldığı ölümüne seyirci kalındığı İran. Doyumsuzluk kanaatsizlik tatminsizlik üstünlük zorbalık ve yetinmezlik kamçısıyla kendini kırbaçlayıp kışkırtan azgın sapkın gözü dönmüşlüğün hak hukuk akıl onur ahlak ve vicdan tanımayarak varacağı yer fetişizm türevli azgın sapkın faşizmdir. Tüm Dünya şimdilerde bu kıskacın kulu kölesi durumda.
Herkes birbirine hızla uzaklaşmaya tuttuğu mesafelerden korkuyla kuşkuyla ihtiyatla tedirginlikle endişeyle kabusla ve karanlık bir cinnet hücresinden kopuk kaçak ilgisiz iletilimsiz yaklaşıp bakıyor. Çünkü… artık hiç kimse akla fikre onura itibara sorumluluğa ahlaka vicdana adalete saygıya sevgiye ve özgür iradeye dayalı fiillerin özgün kişiliğini yaşayıp taşımıyor. Çünkü herkes kendi insan ve kişiliğine samimi ve gerçek değil tam tersi üzerinde tüketim bağımlılığı atölye işlemleri yapılmış sahte soyut gösterişli aldatıcı ışıltılı esaret dolaşımlarında ve yabancılaşmaya bağımlılık maskelerinde yaşamayı önceliyor önemsiyor tapınıyor ve kutsuyor. Sürekli övgü takdir kusursuzluk iltimas ve hiç kaybetmeksizin yüksek başarı bağımlılığına odaklanmış kişi, her şartlanmışlık kıskacında olduğu gibi arttıkça sınır bilmeyen iştahı doyumsuzluğun ödül beklenti kulu kölesi olur. Çünkü sürekli ödül beklentisi sürekli kendinden eksilip ödün vermekle mümkün olan zarar ziyandır.
Hızlı kullan at yaklaşımlı ve sürekli dönüşüm değişimlerin çılgın tüketim SAPKINLIĞI huzura umuda sorumluluğa saygıya sevgiye adalete dair insanın ihtiyaç duyduğu pozitif enerjisini yer bitirir . Devamli kendini kontrol eden dürtülere bağlı ve bağımlı olarak kendini sınavını geçmekle esir hesaba çekilmişliğin sınavında ISPAT etmeye mecbur yaşamak, kişiliksiz kimliksiz hastalıklı ezik muhtaç mahrum yoksul zavallı dirayetsiz liyakatsiz cesaretsiz sığ ve daima buyuranın kölesi insan tipini ve toplumunu doğurur ve çoğaltır. . Çünkü zorunlu uyuma dayatılan her kasıtlı ve kötü niyet, kendini ispat etmeye bütün insani değerlerden ve haklardan yoksunluğa mecbur bırakılan kullar ve kölelere hükmeden soygun sömürü vampirlerini kutsar ve masum gösterir. Kalıcı kabuldeyse yanlışlar doğruların yerini alarak bütün haydut harami cellatları tanrılaştırılır, inancını kişiliğini sahteliklerle bozmuş sürü bağışıklığı kalabalıklarsa kokuşmuş çürümüş her pisliği hayatının vazgeçilmezi sayarak paraya eşyaya mülke gösterişe taparak toplumsal hayatın bittiği kargaşa ve kıyamet çölleşmesinde kendine yabancılaşmaya özenir ve vahşetin işgalin yağmanın talanın zulmün bütün zalim şeytanları melekten sayılır. Bu bağlanda orta sınıf çökmüşse, çoktan çökmüş çürümüştür toplum düzen ahlak hukuk özgürlük adalat umut yaşam kalitesi mutluluk grafiği ve sosyal istikrar . Kokuşmuş yıpranmış çürümelerle işlevi çarkı ve damarı tıkanınca, sorun biriktirir kökten ve esaslı çözümlere acilen toplumca kabul gördüğü yeniliklere ( eski doğrulara yeni ilaveler yaparak) ihtiyaç duyarak çalışmaz olur insan ve hayat.
Çağdaşlığa dar cılız kısa ve yetersiz gelen gömleğinin zorunlu değişimlere ihtiyaç duyduğu eski doğrulardan süzülüp gelenlere yeni ekler yorumlar ve ilaveler katarak yeni bir inanç fikir amaç veya sistem sağlam sütunlara oturuncaya kadar eskisiyle genelde yumuşak geçişli uzlaşı yaşar . Kendi ihtiyacına göre güç kaynak irade imkan ve donanımlılığa eriştikten sonra asıl niyetini ortata koyamaya sertleşerek hoşgörü ve uzlaşıyı bitirir eskiyi tümüyle ortadan kaldırır. Kendi ayrıcalıklı korunaklı dokunulmaz sınıf ve zümresini oluşturur. İnsanlığın herkesi içine alıp kapsayan oturmuş yerleşmiş alışkanlıkları , değişmez formları ve temel doğruları burada daima en kullanışlı istismar aracıdır. Yani hiç bir zaman yeni değerler getirmeyen, eskiden varolan ve hep yeni değerler getirdiğini savunan insan ve toplum çaresizliğinin hokus pokus fırsatçılığıdır Hep dış güçlerin icadı kurgusu tasarımı ve işi denilen saptırma istismarcılığı aslında gerici tutucu ilkeleliğin sermayedarı ve hükümranı olarak sosyal hayata üretmediği her şeyi ( hayvancılık ve tarıma varıncaya kadar) dışardan, yani dış güçlerden alır veya ülkeyi satar. Ayrılıkların günü tarihi katı bir kozasında silinmiş solmuş vadelerde çoraklaştığı Mesafeler uzadıkça bağlar zayıflar incelen üzülen acılarla çözülür kopar .
Söküldüğü her ilmekle İlgi saygı onur ve meraktan azalır düşer insan toplum ve itibar. Acının taşıyıcı kanatlarına bırakmamalı hayatı ve insanlığı, yılgınlarla yorulursa görmez duymazdan gelir, aklı fikri ve kalbi soğuduğu ve soşulduğu hazlardan körelir biter bıkar tükenir yaşama sevincini harlayan, harekete geçiren, koruyan, kollayan, sağlayan ve yöneten his heves hasret ve heyecan toptancı kelepiriyle güme gider. Çünkü alış veriş marketlerinden sergi galerilerinden sunum sipariş fuarlarından veya adalet saraylarından ibaret ve sınırlı değildir hayatın ve toplumun değer döngüsünü dolaşım damarında barındıran söz sanat adalet ve insanlık. Her yere kolayca keyfi ve sınırsız erişilebilir olmak, orda olmayı kamçılayıp kışkırtarak sınırsız dengesiz tahammülsüz ve doyumsuz hırsı yarışı ve rekabeti getirir yükler insana. Her yerde var olma ve her şeye erişebilme algısını aşılayarak zaman mekan sorumluluk aidiyet bilinç bellek kimlik vicdan ahlak barış adalet özgürlük akıl irade kimlik saygınlık onur ve kişilik kavramlarını ortadan kaldıran bu felakete sürükleniş cinnetine kapılmışlık esareti, ürettiği alçalmayı düşüklüğü rüsvayı değersizliği değer olarak harcar ve tüketir.
Al sana kıyamet şeytanı…!
Daha büyüklüğü bu güne kadar hiç işitilip görülmedik cehennemi yaşatacağız bizden korkmayan dünyaya azap gazabınız çok büyük olacak, dünyanın en güçlüsü biziz, biz hep kazandık, kazanmaya devam edeceğiz savaşta teknolojide silahta yıkımda en iyisi biziz, işimiz tamamen bitmeden de tepesine binip haşat edilmedik hiç bir sağlam yerini bırakmadığımız şurdan burdan ordan kıyıdan körfezden fizandan veya Çin’ den, ve aktüel BOP güncelli İran, dan asla geriye dönmeyiceğiz. Her iki yılda bir o kaynağı kıyak bölge sularına masraf yapmak gibi bir niyetimiz yok çünkü “ ..diyor sapkın Trumph Sürekli konforunu bozmaksızın sağlama yatarak iyilik yapmayı aranmak veya melek rolünden kendini ispatlama veya herkese gösterme piyes çalışmak veya çalmak, işlediği hayatta kendini arındırmanın suçluluk duygusunu tatmin etmek için durmaksızın kendinden aşağı seviyeler yokluklar yoksulluklara elden kumbaradan artanların kırıntısını eziklik çaresizlik içinde kıvrananlara vererek SADAKACILIĞI eşitsizliği zavallılığı ve Muhtaçlığı üstün seçkinlere yalvar yakar amade olağan sıradan masum ve mübah kılmayı kovalar kollar ve güdümler. Bu yüzden insanların huzura sağlığa sevgiye mutluluğa özgürlüğe kurtuluşu kendi iradeleri imkanları inançları çabaları gayretleri rmekleri özgüvenleri ve kaynaklarıyla olmadıkça , hiç bir dökme su ile dönen değirmenden kalıcı ve inandırıcı öznenliğini kişiliğini mutluluk paydasını toplumsal aidiyetini yaşam güvencesini saygın özgüvenli ve onurlu huzur dünyasını asla bulamayacaktır insanlık.
İkilemlerde kalan kişi hiç bir yere gidemeyen veya gelemeyen sürekli tedirginlik muğlaklık sıkışmışlık bilinmezlik ve güvensizlik baskısı ve cenderesinde kaldığı için sağlıklı sonuç alamaz. Seçenekler arasında karar kılmada zorlandığı kararsızlık giden gelen sürekli oynaklık defasında daha da artarak bütün ihtimallerin kafa karışıklığıyla hepsini veya hiç birini tercih eder.
Çağımız insanı hapsettiği hazır tüketim ve algı yönetimi çağında hiç bir özgünlük ve özgür iradesi olmayan yalnızlık köleliğini hiç kimse olarak ayrıştırır ve gerek insanlıktan gerek katılımcı etkinlikten gerekse kültür sanat ilişkili toplumsal hayattan kopararak asosyalliğe izole eder. Dünya hayatının her günü her saniyesi insanca yaşamanın onuru hakkı hukuku aklı vicdanı sorumluluğu dairesinde yolunda yürünecek her niyete uygun hazırlıklı birikim ve sorgulandığıyla yüzleşebileceği insanlığa özdeş tedarikli yatırımdır. Durum böyle olunca, da bilgisayardan insan doğurtup yaratmak adına sahte sınırlı soyut şekilsel kaldıkça, AŞK’ ın çırpınan çağrısını ikrarını sözünü tembihini yerine getirmeyen ofis fotoğrafı, gişe damgası, genel geçerlilik mührü ve her maskeleşme malzemesi evraksızlığa dosyalanmış küflü paslı çerçeve kasnağı gibidir insan. Kendi saplantılarının ve kapılmışlıklarının kulu kölesi olan insanlar, herkesi aşağılayıp küçümseyerek zehirlendikleri güç gösteriş özenti ihtişam şöhret kibir buyurganlık zorbalık dayatma imtiyaz düşkünlüğü ve beklentisi esaretinden başka hiç bir algı ilgi değer denge vicdan sorumluluk alışkanlık iletişim yenilik bilinç akıl özgüven çağdaşlık anlayışı ve paylaşımında bulunamazlar.
Gelişimini özgür irade ve donanımlı kişiliğe aşıp büyütememiş ilkel dogmaların güdümlü şartlanmışlığını değiştiremeyen birbirinin taklitçisi ve kopyası sürü bağışıklığının kuru ve kurak kalabalıklarına hiçlik adaletsizlik eşitsizlik ruhsuzluk dengesizlik duyarsızlık zorbalık sefalet yokluk özenti hırs yarış ölüm zülüm dayatma kuşatmasında; ve aidiyet duygu düşünce vicdan sorumluluk bağını koparmış, tahsilatı ağır ve çilekeş yaptırımlar yükleyen insansız ve sorumsuz yalnızlık yitiklik esaret kuşatmasında; can geçim huzur güvenlik ve yaşam derdinde kıvranır çırpınırken insanlık, ağzı dili inancı duruşu ve davranışı hiç bir somut gerçekliğe erişip dokunmayan yuvarlak kifayetsiz iğreti ve kendi çıkarını kotarmaya tatmin edici konfor alanı alıştırıp uyuşturma ve yönlendirme renkli laflar gargaralayıp çalkalamak, kendilerini korunaklı dokunulmazlığın servet saltanat sahibi olarak görenlerin kendinden aşağı muhtaçlığa sadaka kırıntısı vermeyi kurumsallaştıran kusuntu artıkçılığını tanrı lütufu sayarlar. Hata yapmak kişiyi azaltır eksiltir dilden davranıltan kökten esastan yozlaştırır ve bozar. Zamanla da hata yapmak normalleşir, hatalı yaşamaya karlı da hiç bir direnci tepkisi itirazı kalmaz hatası olmakla değerliliği özdeş sayan insanın. Ortak yalama sevincinin birlikte yüklenilen sorumluluk özgürlük güven Taşlar yerine oturdukça karşılıklı kabulden sevgi saygı artışına yansır, gelişir, şlerler, büyür, çoğalır, gözlenir ve mutluluğa erişirek aşka özetlenir insan . Keyfi dayatma ve beklentilerden doğan küslük dargınlık ve kopukluklarsa insanı kendi içindeki tutsaklığa mahrum kılarak hapseder. Bir sorunun karşılığını bilmek bulmak kadar çoktur insanlık ve cevabını bulduğu her türlü bilinmezin ağırlığını fikrini akıını ve çıkarımını taşıyabilmek kadar büyük sorumluluktur insanca yaşamak.
Düşünce bu bağlamda farkındalığın ilim yolu ve yordamıdır. Düşünense adalet özgürlük vicdan güven en başta olmak üzere çelişkisi hayatı tekelleştiren her takıntıyı dengesizliği bozukluğu tıkanıklığı ve düğümlenmeyi sorgulayandır. Adaletsizlikse kullarına sabır sefalet yokluk yoksunluk yükleyerek düşünce yoksunu ezikliğini kabullenmiş sorgulamayı yasaklı madde gibi algılayan süreç bağışıklığıyla güdümlenen kuru kalabalıklara sonsuz orucun dayatmasını diretirlerken kendileri bizzat seçkin üstün doyumsuz ve acımasız gösterişlere lanetledikleri iblisin bizzat ta kendisi olduklarının asla sorgulanmasını ve farketilmesini istemedikleri sahtekarlığa karlı gelmeyi aykırı anarşist ilan eden el yapımı tanrılaşmaların hükmetttiği tekelleşme çevrim çarkı buyurganlığıyla zapta geçirir . Aslında kendine yardımda çekimserlik gösterenlere kahır küfür tehdit lanet kin haykırıp yaptırımlarken bundan evvelkileri kiminle beraber aynı yıkım ganimet ve katliam ortaklık ittifakıyla yaptığının suçunu sabıkasını ve ortak katilliğini deşifre edip açığa çıkarmaktadır Trumph. Görevsizlik kararıyla boşta kalan yağmursuz şemsiye gibi devletsizliği ve kollektif yaşamı kılcal kökünden kazıyarak insanlığın değerini düşüren vicdanını körelten onurunu kıran umudunu mutunu sevincini dayanışmasını adaletini güvenini ahlakını özgürlüğünü ve ortak aklını da kökünden kazıyıp yok eden asosyal urdur ki, her türlü ÖZELLEŞTaiRME güdümlüsü zırvalıklar zorbalıklar sadistlikler ve bağımlılıklar insan gelişimini ve toplumsal huzuru bozarak sefil yoksul kalabalıklara dayatılanların her saniyesini kendini sürekli ISPATLAMAKLA övgü ödül veya kıtlık kıran yarışların birinciliğine zorlayan ASALAKLIK vampirciliğidir.
Aradan aylar yıllar geçtiği kopmuş çözülmüş sosyal ilişkisizliklere kabus soğulma travma gibi derin ve kalıcı izler bırakan kişinin kendi varlığını soyutlayıp izole yalnızalaşmalara yalıtımlaştırdığı.. Tüm bütün bunlar etrafında soyan sömüren dünya ilahları ve sülüklerince köpürtülerek kışkırtılmış savaşlarla şekillenen İRAN -BOP güncelinde hak hukuk ahlak kural sınır onur vicdan tanımayarak odaklanılmış cehennem cellatlığını her gün daha da yağma yıkım ölüm zulümlerle azdırıp kudurtan zebani haydutluğun vahşet dehlet ederi olarak, sıraya konulmuşların sırası günü miladı dolunca aktiflenen kıyametimin perşembesi çarşambadan belli , öldürdüğüyle övünen amansız bir sapkınlığın kendini kaybetmiş kontrolsüzlüğüyle “ ellerinizi havaya kaldırın yaşadığınız yeri boşaltın ve kayıtsız şartsız ortadan yok olun pislik herifler sizi” bağıran cinnet cellatlık ve katliam zorbalığın kıyamet alametiydi. Çin ve Rusya her zaman olduğu gibi müttefik değiliz diyerek evi yurdu yakılıp yıkılan dünyanın ortasında kendi yalnızlığına sarılmış İRAN halkını satıp kenardan köşe zaafiyet ticareti kotarmanın iblisliğine kaçtı.
Şimdilik yabancı düşmanlığını artıran ve her gün tavan yapan enerji pahalılığı ve Mülteci göçü korkusuyla Yurop bölgesi daha önceki işgallerden bize zırnık koklatmadınız gibisine İsrail- Amerikan ortak sapıklığının katliamcı ve işgalci ( petro kimya ana eksenli ) kızılca kıyametine manyak Trumph’ un “ çok iyi iş becerdiler” diye övgülerle ödevlendirdiği faturası kabardıkça etiket fiyatı korkusu kaygısı endişesi sürekli artan fakat huzuru değeri saygınlığı güvenliği kalitesi sürekli düşen sosyal yaşam eşitsizliğinde BOP Eşbaşkanlığı ittifak dahilini pazarlık konusu yapmakta. Veeee dünya kasabasının Global haydut eşkiya ve korsan şerif’ i ortak kafadarıyla birlikte yüksek patlayışlarla yıktıkları dünya duvarına ukala üstenci sadist yaklaşımlarla varlık kaynaklarına ve yaşam hakkına göz diktikleri coğrafyaları aşağılayıp hakir gördükleri yalnızlaştırılmış coğrafyalara çöküp çullanırken öldürmede bizden daha iyisi yok diyerek saldırganlıklarına direnenleri aranıyor ilanı haykırıp hakklarında ölü ya da diri getirene veya yerlerini söyleyene sabıka sicillerinin geleneği göreneği üzere savaş silah işgal tecavüz yıkım yağma ve zorbalık tüccarlığı yaptıkları katliamcılığın reklam kısmına kişi başı milyon dolar WANTED ödülü koydular..
Hele ki doğal düzenini ve dünyasını yitirmiş, kendi gerçekliğini bir türlü kabullenemeyen başkalaşma yabancılaşma ve maskelerle yaşamayı onurdan itibardan sayan; fitne fesat kuşku şüphe endişe kaygı gösteriş bencillik ihtişam servet lüks zorbalık kibir sahtelik rezillik şiddet nefret kutuplaşma tapınmalarını ve bozulmalarını kutsal doğrular olarak bilip inanan; ve bu uğurda her türlü istismarı talanı vurgunu hileyi zorbalığı dolandırıcılığı kendine üstün seçkin bağnazlığın hakkı hukuku sayan; ve sürekli kızılca kıyamet kapışmalarında kendini kanıtlayıp ispatlamak için kısıtlı ayrılma hücrelerinde süper markalaşmak;ruhunu ve bedenini güdümlülüğün ihtiraslarına teslim etmiş insanın tüm yaşama sevincini hissini duygusunu heyecanını değerini sosyalleşme gelişimini ve toplumsal aidiyetliliğini yok ederek gergin sorunlu bunalımlı mutsuz dengesizlikler çelişkiler huzursuzluklar ve çalkantılar yumağıyla boğuşmanın yurdu yeri ve geleceği olmayan sicili kayıplar silinti süprüntüsü yapar.
Çünkü kişiye özgüven duygusu, paylaşma sevinci, ortak yalam mutluluğu ve özgürlük algısı yükleyip aşılayan en temel kavram hiç bir zaman kendini kimsenin karşısında ezik yoksun düşkün muhtaç olmadığının akıl fikir irade idrak sorumluluk saygınlık bilgi güven sorgulama ve yüzleşme temellerine dayalı her kişiyi kendisiyle özgürleştiren EŞİT YURTTAŞLIK inancı ve bilincidir. Burda değilse insan, sömürenin ezenin soyanın karşısında kendini ispata mecbur ve muhtaç hisseden sürekli ödün verme bağımlısı ve koşulsuz biatın kulu kölesi; sağlanmış olan adaletsiz hukuksuz keyfi yağma yıkımlar ve sınırsız talanlar üzerine kurulu haydut haramilik vaziyetine hükmedenlerse, mevcut durumdan istifadeci tanrılaştırılmış istismar ilahları ve gammazlık tiranlarıdırlar.
Bizzat projeli proğramlı üretip her kullanışlı fırıldaklığa diledikleri gibi sahaya sürdükleri Pekaka fethulmetal ışıt taliban vesair gibi kiralık katilleri uşakları ve her işbirlikçiliğe ortak Bop Eşbaşkanlığı i müessesleri var oldukça her zor yokuşlu talan tecavüz yıkım yağma işgal ölüm zulüm ve katliamcılıklarını kolayca donanımı sağlam firesiz zararsız icrata dönüştürmektedirler, yeryüzünü sıralı düzenekte başına buyruk diledikleri gibi yakıp yıkarak cehenneme çeviren katliamcı sülükler ve işgalci talancı asalak emperyal yavşaklar. Bu yüzden cehennem cellatlarının her türlü yaratıklığın azmış kudurmuş sapkınlıklarıyla üzerlerine çullanıp yağdırdıkları ölüm zulüm işgal vahşet dehşet katliam ve cehennem silahlarına karşı onurlu direnişin cesaretini kafa tutuşunu ülkesini iradesini yurdunu hakkını dayanışmasını insancını kararlılığını özgürlüğünü ve İNSANLIĞINI korkusuzca savunmak için teşvik m dünyanın unuttuğu yere göstererek sokaklara dökülen sevgili İRAN HLKINA yürekten takdir saygı ve selamlarımla..!
Dünyada neredeyse ahçısı seyisi bakıcısı UŞAĞI orta çağ kadar uzaklarda kaldığı ve kalktığı şu zamanda, yayılmacı otoritelere eş düzeyli olarak oryantalist özenti ve ihtişam bağımlısı yarı gelişmiş veya tümüyle geri kalmış toplumlarda kendini ahlak kural kanun ilke onur değer tanımayan, üstenci imtiyazlı ve kibirli şatafatlılığın herkesten farklı lüksüne ve konforuna sahip olmak için rezillik aşağılık soytarılık dolandırıcılık şiddet sahtekarlık gammazlık bencillik zorbalık gibi her yolu mübarek masum ve mübah görerek, ışıltılı gösterişliliğin servetine puluna parasına ve güç zehirlenmesine tapan her şeyin satın alma hilesine kaçıp hiç bir ahlaki sorgulamada vicdani hesabı olmayanların huzurlu ve güvenli yaşamaya hiç kimseyi ortak etmemeye şartlanmış zümreci aşağılık alçak bağnaz gerici tutucu bencil gürühün herkesi değeri düşük kullanışların köleleri, kendilerini ise dokunulmazlığın her hakkına hükümran ayrıcalıklı sorgulanamaz elit yüce seçkinleri olarak anladığı bildiği algıladığı ve kendilerine müstakil tanrısal kutsanmışlık algısıyla yaşadığı hayatın hiç bir yüküne emek yormadıkları evlerinde veya her yerde bakıcıları ahçıları temizlikçileri koruyucuları uşakları hizmetçileri vardır.
Bu yüzden bin yıllardır büyük EMEK katkı dayanışma gayret ve çabalarla insanlığın ortak yaşama sanatına ilişkin biriktirdiği özgürlük adalet ilim yol akıl fikir vicdan barış sevgi saygı gibi değerler zenginliğini hiçe sayarak başına buyruk zorbalıkta “ İran’ ın petrolünü pahası her neye mal olursa olsun ben kendime istiyorum. Adı Hürmüz olan bezirgan geçişli yeri Trump boğazı olarak değişinceye kadar ve kayıtsız şartsız buyrulan şartlara direnen pislik herifler teslim oluncaya kadar ülkelerini dünyalarını tarihin görmediği vurucu silahlar şiddetinde yerle bir edip başlarına yıkacağım “ diyen futursuz cüret, hadsiz hukuksuz ihtiras, hiper süper mendebur manyak homurtu ve azgın sapkın katliamcı tiranlık, en adi alçak görgüsüz asalak gözü dönmüş aşağılık rezil murdar yaratıklılığın insanlık dışı sadistliğini alenen ve açıktan açığa bu kökenlerddn tohumlanıp HORTLAKLAŞMAKTADIR.
Her gamın bir ferahlığı vardır malum üzere amma ve lakin..gerek dinbazlık oynayarak veya mezhepçilik yaklaşımıyla bugüne kadarkilerde olduğu gibi sıraya konulan her yağma işgal talan ve yıkımlara karşı hiç bir etkin dayanışma yürekliliği göstermeyen İslam ülkelerinin sıra kendilerine gelinceye kadar uzaktan baktığı veya kendi konforlu durumlarını kurtarmaktan başka hiç bir kaygı ve düşüncelerinin olmayan emperyal yağmacılığın bizzat ortağı ve işbirlikçileri olan despot yönetimlerin umursamadığı ablukaların sardığı cehennem ateşinin düştüğü yeri yakıyor gerçekliğiyle, sevgili İran halkının bütün endişelerini kaygılarını ve acılarını paylaşıyor, onurlu haklı ve korkusuz direnişlerine bir kez daha en canı gönülden saygı selam ve sevgilerimi yolluyorum.
.. KATLİAMCI ve TAPINAKÇI DİGİTAL ŞOVALYECİLİK … Soygun sömürü işgal talan baskı yıkım ve yağma katliamcılığında hiç bir ahlaki hukuki ve siyasi değer kural kimlik tanımayan azgın sapkınlık, etnik ve inanç ayrılıkçılığını tsürekli kendine istismar maskesi olarak kullandı. Katliamcı ve Tapınakçı şövalyeciliğin bütün sömürgeci istilacı acımasız ruhsuzluğuyla tam kadro modernize olmuş digital yazılımlı emperyal vampirliğinin BOP takıp tertibat ve ekipman güncellenmesidir…
Maddi manevi her şekil Ganimet yağma yıkım çıkarına uygun olana göre aklı fikri iradesi hazzı hevesi düşüncesi duygusu merakı ve ilgisi soygun sömürü esaret çarkının yozlaşma foseptiğine , karanlık uçurumuna ve bağımlılık kelepirine düşmüş kalıplaşmış insan yığınlarını kolayca dürtü eğilimleriyle güdümlemede dilediği her yeri yönlendirdiği kalabalıkların formatlanacağı şekilde kamçılayıp baskılayan ; saklayıp gizlemek istediği her somut ve toplumsal gerçeklikleri de dilediği gibi herkesin kendine yabancılaşmasını kanıksayıp kutsayacağı dozunda algısı alışkanlığı ve ilgisi yapay zeka ruhsuzluğuna dönüştürülmüşlüğün her dayatmayı sindiren itirazsız tepkisizliğini amaçsız ve anlamsızlığa zindanlaştırıp uyumlu kulluk kölelik karartması yaparak..
Yobazlığın gericiliğin karanlığın tetikçiliğin uşaklığın çıkarcılığın istismarın ve cehaletin her türlüsüyle işbirliği içinde olan, köpürtülüp kızıştırılan ve her gün dozu daha da ultra sapkın düzeylere şiddet azdırılıp kudurtulan savaşta, azgın hevesli keyfiyet istila katliam endişe korku kargaşa yıkım ve işgallerin cehennem tetikçisi tecavüz silahlarının etki gücüne dair yürürlüğe konulan İran sahasında kıyamet uygulamalı somut pratik denemesi ve pazarlaması borsalanmakta.
Taa özel kurgularla silah, teknoloji, makina, petrokimya ve otomobil sanayi emperyalleri çıkar hesabına birbirine düşürülen İran - Irak bopazlaşmasının artçı devamındaki çatışma ve silsile savaşları kalıcı hale getiren Irak odaklı Körfez Savaşı’nda adını Haçlı Seferi olarak adlandırdıkları dünyanın topyekün cellatları’ nın ortak ittifakla toplumsal birlik bütünlüğüne kastedilen coğrafyaları dilediği bölünmüş parçalanmışlığa göre değiştirip bozarak ülke yapılanmasını yerle bir ettikleri, keyfiyet demografik yerleştirme oynamaları yaptıkları, kaynak ve zenginliklerine çöküp çullandıkları ve milyonlarca insanın ölümüne sebep olup en acımasız yersiz yurtsuz sefil ve sürgün acılarla cebellelen esaretin yıkım vahşet ve katliamcılığı yaşanmıştı. Kusur eksik arayan ve kollayan kendini hayattan soyutlar eksiltir ve bozar. Çünkü varoluşlar ve bozuluşlar arasında işleyip çalışan hayat sarkacı ve insanlık dengesi, değerler yozlaşmasıyla yıkımlar sürekliliğine saplanır bloke olur, muhabbetten mevzudan kopar ve kesilir.
İyi komşuluk ilişkileri, öz kardeşliğin bıraktığı boşlukları bire bir dolduracak kadar yeğdir, gereklidir ve değerlidir. Çünkü arandığında her zaman değeri varlığı ve kıymeti hayati önem taşıyan kardeş bulunmayabilir ama, iletişimi samimi paylaşımcı dayanışmalar üzerine kurulmuşsa iyi ilişkiler komşuluğu her zaman hazır ve mevcuttur. Bu yüzden duvarına veya ortak yaşam etrafına kurulu evin komşuluğu çöküp yıkılınca, seninkinin sağlam diri dinç ve huzurda kalması asla mümkün değildir. Haksızlığa zalime zulüme kibire üstenceliğe dayatmaya fırsatçılığa kaypaklığa çapulculuğa keyfiyet ve zorbalık hükümranlığına karşı cesareti özgürlüğü vicdanı sorumluluğu adaleti duyguyu saygıyı düşünceyi dürüstlüğü mertliği ve ortak aklı kimliğiyle özdeşmiş olan biz Türkler, ezelden beri burayı hep böyle bildik anladık inandık yorduk ve yaşadık. Zalimin keyfiyet zulmüne karşı mazlum İran halkının ( yıllar yılı yobaz despotluğun ülkeyi gerici karanlıklara yıkıp gömen tutuculuğa eleştiri hakkımızı saklı tutarak) tüm acılarını paylaşan ve ortak olan kardeşlik insanlık ve komşuluk yürek yakınlığındadır aklımız fikrimiz ve kalbimiz.
Ülkelerin tarihsel süzgecin yüzyıllarcasıyla elde ettiği varlığına birikimine yaşamına toprağına hakkına kaynaklarına ve maddi manevi her şeyine en aşağılık haydutluğu ederek evlerin binaların yolların çarşıların meydanların tesislerin yıkıcı vampirlikle yerle bir edildiği ve çocukların toplu katledilişini zafer sarhoşluğu narasıyla şiddeti ve boyutu azdıkça kuduran iştahla akıl almaz bütün cellatlığı zebaniliği ve caniliği yaratıklaşan mahkukluğun çapulculuğuyla, “ kuduran petrol fiyatlarından bana ne, mühim olan bütün dünyanın Amerika ve İsrail’ le hiç bir buyruğuna itirazsız hizaya gelip anlaşması uyuşmasıdır, bu yolda kimin cunta, kimin dikta, kimin demokrasi filan olup olmadığı umurumuzda değildir . “ mega manyaklığını kusmuş köpürmüş ve kirli kanlı gerçekliğini gizlisiz saklısız itiraf etmiş küresel istila ve işgaller zebanisi Netenyahu” nun yazı turası Tramph.
On İki Eylül’ ün “ bizim oğlanlar çok iyi iş becerdi” parolalı sivil sanayi ürünü olan; ve özgür bağımsız üniter ve ulus devletlere tahammülü olmayan küresel işgalciliğin ürettiği yapılandırdığı ve donattığı seçkin kukla ve piyonlarını dilediği her yıkım yağma ihtiyacına göre İsrail’ in güvenliği önceliğini esas alarak ödüllü övgülerle projelendirdiği BOP Eş Başkanlığı’ nın temeli de tam da bu tarihlerde atılmıştı. Hatta kuralsız kanunsuz vahşi kapitalizm’ in devletçiliği ortadan kaldırarak her şeyin sınır ve doyum bilmeyen etiket fiyatını, yaşam hikayesini ve yoksulluk kaderini belirleyen azılı tekelciliğe devreden yayılmacılık ihtiyacı ve iştahına göre ülke sınırları içerden dışardan menfaat ortağı her çapulculuğa açık modern kapitülasyon nitelikli serbest piyasacılığın mimarı olan Özal, Irak’ a ve tarihi m coğrafyaya göz koymuş Amerikalı’ ların cayma ihtimalini sıfıra indirmek için tüm gayretiyle iştahlarını kabartan taşeronluk mekiği dokuyarak adı Haçlı Seferi olarak konan küresel cellatlığa Küreçik yahut Çekiç Güç gibi her türlü uygun mümkün destekli ayarlı düzenli ortam sağlamıştı.
O gün bu gün Kalıcı Yaygın ve Geleneksel hale gelen bu mekanizma, Yahudi Hristiyan ortaklığıyla islam coğrafyasının topraklarına birlik bütünlüğüne ve her türlü kaynaklarına yönelik gerçekleştirilen her yıkıcı bölücü katliamcı ve işgalci ölüm zulum işgalciliği, yerel toplumların algı yönetiminin kulu kölesi olması, etnik mezhepsel kiralık ulaklıkları ve sür saltanat ganimet ortağı yerli işbirlikçileri aracılığıyla kimlikleri ve inançları kendine istismar maskesi olarak takınan her türden ve her şekil soygun sömürü gelenekselliği, yerleşik yaygınlığa İran noktasında çullanan çapulculukla sosyetik kutsama ayinli Trump - Netenyahu sapkınlık cellatlığının - uzun soluklu olması halinde dünyanın felaketiyle sonuçlanacak olan- süre gelen devamlılığını bulmuş durumda.
.. AŞKA HASIR HARMAN .. Doruktan Yamaçtan Beldeden ve belenden esmer kumaşlı bir düğün salkımlarına emsal kozasını tazelere çözmüş Kolyesini takınmış fırtınayla kara bulutların salıncaktaki suskunluğunu dansa davetidir sanki Ve pusulasız künyesiz ıssız bir hıçkırıktan yol almaya devam etmekte olan eski yazlardan kalmaların Kendi kanatlarına takılan pusulasız gökyüzü uçsuz bucaksızlığı yeryüzüne hasır harman Ömrünün kıyısına vurmuş bir kayık Portakal ağaçları Çorak bir tiren Güneşlenen bahçe Evlerin pencereleri Meydanların yalnızlığı Kalabalıkların soğuk duvarları Sokakları şehirlerin Ve saydam bir çınlayışın keman yansıması deminde insan sesine karışmış kuşlarla, Güneşe damlayan baharın körpe tomurcuk rengine hasır harman Ve bestesiz çalgısız suya toprağa dolanıp dönen hayatı yorup öğütüyor Zaman denen Aşka hasır harman değirmen
.. … YAĞMA TALAN ve YAYILMACILIK TOPLU İNTİHARINA İLİŞKİN … Sömürgecilik, işgalcilik, kolonicilik ve yayılmacılık açgözlülüğüne dayalı şavaşlar, yeryüzünün tek başına hakimi olmak için tarih boyunca bilimsel gelişimin sürekli çağ atlamasını tetikledi. Bu bağlamda yapay zeka, Yıldızlar Savaşı markalı SDI projesinin yan ürünüydü.
Güçte şatafatta gösterişte ihtişamda yetkide buyrukta keyfiyette ve dilediğini dayatan otoriter üstünlükte hiç kimsenin ulaşıp erişmesi imkansız imtiyazlı ve seçkin dokunulmazlığını ölümsüzlükle eşdeğerliliğe elde etmek için başkalarını kendinden ezik, düşük, aşağılık, anlamsız, değersiz ve her türlü insanlık dışı haksızlığı hukuksuzluğu tecavüzü talanı baskıyı vahşeti zorbalığı zulümü saldırıyı ablukayı ve şiddeti kendine özel kutsanmış hükümranlık ayrıcalığı olarak gören bilen algılayan ve davranan saplantılı içgüdüsel ve şizofren yaklaşımlı hükümranlık sadistliğinin dürtü bağımlılığını kırbaçlayan hiç bir şeyle aska yetinmeyen doyumsuzluk ihtiyaç gereksinimine göre üstüne gelişmişlik ve ÇAĞ ATLAMIŞLIK damgası vurulan tarih kuruldu yaşandı yönetildi hikayelendirildi şekillendi ve kayda geçti.
Kirli SİYASET, moda müzik medya reklam lüks estetik cerrahi ve yoz kültürü besleyen dizi magazinciliği, betonarme bloklaşması mütahitliği ve SAHTEKARLIK tarikatçılığı bu azgın sapkınlığın sadece kullanışlı ve proğramlı buyruklara müsait ve mahsus tasarımlanmış yontulmuş tezgah .kuklalarıydı.
Bu yüzden tarihe damgasını vurmuş “ bütün yollar Roma” ya “ gider özdeyişi, milyonlarca kilometre kare toprağı dağları ırmakları ve büyük denizleri hak hukuk sınır tanımaksızın İÇ EDEREK binyıllara varan milenyum yılları boyunca kendilerini hükümranlık ettikleri yerlerin karlı konulamaz korunaklı ölümsüz İlahları ve istila edilenlerin hayatını astığı astık kestiği kestik kulları ve köleleri olarak gören ROMA İMPARATORLUĞU modelindeki bütün işgalci kolonici ve i sömürgeci baskıcı yayılmacılıklar yürüttükleri sürecin başarısı için savalın, çatışmanın, korkunun, ölümün, kargaşanın ve zulmün sürekli kuşku endişe kaygı belirsizlik istikrarsızlık kundaklayarak hayatını teslim etmiş yığınlara -kulluk köleliği ezikliği ve sefaletle yetinmeyi terbiye eden- karşı daha inanılır güvenilir sosyal adil mutlu yalamlar kurmak için değil, kendilerinin özel konforlu alanlarını yıkılmaz yanılmaz ölmez ve yenilmez sür saltanatlıklarını güvenceye almak için tarih boyunca daha sağlam evler binalar kuleler bentler setler şatolar hisarlar yer altı sığınakları surlar piramitler ve kaleler yaptırmak için tarih boyunca ilim bilim icat ve teknik mühendisliğini kiralayıp bu güne değin inşaat mimarlık ve mütahitlik sektörü gelişimini tetikledi ve kullandı. Aynı güdümlü ve saplantılı niyet keşfederek işgali kolay kılan kayık tekne armada ve filo gemilerinde olduğu gibi, kılıç kama pala bürs zırh mızrak kargı zıpkın ok yay mancınık ve Arşimet’ in Ateş Topları’ na varıncaya kadar ilim bilimi kiralayıp kullanarak insanların daha sağlıklı mutlu güvenli bilinçli duyarlı kültürlü özgür adil saygın ve sosyal yaşamlarının özgüven kalitesini artırmaya yönelik değil, işgalciliği yayılmacılığı tecavüzcülüğü keyfiyetçiliği sapkınlığı zorbalığı ganimetçiliği şiddeti ölümü ve SAVAŞI ÖNCELEYEN her şeye ölümsüzleşme imtiyazlaşma kutsanma ve hükmetme sadistliğiyle her türlü teknolojik sıçramaların sebeplisi oldu.
Her oluşumun zıddını ve tezatını kendi içinde taşıdığı gerçekliğiyle, savaş ölüm zulum için üretilmiş olan her araç gereç makina cihaz aygıt bina depo sistem vesairler, savaşın ve çatışmaların ara dönemlerinde üzerinden etiket fiyatını patron Pazar ve Piyasa tanrı ilahlarının belirlediği yüksek soygun sömürü kazançları elde etme hırs yarış rekabet ve ihtirasları dürtüsüyle kendilerini korunaklı izalasyon ve inziva garantisine almak için üretip geliştirdikleri bilim teknoloji ürünlerini tarih boyunca SİVİL YALAŞAM’ ın zorunlu ve sürekli ihtiyaç artıran tüketim dolaşımına vitrinlediler. Bu yüzden kurulumu üzerinden sürekli kazanan ve hiç kaybetmeyen kibir hırs tamah yarış saplantı ve sür saltanatı hiç değişmez ölümsüzlük düşkünlüğünün servet mal mülk ihtişam zevk sefa ayrıcalık imtiyaz bağlamlı soygun sömürü pazarında alışarak bağımlılığının kulu kölesi olunması istenen hiç bir dolalımın geri dönüşü kısıtlanması ve engellenmesi ( şileden çıkmış CİN gibi pazar piyasası azdıkça daha da cilis makinalaşmış insanı çöpe poşetleyerek yaşamın yerleşik dolaşımına kök salmalara kuduran sanal iletişim ağının veya yapay zeka çağının ) asla mümkün değildir.
Bu yüzden Sanal ağlarla kurulu YAPAY ZEKA ÇAĞI, GORBÇOV’ un bile bile kokuşmuş ve hantal bürokrasi sultasının sakarına getirilip sekteye uğratılmış Sosyalizm’ den son arta kalan kırıntılarını yüksek teknoloji Kapitalizm’ piyasasında SATARAK, afişi yırtılmış kovboy kılıfından çıkma RONALD REGAN ‘ ın Avrupa ve Amerika kıtalarının en ileri düzeyli mimar mühendis ilim ve bilim adamlarını hiç kimse ile temas kurmayacak şekilde kontrollü kilit altına alıp uzaydan dünyayı işgal etme gibi en akıl almaz sapkınlığın YILDIZLAR SAVAŞI ( SDI) projesi, seksenli yıllar boyunca imalat ve fabrikasyon hızını kesmeksizin sayıları sistemleri çoğalmaları sembolleri ve hiç yorulmayan ÖLÜMSÜZ dolaşımları kendi aralarında her çeşit bilişim teknik iletişim ve yaptırım buyruğunu saniyesinde ve anında yerine getirme proğramcılığıyla birbirine bağlayarak bugünleri devralan YAPAY ZEKA robotlaşması, Yıldızlar Savaşı’ dan üretilip geliştirilerek sivil yaşamın bütün hak hukuk algı ilgi akışkanlık BAĞIMLILIK ve tüketimine sunulmuş CNC teknolojisi ürünüydü.
Malın mülk servet saltanat ve hüküm sahibi ölüm zulum ilahlarıysa buraya depolanmış ilim bilim ve teknolojik SİLAHLANMALARA güvenerek, sayısız savaş kargaşa vahşet dehşet işgal korku baskıların her an her yerde yenisinin sürekli güncellendiği ve sür saltanatlıklarını ölümsüz kılmanın ROBOT ordularını tedavüle koydukları ve ATOM eksenliliğin sürekli değişen dönüşen çağ atlamalarını tetiklediği kaos sefalet yıkım ve kıtlık kıranlar cinnetinde tüm yeryüzünün varlık özgünlük özgürlük ve yaşam hakkına yönelik tüm dünyayı saran topyekün kıyamet çevirmeleri, zulum dayatmaları, çapulculuk kuşatmaları, saldırı sapkınlıkları, tecavüz ve korsan cellatlıklar devriyesi gezinmekte.
Bu arada Pekaka müfettişi Mazlum Abdul’ un Amerika- Avrupa testleşme görüntülü restleşme fırsatının istifadeye çevirme ara fırıldaklığına ve etkin kullanışlı piyonculuk dalkavukluğuna buyrulup çağrıldığı Almanya Münih Güvenlik ve toplantı konferansında ( abd şam el şarra ve istail gizli özneli filan ) Tom Barrak” bir resim bin kelimeye bedel diye adlandırıldığı Türkmen’ lerin her zaman olduğu gibi adının dahi anılmadığı ve Türkiye’ yi hedef alan “ masada değilseniz, menüdesiniz” BOP yazılımlı kirli kopuk karanlık ve kahpece hüküm, resmen yeryüzünün idam kararına bağlatılmış Kendilerini kutsanmış seçkin imtiyazlı üstün ve ( her yaptığı yanlış dahi doğru bilinilmesi şart kolulan ) sorgulanamaz olarak onların her dayattığını sorgusuz sualsiz kabullenen adanmışları kullanışlı kulları ve köleleri saydıkları için kendilerine karşı olası her tepkiyi yahut itiraz hakkını suç günah işleyen teröristlik yaftalamadıyla hınç öfke ve şiddet yaptırımına giderler ki…
Herkes sanal ve yapay iletişim ağı yoluyla herkesle ilişkili bağlantılı gibi sahte kimlikleri bozuk kişiliksizlikleri ve yapay mutlulukları taklit etse de yalnızlık hücre çölünde sürekli arıza verip sorun sermayedardır burada.
Her türlü hormon doku organ bünyevrıh ve foksşhon bozukkuğuyla tıkanır işlevsizleşir cansızlalır ve böyle durumda en hafif zerrelerinbile yaşıyamaaz katlanamaz sürdürsmrz hale gelerek ölümü gerçekkeşlr
Henüz soyutken veriyken aklında hayalşnde bile olmayanlarrın somutuna dönüştü her şey yapay zeka çağına ışınlandı.
Hormon kimyasallarıyla yapay zeka çağının her şartlandırılmış proğramlılığı tüketmeye mahkum dürtü güdümlüsü ve bağımlısı yer yüzü köleliğini -üretim irade ve paylaşımdan yoksun - finans pazar ve piyasacılığıyla başka öıkışı ve seçeneği olmayan tükenmiş kabulün bütün kötülüklerini kabule zorlayan manipülasyonlara açıklığı hiç zahmetsiz kolayca kundaklayıp yönetmekteler.
Savaş esaslı dünyanın tanrısı ve ölümsüz rakipsiz hükümdarı olma niyetlerinin ayartıp kurguladığı Bilim Kurgu ve teknoloji AĞI sanayisiyle en azgın ve sapkınlık DİGİTAL hegemonya zirvesine ulaşan savaş çatışma talan yıkım ve yağma örgütlenmeleri, hızına sıçrayışına yetişilemeyen kıyameti tetikleyen sorunlar silsilesinin her zaman her çağda kundaklayıcı virüs sebepleri ve yıkıcı çıban başlarıydı…
Din pazarı inanç piyasası ve iletişim sektörü kimliksizleştirme bezirganlığında monopolize olmuş digital iletişim ve tüketim çılgınlığında parıltılı olanın cazibesine tutsak olup maddi olana tapınarak soyut olanı somutlaşıyor ve hamasetten efsane hiç kimseye hiç bir şey ifade edip anlatmıyor doyurmuyor inandırıp ikna etmiyor ve durdurulamaz yeniyi arama zorunluluğuna kaçışın önünde duramıyor.
Çünkü her duyarlılık liyakat irade etki yetki cesaret özgürlük güven vicdan birikim akıl fikir kararlılık sorgulama surumluluk gibi her şeyi elinden alınmış tüketim bağımlısı insan bile isteye tüketim bağımlılığına tanrılım yaparak kişilik bozan kader yazan istismar dayatan hükmedenlerin kodladığı ve proğramlası üzere yarım yoksul inançsız itibarsız ve eksik bırakılıyor .
Bütün değerler aşınır, yapısal dokular çürür, aidiyet bağları kopar insanlık ileri düzeyde zamanın öğüttüğü kökülüklerin kuku kölesi olur ve geriler. Çünkü bir taraftan icat ettiği sırları çözülmüş zırhlar silahlar aletler ve cihazlarla kendini en korunaklı erişilmezin kutsanmış ilahı yapmayı umarken, diğer taraftan soygun sömürüden çok kazanma dürtüsünün gereği insan kalabalıklarına her üretilmiş olanı iletip yaygınlaştırma zorunluluğu birbiriyle çelişen tezat olsa da kendini yok etme pahasına bu hırs ve saplantılı eğilimin doğurduğu sonuç olarak - batıyı sözde tenkit tedip sosyetik bütün taklitçiliğini ve yozlaşmışlığını özenen doğu oryantalizmi gibi- tüketilmesi için sosyal bağımlılık piyasasına sürülmüş hiç bir düzeneğin bir dayatmanın veya ürünün baskıladıkça daha kışkırtan merak ve ilgiyle - bir daha geri dönüşü ve geri çağrılması yoktur.
Alt gerekçesinde kendini savunup korumak güvenliği maksadıyla bile olsa rampalara paletlere füzelere frekanslara kimyasallara radyasyon ve radyo dalgalarına yapılan her yatırım, felaketleri daha büyük önlenemez kapsamlı yıkıcı sarsıcı ve etkin felaketlerle bastırma niyeti güttüğü sebebiyle ortaya konulan tasarımdan pratiğe dönüş eylemi hayatı dünyayı ve insanı yaşatmaya değil, zarar verebileceğinin en kötüsüyle öldürüp yok etme cinnet ve cinayetine dönüktür.
Sosyalizm’ in üst düzey seçkinler sultasına zümreleşen ihanet ve istismarları sayesinde çürüyüp dökülen Son külüstürlerini batı sömürgecilerine kopardığı istifade çıkarı miktarı karlılığında satarak tek kutuplu globalızm hegemonyacılığına sınırsız sorgusuz çapulculukla talana vahşete kargaşaya çatışmaya işgale tecavüze açık yağma arazisi olarak dünyayı teslim ettiği kör noktayı buranın demagog tetikçi ve kiralık silahşörleri ( Samuel Hungtinton, Grabam Fuller, Obana, Clinton, Kondelela Rays, Zuckerbrrger, Hurley Stiv, Javed Karşm, Jeff Bozes, Stiv Jobs, Elon Mask, ve diğer petro kimya haydut harami topluluğu vesair) burası tarihin bittiği yerdir diye mühürleyip Yapay Zeka kurgu bilim elektro sinyal siren ve elektronik teknolojisinin Peneumatik ve Hidrolik sanayi aksamlarını da yedekleyerek piyasaya hakim olanlarını yeryüzünün son model tanrıları olarak tüketime sunup damgaladı. Durumu yancı sindirilmişliğin pusu kenarından izleyip gözetleyen Çin ise Sovyetler’ in uğradığı akıbetten enkaz çıkarımları yaparak kendini yayılmacı neo liberal kolonicilere gönüllü işgal ettirip eldeki bütün bakir kaynaklarının YAPAY ZEKA’ laşma karşılığında bile isteye talan ve tecavüze uğratıp vahşi kapitalizm’ i bütün hışım hırs yarış çevirme kulatma istila soygun vurgun sömürü iştahlı karakteristik yapılanmasını benzeşerek satın aldı.
Bu yüzden de yeni dünya düzeni yetmesi Emperyal devşirmesi donanımlılığıyla Çin’ in öteki haydutlarla paslaşarak odaklandığı yayılmacılık hevesinden ve sürekli sermaye artırını sağlamaktan balını kaldırıp kimseye ilaç derman olma maksat meyil ve niyeti yoktur.
Bugün Bop Globalizm’ i kapsamında silsile küresel veya bölgesel savaşların kışkırtılan eşiğini liste sırasını kapısında pençeleşen İRAN ise, Obama’ yı yutkunduğu sarhoşlukla baklenen ‘ Mesih ‘ ilan etmişti.
Tüm bunlar eşliğinde ve kapsamında Bop plan proje ve senaryo yönetmelikli ve Tom Barrak ince ayar işi olarak yürütülen ortak KOMİSYON kurulumundan, her yapılanmaya yedekçi Yeni CEHEPE , Erkan Baş İşçi Partisi, Emep gibi ( sözde ekonomik esasların her şeyi belirlediğine inanan, etnik ve mezhepsel insan farklılığı gütmeyen, ayrımsız gayrımız bilimselliğe dayalı ve somut gerçeklerin savunucusu olduklarını istismarlayan ) ve benzer koalisyonun diğerleri, seçimlerden bir an evvel öncesi ivediliğiyle Pekaka’ nın ön koşulladığı her satıra ittifakçılarla beraber teslimiyet onayı verdi. Bu yüzden insanın bütün yedek parçalarının fabrikasyon icadı seri üretim kimyasallarıyla KLONLANDIĞI büyük bozgunlar, yıkımlar, kayboluşlar, sonsuz yok oluşlar ve iradeden tercihten saygıdan,,özgürlükten yoksun gıda sağlık ulaşım barınma enerji eğitim ulaşım lüks imaj maske özenti gösteriş ve iletişim bağımlılığı tutsaklığının muhtaç ve mecbur tüketim müşteriliğine köleleşmiş kesintisiz başkalaşım yabancılaşma değişim ve dönüşümlerle özgün kişiliğini hikayesini gerçekliğini edebiyatını kültürünü sanatını duygusunu düşüncesini duyarlılığını aklını hissini benliğini vicdanını ruhunu cesaretini aidiyetini özgüvenini ve yaşama sevincini yitirmiş kimliksizlikle taçlandıran tüm evreni kapsayan ve dünyayı kasıp kavuran Yapay Zeka Çağı’ ndayız artık.
İlerdeki yapay zeka yapılanmasının getirdiği yıkımla, rakamlar sesler sinyallerle donatılı soyutken sembollerden ibaretken, her gün akıllara ziyan hızla rekabetçilik işgalcilik ve yayılmacılık kodlarından geldiği hışmın açlığını doyurmak için kendini üreten insanın bile tanrıcılık müdahalesine izin vermeyen; insanların cihazların ve her türlü makinaların her işlevini fazlasıyla yerine getiren somut varlıklar olmaya canlandırıldığı beraberinde yerinden kalkmadan her ilişkisini kargodan ısmarlayan siparişlerden getiren Yapay Zeka, İnsanı sürekli hiçliğe işlevsizleştirerek cehennemin dibinden daha aşağıya çeken korkuyu ruhsuzluğu kargaşayı bilinmezliği ve mutsuzluğu kanatmaktadır
… PİYASA ZORBALIĞINA ve YAPAY ZEKA CÜNNETİNE DAİR … Toplumsal faydayı, adaleti ve ortak yaşam değerlerini gözetmeyen her adım ilerleyiş ve kaçış, dönüşü olmayan kızgın kıyametlere rekabetleşerek sağlıklı ve saygın gelişimini durdurmuş piyasa zorbalığı ve YAPAY ZEKA ilkelliğine cehennem etmektedir insanlığı. Aklın fikrin onurun sorumluluğun ahlakın ve vicdanın hiç bir katkı değerinin kalmadığı ve gözetilmediği, her şeyi hiç bir kanun kural değer sınır ihtiyat tanımayan duyarsız bencil bağnaz ve ruhsuz PİYASA DİKTATORYASI’ nın en acımasız ve aşağılık yöntemlerle faturalandırıp etiketlediği soygun vurgun sömürü ve talan açlığını doyurmaya yönelik çıkarcılık düzeneği kurup dayattığı ve hiç bir özgür iradesi olmayan insan tipi modellediği çevrim çarkında tüketim ihtiyaç sınırını bilmeden özendiği eşyalaşma fetişizmine makinalaştıkça ve robotlaştıkça azgın rekabetçiliğin en kullanışlı ürünü haline gelen insanlık, günden güne yerini soyut ruhlu Yapay Zeka” ya terketti.
Vahşi Kapitalizm’ in veya Neo Liberalizm’ in ilk amentüsü sayılan “ kendinden, hiç şu bir şeyden ve hiç bir yerden mutlu ve memnun olmama’ kodlamasının modellediği insan tipi, nerde ne aradığını bilen yetinme ve ÖZGÜVEN duygusuna körelmiş kendini ve her şeyi sürekli değiştirip dönüştürmeye sonsuz kaçışların kulu kurbanı müşterisi muhtacı üreticisi tüketicisi ve kölesi olarak, her gittiği yerden aidiyetini yitirmiş ve hiç bir özgün gerçekliği olmayan kamuflaj görseller pozlamayı muhtaçlığının züğürt teselli gıdası ve bağımlılık afyonu zikzaklarıyla kendini baskılayan kurak çöl çorak ve kabız yaşam döngüsünde kurgulanmış olanların ruhsuz duyarsız robotlaşmış halidir artık.
Nerde duracağını bilmeyen ve eşit paylaşım zenginliği olmayan kuralsız akılsız ahlaksız vicdansız kültürsüz sanatsız ilkesiz bilinçsiz sorumsuz itibarsız aidiyetsiz adaletsiz hukuksuz ve liyakatsiz en sapkın rekabet hırs ve yarış girişimciliğiyle ortaya konulan her performans, eğitimli ve örgütlü cehaletin içgüdüsel dürtülere tutsak önyargılarıyla - her hamlesi hangi sonucu verirse versin akıl vicdan muhasebesi yapmaksızın - önü alınmaz ve geri dönüşü olmayan kıyameti tetikleyen evrensel boşluktaki sonsuzluğa hükmetme çılgınlığının kışkırttığı korku kabus sindirme baskı tehdit savaş çatışma sefalet mal mülk para ihtişam fuhuş furya bağımlısı gericiliğinin ve ilkelliğinin YAPAY ZEKA kara deliğine çökmüş çakılmış durumdadır artık insanlık.
Ve burada toplumsal faydayı gözetmeyerek insansız aidiyetsiz ve toplumsuz eşya servet mal kumaş mülk gösteriş maske imaj tarz altın düşkünü eşyalaşma ve i metalkeşme soğukluğu kültürsüzlüğüne ruhsuzlaştıkça her döllenme nesli tükenmiş tek tip ve tek cins algı hücresinin proğramlı ve güdümlü kulu kölesi metavers robotları halini alırken, insanın her alanda her şeyin varlık hukukuna ve yaşam hakkına engelsiz kuralsız rakipsiz hükmetme yarışı uğruna ürettiği robotların artık her geçen gün daha da akıl almaz hızla ete kemiğe büründürüldüğü bu günlerde, yeryüzü hikayesini ve işlevini sonlandırmış insanlığıyla hiç kimse kendisi değildir artık.
Doğal yaşam döngüsünde kullanılmayan ve varlık göstermeyen her şey bağışıklığını ve direncini yitirdiği etkenlere saldırganlıklara ve müdahalelere karşı anlam ve değerinden düşerek kirlenir, paslanır tenekeleşir çürür ve çoraklaşır. İnsanları aveme süper çarşılarına ve beton bloklaşma hücrelerine doğal özgün duyarlı ve özgür yaşam bağından kopararak doldurup boşaltmayı gelişmiş kalkınmışlık olarak tüketim tutsaklığı kulluk kölellerine KAZZIKLAYAN ileri düzeyli kalpazanlık, mal mülk cevher servet gibi her ışıltılı metalleşme saplantısında değerden düşen insanlık da, öz varlığını kullanmadıkça doğal yaşamını yitirmiş paslanmış çürümüş yozlaşmış ve telef olmuş diller yollar özgürlükler bilinçler anlayışlar kazanımlar alışkanlıklar ilişkiler itibarlar öğretiler birikimler inançlar bellekler dağarcıklar bilgiler yöntemler beceriler ve kültürler gibiydi.
Insanların can , hayat, iletişim, kültür ve yaşam ana damarlarına sokulup sinerek, dolaşımdaki sosyal siyasal ekonomik yığılmalara yozlaştırıcı yıkıcı öldürücü ve çölleştirici her türlü soygun soygun talan ve keyfiyet içgüdülerini doyurup tatmin etmeye menfaatçiliği çıkarcılığı ilkesizliği zorbalığı acımasızlığı haksızlığı hukuksuzluğu şiddeti sahtekarlığı onursuzluğu vicdansızlığı ve kişiliksizliği tüketim piyasasına dayatarak bütün kokuşmuş yozlaşmış çürümüşlükleri sıradanlaştıran ülke toplum devlet ve insanlık değerleri yapay zeka ruhsuzluğuna özelleştirildi. Çünkü senin iyiyi adaleti hakkı hukuku saygıyı sevgiyi kültüre edebiyatı sanatı aşkı güzeli doğruyu doğayı hayvanı börtü böceği sonsuz sınırsız insanı ve evrensel zenginliği dileyen savunan takip ve talep eden yaşam şavaşçalığın öldükçe azalan ve azaldıkça eksilirken, kötülüğün tohumunu ekip biçen korsan yağmacıları ve piyasa borsacıları her damardan fışkıran kanser hücreleri ve yıkım yapma cellatları olarak artıp çoğaldıkları tüketim çılgınlığı hızından YAPAY ZEKA hortlaklığına insanlığı rezil maskara ve murdar etti.
Bu sebeple de Bop Eşbaşkanlığı i’ nın söz ve salahiyet yetkilisi olan Arınç’ ın ( en etkin muhalefeti ancak biz kendimize yaparız gibiye ) “ takke türban, din iman namına herkes bizden kopuyor ve hızla terkediyor ” sitem ve serzenişi, zaten toplumsal faydayı, adaleti, saygınlığı, huzuru, güveni, kültürü, dili, edebiyatı, sözü , sohbeti, sanatı, bilimi, paylaşımı, eğitimi , özgürlüğü sosyal eşitliği ortak inancı ve mutluluk sevincini kurup donatmaya değil, uluslararası işgalciliğin proğramladığı ilimden toplumdan hukuktan itibardan paylaşma duygusundan ve liyakat iradesinden dünyadan hayattan ve yaşam gerçekliğinden kopuk güç ihtişam imtiyaz ve gösteriş zehirlenmesine hurafe ve hamaset donanımlılığın soygun sömürü rekabetçiliğini kurumsallaştıran her türlü ahlaksız kuralsız acımasız ve yolsuzluklarına talanı vurgunu ve sahteliği hükümran eden Bop icadı yıkım yağma yelpazeciliğiydi.
.. ONDÖRT SUBATLAMACASINA ( VELANTiNE AMMA VELAKiN ) …
Gün boyu cinnet cinayet kaza bela yıkım kepazelik döğüş dalaş bozgun boşanma kavga şiddet nefret kuşku karanlık fıtuş furya uyuşturucu mafya tarikat ve kabus haberleri yapan ve veren bozuk düzen ortağı kirli kanallar , günün en nihai sonunda en hayati gereksinimlerini dahi temin ve tedarik etmede sömürü çarkının saniyelik değişen etiketine yetişemeyen kuşatılmışlık ağında kendini bulamayacak kadar yitirmiş ve uzak yaşam yılgını, iletişim bezgini ve hayat yorgunu insan yığınlarına ondört şubat sevgililer gününü cilalayıp , doygun sömürü çarkının karakteri gereği yozlaşarak sonsuz çöküşe sürükleyen çürümüşlüğün kaynak sağlayıcısı olarak tüketim bağımlılığı tezgahına ( canıyla cebelleşen toplumla matrak geçip kafa bulurcasına valantine amma velaki kapalı çarşı işi ) koymakta..
Çünkü…
Soyan sömürenlerin BOP EŞbAŞKANLIĞI tekelinde Sorunların çözümüne azalmasına bitmesine değil, artarak çoğalmasına akıl fikir gayret hile dolap dümen dalavere dolandırıcılık kurgu ve şantaj ateşleyip kundaklayarak, (toplumun eziklik ve çatesizliğini baskı altına alarak) her türlü korkuları dayatmaları hiç bir zahmet gütmeksizin kolayca kabulünü sağlayıp bütün ülke toplum ve devlet zenginliklerini ( kazanımlarını birikimlerini ve kaynaklarını ) kendilerini hırs vurgun soygun talan yağma ihtiras ve doyumsuzluklarının servet saltanat mülkü halinde nüfusa geçirip ciro etmektedirler.
Çünkü istismara dayalı bu kötülük endüstrisi en başta siyasi figüranlarının foyası maskesi imajı ve dalaveresi somut gerçekliklerle hiç bir ilgili alakalı olmayan soyut gündemler kundaklayıcılığının en aşağılık kişilik ve karakter bozuklukluğunu dışa vuran güç servet gösteriş mal mülk şöhret lüks konfor zevk acımasızlık bencillik imtiyaz budalası ve zehirlenmesi sahtekarlıklarından Tükendikçe eskisinden kırpılıp kesilerek koparılan parçalardan yenisiymiş gibi siyasi istismar pazarına sunuldu.
… EPSTEİN MARKALI FURYA FUHUŞ TARİKAT SANAYİCİLİĞi … Popüler ve YOZ kültürün doyurup beslediği güdümlü kalabalıkların özenti gösteriş ve çılgın tüketim bağımlılığına kulluk kölelik ettiği toplu intihar döngüsüdür, Epstein markalı fuhuş furya ihtişam ve sapkınlık sanayiciliğine insanlığı vampirleştiren çöküntü.
Kapıldığı tanrılattırılmış dokunulmazlıkla her türlü sorgusuz sualsizliğe imtiyazlı seçkinler katında yer bulabilmek için en kısa yoldan ulaşıp erişme sapkınlığıyla bütün insani değerlerini hortlak kefen darasına koyarak ahlaksızlığı hukuksuzluğu sorumsuzluğu kötülüğü acımasızlığı alçaklığı kayıtsızlığı şerefsizliği vicdansızlığı bencilliği fırsatçılığı menfaatçiliği kültürsüzlüğü çürümüşlüğü ve RUHSUZLUĞU kendine yedirerek sonsuz bozulmaların aşağılık yaratığı olmaktan hiç gocunmayan mahlukluğun kendini insan üstü görüp bildiği bütün evrene tek başına hükmetme hakkının olduğuna inandığı ve dışarda kalan herkesi hiç bir saygın değerle özleşmeyen ezilip sömürülecek sıradanlıklar veya böcekler olarak anladığı algıladığı ve bu kapalı devre düzenek içinde yaşadığı çarpık yapılanmakı sadistliğin urlaşmış ve irinleşmiş halidir , insanlığın var oluşundan beri ölümsüzlüğü, her şeye hükmetmeyi ve herkesten AYRICALIKLI olmayı ilk arayışlara çıktığından beri kazanılmış insan değerlerini her fırsatta yozlaştırıp çürüterek günümüze sarkan azan kuduran sinen ve endüstrileşen EPSTEİN furya fuhuş sanayiciliği.
İçinde ve kapsamında parayı arabeskçiliği zorbalığı serveti gösterişi ihtişamı yobazlığı ve çıkar ortaklığını kutsayan her pisliğin mevcut olduğu, dünyadan taze insan cesedi devşirmeli sapkınlık ağıyla donanımlı ve birbiriyle her türlü yasak ve sapkın ilişkili şirketler ofisler markalar örgütler kurumlar birimler devletler ajanlar entrikalar kurumlar dümenler cellatlıklar cinayetler ne ararsan var hesabıyla, kişiliklerinde hiç bir duyarlılık ibaresi ve insanlık belirtisine rastlanmayan vahşiliğin ve vahşetin uluslararası çapta kurumsallaşıp kümelendiği VAMPİRLİĞİN tarikat yapılanmasıdır EPSTEİN markalı furya fuhuş sanayiciliği.
Yapılanmalarında her tepesindeki seçkinleri sorgusuz yargısız itaatlilikle TANRI bilenlerin ölüm odaklı eksenlerde sağlıklı liyakatli bilgili özgür cesur saygın sorumlu ve mutlu toplum olmayı terkederek bütün yaşam enerjisini korkuya özentiye aşağılanmaya gösterişe karanlığa kültürsüzlüğe çirkefliğe kötülüğe kabusa endişeye hırsa mutsuzluğa şiddete kibire ve yarışa harcayarak kendine baskın gelenleri koşulsuz tanrı kabulünden kul kurban oldukları TARİKAT örgütlenmesinin bütün ögelerini kirli yapısında barındıran rol model piyasasıdır EPSTEİN markalı furya fuhuş sanayiciliği.
Bu bakımdan da kurdukları sadist ve sapkın düzenekte hat hudut sınır tanımayarak yer yüzünün bütün benzelen mahkuklarını bu sanayinin kullanım ortakları suç ve sabıka iştirakçileri ve işbirlikçi tüketim müşterileri örgütlenmesiyle, medyadan turizme , digital teknolojiden yapay döllenmeye ve sinema dizi müzik sanat gıda giyim kulam iletişim moda inanç ilim emlak sosyetesinden satılık siyasete.. özgürlükten ve özgür iradeden yoksun aklı fikri ve vicdanı çürümüş kulluk kölelik güdümlülüğüne( cesedi ele geçirilmiş insanlık mirasına) çökmüş çöreklenmişlerin mafyatik donanımlı ( bölgesel bütün diğer irili ufaklı benzerlerinş kendi yapılanmasıyla yapıp bozan ) EMPERYAL SÖMÜRGECİLİĞİN Tarikat hücresidir dünya hayatına topyekün kendilerini tanrılaştıran Epstein fuhuş furya tarikatçılığı.
Zaafiyet sefalet kuşku yalnızlık korku kaygı yabancılaşma endişe geçimsizlik ahlaksızlık zırvalık şiddet gericilik cahillik yozlaşma yağma yıkım gibi unsurları bilhassa kollayıp kışkırtarak herkesi hiç görülmedik ve seçkin olma rüyalarında uyanacağına aldatıp inandıran dürtü ve tüketim bağımlılığının YAPAY ZEKA algısına karşılık her şeyin özgür yaşam hakkına dilediği gibi tecavüz ederek ormanları dağları denizleri koyları körfezleri yeraltını yerüstünü ve İNSAN KAYNAKLARINI kendi keyfiyet konfor görgüsüzlük ihtişam doyumsuzluk gösteriş ve zorbalık sultasına ganimet mülkü olarak el koyan yağmacılar vurguncular ve takancılar( Bop Eşbaşkanlığı bünyesinde Türkiye de buraya kulüp dahili olmak üzere) bu fuhuş furya tarikatçılığının aynı bağlamlı yan sanayi ürünüydü.
Emeksiz zahmetsiz adaletsiz ve paylaşımsız her türlü hukuksuzluklar sahtekarlıklar dayatmalar dümenler ve eşitsizlikler üzerine kurulu sınırsız sorgusuz İSTİSMARCILILIK ve çarpık yapılanma döngüsünde iletişim,moda finans, emlak, dizi, reklam,eğlence, dekor, tasarım, sınırsız tüketim bağımlılığı muhtacı hormon kimyasallaşmasını dolaşıma sürülen insan tipine gericiliği ilkelliği zorbalığı şiddeti yozlaşmayı kişiliksizliği ve kültür sanatsızlığı yüceltip överek, kimi diva kimi mega star kimi reis kimi imparator kimi rakipsiz kral kimi bedüzamancı kör karanlıkların patronu kimi kuru gürültüler şıh kimi hanımağa kimi insansızlığa terkedilmiş hınca hınç güdümlü yitikliğin babalar babası ünvan ve şöhretiyle siyasetten müziğe, medyadan magazine toplumsal hayatı dilediği gibi kundaklayarak kaderci ve kederci hükmüne çullananların ilahlaştırıldığı kendilerine ait imtiyazlı konfor lüks dokunulmazlık ve seçkin sür saltanat alanları( ADALARI) vardır.
Şimdiye kadar bilinen ve ayyuka çıkan Boko Haram ne idiyse , Fethulmetal her neci veya kim idiyse, Kluks Klan hangi formatta nasıl icat olmuşsa ve en meşhuru Şila ve BAGVAN ikilisi OREGON ‘ da hangi şehvet dehşet cinayet güç ve gösteriş kerhanesini ‘ günahı kutsayarak yaladığı kötülüklerden sıyrılarak erdemli insan olmaya yunmuş arınmışlığı’ pazarlayan köklü sapkınlığın güncellenerek bütün ünlü olanlarını ve seçkinlerinin lendileri dışında kalan herkesin yüce tanrısı olarak pazarladığı güç gösteriş servet mal mülk teknoloji ve korunaklı ADA’ larında depolayıp toplayan her türlü kokuşmuş çürümüşlüğün hem adı hem de adresiydi EPSTYN furya fuhuş sanayi tarikatçılığı Yapay zeka’ ya kendi aralarında konuşmayı ve iletişim kurabilmeyi çoktan gerilerde bırakmış olarak insanın hem kendine hem de Metavers yaşam dolaşımına erişimini saf dışı bırakan kıyametin taşlarının döşendiği ve İNSAN KILIFLI soyutlaşmaya her yetkiyle donatılmış canlandırmayı hortlatıp dirilten soygun sömürü pazar piyasa ağında ve korunaklı ADALARDA tanrıcılık oynayanların aşıladığı değersizlik anlamsızlık duyarsızlık ve kendine yabancılaşma dayatmasıyla her türlü bağımlılıkların kulu kölesi olan insan yığınlarını tıkanıp kapandığı sanal magazin ve soyut gündemli hücrelerden bir türlü dışarı çıkamayan muhtaç yoksun endişeli kaygılı mutsuzluk döngüsüne sürekli kötülük karamsarlık acizlik çaresizlik yitiklik yalnızlık ve eziklik yükleyen olumsuzluklar kıskacında herkesi mutlak DEĞİŞİM - DÖNÜŞÜME ve kabule zorlayarak bütün dünya hayatının kendine özgün yaşama değerini ve hakkını kendi keyfiyet hükümranlıkları uğruna hiçe sayan ( kendileri herkesin ve her şeyin özgür yaşam hakkını ve özgün iradesini dilediği gibi bozma yıkma kuşatma ezme karıştırma soyma sömürme yakma değiştirme ve tecavüz etme yetkisiyle kutsanmış görürken, aynı zamanda asla kudretine erişilmez ve sorgulanamaz ayrıcalıklılığın üstünler ve seçkinleri bilen kendine müstakil korunaklı adaların zümreleri ve sapkınlar topluluğu ) furya fuhuş servet saltanat ihtişam cinnet doyumsuzluk şiddet vurgun soygun talan vahşet dehşet tecavüz ölüm zulum korku savaş Ganimet ve yapay zeka sanayisini geçmişten günümüze ışınlayan Tapınak Şövalyecileri, Bilderberger’ ler, Yüzler Grubu veya İliminatici’ ler , EBSTEİN sapkınlık ve sarmal serisinin ( örgütlü yaratıklaşmış tarikatçılığının ) diğer çarpık benzerleriydi. .
…. DOĞA ve İNSAN SEVGİSİNE DAİR 2 … Aşılananın yahut MAYA’ lamanın özü esası Doğa kökenli kendi aslını veren döngülerden kaynaklı olmadığı sürece çöküşü kaçınılmaz sonsuz bozulmalara sebep YAPAY tasarımlı kurgulardan ibarettir her şey.
Gördüğü dokunduğu duyduğu sezdiği tattığı doğadaki her şeyden İnançlar dahil yaşam biçimini, akıl fikir bilinç çıkarımını, beslenme barınma kaynaklarını ve iletişim şekillerini yine doğayla kurduğu bağlardan sağlayan insan, bu sonsuz dönüm dolalım dengesini doyumsuzluk YAYILMCILIĞI ve KEYFİYET hükümranlığı uğruna hiç bir varlığın özgün yalama hakkını gözetmeksizin umursamaz hiçe sayar ve terkederse, bu günlerin miladı olan topyekün kıyametin o noktadan itibaren her leyin sonunu getiren katliamcı katiline dönüşür.
Başkasının emeği çabası gayreti üzerinden ortada dolaşıp gezinmeye son dakika cinnet cinayet ilanlarıyla dalıp çullanarak, Dibe düştüysen eğer ve sorumluluk vicdan özveri özgüven ve özgür iradeden yoksun hayatı kararmış ışığı sönmüşsen eğer, ‘ eller yukarı herkes dışarı ‘ bağırıp çağırıyordur hattı bozulmuş, canlılığı pörsümüş, çizgileri kırılmış her yerin pususuna çullanan haydut kovboyculuğun hercümerçlerinde.
Noktaya kilitlenmeden akla belleğe bilince hafızaya ilgiye duyguya ve düşünceye yatay yahut dikey gözleyebilme sıçrayışlarını ve ilerlemeyi sağlayıp Çevresel bakış alanlarını geniş tutarak kire kibire gürültüye kaosa kine nefrete aç gözlülüğe gösterişe zuluma zorbalığa ve kargaşaya Maruz bırakılmış ısrar ve tekrarların toksinlerinden arınma tadilatı yapmalı ki insan, hayata polyona güzelliği yapmalara mahsur düşen lak lakçılık da da buna dahildir insana dünyaya vicdana saygıya aşka sevgiye ve doğaya arınarak dönebilsin .
Çünkü taklit ettiği vazgeçilmez doğanın her hangi bir parçasıdır insan. Bu sayısız varlık evreninde başkalarınınkini gözettiği kadar ancak kendi varlığını da karakteri özü esası ve işlevi bozulmadan sürdürebilme imkanına sahip olur. İnsan karakterinin diğer adı da bu yüzden fıtratını tanımlayan Tabiat’ tır. Ordan gelir her şartta yeniden oraya döner. Nihayetinde doğadan tedarik ettikleriyle hayatını ve varlığını ancak yaşatıp sürdürme şansının olduğu ( demir çinko magnezyum potasyum selenyum silisyum… )vitaminler, elementler madenler mineraller toplamıdır İNSAN denilen nesne. Eksikliği halinde ruh ve beden dengesi bozulup ölümüne sebep hastalık salgın çöküş ve çürümelerin önü alınamaz sonuçları doğduğu gibi, ihtiras hırs yayılmacılık doyumsuzluk tahammülsüzlük güç gösteriş ihtişam zorbalık dayatma ve keyfiyet hükümranlığı uğruna DOĞA’ nın ve insan ilişkilerinin dengesi düzeni bozulunca soyut laboratuarlarda üretilmiş soyut sahte sanal ve kimyasal cinnetin hiç bir akıl bilinç bellek düşünce duyum vicdan sorumluluk denge idrak irade ve duyarlılığığı olmayan dürtü güdümlerine bağlı psiko manyaklığın ( adalet saygı sevgi emek sanat kültür kişilik kimlik gibi kavram ve çıkarımlar yoksunu) hiç bir şeyi sorgulamadan her leyin hakkına tecavüz eden bu günkü haliyle cinnet ve cinayet öznesine değişmiş ( dölsüzleşmeyi tohumlayarak) ve dönüşmüş olur insanlık. Sefalet yoksulluk düşkünlük acizlik bunalım belirsizlik umutsuzluk tükenmişlik gibilerin tüketime sunulduğu dayatmalarla her türlü sömürüye istismara yapmaya yıkıma ve manipülasyona açık olduğu için insan ve doğa, itirazı veya kabulü olmayan her sorgulama yürekliliğine işsizlik korku baskı hayattan koparma ve tümüyle zindana sokma ışıksız havasız dünyasız bırakma gibilerle) daha da kötüsüyle tehdit etmenin de soygun sömürü çarpık çarmıhına şartları uygun kullanım sahalarıdır.
Görene duyana bilene ve duyarlılık ilminde ve dengesinde yaşayana , yaz güz bahar öteki bahar biz bu kuyuya basıl düştük panik atakları na konum atmakla hayatı raf düzenine sokmak niyetlisi olmayan anlayışla yaşayana yaz da biter ötekiler de insan da. Mühim olansa sayaçta sarnıçta bitmesi kaçınılmaz olanlara yeni kaynaklar unutlar hevesler heyecanlar tutkular katma veya katılma gayreti ve çabasına gitmektir. O sayede insan düzen dünya aşk ve sonsuzluk hasılı velhasıl olur çünkü.
Bu yüzden doğal dengesi bozulmuş birbirine bağlı tarım gıda enerji hayvancılık barınma eğitim ulaşım iletişim inanç dil kültür sanat ilim hukuk güvenlik istihdam ve istikrar gibi hayatı kurup donatan dengede hiç bir şeyin denge düzen bağlanında olmadığı yağma yıkımlar silsilesinde bunalım gerilim karanlık kargaşa bilinmezlik korku kahır şiddet nefret bozgun sataşma çatışma güvensizlik ve mutsuzluklarının kimyasal ölümleri doğuran doğa ve insan sevgisi katliamcılığıyla sıralı kötülüklerin kıyametleştiği günümüz anlayış ve yalam biçimi esaretinde, ilk sıra listesini doğasında ve MAYA’ sında olan değerliliği bozarak tüketim bağımlılığı çılgınlığına kul köle olmuş sahte soyut acınasız ruhsuz ve yapay ilişkiler ağına mecbur ve muhtaç insanlığın soygun sömürü çarkının dayattığı değişim ( dölsüzleşmeyi tohumlayarak) ve dönüşüm sonucudur.
Böylece..
İnsanın doğal varlık sebebi ve zenginliği olan duygu düşünce haz istek heves ve algılama duyumlarıyla örgülü donanımlılığın insan değerlerini marjinal erişilmez olana ve en yüksek kazancın sahibi olmaya sağırlaştırıp körelten bütün kötülüklerle hep huzursuz istikrarsız dengesiz çıkışsız karanlık pusuda bekleyen korkuları kaygıları eziklikleri panik atakları çevreleyip hayatın bütün iletilşm zenginliğini ve dönüm dolaşım çeşitliliğini kısıtlayarak sürekli sanal -digital robotlaşma sanayisiyle yarışan ve kendinden insan üstü artırım başkalaşım ve yıkım beklenen sosyo psikolojik travmalara kendi azgın sapkın felaketinin köle pazarını yapıp bozmaktadır artık insanlık.
Hasılı, yeryüzünün mahşeri kalabalıklarını parıltılı gösterişler ışıltıyla ardında zincirleyip sürükleyerek en yüksek kazançlara kendini ilah edenler çapulculuğunda hızını hiddetini şiddetini öfkesini ve fiyatlandırmasını bir türlü alamayan sapkın yükselişlere azıp çıldıran ALTINA HUCUM kargaşasında zaten gelir dağılımı eşitsizliğiyle adaleti vicdanı sorumluluğu sağlığı kültürü dili saygınlığı aklı yapısı kanunu kuralı bilinci doğası ekseni ve insanlığı bozulmuş ortak yaşam dünyasının silsilesi hiç bitmeyen ve beraberinde daha çok bozgun sürgün sığıntı acı sefalet yokluk azap çile yoksulluk kan ve gözyaşı getirecek olan SAVAŞ ve ÇATIŞMALARA gıcır gıcır paketinden çıkartılan yenisini güncelleyerek geleceği belirsizliği dolgulayan kapasiteden garantiye alma çırpınışlarıyla kendini verip altına doymamanın korkusunu çaresizliğini muğlaklığını kaygısını derdini endişesini kabusunu evhamını kuşkusunu kederini karamsarlığını ve travmalarını yatırımlayıp stoklamakta herkes.
…. DOĞA ve İNSAN SEVGİSİNE DAİR … Karda yürüyen ve Aşkı ayazı soğuğu göze alan varsın izini yolunu kişiliğini ve insanlığını en görünür duyulur kendisiyle belli etsin. Çünkü bütün inanılası bilinesi ve yaşanılası güzelliklerin doğumuna tanıklık etden ay gün saat rüzgar yağmur su toprak hava bulut dağ köprü kavşak rıhtım yer gök ve güneş ve her şey ve her yer , orayı kendinden bilip insanlığı ve sonsuzluğu okutup öğreten yaşama sanatının huzur ve mutluluğuna erecektir. Çünkü değerli anlamlı ve sürdürülebilir bütün ilişkilerde herkesin her zaman her şartta her şeye ve kendine iyi davranma aklı fikri algısı alışkanlığı huyu ve karakterini geliştirebilme hüneri ve becerisidir, sosyoloji arızası yapay laboratuarlarda kadını erkeğe bölüp atomize etmeksizin ve birini diğerinden ayrıştırma sadistliği gütmeksizin vitrin ürünleri olmayan insanlık..
Doğa ve insan sevgisi… yaşam döngüsünde vazgeçilmesi asla mümkün olmayan bütün sevgileri çarpanlarıyla katlayarak çoğaltan, henüz kitabı yazılmamış kaydı asla silinmez değeriyle ve yeryüzü hikayesini iyilik güzellik kılavuz kitabıyla özgürlüğü sevgiyi onuru vicdanı cesareti sorumluluğu ve aşkı insanla bağdaştırıp anlamlandıran vazgeçilmezliğin ta kendisidir .
Doğa ve İnsan sevgisiyle beslenip büyümüş ve insana yetişmiş olan her kişi, her kurduğu sağlıklı e sorumlu iletişim duyarlılığıyla börtü böceğin, çalı çiçeğin, nehrin ormanın, kuşun hayvanın, toprağın denizin ormanın….uçan gezen duran yürüyen her şeyin özgür nitelikli sağlıklı diri ve özgün yaşama hakkına en az kendisininki kadar sevgi saygı duyarlılığıyla yaklaşır özümser benimser ve davranır.
Hep söz konusu edilerek bir türlü yanlıştan dönemeyen olgudur , kadının nazlı narin ince ve zarifliklerle özdeş çiçeksiliğine duyulması gereken özen titizlik ve hassasiyet evet olması kuvvetle gerekli mümkün ve imkan dahilinde yani… fakat bu ortak yaşam değerliliğini kuran yaşatan ve yücelten saygınlığ dair sadece dörtte.bir çeyreklik kısmıdır sağlıklı yürünesi gereken iletişim bağlamının. Çünkü kimse kimseyi zorlu koşulların bu tarafından karşı yakasına omuzlayıp götüreceği kadar hamallık vasıtası anlayışıyla bilip davranmamalı ki… duygularını istemlerini hassasiyetlerini ve ihtiyaç duyduğu hayatiliklerini gözetmeksizin formatlanmış rollere veya kalıplara bürünme zorunluluğuyla sahtelikler kozasında kıvranıp ziyan olmasın insanlık. Bu yüzden kadın erkek farketmeksizin herkes herkesi kişinin özgün karakterini de gözeterek içten samimi gerçekçi ve kimse kimseyi üstün yahut aşağılık seviyesinden görmediği saygın duygularla algılamalı duymalı görmeli anlamalı ve davranmalıdır. Bunun kadını erkeği yok ve burdan doğacak olan şey katıksız sevgi ve herkese yetecek kadar huzur mutluluk ve Aşk zenginliğidir.
İnsan ve Doğa sevgisiyle eğitim öğretimini sağlayamamış olan bütün yalnızlıklar, hiç bir kendine özgünlüğün duygu düşünce akıl fikir yol vicdan bilinç bellek ve sorgulama liyakatliliğiyle gelişip büyüyemediği için, her karşılaştığı ve yaladığı hayati değerdeki eşik evre ve sorunları İLKELLİĞİN kolaycı kibirli kahırlı yıkıcı sapkın aykırı baskın zorba ve şiddet eğilimleriyle çözmeye kalkışarak değer kıymetini bilmediği her şeyin yaşam hakkına kastederek kökünü kazımaya odaklı ezik yoksun tecavüzcülüğe evrilen kişilik bozukluğu korku ve karanlıklarıyla sosyal hayatın canlı cansız bütün donanımlılığını bozan çürüten çökerten ve katleden suç maksadına dönüşür..
Çünkü gönül his haz heves heyecan coşku ilgi samimiyet sevgi saygı açlık susuzluk gibi ruh ve beden bakımının yapılmadığı vücut, hayata hor yaklaşıp ve hoyrat davranarak kendine sunulan yeryüzü cevherinin ve ömür zenginliğinin değer kıymetini bilmeyen insanından uzaklaşarak ölüme terkeder.
…çünkü sürekli nezaket kalıbında iyimserlik kusursuzluk mükemmellik beklentisine formatlanmış kişi zamanla bu yapay biçimlendirmeyi taşıyamaz tam tersine evrilir çünkü böylesi köleli çerçevelilik insan doğasına aykırıdır. Beklenti hücresinde diğerinin tenezzül bağlamında kendini hep ezik yoksun ve muhtaç hisseder.
Okuduğunu anlamaz yaşadığını bilemez duyup gördüğünü tanımlayıp kavrayamaz ilgisi dikkati becerisi savrulmuşluğun zifir karanlıklarına dağılarak ve buzul devrelere girerek kaçınılmaz halde sıkıntı yaşarsın dünya be hayatla bağını kopardığın kendi kendinle ver kalitesiz rimsiz çoraklarla boğuştuğun kendi haline başkalaşmalara terkettiğin boşlukları ve kendin olmadan asla doldurup kapatamazsın bir daha. Çünkü, sakinliğini bulmayan hızlı ve çılgın tüketim bağımlılığı her şeyin kalitesini bozan en yıkıcı etkendir. Çünkü Sayaç ölçümlerine kilitli bağlı İnsanın sesi gözü adımları arzusu bilinci zarar durumundaki kendine yetişemez.
Sınava kusursuzluğa mükemmelciliğe ve kayıpsız yenilgisiz mutlak başarıya endeksli buyurgan komut ve kurgulamalarla yalama tutsaklığının verdiği hasarla insan , bütün değerlerinden koparak darma duman olur.
… EMEK SERMAYE CELiSKiSiNiN SIFIRLANDIGI KIYAMET GÜNCESINDE …… Sanayisi ve ekonomisi emek sermaye çelişkisi üzerinden gelişmiş dünya ölçeğine yerleşik ve yaygın sömürgeci ülkelerde ( misal Alman lokomotifli Avrupa’ da) maaşın üçte ikisi kira ve barınmaya, geri kalanı ayın ortasını bile bulamadan yan giderlere iflas çırpınışlarını tştreyip tükenen sefalet sürüncemesiyle, global Vahşi sömürü çarkının ülke coğrafya kimlik farkı gözetmesi ve orası burası yoktur asla.
Hem zaten sebeplerin tetiklediği soygun sömürü kundakçılığına karşı tepkisel duruş tavır etki yetki sorumluluk itiraz reflekslerini duyarlılıklarını ve sorgulamalarını yitirerek cebelleştiği sonuçlarının kulu kölesi olan kalabalıklar ; tam da dürtü bağımlılıklarına tutsak aranılan ve istenilen kolayca güdülür kurgulanmış planlı proğramlılığın sosyal siyasal ekonomik ve kültürel çürüme ve çöküşlerle koşulsuz şartsız itaatliliği sağlanmış olan niteliksiz tezgah oyunu ve ürünüdür.
Motoru bulunca James Watt insan emeğine ve değerine ilgi azalmış ya.. O gün bu gün.. Her Bilinmezlik, kuşkulu temkinli ihtiyatlı ve mesafeli yaklaşımları zorunlu kılar ve tetikte olmayı gerektirir . Kırsalda bilinmeyenlerin azlığı sebebiyle kötü aykırı olan veya ortak hayatın değerler dolaşımına uymayan her uyumsuluk kolayca farkedilir ve dışlanır. Fakat kent metropollerinde her acımasızlığı içinde barındıran ve herkesin kendince yaşam kavgasını bin türlü şekle girerek öncelediği sert katı ezici yorucu tehlikeli bilinmezlikler insan yoğunluğu kadar çok olduğu için aynı oranda bütün bilinmeyenlere kaygıyla kuşkuyla yaklaşılır.
Kimlik ve ortak yaşam değerlerini yitirmiş kaybolmalar, parçalanmış soyut kimliklerde ve fanatikleşmelerde ( baskılandıkları güdümlü ezikliğin tutsaklığından sağlıklı saygın özgür iradeli kültürlü ve bilgili kişiliğe giden çıkış yolunu bulamadıkları yüzünden parçalanmış alt kimliklerde kümeleştikleri) kendini bulmaya ve ifade etmeye gruplaşırl. Bunu bilen pusudaki Tarikatlar mafyalar magazinciler klüpler ve partiler bu sosyolojik bozulmadan bolca istismar çıkarı sağlar.
Geri çekilip sosyal sıkıntılı kalabalıkların afyon ihtiyacı nabzını tutarak çekildikleri kabuktan fışkırarak En son geçen ncelkenelerle Tarkan - cem yılmaz yıllardır bütünlük n yol kavşak ve magazin kirlidi lanallardan reklamı yapılmamış gibi halk garip graba televizyonlarında hit haber olarak yokluk yoksulluk şiddet sahtekarlık kıskacında kıvranan topluma ve dokum boşaltım paptığı david bacjamin karısının gelinine sırt döndüğü haberiyle birlikte… Denetimsizlik liyakatsizlik israf gösteriş ve sorumsuzluk üzerine vurgun soygun yağma dayatma ve talan kurulumuna yapmış olan Bop keyfiyet sultası, ülkenin bütün kazanım birikim ve değerlerini lendi şahsi çıkar ve menfaatine uygun özelleştirilerek sefeleti yoksulluğu hukuksuzluğu kuruni sallaştırıp sur saltanat keyfiyetinin baskılama çevrim çarkını daimi kıldı. Çünkü feodal bağlarla büyütülen duygular hisler ve hevesler, akıl fikir vicdan muhasebesiyle idare edilmediği sürece her şey birbirine baskın ve üstün gelmek için kıstırır kuşatır çatışır dengesini yitirir kendine tapan katı köşeli akışkanlığı olmayan öfke kin nefret gazabına dönüşür.
Herkese ve her şeye Baş Olma içgüdüsünün aklı bilgiyi saygıyı sorumluluğu dengeyi fikri mantığı vicdanı düşünceyi ve kontrol etme yeteneğini bulandırarak güç odaklı saldırgan hükümran ve güç eksenli kendini öldürme manipülasyona sebep veren öfkenin hırsın aç gözlülüğün kibirine yenilen mahlukluğa dönüşür insan. Çünkü…bütün dayatılmışları itirazsız tepkisiz harcanarak tüketmeye toplumlarını hiç bşr itiraz yetkisi ve tepkisi olmamaya disipline ederek; veya tamamen ve tümüyle kendi kaderine terkederek güdümlü proğramlı köleler olarak ayar edip kurgularlarken İltihap ve salgın damarlarında biriken acıyıcı yaralandığı sebeplerden arındırıp becerikli bilgili doğru etkin liyakatli ve sağlıklı tanısı tedavisi konularak iyileştirilmediği sürece derinlere kök salıyor ve tamamen kalıcı hale getirerek birbiriyle hayati derecede ilişkili hücreyi yapıyı dokuyu organı sistemi ve bünyeyi çürütüp çökerterek hayatı bitirmeye ve insanlığı öldürmeye urlaşıyor.
Sağlıklı iletişim ağını ve bağını kuramayan köklü kopuşlar, kuramadığı sosyal bağları kolayca ve keyfiyet hükmünde harcanabilir kılarak işlenen her suç ihlali sıradanlaşıyor , her kötülükse kanıksanıp bulaşıcı bir salgın olarak herkesin şiddetli sarsıntı ve yıkımlarını umursamadığı normali şekliyle esaret altına alınmış dünyanın bütün coğrafyalarında yaşam biçimi halini alıyor.
Sömürülen yığınların istihdam barınma gıda beslenme giyinme enerji eğitim ulaşım iletişim kültür sanat bağlamındaki kaygıları endişeleri mutsuzlukları kuşkuları korkuları çekingenleri yılgınlıkları tükenmişlikleri ve umutsuzlukları gittikçe artarak yapay zeka çağıyla beraber en dramatik çıkmazlara derinleşip azgınlık derecedinde artan inziva kopuş izdiham kayıp yitik kabus ve insanlık travmasında .. sadece barınmaya ilişkin bütün yaşam kazancının tümüne yakınını vererek vahşi ve azgın sömürü çarkında tutunmaya asla dengeyi huzuru güveni ve sağlayamayan tutsaklığın soyut ve sanal nesnesine dönüşürken insanlık…yurtdışında yaşayan Türkler üstüne üstlük hiç bir yerin aidiyetsiz kayıp yitiği olarak kabul görmediği ayrımcılık dışlama nefret ve düşmanlıklarıyla didişip boğuşmak zorundadırlar.
Almanya rol model lokomotifli.. Bu ve benzer merkezlerde de günlük anlık değilen fiyat artırımı etiketlemelerini artık hiç bir gücün kontrol etmediği ve yaşam pahalılığı yükü altında ezilen yüzde doksan beşlik kesimin karanlıktan karanlığa gn yüzü görmeyen yaşam kavgası mesaisinde serbest piyasa pazarının topyekün esiri olarak ulaşım, gıda, giyim kuşam, araç gereç , iletişim, sağlık, enerji, eğitim ve her gün ihtiyaç artırımında bulunam diğer ve öteki bin bin türlü hızına yetişilemeyen giderler toplamıyla canıyla cebelleştiği insan yığınlarının göstermelik seçimlerde kimi seçerse seçsin umudu tükenmiş çarkı ve çevrimi bozuklukta hepsi de en acımasız katı ve sinsi sömürücülüğün ofis sekreteryacılığı yapmanın ötesinde hiç bir farkı olmayarak insanların hiç bir irade itiraz ve tepkisel katılım yetkisinin olmadığı proğramlanmış itaatliliğin kaderini soygun sömürü ilahları ve düzenin tanrılaşmış kartelleri belirler ve tayin eder, Geri kalmış sömürge ve sözüm ona gelişmekte olan yarı sömürge( Türkiye gibi) her alanda bağımlı ülkeleri de ise bütün olup biten hükümranlığı buraya bakarak kendilerine ayarlı çelişkiler çıkmazlar sorunlar yaşam pahalılığı ve gelir dağılımı eşitsizliği üzerine kurulu düzeneğin yerli işbirlikçileri sür saltanat ihtiyacına göre kopyalayıp montajlamaktadırlar.
Her şartta maddiyat faydacılığı ve çıkarcılığı odaklanmasını her şeyin önünde ve üstünde bakıp görerek serbest rekabetçi piyasayı sistemin sınırsız yetkilerle donatılmış herkesi itirazsız köleleştiren sömürü Tapınakları olarak dayatırken, (kazanç marjinali sınırsız) alışveriş poşetlerine varıncaya kadar sürekli her şeye artan fiyatlandırmalarla insanların somut gerçeklikteki bütün sosyal siyasal hukuki ve ekonomik yaşam dolaşımına direk müdahaleyle, sigortadan trafik cezasına ödemeler hesabının posta kutusundan ardı arkası kesilmeyen ezici üzücü ve boğucu tıkanmışlığı çok bilinmeyenlerin korkularını endişelerini yalnızlıklarını kaybolmuşluklarını ve kaygılarını sanayi kentleşmesinin de tetikleyen kimliksizliğe hapsettiği çok kimlikli ( klüpçü işçi hademe muhasebeci memur sıvacı yerli yabancı…) silik yenik sönük hiç kimse kabukları altında cebelleşen insan yığını kalabalıklar varolan somut sorunlarına ruh sağlığı ve beden dengesi bozulmuş tükenmişliğini susturup sindirmek için çok masraflı hayatın yan sokaklarına saparak ( uyuşarak içe çekilme) hiç bitmeyen soyut yapay sanal ve sahte çıkış damarları aranır.
Sözün kısası..:
Çok kimliklilik aslında kimliksizliğin ta kendisi olan şifrelenmiş kilitlerin tutsak ettiği sayısız benlik ve hafıza kayıplarından kendine ve yaşadığı karmakarışıklığa ulaşıp erişmesi asla mümkün olmayan Digital Hegomonya ve Neo Liberal diktatörlüğü dönüm dolaşım ağında özgürlüğü iradesi hayatı ve özgün kişiliği olmayan herkesin herhangisidir insan. Bu yüzden de aynın anda bir çok kişi olmayı şart koşarak ( kredi borçlusu, filanca partili, filanca şehirli, galata fenerli, tornacı, tamirci, amir, memur, usta, çırak, şoför…) kaç- göç boğumunda kendini sürüklenmeye terkeden kalabalıkların sefaletiyle süründüğü halde kendini her an bozuk düzenin ayrıcalıklı patronu olabileceği ham hayallerini gerici hurafelerini ve kuruntularını markalayan fuhuş furya özenti gösteriş görgüsüzlük ve bağımlılıklarının modern köleliğini yaratarak emek sermaye çekişkisiyle bağlantılı üretim ve tüketim ilişkilerini belirlemede sermaye ilahlarının her şeyin kaderini yazıp dayattığı esaret hükümranlığında emekçi kesimin sonsuz yenilmişliği alışıp kabullendiği ve her dayatılan kanunsuz hukuksuzluğun bütün gelir dağılımı eşitsizliğinin kullanışlı kölesi olduğuyla hiç bir etkinliği ve yaptırımı yoktur artık.
Bu yüzden kendisi Alman kökenlikten gelme ve Hitler ekollü manyak heveslerin saplantılı tiranı olan Trump’ un insanlık vasfını çoktan kaybetmiş dünyaya kafasına göre ayar şekil ve düzen verme mütahitliliğiyle, astığı astık kestiği kestik keyfiyet salvolarının bütün kendi karakter benzerleriyle ortak ve çağdaş sorgusuz sualsiz despotluklarla hükmederek el koyduğu eş zamanlı günümüz güncelinde, soyan sömüren yüzde beşlik ayrıcalıklı ve imtiyazlı azınlık sultası patron tanrıların ( tasarımcılar gıdacılar şirketler mütahitler süper marketçiler pazarlamacılar holdingler karteller bankalar borsalar magazinciler tefeciler mafyalar sigortalar medyalar özel ve müstakil sağlıkçılar…) ülke yönetimlerinde kendi kendilerini kanun hukuk devlet yerine koyarak her şeyin hak ve yetki sahipliliğini hükümran kıldıkları kazançlarına milyon misli servet ve sermaye geliri katarken, yokluğu ve yoksulluğunu yaşam sadakası olarak özümseyen yüzde doksan beşlik modern köle yığınlarıysa yalam kalitesi sürekli açık veren ve aşağılara düşen korku kaygı endişe çaresizlik zavallılık ve sefalet güncesinde sürekli daha ayın ortasını bile bulamadan ödemelerine yetişemediği iflasın pençesinde kıvranarak can çekişmekte.
Bı yüzden insan odaklı öncelik gittikçe her alanda tüketim bağımlısı esaret müşterisi seviyelere alçaltıp düşürülerek önceliği her şeyi sınır kural ahlak değer sınır tanımayan kazanç getirisine ve paraya tapınma endeksli eşya gösteriş servet cevher mal meta nüfus mülk güç hükümranlık ve özenti fetişizmine koşullayıp endeksleyen soygun sömürü dolaşımında gerek insanlarını aşırı disiplin şartlanmışlığıyla yöneten sanayisi gelişmiş kalkınmış toplumlarda gerekse her şeyi kendi kaderinin başına buyrukluğu savruluşlarına terkederek istikrarsızlığı bozuk sistemin güvencesi sayan geri kalmış toplumlarda sosyal hakların özgürlüklerin kültürel zenginliklerin sağlıklı iletişimlerin ve ekonomik güvencelerin günden güne ortak yaşam döngüsünden bir daha geri dönüşü hatırlanmamak üzere insanlık belleğinden silinip ortadan kaldırıldığı sınırsız doyumsuz sömürenlerin ve sermaye dolaşımının hiç bir yere aidiyeti kimlikleri coğrafyaları sınırları yetinmeleri akıl vicdan muhasebeleri yoktur ve her zaman daha fazlasına duydukları hırs ihtiras acımasızlık tarz usül yol ve yöntemleri de ortak karakterden birbirinin benzeyeni ve aynısıdır.
Konu başlığına ilişkin birkaç satırlık detay katkı ve eklentisiyle: Madem güncelde sefalet ve yokluğu sağlam temellere oturtan ve yaşam kalitesi günden güne bozulan yoksulluk geliri olarak Emekli Maaşları aktüel somut gündemlerin acıklı hikayesidir…. Helmut Kohl, gelininin Türk olmasına karşın orda yaşayan Türkler’ in ne yapsalar kabul görmeyen ve istenmeyen yabancıdan sayılmasına horlanmasına dışlanmasına ve düşmanlaştırılmasına iyileştiren hiç bir etki katkı hayta inandırıcı ve güven aşılayıcı söylemde dahi bulunmayarak başka kültürleri kendilerininkinden aşağılık düşük ve itibarsız gören Hitler Motifli gövdenin yan koalisyon ortağıydı. Kohl, yıllarca süren düzenin patron tarılarının ( emeğin ve emekçinin yaşam hakkını her yıl insanlık kütüğünden silip tarihin çöplüğüne aymakla kendini kutsal görevlendirilmiş şövalyesi olarak görerek) resmi tutanaklı kalem müdürü nitelikli siyasetiyle iktidarı döneminde bütün var olan sosyal hakların esamesi okunmayacak şekilde silahsız saldırganlığını ve iş bitiriciliğini yaparken, doğu- batı blokunun betonarme abidesi olan Berlin Duvarı’ nın yıkımını ağırlıklı olarak Emekli sandığındaki blrikşntilerle satın aldı ve yıllarca kasada para yok diyerek halen yürürlükte olan DAYANIŞMA ( Solidarität) vergisi getirdiği halde onlarca ve enflasyon tava yaptığı ( sömürücülerin sınırsız ölçüde kazandığı ) yıl tek kuruş emekli maaşına zam yapılmadı. Katıldığı uluslararası ihalelerde yolsuzluk iddasına adı karıştışınca” açıklarsam çarşı karışır” diyerek kendini kenara çekip O’ bu da aratan Merkel’ e -soyan sömürenlerin en sadık hizmetkarı olan siyasi figüre- yerini terketti ve raf tamamladı. Ayrıca Helmut Kohl zamanında Çin’ e taşınan batı ağırlıklı emperyal sermayesinin ve teknolojisinin en damar ve ana kolonu Almanya’ dan sökülüp yapılandırıldı. Yani bugünkü Çin görünümlü her kalkınmışlık markasının ardında gerçek kimliğiyle çinliler değil Almanlar vardır ve hakimdir.
Ayrıca taa ilk günden beri ülkenin gelişimine kalkınmasına ve zenginleşmesine en zor koşulların emekçileri olarak ödedikleri katkı payıyla her alanda olduğu gibi Emekli kasasını da doldurup besleyen yabancı ve Duvar’ ın yıkılışından sonra hala Dayanışma vergisi ödeyen Türk’ leri en acımasız yalnız ve sahipsizliğe terkederek nefret kin öfke ve saldırı yapılanmalı yabancı düşmanlığının tohumları, Helmut Kohl dönemlerinde şahlanıp atağa geçerek bugünkü doruk noktadına ulaştı.
Helmut Schröder’ se yine klasik bildik alışkanlıktan gelen Emekli’ ye yıllarca sıfır zamla artık sosyal söylemli tarih öldü gibisine kaymağı kıyak patron tanrılar locasındaki yerini Yeşiller’ le ve Merkel’ le paylaşıp paslaşarak umudu hakkı sevinci iradesi özgürlüğü mutluluk paydası iletişimi ve yaşam kalitesi salacaya konmuş insanlık tabutunu en kalıcı kirli ve kuvvetli baskılamalarla sosyal intihar çivilerini çaktılar.
Yani kısacası toplumun yaşam kalitesini , mutluluk paydasını, kimlik yapısını, kültürel dokusunu, değer saygınlığını, kişilik hak hukuk itibar ve iletişim kalitesini, ekonomik yaşam kaynaklarını birikimlerini güvencesini ve özgürlüklerini yağmalayıp yok ederek soyan sömürenlerin ganimet paylaşımı ortaklığına kanalize eden Türkiye’ deki Emekliyi sefil yoksul bırakma huy alışkanlık hüner meziyet ve yaklaşımı, bakıp gördükleri Alman Ekollü sömürü işgal talan ve yağma merkezlerine bakarak toplumun tepkisel reflekslerine göre dozu ayarlanan bire bir kopyalama icraat ve montajlama dayatmasının icadı harcı ve ürünüdür.
.. ALTINA HUCUMA BAĞLANIP ZİNCİRLENİRKEN HERKES … Herkes umutsuz huzursuz mutsuz bilinmez istikrarsızlıklara aşağılanmayı yozlaşmayı görgüsüzlüğü şiddeti kötülüğü kötümserliği ve küçümsenmeyi öğretip kabullendiren soyut gündemler belirsizliklerinde kolayca özendiği markaya modaya maskeye imaja tasarıma ve modele sınıf atlayıp ve konum saplantısıyla Altın’ a kilitlenip bağlanıp insanlığını şatafatlı zincilerlere bağlarken…
Zerafet, nezaket , letafet, incelik ve daha ötesi berisi, hayatın insanla İŞ ÇEVİREN aklını, akışını, dönüşünü ve dolaşımını ille de akıntısı günden güne kuraklaşan huzur sevgi saygı mutluluk zaman sularında kenara yığılmış çakıl taşlarından süslü kolyeler dizmeye kurdele bağlamak değildir. Gerçi gösterişli sofraların özenle parlatılmış çatal bıçak sesini insan yalnızlığı boşluğun sahne piyesine boşaltarak ununu elemiş kasnağını ışıltılı şatafatlı görünen duvarlara asmış gibi görünür fakaat, şunun şurasında hepimiz herkesin diğer yarısından insanız ve çok iyi biliriz ki…hatasız pürüzsüz kusursuz ve en erişilmez seçkin mükemmellikte güzel görünsün diye zorlanan her arıza, huzur ve zerafetten çok görünenin ince kabukları altındaki mutsuz sessiz çığlıklardan başka hiç kimsedir.
Bu yüzden şatafatlılık şekilciliğiyle kuşatılıp formatlanmış zorunlu tüketim dayatımlarına kamçılanarak uyandırılan özenti salgınlarını taşıyan ve yaşayan topluma sürekli aşağılık düşkünlük eziklik acizlik kimliksizlik ve hiçlik duygusu aşılamak, bilinmez belirsizliklerle boğuştuğu kendi gerçekliğinden uzaklaşıp koparak her türlü rencide edici değişim ve dönüşüm başkalaşmalarının piyasa tutsağı olarak imrendiği ya kendini herkesten çok üstün gören veya özgün varlığını benimseyip kabullenmeyen yozlaşma kuklası, kuşku ve kaygı şüphelisi, çaresizlik ve endişelerinin kölesi, korkularının mahkumu, kahır kibir çöküş gösteriş ve ihtişam düşkünlüğünün soytarısı olduğu sosyal siyasal ekonomik ve kültürel tıkanıklıklarla dolu cinnet kozasının felaket sarmalları içinde bozulduğu bıktığı boğulduğu ve bocaladığı dönemlerde bütün akıl fikir cesaret irade bilgi beceri duyarlılık ve tepkisel reflekslerini yitiren insan, kendini kuşatan korkunç iflastan kurtulmak için hiçe savrulmuşluğun tetiklediği çırpınma ve dürtü güdümleriyle bir an evvel KOLAYCI ,garantici ve hiç kimsenin kendine asla ulaşamayacağı kumarbazlığa, sahtekarlığa, dolandırıcılığa veya HAYAL PERESTLİĞE yönelip her türlü ahlaksız hukuksuz ve kişiliksiz kayboluşları göze alarak faili meçhullere bulaşır yapışır ve karışır.
Taaa Sümerler’ den beri neredeyse dünya ve insanlık tarihinde az bulunurluğu, ışıltılı alımlı cazibesi ve hiç bir değişim dönüşüme uğramadığı sebebiyle Altın, yeryüzünde var olmuş bütün uygarlıklar tarafından süs, takı, dekor, kaplama, teknoloji -sanayi ve değişim aracı olarak kullanılagelmiş. Mısır’ lılardan Aztekler’ e kadar her kıtada ve coğrafyada birbirinden etkilenen incelikte sanatsal işler çalışmış işlemişler. Bugün sanayi teknoloji ve takı mücevherciliği dışında kalan yüzde otuzluk Altın rezervi, Amerika ve İsviçre gibi ( her çatışmayı kolayca manupule edebilen sözde güvenilir) merkezlerde depolanmakta.
Kanada’ nın Yukon bölgesindeki Klondike Irmağı kıyısında ve Bonanza deresinde su yüzeyinde bataklıktan akıp giden çamurda altın bulunmasının ardından haberi duyan bütün ülke bu bölgeye akın etti ve bu uğurda onbinlerce insan gerek ulaşımı zor yollarda gerekse varılan yerlerdeki pis sağlıksız ve kötü yaşam koşullarında can verdi. Şehirler kuruldu. Bazıları servetle dönerken çoğu büyük hayal kırıklıklarının kurbanı olarak yakalandıkları ölümcül hastalıklarla geri döndü. Kırk yıllık toplam hayatının büyük bir bölümünü trenlerde yarı aç yarı tok ülkeyi gezmekle geçerken midye hırsızlığı, okul hademeliği, gazete satıcılığından gemilerde tayfa olarak çalıştığı yaşam öyküsüne Altın Arama serğveğciliğini de katan Jack London bu kapılmışlığın bizzat canlı tanığıydı. Ordan büyük servetle dönmedi ama deneyimlediği yaşanmışlıkları kaleme aldığı Kurt Kanı veya Vahşetin Çağrısı gibi tüm dünyada etkileyici olan Edebiyatın Doğalcı romanlarıyla altın bulma hayalinin peşinde sürüklenenlerin bütün bilinmeyenlerine ve acımasızlıklarla dolu serüven gerçekliğine tanıklık ederek yakından baktı. Daha sonraki yüzyıllardan günümüze kadar çekiciliği hiç değişmeyen yüzyıllarda Güney Afrika ( diğer değerli madenlerde tüm Afrika) ve Avustralya ( çıplak arazide at arabasının tekerleğine yetmiş sekiz kiloluk altın kayası takıldığını duyan herkesi Altına Hucum hayal perestğilinin iflah olmaz kulu kölesi yaparak kolayca ve bir an evvel sorunlarını kökten çözmeye sınıf atlamak uğruna ) yerlilerinin bütün yaşam ve özlük haklarını sorgusuz sualsiz talan tarumar etme pahasıyla tıpkı geçmişte yaşanmış İnka ve Aztek’ lerde olduğu gibi aynı yer çekimi merkezlerinin çapul çullanışlarına ve tecavüzüne uğradı.
Jack London ‘ ın bizzat kendi yaşayarak deneyimlediği ve romanlaştırdığı öyküleri filmleştiren Charlie Chaplin, Altına Hucum çılgınlığının yaşandığı dönemlerde yaklaşan dünyayı sarsan büyük çaplı felaketlerin ön habercisiydi.
Herkes gram altına kilitlenmiş yandan çarklı köhne sefil bucakta ve intihar süslü çarpık yapılanmalı topyekün iflasın kirli bozuk bitik yıkık bulanık bozuk her şeyi paramparça gösteren dikiz aynasında..kadraj giren ülke ve dünya gündemiyle bugün.. Özellikle toplumsal tıkanıklıkların hukuk yol yordam saygı liyakat özgürlük akıl fikir ahlak güven kanun kural kültür vicdan onur sanat irade ve itibardan kalkmasına ve aşağılayıcı baskıcı küçümseyici yozlaşmaların ve kötülüklerin gündelik yaşamın vazgeçilmez dönüm dolaşımına normalleştiği dönemlerde sefalet sorun ve gelir dağılımı adaletsizliyle tüketim ve gösteriş çılgınlığının izdihamında boğuşan kalabalıklar ; içinde bozuldukları ve boğuldukları sürüklenişlere hiç bir akla fikre dayalı saygın ve değerli yaptırım katılımları olmadığı sebebiyle felaketin döngüsünü en kolay yoldan kırabilme kolaycılığı ( her leyin hızla değer kaybettiği yıkım doygun yağma cinnetinde durduğu yerde sürekli değer kazanan veya hiç değilse her şartta değer kaybetmeyen kumarbazlık anlayışıyla) süyanür’ ün yok ettiği ormanlar topraklar ırmaklar dağlar muhitler ve meskenler hiçe sayılarak tüm dünyayı yaklaşan felaketin habercisi olarak saran Trump manyaklık merkezine bağlı ve Kanada geçmişinden şirketleşmiş haydutluk korsanlığının üretim tüketim çapulculuk çıkmazında neredeyse her saniyesi değişen fiyatlandırmalarla ekseni kayışı kaymış hayatını düze çıkarma hayaliyle hemen hemen herkes ALTIN’ a hucum etmekte .
Yirminci Yüzyıl’ ın başlarında Jack London romanlarının ve Charli Chaplin siyah beyaz filminin ele aldığı enek sermaye çelişkisini doruğa çıkaran gelir dağılımı eşitsizliğinden kaynaklı keyfiyet baskı buhranlı ve bunalımlı zamanlarda derinliklerinde boğulduğu bütün açmaz çıkmaz sefalet ve sorunlarını imrenip özendiği yukarı sınıfa benzeme alçalmadıyla dolgulanmış olan sahtelik kişiliksizlik eziklik bilinmezlik aşağılanma ve gelecek kaygısını bir snda değiştirme iç güdüsüyle sürüklenen savruluşlarla varılan sonuçta yıkım enerjisini boşaltamayan peşleşe Büyük Dünya savaşı çıkmıştı.
Koloniciliğin yayılmacılığın ve sömürgeciliğin her keşfettiği ve ele geçirdiği yeni yeryüzü parçasını daha önce yerleşik olanların en acımasız katliamların soykırım metodlarıyla yok edilmesine , baskılanmasına veya hiç bir insan değerliliği gözetmeksizin köle koşullu iş gücünden yararlanmasına bilindik tanıdık karakteristik özellikleriyle, aynı anlayış niyet ve alışkanlıklarını Amerika’ da olduğu büyük bunalımların kendini kurtaracak değişkenlik arayışları dönemlerinde sanayileşmiş Eski Kıta’ daki ( Avrupa) biriktirdikleri işgal yıkım yağma çatışma gerilim paylaşım ve savaş pozisyonlarını her gittikleri diğer yerlere de beraberinde götürdüler. Kanada da kıtaya her ayak basanın keşif ve işgal mülkü olarak ilan edildiği ilk istilacı Fransız’ ların ardından hiç hız kesmeksizin İngilizler, sonra Avrupa’ nın her ülkesinden, Hintli’ lere varıncaya kadar günümüz yüzyılına kadar yerleşimci akınına uğradı. Avrupa da yürütülen savaşın sonucuna göre kolonilerde de idare ve mal değişimi yaşandı. Yeni yerleleşimciler yine Amerika ön çalışmalı laboratuarında olduğu gibi eski kıtayla kader bağlarının olmadığına karar verince yeni oluşumların yeni devlet yapılanmasını ve örgütlenmesini kurdu. Bu durum Avustralya’ da da hiç değişmeksizin birebir kopyalanarak bütün yaşam damarları sefalet baskılanma belirsizlik ve umutsuzluk çürümüşlükleriyle bozulmuş ve TIKANMIŞ OLAN KADERİNİ başka hayaller ve dünyalar arayarak kurtarma arayışına girme işini yer yer bulunan ALTIN cevherinin insan akıl fikir mantık sorumluluk vicdan ahlak onur kültür inanç ve saygınlı değerlerini KAPILMIŞLIĞIN esaretiyle yerle bir eden çıldırmışlığa erişip ulaşması, endüstrileşme ve kimyasallaşma sanayiciliğiyle birlikte Kanada’ da ( analgan ve siyanür teknolojisiyle) en azgın ve sapkın ileri evresine Avustralya, Afrika Anadolu ve tüm dünyayı yıkıp yok ettiği yaşam bedelleri katliamcılığıyla esir aldı.
Hatta öyle ki, ham hayal düşünden umduğu rüyası gerçekleşen Lidya’ lı Midas’ ın her yer ve her şey ALTIN olunca hayati değerde yiyecek ve yaşamını sürdürecek ısırgan otu bile bulamayıp ağıtlar yakarak ben ettim sen etme yakarışlarına ağıtlar yakarak her şeyin tekrar eskisine dönmesinin kulu bin pişmanı ve kölesi olduğu gerçeğiyle, her şeyi altına çevirmek için - çoğu kelli felli bilim adamının da makını mülkünü ve servetini bu kumarda batırdığı- her metal yahut Ametal elementi altına kolayca çevirebilmenin Simyacılık yapma hevesliliği rn nihayetinde Titan “ın mümkün olabileceğine erişildi. Fakat egzim sırasındaki geçen evre altın maliyetinin kat kat üstünde olduğu için, ayrıca da Titan” da Altın gibi yeryüzünde kot bulunan elementen olduğu için bu ihtirastan ve gözü kararmışlık hırsından vazgeçildi. Hem her şey kolayca hiç bir alın terine dayalı r adil paylaşımlı emek be üretimin harcı olmayan Asalaklığın kolayca herkesin insan üstü sür saltanatlık bencilliğini kotarmaya azmış sapkınlaşmış içgüdüsel refleksiyle eğer Altına çevrilebilir olsaydı, bol bulunduğu sebebiyle de değeri sıfıra düşeceğini bu akıl fikir boşluğunda bocalayan gözü kararmışlık esnasında hiç kimse, asla farkına varıp anlamadı.
Üstelik de bir zamanlar ilkel duyumlarla dünya hayatını kuran ve yaşatan en temel elementlerin Su, Ateş, Hava ve Toprak’ tan değişen dönüşenlerle mümkün olduğu iddasını yakın yüzyıllara gelinceye kadar bunun böyle olmadığını bula gele varolan hayati değerde vazgeçilmezi olan element sayısının bugün itibarıyla yüz onsekiz olduğu ve aciliyet listeleme sırasında Altının ilk ve birinci değil Hidrojenin sıralandığı; Aktının’ sa listenin yetmiş dokuzuncu sırada ancak yer ve değer bulduğu ilim bilimcilerce kayda geçirilmiş.
Bugünlerde de geçmişin aynısını tetikleyen Trump merkezliliğe bağlı kirli ilişkiler sapkın yaklaşımlar kara bulutlar ve kızıl kıyameti kundaklayan sebeplerle aynı yeryüzü işgal katliam yıkım yağma kuşatmadı ve gelir adaletsizliğiyle ablukaya alınmış belirsizlik ve bilinmezlik bozgununda ve her şeyin hızla değer ilgi ve itibar kaybettiği kaygı ve endişe kabusunda durduğu yerde durmaksızın sınıf değiştirme hayalini gerçekleştirmeye değer kazansın asalaklık kumarına; veya hiç değilse en kötü şatta değer yitirmesin garantisine ( mal mülk eşya dekor konfor para ihtişam maske gösteriş fetişizmi afyonlarının kamçıladığı dürtü bağımlılığıyla ) herkes altınla yatıp altınla kalkmakta.
Bu arada işgal talan soygun vurgun savaş tehdit çatışma kundakçısı okan emperyal küresel kullanıcıların kiralık katili Pekaka , coğrafya merkezli proğramlandığı uşaklık ve piyonluk işlevini şimdilik rafa kaldıranlara “ bizi kullandınız ve sattınız” kahır küfürleri yağdırmasının ardından yeryüzünün en nazlı güzel ve onurumuz gururumuz bayrağımıza saldırdı ve sataştı. İcat ve kurgulandıkları teröristle muhatap olunmaz ajandasından kaynaklı şerefsizliğe Şaşırdık mı?? Kesinlikle hayır..!
TOPLUMSAL ÇÖKÜŞÜ TETİKLEYEN SEBEP SONUÇ SARMALINA DAİR …. Sebep sonuç ilişkisi üzerinde hayatı toplumu ve dünyayı yorup sorgulamayanlar, sürekli toplumsal hayatı yıkıcı yağmacı engellerle donatarak felaketler üreten sarmalın sorun kaynaklı ardı arkası kesilmeyen sonuçlarıyla çalkalanır ve debelenirler. Bu sosyal travmalı cinnet ve cinayet kaosunda medya magazin dizi reklam moda trübün ve köpük köpüğe ve diğer kıran kırana sonucu nereye varırsa varsın umrunda olmayan nispetleşmeleri sahteleşmeleri şiddeti kutsayan rol modelleri en az sokakları kundaklayan katillikler kadar öğretici, üretici, tasarımlayıcı yol gösterici ve azmettiricidirler.
Sebep sonuç ilişkisindeki gelişim oluşum kaynak arıza aksaklık tıkanıklık tetikleyici ve etkenleri sorgulamaksızın sadece olumsuz sonuçlarıyla yakınıp dertlenen toplumlar, artıkça çoğalan sorunların önlemini alıp üstesinden gelme ilmini yöntemini yordamını yolunu bilgisini kuramını ve becerisini asla bulamadıkları gib, üst üste bindiren çöküntü yıkıntı tıkanıklık kaos kargaşa ve yığılmaların kuşattığı sorunlar sarmalında debelenerek varolan toplumsal çürümüşlüğün ivmesine hız artırarak sosyal travmalı cebelleşmeyi nispetleşen ve yarışan şiddetli bozgunlara katlarlar.
Bu büyük bozgun, sebep sonuç ilişkisini sorgulamadan programlandığı modern kölelik esaretine biatçı kul köleliğin kısır ve kurak döngüsünü yaşamaya mecbur kılınan sanayisi gelişmiş kalkınmış katı kuralcı koruyucu mükemmeliyetçi ve disiplinci toplumlarda böyle olduğu gibi, sosyal hayatı baştan sona kendi kaderine terkedilerek azınlık sultasının şahsi keyfiyet dayatmaları dışında hiç bir kanun kaide usül itibar ilişki denge ve kural tanımayan sömürge veya yarı sömürge toplumlarında da odaklanılmış olan soygun sömürü çarpık yapılanmasıyla benzerliği değişmezlikleri aynıdır.
Kimliksizliği örgütleyerek çoğaltılmış derin yoksulluklar kaygılar endişeler kimsesizlikler yalnızlıklar acizlikler umutsuzluklar zorluklar çelişkiler eşitsizlikler çileler özgüvensizlikler hukuksuzluklar bilenmezlikler gerilimler ve mutsuzluklar kıskacında, ağına ve tuzağına bağlanan herkes bulduğu şiddet ve sadistlik eğilimi kamçılayıp uyandıran bağımlılıklarla her kokuşmuş çürümüşlük damarından kendini olduğundan başkaya değiştirmenin dürtü güdümünü kızıl kıyamet kargaşasını afyonlarını ahlaksızlığını soytarılaşmasını yozlaşmasını bozulmalarını saplantılarını sapkınlıklarını ve dayatılmış kurgularını övgü takdir kabul imaj tarz karizma kalıp şekil ve görsel parlaklıklar profili kazanmak için birbirini ezip bastırarak hiç bir kural kanun hukuk kalite ve istikrar dengesi tanımayan psiko manyaklık kundakçılığıyla, toplum değerlerini katleden suç cinnet ve sabıka makinasına dönüşürler. Çünkü doyumsuzluk kimliksizlik ve nerde ne aradığını bilmeme bilinçsizliğiyle çöplük çukuruna düşmüşlüğün sıfatsız öznesini iyiye doğruya güzele doyurup inandırmanın asla mümkünü ve imkanı olmadığı; ve o halde hiç bir kaçışın savrulma silinti ve süprüntülerinde mutluluk saygınlık huzur güven onur itibar anlam kavram değer şuur bilinç bellek akıl birikim ve dengesini asla tanımlayamadığı ve kuramadığı saplantılı kapılmışlıklarla insandan çok her çeşit soyut ve sahteliğin özentisini seçkinlik farklılık ve üstünlük gösterisinden sayan kalıplaşmış şekilciliğe ve omurgasızlığa alışır ve büyür başına buyruk hayat.
Böylece ( sebep sonuç ilişkisizliğine bağlı insanından yorulmuş , ilmînden yozunmuş, ekseninden kaymış olan toplumsal hayat ve dünya ) sonsuz güzelliklerle donanmış olan su toprak ışık hava güneş zaman ve sonsuz evren, tanıklık ettiğinden okuyup ders çıkarımı yapamayan kendini ıskalanmış bedeni uyumsuz ruh hastalarıyla boşu boşuna yaşam okulunu işlemiş yormuş ve çalışmış olur .
Hayatın kin nefret fitne ve üstün baskın gelme yarışlarında herkesin birbirine misli mislisiyle karşılık verme sinsiliğine pusmuş saklanmış pür tetikte bekleyen insan tipini toplumsal çürümenin sosyal çöküşün ve topyekün yıkımların balına buyrukluğunu yaygınlaştırmak için hır gür cinnet dalaş didiş boğumuyla hiç kimsenin altta kalmayı kendine yediremeyip her şartta hep üste çıkmanın esaret zindanlaşmasını kimliksizliği kalitesizliği kepazeliği rezilliği onursuzluğu ve muhalefetsizliği projelendi ve proğramladı oniki eylül. Ordan da bop sivil yapılanması oniki eylül mirasının sür saltanat ve keyfiyet hükümranlığını olduğu gibi devraldı.
Bu sebeple aralarında yaşadıkları gerilimli bunalımlı geçimsizliklerin şiddetini yıkımını ve hasarını asla onarılmayacak şekilde tüm insanlık değerlerinden yozunmuş küslüğe dargınlığa soğukluğa devre mülkleşmek için her seferinde birbirine daha katlanılmaz ve acımasız olanlarını misilleşen hırs öfke yarış kin dövüş kavga ve sataşmalarıyla ortak hayatı yaşanılmaz ve çekilmez kahrın çilenin kabusun sebep verdikleriyle boğuşan ve didişen sorunlar yumağına dönüştürürler .
Kadın erkek, taşralı kentli, eğitimli eğitimsiz, evli bekar, oğlan kız, genç ihtiyar, işçi işsiz, öksüz yetim, boşanmış veya dul hiç kimseyi kendine özgün kişiliğiyle tanımlamayan zır cahilliğin kundakladığı ve piyasa hükmünün denetlediği kimliksizliğe TEK TİPLEŞTİREN algılar ve alışkanlıklarla herkesin durmadan bulaşıp iliştiği her ard niyetlilik ilişkisinden eksik kusur zaaf açık hata noksan arayarak birbirini aşağılayıp küçümsediği çirkefliğin sosyal bataklığından kendine rol üstlenmeyi, farksız benzeşmeyi, sapkınlığı ayrıcalıklığın hüneri saymayı ve kötülüğü miras edinmeyi itibar onur ve seçkinlik markası sayarak, en ünlü ve şöhretli olanların bu kokuşmuşluk ve çürümüşlük markalaşmasında tüm toplumu aynısına değiştirip dönüştürdüğü toplumsal cinnette ortak yaşamı yerle bir eden afyon ve uyuşturucu barın yahut taşeronları azıp kudururken, herkese psiko narsist şizofrenik sebepli sebepsiz HER AN SALDIRGANLIĞA HAZIR tek tipliğin asosyal donanımını ve kurulumunu sağlayan ; cehaleti yobazlığı gericiliği sorumsuzluğu karanlığı mafyacılığı ve her hakka tecavüzcülüğün kendini kanun devlet düzen yerine koyarak toplumdan ve insanlıktan üstünlüğün istikrarsız düzensiz zorbalığın asalak vitrinine koyan mafyacılığa özenmenin öğretim okulculuğunu yapan dizi film magazin kurgu oyun tezgah trübün klüp marka veya medya süper marketçiliği ve senaryoculuğu, bugünkü toplumsal çöküş çıldırış saplantı ve çürümeyi esir alarak ülke sokaklarını kurumlarını meydanlarını ve her yerini güvensiz sorunlu ve yaşanılmaz kılan her saniyesinde herkesin birbirine odaklanıp kökünü kazıyarak ölüm kalım geriliminden ve bastırılmış sorunlarına yenilmiş olmanın ezip bozduğu umutsuz çaresiz kişiliksizliğinden sıyrılıp benzerine üstün gelmek için azıp kudurduğu bunalım uyuşturucu fuhuş furya hınç öfke nefret şiddet ve mafyatik cinayet ve cinnetlere azmettirici tetikçiler olarak suç ve sabıka sahibiydiler.
Böylelikle soyan sömüren vurguncu talancı yağmacı menfaatçi ve yıkıcı güruhun zevk gösteriş ihtişam ve keyfiyet düşkünlüğünü kolaylaştırıcı güzel dümlü ve bağımlılıkların yozlaşmayı bağnazlığı bencilliği şiddeti ve zorbalığı öven ve kutsayan dizi dekor cihaz eşya fetişizmi ve ruhu bedeniyle hastalıklı cinnet magandasına dönüştüren magazin rahminde doğup ölen kalabalıkların gün ve güncesinde…
Sebep sonuç ilişkisini sorgulamayarak esiri olduğu sorunların sonuçlarıyla cebelleşmeyi yaşam biçimi haline getirmiş kalabalıklara sadece ölüm zulüm şiddet bencillik fanatiklik doyumsuzluk görgüsüzlük hınç kutuplaşma ayrışma kin nefret fitne tahammülsüzlük ve çirkefleşmeler güdümlülüğünü azgınlaştıran toplumsal çöküşlere, algısız ilgisiz esaretlere ve tüketim çılgınlıklarına zorlayarak kendi sür sefa servet kaynak sağlamasını yapan; ve sağladığı eğitimli eğitimsiz tek tipleştirme cehaleti ve değerler erozyonu yıkımlarından sür saltanatlık geçimini sağlayan Bop Eşbaşkanlığı’ nın yaptığı yıkımlarla başarı öykücülüğü yaptığı gibi, sürekli kazandığı seçimlerin bile savunucusu olmayarak evet mi hayır mı oyunlarına ülkeyi Cumhuriyeti ve bütün kazanımlarını ittifaklaştığı komisyon hissedarı yağma yıkımlarla birlikte kotaran ; her yenilmişliği ve muhalefetsizliği büyük bir başarı örneğiymiş gibi gösteren istismar reklamcılığıyla (meydan meydan toplanıp dağılan kalabalıkları kullanışlı atölye sahası olarak kullanarak ) toplumun vazgeçilmez ürünü proğram paketi servisinde sefaleti şiddeti endişeyi korkuyu kaygıyı bozgunu belisizliği herkesin tüketimine sunan Yeni Cehepe muhalefetsizliğinin etkisi katkısı tetikçiliği cürümü kuşatması çevrelemesi kundaklaması ve icraatıyla, kapış kapış tüketenlerse suç dosyasındaki sabıkanın ve vebalin kalabalıklara dağıtılmış hissesine müşteri durumunda. Çünkü kişiyi ve toplumu insanlıktan çıkararak her zorbalığa şiddete kirlenmeye kötülüğe ve dayatmaya uyumlu kuklacılığın soygun sömürü deneği ve soytarısı olunması için bütün sorunlar dertler olumsuzluklar açmazlar korkular kaygılar çirkeflikler kanunsuzluklar ahlaksızlıklar sefaletler felaketler yozlaşmalar , onlar için kurgulanıp tüketilmesi kaydıyla modern esir pazar ve piyasası denetimine sunulmakta .
Kendisine tiksintiyle bakmanın bağımlılık afyonlarına azmış alışmış kudurmuş yalnızlık yitiklik yoksunluk yetersizlik yabancılaşma değersizlik çürüme ve çöküşü kamçılayıp kundaklayan çarpık yapılanmasıyla her saniyesi anlık günlük değişen hortlağa cesetleşmiş insandan en son modelini giyim kuşam dekor tarz imaj ve biçim sanayisinde hormonlaştırma üretimi cinnetiyle olup biten; ve eskisi kullanılmadan çöpe atılan tüketim çılgınlığı iltihaplarına salgınlaşmış kaç göç izdiham tutsağı iş güç yoğunluğudur bütün bunlar .
Nasıl ki vücudun dokusuna ilişip yapısını bozan işlevini tıkayan karakterini değiştiren kurulumunu çürüten canlılığını yorup yıpratıp söndüren ve yaşamını felakete sürükleyerek bahşedilmez yıkıcı hasarlarla bitiren sinir damar ve damarlarının devre dışı bırakılması sonucunun toplamında insanını saf dılı bırakan beden kalp ve beyin ölümü tescillendiği gibi, toplumsal ağları ve ilişkileri kuran sosyal yapıyı bozup çökertip çürüten damarlardan da ünlü şöhretli ve markalı siyaset moda reklam dizi medya sinema tanıtım tasarım trübün tezgah vitrin salon galeri basın yayın piyasa pazar ve magazin viruslarının ortak hayatı saygın değerler ilişki ve itibarında tutan refleks duyumları ve duyarlılıkları olan yaşam dolaşımının damar sinir doku organ sistem bağ kurulum ve iletişim hücrelerine sızıp girmeleri sonucu, toplu intihar nitelikli cehalet korku karanlık sapkınlık lümpenlik belirsizlik kayıtsızlık rezillik tıkanma yozlaşma şiddet cinnet kahır kibir gösteriş fiyaka imaj ve sahtelikler bağımlısı sosyal yıkımlar salgınlaşması ve toplumsal çürümeler kokuşmuşlukları artık hiç kimsenin yadırgayıp sorgulamadığı tepkisizliklerle alışarak uyuşturulmuşluğun kanıksanmış normalleşmeleri algısıyla kısır döngülerin doğal günlük güncesi olmuştur.
Güç ihanet gösteriş istismar ve ihtişam zehlrlenmesiyle kazandığı seçimlerin bile iddasında önünde ardında ve savunmasında duramayan; fakat kendine umut bağlayan sefil ezik yoksul sorunlarla didişip boğuşan toplumun yığınlarını ve kalabalıklarını dolup boşalan meydanlarda büyük başarılara imza attığının matrak geçme makarasına sarıp muhalefetsizliği baskılama büyük icraatıyla övünen rol modelcisi yeni cehepe gibi vesairleriyle koalisyon ve kompozisyon ortaklı yağma talan vurgun sömürü şiddet cinnet ve soygun ekipmanlı bop ittifaklı topyekün irade sahipliliğinin her ne yanlış yaparsa yapsın kendilerini keyfiyet ve çıkar sultasından şiddeti mutsuzluğu sefaleti korkuyu karanlığı cehaleti istikrarsızlığı belirsizliği kaosu kurumsallaştırarak ve her olumsuzluğa zoraki dayattıkları kendilerini yüceltip kutsayan istismar çevrim çarkında doğrultarak kendi muhalefetlerinin ancak yine kendileri olabileceğinin ilahlaşmalarnı sahipsiz sürüklenişlere empoze etmekteler.
Yolunda yörüngesinde giden ortak yaşam duyarlılıklarını veya huzurlu onurlu sakin ve dengeli düzeyli yaşam gayreti çabası umudu niyetlisi olmayı ayıplı yasaklı eksik ve hatalı sayarak, her ilişkide mutlaka acı kaygı keder kabus korku facia felaket damarı arayıp ortak yaşamı değerli kılan ve kuran sanatın en hatırı sayılır duygusunun düşüncesinin müziğinin romanın şiirinin siyaset biliminin ve toplumsal iletişiminin hayatı sönmüş ekseni kaymış işlevi pörsümüş içeriği boşaltılmış aklı vicdanı sağlığı dengesi itibarı ve düzeni bozulmuş hınca hınç yozlaşma afyonlarıyla uyuşturularak sorunlarıyla ağlaşmayı ve dertleşmeyi pazarlayan magazin sergi sınım piyasasında onay kabul ücretlendirme beğeni ve dolaşım karşılığı bulmadığı sürece başka seçeneği olmayan zavallılık enayisi tezgahına konulan toplumun tüketiminde ilgi ve itibardan sayılmadığı sosyal çoraklaşma sonucuna sebebi sorgulanmayan duyarsızlık ve ilkesizliklerle beraber yolunda giden sakin değerli dengeli düzeyli onurlu saygın her şeyin doğasını dünyasını kuralını özgür varlığını özgün karakterini ve yaşam hakkını bozma keyfiyet sadistliği ve kayıtsızlığından dolayı sürüklenip gelindi. Kim kimi en akıl almaz azgın sapkın ve adi fitne fucur fesatlık taciz tecavüz kalkışma yeltenme saldırı çullanma çökme pusu katakulli şiddet entrika dolap dümen cinayet sapkınlıklarıyla kuyuya itmiş uykusunu bölmüş yardan atmış banyoda basmış yolda kıstırmış kavşakta taramış kabusu olmuş paçasına yapışmış altını oymuş üstüne çullanmış dağa kaldırmış depoya kilitlemiş rüyasına sarkmış baldırını bacağını dalağını ciğerini sökmüş koparmış hayatını felakete üzmüş yanıltmış aldatmış ezmiş kışkırtmış kudurtmuş çıldırtmış dolandırmış kazzıklamış kesmiş doğramış delik deşik etmiş evini dünyasını başına yıkmış yaşadığına yaşayacağına dünyayı dar zor ve pişman etmiş veya kaynanasını karısı yapmış cibilliyetsizliğiyle insanlık seviyesini ve yaşam kalitesini her türlü ahlaksız onursuz ve duyarsızlığa düşüren değerler erozyonundan her türlü insanlık dışı kötülükleri kanıksayıp sıradanlaştırarak, kendi kendisiyle baş edemediği sürekli kaçışların savrulmaları ve Hastalıklı ruh haliyle kene gibi yapışıp sataşacak gerilim hatlarında birinin bulaşmasını bekleyen sosyal bozgunda Acun sor vayvuruk dul gelin kart kaynana yemekteyiz izdivaç organize işler ivedik gora kurtlar vadisi hüldür goldür güldür tarkan sezen ibo seda hülya özcan alişan mahmut mahsun gibi ve benzeri sabah akşam nizah kavga bunalım eziklik ve sosyal uyuşturucu ve arabeskliği aşılayan çöplükten geliyor bu toplum.
Çünkü akıl fikir vicdan onur özgürlük güven özgüven irade algı idrak anlayış kavrayış bilgi tavır duruş huzur saygınlık donanım ve iletişim duyarlılığıyla istisnasız ve ayrımsız herkesi kapsayan adalet hukuk ve sosyal mutluluk zenginliğine gelişip yükselemeyen kişilik ve kimlik yoksunluğu, soygun sömürü piyasa çarkının proğramlı tutsakları olarak sürekli aşağılayıcı aldatıcı ve alçaltıcı değer düşüklüklerinin özenti bağımlısına , magazin ahmağına ve tüketim çılgınlığı soytarılığına ( algı yönetimli ilgi merak imrenti alışkanlık ve bağımlılık dolguları yapılarak) evrilir ve dönüşür. Çünkü sayesinde özgürleştiği kendine hayata dünyaya toplum değerlerine ve insanlığa dair olması ve geliştirmesi gereken özünü insancını itibarını saygınlığını güvencini dilini samimiyetini ilgisini merakını kültürünü sorumluluğunu bilincini ahlakını katılımını yakınlığını fikrini saygısını anlayışını katkısını etkinliğini ve iletişim zenginliğini proğramlandığı kişiliksizlik ve tükenmişlik esaretine yitirdikten sonra ekranlardan akan her şeyi ( bütün kepazelik aşağılık cehalet gericilik kayıtsızlık derbederlik zavallılık kibir ihtiras nefret nizah kuruntu endişe şüphe hurafe şiddet küçümseme ayrışma dışlama talan yağma çürüme kokuşma yozlaşma ve kimliksizlik kulluk köleliği dolgulaması yapan dekorcu piyasacı salgın ve afyonlarla) tanrı vergisi olarak kutsayıp sorgusuz sualsiz günlük öğününe nafakalanan..bu günlerin sebep sonuç ilkeselliğini sorgulamayı ortak yaşam ekseninden ve kütüğünden çıkararak bütüncül n kötülükleri doğurmanın kuluçka evresiydi.
Bu bağlamda..
David Backam’ in karısı, (çağ dışı kokuşmuş bütün gericiliklerin ve gösterişlerin ingiliz ROYAL saltanatına çöreklenmiş imtiyazlı seçkinlik sınıfının magazin gözdesi ) gelinine sert çıkıp sırt döndüğü yeryüzü ekseninde, aynı kur ve kulvar endeksli Tarkan ve Cem Yılmaz yıllar yılı sebeplisi oldukları toplumsal yozlaşma ve çöküşe taze ve geniş çaplı kaynak aktarımları sağlamak için birlikte sahne bağırtıp düetledikleri “ bize ne yoksul ve dar gelirlinin çilekeşliğinden dünya bize böyle herkesten güzel” tantanasını yakıp döndürdüğü üst matrak makara geçidinde toplumun, ana haberler bülteninde “ mega star ortalığı yine yıktı geçirdi “ reklam nitelikli magazinciliğini onca toplumsal kokuşmuş çürümüşlük sonuç nedenseli olmasını irdeleyip sorgulamaksızın enkazına okudu üfürdü durdu.
Bu yüzden bugünün soyut sanal sahte ve yapmacıklıklarla sosyal cinnetin tezgahı kurulup yağma yıkımları kalıcı kabullere süreklileştiren topyekün çürümenin, insanlık ölümünün ve toplumsal çöküşlerin dolaşım ağına her ne pahasına olursa olsun türevlilik çöplüğünde sağlanmış olan kendini her ne pahasına okursa olsun pazarlayıp duyurma paylaşımları, görseller, diziler, sinemalar, modalar , magazinler ,şöhret ve ünlü olma budalalıkları, kişiliği kendine ait olmayan cerrahi müdahaleliğin boyalı etiketli yamalı bulaşıklı estetik kamuflajlarıyla insandan çok sahtekarlık kuluçkalı vitrin mumyasına benzemeye aklını fikrini onurunu saygınlığını düşüncesini duyarlılığını idrakını iradesini bilincini karakterini ve kişiliğini tek cümlelik başkasına katlanmaya anlamaya ve daha fazlasına tahammülü donanımı ve gelişimi olmayan diyalogların iletişim özürlülüğüne yitirmiş morg celseliliğin yan sanayi çeşidi ve kullanışlı dangalak üretim merkezlerine bağlı kuklacılık unsurlarıdırlar.
Hiç kimse hiç kimseye hiç bir şey anlatma imkanı mümkünü ilgisi ve merakının olmadığı gibi, herkesin birbirinden saygısı umudu bağı samimiyeti itibarı değeri aidiyeti sevgisi ve yakınlığı kökten kesik morg türü tükenmişlik kapsamında hiç bir şey anlatma ihtiyacı da duymamaktadır. Çünkü yüzü asık kaşı çatık morali bozuk sinirtirleri gergin surat sürekli bir karış aşağıda hali vakti devamlı gergin öfke ve nefret patlaması yaşayan herkesi yutan bunalım ve gerilim hattında, hiç kimse hiç kimseden hiç bir şey anlayıp dinleyecek güçte huzurda sakinlikte tahammülde donanımda olmadığını her fırsatta dışarı döküp saçmak için içinde boğulduğu cinnet kabuklarını yırtarak her defasında daha inandırıcı olsun senaryolu dizi repliklerinden örneklendiği şiddetli hınç nefret kin intihar saldırı sataşma çullanma izdiham sapkınlık ve zorbalık girişimlerine belli ede ede ve bile bile bulaşıp sürtüşecek ( herkesin ötekini kendi durum ve dengesizliğinden tanıdığı) şer bozgun kargaşa bahane ve bela ölüm kalımları kovalaşmakta.
BUZUL FANUSTA KARDAN ADAM Ve KADIN OYNAŞIRKEN DÜNYA İnsanın dağ deniz sahil koy korukuk ormanlık bostanlık bahçe bağ çay dere çağlayan körfez tarla toprak bulut yel yağmur kum kumsal gibi AŞKA ev sahipliği eden yol yön puduka meram ve meyli olmali ki.. bütün sahteliklerlr kötülüğü besleyen kıyamet tufanlarında dönüşü nereye olacağını bilmediği kıyametlerin ambalajlanmış hazır tüketim manyağı, değişim dönüşüm deneği, şiddetli geçimsizlik üstencelik gösteriş ve görgüsüzlük budalası, acemi çaylaklığın insanlıkla arası bozuk savruluşlar enayisi ve fors fiyaka marka imaj ve format alım satım salgın bulaş ve viris taşıyıcısı olmasın.
Yeter ki bütün bütün geri dönüşler kış bahar kış sonbahar ve yazla beraber, bayır yokuş sıcak soğuk ıssız yalnız demeden yüreğğni zaman sarkacına koyarak aşk sarhoşu dağa düze toprağa ırmağa dalgaya DENİZE ve dünyaya olsun insanlıkta kendini bulan mutluluk harcının ve yaşama sevincinin. Güzel ömrüm nicelerine aşk olsun..!
…. KORSAN ÇULLANIŞLARA KUNDAKLANIRKEN DÜNYA 3 ..,, Özgürlüğün gerçek değeri ve ederi, iradenin ve düşüncenin yetkin akıl deneyim donanım bilgi bilinç ve birikimler bütününde söylemin eyleme geçtiği kadar somut anlamlı işlevsel ve kavramsal hükmü vardır. Aksi takdirde eğitimli ZIR AHİLLİĞİ tüketim piyasasına göre üretip tezgaha koyan aydın yobazlığı, her türlü ilkellik ve feodal bağnazlık düşkünü gericiliği yapısından barındıranlarla kıran kırana yarışan Algı Yönetimliliğini SOMUT gerçekliklerle okuması çıkarımı ilgisi alakası olmayan asosyal NARSİSTLİĞİ toplumsal hayatın değişim dönüşüm soytarısı olarak kimliksizleşir.
Çünkü dayatmalarının en başında kişiliksiz ve kimliksizliği listeleyen soygun sömürü cellatları ve haramileri, bütün özgün yaşam haklarına sorgusuz sualsiz korsanlıklarla çullanıp tecavüz ettikleri toplumları itirazsız tepkisiz kabulle korkularına ve acizliklerine her buyurduğunu kulluk kölelik tapınmasıyla tanrılaşmak için görünen somutluktan uzak, dayatılan soyutluğu özümseyip içselleştiren maskaralığı kutuplaşmayı maskeleşmeyi ve sadistliği kundaklayıp piyasalaştırırlar. Bu kozmik kuluçkada her doğurganlık birbirini ören engelleyen koparan yoran yıpratan saf dili bırakan ve örgütleyen DOMİNO etkisiyle, sağlıklı özgün ve ÖZGÜR iletişimi tedavülden kalkmışlığın kimliksizliğine zincirlemesine bağlı olarak sendikasızlık, hukuksuzluk, vicdansızlık, kültürsüzlük, liyakatsizlik sorumsuzluk, itibarsızlık, haysiyetsizlik, inançsızlık, eğitimsizlik ve muhalefetsizlikler de özgürlük eşitlik barış hak hukuk adalet onur saygı sevgi gibi özü içeriği boşaltılmış anlamsız ve kavramsızlığın soygun sömürü haraç mezatına afyon çeşidi ve narsistlik sakızı olarak ürünleştirilir.
Çünkü edinilen BİLGİ ve BECERİ, öğretilmesi gereken insanlık değerleriyle eşit yaşıt ilgi denge ve itibar orantılısı olarak örtüşmezse, gelişmiş büyümüş olan insan her çeşit kişilik ve davranış bozukluğuyla donatılmış her hamlesi hırs yarış ihtiras gösteriş kavga sataşma saldırı kin fitne bozgun ve asla altta kalmamaya kodlanarak kullanım proğramı yazılmış olan makina aksamlı kalıp ve cüsseden ibarelikten ( donanımlı zır cahillik cihazından ) başka bir varlık türevi değildir. Bu sebeple de toplumsal dolaşımın huzura saygıya sevgiye mutluluğa ahlaka hukuka refaha ve karşılıklı güvene duyduğu hasret ve özlemlerin günden güne gittikçe aç bi ilaç muhtaçlıkla arttığı günümüzün dönüm dolaşımında medeni hali standart sosyal çöküş ve toplumsal çürüme gerilim hattında konumu ve meslek grubu ne olursa olsun ( işçi çiftçi işsiz amele usta kalfa çırak tüccar berber danışman doktor mühendis tekstilci marketçi şarküterici kumaşçı aktar kunduracı gazeteci yayıncı eczacı galerici sıvacı boyacı sanayici fabrikatör imam şöför kaptan pilot hemşire hostes büfeci seracı tesisatçı öğretmen hırdavatçı camcı sucu tamirci pazarcı borsacı bankacı mütahit dizici sanatçı güvenlikçi oyuncu filimci tarikatci siyasetçi mozaikçi mobilyacı kuyumcu magazinci butikçi kahveci barcı klüpçü tasarımcı proğramcı sporcu kasiyer manken profesör evli dul bekar genç ihtiyar kadın erkek alıcı satıcı çol çocuk istisnasız her yaştan ve her gruptan herkes) dengesini düzenini yitirmiş ve sürekli değersizleşen ortak yaşam erozyonunda sürekli beğenilmeye övgüye yüceltilmeye birinciliğe mükemmelliğe pohpohlanmaya ve el üstünde tutulmaya yalvar yakar olmanın ezikliğini kilitlenmiş aşağılık duygusuyla, korkunun nefretin bunalımın ahlaksızlığın şiddetin rezilliğin sapkınlığın görgüsüzlüğün ve gösterişli olmanın kışkırttığı her şeye her an çullanmak için alınganlık kırılganlık acizlik yoksunluk yalnızlık ve düşkünlük pususunda kendin beklettiği iltihap bunalıp ve sorun yıkıntılarından nedenli nedensiz her fırsatta taşımakta zorlanılan ağır faturalı çöküşün baskıladığı ve bunalttığı hiçlik umutsuzluk ve mutsuzluk algısıyla başkasına temas eden ara açıklığından patlayıp çullanmak için konuşlanmış azıp kudurmaların hükmettiği eğitimiyle öğretimi birbiriyle uyuşmayan zır cahillik sendromu ortak yaşam kılcal damarlarında dönüp dolaşmakta.
Çünkü iradesiz onursuz duyarsız iletişimsiz ve aidiyetsiz kimliksizliği örgütleyerek hiç bir sosyal yıkıntı ve yağmaya tepkisi olmayan muhalefetsizliğin kanıksandığı yerde olup biten her şey sıradanlaşır ve tanrısal vergi nimeti olarak kederkeşliğie mal edilir. Bu yüzden işgalciliğin Türklüğü, Atatürk’ ü ve Türkiye Cumhuriyeti’ ni Evet- Hayır veya Tamam mı Devam mı Bop siyasi manevra oyunlarıyla tezgaha konulurken hiç bir etkin “ ben bu oyunlara gelmem “ hassasiyetinde duyarlılık göstermeyen ve kaybedeceğini bildiği hileli hurdalığa bütün sosyal siyasal kesimlerden daha çok katkı sağlayan Yeni Cehepe istismarcılığı ihaneti ve Zır Cahilliği,onlara gorevlendirilmişliğin yazılımındaki buyrulmuş olan çıkar menfaatleri oranında siyasi Bop Eşbaşkanlığına yedeklendirilmiş. figüranlık tarifesinin zorunlu gereğindendi.
Çoğu zaman ortak sevinci ve yaşamı kuran ve çoğaltan saygınlığa dair en küçük başarı öyküsüne dahi katılımcı çoğulculuğun hayati ialşıycılarından olan övgüye saygıya yürek ortaklığı yapmak dahi alınmış veya verilmiş mutluluk paydasının besleyici sinir damar yol yordam ve kanallarıyken, hizası düzeni kaynağı ve ayarı bozulmuş toplum ve dünya zenginliğine sonsuz yıkılışların tetikleyicisi olan bencilliği ve bağnazlığı kelepçeleyip tutsak ederek soyut narsistlşkten baktığı ve beklediği gibi hayatı şekillendiren güç fiyaka gösteriş hışım ihtişam hallisinasyon sanrıları gerçek üstülük sadistliği ve zehirlenmişlik biçimselliğiyle hiç bir Özgürlüğe varmanın imkanı mümkünü yoktur asla.
Bu yüzden yoksulluğu çaresizliği ezilmişliği sefaleti çöküşü çürümeyi ve faturası ağır tüketim köleliğini zavallılık muhtaçlığı olarak kuluçkalayıp kundaklayan emperyal ilahları ve soygun sömürü haramileri çark ve çarpık yapılanmasında dönüm dolaşım ve kullanım sermayesine herkesi aynı soyut kalıplı tek tiplilikte hücreleyerek kimliksizliği kepazeliği aşağılanmayı dışlanmayı ve muhalefetsizliği Türkiye’ ye ON İKİ EYLÜL “ bizim oğlanlar”kundakçılarıyla kızıl kıyamet kabusu olarak dayatırlarken kimliksizliği ve muhalefetsizliği ortak cürüm işleme sabıkasına yüklenilmesi istenen YENİ CEHEPE’ nin bütün zamanlara etkisini katkısını ve damgasını vuracak olan toplum enayileştirme ve duyarsızlaştırma ( sosyal siyasal kültürel ekonomik bağlamda ortak hayatın özgürlüğünü adaletini bilgisini saygınlığını çağdaşlığını ve nicesini görünen gerçekliğiyle değil GÖSTERİLMEK istenen maske ve kamuflajlardan algılayıp kavrama ve tanımlama hayalperestlik polyonacılık ve sadistlik asalaklaşmasını ) sağlayacak olan parti tüzüğü de, özü esası muhalafetsizlik üzerine veya Onİki Eylül ve sonrasının yedek aksam parçacığı olmak üzere kurgulanmış bugünleri geçmişe zincirleyip bağlamanın şifresiz kodlarıydı. Nitekim On İki Eylül’ ün madalyonlu ödüllü mülk ve mirasını devralan BOP Eşbaşkanlığı dönem ortaklarından biri olan Cia ambalajlı Fethul - Metal ajan piyon ve uşaklığının “ gerekirse mezardakileri dahi diri gösterip kotarılmış olan gidişatın militan destekçisi olacaksınız” beyannameli Türklüğe, Atatirk’ e ve Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik yağma yıkım oyunlarının ‘ tamam mı devam mı veya evet mi hayır mı’ iskambiline kumar bahsi yapılması bugğnkğ TOM BARRAK kumanda merkezliliğin kodlayıp şifrelediği kimliksiz ve muhalefetsizliği buyuran ve Yeni Cehepe’ nin en başta tam desteğiyle gerçekleşmiş olan özgürlük dayanışma gelişme kalkınma barış dünkü afyon cikletleriyle toplumsal uyulumu sağlayan ihanet ve istismar sürüncemesiydi.
Ayrıca emperyal merkezlerde hiç de sanıldığı heveslenildiği umulduğu veya hayal edildiği gibi her kendinden kaçışın vardığı eşitliğin özgürlüğün refahın konforun rahatlığın ve korkusuz kaygısız yaşam sürmenin güvenli cenneti değil, her an işsiz güçsüz kalabilme sürekli sosyal cinnetin tepesinde soyan ezen sömürenler tarafından hazır mevcutlu ve tehditkar korkularıyla sallandırılan ön bariz misal lokomotif lakaplı örnekle Almanya’ da üretim kampanyasında çakılanın en katmerli maaşı kesintiler çıktıktan sonra dört bin iki yüz elli Yuro’ dur, Bundan tek başına kuru kira arayıp da orta ölçeklerde ik buçuk odalı bulabilene kuru kirası en az binbeşyüz euro” dur. Bunun kalan yarısından çoğu ısınma su cereyan telefon yeme içme trafik giyim okul sağlık iletişim asansör …
Ayın yarısı bitmeden tıpkı Türkiye’ deki Kredi Kartından veya bankalara hayatı haciz diğer borçlanmalardan hayatının çıkışını kimliğini itiraz hakkını özgüvenini özgürlüğünü ve mutluluğunu tüketim piyasası esaretinde özentilerle afyonlaşmış sosyal siyasal ve kültürel izolasyonlarda tamamen yitirmiş ve bir daha bulamayan kulluk köleliğin zavallılık deneğidir toplum ve insan.
Türkiye’de ise kıran kırana yürürlükte olan Tom Barrak proğramlılıpın Bop Eşbaşkanlığı yağma yıkımlarındaki yıkılanın yerine konan her kaçak ve çarpık yapılaşmalı şehir cadde ev bark dekor imaj konut duvar gösteriş dalavere özenti sokak maske ihtişam ve sahtelik betonlaşmalarda eylemiyle söylemi arasında hiç bir duygu tavır düşünce akıl fikir onur irade bilinç bellek gözlem deneyim saygınlık gerçeklik özgüven ve ÖZGÜRLÜK kavramı ve bağıntısı olmayan şiddetli mutsuz- geçimsizlikleri bünyesinde barındıran kimliksizliği ve muhalefetsizliği harcayıp tüketmekte sözde karşı çıkanlar veya bütün kötülüklere iştirakçi üreterek tüketenler.
Toplumun gözlem deneyim araştırma keşif dayanışma sorgulama bilgi ve birikimleriyle kazanılmış olan sosyal siyasi ekonomik ve kültürel ana başlıklarda sürdürülebilir ortak yaşam değerleri ve iletişim ilişkilerinin saygın sağlıklı liyakatli samimi çağdaş gelişmiş ve gerçeklik bağlarıyla donanmış duyarlılığını sorumluluğunu duygusunu düşüncesini sinirlerini ve damarlarının koparılıp kesildiği çıkar öncelikliğini dayatan ve modern insan köleliği en başta olmak üzere her şeyin yaşam hakkını soygun sömürü tanrılarının keyfiyetine göre tezgahlayıp faturalayan serbest rekabetçilik TOPLAMA KAMPINDA hiç kimsenin kimseyi itibarlı ilişkilerde duyup işitip umursaması olmayan korkunç çürüme duyarsızlaşma yozlaşma körelme çöküş yıkım ve sağırlaşmanın hışmına uğrayarak piyasanın etiketlediği kataloglaşmalarda artık insanlar aynı toprağın sunduğu ve serdiği doğallığın can yakınlığında ve aynı hizada değil, bir gün kullandığı soyut yapay ve yapmacık ilişkileri gününü saniyesini bile doldurmadan yenisine azıp kudurup sapkınlaştığı yüzünü kişiliğini karakterini de ona göre tükendikçe yenisinin imajını giyinip soyunmakta. Bop Eşbaşkanlığına hususi ek ve yedek aksam üniteliği yapmakla özene bezene umutsuzluğu tükenmişliği kaderciliği derbederliği sindirilmişliği tepkisizliği hiçliği özendiğinin kulu kölesi kalabalıkların toplsnıp dağıldığı meydanlarda muhalifsizliği kuluçkalatıp köpürtmek için tasarımlanmış Yeni Cehepe genel müdürü ise,toplumsal hayatın SOMUT GERÇEKLİKLERİNDEN uzak kayıp ve kopuk narsistlik hallisinasyonlarıyla sahte gündemli kaynağı sağlanmış kaymağı kıyaklılıklar zıplayıp kovalamakta.
Ve herkesin artık resmi veya sivil hiç bir ortak akıl yol fikir kanun kural yahut ahlaki değerleri tanımadığı zorbalığı ahlaksızlığı acımasızlığı kokuşmuşluğu kanıksandığı bu sosyal cinnette artık birbirinin hakkından gelmek için her fırsatın üste çıkıp altta kalmama pususuna yattığı sosyal cinnette aynı insanlık değeri hizasında hayat sürüp toplumsal değerler dengesinde kişiliğini karakterini bulmaya ve yaşatmaya değil, şerden veladan hırstan kibirden kapristen acımasızlıktan şiddetlen sahtelikten ve kin gütmelerden başkasına üstün baskın seçkin başarılı mükemmel gözde ve en birinci gelme uğruna sürekli kaybederek kazançlı (maskelerle kendini kamufle ederek) canına okumanın sonsuz bitiş hezimet ve tükeniş sendromuna hortlaklaşmakta.
KORSAN ÇULLANIŞLARA KUNDAKLANIRKEN DÜNYA 2 ..,, Her kişi emsalinin aynasına uğraşan ve yakışan akıl fikir duygu düşünce söz yazı ve sohbetlerle iyibatlaşor veya itibardan düşer.
Bu sebeple ben sizden sıçrayanların Üstüne kirli küflü tükrüktü ve kuruntulardan kahır hır dalaş döğüş çekiş sitem ve kavgalaşma meraklısı ve kahrettikçe yatılıp tatmin olan kısır döngüleri bulaşmış lakırdılarınıza hiç dokunmayıp öylece devirip yıktığınız yerde bırakıyorum. Yalnızlığının esiri güdümlü tüketimler mahkumu ve özendiğinin kendine tiksintiyle bakan sipariş hücresindeki ve kepazelik maskarası katalogdaki başkası olmayı huy edinmişseniz eğer, her seferinde iskambil karışmış paketini yırtıp masaya yıkılan kumarcılar gibi sizi boğan üzen ezen ve eksildikçe kamçılanmış kontrolsüzlüğüne tüm yaşam zenginliğini yoran harcayan bozan çürüten ve yıpratan asosyal kargaşa cinnettinde harcadıkça kendini kaybettiği hınç hırs kibir dengesizlik değersizlik aşağılık ve öfke çıkmazına azıp kudurarak kendini kaybetmenin yanıldığı ve yenildiği zararı kazanç sayan paketi açılmamış kin kabus lanet bağrışma ve bayağılaşma gürültüleri koparmaktasınızdır.
Çünkü evrimsel oluşumu somut gerekliliği doğal süreci ve çağdaşlık gelişimi olmadığı sürece soyut baskılamalar zoruyla dayatılan her değişim dönüşüm, dayatmayı talep edenlere istikrar bağışıklığı keyfiyet sultası ve hükümranlık yayılmacılığı sağlarken, dayatmaya boyun eğenlerse sürekli değişim dönüşümün esiri olarak yaşam ve insanlık hakkına tecavüz edenler karşısında ezilen sömürülen eksilen küçülen bozulan alçalan dışlanan değersizleşen yozlaşan sindirilen soyutlaşan iradesizleşen kötürümleşmenin çaresizliği ve kimliksizliği aşılanır.
Her dilimde herkesi kamçılayıp kışkırtarak yaşam bağlantısından koparılmış ayrı ve özel kutlamalara esaret altına alınmışlık, kıyasıya özendirilen tükenmişliğin sınır kural ahlak akıl fikir ve onur tanımayan muhtaçlık mahkumiyetiyle senenin tüm diğer günleri kendine öz güveni olan tüm mutluluk huzur ve yaşama sevincinden mahrum yoksundur çünkü. Aynaların olmadığı yerde insan ya suya bakmalı ya kalbinin çığlığını dinlemeli. Dört çerçeve havuza sığmazki bütün bunlar. Hem madem darının nohutun bademin rıhtımın ormanın yolların yıkların sokakların evlerin de bir hikayesi varsa, kuşların suyun denizin aşkın toplumun zamanla çağdaş ve özdeş insan kimliğine kayıt düşerek elbette ve mutlaka olmalı.Çünkü Işıklara kadar hayatın dizginini ve direksiyonunu sağa sola eğip büküp bağlamadan ve yıldızları gökten yere indirme seanslı paslı tenekelerde parlak salgınlar sanrısına berbatlaşıp bulaşmadan bütün matematikler insanın kalbini çarpan bölen çıkaran ve artıran çok bilinmeyenli denklemlerle hesap kitaplaştırırmış. Bu bağlamda Eski güzler yeni baharlara niyetlenip tuttuğu hayal hasret ve düşler üzeri zamanı kuran sarkaçta hayata atılır dünyayı yaşar kılandır.
Elbette ki.. Odalara sıcaklığını veren konforlu kostümler yahut donanımlı eşyalar değil, insan arzusunu kalbinin ve aklının kendini huzurda ve güvende bulduğu aşk diyarı sevgi saygı sığınağındadır. Bu sebeple bir dem bir hayat bir insan bir yol bazan de bir mola. Acı kahveler bile tadını damakta bırakan hatır ve hatıraların aşk civarı diyar kapısıdır.
Dağ bayır yol sokak eşik ova vadi yahut ileri geri giden gelen saatte ve sessizlikte Kimse yoksa ne gam..? Suyun huyudur insana az git uz git masalında denizi dağı iklimi güneşi ışığı toprağı emeğiyle kazanılan sevinci , paylaştıkça çoğalan aşkı ve sevgiyi ve iklimi sahtesiz yapmacıksız tüm görgüsüzlük ve gösterişlerden uzak iradesi sağlam sadelikte mutluktuk veren uçsuz bucaksız aklı fikri ortak yaşama sanatını ve insanlık evreninde sosyalleşmeyi gösterir. Hikaye yazanıysa ya kendi bildiğinin esintisine pervane rüzgardır yahut kuma aşkın gönlünü seren dümensiz özgürlüğe kol kanatlanan dalgalardır
Gerileme ve çöküş devirlerinden bu yana Osmanlı’ nın her yaptığı anlaşmalarla sürekli soyut sanal dokunuşlu dönüşüm değişim yenileşmelerini mutlak şart koşarak sınırsız kayıplarla sonuçlanan;ve hatta kimi hallerde yer yer başediledilemeyen ihanet isyancısını idare yapısına ve sevk otoritesine ortak eden; azınlıkların özgürlük bağımsızlık ve özlük hakları verilmesi, emperyal vampirlerin aynı karakter niyetli yerli işbirlikçileriyle aynı güç gösteriş ihtişam ve ganimet düşkünü ortaklıktan dayattığı ilk maddeler arasında yer aldığı gibi, tarihin yaşanmıştan ders okuttuğu geçmiş, bugünkü güncelde Bop yazılımlı çevrim çarkından ayarı verilip yol almaya tekerrür ettirilmekte..
Aşağılık, yetersizlik değersizlik ve beğenilme duygusu ve muhtaçlığının kışkırtıp tetiklediği kısır döngülü kozmik sarmalda bütün insani reflekslerini yitiren ve somut sorunlarıyla çırpındıkça tüketim bağımlılığı esaretine dahada kök salıp batıran boğuşmalardan kendini kurtaramayan tek tipleştirilmişliğe formatlanan içgüdüsel yazılımlarla kendini duyuramadığı beğenilmediği ve hiç kabul görmediği kontrolsüz ve bozgun düzenekte her kişi birbirine çarpar, birbirine yüklenir çullanır, birbirinden her saniyesini kolladığı Ve konuşlandığı kinini kahrını kusarak hınç ve öfkesini çıkarmaya odaklanır,kendine nasıl yaklaşılıp bakılıyor baskılanıyor ve davranılıyorsa oradan püskürüp patlayarak her türlü bozulmuşluğun en üsüne çıkmaya bütün yaşam sermayesini köleleştirdiği hiç bir şeyle yetinmez, beğenmez, umursamaz, anlamaz, tanımaz, kabullenemez sahteliğin hırsın kibirin ihtişamın fitneliğin fesatlığın doyumsuzluğun tahammülsüzlüğün kaosun ruhsuzluğun duyarsızlığın savrulmuşluğun anlamsızlığın yozlaşmışlığın kargaşanın ve kimliksizliğin çok çarpanlı tasarımlaşmış bağımlılıklarının muhtacı kuklası esiri ve ürün çeşidi olarak aksamları birbiriyle uyuşumsuz kendi içinde biriken gerilimliliği huzursuzluğu memnuniyetsizliği açlığı yitikliği mutsuzluğu yabancılaşmayı zavallılığı belirsizliği acizliği yoksunluğu dengesizliği ve yalnızlığı sürekli azdırıp kundaklayan makina düzeneğine değişir ve dönüşür arızalar komasına kök salmış olan toplumsal çöküş markalı kısa devre. Kudurtup kışkırtan soygun sömürü Piyasa ve pazar beklentisine kataloglaşmadığı sürece sürekli maske imaj format alışkanlık ahlak yüz karakter kişilik değiştirme muhtaçlığıyla ruhen ve bedenen hastalıklı ve toksinli çöküşün molozunu taşıyarak kendinden nefret eden yabancılaşmaya esir ve tutsak Aşağılık duygusu bağımlısı güdümlülüklere istenilen her kıvamda baskılandığı gerilimleri serseri mayınlar gibi boşaltacak yer arayan şiddet sataşma ayrışma çatışma kin kavga kibir gösteriş görgüsüzlük sadistlik bozgun üstencelik kültürsüzlük özgüvensizlik ve kişilksizlşkeler insanlığın söküldüğü değerler yerine takılıp montajlanmaktadır artık.
Sök tak usullü, aksamları ve parçaları organ yetmezliğinden her saniyesi ölü, içgüdüsel ve kısır yaşam döngüsünde serseri mayın gibi dolaşan makinalaştırılmış insana Ambalajı açılmadık paketinden çıkararak herkesin birbirine hedef gözetmeksizin doğrulttuğu kin nefret caka öfke sataşma çullanma niyetli söylem ve eylemliliğe cinnet ve cinayet manzarasında birbirinden huy sicil sabıka suç hüner kalıp şekil madik yakan talan ve korkunç ürkünç yer kapışan toksinli dumanlı azgın sapkın ve saldırgan tek tipliliğin nefret söylemli ve şiddet bağımlısı varsıl yoksul makas aralığına sıkışmış kalmışlığın sosyal çalkantılarında ve toplumsal akıntılarında “ Öyle bir dünya yok artık” reklamlı değişim ve dönüşümün dayattığı kendi değerlerine yabancılaşma baskısını bütün kötülükleriyle köpürtüp kundaklayarak ve herkesin uyumlu itaatli ve itirazsız kabulüne zorlayan afyon algısı aşılamalarıyla sorgulaması tepkisi özgürlüğü tutarlılığı iradesi belleği bilinci idrakı özgüveni olmayan ; forsta fiyakada kepazelik ahkamı kesip şatafatlı ihtişam ve çirkeflik kulluk köleliğini kovalayan; sefalette şiddette kaygıda belirsizlikte kibirde kahırda istismarda özentide tutarsızlıkta dalaverede keyfilikte gerilimde şatafatta ahlaksızlıkta dolandırıcılıkta zavallılıkta kötümserlikte onursuzlukta mutsuzlukta geçimsizlikte sorumsuzlukta ve ruhsuz duyarsız bağımlılık kulluk köleliğinde herkesi birbirine düşürdü yarıştırdı ayrıştırdı ve eşitlediler.
Oysa sınırsız doyumsuz soygun işgal talan vurgun tehdit kuşatma dayatma saldırı tecavüz sömürü ve yayılmacılık sultası güden ermperyallerin ve yerli işbirlikçilerinin haksız hukuksuzluğa dayalı değişmez karakteri olan ölüm zulüm cellatlığı ve cehennem zebaniliği yer yüzünde var olduğu sürece, bütün sorun çelişki kir ve zehirlerini içinde barındıran adaletsizlik hukuksuzluk bencillik çirkeflik zorbalık açlık salgın gelir dağılımı eşitsizliğini hukuksuzluğunu gelecek kaygısının olduğu her yerde emek sermaye gerilim hattında mutlu azınlığın menfaat güç gösteriş keyfiyet despotluk ve ganimet çıkarını kotarmaya mutsuz çoğunluğun her türlü yaşama hakkı üzerinden sürdürülmesi imkansız düzensiz bir dünya hep vardı, bugünkü her şeyin kederkeşliğe ve gösterişli köleliğe kıyametleşerek onurlu ve saygın yaşam ekseninden kaymış her dayatmaya sıradanlaştığı hırs ihtiras ihtişam gösteriş talan şiddetindeki gerilim hattında ve seyir halindeyse hep var olmaya da hırsız yolsuz harami etiketli insanı tarafından atık deposu, savaş çatışma ve katliam sanayisi, yapay zeka çöplüğü ve asosyal ilişkisizlik poşeti yağma yıkımlarına hız kesmeksizin devem edecektir dünya.
Bu yüzden de her yeni keşif icat ve buluş, üreten veya tüketen insana duyduğu ihtiyaç oranında dünyanın yeraltı ve yerüstü bütün kaynaklarını AÇGÖZLÜLÜĞÜN öldürücü sindirici ve susturucu silahları olarak üretimi tasarlayanlar olarak tıpkı üretimi sağlayıp tüketen sefil yoksul yığınlar kadar aynı niyet tezgahında soyut ve sahte kimliklilikten işlev gördürülüp düzenek kuklası işlemine tabi tutulurken (bütün ilim bilim kurgu ve teknoloji adam kız veya kadınları) ortak kimliksizlikte eşitlenmiş etki yetki ve duyarlılığı olmayan pazar kölesi ve yağma yıkım paydaşıdır.
Onun içindir ki ölüm silahları ve kimyasalları üretirken ücretli çalışanların yüksek borç ve faiz kölesi olarak hayatına ihtiyaç duyduğu yahut özendirildiklerini taşıyıp götürürken hayatını kurup kazandığı derin yanılsamada dünyanın diğer yarısının üstüne cehennemin yıkıldığı kan ölüm vahşet dehlet acı açlık ve gözyaşı vardır.
Çıktıklar palangalar makinalar hidrolikler ve elektro manyetik sinyalleşmelet her yenisi bulunduğunda daha çok insanı akan satan ezen soyan sömüren en geniş kapsamlılığın TOPLAMA KAMPINI elde etmek için yerin altını yerin üstüne getiren demir çelik altın zümrüt alüminyum titan ve gibilerde olduğu gibi ve eğlence gıda moda ulaşım barınma sağlık ulaşım ve iletişimde olduğu gibi ve PETRO KİMYA’ yı keşfedip bularak insanın hiç bir şartta en vazgeçilmezine koklatıp afyonladıkları gibi….ilim bilim keşif tasarım deney ve icat insanlarıyla beraber, üreten ve tüketen emek -sermaye çelişkisine tümden kul ve köle topyekün insanlık ırgatının suç ve sabıka dosya kaydına, bilhassa Bop proje ve proğramları kıyametinde her gün katliam vahşet dehşet gasp çökme çapulculuk ölüm zulüm cehenneminin harami ve haydutluk taşları döşenmekte
…. KORSAN ÇULLANIŞLARA KUNDAKLANIRKEN DÜNYA ..,, Sorgusuz sualsiz çatışmaya hazır tetikte ve hayatın yedeğinde bekletilmenin sorumluluk paylaşma aidiyet duygusundan yoksunluğu yükleyip yorduğu akıl fikir bilgi ilgi algı idrak anlayış duygu düşünce deneyim ve saygınlık eksiği TÜKENMİŞLİK ve ÖZGÜVENSlİZLİK hücresinde yaşamsal dönüm dolaşımını kendine yedirip yutkunanlar, kabız ve kurak bir dolaşım ağının sadece yüzeysel soyut şekilsel sembolik ve anlık görünüşlere bakan değer yargısıyla somut gerçekliği hiçe sayan tutsaklığın dayatılmış proğramı öncedem yazılı tüketim piyasası çöplüğünde çırpınır ve debelenirler.
Eğitimli donanmışlığın kişiyi insan yerine büyüttüğü paylaşım birikim dayanışma akıl fikir felsefe sanat ve özgüven zenginliğinden mahrumluğu sebebiyle her kışkırtılan ışıltılı parlaklıkların hormon cerrahisinden satışa sunulan imaj, tarz, kostüm, model, şekil, dekor, tasarım, ambalaj, maske ve paket proğrama dahil niceleriyle cehaleti karanlığı yozlaşmayı kalitesizliği rezilliği alçalmayı ve kişiliksizliği kendi yerine koyan bağımlılıkların MUTLAK ve GARANTİ müşterisi halini aldığı bu cinnet kozasında dıştan görünümlülüğün markacılık foyasına ve insansızlık etiketine bakarak ( eleştirel akıl fikir ve birikimle aksini idda eden herkesle her an öfke gerilim kahır nizah kin nefret çatışma küfürleşmesine ve saldırganlık öulkanışlarına tutsak ve hazır ) hayatın , insanın, dünyanın, toplumun, sosyal iletişimin, ve toplumsal değerliliğin özüne içeriğine ilgi ve itibar duyması asla mümkün değildir.
Bu yüzden de insanlığın ortak deneyimlerle kazandığı inanç birikim eğitim ilim özgürlük liyakat kimlik ve ÖZGÜVEN değerlerinde ne varsa tüketim piyasasının ÖZENTi güdümlü bağımlılıklarına sürekli Dönüşüp Değişerek edinilen SOSYAL ENKAZI yeni KİMLİK olarak empoze eden soygun sömürü haramilerinin bulunmaz ganimet sermayesidir. Çünkü hiç bir itibar deneyim birikim ve duyarlılık bilinci olmayan kimliksizlik ve her çatışmaya kulluk köleliği müsaitliği özümseyen özgüvensizlik, hiç bir alt yatırım gerektirmeyen en kullanışlı pazar ve piyasa güdümlülüğünün imrendiği özentilerin tekdüzeliğinden başka hiç bir gerçekliği anlayıp algılamayan bağnazlık ilkellik ve bağımlılık tutsağıdır.
Bu yüzden ÖZEL GÜNLERE dilimlenmiş soygun sömürü esaret ve yağma pazarında YıLBAŞI gecesini beraberce havai fişeklerle barutlayıp karanlığı delik deşik eden Trump ve Netenyahu, önümüzdeki günlerin seyrine “ BARIŞ “ yılı olacağına matrak geçerek birbirlerini karşılıklı öve öve havai fişeklerin bile ulaşamayacağı yüksekliklerin tozuna dumanına tükürürlerken…ardından ertesigün geçmedi VENEZÜELLA” ya resmen korsanlık ve tecavüz edildi. Ki emperyal dağıtımların Rus, Çin, Yurop ve diğerlerinin parsel parsel yeryüzü paylaşımını her saniye tekrar tekrar PETRO- DOLAR bazında güncelledikleri silahlanma talan yıkım ve işgaller savaşında istisnasız tüm dünyaya kurulu pusunun son model kundaklanmış miladıydı. İran, kurgulandığı ve kaos yıkım yağma işgal ve kargaşa kapısının kapısında bekletildiği üzere kızılca kıyamete kışkırtıldı karıştırıldı.
Görenland’ a , Küba’ ya ve nicesine Petro Dolar baz istasyonlu emperyal sömürgeciliği ve yayılmacılığın sürekliliğini devamlı kılmak için her tütlü katliamı tecavüzü acımasızlığı açlığı takanı işgali sefaleti yoksulluğu ölümü zulümü kendi keyfiyet sultasının doyumsuz açlığını doyurmak sapkınlığıyla sürekli gündemde tutmaya yoketim piyasasının özenti ve imaj bağımlı köleleri ve işbirlikçi donatılmış tetikçileri sayesinde saniye bile kaybetmeden derhal çullanıp çökeceğinin resmi töreni ve küresel ilanı yapıldı.
Çünkü yayılmacılık işgalcilik bozgunculuk ve sömürgeciliğin değişmez karakteri olan insanların kanıksayıp sıradanlaştırdıkları olumsuzluklarla ( kin nefret kibir kahır hırs kuşku korku endile yarış cehalet gericilik yobazlık soysuzluk rezillik soytarılık sahtelik samimiyetsizlik bencillik geçimsizlik zorbalık sapkınlık ahlaksızlık yolsuzluk mutsuzluk vicdansızlık hukuksuzluk haksızlık itibarsızlık özgüvensizlik ve kimliksizlik gibilerle) toplumsal puslu havaları kundaklayarak nefret çatışma ayrıştırma kaos ve kargaşayı örgütleyen çağlar ve yüzyıllar boyunca hiç DEĞİŞMEYEN karakterine rağmen, dünyanın bütün hayati değerlerine, yaşam haklarına ve kültürel zenginliklerine keyfi buyrukluğun sadist hükmüyle çullanıp çökerek ezdiği baskıladığı kulattığı soyduğu sömürdüğü yaktığı yıktığı yapmaladığı ve tecavüz ettiği ülkelere ve toplumlara ( özgürlük eşitlik ve barış afyon dozuyla) küçülmeyi, kimliksizliği ve SÜREKLİ DEĞİŞİM DÖNÜŞÜMÜN hiç bir iradesi sorgulaması yetkisi etkisi tepkisi aklı fikri düşüncesi itibarı özgürlüğü duyarlılığı sorumluluğu olmayan özenti gösteriş ve imaj kuklası kulluk köleliğini dayatmaktadır.
….. GÜZEL YARINLARA … Bu yağmurlar bitecek Başka bulutlar yükselecek yerden göğe Dağa taşa Uçan kuşa bekleyen duraklara Dünyayı unutmuş gibi yorgun ağır ve aksak yürüyüp gidiyor olsa da şehir meydan saat ocak bucak ve toprak.. Yeniden doğmak diye bir öznesi ve yüklemi vardı insanlık dersinin Yaşama sevincinin Aşk ile sohbetleşen itibar ehlinin. divaneliğin deli gönüllülüğün Kalbinde sevgili yurdu olanın topraktan tarlaya değin Uslanmak nedir neresidir bilmeyen yürekli çırpınışlarla denizden suya buluta damlaya ve deryaya değin Mekanın sevgilim olsun demeye değin Zamanda sonsuzluğu yormak ve yorulmaya aşka ırgat olacak Kurulu değirmeni güzel yarınlara dönen dört mevsim
… MALUM ÜZERE DÜNE YARINA … İyilik güzellik sağlık temizlik sakinlik huzur aşk barış özgürlük sevgi ve sevgili olma hali, bulaşıcı olduğu duyarlı veya duyarsızlığın ilgili veya ilgisizlik damarından beslenen gayret çaba emek eğitim öğretim gibi nice kaynaklardan kişiyi kendisiyle tanımlayıp karakterleştiren yaşam döngüsünde kişiye özgün birey sıfatıyla nitelendirir.
Çünkü barındığı değerlerin kalbinde aklında hayalinde hasretinde ve dünyasında insan kendi hayatının eşsiz benzersiz sevgilisidir Dünyaya kendi insan değerini katıp yaşatan incelik ve duyarlılığın kalbindeyse eksiksiz kesintisiz mutluluk sevinciyle umut kıvılcımı özgürlük çığlığı, adalet duygusu, vicdan muhasebesi, merak coşkusu, öğrenme tutkusu, keşfetme çabası, çağdaşlık hasreti, insan duyarlılığı, sorumluktuk bilinci, sevgi kaynağı, dayanışma azmi, sorgulama birikimi, paylaşma mutluluğu, sosyalleşme arzusu, yaşam sevinci, dün, yarın ve aşk barınır.
Yukardan aşağıya toplumsal otoriteyi inşa eden yapıda mahalle muhtarlığı trafik veya site yönetimine kadar Konulmuş Kanunlar kurallar veya yönetmeliklere uyulup uyulmadığını sağlayan toplumsal ilişki ağı, bu haysiyet ve hassasiyet ilgili alakalılılığıyla işlerlik kazanarak hukukunu hakkını yokunu yordamını bulur veya balı bozuk keyfiyet sicilinde her tütlü çöküş ve çürümenin yıkım müşterisi olur olunur.
Çünkü yılları istikrarsız güvenliksiz özel günlere ayırarak sahte peygamberlerin dünyayı terketme tufan ilanı gibi herkesi aynı gürültüye toplayan veya havai fişekli gece karanlığına son bileti kapış kapış dağıtılmışlığın acayip fena mucizeymiş gibi kendini kaçak yapılaşmalara ve eşitsiz yoksulluklara terketmiş kalabalıkları donduran ..( kalkınmış gelişmişliği paylaşan iradeli sorumlu bilinçli istikrarlılıkta hayat dünü yarını hiç farketmeden tıkır tıkır işler çalışır çünkü) kozmos polit sürüklenişlerle bütünlüğünden bozulup ayrıştırılmış kopuk pörçüklüğe atomize olmuş şehirler devletler oluşumlar insanlar çevreler yıllar ve ilişkiler, doğal yaşamını ve nitelikli var oluş sebebini yitirmiş arabesk ve aciz yozlaşmaya tutsak düşerler.
Bıraktığı düşten hayalden umuttan yahut kabustan gidip almazsa kendini, orda yabancılaştıran sahipsiz ilgisiz kopuk kaçak ve kayıt dışı kimliksizliğiyle şehir içinde birbiriyle bağdaşlığı olmayan ulaşımı iletişimi bozuk aveme depoziteli içinden çıkılmaz kaos ve kargaşalara tutsak yüzlerce şehir betonlaşması konuşlandıran aç gözlülüğün talancı gaspçı mütahitliğine yapılaşmış olan sömürüye vurguna soyguna yolsuzluğa özgü kahır lanet sitem şikayet karabasanlarını kaderi değişmez sorunlarıyla tutsaklaşmış insan yığınlarına eziklik hurafecilik yılgınlık kirlenme yozlaşma değersizlik çaresizlik ve suçluluk duygusu yedirip yutkunduran doldur boşalt arabeskçiliğiyle ( Deniz Feneri çevrim çarkıyla beraber imparatorlar divalar krallar kraliçeler cart curtundan fişi çekilmiş toplumsal sefaletin yoksulluk nafakasına ve yaşamsal dönüm dolaşımına çökmüş hurafe çöplüğünü , aynıyı tekrar eden kokuşmuş kangren laçkalığını, yeniyi keşfetmekten üretmekten ve paylaşmaktan yoksun çağ dışılığını, her türlü dayatmalara kul ve köle tutuculuk rezillik ve köktencilik bağnazlığını, kişiliksiz itibarsız saplantılı eğilimlere eğilip bükülme itaatkarlığını, güdümlülüğünü öne çıkaran ve övünen gericiliği, sapkınlık ve cehaleti kutsayan kezzap ağlaşmalarını , kazaya belaya hayatını adanmış fanatikliğin sorgusuz sualsiz kabullenişini ve toplamda kendi gerçekliğine yabancılaşmış sanal soyut içe kapanıklılığı karamsarlığı küslüğü kötümserliği zavallılığı hükümsüzlüğü ve ezilmişliği aşılayarak kabulünü sağlayan ayrıcalıklı yüceltilmişiliğe tanrılaştırılaşmış YOZ KÜLTÜR simsarları ) trübünü her türlü çürümenin kirli kanallarında inim inim inleyen toplumsal yıkım ve çöküşlerden iş ortaklığı yapan mafyalar tarikatlar siyasiler bankalar modacılar gıdacılar bahisçiler sahtekarlar şikeciler hileciler borsacılar sporcular fenomenler arabeskçiler gıdacılar süpermarketçiler madrabazlar iletişimciler bankacılar ve emlakçıların şöhret servet konfor gösteriş kanunsuzluk hukuksuzluk milyarderi olanlarının yoz ve popüler kültürsüzlüğüne rehin kalır sosyal ilişkisi tüketim piyasası harabesine örenleşmiş ve kök salmış hayat..
Bilirsiniz beni nasılki inandığı gibi özdeş çağdaş cesur ve AŞKA özgün hayatını sevgili bilen özgüven ve özgürlükle kendimi layıkıyla yaşamaya beni, bir gün ara farklılığıyla değişen bir olgu değilki sonsuz sınırsızlığa kol kucak olan yaşama hüneri ilmi itibarı coşkusu ve sevinci , giden senelerde nasıldıysam bu yıl ve nice yıllara dağda denizde sahilde ormanda dorukta derede kırda ovada akan azgın ırmakta duran sakin iller kasabalar seyrinde aklı fikri niyeti dileği hayali emeği arzusu çabası gayreti kişiliği algısı hazzı huyu karakteri sür sefa huzuruna hiç değişmeksizin aynısından yaşadığı her güne büyük bir memnuniyetle ugünaydınlar ve hoşgeldinler uyandırarak mutlu olmanın devranlar demini yorup yaşayacağım. Takvimlerde rakam değiştirmedi hiç farketmiyor gece gündüzün benim için.. çünkü aşk rutininde her anım her her günümse büyük özlemlerle sarmaş dolaş sermayedi bulunmaz servetine kavuşup kucaklaştığım sevgili ömrümedir dünü yarına bitişik bütünlüğü n ve kesintisiz hayat..
Herkes özendiği rol modellikten imrendiği yaşam şeklinin tarayıcı tanıtıcı yapıcı yıkıcı taşıyıcı mikroplarını, terbiyesizlik stunlarını, stoklanmış klonlanmalarını , yüksek palazlı perdeler ve pervanelerden uçurur ve hayata aktarır .
Yolunda giden düzeyli seviyeli doğal ve saygın hiç bir ilişki olay gelişim yalam ve oluşumu geçerli saymayarak her kişiden acayiplik değişiklik hiç duyulup bilinmedik ve olumsuzluk delip didikleyerek ille de ilgi ve takdir onay beğeni toplamanın akıbetinde toplumu nereye sürükleneceği akıl fikşr ahlak vicdan nuhasebesi yapılmaksızın kaçınılmaz çöküşün bu günlerine gelindi.
Girdiği yoldan dönemeyip nice sonraysa bölünmüş yıkılmış çıkmazların içinde kendini dünyanın bozuk ürünü ve çağının yabancısı bulan sosyopat travmada artık iyi ve güzel olanın talibi ve savunucusu neredeyse hiç kalmadığı sebebiyle medya magazinciliğinin kolaylaştırdığı be özel günlere parçalanmış kendi yok oluşunun sahnesi hazır kıyametine evrildi ve evrimleşti takvimsiz zuhurzaman.
Tarikattlar mafyalar bankalar şirketler modacıkar holdingçiler siyasetçiler ve arabeskçilerin toplum sömürüsünü kimlik mezhep klüp mahle bölge taraf ve CİNSİYET ayrımcılığını kamçılayıp kızıştırarak Tek tipli her dayatmaya elverişli insan modeline magazin rahminde icat edip afyonlayarak şöhret basamaklarına tırmandırıldıkları yerden ölünceye kadar inmek gitmek istemeyen imaj profil maske gösteriş furya fiyaka caka görgüsüzlük kostümlü hortlak ve hayalet sandığından eskiyenin yerini kentsel dönüşümler tezgahından çıkmış gibi yenisiyle tutkallayan menfaatçilik yapışkanı ve silikonlarıydı zaten. ( toplumun itibarını aklını özünü duyarlılığını tepkisini hayatını kimliğini sesini fikrini iradesini afyonlandığı yoz kültürde unuttuğu yerde kurgulayanların duyduğu ihtiyaç gereğinden olacak ki ibo schow, tarkan , beyazıt vesaireler tekrarın tekrarına fokurdatılıp magazin medyatikliği köle bucaklarında gaza getirilip şişirilerek cirit attırılmaktadırlar )
Bu bağlamda malum olur ki…
Kazınmış çukurlardan meziyetindeki sesini müziğini sporunu soluğunu akkını fikrini bilgisini iç veya dış organlarını yaygın veya örgün eğretimlere taş çıkartarak toplumsal zenginliğe virüslenmenin en yıkıcı etkin silahı olarak kullanarak, sözün gelişi dünyadan gitse gözü çöplükte kalır cinsinden medyatik hayalet hortlaklığını toplum algısını yönetme oyalama aldatma dolandırma maskeleme germe susturma sindirme köreltme azdırma karartma yönlendirme ve her türlü soyan sömürenlerin güdümlü kuklası olmakta hiç bir itirazı olmamaya köleleştirilmişliğin ayrı kopuk kifayetsiz ÖZEL günlerinde medyatik sandıktan dışarı sallayıp sarkıtarak hükmü geçmiş devri tükenmiş insanlığa kıyamet gününü haber verenler gibi doğum sevgili kadın veya yılbaşı kutlaması yapılmaktadır.
Tüm dünyada hak hukuk onur sınır adalet vicdan ahlak ilim bilim kültür sanat ve saygı tanımaksızın hayat pahalılığı, silahlanma, istikrarsızlık, şiddet, vahşet, dehşet, kopuş, çöküş, katliam, ayrışma, yozlaşma, ölüm ve zulümler arış eğilimi gösteriyor. Sendikaların sivil toplum örgütlerinin kamu vicdanının siyasetin ezen soyan sömürenler keyfiyetine kullanışlı figüranlık etmenin dışında artık hiç bir anlam değer ve etkinlikte bulunmadığı anlam ve değerler erozyonunda, yüzde beş mutlu azınlığın yüzde doksan beş yoksul sefil mutsuz insan yığınlarının çilekeşliğe mahrum ve mahkum kılınması, tüm dünyada oranı değişmeyen sosyal eşitsizlik küresel yıkım ve yağmacılık kalıbında yaygınlaştırıldı ve empoze edildi. Sefaletini ezilmişliğini yalnızlığını kimliksizliğini ve her şeyle arası açık mutsuzluğunu iradesizlik değersizlik ve anlamsızlık METAVERS esaretinde bastırıp avutmak için festivaller, tüketim çılgınlığı, eğlence düşkünlüğü, magazin ve iletişim ağı bağımlılığı, yerli yersiz Gün Kutlamaları ve fenomen yahut şöhretlilerin araya kaynak yaparak rol modelcilik ettiği UYUŞTURUCU tüketimi, tüm diğer pazarlamacılar sektörler karteller modacılar tasarımcılar şirketler holdingler gibi üretip yaydığı kaos kokuşma çürüme kayıtsızlık yoksulluk adaletsizlikler sayesinde bütün ölüm zulum hükümranlığına dair her şeyi sıradanlaştıran algı yönetimi araçsalıyla herkesin yaşama hakkına çöküp çöreklenme yolunu bulmanın piyasası hızla artış eğilimi gösteren sektörleşme halini aldı. Türkiye de daha ücretli ve emeklilere sosyal iyileştirme pansumanı yapılmadan herkesi sefaletin esaretiyle can çekiştiği doğduğuna umduğuna ve beklentisine bin pişman eden sıradanlaşmış ZAM TUFANI” yılbaşına özel gün kutlamaları ayaz buz vitrine konuldu ve servis edildi.
O sebeple, Algısız ilgisiz iradesiz yetkisiz yetersiz ve değersizliği harcayıp tüketmenin hızına çevrimine ve sınırına yetilemediği yalnızlık yabancılaşma proğramlanmışlığının metavers kuklası,; acımasızlık bencillik basitlik rezillik görgüsüzlük çıkarcılık geçimsizlik kibir kin nefret tamah sorun sıkıntı acı kir çöp kahır kötülük kepazelik şiddet sitem yakınma feryat figan ağıt ve nizahların potansiyel kullanıcı deposu; furya kostüm gösteriş marka özenti sahtelik ve maske budalası ; ve hepsinin toplamında hayatını soyan sömürenler hacizine koyan ağırlaştırılmış fatura yüklü ödemelerinin kulu kölesidir artık insanlık.
Aynı şaşalı tantanalı ışıltılı saatlerde ve gece karanlığında “ savaşarak kazandı” diye övgüler yağdırdığı katliamcı Netanyahu ile kendini kaybetmişliğin sarhoşluk naralarını atarcasına YILBAŞI partisi şölenleşirken, bu senenin marka sözü nedir diye çanak sorusu soran etraftaki ayarlı yalakaya’ barış’ dedi. Anlamlar ilişkiler kavramlar niyetler dilekler maksatlar ve değerlerin ters yüz edilerek işlevsizliğe kıyametleştirildiği ezen soyan sömürenler mezaliminde gelecek günlerin neye işaret ettiğini varın siz anlayın yorun düşünün bilin çıkarın ve tanımlayın gayri.
… SORGULAYAN ve GERÇEKLİĞİYLE YÜZLEŞMEYE ÖZDEŞMiŞ İNSANDIR ASLOLAN … Doğu ortantalistiğinin Batı’ ya hayran taklitçilikle önceledikleri kendi ihtirasları dışında hiç bir şeyi önemseyip dikkate değer bulmayan ve inanmayan her türlü inanç kimlik siyaset ve iletişim istismarcılığının güdümlüsü oldukları güç konfor gösteriş betonlaşma özelleşme şatafat ihtişam ayrıcalıklı olma ve hamaset tellalcılığı satma girişimciliğini sür saltanatlılarına servet ve sermaye edindikleri rezil ezik düşkün gerici hurafeci bağnaz yobaz başına buyrukluğun kuklaları olanlar, mafyalaşmayı yozlaşmayı ahlaksızlığı eğitimsizliği boş vermişliği ve sapkınlığı özendirdikleri toplumun ortak yaşam ve zenginlik değerlerine çöküp çullanarak ( toplum üstü olmanın her yolunu kendilerine mübah gören ) soyan sömüren bütün keyfiyet haramiliklerinin ortakçısı arabeskçiler magazinciler bankalar borsalar futbolcular reklamcılar modacılar mütahitler pazarlamacılar holdingciler süper marka dizi sahne sinama dekor şöhret yapımcı ve oyuncularıla beraber sürekli kaliteden ve itibardan fire veren toplumu baskılayarak korkuyu sindirilmişliği zavallılığı acıyı şikeyi hileyi rüşveti sefaleti çaresizliği borçlanmayı endişeyi tükenmişliği yalnızlaşmayı kanıksamayı kabullenmeyi kokuşmuşluğu kargaşayı ve kayıtsızlığı aşılayarak kaderini yazıp belirledikleri ülke gerçekliğine ve toplumsal döngüye yokluk ve yoksullukla kronikleşmiş yağma yıkım sultasının heybetli parıltılı aşağılık düşkünlüklerini ne kadar parıltılı ve israflı olursa o denli değer kıymet kazandıklarına inandıkları ( herkesi kimliksiz iradesiz ve kişiliksizliğe yozlaştıran magazin mafyalaşma arabesk ve popüler kültürsüzlüğün afyonlayıp terbiye ettiği insan yığınlarının yaşam hakkından çalıp yağmalayarak ortak hayatın bütün iletişim kaynaklarına, sosyal zenginliklerine, ekonomik kültürel ve siyasal damarlarına keyfiyet zorbalığıyla hükmetmeye ) ihtiyaç eksikliğini tamamlama girişimi sadistliğiyle, bilinmez belirsizliğe terkedilmiş sefaletiyle boğuşan kalabalıkların daima ayrıcalıklı ve seçkinler topluluğu olma dürtüsünü doyurup tatmin etmek için lüks dekorlarla donatılmış cafcaflı emlak dekor imaj maske mal mülk para ve sür sefa milyardeciliğine ( yağma yıkım istikrarsızlık güvensizlik çirkeflik rezillik hukuksuzluk sindirilmişlik zorbalık yolsuzluk duyarsızlık hukuksuzluk cehalet gericilik ve toplumsal çürümeleri tüketim piyasası kulluk köleliğine uyuşturup kurumsallaştırma pahasından ) BOP etiketli çökme ve abluka sarmalında sürekli sınıf atlayıp, mağduriyet hamasetçiliğinden zenginleşmiş üst zümre tabakasına çöreklendiler.
Ahmet Kaya, Livaneli Zülfü ve aynı serinin diğer ego karizma şan şöhret bağımlısı benzerlerinin Küçük Emrah, Büyük İbo ortanca Kısaparmak yahut Özcan Mahsun Tarkan Sezen Evcimik Yonca Şebnem Ferah Bayülken Okan Beyazıt İvedik Reco Cem Yılmaz Mirzaoğlu Kenan Kaynarcalı Oktay Ata Demirel Hülya Avşar fitbol fanatik şike furya ortaklığı demlenme kasırgasında toplumu acılarına tutsak ve haksız hukuksuz dayatmalara eğilip bükülmeyi bezginliği çilekeşliği kaderciliği çileyi kahrı berduşluğu derbederliği AĞLAMAYI ÖĞRETEN zehirleme türevliliğinin yoksulluğa ezikliğe yılgınlığa duyarsızlığa itaatkarlığa ve çaresizliğe alışmış kanıksamış kronikleşmelerin yoz kültür külliyatını örgütleyerek diğer benzer Mehepe sponsorlu etnik ırkçılığın en gerici Pekaka tetikçiliği ve ayrımcılığının resmen tesis olmasına ve Emperyal dayatmalara aynı kulvarda iştirakçı istifadeci ve ittifakçı Erkan Baş ekipmanlı siyasi Arabeskçilerin söylem ve eylem tezatıyla her vurgun yalan dümen istismar maskelisi ve talan tüccarıları gerçekliği olmayan sahteliklerle ülke, devlet, toplum ve ortak yaşam değerlerinden Bop şantiye şirketçiliği kapsamında büyük yıkım ve parçalanmalar kopararak yağmacılığın keyfiyetine teslim talan ve tarumar etti. Sözün aslı esası ve kısacası, bugünlerin bin türlü yalan vurgun yağma yıkımlarının her yanlışını doğru gibi gösteren toplumsal çöküş ve çürümelerini iflasa sürükleyerek stoklanmış sefalet yolsuzluk sömürü soygun yozlaşma ve mutsuzluklarını zorunlu tüketimin karşı çıkılmaz ve vazgeçilmez hammaddesi olarak sebep sonuç ilişkili tedarik ve tedavülü, asla kendiliğinden oluşmuş gelişmiş rastlantı mahsulü veya tesadüfler ürünü değildir. Aslolan kıstas, gerçekliğiyle yüzleşebilen insandır. Çünkü, yaşanılabilir dünyayı ve sürdürülebilir toplumsal ilişkileri onurlu saygın değerli bilgili donanımlı güvenli adil çağdaş özgür liyakatli cesur atılgan samimi inanılır ve kalıcı iletişimlerin sosyal siyasal ekonomik ve kültürel zenginliğini kurup donatabilme becerisiyle hak hukuk irade istikrar ve itibar bağlamında büyüyüp gelişmeye kurumsallaşacak olan somut ve sihirli iletişim bileşeni, eylem ve söylemde çelişkilerinin üstesinden gelen özdeşmişliğin gerçekliğidir çağdaş birey liyakatli toplum ve Özgür insan.
Bunun dışında haricinde ve ötesinde her idda bahsettiği konuya ilişkisizliğin mitelikli dolandırıcılığı ve herkesin kendi kirli arızalı mal mülk şöhret düşkünü tarafını kotarmaya sebepli olduğu tamiri mümkünsüz yıkım hasar ihanet ve istismar sonuçlarını doğuran perakende veya toptan palavracılık avcılığı ve hamaset sahtekarlığıdır. Şöyle ki…: En gerici ayrılıkçı etnik feodal ve aşiretçiliğin emperyal kuşatma ve yayılmacılıkta gözdesi olan Pekaka ile Hedepe temsil ofisinden her konuda destekçiliğe ittifaklaşan Erkan Baş örnekli Tip ve benzer yapılanmaları, sözde ileri aydın somut çağdaş sosyalist ve realist görüşlülüğün kendi kendini boşa çıkararak bu anlamda peşinden sürüklediği kitlelere yokluğu sahteliği sefaleti kaderciliği yokluğu yozlaşmayı kuşkuyu endişeyi kimliksizliği sömürüyü ezikliği iradesizliği yolsuzluğu ve kendi değerlerine yabancılaşmayı tesis eden Akepe - Mehepe Hüdapar yahut Yeni Cehepe kadar eylemiyle söylemi birbirini tutmayan siyasi istismarcılığın ayarlı projelerinde aynı safın Bop ortak kadro karışımı bileşkesidir. Sosyo ekonomik temellerde akıl fikir vicdan sorumluluk bilgi beceri özgürlük ve hukukun üstünlüğü temelinde danışması dayanışması anlayışı inancı kültürü gelişmiş büyümüşlüğü kurumsallaşması çoğulculuğu ve PAYLAŞMA zenginliği olmayan hiç bir teknolojik ilerleme göstergesi, asla sağlıklı donanımlı liyakatli dinamik ve sağlam yapılanmalara oturmuş uygar, adil, güvenli ve mutlu sosyo ekonomik kalkınmışlığın insan birey ve toplum bildiriminde bulunmaz .
Adam veya kadın hem en sevdiği ve ihtiyaç duyduğu işi yapıyor hem de yaşamın her alanını tüketim sömürüsünün sermayesine parselleyip endüstrileştiren modanın sanatın sağlığın müziğin edebiyatın sinemanın medyanın sporun siyasetin veya inanç tarikatlaşmasının Ayrıcalıklı lüks ve konforlu seçkini olarak sosyal ilişkiler ağı tıkanmış ve kendini duyurmakta hiç bir yol bulamayan ortak yaşam bağları yer altına çekilmiş kalabalıkların kendinden üstün tanrısal dokunulmazlığa yücelttiği tanrısı olarak dolaşıma sürülmesi, imtiyazlı azınlığın çıkarlarını koruyan ve kotaran soygun sömürü sistematiğinin genetik özdeliğine ilişkin bencilliği bağnazlığı hukuksuzluğu rezilliği zorbalığı cafcafayı sefaleti gericiliği eğitimsizliği eşitsizliği ŞÖHRETİ magazin fenomenciliğini ve popüler kültürlülüğü kutsayarak konumunu sağlama almaya yönelik hayati gereklilik kıstasıdır. Ahmet Kaya’ nın elde tütün dumanlandıran ve içki yudumlayan görselleri sürekli öne çıkaran şöhretin zirvedinde çalıp çığırdığı günlerde hem sosyal hayatın dertlerine ortak devrimci hem de ÖZGÜN MÜZİK markalı ( sazlı sözlü bütün külliyatında ‘ kafasına sıkıp dünyadan kopup gitmeyi ve sırılsıklam ağlayarak sızıp derbederliğin çorak dibine çökmeyi aşılayıp uyuşturan yüksek teknolojili lümpenlik ve arabeskçilikle ) en çok satanların şöhret kazandıran listesine odaklı pazar ve iletişim piyasasında kendisiyle yarışacak kimseyi tanımadığının EN BÜYÜĞÜ şahsen kendisi olduğunu beyan ettiği bozuk butik ve bataklık yer, tam da bu feaodal köktenciliğin çoğulcu anlayış ve ilişkilerle sosyalleşmeye gelişmemiş ilkelliğin beyin yıkanmışlığına ilişkin çelişki travmasıydı mesela.
Aynı maksatlarla şöhret pazarlamacılığının kan gövdeyi götüren yumruklaşmasında sözde ezilenlerin hakkını davasını hukukunu savunduğunu idda eden Muhammet Ali, de her giriştiği hilesi hurdası çok sportif düzeni memnun etme sahne oyununda neredeyse bütünü n kapışmalarını hakkını savunduğu Afrika kökenli insanların ağzını burnunu dağıtıyor ve tıpkı Ahmet Kaya gibi bu alemde BENDEN DAHA BÜYÜĞÜ YOK gümbürtüsü bağırıp çağırıyordu.
Çünkü güç şamata gösteriş ayrıcalıklı olma ve toplumdan kopukluğun sür saltanatına kimsenin erişemeyeceği özel ve korunaklı kabuklara kendini sağlamlaştırmak hissi hazzı ve duygusu ilkelliğini geliştirememiş ve feodal köktenci bağnazlıklardan sıyrılıp özgürlelememişliğin esaret tutsağ her kişi, görünüşte söylem kamuflajı her ne olursa oksun maskelendiği imaj hayatın eylemsel gerçekleriyle yüzleştiğinde ne denli çelişkili ilgisiz alakasızlığın ta kendisi olduğuna dair aklı fikri bilgiyi eğitimi paylaşmayı saygıyı barışı güveni ve çağdaşlığı çöpe atttığının kendini ihbar ederek ele veren dışa vurumlu teşhirini sergiler.
Özgür irade ve düşüncenin olmadığı yerde ilkel gelişmemişliğin kolayca ve her zoraki dayatmayanın tedavüle koyduğu aklı fikri cesareti devre dışı bırakan sürü ve kolayca bağışıklığına güdümlenebilen dürtü bağımlısı ve kölesidir insan. Özgür irade akıl fikir ahlak bilinç bellek karakter ve düşünceyse, feodal gerici yobaz bağnaz ve köktenci ablukalarla insan beynine aşılanıp giydirilen körü körüne algı yönetimliliğin kimliksizliği şartlayan kimlikler ayrışması özelleşmeseyle Akil fikir fukarası, kişilik ve algı bozukluğu külliyatçısı, zibil çöpçülüğü veya her koşulda itirazsız tepkisizliğe uyuşmuşluğun kulluk köleliği değildir. Çünkü… Sorgulama ve yüzleşebilmelerden yoksun fanatiklik duygusu veya militanlık özentisiyle bağlanmış kalabalıkları kendine adanmış tebası olarak görenlerin sanatta müzikte siyasette sporda ulaşımda iletişimde her türlü kanunsuz ahlaksız zulüm baskı korku kuşatma çevirme ve hukuksuzluklarla koruma altına alarak her köşede erişilmesi mümkünsüz şatafatlı konforlu villa hayatlar sahipliliğine kaynağını sağladığı toplum üstü, toplumdan uzak ve asosyalliğe izole olma girişimciliğinin büyütüp beslediği MEDYATİK ŞAN ve ŞÖHRETLİLİK damarları sayesinde (eziyeti kabusu dersi kaygısı hilesi çilesi ve zahmeti ölüp üzülenler pahasından olmak üzere ) dönüm dolaşımını tedarik edip yeryüzüne ayar şekil veren soygun sömürü keyfiyet despotluk zevk sefa tanrılaşmasına özelleştiriliyor.. Bugün global ve dijital emperyalizmin dikte ettiği teknolojik ilerleme ve gelişmişliğin tek taraflı insan yığınlarını azınlık hükmüne soyup sömürdüğü çarka araçsallaşıp hizmet ederek gericiliği dayattığı ve cehalet yozlaşmışlığının kokuşmuş çürümüş özenti ve tüketim çukuruna düştüğü yerde her türlü ilerleme kazanım birikim, ezilen sömürülen soyulan horlanan dışlanan kalabalıkların sefalet sürüncemesine çullanmış yağma yıkım azınlıkların keyfiyet sapkınlık servet mal mülk ve doyumsuzluk hükümranlığını sağlayıp beslemeye can çekişmekte.
Toplumsal hayatın sefalet gerilim bunalım ve yoksullukla cebelleşip boğuştuğu çelişkili dengesiz sağlıksız istikrarsız adaletsiz ve bozuk somut sorunlar cenderesinde ve kısır döngüler ekseninde etnik tarikatçı kimlik cinsiyet ve inanç ayrımcılığı üzerinden sözde çözüm arayışıyla insanlar arasındaki bütünleşmeyi ve dayanışmayı emperyam empozesi ve soyut Bop magazinciliğiyle atomize ederek yokluk eşitsizlik adaletsizlik betonlaşma köleliği ve duyarsızlığı gibi yığınlaşmış somut beklentileri özenti ve tüketim bağımlılığıyla magazinleştirip seçkinleri tanrılaştırmayı kabullendiren kata hamaset kulleleriyle giderek toplumu soygun vurgun sömürü ve istismar dayatmalarına köleleştiren yerli işbirlikçiliğin üstün seçkinler bağlantılı Bop süreçlilikler ayağıdır bunun burası.
Sözün aslı esası ve kısacası, bugünlerin bin türlü yalan vurgun yağma yıkımlarının her yanlışını doğru gibi gösteren toplumsal çöküş ve çürümelerini iflasa sürükleyerek stoklanmış sefalet yolsuzluk sömürü soygun yozlaşma ve mutsuzluklarını zorunlu tüketimin karşı çıkılmaz ve vazgeçilmez hammaddesi olarak sebep sonuç ilişkili tedarik ve tedavülü, asla kendiliğinden oluşmuş gelişmiş rastlantı mahsulü veya tesadüfler ürünü değildir.
.. ASKERİ MÜŞTEREKTE TEZGAHA DÜŞÜNCE İNSANLIK … ASKERİ müşterekte sefalet yoksulluk yokluk belirsizlik geçimsizlik kaygı ve sosyo travma endişelerine ücretli ücretsiz, işçi işisiz, kadın ihtiyar genç evli boşanmış veya dul herkesi eşitleyince pazar ve piyasa, modern kökelik tezgahına alçalır ve düşer insanlık. Çünkü.. Söylem ve eylemlerin bütünleşmiş sebep sonuçlarıyla yüzleşebildiği çelişkilerinin üstesinden gelen etkinliğin gerçekleşmiş yetişmiş büyümüş olma halidir onurlu saygın gerçekçi duyarlı sorumlu ve donanımlı birey toplum ve insan olma hali fiili.
İnsanlık iyi güzel değerli saygın olanın yaşam kavgasını vermiyor artık onun yerine küçük çıkar çöl ve çöplüğünde akıp giden şatafatlı gösterişli menfaatçilik mesafecilik ahlaksızlık sapkınlık zorbalık acımasızlık bencillik yolsuzluk onusuzluk kimliksizlik ve kişiliksizliğinin süresi geçti daha mlülülüğüne itirazsız tepkisiz eklemlenerek hırs yarış kibir kapris kin kahır şiddet nefret ve mutsuzluk sarmalında köklü bozulmaların bir fazlası olmaya bütün yaşam enerjisini harcayarak her türlü çirkefleşmeyi aşağılığı onursuzluğu iki yüzlülüğü kaypaklığı güvensizliği kuşkuyu rezilliği utanmazlığı dönekliği şüpheyi içinde barındıran paket proğramlı bağımlılıklarının ve ihtiraslarının kulu köleliğini önemsiyor öncelikliyle ve ciddiye alıyor çünkü.
Ağır keman, figan klarnet, feryat tambur taksimine cıngıldaklı darbukayı koşturarak cümbüş takı merasimli senfonik saksafon bas gitar topal çambalo yan flüt düz çello klasik piyano filan fişmanlarla birlikte tarlı lirli gövdesi şişirilmiş uzun saplı kısa köprülü modern fabrikasyonculuğu elektronik sazlı sözlülüğün Kenan Doğulu, Mirkelam, Atena, Manuş Baba, Duman, Dil Tengi, Hirai Zerdüş, Tan Taşçı, Sertap Erener, Levent Yüksel, Yıldız Tilbe gibi yeni Arabeskçilere ortaya karışık acılı soslu yarım ve kırık hava çalan Zülfü, Eşref Ziya, Haluk Levent, Cevdet Bağca, Onur Akın, Kuşum Aydın, Gülşen, Hande Yener, Ceza , Ahmet Kaya ve nicesinin serveti sermayesi günü birlik idaresizliğin dert kahır çile kaygı endişe sefalet sıkıntı korku eziklik yokluk belirsizlik kriz karanlık karamsarlık kronikleşmesini alışmış kanıksamış ve kabullenmiş toplum ağlatan sorunlar bağımlılığı külliyatının lüksü sükseyi sapıklığı şiddeti kahpeliği kepazeliği asalaklaşmayı zorbalığı dayalı döşeli ihtişam gösterişiyle mafyalaşmaya özendiren magazin ve diziler yol göstericiliği ek dosyasına siyasi kaynak yapan Erkan Baş, Barış Atay, Sara Kadıgil ve diğer benzerlerinin politik fenomen olma koleksiyonculuğu ötesinde ( sözde ekonomik sosyal kültürel felsefi ve siyasi her türlü tıkanıklığı kökten çözücülüğün somut eylemcisi iddasındayken tüm sol söylemleri idare ve sevk mekanızmasıyla emperyal Bop buyruklarına klonlaştırmış Pekaka kuklası ve kölemenliğinin emir komutasına bağlılığının Mehepe - Akepe Hüdapar ve Yeni Cehepe safında hiç bir örgün saygın çağdaş ilerici gerçekliği olmayan ayrılıkçı yobaz ve gerici kozmik karışımlara ittifak ederek) söylemiyle eylemi hiç bağdaşmayan hizaya gelerek, Hedepe kontenjanından seçilmişlik diyetini ve ortak komisyon paydaşlığını ödeşme derdine düştüğü Tom Barrak gündemlerinde suradanlığın figüranlığını oynarken; her türlü işlevsizliği ve sahteliği dışa vuran Bop Eşbaşkanlığı sistematiğinde artık hiç bir etkinlik vasfının bulunmadığı milletvekillerin yer yer çifter maaş, ihale, idare konfor ve iaşe gelirinin onlarca kat olduğu hiç bir söz ve temsil hakkı olmayan ASGERİ ÜCRET’ lilik ( ona bitişik ve bağlı emeklilik) belirlenmesi, ülkeyi toplumu sosyal hayatı tüm kaynak birikim ve değerleriyle soyan sömürenlerin ayrıcalıklı sınıf ve zümre sür saltanat masraf israf keyfiyet hükmüne kalıtımlaşmış sosyal çürümeyi adaletsizliği sefaleti yoksulluğu çöküşü geçimsizliği kaygıyı ülke nüfusunun neredeyse tümüne yakını olan milyonlar kalabalığının ağıtlı acılı ezik çaresiz yoksul Arabesk avuntularla kronik sefalet sürünme sürüklenme ve yutkunma nafakası olarak ( Bop Eşbaşkanlığı hükmünde siyasi dekor süs ve kaymağı kıyak konforlu imtiyazlılık harici artık hiç bir işlevi katkısı etkinliği ve iradesi bulunmayan milletvekillerinin maaşı en az ikiyüz yirmi bin iken emeklininki ve ona yakın Askeri ücretlininki yirmi sekiz bin bilmem kaç kuruş yüzde yirmi yedi artırım civarı olarak işçi işsiz yahut emekli herkesi sefalet ve sıkıntı sarmalında eşitleyen açlık yoksulluğu pekiştirmeye ) enflasyonculuk katakullisinde tayin edilip tüketime sunuldu.
Mehepe’ nin her satırına sponsor imzasını attığı Akepe Pekaka Hedepe Hüdapar Tip ve Yeni Cehepe ortaklık komisyonculuğunun değişim dönüşümü deşip kurcalayan Bop süreçleri ve kapsamında hile rüşvet cinayet şike uyuşturucu furya fuhuş gibi toplumsal çürüme ve bozulmaların medyatik magazin ünlü şöhretlileri stoğundan patlayıp dışa vurduğu aynı günlerde Bop coğrafyasının soykırımcı kundakçıdı İsrail, eliyle yürüttüğü bölünmüş parçalanmış Irak” ta kurdurduğu Barzani Aşiret Devlet yapılanmasından sonra Yuro-Amerikan kışkırtmalı ve destekli ( Bop süreçleriyle Türkiye’ yi ablukasına alan eksen paralelinde) Suriye ayağının YEPEGE markalı Pekaka devletini eski Saykes Piko usulleriyle kundaklayan İsrail, Mısır, Lübnan, Güney Kıbrıs, ittifak ve işbirliği çerçevesinde ALÇAKLIK uçuşlarına geçiş yapıp her türlü ölüm zulüm katliam ve yayılmacılığı tedavüle koymakla meşguldü.
İnsanı breyi toplumu donanımlı ve liyakatli özgürlüklerle yetiştirip inşa etmede herkesin paydaşlığı olması gerekli esas ve öz olan hak hukuk sevgi barış mutluluk özgürlük emek sorumluluk huzur ve karşılıklı güvenlik cesaret sanat ilim bilim sağlık ulaşım iletişim hassasiyeti ve zenginliği, şahsiyet mülkü olmadığı gibi kişiye özel kimliğe, geceye gündüze, çevreye , tebaya, zümreye, zora kolaya, yaza kışa, kadına erkeğe göre şekil alıp değişkenlik gösteren bir olgu değildir.
Gel gör ki,
Eski Ertuğrul Kürkçü, Cengiz Çandar, Ufuk Uras, , Deniz Baykal, Doğu Perincek, Murat Karayalçın, Hikmet Çetin, Muharrem İnce, Haluk Koç karikatüristik Bop manevracılığı montajlanmışlığı ve arabeskçiliğinin yerine yeni pekaka diyet taahüt ve kefaletçisi şekil ve tarz yapınca Erkan Baş vesairli Tip..
Tüketim bağımlılığının süper marka kalıpları sarmalına ambarladığı birinde olup da diğer yalnızlık ve yabancılaşma protobtipinde olmayanın eksik gedik açığını kırbaçladığı dürtü güdümünü sürekli yoksul hayatını soyan sömüren koşullarına haciz ederek herkesin bbrbşriyle yarıştığı eziklik düşüklük alçaklık değersizlik muhtaçlık yerini eşya maske kostüm aksesuar ambalaj gösteriş ve makinalaşmalarla tamamlamaya kendini terkettiği muntazam sarmalın ruhsuz ve hurda külüstürünün… Bahis yarış ve klüp oyuncudisıdur ..
İnsanlık iyi güzel değerli saygın aydın ilerici sağlıklı olanın gayretini güdüp yaşam kavgasını vermiyor artık onun yerine küçük çıkar çöl ve çöplüğünde akıp giden şatafatlı saplantılı sapkın gösterişli menfaatçilik mesafecilik ahlaksızlık zorbalık acımasızlık bencillik yolsuzluk onusuzluk kimliksizlik ve kişiliksizliğinin dayatıp sürüklediği kokuşmuş çürümüşlük bağlamına itirazsız tepkisiz eklemlenerek hırs yarış kibir kapris kin kahır şiddet nefret ve mutsuzluk sarmalında köklü bozulmaların bir fazlası olmaya bütün yaşam enerjisini harcayarak her türlü çirkefleşmeyi aşağılığı onursuzluğu iki yüzlülüğü kaypaklığı güvensizliği kuşkuyu rezilliği utanmazlığı dönekliği şüpheyi içinde barındıran paket proğramlı bağımlılıklarının ve ihtiraslarının kulu köleliğini önemsiyor öncelikliyle ve ciddiye alıyor çünkü.
…. KÖRDÜGÜM BAGLAMLI KITLIKKIRAN KISKACINDA …. “ Mal sahibi mülk sahibi hani bunun ilk sahibi o da yalan bu da yalan var biraz da sen oyalan “ dememişler miydi işin dünya tarihi boyunca kısacası özetle işin aslını özünü bilen ve bulanlar . İnancın olsun ki peşinden koşulan her şatafatlı ışıltılı ve gösterişli süs dekor konfor cafcafaların toplam mülk ve servetine nasıl olsa Ecel konacaktır. Kolonyasız kostümsüz cilasız boyasız parfümsüz daha gerçekçi kendinsin ve kendine yakalandığın bütün dekor düzeninde hazırlıklı fotoğraflarından çok daha inanılır doğal ve güze olacakken insan. ..
Dünya isan ve toplum devran düzenine ilkesiyle itibariyla sağlıklı ieçrikli onurlu saygın ve sağlam kaideler üzerinde dönüm dolaşımını köklü KAYNAGINDAN sağlamaya böyleyken, hayatın dünyanın gelmiş geçmiş insanlık tarihçesinin kayda geçtiği gerçeklikle hiç bir zaman hiç bir devir çağ yahut dönemde tanıklık ettiği akıl fikir mantık sağlamasıyla vucut bulmuş olan TERSİNDEN OKUNAKLI yeryüzü yaşam gerçekliği yoktur ki…
Dünyayı soygun sömürü toplama kampına dönüştüren Global NEO Liberalciliğin bütün insanlık değerlerini etiket borsası düşük serbest piyasa afyon mamülü haline ters yüz ederek hiç bir ihtiyat sorumluluk ve duyarlılık çekincesinde bulunmaksızın yerli işbirlikçilerini suç ortaklığına proğramlayan sonsuz sınırsız yetkiyle ezdiği soyduğu baskıladığı sömürdüğü haksız hukuksuz çapulculuk çöküş çürüme kokuşma çelişki yağma ganimet ve korkuya dayalı döşeli hükümranlık çevrim çarkından yol meram mecra ve meyil buldukca..
Bu denli liyakatsizliğin hüküm sürdüğü hayat toplum ve dünya gerçekliğinin talanı, zorbalığı, karanlığı, kaygıyı, kuşkuyu, yıkımı, şiddeti, gericiliği, yozlaşmayı, çarpıklığı, dolandırıcılığı, güvensizliği,keyfiyeti, çelişkiyi, mutsuzluğu, kanunsuzluğu, SAPKINLIĞI, zorbalığı, kirlenmeyi, itibarsızlığı,kötülüğü sahteliği ve tarikatlar bankalar borsalar medyalar holdingler mafyalar ve diğer yağma yıkımcıların çıkar ortaklığı ekseninde Mehepe’ nin Pekaka’ ya hız kesmek nedir bilmeyen ‘ kurucu önder‘ borazanındanBop tellalcıliği ederek lanetlediğini kutsayan topyekun siyasi istismarcılığın birbiriyle yarışan dönekliğinin geleceği karartılmış yarınları sosyal -siyasal huzura, bilimsel gelişmişliğe, ürettiğini paylaşabilen hoşgörü toplumuna, kültürel ekonomik zenginliğe ve yetkiyle donanmışların ortak akıl fikri vicdanı duyguyu sorumluluğu duyarlılığı düşünceyi bilgiyi ve hukukun üstünlüğünü esas alan çoğulcu istikrar ve kalkınmanın çağdaş uygarlığına taşıması asla mümkün değildir..
…
TOPLUMSAL ÇÜRÜME ve SOSYAL DEMANS 2
…
Söz bölüklerinden konuşma dilinin ve aşkın gönül yolunun binasını yaparken bulduğu gördüğü duyduğu her kelimeyi bu bana lazım olur diye alıp akıl alışkanlık ve yürek yüküne sarar işler iyilik güzellik dürüstlük değerlerine tutkuyla bağlı insanlığa hiç bir iflas kaygısı gütmeden aklı fikri vicdanı emeği sorumluluğu ve aşkı öncelemeye çarşı dükkan olmuş hassas duyarlı dengeli onurlu saygın ilgili liyakatli ve özgür iradeli incelikler ilişkili sarraflık.
Fakat gel gör ki günümüz sosyal ilişkileri ve toplumsal döngü her türlü kötülüğü şiddeti kahrı acıyı sefaleti ihtişamı görgüsüzlüğü gericiliği acıyı çileyi zorbalığı hurafeyi sapkınlığı kirlenmeyi bütün yoz ve popüler kültürsüzlüğüyle kapış kapış harcayıp tükettiği halde kendi suçlu sorumlu etki ve katkı payını hiç yüzleşmeksizin daima faili meçhul kendi benzerlerini suçlayarak kahır sitem sızlanma ve şikayetlenmelerle kendini kandırıp her gün daha da kötüleşen yıkım ve çöküş ve çürüme kesatından dünya günlüğü oyalanıyor.
Bekçilikle çöpçülük arasında kalan hınca hınç yabancılaşma mesafelerinden Şehir efsaneli hatlarında gide gele tütün Tablası da dolmuştur , umutsuz değersiz istikrarsız gergin bekleyişlerin kalıplaşmış yarınsızlığı da kimsenin kimseye ilgisi bağı yakınlığı ve insanlığı yok . Herkes diğerinden özgün farkı olmayan mükemmellik ve iyimserlik kisvesi altında sicili bozuk bencilliği besleyen şiddeti kutsayıp kötülüğü masum ve mübah görerek yapay dolaşımlı aidiyetsizliğe duvarlaşmış donanmış kozmik ağlarda kopuk kaypak kurak bunalımlı gerilimli ve kayıt dışı sahtelik maskesi ablukasında çürüyerek yaşıyor.
Paket proğramlanmışlığın süper marketi ve ruhu yaşadığı çevreyle beraber örtülü örülü ve gömülü akıl fikir irade mantık duygu düş düşünce yoksunu hızlı yaşamanın ilgisi alakası doğal döngülere hiç dokunmadan poz ve ahkam kesme salgınlarıyla herkes herkesten ayrı gayrı kendi saplantılarıyla dönüşümlü olarak ören viran oluyor.
Kendini sorgulama yüzleşmesi olmayan tenkitle kıyasla zamansızlıkla rencideyle dışlamayla dalavereyle umarsızlıkla panikle özdeş..
Hiç kimse saygı sevgi paylaşma akıl vicdan hak hukuk emek özveri dayanışma özgürlük kültür sanat samimiyet aidiyet liyakat kimlik sorumluluk onur itibar gibi ortak değerleri umursayıp önemsemiyor.
Kendi yozlaştırma ve popülerlik afyonlarları zehirleyen magazin medyatikliğinin boşaltıp kustuğu soytarılığı sahtekarlığı acımasızlığı rezilliği çirkefleşmeyi gericiliği cehaleti kibiri kutuplaşmayı gerilimi kayıtsızlığı bunalımı karamsarlığı iletişimsizliği endişeyi korkuyu kaygıyı güvensizliği ve şiddet bağımlılığını beslenip barındığı mutsuzluğu ve ihtirasları uğruna her kötülüğü mübah sayan yaşam döngüsünde çocuklarını da aynı dengesiz istikrarsız yoksunluğun başarı grafiği yüksek en mükemmeli baskını seçkini bağnazı bencili acımasızı ve rakipsizi olmasına yalnız yitik güvensiz itibarsız ve şiddet eğilimleriyle donatılmış kodlayan bağımlılık travmalarıyla ihtişamı ve şöhreti önceleyen insanlığa yabancılaşma hücrelerinde yetiştirip büyütüyor.
Hal böyle okunca ve herkes bu onarımsız tamiratsız yıkım bozgun travma ve çürüme çöküntüsü girdaplarına tutsaklanınca hiç bir ortak aidiyet değeri kalmamış azgın sapkın toplumsal bozulmuşluklar sürüklenişinde tutunamayarak sefalet rezalet ve felaket odaklılığın biri bitmeden diğerini yaşamaya alışmış kanıksamış sahtelik ve soyutlaşma bağımlılıklarının kölesi ve tüketicisi oldu gitti ve bitti insanlık.
Herkes efendi mülayim mutlu mesut sosyete gösterişlisi fakat yaşanan sosyal hayatın her yeri cinnet cinayet bunalım gerilim şiddet felaket ..
Çünkü herkes kendi varlığını hayata katan gerçeklik duygusunu yitirmiş proğramlı hırs yarış gösteriş bencillik ve yalanlarla yaşadığı iletişimsizliğe izole olmuş magazin ve reklam kamuflajlarının yapılandırdığı özenti imaj ve kumaşını her şeyden çok önemsiyor ve önceliyor. Bu yüzden de özgür iradeli duyarlı sorumlu ve kişilikli karakter sahibi olmaya değil, herkesin ayrışmış kutuplaşmışlığın adanmış müşterisi ve sicili yörüngesi kayıp kimliksizliğin gösterişli maskelerle kabul gördüğüne inanıp kutsadığı beğeni şöhretlisi olmaya hayatını terkeden piyasa aksamıdır artık insanlık.
Kendi çıkar bağımlılık dayatma ve keyfiyet önceliğinden başka herkesi piyasa eşyası ve tedavül değeri düşük serbest pazar zibili olarak bakan gören kibirli gösterişli inanış anlayış ve yaklaşımlarla hiç bir şeyin olduğu gibi görünmediği ve yaşanılmadığı ayan beyandan..
Taa kundaktan itibaren ilişkilendiği herkesi uyanık ve kolaycı fırsatçılığın kulu düşkünü ve kölesi, kendisineyse her türlü imtiyazın seçkin şöhretlisi olarak görmeye öğretilip yetiştirilen hiç bir kişiye eğitim öğretimin de zerrece bir etkisi katkısı yoktur. Aksine azıp kuduran huzursuz değişkenlik dönüşüm ve başkalaşma doyumsuzluğunu doyurup kandırmak için kendini sabitlediği dengesiz duyarsız saplantılarla toplumsal iletişimi bozuk ortak değerlerden kokuşmuş çürümüş medya ve magazin kuklası insanın mutluluk ve güven dengesinde karşılık bulamadığı her damardan sadece felaket sonuçlusu değil, ana baba öğretmen dönüm dolaşım trafik sisteminin mkgazşnleşmiş hayata tutsak herkesin katılım dahliyle doğuranı taşıyıcısı pazarlayanı proğramlayıcısı işleteni ve yüklenicilerinin sorumlu ve suçlu olduğu OKULLARDA değil her alanda her an her yerden birikmiş ve bilenmiş sosyopat sorun irin iltihap cinnet talan tecavüz saldırganlık gerilimleri etrafa patlar püskürür sıçrar ve boşalır.
Gelişip büyümediği Onur saygınlık bilgi kültür adalet özgürlük ve özveri sorumluluk özgüvenlere ilgisi tahammülü olmayan korku zaafiyet acizlik kimsesizlik kimliksizlik yalnızlık ve değersizlik duygusuyla sahte mutluluk gülücükleri yayan savuran her türlü şiddet eğilimli yapaylık ve anormallik doğal sıradan vazgeçilmez gerekli sayılıp inanıldı.
Kimsenin kimseyle ortak yaşam ilgisi bağı tahammülü kabulü iletişimi değeri duyarlılığı ve aidiyeti yok. Bu bakımdan bütün hata suç saldırı sabıka rezillik ve yanlışlarını kutsayıp başkasını dışlama kötüleme şeytanlaştırma eğiliminden kaynaklı anlayışsızlık acımasızlık cehalet boşluk kayıtsızlık anlamsızlık yokluk karamsarlık ruhsuzluk yalnızlık doyumsuzluk iletişimsizlik eğitimsizlik umutsuzluk darlık mutsuzluk kişiliksizlik ve özenti mahkumu ; yıkıcı huzur bozmaya uyuşturucuya şiddete saldırganlaşıyor.
Pazar Piyasası bundan götürüyor diye bildiği doğruları ve binyıllarca kazanılmış bütün ortak değerleri terkederek unutan sosyal demans, kayıtsız ilgisiz kalarak korkunç bozulmaların toplu mezarlığına gömülürken Gelin Kaynana, İzdivaç, Yemekteyiz gibi ve benzerlerle kim kimi doğradı sataştı korkuttu kesti biçti yıktı yaktı tehdit ve tecavüz etti psikopatlığını günlerce sündürülen örgütlü magazin afyonlarının yedirilip yutturulduğu ihmalleri her türlü sapkınlığı kibiri gösterişi zorbalığı maskeyi ahlaksızlığı menfaatçiliği bencilliği markalaşmayı dekorlaşmayı ruhsuzluğu kanunsuzluğu kabadayılığı eğitimsizliği ve şiddeti vitrinleyen dizi furyası bağımlılığı tabutundan yozlaşmayı çürümeyi çöküşü yobazlığı eğitimsizliği şiddeti gerilimi bunalımı aklı fikri kültürü sanatı toplumsal bilinci ve sosyal dayanışma kültürü amansız yağma ve yıkımların keyfiyet hükmüne teslim edildi..
Çocukluğundan beri kimsesizliğin kaderine itilip terkedilerek hızlı tüketim cennetinden üstün ve seçkin olma payı kapmak için herkesin birbirini bozduğu ezdiği ve kıyasıya yarıştığı duyarsız ilişkisiz yüksek başarıya odaklanma esaretiyle her kötülüğün azgın sapkın tüm hile dolap dümen sahtekarlık usulsüzlük kanunsuzluk dalavere gibi insanlık dışılığını yaşamada hiç bir ihtiyat sakıncası görmeyerek imtiyazlı ayrıcalıklılığa şartlanmış büyütülmüş her kişi, çocukluğu olmayan arızalı çarkıt bozuk kişiliksizliğinin üzerine yaşam gerçekliğiyle özdeş dengeli anlayışlı özgüvenli kişilikli saygın özgür ve sevgi bağıyla ilişkili hayatını sürdürmesi ve sağlıklı toplumsal iletişim aidiyeti kurması asla mümkün değildir.
Sınırsız sorgusuz soygun ve sömürü pazarı olan kendinden ilgiyi umudu alakayı keserek sürekli başkalaşma imajına yalnızlaştırılmış insan yığınlarını muhtaçlık müşterisi olarak gören küresel patron tanrıların hükmettiği karşı konulmaz topyekün İSTİLA herkesin her ana erişim bağımlılığını şart koştuğu ve en başta kibiri kişiliksizliği gösterişi nefreti kayıtsızlığı acıyı ve şiddeti tüketime dayattığı sosyal hafızası silinmiş herkese yeryüzünü sınırsız kotasız gezen tozan lüks ve konforlu dekor ve kumaşlar içinde yaşadığı imajı algısıyla servis edip maskelendiği sanal dünya çöplüğünde yalnızlık hiçlik yenilmişlik yokluk acizlik doyumsuzluk ve unutulmuşluk duygusu, her türlü yozlaşma yanlışlarını doğru bilerek tıkandığı tükenmişlikten şiddet sapkınlığı olarak patlayıp geri dönüşümünü mezarlaşmış hayatına boşaltılır.
Bir yaralı sancılı yılgın yorgun tükenmişliğin bütün yitik kayıp kokuşmuş çürümüşleriyle toplumsal iflasını duyuran zehir zemberek Sosyal Demans travmasıdır, kayıtsız ilgisiz kalınarak büyümesi sağlanıp çürüdüğü her yerden patlak veren her türlü ŞİDDETİN yıkıcı felaketiyle beraber dışa vurumu. Ve her felakette sebeplerin kaynağı durumdan istifadeci olan etki katkı ve yetki sahibi asıl sorumlu ve suçlularsa kendilerini bulanık puslu karanlıklara ve kargaşalara saklayıp arazi ederek kendilerini ihmal edilmiş bütün cürümlerini faili meçhule örtbas edip bir sonraki felaket günceline kadar unuttururlar.
Seyfi Karaca...Nisan / 26
…
TOPLUMSAL ÇÜRÜME ve SOSYAL DEMANS
…
Günümüz insan tipi ve toplum ilişkileri en çok yeri yurdu kimliği belirsizliğin ortak yaşam anlayışı duygusu belleği bilinci ve alışkanlığı olmayan amansız kendini baskılama ve BUNAMA değişim dönüşüm bağımlılığını tüketime dayatıyor.
Eski köle pazarlarının gelenekselliğinin modernize edilmiş güncel fabrikasyon ve endüstri piyasası olan bu çıkışsız çözümsüz kozmik sarmalda ortak değerlerin ters yüz edilerek insanken kendini öremcekleşmiş ağın zindan tuzaklarından kaçması mümkün olmayan ışıksız kapısız yolsuz ve penceresiz avın seçkin ve gözde şöhretlisi algısıyla kaçak tutsak ve sığıç yaşanıyor.
Bu yüzden Ahçılık Bilişim Turizm ve Estetik Cerrahi herkesin benliğini yitirdiği meslek grupları olarak en ön sıra saflarda toplum hayatını kuşatıp hapsediyor. Çünkü her şeyi unutarak yemeye içmeye estetiğe kendinden kaçışa ve sanal ağlarda kendini popüler kültürün yozlaşmış kokuşmuş sığ soyut tek düzeliğine ve herkesin birbirinin benzeri TEK TİPLİLİĞİNE uzun cümle anlayış konuşma kavrayış tahammül ve donanım ilişkisinden uzak ve yorgun sınırsız DEMANS ve sonsuz bunama bilinçli olarak şıstematikman soyan sömüren ayar düzen sahiplerince dayatılıyor.
Çünkü emeğiyle liyakatli özgürlüğü hakkı hukuku güveni cesareti saygıyı ve üretimliliği sağlayıp paylaşamayan her geri kalmışlık; içeriğe değil gösterişe güce ve görünüşe bağımlı görgüsüzlüğü sabahtan akşama alıştırıp uyuşturan özenti bağımlısı popülerlik ve şöhret salgınlarından boşalıp dökülen her şey değerli anlamlı vazgeçilmez ve kutsal sayılıyor.
Hem lüks sosyeteleşmesine dayalı döşeli arabeskliğin ACIKEŞLİK feryat figanlarıyla yutkunup avunmak; hem israfı masrafı bol sofra sergilerinden tıkınarak katalog gözdesi foto modelliğin incelik ölçülerine rehin günü geceyi şaşırmak; hem sosyo psikopatlığın azgın sapkın şiddetli saldırganı olup hem de aşkım aşkım rüsva soytarılığı vitrinlemek; hem doğayı çevreyi talan tarumar edenlerin soygun sömürü kirine çöpüne betonlaşan süper markalaşmaların tabutunda oturmak hem de doğa hayvan inanç itibar ve insan severmişliğin sanal selfi pozuna forslu imajlı fiyakalar kesmek, rezaleti duyarsızlığı ve cehaleti kutsamakla sonucu baştan malum sosyal dermansın ve toplumsal çürümenin tetikleyen çelişki yumağıydı zaten.
Bu bakımdan özenti bağımlılıklarının kulu kölesi olmaktan kendini kurtaramayan her leyin hazır paket imaj ambalajlarla yapay zekalaşmış güncelde artık hiç kimse kendi yüzü samimiyeti iradesi algısı bilgisi brikimi duruşu tavrı inancı duygusu özgürlüğü fikri vicdanı aklı düşüncesi mantığı duyarlılığı kişiliği ve kimliğiyle hayatı yorup yaşamıyor.
Neredeyse yüzünde estetik ipleri gerdirilmiş zımparalanmadık yeri kalmamış botoks veya sipariş kataloğuna göre cerrahi müdahaleli değişip başkalaşma işlemli atölye çalışması yaptırmadık - bu günün değer görme ve ihtiyaç algısı bu diye - hiç kimse yok gibi.
Tutsun beğenilsin öne çıksın gözde olsun popüler dolaşımın ikon tanrısı veya tanrıçası gibi yüceltilsin kabul görsün gibilerin esiri olan toplumsal içerik ve sosyal hayatın özü sözü, özünü anlamını değerini ve doğallığını yitirmiş yoksullaşmış insanla beraber yoz kültür malzemesi ve tekdüzeliğe çer çöp oldu.
İnsanların uğruna her şeyini yitirip kaybetme pahasına da olsa kıran kırana odaklandığı özentiyle beraber hırs yarış kibir bağnazlık gösteriş kapris şatafat üstünlük ve bencillik saplantı çıkmazında sürekli imaj değişimine kendini zorlamak, dur durak bilmeyen yersiz mekansızlığın sürekli gezme zorunluluğuna sürüklenen yeme içmeye odaklı ve proğramlı turizm kuklacılığına herkesi bağımlı kılıyor.
Bu yüzden herkesin kısa kestirmeden en şöhretlisi olmaya her yolu mübah saydığı bu yoz kültürleşme çevrim çarkında hiç kimse akıl fikir irade eğitim sanat hak hukuk adalet sorumluluk bilgi beceri emek liyakat sanat güven dürüstlük samimiyet duygu saygı sevgi paylaşma düşünce ve duyarlılığıyla değil, insanı toplumu ve bireyi kurak köhne piyasa etiketliliğin özenti pazarı ve kullan at tüketim model ve marka bağımlısı kılan sanal sahteliğe ( taaa beşikten itibaren ve mezara kadar) hastalıklı sorunlu ve gerilimli bunamayı ve bunanımlı yaşamayı tercih etmekte.
O yüzden de uluslararası piyasa markası olan Kim Milyoner Olmak İster genel kültür ve bilgi yarışmasında ekseriyetle yüksek prof ünvanlı ve akademik eğitimli kişilerin katıldığı sunum sergisinde tüm joker destek dayanakların kör topallarıyla beraber iki üç soruda sosyal dermansın ciddiyetini ortaya koyan rezil rüsva olmaları, sistematikman kotarılmış çöküş ve çürümeye işaretle hiç de suradan ve tesadüfü değildir.
Ayrıca program sunucularının saldırganlığı yozlaşmayı keyfiyet zorbalığını ve şiddeti övüp yücelten toplum mühendisliğinin bir parçasın olan dizi şöhretlilerinden seçilmiş olması; ve oraya katılan herkesin bilgisini sergilemekten ziyade sunucuyla tanışmış olmanın büyük mutluluğunu ve gururunu yaşadığını önemsemesi ve öncelemesi, imaj gösteriş özenti şatafat sanal ve soyutlaşma bağımlılık seviyesi ne kadar yukarı taşımmış ve kültür seviyesi aşağıya çekilmiş ilişkisi idrakı ilgisi bağı ve alışkanlığ kendi dünya gerçekliğinden yılgın yorgun ve kopuk sosyal demansın ve toplumsal çürümenin vahim sonucunu teşhir edip ortaya koymaktadır.
Tek cümlelik yeminli suskunluklarda hayatın kendinde dolmuş birikmiş tıkanmış her şeyini anlatmaya herkesi kendine tercüman sayan ve her yerden her yere saçılmış dökülmüş fotoğraflarla veya görsellerle bulaşıp iliştiği etrafı kendine dondurup kamaştırarak hiç kimseyle anlaşmamak üzere anlatılmaz şeyleri sunup sergileme derdiyle tutuşup kıvranan sanal alemcilik çevrim çarkları tutuklusu kıldığı pazar piyasalaşmış dürtü bağımlısı kalabalıkları amansız bir cinnet döngüsünde hem üretiyor hem de öğütüyor.
İnanılır güvenilir kimlikte karakterde ve kişilikte neredeyse hiç bir yerde kimsenin kimseye rastlanmadığı; korkunun kuşkunun endişenin kaygının kaypaklığın kepazeliğin dolandırıcılığın geçimsizliğin iki yüzlülüğün çıkarcılığın kayırmacılığın sahteliğin ve fırsat düşkünlüğünün donattığı ve dayattığı arası açık mesafelerde kimse kimseyi ortak duygu ve paydada anlayıp dinleme itibarında değil, hiç bir anlam saygınlık değer ilgi ve duyarlılık tanımayarak birbirinden üstün seçkin baskın ve imtiyazlı olmaların pençesinde kendisiyle dahi yarışarak imaj gösteriş kılıf kalıp ve sahtelik sapkınlıklarında can çekişmekte .
Medyatik şöhretlisi olma uğruna her gün insan kalitesini, yaşama sevincini, ortak değerlerini ve sosyal gelişimini yükseltici eğitimden bilgiden edebiyattan kültürden sanattan akıldan fikirden sorumluluktan aidiyetten idraktan beceriden itibardan ahlaktan duyarlılıktan sevgiden saygıdan özgür iradeden vicdan duygusundan sosyal bilinçten ve adalet muhasebesinden insan kalitesini tüm bunları düşman bilecek şekilde zehir zıkkım yediren magazin afyonlarının Rol Modelliği’ ni kendine kutsal mabetler gibi algılayıp kanıksayan toplum, sahnesi sürekli değişen bilinç altı kapılmışlığıyla hayatından kendinden ülkesinden kaçarak başka bir yerde hiç bulunmadık donatılmış cennetlere varma hayaliyle dizilerde yahut magazin kuruntularında kendine yedirilen lüks dekorlu şiddet cehalet cinayet acımasızlık bencillik kabalık zorbalık ve mutsuzluklardan bölünüp parçalanmışlığa şekillerle konuşup imajlarla reklam afişi gibi sürekli değişimlere soytarılık ederek atomize olmakta.
Böylelikle hiç kimse kimseye hiç bir şey anlatmıyor anlatamıyor anlamıyor da zaten. Böyle olunca da herkes birbirine baskın üstün rakipsiz olmak gelmek için akla hayale gelmedik kuşku kahır bela lanet pusu tuzak kasıt ve kötülük doğumlu zorbalıklar şiddet huzursuzluk acımasızlık güvensizlik istismar kanunsuzluk ahlaksızlık duyarsızlık rezillik huzursuzluk istikrarsızlık soytarılık keyfiyet bozulma sahteleşme ve gerilim artarak hayatın tüm alanlarını kuşatıp herkesi esir almaya hükmediyor.
Seyfi Karaca…… Nisan/26
Soğuktur tımarhane duvarları ve bir o kadar da yorucudur. İnsanı şirazeden çıkartan ve daha çok delirten soğuk odalardan ibarettir tımarhaneler. Hiç kimsenin düşmeyi dilemediği ama bazı insanların düşmek zorunda kaldığı izbe yerlerdir. Doktorları soğuk, hemşireleri soğuk, hasta bakıcıları soğuk, hastalar soğuk... Öyle yerlerdir ki insanı çileden çıkarır aklını başından alır bazen de mavi gökyüzüne hasret bırakır...
…
YİĞİTLİĞİN ve CESARETİN ALNINDAN ÖPEREK
…
Yeryüzü yıkım yağma işgal talan tecavüz ve katliamcılarının en aşağılık çapulculuklarla liste sırasına göre çullandığı İRAN halkının ölüme zuluma ve zalime meydan okuyan yiğit direnişini yürekten kutluyor alınlarından öpüyorum.
Ordusunun kendilerinden başka diğer hiç kimsenin sahip olmadığı ve yıkım gücünü bilmediği silahları olduğunu kükreyip bağırıp çağırdığı ; Küba gibi sırada sayısız zafer ve fetihlerin hazırda beklemekte tutulduğunu, İRAN sonrası sıraya konanlardan biri de sevgili ülkemiz olduğunu Cia ajanlarının resmen ve alenen dillendirildiği Terörsüz Türkiye markasıyla toplum iradesi dışından planlı projeli eksenlerde TOM BARRAK Bop süreçleriyle yangından mal kaçırılırcasına yürütülen muğlak süreçlerle tüm coğrafyaya yuvarlanıp yıkılıyorken emperyal abluka…
Yollar köprüler ormanlar otlaklar ırmaklar vadiler bayırlar düzler ovalar çayırlar ekinler tarlalar dağlar meralar bağlar evler sokaklar bahçeleriyle, tarih kadar binyıllarca eski; ve insanlığın yaşama sevinci kadar yerli yurtlu ve güncel, yeraltı yerüstü zenginlikleriyle her türlü ortak yaşamın kaynak çeşidine sahip, köklü kültür sanat medeniyetlerinden biri olan İRAN’ ın topyekün varlıklarına göz dikip el koymaya CELLATLAŞMIŞ sömürgeciliğin haydutları olan Amerika- İsrail ‘ ile beraber menfaat ortakçısı diğer yandaş görünmeyen işbirlikçilerinin “ koşulsuz şartsız teslimiyeti kabul etmezseniz sizi haritadan sileri” baskı tehdit saldırı ve ATOM BAŞLIKLI cehennem ablukasına ve her gün gökyüzünden saati yönü belirsiz kıyamet boşalan kesintisiz bombardımana karşı hiç kimsenin ülkesini terk etmeyip, dılarda olanların da akın akın ülkelerine dönerek yalın çıplak ölüme ve cellatlarına meydan okuyan ve göğüs geren direnişin bütün dünyaya unuttuğu değerleri göstererek kutlu ve cesur başkaldırışını yürekten kutluyor, dayanılma duyarlılığını paylaşıyor alnınlarından öpüyorum.
Soyut somut bağlamlı zıtların ve çelişkilerin çözümlendiği kaynaşma buluşma ilişkilenme ve kaynaşma birleşimidir ya hayat…
Yaşamsal ihtiyacın doğal döngüsünün temel dayanağını kaynağını düzenini ve devamlılığını sağlamakla zorunlu her canlı türünde olduğu gibi insan da SOMUT haz ve doyum gereksinimleri tedarik ederken, diğer türlerden farklı olarak SOYUT ruhunu da besleyip mutlu olmanın yaşama sevincini dinç duyarlı ve diri tutmak zorundadır.
Doyum ve tatmin olmanın ortak değerliliğiyle akıl fikir bilinç deneyim birikim zenginliğini özgür iradesiyle edinip geliştirememişse kişi kendini baskılayan yalan yapay idarelik ve sahteliklerle BAŞKALAŞMAYA saplanır.
Kendi gerçekliğine yabancılaşarak yaşayan kişi, sahteliklerle aldanmayı avuttuğu yalan yanlışları ve istismarcılığı kutlu değer yargısı ve kavramı olarak sapmaların kulu kölesi olup toplumu da aldatıp yanıltan ilişkileriyle kendine benzetmede hiç bir sakınca çekince özür yahut ihtiyat yükü görmez.
Hayata yabancılaşarak çıkışı olmayan bu kısır döngülü zibil zindan kabuğunda eksik yanını tamamlama yoluna saparak örtüp kapatmanın esir olur. Rehavet riya ihtişam gösteriş insanlıktan soğuyup kendinden çekilen insanlığın karanlığını sararak baş köşeye oturmuş tutsaklığın dürtü güdümü haline gelir. Böylece sadece bedensel somut ve maddi ihtiyaç zorunluluklarına odaklanan haz ve doyum tutsaklığı bütün insani duygu akıl vicdan ve düşüncelerden yoksunluğuyla kültür sanat sosyalleşmesi üretemez.
Hem ruh hem bedende sağ diri duyarlı etkin ve gerçekliğini kabullenerek davranan ilişkili dolaşımında olması gerekirken, gerçekliğini inkar eden baskılama ve kısıtlamalarla ayarı sapmış hayatı sürdüren ve kovalayan insan sahteliklerin foyasını bürünerek dürtülerini kamufle etmeye sadece soyut gösterişlerle somut maddiyatçılığın hırs kapris tamah ve doyumsuzluğunu bütün bağımlılık iltihap salgınlarıyla harcar tükenir. Yalnızca somut odaklanmaların kulu kölesi olansa soyut söylemlerle kendini kamufle etmeye saplanır kalır.
Sonuçta her iki kesim de alırılıkların Mükafat ve Ödül algısıyla kendilerini örtbas ettikleri yapay ve sahtelikler ağında her şeyi kendine vadedilmiş GANİMET mülkü olarak anlayıp götürerek buraya erişip sürekli kılmak için her kokuşmuş çürümüş azgın sapkın aşırılığı çirkefliği zorbalığı ve kötülüğü yasal doğal mübah ve masum sayar.
Herkesin aynılaştığı farksızlığı kimliksizliği anlamsızlığı yüzeyselliği kargaşayı gerilimi çatışmayı ayrışmayı acımasızlığı kepazeliği liyakatsizliği haydutluğu iki yüzlülüğü ve keyfiyet zorbalığını yerleşik yaşamın tüketim maddesi haline getiren sosyal bozgun ve toplumsal tükeniş kaynak sebebini buraya borçludur.
Bu yüzden de inandığını idda ettiği itibara hiç kimse ilgili yetkin bilgin duyarlı sorumlu kararlı gerçekçi dürüst özgür saygın adil samimi olmadığı gibi tam tersine gerek ruh ve gerekse bedensel bozulmaların sahte imaj tarz gösteriş hırs yarışları saplantısında insanlığı delik deşik olmuşluğun günümüz malumu rezillik soytarılık kamuflaj ve maske zindanlaşmalarını ölerek yaşar insan.
Tüm bu sebeplerle dünyaya ve insanlığa herkesin birbirinden farkı olmayanlığın maske kamuflajlını bapımlılık kodlarını sapma eğimlerini ve marka şeklini veren küresel cellat ve operasyon tanrıları, aynı sapkınlıkların kimyasını yaşayan ve taşıyan imtiyazlı seçkin ve üstün yerli sür saltanat figüranlarıyla baskıladıkları toplumların tüm insanlık ve yaşam hakkını kendilerinin mülkü ve sahteliklerle birbirlerine yapay ilişkillerin uyumlu sadık kulu kölesi kıldılar.
Ezel ezelden beri kendilerine vadedilmiş hak yol yordam ve ganimet nimeti bilerek, düzeni devranı ÇAPULCULUK üzerine kurulu Haçlı Seferciliği’ yle tarih boyunca hep buralarda oldukları ve yakıp yıktıkları coğrafyalara çöküp talan tarumar etmek için Pekaka, Işıd, Taliban, Fethulmetal gibi kiralık katilllerin öngörülen yıkım kundaklamalarına ajan piyonluk yaptığı Bop Eşbaşkanlığı’ na bağlı seçilmiş bölücü yardakçı yerli işbirlikçi plan proje ortaklarıyla en belirgin ve bilindik azgın sapkın çapulculuktan vahşet sapkınlığı hiç görülmedik cehennem zebanisi boyutlarda istikrarsızlık kargaşa kuşatma korku kabus linç ve katliamlara kendilerini en somut İran koordinatında Netenyahu- Trumh Hitler’ i olarak güncellemekteler.
Koyun postuna bürünmüş CANAVARLIK ve canilik donanımlılığıyla benzerlerinin tüm emperyal vampir ölüm zulum yağma sömürü takan işgal saplantılı özelliklerini yaşayan ve taşıyan Rusya ve Çin, batıkı diğerlerinden hiç farkı olmayan arka ve ortaklık kapısını verdikleri rüşvetlerle dolanarak giriştikleri dünya hegomonyacılığının cellat cinayet ve katliam şebekeleridirler.
Ve orada dünyadan soyutlanarak hiç bir yardımlaşma görmeksizin milyonlarca insanın çırpınan yakın çıplak yalnızlığı, hiç bir ön yargının kulu köpeği olmadan akıl vicdan sorumluluk hak adalet cesaret duygu sevgi saygı düşünce ahlak özgürlük gibi kutsal değerlerde kendini bulan sancıyan üzülen sızlayan duyan paylaşan ve kayıtsız kalamayan tüm insanlığın ve hepimizindir.
Kanun kural ahlak vicdan akıl sınır özgürlük barış saygı sevgi adalet sorumluluk insanlık tanımaksızın yaratıklaşmış ruhsuz cellatlığın işgal ölüm zulum ihtirasları dışında hiç bir şeyi umursamadığı cehennem cellatlığına karşı hayatı aidiyeti kimliği ve sevgilisi olan ülkesinin uğruna kaybetse de kazanan onurlu İran halkıdır.
Haklı onurlu örnek cesur saygın duruş ve direnişlerine bin selam olsun..!
Seyfi Karaca…. Nisan/26
..
AŞKIN SEYRİ SEFERİNDEN
..
Yol ile erişim noktası arasında plastikleşmiş cam cıncık boncuk demir çelik mücevher maden mineral gibi parlak gösterişli ve ışıltılı kılıflardan beton yığını gri morluklarla DEFİN DEFİLESİ olmuşsa, herkesin herkesi ve herkesin kendi kendini kandırarak yaşamaya alıştığı paslı ilişkiler ağında gizli kapaklılığın imaj sahtelik ve tarz külüstürüne tutsaklaşıp hurdalaşmıştır insan.
Çünkü yolu erişim noktasıyla birlikte bütün niyet emek, zahmet özgürlük cesaret ve özgüven donanımlılığıyla birlikte yüklenip yürüyüp yaşamayanın ne aşka seyri seferi vardır ne de hakka hukuka ve insanlığa dair ve ilişkin gerçekçi samimi yolculuğu. Orada her şey körü körüne yapay cisimleşmeye ve ilişkisizliklere kapılmışlığın gösterişli imajlı kumaşına bürünerek dürtü bağımlılığını doyurup tatmin olmanın benlik EGOSU ve doyumsuzluk uçurumu hakimdir.
Evet, yanık mum yekdiğerine ışığını yakarak verdikçe kendinden herhangi ve hiç bir şey eksilmez diye bilinse de Mevlana, mutluluk sağlık sıhhat özgürlük inanç ibadet saygınlık hak hukuk her şeyin sanayi pazar piyasa ve tüketim dolaşımına şöhretli seçkin olma kul kurbanlığı bağlamında maddiyatlaştırıldığı plastikleşmiş yaşam biçimi, insan ilişkileri sonsuz kargaşa ve karanlık bozgununda ve insansızlık modeliyle hiç bir mumun diğerini ışığa yakıp aydınlatması mümkün be müsait değildir artık.
Sahteliklerle katmanlaşarak yaşamayı alışıp kanıksamış ruhsuz donuk durağan kapaklı gizli mecalsiz ve cansız plastik cisimleşme hücresinde yolunu yönünü kaybetmiş parıltılı kamaşmaların tutsağı kimsenin yalansız ve yapmacıksız sevgiye saygıya IŞIĞA hakka hukuka yola dünyaya ve aşka ilgisi meramı da yoktur.
Ne salt ve soyut ruhun tatmin olma duyumu ne de bedenin beslenme kanma doyumudur aşk ve sevgi. Ama mutlaka her ikisidir. Yoksa soyut ruha hitap eden gerçek dışılıkta hayati ihtiyaç duyduğu somut gerekliliklere kendini duyup yaşayamaz İnsan. Sadece bedenine hitap ederse şehvetin maddiyatın esaretini zehirlenir tükenir insan. Ama her ikisidir ilgi ve ilişkisiyle aşka bağlı sevgiyle sonsuzluğu yaşar dengeler sağlar ve .yürütür.
Duygularından ve duyarlılıklarından izole olmuş soyut kavramlarla somut maddiyat odaklı güç gösteriş şöhret ihtişam konfor ve ihtirasların zehirli bulaş salgınlarını süslenip taşımak, sınırsız sonsuz tükenmişliği insanlık cesedine bağlayan kokuşmuş çürümüşlüğün haz dozu ve bağımlılık rutinidir.
Çünkü yolu erişeceği varım yeriyle birlikte taşımaya somut yatkınlığı özgürlüğü emeği sorumluluğu cesareti çabası gayreti ilgisi bilgisi ve hele ki AÇIK YÜREKLİLĞİ olmayan hiç bir olgu ve döngünün inanılır samimi ve gerçek karşılığı yoktur ne yolda ne menzilde ne sevgide ne hayatta ne insanlıkta ne de AŞK ‘ ta .
Dünyanın yuvasını en çetin koşullara karşın hiç bir soyut değişim kostümlerine, plastik yaşam hücrelerine, kapalı gizli sahteliklere ve kendini dışlayan duyarsız sevgisiz ilgisiz uçurumlaşmalara düşmeksizin aşkla ve tutkuyla kurup donatmaya çırpınan kuştan kelebekten tırtıldan ve karıncadan ne fazla ne eksik hayat ve dünya hakkının olmadığı inancıyla AŞK katından aldığı sevgi yükünü kendi huzuruna ve sosyal mutluluğa iletip taşımanın açık yürekliliğini yaşayıp taşımalı ki eziklik yahut üstünlük yarışına girişmeden ve birbirinin ışığına yanarak ikiyüzlülüğün kirli sorunlu arızalı karanlık çelişkilerin kulu kölesi olmaktan kendini kurtarabilsin insan.
Ne inişte ne yokuşta ne düzde, üzerine aldığı ve aklına kalbine koyduğu aşk yükünü yolda bırakırsa gidip varacağı yer, hayat yaşam ve insanlık gerçeğinden kopuk yapay ilişkiler bağımlısı cinnetin ve cehennemin dibidir. Aşkın ve sevginin tabiatında yaşamın bütün saygın değerli sağıltıcı canlı dayanıklı iyilik ve güzelliklerini yüklenip yaşarken rastladığı kainatın her ögesini içeriden ve kapsayan sonsuzluktur yaşama sevincine çırpınan özlem arayış ve tutku. Ağaçlar böcekler ırmaklar dağlar denizler börtüler bitkiler hayvanlar dereler denizler gibi insan da bu tutkuda aşkla ve sevgiyle insanın ihtiyacı hasreti ve özlemidir. Açık yürekliliğin ilgisi meramına rast gelene erişim noktasının kutlu müjdesi olarak duyurusu iletilir ilan olunur. Denklik aynı yolun yük menzilini taşımada yoksa, önünde saygı duyularak eğilip rastlantıyla gelenin kendine geri iade edilmesi gerekir. Sevildiğini bilmek de yolu erişimiyle birlikte taşıyorsa cismi kendi olana sevmek kadar değerli ölümsüz aşktır ve kursaldır çünkü. Değilse bütün sığ girdaplarda boğulan hiçlik avuntusunun merhum dolaşımıdır çığırdan çıkmış akrep yelkovan..!
Çünkü sonsuz güzellikleri tüm değer ilişkileri bağlamında canlı soyut somut cansız her şeyi ve hele hele en başta insanı kendinden ( duygu düşünce arzu istek hayal his heves haz ) soyutlamadan kapsayan sonsuzluktur yol ve yolculuk .
Sermayesi servetiyle Sevgi zengini AŞK ise, açık yüreklilikte yapaysız sahtesiz yalansız yapmacıksız silik sönük soğuk yaşadığı kör ve plastikleşmiş ışıltıların kulu kölesi olmayıp uyandıran duygularına cesaretin hasretin insan kalbi yaşama sevinciyle yanıp tutuşan cesaretin sorumluluğun ve emeğin hakkı ve harcıdır.
Bu dağ olmasa öteki dağ vardır çünkü. Bu seyir hali olmasa yarın ki. insan olmazsa diğer iyinin iyisi ve güzeli . Çünkü buzlanmış dolaba porselenden kaba yahut kilidi kılıfı sağlam çekmeceye konup bekletecek zarar ziyanlık değildir ne aşk ne sevgi ne dünya ne de yarın..
Her derdin sefası cefası dermanı ve devasını Aşkla sevgiyle yaşadığım, güne yarına kalan sevgili ömrüme bin selam olsun..!
Seyfi Karaca….Nisan/26
..
KIYAMETİN KARA BORSASINA DÜŞERKEN İNSANLIK
…
Azınlık konfor ve zümre çıkarına buyruk keyfi gerici tutucu ve zorba hükümranlığıla değil, liyakatli bilgili bilinçli ve sorumlu toplumsal irade yetkisiyle kazanılmış ve kurulmuş olan
Yurtta Barış Dünyada Barış duyarlılığının her gün daha da artan hayati anlam değeriyle kimliğimize özdeşliği onurlandıran , tarımı bilimi sanayiyi kültür sanatı ve ekonomik kalkınmayı sağlamadıkça toplumların köleleşeceğini duyurup uyaran, kadınlara seçim, çocuklara bayram, herkese eşit yurttaşlığı sağlayan Atatürk Cumhuriyetine sonsuz selam sevgiyle.
Çünkü..
Öylesine uzaktan yüzeyden takılıyoruz hayata algısıyla yaşayan, hep kötülüğün şiddetin kahrın acının öfkenin denenip sınandığı, ana babasızlığın programlı soğuk silik bozuk sorunlu hastalıklı gergin batak bağımlı; özgüveni sorgulaması duyarlılığı ve farkındalığı olmayan her şeyden izole olmuş başarının kuklası ve kusursuzluğun kölesi insan tipini her türlü tüketim bağımlılıklarıyla besleyip büyütmeye yerini aletlerin eşyaların şekillerin imgelerin saplantıların hurafelerin cihazların ve imajların alıp dadılık yaptığı…
Kendinden herkesi aşağılık gören kibirli böbürlenme, rencide etme, horlama, itici bulma , soyutlama , yabancılaştırma, ayrıştırma, küçümseme ve dışlamalarla, İnsanlığın yitip kayboldukça çölleşen kara borsasındayız malum, yürekten sevmek ve sevilmek yalansız yapmacıksız talep edenin hakkı ve harcıdır. Takip ve talep etmekse hiç bir rica minnet ecir kahır sitem yahut kendi içinden kopup gelen ilgiyi merakı sevinci hissi duyumu çağrıyı yok sayarak bastırılmış ve başkalaştırılmış kendi gerçekliği olmayan kodlarla idarelik davranışlarda ve amellerde bulunmayanın saygınlığına duyarlılığına kişiliğine cesaretine inancına onuruna ve itibarınadır.
İlimde bilimde sanatta ekonomide kültürde ve her başlıkta tüketimde Soygun Sömürü merkezlerine göbekten bağımlı ve ilişkili Doğu Oryantalizmi’ nde sürekli etrafındaki benzerleriyle emperyallerin gözdesi olma boyuşmalarına kapıştırılıp kıyasıya kıran kırana yarıştırılırlar. Bu sayede de sadece despot yönetici zümrelerin sür saltanat çıkarını koruma önceleme ve kollamayı sağlama alarak toplumların ilim bilim kültür sanat huzur adalet kalkınma gelişme güven mutluluk sağlık ihtiyacına yönelik hiç bir kaygı çaba emek gayret ve yatırım ihtiyatı güdülmez. Tam tersine sürü bağışıklığıyla kolayca güdülüp yönetilmeleri için gericilik zavallılık değersizlik yokluk yoksulluk ve hurafecilik bizzat ve bile bile üstün seçkinler hesabına teşvik edilir.
Karakteristik yapısı gereği emperyallerin en başta savaş silah makina teknoloji kimyasal moda gıda ve her türlü ölüm zulüm kötülüğü insansızlaşma ruhsuzluğun sanayi ürünü olan ürettiği her şeyi modern köle pazarları olarak görülen ve bilinen ; ve kaynaklarına göz dikilen yerlere dayatırken çıkan çatışma çapulculuk veya istila işgalciliklerinin yağma yıkımları sırasında soyan sömüren ülke toplumlarının geçmişteki Vietnam, Küba, Güney Afrika, veya Berlin Duvarı benzer deneyimlerinde olduğu gibi KAMU VİCDANI’ dan SAVAŞ ve ZULÜM KARŞITLIĞI destek ve medet umarlar.
Halbu ki o zamanlar insanlık bu denli ruhsuz duyarsızlığa patron tanrılarının üzerinde her türlü oynama yaparak makinalaştırdığı tüketim bağımlılığının kulu kölesi olmamıştı. Diğer taraftan yine o zamanlar insanlar hak hukuk adalet gibi değerlere demokrasi duyarlılığını yahut insanlığı değil, en başta kendi GÜVENLİK ve KONFOR çıkarlarını her şeyden daha çok önceleyerek siyasi ve sosyal etkinliklerde bulunmuştu.
Bu günlerde yalnızlaştırılarak tüm varlığına hiç bir ahlaki hukuki demokratik ve insani değer anlayış ve kural gözetmeksizin çöküp en acımasız katliam tehdit sapkınlık saldırı ve yıkımlarla çullanılan İRAN’ ın despot yobaz ve kendine müstakil yönetimi de, emperyal merkezlere göbekten bağımlı diğer bütün lüks özenti tüketimi batılı fakat gericiliği Oryantalist benzerlerinde olduğu gibi Bop Projeleri kapsamında etrafında yağmalanıp yıkılan Libya Irak gibi ülkeleri uzaktan seyretmiş; ve hatta rakipsizliği öne çıkacağı için de yer yer bölünen parçalanan zaafiyetlerden kendine pay çıkarmaya özen göstermiş; yıkım sırası kendilerine geldiğinde lu günlerdeyse sömürü ülkelerinin Kamu Oyu’ ndan destek medet bekleleriyse diğer ötekilerde olduğu gibi boşa çıkacağı kesindi.
Filistin Halkı gibi üzerlerine çullanan Ölümün kucağında yalın çıplak ve yalnız yürekleriyle bilerek ülkelerinden ve ölümden başka kaybedecek hiç bir şeyleri olmayacağı acı gerçekliği farkına vararak dayanıp direnen İran halkının tüm üzüntülerini paylaşmanın selam sevgisiyle.
Özgürlük Bağımsızlık sosyal mutluluk ve gelişmiş kalkınmış toplumsal istikrar ancak kazanılmış birikim ve zenginliklerini üreten ve sağlayan herkesle paylaşarak mümkün olacağına inanan ÖZGÜR İRADE ve ÖZGÜN akıl fikir çaba emek sorumluluk duyarlılık vicdan ahlak liyakat ve kararlılıkla olabilecek kutlu bilgeliğin eseridir.
Bu yüzden baştaki önsözü tekrarla..:
Azınlık konfor ve zümre çıkarına buyruk keyfi gerici tutucu ve zorba hükümranlığıla değil, liyakatli bilgili bilinçli ve sorumlu toplumsal irade yetkisiyle kazanılmış ve kurulmuş olan
Yurtta Barış Dünyada Barış duyarlılığının her gün daha da artan hayati anlam değeriyle kimliğimize özdeşliği onurlandıran , toprağa dayalı tarımı ve hayvancılığı, bilimi sanayiyi eğitimi kültür sanatı ve ekonomik kalkınmayı sağlamadıkça toplumların kazanılmış siyasi özgürlüğünün hiçbir anlam değeri kalmayıp köleleşeceğini duyurup uyaran, kadınlara dünyada demokrasi pazarlayanlardan bile ilklerden seçme seçilme hakkını, çocuklara insanlık kadar büyüklüğünün ve öneminin bayramını, herkese ayrısız gayrısız eşit yurttaşlığı sağlayan Atatürk Cumhuriyetine sonsuz selam sevgiyle.
Seyfi Karaca …. Nisan/26
…
ÇIKAR ve MENFAATE TEKELLEŞEN HİTLRVARİCİLİK BOZGUNU
…
Çıkar ve Menfaat odaklı her azgın sapkın niyet, insanı ülkeyi devleti ve dünyayı tüm değerleriyle birlikte yok ederek kendi hırsının kışkırttığı keyfiyet hükümranlığının kapitalist tekelciliğine Hitlerleşir.
Çıkar odaklı insan ve hayat kurulumu, gözü dönmüşlük dürtülerine bağlı edindikçe azgınlaşan hırs ve ihtiras kamçısıyla herkes herkesin birbirinden bulaşmış nispet ve türev benzeri olduğu kıtlık kıran kapışmalarında öncelikli kusursuz seçkin herkesin gözdesi herkesten her şartta birinci ve vazgeçilmez olmaya can attığı fakat feodal ilkelliklerini yozlaşma virüsü olarak kendi kendinin bütün kir kahır ve kötülüklerine dolaştığı her yolu mübah sayarak saygınlığını yitirmiş ortak değer diye bir şey kalmaz. “ mülkün gerçek sahibi her şeye hükmeden ve herkesi yaratandır “ insancı işin sonunda sadece istismar ve çıkar aksesuar kamuflajı olarak vitrinlenip hakkaniyete inandığını idda eden herkes , tam tersi haksız hukuksuzluktan elde ettiği güç gösteriş ihtişam ve paraya tapındığını her fırsatta ortaya koyar ve kendi samimiyetsiz sahtekarlığını ele verir.
Buradan salgın virüsleri ilerleyerek bünyede niyette akılda çabada gayrette fikirde psiko sadistliğin açgözlü yetinmez doyumsuz ve OBUR saplantılarından başka hiç bir duyarlı damar bırakmayan mafyalaşmaların ülke devlet toplum ve insan yönetimine kendini tayin ettiği adalet özgürlük liyakat güven onur saygı ahlak barış paylaşma ve sevgi kavramı olmayan haksız hırsız ve hukuksuz zorbalığın VAHŞİ KAPiTALİSTLİĞİ, emperyal kuduzluğu, katliamcı işgalci hükümranlığın Neo Liberalciliği ve Netenyahu- Trump Hitlerciliği tekelleşir.
Çünkü ..
Yoksulluğu yokluğu şiddetli geçimsizliği kronikleşmiş sosyal cinnetin hammaddesi olarak tüketen bağımlı kalabalıklara fakir guruba kurtarıcısı olarak ilahlaşanların ağır fatura yüklü sınırsız sorgusuz sömürü arastası ve istismar arka çöplüğüne döndü dünya.
Çünkü…
Kısacası insanlığı bozan şeyler soyut rutin karşılıksız ve yüzeysel özü esası içeriği aslına uygun olmayan davranışlardan ibaret değildir hak hukuk iyilik inanç itikat ve günah kavramı.
O yüzden de adalet özgürlük güven saygı direniş ve dayanışma kavramını yitirmiş, sırf kendi çıkarı miktarı kadarıyla ilgili alakalı tüm dünyanın gözü önünde yalnızlaştırılarak her tğrlğ kaynak ve zenginliklerine çullanılmak istenilen İRAN güncelinde ne Çin ne Rus ne Yurop ne de Amerikadaki sokak protestoları çiğnenen çullanılan İran ‘ daki tecavüze ve takana uğrayan insanlık değerleri üzerine değil, Petro kimya endüstrisi bağlamında kendi menfaatleri zora girmesi temelli ve önceliklidir. Kazananlarsa despot yönetimli yerli işbşrlşkçilercyle birlikte hep savaş silah sömürgeci ve yayılmacı yavşaklarıdır.
Kişileri ve toplumları itirazsız tepkisiz mutlak itaatle güdülmeye muhtaç uşaklar köleler ve her emrine uyulması gereken ayrıcalıklı ilahlar olarak zümreleştiren veya sınıflara bölen sapkınlık yaratıklılığı, lüks yaşamayı azıp kudurdukları halde ilkel cehaletlerini ve feodal dürtülerini asla alışkanlıklarından atamayan ilkelliğin psiko narsistlik salgınıdır
O bakımdan da mşrasını Hitler’ gillerden alan bu bozgun…:
“ Tövbe yemin edip eğilmezlerse çok sert çullanacağız ve ait oldukları ilkel taş devri çağına göndereceğiz” diye Hitler’ ciliğin emperyal tabutundan kudurup köpürdüğü salyalı tiksintili kuduz yaratığı gibi ülkesinin zenginliklerine gözünü diktiği insanları kibirli ve sapkın saldırganlıklarla aşağılayarak her gün daha da sapıtıp azan vahşet ve dehşet cellatlığı güncellemekte Neo Liberal Kapital ve emperyal BOP müdüriyetin ölüm zulüm alım satım tüccarı Trumph.
Yerli halkların, doğanın ve bizonların kırıma uğratılıp yok edilme noktasında katledildiği bozulduğu ve istila edildiği eski kıtalardan aç gözlü yayılmacılığın ve sömürgeciliğin sınırsız sorgusuz saldırganlıkları zorbalıkları ve bütün kötülükleriyle beraber çullanma çökme yığılma ve çapulculaşma yeriydi Amerika. İmparatorlukların kraliyet aileleri birbiriyle hır gürleşen nispette her istilacılık - sömürgecilik keşfine ne gerekiyorsa çağına uygun zırhlı donanımlılığı harcamaktan kaçınmadı. Baskınları gerçekleştirirken tıpkı Haçlı Seferleri’ nde olduğu gibi aç sefil insan kalabalıklarını istiladan edilecek KORSAN ve HAYDUTLUK ganimetine iştahları kışkırtılıp kabartıldı. Kıtalardan topladıkları köleleri ise her türlü kulluk ırgatlık ve uşaklık işlerinde kullanıldı. Yani Amerika damıtılmış her türlü insanlık dışılığın en vahşi kuralsız kanunsuz ve ilkesizlikte barbarlığını kusup köpürdüğü zorbalık sultasının ortak toplam merkeziydi.
Güney Latin’ lerinden kuzeyin Kanada ve Alaskası’ na varıncaya kadar pazarlıksız istilanın yerleşik çapulculuğu örgütlenmesi donanımlılığına korsanlaştıktan sonra, çıkar ve menfaat önceliğini gözeten yeni koloni patronları eski kıta bağımlılıklarına aidiyet ilişkisini koparan savaşlarla devletleştiğini ilan etti.
Hitler’ in hak hukuk sınır vicdan tanımayan dünyaya hükmetme, Almanlardan başka bütün halkları aşağılama, yok etme veya köleleştirme gibi abuk sapık insalık cellatlığı buyruklarına cevaben propaganda makinası Gobels, savaşın sonlarına doğru “ Wunder Waffe “ yani ‘ Mucize ‘ silah ürettiklerini duyurmuş ve bu silahla başta Londra olmak üzere İngiltere’ yi ordusuz askersiz yakıp yıkmıştı.
Üretilen Mucize silah V 2 diye adlandırılan ağır bombardıman füzeleriydi. Klonlama ve hormon işinde olduğu gibi her türlü toplu yıkım kimyasal silahların da ilk üreticisi ve kullanıcısı Almanlar olmuştu. Atom bombası da aynı hitlerciliğe kullanılmak üzere Henüz üretim ve yapım aşamasındayken Amerika” ya kaçırılıp teslim edenler yine Alman kökenli yahudilerdi.
Savaş bittikten sonra ( ikinci dünya ) Rus ve Amerikan blokları soğuk savaş adı altında esir alıp götürdükleri Alman mühendislerin marifet ve bilgi birikimiyle en öldürücü toplu kıyamet silahları ve füzelerini fabrikasyon çeşitliliğinde kıran kırana yarıştı. İlerleyen yıllarda savaşla elde edemediği dünyaya yayılma ve hükmetme sapkınlığını Almanlar, ticaretle yayılıp emperyal karakterli PAZAR PAYLAŞIMI’ yla sağladı.
Amerika ve İngiltere Ortadoğu ve Uzakdoğu zenginliklerine çökmede ana üs karargahı olarak Singapur ve Hongkong’ u ayar düzen ederken , Alman lokomotifli Yurop’ sa Japon ve Çin’ i ayar Neo Liberal emperyal düzeni koydu. Güney Kore ise ortaklaşa kotarıldı.
Arada kim vurduya giden kışkırtılmış işgal yıkım ve tecavüzlerin ön çalışması nitelikli bahaneye Kuveyt’ in İşgali, Halepçe Katliamı ve Onbir Eylül gökdelenlerinin Mossad Cİa operasyonları karıştırılıp kurcalandı.
Sonuç olarak tarih boyunca karakteri ve niyeti hiç değişmeyen dünyayı PAYLAŞMA cinnet ve cehennem gündemini ulusların yaşam hakkını ülke zenginliklerini özgür iradesini ve hayati varlığını teslim alma sapkınlığını sürekli güncelleyerek vahşet dehşet ölüm zulum yıkım katliam ekseninde bugünlere sürüklenip geldi.
O bakımdan “ Dostum Trump” bağlantılı Bop Eşbaşkanlığı etrafında şekillenen Alman kökenli Hristiyan Trump, Yahudi Netenyahu ile aynı maksat niyetin sadist Hitlervari sosyopatları olarak kayıtsız koşulsuz dünyayı ele geçirme korsan haydutluğunun en yıkıcı ve öldürücü silahlanmalarla İran’ ı kayıtsız koşulsuz “ cehennemi başlarına yıkacağız“ cinnetinde teslimiyet esaretine zorladığı lu günlerde daha önce Japonlar’ da sınayıp denedikleri ATOM bombasının kullanımına dönük “ vade süneniz dolmak üzere “ kılıflı bahaneler uydurulmakta.
Sömürgeci yayılmacı Emperyalizm’ in ulus kimliği olmadığı gerçeğiyle, emperyal amaç ve okuşumlar içinde kapitalistleşen Rusya ve Çin’ de dünyayı ele geçirme ve uluslarını esir tutsak iradesiz onursuz kulluğa köleleştirme Hştkervari talan ve tecavüzlerinde Amerika İngiltere Japon yahut Yurop’ tan hiç bir karakteristik nüans farklılığı yoktur ve asla olmayacaktır.
Ne tek başına ihtiyaçlar açlığı güden bedeniz ne de hayal meyal hiç bir eksik gediklik ihtiyacı duymayan salt soyut ruh. O yüzden ruhla beden arasındaki ilişki veya zıtları birleştiren çelişki dengesini doğuran besleyen kutsal olgu, katıksız kibirsiz şarsız ve hesapsız aşk ve sevgi bağıdır. Bununla bilinir görünür somut hayata tutunurken insan sorguladığı her şeyde kendisiyle yüzleşerek dünü güne dengelerken ekmek, yani yaşamsal gereksinmelerin tümüne ne kadar adil olduğuyla değerini ortaya koyar ve ödeşir.
Çünkü eğer salt ruha odaklanır kilitlenirsek somut gerçekliği olan dünyadan bi habere kaçıp kaybolarak emek bilgi birikim deneyim akıl fikir üretim dayanışma yüzleşme gibi sorumluluklarını yerine getirmeyerek adalet dil kültür sanat duygusundan yoksun yaşar insan . Sadece bedeninin dürtü bağımlılığına harcanıp yorulmayı esas alırsa insan duyum yetinme doyum idrak sınır nedir hiç bitmeyen lüks şatafat ayrıcalık kibir ihtiras konfor görgüsüzlük gösteriş yaratığına dönüşür.
Bu yüzden konumu ve kazanımı ne olursa olsun herkesle seviyesi eşit, gereksinim ve ihtiyaç sınırlarının farkında olan, adil vicdanlı sorumlu olgun bilgili samimi abartısız Beşeri olduğuyla sevgi saygıyı önceleyerek yaşama sevincini yorup hem ruhunu hem de bedenini mutlu kılmalı insan.
Çünkü Gerçeklik algısını yitirince emeğin hakkın hukukun özgürlüğün değer kıymetini de anlayıp algılamaz, duyarsız kaldığı hayat çevrim çarkına hazıra konmanın her türlü çelişkisini kötülüğünü talanını tecavüzünü mübah ve madum sayar.
Duygusu düşüncesi niyeti hayali düşüyle eylem varlığıdır insan O sebeple maskelenip soyut sahteliğe ve ambalajlanmadan her türlü güç servet saltanat zehlrlenmesşyle sahip olma ve yetinmezlik sapmalarınıın mahkuk dürtülerini akıl vicdan temelli aşk ve sevgiyle insan etmeye kendisiyle özdeş ve doğal ne ise o olmalıdır her kişi.
Bilinmez yarını hazırlarken ve hazırlanırken de Hak Sorumluluk Güven Samimiyet Paylaşma ve Vicdan duygusu en belirleyici kıstastır.
Gelişmemiş ilkelliğinse en bilindik özelliği Acı Kahır Şer Cehalet Korku Kabus Çile Bela gibilerden beslenmedikçe kendine ayar denge düzen olamaz. Sürekli sitemli acılı şikayetlenmeye dairse, baskılayan acıdan sefaletten çileden yokluktan başka bildikleri tanıdıkları gördükleri ve başvurdukları kaynakları bilgileri ve alışkanlıkları yoktur.
Böylece akıl fikir vicdan ahlak onur deneyim birikimleriyle değil , önyargılarla menfaat ve beklenti bağnazlığına göre hayatı yorup ilgi tutum ve davranışlara hüküm vermek yaygın yerleşik hal alır.
“ Bana hiç görülmedik lüksüyle en gözdesi seçkini konforlusu rahatı garantilisi alımlısı gösterişlisi kullanışlısı cafcaflısı iyisi sağlamı MARKALISI ve son modeli olsun, başkası isterse sefaletin dibinde kıvranıp sürünsün, açlığından yıkılsın ölsün” akıl fikir anlayış inanç kabul yoz kültürü ve yaklaşımıyla her gün dünyanın başka yerinden bağlantısız ve kaçarak poz fiyakasına ne kadar kişiliği tanımsız imaj maskesi bozar gezer veya değiştirirsen o kadar değerlisin anlayış budalalığının sürü bağılıklığı tüketim çılgınlığı hücresinden kokuşmuş çürümüş ahmaklık ahkamı kesen tek cümlelik sosyetik laflara, hayatın somut gerçekliğini kuran ve donatan akıl fikir vicdan hak hukuk adalet istikrar kültür sanat ilim barış güven ve saygınlık toplumuna ve insanlığına gelişip ulaşmak asla mümkün değildir.
Kamikazi intihar dalışlarıyla japonların Pörl Harbur baskınını bile isteye kendi üstlerine çekerek Cehennem Silahı diye bilinen Atom Bombası’ nı kullanmanın fırsat gerekçesinin yapay ve yapmacık bahanesini sağlayan Amerika, O günden sonra dünya tarihi burda bitmiştir sloganlı Neo Liberal Globalizm tek kutuplu işgalciliğin Patrontanrısı olarak yerli işbirlikçileri ve kiralık tetikçilerinin koşulsuz şartsız desteğiyle savaş silah korku şiddet dehlet istila talan tecavüz yağma zulüm yıkım ve katliam alım satımlarıyla küresel polisliğe ve kainat ŞERİFLİĞiNE kendi kendini yüceltti tayin etti ve kutsadı.
Fiziğin kanunun kimyanın ana maddesidir Hiç bir şey yoktan var olmaz vardan da yok olmaz malum, ölüm zulum eksenine dayalı döşeliliğin kapitalist SÖMÜRGE karakterli ve gelenekli Emperyalizm dün ne idiyse bu gün de huyda kökende asalaklıkta ve karakterde azgınlaştıkça yaratıklaşmaya aynısıdır.
Bugünlerde bütün insanlık değerlerini yerle bir ederek sömürü soygun işgal yağma ölüm zulüm amaçlı yaratıklaşmanın kendi ihtiras ve açgözlülüklerini doyurmak için dünyaya kan kusturan kinci üstenci IRKÇI Trump ve Netenyahu, eskisi aynı kök karakter algı alışkanlık sicil sabıka sapkınlık zulüm ve katliamcılık kökeninden gelme ruhsuzluğun dünyayı ve insanlığı her an havaya uçuracak cehennem silahlarını donanmış kendilerine “ Dostum Trumph” Bop Eşbaşkanlığı söylem ve eylem ekseninde sadık kiralik yerli uşakları ve işbirlikçileriyle her yıkım talan istila katilliğine ortak, HAYDUT Şerifleri ve vampirleşmiş Hitler miraslı mahluk figürleridir.
Seyfi Karaca…. Mart/26
…
CEHENNEMİN PROVASI SAHNELENİRKEN İNSANLIĞA
…
Cehennemin kılıfı ve kalıbına uygun provası sahnelenirken ruhsuz duyarsızlığa değişmiş dönüşmüş insanlığa..miladı aktifkenmiş Bop güncelidir herkesin kendi konforunun çıkar ve ganimet odağına bakarak tüm dünyanın diri diri hiç kimsesiz ve yapayalnız yakılıp yıkıldığı ölümüne seyirci kalındığı İran.
Doyumsuzluk kanaatsizlik tatminsizlik üstünlük zorbalık ve yetinmezlik kamçısıyla kendini kırbaçlayıp kışkırtan azgın sapkın gözü dönmüşlüğün hak hukuk akıl onur ahlak ve vicdan tanımayarak varacağı yer fetişizm türevli azgın sapkın faşizmdir. Tüm Dünya şimdilerde bu kıskacın kulu kölesi durumda.
Herkes birbirine hızla uzaklaşmaya tuttuğu mesafelerden korkuyla kuşkuyla ihtiyatla tedirginlikle endişeyle kabusla ve karanlık bir cinnet hücresinden kopuk kaçak ilgisiz iletilimsiz yaklaşıp bakıyor. Çünkü… artık hiç kimse akla fikre onura itibara sorumluluğa ahlaka vicdana adalete saygıya sevgiye ve özgür iradeye dayalı fiillerin özgün kişiliğini yaşayıp taşımıyor. Çünkü herkes kendi insan ve kişiliğine samimi ve gerçek değil tam tersi üzerinde tüketim bağımlılığı atölye işlemleri yapılmış sahte soyut gösterişli aldatıcı ışıltılı esaret dolaşımlarında ve yabancılaşmaya bağımlılık maskelerinde yaşamayı önceliyor önemsiyor tapınıyor ve kutsuyor.
Sürekli övgü takdir kusursuzluk iltimas ve hiç kaybetmeksizin yüksek başarı bağımlılığına odaklanmış kişi, her şartlanmışlık kıskacında olduğu gibi arttıkça sınır bilmeyen iştahı doyumsuzluğun ödül beklenti kulu kölesi olur. Çünkü sürekli ödül beklentisi sürekli kendinden eksilip ödün vermekle mümkün olan zarar ziyandır.
Hızlı kullan at yaklaşımlı ve sürekli dönüşüm değişimlerin çılgın tüketim SAPKINLIĞI huzura umuda sorumluluğa saygıya sevgiye adalete dair insanın ihtiyaç duyduğu pozitif enerjisini yer bitirir .
Devamli kendini kontrol eden dürtülere bağlı ve bağımlı olarak kendini sınavını geçmekle esir hesaba çekilmişliğin sınavında ISPAT etmeye mecbur yaşamak, kişiliksiz kimliksiz hastalıklı ezik muhtaç mahrum yoksul zavallı dirayetsiz liyakatsiz cesaretsiz sığ ve daima buyuranın kölesi insan tipini ve toplumunu doğurur ve çoğaltır. . Çünkü zorunlu uyuma dayatılan her kasıtlı ve kötü niyet, kendini ispat etmeye bütün insani değerlerden ve haklardan yoksunluğa mecbur bırakılan kullar ve kölelere hükmeden soygun sömürü vampirlerini kutsar ve masum gösterir. Kalıcı kabuldeyse yanlışlar doğruların yerini alarak bütün haydut harami cellatları tanrılaştırılır, inancını kişiliğini sahteliklerle bozmuş sürü bağışıklığı kalabalıklarsa kokuşmuş çürümüş her pisliği hayatının vazgeçilmezi sayarak paraya eşyaya mülke gösterişe taparak toplumsal hayatın bittiği kargaşa ve kıyamet çölleşmesinde kendine yabancılaşmaya özenir ve vahşetin işgalin yağmanın talanın zulmün bütün zalim şeytanları melekten sayılır.
Bu bağlanda orta sınıf çökmüşse, çoktan çökmüş çürümüştür toplum düzen ahlak hukuk özgürlük adalat umut yaşam kalitesi mutluluk grafiği ve sosyal istikrar .
Kokuşmuş yıpranmış çürümelerle işlevi çarkı ve damarı tıkanınca, sorun biriktirir kökten ve esaslı çözümlere acilen toplumca kabul gördüğü yeniliklere ( eski doğrulara yeni ilaveler yaparak) ihtiyaç duyarak çalışmaz olur insan ve hayat.
Çağdaşlığa dar cılız kısa ve yetersiz gelen gömleğinin zorunlu değişimlere ihtiyaç duyduğu eski doğrulardan süzülüp gelenlere yeni ekler yorumlar ve ilaveler katarak yeni bir inanç fikir amaç veya sistem sağlam sütunlara oturuncaya kadar eskisiyle genelde yumuşak geçişli uzlaşı yaşar . Kendi ihtiyacına göre güç kaynak irade imkan ve donanımlılığa eriştikten sonra asıl niyetini ortata koyamaya sertleşerek hoşgörü ve uzlaşıyı bitirir eskiyi tümüyle ortadan kaldırır. Kendi ayrıcalıklı korunaklı dokunulmaz sınıf ve zümresini oluşturur. İnsanlığın herkesi içine alıp kapsayan oturmuş yerleşmiş alışkanlıkları , değişmez formları ve temel doğruları burada daima en kullanışlı istismar aracıdır. Yani hiç bir zaman yeni değerler getirmeyen, eskiden varolan ve hep yeni değerler getirdiğini savunan insan ve toplum çaresizliğinin hokus pokus fırsatçılığıdır
Hep dış güçlerin icadı kurgusu tasarımı ve işi denilen saptırma istismarcılığı aslında gerici tutucu ilkeleliğin sermayedarı ve hükümranı olarak sosyal hayata üretmediği her şeyi ( hayvancılık ve tarıma varıncaya kadar) dışardan, yani dış güçlerden alır veya ülkeyi satar.
Ayrılıkların günü tarihi katı bir kozasında silinmiş solmuş vadelerde çoraklaştığı
Mesafeler uzadıkça bağlar zayıflar incelen üzülen acılarla çözülür kopar .
Söküldüğü her ilmekle İlgi saygı onur ve meraktan azalır düşer insan toplum ve itibar.
Acının taşıyıcı kanatlarına bırakmamalı hayatı ve insanlığı, yılgınlarla yorulursa görmez duymazdan gelir, aklı fikri ve kalbi soğuduğu ve soşulduğu hazlardan körelir biter bıkar tükenir yaşama sevincini harlayan, harekete geçiren, koruyan, kollayan, sağlayan ve yöneten his heves hasret ve heyecan toptancı kelepiriyle güme gider. Çünkü alış veriş marketlerinden sergi galerilerinden sunum sipariş fuarlarından veya adalet saraylarından ibaret ve sınırlı değildir hayatın ve toplumun değer döngüsünü dolaşım damarında barındıran söz sanat adalet ve insanlık.
Her yere kolayca keyfi ve sınırsız erişilebilir olmak, orda olmayı kamçılayıp kışkırtarak sınırsız dengesiz tahammülsüz ve doyumsuz hırsı yarışı ve rekabeti getirir yükler insana. Her yerde var olma ve her şeye erişebilme algısını aşılayarak zaman mekan sorumluluk aidiyet bilinç bellek kimlik vicdan ahlak barış adalet özgürlük akıl irade kimlik saygınlık onur ve kişilik kavramlarını ortadan kaldıran bu felakete sürükleniş cinnetine kapılmışlık esareti, ürettiği alçalmayı düşüklüğü rüsvayı değersizliği değer olarak harcar ve tüketir.
Al sana kıyamet şeytanı…!
Daha büyüklüğü bu güne kadar hiç işitilip görülmedik cehennemi yaşatacağız bizden korkmayan dünyaya azap gazabınız çok büyük olacak, dünyanın en güçlüsü biziz, biz hep kazandık, kazanmaya devam edeceğiz savaşta teknolojide silahta yıkımda en iyisi biziz, işimiz tamamen bitmeden de tepesine binip haşat edilmedik hiç bir sağlam yerini bırakmadığımız şurdan burdan ordan kıyıdan körfezden fizandan veya Çin’ den, ve aktüel BOP güncelli İran, dan asla geriye dönmeyiceğiz. Her iki yılda bir o kaynağı kıyak bölge sularına masraf yapmak gibi bir niyetimiz yok çünkü “ ..diyor sapkın Trumph
Sürekli konforunu bozmaksızın sağlama yatarak iyilik yapmayı aranmak veya melek rolünden kendini ispatlama veya herkese gösterme piyes çalışmak veya çalmak, işlediği hayatta kendini arındırmanın suçluluk duygusunu tatmin etmek için durmaksızın kendinden aşağı seviyeler yokluklar yoksulluklara elden kumbaradan artanların kırıntısını eziklik çaresizlik içinde kıvrananlara vererek SADAKACILIĞI eşitsizliği zavallılığı ve Muhtaçlığı üstün seçkinlere yalvar yakar amade olağan sıradan masum ve mübah kılmayı kovalar kollar ve güdümler. Bu yüzden insanların huzura sağlığa sevgiye mutluluğa özgürlüğe kurtuluşu kendi iradeleri imkanları inançları çabaları gayretleri rmekleri özgüvenleri ve kaynaklarıyla olmadıkça , hiç bir dökme su ile dönen değirmenden kalıcı ve inandırıcı öznenliğini kişiliğini mutluluk paydasını toplumsal aidiyetini yaşam güvencesini saygın özgüvenli ve onurlu huzur dünyasını asla bulamayacaktır insanlık.
İkilemlerde kalan kişi hiç bir yere gidemeyen veya gelemeyen sürekli tedirginlik muğlaklık sıkışmışlık bilinmezlik ve güvensizlik baskısı ve cenderesinde kaldığı için sağlıklı sonuç alamaz. Seçenekler arasında karar kılmada zorlandığı kararsızlık giden gelen sürekli oynaklık defasında daha da artarak bütün ihtimallerin kafa karışıklığıyla hepsini veya hiç birini tercih eder.
Çağımız insanı hapsettiği hazır tüketim ve algı yönetimi çağında hiç bir özgünlük ve özgür iradesi olmayan yalnızlık köleliğini hiç kimse olarak ayrıştırır ve gerek insanlıktan gerek katılımcı etkinlikten gerekse kültür sanat ilişkili toplumsal hayattan kopararak asosyalliğe izole eder.
Dünya hayatının her günü her saniyesi insanca yaşamanın onuru hakkı hukuku aklı vicdanı sorumluluğu dairesinde yolunda yürünecek her niyete uygun hazırlıklı birikim ve sorgulandığıyla yüzleşebileceği insanlığa özdeş tedarikli yatırımdır.
Durum böyle olunca, da bilgisayardan insan doğurtup yaratmak adına sahte sınırlı soyut şekilsel kaldıkça, AŞK’ ın çırpınan çağrısını ikrarını sözünü tembihini yerine getirmeyen ofis fotoğrafı, gişe damgası, genel geçerlilik mührü ve her maskeleşme malzemesi evraksızlığa dosyalanmış küflü paslı çerçeve kasnağı gibidir insan.
Kendi saplantılarının ve kapılmışlıklarının kulu kölesi olan insanlar, herkesi aşağılayıp küçümseyerek zehirlendikleri güç gösteriş özenti ihtişam şöhret kibir buyurganlık zorbalık dayatma imtiyaz düşkünlüğü ve beklentisi esaretinden başka hiç bir algı ilgi değer denge vicdan sorumluluk alışkanlık iletişim yenilik bilinç akıl özgüven çağdaşlık anlayışı ve paylaşımında bulunamazlar.
Gelişimini özgür irade ve donanımlı kişiliğe aşıp büyütememiş ilkel dogmaların güdümlü şartlanmışlığını değiştiremeyen birbirinin taklitçisi ve kopyası sürü bağışıklığının kuru ve kurak kalabalıklarına hiçlik adaletsizlik eşitsizlik ruhsuzluk dengesizlik duyarsızlık zorbalık sefalet yokluk özenti hırs yarış ölüm zülüm dayatma kuşatmasında; ve aidiyet duygu düşünce vicdan sorumluluk bağını koparmış, tahsilatı ağır ve çilekeş yaptırımlar yükleyen insansız ve sorumsuz yalnızlık yitiklik esaret kuşatmasında; can geçim huzur güvenlik ve yaşam derdinde kıvranır çırpınırken insanlık, ağzı dili inancı duruşu ve davranışı hiç bir somut gerçekliğe erişip dokunmayan yuvarlak kifayetsiz iğreti ve kendi çıkarını kotarmaya tatmin edici konfor alanı alıştırıp uyuşturma ve yönlendirme renkli laflar gargaralayıp çalkalamak, kendilerini korunaklı dokunulmazlığın servet saltanat sahibi olarak görenlerin kendinden aşağı muhtaçlığa sadaka kırıntısı vermeyi kurumsallaştıran kusuntu artıkçılığını tanrı lütufu sayarlar.
Hata yapmak kişiyi azaltır eksiltir dilden davranıltan kökten esastan yozlaştırır ve bozar.
Zamanla da hata yapmak normalleşir, hatalı yaşamaya karlı da hiç bir direnci tepkisi itirazı kalmaz hatası olmakla değerliliği özdeş sayan insanın.
Ortak yalama sevincinin birlikte yüklenilen sorumluluk özgürlük güven Taşlar yerine oturdukça karşılıklı kabulden sevgi saygı artışına yansır, gelişir, şlerler, büyür, çoğalır, gözlenir ve mutluluğa erişirek aşka özetlenir insan .
Keyfi dayatma ve beklentilerden doğan küslük dargınlık ve kopukluklarsa insanı kendi içindeki tutsaklığa mahrum kılarak hapseder.
Bir sorunun karşılığını bilmek bulmak kadar çoktur insanlık ve cevabını bulduğu her türlü bilinmezin ağırlığını fikrini akıını ve çıkarımını taşıyabilmek kadar büyük sorumluluktur insanca yaşamak.
Düşünce bu bağlamda farkındalığın ilim yolu ve yordamıdır. Düşünense adalet özgürlük vicdan güven en başta olmak üzere çelişkisi hayatı tekelleştiren her takıntıyı dengesizliği bozukluğu tıkanıklığı ve düğümlenmeyi sorgulayandır. Adaletsizlikse kullarına sabır sefalet yokluk yoksunluk yükleyerek düşünce yoksunu ezikliğini kabullenmiş sorgulamayı yasaklı madde gibi algılayan süreç bağışıklığıyla güdümlenen kuru kalabalıklara sonsuz orucun dayatmasını diretirlerken kendileri bizzat seçkin üstün doyumsuz ve acımasız gösterişlere lanetledikleri iblisin bizzat ta kendisi olduklarının asla sorgulanmasını ve farketilmesini istemedikleri sahtekarlığa karlı gelmeyi aykırı anarşist ilan eden el yapımı tanrılaşmaların hükmetttiği tekelleşme çevrim çarkı buyurganlığıyla zapta geçirir .
Aslında kendine yardımda çekimserlik gösterenlere kahır küfür tehdit lanet kin haykırıp yaptırımlarken bundan evvelkileri kiminle beraber aynı yıkım ganimet ve katliam ortaklık ittifakıyla yaptığının suçunu sabıkasını ve ortak katilliğini deşifre edip açığa çıkarmaktadır Trumph.
Görevsizlik kararıyla boşta kalan yağmursuz şemsiye gibi devletsizliği ve kollektif yaşamı kılcal kökünden kazıyarak insanlığın değerini düşüren vicdanını körelten onurunu kıran umudunu mutunu sevincini dayanışmasını adaletini güvenini ahlakını özgürlüğünü ve ortak aklını da kökünden kazıyıp yok eden asosyal urdur ki, her türlü ÖZELLEŞTaiRME güdümlüsü zırvalıklar zorbalıklar sadistlikler ve bağımlılıklar insan gelişimini ve toplumsal huzuru bozarak sefil yoksul kalabalıklara dayatılanların her saniyesini kendini sürekli ISPATLAMAKLA övgü ödül veya kıtlık kıran yarışların birinciliğine zorlayan ASALAKLIK vampirciliğidir.
Aradan aylar yıllar geçtiği kopmuş çözülmüş sosyal ilişkisizliklere kabus soğulma travma gibi derin ve kalıcı izler bırakan kişinin kendi varlığını soyutlayıp izole yalnızalaşmalara yalıtımlaştırdığı..
Tüm bütün bunlar etrafında soyan sömüren dünya ilahları ve sülüklerince köpürtülerek kışkırtılmış savaşlarla şekillenen İRAN -BOP güncelinde hak hukuk ahlak kural sınır onur vicdan tanımayarak odaklanılmış cehennem cellatlığını her gün daha da yağma yıkım ölüm zulümlerle azdırıp kudurtan zebani haydutluğun vahşet dehlet ederi olarak, sıraya konulmuşların sırası günü miladı dolunca aktiflenen kıyametimin perşembesi çarşambadan belli , öldürdüğüyle övünen amansız bir sapkınlığın kendini kaybetmiş kontrolsüzlüğüyle “ ellerinizi havaya kaldırın yaşadığınız yeri boşaltın ve kayıtsız şartsız ortadan yok olun pislik herifler sizi” bağıran cinnet cellatlık ve katliam zorbalığın kıyamet alametiydi. Çin ve Rusya her zaman olduğu gibi müttefik değiliz diyerek evi yurdu yakılıp yıkılan dünyanın ortasında kendi yalnızlığına sarılmış İRAN halkını satıp kenardan köşe zaafiyet ticareti kotarmanın iblisliğine kaçtı.
Şimdilik yabancı düşmanlığını artıran ve her gün tavan yapan enerji pahalılığı ve Mülteci göçü korkusuyla Yurop bölgesi daha önceki işgallerden bize zırnık koklatmadınız gibisine İsrail- Amerikan ortak sapıklığının katliamcı ve işgalci ( petro kimya ana eksenli ) kızılca kıyametine manyak Trumph’ un “ çok iyi iş becerdiler” diye övgülerle ödevlendirdiği faturası kabardıkça etiket fiyatı korkusu kaygısı endişesi sürekli artan fakat huzuru değeri saygınlığı güvenliği kalitesi sürekli düşen sosyal yaşam eşitsizliğinde BOP Eşbaşkanlığı ittifak dahilini pazarlık konusu yapmakta.
Veeee dünya kasabasının Global haydut eşkiya ve korsan şerif’ i ortak kafadarıyla birlikte yüksek patlayışlarla yıktıkları dünya duvarına ukala üstenci sadist yaklaşımlarla varlık kaynaklarına ve yaşam hakkına göz diktikleri coğrafyaları aşağılayıp hakir gördükleri yalnızlaştırılmış coğrafyalara çöküp çullanırken öldürmede bizden daha iyisi yok diyerek saldırganlıklarına direnenleri aranıyor ilanı haykırıp hakklarında ölü ya da diri getirene veya yerlerini söyleyene sabıka sicillerinin geleneği göreneği üzere savaş silah işgal tecavüz yıkım yağma ve zorbalık tüccarlığı yaptıkları katliamcılığın reklam kısmına kişi başı milyon dolar WANTED ödülü koydular..
Hele ki doğal düzenini ve dünyasını yitirmiş, kendi gerçekliğini bir türlü kabullenemeyen başkalaşma yabancılaşma ve maskelerle yaşamayı onurdan itibardan sayan; fitne fesat kuşku şüphe endişe kaygı gösteriş bencillik ihtişam servet lüks zorbalık kibir sahtelik rezillik şiddet nefret kutuplaşma tapınmalarını ve bozulmalarını kutsal doğrular olarak bilip inanan; ve bu uğurda her türlü istismarı talanı vurgunu hileyi zorbalığı dolandırıcılığı kendine üstün seçkin bağnazlığın hakkı hukuku sayan; ve sürekli kızılca kıyamet kapışmalarında kendini kanıtlayıp ispatlamak için kısıtlı ayrılma hücrelerinde süper markalaşmak;ruhunu ve bedenini güdümlülüğün ihtiraslarına teslim etmiş insanın tüm yaşama sevincini hissini duygusunu heyecanını değerini sosyalleşme gelişimini ve toplumsal aidiyetliliğini yok ederek gergin sorunlu bunalımlı mutsuz dengesizlikler çelişkiler huzursuzluklar ve çalkantılar yumağıyla boğuşmanın yurdu yeri ve geleceği olmayan sicili kayıplar silinti süprüntüsü yapar.
Çünkü kişiye özgüven duygusu, paylaşma sevinci, ortak yalam mutluluğu ve özgürlük algısı yükleyip aşılayan en temel kavram hiç bir zaman kendini kimsenin karşısında ezik yoksun düşkün muhtaç olmadığının akıl fikir irade idrak sorumluluk saygınlık bilgi güven sorgulama ve yüzleşme temellerine dayalı her kişiyi kendisiyle özgürleştiren EŞİT YURTTAŞLIK inancı ve bilincidir. Burda değilse insan, sömürenin ezenin soyanın karşısında kendini ispata mecbur ve muhtaç hisseden sürekli ödün verme bağımlısı ve koşulsuz biatın kulu kölesi; sağlanmış olan adaletsiz hukuksuz keyfi yağma yıkımlar ve sınırsız talanlar üzerine kurulu haydut haramilik vaziyetine hükmedenlerse, mevcut durumdan istifadeci tanrılaştırılmış istismar ilahları ve gammazlık tiranlarıdırlar.
Bizzat projeli proğramlı üretip her kullanışlı fırıldaklığa diledikleri gibi sahaya sürdükleri Pekaka fethulmetal ışıt taliban vesair gibi kiralık katilleri uşakları ve her işbirlikçiliğe ortak Bop Eşbaşkanlığı i müessesleri var oldukça her zor yokuşlu talan tecavüz yıkım yağma işgal ölüm zulüm ve katliamcılıklarını kolayca donanımı sağlam firesiz zararsız icrata dönüştürmektedirler, yeryüzünü sıralı düzenekte başına buyruk diledikleri gibi yakıp yıkarak cehenneme çeviren katliamcı sülükler ve işgalci talancı asalak emperyal yavşaklar.
Bu yüzden cehennem cellatlarının her türlü yaratıklığın azmış kudurmuş sapkınlıklarıyla üzerlerine çullanıp yağdırdıkları ölüm zulüm işgal vahşet dehşet katliam ve cehennem silahlarına karşı onurlu direnişin cesaretini kafa tutuşunu ülkesini iradesini yurdunu hakkını dayanışmasını insancını kararlılığını özgürlüğünü ve İNSANLIĞINI korkusuzca savunmak için teşvik m dünyanın unuttuğu yere göstererek sokaklara dökülen sevgili İRAN HLKINA yürekten takdir saygı ve selamlarımla..!
Dünyada neredeyse ahçısı seyisi bakıcısı UŞAĞI orta çağ kadar uzaklarda kaldığı ve kalktığı şu zamanda, yayılmacı otoritelere eş düzeyli olarak oryantalist özenti ve ihtişam bağımlısı yarı gelişmiş veya tümüyle geri kalmış toplumlarda kendini ahlak kural kanun ilke onur değer tanımayan, üstenci imtiyazlı ve kibirli şatafatlılığın herkesten farklı lüksüne ve konforuna sahip olmak için rezillik aşağılık soytarılık dolandırıcılık şiddet sahtekarlık gammazlık bencillik zorbalık gibi her yolu mübarek masum ve mübah görerek, ışıltılı gösterişliliğin servetine puluna parasına ve güç zehirlenmesine tapan her şeyin satın alma hilesine kaçıp hiç bir ahlaki sorgulamada vicdani hesabı olmayanların huzurlu ve güvenli yaşamaya hiç kimseyi ortak etmemeye şartlanmış zümreci aşağılık alçak bağnaz gerici tutucu bencil gürühün herkesi değeri düşük kullanışların köleleri, kendilerini ise dokunulmazlığın her hakkına hükümran ayrıcalıklı sorgulanamaz elit yüce seçkinleri olarak anladığı bildiği algıladığı ve kendilerine müstakil tanrısal kutsanmışlık algısıyla yaşadığı hayatın hiç bir yüküne emek yormadıkları evlerinde veya her yerde bakıcıları ahçıları temizlikçileri koruyucuları uşakları hizmetçileri vardır.
Bu yüzden bin yıllardır büyük EMEK katkı dayanışma gayret ve çabalarla insanlığın ortak yaşama sanatına ilişkin biriktirdiği özgürlük adalet ilim yol akıl fikir vicdan barış sevgi saygı gibi değerler zenginliğini hiçe sayarak başına buyruk zorbalıkta “ İran’ ın petrolünü pahası her neye mal olursa olsun ben kendime istiyorum. Adı Hürmüz olan bezirgan geçişli yeri Trump boğazı olarak değişinceye kadar ve kayıtsız şartsız buyrulan şartlara direnen pislik herifler teslim oluncaya kadar ülkelerini dünyalarını tarihin görmediği vurucu silahlar şiddetinde yerle bir edip başlarına yıkacağım “ diyen futursuz cüret, hadsiz hukuksuz ihtiras, hiper süper mendebur manyak homurtu ve azgın sapkın katliamcı tiranlık, en adi alçak görgüsüz asalak gözü dönmüş aşağılık rezil murdar yaratıklılığın insanlık dışı sadistliğini alenen ve açıktan açığa bu kökenlerddn tohumlanıp HORTLAKLAŞMAKTADIR.
Her gamın bir ferahlığı vardır malum üzere amma ve lakin..gerek dinbazlık oynayarak veya mezhepçilik yaklaşımıyla bugüne kadarkilerde olduğu gibi sıraya konulan her yağma işgal talan ve yıkımlara karşı hiç bir etkin dayanışma yürekliliği göstermeyen İslam ülkelerinin sıra kendilerine gelinceye kadar uzaktan baktığı veya kendi konforlu durumlarını kurtarmaktan başka hiç bir kaygı ve düşüncelerinin olmayan emperyal yağmacılığın bizzat ortağı ve işbirlikçileri olan despot yönetimlerin umursamadığı ablukaların sardığı cehennem ateşinin düştüğü yeri yakıyor gerçekliğiyle, sevgili İran halkının bütün endişelerini kaygılarını ve acılarını paylaşıyor, onurlu haklı ve korkusuz direnişlerine bir kez daha en canı gönülden saygı selam ve sevgilerimi yolluyorum.
Seyfi Karaca…. Mart/26
..
KATLİAMCI ve TAPINAKÇI DİGİTAL ŞOVALYECİLİK
…
Soygun sömürü işgal talan baskı yıkım ve yağma katliamcılığında hiç bir ahlaki hukuki ve siyasi değer kural kimlik tanımayan azgın sapkınlık, etnik ve inanç ayrılıkçılığını tsürekli kendine istismar maskesi olarak kullandı.
Katliamcı ve Tapınakçı şövalyeciliğin bütün sömürgeci istilacı acımasız ruhsuzluğuyla tam kadro modernize olmuş digital yazılımlı emperyal vampirliğinin BOP takıp tertibat ve ekipman güncellenmesidir…
Maddi manevi her şekil Ganimet yağma yıkım çıkarına uygun olana göre aklı fikri iradesi hazzı hevesi düşüncesi duygusu merakı ve ilgisi soygun sömürü esaret çarkının yozlaşma foseptiğine , karanlık uçurumuna ve bağımlılık kelepirine düşmüş kalıplaşmış insan yığınlarını kolayca dürtü eğilimleriyle güdümlemede dilediği her yeri yönlendirdiği kalabalıkların formatlanacağı şekilde kamçılayıp baskılayan ; saklayıp gizlemek istediği her somut ve toplumsal gerçeklikleri de dilediği gibi herkesin kendine yabancılaşmasını kanıksayıp kutsayacağı dozunda algısı alışkanlığı ve ilgisi yapay zeka ruhsuzluğuna dönüştürülmüşlüğün her dayatmayı sindiren itirazsız tepkisizliğini amaçsız ve anlamsızlığa zindanlaştırıp uyumlu kulluk kölelik karartması yaparak..
Yobazlığın gericiliğin karanlığın tetikçiliğin uşaklığın çıkarcılığın istismarın ve cehaletin her türlüsüyle işbirliği içinde olan, köpürtülüp kızıştırılan ve her gün dozu daha da ultra sapkın düzeylere şiddet azdırılıp kudurtulan savaşta, azgın hevesli keyfiyet istila katliam endişe korku kargaşa yıkım ve işgallerin cehennem tetikçisi tecavüz silahlarının etki gücüne dair yürürlüğe konulan İran sahasında kıyamet uygulamalı somut pratik denemesi ve pazarlaması borsalanmakta.
Taa özel kurgularla silah, teknoloji, makina, petrokimya ve otomobil sanayi emperyalleri çıkar hesabına birbirine düşürülen İran - Irak bopazlaşmasının artçı devamındaki çatışma ve silsile savaşları kalıcı hale getiren Irak odaklı Körfez Savaşı’nda adını Haçlı Seferi olarak adlandırdıkları dünyanın topyekün cellatları’ nın ortak ittifakla toplumsal birlik bütünlüğüne kastedilen coğrafyaları dilediği bölünmüş parçalanmışlığa göre değiştirip bozarak ülke yapılanmasını yerle bir ettikleri, keyfiyet demografik yerleştirme oynamaları yaptıkları, kaynak ve zenginliklerine çöküp çullandıkları ve milyonlarca insanın ölümüne sebep olup en acımasız yersiz yurtsuz sefil ve sürgün acılarla cebellelen esaretin yıkım vahşet ve katliamcılığı yaşanmıştı.
Kusur eksik arayan ve kollayan kendini hayattan soyutlar eksiltir ve bozar. Çünkü varoluşlar ve bozuluşlar arasında işleyip çalışan hayat sarkacı ve insanlık dengesi, değerler yozlaşmasıyla yıkımlar sürekliliğine saplanır bloke olur, muhabbetten mevzudan kopar ve kesilir.
İyi komşuluk ilişkileri, öz kardeşliğin bıraktığı boşlukları bire bir dolduracak kadar yeğdir, gereklidir ve değerlidir. Çünkü arandığında her zaman değeri varlığı ve kıymeti hayati önem taşıyan kardeş bulunmayabilir ama, iletişimi samimi paylaşımcı dayanışmalar üzerine kurulmuşsa iyi ilişkiler komşuluğu her zaman hazır ve mevcuttur. Bu yüzden duvarına veya ortak yaşam etrafına kurulu evin komşuluğu çöküp yıkılınca, seninkinin sağlam diri dinç ve huzurda kalması asla mümkün değildir. Haksızlığa zalime zulüme kibire üstenceliğe dayatmaya fırsatçılığa kaypaklığa çapulculuğa keyfiyet ve zorbalık hükümranlığına karşı cesareti özgürlüğü vicdanı sorumluluğu adaleti duyguyu saygıyı düşünceyi dürüstlüğü mertliği ve ortak aklı kimliğiyle özdeşmiş olan biz Türkler, ezelden beri burayı hep böyle bildik anladık inandık yorduk ve yaşadık. Zalimin keyfiyet zulmüne karşı mazlum İran halkının ( yıllar yılı yobaz despotluğun ülkeyi gerici karanlıklara yıkıp gömen tutuculuğa eleştiri hakkımızı saklı tutarak) tüm acılarını paylaşan ve ortak olan kardeşlik insanlık ve komşuluk yürek yakınlığındadır aklımız fikrimiz ve kalbimiz.
Ülkelerin tarihsel süzgecin yüzyıllarcasıyla elde ettiği varlığına birikimine yaşamına toprağına hakkına kaynaklarına ve maddi manevi her şeyine en aşağılık haydutluğu ederek evlerin binaların yolların çarşıların meydanların tesislerin yıkıcı vampirlikle yerle bir edildiği ve çocukların toplu katledilişini zafer sarhoşluğu narasıyla şiddeti ve boyutu azdıkça kuduran iştahla akıl almaz bütün cellatlığı zebaniliği ve caniliği yaratıklaşan mahkukluğun çapulculuğuyla, “ kuduran petrol fiyatlarından bana ne, mühim olan bütün dünyanın Amerika ve İsrail’ le hiç bir buyruğuna itirazsız hizaya gelip anlaşması uyuşmasıdır, bu yolda kimin cunta, kimin dikta, kimin demokrasi filan olup olmadığı umurumuzda değildir . “ mega manyaklığını kusmuş köpürmüş ve kirli kanlı gerçekliğini gizlisiz saklısız itiraf etmiş küresel istila ve işgaller zebanisi Netenyahu” nun yazı turası Tramph.
On İki Eylül’ ün “ bizim oğlanlar çok iyi iş becerdi” parolalı sivil sanayi ürünü olan; ve özgür bağımsız üniter ve ulus devletlere tahammülü olmayan küresel işgalciliğin ürettiği yapılandırdığı ve donattığı seçkin kukla ve piyonlarını dilediği her yıkım yağma ihtiyacına göre İsrail’ in güvenliği önceliğini esas alarak ödüllü övgülerle projelendirdiği BOP Eş Başkanlığı’ nın temeli de tam da bu tarihlerde atılmıştı. Hatta kuralsız kanunsuz vahşi kapitalizm’ in devletçiliği ortadan kaldırarak her şeyin sınır ve doyum bilmeyen etiket fiyatını, yaşam hikayesini ve yoksulluk kaderini belirleyen azılı tekelciliğe devreden yayılmacılık ihtiyacı ve iştahına göre ülke sınırları içerden dışardan menfaat ortağı her çapulculuğa açık modern kapitülasyon nitelikli serbest piyasacılığın mimarı olan Özal, Irak’ a ve tarihi m coğrafyaya göz koymuş Amerikalı’ ların cayma ihtimalini sıfıra indirmek için tüm gayretiyle iştahlarını kabartan taşeronluk mekiği dokuyarak adı Haçlı Seferi olarak konan küresel cellatlığa Küreçik yahut Çekiç Güç gibi her türlü uygun mümkün destekli ayarlı düzenli ortam sağlamıştı.
O gün bu gün Kalıcı Yaygın ve Geleneksel hale gelen bu mekanizma, Yahudi Hristiyan ortaklığıyla islam coğrafyasının topraklarına birlik bütünlüğüne ve her türlü kaynaklarına yönelik gerçekleştirilen her yıkıcı bölücü katliamcı ve işgalci ölüm zulum işgalciliği, yerel toplumların algı yönetiminin kulu kölesi olması, etnik mezhepsel kiralık ulaklıkları ve sür saltanat ganimet ortağı yerli işbirlikçileri aracılığıyla kimlikleri ve inançları kendine istismar maskesi olarak takınan her türden ve her şekil soygun sömürü gelenekselliği, yerleşik yaygınlığa İran noktasında çullanan çapulculukla sosyetik kutsama ayinli Trump - Netenyahu sapkınlık cellatlığının - uzun soluklu olması halinde dünyanın felaketiyle sonuçlanacak olan- süre gelen devamlılığını bulmuş durumda.
Seyfi Karaca.. Mart/26
..
AŞKA HASIR HARMAN
..
Doruktan
Yamaçtan
Beldeden ve belenden esmer kumaşlı bir düğün salkımlarına emsal kozasını tazelere çözmüş
Kolyesini takınmış fırtınayla kara bulutların salıncaktaki suskunluğunu dansa davetidir sanki
Ve pusulasız künyesiz ıssız bir hıçkırıktan yol almaya devam etmekte olan eski yazlardan kalmaların
Kendi kanatlarına takılan pusulasız gökyüzü uçsuz bucaksızlığı yeryüzüne hasır harman
Ömrünün kıyısına vurmuş bir kayık
Portakal ağaçları
Çorak bir tiren
Güneşlenen bahçe
Evlerin pencereleri
Meydanların yalnızlığı
Kalabalıkların soğuk duvarları
Sokakları şehirlerin
Ve saydam bir çınlayışın keman yansıması deminde insan sesine karışmış kuşlarla,
Güneşe damlayan baharın körpe tomurcuk rengine hasır harman
Ve bestesiz çalgısız suya toprağa dolanıp dönen hayatı yorup öğütüyor
Zaman denen
Aşka hasır harman değirmen
Seyfi Karaca… Şubat/25
.. …
YAĞMA TALAN ve YAYILMACILIK TOPLU İNTİHARINA İLİŞKİN
…
Sömürgecilik, işgalcilik, kolonicilik ve yayılmacılık açgözlülüğüne dayalı şavaşlar, yeryüzünün tek başına hakimi olmak için tarih boyunca bilimsel gelişimin sürekli çağ atlamasını tetikledi. Bu bağlamda yapay zeka, Yıldızlar Savaşı markalı SDI projesinin yan ürünüydü.
Güçte şatafatta gösterişte ihtişamda yetkide buyrukta keyfiyette ve dilediğini dayatan otoriter üstünlükte hiç kimsenin ulaşıp erişmesi imkansız imtiyazlı ve seçkin dokunulmazlığını ölümsüzlükle eşdeğerliliğe elde etmek için başkalarını kendinden ezik, düşük, aşağılık, anlamsız, değersiz ve her türlü insanlık dışı haksızlığı hukuksuzluğu tecavüzü talanı baskıyı vahşeti zorbalığı zulümü saldırıyı ablukayı ve şiddeti kendine özel kutsanmış hükümranlık ayrıcalığı olarak gören bilen algılayan ve davranan saplantılı içgüdüsel ve şizofren yaklaşımlı hükümranlık sadistliğinin dürtü bağımlılığını kırbaçlayan hiç bir şeyle aska yetinmeyen doyumsuzluk ihtiyaç gereksinimine göre üstüne gelişmişlik ve ÇAĞ ATLAMIŞLIK damgası vurulan tarih kuruldu yaşandı yönetildi hikayelendirildi şekillendi ve kayda geçti.
Kirli SİYASET, moda müzik medya reklam lüks estetik cerrahi ve yoz kültürü besleyen dizi magazinciliği, betonarme bloklaşması mütahitliği ve SAHTEKARLIK tarikatçılığı bu azgın sapkınlığın sadece kullanışlı ve proğramlı buyruklara müsait ve mahsus tasarımlanmış yontulmuş tezgah .kuklalarıydı.
Bu yüzden tarihe damgasını vurmuş “ bütün yollar Roma” ya “ gider özdeyişi, milyonlarca kilometre kare toprağı dağları ırmakları ve büyük denizleri hak hukuk sınır tanımaksızın İÇ EDEREK binyıllara varan milenyum yılları boyunca kendilerini hükümranlık ettikleri yerlerin karlı konulamaz korunaklı ölümsüz İlahları ve istila edilenlerin hayatını astığı astık kestiği kestik kulları ve köleleri olarak gören ROMA İMPARATORLUĞU modelindeki bütün işgalci kolonici ve i sömürgeci baskıcı yayılmacılıklar yürüttükleri sürecin başarısı için savalın, çatışmanın, korkunun, ölümün, kargaşanın ve zulmün sürekli kuşku endişe kaygı belirsizlik istikrarsızlık kundaklayarak hayatını teslim etmiş yığınlara -kulluk köleliği ezikliği ve sefaletle yetinmeyi terbiye eden- karşı daha inanılır güvenilir sosyal adil mutlu yalamlar kurmak için değil, kendilerinin özel konforlu alanlarını yıkılmaz yanılmaz ölmez ve yenilmez sür saltanatlıklarını güvenceye almak için tarih boyunca daha sağlam evler binalar kuleler bentler setler şatolar hisarlar yer altı sığınakları surlar piramitler ve kaleler yaptırmak için tarih boyunca ilim bilim icat ve teknik mühendisliğini kiralayıp bu güne değin inşaat mimarlık ve mütahitlik sektörü gelişimini tetikledi ve kullandı. Aynı güdümlü ve saplantılı niyet keşfederek işgali kolay kılan kayık tekne armada ve filo gemilerinde olduğu gibi, kılıç kama pala bürs zırh mızrak kargı zıpkın ok yay mancınık ve Arşimet’ in Ateş Topları’ na varıncaya kadar ilim bilimi kiralayıp kullanarak insanların daha sağlıklı mutlu güvenli bilinçli duyarlı kültürlü özgür adil saygın ve sosyal yaşamlarının özgüven kalitesini artırmaya yönelik değil, işgalciliği yayılmacılığı tecavüzcülüğü keyfiyetçiliği sapkınlığı zorbalığı ganimetçiliği şiddeti ölümü ve SAVAŞI ÖNCELEYEN her şeye ölümsüzleşme imtiyazlaşma kutsanma ve hükmetme sadistliğiyle her türlü teknolojik sıçramaların sebeplisi oldu.
Her oluşumun zıddını ve tezatını kendi içinde taşıdığı gerçekliğiyle, savaş ölüm zulum için üretilmiş olan her araç gereç makina cihaz aygıt bina depo sistem vesairler, savaşın ve çatışmaların ara dönemlerinde üzerinden etiket fiyatını patron Pazar ve Piyasa tanrı ilahlarının belirlediği yüksek soygun sömürü kazançları elde etme hırs yarış rekabet ve ihtirasları dürtüsüyle kendilerini korunaklı izalasyon ve inziva garantisine almak için üretip geliştirdikleri bilim teknoloji ürünlerini tarih boyunca SİVİL YALAŞAM’ ın zorunlu ve sürekli ihtiyaç artıran tüketim dolaşımına vitrinlediler. Bu yüzden kurulumu üzerinden sürekli kazanan ve hiç kaybetmeyen kibir hırs tamah yarış saplantı ve sür saltanatı hiç değişmez ölümsüzlük düşkünlüğünün servet mal mülk ihtişam zevk sefa ayrıcalık imtiyaz bağlamlı soygun sömürü pazarında alışarak bağımlılığının kulu kölesi olunması istenen hiç bir dolalımın geri dönüşü kısıtlanması ve engellenmesi ( şileden çıkmış CİN gibi pazar piyasası azdıkça daha da cilis makinalaşmış insanı çöpe poşetleyerek yaşamın yerleşik dolaşımına kök salmalara kuduran sanal iletişim ağının veya yapay zeka çağının ) asla mümkün değildir.
Bu yüzden Sanal ağlarla kurulu YAPAY ZEKA ÇAĞI, GORBÇOV’ un bile bile kokuşmuş ve hantal bürokrasi sultasının sakarına getirilip sekteye uğratılmış Sosyalizm’ den son arta kalan kırıntılarını yüksek teknoloji Kapitalizm’ piyasasında SATARAK, afişi yırtılmış kovboy kılıfından çıkma RONALD REGAN ‘ ın Avrupa ve Amerika kıtalarının en ileri düzeyli mimar mühendis ilim ve bilim adamlarını hiç kimse ile temas kurmayacak şekilde kontrollü kilit altına alıp uzaydan dünyayı işgal etme gibi en akıl almaz sapkınlığın YILDIZLAR SAVAŞI ( SDI) projesi, seksenli yıllar boyunca imalat ve fabrikasyon hızını kesmeksizin sayıları sistemleri çoğalmaları sembolleri ve hiç yorulmayan ÖLÜMSÜZ dolaşımları kendi aralarında her çeşit bilişim teknik iletişim ve yaptırım buyruğunu saniyesinde ve anında yerine getirme proğramcılığıyla birbirine bağlayarak bugünleri devralan YAPAY ZEKA robotlaşması, Yıldızlar Savaşı’ dan üretilip geliştirilerek sivil yaşamın bütün hak hukuk algı ilgi akışkanlık BAĞIMLILIK ve tüketimine sunulmuş CNC teknolojisi ürünüydü.
Malın mülk servet saltanat ve hüküm sahibi ölüm zulum ilahlarıysa buraya depolanmış ilim bilim ve teknolojik SİLAHLANMALARA güvenerek, sayısız savaş kargaşa vahşet dehşet işgal korku baskıların her an her yerde yenisinin sürekli güncellendiği ve sür saltanatlıklarını ölümsüz kılmanın ROBOT ordularını tedavüle koydukları ve ATOM eksenliliğin sürekli değişen dönüşen çağ atlamalarını tetiklediği kaos sefalet yıkım ve kıtlık kıranlar cinnetinde tüm yeryüzünün varlık özgünlük özgürlük ve yaşam hakkına yönelik tüm dünyayı saran topyekün kıyamet çevirmeleri, zulum dayatmaları, çapulculuk kuşatmaları, saldırı sapkınlıkları, tecavüz ve korsan cellatlıklar devriyesi gezinmekte.
Bu arada Pekaka müfettişi Mazlum Abdul’ un Amerika- Avrupa testleşme görüntülü restleşme fırsatının istifadeye çevirme ara fırıldaklığına ve etkin kullanışlı piyonculuk dalkavukluğuna buyrulup çağrıldığı Almanya Münih Güvenlik ve toplantı konferansında ( abd şam el şarra ve istail gizli özneli filan ) Tom Barrak” bir resim bin kelimeye bedel diye adlandırıldığı Türkmen’ lerin her zaman olduğu gibi adının dahi anılmadığı ve Türkiye’ yi hedef alan “ masada değilseniz, menüdesiniz” BOP yazılımlı kirli kopuk karanlık ve kahpece hüküm, resmen yeryüzünün idam kararına bağlatılmış
Kendilerini kutsanmış seçkin imtiyazlı üstün ve ( her yaptığı yanlış dahi doğru bilinilmesi şart kolulan ) sorgulanamaz olarak onların her dayattığını sorgusuz sualsiz kabullenen adanmışları kullanışlı kulları ve köleleri saydıkları için kendilerine karşı olası her tepkiyi yahut itiraz hakkını suç günah işleyen teröristlik yaftalamadıyla hınç öfke ve şiddet yaptırımına giderler ki…
Herkes sanal ve yapay iletişim ağı yoluyla herkesle ilişkili bağlantılı gibi sahte kimlikleri bozuk kişiliksizlikleri ve yapay mutlulukları taklit etse de yalnızlık hücre çölünde sürekli arıza verip sorun sermayedardır burada.
Her türlü hormon doku organ bünyevrıh ve foksşhon bozukkuğuyla tıkanır işlevsizleşir cansızlalır ve böyle durumda en hafif zerrelerinbile yaşıyamaaz katlanamaz
sürdürsmrz hale gelerek ölümü gerçekkeşlr
Henüz soyutken veriyken aklında hayalşnde bile olmayanlarrın somutuna dönüştü her şey yapay zeka çağına ışınlandı.
Hormon kimyasallarıyla yapay zeka çağının her şartlandırılmış proğramlılığı tüketmeye mahkum dürtü güdümlüsü ve bağımlısı yer yüzü köleliğini -üretim irade ve paylaşımdan yoksun - finans pazar ve piyasacılığıyla başka öıkışı ve seçeneği olmayan tükenmiş kabulün bütün kötülüklerini kabule zorlayan manipülasyonlara açıklığı hiç zahmetsiz kolayca kundaklayıp yönetmekteler.
Savaş esaslı dünyanın tanrısı ve ölümsüz rakipsiz hükümdarı olma niyetlerinin ayartıp kurguladığı Bilim Kurgu ve teknoloji AĞI sanayisiyle en azgın ve sapkınlık DİGİTAL hegemonya zirvesine ulaşan savaş çatışma talan yıkım ve yağma örgütlenmeleri, hızına sıçrayışına yetişilemeyen kıyameti tetikleyen sorunlar silsilesinin her zaman her çağda kundaklayıcı virüs sebepleri ve yıkıcı çıban başlarıydı…
Din pazarı inanç piyasası ve iletişim sektörü kimliksizleştirme bezirganlığında monopolize olmuş digital iletişim ve tüketim çılgınlığında parıltılı olanın cazibesine tutsak olup maddi olana tapınarak soyut olanı somutlaşıyor ve hamasetten efsane hiç kimseye hiç bir şey ifade edip anlatmıyor doyurmuyor inandırıp ikna etmiyor ve durdurulamaz yeniyi arama zorunluluğuna kaçışın önünde duramıyor.
Çünkü her duyarlılık liyakat irade etki yetki cesaret özgürlük güven vicdan birikim akıl fikir kararlılık sorgulama surumluluk gibi her şeyi elinden alınmış tüketim bağımlısı insan bile isteye tüketim bağımlılığına tanrılım yaparak kişilik bozan kader yazan istismar dayatan hükmedenlerin kodladığı ve proğramlası üzere yarım yoksul inançsız itibarsız ve eksik bırakılıyor .
Bütün değerler aşınır, yapısal dokular çürür, aidiyet bağları kopar insanlık ileri düzeyde zamanın öğüttüğü kökülüklerin kuku kölesi olur ve geriler.
Çünkü bir taraftan icat ettiği sırları çözülmüş zırhlar silahlar aletler ve cihazlarla kendini en korunaklı erişilmezin kutsanmış ilahı yapmayı umarken, diğer taraftan soygun sömürüden çok kazanma dürtüsünün gereği insan kalabalıklarına her üretilmiş olanı iletip yaygınlaştırma zorunluluğu birbiriyle çelişen tezat olsa da kendini yok etme pahasına bu hırs ve saplantılı eğilimin doğurduğu sonuç olarak - batıyı sözde tenkit tedip sosyetik bütün taklitçiliğini ve yozlaşmışlığını özenen doğu oryantalizmi gibi- tüketilmesi için sosyal bağımlılık piyasasına sürülmüş hiç bir düzeneğin bir dayatmanın veya ürünün baskıladıkça daha kışkırtan merak ve ilgiyle - bir daha geri dönüşü ve geri çağrılması yoktur.
Alt gerekçesinde kendini savunup korumak güvenliği maksadıyla bile olsa rampalara paletlere füzelere frekanslara kimyasallara radyasyon ve radyo dalgalarına yapılan her yatırım, felaketleri daha büyük önlenemez kapsamlı yıkıcı sarsıcı ve etkin felaketlerle bastırma niyeti güttüğü sebebiyle ortaya konulan tasarımdan pratiğe dönüş eylemi hayatı dünyayı ve insanı yaşatmaya değil, zarar verebileceğinin en kötüsüyle öldürüp yok etme cinnet ve cinayetine dönüktür.
Sosyalizm’ in üst düzey seçkinler sultasına zümreleşen ihanet ve istismarları sayesinde çürüyüp dökülen Son külüstürlerini batı sömürgecilerine kopardığı istifade çıkarı miktarı karlılığında satarak tek kutuplu globalızm hegemonyacılığına sınırsız sorgusuz çapulculukla talana vahşete kargaşaya çatışmaya işgale tecavüze açık yağma arazisi olarak dünyayı teslim ettiği kör noktayı buranın demagog tetikçi ve kiralık silahşörleri ( Samuel Hungtinton, Grabam Fuller, Obana, Clinton, Kondelela Rays, Zuckerbrrger, Hurley Stiv, Javed Karşm, Jeff Bozes, Stiv Jobs, Elon Mask, ve diğer petro kimya haydut harami topluluğu vesair) burası tarihin bittiği yerdir diye mühürleyip Yapay Zeka kurgu bilim elektro sinyal siren ve elektronik teknolojisinin Peneumatik ve Hidrolik sanayi aksamlarını da yedekleyerek piyasaya hakim olanlarını yeryüzünün son model tanrıları olarak tüketime sunup damgaladı. Durumu yancı sindirilmişliğin pusu kenarından izleyip gözetleyen Çin ise Sovyetler’ in uğradığı akıbetten enkaz çıkarımları yaparak kendini yayılmacı neo liberal kolonicilere gönüllü işgal ettirip eldeki bütün bakir kaynaklarının YAPAY ZEKA’ laşma karşılığında bile isteye talan ve tecavüze uğratıp vahşi kapitalizm’ i bütün hışım hırs yarış çevirme kulatma istila soygun vurgun sömürü iştahlı karakteristik yapılanmasını benzeşerek satın aldı.
Bu yüzden de yeni dünya düzeni yetmesi Emperyal devşirmesi donanımlılığıyla Çin’ in öteki haydutlarla paslaşarak odaklandığı yayılmacılık hevesinden ve sürekli sermaye artırını sağlamaktan balını kaldırıp kimseye ilaç derman olma maksat meyil ve niyeti yoktur.
Bugün Bop Globalizm’ i kapsamında silsile küresel veya bölgesel savaşların kışkırtılan eşiğini liste sırasını kapısında pençeleşen İRAN ise, Obama’ yı yutkunduğu sarhoşlukla baklenen ‘ Mesih ‘ ilan etmişti.
Tüm bunlar eşliğinde ve kapsamında Bop plan proje ve senaryo yönetmelikli ve Tom Barrak ince ayar işi olarak yürütülen ortak KOMİSYON kurulumundan, her yapılanmaya yedekçi Yeni CEHEPE , Erkan Baş İşçi Partisi, Emep gibi ( sözde ekonomik esasların her şeyi belirlediğine inanan, etnik ve mezhepsel insan farklılığı gütmeyen, ayrımsız gayrımız bilimselliğe dayalı ve somut gerçeklerin savunucusu olduklarını istismarlayan ) ve benzer koalisyonun diğerleri, seçimlerden bir an evvel öncesi ivediliğiyle Pekaka’ nın ön koşulladığı her satıra ittifakçılarla beraber teslimiyet onayı verdi.
Bu yüzden insanın bütün yedek parçalarının fabrikasyon icadı seri üretim kimyasallarıyla KLONLANDIĞI büyük bozgunlar, yıkımlar, kayboluşlar, sonsuz yok oluşlar ve iradeden tercihten saygıdan,,özgürlükten yoksun gıda sağlık ulaşım barınma enerji eğitim ulaşım lüks imaj maske özenti gösteriş ve iletişim bağımlılığı tutsaklığının muhtaç ve mecbur tüketim müşteriliğine köleleşmiş kesintisiz başkalaşım yabancılaşma değişim ve dönüşümlerle özgün kişiliğini hikayesini gerçekliğini edebiyatını kültürünü sanatını duygusunu düşüncesini duyarlılığını aklını hissini benliğini vicdanını ruhunu cesaretini aidiyetini özgüvenini ve yaşama sevincini yitirmiş kimliksizlikle taçlandıran tüm evreni kapsayan ve dünyayı kasıp kavuran Yapay Zeka Çağı’ ndayız artık.
İlerdeki yapay zeka yapılanmasının getirdiği yıkımla, rakamlar sesler sinyallerle donatılı soyutken sembollerden ibaretken, her gün akıllara ziyan hızla rekabetçilik işgalcilik ve yayılmacılık kodlarından geldiği hışmın açlığını doyurmak için kendini üreten insanın bile tanrıcılık müdahalesine izin vermeyen; insanların cihazların ve her türlü makinaların her işlevini fazlasıyla yerine getiren somut varlıklar olmaya canlandırıldığı beraberinde yerinden kalkmadan her ilişkisini kargodan ısmarlayan siparişlerden getiren Yapay Zeka, İnsanı sürekli hiçliğe işlevsizleştirerek cehennemin dibinden daha aşağıya çeken korkuyu ruhsuzluğu kargaşayı bilinmezliği ve mutsuzluğu kanatmaktadır
Seyfi Karaca…. Şubat/26
…
PİYASA ZORBALIĞINA ve YAPAY ZEKA CÜNNETİNE DAİR
…
Toplumsal faydayı, adaleti ve ortak yaşam değerlerini gözetmeyen her adım ilerleyiş ve kaçış, dönüşü olmayan kızgın kıyametlere rekabetleşerek sağlıklı ve saygın gelişimini durdurmuş piyasa zorbalığı ve YAPAY ZEKA ilkelliğine cehennem etmektedir insanlığı.
Aklın fikrin onurun sorumluluğun ahlakın ve vicdanın hiç bir katkı değerinin kalmadığı ve gözetilmediği, her şeyi hiç bir kanun kural değer sınır ihtiyat tanımayan duyarsız bencil bağnaz ve ruhsuz PİYASA DİKTATORYASI’ nın en acımasız ve aşağılık yöntemlerle faturalandırıp etiketlediği soygun vurgun sömürü ve talan açlığını doyurmaya yönelik çıkarcılık düzeneği kurup dayattığı ve hiç bir özgür iradesi olmayan insan tipi modellediği çevrim çarkında tüketim ihtiyaç sınırını bilmeden özendiği eşyalaşma fetişizmine makinalaştıkça ve robotlaştıkça azgın rekabetçiliğin en kullanışlı ürünü haline gelen insanlık, günden güne yerini soyut ruhlu Yapay Zeka” ya terketti.
Vahşi Kapitalizm’ in veya Neo Liberalizm’ in ilk amentüsü sayılan “ kendinden, hiç şu bir şeyden ve hiç bir yerden mutlu ve memnun olmama’ kodlamasının modellediği insan tipi, nerde ne aradığını bilen yetinme ve ÖZGÜVEN duygusuna körelmiş kendini ve her şeyi sürekli değiştirip dönüştürmeye sonsuz kaçışların kulu kurbanı müşterisi muhtacı üreticisi tüketicisi ve kölesi olarak, her gittiği yerden aidiyetini yitirmiş ve hiç bir özgün gerçekliği olmayan kamuflaj görseller pozlamayı muhtaçlığının züğürt teselli gıdası ve bağımlılık afyonu zikzaklarıyla kendini baskılayan kurak çöl çorak ve kabız yaşam döngüsünde kurgulanmış olanların ruhsuz duyarsız robotlaşmış halidir artık.
Nerde duracağını bilmeyen ve eşit paylaşım zenginliği olmayan kuralsız akılsız ahlaksız vicdansız kültürsüz sanatsız ilkesiz bilinçsiz sorumsuz itibarsız aidiyetsiz adaletsiz hukuksuz ve liyakatsiz en sapkın rekabet hırs ve yarış girişimciliğiyle ortaya konulan her performans, eğitimli ve örgütlü cehaletin içgüdüsel dürtülere tutsak önyargılarıyla - her hamlesi hangi sonucu verirse versin akıl vicdan muhasebesi yapmaksızın - önü alınmaz ve geri dönüşü olmayan kıyameti tetikleyen evrensel boşluktaki sonsuzluğa hükmetme çılgınlığının kışkırttığı korku kabus sindirme baskı tehdit savaş çatışma sefalet mal mülk para ihtişam fuhuş furya bağımlısı gericiliğinin ve ilkelliğinin YAPAY ZEKA kara deliğine çökmüş çakılmış durumdadır artık insanlık.
Ve burada toplumsal faydayı gözetmeyerek insansız aidiyetsiz ve toplumsuz eşya servet mal kumaş mülk gösteriş maske imaj tarz altın düşkünü eşyalaşma ve i metalkeşme soğukluğu kültürsüzlüğüne ruhsuzlaştıkça her döllenme nesli tükenmiş tek tip ve tek cins algı hücresinin proğramlı ve güdümlü kulu kölesi metavers robotları halini alırken, insanın her alanda her şeyin varlık hukukuna ve yaşam hakkına engelsiz kuralsız rakipsiz hükmetme yarışı uğruna ürettiği robotların artık her geçen gün daha da akıl almaz hızla ete kemiğe büründürüldüğü bu günlerde, yeryüzü hikayesini ve işlevini sonlandırmış insanlığıyla hiç kimse kendisi değildir artık.
Doğal yaşam döngüsünde kullanılmayan ve varlık göstermeyen her şey bağışıklığını ve direncini yitirdiği etkenlere saldırganlıklara ve müdahalelere karşı anlam ve değerinden düşerek kirlenir, paslanır tenekeleşir çürür ve çoraklaşır. İnsanları aveme süper çarşılarına ve beton bloklaşma hücrelerine doğal özgün duyarlı ve özgür yaşam bağından kopararak doldurup boşaltmayı gelişmiş kalkınmışlık olarak tüketim tutsaklığı kulluk kölellerine KAZZIKLAYAN ileri düzeyli kalpazanlık, mal mülk cevher servet gibi her ışıltılı metalleşme saplantısında değerden düşen insanlık da, öz varlığını kullanmadıkça doğal yaşamını yitirmiş paslanmış çürümüş yozlaşmış ve telef olmuş diller yollar özgürlükler bilinçler anlayışlar kazanımlar alışkanlıklar ilişkiler itibarlar öğretiler birikimler inançlar bellekler dağarcıklar bilgiler yöntemler beceriler ve kültürler gibiydi.
Insanların can , hayat, iletişim, kültür ve yaşam ana damarlarına sokulup sinerek, dolaşımdaki sosyal siyasal ekonomik yığılmalara yozlaştırıcı yıkıcı öldürücü ve çölleştirici her türlü soygun soygun talan ve keyfiyet içgüdülerini doyurup tatmin etmeye menfaatçiliği çıkarcılığı ilkesizliği zorbalığı acımasızlığı haksızlığı hukuksuzluğu şiddeti sahtekarlığı onursuzluğu vicdansızlığı ve kişiliksizliği tüketim piyasasına dayatarak bütün kokuşmuş yozlaşmış çürümüşlükleri sıradanlaştıran ülke toplum devlet ve insanlık değerleri yapay zeka ruhsuzluğuna özelleştirildi. Çünkü senin iyiyi adaleti hakkı hukuku saygıyı sevgiyi kültüre edebiyatı sanatı aşkı güzeli doğruyu doğayı hayvanı börtü böceği sonsuz sınırsız insanı ve evrensel zenginliği dileyen savunan takip ve talep eden yaşam şavaşçalığın öldükçe azalan ve azaldıkça eksilirken, kötülüğün tohumunu ekip biçen korsan yağmacıları ve piyasa borsacıları her damardan fışkıran kanser hücreleri ve yıkım yapma cellatları olarak artıp çoğaldıkları tüketim çılgınlığı hızından YAPAY ZEKA hortlaklığına insanlığı rezil maskara ve murdar etti.
Bu sebeple de Bop Eşbaşkanlığı i’ nın söz ve salahiyet yetkilisi olan Arınç’ ın ( en etkin muhalefeti ancak biz kendimize yaparız gibiye ) “ takke türban, din iman namına herkes bizden kopuyor ve hızla terkediyor ” sitem ve serzenişi, zaten toplumsal faydayı, adaleti, saygınlığı, huzuru, güveni, kültürü, dili, edebiyatı, sözü , sohbeti, sanatı, bilimi, paylaşımı, eğitimi , özgürlüğü sosyal eşitliği ortak inancı ve mutluluk sevincini kurup donatmaya değil, uluslararası işgalciliğin proğramladığı ilimden toplumdan hukuktan itibardan paylaşma duygusundan ve liyakat iradesinden dünyadan hayattan ve yaşam gerçekliğinden kopuk güç ihtişam imtiyaz ve gösteriş zehirlenmesine hurafe ve hamaset donanımlılığın soygun sömürü rekabetçiliğini kurumsallaştıran her türlü ahlaksız kuralsız acımasız ve yolsuzluklarına talanı vurgunu ve sahteliği hükümran eden Bop icadı yıkım yağma yelpazeciliğiydi.
Seyfi Karaca...Subat / 26
..
ONDÖRT SUBATLAMACASINA ( VELANTiNE AMMA VELAKiN )
…
Gün boyu cinnet cinayet kaza bela yıkım kepazelik döğüş dalaş bozgun boşanma kavga şiddet nefret kuşku karanlık fıtuş furya uyuşturucu mafya tarikat ve kabus haberleri yapan ve veren bozuk düzen ortağı kirli kanallar , günün en nihai sonunda en hayati gereksinimlerini dahi temin ve tedarik etmede sömürü çarkının saniyelik değişen etiketine yetişemeyen kuşatılmışlık ağında kendini bulamayacak kadar yitirmiş ve uzak yaşam yılgını, iletişim bezgini ve hayat yorgunu insan yığınlarına ondört şubat sevgililer gününü cilalayıp , doygun sömürü çarkının karakteri gereği yozlaşarak sonsuz çöküşe sürükleyen çürümüşlüğün kaynak sağlayıcısı olarak tüketim bağımlılığı tezgahına ( canıyla cebelleşen toplumla matrak geçip kafa bulurcasına valantine amma velaki kapalı çarşı işi ) koymakta..
Çünkü…
Soyan sömürenlerin BOP EŞbAŞKANLIĞI tekelinde Sorunların çözümüne azalmasına bitmesine değil, artarak çoğalmasına akıl fikir gayret hile dolap dümen dalavere dolandırıcılık kurgu ve şantaj ateşleyip kundaklayarak, (toplumun eziklik ve çatesizliğini baskı altına alarak) her türlü korkuları dayatmaları hiç bir zahmet gütmeksizin kolayca kabulünü sağlayıp bütün ülke toplum ve devlet zenginliklerini ( kazanımlarını birikimlerini ve kaynaklarını ) kendilerini hırs vurgun soygun talan yağma ihtiras ve doyumsuzluklarının servet saltanat mülkü halinde nüfusa geçirip ciro etmektedirler.
Çünkü istismara dayalı bu kötülük endüstrisi en başta siyasi figüranlarının foyası maskesi imajı ve dalaveresi somut gerçekliklerle hiç bir ilgili alakalı olmayan soyut gündemler kundaklayıcılığının en aşağılık kişilik ve karakter bozuklukluğunu dışa vuran güç servet gösteriş mal mülk şöhret lüks konfor zevk acımasızlık bencillik imtiyaz budalası ve zehirlenmesi sahtekarlıklarından Tükendikçe eskisinden kırpılıp kesilerek koparılan parçalardan yenisiymiş gibi siyasi istismar pazarına sunuldu.
Subat / 26
…
EPSTEİN MARKALI FURYA FUHUŞ TARİKAT SANAYİCİLİĞi
…
Popüler ve YOZ kültürün doyurup beslediği güdümlü kalabalıkların özenti gösteriş ve çılgın tüketim bağımlılığına kulluk kölelik ettiği toplu intihar döngüsüdür, Epstein markalı fuhuş furya ihtişam ve sapkınlık sanayiciliğine insanlığı vampirleştiren çöküntü.
Kapıldığı tanrılattırılmış dokunulmazlıkla her türlü sorgusuz sualsizliğe imtiyazlı seçkinler katında yer bulabilmek için en kısa yoldan ulaşıp erişme sapkınlığıyla bütün insani değerlerini hortlak kefen darasına koyarak ahlaksızlığı hukuksuzluğu sorumsuzluğu kötülüğü acımasızlığı alçaklığı kayıtsızlığı şerefsizliği vicdansızlığı bencilliği fırsatçılığı menfaatçiliği kültürsüzlüğü çürümüşlüğü ve RUHSUZLUĞU kendine yedirerek sonsuz bozulmaların aşağılık yaratığı olmaktan hiç gocunmayan mahlukluğun kendini insan üstü görüp bildiği bütün evrene tek başına hükmetme hakkının olduğuna inandığı ve dışarda kalan herkesi hiç bir saygın değerle özleşmeyen ezilip sömürülecek sıradanlıklar veya böcekler olarak anladığı algıladığı ve bu kapalı devre düzenek içinde yaşadığı çarpık yapılanmakı sadistliğin urlaşmış ve irinleşmiş halidir , insanlığın var oluşundan beri ölümsüzlüğü, her şeye hükmetmeyi ve herkesten AYRICALIKLI olmayı ilk arayışlara çıktığından beri kazanılmış insan değerlerini her fırsatta yozlaştırıp çürüterek günümüze sarkan azan kuduran sinen ve endüstrileşen EPSTEİN furya fuhuş sanayiciliği.
İçinde ve kapsamında parayı arabeskçiliği zorbalığı serveti gösterişi ihtişamı yobazlığı ve çıkar ortaklığını kutsayan her pisliğin mevcut olduğu, dünyadan taze insan cesedi devşirmeli sapkınlık ağıyla donanımlı ve birbiriyle her türlü yasak ve sapkın ilişkili şirketler ofisler markalar örgütler kurumlar birimler devletler ajanlar entrikalar kurumlar dümenler cellatlıklar cinayetler ne ararsan var hesabıyla, kişiliklerinde hiç bir duyarlılık ibaresi ve insanlık belirtisine rastlanmayan vahşiliğin ve vahşetin uluslararası çapta kurumsallaşıp kümelendiği VAMPİRLİĞİN tarikat yapılanmasıdır EPSTEİN markalı furya fuhuş sanayiciliği.
Yapılanmalarında her tepesindeki seçkinleri sorgusuz yargısız itaatlilikle TANRI bilenlerin ölüm odaklı eksenlerde sağlıklı liyakatli bilgili özgür cesur saygın sorumlu ve mutlu toplum olmayı terkederek bütün yaşam enerjisini korkuya özentiye aşağılanmaya gösterişe karanlığa kültürsüzlüğe çirkefliğe kötülüğe kabusa endişeye hırsa mutsuzluğa şiddete kibire ve yarışa harcayarak kendine baskın gelenleri koşulsuz tanrı kabulünden kul kurban oldukları TARİKAT örgütlenmesinin bütün ögelerini kirli yapısında barındıran rol model piyasasıdır EPSTEİN markalı furya fuhuş sanayiciliği.
Bu bakımdan da kurdukları sadist ve sapkın düzenekte hat hudut sınır tanımayarak yer yüzünün bütün benzelen mahkuklarını bu sanayinin kullanım ortakları suç ve sabıka iştirakçileri ve işbirlikçi tüketim müşterileri örgütlenmesiyle, medyadan turizme , digital teknolojiden yapay döllenmeye ve sinema dizi müzik sanat gıda giyim kulam iletişim moda inanç ilim emlak sosyetesinden satılık siyasete.. özgürlükten ve özgür iradeden yoksun aklı fikri ve vicdanı çürümüş kulluk kölelik güdümlülüğüne( cesedi ele geçirilmiş insanlık mirasına) çökmüş çöreklenmişlerin mafyatik donanımlı ( bölgesel bütün diğer irili ufaklı benzerlerinş kendi yapılanmasıyla yapıp bozan ) EMPERYAL SÖMÜRGECİLİĞİN Tarikat hücresidir dünya hayatına topyekün kendilerini tanrılaştıran Epstein fuhuş furya tarikatçılığı.
Zaafiyet sefalet kuşku yalnızlık korku kaygı yabancılaşma endişe geçimsizlik ahlaksızlık zırvalık şiddet gericilik cahillik yozlaşma yağma yıkım gibi unsurları bilhassa kollayıp kışkırtarak herkesi hiç görülmedik ve seçkin olma rüyalarında uyanacağına aldatıp inandıran dürtü ve tüketim bağımlılığının YAPAY ZEKA algısına karşılık her şeyin özgür yaşam hakkına dilediği gibi tecavüz ederek ormanları dağları denizleri koyları körfezleri yeraltını yerüstünü ve İNSAN KAYNAKLARINI kendi keyfiyet konfor görgüsüzlük ihtişam doyumsuzluk gösteriş ve zorbalık sultasına ganimet mülkü olarak el koyan yağmacılar vurguncular ve takancılar( Bop Eşbaşkanlığı bünyesinde Türkiye de buraya kulüp dahili olmak üzere) bu fuhuş furya tarikatçılığının aynı bağlamlı yan sanayi ürünüydü.
Emeksiz zahmetsiz adaletsiz ve paylaşımsız her türlü hukuksuzluklar sahtekarlıklar dayatmalar dümenler ve eşitsizlikler üzerine kurulu sınırsız sorgusuz İSTİSMARCILILIK ve çarpık yapılanma döngüsünde iletişim,moda finans, emlak, dizi, reklam,eğlence, dekor, tasarım, sınırsız tüketim bağımlılığı muhtacı hormon kimyasallaşmasını dolaşıma sürülen insan tipine gericiliği ilkelliği zorbalığı şiddeti yozlaşmayı kişiliksizliği ve kültür sanatsızlığı yüceltip överek, kimi diva kimi mega star kimi reis kimi imparator kimi rakipsiz kral kimi bedüzamancı kör karanlıkların patronu kimi kuru gürültüler şıh kimi hanımağa kimi insansızlığa terkedilmiş hınca hınç güdümlü yitikliğin babalar babası ünvan ve şöhretiyle siyasetten müziğe, medyadan magazine toplumsal hayatı dilediği gibi kundaklayarak kaderci ve kederci hükmüne çullananların ilahlaştırıldığı kendilerine ait imtiyazlı konfor lüks dokunulmazlık ve seçkin sür saltanat alanları( ADALARI) vardır.
Şimdiye kadar bilinen ve ayyuka çıkan Boko Haram ne idiyse , Fethulmetal her neci veya kim idiyse, Kluks Klan hangi formatta nasıl icat olmuşsa ve en meşhuru Şila ve BAGVAN ikilisi OREGON ‘ da hangi şehvet dehşet cinayet güç ve gösteriş kerhanesini ‘ günahı kutsayarak yaladığı kötülüklerden sıyrılarak erdemli insan olmaya yunmuş arınmışlığı’ pazarlayan köklü sapkınlığın güncellenerek bütün ünlü olanlarını ve seçkinlerinin lendileri dışında kalan herkesin yüce tanrısı olarak pazarladığı güç gösteriş servet mal mülk teknoloji ve korunaklı ADA’ larında depolayıp toplayan her türlü kokuşmuş çürümüşlüğün hem adı hem de adresiydi EPSTYN furya fuhuş sanayi tarikatçılığı
Yapay zeka’ ya kendi aralarında konuşmayı ve iletişim kurabilmeyi çoktan gerilerde bırakmış olarak insanın hem kendine hem de Metavers yaşam dolaşımına erişimini saf dışı bırakan kıyametin taşlarının döşendiği ve İNSAN KILIFLI soyutlaşmaya her yetkiyle donatılmış canlandırmayı hortlatıp dirilten soygun sömürü pazar piyasa ağında ve korunaklı ADALARDA tanrıcılık oynayanların aşıladığı değersizlik anlamsızlık duyarsızlık ve kendine yabancılaşma dayatmasıyla her türlü bağımlılıkların kulu kölesi olan insan yığınlarını tıkanıp kapandığı sanal magazin ve soyut gündemli hücrelerden bir türlü dışarı çıkamayan muhtaç yoksun endişeli kaygılı mutsuzluk döngüsüne sürekli kötülük karamsarlık acizlik çaresizlik yitiklik yalnızlık ve eziklik yükleyen olumsuzluklar kıskacında herkesi mutlak DEĞİŞİM - DÖNÜŞÜME ve kabule zorlayarak bütün dünya hayatının kendine özgün yaşama değerini ve hakkını kendi keyfiyet hükümranlıkları uğruna hiçe sayan ( kendileri herkesin ve her şeyin özgür yaşam hakkını ve özgün iradesini dilediği gibi bozma yıkma kuşatma ezme karıştırma soyma sömürme yakma değiştirme ve tecavüz etme yetkisiyle kutsanmış görürken, aynı zamanda asla kudretine erişilmez ve sorgulanamaz ayrıcalıklılığın üstünler ve seçkinleri bilen kendine müstakil korunaklı adaların zümreleri ve sapkınlar topluluğu ) furya fuhuş servet saltanat ihtişam cinnet doyumsuzluk şiddet vurgun soygun talan vahşet dehşet tecavüz ölüm zulum korku savaş Ganimet ve yapay zeka sanayisini geçmişten günümüze ışınlayan Tapınak Şövalyecileri, Bilderberger’ ler, Yüzler Grubu veya İliminatici’ ler , EBSTEİN sapkınlık ve sarmal serisinin ( örgütlü yaratıklaşmış tarikatçılığının ) diğer çarpık benzerleriydi. .
Seyfi Karaca…..Şubat/26
….
DOĞA ve İNSAN SEVGİSİNE DAİR 2
…
Aşılananın yahut MAYA’ lamanın özü esası Doğa kökenli kendi aslını veren döngülerden kaynaklı olmadığı sürece çöküşü kaçınılmaz sonsuz bozulmalara sebep YAPAY tasarımlı kurgulardan ibarettir her şey.
Gördüğü dokunduğu duyduğu sezdiği tattığı doğadaki her şeyden İnançlar dahil yaşam biçimini, akıl fikir bilinç çıkarımını, beslenme barınma kaynaklarını ve iletişim şekillerini yine doğayla kurduğu bağlardan sağlayan insan, bu sonsuz dönüm dolalım dengesini doyumsuzluk YAYILMCILIĞI ve KEYFİYET hükümranlığı uğruna hiç bir varlığın özgün yalama hakkını gözetmeksizin umursamaz hiçe sayar ve terkederse, bu günlerin miladı olan topyekün kıyametin o noktadan itibaren her leyin sonunu getiren katliamcı katiline dönüşür.
Başkasının emeği çabası gayreti üzerinden ortada dolaşıp gezinmeye son dakika cinnet cinayet ilanlarıyla dalıp çullanarak, Dibe düştüysen eğer ve sorumluluk vicdan özveri özgüven ve özgür iradeden yoksun hayatı kararmış ışığı sönmüşsen eğer, ‘ eller yukarı herkes dışarı ‘ bağırıp çağırıyordur hattı bozulmuş, canlılığı pörsümüş, çizgileri kırılmış her yerin pususuna çullanan haydut kovboyculuğun hercümerçlerinde.
Noktaya kilitlenmeden akla belleğe bilince hafızaya ilgiye duyguya ve düşünceye yatay yahut dikey gözleyebilme sıçrayışlarını ve ilerlemeyi sağlayıp Çevresel bakış alanlarını geniş tutarak kire kibire gürültüye kaosa kine nefrete aç gözlülüğe gösterişe zuluma zorbalığa ve kargaşaya Maruz bırakılmış ısrar ve tekrarların toksinlerinden arınma tadilatı yapmalı ki insan, hayata polyona güzelliği yapmalara mahsur düşen lak lakçılık da da buna dahildir insana dünyaya vicdana saygıya aşka sevgiye ve doğaya arınarak dönebilsin .
Çünkü taklit ettiği vazgeçilmez doğanın her hangi bir parçasıdır insan. Bu sayısız varlık evreninde başkalarınınkini gözettiği kadar ancak kendi varlığını da karakteri özü esası ve işlevi bozulmadan sürdürebilme imkanına sahip olur. İnsan karakterinin diğer adı da bu yüzden fıtratını tanımlayan Tabiat’ tır. Ordan gelir her şartta yeniden oraya döner.
Nihayetinde doğadan tedarik ettikleriyle hayatını ve varlığını ancak yaşatıp sürdürme şansının olduğu ( demir çinko magnezyum potasyum selenyum silisyum… )vitaminler, elementler madenler mineraller toplamıdır İNSAN denilen nesne. Eksikliği halinde ruh ve beden dengesi bozulup ölümüne sebep hastalık salgın çöküş ve çürümelerin önü alınamaz sonuçları doğduğu gibi, ihtiras hırs yayılmacılık doyumsuzluk tahammülsüzlük güç gösteriş ihtişam zorbalık dayatma ve keyfiyet hükümranlığı uğruna DOĞA’ nın ve insan ilişkilerinin dengesi düzeni bozulunca soyut laboratuarlarda üretilmiş soyut sahte sanal ve kimyasal cinnetin hiç bir akıl bilinç bellek düşünce duyum vicdan sorumluluk denge idrak irade ve duyarlılığığı olmayan dürtü güdümlerine bağlı psiko manyaklığın ( adalet saygı sevgi emek sanat kültür kişilik kimlik gibi kavram ve çıkarımlar yoksunu) hiç bir şeyi sorgulamadan her leyin hakkına tecavüz eden bu günkü haliyle cinnet ve cinayet öznesine değişmiş ( dölsüzleşmeyi tohumlayarak) ve dönüşmüş olur insanlık.
Sefalet yoksulluk düşkünlük acizlik bunalım belirsizlik umutsuzluk tükenmişlik gibilerin tüketime sunulduğu dayatmalarla her türlü sömürüye istismara yapmaya yıkıma ve manipülasyona açık olduğu için insan ve doğa, itirazı veya kabulü olmayan her sorgulama yürekliliğine işsizlik korku baskı hayattan koparma ve tümüyle zindana sokma ışıksız havasız dünyasız bırakma gibilerle) daha da kötüsüyle tehdit etmenin de soygun sömürü çarpık çarmıhına şartları uygun kullanım sahalarıdır.
Görene duyana bilene ve duyarlılık ilminde ve dengesinde yaşayana , yaz güz bahar öteki bahar biz bu kuyuya basıl düştük panik atakları na konum atmakla hayatı raf düzenine sokmak niyetlisi olmayan anlayışla yaşayana yaz da biter ötekiler de insan da. Mühim olansa sayaçta sarnıçta bitmesi kaçınılmaz olanlara yeni kaynaklar unutlar hevesler heyecanlar tutkular katma veya katılma gayreti ve çabasına gitmektir. O sayede insan düzen dünya aşk ve sonsuzluk hasılı velhasıl olur çünkü.
Bu yüzden doğal dengesi bozulmuş birbirine bağlı tarım gıda enerji hayvancılık barınma eğitim ulaşım iletişim inanç dil kültür sanat ilim hukuk güvenlik istihdam ve istikrar gibi hayatı kurup donatan dengede hiç bir şeyin denge düzen bağlanında olmadığı yağma yıkımlar silsilesinde bunalım gerilim karanlık kargaşa bilinmezlik korku kahır şiddet nefret bozgun sataşma çatışma güvensizlik ve mutsuzluklarının kimyasal ölümleri doğuran doğa ve insan sevgisi katliamcılığıyla sıralı kötülüklerin kıyametleştiği günümüz anlayış ve yalam biçimi esaretinde, ilk sıra listesini doğasında ve MAYA’ sında olan değerliliği bozarak tüketim bağımlılığı çılgınlığına kul köle olmuş sahte soyut acınasız ruhsuz ve yapay ilişkiler ağına mecbur ve muhtaç insanlığın soygun sömürü çarkının dayattığı değişim ( dölsüzleşmeyi tohumlayarak) ve dönüşüm sonucudur.
Böylece..
İnsanın doğal varlık sebebi ve zenginliği olan duygu düşünce haz istek heves ve algılama duyumlarıyla örgülü donanımlılığın insan değerlerini marjinal erişilmez olana ve en yüksek kazancın sahibi olmaya sağırlaştırıp körelten bütün kötülüklerle hep huzursuz istikrarsız dengesiz çıkışsız karanlık pusuda bekleyen korkuları kaygıları eziklikleri panik atakları çevreleyip hayatın bütün iletilşm zenginliğini ve dönüm dolaşım çeşitliliğini kısıtlayarak sürekli sanal -digital robotlaşma sanayisiyle yarışan ve kendinden insan üstü artırım başkalaşım ve yıkım beklenen sosyo psikolojik travmalara kendi azgın sapkın felaketinin köle pazarını yapıp bozmaktadır artık insanlık.
Hasılı, yeryüzünün mahşeri kalabalıklarını parıltılı gösterişler ışıltıyla ardında zincirleyip sürükleyerek en yüksek kazançlara kendini ilah edenler çapulculuğunda hızını hiddetini şiddetini öfkesini ve fiyatlandırmasını bir türlü alamayan sapkın yükselişlere azıp çıldıran ALTINA HUCUM kargaşasında zaten gelir dağılımı eşitsizliğiyle adaleti vicdanı sorumluluğu sağlığı kültürü dili saygınlığı aklı yapısı kanunu kuralı bilinci doğası ekseni ve insanlığı bozulmuş ortak yaşam dünyasının silsilesi hiç bitmeyen ve beraberinde daha çok bozgun sürgün sığıntı acı sefalet yokluk azap çile yoksulluk kan ve gözyaşı getirecek olan SAVAŞ ve ÇATIŞMALARA gıcır gıcır paketinden çıkartılan yenisini güncelleyerek geleceği belirsizliği dolgulayan kapasiteden garantiye alma çırpınışlarıyla kendini verip altına doymamanın korkusunu çaresizliğini muğlaklığını kaygısını derdini endişesini kabusunu evhamını kuşkusunu kederini karamsarlığını ve travmalarını yatırımlayıp stoklamakta herkes.
Seyfi Karaca…. Ocak/26
“Feda edilenler heba edilirse, veda edilir..”
“At gibi giden it gibi döner”, bu da burda dursun..
….
DOĞA ve İNSAN SEVGİSİNE DAİR
…
Karda yürüyen ve Aşkı ayazı soğuğu göze alan varsın izini yolunu kişiliğini ve insanlığını en görünür duyulur kendisiyle belli etsin. Çünkü bütün inanılası bilinesi ve yaşanılası güzelliklerin doğumuna tanıklık etden ay gün saat rüzgar yağmur su toprak hava bulut dağ köprü kavşak rıhtım yer gök ve güneş ve her şey ve her yer , orayı kendinden bilip insanlığı ve sonsuzluğu okutup öğreten yaşama sanatının huzur ve mutluluğuna erecektir.
Çünkü değerli anlamlı ve sürdürülebilir bütün ilişkilerde herkesin her zaman her şartta her şeye ve kendine iyi davranma aklı fikri algısı alışkanlığı huyu ve karakterini geliştirebilme hüneri ve becerisidir, sosyoloji arızası yapay laboratuarlarda kadını erkeğe bölüp atomize etmeksizin ve birini diğerinden ayrıştırma sadistliği gütmeksizin vitrin ürünleri olmayan insanlık..
Doğa ve insan sevgisi… yaşam döngüsünde vazgeçilmesi asla mümkün olmayan bütün sevgileri çarpanlarıyla katlayarak çoğaltan, henüz kitabı yazılmamış kaydı asla silinmez değeriyle ve yeryüzü hikayesini iyilik güzellik kılavuz kitabıyla özgürlüğü sevgiyi onuru vicdanı cesareti sorumluluğu ve aşkı insanla bağdaştırıp anlamlandıran vazgeçilmezliğin ta kendisidir .
Doğa ve İnsan sevgisiyle beslenip büyümüş ve insana yetişmiş olan her kişi, her kurduğu sağlıklı e sorumlu iletişim duyarlılığıyla börtü böceğin, çalı çiçeğin, nehrin ormanın, kuşun hayvanın, toprağın denizin ormanın….uçan gezen duran yürüyen her şeyin özgür nitelikli sağlıklı diri ve özgün yaşama hakkına en az kendisininki kadar sevgi saygı duyarlılığıyla yaklaşır özümser benimser ve davranır.
Hep söz konusu edilerek bir türlü yanlıştan dönemeyen olgudur , kadının nazlı narin ince ve zarifliklerle özdeş çiçeksiliğine duyulması gereken özen titizlik ve hassasiyet evet olması kuvvetle gerekli mümkün ve imkan dahilinde yani… fakat bu ortak yaşam değerliliğini kuran yaşatan ve yücelten saygınlığ dair sadece dörtte.bir çeyreklik kısmıdır sağlıklı yürünesi gereken iletişim bağlamının. Çünkü kimse kimseyi zorlu koşulların bu tarafından karşı yakasına omuzlayıp götüreceği kadar hamallık vasıtası anlayışıyla bilip davranmamalı ki… duygularını istemlerini hassasiyetlerini ve ihtiyaç duyduğu hayatiliklerini gözetmeksizin formatlanmış rollere veya kalıplara bürünme zorunluluğuyla sahtelikler kozasında kıvranıp ziyan olmasın insanlık. Bu yüzden kadın erkek farketmeksizin herkes herkesi kişinin özgün karakterini de gözeterek içten samimi gerçekçi ve kimse kimseyi üstün yahut aşağılık seviyesinden görmediği saygın duygularla algılamalı duymalı görmeli anlamalı ve davranmalıdır. Bunun kadını erkeği yok ve burdan doğacak olan şey katıksız sevgi ve herkese yetecek kadar huzur mutluluk ve Aşk zenginliğidir.
İnsan ve Doğa sevgisiyle eğitim öğretimini sağlayamamış olan bütün yalnızlıklar, hiç bir kendine özgünlüğün duygu düşünce akıl fikir yol vicdan bilinç bellek ve sorgulama liyakatliliğiyle gelişip büyüyemediği için, her karşılaştığı ve yaladığı hayati değerdeki eşik evre ve sorunları İLKELLİĞİN kolaycı kibirli kahırlı yıkıcı sapkın aykırı baskın zorba ve şiddet eğilimleriyle çözmeye kalkışarak değer kıymetini bilmediği her şeyin yaşam hakkına kastederek kökünü kazımaya odaklı ezik yoksun tecavüzcülüğe evrilen kişilik bozukluğu korku ve karanlıklarıyla sosyal hayatın canlı cansız bütün donanımlılığını bozan çürüten çökerten ve katleden suç maksadına dönüşür..
Çünkü gönül his haz heves heyecan coşku ilgi samimiyet sevgi saygı açlık susuzluk gibi ruh ve beden bakımının yapılmadığı vücut, hayata hor yaklaşıp ve hoyrat davranarak kendine sunulan yeryüzü cevherinin ve ömür zenginliğinin değer kıymetini bilmeyen insanından uzaklaşarak ölüme terkeder.
…çünkü sürekli nezaket kalıbında iyimserlik kusursuzluk mükemmellik beklentisine formatlanmış kişi zamanla bu yapay biçimlendirmeyi taşıyamaz tam tersine evrilir çünkü böylesi köleli çerçevelilik insan doğasına aykırıdır. Beklenti hücresinde diğerinin tenezzül bağlamında kendini hep ezik yoksun ve muhtaç hisseder.
Okuduğunu anlamaz yaşadığını bilemez duyup gördüğünü tanımlayıp kavrayamaz ilgisi dikkati becerisi savrulmuşluğun zifir karanlıklarına dağılarak ve buzul devrelere girerek kaçınılmaz halde sıkıntı yaşarsın dünya be hayatla bağını kopardığın kendi kendinle ver kalitesiz rimsiz çoraklarla boğuştuğun kendi haline başkalaşmalara terkettiğin boşlukları ve kendin olmadan asla doldurup kapatamazsın bir daha. Çünkü, sakinliğini bulmayan hızlı ve çılgın tüketim bağımlılığı her şeyin kalitesini bozan en yıkıcı etkendir. Çünkü Sayaç ölçümlerine kilitli bağlı İnsanın sesi gözü adımları arzusu bilinci zarar durumundaki kendine yetişemez.
Sınava kusursuzluğa mükemmelciliğe ve kayıpsız yenilgisiz mutlak başarıya endeksli buyurgan komut ve kurgulamalarla yalama tutsaklığının verdiği hasarla insan , bütün değerlerinden koparak darma duman olur.
Seyfi Karaca….Ocak/26
…
EMEK SERMAYE CELiSKiSiNiN SIFIRLANDIGI KIYAMET GÜNCESINDE
……
Sanayisi ve ekonomisi emek sermaye çelişkisi üzerinden gelişmiş dünya ölçeğine yerleşik ve yaygın sömürgeci ülkelerde ( misal Alman lokomotifli Avrupa’ da) maaşın üçte ikisi kira ve barınmaya, geri kalanı ayın ortasını bile bulamadan yan giderlere iflas çırpınışlarını tştreyip tükenen sefalet sürüncemesiyle, global Vahşi sömürü çarkının ülke coğrafya kimlik farkı gözetmesi ve orası burası yoktur asla.
Hem zaten sebeplerin tetiklediği soygun sömürü kundakçılığına karşı tepkisel duruş tavır etki yetki sorumluluk itiraz reflekslerini duyarlılıklarını ve sorgulamalarını yitirerek cebelleştiği sonuçlarının kulu kölesi olan kalabalıklar ; tam da dürtü bağımlılıklarına tutsak aranılan ve istenilen kolayca güdülür kurgulanmış planlı proğramlılığın sosyal siyasal ekonomik ve kültürel çürüme ve çöküşlerle koşulsuz şartsız itaatliliği sağlanmış olan niteliksiz tezgah oyunu ve ürünüdür.
Motoru bulunca James Watt insan emeğine ve değerine ilgi azalmış ya.. O gün bu gün..
Her Bilinmezlik, kuşkulu temkinli ihtiyatlı ve mesafeli yaklaşımları zorunlu kılar ve tetikte olmayı gerektirir . Kırsalda bilinmeyenlerin azlığı sebebiyle kötü aykırı olan veya ortak hayatın değerler dolaşımına uymayan her uyumsuluk kolayca farkedilir ve dışlanır. Fakat kent metropollerinde her acımasızlığı içinde barındıran ve herkesin kendince yaşam kavgasını bin türlü şekle girerek öncelediği sert katı ezici yorucu tehlikeli bilinmezlikler insan yoğunluğu kadar çok olduğu için aynı oranda bütün bilinmeyenlere kaygıyla kuşkuyla yaklaşılır.
Kimlik ve ortak yaşam değerlerini yitirmiş kaybolmalar, parçalanmış soyut kimliklerde ve fanatikleşmelerde ( baskılandıkları güdümlü ezikliğin tutsaklığından sağlıklı saygın özgür iradeli kültürlü ve bilgili kişiliğe giden çıkış yolunu bulamadıkları yüzünden parçalanmış alt kimliklerde kümeleştikleri) kendini bulmaya ve ifade etmeye gruplaşırl. Bunu bilen pusudaki Tarikatlar mafyalar magazinciler klüpler ve partiler bu sosyolojik bozulmadan bolca istismar çıkarı sağlar.
Geri çekilip sosyal sıkıntılı kalabalıkların afyon ihtiyacı nabzını tutarak çekildikleri kabuktan fışkırarak En son geçen ncelkenelerle Tarkan - cem yılmaz yıllardır bütünlük n yol kavşak ve magazin kirlidi lanallardan reklamı yapılmamış gibi halk garip graba televizyonlarında hit haber olarak yokluk yoksulluk şiddet sahtekarlık kıskacında kıvranan topluma ve dokum boşaltım paptığı david bacjamin karısının gelinine sırt döndüğü haberiyle birlikte…
Denetimsizlik liyakatsizlik israf gösteriş ve sorumsuzluk üzerine vurgun soygun yağma dayatma ve talan kurulumuna yapmış olan Bop keyfiyet sultası, ülkenin bütün kazanım birikim ve değerlerini lendi şahsi çıkar ve menfaatine uygun özelleştirilerek sefeleti yoksulluğu hukuksuzluğu kuruni sallaştırıp sur saltanat keyfiyetinin baskılama çevrim çarkını daimi kıldı. Çünkü feodal bağlarla büyütülen duygular hisler ve hevesler, akıl fikir vicdan muhasebesiyle idare edilmediği sürece her şey birbirine baskın ve üstün gelmek için kıstırır kuşatır çatışır dengesini yitirir kendine tapan katı köşeli akışkanlığı olmayan öfke kin nefret gazabına dönüşür.
Herkese ve her şeye Baş Olma içgüdüsünün aklı bilgiyi saygıyı sorumluluğu dengeyi fikri mantığı vicdanı düşünceyi ve kontrol etme yeteneğini bulandırarak güç odaklı saldırgan hükümran ve güç eksenli kendini öldürme manipülasyona sebep veren öfkenin hırsın aç gözlülüğün kibirine yenilen mahlukluğa dönüşür insan.
Çünkü…bütün dayatılmışları itirazsız tepkisiz harcanarak tüketmeye toplumlarını hiç bşr itiraz yetkisi ve tepkisi olmamaya disipline ederek; veya tamamen ve tümüyle kendi kaderine terkederek güdümlü proğramlı köleler olarak ayar edip kurgularlarken İltihap ve salgın damarlarında biriken acıyıcı yaralandığı sebeplerden arındırıp becerikli bilgili doğru etkin liyakatli ve sağlıklı tanısı tedavisi konularak iyileştirilmediği sürece derinlere kök salıyor ve tamamen kalıcı hale getirerek birbiriyle hayati derecede ilişkili hücreyi yapıyı dokuyu organı sistemi ve bünyeyi çürütüp çökerterek hayatı bitirmeye ve insanlığı öldürmeye urlaşıyor.
Sağlıklı iletişim ağını ve bağını kuramayan köklü kopuşlar, kuramadığı sosyal bağları kolayca ve keyfiyet hükmünde harcanabilir kılarak işlenen her suç ihlali sıradanlaşıyor , her kötülükse kanıksanıp bulaşıcı bir salgın olarak herkesin şiddetli sarsıntı ve yıkımlarını umursamadığı normali şekliyle esaret altına alınmış dünyanın bütün coğrafyalarında yaşam biçimi halini alıyor.
Sömürülen yığınların istihdam barınma gıda beslenme giyinme enerji eğitim ulaşım iletişim kültür sanat bağlamındaki kaygıları endişeleri mutsuzlukları kuşkuları korkuları çekingenleri yılgınlıkları tükenmişlikleri ve umutsuzlukları gittikçe artarak yapay zeka çağıyla beraber en dramatik çıkmazlara derinleşip azgınlık derecedinde artan inziva kopuş izdiham kayıp yitik kabus ve insanlık travmasında .. sadece barınmaya ilişkin bütün yaşam kazancının tümüne yakınını vererek vahşi ve azgın sömürü çarkında tutunmaya asla dengeyi huzuru güveni ve sağlayamayan tutsaklığın soyut ve sanal nesnesine dönüşürken insanlık…yurtdışında yaşayan Türkler üstüne üstlük hiç bir yerin aidiyetsiz kayıp yitiği olarak kabul görmediği ayrımcılık dışlama nefret ve düşmanlıklarıyla didişip boğuşmak zorundadırlar.
Almanya rol model lokomotifli.. Bu ve benzer merkezlerde de günlük anlık değilen fiyat artırımı etiketlemelerini artık hiç bir gücün kontrol etmediği ve yaşam pahalılığı yükü altında ezilen yüzde doksan beşlik kesimin karanlıktan karanlığa gn yüzü görmeyen yaşam kavgası mesaisinde serbest piyasa pazarının topyekün esiri olarak ulaşım, gıda, giyim kuşam, araç gereç , iletişim, sağlık, enerji, eğitim ve her gün ihtiyaç artırımında bulunam diğer ve öteki bin bin türlü hızına yetişilemeyen giderler toplamıyla canıyla cebelleştiği insan yığınlarının göstermelik seçimlerde kimi seçerse seçsin umudu tükenmiş çarkı ve çevrimi bozuklukta hepsi de en acımasız katı ve sinsi sömürücülüğün ofis sekreteryacılığı yapmanın ötesinde hiç bir farkı olmayarak insanların hiç bir irade itiraz ve tepkisel katılım yetkisinin olmadığı proğramlanmış itaatliliğin kaderini soygun sömürü ilahları ve düzenin tanrılaşmış kartelleri belirler ve tayin eder, Geri kalmış sömürge ve sözüm ona gelişmekte olan yarı sömürge( Türkiye gibi) her alanda bağımlı ülkeleri de ise bütün olup biten hükümranlığı buraya bakarak kendilerine ayarlı çelişkiler çıkmazlar sorunlar yaşam pahalılığı ve gelir dağılımı eşitsizliği üzerine kurulu düzeneğin yerli işbirlikçileri sür saltanat ihtiyacına göre kopyalayıp montajlamaktadırlar.
Her şartta maddiyat faydacılığı ve çıkarcılığı odaklanmasını her şeyin önünde ve üstünde bakıp görerek serbest rekabetçi piyasayı sistemin sınırsız yetkilerle donatılmış herkesi itirazsız köleleştiren sömürü Tapınakları olarak dayatırken, (kazanç marjinali sınırsız) alışveriş poşetlerine varıncaya kadar sürekli her şeye artan fiyatlandırmalarla insanların somut gerçeklikteki bütün sosyal siyasal hukuki ve ekonomik yaşam dolaşımına direk müdahaleyle, sigortadan trafik cezasına ödemeler hesabının posta kutusundan ardı arkası kesilmeyen ezici üzücü ve boğucu tıkanmışlığı çok bilinmeyenlerin korkularını endişelerini yalnızlıklarını kaybolmuşluklarını ve kaygılarını sanayi kentleşmesinin de tetikleyen kimliksizliğe hapsettiği çok kimlikli ( klüpçü işçi hademe muhasebeci memur sıvacı yerli yabancı…) silik yenik sönük hiç kimse kabukları altında cebelleşen insan yığını kalabalıklar varolan somut sorunlarına ruh sağlığı ve beden dengesi bozulmuş tükenmişliğini susturup sindirmek için çok masraflı hayatın yan sokaklarına saparak ( uyuşarak içe çekilme) hiç bitmeyen soyut yapay sanal ve sahte çıkış damarları aranır.
Sözün kısası..:
Çok kimliklilik aslında kimliksizliğin ta kendisi olan şifrelenmiş kilitlerin tutsak ettiği sayısız benlik ve hafıza kayıplarından kendine ve yaşadığı karmakarışıklığa ulaşıp erişmesi asla mümkün olmayan Digital Hegomonya ve Neo Liberal diktatörlüğü dönüm dolaşım ağında özgürlüğü iradesi hayatı ve özgün kişiliği olmayan herkesin herhangisidir insan. Bu yüzden de aynın anda bir çok kişi olmayı şart koşarak ( kredi borçlusu, filanca partili, filanca şehirli, galata fenerli, tornacı, tamirci, amir, memur, usta, çırak, şoför…) kaç- göç boğumunda kendini sürüklenmeye terkeden kalabalıkların sefaletiyle süründüğü halde kendini her an bozuk düzenin ayrıcalıklı patronu olabileceği ham hayallerini gerici hurafelerini ve kuruntularını markalayan fuhuş furya özenti gösteriş görgüsüzlük ve bağımlılıklarının modern köleliğini yaratarak emek sermaye çekişkisiyle bağlantılı üretim ve tüketim ilişkilerini belirlemede sermaye ilahlarının her şeyin kaderini yazıp dayattığı esaret hükümranlığında emekçi kesimin sonsuz yenilmişliği alışıp kabullendiği ve her dayatılan kanunsuz hukuksuzluğun bütün gelir dağılımı eşitsizliğinin kullanışlı kölesi olduğuyla hiç bir etkinliği ve yaptırımı yoktur artık.
Bu yüzden kendisi Alman kökenlikten gelme ve Hitler ekollü manyak heveslerin saplantılı tiranı olan Trump’ un insanlık vasfını çoktan kaybetmiş dünyaya kafasına göre ayar şekil ve düzen verme mütahitliliğiyle, astığı astık kestiği kestik keyfiyet salvolarının bütün kendi karakter benzerleriyle ortak ve çağdaş sorgusuz sualsiz despotluklarla hükmederek el koyduğu eş zamanlı günümüz güncelinde, soyan sömüren yüzde beşlik ayrıcalıklı ve imtiyazlı azınlık sultası patron tanrıların ( tasarımcılar gıdacılar şirketler mütahitler süper marketçiler pazarlamacılar holdingler karteller bankalar borsalar magazinciler tefeciler mafyalar sigortalar medyalar özel ve müstakil sağlıkçılar…) ülke yönetimlerinde kendi kendilerini kanun hukuk devlet yerine koyarak her şeyin hak ve yetki sahipliliğini hükümran kıldıkları kazançlarına milyon misli servet ve sermaye geliri katarken, yokluğu ve yoksulluğunu yaşam sadakası olarak özümseyen yüzde doksan beşlik modern köle yığınlarıysa yalam kalitesi sürekli açık veren ve aşağılara düşen korku kaygı endişe çaresizlik zavallılık ve sefalet güncesinde sürekli daha ayın ortasını bile bulamadan ödemelerine yetişemediği iflasın pençesinde kıvranarak can çekişmekte.
Bı yüzden insan odaklı öncelik gittikçe her alanda tüketim bağımlısı esaret müşterisi seviyelere alçaltıp düşürülerek önceliği her şeyi sınır kural ahlak değer sınır tanımayan kazanç getirisine ve paraya tapınma endeksli eşya gösteriş servet cevher mal meta nüfus mülk güç hükümranlık ve özenti fetişizmine koşullayıp endeksleyen soygun sömürü dolaşımında gerek insanlarını aşırı disiplin şartlanmışlığıyla yöneten sanayisi gelişmiş kalkınmış toplumlarda gerekse her şeyi kendi kaderinin başına buyrukluğu savruluşlarına terkederek istikrarsızlığı bozuk sistemin güvencesi sayan geri kalmış toplumlarda sosyal hakların özgürlüklerin kültürel zenginliklerin sağlıklı iletişimlerin ve ekonomik güvencelerin günden güne ortak yaşam döngüsünden bir daha geri dönüşü hatırlanmamak üzere insanlık belleğinden silinip ortadan kaldırıldığı sınırsız doyumsuz sömürenlerin ve sermaye dolaşımının hiç bir yere aidiyeti kimlikleri coğrafyaları sınırları yetinmeleri akıl vicdan muhasebeleri yoktur ve her zaman daha fazlasına duydukları hırs ihtiras acımasızlık tarz usül yol ve yöntemleri de ortak karakterden birbirinin benzeyeni ve aynısıdır.
Konu başlığına ilişkin birkaç satırlık detay katkı ve eklentisiyle:
Madem güncelde sefalet ve yokluğu sağlam temellere oturtan ve yaşam kalitesi günden güne bozulan yoksulluk geliri olarak Emekli Maaşları aktüel somut gündemlerin acıklı hikayesidir….
Helmut Kohl, gelininin Türk olmasına karşın orda yaşayan Türkler’ in ne yapsalar kabul görmeyen ve istenmeyen yabancıdan sayılmasına horlanmasına dışlanmasına ve düşmanlaştırılmasına iyileştiren hiç bir etki katkı hayta inandırıcı ve güven aşılayıcı söylemde dahi bulunmayarak başka kültürleri kendilerininkinden aşağılık düşük ve itibarsız gören Hitler Motifli gövdenin yan koalisyon ortağıydı.
Kohl, yıllarca süren düzenin patron tarılarının ( emeğin ve emekçinin yaşam hakkını her yıl insanlık kütüğünden silip tarihin çöplüğüne aymakla kendini kutsal görevlendirilmiş şövalyesi olarak görerek) resmi tutanaklı kalem müdürü nitelikli siyasetiyle iktidarı döneminde bütün var olan sosyal hakların esamesi okunmayacak şekilde silahsız saldırganlığını ve iş bitiriciliğini yaparken, doğu- batı blokunun betonarme abidesi olan Berlin Duvarı’ nın yıkımını ağırlıklı olarak Emekli sandığındaki blrikşntilerle satın aldı ve yıllarca kasada para yok diyerek halen yürürlükte olan DAYANIŞMA ( Solidarität) vergisi getirdiği halde onlarca ve enflasyon tava yaptığı ( sömürücülerin sınırsız ölçüde kazandığı ) yıl tek kuruş emekli maaşına zam yapılmadı.
Katıldığı uluslararası ihalelerde yolsuzluk iddasına adı karıştışınca” açıklarsam çarşı karışır” diyerek kendini kenara çekip O’ bu da aratan Merkel’ e -soyan sömürenlerin en sadık hizmetkarı olan siyasi figüre- yerini terketti ve raf tamamladı. Ayrıca Helmut Kohl zamanında Çin’ e taşınan batı ağırlıklı emperyal sermayesinin ve teknolojisinin en damar ve ana kolonu Almanya’ dan sökülüp yapılandırıldı. Yani bugünkü Çin görünümlü her kalkınmışlık markasının ardında gerçek kimliğiyle çinliler değil Almanlar vardır ve hakimdir.
Ayrıca taa ilk günden beri ülkenin gelişimine kalkınmasına ve zenginleşmesine en zor koşulların emekçileri olarak ödedikleri katkı payıyla her alanda olduğu gibi Emekli kasasını da doldurup besleyen yabancı ve Duvar’ ın yıkılışından sonra hala Dayanışma vergisi ödeyen Türk’ leri en acımasız yalnız ve sahipsizliğe terkederek nefret kin öfke ve saldırı yapılanmalı yabancı düşmanlığının tohumları, Helmut Kohl dönemlerinde şahlanıp atağa geçerek bugünkü doruk noktadına ulaştı.
Helmut Schröder’ se yine klasik bildik alışkanlıktan gelen Emekli’ ye yıllarca sıfır zamla artık sosyal söylemli tarih öldü gibisine kaymağı kıyak patron tanrılar locasındaki yerini Yeşiller’ le ve Merkel’ le paylaşıp paslaşarak umudu hakkı sevinci iradesi özgürlüğü mutluluk paydası iletişimi ve yaşam kalitesi salacaya konmuş insanlık tabutunu en kalıcı kirli ve kuvvetli baskılamalarla sosyal intihar çivilerini çaktılar.
Yani kısacası toplumun yaşam kalitesini , mutluluk paydasını, kimlik yapısını, kültürel dokusunu, değer saygınlığını, kişilik hak hukuk itibar ve iletişim kalitesini, ekonomik yaşam kaynaklarını birikimlerini güvencesini ve özgürlüklerini yağmalayıp yok ederek soyan sömürenlerin ganimet paylaşımı ortaklığına kanalize eden Türkiye’ deki Emekliyi sefil yoksul bırakma huy alışkanlık hüner meziyet ve yaklaşımı, bakıp gördükleri Alman Ekollü sömürü işgal talan ve yağma merkezlerine bakarak toplumun tepkisel reflekslerine göre dozu ayarlanan bire bir kopyalama icraat ve montajlama dayatmasının icadı harcı ve ürünüdür.
Seyfi Karaca……….Ocak / 26
..
ALTINA HUCUMA BAĞLANIP ZİNCİRLENİRKEN HERKES
…
Herkes umutsuz huzursuz mutsuz bilinmez istikrarsızlıklara aşağılanmayı yozlaşmayı görgüsüzlüğü şiddeti kötülüğü kötümserliği ve küçümsenmeyi öğretip kabullendiren soyut gündemler belirsizliklerinde kolayca özendiği markaya modaya maskeye imaja tasarıma ve modele sınıf atlayıp ve konum saplantısıyla Altın’ a kilitlenip bağlanıp insanlığını şatafatlı zincilerlere bağlarken…
Zerafet, nezaket , letafet, incelik ve daha ötesi berisi, hayatın insanla İŞ ÇEVİREN aklını, akışını, dönüşünü ve dolaşımını ille de akıntısı günden güne kuraklaşan huzur sevgi saygı mutluluk zaman sularında kenara yığılmış çakıl taşlarından süslü kolyeler dizmeye kurdele bağlamak değildir. Gerçi gösterişli sofraların özenle parlatılmış çatal bıçak sesini insan yalnızlığı boşluğun sahne piyesine boşaltarak ununu elemiş kasnağını ışıltılı şatafatlı görünen duvarlara asmış gibi görünür fakaat, şunun şurasında hepimiz herkesin diğer yarısından insanız ve çok iyi biliriz ki…hatasız pürüzsüz kusursuz ve en erişilmez seçkin mükemmellikte güzel görünsün diye zorlanan her arıza, huzur ve zerafetten çok görünenin ince kabukları altındaki mutsuz sessiz çığlıklardan başka hiç kimsedir.
Bu yüzden şatafatlılık şekilciliğiyle kuşatılıp formatlanmış zorunlu tüketim dayatımlarına kamçılanarak uyandırılan özenti salgınlarını taşıyan ve yaşayan topluma sürekli aşağılık düşkünlük eziklik acizlik kimliksizlik ve hiçlik duygusu aşılamak, bilinmez belirsizliklerle boğuştuğu kendi gerçekliğinden uzaklaşıp koparak her türlü rencide edici değişim ve dönüşüm başkalaşmalarının piyasa tutsağı olarak imrendiği ya kendini herkesten çok üstün gören veya özgün varlığını benimseyip kabullenmeyen yozlaşma kuklası, kuşku ve kaygı şüphelisi, çaresizlik ve endişelerinin kölesi, korkularının mahkumu, kahır kibir çöküş gösteriş ve ihtişam düşkünlüğünün soytarısı olduğu sosyal siyasal ekonomik ve kültürel tıkanıklıklarla dolu cinnet kozasının felaket sarmalları içinde bozulduğu bıktığı boğulduğu ve bocaladığı dönemlerde bütün akıl fikir cesaret irade bilgi beceri duyarlılık ve tepkisel reflekslerini yitiren insan, kendini kuşatan korkunç iflastan kurtulmak için hiçe savrulmuşluğun tetiklediği çırpınma ve dürtü güdümleriyle bir an evvel KOLAYCI ,garantici ve hiç kimsenin kendine asla ulaşamayacağı kumarbazlığa, sahtekarlığa, dolandırıcılığa veya HAYAL PERESTLİĞE yönelip her türlü ahlaksız hukuksuz ve kişiliksiz kayboluşları göze alarak faili meçhullere bulaşır yapışır ve karışır.
Taaa Sümerler’ den beri neredeyse dünya ve insanlık tarihinde az bulunurluğu, ışıltılı alımlı cazibesi ve hiç bir değişim dönüşüme uğramadığı sebebiyle Altın, yeryüzünde var olmuş bütün uygarlıklar tarafından süs, takı, dekor, kaplama, teknoloji -sanayi ve değişim aracı olarak kullanılagelmiş. Mısır’ lılardan Aztekler’ e kadar her kıtada ve coğrafyada birbirinden etkilenen incelikte sanatsal işler çalışmış işlemişler. Bugün sanayi teknoloji ve takı mücevherciliği dışında kalan yüzde otuzluk Altın rezervi, Amerika ve İsviçre gibi ( her çatışmayı kolayca manupule edebilen sözde güvenilir) merkezlerde depolanmakta.
Kanada’ nın Yukon bölgesindeki Klondike Irmağı kıyısında ve Bonanza deresinde su yüzeyinde bataklıktan akıp giden çamurda altın bulunmasının ardından haberi duyan bütün ülke bu bölgeye akın etti ve bu uğurda onbinlerce insan gerek ulaşımı zor yollarda gerekse varılan yerlerdeki pis sağlıksız ve kötü yaşam koşullarında can verdi. Şehirler kuruldu. Bazıları servetle dönerken çoğu büyük hayal kırıklıklarının kurbanı olarak yakalandıkları ölümcül hastalıklarla geri döndü. Kırk yıllık toplam hayatının büyük bir bölümünü trenlerde yarı aç yarı tok ülkeyi gezmekle geçerken midye hırsızlığı, okul hademeliği, gazete satıcılığından gemilerde tayfa olarak çalıştığı yaşam öyküsüne Altın Arama serğveğciliğini de katan Jack London bu kapılmışlığın bizzat canlı tanığıydı. Ordan büyük servetle dönmedi ama deneyimlediği yaşanmışlıkları kaleme aldığı Kurt Kanı veya Vahşetin Çağrısı gibi tüm dünyada etkileyici olan Edebiyatın Doğalcı romanlarıyla altın bulma hayalinin peşinde sürüklenenlerin bütün bilinmeyenlerine ve acımasızlıklarla dolu serüven gerçekliğine tanıklık ederek yakından baktı.
Daha sonraki yüzyıllardan günümüze kadar çekiciliği hiç değişmeyen yüzyıllarda Güney Afrika ( diğer değerli madenlerde tüm Afrika) ve Avustralya ( çıplak arazide at arabasının tekerleğine yetmiş sekiz kiloluk altın kayası takıldığını duyan herkesi Altına Hucum hayal perestğilinin iflah olmaz kulu kölesi yaparak kolayca ve bir an evvel sorunlarını kökten çözmeye sınıf atlamak uğruna ) yerlilerinin bütün yaşam ve özlük haklarını sorgusuz sualsiz talan tarumar etme pahasıyla tıpkı geçmişte yaşanmış İnka ve Aztek’ lerde olduğu gibi aynı yer çekimi merkezlerinin çapul çullanışlarına ve tecavüzüne uğradı.
Jack London ‘ ın bizzat kendi yaşayarak deneyimlediği ve romanlaştırdığı öyküleri filmleştiren Charlie Chaplin, Altına Hucum çılgınlığının yaşandığı dönemlerde yaklaşan dünyayı sarsan büyük çaplı felaketlerin ön habercisiydi.
Herkes gram altına kilitlenmiş yandan çarklı köhne sefil bucakta ve intihar süslü çarpık yapılanmalı topyekün iflasın kirli bozuk bitik yıkık bulanık bozuk her şeyi paramparça gösteren dikiz aynasında..kadraj giren ülke ve dünya gündemiyle bugün..
Özellikle toplumsal tıkanıklıkların hukuk yol yordam saygı liyakat özgürlük akıl fikir ahlak güven kanun kural kültür vicdan onur sanat irade ve itibardan kalkmasına ve aşağılayıcı baskıcı küçümseyici yozlaşmaların ve kötülüklerin gündelik yaşamın vazgeçilmez dönüm dolaşımına normalleştiği dönemlerde sefalet sorun ve gelir dağılımı adaletsizliyle tüketim ve gösteriş çılgınlığının izdihamında boğuşan kalabalıklar ; içinde bozuldukları ve boğuldukları sürüklenişlere hiç bir akla fikre dayalı saygın ve değerli yaptırım katılımları olmadığı sebebiyle felaketin döngüsünü en kolay yoldan kırabilme kolaycılığı ( her leyin hızla değer kaybettiği yıkım doygun yağma cinnetinde durduğu yerde sürekli değer kazanan veya hiç değilse her şartta değer kaybetmeyen kumarbazlık anlayışıyla) süyanür’ ün yok ettiği ormanlar topraklar ırmaklar dağlar muhitler ve meskenler hiçe sayılarak tüm dünyayı yaklaşan felaketin habercisi olarak saran Trump manyaklık merkezine bağlı ve Kanada geçmişinden şirketleşmiş haydutluk korsanlığının üretim tüketim çapulculuk çıkmazında neredeyse her saniyesi değişen fiyatlandırmalarla ekseni kayışı kaymış hayatını düze çıkarma hayaliyle hemen hemen herkes ALTIN’ a hucum etmekte .
Yirminci Yüzyıl’ ın başlarında Jack London romanlarının ve Charli Chaplin siyah beyaz filminin ele aldığı enek sermaye çelişkisini doruğa çıkaran gelir dağılımı eşitsizliğinden kaynaklı keyfiyet baskı buhranlı ve bunalımlı zamanlarda derinliklerinde boğulduğu bütün açmaz çıkmaz sefalet ve sorunlarını imrenip özendiği yukarı sınıfa benzeme alçalmadıyla dolgulanmış olan sahtelik kişiliksizlik eziklik bilinmezlik aşağılanma ve gelecek kaygısını bir snda değiştirme iç güdüsüyle sürüklenen savruluşlarla varılan sonuçta yıkım enerjisini boşaltamayan peşleşe Büyük Dünya savaşı çıkmıştı.
Koloniciliğin yayılmacılığın ve sömürgeciliğin her keşfettiği ve ele geçirdiği yeni yeryüzü parçasını daha önce yerleşik olanların en acımasız katliamların soykırım metodlarıyla yok edilmesine , baskılanmasına veya hiç bir insan değerliliği gözetmeksizin köle koşullu iş gücünden yararlanmasına bilindik tanıdık karakteristik özellikleriyle, aynı anlayış niyet ve alışkanlıklarını Amerika’ da olduğu büyük bunalımların kendini kurtaracak değişkenlik arayışları dönemlerinde sanayileşmiş Eski Kıta’ daki ( Avrupa) biriktirdikleri işgal yıkım yağma çatışma gerilim paylaşım ve savaş pozisyonlarını her gittikleri diğer yerlere de beraberinde götürdüler. Kanada da kıtaya her ayak basanın keşif ve işgal mülkü olarak ilan edildiği ilk istilacı Fransız’ ların ardından hiç hız kesmeksizin İngilizler, sonra Avrupa’ nın her ülkesinden, Hintli’ lere varıncaya kadar günümüz yüzyılına kadar yerleşimci akınına uğradı. Avrupa da yürütülen savaşın sonucuna göre kolonilerde de idare ve mal değişimi yaşandı. Yeni yerleleşimciler yine Amerika ön çalışmalı laboratuarında olduğu gibi eski kıtayla kader bağlarının olmadığına karar verince yeni oluşumların yeni devlet yapılanmasını ve örgütlenmesini kurdu. Bu durum Avustralya’ da da hiç değişmeksizin birebir kopyalanarak bütün yaşam damarları sefalet baskılanma belirsizlik ve umutsuzluk çürümüşlükleriyle bozulmuş ve TIKANMIŞ OLAN KADERİNİ başka hayaller ve dünyalar arayarak kurtarma arayışına girme işini yer yer bulunan ALTIN cevherinin insan akıl fikir mantık sorumluluk vicdan ahlak onur kültür inanç ve saygınlı değerlerini KAPILMIŞLIĞIN esaretiyle yerle bir eden çıldırmışlığa erişip ulaşması, endüstrileşme ve kimyasallaşma sanayiciliğiyle birlikte Kanada’ da ( analgan ve siyanür teknolojisiyle) en azgın ve sapkın ileri evresine Avustralya, Afrika Anadolu ve tüm dünyayı yıkıp yok ettiği yaşam bedelleri katliamcılığıyla esir aldı.
Hatta öyle ki, ham hayal düşünden umduğu rüyası gerçekleşen Lidya’ lı Midas’ ın her yer ve her şey ALTIN olunca hayati değerde yiyecek ve yaşamını sürdürecek ısırgan otu bile bulamayıp ağıtlar yakarak ben ettim sen etme yakarışlarına ağıtlar yakarak her şeyin tekrar eskisine dönmesinin kulu bin pişmanı ve kölesi olduğu gerçeğiyle, her şeyi altına çevirmek için - çoğu kelli felli bilim adamının da makını mülkünü ve servetini bu kumarda batırdığı- her metal yahut Ametal elementi altına kolayca çevirebilmenin Simyacılık yapma hevesliliği rn nihayetinde Titan “ın mümkün olabileceğine erişildi. Fakat egzim sırasındaki geçen evre altın maliyetinin kat kat üstünde olduğu için, ayrıca da Titan” da Altın gibi yeryüzünde kot bulunan elementen olduğu için bu ihtirastan ve gözü kararmışlık hırsından vazgeçildi. Hem her şey kolayca hiç bir alın terine dayalı r adil paylaşımlı emek be üretimin harcı olmayan Asalaklığın kolayca herkesin insan üstü sür saltanatlık bencilliğini kotarmaya azmış sapkınlaşmış içgüdüsel refleksiyle eğer Altına çevrilebilir olsaydı, bol bulunduğu sebebiyle de değeri sıfıra düşeceğini bu akıl fikir boşluğunda bocalayan gözü kararmışlık esnasında hiç kimse, asla farkına varıp anlamadı.
Üstelik de bir zamanlar ilkel duyumlarla dünya hayatını kuran ve yaşatan en temel elementlerin Su, Ateş, Hava ve Toprak’ tan değişen dönüşenlerle mümkün olduğu iddasını yakın yüzyıllara gelinceye kadar bunun böyle olmadığını bula gele varolan hayati değerde vazgeçilmezi olan element sayısının bugün itibarıyla yüz onsekiz olduğu ve aciliyet listeleme sırasında Altının ilk ve birinci değil Hidrojenin sıralandığı; Aktının’ sa listenin yetmiş dokuzuncu sırada ancak yer ve değer bulduğu ilim bilimcilerce kayda geçirilmiş.
Bugünlerde de geçmişin aynısını tetikleyen Trump merkezliliğe bağlı kirli ilişkiler sapkın yaklaşımlar kara bulutlar ve kızıl kıyameti kundaklayan sebeplerle aynı yeryüzü işgal katliam yıkım yağma kuşatmadı ve gelir adaletsizliğiyle ablukaya alınmış belirsizlik ve bilinmezlik bozgununda ve her şeyin hızla değer ilgi ve itibar kaybettiği kaygı ve endişe kabusunda durduğu yerde durmaksızın sınıf değiştirme hayalini gerçekleştirmeye değer kazansın asalaklık kumarına; veya hiç değilse en kötü şatta değer yitirmesin garantisine ( mal mülk eşya dekor konfor para ihtişam maske gösteriş fetişizmi afyonlarının kamçıladığı dürtü bağımlılığıyla ) herkes altınla yatıp altınla kalkmakta.
Bu arada işgal talan soygun vurgun savaş tehdit çatışma kundakçısı okan emperyal küresel kullanıcıların kiralık katili Pekaka , coğrafya merkezli proğramlandığı uşaklık ve piyonluk işlevini şimdilik rafa kaldıranlara “ bizi kullandınız ve sattınız” kahır küfürleri yağdırmasının ardından yeryüzünün en nazlı güzel ve onurumuz gururumuz bayrağımıza saldırdı ve sataştı. İcat ve kurgulandıkları teröristle muhatap olunmaz ajandasından kaynaklı şerefsizliğe Şaşırdık mı?? Kesinlikle hayır..!
Seyfi Karaca. … Ocak/26
TOPLUMSAL ÇÖKÜŞÜ TETİKLEYEN SEBEP SONUÇ SARMALINA DAİR
….
Sebep sonuç ilişkisi üzerinde hayatı toplumu ve dünyayı yorup sorgulamayanlar, sürekli toplumsal hayatı yıkıcı yağmacı engellerle donatarak felaketler üreten sarmalın sorun kaynaklı ardı arkası kesilmeyen sonuçlarıyla çalkalanır ve debelenirler. Bu sosyal travmalı cinnet ve cinayet kaosunda medya magazin dizi reklam moda trübün ve köpük köpüğe ve diğer kıran kırana sonucu nereye varırsa varsın umrunda olmayan nispetleşmeleri sahteleşmeleri şiddeti kutsayan rol modelleri en az sokakları kundaklayan katillikler kadar öğretici, üretici, tasarımlayıcı yol gösterici ve azmettiricidirler.
Sebep sonuç ilişkisindeki gelişim oluşum kaynak arıza aksaklık tıkanıklık tetikleyici ve etkenleri sorgulamaksızın sadece olumsuz sonuçlarıyla yakınıp dertlenen toplumlar, artıkça çoğalan sorunların önlemini alıp üstesinden gelme ilmini yöntemini yordamını yolunu bilgisini kuramını ve becerisini asla bulamadıkları gib, üst üste bindiren çöküntü yıkıntı tıkanıklık kaos kargaşa ve yığılmaların kuşattığı sorunlar sarmalında debelenerek varolan toplumsal çürümüşlüğün ivmesine hız artırarak sosyal travmalı cebelleşmeyi nispetleşen ve yarışan şiddetli bozgunlara katlarlar.
Bu büyük bozgun, sebep sonuç ilişkisini sorgulamadan programlandığı modern kölelik esaretine biatçı kul köleliğin kısır ve kurak döngüsünü yaşamaya mecbur kılınan sanayisi gelişmiş kalkınmış katı kuralcı koruyucu mükemmeliyetçi ve disiplinci toplumlarda böyle olduğu gibi, sosyal hayatı baştan sona kendi kaderine terkedilerek azınlık sultasının şahsi keyfiyet dayatmaları dışında hiç bir kanun kaide usül itibar ilişki denge ve kural tanımayan sömürge veya yarı sömürge toplumlarında da odaklanılmış olan soygun sömürü çarpık yapılanmasıyla benzerliği değişmezlikleri aynıdır.
Kimliksizliği örgütleyerek çoğaltılmış derin yoksulluklar kaygılar endişeler kimsesizlikler yalnızlıklar acizlikler umutsuzluklar zorluklar çelişkiler eşitsizlikler çileler özgüvensizlikler hukuksuzluklar bilenmezlikler gerilimler ve mutsuzluklar kıskacında, ağına ve tuzağına bağlanan herkes bulduğu şiddet ve sadistlik eğilimi kamçılayıp uyandıran bağımlılıklarla her kokuşmuş çürümüşlük damarından kendini olduğundan başkaya değiştirmenin dürtü güdümünü kızıl kıyamet kargaşasını afyonlarını ahlaksızlığını soytarılaşmasını yozlaşmasını bozulmalarını saplantılarını sapkınlıklarını ve dayatılmış kurgularını övgü takdir kabul imaj tarz karizma kalıp şekil ve görsel parlaklıklar profili kazanmak için birbirini ezip bastırarak hiç bir kural kanun hukuk kalite ve istikrar dengesi tanımayan psiko manyaklık kundakçılığıyla, toplum değerlerini katleden suç cinnet ve sabıka makinasına dönüşürler.
Çünkü doyumsuzluk kimliksizlik ve nerde ne aradığını bilmeme bilinçsizliğiyle çöplük çukuruna düşmüşlüğün sıfatsız öznesini iyiye doğruya güzele doyurup inandırmanın asla mümkünü ve imkanı olmadığı; ve o halde hiç bir kaçışın savrulma silinti ve süprüntülerinde mutluluk saygınlık huzur güven onur itibar anlam kavram değer şuur bilinç bellek akıl birikim ve dengesini asla tanımlayamadığı ve kuramadığı saplantılı kapılmışlıklarla insandan çok her çeşit soyut ve sahteliğin özentisini seçkinlik farklılık ve üstünlük gösterisinden sayan kalıplaşmış şekilciliğe ve omurgasızlığa alışır ve büyür başına buyruk hayat.
Böylece ( sebep sonuç ilişkisizliğine bağlı insanından yorulmuş , ilmînden yozunmuş, ekseninden kaymış olan toplumsal hayat ve dünya ) sonsuz güzelliklerle donanmış olan su toprak ışık hava güneş zaman ve sonsuz evren, tanıklık ettiğinden okuyup ders çıkarımı yapamayan kendini ıskalanmış bedeni uyumsuz ruh hastalarıyla boşu boşuna yaşam okulunu işlemiş yormuş ve çalışmış olur .
Hayatın kin nefret fitne ve üstün baskın gelme yarışlarında herkesin birbirine misli mislisiyle karşılık verme sinsiliğine pusmuş saklanmış pür tetikte bekleyen insan tipini toplumsal çürümenin sosyal çöküşün ve topyekün yıkımların balına buyrukluğunu yaygınlaştırmak için hır gür cinnet dalaş didiş boğumuyla hiç kimsenin altta kalmayı kendine yediremeyip her şartta hep üste çıkmanın esaret zindanlaşmasını kimliksizliği kalitesizliği kepazeliği rezilliği onursuzluğu ve muhalefetsizliği projelendi ve proğramladı oniki eylül. Ordan da bop sivil yapılanması oniki eylül mirasının sür saltanat ve keyfiyet hükümranlığını olduğu gibi devraldı.
Bu sebeple aralarında yaşadıkları gerilimli bunalımlı geçimsizliklerin şiddetini yıkımını ve hasarını asla onarılmayacak şekilde tüm insanlık değerlerinden yozunmuş küslüğe dargınlığa soğukluğa devre mülkleşmek için her seferinde birbirine daha katlanılmaz ve acımasız olanlarını misilleşen hırs öfke yarış kin dövüş kavga ve sataşmalarıyla ortak hayatı yaşanılmaz ve çekilmez kahrın çilenin kabusun sebep verdikleriyle boğuşan ve didişen sorunlar yumağına dönüştürürler .
Kadın erkek, taşralı kentli, eğitimli eğitimsiz, evli bekar, oğlan kız, genç ihtiyar, işçi işsiz, öksüz yetim, boşanmış veya dul hiç kimseyi kendine özgün kişiliğiyle tanımlamayan zır cahilliğin kundakladığı ve piyasa hükmünün denetlediği kimliksizliğe TEK TİPLEŞTİREN algılar ve alışkanlıklarla herkesin durmadan bulaşıp iliştiği her ard niyetlilik ilişkisinden eksik kusur zaaf açık hata noksan arayarak birbirini aşağılayıp küçümsediği çirkefliğin sosyal bataklığından kendine rol üstlenmeyi, farksız benzeşmeyi, sapkınlığı ayrıcalıklığın hüneri saymayı ve kötülüğü miras edinmeyi itibar onur ve seçkinlik markası sayarak, en ünlü ve şöhretli olanların bu kokuşmuşluk ve çürümüşlük markalaşmasında tüm toplumu aynısına değiştirip dönüştürdüğü toplumsal cinnette ortak yaşamı yerle bir eden afyon ve uyuşturucu barın yahut taşeronları azıp kudururken, herkese psiko narsist şizofrenik sebepli sebepsiz HER AN SALDIRGANLIĞA HAZIR tek tipliğin asosyal donanımını ve kurulumunu sağlayan ; cehaleti yobazlığı gericiliği sorumsuzluğu karanlığı mafyacılığı ve her hakka tecavüzcülüğün kendini kanun devlet düzen yerine koyarak toplumdan ve insanlıktan üstünlüğün istikrarsız düzensiz zorbalığın asalak vitrinine koyan mafyacılığa özenmenin öğretim okulculuğunu yapan dizi film magazin kurgu oyun tezgah trübün klüp marka veya medya süper marketçiliği ve senaryoculuğu, bugünkü toplumsal çöküş çıldırış saplantı ve çürümeyi esir alarak ülke sokaklarını kurumlarını meydanlarını ve her yerini güvensiz sorunlu ve yaşanılmaz kılan her saniyesinde herkesin birbirine odaklanıp kökünü kazıyarak ölüm kalım geriliminden ve bastırılmış sorunlarına yenilmiş olmanın ezip bozduğu umutsuz çaresiz kişiliksizliğinden sıyrılıp benzerine üstün gelmek için azıp kudurduğu bunalım uyuşturucu fuhuş furya hınç öfke nefret şiddet ve mafyatik cinayet ve cinnetlere azmettirici tetikçiler olarak suç ve sabıka sahibiydiler.
Böylelikle soyan sömüren vurguncu talancı yağmacı menfaatçi ve yıkıcı güruhun zevk gösteriş ihtişam ve keyfiyet düşkünlüğünü kolaylaştırıcı güzel dümlü ve bağımlılıkların yozlaşmayı bağnazlığı bencilliği şiddeti ve zorbalığı öven ve kutsayan dizi dekor cihaz eşya fetişizmi ve ruhu bedeniyle hastalıklı cinnet magandasına dönüştüren magazin rahminde doğup ölen kalabalıkların gün ve güncesinde…
Sebep sonuç ilişkisini sorgulamayarak esiri olduğu sorunların sonuçlarıyla cebelleşmeyi yaşam biçimi haline getirmiş kalabalıklara sadece ölüm zulüm şiddet bencillik fanatiklik doyumsuzluk görgüsüzlük hınç kutuplaşma ayrışma kin nefret fitne tahammülsüzlük ve çirkefleşmeler güdümlülüğünü azgınlaştıran toplumsal çöküşlere, algısız ilgisiz esaretlere ve tüketim çılgınlıklarına zorlayarak kendi sür sefa servet kaynak sağlamasını yapan; ve sağladığı eğitimli eğitimsiz tek tipleştirme cehaleti ve değerler erozyonu yıkımlarından sür saltanatlık geçimini sağlayan Bop Eşbaşkanlığı’ nın yaptığı yıkımlarla başarı öykücülüğü yaptığı gibi, sürekli kazandığı seçimlerin bile savunucusu olmayarak evet mi hayır mı oyunlarına ülkeyi Cumhuriyeti ve bütün kazanımlarını ittifaklaştığı komisyon hissedarı yağma yıkımlarla birlikte kotaran ; her yenilmişliği ve muhalefetsizliği büyük bir başarı örneğiymiş gibi gösteren istismar reklamcılığıyla (meydan meydan toplanıp dağılan kalabalıkları kullanışlı atölye sahası olarak kullanarak ) toplumun vazgeçilmez ürünü proğram paketi servisinde sefaleti şiddeti endişeyi korkuyu kaygıyı bozgunu belisizliği herkesin tüketimine sunan Yeni Cehepe muhalefetsizliğinin etkisi katkısı tetikçiliği cürümü kuşatması çevrelemesi kundaklaması ve icraatıyla, kapış kapış tüketenlerse suç dosyasındaki sabıkanın ve vebalin kalabalıklara dağıtılmış hissesine müşteri durumunda. Çünkü kişiyi ve toplumu insanlıktan çıkararak her zorbalığa şiddete kirlenmeye kötülüğe ve dayatmaya uyumlu kuklacılığın soygun sömürü deneği ve soytarısı olunması için bütün sorunlar dertler olumsuzluklar açmazlar korkular kaygılar çirkeflikler kanunsuzluklar ahlaksızlıklar sefaletler felaketler yozlaşmalar , onlar için kurgulanıp tüketilmesi kaydıyla modern esir pazar ve piyasası denetimine sunulmakta .
Kendisine tiksintiyle bakmanın bağımlılık afyonlarına azmış alışmış kudurmuş yalnızlık yitiklik yoksunluk yetersizlik yabancılaşma değersizlik çürüme ve çöküşü kamçılayıp kundaklayan çarpık yapılanmasıyla her saniyesi anlık günlük değişen hortlağa cesetleşmiş insandan en son modelini giyim kuşam dekor tarz imaj ve biçim sanayisinde hormonlaştırma üretimi cinnetiyle olup biten; ve eskisi kullanılmadan çöpe atılan tüketim çılgınlığı iltihaplarına salgınlaşmış kaç göç izdiham tutsağı iş güç yoğunluğudur bütün bunlar .
Nasıl ki vücudun dokusuna ilişip yapısını bozan işlevini tıkayan karakterini değiştiren kurulumunu çürüten canlılığını yorup yıpratıp söndüren ve yaşamını felakete sürükleyerek bahşedilmez yıkıcı hasarlarla bitiren sinir damar ve damarlarının devre dışı bırakılması sonucunun toplamında insanını saf dılı bırakan beden kalp ve beyin ölümü tescillendiği gibi, toplumsal ağları ve ilişkileri kuran sosyal yapıyı bozup çökertip çürüten damarlardan da ünlü şöhretli ve markalı siyaset moda reklam dizi medya sinema tanıtım tasarım trübün tezgah vitrin salon galeri basın yayın piyasa pazar ve magazin viruslarının ortak hayatı saygın değerler ilişki ve itibarında tutan refleks duyumları ve duyarlılıkları olan yaşam dolaşımının damar sinir doku organ sistem bağ kurulum ve iletişim hücrelerine sızıp girmeleri sonucu, toplu intihar nitelikli cehalet korku karanlık sapkınlık lümpenlik belirsizlik kayıtsızlık rezillik tıkanma yozlaşma şiddet cinnet kahır kibir gösteriş fiyaka imaj ve sahtelikler bağımlısı sosyal yıkımlar salgınlaşması ve toplumsal çürümeler kokuşmuşlukları artık hiç kimsenin yadırgayıp sorgulamadığı tepkisizliklerle alışarak uyuşturulmuşluğun kanıksanmış normalleşmeleri algısıyla kısır döngülerin doğal günlük güncesi olmuştur.
Güç ihanet gösteriş istismar ve ihtişam zehlrlenmesiyle kazandığı seçimlerin bile iddasında önünde ardında ve savunmasında duramayan; fakat kendine umut bağlayan sefil ezik yoksul sorunlarla didişip boğuşan toplumun yığınlarını ve kalabalıklarını dolup boşalan meydanlarda büyük başarılara imza attığının matrak geçme makarasına sarıp muhalefetsizliği baskılama büyük icraatıyla övünen rol modelcisi yeni cehepe gibi vesairleriyle koalisyon ve kompozisyon ortaklı yağma talan vurgun sömürü şiddet cinnet ve soygun ekipmanlı bop ittifaklı topyekün irade sahipliliğinin her ne yanlış yaparsa yapsın kendilerini keyfiyet ve çıkar sultasından şiddeti mutsuzluğu sefaleti korkuyu karanlığı cehaleti istikrarsızlığı belirsizliği kaosu kurumsallaştırarak ve her olumsuzluğa zoraki dayattıkları kendilerini yüceltip kutsayan istismar çevrim çarkında doğrultarak kendi muhalefetlerinin ancak yine kendileri olabileceğinin ilahlaşmalarnı sahipsiz sürüklenişlere empoze etmekteler.
Yolunda yörüngesinde giden ortak yaşam duyarlılıklarını veya huzurlu onurlu sakin ve dengeli düzeyli yaşam gayreti çabası umudu niyetlisi olmayı ayıplı yasaklı eksik ve hatalı sayarak, her ilişkide mutlaka acı kaygı keder kabus korku facia felaket damarı arayıp ortak yaşamı değerli kılan ve kuran sanatın en hatırı sayılır duygusunun düşüncesinin müziğinin romanın şiirinin siyaset biliminin ve toplumsal iletişiminin hayatı sönmüş ekseni kaymış işlevi pörsümüş içeriği boşaltılmış aklı vicdanı sağlığı dengesi itibarı ve düzeni bozulmuş hınca hınç yozlaşma afyonlarıyla uyuşturularak sorunlarıyla ağlaşmayı ve dertleşmeyi pazarlayan magazin sergi sınım piyasasında onay kabul ücretlendirme beğeni ve dolaşım karşılığı bulmadığı sürece başka seçeneği olmayan zavallılık enayisi tezgahına konulan toplumun tüketiminde ilgi ve itibardan sayılmadığı sosyal çoraklaşma sonucuna sebebi sorgulanmayan duyarsızlık ve ilkesizliklerle beraber yolunda giden sakin değerli dengeli düzeyli onurlu saygın her şeyin doğasını dünyasını kuralını özgür varlığını özgün karakterini ve yaşam hakkını bozma keyfiyet sadistliği ve kayıtsızlığından dolayı sürüklenip gelindi.
Kim kimi en akıl almaz azgın sapkın ve adi fitne fucur fesatlık taciz tecavüz kalkışma yeltenme saldırı çullanma çökme pusu katakulli şiddet entrika dolap dümen cinayet sapkınlıklarıyla kuyuya itmiş uykusunu bölmüş yardan atmış banyoda basmış yolda kıstırmış kavşakta taramış kabusu olmuş paçasına yapışmış altını oymuş üstüne çullanmış dağa kaldırmış depoya kilitlemiş rüyasına sarkmış baldırını bacağını dalağını ciğerini sökmüş koparmış hayatını felakete üzmüş yanıltmış aldatmış ezmiş kışkırtmış kudurtmuş çıldırtmış dolandırmış kazzıklamış kesmiş doğramış delik deşik etmiş evini dünyasını başına yıkmış yaşadığına yaşayacağına dünyayı dar zor ve pişman etmiş veya kaynanasını karısı yapmış cibilliyetsizliğiyle insanlık seviyesini ve yaşam kalitesini her türlü ahlaksız onursuz ve duyarsızlığa düşüren değerler erozyonundan her türlü insanlık dışı kötülükleri kanıksayıp sıradanlaştırarak, kendi kendisiyle baş edemediği sürekli kaçışların savrulmaları ve Hastalıklı ruh haliyle kene gibi yapışıp sataşacak gerilim hatlarında birinin bulaşmasını bekleyen sosyal bozgunda Acun sor vayvuruk dul gelin kart kaynana yemekteyiz izdivaç organize işler ivedik gora kurtlar vadisi hüldür goldür güldür tarkan sezen ibo seda hülya özcan alişan mahmut mahsun gibi ve benzeri sabah akşam nizah kavga bunalım eziklik ve sosyal uyuşturucu ve arabeskliği aşılayan çöplükten geliyor bu toplum.
Çünkü akıl fikir vicdan onur özgürlük güven özgüven irade algı idrak anlayış kavrayış bilgi tavır duruş huzur saygınlık donanım ve iletişim duyarlılığıyla istisnasız ve ayrımsız herkesi kapsayan adalet hukuk ve sosyal mutluluk zenginliğine gelişip yükselemeyen kişilik ve kimlik yoksunluğu, soygun sömürü piyasa çarkının proğramlı tutsakları olarak sürekli aşağılayıcı aldatıcı ve alçaltıcı değer düşüklüklerinin özenti bağımlısına , magazin ahmağına ve tüketim çılgınlığı soytarılığına ( algı yönetimli ilgi merak imrenti alışkanlık ve bağımlılık dolguları yapılarak) evrilir ve dönüşür. Çünkü sayesinde özgürleştiği kendine hayata dünyaya toplum değerlerine ve insanlığa dair olması ve geliştirmesi gereken özünü insancını itibarını saygınlığını güvencini dilini samimiyetini ilgisini merakını kültürünü sorumluluğunu bilincini ahlakını katılımını yakınlığını fikrini saygısını anlayışını katkısını etkinliğini ve iletişim zenginliğini proğramlandığı kişiliksizlik ve tükenmişlik esaretine yitirdikten sonra ekranlardan akan her şeyi ( bütün kepazelik aşağılık cehalet gericilik kayıtsızlık derbederlik zavallılık kibir ihtiras nefret nizah kuruntu endişe şüphe hurafe şiddet küçümseme ayrışma dışlama talan yağma çürüme kokuşma yozlaşma ve kimliksizlik kulluk köleliği dolgulaması yapan dekorcu piyasacı salgın ve afyonlarla) tanrı vergisi olarak kutsayıp sorgusuz sualsiz günlük öğününe nafakalanan..bu günlerin sebep sonuç ilkeselliğini sorgulamayı ortak yaşam ekseninden ve kütüğünden çıkararak bütüncül n kötülükleri doğurmanın kuluçka evresiydi.
Bu bağlamda..
David Backam’ in karısı, (çağ dışı kokuşmuş bütün gericiliklerin ve gösterişlerin ingiliz ROYAL saltanatına çöreklenmiş imtiyazlı seçkinlik sınıfının magazin gözdesi ) gelinine sert çıkıp sırt döndüğü yeryüzü ekseninde, aynı kur ve kulvar endeksli Tarkan ve Cem Yılmaz yıllar yılı sebeplisi oldukları toplumsal yozlaşma ve çöküşe taze ve geniş çaplı kaynak aktarımları sağlamak için birlikte sahne bağırtıp düetledikleri “ bize ne yoksul ve dar gelirlinin çilekeşliğinden dünya bize böyle herkesten güzel” tantanasını yakıp döndürdüğü üst matrak makara geçidinde toplumun, ana haberler bülteninde “ mega star ortalığı yine yıktı geçirdi “ reklam nitelikli magazinciliğini onca toplumsal kokuşmuş çürümüşlük sonuç nedenseli olmasını irdeleyip sorgulamaksızın enkazına okudu üfürdü durdu.
Bu yüzden bugünün soyut sanal sahte ve yapmacıklıklarla sosyal cinnetin tezgahı kurulup yağma yıkımları kalıcı kabullere süreklileştiren topyekün çürümenin, insanlık ölümünün ve toplumsal çöküşlerin dolaşım ağına her ne pahasına olursa olsun türevlilik çöplüğünde sağlanmış olan kendini her ne pahasına okursa olsun pazarlayıp duyurma paylaşımları, görseller, diziler, sinemalar, modalar , magazinler ,şöhret ve ünlü olma budalalıkları, kişiliği kendine ait olmayan cerrahi müdahaleliğin boyalı etiketli yamalı bulaşıklı estetik kamuflajlarıyla insandan çok sahtekarlık kuluçkalı vitrin mumyasına benzemeye aklını fikrini onurunu saygınlığını düşüncesini duyarlılığını idrakını iradesini bilincini karakterini ve kişiliğini tek cümlelik başkasına katlanmaya anlamaya ve daha fazlasına tahammülü donanımı ve gelişimi olmayan diyalogların iletişim özürlülüğüne yitirmiş morg celseliliğin yan sanayi çeşidi ve kullanışlı dangalak üretim merkezlerine bağlı kuklacılık unsurlarıdırlar.
Hiç kimse hiç kimseye hiç bir şey anlatma imkanı mümkünü ilgisi ve merakının olmadığı gibi, herkesin birbirinden saygısı umudu bağı samimiyeti itibarı değeri aidiyeti sevgisi ve yakınlığı kökten kesik morg türü tükenmişlik kapsamında hiç bir şey anlatma ihtiyacı da duymamaktadır. Çünkü yüzü asık kaşı çatık morali bozuk sinirtirleri gergin surat sürekli bir karış aşağıda hali vakti devamlı gergin öfke ve nefret patlaması yaşayan herkesi yutan bunalım ve gerilim hattında, hiç kimse hiç kimseden hiç bir şey anlayıp dinleyecek güçte huzurda sakinlikte tahammülde donanımda olmadığını her fırsatta dışarı döküp saçmak için içinde boğulduğu cinnet kabuklarını yırtarak her defasında daha inandırıcı olsun senaryolu dizi repliklerinden örneklendiği şiddetli hınç nefret kin intihar saldırı sataşma çullanma izdiham sapkınlık ve zorbalık girişimlerine belli ede ede ve bile bile bulaşıp sürtüşecek ( herkesin ötekini kendi durum ve dengesizliğinden tanıdığı) şer bozgun kargaşa bahane ve bela ölüm kalımları kovalaşmakta.
Seyfi Karaca….. Ocak/26
BUZUL FANUSTA KARDAN ADAM Ve KADIN OYNAŞIRKEN DÜNYA
İnsanın dağ deniz sahil koy korukuk ormanlık bostanlık bahçe bağ çay dere çağlayan körfez tarla toprak bulut yel yağmur kum kumsal gibi AŞKA ev sahipliği eden yol yön puduka meram ve meyli olmali ki.. bütün sahteliklerlr kötülüğü besleyen kıyamet tufanlarında dönüşü nereye olacağını bilmediği kıyametlerin ambalajlanmış hazır tüketim manyağı, değişim dönüşüm deneği, şiddetli geçimsizlik üstencelik gösteriş ve görgüsüzlük budalası, acemi çaylaklığın insanlıkla arası bozuk savruluşlar enayisi ve fors fiyaka marka imaj ve format alım satım salgın bulaş ve viris taşıyıcısı olmasın.
Yeter ki bütün bütün geri dönüşler kış bahar kış sonbahar ve yazla beraber, bayır yokuş sıcak soğuk ıssız yalnız demeden yüreğğni zaman sarkacına koyarak aşk sarhoşu dağa düze toprağa ırmağa dalgaya DENİZE ve dünyaya olsun insanlıkta kendini bulan mutluluk harcının ve yaşama sevincinin. Güzel ömrüm nicelerine aşk olsun..!
Seyfi
….
KORSAN ÇULLANIŞLARA KUNDAKLANIRKEN DÜNYA 3
..,,
Özgürlüğün gerçek değeri ve ederi, iradenin ve düşüncenin yetkin akıl deneyim donanım bilgi bilinç ve birikimler bütününde söylemin eyleme geçtiği kadar somut anlamlı işlevsel ve kavramsal hükmü vardır. Aksi takdirde eğitimli ZIR AHİLLİĞİ tüketim piyasasına göre üretip tezgaha koyan aydın yobazlığı, her türlü ilkellik ve feodal bağnazlık düşkünü gericiliği yapısından barındıranlarla kıran kırana yarışan Algı Yönetimliliğini SOMUT gerçekliklerle okuması çıkarımı ilgisi alakası olmayan asosyal NARSİSTLİĞİ toplumsal hayatın değişim dönüşüm soytarısı olarak kimliksizleşir.
Çünkü dayatmalarının en başında kişiliksiz ve kimliksizliği listeleyen soygun sömürü cellatları ve haramileri, bütün özgün yaşam haklarına sorgusuz sualsiz korsanlıklarla çullanıp tecavüz ettikleri toplumları itirazsız tepkisiz kabulle korkularına ve acizliklerine her buyurduğunu kulluk kölelik tapınmasıyla tanrılaşmak için görünen somutluktan uzak, dayatılan soyutluğu özümseyip içselleştiren maskaralığı kutuplaşmayı maskeleşmeyi ve sadistliği kundaklayıp piyasalaştırırlar. Bu kozmik kuluçkada her doğurganlık birbirini ören engelleyen koparan yoran yıpratan saf dili bırakan ve örgütleyen DOMİNO etkisiyle, sağlıklı özgün ve ÖZGÜR iletişimi tedavülden kalkmışlığın kimliksizliğine zincirlemesine bağlı olarak sendikasızlık, hukuksuzluk, vicdansızlık, kültürsüzlük, liyakatsizlik sorumsuzluk, itibarsızlık, haysiyetsizlik, inançsızlık, eğitimsizlik ve muhalefetsizlikler de özgürlük eşitlik barış hak hukuk adalet onur saygı sevgi gibi özü içeriği boşaltılmış anlamsız ve kavramsızlığın soygun sömürü haraç mezatına afyon çeşidi ve narsistlik sakızı olarak ürünleştirilir.
Çünkü edinilen BİLGİ ve BECERİ, öğretilmesi gereken insanlık değerleriyle eşit yaşıt ilgi denge ve itibar orantılısı olarak örtüşmezse, gelişmiş büyümüş olan insan her çeşit kişilik ve davranış bozukluğuyla donatılmış her hamlesi hırs yarış ihtiras gösteriş kavga sataşma saldırı kin fitne bozgun ve asla altta kalmamaya kodlanarak kullanım proğramı yazılmış olan makina aksamlı kalıp ve cüsseden ibarelikten ( donanımlı zır cahillik cihazından ) başka bir varlık türevi değildir. Bu sebeple de toplumsal dolaşımın huzura saygıya sevgiye mutluluğa ahlaka hukuka refaha ve karşılıklı güvene duyduğu hasret ve özlemlerin günden güne gittikçe aç bi ilaç muhtaçlıkla arttığı günümüzün dönüm dolaşımında medeni hali standart sosyal çöküş ve toplumsal çürüme gerilim hattında konumu ve meslek grubu ne olursa olsun ( işçi çiftçi işsiz amele usta kalfa çırak tüccar berber danışman doktor mühendis tekstilci marketçi şarküterici kumaşçı aktar kunduracı gazeteci yayıncı eczacı galerici sıvacı boyacı sanayici fabrikatör imam şöför kaptan pilot hemşire hostes büfeci seracı tesisatçı öğretmen hırdavatçı camcı sucu tamirci pazarcı borsacı bankacı mütahit dizici sanatçı güvenlikçi oyuncu filimci tarikatci siyasetçi mozaikçi mobilyacı kuyumcu magazinci butikçi kahveci barcı klüpçü tasarımcı proğramcı sporcu kasiyer manken profesör evli dul bekar genç ihtiyar kadın erkek alıcı satıcı çol çocuk istisnasız her yaştan ve her gruptan herkes) dengesini düzenini yitirmiş ve sürekli değersizleşen ortak yaşam erozyonunda sürekli beğenilmeye övgüye yüceltilmeye birinciliğe mükemmelliğe pohpohlanmaya ve el üstünde tutulmaya yalvar yakar olmanın ezikliğini kilitlenmiş aşağılık duygusuyla, korkunun nefretin bunalımın ahlaksızlığın şiddetin rezilliğin sapkınlığın görgüsüzlüğün ve gösterişli olmanın kışkırttığı her şeye her an çullanmak için alınganlık kırılganlık acizlik yoksunluk yalnızlık ve düşkünlük pususunda kendin beklettiği iltihap bunalıp ve sorun yıkıntılarından nedenli nedensiz her fırsatta taşımakta zorlanılan ağır faturalı çöküşün baskıladığı ve bunalttığı hiçlik umutsuzluk ve mutsuzluk algısıyla başkasına temas eden ara açıklığından patlayıp çullanmak için konuşlanmış azıp kudurmaların hükmettiği eğitimiyle öğretimi birbiriyle uyuşmayan zır cahillik sendromu ortak yaşam kılcal damarlarında dönüp dolaşmakta.
Çünkü iradesiz onursuz duyarsız iletişimsiz ve aidiyetsiz kimliksizliği örgütleyerek hiç bir sosyal yıkıntı ve yağmaya tepkisi olmayan muhalefetsizliğin kanıksandığı yerde olup biten her şey sıradanlaşır ve tanrısal vergi nimeti olarak kederkeşliğie mal edilir. Bu yüzden işgalciliğin Türklüğü, Atatürk’ ü ve Türkiye Cumhuriyeti’ ni Evet- Hayır veya Tamam mı Devam mı Bop siyasi manevra oyunlarıyla tezgaha konulurken hiç bir etkin “ ben bu oyunlara gelmem “ hassasiyetinde duyarlılık göstermeyen ve kaybedeceğini bildiği hileli hurdalığa bütün sosyal siyasal kesimlerden daha çok katkı sağlayan Yeni Cehepe istismarcılığı ihaneti ve Zır Cahilliği,onlara gorevlendirilmişliğin yazılımındaki buyrulmuş olan çıkar menfaatleri oranında siyasi Bop Eşbaşkanlığına yedeklendirilmiş. figüranlık tarifesinin zorunlu gereğindendi.
Çoğu zaman ortak sevinci ve yaşamı kuran ve çoğaltan saygınlığa dair en küçük başarı öyküsüne dahi katılımcı çoğulculuğun hayati ialşıycılarından olan övgüye saygıya yürek ortaklığı yapmak dahi alınmış veya verilmiş mutluluk paydasının besleyici sinir damar yol yordam ve kanallarıyken, hizası düzeni kaynağı ve ayarı bozulmuş toplum ve dünya zenginliğine sonsuz yıkılışların tetikleyicisi olan bencilliği ve bağnazlığı kelepçeleyip tutsak ederek soyut narsistlşkten baktığı ve beklediği gibi hayatı şekillendiren güç fiyaka gösteriş hışım ihtişam hallisinasyon sanrıları gerçek üstülük sadistliği ve zehirlenmişlik biçimselliğiyle hiç bir Özgürlüğe varmanın imkanı mümkünü yoktur asla.
Bu yüzden yoksulluğu çaresizliği ezilmişliği sefaleti çöküşü çürümeyi ve faturası ağır tüketim köleliğini zavallılık muhtaçlığı olarak kuluçkalayıp kundaklayan emperyal ilahları ve soygun sömürü haramileri çark ve çarpık yapılanmasında dönüm dolaşım ve kullanım sermayesine herkesi aynı soyut kalıplı tek tiplilikte hücreleyerek kimliksizliği kepazeliği aşağılanmayı dışlanmayı ve muhalefetsizliği Türkiye’ ye ON İKİ EYLÜL “ bizim oğlanlar”kundakçılarıyla kızıl kıyamet kabusu olarak dayatırlarken kimliksizliği ve muhalefetsizliği ortak cürüm işleme sabıkasına yüklenilmesi istenen YENİ CEHEPE’ nin bütün zamanlara etkisini katkısını ve damgasını vuracak olan toplum enayileştirme ve duyarsızlaştırma ( sosyal siyasal kültürel ekonomik bağlamda ortak hayatın özgürlüğünü adaletini bilgisini saygınlığını çağdaşlığını ve nicesini görünen gerçekliğiyle değil GÖSTERİLMEK istenen maske ve kamuflajlardan algılayıp kavrama ve tanımlama hayalperestlik polyonacılık ve sadistlik asalaklaşmasını ) sağlayacak olan parti tüzüğü de, özü esası muhalafetsizlik üzerine veya Onİki Eylül ve sonrasının yedek aksam parçacığı olmak üzere kurgulanmış bugünleri geçmişe zincirleyip bağlamanın şifresiz kodlarıydı.
Nitekim On İki Eylül’ ün madalyonlu ödüllü mülk ve mirasını devralan BOP Eşbaşkanlığı dönem ortaklarından biri olan Cia ambalajlı Fethul - Metal ajan piyon ve uşaklığının “ gerekirse mezardakileri dahi diri gösterip kotarılmış olan gidişatın militan destekçisi olacaksınız” beyannameli Türklüğe, Atatirk’ e ve Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik yağma yıkım oyunlarının ‘ tamam mı devam mı veya evet mi hayır mı’ iskambiline kumar bahsi yapılması bugğnkğ TOM BARRAK kumanda merkezliliğin kodlayıp şifrelediği kimliksiz ve muhalefetsizliği buyuran ve Yeni Cehepe’ nin en başta tam desteğiyle gerçekleşmiş olan özgürlük dayanışma gelişme kalkınma barış dünkü afyon cikletleriyle toplumsal uyulumu sağlayan ihanet ve istismar sürüncemesiydi.
Ayrıca emperyal merkezlerde hiç de sanıldığı heveslenildiği umulduğu veya hayal edildiği gibi her kendinden kaçışın vardığı eşitliğin özgürlüğün refahın konforun rahatlığın ve korkusuz kaygısız yaşam sürmenin güvenli cenneti değil, her an işsiz güçsüz kalabilme sürekli sosyal cinnetin tepesinde soyan ezen sömürenler tarafından hazır mevcutlu ve tehditkar korkularıyla sallandırılan ön bariz misal lokomotif lakaplı örnekle Almanya’ da üretim kampanyasında çakılanın en katmerli maaşı kesintiler çıktıktan sonra dört bin iki yüz elli Yuro’ dur, Bundan tek başına kuru kira arayıp da orta ölçeklerde ik buçuk odalı bulabilene kuru kirası en az binbeşyüz euro” dur. Bunun kalan yarısından çoğu ısınma su cereyan telefon yeme içme trafik giyim okul sağlık iletişim asansör …
Ayın yarısı bitmeden tıpkı Türkiye’ deki Kredi Kartından veya bankalara hayatı haciz diğer borçlanmalardan hayatının çıkışını kimliğini itiraz hakkını özgüvenini özgürlüğünü ve mutluluğunu tüketim piyasası esaretinde özentilerle afyonlaşmış sosyal siyasal ve kültürel izolasyonlarda tamamen yitirmiş ve bir daha bulamayan kulluk köleliğin zavallılık deneğidir toplum ve insan.
Türkiye’de ise kıran kırana yürürlükte olan Tom Barrak proğramlılıpın Bop Eşbaşkanlığı yağma yıkımlarındaki yıkılanın yerine konan her kaçak ve çarpık yapılaşmalı şehir cadde ev bark dekor imaj konut duvar gösteriş dalavere özenti sokak maske ihtişam ve sahtelik betonlaşmalarda eylemiyle söylemi arasında hiç bir duygu tavır düşünce akıl fikir onur irade bilinç bellek gözlem deneyim saygınlık gerçeklik özgüven ve ÖZGÜRLÜK kavramı ve bağıntısı olmayan şiddetli mutsuz- geçimsizlikleri bünyesinde barındıran kimliksizliği ve muhalefetsizliği harcayıp tüketmekte sözde karşı çıkanlar veya bütün kötülüklere iştirakçi üreterek tüketenler.
Toplumun gözlem deneyim araştırma keşif dayanışma sorgulama bilgi ve birikimleriyle kazanılmış olan sosyal siyasi ekonomik ve kültürel ana başlıklarda sürdürülebilir ortak yaşam değerleri ve iletişim ilişkilerinin saygın sağlıklı liyakatli samimi çağdaş gelişmiş ve gerçeklik bağlarıyla donanmış duyarlılığını sorumluluğunu duygusunu düşüncesini sinirlerini ve damarlarının koparılıp kesildiği çıkar öncelikliğini dayatan ve modern insan köleliği en başta olmak üzere her şeyin yaşam hakkını soygun sömürü tanrılarının keyfiyetine göre tezgahlayıp faturalayan serbest rekabetçilik TOPLAMA KAMPINDA hiç kimsenin kimseyi itibarlı ilişkilerde duyup işitip umursaması olmayan korkunç çürüme duyarsızlaşma yozlaşma körelme çöküş yıkım ve sağırlaşmanın hışmına uğrayarak piyasanın etiketlediği kataloglaşmalarda artık insanlar aynı toprağın sunduğu ve serdiği doğallığın can yakınlığında ve aynı hizada değil, bir gün kullandığı soyut yapay ve yapmacık ilişkileri gününü saniyesini bile doldurmadan yenisine azıp kudurup sapkınlaştığı yüzünü kişiliğini karakterini de ona göre tükendikçe yenisinin imajını giyinip soyunmakta. Bop Eşbaşkanlığına hususi ek ve yedek aksam üniteliği yapmakla özene bezene umutsuzluğu tükenmişliği kaderciliği derbederliği sindirilmişliği tepkisizliği hiçliği özendiğinin kulu kölesi kalabalıkların toplsnıp dağıldığı meydanlarda muhalifsizliği kuluçkalatıp köpürtmek için tasarımlanmış Yeni Cehepe genel müdürü ise,toplumsal hayatın SOMUT GERÇEKLİKLERİNDEN uzak kayıp ve kopuk narsistlik hallisinasyonlarıyla sahte gündemli kaynağı sağlanmış kaymağı kıyaklılıklar zıplayıp kovalamakta.
Ve herkesin artık resmi veya sivil hiç bir ortak akıl yol fikir kanun kural yahut ahlaki değerleri tanımadığı zorbalığı ahlaksızlığı acımasızlığı kokuşmuşluğu kanıksandığı bu sosyal cinnette artık birbirinin hakkından gelmek için her fırsatın üste çıkıp altta kalmama pususuna yattığı sosyal cinnette aynı insanlık değeri hizasında hayat sürüp toplumsal değerler dengesinde kişiliğini karakterini bulmaya ve yaşatmaya değil, şerden veladan hırstan kibirden kapristen acımasızlıktan şiddetlen sahtelikten ve kin gütmelerden başkasına üstün baskın seçkin başarılı mükemmel gözde ve en birinci gelme uğruna sürekli kaybederek kazançlı (maskelerle kendini kamufle ederek) canına okumanın sonsuz bitiş hezimet ve tükeniş sendromuna hortlaklaşmakta.
Seyfi Karaca.. … Ocak/26
KORSAN ÇULLANIŞLARA KUNDAKLANIRKEN DÜNYA 2
..,,
Her kişi emsalinin aynasına uğraşan ve yakışan akıl fikir duygu düşünce söz yazı ve sohbetlerle iyibatlaşor veya itibardan düşer.
Bu sebeple ben sizden sıçrayanların Üstüne kirli küflü tükrüktü ve kuruntulardan kahır hır dalaş döğüş çekiş sitem ve kavgalaşma meraklısı ve kahrettikçe yatılıp tatmin olan kısır döngüleri bulaşmış lakırdılarınıza hiç dokunmayıp öylece devirip yıktığınız yerde bırakıyorum. Yalnızlığının esiri güdümlü tüketimler mahkumu ve özendiğinin kendine tiksintiyle bakan sipariş hücresindeki ve kepazelik maskarası katalogdaki başkası olmayı huy edinmişseniz eğer, her seferinde iskambil karışmış paketini yırtıp masaya yıkılan kumarcılar gibi sizi boğan üzen ezen ve eksildikçe kamçılanmış kontrolsüzlüğüne tüm yaşam zenginliğini yoran harcayan bozan çürüten ve yıpratan asosyal kargaşa cinnettinde harcadıkça kendini kaybettiği hınç hırs kibir dengesizlik değersizlik aşağılık ve öfke çıkmazına azıp kudurarak kendini kaybetmenin yanıldığı ve yenildiği zararı kazanç sayan paketi açılmamış kin kabus lanet bağrışma ve bayağılaşma gürültüleri koparmaktasınızdır.
Çünkü evrimsel oluşumu somut gerekliliği doğal süreci ve çağdaşlık gelişimi olmadığı sürece soyut baskılamalar zoruyla dayatılan her değişim dönüşüm, dayatmayı talep edenlere istikrar bağışıklığı keyfiyet sultası ve hükümranlık yayılmacılığı sağlarken, dayatmaya boyun eğenlerse sürekli değişim dönüşümün esiri olarak yaşam ve insanlık hakkına tecavüz edenler karşısında ezilen sömürülen eksilen küçülen bozulan alçalan dışlanan değersizleşen yozlaşan sindirilen soyutlaşan iradesizleşen kötürümleşmenin çaresizliği ve kimliksizliği aşılanır.
Her dilimde herkesi kamçılayıp kışkırtarak yaşam bağlantısından koparılmış ayrı ve özel kutlamalara esaret altına alınmışlık, kıyasıya özendirilen tükenmişliğin sınır kural ahlak akıl fikir ve onur tanımayan muhtaçlık mahkumiyetiyle senenin tüm diğer günleri kendine öz güveni olan tüm mutluluk huzur ve yaşama sevincinden mahrum yoksundur çünkü.
Aynaların olmadığı yerde insan ya suya bakmalı ya kalbinin çığlığını dinlemeli. Dört çerçeve havuza sığmazki bütün bunlar. Hem madem darının nohutun bademin rıhtımın ormanın yolların yıkların sokakların evlerin de bir hikayesi varsa, kuşların suyun denizin aşkın toplumun zamanla çağdaş ve özdeş insan kimliğine kayıt düşerek elbette ve mutlaka olmalı.Çünkü Işıklara kadar hayatın dizginini ve direksiyonunu sağa sola eğip büküp bağlamadan ve yıldızları gökten yere indirme seanslı paslı tenekelerde parlak salgınlar sanrısına berbatlaşıp bulaşmadan bütün matematikler insanın kalbini çarpan bölen çıkaran ve artıran çok bilinmeyenli denklemlerle hesap kitaplaştırırmış.
Bu bağlamda Eski güzler yeni baharlara niyetlenip tuttuğu hayal hasret ve düşler üzeri zamanı kuran sarkaçta hayata atılır dünyayı yaşar kılandır.
Elbette ki.. Odalara sıcaklığını veren konforlu kostümler yahut donanımlı eşyalar değil, insan arzusunu kalbinin ve aklının kendini huzurda ve güvende bulduğu aşk diyarı sevgi saygı sığınağındadır. Bu sebeple bir dem bir hayat bir insan bir yol bazan de bir mola. Acı kahveler bile tadını damakta bırakan hatır ve hatıraların aşk civarı diyar kapısıdır.
Dağ bayır yol sokak eşik ova vadi yahut ileri geri giden gelen saatte ve sessizlikte Kimse yoksa ne gam..? Suyun huyudur insana az git uz git masalında denizi dağı iklimi güneşi ışığı toprağı emeğiyle kazanılan sevinci , paylaştıkça çoğalan aşkı ve sevgiyi ve iklimi sahtesiz yapmacıksız tüm görgüsüzlük ve gösterişlerden uzak iradesi sağlam sadelikte mutluktuk veren uçsuz bucaksız aklı fikri ortak yaşama sanatını ve insanlık evreninde sosyalleşmeyi gösterir. Hikaye yazanıysa ya kendi bildiğinin esintisine pervane rüzgardır yahut kuma aşkın gönlünü seren dümensiz özgürlüğe kol kanatlanan dalgalardır
Gerileme ve çöküş devirlerinden bu yana Osmanlı’ nın her yaptığı anlaşmalarla sürekli soyut sanal dokunuşlu dönüşüm değişim yenileşmelerini mutlak şart koşarak sınırsız kayıplarla sonuçlanan;ve hatta kimi hallerde yer yer başediledilemeyen ihanet isyancısını idare yapısına ve sevk otoritesine ortak eden; azınlıkların özgürlük bağımsızlık ve özlük hakları verilmesi, emperyal vampirlerin aynı karakter niyetli yerli işbirlikçileriyle aynı güç gösteriş ihtişam ve ganimet düşkünü ortaklıktan dayattığı ilk maddeler arasında yer aldığı gibi, tarihin yaşanmıştan ders okuttuğu geçmiş, bugünkü güncelde Bop yazılımlı çevrim çarkından ayarı verilip yol almaya tekerrür ettirilmekte..
Aşağılık, yetersizlik değersizlik ve beğenilme duygusu ve muhtaçlığının kışkırtıp tetiklediği kısır döngülü kozmik sarmalda bütün insani reflekslerini yitiren ve somut sorunlarıyla çırpındıkça tüketim bağımlılığı esaretine dahada kök salıp batıran boğuşmalardan kendini kurtaramayan tek tipleştirilmişliğe formatlanan içgüdüsel yazılımlarla kendini duyuramadığı beğenilmediği ve hiç kabul görmediği kontrolsüz ve bozgun düzenekte her kişi birbirine çarpar, birbirine yüklenir çullanır, birbirinden her saniyesini kolladığı Ve konuşlandığı kinini kahrını kusarak hınç ve öfkesini çıkarmaya odaklanır,kendine nasıl yaklaşılıp bakılıyor baskılanıyor ve davranılıyorsa oradan püskürüp patlayarak her türlü bozulmuşluğun en üsüne çıkmaya bütün yaşam sermayesini köleleştirdiği hiç bir şeyle yetinmez, beğenmez, umursamaz, anlamaz, tanımaz, kabullenemez sahteliğin hırsın kibirin ihtişamın fitneliğin fesatlığın doyumsuzluğun tahammülsüzlüğün kaosun ruhsuzluğun duyarsızlığın savrulmuşluğun anlamsızlığın yozlaşmışlığın kargaşanın ve kimliksizliğin çok çarpanlı tasarımlaşmış bağımlılıklarının muhtacı kuklası esiri ve ürün çeşidi olarak aksamları birbiriyle uyuşumsuz kendi içinde biriken gerilimliliği huzursuzluğu memnuniyetsizliği açlığı yitikliği mutsuzluğu yabancılaşmayı zavallılığı belirsizliği acizliği yoksunluğu dengesizliği ve yalnızlığı sürekli azdırıp kundaklayan makina düzeneğine değişir ve dönüşür arızalar komasına kök salmış olan toplumsal çöküş markalı kısa devre.
Kudurtup kışkırtan soygun sömürü Piyasa ve pazar beklentisine kataloglaşmadığı sürece sürekli maske imaj format alışkanlık ahlak yüz karakter kişilik değiştirme muhtaçlığıyla ruhen ve bedenen hastalıklı ve toksinli çöküşün molozunu taşıyarak kendinden nefret eden yabancılaşmaya esir ve tutsak Aşağılık duygusu bağımlısı güdümlülüklere istenilen her kıvamda baskılandığı gerilimleri serseri mayınlar gibi boşaltacak yer arayan şiddet sataşma ayrışma çatışma kin kavga kibir gösteriş görgüsüzlük sadistlik bozgun üstencelik kültürsüzlük özgüvensizlik ve kişilksizlşkeler insanlığın söküldüğü değerler yerine takılıp montajlanmaktadır artık.
Sök tak usullü, aksamları ve parçaları organ yetmezliğinden her saniyesi ölü, içgüdüsel ve kısır yaşam döngüsünde serseri mayın gibi dolaşan makinalaştırılmış insana Ambalajı açılmadık paketinden çıkararak herkesin birbirine hedef gözetmeksizin doğrulttuğu kin nefret caka öfke sataşma çullanma niyetli söylem ve eylemliliğe cinnet ve cinayet manzarasında birbirinden huy sicil sabıka suç hüner kalıp şekil madik yakan talan ve korkunç ürkünç yer kapışan toksinli dumanlı azgın sapkın ve saldırgan tek tipliliğin nefret söylemli ve şiddet bağımlısı varsıl yoksul makas aralığına sıkışmış kalmışlığın sosyal çalkantılarında ve toplumsal akıntılarında “ Öyle bir dünya yok artık” reklamlı değişim ve dönüşümün dayattığı kendi değerlerine yabancılaşma baskısını bütün kötülükleriyle köpürtüp kundaklayarak ve herkesin uyumlu itaatli ve itirazsız kabulüne zorlayan afyon algısı aşılamalarıyla sorgulaması tepkisi özgürlüğü tutarlılığı iradesi belleği bilinci idrakı özgüveni olmayan ; forsta fiyakada kepazelik ahkamı kesip şatafatlı ihtişam ve çirkeflik kulluk köleliğini kovalayan; sefalette şiddette kaygıda belirsizlikte kibirde kahırda istismarda özentide tutarsızlıkta dalaverede keyfilikte gerilimde şatafatta ahlaksızlıkta dolandırıcılıkta zavallılıkta kötümserlikte onursuzlukta mutsuzlukta geçimsizlikte sorumsuzlukta ve ruhsuz duyarsız bağımlılık kulluk köleliğinde herkesi birbirine düşürdü yarıştırdı ayrıştırdı ve eşitlediler.
Oysa sınırsız doyumsuz soygun işgal talan vurgun tehdit kuşatma dayatma saldırı tecavüz sömürü ve yayılmacılık sultası güden ermperyallerin ve yerli işbirlikçilerinin haksız hukuksuzluğa dayalı değişmez karakteri olan ölüm zulüm cellatlığı ve cehennem zebaniliği yer yüzünde var olduğu sürece, bütün sorun çelişki kir ve zehirlerini içinde barındıran adaletsizlik hukuksuzluk bencillik çirkeflik zorbalık açlık salgın gelir dağılımı eşitsizliğini hukuksuzluğunu gelecek kaygısının olduğu her yerde emek sermaye gerilim hattında mutlu azınlığın menfaat güç gösteriş keyfiyet despotluk ve ganimet çıkarını kotarmaya mutsuz çoğunluğun her türlü yaşama hakkı üzerinden sürdürülmesi imkansız düzensiz bir dünya hep vardı, bugünkü her şeyin kederkeşliğe ve gösterişli köleliğe kıyametleşerek onurlu ve saygın yaşam ekseninden kaymış her dayatmaya sıradanlaştığı hırs ihtiras ihtişam gösteriş talan şiddetindeki gerilim hattında ve seyir halindeyse hep var olmaya da hırsız yolsuz harami etiketli insanı tarafından atık deposu, savaş çatışma ve katliam sanayisi, yapay zeka çöplüğü ve asosyal ilişkisizlik poşeti yağma yıkımlarına hız kesmeksizin devem edecektir dünya.
Bu yüzden de her yeni keşif icat ve buluş, üreten veya tüketen insana duyduğu ihtiyaç oranında dünyanın yeraltı ve yerüstü bütün kaynaklarını AÇGÖZLÜLÜĞÜN öldürücü sindirici ve susturucu silahları olarak üretimi tasarlayanlar olarak tıpkı üretimi sağlayıp tüketen sefil yoksul yığınlar kadar aynı niyet tezgahında soyut ve sahte kimliklilikten işlev gördürülüp düzenek kuklası işlemine tabi tutulurken (bütün ilim bilim kurgu ve teknoloji adam kız veya kadınları) ortak kimliksizlikte eşitlenmiş etki yetki ve duyarlılığı olmayan pazar kölesi ve yağma yıkım paydaşıdır.
Onun içindir ki ölüm silahları ve kimyasalları üretirken ücretli çalışanların yüksek borç ve faiz kölesi olarak hayatına ihtiyaç duyduğu yahut özendirildiklerini taşıyıp götürürken hayatını kurup kazandığı derin yanılsamada dünyanın diğer yarısının üstüne cehennemin yıkıldığı kan ölüm vahşet dehlet acı açlık ve gözyaşı vardır.
Çıktıklar palangalar makinalar hidrolikler ve elektro manyetik sinyalleşmelet her yenisi bulunduğunda daha çok insanı akan satan ezen soyan sömüren en geniş kapsamlılığın TOPLAMA KAMPINI elde etmek için yerin altını yerin üstüne getiren demir çelik altın zümrüt alüminyum titan ve gibilerde olduğu gibi ve eğlence gıda moda ulaşım barınma sağlık ulaşım ve iletişimde olduğu gibi ve PETRO KİMYA’ yı keşfedip bularak insanın hiç bir şartta en vazgeçilmezine koklatıp afyonladıkları gibi….ilim bilim keşif tasarım deney ve icat insanlarıyla beraber, üreten ve tüketen emek -sermaye çelişkisine tümden kul ve köle topyekün insanlık ırgatının suç ve sabıka dosya kaydına, bilhassa Bop proje ve proğramları kıyametinde her gün katliam vahşet dehşet gasp çökme çapulculuk ölüm zulüm cehenneminin harami ve haydutluk taşları döşenmekte
Seyfi Karaca….Ocak/25
….
KORSAN ÇULLANIŞLARA KUNDAKLANIRKEN DÜNYA
..,,
Sorgusuz sualsiz çatışmaya hazır tetikte ve hayatın yedeğinde bekletilmenin sorumluluk paylaşma aidiyet duygusundan yoksunluğu yükleyip yorduğu akıl fikir bilgi ilgi algı idrak anlayış duygu düşünce deneyim ve saygınlık eksiği TÜKENMİŞLİK ve ÖZGÜVENSlİZLİK hücresinde yaşamsal dönüm dolaşımını kendine yedirip yutkunanlar, kabız ve kurak bir dolaşım ağının sadece yüzeysel soyut şekilsel sembolik ve anlık görünüşlere bakan değer yargısıyla somut gerçekliği hiçe sayan tutsaklığın dayatılmış proğramı öncedem yazılı tüketim piyasası çöplüğünde çırpınır ve debelenirler.
Eğitimli donanmışlığın kişiyi insan yerine büyüttüğü paylaşım birikim dayanışma akıl fikir felsefe sanat ve özgüven zenginliğinden mahrumluğu sebebiyle her kışkırtılan ışıltılı parlaklıkların hormon cerrahisinden satışa sunulan imaj, tarz, kostüm, model, şekil, dekor, tasarım, ambalaj, maske ve paket proğrama dahil niceleriyle cehaleti karanlığı yozlaşmayı kalitesizliği rezilliği alçalmayı ve kişiliksizliği kendi yerine koyan bağımlılıkların MUTLAK ve GARANTİ müşterisi halini aldığı bu cinnet kozasında dıştan görünümlülüğün markacılık foyasına ve insansızlık etiketine bakarak ( eleştirel akıl fikir ve birikimle aksini idda eden herkesle her an öfke gerilim kahır nizah kin nefret çatışma küfürleşmesine ve saldırganlık öulkanışlarına tutsak ve hazır ) hayatın , insanın, dünyanın, toplumun, sosyal iletişimin, ve toplumsal değerliliğin özüne içeriğine ilgi ve itibar duyması asla mümkün değildir.
Bu yüzden de insanlığın ortak deneyimlerle kazandığı inanç birikim eğitim ilim özgürlük liyakat kimlik ve ÖZGÜVEN değerlerinde ne varsa tüketim piyasasının ÖZENTi güdümlü bağımlılıklarına sürekli Dönüşüp Değişerek edinilen SOSYAL ENKAZI yeni KİMLİK olarak empoze eden soygun sömürü haramilerinin bulunmaz ganimet sermayesidir. Çünkü hiç bir itibar deneyim birikim ve duyarlılık bilinci olmayan kimliksizlik ve her çatışmaya kulluk köleliği müsaitliği özümseyen özgüvensizlik, hiç bir alt yatırım gerektirmeyen en kullanışlı pazar ve piyasa güdümlülüğünün imrendiği özentilerin tekdüzeliğinden başka hiç bir gerçekliği anlayıp algılamayan bağnazlık ilkellik ve bağımlılık tutsağıdır.
Bu yüzden ÖZEL GÜNLERE dilimlenmiş soygun sömürü esaret ve yağma pazarında YıLBAŞI gecesini beraberce havai fişeklerle barutlayıp karanlığı delik deşik eden Trump ve Netenyahu, önümüzdeki günlerin seyrine “ BARIŞ “ yılı olacağına matrak geçerek birbirlerini karşılıklı öve öve havai fişeklerin bile ulaşamayacağı yüksekliklerin tozuna dumanına tükürürlerken…ardından ertesigün geçmedi VENEZÜELLA” ya resmen korsanlık ve tecavüz edildi. Ki emperyal dağıtımların Rus, Çin, Yurop ve diğerlerinin parsel parsel yeryüzü paylaşımını her saniye tekrar tekrar PETRO- DOLAR bazında güncelledikleri silahlanma talan yıkım ve işgaller savaşında istisnasız tüm dünyaya kurulu pusunun son model kundaklanmış miladıydı.
İran, kurgulandığı ve kaos yıkım yağma işgal ve kargaşa kapısının kapısında bekletildiği üzere kızılca kıyamete kışkırtıldı karıştırıldı.
Görenland’ a , Küba’ ya ve nicesine Petro Dolar baz istasyonlu emperyal sömürgeciliği ve yayılmacılığın sürekliliğini devamlı kılmak için her tütlü katliamı tecavüzü acımasızlığı açlığı takanı işgali sefaleti yoksulluğu ölümü zulümü kendi keyfiyet sultasının doyumsuz açlığını doyurmak sapkınlığıyla sürekli gündemde tutmaya yoketim piyasasının özenti ve imaj bağımlı köleleri ve işbirlikçi donatılmış tetikçileri sayesinde saniye bile kaybetmeden derhal çullanıp çökeceğinin resmi töreni ve küresel ilanı yapıldı.
Çünkü yayılmacılık işgalcilik bozgunculuk ve sömürgeciliğin değişmez karakteri olan insanların kanıksayıp sıradanlaştırdıkları olumsuzluklarla ( kin nefret kibir kahır hırs kuşku korku endile yarış cehalet gericilik yobazlık soysuzluk rezillik soytarılık sahtelik samimiyetsizlik bencillik geçimsizlik zorbalık sapkınlık ahlaksızlık yolsuzluk mutsuzluk vicdansızlık hukuksuzluk haksızlık itibarsızlık özgüvensizlik ve kimliksizlik gibilerle) toplumsal puslu havaları kundaklayarak nefret çatışma ayrıştırma kaos ve kargaşayı örgütleyen çağlar ve yüzyıllar boyunca hiç DEĞİŞMEYEN karakterine rağmen, dünyanın bütün hayati değerlerine, yaşam haklarına ve kültürel zenginliklerine keyfi buyrukluğun sadist hükmüyle çullanıp çökerek ezdiği baskıladığı kulattığı soyduğu sömürdüğü yaktığı yıktığı yapmaladığı ve tecavüz ettiği ülkelere ve toplumlara ( özgürlük eşitlik ve barış afyon dozuyla) küçülmeyi, kimliksizliği ve SÜREKLİ DEĞİŞİM DÖNÜŞÜMÜN hiç bir iradesi sorgulaması yetkisi etkisi tepkisi aklı fikri düşüncesi itibarı özgürlüğü duyarlılığı sorumluluğu olmayan özenti gösteriş ve imaj kuklası kulluk köleliğini dayatmaktadır.
Seyfi Karaca….. Ocak /26
…..
GÜZEL YARINLARA
…
Bu yağmurlar bitecek
Başka bulutlar yükselecek yerden göğe
Dağa taşa
Uçan kuşa bekleyen duraklara
Dünyayı unutmuş gibi yorgun ağır ve aksak yürüyüp gidiyor olsa da şehir meydan saat ocak bucak ve toprak..
Yeniden doğmak diye bir öznesi ve yüklemi vardı insanlık dersinin
Yaşama sevincinin
Aşk ile sohbetleşen itibar ehlinin. divaneliğin deli gönüllülüğün
Kalbinde sevgili yurdu olanın topraktan tarlaya değin
Uslanmak nedir neresidir bilmeyen yürekli çırpınışlarla denizden suya buluta damlaya ve deryaya değin
Mekanın sevgilim olsun demeye değin
Zamanda sonsuzluğu yormak ve yorulmaya aşka ırgat olacak
Kurulu değirmeni güzel yarınlara dönen dört mevsim
Seyfi Karaca…. Ocak/26
…
MALUM ÜZERE DÜNE YARINA
…
İyilik güzellik sağlık temizlik sakinlik huzur aşk barış özgürlük sevgi ve sevgili olma hali, bulaşıcı olduğu duyarlı veya duyarsızlığın ilgili veya ilgisizlik damarından beslenen gayret çaba emek eğitim öğretim gibi nice kaynaklardan kişiyi kendisiyle tanımlayıp karakterleştiren yaşam döngüsünde kişiye özgün birey sıfatıyla nitelendirir.
Çünkü barındığı değerlerin kalbinde aklında hayalinde hasretinde ve dünyasında insan kendi hayatının eşsiz benzersiz sevgilisidir Dünyaya kendi insan değerini katıp yaşatan incelik ve duyarlılığın kalbindeyse eksiksiz kesintisiz mutluluk sevinciyle umut kıvılcımı özgürlük çığlığı, adalet duygusu, vicdan muhasebesi, merak coşkusu, öğrenme tutkusu, keşfetme çabası, çağdaşlık hasreti, insan duyarlılığı, sorumluktuk bilinci, sevgi kaynağı, dayanışma azmi, sorgulama birikimi, paylaşma mutluluğu, sosyalleşme arzusu, yaşam sevinci, dün, yarın ve aşk barınır.
Yukardan aşağıya toplumsal otoriteyi inşa eden yapıda mahalle muhtarlığı trafik veya site yönetimine kadar Konulmuş Kanunlar kurallar veya yönetmeliklere uyulup uyulmadığını sağlayan toplumsal ilişki ağı, bu haysiyet ve hassasiyet ilgili alakalılılığıyla işlerlik kazanarak hukukunu hakkını yokunu yordamını bulur veya balı bozuk keyfiyet sicilinde her tütlü çöküş ve çürümenin yıkım müşterisi olur olunur.
Çünkü yılları istikrarsız güvenliksiz özel günlere ayırarak sahte peygamberlerin dünyayı terketme tufan ilanı gibi herkesi aynı gürültüye toplayan veya havai fişekli gece karanlığına son bileti kapış kapış dağıtılmışlığın acayip fena mucizeymiş gibi kendini kaçak yapılaşmalara ve eşitsiz yoksulluklara terketmiş kalabalıkları donduran ..( kalkınmış gelişmişliği paylaşan iradeli sorumlu bilinçli istikrarlılıkta hayat dünü yarını hiç farketmeden tıkır tıkır işler çalışır çünkü) kozmos polit sürüklenişlerle bütünlüğünden bozulup ayrıştırılmış kopuk pörçüklüğe atomize olmuş şehirler devletler oluşumlar insanlar çevreler yıllar ve ilişkiler, doğal yaşamını ve nitelikli var oluş sebebini yitirmiş arabesk ve aciz yozlaşmaya tutsak düşerler.
Bıraktığı düşten hayalden umuttan yahut kabustan gidip almazsa kendini, orda yabancılaştıran sahipsiz ilgisiz kopuk kaçak ve kayıt dışı kimliksizliğiyle şehir içinde birbiriyle bağdaşlığı olmayan ulaşımı iletişimi bozuk aveme depoziteli içinden çıkılmaz kaos ve kargaşalara tutsak yüzlerce şehir betonlaşması konuşlandıran aç gözlülüğün talancı gaspçı mütahitliğine yapılaşmış olan sömürüye vurguna soyguna yolsuzluğa özgü kahır lanet sitem şikayet karabasanlarını kaderi değişmez sorunlarıyla tutsaklaşmış insan yığınlarına eziklik hurafecilik yılgınlık kirlenme yozlaşma değersizlik çaresizlik ve suçluluk duygusu yedirip yutkunduran doldur boşalt arabeskçiliğiyle ( Deniz Feneri çevrim çarkıyla beraber imparatorlar divalar krallar kraliçeler cart curtundan fişi çekilmiş toplumsal sefaletin yoksulluk nafakasına ve yaşamsal dönüm dolaşımına çökmüş hurafe çöplüğünü , aynıyı tekrar eden kokuşmuş kangren laçkalığını, yeniyi keşfetmekten üretmekten ve paylaşmaktan yoksun çağ dışılığını, her türlü dayatmalara kul ve köle tutuculuk rezillik ve köktencilik bağnazlığını, kişiliksiz itibarsız saplantılı eğilimlere eğilip bükülme itaatkarlığını, güdümlülüğünü öne çıkaran ve övünen gericiliği, sapkınlık ve cehaleti kutsayan kezzap ağlaşmalarını , kazaya belaya hayatını adanmış fanatikliğin sorgusuz sualsiz kabullenişini ve toplamda kendi gerçekliğine yabancılaşmış sanal soyut içe kapanıklılığı karamsarlığı küslüğü kötümserliği zavallılığı hükümsüzlüğü ve ezilmişliği aşılayarak kabulünü sağlayan ayrıcalıklı yüceltilmişiliğe tanrılaştırılaşmış YOZ KÜLTÜR simsarları ) trübünü her türlü çürümenin kirli kanallarında inim inim inleyen toplumsal yıkım ve çöküşlerden iş ortaklığı yapan mafyalar tarikatlar siyasiler bankalar modacılar gıdacılar bahisçiler sahtekarlar şikeciler hileciler borsacılar sporcular fenomenler arabeskçiler gıdacılar süpermarketçiler madrabazlar iletişimciler bankacılar ve emlakçıların şöhret servet konfor gösteriş kanunsuzluk hukuksuzluk milyarderi olanlarının yoz ve popüler kültürsüzlüğüne rehin kalır sosyal ilişkisi tüketim piyasası harabesine örenleşmiş ve kök salmış hayat..
Bilirsiniz beni nasılki inandığı gibi özdeş çağdaş cesur ve AŞKA özgün hayatını sevgili bilen özgüven ve özgürlükle kendimi layıkıyla yaşamaya beni, bir gün ara farklılığıyla değişen bir olgu değilki sonsuz sınırsızlığa kol kucak olan yaşama hüneri ilmi itibarı coşkusu ve sevinci , giden senelerde nasıldıysam bu yıl ve nice yıllara dağda denizde sahilde ormanda dorukta derede kırda ovada akan azgın ırmakta duran sakin iller kasabalar seyrinde aklı fikri niyeti dileği hayali emeği arzusu çabası gayreti kişiliği algısı hazzı huyu karakteri sür sefa huzuruna hiç değişmeksizin aynısından yaşadığı her güne büyük bir memnuniyetle ugünaydınlar ve hoşgeldinler uyandırarak mutlu olmanın devranlar demini yorup yaşayacağım. Takvimlerde rakam değiştirmedi hiç farketmiyor gece gündüzün benim için.. çünkü aşk rutininde her anım her her günümse büyük özlemlerle sarmaş dolaş sermayedi bulunmaz servetine kavuşup kucaklaştığım sevgili ömrümedir dünü yarına bitişik bütünlüğü n ve kesintisiz hayat..
Herkes özendiği rol modellikten imrendiği yaşam şeklinin tarayıcı tanıtıcı yapıcı yıkıcı taşıyıcı mikroplarını, terbiyesizlik stunlarını, stoklanmış klonlanmalarını , yüksek palazlı perdeler ve pervanelerden uçurur ve hayata aktarır .
Yolunda giden düzeyli seviyeli doğal ve saygın hiç bir ilişki olay gelişim yalam ve oluşumu geçerli saymayarak her kişiden acayiplik değişiklik hiç duyulup bilinmedik ve olumsuzluk delip didikleyerek ille de ilgi ve takdir onay beğeni toplamanın akıbetinde toplumu nereye sürükleneceği akıl fikşr ahlak vicdan nuhasebesi yapılmaksızın kaçınılmaz çöküşün bu günlerine gelindi.
Girdiği yoldan dönemeyip nice sonraysa bölünmüş yıkılmış çıkmazların içinde kendini dünyanın bozuk ürünü ve çağının yabancısı bulan sosyopat travmada artık iyi ve güzel olanın talibi ve savunucusu neredeyse hiç kalmadığı sebebiyle medya magazinciliğinin kolaylaştırdığı be özel günlere parçalanmış kendi yok oluşunun sahnesi hazır kıyametine evrildi ve evrimleşti takvimsiz zuhurzaman.
Tarikattlar mafyalar bankalar şirketler modacıkar holdingçiler siyasetçiler ve arabeskçilerin toplum sömürüsünü kimlik mezhep klüp mahle bölge taraf ve CİNSİYET ayrımcılığını kamçılayıp kızıştırarak Tek tipli her dayatmaya elverişli insan modeline magazin rahminde icat edip afyonlayarak şöhret basamaklarına tırmandırıldıkları yerden ölünceye kadar inmek gitmek istemeyen imaj profil maske gösteriş furya fiyaka caka görgüsüzlük kostümlü hortlak ve hayalet sandığından eskiyenin yerini kentsel dönüşümler tezgahından çıkmış gibi yenisiyle tutkallayan menfaatçilik yapışkanı ve silikonlarıydı zaten. ( toplumun itibarını aklını özünü duyarlılığını tepkisini hayatını kimliğini sesini fikrini iradesini afyonlandığı yoz kültürde unuttuğu yerde kurgulayanların duyduğu ihtiyaç gereğinden olacak ki ibo schow, tarkan , beyazıt vesaireler tekrarın tekrarına fokurdatılıp magazin medyatikliği köle bucaklarında gaza getirilip şişirilerek cirit attırılmaktadırlar )
Bu bağlamda malum olur ki…
Kazınmış çukurlardan meziyetindeki sesini müziğini sporunu soluğunu akkını fikrini bilgisini iç veya dış organlarını yaygın veya örgün eğretimlere taş çıkartarak toplumsal zenginliğe virüslenmenin en yıkıcı etkin silahı olarak kullanarak, sözün gelişi dünyadan gitse gözü çöplükte kalır cinsinden medyatik hayalet hortlaklığını toplum algısını yönetme oyalama aldatma dolandırma maskeleme germe susturma sindirme köreltme azdırma karartma yönlendirme ve her türlü soyan sömürenlerin güdümlü kuklası olmakta hiç bir itirazı olmamaya köleleştirilmişliğin ayrı kopuk kifayetsiz ÖZEL günlerinde medyatik sandıktan dışarı sallayıp sarkıtarak hükmü geçmiş devri tükenmiş insanlığa kıyamet gününü haber verenler gibi doğum sevgili kadın veya yılbaşı kutlaması yapılmaktadır.
Tüm dünyada hak hukuk onur sınır adalet vicdan ahlak ilim bilim kültür sanat ve saygı tanımaksızın hayat pahalılığı, silahlanma, istikrarsızlık, şiddet, vahşet, dehşet, kopuş, çöküş, katliam, ayrışma, yozlaşma, ölüm ve zulümler arış eğilimi gösteriyor. Sendikaların sivil toplum örgütlerinin kamu vicdanının siyasetin ezen soyan sömürenler keyfiyetine kullanışlı figüranlık etmenin dışında artık hiç bir anlam değer ve etkinlikte bulunmadığı anlam ve değerler erozyonunda, yüzde beş mutlu azınlığın yüzde doksan beş yoksul sefil mutsuz insan yığınlarının çilekeşliğe mahrum ve mahkum kılınması, tüm dünyada oranı değişmeyen sosyal eşitsizlik küresel yıkım ve yağmacılık kalıbında yaygınlaştırıldı ve empoze edildi. Sefaletini ezilmişliğini yalnızlığını kimliksizliğini ve her şeyle arası açık mutsuzluğunu iradesizlik değersizlik ve anlamsızlık METAVERS esaretinde bastırıp avutmak için festivaller, tüketim çılgınlığı, eğlence düşkünlüğü, magazin ve iletişim ağı bağımlılığı, yerli yersiz Gün Kutlamaları ve fenomen yahut şöhretlilerin araya kaynak yaparak rol modelcilik ettiği UYUŞTURUCU tüketimi, tüm diğer pazarlamacılar sektörler karteller modacılar tasarımcılar şirketler holdingler gibi üretip yaydığı kaos kokuşma çürüme kayıtsızlık yoksulluk adaletsizlikler sayesinde bütün ölüm zulum hükümranlığına dair her şeyi sıradanlaştıran algı yönetimi araçsalıyla herkesin yaşama hakkına çöküp çöreklenme yolunu bulmanın piyasası hızla artış eğilimi gösteren sektörleşme halini aldı. Türkiye de daha ücretli ve emeklilere sosyal iyileştirme pansumanı yapılmadan herkesi sefaletin esaretiyle can çekiştiği doğduğuna umduğuna ve beklentisine bin pişman eden sıradanlaşmış ZAM TUFANI” yılbaşına özel gün kutlamaları ayaz buz vitrine konuldu ve servis edildi.
O sebeple, Algısız ilgisiz iradesiz yetkisiz yetersiz ve değersizliği harcayıp tüketmenin hızına çevrimine ve sınırına yetilemediği yalnızlık yabancılaşma proğramlanmışlığının metavers kuklası,; acımasızlık bencillik basitlik rezillik görgüsüzlük çıkarcılık geçimsizlik kibir kin nefret tamah sorun sıkıntı acı kir çöp kahır kötülük kepazelik şiddet sitem yakınma feryat figan ağıt ve nizahların potansiyel kullanıcı deposu; furya kostüm gösteriş marka özenti sahtelik ve maske budalası ; ve hepsinin toplamında hayatını soyan sömürenler hacizine koyan ağırlaştırılmış fatura yüklü ödemelerinin kulu kölesidir artık insanlık.
Aynı şaşalı tantanalı ışıltılı saatlerde ve gece karanlığında “ savaşarak kazandı” diye övgüler yağdırdığı katliamcı Netanyahu ile kendini kaybetmişliğin sarhoşluk naralarını atarcasına YILBAŞI partisi şölenleşirken, bu senenin marka sözü nedir diye çanak sorusu soran etraftaki ayarlı yalakaya’ barış’ dedi. Anlamlar ilişkiler kavramlar niyetler dilekler maksatlar ve değerlerin ters yüz edilerek işlevsizliğe kıyametleştirildiği ezen soyan sömürenler mezaliminde gelecek günlerin neye işaret ettiğini varın siz anlayın yorun düşünün bilin çıkarın ve tanımlayın gayri.
Seyfi Karaca…. Ocak/25
…
SORGULAYAN ve GERÇEKLİĞİYLE YÜZLEŞMEYE ÖZDEŞMiŞ İNSANDIR ASLOLAN
…
Doğu ortantalistiğinin Batı’ ya hayran taklitçilikle önceledikleri kendi ihtirasları dışında hiç bir şeyi önemseyip dikkate değer bulmayan ve inanmayan her türlü inanç kimlik siyaset ve iletişim istismarcılığının güdümlüsü oldukları güç konfor gösteriş betonlaşma özelleşme şatafat ihtişam ayrıcalıklı olma ve hamaset tellalcılığı satma girişimciliğini sür saltanatlılarına servet ve sermaye edindikleri rezil ezik düşkün gerici hurafeci bağnaz yobaz başına buyrukluğun kuklaları olanlar, mafyalaşmayı yozlaşmayı ahlaksızlığı eğitimsizliği boş vermişliği ve sapkınlığı özendirdikleri toplumun ortak yaşam ve zenginlik değerlerine çöküp çullanarak ( toplum üstü olmanın her yolunu kendilerine mübah gören ) soyan sömüren bütün keyfiyet haramiliklerinin ortakçısı arabeskçiler magazinciler bankalar borsalar futbolcular reklamcılar modacılar mütahitler pazarlamacılar holdingciler süper marka dizi sahne sinama dekor şöhret yapımcı ve oyuncularıla beraber sürekli kaliteden ve itibardan fire veren toplumu baskılayarak korkuyu sindirilmişliği zavallılığı acıyı şikeyi hileyi rüşveti sefaleti çaresizliği borçlanmayı endişeyi tükenmişliği yalnızlaşmayı kanıksamayı kabullenmeyi kokuşmuşluğu kargaşayı ve kayıtsızlığı aşılayarak kaderini yazıp belirledikleri ülke gerçekliğine ve toplumsal döngüye yokluk ve yoksullukla kronikleşmiş yağma yıkım sultasının heybetli parıltılı aşağılık düşkünlüklerini ne kadar parıltılı ve israflı olursa o denli değer kıymet kazandıklarına inandıkları ( herkesi kimliksiz iradesiz ve kişiliksizliğe yozlaştıran magazin mafyalaşma arabesk ve popüler kültürsüzlüğün afyonlayıp terbiye ettiği insan yığınlarının yaşam hakkından çalıp yağmalayarak ortak hayatın bütün iletişim kaynaklarına, sosyal zenginliklerine, ekonomik kültürel ve siyasal damarlarına keyfiyet zorbalığıyla hükmetmeye ) ihtiyaç eksikliğini tamamlama girişimi sadistliğiyle, bilinmez belirsizliğe terkedilmiş sefaletiyle boğuşan kalabalıkların daima ayrıcalıklı ve seçkinler topluluğu olma dürtüsünü doyurup tatmin etmek için lüks dekorlarla donatılmış cafcaflı emlak dekor imaj maske mal mülk para ve sür sefa milyardeciliğine ( yağma yıkım istikrarsızlık güvensizlik çirkeflik rezillik hukuksuzluk sindirilmişlik zorbalık yolsuzluk duyarsızlık hukuksuzluk cehalet gericilik ve toplumsal çürümeleri tüketim piyasası kulluk köleliğine uyuşturup kurumsallaştırma pahasından ) BOP etiketli çökme ve abluka sarmalında sürekli sınıf atlayıp, mağduriyet hamasetçiliğinden zenginleşmiş üst zümre tabakasına çöreklendiler.
Ahmet Kaya, Livaneli Zülfü ve aynı serinin diğer ego karizma şan şöhret bağımlısı benzerlerinin Küçük Emrah, Büyük İbo ortanca Kısaparmak yahut Özcan Mahsun Tarkan Sezen Evcimik Yonca Şebnem Ferah Bayülken Okan Beyazıt İvedik Reco Cem Yılmaz Mirzaoğlu Kenan Kaynarcalı Oktay Ata Demirel Hülya Avşar fitbol fanatik şike furya ortaklığı demlenme kasırgasında toplumu acılarına tutsak ve haksız hukuksuz dayatmalara eğilip bükülmeyi bezginliği çilekeşliği kaderciliği çileyi kahrı berduşluğu derbederliği AĞLAMAYI ÖĞRETEN zehirleme türevliliğinin yoksulluğa ezikliğe yılgınlığa duyarsızlığa itaatkarlığa ve çaresizliğe alışmış kanıksamış kronikleşmelerin yoz kültür külliyatını örgütleyerek diğer benzer Mehepe sponsorlu etnik ırkçılığın en gerici Pekaka tetikçiliği ve ayrımcılığının resmen tesis olmasına ve Emperyal dayatmalara aynı kulvarda iştirakçı istifadeci ve ittifakçı Erkan Baş ekipmanlı siyasi Arabeskçilerin söylem ve eylem tezatıyla her vurgun yalan dümen istismar maskelisi ve talan tüccarıları gerçekliği olmayan sahteliklerle ülke, devlet, toplum ve ortak yaşam değerlerinden Bop şantiye şirketçiliği kapsamında büyük yıkım ve parçalanmalar kopararak yağmacılığın keyfiyetine teslim talan ve tarumar etti.
Sözün aslı esası ve kısacası, bugünlerin bin türlü yalan vurgun yağma yıkımlarının her yanlışını doğru gibi gösteren toplumsal çöküş ve çürümelerini iflasa sürükleyerek stoklanmış sefalet yolsuzluk sömürü soygun yozlaşma ve mutsuzluklarını zorunlu tüketimin karşı çıkılmaz ve vazgeçilmez hammaddesi olarak sebep sonuç ilişkili tedarik ve tedavülü, asla kendiliğinden oluşmuş gelişmiş rastlantı mahsulü veya tesadüfler ürünü değildir.
Aslolan kıstas, gerçekliğiyle yüzleşebilen insandır. Çünkü, yaşanılabilir dünyayı ve sürdürülebilir toplumsal ilişkileri onurlu saygın değerli bilgili donanımlı güvenli adil çağdaş özgür liyakatli cesur atılgan samimi inanılır ve kalıcı iletişimlerin sosyal siyasal ekonomik ve kültürel zenginliğini kurup donatabilme becerisiyle hak hukuk irade istikrar ve itibar bağlamında büyüyüp gelişmeye kurumsallaşacak olan somut ve sihirli iletişim bileşeni, eylem ve söylemde çelişkilerinin üstesinden gelen özdeşmişliğin gerçekliğidir çağdaş birey liyakatli toplum ve Özgür insan.
Bunun dışında haricinde ve ötesinde her idda bahsettiği konuya ilişkisizliğin mitelikli dolandırıcılığı ve herkesin kendi kirli arızalı mal mülk şöhret düşkünü tarafını kotarmaya sebepli olduğu tamiri mümkünsüz yıkım hasar ihanet ve istismar sonuçlarını doğuran perakende veya toptan palavracılık avcılığı ve hamaset sahtekarlığıdır. Şöyle ki…:
En gerici ayrılıkçı etnik feodal ve aşiretçiliğin emperyal kuşatma ve yayılmacılıkta gözdesi olan Pekaka ile Hedepe temsil ofisinden her konuda destekçiliğe ittifaklaşan Erkan Baş örnekli Tip ve benzer yapılanmaları, sözde ileri aydın somut çağdaş sosyalist ve realist görüşlülüğün kendi kendini boşa çıkararak bu anlamda peşinden sürüklediği kitlelere yokluğu sahteliği sefaleti kaderciliği yokluğu yozlaşmayı kuşkuyu endişeyi kimliksizliği sömürüyü ezikliği iradesizliği yolsuzluğu ve kendi değerlerine yabancılaşmayı tesis eden Akepe - Mehepe Hüdapar yahut Yeni Cehepe kadar eylemiyle söylemi birbirini tutmayan siyasi istismarcılığın ayarlı projelerinde aynı safın Bop ortak kadro karışımı bileşkesidir.
Sosyo ekonomik temellerde akıl fikir vicdan sorumluluk bilgi beceri özgürlük ve hukukun üstünlüğü temelinde danışması dayanışması anlayışı inancı kültürü gelişmiş büyümüşlüğü kurumsallaşması çoğulculuğu ve PAYLAŞMA zenginliği olmayan hiç bir teknolojik ilerleme göstergesi, asla sağlıklı donanımlı liyakatli dinamik ve sağlam yapılanmalara oturmuş uygar, adil, güvenli ve mutlu sosyo ekonomik kalkınmışlığın insan birey ve toplum bildiriminde bulunmaz .
Adam veya kadın hem en sevdiği ve ihtiyaç duyduğu işi yapıyor hem de yaşamın her alanını tüketim sömürüsünün sermayesine parselleyip endüstrileştiren modanın sanatın sağlığın müziğin edebiyatın sinemanın medyanın sporun siyasetin veya inanç tarikatlaşmasının Ayrıcalıklı lüks ve konforlu seçkini olarak sosyal ilişkiler ağı tıkanmış ve kendini duyurmakta hiç bir yol bulamayan ortak yaşam bağları yer altına çekilmiş kalabalıkların kendinden üstün tanrısal dokunulmazlığa yücelttiği tanrısı olarak dolaşıma sürülmesi, imtiyazlı azınlığın çıkarlarını koruyan ve kotaran soygun sömürü sistematiğinin genetik özdeliğine ilişkin bencilliği bağnazlığı hukuksuzluğu rezilliği zorbalığı cafcafayı sefaleti gericiliği eğitimsizliği eşitsizliği ŞÖHRETİ magazin fenomenciliğini ve popüler kültürlülüğü kutsayarak konumunu sağlama almaya yönelik hayati gereklilik kıstasıdır. Ahmet Kaya’ nın elde tütün dumanlandıran ve içki yudumlayan görselleri sürekli öne çıkaran şöhretin zirvedinde çalıp çığırdığı günlerde hem sosyal hayatın dertlerine ortak devrimci hem de ÖZGÜN MÜZİK markalı ( sazlı sözlü bütün külliyatında ‘ kafasına sıkıp dünyadan kopup gitmeyi ve sırılsıklam ağlayarak sızıp derbederliğin çorak dibine çökmeyi aşılayıp uyuşturan yüksek teknolojili lümpenlik ve arabeskçilikle ) en çok satanların şöhret kazandıran listesine odaklı pazar ve iletişim piyasasında kendisiyle yarışacak kimseyi tanımadığının EN BÜYÜĞÜ şahsen kendisi olduğunu beyan ettiği bozuk butik ve bataklık yer, tam da bu feaodal köktenciliğin çoğulcu anlayış ve ilişkilerle sosyalleşmeye gelişmemiş ilkelliğin beyin yıkanmışlığına ilişkin çelişki travmasıydı mesela.
Aynı maksatlarla şöhret pazarlamacılığının kan gövdeyi götüren yumruklaşmasında sözde ezilenlerin hakkını davasını hukukunu savunduğunu idda eden Muhammet Ali, de her giriştiği hilesi hurdası çok sportif düzeni memnun etme sahne oyununda neredeyse bütünü n kapışmalarını hakkını savunduğu Afrika kökenli insanların ağzını burnunu dağıtıyor ve tıpkı Ahmet Kaya gibi bu alemde BENDEN DAHA BÜYÜĞÜ YOK gümbürtüsü bağırıp çağırıyordu.
Çünkü güç şamata gösteriş ayrıcalıklı olma ve toplumdan kopukluğun sür saltanatına kimsenin erişemeyeceği özel ve korunaklı kabuklara kendini sağlamlaştırmak hissi hazzı ve duygusu ilkelliğini geliştirememiş ve feodal köktenci bağnazlıklardan sıyrılıp özgürlelememişliğin esaret tutsağ her kişi, görünüşte söylem kamuflajı her ne olursa oksun maskelendiği imaj hayatın eylemsel gerçekleriyle yüzleştiğinde ne denli çelişkili ilgisiz alakasızlığın ta kendisi olduğuna dair aklı fikri bilgiyi eğitimi paylaşmayı saygıyı barışı güveni ve çağdaşlığı çöpe atttığının kendini ihbar ederek ele veren dışa vurumlu teşhirini sergiler.
Özgür irade ve düşüncenin olmadığı yerde ilkel gelişmemişliğin kolayca ve her zoraki dayatmayanın tedavüle koyduğu aklı fikri cesareti devre dışı bırakan sürü ve kolayca bağışıklığına güdümlenebilen dürtü bağımlısı ve kölesidir insan. Özgür irade akıl fikir ahlak bilinç bellek karakter ve düşünceyse, feodal gerici yobaz bağnaz ve köktenci ablukalarla insan beynine aşılanıp giydirilen körü körüne algı yönetimliliğin kimliksizliği şartlayan kimlikler ayrışması özelleşmeseyle Akil fikir fukarası, kişilik ve algı bozukluğu külliyatçısı, zibil çöpçülüğü veya her koşulda itirazsız tepkisizliğe uyuşmuşluğun kulluk köleliği değildir.
Çünkü…
Sorgulama ve yüzleşebilmelerden yoksun fanatiklik duygusu veya militanlık özentisiyle bağlanmış kalabalıkları kendine adanmış tebası olarak görenlerin sanatta müzikte siyasette sporda ulaşımda iletişimde her türlü kanunsuz ahlaksız zulüm baskı korku kuşatma çevirme ve hukuksuzluklarla koruma altına alarak her köşede erişilmesi mümkünsüz şatafatlı konforlu villa hayatlar sahipliliğine kaynağını sağladığı toplum üstü, toplumdan uzak ve asosyalliğe izole olma girişimciliğinin büyütüp beslediği MEDYATİK ŞAN ve ŞÖHRETLİLİK damarları sayesinde (eziyeti kabusu dersi kaygısı hilesi çilesi ve zahmeti ölüp üzülenler pahasından olmak üzere ) dönüm dolaşımını tedarik edip yeryüzüne ayar şekil veren soygun sömürü keyfiyet despotluk zevk sefa tanrılaşmasına özelleştiriliyor..
Bugün global ve dijital emperyalizmin dikte ettiği teknolojik ilerleme ve gelişmişliğin tek taraflı insan yığınlarını azınlık hükmüne soyup sömürdüğü çarka araçsallaşıp hizmet ederek gericiliği dayattığı ve cehalet yozlaşmışlığının kokuşmuş çürümüş özenti ve tüketim çukuruna düştüğü yerde her türlü ilerleme kazanım birikim, ezilen sömürülen soyulan horlanan dışlanan kalabalıkların sefalet sürüncemesine çullanmış yağma yıkım azınlıkların keyfiyet sapkınlık servet mal mülk ve doyumsuzluk hükümranlığını sağlayıp beslemeye can çekişmekte.
Toplumsal hayatın sefalet gerilim bunalım ve yoksullukla cebelleşip boğuştuğu çelişkili dengesiz sağlıksız istikrarsız adaletsiz ve bozuk somut sorunlar cenderesinde ve kısır döngüler ekseninde etnik tarikatçı kimlik cinsiyet ve inanç ayrımcılığı üzerinden sözde çözüm arayışıyla insanlar arasındaki bütünleşmeyi ve dayanışmayı emperyam empozesi ve soyut Bop magazinciliğiyle atomize ederek yokluk eşitsizlik adaletsizlik betonlaşma köleliği ve duyarsızlığı gibi yığınlaşmış somut beklentileri özenti ve tüketim bağımlılığıyla magazinleştirip seçkinleri tanrılaştırmayı kabullendiren kata hamaset kulleleriyle giderek toplumu soygun vurgun sömürü ve istismar dayatmalarına köleleştiren yerli işbirlikçiliğin üstün seçkinler bağlantılı Bop süreçlilikler ayağıdır bunun burası.
Sözün aslı esası ve kısacası, bugünlerin bin türlü yalan vurgun yağma yıkımlarının her yanlışını doğru gibi gösteren toplumsal çöküş ve çürümelerini iflasa sürükleyerek stoklanmış sefalet yolsuzluk sömürü soygun yozlaşma ve mutsuzluklarını zorunlu tüketimin karşı çıkılmaz ve vazgeçilmez hammaddesi olarak sebep sonuç ilişkili tedarik ve tedavülü, asla kendiliğinden oluşmuş gelişmiş rastlantı mahsulü veya tesadüfler ürünü değildir.
Seyfi Karaca…..Aralik /25
..
ASKERİ MÜŞTEREKTE TEZGAHA DÜŞÜNCE İNSANLIK
…
ASKERİ müşterekte sefalet yoksulluk yokluk belirsizlik geçimsizlik kaygı ve sosyo travma endişelerine ücretli ücretsiz, işçi işisiz, kadın ihtiyar genç evli boşanmış veya dul herkesi eşitleyince pazar ve piyasa, modern kökelik tezgahına alçalır ve düşer insanlık. Çünkü..
Söylem ve eylemlerin bütünleşmiş sebep sonuçlarıyla yüzleşebildiği çelişkilerinin üstesinden gelen etkinliğin gerçekleşmiş yetişmiş büyümüş olma halidir onurlu saygın gerçekçi duyarlı sorumlu ve donanımlı birey toplum ve insan olma hali fiili.
İnsanlık iyi güzel değerli saygın olanın yaşam kavgasını vermiyor artık onun yerine küçük çıkar çöl ve çöplüğünde akıp giden şatafatlı gösterişli menfaatçilik mesafecilik ahlaksızlık sapkınlık zorbalık acımasızlık bencillik yolsuzluk onusuzluk kimliksizlik ve kişiliksizliğinin süresi geçti daha mlülülüğüne itirazsız tepkisiz eklemlenerek hırs yarış kibir kapris kin kahır şiddet nefret ve mutsuzluk sarmalında köklü bozulmaların bir fazlası olmaya bütün yaşam enerjisini harcayarak her türlü çirkefleşmeyi aşağılığı onursuzluğu iki yüzlülüğü kaypaklığı güvensizliği kuşkuyu rezilliği utanmazlığı dönekliği şüpheyi içinde barındıran paket proğramlı bağımlılıklarının ve ihtiraslarının kulu köleliğini önemsiyor öncelikliyle ve ciddiye alıyor çünkü.
Ağır keman, figan klarnet, feryat tambur taksimine cıngıldaklı darbukayı koşturarak cümbüş takı merasimli senfonik saksafon bas gitar topal çambalo yan flüt düz çello klasik piyano filan fişmanlarla birlikte tarlı lirli gövdesi şişirilmiş uzun saplı kısa köprülü modern fabrikasyonculuğu elektronik sazlı sözlülüğün Kenan Doğulu, Mirkelam, Atena, Manuş Baba, Duman, Dil Tengi, Hirai Zerdüş, Tan Taşçı, Sertap Erener, Levent Yüksel, Yıldız Tilbe gibi yeni Arabeskçilere ortaya karışık acılı soslu yarım ve kırık hava çalan Zülfü, Eşref Ziya, Haluk Levent, Cevdet Bağca, Onur Akın, Kuşum Aydın, Gülşen, Hande Yener, Ceza , Ahmet Kaya ve nicesinin serveti sermayesi günü birlik idaresizliğin dert kahır çile kaygı endişe sefalet sıkıntı korku eziklik yokluk belirsizlik kriz karanlık karamsarlık kronikleşmesini alışmış kanıksamış ve kabullenmiş toplum ağlatan sorunlar bağımlılığı külliyatının lüksü sükseyi sapıklığı şiddeti kahpeliği kepazeliği asalaklaşmayı zorbalığı dayalı döşeli ihtişam gösterişiyle mafyalaşmaya özendiren magazin ve diziler yol göstericiliği ek dosyasına siyasi kaynak yapan Erkan Baş, Barış Atay, Sara Kadıgil ve diğer benzerlerinin politik fenomen olma koleksiyonculuğu ötesinde ( sözde ekonomik sosyal kültürel felsefi ve siyasi her türlü tıkanıklığı kökten çözücülüğün somut eylemcisi iddasındayken tüm sol söylemleri idare ve sevk mekanızmasıyla emperyal Bop buyruklarına klonlaştırmış Pekaka kuklası ve kölemenliğinin emir komutasına bağlılığının Mehepe - Akepe Hüdapar ve Yeni Cehepe safında hiç bir örgün saygın çağdaş ilerici gerçekliği olmayan ayrılıkçı yobaz ve gerici kozmik karışımlara ittifak ederek) söylemiyle eylemi hiç bağdaşmayan hizaya gelerek, Hedepe kontenjanından seçilmişlik diyetini ve ortak komisyon paydaşlığını ödeşme derdine düştüğü Tom Barrak gündemlerinde suradanlığın figüranlığını oynarken; her türlü işlevsizliği ve sahteliği dışa vuran Bop Eşbaşkanlığı sistematiğinde artık hiç bir etkinlik vasfının bulunmadığı milletvekillerin yer yer çifter maaş, ihale, idare konfor ve iaşe gelirinin onlarca kat olduğu hiç bir söz ve temsil hakkı olmayan ASGERİ ÜCRET’ lilik ( ona bitişik ve bağlı emeklilik) belirlenmesi, ülkeyi toplumu sosyal hayatı tüm kaynak birikim ve değerleriyle soyan sömürenlerin ayrıcalıklı sınıf ve zümre sür saltanat masraf israf keyfiyet hükmüne kalıtımlaşmış sosyal çürümeyi adaletsizliği sefaleti yoksulluğu çöküşü geçimsizliği kaygıyı ülke nüfusunun neredeyse tümüne yakını olan milyonlar kalabalığının ağıtlı acılı ezik çaresiz yoksul Arabesk avuntularla kronik sefalet sürünme sürüklenme ve yutkunma nafakası olarak ( Bop Eşbaşkanlığı hükmünde siyasi dekor süs ve kaymağı kıyak konforlu imtiyazlılık harici artık hiç bir işlevi katkısı etkinliği ve iradesi bulunmayan milletvekillerinin maaşı en az ikiyüz yirmi bin iken emeklininki ve ona yakın Askeri ücretlininki yirmi sekiz bin bilmem kaç kuruş yüzde yirmi yedi artırım civarı olarak işçi işsiz yahut emekli herkesi sefalet ve sıkıntı sarmalında eşitleyen açlık yoksulluğu pekiştirmeye ) enflasyonculuk katakullisinde tayin edilip tüketime sunuldu.
Mehepe’ nin her satırına sponsor imzasını attığı Akepe Pekaka Hedepe Hüdapar Tip ve Yeni Cehepe ortaklık komisyonculuğunun değişim dönüşümü deşip kurcalayan Bop süreçleri ve kapsamında hile rüşvet cinayet şike uyuşturucu furya fuhuş gibi toplumsal çürüme ve bozulmaların medyatik magazin ünlü şöhretlileri stoğundan patlayıp dışa vurduğu aynı günlerde Bop coğrafyasının soykırımcı kundakçıdı İsrail, eliyle yürüttüğü bölünmüş parçalanmış Irak” ta kurdurduğu Barzani Aşiret Devlet yapılanmasından sonra Yuro-Amerikan kışkırtmalı ve destekli ( Bop süreçleriyle Türkiye’ yi ablukasına alan eksen paralelinde) Suriye ayağının YEPEGE markalı Pekaka devletini eski Saykes Piko usulleriyle kundaklayan İsrail, Mısır, Lübnan, Güney Kıbrıs, ittifak ve işbirliği çerçevesinde ALÇAKLIK uçuşlarına geçiş yapıp her türlü ölüm zulüm katliam ve yayılmacılığı tedavüle koymakla meşguldü.
İnsanı breyi toplumu donanımlı ve liyakatli özgürlüklerle yetiştirip inşa etmede herkesin paydaşlığı olması gerekli esas ve öz olan hak hukuk sevgi barış mutluluk özgürlük emek sorumluluk huzur ve karşılıklı güvenlik cesaret sanat ilim bilim sağlık ulaşım iletişim hassasiyeti ve zenginliği, şahsiyet mülkü olmadığı gibi kişiye özel kimliğe, geceye gündüze, çevreye , tebaya, zümreye, zora kolaya, yaza kışa, kadına erkeğe göre şekil alıp değişkenlik gösteren bir olgu değildir.
Gel gör ki,
Eski Ertuğrul Kürkçü, Cengiz Çandar, Ufuk Uras, , Deniz Baykal, Doğu Perincek, Murat Karayalçın, Hikmet Çetin, Muharrem İnce, Haluk Koç karikatüristik Bop manevracılığı montajlanmışlığı ve arabeskçiliğinin yerine yeni pekaka diyet taahüt ve kefaletçisi şekil ve tarz yapınca Erkan Baş vesairli Tip..
Tüketim bağımlılığının süper marka kalıpları sarmalına ambarladığı birinde olup da diğer yalnızlık ve yabancılaşma protobtipinde olmayanın eksik gedik açığını kırbaçladığı dürtü güdümünü sürekli yoksul hayatını soyan sömüren koşullarına haciz ederek herkesin bbrbşriyle yarıştığı eziklik düşüklük alçaklık değersizlik muhtaçlık yerini eşya maske kostüm aksesuar ambalaj gösteriş ve makinalaşmalarla tamamlamaya kendini terkettiği muntazam sarmalın ruhsuz ve hurda külüstürünün…
Bahis yarış ve klüp oyuncudisıdur ..
İnsanlık iyi güzel değerli saygın aydın ilerici sağlıklı olanın gayretini güdüp yaşam kavgasını vermiyor artık onun yerine küçük çıkar çöl ve çöplüğünde akıp giden şatafatlı saplantılı sapkın gösterişli menfaatçilik mesafecilik ahlaksızlık zorbalık acımasızlık bencillik yolsuzluk onusuzluk kimliksizlik ve kişiliksizliğinin dayatıp sürüklediği kokuşmuş çürümüşlük bağlamına itirazsız tepkisiz eklemlenerek hırs yarış kibir kapris kin kahır şiddet nefret ve mutsuzluk sarmalında köklü bozulmaların bir fazlası olmaya bütün yaşam enerjisini harcayarak her türlü çirkefleşmeyi aşağılığı onursuzluğu iki yüzlülüğü kaypaklığı güvensizliği kuşkuyu rezilliği utanmazlığı dönekliği şüpheyi içinde barındıran paket proğramlı bağımlılıklarının ve ihtiraslarının kulu köleliğini önemsiyor öncelikliyle ve ciddiye alıyor çünkü.
Seyfi Karaca… Aralık/25
….
KÖRDÜGÜM BAGLAMLI KITLIKKIRAN KISKACINDA
….
“ Mal sahibi mülk sahibi hani bunun ilk sahibi o da yalan bu da yalan var biraz da sen oyalan “ dememişler miydi işin dünya tarihi boyunca kısacası özetle işin aslını özünü bilen ve bulanlar . İnancın olsun ki peşinden koşulan her şatafatlı ışıltılı ve gösterişli süs dekor konfor cafcafaların toplam mülk ve servetine nasıl olsa Ecel konacaktır. Kolonyasız kostümsüz cilasız boyasız parfümsüz daha gerçekçi kendinsin ve kendine yakalandığın bütün dekor düzeninde hazırlıklı fotoğraflarından çok daha inanılır doğal ve güze olacakken insan. ..
Dünya isan ve toplum devran düzenine ilkesiyle itibariyla sağlıklı ieçrikli onurlu saygın ve sağlam kaideler üzerinde dönüm dolaşımını köklü KAYNAGINDAN sağlamaya böyleyken, hayatın dünyanın gelmiş geçmiş insanlık tarihçesinin kayda geçtiği gerçeklikle hiç bir zaman hiç bir devir çağ yahut dönemde tanıklık ettiği akıl fikir mantık sağlamasıyla vucut bulmuş olan TERSİNDEN OKUNAKLI yeryüzü yaşam gerçekliği yoktur ki…
Dünyayı soygun sömürü toplama kampına dönüştüren Global NEO Liberalciliğin bütün insanlık değerlerini etiket borsası düşük serbest piyasa afyon mamülü haline ters yüz ederek hiç bir ihtiyat sorumluluk ve duyarlılık çekincesinde bulunmaksızın yerli işbirlikçilerini suç ortaklığına proğramlayan sonsuz sınırsız yetkiyle ezdiği soyduğu baskıladığı sömürdüğü haksız hukuksuz çapulculuk çöküş çürüme kokuşma çelişki yağma ganimet ve korkuya dayalı döşeli hükümranlık çevrim çarkından yol meram mecra ve meyil buldukca..
Bu denli liyakatsizliğin hüküm sürdüğü hayat toplum ve dünya gerçekliğinin talanı, zorbalığı, karanlığı, kaygıyı, kuşkuyu, yıkımı, şiddeti, gericiliği, yozlaşmayı, çarpıklığı, dolandırıcılığı, güvensizliği,keyfiyeti, çelişkiyi, mutsuzluğu, kanunsuzluğu, SAPKINLIĞI, zorbalığı, kirlenmeyi, itibarsızlığı,kötülüğü sahteliği ve tarikatlar bankalar borsalar medyalar holdingler mafyalar ve diğer yağma yıkımcıların çıkar ortaklığı ekseninde Mehepe’ nin Pekaka’ ya hız kesmek nedir bilmeyen ‘ kurucu önder‘ borazanındanBop tellalcıliği ederek lanetlediğini kutsayan topyekun siyasi istismarcılığın birbiriyle yarışan dönekliğinin geleceği karartılmış yarınları sosyal -siyasal huzura, bilimsel gelişmişliğe, ürettiğini paylaşabilen hoşgörü toplumuna, kültürel ekonomik zenginliğe ve yetkiyle donanmışların ortak akıl fikri vicdanı duyguyu sorumluluğu duyarlılığı düşünceyi bilgiyi ve hukukun üstünlüğünü esas alan çoğulcu istikrar ve kalkınmanın çağdaş uygarlığına taşıması asla mümkün değildir..
Seyfi Karaca….Aralik / 25