Kültür Sanat Edebiyat Şiir

cami sizce ne demek, cami size neyi çağrıştırıyor?

cami terimi Sumir Serce tarafından 12.04.2002 tarihinde eklendi

  • Dabbetül-arz-ı Mevud
    Dabbetül-arz-ı Mevud07.11.2011 - 13:37

    ALEVİ KATLİAMLARININ KARAR MERKEZLERİNE ***CAMİ*** DENİLMEKTEDİR?
    07 Kasım 2011 Pazartesi, 13:08 tarihinde Ayhan Aytaç'ın Notları tarafından eklendi
    Değişikliklerin kaydedildi.

    şeriffakih/seyyiddede:'islam tarihi açısından ilk siyasal-islam hareketi 'mescid-i dırar' ile başlamıştır.tevbe suresi,107 ve 108.ayetler sırf bunun için nazil olmuştur.öyleki,mekkenin 12 bin ashab-il-has tarafından hz.peygamberin önderliğindeki o şanlı ve şerefli fethinden sonra mecbur kalıp müslüman olan 'münafıklar' kendilerine bir 'mescid' yaptırırlar.ve bu mescidi 'şereflendirmesi' içinde hz.nebiyi davet ederler.'gel namaz kıldır' derler? ...ümminebi 'rahmetül-şems' bir 'resul-u rahman' olduğu için ve tüm insanlık 'için' rahmet kılındığı 'için' önce hiç ayırım yapmadan 'gitme' taraflısıdır.ama bilmediği bir şey vardır.bir 'yalan'a çağırılmaktadır.tam bu davete 'icabet' edecektirki,ayetler iner.kısaca özetlersek ulu,yüce,büyük rabbim! 'ümmetin arasına fitne sokmak için o münafıllar bir mescid ('mescid-i tırar') yaptırmışlar.ve orayı iyilik ve güzellik adına yaptık diyede yalan yere yemin etmektedirler.gel namaz kıldır bizlere diyede seni davet ederler.ne o mescide git nede orda namaz kıl? (...işte alevilerin 'cami! ye' gitmeyişlerinin esas sebebi budur.bu 'farz üstüne farz' olan sünnet-i nebidir vesselam.yoksa cübbelinin 'bektaşi fıkrası' üzerinden neymiş nisa,43 te bak 'namaz kılmayın' yazıyormuş ta ama 'sarhoş' iken 'cünüp' iken falan filan..ey cübbeli olayın aslını bizden,alevilerin 'hüccetül-ehlibeyt'inden öğren.biz alevilerin 'hüccetül-islamıyız' vesselam...olayın aslı ne o nede hz.alinin 'cami'de öldürülmesi işte bu ayettir gerçek budur aleviler yüzde sekseni münafık olan bir 'cemaatin' camisine gitmez tevbe süresi 107 ve 108 buna izin vermez merak etme cübbeli zamanı gelince sizleri bu konuda çok iyi 'irşad' edicez...alevileri bu konuda uyanık olmaya çağırıyorum sizler diyin ki biz tevbe 107 ve 108'ize istinaden sünni-süfyani-ebterilerin mescid-i dırarlarına gitmiyoruz...ve görün o zaman onların nasıl sesi kesilecektir...allah ve resulü şahittir 'kuran ve ehlibeyt' şahittir...artık parantezi kapatıyor devam ediyoruz.) ve peygamberimiz bu uyarı üzerine o mescide gitmedi üstelik yıktırdı...bu olay bütün tarih kitaplarında mevcuttur ama 'sünni-süfyani' yazarlar pek işlemezler bu konuyu tıpkı 'hayber fethi'nin hz.ali faziletinde olduğu gibi ki,o olaydada bekir,ömer,osmanın faziletlerinin ne olduğu 'apaçık' ortaya çıkar...şimdi bazı sünni kardeşlerimiz bize diyorki,'ya sen gel camiye imama uyma köşede namazını kıl istersen 12 imamın fıkhına göre 'mehdi'nin gıyabında kıl? ' ben diyorum ki bu ayetler onada izin vermiyor ne diyor ulu,yüce,büyük rabbimiz 'ne o mescide git nede orda namaz kıl? ' işte sizin yapamadığınız 'ilim-i hüccet' budur...şimdi cübbeli diyor'ya 'namaz kılma? 'diyor ayette ('nisa.43') bektaşi ondan kılmıyor muş? 'cübbeli,cübbeli' sen namaz kılmayı bırak bu ayetlerde ('tevbe,107,108') de allah resulüne 'mescide bile gitme? ' diyor heyy heyy :) ...neyse konuyu tamamlıyalım. günümüze geldiğimizde bu 'siyasal-islam' hareketi,yakın tarihte 'yeniçerileri' katletmek için camilerden çıkmıştır,maraşta,çorumda,malatyada,sivasta alevileri katlettiklerinde de hep 'cami'lerden çıkmışlardır.onun için haklı olarak o alevide cami için derki:'alevi katliamlarının karar merkezlerine 'cami' denilmektedir.' ve süfyan-ı zalim emevilerin 'ehlibeyte' 82 yıl 4 ay 'cami'lerinde küfür ve hakaret ettiklerinide hatırlatırsak sormak lazım o 'sünni' kardeşlerimize ne hakla bizim bunca derin bir 'cami sendromu'muz varken utanmadan 'siz niye camiye gelmiyorsunuz ' diyorsunuz? şaşmamak mümkün değil.ama tabiki bugünki 'sünni kardeşlerimiz' bunları bilmiyor ateş düştüğü yeri yakıyor.bir sünni için maraş,çorum,sivas,gazi olayları bir şey ifade etmez ama 'alevinin tüyleri ürperir' dehşete düşer...tersini düşünün aleviler cemevlerinden çıkarap bu katliamları yapmış olsun.ve bizde 'sado-mazoşist' ve 'sato-şizofrenistçe'/ 'ey sünniler siz niye 'cemevine' gelmiyorsunuz diyelim? ' aslında şunuda haklı olarak sormak lazım siz niye 'anıtkabire' gelmiyorsunuz,'hacıbektaşa' gelmiyorsunuz,'halkevlerine' gelmiyorsunuz,'add'ye gelmiyorsunuz,10 kasımı,29 ekimi,19 mayısı,kutlamıyorsunuz demekte haklıyızdır...çok uzadı bitiriyorum...yinede bütün bu suçlamalara rağmen 'alevi dostu sünni kardeşlerimizi' anmadan geçemiyeceğim...onlara 'büyük saygı' duyuyorum onlar zaten olmasaydı bu ülkede kan gövdeyi götürürdü...ALLAH CÜMLEMİZİ ISLAH ETSİN,ŞİFA VERSİN ŞEYTANLARIMIZI KOVALASIN İNŞAALLAH VE ELHAMDÜLİLLAH :) '

  • Yeşil Hazretleri ``
    Yeşil Hazretleri ``07.03.2010 - 12:23

    Hoca Efendi, yarın daha doğrusu bugün Cuma. Cuma hutbesinde cumaya gelenlere ne anlatacaksınız? (Hoca bu beklenmedik soru karşısında önce biraz şaşırır,sonra kendini toplayarak şöyle cevap verir) .

    - Cennetten cehennemden bahsedeceğim.

    - Güzel! Başka neler anlatacaksınız?

    -Günahtan, sevaptan bahsedeceğim.

    -Başka, başka neler anlatacaksınız hoca efendi?

    - Haramdan, helâlden bahsedeceğim.

    - Atatürk, ısrarla sorar: Başka hoca efendi, başka bir şeyler anlatmayacak mısınız?
    (Hiç kimseden ses çıkmamaktadır. Atatürk müşfik sesle konuşmasını sürdürür.)

    - Hoca efendi, elbette bunları anlatacaksınız. Bu sizin göreviniz. Ama başka görevleriniz de var. Başka şeyleri de anlatacaksınız. Asırlardan beri kara cehalet içindesinde bırakılan bu halka kimler doğruları anlatacak?

    Camiler sadece yatılıp kalkılan yerler değildir. Camiler yalnız dinin değil, siz aydın hocalar sayesinde başka doğruların, başka güzel şeylerin de konuşulup öğrenildiği yerler olacaktır.Binlerce şehidimizin kanı pahasına elde ettiğimiz bağımsızlığımızın, cumhuriyetimizin, devrimlerimizin, nimetlerini sizler halkımıza alatmayacaksınız da kimler anlatacak?

    Atatürk, hocadan yanıt bekleyerek yüzüne bakar, hoca da 'haklısınız paşam' der. O gece 'Cumhuriyet ve nimetleri' hakkında Cuma hutbesinin verilmesi kararlaştırılır. O gece toplantıya katılanlar, gündüz cuma namazına Hacıbayram Cami'sine giderler. Hoca efendi, (Sürmeneli Osman Hoca) Cumhuriyetin getirdikleri konusunda nefis bir hutbe irad eder.

    ...

  • İlyas Emre Keskin
    İlyas Emre Keskin20.12.2009 - 21:08

    müslümanların ibadet ettikleri kutsal yerler

  • Nilüfer Aydemir
    Nilüfer Aydemir20.12.2009 - 03:05

    Cebrail-Azrail-Mikail-İsrafil.. 4 büyük önemli meleğin baş hafrlarinden oluştuğunu biliyorum.

  • Gece Yürüyüşü
    Gece Yürüyüşü19.12.2009 - 23:46

    Selimiye'dir.

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan20.11.2009 - 21:27

    Bir hrıstiyan Ahmet Vefik Paşa'ya;
    - Camilerinizde niçin kokuu yaı yakmıyorsunuz diye sorar.
    Ahmet Vefik Paşa cvap verir:
    - Bizimkiler abdestlidir, yellenmezler onun için yakı yakmayız.

  • Yeşil Hazretleri ``
    Yeşil Hazretleri ``20.07.2009 - 17:19

    - Hoca Efendi, yarın Cuma. Cuma hutbesinde cumaya gelenlere ne anlatacaksınız? (Hoca bu beklenmedik soru karşısında önce biraz şaşırır, sonra kendini toplayarak şöyle cevap verir) .

    - Cennetten cehennemden bahsedeceğim.

    - Güzel! Başka neler anlatacaksınız?

    -Günahtan,sevaptan bahsedeceğim.

    -Başka, başka neler anlatacaksınız hoca efendi?

    -Haramdan, helâlden bahsedeceğim.

    -ATATÜRK, ısrarla sorar: Başka hoca efendi, başka bir şeyler anlatmayacak mısınız? (Hiç kimseden ses çıkmamaktadır. ATATÜRK müşfik sesle konuşmasını sürdürür.)

    - Hoca efendi elbette bunları anlatacaksınız. Bu sizin göreviniz. Ama başka görevleriniz de var. Başka şeyleri de anlatacaksınız. Asırlardan beri kara cehalet içindesinde bırakılan bu halka kimler doğruları anlatacak?

    Camiler sadece yatılıp kalkılan yerler değildir. Camiler yalnız dinin değil, siz aydın hocalar sayesinde başka doğruların, başka güzel şeylerin de konuşulup öğrenildiği yerler olacaktır. Binlerce şehidimizin kanı pahasına elde ettiğimiz bağımsızlığımızın, cumhuriyetimizin, devrimlerimizin, nimetlerini sizler halkımıza alatmayacaksınız da kimler anlatacak?

    Atatürk, hocadan yanıt bekleyerek yüzüne bakar, hoca da haklısınız paşam der. O gece 'Cumhuriyet ve nimetleri' hakkında Cuma hutbesinin verilmesi kararlaştırılır. O gece toplantıya katılanlar, gündüz Cuma namazına Hacıbayram Cami'sine giderler. Hoca Efendi (Sürmeneli Osman Hoca) Cumhuriyetin getirdikleri konusunda nefis bir hutbe irad eder.

    ...

  • Osmanlim Osmanlim
    Osmanlim Osmanlim18.01.2009 - 01:55

    Bursa ULU cami görülmeye deger...

  • Perihan Pehlivan
    Perihan Pehlivan14.01.2009 - 22:10

    kulların yüce Allah'a yakın gönül huzuru içinde dua etmeleri için bir arada namaz kıldığı her türlü ibadeti huzur içnde yapabileceği en temiz ruh haline ulaşacağı yerdir. kısacası yer yüzünde yüce Allah'ın huzur evi. diğer yandan müslüman kulların bir birleri ile kaynaştığı ve dini bilgilerini huzur içinde paylaştığı yerdir.mimarisi ile farklı bir yapı ve sanat eseridir.

  • Fikret Kılıç
    Fikret Kılıç21.12.2008 - 21:38

    İslam tarihinde birçok mesele vardır ki; başlangıçta büyük ihtilaflar doğurmuş ve uğruna kanlar dökülmüştür. Neticede ağır basan taraf (güçlü olan taraf) kazanmıştır. İşte Ehlibeyt meselesi, işte namaz ve oruç meselesi, Şiilik ve Sünnilik meselesi...
    Kıble, hac vs. bütün bunlar anlayış farklarından, Kerim’i ve hadisleri tefsir tarzından ileri gelmiştir.”

    Halil Öztoprak, Alevilerde ibadet için şöyle diyor:
    “Aleviler de Kur’an’a ve Hz. Muhammed’in emirlerine uymakta ve ona göre ibadet etmektedirler. Ayrılık sadece ibadet ve itaatın şeklindedir.”(s.4)


    Halil Öztoprak, ibadetin evlerin dışında, açıkta yapılmasının Kur’an tarafından yasaklandığını, bunun gösteriş olduğunu yazıyor. Kaynak olarak da Maun suresinin Tefsiri-Tıbyan’dan aktarmasını gösteriyor:

    “Şiddetli Cehennem azabı ol açıktan açığa namaz kılan aynacılar içindir ki, ellere Müslümanlık ve sofuluk göstermek için selamet vs. tenha yerleri terkedip namazı aşikâr kılarlar. Bunlar cemaattir ki, namaz deyu bütün işledikleri amel ve ibadetleri Allah için olmayıp dünya menfaatlerini kazanmak için halkın gözüne sofu ve Müslüman gözükmeleri içindir.”(s.17)

    Ayrıca Halil Öztoprak, İslam’da ibadetin camide yapılması şartının olmadığını,
    ibadetin evlerde yapılmasının dinin kuralları arasında olduğunu iddia ediyor. Kaynak olarak, Tövbe suresinin 108. ayetini veriyor, Alevilerin camilere gitmemesini de buna bağlıyor.

    Tövbe suresi, 108. ayet:

    “Müminlere zarar vermek ve gönüllerindeki saklı duran düşmanlığı kuvvetlendirmek için namaz kılmaya mescid meydana getirdiler. Bunlar Müslüman olmadan önce Hz. Muhammed’le harbeden münafıklardır. Müminlerin arasını açmayı, onları birbirlerine düşürmeyi akıllarına koymuşlardı. Ya Muhammed, Müslümanlar seninle birlikte namaz kılsın ve zikretsin diye böyle geniş mescid, cami yaptık derler. Allahu Taala şahitlik eder ki onlar yeminlerinde yalandır.”(s.21)

    Tövbe suresinin 109. ayeti:
    “Ya Muhammed kalkma ve ol mescidlerde ebediyen namaza durma. Evvelce Allah korkusu üzerine yapılan mescidi evvelde Hakka ibadet haklı ve lazım bir ibadetti.”(s.21)
    Halil Öztoprak’ın bütün bu konularla ilgili yorumu ise şöyledir:“Hakiki Müslümanlık, Kur’an’da yazılı olduğu gibi, camisiz, minaresiz olarak, huzuru kalb ile Allah’a inanmak ve daimi ibadet etmektir.”(s.23)
    Halil Öztoprak, bir hadisi Nebevi’den şu aktarmayı yapıyor:

    “Sen başka camilere yakın olma. Kalp camiiden Allah’a yalvar.”

    Arkasından da namazın camide değil, evlerde kılınmasının Kur’an’da farz edildiğine dair, Nur suresinin 36. ayetini bize aktarıyor:

    “Ya Muhammed, kendi evlerinde ibadet edenleri Allah Teala tarafından tazim olunup sevap derecelerinin yükselmelerine izin verip emreyledi. Onlar şoy güruhtur ki evlerinde Allah u Teala’ya ibadet zikri tesbih edenlerdir...”(s.24

    Halil Öztoprak, Kabe konusunda ise, “Şahsivaril İslam” adlı tarih kitabından alıntı ile şu görüşlere yer veriyor:

    “Kabeyi ziyaret İslama mahsus bir ibadet değildir. İslam dini çıkmadan önce putperestler zamanında Arabistan Yarımadası putperestleri, Kabe’ye hürmet beslerler ve ziyaret ederlerdi. Mekke ortasındaki Haceri Semavi (Yani Hacer-ül Esved) taşının etrafına toplanıp secdeye kapanırlardı. Burada, Kudüs ve Yunan putperestlerinden öğrendikleri üzere kurbanlar keserler.”(s.25)

    Halil Öztoprak, Hacer-ül Esved’in etrafına toplanıp secde etmenin “cahiliye devri”ne ait bir adet olduğunu ve Hz. Muhammed tarafından bu ziyaretlerin kaldırıldığına ait Kur’an’da ayetler olduğunu yazıyor. Arkasından da, Suretil Bakar’ın 115. ayetini bize aktarıyor:

    “Güneşin doğup battığı yerlerin cümlesi Allah Teala mülküdür; hangi tarafa yüz döndürür iseniz Allahü Taala ibadet tarafı orasıdır.”(s.34)

    Sonra da şöyle yazıyor:
    “Allaha yalvarmak için her taraf kıbledir. İbadet esnasında Hacer-ül Esved gibi belli bir noktayı ve bir şehri daimi olarak kıble kabul etmek o nokta veya şehri putlaştırmak gibi bir şey olur.”(s.35)