Kültür Sanat Edebiyat Şiir

bayram sizce ne demek, bayram size neyi çağrıştırıyor?

bayram terimi Düşük Bütçeli Dev Prodüksüyonlar tarafından 19.01.2005 tarihinde eklendi

  • Ters Tepki
    Ters Tepki 01.09.2017 - 15:10

  • Siyah Mai
    Siyah Mai 14.09.2016 - 00:17

    Bayram,sevindiğin kadar degil,sevindirdiğin kadardır

  • Eylül Seven
    Eylül Seven 09.10.2014 - 13:44

    Mübarek ve milli günler.
    Küçükken zevk,büyüdükçe eziyet :))))

    HERKESE MUTLU BAYRAMLAR :)

  • Mâi
    Mâi 04.10.2014 - 22:59

    Bayram mübârek arkadaşlar:p)

  • Öznur Barutçu
    Öznur Barutçu 15.07.2012 - 11:57

    Nefes almak bayramdır, günün birinde soluksuz
    kalınca anlar insan...

  • Seyri Süluk
    Seyri Süluk 09.06.2011 - 08:36

    bir bayram ziyaretinde uzatılan kolonya gibiydin; ellerimi açmışken, başıma dökülen... :) (yolcu)

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 20.09.2009 - 16:27

    Ahşap,bahçeli evlerin içinde eskimiş tahta sandıklarda muhafaza edilen güvelere karşı naftalin kokulu, bembeyaz ya da rengarenk mendillerin el öpen çocuklara “el öpeniniz çok olsun” diye veren komşu teyzelerin yaşadığı bayramlar ne kadar da güzeldi.

  • Semra Bak
    Semra Bak 30.08.2009 - 17:19

    benim için yalnızlık...

  • Osman Özütler
    Osman Özütler 30.08.2009 - 17:11

    Akıllıya belli gün, deliye her gün :)) .

  • Fakir Fani
    Fakir Fani 09.12.2008 - 17:35

    İstanbul'da yağmur Erzurum'da kar var
    Hüzünlü halime yoksa ağlıyormu bulutlar...!

  • Nirvan Özçelik
    Nirvan Özçelik 11.10.2008 - 13:14

    Benim aklıma ilk gelen kurban bayramı ve ramazan bayramı.Kendimi ve insanları çok sevdiğim günler arasında..ziyretler,kutlamalar,hiç tanımadğım elerinde küçük şeker torbasıyla kapıyı çalıp; bayramın kutlu olsun abla diyen çocuklar...

  • Rosa Rosarum
    Rosa Rosarum 30.09.2008 - 16:24

    Bizim bakkal, Bayram abi; çok güzel içer kendisi... :)

  • Selcen Yalçınkaya
    Selcen Yalçınkaya 26.09.2008 - 16:08

    Yemeye içmeye dalma,şarkılar söyleyip fıkralar anlatıp katılaaa katıla gülmekmidir bayram bilmiyorumda biz öyle anlıyoruz ve ondandır bayramlarımız bayram olmuyor...
    'Mevla bizi affede bayramo bayram olur,cümle cürümler gider bayram O bayram olur'......
    amin

  • Asuva Dans Pistinde
    Asuva Dans Pistinde 11.02.2008 - 19:28

    kadın bayram dedi eğdi başını,
    adam evet dedi sıktı dişini

  • Aliye
    Aliye 12.10.2007 - 16:32

    bugünlerde evde oturarak zulmeder bazı insanlar kendilerine... sevenlerine, sevdiklerine...

    kutlama da, bunca yalnızlığa, ıssızlığa rağmen... ne için?

  • Mâi Eflatun
    Mâi Eflatun 11.10.2007 - 13:58

    Nam-ı diğer Îyd...

    neden bayrama 'bayram' deriz?

    Her Ramazan ayı boyunca ve akabinde arefe gününde bağışlanma kapılarının açılıp da günahlarımızın afvedildiğini bildiğimizdendir sanırım...

    her yıl tekrar be tekrar gelen bu mağfirete îyd demeyelim de ne diyelim?

    Efendim bayram zamanları yapılması güzel/sünnet olan şeyler vardır...

    *Bayram tekbirleri...

    *Bayram namazına gidişte ayrı, yol dönüşte ayrı yol kullanmak...(attığımız adımların bastığı topraklar da şehadet edeceğinden ince bir nüanstır bu)

    *Güleryüzle insanlara mukabele etmek...

    *ihtiyacı olanlara sadaka vermek...

    *sadaka-ı fitri bayram namazından önce mümkünse verileceği yere vermek...

    *dargınlıkları sonlandırmak....

    *akraba ve yakın dostları ziyaret etmek...

    *hediyeleşmek....

    *erkeklerin kabir ziyareti...

  • Gül Solmaz
    Gül Solmaz 02.04.2007 - 23:14

    BAY ram :)))))

  • Ece Özdemir
    Ece Özdemir 02.04.2007 - 23:08

    Eskiler anlatırla, derler ki tekdüze hayatlarımıza bir keyifti bayramlar... Yoksulluğumuza bir avuntuydu... O yüzden eski bayramlar çocukluğu hatırlatır, hüzünlü bir neşesi vardır... Şİmdi bayramlar o eski ihtişamından yoksun gelir hepimize... Ama onun da çaresini bulduk biz... Tatiller... Evet tatillerle birleştirdik... Hele ki 9 - 10 günlük olanları tam bayram yaşatır... Söylesenize böyle bol tatil kaç millete nasip olmuş ki...

  • Talha Yasin
    Talha Yasin 01.01.2007 - 22:20

    dargınların barışması için bi vesiledir.

  • Selma Öz
    Selma Öz 01.01.2007 - 14:29

    önceden güzel bişeydi
    şimdi sadece karın ağrısı

  • Hakan Akbulak
    Hakan Akbulak 31.12.2006 - 17:40

    Tüm Antoloji aleminin –insan olanlar için söylüyorum- bayramını ve aynı zamanda yeni yılını kutluyorum…

    Kadim bir antoloji üyesi; Yeşil.

  • Nevi Gazel
    Nevi Gazel 31.12.2006 - 14:51

    kara bir kış günü evde tek başıma beyaz küçük taneciklerin semâdan inişini seyreylemekti...elektrikler kesik..ufak pilli radyoda güzel bir şarkı..balkon kapısının önünde cama karşı, yağan kara karşı, dünyaya karşı durup bir şeyler mırıldanmaktı..bir bayram böyle geçmişti, ne de güzel geçmişti...

  • Tevfik Pekel
    Tevfik Pekel 31.12.2006 - 13:47

    BAYRAMLAR...!
    Bayram.....yada, Bayram sevinci......otuz küsürlü yaşlardayım,hala oldu hiç haz almadığım, alelade günlerden biri veya birkaçı gibi geliyor bana...neden? çocukluğumda bıraktığım Bayramlarla kıyas yaptığım zamanlar çoğunlukta...Herkes için ayrı anlamların yüklendiği ve asla, hayat boyunca her günün, herhangi bir bayram günü gibi olmadığı,olamadığı ve asla olamayacağı bir gün...insanların arasında, bu günler için birşeyler yapanlar yada yapamayanların birbirlerine üstünlüğü gibi geldiği için belkide..! Buruk ifade ile dolaşan insanların canımı acıttığı için belkide.? mutluluk denilen insani duyguların,sadece Bayram günlerinde hatırlandığına kızdığım için belkide? yada insan olduğumuzu, bayram günlerinde anladığımız için belkide? her ne şekle bürünürse bürünsün,benim için sıradan bu günlerin,tüm insanlara hayırlar getirmesini temenni ediyorum yinede...

  • Ece Özdemir
    Ece Özdemir 28.12.2006 - 16:21

    Bayram,

    Nefes almak bayramdır mesela; günün birinde soluksuz kalınca anlar insan...
    Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir; sevmeninkini yalnızlık...
    Sızlamayan her organ, hele de burun direği bayramdır.
    Bayramdır, elden ayaktan düşmemek, zihinden önce bedeni kaybetmemek, kurda kuşa yem olmayıp 'Çok şükür bugünü de gördük' diyebilmek...
    Sevdiklerinle geçen her gün bayramdır.
    Küsken barışmak, ayrıyken kavuşmak, suskunken konuşmak bayramdır.

    Bir kitabı bitirmek, bir binayı bitirmek, bir okulu bitirmek, kâbuslu bir rüyayı, kodeste ağır cezayı bitirmek bayramdır.
    Yoğun bakımda sancılı geceyi ya da kangren olmuş bir ilişkiyi bitirmek de öyle...
    Vuslat da bayramdır öte yandan...
    Endişe içinde beklediğinden mektup almak, telefonda ansızın sesini duymak, deli gibi burnunda tütenin boynuna sarılmak bayramdır.
    En acıktığın anda dumanı tüten bir somunun köşesini bölmek, korktuğunda güvendiğine sarılabilmek, dara düştüğünde dost kapısını çalabilmek bayramdır.
    Bir sürpriz paketinden çıkan hediye, tatlı bir şekerlemede üstüne serilen battaniye, saçlarını müşfik bir sevgiyle okşayan anne bayramdır.
    'Ona güvenmiştim, yanılmamışım' sözü bayramdır.
    Hiç aldatmamış, aldanmamış olmak bayram...

    Yeni bir sözcük öğrenmek, bir tünelin sonuna gelmek, müzmin bir işin kapısını çarpıp uzun bir yola çıkıvermek bayramdır.
    Zorluklara tek başına göğüs gerebilmek, gereğinde haksızlığın üstüne yalın kılıç yürüyebilmek bayramdır.
    Yeni eve asılan basma perdeler, alın teriyle kazanılmış ilk rızkın konduğu çerçeveler, yüklü bir borcun son taksiti ödenirken sıkılan eller bayramdır.
    Evde yalnızlığı noktalayan insan nefesi, akşam kapıda karşılayan yavuklu busesi, sevdalı bir elin tende gezmesi, nice adağın ardından çınlayan çocuk sesi bayramdır.
    Sonrasında gelen ilk diş bayramdır, ilk söz bayram, ilk adım, ilk yazı, ilk karne bayram...
    Güne gülümseyerek başlamak bayramdır.
    'İyi ki yanımdasın' bayram, 'Her şeyi sana borçluyum' bayram, 'Hiç pişman değilim' bayram...

    Evlatların mürüvvetini görebilmek, eve dolu bir torbayla gidebilmek, konu komşuyla yarenlik edebilmek, akşamları eskimeyen bir keyifle çay demleyebilmek bayramdır.
    Zamanı donduran eski fotoğraflara nedametsiz bakabilmek, altı çizilmiş eski kitapları aynı inançla okuyabilmek, yol arkadaşlarının yüzüne utanmadan bakabilmek bayramdır.
    Alnı açık yaşlanmak bayramdır; ulu bir çınar gibi ayakta ölebilmek bayram...

    Bunların kadrini bilirseniz, kıymet bilmeyi öğrenirseniz her gününüz bayram olur.
    Meraklanmayın, öyledir diye size deli demezler.
    Deseler de böyle delilik, bayram artığı günlerdeki nankör akıllılıktan evladır.
    Her günün bayram olsun!

    Can Dündar...
    Ne güzel yazmış...Başka söze gerek yok aslında...

  • Meliksah Cankaya
    Meliksah Cankaya 13.12.2006 - 19:46

    bayram dostların hatırlanması,mutlulukların paylaşılması,

  • Sacide Ercetin
    Sacide Ercetin 08.12.2006 - 15:21

    Bayramları artık daha anlamlı görkemli kutlamalıyız nedenmi? çünkü kültürümüzün bir parçasıdır kültürümüze,dilimize, örf ve adetlerimize ulusal bütünlüğümüzü sağlayan herşeye sahip çıkmamız gerekiyorda ondan.Hayat hiçbir zaman bayram olmadı veya her nefes alışımız bir bayramdı anlayamadık.

  • Fatih
    Fatih 28.10.2006 - 15:00

    ziyaretleri
    görmeye gittiklerinizi değil de ailenin diğer fertlerini görebildiğinizde buruk ayrıldığınız yerler.

  • Efe Güven
    Efe Güven 24.10.2006 - 22:47

    herkesin bayramı kutlu olsun. bana çifte bayram yaşatan kişinin bayramıda iki kerre kutlu olsun.

  • Selçuk Akçaören
    Selçuk Akçaören 23.10.2006 - 23:21

    bayrammı ne zaman bayram acaba...
    Eski tadı kalmadığı için insan anlayamıyor ne zamanın bayram olduğunu..

  • Songul Kursun
    Songul Kursun 23.10.2006 - 18:54

    müslüman aleminin en büyük coşkularından biri. özellikle ramazan bayramı, bizim için bir ders bence. gerçi güzel dinimiz ne emretmiş de güzel ders olmamış! ! !

    neyse, ramazanla yoksul insanların yaşadığı o hissi yaşıyoruz. elimizden alınan bir rahatlığın ne olduğunu öğreniyoruz, vicdanımıza kulak vermeye çelışıyoruz. şimdi ise bu sınavı atlatabilmiş olabilmek dilekleriyle bayram mutluluğu yaşıyoruz.


    tüm müslüman aleminin bayramı mübarek olsun

  • Ece Özdemir
    Ece Özdemir 23.10.2006 - 14:24

    Bayram,

    Nefes almak bayramdır mesela; günün birinde soluksuz kalınca anlar insan...
    Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir; sevmeninkini yalnızlık...
    Sızlamayan her organ, hele de burun direği bayramdır.
    Bayramdır, elden ayaktan düşmemek, zihinden önce bedeni kaybetmemek, kurda kuşa yem olmayıp 'Çok şükür bugünü de gördük' diyebilmek...
    Sevdiklerinle geçen her gün bayramdır.
    Küsken barışmak, ayrıyken kavuşmak, suskunken konuşmak bayramdır.

    Bir kitabı bitirmek, bir binayı bitirmek, bir okulu bitirmek, kâbuslu bir rüyayı, kodeste ağır cezayı bitirmek bayramdır.
    Yoğun bakımda sancılı geceyi ya da kangren olmuş bir ilişkiyi bitirmek de öyle...
    Vuslat da bayramdır öte yandan...
    Endişe içinde beklediğinden mektup almak, telefonda ansızın sesini duymak, deli gibi burnunda tütenin boynuna sarılmak bayramdır.
    En acıktığın anda dumanı tüten bir somunun köşesini bölmek, korktuğunda güvendiğine sarılabilmek, dara düştüğünde dost kapısını çalabilmek bayramdır.
    Bir sürpriz paketinden çıkan hediye, tatlı bir şekerlemede üstüne serilen battaniye, saçlarını müşfik bir sevgiyle okşayan anne bayramdır.
    'Ona güvenmiştim, yanılmamışım' sözü bayramdır.
    Hiç aldatmamış, aldanmamış olmak bayram...

    Yeni bir sözcük öğrenmek, bir tünelin sonuna gelmek, müzmin bir işin kapısını çarpıp uzun bir yola çıkıvermek bayramdır.
    Zorluklara tek başına göğüs gerebilmek, gereğinde haksızlığın üstüne yalın kılıç yürüyebilmek bayramdır.
    Yeni eve asılan basma perdeler, alın teriyle kazanılmış ilk rızkın konduğu çerçeveler, yüklü bir borcun son taksiti ödenirken sıkılan eller bayramdır.
    Evde yalnızlığı noktalayan insan nefesi, akşam kapıda karşılayan yavuklu busesi, sevdalı bir elin tende gezmesi, nice adağın ardından çınlayan çocuk sesi bayramdır.
    Sonrasında gelen ilk diş bayramdır, ilk söz bayram, ilk adım, ilk yazı, ilk karne bayram...
    Güne gülümseyerek başlamak bayramdır.
    'İyi ki yanımdasın' bayram, 'Her şeyi sana borçluyum' bayram, 'Hiç pişman değilim' bayram...

    Evlatların mürüvvetini görebilmek, eve dolu bir torbayla gidebilmek, konu komşuyla yarenlik edebilmek, akşamları eskimeyen bir keyifle çay demleyebilmek bayramdır.
    Zamanı donduran eski fotoğraflara nedametsiz bakabilmek, altı çizilmiş eski kitapları aynı inançla okuyabilmek, yol arkadaşlarının yüzüne utanmadan bakabilmek bayramdır.
    Alnı açık yaşlanmak bayramdır; ulu bir çınar gibi ayakta ölebilmek bayram...

    Bunların kadrini bilirseniz, kıymet bilmeyi öğrenirseniz her gününüz bayram olur.
    Meraklanmayın, öyledir diye size deli demezler.
    Deseler de böyle delilik, bayram artığı günlerdeki nankör akıllılıktan evladır.
    Her günün bayram olsun!

    ALINTIDIR...

    Bu yazı hangi yazara ait bilmiyorum,ama çok hoş ve sizlerle paylaşmak istedimmm... :)))

  • İlke Yaman
    İlke Yaman 23.10.2006 - 14:02

    Tüm canlıların tek bir enerjiyle varolduğunu ve bir bütün olduğunu anlayıp bir başka canlıya zarar veremediğimiz gün gerçek bayram yaşanacak!
    Sanal bayramlarla kendini kandıranlar ise yaşamları boyunca zihninin kurgularıyla yaşattıkları kavgalardan o gün utanacaklar. Savaşların, açlığın, zulmün olduğu, zihinsel boyutta yaşayan insanların dünyasında daha kaç sanal bayram olacak acaba.. İnsanlık ne zaman kurgularından uzaklaşıp tek beden olduklarını farkedecek acaba.. ve ne zaman zamansız bedeninden ayrılan enerjinin felaketler getirdiğini görecek acaba. İnsanoğlu; zamanı gelmeden bedeninden ayırdığınız her enerji bu dünyaya felaket olarak geri dönüyor ve sizlerin vebalini binlerce masum bebek ödeyebiliyor. Doğal dengeyi savaşlarla bozan şuursuz insan senin bayram kutlamaya hakkın var mı? ? ?

  • Begüm Su
    Begüm Su 23.10.2006 - 10:11

    benim için diğer günlerden pekte bi farkı yok...nerde o eski bayramlar diyemiyorum çünkü o günleri göremedim...nese herkesin bayramı kutlu ossun.......küler barışsın aradaki mesafeler kapansın....

  • Ece Özdemir
    Ece Özdemir 22.10.2006 - 14:32

    Yarın bayram, erken kalkın çocuklar.
    Yoksa tüm şekerleri ben toplıyacağım.
    Harçlıklar da bana tabiiiii.
    hahaha

  • Korkut Orhan
    Korkut Orhan 22.10.2006 - 06:45

    çocukluğumda,

    el öpmeler...mektup...tebrik kartı... horozlu şeker...yeni giysiler...yeni mendil...harçlık...mantar tabancası...çatapat...sınırsız şımarıklık ;)

  • Cem Sagol
    Cem Sagol 22.10.2006 - 00:29

    namazı...........


    çok erken ya.......

  • Mustafa Nihat Malkoç
    Mustafa Nihat Malkoç 21.10.2006 - 11:32

    NERDE O ESKİ BAYRAMLAR? ...

    M.NİHAT MALKOÇ

    Gönüllerin islamla aydınlandığı ülkemizde bütün bayramlar bir başka kutlanır. Fakat dini bayramların yeri apayrıdır. Halk uzun asırlardan beri ramazan ve kurban bayramlarını benimsemiş ve sevmiştir. Gerçi milli bayramlar da milliyetçilik duygularımızın zirveye çıktığı zaman dilimleridir. Fakat bunlar dini bayramlarımız kadar halk katında benimsenmemiştir.

    Ramazan ve kurban bayramlarında herkeste bir telaş ve heyecan gözlenir. Çocuklar ve büyükler sabahın ilk ışıklarıyla yataklarından kalkarak bayram namazını kılmak üzere evden ayrılıp caminin yolunu tutarlar. Herkesin yüreği büyük bir sevgiyle ve heyecanla atar. Bayram sabahlarında hemen herkes erkence kalkar sımsıcak yatağından… Büyükler bayram namazından döndüğünde bayramlaşma faslı başlar uzun süre… El öpenler bir yandan bayram harçlığını indirirler ceplerine. Bunu bir karşılık değil, gönülden kopmuş bir hediye olarak düşünmeliyiz. Bu gelenek uzun yılların kültürel birikiminin bugüne yansımasıdır.

    Bayram günlerinde evlerimiz bir anda kalabalıklaşır. Yakın ve uzak çevreden insanlar gelir doğup büyüdükleri memleketlerine… Hasret giderir analar, gelinler ve bacılar… Mutluluklar paylaşıldıkça çoğalır bayram günlerinde.

    Eskiden bayramlar bambaşka bir heyecan ve coşkuyla kutlanırdı. Çocuklara bayramlık hediyeler alınarak sevindirilirdi. Bu yüzden bu müstesna günler dört gözle beklenirdi. Günümüzde bayramlar daha çok iş ortamından uzaklaşmak için vesile kabul ediliyor. Bu güzide günlere ticaret penceresinden bakınca farklı bir tabloyla karşılaşırız. Bayram günlerinde alışverişler doğal olarak katlanıyor. Piyasaya hareket geliyor. Bayramlık alışverişler için bütçeler iyiden iyiye zorlanıyor. Bayram sonrasında gerçeklerle yüz yüze gelince bayramın o güzelim esintisi fırtınaya dönüşüyor, dallarımız kırılıyor.

    Aslında bayramı masumca ve doyasıya yaşayanlar çocuklardır. Onlar bayramı, bu günlerin ruhuna uygun olarak büyük bir keyif ve neşe içerisinde kutluyorlar. Bir çikolata, bir şeker, az miktarda para onları mutlu etmeye yetiyor. Mutlu olmak için çok fazla şey istemez çocuklar… Bir güler yüze bile rıza gösterirler. Bayramlarda kendi çocuklarımızı sevindirirken yetim ve öksüz çocukları da düşünmeliyiz. İmkânlarımız ölçüsünde onların da elinden tutup bayram sevincini kendilerine yaşatmalıyız. Asıl yardıma, sevgi ve şefkate muhtaç olanlar onlardır. Garibin elinden tutmak ve onu düzlüğe çıkarmak sosyal toplum olmanın gereğidir. Böylelikle sosyal huzurun temelini de atmış oluruz. Büyük İslam şairi Mehmet Akif Ersoy eski bayramları ve bu bayramlarda çocukların konumunu şöyle anlatıyor:

    'Gelinde bayramı Fatih'te seyredin bir,
    Hayale hatıra sığmaz o herc ü merci safa
    Çoluk çocuk birer onluk verip de girmek için
    Nöbetleşe bekliyorlar acep içinde ne var
    Bu kâinat-ı sürurun içinde gezdikçe
    Çocukların tarafındaydı en çok eğlence'

    Bayramlar sıra dışı günlerdir. Buluşma ve kaynaşma vakitleridir onlar… Sosyal bağlarımız bu vakitlerde daha bir sıkılaşır. Sıla-ı rahim bu günlerde hayatı daha da güzelleştirir ve anlamlı kılar. Bayram neşe ve sevinçtir. İlahi rahmet ve mağfiretin bol bol yeryüzüne indiği mübarek gündür. Duaların kabul olduğu mübarek vakitlerdir. Bu günlerde müminler birbirleriyle daha çok kaynaşmalıdır. Verilecek fıtır sadakalarıyla garibanlar da sevindirilmelidir. Bayramlar zenginlerin keyif çattığı, yurtdışı gezilerine çıkıp oralarda yüklü alışverişler yaptığı günler olmaktan çıkarılmalıdır. Muhtaçlara her açıdan bayram ettirilmelidir. Çünkü durumu iyi olanların garibanı kollama yükümlülüğü vardır.

    Nerde o eski bayramlar deyip duruyoruz. Bayramların o eski manevi havasını kaybettiğinden şikâyetçi oluyoruz. Fakat bunun suçlusunun bizler olduğunu hiç düşünmüyoruz. Uzaydan gelen birileri bizi bu hale getirmedi. Nefsimize köle olarak basiret gözlerimizi kaybettik. Suçluyu başka yerlerde aramak beyhudedir. Suçlu biziz… Bu günlere o eski havasını yine ancak bizler kazandırabiliriz. Çok zor değil aslında… İşe yakın çevremizden başlayıp halka halka manevi tamirata girişmeliyiz.

    Anlaşılan o ki bu bayramı da buruk kutlayacağız. Çünkü bu yıl da İslam beldeleri zulüm ve işgal altında bulunuyor. Filistin'de, Çeçenistan'da, Keşmir'de, Filipinler'de, Irak'ta, Lübnan'da, Gazze'de, dünyanın pek çok yerinde Müslümanlar kan ağlıyor. Hatta Tunus gibi ülkelerde müminler öz vatanlarında parya olarak yaşamak mecburiyetinde bırakılıyorlar. Sokakta bile başörtülerine müdahale ediliyor. İnançlarını yaşamalarına izin verilmiyor. Bütün bu olumsuzluklara rağmen mübarek Ramazan Bayramınızı tebrik eder; milletimiz, ülkemiz ve tüm İslâm âlemi için hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah'tan niyaz ederim.

  • Sultan Fatih Yağcı
    Sultan Fatih Yağcı 19.10.2006 - 17:04

    ... Bir şahsiyet düşlerim: Sorunun bir parçası değil, çözümün bir parçası olan. Yük olmayıp yük alan. Kendini yad ve yabancı ellerde aramayıp kendini kendinde arayan ve kendini kendinde bulan. Hamken yanan, pişen ve olan. Olmanın sırrına erdiği için hamların elinden tutup, onların da olması için onların yerine yanmaktan çekinmeyen. Düşünce, duygu ve aksiyon dengesini varlığında gerçekleştirerek, 'muvahhid şahsiyet' olma kıvamına eren. Yalnızca kafa gözüyle değil, yürek gözüyle de bakıp, onunla gören. Kendini yalnız sözle değil yüzle, gözle, özle ifade edebilecek liyakate eren, vuracağı ve duracağı yeri iyi bilen, Allah'a karşı esas duruşunu ayağının altındaki topraklar kayarken dahi bozmayan bir şahsiyet.

    Bir şahsiyet düşlerim: Kendi kafasıyla düşünüp, kendi yüreğiyle duyan. Kesrette vahdet bulan. Ne dostları karşısında kapris yapan, ne düşmanları karşısında aşağılık kompleksine kapılan. Ayaklarının birini hakikatin merkezinde sabit tutarak, diğer ayağıyla tüm dünyayı, hatta tüm evreni dolaşan ve yitik hikmetleri, hakikatleri, cevheri arayıp kendine çeken bir mıknatıs gibi arayıp kendine çeken, 'bizden adam olmaz' bedbinliğini alıp 'çıkarsa bizden adam çıkar' bencilliğine vuran, bu iki sakat ucu da bir fiskeyle atık düşünceler çukuruna yuvarlayıp, adil ve mutedil olmayı bir hayat düsturu bilen bir şahsiyet.

    Ve bir bayram düşlerim; hesap gününün sonunda 'Ey (sadece Allah ve cennetle) tatmine ulaşan insan; gir kullarımın arasına (çünkü cennetin yolu kulların arasından geçiyor) ve gir cennetime! ' muştusunun verildiği bir bayram.

    İşte o bayramın provasıdır bu bayramlar. O mutlak bayramlardan bir efilti taşıdığı oranda anlamlıdır bu bayramlar. Onun içindir ki, 'bayram' anlamına gelen 'ıyd' sözcüğüyle 'ahiret' anlamına gelen 'me'ad' sözcüğü aynı köke aittir... '

    Ömrünüz Ramazan, akıbetiniz bayram olsun!


    SAMİ HOCAOĞLU

  • Hatice Yavuzdurmaz
    Hatice Yavuzdurmaz 14.01.2006 - 13:59

    antolojide bolca vakit geçirmeyi sağlayan tatil günleri.. :))

  • Xuşut
    Xuşut 10.01.2006 - 23:58

    siz bu bayramı da bilmezsiniz çutuk düşmanı :)))

  • Blue Send Me
    Blue Send Me 10.01.2006 - 23:52

    deliye hergün karnaval :))

  • Bilhan Erden
    Bilhan Erden 10.01.2006 - 23:51

    onca kalabalığın içindeki en hüzünlü ve tek kişilik rio karnavalım...

  • Fatma Sena Gündüz
    Fatma Sena Gündüz 10.01.2006 - 22:14

    tek kişilik rio karnavalım

  • Oktay Karaca
    Oktay Karaca 09.01.2006 - 10:34

    bknz. Kaçmak ;))))

  • Mustafa Nihat Malkoç
    Mustafa Nihat Malkoç 03.12.2005 - 18:18

    BAYRAMLAR BAYRAM OLA! ...

    M.NİHAT MALKOÇ

    Zaman bir su misali akıp gitti yine…Günler günleri, aylar ayları, yıllar yılları kovalayıp durdu…Yepyeni ve taptaze coşku ve heyecanlarla dolu bir Ramazan bayramını idrak ediyoruz. Bu bizim için bahtiyarlıkların en heyecan vericisi olsa gerek…
    Fakat bu yıl bayramı biraz daha buruk yaşıyoruz. Çünkü Müslüman toprakları kan ve gözyaşıyla sulanmış…İnananların feryadı ve elemi dinmiyor. Irak’ta yıllardan beri Amerikan zulmü yaşanıyor. Sahabe kabirleri düşman çizmeleri altında…
    Müslüman devletler arasında Türkiye’ye kayıtsız ve şartsız bir sevgi besleyen Pakistan, depremin acılarını henüz üzerinden atamamış…O Pakistan ki bize en zor zamanlarımızda kucak açmış, kadınları kollarındaki bilezikleri çıkararak millî mücadelemize kendilerince katkıda bulunmuştur. Bugün onlar bizlerden medet umuyor. Yardım elimizi uzatmamızı bekliyor. Tarihî bir imtihan veriyoruz bu anlamda….
    Bu şartlar altında olsa da bayramlar diğer günlere nazaran farklı bir atmosferi hayatımıza taşıyorlar. İçimizin kıpır kıpır olmasını sağlıyorlar. Gönül dünyamızı şenlendiriyorlar. Akrabalarımızı ve cümle dostlarımızı görüyoruz bu mânâda…Bayramlar olmasa sıla-ı rahim mevhumu lügâtimizden silinecek …
    Bayramlar merhamet duygularımızın inkişaf ettiği müstesna zaman dilimleridir. Barış ve kardeşliğe vesiledirler. Dostlukların pekiştiği, sevinçlerin çoğaldığı, hayallerin gerçek olduğu, belki durgun, belki yorgun, yine de mutlu, yine de umutlu sevgi dolu anların hayatımıza aksidir bu güzide günler…
    Kainatın yaratıcısı ve âlemlerin Rabbi yüce Allah'a sonsuz şükürler olsun ki Ramazan bereketiyle, bolluğuyla geldi, tüm insanlık için hayırlara vesile oldu. Gönüllerimizin pası silindi. Bir ay da olsa hayatımız düzene girdi. Cinayet ve kavgalar önceki zamanlara nazaran kat kat azaldı. İnsanlar hâl ve hareketlerinde vicdanının sesine kulak verdi. Büyük bir imtihanı hayırlısıyla geçtiler.
    Edebiyatımızın en büyük isimlerinden olan Yahya Kemal Beyatlı “Süleymaniye’de Bayram Sabahı” adlı şiirinde bayramın manevî cephesini o harikulâde üslûbuyla şöyle yansıtıyordu bizlere:
    “Artarak gönlümün aydınlığı her saniyede
    Bir mehabetli sabah oldu Süleymaniye'de
    Kendi gök kubbemiz altında bu bayram saati,
    Dokuz asrında bütün halkı, bütün memleketi
    Yer yer aksettiriyor mavileşen manzaradan,
    Kalkıyor tozlu zaman perdesi her an aradan.
    Gecenin bitmeğe yüz tuttuğu andan beridir,
    Duyulan gökte kanat, yerde ayak sesleridir.
    Bir geliş var! .. Ne mübarek, ne garip âlem bu! ..
    Hava boydan boya binlerce hayaletle dolu...
    Her ufuktan bu geliş eski seferlerdendir;
    O seferlerle açılmış nice yerlerdendir.
    Bu sükunette karıştıkça karanlıkla ışık
    Yürüyor, durmadan, insan ve hayalet karışık;
    Kimi gökten, kimi yerden üşüşüp her kapıya,
    Giriyor, birbiri ardınca, ilâhî yapıya.
    Tanrının mabedi her bir tarafından doluyor,
    Bu saatlerde Süleymaniye tarih oluyor.”
    Biz Yahya Kemal’in bu asil hissiyatını tadamıyoruz bugün….Zaman pek çok şeyle birlikte bayram coşkumuzu da aldı yüreğimizden…Bayramlar eskisi gibi haz vermiyor inananlara…Çünkü dünyaya ve hayata bakışı değişti insanların…Maddiyat, manevîyata tercih edildi. İnsaf duyguları törpülendi. Böyle de olsa bayramları bayram gibi yaşamalı ve yaşatmalıyız. Biz yaşayamıyorsak bile bu ulvî hisleri geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza yaşatmalıyız. Bütün Müslümanların mübarek Ramazan bayramını kutluyor, herkes için hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.

  • Selin Pamuk
    Selin Pamuk 06.11.2005 - 18:35

    deniz otobüsü,yalova...

  • Nihan Aydın
    Nihan Aydın 03.11.2005 - 14:53

    ne baklava ne çikolata!
    illa da zeytin yağlı sarmaaaaaaaaa! ! ! ! ! ! !
    ;)))))))))))))))

  • Bayram Kaya
    Bayram Kaya 19.10.2005 - 02:33

    ölüm ölene bayram, bayrama sevinmek var
    oh ne güzel bayramda, tahta ata binmek var

  • Mustafadivarci
    Mustafadivarci 04.08.2005 - 14:40

    Mutluluk sevinç,yardımlaşma,iyilik duygularının tamamı.gerçek bayramlarda buluşmak dilegiyle.

  • Ömer İkbal Şendilbent
    Ömer İkbal Şendilbent 03.08.2005 - 19:49

    BAYRAM

    Sabah sabah kim o tak tik tak tik
    Mini minnacık bebelerdi
    Bakın el öpmeye geldik
    Bu bir bayram ziyareti

    Hayallerden bir bir geçtik
    Birden çocukluğum geldi
    Bayram sevinci içerdik
    Günler bir başka geçerdi

    Bayramı şeker bilirdik
    Gelen neşeli günlerdi
    Her günü iple çekerdik
    Günler ne de zor geçerdi

    Gözlerimizle gülerdik
    Hayat ah ne de güzeldi
    Birbirimizi severdik
    Bayram ne çabuk geçerdi

    Şeker için el öperdik
    Büyükler bizi beklerdi
    Bayram şekerini yerdik
    Bizleri sever dinlerdi

    Yaramazlıklar ederdik
    Günler neşeyle geçerdi
    Kahkaha ile gülerdik
    Kimse bir şeyler demezdi

    Ömer İkbal Şendilbent