Kültür Sanat Edebiyat Şiir

yeni yıl sizce ne demek, yeni yıl size neyi çağrıştırıyor?

yeni yıl terimi Hamit Kara tarafından 30.12.2002 tarihinde eklendi

  • Devriik Cümle
    Devriik Cümle 31.12.2013 - 12:52

    Her yeni yılda senin gibi birini bulduğum için ne kadar şanslı olduğumu hissediyorum.Aşkım,canım,eşim..Seni çok seviyorum
    sen benim şansımsın. :)

  • Sultan Şeker
    Sultan Şeker 31.12.2012 - 12:42

    Bu yılınızı iyi geçirdiniz mi?
    Sağlıklı olduğunuz için hiç sevindiniz mi?
    Bu yıl hiç gün ışığı ile uyandınız mı?
    Kaç kez güneşin doğuşunu izlediniz?
    Bir neden yokken kaç kişiye hediye aldınız?
    Kaç sabah yolda bir kediyi okşadınız?
    Bu yıl yeni doğmuş bir bebek parmağınızı sıkıca tuttu mu hiç?
    Ve siz onu hiç kokladınız mı?
    Yaz gecelerinde ne çok yıldız olduğuna hiç şaşırdınız mı?
    Kendinize bu yıl kaç oyuncak aldınız?
    Kaç kez gözlerinizden yaş gelinceye kadar güldünüz?
    Yaşlı bir ağaca sarıldınız mı bu yıl?
    Çimlere uzandığınız oldu mu?
    Çocukluğunuzdan kalan bir şarkıyı söylediniz mi hiç?
    Hiç suda taş kaydırdınız mı bu yıl?
    Kaç kez kuşlara yem attınız?
    Bir çiçeği dalındayken kokladınız mı?
    Bu yıl kaç kez gökkuşağı gördünüz?
    Ya da hediye alan bir çocuğun gözlerindeki ışığı?
    Kaç kez mektup aldınız bu yıl?
    Eski bir dostunuzu aradınız mı hiç?
    Kimseyle barıştınız mı bu yıl?
    Aslında mutlu olduğunuzu kaç kez farkettiniz bu yıl?
    İyi bir yılın, bunlar gibi bir çok küçük şeye bağlı olduğunu
    hiç düşündünüz mü bu yıl?
    Yeni yılda düşünün!
    Baharda hemen yayılın çimenlerin üzerine...
    Acele edin, er veya geç; çimenler yayılacak üzerinize...

    Can Dündar

  • Eflatununengüzeltonu Erikçiçeğindedir
    Eflatununengüzeltonu Erikçiçeğindedir 31.12.2010 - 19:51

    2010 için de yeni demişlerdi henüz bi numarasını göremedik...

  • Nilüfer Aydemir
    Nilüfer Aydemir 30.12.2009 - 23:53

    hep umutların bağlandığı onlarca kararın alındığı ve hep mutlulukların geleceğine inanıldığı rakamların ilerlemesi (:

    29 oluyoruz ya hu (: ve antolojide 4. yılım ne mutlu bana:D

    MUTLU SENELER HERKESE..

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 16.02.2009 - 11:34

    Yine adettendir;
    Yeni yılın tüm insanlara barış, huzur, sağlık ve mutluluk getirmesini temenni ederim.

    Keşke temenni ile olsa...

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 16.02.2009 - 11:33

    Bektaşinin dediği gibi,

    Eskisinden ne hayır gördük ki, yenisinden ne bekleyelim.

  • Mehmet Güneri
    Mehmet Güneri 30.12.2007 - 13:23

    Korkutucu...

  • Cgl Cgl
    Cgl Cgl 25.12.2007 - 23:37

    girmeyelim abi....

  • Ra
    Ra 06.01.2007 - 11:42

    yeni yıldan biSi beklemiyom ben o benden beklesin:D

  • Nur Mert
    Nur Mert 02.01.2007 - 21:26

    lütfen biri bana yeni yıla girerken eğlenmenin MANTIKLI bir sebebini anlatsın..! ! ! ! !
    açıkçası bana çok saçma geliyor dediler gibi eğlenmek....nedir bunun sebebi? ? ? yılbaşı kutlayanlar, anlatın bana niye eğleniyorsunuz? ? ? 1 yıl daha yaşlanıp, ölümünüze 1 yıl daha yakınlaşmanız mı size mutluluk veren? ? ? ...nedir yaaa? ? ? ? ! ! ! !

  • Edaa
    Edaa 01.01.2007 - 01:29

    ben eskisinden memnundum, yenilendikce irenclesio yillar,

    kutlayalim bunu, ne Guzel irenClesio die..

  • Ece Özdemir
    Ece Özdemir 30.12.2006 - 12:09

    Hoş geldin...Mademki geldin, o zaman iyiliklerle ve güzelliklerle gel...Unutma, tıpkı diğerleri gibi sende eskiyeceksin...İyiliğin,güzelliğin,bereketin,sağlığın,neşenin,kısmetin,başarının vs. vs. vs. pozitif olan her şeyin bol olsun....Bol olsun ki, ardından iyi şeyler konuşulsun...

  • Sezgin Yeşiltaş
    Sezgin Yeşiltaş 30.12.2005 - 22:13

    Yeni olan birşeyler isteyen, eski olan birşeylerden bıkan herkese kutlu olsun.

  • Meral Dağkıran
    Meral Dağkıran 30.12.2005 - 13:54

    tüm antoloji dostlarının yeni yılı kutlu olsun.barış,sevgi,mutluluk ve savaşsız nice yıllara...

  • Bilhan Erden
    Bilhan Erden 30.12.2005 - 13:53

    bu yıl galatada sızılacak..

  • Sezgin Yeşiltaş
    Sezgin Yeşiltaş 30.12.2005 - 13:46

    Yeni yıl
    Yeni yıl
    Yeni yıl
    Yeni yıl
    Herkese kutlu olsun
    Yeni yıl
    Yeni yıl
    Yeni yıl
    Yeni yıl
    Herkes mutlu olsun

  • Meliksah
    Meliksah 03.02.2005 - 19:49

    Yok böle bişi

  • Selin Sonsuz
    Selin Sonsuz 01.01.2004 - 20:41

    2004’E ÜÇ KALA ….
    ÜMİT-Lİ… MİSİNİZ? ....ÜMİT-SİZ.. Mİ?

    Ümit…
    Bir buçuk yaşında bir erkek çocuğuydu…
    Mavi-turkuaz gözleriyle …düşmesin diye minik parmaklıkları olan hapishanesinden….yani minik mavi karyolasından… dünyaya… kaçamak ve ürkek bakışlar fırlatan … bir küçük yürekti taşıdığı sol cenabında…
    Kanadı kırık bir serçe misali göz gezdirirdi beyaz güvercinler gibi çevresinde dolaşan sağlık personeli olan bizlere…

    Hayat ona acımasız davranmıştı doğduğu ilk günden beri…Mardin’in bir köyünde dünyaya gelmiş...soluk…cılız bedeni…erken tanışmıştı hastalıklarla…

    Daha bir yaşındayken…ALL… yani Kan Kanseri olduğunu öğrenen ailesi perişan olmuş..yapılan sevkler sonrasında son nokta olarak Ankara’ya düşmüştü yolları…

    Babası 6 kişilik bir oda kiralamış…günlerini ve gecelerini hastaneden arta kalan zaman olursa orada geçirirken….gencecik halası…ailenin tek okumuş genç kızı olarak(ortaokul mezunu) …yanında refakatçi bırakılmak üzere getirtilmişti Mardin’den…bakımını sağlamak üzere…

    Ümit…yaşından önce olgunlaşmış bir küçük adam edasıyla kolunu bizlere tetkik için kan almak üzere tevekkülle uzatırken….Dudaklarına bir acı yayılırdı apansız….daha konuşmayı bile bilmeyen o minik pembe dudaklar büzülür….o iri turkuaz gözlerden birer damla yaş süzülmeye başlar….incilerini dökerken…dünyanın en temiz,en berrak şelalesini inşa ederdi hiç bilmeden…

    İçimde bıraktığı buruklukla yaptığım işi onun iyiliği için yaptığımı düşünerek kendimi savunma mekanizmalarımın egemenliğine bırakır…..ona ve metanetle bana bir hemşire edasıyla yardımcı olan halasına sezdirmeden….içime…..kalbimdeki gizli sandığa dökerdim gözyaşlarımı….

    Babası gelmişti ziyaret saatinde bir gün...
    Bir adam genç yaşına rağmen bu kadar beyazı nasıl taşırdı şakaklarında…o zaman öğrenmiştim ben…
    Asil bir duruşla tam da Ümit’in karyolasının arka tarafına doğru gizlenmiş…onun gözlerinin görüş açısından saklanmaya çalışırken tanışmıştım onunla…

    Neden? ...diye sormuştum…halasına…meraklı gözlerle…

    ^^Çünkü Ümit üzülüyor babasını görünce doktor hanım…hemen ağlamaya başlıyor…^^…diye cevap vermişti bana..

    Olsun..Hiçbir çocuk…bir pencere ötesinde duran babasını görmekten alıkoyulmamalı demiş…kızgın bakışlarla onu kucağına alıp babasını göstermesini rica etmiştim…

    Ve işte o zaman anladım demek istediğini halanın…babanın neden gizlendiğini….
    Ve o saydam görünen pencerenin…aslında bir hapishane parmaklığından farklı olmadığını…

    ***^^Bizi esir ettiler,
    Bizi hapse attılar:

    Beni duvarların içinde,
    Seni duvarların dışında.

    Ufak iş bizimkisi.

    Asıl en kötüsü:

    Bilerek, bilmeyerek
    Hapisaneyi insanın kendi içinde taşıması...

    İnsanların birçoğu bu hale düşürülmüş,
    Namuslu, çalışkan, iyi insanlar..

    Ve seni sevdiğim kadar sevilmeye lâyık... ^^***


    Ümit…..ince... cılız… beyaz…minik kollarını….kucağına almasını istercesine uzatmıştı babasına….Babası da ona….
    İkisinin de gözlerindeki nehirler…bizim nehirlerimize karışmıştı bir anda…

    O saydam pencere bir parmaklık…
    O uzanan ellerse…sevginin…özlemin…hasretin elleriydi çünkü…. ulaşamayan…. birleşemeyen bir türlü….

    Enfeksiyonlara açıktı Ümit…bu nedenle babası dahil olmak üzere yasaktı görüşmesi yakından…
    Onun nahif bedeni kaldıramazdı en güçsüz mikroorganizmayı bile…bir gribal enfeksiyon bile onda üst solunum yolunda sınırlı kalmaz…akciğerlerine inip…kötü ve istenmeyen sona….ölüme yol açabilirdi…
    Buydu korunmasının nedeni bu kadar dikkatli….

    Oysa belki bir gün baharın gelişi misali belki de..Ümit….remisyona girecek… İyileşecekti…

    Bir hasta takip etmiştim geçen yıl…Görkem…Lösemiydi o da..
    15 yaşında genç bir delikanlıydı…Bir gün koluna umarsız bir edayla uzun saçlı şirin mi şirin kız arkadaşını takıp hastaneye bizi ziyarete gelmiş….bizi onunla tanıştırırken gururu sezinlemiştik sözlerinden…en az onun kadar mutlu olup …paylaşmıştık huzurunu…

    Hastalığa yenik düşmemişti Görkem…Kemoterapiler remisyonla(iyileşme hali) …sonuçlanmış…Artık ilaç dahi kullanmasına gerek kalmamıştı…

    Normal bir delikanlıydı o artık…
    Geleceğe gülen gözlerle bakan…beyninin kuytulanına gizlenen geçmişi… o hatırlanmak istenmeyen sisli perdelerle kapatmış bir genç adam…

    Ümit’e her bakışımda içimden bir şeyler kopar…. hep Görkem’i getirirdim aklıma….
    Avunurdum….

    Bir gece yapılan tetkiklerde kan değerleri düşük gelmişti Ümit’in…
    Hemen kan bankasına ulaşıp nakil için gerekli gruba uygun kanı hazırlatmıştım bu yüzden…Ama bir sorunumuz vardı ki…Bir gün ilik nakli ve tam iyileşme ihtimaline karşın ona kanı ışınlanmadan nakletmemiz imkansızdı…
    Hastanede kan ışınlama işlemi işçin gerekli cihaz bulunmadığından bu işlem için hasta yakınlarını en yakını en az on kilometre uzakta olan başka bir hastaneye sevk etmek gerekiyordu….saat gece 22:00 sularında hemen edilen telefona icabet etti Ümit’in babası…

    Gece keskin bir soğukla karı barındırıyordu bağrında…
    Hava herhangi bir zamandan daha soğuk…
    Üzerindeki ince paltoyla tuttuğu evden yürümüştü hastaneye kadar babası….

    -Peki şimdi ne yapacaksınız dedim?

    -Bu saatte dolmuş bulunmaz ki doktor hanım diye cevap verdi tevekkülle…Yürüyeceğim…
    Çocuğum için her şeyi göze aldım…Yürüyeceğim….

    Kendimi doktor odasına nasıl attığımı bilmiyorum…Yüreğimde biriken gözyaşlarımı tutamaz olmuştum çünkü…

    Biz …küçük burjuvalar….
    İş ve aş kaygısı çekmeyen…
    Karnı tok …sırtı pek insanlar…
    Şükretmeyi unutanlar….

    Sıcak evlerimizde…televizyonumuzu seyredip…çayımızı yudumlarken…
    Düşünmezdik dışarıda aç yatanları….

    Yabancı bir memleketin sokaklarında…elinde bir torba kanla…soğukta kilometrelerce yürümek zorunda olanları….
    Düşünmezdik…

    Belki de…düşünmek…rahatımızı kaçırmak.. istemezdik….

    Gözlerindeki yaşları silerek…başka bir hastanın yanına doğru yürüdü genç kadın..…

    Düşünmekten kendini alamıyordu…

    2004’ e üç kala….

    Ümit-li miydi?

    Yoksa…

    Ümit-SİZ mi?

    Eternalflame/28 Aralık 2003

    ***Nazım Hikmet/26 Eylül 1945

  • Gamze
    Gamze 01.01.2004 - 18:42

    saçmalıktan öte bi şey değil. bi çeşit avuntu...... bi zamanlar yeni olana ne oldu aaaaaaa eskimiş bile.

  • Cay Keyfi
    Cay Keyfi 31.12.2003 - 22:19

    Zihniyet çöküşünün açık bir göstergesi....

  • Ebubekir Korucu
    Ebubekir Korucu 31.12.2003 - 16:24

    YILIN SONUNDA,
    Mutlu ettin mi karsina çikan insanlari?
    Iyi bir etki biraktin mi üzerlerinde?
    Hiç taktir edildin mi günün ardindan?
    Elinden tuttun mu bir yol arkadasinin?
    Bir kalbi memnun ettin mi tatli sözünle?
    Cesaret verebildin mi umudu sönen birine?
    YILINI BOSA MI HARCADIN YOKSA?
    MUTLULUK MU biraktin ardinda, hosnutsuzluk mu?
    Gece olupta gözlerini kapattiginda,
    Sunu söyleyebilecek mi Allah sana;
    “YAPTIKLARININ KARSILIGINDA BIR YIL DAHA VERIYORUM SANA.”

  • Hamit Kara
    Hamit Kara 30.12.2002 - 14:45

    Yeni fakat yinelenmeyecek bir yıla giriyoruz. İki günümüzün dahi eşit olmamasını tavsiye ediyor, Kutlu Elçi. Öyleyse 2003,2002'ye göre daha verimli olmalı. Hayırlısı...