Kültür Sanat Edebiyat Şiir

istanbul sizce ne demek, istanbul size neyi çağrıştırıyor?

istanbul terimi tarafından 29.03.2002 tarihinde eklendi

  • Cengiz Selçuk
    Cengiz Selçuk 14.11.2017 - 10:20

    Şimdi ada vapurunda olmak vardı
    Sevgiliyle kaçamak
    Üst güvertede çay içmek, sigara birde
    Üşümek üşüdükçe sarılmak

  • Deli Diyorlar Bana Desinler Değişemem
    Deli Diyorlar Bana Desinler Değişemem 07.10.2017 - 02:38

    sevdam,sevdam vedahi sevdammmmmmmmm

  • Kürşat Hardal
    Kürşat Hardal 04.10.2017 - 10:54

    Görünmediği halde aşık olunan esrarengiz şehir.

  • Fatih İnce
    Fatih İnce 10.09.2017 - 22:28

    Çok güzelsin İstanbul . Her noktasında hikayeler , şairler , kahramanlıklar , sevinçler, üzüntüler . Ne güzel İstanbul be !

  • Ali Afacanoğlu
    Ali Afacanoğlu 26.08.2017 - 06:21

    modern mi pislikmi bilmediğin ama hep görüp nihai kararı vermek istediğim gizemli şehir

  • Elif Çırakoğlu
    Elif Çırakoğlu 21.08.2017 - 15:52

    Özlenenin gelmediği, gelenin sevmediği, aşkların kavuşmadığı coğrafya.
    Hem modern hem eski, hem kara hem deniz, hem yeşil hem mavi.
    Arada kalmışlığımız.
    İyi kilerimiz, keşkelerimiz.

    " Canım İstanbul. "

  • Nazende Elmas
    Nazende Elmas 06.08.2017 - 23:06

    Kısaca İstanbulaşk...

  • Sondraktaki Şaşkınyolcu
    Sondraktaki Şaşkınyolcu 04.08.2017 - 21:49

    oturanları piste alalım

  • Şaban Mortaş
    Şaban Mortaş 13.07.2017 - 11:47

    Yılda bir kez ziyaret edilince dünyanın en güzel şehri öbür türlü çekilmez.

  • Gulfem Gulfem
    Gulfem Gulfem 11.07.2017 - 22:45

    istanbul... hep özlenen.

  • Hakan Demir
    Hakan Demir 11.07.2017 - 16:45

    Güzeldir. Tabi esenler otogarı'nda indiğin an anlaşılacak bişey değil bu. Eski zamanlarda olsa Haydarpaşa garında inip kendini vapurların önünde bulmak gibi bir duyguyu yaşayan kişiler kendini şanslı saymalı.. İstanbul benim için Kadıköy Beşiktaş Beyoğlu Üsküdar falan değil. İstanbul benim için tarihi yarımadadan ibaret. Ben Balat sokaklarında, Cibali'de, Eminönü'ne çıkan yollarda dolaştığımda kendimi İstanbulda hissedebiliyorum...

  • Sondraktaki Şaşkınyolcu
    Sondraktaki Şaşkınyolcu 10.07.2017 - 14:28

    adına bir çok şiirler yazılmış bir çok şarkılar söylenmiş her gelenin benidemi yiyeceksin diyip geldiği ama vazgeçemedigi bir yer , acaba kaç defa terk etmeye yeltendim seni sayısını hatırlamıyorum bile ama vazgeçilmezler arasındasın herhalde bi on sene sonra tam yaşanılacak bir yer olacak gibi

  • Şaban Mortaş
    Şaban Mortaş 07.07.2017 - 16:03

    Aziz İstanbul... kadim İstanbul..

  • Deli Diyorlar Bana Desinler Değişemem
    Deli Diyorlar Bana Desinler Değişemem 30.05.2017 - 00:56

    her haline sevdalanıp.meftun olduğum,tarihin en aşifte ve gizemli şehri...belkide Dünya' nın

  • Halil İbrahim Akkoyun
    Halil İbrahim Akkoyun 24.05.2017 - 01:28

    AŞKIN VE ŞİİRİN ŞEHRİ

  • Aşkın Romansı
    Aşkın Romansı 22.05.2017 - 10:55

    tabii ki fatih sultan Mehmet gelir akla,
    istanula aşık bir sultan,
    asırlar önce
    peygamberce müjdelenmiştir o
    ve o sultanın istanbulunu

    orhan veli gözleri kapalı dinlemiştir
    duyduklarını kalem kağıda aktarmıştır.
    unutulmaz bir şiire imza atmıştır.

  • Nazlı Menşur
    Nazlı Menşur 23.04.2017 - 23:47

    Geçinilmeyen sevgili gibisin.Ne senle oluyor nede sensiz..

  • Nermin Seyratlı
    Nermin Seyratlı 02.04.2017 - 17:17

    İstanbul
    Bir İstanbul olsun yanımda, bir de sen, yeter.
    Ah İstanbul, işte o zaman güzel...
    Sen yoksan yanımda... Bil ki sevdiğim.
    İstanbul da, ben de oluruz beter... Nermin Seyratlı 07.11.2016

  • Hicran Hep Hicran
    Hicran Hep Hicran 30.03.2017 - 22:35

    Herkes peşinde. Yanarım Yanarım da şuna yanarım, uğruna ölenlerin çoğu birkez dahi gitmemiş görmemiştir, gittiyse bile bir Boğaz turu yapmamışlardır..gerçi cennetin yanında hiçtir de.

  • Sondraktaki Şaşkınyolcu
    Sondraktaki Şaşkınyolcu 25.03.2017 - 13:18

    bostancı dan başlayıp topkapı da biten güzel bir şehir

  • Kasabanın Cadısı
    Kasabanın Cadısı 31.01.2017 - 18:00

    detttt..sataşmaa şövalyee.. :))

  • Kasabanın Cadısı
    Kasabanın Cadısı 31.01.2017 - 17:34

    özlemişimmm.. :))

  • Tîn Ve Zeytûn
    Tîn Ve Zeytûn 03.01.2017 - 23:24

    Bu gece de İstanbul..

  • Zulmü Alkışlayamam
    Zulmü Alkışlayamam 09.06.2016 - 23:32

    Fatih'in fethettiği yer.

  • Zümra Yıldız
    Zümra Yıldız 23.03.2016 - 21:53

    sevdiklerimle olmak... aynı havayı solumak..
    işte yine sendeyim İstanbul.
    geldiğim yer gibi gri bulutlarla karşıladın ama dert değil... içimiz bahar :)

  • Şahika Şahika
    Şahika Şahika 08.12.2015 - 15:23

    'Şiirleştirip
    Bastırıyorum koynuma bıçak gibi
    Belki de söz çatlayacaktı
    Bir tren düdüğü bölmeseydi
    Sessizliğimizi ortasından
    Şimdi ben nice İstanbul’lar çıkarıyorum
    Ceplerimden masmavi
    Sen geleceksin ya
    Kelimelerimi biliyorum
    En ağır taşlar için.'

  • Kenzi Mahfi
    Kenzi Mahfi 26.01.2015 - 22:31

    'Aşkı bilir misin ey feza?
    Bir an nazar et
    İstanbul’u seyret hele
    Seyret ki gör aşkı hayret et..'

  • Ayça Kara
    Ayça Kara 08.06.2014 - 00:47

    İstanbul hayaldir, çöldeki seraptır,aşktır, yardir / yarendir...
    Anlatılamayan yaşanılası dır vede ÖZLEMDİR

  • Zeynep Kılıç
    Zeynep Kılıç 04.06.2014 - 15:32

    Çınar ağaçları, martılar, balıkçı tekneleri, boğazda yalılar, eminönünde satıcılar, trafik, kalabalık ve herşeye rağmen bitmeyen bir aşk...

  • Ömürlü Aksoy
    Ömürlü Aksoy 31.05.2014 - 12:36

    29 MAYIS İSTANBUL'UN FETHİ
    İstanbul, hem Asya ile Avrupa kıtalarını birbirlne bağlayan bir köprü durumunda hem de Karadeniz'i Marmara'ya dolayısıyla sıcak
    denizlere bağlayan önemli bir su yolu üzerinde kurulmuştur. Tarihi İpek Yolu ve Karadeniz Ticaret Yolu'na hakim konumdaydı.
    İstanbul, bu konumuyla günümüzde olduğu gibi o zamanlarda da oldukça önemli bir şehir olarak stratejik öneme sahipti.
    İstanbul, stratejik konumu, bölgenin en büyük ticaret ve kültür merkezi olması, ortodoks kilisesinin burda bulunması gibi
    nedenlerle 1453 yılına kadar farklı zamanlarda, farklı millet tarafından defalarca kuşatıldı. Yoğun kuşatmalar üzerine Bizans imparatoru
    Silivri'den başlayarak Karadeniz'e kadar uzanan surları yaptırdı. Buna karşın saldırılar devam etti.
    Osmanlı Devleti'nin hızla gelişip Anadolu ve Balkanlardaki toprakları fethetmesiyle Bizans, Osmanlı toprakları arasında kaldı.
    Bizans'ın; Avrupa Hristiyan devletlerini, Anadolu Beyliklerini ve şehzadeleri Osmanlı aleyhine kışkıtması, önemli bir ticeret merkezi
    durumunda olması ve boğazlardan geçen ticaret yollarını kontrol altına alma düşüncesi, Osmanlı Devleti'nin Balkanlardaki topraklarını
    güven altına almak ve toprak bütünlüğünü sağlamak istemesi, Peygamber Efendimizin (SAV) ' İstanbul, mutlaka fetholunacaktır.
    Bunu gerçekleştirecek ordunun komutanı ne mutlu komutan, askeri ne mutlu askerdir.' sözü ile kutlamış olması fethin önemli nedenleri
    arasında yer alır.
    İstanbul'un fethi elbette çok zordu. Çünkü Bizans, savunmaya elverişli bir coğrafi konumda bulunuyordu. Çok sağlam surlarla çevriliydi
    ve surları yıkabilecek bir teknoloji geliştirilememişti. Karada ve suda yanabilen Rum ateşi denilen bir silahla şehir iyi savunuluyordu.
    Haliç, kuşatma sırasında zincir ve eski gemilerle kapatılıyordu. Bizans her tehlikede Avrupa'dan yardım alabiliyordu.
    II. Mehmet, İstanbul'un fethi için birçok hazırlık yaptı. İlk önce Karamanoğulları üzerine bir sefer düzenleyerek bu beyliği
    etkisiz hale getirdi. Daha sonra Karadeniz'den deniz yoluyla Bizans'a gelebilecek yardımı önlemek amacıyla daha önce Yıldırım Beyazıt'ın
    yaptırdığı Anadolu Hisarı'nın karşısına Rumeli Hisarı'nı yaptırdı. Rumeli Hisarı'nın yapılması sırasında, hisarın yapılmasına engel olmak için
    Bizans İmparatoru'nun gönderdiği elçiye Fatih; ' Benim gücümün eriştiği yere senin imparatorunun hayal ufukları eremez' cevabını verdi.
    Bu sırada Bizans'ın durumu hiç de iç açıcı değildi. Halk, ahlakî ve ekonomik çöküntüden bıkmış, İmparator Konstatin'in zulmünden
    yılmıştı. O kadar ki, halk 'Hristiyan külahı görmektense, Müslüman sarığı görmek daha iyidir.' diyecek duruma gelmişti. Çünkü o dönemde
    Osmanlı 'Adil ve adaletli bir dünya düzeni' kurmayı başarmış, dünyanın hayranlığını kazanmıştı.
    II. Mehmet, Balkanlar üzerinden Bizans'a gelebilecek yardımı önlemek için de yedek kuvvetler oluşturdu ve Akıncıları Mora Despotları
    üzerine gönderdi. Donanmayı güçlendirdi ve 400 parçalık bir donanma hazırladı. Padişah, mühendislik dehasıyla, ‘şahi’ adı verilen İstanbul
    surlarını yıkabilecek güçte büyük toplar döktürdü. Aşırma gülleler atan havan topları ve surlara tırmanabilmek için tekerlekli kuleler yaptırdı.
    II. Mehmet, 5 Nisan 1453 günü ordusuyla birlikte Bizans surları önüne geldi, hazırlıklarını tamamladıktan sonra Bizans İmparatoru'na
    elçi göndererek şehrin teslim edilmesini istedi. Ret cevabı üzerine şehir kuşatıldı. Osmanlı ordusu kenti karadan ve denizden kuşatma
    altına aldı. Kuşatma, 53 gün sürdü. 53 gün boyunca surlar dövüldü. Geçit vermez surlar delik deşik oluyordu. Bütün tedbirlere rağmen
    İstanbul düşmüyordu. Padişah ise, ' Ya ben İstanbul'u alırım, ya da İstanbul beni ' diyordu. Ölümü göze alacak kadar kararlı olan bir insanın
    elinden hiçbir şey kurtulamazdı. Öyle de oldu. Sonunda Ulubatlı Hasan adlı bir yeniçeri otuz arkadaşıyla kaleye tırmandı. Ok yağmuruna
    maruz kalmasına rağmen, azim ve kararlığından hiç bir şey kaybetmeden, bayrağı burçlara diktikten sonra şehitlik mertebesine ulaştı.
    Fatih, sancağı burçlarda görünce sevinerek atından atladı ellerini açarak; 'Aciz, fakir kulun Mehmet'e bu günleri gösterdiğin için sana
    şükürler olsun Rabbim! ' dedi.
    İstanbul fethedildiği gün takvimler 29 Mayıs 1453'ü gösteriyordu.
    Fatih, İstanbul'a girerken, yer yer Bizans halkı, öndeki 'Akşemsettin'i padişah zannetti, Akşemsettin 'hükümdar arkada'
    işaretini yapınca, Fatih'teki edep, terbiye ve inceliğe bakın ki, şöyle karşılık vermiştir:
    '- Evet, hükümdar benim, lakin o da benim Hocam'dır! '
    Fetihten sonra Sultan II. Mehmed, 'Fatih' unvanını almış; 'Fatih Sultan Mehmed' olarak anılır olmuştur.
    İstanbul'un fethi Türk ve dünya tarihi bakımından önemli sonuçlar doğurmuştur.
    Türk tarihi açısından: Osmanlı Devleti'nin Yükselme Dönemi'nin başlangıcı oldu. İstanbul, Osmanlı Devleti'ne başkent yapıldı.
    Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğü sağlandı. Türklerin Avrupa'ya güvenle yerleşmeleri sağlandı. Osmanlı Devleti'nin siyasi gücü ve
    otoritesi arttı. Merkezi bir yönetim oluşturuldu. Fatih'in fermanıyla diğer dinler koruma altına alındı. İstanbul'daki Ortodokslara, Avrupalıların
    200 yıl sonra erişebilecekleri Din ve Vicdan Hürriyeti tanındı. Böylece Osmanlı'nın dini hoşgörüsü tüm dünyaya tanıtılmış oldu.
    Dünya tarihi açısından: Hıristiyan dünyasının gözbebeği olarak bin yıldır yaşayan Bizans İmparatorluğu yıkıldı.
    Şehirleri çeviren surlar ve kaleler ne kadar güçlü olursa olsun bunların top gülleleriyle yıkılabileceği anlaşıldı. Topun icadı, Avrupa'daki
    Derebeyliğin yıkılmasını sağladı ve Avrupa'da güçlü krallıkların kurulmasına zemin hazırladı. İstanbul'daki bilginlerin İtalya'ya gidip, orda
    yaptıkları çalışmalar sonucu Rönesans ve Reform hareketlerine zemin hazırlanmış oldu. İpek Yolu'nun Osmanlıların eline geçmesiyle
    Avrupalıların Uzak Doğu'ya gitmek için yeni yollar aramaya başlamalarıyla Coğrafi Keşifler başladı. İstanbul'un fethi, Orta çağın sonu,
    Yeni çağın başlangıcı olarak kabul edildi.
    Tarihin altın sayfalarında yer alan önemli olaylardan birisi hiç şüphesiz İstanbul'un fethidir. Türk ve dünya tarihini etkileyen bu
    önemli fethi, her yıl 29 Mayıs'ta aynı çoşku ve sevinçle kutluyoruz.
    Biz büyük bir ülkeyiz, büyük bir milletiz. Yüz yıllardır tüm dünyaya adaletle hükmetmiş, hiçbir etnik çatışma yaşanmadan Kürdü,
    Çerkezi, Lazı, Türkmeni, Alevi'si, Sünnisi'yle top yekün Türk Milleti olarak tarihe yön vermiş bir milletiz. Fethi kutlarken geçmişimizi
    unutmadan ileriye doğru bakmalıyız. Biz, eften püften şeylerle zamanımızı harcarken, Batı'nın Mars'ı fethetmeye hazırlandığını unutmamalıyız.
    Ömürlü AKSOY-Em. Öğretmen

  • Mehmet Mir
    Mehmet Mir 13.12.2013 - 10:07

    bir hahişeye aşık olmak gibi bu şehri sevmek.çoğu kez utanç verici.ama düşsel.

  • İsmail Bil
    İsmail Bil 11.03.2013 - 09:54

    İlk nefesim İstanbul'um benimle hep gurur duydun hep gurur duyacaksın..

  • Tatlı Kek
    Tatlı Kek 08.09.2012 - 15:12

    İstanbul geç kalmaların şehridir. Randevularımıza, dostlarımıza, sevdalarımıza, hayallerimize.. Hatta kendimize geç kalırız...

  • Dağlar Özügüç
    Dağlar Özügüç 25.03.2012 - 02:32

    İstanbul Bana Borçlu

    Hani taşı toprağı altındı
    Ben bir şey görmedim
    Bu şehre çok şeyimi verdim
    Garibini, yolsuzunu giydirdim
    Vergisini babalar gibi verdim
    Sazan gibi tokatçısına kesildim
    Ama artık yeter ben bittim

    Şimdi sıra sende
    Yövmiyem senden
    Ekmeğimi alacak param olsun
    Her şeyimi aldın
    Namerde muhtaç etme de
    Anlım açık başım dik dursun

    Elli sene düzgün yaşadım
    Düzenin dışına bir an bile çıkmadım
    Kırmızı ışıkta bile geçmedim
    Öde artık borcunu bu benim hakkım
    Çünkü ben sana hep dürüst davrandım

    Ya kendin verirsin ya da seni zorlarım
    Yoksa gerekeni yaparım
    Kahpeliklerini aleme anlatırım
    Sahtekarları boğazda ağırlatırsın
    Dürüstlere zırnık koklatmazsın

    Kabul et artık herkes biliyor yaptıklarını
    Bin yıldır sürdürdüğün entrikalarını
    Kahpe Bizans olmaktan vazgeç
    Kaldır kafanı İstanbul olmayı seç
    Koru artık şu dürüst Anadolu insanını

    Dağlar Özügüç

  • Nevfel Denizel
    Nevfel Denizel 17.12.2011 - 13:36

    Uğruna yazılan şiirleri, şimdi daha iyi anlıyorum.

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 09.09.2011 - 17:03

    20 yılımın geçtiği muhteşem şehir

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 09.09.2011 - 17:00

    Fatih'in emaneti...

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 09.09.2011 - 17:00

    Şehr-i İslam-bol...

  • Hazal Başarık
    Hazal Başarık 06.09.2011 - 11:53

    aşkın en saf en tutkulu en zıt hem de en uysal hali..

  • Tülay Aksu
    Tülay Aksu 04.09.2011 - 21:52

    Bir yudum nefes...

  • Faruk Çelebi
    Faruk Çelebi 27.08.2011 - 12:39

    Anlatılması güç yaşanması daha güç olan megaşehir.

  • Kayıp Yıldız
    Kayıp Yıldız 11.07.2011 - 15:17

    tıpkı şairin de dediği gibi; İstanbulu sevmezse gönül, Aşkı ne anlar.
    bana göre dünyanın merkezi,
    hayallerimin başkenti..eyy şehr-i aziz İstanbul..

  • Duru Kar
    Duru Kar 08.03.2011 - 21:04

    Icindekiler icin bas agrisi,disindakiler icin kalp agrisidir.

  • Candle In The Wind
    Candle In The Wind 13.01.2011 - 15:40

    İstanbul benim için hep altınrengidir...!
    Belkide altın istanbul rengiydi kimse farketmedi...?

  • Ayhan Yıldırım
    Ayhan Yıldırım 13.11.2010 - 12:03

    bir bebek kadar masum
    bir kadın kadar kirli
    ben kadar da yorgun

  • Ayhan Yıldırım
    Ayhan Yıldırım 12.11.2010 - 14:18

    İSTANBUL haddini bilsin
    İSTANBUL sayemde güzel

  • Metin Kaya İlhan
    Metin Kaya İlhan 26.08.2010 - 12:11

    Bence İSTANBUL; şu dünya üzerindeki en talihsiz şehirdir.. Zira; bu güzellikler menbaı, bu mübarekler diyarı şehir kendini bilmez hayvan kılıklı soytarılarla, insanlığın yüzkarası tiplerle, ahlaksızlığın en ucundaki yaratıklarla dolmuş durumda... Otobüsüne binersin; tedirgin edici bakışlar..Yolda yürümeye çalışırsın; her an bir saldırı yapacakmış gibi bakan tinerci kılıklı kişiler... Tabiiki herkes böyle değil..Ancak; insanları tedirginliğe iten durumların varlığı diğer dünya şehirlerini aşmış durumda maalesef:((

  • Okyanus Siyahı
    Okyanus Siyahı 27.07.2010 - 23:33

    İstanbul

    Bir tohumdan daha az değil
    Fatihin büyük güvercin kanatları
    Meleklerin sık aralıklarla
    Dokunduğu toprak
    Güzel buyruklar
    Gürbüz havalar
    Boğaziçi bir akımdır
    Bir akan sudur
    Nice dergahlar
    Dinler gibi nabzını
    Yeni doğan çocukların
    Yamaçlarda mezarlıklar
    Sever gibi bazıları
    Açık havada gömülmeyi
    Çocuklar Topkapıda
    Sedef kabzalı kılıçlar ellerinde
    Rahlelerde Kur'an
    Tefsir
    Arapça
    Farsça
    Dikkatle önünü iliklemede
    Padişah ve şehzade
    Açılıyor dev bir kapı
    Dikiliyor dev gibi bir sütun
    Sütun başı sütun ayağı
    Dibinde dilek şikayet sahipleri
    Birer gürz gibi sağ ellerinde
    İradeleri
    Bir ellerinde arzuhalleri
    Oğullarım
    Dikkat edin
    Hak yemeyin
    Oğullarım
    Mümkündür
    Topal bir karınca
    Mihnettir
    Oğullarım
    Mümkündür ki
    Bir baş kesilir avluda
    Akın, akan kanla
    Cihangir
    Taş yokuşlar
    Eyüp
    Sıla sıla Medine
    Acı
    Bu tortu
    Karartır camları
    Yorar küpleri
    En berrak sular bile
    Ve kapanıyor saray kapısı
    Saklanıyor
    Sarı sarı altınlar
    Korkup
    Şimdi birden Eminönü kalabalığı
    Kimseyi tanımazsın
    Kıyafetinden
    Yüz çizgisinden
    Katil efendi
    Hırsız baş köşede
    Haksız haklı
    Şer belalı
    Örtünmüş güneş
    Çoktandır, yüzü nerde
    Ya o ay
    Kara bir zıbın biçmiş kendine
    Bir düş
    O buyruk
    Şefaat
    Gürbüz hava
    O güzelleri İstanbulun
    Dönüyor demir teker


    Cahit Zarifoğlu

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 18.07.2010 - 22:46

    Alacağın olsun senin İstanbul.Gençliğimi bana geri ver.

  • Olay Olay
    Olay Olay 12.07.2010 - 17:01

    Canım İstanbul

    Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
    Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
    İçimde tüten birşey; hava, renk, eda, iklim;
    O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
    Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
    Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
    Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
    Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.

    İstanbul benim canim;
    Vatanim da vatanim...
    İstanbul,
    İstanbul...

    Tarihin gözleri var, surlarda delik;
    Servi, endamlı servi, ahirete perdelik...
    Bulutta saha kalkmış Fatih'ten kalma kir at;
    Pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kırat...
    Şahadet parmağıdır göğe doğru minare;
    Her nakısta o mana: Öleceğiz ne çare?
    Hayattan canlı olum, günahtan baskın rahmet;
    Beyoğlu tepinirken ağlar Karaca Ahmet...

    O manayı bul da bul!
    İlle İstanbul’da bul!
    İstanbul,
    İstanbul...

    Boğaz gümüş bir mangal, kaynatır serinliği;
    Çamlıca'da, yerdedir göklerin derinliği.
    Oynak sular yalının alt katına misafir;
    Yeni dünyadan mahzun, resimde eski sefir.
    Her aksam camlarında yangın çıkan Üsküdar,
    Perili ahşap konak, koca bir şehir kadar...
    Bir ses, bilemem tambur gibi mi, ud gibi mi?
    Cumbalı odalarda inletir katibi mi...

    Kadını keskin bıçak,
    Taze kan gibi sıcak.
    İstanbul,
    İstanbul...

    Yedi tepe üstünde zaman bir gergef isler!
    Yedi renk, yedi sesten şayisiz belirişler...
    Eyüp oksuz, Kadıköy süslü, Moda kurumlu,
    Adada rüzgar, ucan eteklerden sorumlu.
    Her şafak Hisarlarda oklar çıkar yayından
    Hala çığlıklar gelir Topkapı sarayından.
    Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar;
    Güleni söyle dursun, ağlayanı bahtiyar...

    Gecesi sümbül kokan
    Türkçe’si bülbül kokan,
    İstanbul,
    İstanbul...

    Necip Fazıl Kısakürek