Kültür Sanat Edebiyat Şiir

oruç sizce ne demek, oruç size neyi çağrıştırıyor?

oruç terimi Cem Nizamoglu tarafından 10.01.2003 tarihinde eklendi

  • Hakkı Elikara
    Hakkı Elikara22.06.2016 - 01:50

    Oruç:Tutanın tutmayanı eleştirmediği,tutmayanın tutanı görüp yiyip içemediği ince bir maneviyattır. Şüphe yok ki ibadetin gösterişten uzak olanı makbuldür.

  • Zulmü Alkışlayamam
    Zulmü Alkışlayamam18.06.2016 - 15:48

    Oruç, kalbini Allah'ın nazarında tutmaktır.
    Kalbin niyetiyle huzura varmaktır. Kendini Allah'a açmaktır.
    Açık bir fetihtir...
    Tartışmasız bir zafer!

  • Hasan Arif
    Hasan Arif19.06.2015 - 00:37

    'Ramazan ayında oruç tutmak farzdır. Çünkü Allahu Teala (c.c) 'Sizin üzerinize oruç farz kılındı' diye buyurur. Ayrıca farziyyeti hususunda kat'i icma teşekkül etmiştir. Bundan dolayı, Ramazan orucunun farziyyetini inkâr eden kimse kâfir olur' (Merginanî, el-Hidâye, I, 118) diyerek, meselenin hassasiyetine işaret etmiştir.

    Oruç ibadetinin nedenine gelince; Usûl ûleması, ibadetlerde asıl olanın Allahu Teâlâ (c.c) 'ya ihlâsla kulluk olduğunu, sebeplerinin tesbit edilip edilememesinin önemli olmadığını; hikmetlerinden bazılarını kavramanın ve açıklamanın mümkün, ancak teabbüdî olan bu hususlarda illeti tesbit etmenin güç olduğunu söylemişler ve ihlâsla Allah'a kulluğun esas alınmasını tavsiye etmişlerdir.

    Resul-u Ekrem (s.a.s) 'in: 'Oruç insanı Cehennem ateşinden koruyan bir kalkandır. Tıpkı sizi harpte ölüme karşı muhafaza eden bir kalkan gibi' (Nesâî, Savm, IV, 167) buyurduğu bilinmektedir. Oruç, mükellefi her türlü şehvetten alıkoyan ve ihlâsı artıran bir ibadettir. Açlığa, susuzluğa ve nefsin diğer arzularına karşı direnmek oldukça önemlidir. Allahu Teâlâ (c.c) 'ya iman eden ve O'nun dini uğruna cihada karar veren müminler; oruç ibadeti ile kuvvetli bir iradeye sahip olurlar. Hicrî takvim ayın hareketlerine göre değiştiği için, her yıl diğerine nisbetle on veya on bir gün önce gelir. Dolayısıyle insan bazen kışın (20) derecede, bazen yazın (+ 40) derecede oruç tutar. Bu bir anlamda mükellefin 'Dondurucu bir soğukta ve kavurucu bir sıcakta dahi; Allahu Teâlâ'nın emirlerini eda etmeye hazırım' taahhüdünde bulunmasıdır. Ayrıca bir ay süre ile Allah Teâlâ (c.c) 'nın rızasını kazanmak için, nefsinin bütün şehvetlerini terk etmesi oldukça önemli bir hadisedir. cümlemize hayırlı ramazanlar olsun efendim! ! !

  • Kafamda Bir Tuhaflık
    Kafamda Bir Tuhaflık10.07.2013 - 18:24

    Hepimiz oruçlu doğarız ölümün iftar sofrasına....

  • Kafamda Bir Tuhaflık
    Kafamda Bir Tuhaflık10.07.2013 - 18:23

    Oruç, içimizdeki şeytanı taşlama eylemidir.....

  • Dabbetül-arz-ı Mevud
    Dabbetül-arz-ı Mevud23.05.2013 - 13:07

    'ayhan aytaç yazarefendi:

    'nefsi açlık ile terbiye etme ibadetidir oruç? ! ? '

    ((...adem bir yıl nuh dokuz ay ibrahim altı ay musa üç ay muhammed bir ay ile nefsini açlık ile terbiye etmek için oruç tuttular.birileri diyor ki: efendin adam sırf aç kalmak için oruç tutuyor :) eee zaten öyle bir amacı vardı.allah nefsi yarattı ve ona sordu: sen kimsin ben kimim? nefis: ben benim sende sensin? diye cevap verdi.allah ona azab verdi.ve onu açlık cezasına çarptırdı.nefis zevk ve taamdan mahrum olunca vede bunun sahibininde rezzak olan allah olduğunu kavrayınca menfaati gereği boyun eğdi ve allahın aynı soruyu sorması üzerine sen rezzaksın ben abdürrezzakım.sen halıksın ben abdulhalıkım.sen şafisin ben abdüşşafiyim dedi.böylece allah nefsi 'açlık' ile terbiye etmiş oldu.işte bunun bir tecellisi adına da mümin olan allahın mümin kulları adem ile bir yıl nuh ile dokuz ay ibrahim ile altı ay musa ile üç ay ve muhammed ile bir ay oruç tutmaya başladı.öfkeyi yutmak müminlere ifrit kesilmek ise münkir ve münafıklara mahsustur demiştik.ve münkir ve münafıklar hoşlanmasada allah nurunu ve nimetini ümmet-i muhammedin ve ehlibeytin üzerine tamamlıyacaktır vesselam.ibn-i arabi dediki: alemlere rahmet olması o peygamberin döneminde gerçek olmadı.ama alemlere rahmetin tamamlanması onun makam-ı mahmuta erişmesi ile olacaktır ki bizim anladığımıza göre o makam-ı mahmutu ism-i şerifin yani muhammedin risalet ve nübüvvette daha sonra imammet ve velayette olduğu gibi en sonunda da hilafet ve saltanatta hz.ulul-emr mehdi aleyhisselamda gerçekleşecektir.işte allahın nurunun ve nimetinin tamamlanması budur.din yalnız allahın oluncaya kadar yeryüzünden fitne kalkıncaya kadar yeryüzü salihlere miras kalıncaya kadar.zafer mutlaka allahın ve resullerinin oluncaya kdar sürecek olan melhame-i kübra şimdi yaklaşmıştır.tevbe 24. ve 73.ayetler şimdi tecelli ediyor sanırım ki en dehşetli olanıda isra 58.ayetin tecellisi ki bu ortadoğu merkezli 3.dünya savaşıdır.iyi ile kötünün, hayır ile şerrin, hak ile batılın, helal ile haramın, rahman ile şeytanın, mesih ile deccalin, mehdi ile süfyanın o büyük savaşının adıdır melhame-i kübra-yı armageddon? ! ? bu savaş sizce cihad-ı ekbermidir cihad-ı suğramıdır.ilk savaş peygamberimize göre küçüktü büyük savaş nefsimizle yapacağımız savaştı öylemi? işte şimdi bizler ahirzamandaki ümmet olarak.asrısadette değil asrıkıyametteyizidr.öyle ise önce büyük savaş yapılmalıdır ki küçük savaşta galip gelelim.bu büyük savaş yani cihad-ı ekberde nefsiemmaremiz ile yapacağımız savaştır ki ilk ritüelide oruç ile başlamaktadır.nefsimizi açlık ile terbiye etmekle başlıyor o zaman.ruhumuz iyi nefsimiz kötü.iyi ile kötünün savaşı şimdi başladı demektir.yani iyi ruh ile kötü nefsin savaşı.nefsi vücudun şehrinde bir truva atıdır.şeytan-ı laine kalelerin kapısını o açar.cin ve insan şeytanları harekete geçer.şeytanın 70 bin evladı vardır.bize hicaplıdır.allah ile kul arasındada 70 bin perde vardır.işte allahın kulu ile arasındaki o 70 bin perde şeytanın 70 bin evladından başkası değildir.hubyar sultan derki: adem 24 saatte 77.777 nefes alır.ibn-i arabi derki: yediğimiz her lokmada bismillah mideye indirdiğimiz her lokmada elhamdülillah demeliyiz.ve pir gerçek velide derki: aldığımız her nefes için bizmillah verdiğimiz nefes için elhamdülillah demeliyiz.işte tüm bunlar ile birlikte iştah-ı kelbiyetten ve şehvet-i merkebiyyetten de kurtulmak için göz iştahı ve gırtlak şehveti yerine damak iştahı ve mide şehveti ile yemeyede dikkat edicez.göz iştahı gırlak şehveti ile yemenin adı kelb:(köpek?) gibi yemektir.damak iştahı ve mide şehveti ile yemek ancak bir insanoğlu gibi yemenin adıdır.insan ile hayvan arasındaki en önemli fark yemek yeme değil yemek yememe iradesidir.hayvanda yemek yememe iradesi yoktur.köpeğin önüne beş kilo et koymuşlar banamısın dememiş yemiş karnını şişirmiş.çünki hayvanda yememe iradesi yoktur.aynı zamanda yapma ve yapmama iradeside insan ile hayvan arasında önemli bir farktır.peygamberimiz diyorki ashabını tarif ederken vede överken:'onlar acıkmadan yemezler? ve doymadan kalkarlar? ' işte burda yememe ve yapmama iradesi vardır.insanlık medeniyyetinin göstergesi muasır medeniyyet işte budur vesselam.horasan dervişleri ile şamın dervişleri arasındaki en önemli fark neydi:'biz bulduğumuz zaman dağıtır? bulmadığımız zaman rabbimize şükrederi? ' hallacı mansur şeyhler ile tavuklu pilav yiyiordu.ve tavuk budunu tuttu köpeğin önüne attı.şeyhler şaşırdı.neydi bu şimdi? dediler? mallacı mansur dedi: 'o köpek benim nefsimi temsil ediyor. o doyarsa bende doydum sayılır? ' üç aylarınız mübarek olsun ey ehlibeyt ve ümmet-i muhammed :) selam ilmi rahmetül aleyküm ehlibeytten vesselam :)) '
    – mehdihaberajansı:'islam ve tasavvuf gazetesi? '

  • Necmettin Yılmaz
    Necmettin Yılmaz06.10.2012 - 11:14

    Oruç tuttuğun gibi tut ellerimden...
    Sabırla, inançla, duayla...

  • Necmettin Yılmaz
    Necmettin Yılmaz27.09.2012 - 23:54

    Oruçlu olduğunu unutup su içmek gibiydi seni sevmek..
    Yazılmayan günah,
    bozulmayan oruç gibi...

  • Şüheda Nur
    Şüheda Nur17.07.2011 - 16:23

    Kim inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır. (Buharî)

  • Osman Özütler
    Osman Özütler03.09.2009 - 19:21

    Ramazan'ın direği..