Kültür Sanat Edebiyat Şiir

peygamber sizce ne demek, peygamber size neyi çağrıştırıyor?

peygamber terimi Sumir Serce tarafından 08.11.2001 tarihinde eklendi

  • Zulmü Alkışlayamam
    Zulmü Alkışlayamam 07.07.2017 - 16:03

    Gülümseyen bir çehre, ama kederli,
    Saygılı ama dimdik,
    Mütevazı ama vakarlı,
    Yorgun ama kararlı.

    Ali Akyüz

  • Sükûn Ve İnşirah
    Sükûn Ve İnşirah 18.04.2010 - 17:29

    Baş efendimiz
    Görüntümüz
    Sahnemiz
    Perdemiz

    (cahit zarifoğlu)

  • Sükûn Ve İnşirah
    Sükûn Ve İnşirah 07.04.2010 - 15:50

    zarifoğlu da güzel içerdi bu zıkkımı..

    sen güzel bakıyorsun

    allah a açılacağım

    götürsene mektubumu..

    @..

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 24.09.2009 - 20:52

    'Et-Tıbbu'n Nebevi-Peygamberce tıp.

  • Mehmet Metin Ataolur
    Mehmet Metin Ataolur 30.08.2009 - 02:45

    Asırlar sonrasında sevilen tek kul sensin...
    ..ve gelecek her asra..sevgili olan sensin..

    Sevgili peygamberim seni çook.. seviyorum...
    Kapattım gözlerimi..elini.. öpüyorum...

  • Tanya Kayra
    Tanya Kayra 28.08.2009 - 01:47

    Her peygamber vazifelidir.Peygamber,vazifeyi bizatihi almaz,kendisi meydana getirir...Peygamber olup da varlıklara evrenin bilgisini nakledecek olan kimse,bu ödevini yerine getirmeden önce yüksek ruhsal yönetici sisteme,bu ödeve talip olduğuna dair beyanda bulunur.

  • Gül Çiçek
    Gül Çiçek 03.08.2009 - 15:26

    Allah'a yakın kişi.'ELÇİ'

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 08.07.2009 - 12:56

    Bir oğulun Tanrı'ya sunulmasından,bir çok ülkede idam cezasının kaldırıldığı günlere geldik...

  • Nazende Ten
    Nazende Ten 20.06.2009 - 03:31

    şizofrenik....

  • La_ley_la
    La_ley_la 10.03.2009 - 16:04

    Tek başına seyehat etmek tehlikelidir...

  • İrem Başar
    İrem Başar 10.03.2009 - 14:32

    ilk acıyla donatılmış nur...!

  • Gecem De Şems İm
    Gecem De Şems İm 03.01.2009 - 00:15

    allah tarafından gönderilmiş insanlara doğru yollu göstermekle mükellef kişi

  • Oktay Karaca
    Oktay Karaca 26.12.2008 - 17:30

    herbiri yaşadığı dönemin yönetimine isyan etmişti aslında

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 24.11.2008 - 15:46

    Necip Fazıl, bir gün vapurla Kadıköy’e geçerken, yanına biri yaklaşarak;
    -“Üstad! Peygambere neden gerek duyuldu? Biz insanlar kendi yolumuzu bulabilirdik” der.
    Necip Fazıl, ona şu cevabı verir:
    -“Ne diye vapura bindin ki, yüzerek geçseydin ya karşıya”

  • Tuba Bilgiç
    Tuba Bilgiç 03.11.2008 - 18:47

    KAİNATIN EFENDİSİ,GÖNÜLLERİN SULTANI..........

    vuslat anı ah ne zaman...SEVGİLİ EY SEVGİLİ EN SEVGİLİ...

    ÖZLÜYORUZ SENİ.Aşkına dayanamaz bu yürek.
    Bekliyoruz SULTANIM kavuşmayı... bekliyoruz SULTANIM....

  • Muhammed Tuncay
    Muhammed Tuncay 17.09.2008 - 04:49

    HALA ÜMMETİN MİYİZ?

    Ey alemlerin Nur'u..!
    Yetimler yetimi,öksüzler öksüzü.
    Sen,Rahman'ın övülmüşüsün.
    Sen emsal-i merhametsin.
    Bizlere örnek,bizlere kandilsin.
    Cenab-ı Mevla'nın talebesi Sen'sin.
    Sen'sin gönüller sultanı.
    Alemlerin ışığı Sensin,Ey Resul...!

    Yokluğunda öğrendik bunca günahı.
    Senli bir çağ,saadet asrıydı.
    Bu çağ sensiz,rezalet asrı oldu,Ey Muhammed(s.a.v.)
    Seni bilemedik hakkıyla.
    Ve bu yüzden hakkıyla sevemedik seni.
    Ne anamızı,ne babamızı feda edebildik sana.
    Hatta dünya malımızdan bile geçemedik senin için.
    Sen ki herşeye değerdin aslında.
    Sen Nebi'ydin,Sen Resul'dun.

  • Elif Sirac
    Elif Sirac 13.06.2008 - 12:27

    kalbim dayanmaz oldu

    bir çare bulamadım derd-i efganıma
    içimdeki iştiyak bilmemki yetermi bana
    ceyhun edip gözyaşlarımı ağlasam da
    kalbim dayanamaz oldu
    senin yokluğuna ya Resulallah

    ibadet-ü taatımmı eksik bilmem rabbime karşı
    nedir bu hal nasıl arzederim sana aşkı
    yaralı bülbül gibi şakı da şakı
    ruhum bedende durmaz oldu
    senin hasretinden ya Resulallah

    keşke cürmümü istiğfarımla yunsaydım
    her nameni gönlüme ser levha yapsaydım
    ibadetimle bir ihtimal rızana kavuşsaydım
    seni düşününce bedenim titrer
    yine senin olmayışından ya Resulallah

    kalbim bu aht-ü peymanla seni nasıl unutsun
    unutursam bu damarlardaki demler kurusun
    sıratta bizi kurtaracak birtek sen olursun
    ruhumun her zerresinde ve her lahza bir sızı
    senin şefaatini ümid etmekten ya Resulallah(sallallahu aleyhi vesellem)


    Abdullah Demir

  • **gel Ya Muhammed Dünya Yanıyor sav
    **gel Ya Muhammed Dünya Yanıyor sav 16.03.2008 - 11:39

    ----------
    öyle bir Sevda ki...

    öyle bir sevdaya düssem ki dostlar,

    Ben Sevdama, Sevdam da bana nâr gelse..

    Askin atesinde kaynasa yüregim,

    Ben Gönlüme, Gönlüm de bana kor gelse...


    Allah sevmis, ben sevdim, ismi dillerde,

    Sevgisi yüreklerde, hem gönüllerde,

    Adini unutursam gurbet ellerde,

    Ben Gurbete, Gurbet de bana zor gelse...



    Dalsam ve kaybolsam tatli hülyalarda,

    Baliklar gibi yüzsem ben Deryalarda,

    ´´ O `` nu (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) anmadan yasanan dünyalarda,

    Ben Aleme, Alem de bana dar gelse...

  • **gel Ya Muhammed Dünya Yanıyor sav
    **gel Ya Muhammed Dünya Yanıyor sav 16.03.2008 - 11:39

    Geç kalmışlığım

    Geldiğimde yoktun..

    Anlamım yoktu..
    Hüznümden gayri uğrayanımda
    Bivefa gözler anlamadı..onlar gençliğime ben ille de yokluğuna hicran dedik.bülbüllerin sesleri sinmedi içime..
    Gülizarı görmedi gözlerim yokluğun vardı
    Sen
    Yoktun

    Hicranın ruhumu titretirken,güneş vurdu nice gönüllere…yüreğimi yakan bu değildi Efendim…yapraklar çekilirken bedenimden,sızlayan acziyetim hicranıma yetişemedi…Gençsin dediler efendim….Güneş var,dediler,bülbül var,
    Gülizar var
    Yokluğun vardı efendim
    Sen
    Yoktun

    Zaman değildi omuzlarımı düşüren
    Gözyaşımı akıtan vedalar değil efendim…tomurcukluğuma sebep vuslatındı
    Doğdum
    Ben vardım da
    Yokluğun vardı efendim
    Sen
    Yoktun

  • **gel Ya Muhammed Dünya Yanıyor sav
    **gel Ya Muhammed Dünya Yanıyor sav 16.03.2008 - 11:38

    ***...KIRKiKiNDi MAKAMI...***

    Kırkikindi makamındayım ey sevgili! Bütün nisanları kuşanarak geliyorum gül kokulu iklimine...
    Kırlangıç türküleri dolanıyor bu dem. Ufuklardan ufuk, çizgilerden çizgi alarak geliyorum kirpiklerinin serin ve derin gölgesine.

    Avuntusuzluklarımı, yılgınlıklarımı tüketmek için ceylan gözlü gecenin gizinde, dizlerine kapanmaya geliyorum...
    Belki bir serenat tutkusudur beni Kerbela’dan, en koyu karanlıklı belalardan kaçarak sana getirten amansız ve zamansız gök yangını. Kardelen kokulu, çiğdem dokulu kanyonlarda çürümüş çığlıklarımın, sessiz ve sedasız iniltileridir belki benim sana gelişim, bütün yüreğimle sana “yar” deyişim. Bilinmezlik koridorlarında bir ışık tufanı gibi, bir sevda volkanı gibi, kara yazgılı bir ölüm fermanı gibi düştün, düşlerini düşürmüş, düş düşkünü yüreğimin kara ölüm ormanlarına...

    Bütün nisanlardan nisan çalarak, gururumu buzdağlarına çarparak geliyorum menevşe gözlerinin semtine. Kanatlarımda yarım kalmış türkülerim, kağıtların sinelerinde yarım bırakılmış şiirlerim, cesaret edilememişliklerim, söylenememişliklerim, adam yerine konulmamışlıklarım, sürülmüşlüklerim, şeytana adanmış gecelerde dara çekilmişliklerim, kıyıya vurmuşluklarım var benim. Ve ben gecenin dağdağasını yüreğimin en sarp ve ulu dağlarında dağlayarak, yüreğimi paralayarak, hüzün kulübesinin mahzun duruşlu, mükedder edalı, Yusuf soylu sahibi gibi ağlayarak geliyorum ayaklarının limanlarına...

    Kırkikindi makamındayım ey sevgili! Yüzyıl sevdasına büründü bakışlarını tüketen ela gözlerim. Ellerim asırlık helezonlardan yorgun, dudaklarım antik çağ şiirleriyle kanatlı! Ve ben tamamen zamanın ezel kısmına tutunarak, bütün zamanları yüreğimin sevdakar süveydasına katarak düşüyorum ellerinin ebed burcuna. Sürgün düşlerimin maltasında sıraya dizdiğim voltalarımla, nihavend rüyalardaki kırgın ve sitemkar notalarımla, esmer tenli demlerde kıyıya vurulmuş güz bozgunu pusatlarımla geliyorum zaman mekan aşan yanaklarındaki ayva sarısı tüylere.

    Kırkikindi makamındayım ey sevgili! ilan-ı aşklar dökülüyor mısralarımdan. Mısralarımdan kurşun soylu bakışların, elif boylu nakışların akıyor. “Sen” akıyorsun yüreğimin dallarından. Ve deli dolu damlalarımla geliyorum senin gül kokan diyarına...

    Kırkikindi yağmurlarımı senin nisanlarında yağdırmak, ölgün ve solgun akşamlarımın bükük boyunlu çocukları olan güftelerimi senin ateşin bestelerinle kanatlandırmak için, yok oluşlarımı senin varlığınla varlığa vardırmak için düşüyorum gönlünün ve gözünün altın bahtlı tahtının vera kokan yollarına.
    Kırkikindi makamındayım ey sevgili! Kapama ne olur kapılarını! Kapılarını ne olur kapama! Ne olur kapama kapılarını!

    Sevgili!
    En sevgili!
    Ey sevgili!

  • **gel Ya Muhammed Dünya Yanıyor sav
    **gel Ya Muhammed Dünya Yanıyor sav 15.03.2008 - 11:24

    peygamber
    o bizim ışıgımız o bitmeyen umudumuz o bizlerin aşkı sevgilisi
    o bize ne sonunda şefaat edecek kişi o benim peygamberim canım kurban onun bastıgı toprağa

  • Necla Yılmaz
    Necla Yılmaz 04.10.2007 - 22:35

    ismini bile duyduğunda insanın içini huzur kaplar,,güzel nebi..

  • Murat Kandemir
    Murat Kandemir 22.09.2007 - 10:24

    PEYGANBER NE DEMEK
    VAHİY NE DEMEK
    KUTSAL KİTAP NE DEMEK
    PEYGANBERLERE NİÇİN İNANIRIZ
    İNANMASSAK OLMAZMI
    PEYGANBERLER KANDİLERİNE GELEN VAHİLERE İLAVE YAPABİLİRMİ
    NİÇİN ALLAH İNSANLARDAN PEYGANBER SEÇMİŞTİR
    PEYDANBERLERİN SIFATLARI NELERDİR
    YÜZ SAYFA HANGİ PEYGANBERLERE KAÇAR SAYFA VERİLMİŞTİR.

  • Ünal
    Ünal 11.09.2007 - 00:19

    Taifte taş kalmasın
    Develer işkembesiz doğsun!

  • Ünal
    Ünal 19.02.2007 - 13:07

    1400 küsür sene önceydi.sen geldin.ben elçiyim dedin.
    O sizden şunu şunu yapamanızı istiyor yaparsanız karşılığı şu
    yapmazsanız karşılığı şu dedin.Sana öyle inananlar olduki; söylediklerini
    harfiyen yerine getirdiler yaptıklarını aynen yaptılar.
    bir namaz esnasında sol ayagındaki çorabını çıkartmıştın
    selam verdiğinde arkanda bulunan herkesin çorabını çıkarttığını gördün
    neden çıkarttıklarını sorduğunda senin yaptığın bir şeyi yapmadığımızda
    helak olmaktan korktuk dediler Sen ise bana Cibril geldi çorabımda necaset olduğunu söyledi
    onun için çıkarttım dedin.Onlar sana böyle itaat etti.
    aradan seneler geçti bizlerde duyduk yaptıklarını ve inandık
    yapmaya çalışıyoruz şimdi.
    hadislerini naklediyoruz: biri benden Beni Süleym,Rial,Zekvan,Useyye,Murdar kabilelerine
    ettiğin bedduayı duymuş
    benden duyduğuna mı inanmamış
    yoksa ettiğin bedduayı sana mı yakıştıramamış
    sordum kendisine
    bana biz 'gönül adamı'yız dedi....
    ne demek gönül adamı: merhametli ve şevkatliymiş bu insanlara beddua etmek yerine
    onlara gönülle yaklaşıp doğru yola ulaştıralım mı demek istiyor
    senden dahamı merhametli daha mı şevkatliymiş?
    hiç kuran mı okumamış
    'Ebu Leheb’in iki eli kurusun, kurudu da! '
    ey nebi şevkatide,merhametide,öfkeyide,gazabıda,namazıda,zekatıda,
    savaşıda, barışıda,hayatıda,ölümüde, duayıda,bedduayıda senden öğrendik
    Allah sana benzemeyi nasip etsin!

  • Harun İşlek
    Harun İşlek 20.01.2007 - 20:23

    Diri diri kızlarını toprağa gömen insanlara dur diyen..

    Mazlumun yanında, zalimin karşısında olan...

    Elindeki hiç düşünmeden, ' acaba ben ne ile yetineceğim ' diye düşünmeyip veren....

    İnsanlar gelen bütün eza ve cefalara karşı sabredip, düşmanına bile beddua etmeyen...

    Düşmanlarının bile kendisine ' El-emin' deyip, ahlak olarak karalayamadıklarından dolayı acz içine düşmelerine sebep...

    ve daha burada sayamadığım nice özelliklere sahip, ayağının tozu olamayacağımız ' Mübarek' insanlar...

  • Ahmet Yazıcı
    Ahmet Yazıcı 20.01.2007 - 20:19

    3007....Gözler arıyor Seni.......................................(peygamberim gönül erim)

    Gözler arar Rasul'ü,
    Merhamet denizinde,
    Ne güzel gülsün rasul,
    Tüm gözler üzerinde.

    En mükemmel yaşantı,
    Bulunur sünnetinde,
    Birleşir tüm mü-minler,
    Eşsiz merhametinde.

    Ahmet Yazıcıoğlu

  • Ahmet Yazıcı
    Ahmet Yazıcı 20.01.2007 - 20:17

    3005....Peygamber seviyor seni..............................(peygamberim gönül erim)

    Gönlü hüzün penceresi,
    Tek dileği endişesi,
    Her zamanki düşüncesi,
    İstiyordu ümmetini.
    ____________Ümmetini ümmetini,
    ____________Rasul ister ümmetini.

    Miraçda bizdik niyazı,
    Rabbimiz verdi cevazı,
    Hediye aldı namazı,
    İstiyordu ümmetini.
    ____________Ümmetini ümmetini,
    ____________Rasul ister ümmetini.

    Bil Rasul'ün kıymetini,
    Haydi iste cennetini,
    Allah (cc) bilir hikmetini,
    Verdi ona ümmetini.
    ____________Ümmetini ümmetini,
    ____________Rasul ister ümmetini.

    Allah (cc) verdi cennetini,
    Rasul'üne ümmetini,
    Gösterecek cemalini,
    Halis eyle niyetini.
    ____________Tatbik eyle sünnetini,
    ____________Peygamber seviyor seni.

    Ahmet Yazıcıoğlu

  • Ahmet Yazıcı
    Ahmet Yazıcı 20.01.2007 - 20:14

    4042...Sesin yuvasından..........................(gönül pınarı)

    ______ Sevgili peygamberimiz (as) size selatü selam,
    ______ Anlatmaya yetemez,yazılan hiç bir kelam.

    Bilemiyoruz ne kadar anlayabilir,
    ne kadar anlatabiliriz sizi.
    Dilimiz dönermi acaba,
    dönse bile ancak,
    bir dirhem anlatabilir kelimeler,
    belki oda nasip olamaz.

    Ey sevgili peygamber (as) ,
    ümmetinden bu fani, seni çok seviyor.
    Tüm ümmetle birlikte seni çok seviyoruz.
    Dünyalaşmış hevesler,
    tüm nefsani sevdalar
    gözleri perdeliyor.

    Heves perdesinin
    üzeri yıpranmış,
    seyrelmiş kısımlarından,
    hayal meyal arkasını anlamaya,
    anlatmaya çalışanlar oluyor.
    Gönüllerdeki aşkın, bir heyecan ateşi.

    _____ Heyecan ateşidir, bu gönlümden taşanlar,
    _____ Tarif edemem belki, ancak yaşayan anlar,
    _____ 'Galü bela' dan eser, beraber yaşananlar,
    _____ Kurtulur gösterişsiz, secdeye ulaşanlar.

    Katı ve siyahımsı bir perdeden,
    arkası ne kadar anlaşılabilirse,
    ses dahi ulaşamazsa,
    özel şartlar ve
    vasıtalar olmadan.
    Seni kim ve nasıl anlayabilir
    heves ve nefs perdesinin ardından.

    Her şeye rağmen
    aşkın heyecanlandırır mü-mini.
    Fani, aciz gayretle
    belki kendini
    sana sevdirir, şefaatine
    nail olur diye.

    _____ Sesin yuvası gönül,döker kelimeleri,
    _____ Gücün kaynağı Allah (cc) , konuşturur dilleri
    _____ Top yekün dileğimiz,şefaat eylemendir
    _____ Allah (cc) katında güzel, bir şeyler söylemendir.

    '''' Ey güzeller güzeli, ey sevgili peygamber (as)
    '''' Güzellikler özünde buluşalım beraber,

    '''' İste ne olur bizi, yüce yaratıcıdan,
    '''' Kurtulalım ne olur, bütün ümmet acıdan.

    Ahmet Yazıcıoğlu

  • Sena Cakay
    Sena Cakay 16.01.2007 - 18:23

    18 bin alemin Efendisi Hz. MUHAMMED MUSTAFA (S.A.V) .Anam babm sana feda olsun Ya Resulallah

  • Edaa
    Edaa 24.12.2006 - 13:01

    Kücücük bir alet alıyoruz kutusunu actığımız da daha aleti görmeden bir kitapcıkla karşılaşıyoruz.üzerinde bir yazı,BU KİTAPCIĞI OKUMADAN CİHAZI CALIŞTIRMAYIN!
    ne demek bu; adam diyoki; bu cihazı ben yaptım,ben icad ettim,benim talimatlarıma göre kullanırsan bu cihaz daha verimli calışır,daha uzun ömürlü calışır, v.s....
    kücücük bir alet yapan aletinin düzgün kullanılması için rehber, kılavuz yollayacak,
    BU KADAR MÜKEMMEL YARATILAN İNSAN başıboş bırakılacak; akla mantığa sığmıyor..

  • Burak Aygören
    Burak Aygören 10.11.2006 - 02:09

    insanlık adına gelen en güzel insan(S.A.V) HZ.MUHAMMED! ! !

  • Zafer Polat
    Zafer Polat 17.10.2006 - 20:14

    peygamber nedir

  • Ünal
    Ünal 09.10.2006 - 04:31

    Sen yoksun ya
    her şey karmakarışık.......
    ümmetin ne halde ya nebi
    biliyordun dimi
    böyle bir ömür geçirip
    karşına geleceğimizi
    bunca olana rağmen dedin dimi
    ümmetim ümmetim ümmetim

  • Burcutozcu
    Burcutozcu 16.09.2006 - 11:22

    elhamdülilallah,salat ve selam O'na Aline ve Eshabına olsun.
    SON PEYGAMBER,KLAVUZUMUZ: 'HZ. MUHAMMED MUSTAFA SAV
    Necid Çöllerinden Medine’ye

    Yâ Nebî, su hâlime bak!
    Nasil ki bagri yanar, gün kizinca, sahranin;
    Benim de ruhumu yaktikça yakti hicranin!
    Harîm-i pâkine can atmak istedim durdum;
    Gerildi karsima yillarca ailem, yurdum.
    “Tahammül et! ' dediler... Hangi bir zamana kadar?
    Ne bitmez olsa tahammül, onun da bir sonu var!
    Gözümde tüttü bu andikça yandigim toprak;
    Önümde durmadi artik, ne hânümân, ne ocak...
    Yikildi hepsi... Ben astim diyâr-i Sûdân'i,
    Üç ay 'Tihâme! ' deyip çignedim beyabani.
    Kemiklerim bile yanmisti belki sahrada;
    Yetismeseydin eger, yâ Muhammed, imdada:
    Eserdi kumda yüzerken serin serin nefesin;
    Akar sular gibi çaglardi her tarafta sesin!
    Irâdem oldugu gündür senin irâdene ram,
    Bir ân için bana yollarda durmak oldu haram.
    Bütün heyâkil-i hilkatle hasbihâl ettim;
    Leyâle derdimi döktüm, cibâli söylettim!
    Yanip tutusmadan aylarca yummadim gözümü...
    Nücûma sor ki bu kirpikler uyku görmüs mü?
    Azâb-i hecrine katlandim elli üç senedir...
    Sonunda alnima çarpan bu zâlim örtü nedir?
    Bes alti sineyi hicran içinde inleterek,
    Çikan yüreklere hüsran mi, merhamet mi gerek?
    Demir nikaabini kaldir mezâr-i pâkinden;
    Bu hasta ruhumu artik ayirma hâkinden!
    Nedir o mes'ale? Nurun mu? Yâ Resûlallâh

  • Emine Akcan
    Emine Akcan 15.09.2006 - 00:04

    N.Fazıl Kısakürek,vapurla Kadıköy’e geçerken, yanına biri yaklaşıp:
    -Üstad, diye sormuş. Peygamberlere ne diye gerek duyuldu?
    Biz yolumuzu bulabilirdik.
    Necip Fazıl, okuduğu kitaptan başını kaldırmadan:
    -Ne diye vapura bindin ki, cevabını vermiş.
    Yüzerek karşıya geçebilirdin...

  • Ünal
    Ünal 04.06.2006 - 21:36

    yüce Allah'ın Adıyla
    hükmeden
    mührün
    sahibi
    Anam Babam sana feda olsun ya RESULALLAH

  • Uğur Kayagil
    Uğur Kayagil 12.03.2006 - 17:49

    HZ, MUHAMMET MUSTAFA EFENDİMİZ (S.A EĞER

    Eğer bir gün Peygamber Efendimiz ziyaretinize gelse,
    Yalnızca birkaç günlüğüne aniden çalsa kapınızı,
    Merak ediyorum neler yapacağınızı...
    Biliyorum ama
    Böylesine şerefli bir konuğa açacağınızı en güzel odanızı,
    Ona sunacağınız yemeklerin en iyisi olacağını,
    Ve inandırmaya çalışacağınızı,
    Onu evinizde görüyor olmaktan mutluluk duyacağınızı;
    Gerçekten evinizde ona hizmet etmekten alacağınız hazzı.
    Fakat söyleyin bana,
    Efendimizi evinize doğru gelirken gördüğünüzde,
    Onu kapıda mı karşılayacaksınız?
    Yoksa onu içeri almadan önce, aceleyle,
    Bazı dergileri, gazeteleri çarçabuk saklayıp
    Yerine Kur'anı mı koyacaksınız?
    Peki hala Amerikan filmlerini seyredecek misiniz televizyonda?
    Yoksa kapatmaya mı koşacaksınız aceleyle,
    O size kızmadan önce?
    Kimbilir? belki de ağzınızdan hiç çıkmamış olmasını mı dilerdiniz,
    Hatırlayamadığınız en son çirkin kelimeyi...
    Peki ya dünyalık müziğinizi, kasetlerinizi de saklayacak mısınız?
    Ve bunun yerine ortalığa,
    Kitaplarınızın raflarında tozlanmış,
    Hadis kitapları mı çıkaracaksınız?
    Hemence içeriye girmesine izin verecek misiniz?
    Yoksa teleşla ne yapayım diyerek,
    Sağa sola mı koşturacaksınız?
    Merak ediyorum:
    Eğer Peygamber Efendimiz,
    Bir kaç günlüğüne sizinle birlikte yaşasa,
    Yapmaya devam edecek misiniz,
    Her zaman yaptığınız şeyleri?
    Ailenizdeki sohbetler eski halini koruyacak mı?
    Her yemekten sonra sofra duası etmeyi,
    Yine zor mu bulacaksınız?
    Hiç yüzünüzü asmadan,
    Oflayıp puflamadan,
    Her vakit namazınızı kılacak mısınız?
    Ya sabah namazı için,
    Sıcacık yatağınızından,
    Erkanden fırlayacak mısınız?
    Peki ya yine mırıldanacak mısınız,
    Her zaman söylediğiniz şarkıları?
    Ve okuyacak mısınız,
    Her zaman okuduğunuz kitapları?
    Peki bilmesine izin verecek misiniz,
    Aklınızın ve ruhunuzun beslendiği şeyleri?
    Yoksa hiç bilmemesini mi isterdiniz?
    Şöyle diyelim ya da:
    Gideceğiniz her yere götürebilecek misiniz
    Peygamberi de?
    Yoksa birkaç günlüğüne değişecek mi planlarınız?

    Tanıştırmaktan onur duyacak mısınız en yakın arkadaşınızı onunla?
    Yoksa hiç karşılaşmamalarını mı umardınız,
    Peygamberin ziyareti bitene dek birbirleriyle?
    Şimdi söyleyin açık yüreklilikle,
    Onun kalmasını ister misiniz sizinle?
    Sonsuza dek, hep birlikte...
    Yoksa rahat bir nefes mi alacaksınız,
    Ziyareti bitip gittiğinde?
    Gerçekten bilmek ilgi çekici olabilir değil mi?
    Bilmek ve düşünmek,
    Eğer bir gün Peygamber Efendimiz ziyaretinize gelse
    Yapacağımız şeyleri...
    Eğer bir gün Peygamber Efendimiz ziyaretinize gelse,
    Yalnızca birkaç günlüğüne aniden çalsa kapınızı,
    Merak ediyorum neler yapacağınızı...


    İbrahim Sadri
    )

  • Muhammet Fatih Olgun
    Muhammet Fatih Olgun 02.03.2006 - 23:40

    s.a
    kafalarında yaşadıkları bir din (tarz) olmayan insanlar tarafından....

    Ne küstahlıklar yapılmış yazık doğrusu.

    sayıları,görevleri,mertebeleri ne olursa olsun bize yardımcılar onlar.Allahımızın bize gönderdiği emirleri bize anlatan bununlada kalmayıp yaşayarak ilk örneklik kazandıran allah indinde seçilmiş olan,allahın vermediği hiç bir gücü olmayan insanlar.hepimiz gibi yaşayıp hepimisin öleceği gibi ölen insanlar.

    bilinmeden saygı gösterilmesi zordur, bilindikten sonra saygısızlık.....

  • Doğulu İnsan
    Doğulu İnsan 26.01.2006 - 21:10

    İŞTE! ! ! GENÇLİĞE HİTABE

    Bir gençlik, bir gençlik, bir gençlik...
    'Zaman bendedir ve mekân bana emanettir! ' şuurunda bir gençlik...
    Devlet ve milletinin 7 asırlık hayatında dört devre...
    Birincisi iki buçuk asır... Aşk, vecd, fetih ve hakimiyet...
    İkincisi üç asır... Kaba softa ve ham yobaz elinde sefalet ve hezimet...
    Üçüncüsü bir asır... Allahın, Kur’an’ında 'belhümadal - hayvandan aşağı' dediği cüce taklitçilere ve batı dünyasına esaret... Ya dördüncüsü? ...
    Son yarım asır! .. İşgal ordularının bile yapamayacağı bir cinayetle, madde plânında kurtarıldıktan sonra ruh plânında ebedi helake mahkumiyet...
    İşte tarihinde böyle dört devre bulunduğunu gören... Bunları, yükseltici aşk, süründürücü satıhçılık, çürütücü taklitçilik ve öldürücü küfür diye yaftalayan ve şimdi, evet şimdi...
    Beşinci devrenin kapısı önünde nur infilakı yeni bir şafak fışkırışını gözleyen bir gençlik...
    Gökleri çökertecek ve son moda kurbağa diliyle bütün 'dikey'leri 'yatay' hale getirecek bir çığlık kopararak 'mukaddes emaneti ne yaptınız? ' diye meydan yerine çıkacağı günü kollayan bir gençlik...
    Dininin, dilinin beyninin, ilminin, ırzının,evinin, kininin, kalbinin dâvacısı bir gençlik...
    Halka değil, Hakka inanan, meclisinin duvarında 'Hakimiyet Hakkındır' düsturuna hasret çeken, gerçek adâleti bu inanışta bulan ve halis hürriyeti Hakka kölelikte bilen bir gençlik...
    Emekçiye 'Benim sana acıdığım ve seni koruduğum kadar sen kendine acıyamaz, kendini koruyamazsın.! Ama sen de, zulüm gördüğün iddiasıyla, kendi kendine hakkı ezmekte ve en zalim patronlardan daha zalim istismarcılara yakanı kaptırmakta başı boş bırakılamazsın! ' diyecek...
    Kapitaliste ise 'Allah buyruğunu ve Resul emrini kalbinin ve kasanın kapısına kazımadıkça serbest nefes bile alamazsın! ' ihtarını edecek...Kökü ezelde ve dalı ebedde bir sistemin, aşkına,vecdine, diyalektiğine, estetiğine, irfanına, idrâkine sahip bir gençlik...
    Bir buçuk asırdır türlü buhranlar içinde yanıp kavrulan ve bunca keşfine rağmen başını yarasalar gibi taştan taşa çalarak kurtuluşunu arayan batı adamının bulamadığı, Türk’ün de yine bir buçuk asırdır işte bu hasta batı adamında bulduğunu sandığı şeyi, o mübarek oluş sırrını, her sistem ve mezhebe ortada ne kadar illet varsa devasının ve ne kadar cennet hayâli varsa hakikatinin,İslâmda olduğunu gösterecek ve bu tavırla yurduna, İslâm âlemine ve bütüıı insanlığa model teşkil edecek bir gençlik...
    'Kim var? ' diye seslenilince, sağına ve soluna bakmadan fert fert 'ben varım! ' cevabını verici, her ferdi 'benim olmadığım yerde kimse yoktur! ' fikrini besleyici bir dâva ahlakına kaynak bir gençlik...
    Can taşıma liyakatini, canların canı uğrunda can vermeyi cana minnetsayacak kadar gözü kara ve o nispette usule, stratejiye uygun bir gençlik...
    Büyük bir tasavvuf adamının benzetişiyle zifiri karanlıkta, ak sütün içindeki ak kılı farkedecek kadar gözü keskin; ve gerçek kahramanlık mâdeniyle sahtesini ayırdetmekte kuyumcu ustası bir gençlik...
    Bugün komik üniversitesi, hokkabaz profesörü, yalancı ders kitabı, demagog politikacısı,çıkartma kâğıdı şehri, muzahrafat kanalı sokağı, takma diş fabrikası, fuhuş albümü gazetesi,mümin zindanı mâbedi, temeli yıkık ailesi, hasılı kendisini yetiştirecek bütün cemiyet müesseselerinden aldağı *Sistemden Atılmış Eleman*li tesiri üzerinden atabilecek, kendi öz talim ve terbiyesine memur vasıtalara kadar nefsini koruyabilecek, destanlık bir meydan savaşı içinde ve bu savaşı mutlaka kazanmakla vazifeli bir gençlik...
    Annesi, babası, ninesi ve dedesi de içinde olsa, gelmiş ve geçmiş bütün eski mümin nesillerden hiçbirini beğenmeyecek, onlara 'siz güneşi ceplerinizde kaybetmiş marka müslümanlarısınız! Gerçek müslüman olsaydınız bu hallerden hiçbiri başımıza gelmezdi! ' diyecek ve gerçek müslümanlığın 'nasıl' ını ve 'ne idüğü' nü her haliyle gösterecek bir gençlik...
    Tek cümleyle, Allahın, kâinatı yüzü suyu,hürmetine yarattığı Sevgilisinin fezâyı bütün yıldızlariyle manto gibi saran mukaddes eteğine tutunacak, ve O’ndan başka hiçbir tutamak,dayanak, sığınak tanımayacak ve O’nun düşman larını ancak kubur farelerine lâyık bir muameleye tâbi tutacak bir gençlik...
    İşte bu gençliği, bu gençliğin ilk filizlerini karşımda görüyorum.Şekillenmesi,billurlaşması için 30 küsur yıldır, devrimbazlık kodamanların viski çektiği kamış borularla kalemime ciğerîmden kan çekerek yırtındığım, paralandığım ve zindanlarda süründüğüm bu gençlik karşısında, uykusuz, susuz, ekmeksiz, başımı secdeye mıhlayıp bir ömür Allaha hamd etme makamındayım. Genç adam! Bundan böyle senden beklediğim şudur: Tabutumu öz ellerinle musalla taşına koyarken, Anadolu kıtası büyüklüğündeki dâva taşını da gediğine koymayı unutma ve bunu tek vasiyetim bil!

    Allah’ın selâmı üzerine oIsun...

    Surda bir gedik açtık; mukaddes mi mukaddes!
    Ey kahbe rüzgâr, artık ne yandan esersen es! ..

    Allah’U AkHBAR! ! ! ! !

    Necip Fazıl Kısakürek...

  • Beyza
    Beyza 02.12.2005 - 16:48

    Size sesleniyorum Frau Ritter Muhammedde bir peygamberdir :))

  • Nerminözdemir
    Nerminözdemir 02.12.2005 - 16:30

    birşeyler okurken rastgeliverince,ruhumun üzerine birden gökler inivermiş de paramparça olacakmış zannettiğim kelime.birtekinin,çarıklarını taşıyan hizmetçisi olmanın,dünyanın servetlerine bedel olduğu insanlar.

  • İlyas Şimşek
    İlyas Şimşek 20.11.2005 - 02:11

    Allah'ın emirlerini ve yasaklarını insanlığa bildiren kutlu insanlar.

  • Omur Aslan
    Omur Aslan 10.09.2005 - 19:32

    allahın elçisi

  • Hayat Suyu
    Hayat Suyu 21.08.2005 - 12:46

    Çoban.

  • Yaşam Aslan
    Yaşam Aslan 03.08.2005 - 00:53

    Elçi,resul..
    Allah'ın elçileri....

  • Özgür Çelik
    Özgür Çelik 30.04.2005 - 12:06

    insanı kirlerinden arındıracak testiyi taşıyanlar...

  • Hakan Yıldız
    Hakan Yıldız 23.04.2005 - 12:49

    Allah'ın yeryüzündeki elçileri. İnsanların en en en üstünleri. Her türlü hatadan arınmış insanlar. Bunların en büyüğü de bizim peygamberimiz. Muhammed (S.A.V.)

  • Ömer Özcan
    Ömer Özcan 27.01.2005 - 10:43

    'PEYGAMBERLİK TAVRI, MANTIĞIN ÖTESİNDE BİR TAVIRDIR'

    İmam-ı Gazali

  • Elif Cevahir
    Elif Cevahir 16.01.2005 - 19:31

    En büyük inkilapcilardir...