Kültür Sanat Edebiyat Şiir

kandil sizce ne demek, kandil size neyi çağrıştırıyor?

kandil terimi Cem Nizamoglu tarafından 13.05.2003 tarihinde eklendi

  • Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim
    Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim 23.04.2015 - 12:02

    kandil li yazmayı kaldır yüzünden
    alırım dedinde döndün sözünden,
    diye devam eder gider bu kayseri türküsü...

  • Bilim Toker
    Bilim Toker 01.05.2014 - 12:56

    Kandil ALLAH'ın bize emanet ettiği özel günlerdir ve hepsinin bir hikayesi vardır.Bunları bilip öyle davranalım ki sonra mutluluğa kavuşalım.

  • Son Damla Gözyaşı
    Son Damla Gözyaşı 24.01.2013 - 22:26

    Müslüman örf ve törelerine göre, dince kutsal sayılan olayların yıldönümlerine rastlayan günlere verilen ad. Böylece kutsal günlerin gecelerinde eskiden kentlerde cami, mescit ve benzeri yerler genellikle kandillerle donatıldığından, bu kutsal günlere bu ad verilmiştir. Kandil günlerinin kutlanmasının Abbasî Hilafeti ile başladığı tahmin edilmektedir. Dinî gün ve gecelerin kutlanmasının başlangıçta bir bayram hevesi ve anlayışı içinde olduğu, fakat zamanla ve dinî baskı ile bu gün ve gecelerin mistik bir hüviyet kazandığı bilinmektedir. Anadolu Türklerinde kandil günlerinin kutlanması hakkındaki bilgilerimiz, Mevlit ile ilgili bulunmaktadır. Kandil gecelerinde camilerin, özellikle minarelerin donatılması, III. Murat devrine rastlamaktadır. Mevlit törenleri ise Sultanahmet Camii’nin tarihi ile beraberlik göstermektedir. Bu dinî günlerde, küçüklerin büyükleri ziyaretleri, kandilini kutlama âdetleri sürmektedir. Bu gibi gecelerde Kuran ile birlikte, genellikle Süleyman Çelebe’nin Mevlit’i ve ilâhiler okunur. Müslümanların kutsal saydığı kandil geceleri şunlardır: Mevlit Kandili (12 Rebiülevvel) , Regaip Kandili (Recep ayının ilk Cuma gecesi, Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece) , Miraç Kandili (27 Recep) , Beraat Kandili (15 Şaban) ve Kadir Gecesi (27 Ramazan) .

  • Necmettin Yılmaz
    Necmettin Yılmaz 14.08.2012 - 23:46

    Kandiliniz mubarek olsun efendim.

  • Mete Esin
    Mete Esin 04.02.2012 - 01:28

    İSLÂM’IN KANDİLLERİ...

    Kandiller, zamanla ve bir evrim sonucunda İslâm’a monte edilmiş ve artık kutsal sayılan günlerdir. İslâm’da, en çok bilinerek önem verileni Kadir olmak üzere beş Kandil bulunmaktadırlar. Bunlar; Mevlid, Regâip, Mîraç, Berat ve Kadir adlarıyla sıralanmaktalar. Ancak, Mîlât’tan on gün kısa olan Arap takvimine göre bu sıralama, yıldan-yıla değişebilmektedir de.
    Konuya kandil denen aydınlatma aracından girelim... Bunun aslı olan candela (okunuşu kandela) , Latince yâni Roma dilinden geliyor. Buradan Araplar alıp kındil demişler; biz Türklerse sözü onlardan almış ve kandile çevirmişizdir. Belli bir yaşın üstünde olup, köy ve kasabalarda yetişmiş olanlar kandil görmüşlerdir. Kandil camsız bir âlet olup gaz lâmbasından daha basittir. Bâzı kandillerse, âdetâ fitilli bir çanaktan ibârettirler. İlk kandiller pişmiş topraktan yapılmış, sonra şekilden-şekle girmişlerdir. Târihte; taş, kurşun, cam, seramik, tunç, gümüş, altın gibi çeşitleri görülmüşlerdir. En sonundaysa tenekeden ve camlı yapıldığı görülmüştür. Kandiller sıvı yağları, daha çok da zeytinyağını yakmışlardır. Elektriğin yaygın olarak kullanıldığı günümüzde, câmilerin kubbe veyâ tavanlarında, kandil niyetine bunun benzeri elektrik lâmbalarını gene de görebiliriz. Bunlar artık, o mekânların süs unsurları da sayılmaktadırlar.
    Buradaki asıl konumuz olan Kandil günlerine gelince... Henüz elektrik bulunmadan önce, yukarıda andığımız kutsal günlerin gecelerinde, câmi veyâ mescit gibi yerlerde kandil yakıldığından, böyle gecelere de “Kandil” denmeye başlanmıştır. Kandillerin en ünlüsü, kuşkusuz Kadir (Arapça kadr) gecesi olur. Ramazan’ın 27. gününe rastlayan bu gece, İslâm için son derecede önem taşımaktadır. Kuran’ın beş âyet(cümle) lik Kadir sûresi, Kuran’ın bu gece tebliğ olunmaya başlandığını bildirmektedir. Aynı âyete göre, Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Kadir gecesi Ramazan ayı içindedir ama, aslında bunun günü belli değildir. Buna rağmen, daha sonra konuyu irdeleyen İslâm yorumcuları, bâzı hadislerden çıkardıkları sonuçla Kadir gecesinin, Ramazan’ın 27. gününe rastlaması lâzım geldiğini ileri sürmüşlerdir. İddiâyı doğru kâbul eden İslâm toplumları, daha sonra günümüze kadar ve dâimâ aynı tez doğrultusunda hareket etmiştir.
    Mevlit (Arapça mevlid) Kandili... Aslı gene Arapça olan mevlit kelimesi; doğum, doğum yeri veyâ doğum zamânı demek olur. Kandilin konusu olan mevlit ise Hz. Muhammet’in doğumudur ki, ilk olarak Fâtımîler(Mısır) döneminde din törenleri düzenlenerek kutlanmıştır. Geniş çapta kutlamalar ise, Selçuklular dönemine rastlamaktadır. Mevlit adına kutlamalar bundan sonra ve yavaş-yavaş bütün bir İslâm toplumuna yayılmıştır. Şu var ki, işin içine kültür girince her toplum Mevlit’i kendine göre yoğurmuştur. Tıpkı İslâm’ın asıl akîdeleri gibi, Mevlit de her toplumda farklı algılanarak, farklı-farklı yorumlanıp, farklı da uygulanmıştır. Mevlit günleri için, değişik İslâm ülkeleri dillerinde manzum övgüler (manzûme) yazılmıştır. Bunlar, ayrıca bestelenerek Kandil günlerinde okunmuşlardır. Ülke’mizde yazılan mevlitlerin en ünlüsü Süleyman Çelebi’ninkidir. Bu, o derecede tutulmuş ve o derecede tutunmuştur ki, bugün, diğerlerinin metnini değil varlığını bile bilmemekte, Mevlit manzûmesini Süleyman Çelebi’nin yazdığından ibâret sanmaktayızdır. Mevlit Kandili, bizde Osmanlı’nın III. Murat döneminden sonra kutlanmaya başlanmış, bundan sonraysa İslâm’a yerleşip-kalmıştır.
    Regâip (Arapça regâib) Kandili... Regâib Arapçada, çok aranan, çok istenen demektir. Bu kandil, Âmine Hâtun’un Hz. Muhammet’e hâmile kaldığı gecenin yıldönümünü anlatır. İslâm toplumunda mübârek sayılan günlerdendir. Bu gece dahi, diğer kandiller gibi, dualarla ve genel ibâdetle geçirilir. Böyle bir gecenin (aslında bir günün tamamının) kutlanması, tabiî ki Hz. Muhammet’in tebliğlerinden değildir. Nitekim, İslâm içinde söz sâhibi olmuş bâzı kişiler, böyle bir kutlamanın yanlış ve yakışıksız olduğunu düşünmüşlerdir. Bugün de böyle düşünenler bulunmaktadırlar. Târih bilimi de, olayın târih olarak doğruluğunu zâten onaylamamaktadır.
    Mîraç (Arapça mîrac) Kandili... Arapça mîrac; merdiven, yükselme, göğe çıkma gibi anlamlar taşır. Burada, Hz. Muhammet’in İslâm inanışında gökteki Allah katına çıkışı anlatılır. Olay, Mesçidi Haram’dan Mesçidi Aksâ’ya gidiş gibi de yorumlanır. İddiâlı bir söylentiye göreyse, Hz. Muhammet Burak adındaki beyaz bir atla Mesçid’i Aksâ’ya varmıştır. (Burak gökte hareket edince, buna göre onun kanatlı olduğu ve uçtuğu var sayılmaktadır.) Önceki bütün peygamberler orada beklemektedirler ve Kendisi’ni saygıyla karşılamışlardır. Hz. Muhammet, bundan sonra da aynı Burak’la göğün yedinci katına varmıştır. Orada, Allah’a iki yay boyu yaklaşmış, O’nunla konuşmuş, cennet ve cehennemi görmüştür. Mîraç denilen olay, İslâm dünyası içindeki belli tartışmalardan birinin konusudur. Bâzıları göğe çıkmayı ciddîye almamakta, bunu bir rüyâ olarak kabûl etmektedirler. Onlar, Hz. Muhammet’in bedeniyle değil ama rûhuyla Miraç’a çıkmış olabileceğini düşünmektedirler. Hz. Muhammet’in yatağının Mîraç gecesi sabahında ıslak bulunmuş olması, O’nun geceyi yatağında geçirip-terlediği şeklinde izah edilmiştir. Diğer bir kısım İslâm tasavvufçularıysa, Mîraç olayını tümden reddetmektedirler. Onlara göre böyle bir olayın yaşanması aslâ mümkün değildir. Bu durum, akla ve dünyâ gerçeğine uymaz. Mîraç olayı işte böylesine tartışmalı bir konudur. Fakat sonuç itibarıyla Mîraç da İslâm’ın mübârek gecelerinden sayılmakta, bu gece de duâ ve ibâdetlere vesîle olmaktadır.
    Berat (Arapça Berâet) Kandili... Arapçadaki berâet, bildiğimiz beraatın aslıdır. Özgür bırakma, kefil olma gibi anlamları vardır. Hz. Muhammet’e peygamberliğin tebliğ edildiği gün olarak kutlanır. Berat kandili, bağışlanmayla mânen kurtulma gecesi sayılmaktadır. Önceki Kandillerdeki gibi, bu gece de duâ ve ibâdetlerle geçirilir. Aynı dînî törenler uygulanır.
    Anlaşılmış olacağı üzere… Kandiller, kaynaklarını Kuran’dan almamış olsalar bile, Kuran’a inananların, daha sonra ibâdetlerin üstüne koydukları düşüncelerin kurumlaşmasıyla ortaya çıkmışlardır. İslâm akâidine (inanç ve tapınma kurallarına) katılmışlardır.

    Mete Esin

  • Hüseyin Gezer
    Hüseyin Gezer 06.09.2010 - 14:30

    Beyin karanlıksa,yürek karanlıksa,Allah'ın peşinden değilde-Allah'ın önünde gitmeye çalışan Hocanın peşinden gidenleri kandil nasıl aydınlatır? ! ..

  • Murat Akdeniz
    Murat Akdeniz 24.07.2010 - 18:03

    her kandilin kendine göre bir özü var peygamber efendimize gelen her vahiler kandil aksamları gelmiştir ALLAH HERKESE KANDİL AKSAMLARINI DOYA DOYA YASAMAYI NASİP ETSİN..

  • Luci Lucifer
    Luci Lucifer 16.09.2009 - 17:35

    helva helva helva:D

  • Onur Bilge
    Onur Bilge 08.03.2009 - 19:59

    TOPRAK KANDİL

    Yakıtı azalmış bir toprak kandil
    Sevgilere mezar, şiirimsi dil...
    Biter sürükleniş, zoraki kros
    Yakındır yolculuk, sallanır mendil!

    Onur BİLGE

    http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp? sair=42021&siir=601722&order=oto

  • T£k Bir
    T£k Bir 07.03.2009 - 13:04

    'Ümmetimden bir müslüman benim doğuşuma sevinipte bu sevincinden dolayı bir dirhem hediye olarak harcarsa Allah yolunda som altından bir dağ harcamış sayılır ve Benim doğuşuma sevinen mümine kıyamet günü şefaat edeceğim...'

    Muhammed'e muhabbetten, kâinat oldu hâsıl,
    Muhammedsiz muhabbetten ne hâsıl...

  • Yaşar Özcan
    Yaşar Özcan 26.09.2008 - 20:53

    elektrikten önceki aydınlatma aracı

  • Oğuz Han
    Oğuz Han 03.07.2008 - 23:49

    1 lanet olası yer
    2 :) dua
    3 :) annemi arayıp kandilin mübarek olsun dediğim zaman
    4 :) nasreddin hoca(en çok onun hikayelerinde geçiyor sanıyorum)

  • E K
    E K 27.08.2007 - 15:15

    arkadaşlar KANDİL demekten vazgeçelim..

    zaten anlamını bilmediğimiz bir sürü kelimeyi olmadık yerlerde kullanıyoruz.
    kandil, vaktiyele bu mübarek gecelerde cami minareliri aydınlatılması amacıyla kullanılırdı. ordan kalan bir alakasızlık.

    bu akşam kandil denilmez. bu akşam berat gecesi denir.
    nasıl kadir gecesine kadir gecesi denirse
    berat gecesi, miracgecesi diye denir..

    bilinçli olalım bilinçili konuşalım

  • Bahtinur Cano
    Bahtinur Cano 09.08.2007 - 22:16

    alemleri aydınlatan, bir lamba değil, o devirde yaşamış alimlerdir. çünkü onlar kandilden de kandildir

  • Bahtinur Cano
    Bahtinur Cano 09.08.2007 - 22:14

    Allah(c.c) öyle merhametli ki,
    biz günahkar kullarına lütfettikçe lütfediyor. kandiller, biz günahkar kullara verilmiş mukaddes hazinelerdir.

  • Leyla Gül
    Leyla Gül 30.04.2007 - 16:56

    ''kandiller yana yana
    dervişler döne döne..'

    biz mi efendim..?
    ateşten geçe geçe..

  • Haydar Sevimsiz
    Haydar Sevimsiz 29.04.2007 - 03:17

    sen kandili görmüyorsun
    kandille neyi göreceksin?

  • Can Can
    Can Can 30.03.2007 - 15:07

    BİR GECE

    Ondört asır evvel, yine böyle bir geceydi,

    Kumdan, ayın ondördü bir Öksüz çıkıverdi!

    Lâkin, o ne hüsrândı ki: Hissetmedi gözler;

    Kaç bin senedir, halbuki bekleşmedelerdi!

    Nerden görecekler? Göremezlerdi tabiî

    Bir kerre, zuhûr ettiği çöl, en sapa yerdi.

    Bir kerre de, mâmûre-i dünyâ, o zamanlar.,

    Buhranlar içindeydi, bugünden de beterdi.

    Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta;

    Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi!

    Fevzâ bütün âfâkına sarmıştı zemînin.

    Salgındı, bugün Şark'ı yıkan, tefrika derdi.

    Derken büyümüş, kırkına gelmişti ki Öksüz,

    Başlarda gezen kanlı ayaklar suya erdi!

    Bir nefhada insanlığı kurtardı O Mâsum,

    Bir hamlede kayserleri, kisrâları serdi!

    Aczin ki, ezilmekti bütün hakkı, dirildi;

    Zulmün ki, zevâl aklına gelmezdi, geberdi!

    Âlemlere rahmetti, evet, şer–i mübîni,

    Şehbâlini, adl isteyenin yurduna gerdi.

    Dünya neye sâhipse, O'nun vergisidir hep;

    Medyûn O'na cem'iyyeti, medyûn O'na ferdi.

    Medyûndur O mâsûm'a bütün bir beşeriyyet...

    Yârab, bizi mahşerde bu ikrâr ile haşret.


    Mehmed Âkif ERSOY

  • Meryem Türkeri
    Meryem Türkeri 27.07.2006 - 17:41

    Bu gün bütün arkadaşlarımızın regaip kandili mübarek olsun...

  • Selma Doğan
    Selma Doğan 27.07.2006 - 14:40

    Değerli Müslüman Türk Kardeşlerim,
    Yüce Mevlâya Hamd-ü senâlar olsun ki, bizleri yeni bir manevi mevsime; Üç Aylar'a ulaştırdı. Üç aylar denilince toplumumuzda, kameri aylardan olan Recep, Şaban ve Ramazan ayları kastedilir. Peygamberimiz Hz. Muhammet (s.a.s.) Üç Aylar'a işaret ederek şöyle dua ederdi: 'Allah'ım, Recep ve Şabanı bize bereketli kıl ve bizi sağlıkla Ramazan'a kavuştur.' Bu vesileyle bizler de manevi zenginliklerle dolu olan bu mana ikliminin hakkımızda hayırlara vesile olmasını Allah'tan niyaz ederiz.

    Bu sene 29 Ağustos 2003 Cuma günü Üç Ayların ilki olan Recep ayına girmiş bulunuyoruz. Recep ayının ilk Cuma gecesi olan 28 Ağustos Perşembe'yi Cuma'ya bağlayan gece de mübarek Regaip Kandilidir.

    Regaip Kandili; Mü'minlere Allah'ın rahmetinin bol verildiği, yapılan dua ve ibadetlerin kabul edildiği gece demektir. Regaip Kandili; Miraç, Berat Kandillerini, özellikle Ramazan ayını ve bu ayda bin aydan daha hayırlı Kadir Gecesini, ayrıca da Ramazan ve Kurban Bayramlarını müjdeleyen mübarek bir gecedir.

    Bu gece, yalvarış ve yakarışların Yüce Mevlâ'ya sunulduğu ve O'nun rahmetinden af istenildiği umut, huzur ve müjde gecesidir. Gönül dünyamızı bulandıran haset, kin, düşmanlık gibi kötü duygulardan te-mizleyelim. Aramızdaki dargın ve küskünlükleri kaldıralım. Birbirimize sevgi ve saygı ile yaklaşalım. Etrafımızı saran düşmanlıklara karşı birlik ve beraberlik içinde olalım. Müslümanların selameti, dünyada birlikte yaşamak zorunda olan tüm insanlığa barış ve hoşgörünün sağlanması için Cenab-ı Hak'ka samimi olarak dua edelim.

  • Selma Doğan
    Selma Doğan 27.07.2006 - 14:36

    bugün regaip kandili...........kandilimiz mübarek olsun

  • Sezgin Yeşiltaş
    Sezgin Yeşiltaş 02.01.2006 - 16:33

    Arapça kökenlidir, türkçede kullanımı çok azdır. Mum demektir. İngilizce'ye de geçmiştir. Candle şeklinde yazılır.

  • Camaaaa
    Camaaaa 31.08.2005 - 12:29

    bugün..
    herkesin kandili mübarek olsun.

  • Nilay Aytek
    Nilay Aytek 31.08.2005 - 11:08

    tüm site üyelerinin ve çalışanlarının kandili mübarek olsun...

  • Murat Akman
    Murat Akman 17.08.2004 - 18:16

    Andolsun size kendinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir.
    O, size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatlidir, merhametlidir.'
    (Tevbe Suresi, 128)



    Allah (c.c) katında zamanların değerleri birbirine eşittir. Ancak öyle zamanlar vardır ki o zamanlarda öyle hadiseler olur kİ, o vakte diğer zaman dilimlerinden daha üstün bir değer kazandırır. Receb-i şerîfin ilk Cuma gecesine isabet eden Regâib Gecesi'de bu müstesna zamanlardan biridir. Cum'a geceler böyle kıymetli vakitlerden biridir.Regaib Gecesi gibi iki kıymetli gecede biraraya gelince, bu gece dahada bir kıymetli oluyor. Bu gece, yalvarış ve yakarışların Yüce Mevla'ya sunulduğu ve O'nun rahmetinden af istenildiği umut, huzur ve müjde gecesidir.

    Allah Teâla'nın kullarına lütfunun çokluğu, kereminin bolluğu ve pek çok günahkarı bağışlaması sebebiyle bu geceye Regaib Gecesi' adı verilmiştir. Bu gecenin bu değeri nereden kazandığı hususunda değişik rivayetler bulunmaktadır. Bunlardan biri; Hz.Amine validemizin böyle bir gecede Resulullah (s.a.v) 'e hamile olduğunu anladığıdır.


    Sevgili Peygamberimiz (s.av) Regaib gecesinin içinde bulunduğu Recep ayında çok dua ederr, namaz kılar, oruç tutar, iyiliklerin her çeşidini yapar, sadaka vermeye özen gösterirdi. Resulullah (s.a.v) 'in Receb'in ilk perşembe gününü oruçla geçirdiği ve cuma gecesinde, bu kandil gecesine mahsus olmak üzere on iki rekât namaz kıldığı kabul edilir. Regâib gecelerinde dua etmek, tevbe ve istiğfarda bulunmak, bu geceyi kutsal kabul etmek suretiyle çeşitli ibâdetlerle geçirmek, genel olarak alimler arasında kabul görmüştür.

    İdrak ettiğimiz mübarek Regaib Kandilşi vesilesiyle, ruhumuzu karartan kötü duygu ve düşünceleri kalplerimizden atalım. İbadetin zevkinden bizi mahrum eden nefsin kötü arzularını frenleyelim. Gönül dünyamızı bulandıran haset, kin, düşmanlık gibi kötü duygulardan temizleyelim.


    Bu geceyi nasıl karşılmak, nasıl ihya etmek gerekir?

    Bu gece, oruçlu olarak karşılanmalıdır.
    Bu gece, kazâsı olanın hiç değilse bir günlük kazâ namazı kılması, çok iyi olur.
    Bu gecenin ihyâsı, yatsı namazıyla sabah namazını camide cemaatle kılmakla olur. Bu, gecenin ihyâsıdır. Bütün günün ihyâsı bu... Yatsı namazı ile sabah namazını camide kılmak, o günün, o gecenin ihyâsı demektir. İnsan sabahlara kadar, akşamlara kadar ibadet etmiş gibi sevab kazanır.
    Bir başka ihyâ şekli zikir..... 'Lâ ilâe illallah', 'Allahümme salli alâ seyyidinâ muhammedin ve alâ âli seyyidinâ muhammed', 'Estağfirullah', 'Sübhànallah', 'Elhamdü lillâh', 'Allahu ekber', 'Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm', 'Allah' gibi sözler mübarek kelimelerdir, cümleciklerdir. Bunları zikretmek çok sevabdır..
    Bazı namazlar vardır,
    Peygamber Efendimiz (s.a.v.) kılmıştır. Bunlardan birisi de tesbih namazı'dır.
    Regâib gecesi, akşamla yatsı arasında: 12 rek'at 'Hacet namazı' kılınır.
    Hacet Namazı:

    2 rek'atte bir selâm verilerek kılınır.
    Fâtiha-i şerîfeden sonra her rek'atte 3 'İnnâ enzelnâhü...', 12 İhlâs-ı şerîf okunur.
    Namazdan sonra 7 Salât-ı Ümmiye okunup secdeye varılır.
    Salât-ı Ümmiye:
    'Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedinin-nebiyyil-ümmiyyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim'
    Secdede 70 defa: 'Sübbûhun kuddûsün rabbünâ ve rabbül-melâiketi ver-rûh' okunur.
    Secdeden kalkıp 1 defa: 'Rabbiğfir verham ve tecâvez ammâ ta'lem. İnneke entel-eazzül-ekrem' okunur.
    Tekrar secdeye varılıp yine 70 defa 'Sübbûhun kuddûsün rabbünâ ve rabbül-melâiketi ver-rûh' okunur.
    Secdeden kalkıp duâ yapılır.
    Duâda Hz. Allâh'a şu şekilde de ilticâ etmelidir: 'Allâhümme bârik lenâ recebe ve şa'bân. Ve bellığnâ ramazân'