Kültür Sanat Edebiyat Şiir

okul sizce ne demek, okul size neyi çağrıştırıyor?

okul terimi Erdal Canbulat tarafından 24.05.2001 tarihinde eklendi

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 29.04.2010 - 12:24

    72 milyonluk bu ülkede,düzenlı olarak kitap okuyanların sayısı 25-30 bin.Haydi kızlar okula(!) da...e ya sonra...hoppp,popüler kültür(ün) süzlüğün kucağına oldu mu ya?

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 14.04.2010 - 20:02

    İlk okul.
    Kara tahta.
    Tek tip önlük.
    Tek tip insan.
    Yetiştirilmeye çalışılan.
    Sormayan
    Sorgulamayan.
    Tek tip öğrenci.
    Tornada üretilmiş gibi.
    Birbirinin aynısı
    Çağdaşlığın,çağdışılığı
    Kara tahta
    Tek tip önlük
    Tek tip insan
    Değişmeli artık...

  • Melda Gül Ve Diken
    Melda Gül Ve Diken 09.05.2009 - 16:33

    Bana yanagımı hatırlatır.Birgün ödevimi yapmadıgım icin ögretmen bozuntusu bana tokat atmıştı hiç unutamam.Okul benim için nefret deposudur

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 23.04.2009 - 01:54

    Öğretmenin vurduğu yerde gül bitermiş.Yok ya.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 23.04.2009 - 01:51

    Eti senin,kemiği benim hocahanım.Yani,bu ufaklığı al çalışmaz,yaramazlık yaparsa sen işini bilirsin. vah! Benim çocukluğum.Çok dayak yedim.

  • Oğuz Büyükçıngıl
    Oğuz Büyükçıngıl 10.02.2009 - 18:30

    Okul bence hapisanedir ve ne verdigi belirsiz bir çukurdur adeta kısıtlar küçük zekaları bırak soruları devam et hayata bir inek gibi otlanma da kalk ayağa.

  • Natasa Balkova
    Natasa Balkova 27.10.2008 - 15:58

    bence okul bir mağaza...burda bütün istediklerimizi alırız..

  • Gonca Tamuzun
    Gonca Tamuzun 11.09.2008 - 15:12

    okul annemizin şafkatli kollarından çıkıp öğretmenlerimize sığındığımız bizleri hayata hazırlayan ikinci yuvamızdır...!

  • Sevda Deniz
    Sevda Deniz 16.08.2007 - 18:09

    'Büyük devletlerin hükümetleri, insanlarını kendine bağlamak, onları korkutmak ve diledikleri işe sürmek için iki yola başvururlar. Biri; kaba bir yol - ordu - öteki daha zekice bir yol; okul.'
    Nietzsche

  • Selin
    Selin 06.04.2007 - 00:39

    'Baba beni okuldan al'kampanyası başlattım.

  • Ceren
    Ceren 09.03.2007 - 17:24

    ölüm dediğin nedir ki? sonu olmayan tatil;
    okul dediğin nedir ki? gençliği öldüren katil... :)

  • Mesut Tunç
    Mesut Tunç 28.12.2006 - 12:19

    okul hayatın başlangıcı demek yasine tavsiyemdir

  • Seyhan Kurt
    Seyhan Kurt 19.11.2006 - 17:00

    liseden sonrası olmaması gereken şey

  • Aylin Güzeldere
    Aylin Güzeldere 05.11.2006 - 23:56

    her zamanki gibi okul iste okul yine yarin gitmeliyim:S:D

  • Kadir Dikmen
    Kadir Dikmen 03.11.2006 - 19:23

    okulun ismi deniştirildi
    okul bir ögretim yuvası

  • Emir Oysa
    Emir Oysa 13.10.2006 - 14:38

    okul sewnın gıbı salakları egıtmek ıcın kullanlınan bır mekabndır tammı

  • Ra
    Ra 08.10.2006 - 22:09

    O.......dan Sonra gelen harf.....Ö
    K.......dan Sonra gelen harf.....L
    U.......dan Sonra gelen harf.....Ü
    L.......den Sonra gelen harf.....M
    budur iste ;)

  • Suna Sarılale
    Suna Sarılale 25.09.2006 - 22:45

    insan fırınında bir departman...

  • Cem Sagol
    Cem Sagol 25.09.2006 - 22:08

    ne mezunusun sen..............
    abi ben okumaya çok hevesliydim........ama ilkokulu tam bitirdim askere aldılar.......

  • Deniz Yılmaz
    Deniz Yılmaz 19.09.2006 - 23:00

    keşke eskiye dönebilsem lise yıllarına dönmek isterdim çok:(:(

  • Ömer Afacan
    Ömer Afacan 19.09.2006 - 22:59

    kim demiş ki okul okumak kolay diye.. ben hesbını yaptım bu yılla birlikte okullarda geçen süre hayatımın %70 i civarında..(17yıl) peki sonuç ne olacak diye kendime sorduğumda net bir cevap veremiyorum bu soruya...şuan ilk okula başladığım gün geldi aklıma, ne kadar da heyecanlıydım nasılda sevinçliydim..hele okumayı öğrenmeye başlayınca kızaran elma heyecanı yokmu,hiç bir şeyle değişilmez.. köyde okudum ilk üç sınıfı, daha sonra şehire geldim hep pekiyi olan derslerim bir anda eniyi not orta olan bir karneye dönüştü..test yapmıştı öğretmen, ne anlarım ne bilirim ben testi, aldım boşlukları bir güzel dordurdum nerden bilebilirdim hayatımın geri kalanında hep testlerle boğuşacağımı.. bu bir alıştırmaymış meğer... günlerce çalışıp çok güzel bir ödev hazırlamıştım,heyecandan anlatamadım tabi elim ayağıma dolaştı testte oluğu gibi gene dayakla sonuçlandı buda.. daha sonra alıştım tabi..daha sonra orta okul başladı orayada aşılmam uzun sürmedi teşekkür taktir derken orta üçe geldim fen lisesi sınavlarına gireceksiniz bu yıl dediler,başlamıştı yine testler boğucu bir çalışma dönemi,çalıştım çalıştım ama testte olan anti patim nedeni ile birazda boşvermişlikte vardı bunda sınavı kazanamadık...yok efemdim süper liseye gideceksin dediler amenna dedik baş vurduk diploma notu 3.96 idi 4.00 olması gerekiyormuş almadılar...onada amenna doğru düz liseye..işte başladı şamata...nasıl bir sınıftı yarabbi keşke aynı ortamda tekrar okuyabilsem..derken günler aylar yıllar geçti son sınıfta olduğumuz yıl deprem şoku yaşadık ve öss sınavı geldi çattı.. hadiii ilk yıl kazanamadık tabi hiç çalışmadık suçu depreme attık..ikinci deneme için yol göründü doğru dershaneye, testlerle boğuşma dönemi tekrar başladı yarabbi nasıl bir eziyetti allah gireceklere sabır versin... o yıl da kazanamadım.. gelecek yıl derken tekrar dershaneye yine testler yine sorular çöz babam çöz... ama bu sefer işe yaradı ve kazandık... üniversite ne bela yer arkadaş kazanacaklara allah kolaylık versin... yok çanın altında kaldın yok üstüne çıktın...ben genelde altında kaldığım için derslerden kaldım...ne oldu sanuçta okul bir yıl daha uzadı...oldu 5 yıl...ama bu yıl kararlıyım bitecek bu okul....gelelim sonuca ne olacak peki bitince,haydi yine sınav yine testler yine çalışmalar...çöz baba çöz...kpss denen şeyle uğraşacaz...bu gün düşünüyorumda ilkokula başladığım gün yaşadığım heyecan ve sevinç galiba büyük bir hataydı....

  • Korcan Karaokçu
    Korcan Karaokçu 19.09.2006 - 18:31

    BAAAAAKKKK

    5 ALDIM KARNEMDE;

    FEN 1 :)
    SOSYAL 1 :)
    TÜRKÇE 1 :)
    MATEMATİK 1 :)
    RESİM 1 :)



    1+1+1+1+1=5 5ALDIM OLEYYYYYYYYYY :))))))))))))))))

  • Buse Acar
    Buse Acar 18.09.2006 - 16:23

    bugün okullar açıldıııııııııı! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! =) çok mutluyum arkadaşlarımı, okulumu ve öğretmenlerimi özlemişim
    bazen oderslerden bıksakta okulu güzel yapan çok şey var...
    okulsuz hayat bence boş! ! !

  • Mustafa Nihat Malkoç
    Mustafa Nihat Malkoç 16.09.2006 - 14:35

    ZİLLER ÇALACAK! ...

    M.NİHAT MALKOÇ

    Eğitim hayatın olmazsa olmazlarından birisidir. İnsanları birbirinden ayıran ve onlara özellik kazandıran şüphesiz ki aldıkları eğitimdir. Eğitimli insan her zaman itibar görür, görmeye de layıktır. Kız olsun, erkek olsun toplumda itibar görmek isteyen herkes, iyi bir eğitim almak mecburiyetindedir. Aksi halde kişiler sıradanlıktan kurtulamazlar.

    Hayatımızda en çok konuşulan konu eğitimdir. Evlerde, işyerlerinde ve dost meclislerinde eğitim hayatını masaya yatırırız hep... Çocuklarımızın eğitiminde karşılaşılan problemleri konuşuruz. Bu konu her zaman zihnimizi meşgul eder. Çünkü insanların hayatında en önemli şey çocuklarıdır. Onlara daha iyi bir gelecek hazırlamak için çırpınıp dururuz. Onun içindir ki eğitim gündemimizin birinci maddesi olmaya devam etmektedir.

    Mademki eğitim, hayatımızın her anını kapsıyor, her fırsatta bu konuda konuşup tartışıyoruz, peki neden eğitimin önündeki engelleri ve problemleri kaldıramıyoruz? Bu sorunun cevabını vermek ve gereğini yerine getirmek boynumuzun borcudur. Zira yepyeni bir yüzyıla, yepyeni bir binyıla girdik. Bu tarihi dönemeç eğitimle taçlanacaktır. Fakat eğitimle kastettiğimiz, sırf okuryazarlık değildir. Okuryazar olmak asla yeterli değildir. Onun içindir ki beş yıllık zorunlu eğitim, sekiz yıla çıkartılmıştır. Liseler dört yıl olarak yeniden yapılandırılmıştır. Gelecek yıllarda 12 yıl zorunlu eğitim gündeme gelecektir. Çünkü çağdaş dünyayla yarışabilmek için buna mecburuz. Fakat eğitimi sene sayısıyla değerlendiremeyiz. O yılların içinin hakkıyla ve layıkıyla doldurulması gerekir.

    Sekiz yıllık zorunlu eğitime geçilmesi Türkiye için bir devrimdir. Fakat ülke olarak buna hazır değildik. Çok büyük sıkıntılar yaşandı bu süreçte.. Derslik, araç gereç ve öğretmen eksiklikleri büyük boyutlara ulaştı. Fakat ‘Eğitime Yüzde Yüz Destek’ projesiyle eğitime harcanan paraların vergiden düşürüleceğine dair kanun çıkarılarak eğitim yatırımları teşvik edildi. Hayırsever işadamları bu kampanya çerçevesinde bugüne kadar görülmemiş bir miktarda okul ve derslik yaptırdı. Sorunlar bir hayli azaldı. Lakin bu demek değildir ki yeni öğretim yılına sorunsuz başlıyoruz. 15 milyonluk bir öğrenci kitlesinin olduğu bir ülkede eğitim sorunlarının olmasından daha doğal ne olabilir ki! ...Mühim olan meseleleri iyi niyetle ve gayretle asgari zamanda çözüme kavuşturmaktır.

    Eylülle birlikte çiçekler solarken, yapraklar dökülürken, okullarımızda güller açılmaya başladı. Yok olan tabiat güzellikleri yerini çocuklarımızın şirin gülücüklerine bıraktı. Sabahın erken saatlerinde evlerimizde bir canlılık ve dinamizm yaşanacak artık… Sınıflar güllerle donanacak… Okul bahçelerinden tatlı ve şirin sesler dağılacak şehrin muhtelif noktalarına… Cadde ve sokaklar cıvıl cıvıl formalarla renklenecek ve şen kahkahalarla şenlenecek. En önemlisi de ziller çalacak okul koridorlarımızda… Kulaklarımızın pası silinecek. Zili duyanlar, sınıfının yolunu tutacak büyük bir arzuyla ve neşeyle… Merhum Şair Zeki Ömer Defne emekli bir öğretmenle, dünyadan göçen bir öğretmenin hissiyatını ‘Ziller Çalacak’ adlı şiirinde ne kadar da duygulu bir biçimde dile getirmiştir:

    “Zil çalacak... Sizler derslere gireceksiniz bir bir
    Zil çalacak, ziller çalacak benim için,
    Duyacağım evlerden, kırlardan, denizlerden;
    Ta içimden birisi gidecek uça ese...
    Ama ben, ben artık gidemeyeceğim.

    Zil çalacak... Siz geminize, treninize gireceksiniz bir bir
    Zil çalacak, ziller çalacak benim için,
    Duyacağım iskelelerden, istasyonlardan bütün;
    Ta içimden birisi koşacak ardınızdan....
    Ama ben, ben artık gelemeyeceğim.

    Sonra bir gün bir zil çalacak yine
    Hiç kimseler kimsecikler duymayacak,
    Ne sınıflar, ne iskeleler, ne istasyonlar, ne siz...
    Ta içimden birisi kalacak oralarda
    Ben gideceğim.”

    Yeni öğretim yılıyla birlikte bazı çocuklar okulla ilk kez tanışacak. Bu yıl MEB yeni okula başlayacak öğrencileri bir hafta evvel okula çağırdı. Bu bir haftalık zaman uyum süreci olarak değerlendirildi. Fakat amacına ulaştığını sanmıyorum. Çünkü bir kısım okullarda yeni atanan öğretmenler henüz göreve başlamamıştı. Çocuklar boşuna okula gelip gitti. Fakat hedeflenen gaye tam anlamıyla gerçekleşmese de yine de çocuklar okullarını görüp tanıdı.

    Yeni öğretim yılıyla birlikte herkes bir sınıf üste çıkarak eğitim öğretimlerine devam edecek. Bazıları okullu, bazıları liseli, bazıları da üniversiteli olacak. Yepyeni heyecanlara yelken açacağız bu değişimlerle beraber… Anneler ve babalar da en az çocukları kadar heyecan içerisinde yaşananları takip edecekler. Bütün zorluklara ve imkânsızlıklara rağmen her şeyin güzel olacağına 2006–2007 öğretim yılının hayırlı ve verimli geçeceğine gönülden inanıyoruz. Bu öğretim yılının öğrencilerimize, öğretmenlerimize, yöneticilerimize ve velilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Vira bismillah! ...

  • Emel Orcan
    Emel Orcan 11.09.2006 - 23:38

    Okul yolu...doğan güne ılık tebessüm bazen, bazen düşünmek yol boyunca uzanarak, sararmış ekinler içinde kaybolmak gözlerden ırak, tozlu, puslu dünyamın ebruli rengi bu yol çoğu zaman...

  • Ece Ece
    Ece Ece 02.07.2006 - 03:10

    anaokulunda başlayıp zurnanın zort dediği yere gelene kadar geçen süreç.öğretmenler genellikle sewilmez! .en kötüsü de istemediğin bi lisede okumaktır.hazırlık ingilizceden başka dilin konuşulmadığı yine de lise1e gelindiğinde ingilizce öğrenemediğini anladığın bi de üstüneüstlük 1yıl aradan sonra matematik ve benzeri derslerin zorluğuyla geçen bi dönemdir.en güzel sene ise lise 2dir.bölüm seçmenin rahatlığı ve zorluğu arasında gidip gelirken unutulmaz sanılan aşklar yaşanır.lise3e gelindiğinde artık eski kişilikten eser yoktur.en kötüsü de bitmesidir.nefret ettiğin insanlarla bile slmlaşmayı istersin..okul güzeldir de değeri bitince anlaşılır......:(

  • Erkan Orhan
    Erkan Orhan 20.06.2006 - 17:54

    insan hamurunun işlendiği fırın.........

  • Erkan Orhan
    Erkan Orhan 12.06.2006 - 01:13

    insanların torna atelyesi.....ne kadar iyi malzeme, ne kadar kaliteli usta....işte o kadar kaliteli imalât......- ;)) ...Pp

  • Serdar Özkurt
    Serdar Özkurt 10.06.2006 - 21:19

    liseyi yatılı okudum.Eskiler (LEYLİ) dermiş. Kızıma,biz okulda yatıyorduk diyorum inanmıyor

  • Yasemin Yeğin
    Yasemin Yeğin 08.06.2006 - 15:24

    Şuana kadar yaşadığım en güzel günleri geçirdiğim resmi müessese

  • Med Cezir
    Med Cezir 17.05.2006 - 22:44

    yirmi gün sonra veda edilecek...üzüntümü duysam sevinsem mi bilemediğim ama hep özleyeceğimi bildiğim yer...

  • Gülçin Yilmaz
    Gülçin Yilmaz 17.05.2006 - 22:32

    üniversitelerde tatilin 20 günle sınırlı ve çalışanların da sinirli oluşunu akla getiren kurum...

  • Mâi Eflatun
    Mâi Eflatun 17.05.2006 - 22:21

    güzel tarafını görelim.. hım bakalım nasıl olacak:
    okul işyeri ise biraz tatsız olabilir evet ama..en çok yıllık izne çıkılan işyerleri değil midir okullar? resmi tatiller,bayramlar vs. de cabası.. ;)

  • Gülçin Yilmaz
    Gülçin Yilmaz 17.05.2006 - 22:19

    işyeri:(

  • Mâi Eflatun
    Mâi Eflatun 17.05.2006 - 22:18

    yıllar sonra bugün okuluma uğradım...hiçbirşey aynı değildi tabiiki..öğrenciler bile sanki o okula ait değildi..; (

  • Çağla Ceylan
    Çağla Ceylan 16.04.2006 - 11:19

    1.sabahlarımın tatlı uykusunu en tatlı yerinde bölen
    2.sınavlardan aldığım kötü sonuçlar nedeniyle evde kalmama sebeb olan
    3.sınav stresiyle adrenalimi tavana vurduran
    4.çoğu zaman beni küfüre itekleyen(genelde hocalara:S)
    5.arkadaşlarımla beraber vakit geçirdiğim en kapsamlı yer
    6.aklıma takılanları sorabildiğim
    7.ve babamın mesleğini gerçekleştirdiği yer

  • Erkan Orhan
    Erkan Orhan 06.04.2006 - 05:25

    çoğunlukla, uzaklaştığında özlediğin, yaşlandıkça da hatırlayıp gülümsediğin ve derin derin 'ahh' çektiğin, bir minik cennet tir okul....keşke dönebilse bana dediğin bir sevgili...

  • Selin Pamuk
    Selin Pamuk 13.03.2006 - 22:55

    elbeteki erken uyumak için sebep değil ama bu kardeşinin bademcikleri şişmişti ve ilaç içmişti uyku yapıodu sonra bir ara 12:16 gibi uyandım ve eyvah msjalrım gelmiştir die hemen teli açtım ve şimdi de bademciklerim ağırıyor...

  • Nihan Aydın
    Nihan Aydın 13.03.2006 - 00:05

    bu, bugece erken uyumak için bir neden olamaz deemi

  • Zeynep İzdeş
    Zeynep İzdeş 08.03.2006 - 19:09

    2,5 ay sora kurtulcağım mekan yeni başlayanlara sabır diliyorum. ama aşk olayınında en ii yasandıgı mekanlardan biri burayı atlamamak lazım

  • Gül Şen
    Gül Şen 18.02.2006 - 02:32

    Okul=Ölüm (isterseniz bir bakın o harfinden sonra ö, k harfinden sonra l, u harfinden sonra ü, l harfinden sonrada m harfi var okul bir ölümdür) :)))))))))

  • Selin Pamuk
    Selin Pamuk 11.02.2006 - 19:24

    maalesef pazartesi açılacak...:(

  • Aldous Huxley
    Aldous Huxley 23.12.2005 - 15:40

    'Okulda ilk öğrendiğim şey bazılarının aptal olduğu, ikinci öğrendiğim şey ise bazılarının daha da aptal olduğuydu.'

    Orhan Pamuk/ İstanbul Hatıralar ve Şehir

  • Sevgi Aydin
    Sevgi Aydin 12.12.2005 - 15:26

    cok güzel birsey okul okumayan bilir okulun ne demek oldugunu benim gibi:(

  • Pınar
    Pınar 05.12.2005 - 19:48

    okulmuuuu ıyyyyy :) :) nefret fln oldummm! ! ! ! ya okul ortamı fln hoş oglen kaç tüttürrr mlbra-mentolü flnnn ohhhh ammaaa! ! :D bizim ferit hoca işi bozuo disiplinden done done waytttt wallaaa

  • Devin Aykasım
    Devin Aykasım 22.11.2005 - 20:07

    HER SENE AYNI ŞEYİ YAZDIRAN VE ANLATAN KURUMSU ŞİRKET.

  • Semih Eroğlu
    Semih Eroğlu 19.11.2005 - 12:19

    bilgi kaynağı

  • Ozan Ekin
    Ozan Ekin 03.11.2005 - 16:14

    hayatimin 22 yilini mahveden bi sürü sacmalik.

  • Belemir Birinci
    Belemir Birinci 13.10.2005 - 19:57

    bir an önce bitse de kurtulsakkk

  • Seu Kuyt
    Seu Kuyt 07.08.2005 - 10:15

    27 Ekim 2003 (Peehhhh ta ne zaman yazmisim; mailimde buldum)

    Gördüğüm En Kötü Sınıfsınız

    Başlangıç çoğu zaman ürkütücüdür.Bu belirsizliğin ona bağışladığı bir yetidir. Tünelin(eğitim hayatımız) sonunda neyle karşılaşacaklarını bilmeyen bizim gibi veletler, korkudan ne yapacaklarını şaşırırlar.
    'Okul'... Yaşımız okuma-yazmaya elverişli hale geldi mi, kulaklarımızda bir okul lafı uğuldamaya başlar. Ne korkunç bir sestir Allah'ım!
    Sokaklarda peşinden koşturacak birşeyler bulduğumuz zamanlarda, gözlerimiz her ne kadar hedefimizden (avımız) başkasını görmese de; boynu bağlı, üzerine mavi (eskiden siyahtı) bir elbise tutturulmuş yaşıtımız olan çocukları görürüz.Yüzleri solgun, başları günün verdiği yorgunlukla, sıcaktan bunalmış çiçekler gibi eğiktir. Onlar 'mahpustur': sabah teslim alınıp akşam salıverilen...Bu maphushanenin ismini sizden birkaç yaş büyük çocuklardan duymuşsunuzdur: 'okul'. Fakat bu manzarayı pek umursamazsınız, ne de olsa siz hiçbir zaman o maphushaneye gitmeyeceksinizdir. Lakin anne-babanızın: 'Oğlum, akranların okula başlıyor, artık sende okullu oluyorsun...' sözleri, vücudunuzdaki tüm tüyleri hazırol vaziyetine geçirir ve tir tir titretir.
    Anne-babanız, başlarından geçen okul maceralarını, saadet dolu okul günlerini anlatır ve kendi kendilerine mest olurken, sizin gözlerinizde de aynı ifadeyi ararlar. Amaç bellidir: Sizi okula (bundan sonraki hayatınıza) hazırlamak. Fakat ortada bir çelişki vardır: Ebeveynlerinizin söyledikleriyle arkadaşlarınızın söyledikleri birbirini tutmamaktadır. Velinimetlerinize göre o okul denen belirsiz alanda beyaz saçlı, nur yüzlü yaşlılar; genç, bir o kadar da güzel ve nazik öğretmenler 'mevcuttur'. Dersler hiç bitmesin ister öğrenciler; ne kavga ne gürültü vardır, her şey güllük gülistanlıktır. Fakat arkadaşlarınıza göre, elinde koca bir cetvelle (şu terzilerin ölçmek için kullandıklarından) sıralar arasında dolanan sinirli bir adam; yahut dudakları, yüzünün bir kısmı asabiyetten ötürü kıpkırmızı olmuş kadınlar; o kadın ve erkeklerin ağası, patronu, amiri konumunda, 'müdür' dedikleri hiç gülmeyen bir kişi...
    Aklınızda bu iki fikir kıran kırana bir karşılaşma yapmaktadır. Şüphe tohumları yeşermiş ve size '...yoksa annenin söyledikleri mi...hayır hayır! Ya Hasan'ın söyledikleri doğruysa...ama; ..' türü laflar etmekte, sizi içinden çıkamayacağınız bir karmaşaya sürüklemektedir. Şüpheden doğan merakı gidermenin tek bir yolu vardır: Gidip kendi gözlerinizle görmek...
    'Oğlum, 's' harfin olmamış'...'Kızım o 'at' değil 'et' '...'Oğlum iki heceyi birleştiremiyorsun, senin adın ne bakim? '...' Gel bakim sen buraya, belki kulaklarının kızarması senin zihnini biraz olsun açar'...'Yahu daha dün öğrettim, hiç mi aklınızda kalmadı? Ne biçim sınıfsınız? Ben sizin gibiyken bana öğretilen her şeyi 'şıppadanak'(hemen) öğrenirdim'...' Demek 7*4=30 öyle mi? ...şey, belki...'...'Siz ne taş kafalı öğrencilersiniz.Şuna bak, bir de aval aval bakıyor! Sizden adam 'madam' olmaz.Atatürk' ün Cumhuriyeti emanet ettiklerine bak! '...' Siz benim öğretmenlik hayatım boyunca gördüğüm en kötü sınıfsınız! '
    Son cümle '...siz en kötü sınıfsınız'. Bize bunu ilkokulda, ortaokulda ve lisede söylediler.Acaba gerçekten bu kadar kötü müydük? Çünkü sınıflar değişiyordu, katılımcılar(öğrenciler) değişiyordu, öğretmenler değişiyordu; ama bir şey hiç değişmiyordu: bizim en kötü sınıf olmamız.Ya bu öğretmenler, doktorlar gibi mesleğe başlamadan önce '... yemini' ediyorlar ve '..asla iyi bir sınıf olamaz, en iyi sınıf hala kötü olan sınıftır...' şeklinde cümleler eşliğinde ant içiyorlar ya da gerçekten biz çok kötü bir sınıftık ve bu sözleri hak ediyorduk.
    Belki de sorun bendeydi; çünkü hangi sınıfa gitsem bir müddet sonra hoca/öğretmen yine aynı şeyleri söylüyordu' siz gördüğüm en kötü sınıfsınız'. Belki de ben hep kötü öğrencilerin olduğu sınıflara veriliyordum. Fakat şunu sormadan da edemiyorum: Nasıl oluyor da 11 sene(bu şahsa ve kapasiteye göre değişebiliyor) boyunca hep kötü bir sınıf olabildik? Belki de Türk Eğitim ve Öğretim Hayatı'nın en kötü sınıfı bizdik; ya da öğretmenler bize söyledikleri bu sözleri, her sınıf için de sarfediyorlardı.
    Peki en kötü sınıf bizdik diyelim; ama, acaba bütün 'kötülük' bizde miydi?