Kültür Sanat Edebiyat Şiir

matematik sizce ne demek, matematik size neyi çağrıştırıyor?

matematik terimi İlyas Başpınar tarafından tarihinde eklendi

  • Elif Hira
    Elif Hira

    Bence matematik çok sıkıcı?? keşke eğlenceli olsaydı ?? ama değil??????????????

  • Kübra Belgü
    Kübra Belgü

    ''Matematikte zekâdan önce sabır gelir.'' Cahit Arf

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu

    Başındaysam sonunda, sonundaysam başında,
    yürüyor yenilenen, yorulmayan bir anlam.
    Sözcüklerin içinde, sözcüklerin dışında.
    Düşünlerinde eksik, yaşamlarında tamam.
    Sen de anlamalısın gidiyorken yanında.
    Başına vura vura ben sana anlatamam.
    Üşünen gecelerin sıcak karanlığında
    İkiden bir¹i, birden ikiyi çıkaramam.


    Özdemir ASAF, 1981,

  • Vedat Yavuzoğlu
    Vedat Yavuzoğlu

    Matematik; sayılar, çokluklar ve geometrik şekiller gibi kavramların özelliklerini ve aralarındaki ilişkileri inceleyen bir bilimdir. İtalyan astronom ve fizikçi Galileo'ya göre matematik, evrenin yazıldığı dildir ve evreni okumak için bu dili bilmek gerekir.

    Kökeni Eski Yunanca olan matematik kelimesi, bu dilde "ben bilirim" anlamına gelen "matesis" sözcüğünden gelmektedir. Sonraki dönemlerde ise "öğrenme" ve "bilim" gibi anlamları olan "máthema" sözcüğünden türemiştir.

    Diğer bilim dallarının bu kadar gelişebilmesinde, doğrudan ya da dolaylı olarak matematiğin büyük bir yeri olduğunu söyleyebiliriz. Matematiğin bir keşif mi yoksa icat mı olduğu sorusu ise yüzyıllardır bilim insanlarının kafasını kurcalıyor.

    Tarihteki en ünlü matematikçilerden bazıları:

    Arşimet, Pisagor, Öklid, Thales, Hypatia, Leonhard Euler, Carl Friedrich Gauss, Blaise Pascal, Bernhard Riemann, Paul Erdös.

  • Deniz Ercivan
    Deniz Ercivan

    https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/188071

  • Berke İşler
    Berke İşler

    Kainatı duymanın sırrı

  • Yorgun
    Yorgun

    Beyler Matematik ne demektir dendiğinde Ne anladığınız anlamı sorulmaktadır. dört işlem,beş işlem vs. sorulmuyor ki, .Çağrıştırmak babında tamam. Matematiğin ne olduğunu bilen varmı??? hadi cevap verinde görelim.

  • Beyza Serin
    Beyza Serin

    En fazla kaç sayıyı toplayabiliriz?

  • Cengiz Dilsiz
    Cengiz Dilsiz

    Hayatın her ânında dır ve o andaki sonsuzluktur.

  • Jalghan Ay
    Jalghan Ay

    Bu bilimle ilgilenmeye başlayınca bir süre sonra bugüne kadar doğada farketmediğimiz nizamı, kuralları ağzımız açık bir şekilde "vay be" diyerek izlettirme sanatıdır.

  • Jalghan Ay
    Jalghan Ay

    Belki bir fonksiyonun 2. türevi olamadık ama biz de az eğilip bükülmedik be zalım hayat. (:

  • Jalghan Ay
    Jalghan Ay

    0 ile 1 arasındaki sonsuz sayıyı anlamaya çalışırken, doğal sayıların da 0'dan sonsuza doğru gittiğini düşünmeye başlayınca, sonsuzluğun sonsuzluğunu anlamaya çalışmak kadar eğlenceli bir bilim, yaşam tarzı, sanat, eğlence ve daha nicesi.

  • Necmettin Yılmaz
    Necmettin Yılmaz

    Hiç durmadan parantez aç, ben kapatırım..Sen ünlemlerle takıl, ben soru işareti olup aklında saltanatlar kurarım..Sen eksilerden artılara geç, çarpıları ben atarım...Sen virgüllerle uğraşırken, ben çoktan noktayı koyup kayıplara karışırım ve sana öyle bir eşittir bırakırım ki, eşitleyecek hiçbir şey bulamazsın! ,,

  • Kafamda Bir Tuhaflık
    Kafamda Bir Tuhaflık

    hiç bişey anlamadığım bir sayı karmaşası bide sonradan o sayılara harflerde ekleniyor nasıl çözüyorlar hayret ediyorum..........
    okulda hiç sevmediğim ders olarak gördüğüm matematikle şimdilerde hep uğraşıyorum esnaf olan bilir _tut kitabı, defteri; çarp onun bunu hesabını_ sıkıcı.....

  • Eren Göçmen
    Eren Göçmen

    sonsuzluğa açılan bir sanat

  • Hasan Hüseyin Bal
    Hasan Hüseyin Bal

    Matematigin fazlası zarar.Havuz problemlerini çok özledim.çeşmenin biri dolduruyordu ötekisi boşaltıyordu.ayrıca matematikle ilgili bir şiir yazmıştım.isteyen okusun

  • Pınar Vardar
    Pınar Vardar

    Matematik sessiz bir müziktir

  • Ender Yılmaz
    Ender Yılmaz

    Yorumlar çok ilginç doğrusu. Bir arkadaş matematiğin zeka gerektirmediğini söylemiş. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki yaşamak için bile zeka gerekir. Asıl konu ise matematik için belli bir noktadan sonra zeka gerekir. Matematikte belli bir yere kadar ezberden de çözülebilir ancak ileri matematik düzeyine geçildiğinide zeka olmassa olmaz. Özellikle geometri alanında. Hoş onda sadece görmek gerekir ancak oda zor bir iştir doğrusu. Zeka işidir anca unutulmamalıdır ki zeka da kaslarımız gibi geliştirilebilir. Tabi bol çalışmayla. Doğuştan ileri diye tabir edilen bir zekayla doğmamız yada normal zekaya sahip olmak ancak uç noktalarda fark edebilir. Ayrıca bir çok arkadaşın dediği gibi matematik korkulacak bir ders deyildir. Bide şu konu var ki canımı çok sıkar. Matematik dersi diğer derslerden daha üstün değildir ki. Her dersin içinde matematik var derler. İyide her ders birbiri kadar değerlidir. Çocuğun belkide başka alana ilgisi vardır dimi. Sadece matematik dersine önem vermekte saçmadır. Neyse çok konuştum:D

  • Hüzünbaz Yüzler
    Hüzünbaz Yüzler

    riyaziye...bu da sık sık bulmacada çıkıyo :)

    matematiği seviyorum, eğlenceli bir dal

  • Osman Aslan
    Osman Aslan

    Dersimiz matematik, öğretmenimiz otomatik :))

  • Ali Agul
    Ali Agul

    önceleri nefretimdi ama tanıdıkça o beni sevmye başladı ben de onu... en iyi dostluklar kavgayla başlar...

  • Aysen Erarslan
    Aysen Erarslan

    Matematik,ögrencilerin ya korkulu rüyası ya da övünç kaynağıdır,ortası yoktur.Matematikte başarılı olan öğrenci ailesi çocuğu ile övünür,diğer dersleri o kadar önemli bulmazlar,başarılı olmayanlar ise diğer derslerdeki başarıyı önemsemez matematiği dert ederler.Oysa sorun bu tavırlarda gizlidir, bu ders o kadar önemsenir ki öğrenci önyargılı başlar matematiğe,ders oyun gibi bulmaca gibi sevdirilir ve çocuğun seviyesine ve algısına göre işlenirse matematik eğlenceli ders haline gelir,.korkusuzca zevk ile işlenen derstede her öğrenci başarılı olur.(anne.baba ve öğretmenler buna dikkat etmelidir) .

  • Fikri Bilgimer
    Fikri Bilgimer

    işçi olmamın sebebidir....

  • Gözde Lale Karaca
    Gözde Lale Karaca

    matematik sanıldığı gibi zeka istemez,dünyanın her yerinde aynı sonucu verir,biraz eğilim ve düzenli çalışmayla herkes matematikçi olabilir..mesela edebiyat için aynı durum söz konusu değildir..şiir yazmak yada bir yapıt ortaya koymak doğuştan gelen bir yetenektir.tabi bunun matematik özürlü olmamın kurdurttuğu bir cümle olma olasılığı da bir hayli yüksek:D

  • Fatma Yanar
    Fatma Yanar

    Yıllar yılı öğrencilik hayatımdaki en büyük kabusumdu. Kabusum diyorum zira rüyalarımda bile başımın belası olmayı başarmış ve itinayla bütün psikolojimi bozmuştur.Yani o yıllarda:
    'Çekmediğim dertler, çile kalmadı
    Feryatsız gündüzüm, gecem olmadı...' desem yeridir. :))
    Neyse ki geride kaldı o yıllar, kendisiyle olan bütün alakam sona erdi. The End...!
    Oh be! İşte hayat bu... :))

  • Selahattin Aykurt
    Selahattin Aykurt

    Bilim Tarihinde Matematik
    Matematikle ilgili eserler incelendiğinde, birinci grup olarak Eski Yunan matematikçilerinden Thales (M.Ö. 624-547) , Pisagor (M.Ö. 569-500) , Zeno (M.Ö. 495-435) , Eudexus(M.Ö. 408-355) , Öklid (M.Ö. 365-300) , Arşimed (M.Ö. 287-212) , Apollonius (M.Ö. 260? -200?) , Hipparchos (M.Ö. 160-125) , Menaleus (doğumu, M.Ö. 80) İskenderiyeli Heron (? -M.S.80) , Batlamyos (85- 165) ve Diophantos (325-400) ile bunların çağdaşlarının adları görülür.

    Daha sonra, ikinci grup olarak da Batı Dünyası matematikçilerinden; Johann Müler (1436-1476) , Cardano (1501-1596) , Descartes (1596. 1650) , Fermat (1601-1665) , Pascal (1623-1662) , Newton (1642-1727) , Leibniz (1646-1716) , Mac Loren (1698-1748) , Bernoulli'ler (Bu aileden sekiz ünlü matematikçi vardır. Bunlar; Jean Bernoulli (1667-1748, Jacques Bernoulli 1654-1705, Daniel Bernoulli 1700-1782...) , Euler (1707-1783) , Gaspard Monge (1746-1818) , Lagrange (1776-1813) , Joseph Fourier (1768-1830) , Poncolet (1788-1867) , Gauss (1777-1855) , Cauchy (1789-1857) , Lobaçevski(1793-1856) , Abel (1802-1829) , BooIe (1815-1864) , Riemann (1826-1866) , Dedekind (1831-1916) , H. Poincare (1854-1912) ve Cantor (1845-1918) ile bunların çağdaşlarının adları belirtilir.

    Yukarda; birinci grup olarak belirttiğimiz; Eski Yunan (Antik çağ, Grek) matematikçileri; M.Ö. 8. yüzyıl ile M.S. 2. yüzyıl arasında, ikinci grup olarak belirttiğimiz Batı Dünyası matematikçileri ise, 16. ile 20. yüzyıl arasında yaşamışlardır. Burada akla şöyle bir soru gelmektedir. 16. yüzyıldan önceki zaman içerisinde matematik konularında hiç bir araştırma ve çalışma olmamış mıdır? Özellikle, İslamiyetin ilk yılları olan 7. yüzyıl ile 16. yüzyıl arasında yaşamış olan Türk - İslam Dünyası matematik bilginlerinin varlığı ve çalışmaları görmezlikten gelinmiştir.

    Gerçek olan şu ki; Türk - İslam Dünyası matematikçileri, yukarıda birinci grup olarak adlarını belirttiğimiz Eski Yunan bilginlerinin ortaya koyup, yeterli çözüm getiremedikleri, matematik sorunlarına yeni çözümler getirdikleri gibi, bu bilime yeni sistem, kavram ve teorem kazandırmışlardır. Bu başarılarının sonucu bugünkü ileri matematiğin temelini atmışlardır. Her ne kadar, Batılı bazı bilim tarihçileri, Eski Yunan matematiğini geliştirmiş olmakla vasıflandırıyorlarsa da, son yüzyıl içinde yapılan araştırmalar, bu hükmün temelinden yanlış olduğunu ortaya koymuşlardır.

    Ülkemizde, evrensel nitelikteki kendi alimlerimizin bilimsel yönlerine gereken ve yeterli önem verilmezken; Batı'da, özellikle son yüzyıl içerisinde, bilginlerimize ait yüzlerce cilt eser ve makalelerin yayınlandığı, hatta bu bilginlerimiz için, yaşadığı yüzyıllara adlar verildiği ve anma törenleri düzenlendiğini görmek mümkündür. Bunlardan birkaç örnek vermek gerekirse; dünyada ilk cebir kitabı yazanın Harezmi (Harezm 780-Bağdat 850) , trigonometrinin temel bilginlerinden olan sinüs ve cosinüs tanımlarını ilk açıklayan el-Battani (Harran 858-Samarra 929) , tanjant ve cotanjant tanımları ile ilgili temel bilgileri Ebu'l Vefa (940-998) , Pascal'a (Blaise Pascal 1623-1662) izafe edilen ve cebirde önemli kuralları ihtiva eden 'Binom Formülünün' Ömer Hayyam'a (1038-1132) ait ve Kepler'in (Johannes Kepler 1570-1630) araştırmalarına rehberlik edenin İbn-i Heysem (965-1039) olduğunu belirtebiliriz. Ayrıca Sabit bin Kurra (826-901) için 'Türk Öklid'i' bilim dünyasının en büyük alimi, Beyruni (Bruni) (973-1052) için 'Onuncu Yüzyıl Bilgini', ünlü Türk hükümdarı Uluğ Bey için 'On Beşinci Yüzyıl Bilgini' öğrencisi Ali Kuşçu için 'On Beşinci Yüzyıl Batlamyos'u' dendiğini de belirtmek mümkündür.

    Yukarda sadece birkaçının adını belirttiğimiz 8. ile 16. yüzyıl Türk - İslam Dünyası alimlerinin eserleri, Batı'da 'Tercüme Yüzyılı' olarak adlandırılan 12. yüzyıl başlarından itibaren, önceleri zamanın bilim dili olan Latince'ye, daha sonradan da, öteki Batı dillerine çevrilmiştir. Çevrilen bu eserlerin asılları ise, Doğu Yazma Eserleri ile zengin olan Avrupa kütüphanelerinde muhafaza edilmekte ve hala, ilgili bilim adamlarının elinde, gerektiğinde temel müracaat kitabı, ya da kaynak eser olarak değerlendirilmektedir.

    Bazı kaynaklar, matematiğin kurucusu ve geliştiricisi olarak, Batı dünyası matematikçilerinin adlarını belirtir. Gerçekte; Avrupa, 8. ile 16. yüzyıl Türk - İslam Dünyası matematikçilerinin hazırlamış oldukları temel eserlerden büyük istifadeler sağlayarak, matematiği, bugünkü ileri seviyesine ulaştırabilmişlerdir. Öyle ki; Türk - İslam Dünyası matematikçileri, Batı dünyasının ilmi düşünce ve araştırma duygularını ateşleyerek harekete geçirip beslediler ve yeni bir canlılık kazandırdılar. Cebir, geometri, aritmetik ve trigonometri konularında Batı'yı kendi görüş ve keşiflerine dayanarak ilerleyebileceği seviyeye getirdiler. 16. yüzyıl sonları için İtalyan matematikçi Cordano'nun (1501-1576) adını belirtebiliriz.

    17. yüzyılda; İngiliz (İskoçyalı) John Napier (1550-1617) , İsviçre matematikçilerinden Gulden (1577-1643): İtalyan matematikçilerinden Cavalieri (1598-1647): Fransız matematikçilerinden René Descartes (1596-1650) , Desargues (1593-1662) , Blaise Pascal (1623-1662) , Pierre Fermat (1601-1663): Hollandalı matematikçi Huygens'in (1629-1695) adlarını belirtebiliriz. Bu kişilerden J. Napier logaritmaya ait sistemleri ortaya koymuştur. R.Descartes de analitik geometriye ait yeni bazı temel esasları ortaya koymuş, mevcut analitik geometri bilgilerini sistemleştirmiştir. Diğer matematikçiler de, matematiğin çeşitli dallarına ait, bazı yeni temel bilgiler kazandırmışlardır.

    18. yüzyılda; İsviçre matematikçilerinden; Bernouilli (Jacques I 1654-1705) , Cramer (1704-1752) , Leonard Euler (1707-1783) , Alman matematikçilerinden Gottfried Wilhelm Leibniz (1146-1716) , İngiliz matematikçilerinden lsaac Newton (1642-1727) , Mac Loren (1698-1746) , İtalyan matematikçilerinden Ceva (1648-1734) , Riccati (1676-1754) , Fransız matematikçilerinden Clairaut'in (1713-1765) adlarını belirtebiliriz.

    19. yüzyıl Fransız matematikçilerinden; Joseph Louis Lagrange (1736-1813) , Gaspard Monge (1746-1818) , Pierre Simon Laplace (1749-1827) , Joseph Fourier (1768-1830) , Galois (1811-1832) , Legendre (1752-1833) , F. W. Bessel (1784-1846) , Augustin Louis Cauchy (1789-1857) , Jean Victor Poncolet (1788-1857) , Poinsot (1771-1859) , Brianchan (1785-1864) , Dupin (1784-1873) , Chasley (1793-1880) , Charles Hermite (1822-1901): İtalyan matematikçilerden Carnot (1753-1823): Norveç matematikçilerinden Niels Henrik Abel (1802-1829) , Alman matematikçilerden, Jacobi (1804-1851) , Carl Friedrich Gauss (1777-1855) , Bernhard Riemann (1826-1866) , Leopold Kronecker (1823-1891) , Eduard Kummer (1810-1893) , Weierstrass (1815-1897): Sovyet matematikçilerinden Nikolay Ivanoviç Lobaçevski (1793-1856) , Sonia Kowallewska (1850-1891): İngiliz matematikçilerden Georg Boole (1815-1864) , Cayley (1821-1895) , James Joseph Sylvester (1814-1897) ve İrlandalı matematikçi William Rawan Hamilton (1805-1865) adlarını belirtebiliriz. Bu kişilerden; Gaspart Monge, tasarı geometrinin; Carnot, konum geometrisinin; Newton, sonsuz küçükler geometrisini; Pascal, Huygens ve Fermat da, olasılık hesabını ve gökmekaniğini geliştirdiler.

    20. yüzyıl başları için; Alman matematikçilerinden Dedekind (1831-1916) , L.Fhillip Cantor (1845-1918) , Fransız matematikçilerinden Henri Poincare'nin (1854-1912) , ülkemizde de, Henri Poincare'nin öğrencisi Salih Zeki'nin (1864-1921) adlarını belirtebiliriz. Daha sonra gelen; Alman, İngiliz, Fransız, Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği, Japonya ve Hindistan ile Çin'de yetişen matematikçiler, matematiğe kazandırdıkları yeni bilgiler ile, matematiği insan zekasının en yüksek eseri haline getirmeyi başardılar.

    Yapılacak kısa açıklamalardan sonra, şu gerçek ortaya çıkacaktır. Bugünkü ileri matematik ve bunun uygulama alanı olan astronomi (gökbilim) ve fiziğin temel bilgileri, uygulamaları ile birlikte, başlangıçta, Eski Mısır ve Mezopotamya'da vardı. Daha sonraları bu bilgiler, Eski Yunan, Eski Hint ve 8. ile 16. yüzyıl Türk - İslam Dünyasında ileri seviyeye gelmiştir. Bilahare 17. yüzyıl sonrası, Batı Dünyasında yapılan çalışmalar sonucunda, bugünkü 'Saadet Devrine' ulaşabilmiştir. Bu gelişimde, 17. yüzyıl öncesi medeniyetlerin şeref payları inkar edilemeyecek kadar açıktır.

    PATİKAYOLU@MSN.COM
    , HARAMİLER@MSN.COM

  • Cevher Sarıyıldız
    Cevher Sarıyıldız

    Bence matematik hayatın kendisidir.
    kesin sonuçlara giden, tarışmaya yer vermeyen tek bilim dalıdır.
    günlük hayatta yaptığımız her işin,yaptığımız her davranışın sonuçlarını görmek için başvurduğumuz tek disiplindir.Her şeyin sayılardan oluştuğunu(bonu açıklamak epey uzun sürer) kabul edersek matematiğin vazgeçilmezliği ortaya çıkacaktır.
    Teşekkürler

  • Nihan Can
    Nihan Can

    doğuştan zeka isteyen bi derstir kimilerine çok kolay ve çok eğlenceli gelirken kimileri de nefret eder, bu arada ben matematiği sevenlerdenim

  • Selin
    Selin

    Mate ELde Yıkama,
    MatE bEYAZLAR VE RENKLİLER İÇİN
    MaTe-mATİK...
    DENEYİN.

  • Lanet Herif
    Lanet Herif

    matematiki sevmiyoruz baylar... derdi düş vakitlerinde tarık tufan...