Eylül... En sevdiğim mevsimiydi ilk gençlik yillarımın. Sonbahar bir rüzgardı esip dururdu kırılganlığında ruhumun. Yağmuruna ve kuzguni yapraklarına vurgundum hazanın. Hüznün bir hazzı vardı sanki...
Sonra... geçti.
Baharlar iyi gelmeye başladı dallarıma.
Yeşermeyi seçtim:) ... Şimdilerde birşey oldu. Yine Eylül Eylül esiyor içimde hüznün hazzı...ben yine vurgun.
"Eylül’dü. Dalından kopan yaprakların Sararan yanlarına yazdım adını, Sahte bir gülüşten ibarettin oysa. Ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu.
Eylül’dü. Di’li geçmiş bir zamandı yaşadığımız. Adımlarımızın kısalığı bundandı. Bundandı gözlerimin durgunluğu. Sarı sıcak cümlelerde sözün kadar yalan, Ellerin kadar ıssız, Sen kadar zamansız molalar veriyordum. Ve çocuksu bir bencillikti hüznümüz.
Eylül’dü. İzlerini çizdiği zaman ansızın gidişin, Şimdi yoktu bir anlamı suskunluğun. Çırılçıplak kalakaldım sessizliğinin orta yerinde. Sonra sesini aradım, Gözlerinin asılı kaldığı yerlerde. Gözlerini sildi zaman, Dedim ya Eylül’dü... Savruluşu bundandı kimsesizliğimin."
Bazı vuslatlar ebedi...
"Güzel bir gülü, güzel bir geceyi, güzel bir dostu herkes ister.
Önemli olan, gülü dikeniyle, geceyi gizemiyle, dostu tüm derdiyle sevebilmektir."
Orhan Veli'ce;
Sokakta giderken,
Kendi kendime gülümsediğimin
farkına vardığım zaman,
Beni deli zannedeceklerini düşünüp
Gülümsüyorum:)
"Herkes kendi tanrısına diğerlerinin dualarını susturması için yakarıyordu."
Amin Maalouf/Doğu'nun Limanları
İnsan dediğin kolay kolay değişmiyor :)
Eylül...
En sevdiğim mevsimiydi ilk gençlik yillarımın. Sonbahar bir rüzgardı esip dururdu kırılganlığında ruhumun. Yağmuruna ve kuzguni yapraklarına vurgundum hazanın. Hüznün bir hazzı vardı sanki...
Sonra... geçti.
Baharlar iyi gelmeye başladı dallarıma.
Yeşermeyi seçtim:)
...
Şimdilerde birşey oldu. Yine Eylül Eylül esiyor içimde hüznün hazzı...ben yine vurgun.
"Eylül’dü.
Dalından kopan yaprakların
Sararan yanlarına yazdım adını,
Sahte bir gülüşten ibarettin oysa.
Ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu.
Eylül’dü.
Di’li geçmiş bir zamandı yaşadığımız.
Adımlarımızın kısalığı bundandı.
Bundandı gözlerimin durgunluğu.
Sarı sıcak cümlelerde sözün kadar yalan,
Ellerin kadar ıssız,
Sen kadar zamansız molalar veriyordum.
Ve çocuksu bir bencillikti hüznümüz.
Eylül’dü.
İzlerini çizdiği zaman ansızın gidişin,
Şimdi yoktu bir anlamı suskunluğun.
Çırılçıplak kalakaldım sessizliğinin orta yerinde.
Sonra sesini aradım,
Gözlerinin asılı kaldığı yerlerde.
Gözlerini sildi zaman,
Dedim ya Eylül’dü...
Savruluşu bundandı kimsesizliğimin."
Doğru davranışı bulmanın en kısa yolu, yanlış davranınca ne olduğunu görmek midir acaba? :)
Ay ışığı...dalga sesi ve nihavend makamı.
Eğilmeyi öğrendim,
kırılmamak için.
Ey rüzgâr!
Fırtınalar koparmana hacet yok.
Haberdârım.
saçlarımda şahlanan yılkı atlarından
tanıyorum seni.
Sen de haberdâr ol;
hızın artık dağıtmıyor
arka bahçemi.
Lâkin…
esiyorsun.
Sessizce.
Es...