Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Emek Ekin
Emek Ekin

Tarihe gömülen koca koca atlar, tarihe gömülür işte o kadar!!!

  • Beğendiğiniz Filmler05.12.2018 - 02:34

    Sürgün - izgnanie - The Banishment
    Yönetmen: Andrey Zvyagintsev

  • ölüm05.12.2018 - 02:30

    Ölümü Düşünmek

    Mümkün mü ağlasın annem
    Mezarımın başucunda
    Ben sesimi çıkarmıyayım
    Hayırsız bir evlat gibi

    Bir bulut uçsun da
    Ben başımı kaldırmıyayım
    Yağmur dindikten sonra
    Gezinmiyeyim caddelerde

    Ah, mümkün mü bir güzel kadın
    Geçsin de yanımdan
    Ben seyretmiyeyim
    İçimi çekerek

    Muzaffer Tayyip Uslu

  • empati yapabilme yeteneği05.12.2018 - 02:25

    Bizde olmayan yetenek. Herkes birbiriyle konuşurken karşıdakinin yerine kendini koymayı geçtim, karşısındakini dinlemez bile ne mi yapar, kendi konuşma sırasını bekler. Avuçlarına taş doldurur, ilk saldırıyı karşıdan bekler, kavga çıkacaktır kesin, ya da gönül koyacaktır her iki taraf da birbirine.
    Böyle düşünen böyle yaşayan insanların savundukları düşünceler başkasınındır, kendine ait hiçbir savı yoktur, işte bu düşünce beni korkutuyor.

  • sabetayist05.12.2018 - 02:14

    Beşiktaşın İsrail takımlarından biriyle maçının olduğunu hatırlıyorum.
    Maç deplasmandaydı, İsrail'e Beşiktaşlı taraftarlar gitmemişti, malum siyasi kriz zamanlarıydı.
    Ama tribünde bir sürü Beşiktaş taraftarı vardı ellerin Beşiktaş flamaları ve Türk bayrakları vardı,
    Emperyalist, Siyonist İsrail ayrı bu toprakların çocukları olan Yahudiler heleki seferad Yahudileri apayrı severler bu ülkeyi. Aralarından illaki farklı düşünenler vardır ama ben sizlere Dario MORENO'yu araştırmanızı öneriyorum.
    Sizin bu komplo teorileriniz beni benden aldı,
    Ya arkadaş bu ülkeye Üzeyir Garih gibi hizmet etmiş binlerce yahudi var

  • komünist05.12.2018 - 02:05

    Amerikayla Sovyetler ters düştüğü için Komünizmden bu kadar çok nefret ediliyor. Turuman doktrini bize bütün gerçekliğiyle bunu söylüyor.

  • serbest kürsü05.12.2018 - 02:02

    MENFAATÇİYİM, MENFAATÇİSİN, MENFAATÇİYİZ

    Hakaret etmiyorum kimseye. Kimse de üzerine alınmasın ama herkes de sahiplenmeli bu
    sözleri. Hep bir şeyler isteriz hayattan. Güzel bir iş, iyi bir gelir, iyi bir
    eş sonra bir araba, bir ev, iyi evlatlar… Böyle uzar gider liste. Bunları
    isterken de doğanın canına okuruz. Bizim isteklerimize yetişmek ve kazandığımız
    parada gözleri olan üreticiler tabiat ananın ağaçlarını keserler, dağlarını
    işgal ederler, kuşlarının yuvalarını bozarlar, denizleri ve nehirleri
    kirletirler; balıklara amansız bir zulüm ederler. Hal böyleyken yine dünyayı
    kurtardığımız o riyakar toplantılarımızda her birimiz birer iyilik timsali
    olarak gözükürüz onun derdine düşeriz.
    Herkes en adaletli en mükemmel
    dünya düzeni hakkında görüşe sahiptir. Utanmaz sırtındaki kaz tüyü monttan,
    ayağındaki nesli kim bilir kaç hafta sonra tükenecek hayvanların derilerinden
    yapılmış ayakkabılarından ve söz alırız her birimiz. Yenmeyen yemekler,
    ekmekler, eskidi diye iftira attığımız her bir eşya çöp bidonuna sürgün edilir.
    Olsun kim görecek ki bu aç gözlülüğümüzü nasılsa saatlerimizi harcayarak
    oluşturduğumuz sanal profillerdeki hayvan, insan hakları portallarını beğenip,
    gerekli paylaşımları yapıp asgari beğeniyi özür dilerim laykları almışızdır.
    Sonra sevgiden dem vururuz sevgi
    deriz aaaah, aşk! Kaç kişiyi yüzüstü bırakmışızdır, bazılarının farkında bile
    değilizdir. Doğuştan elimiz yüzümüz biraz düzgünse aman tanrım platonik
    aşkların üzerinden belediye dozeri ruhsuzluğuyla geçip çöp kamyonu merhameti
    bir avutmayla, kaşımızdakinin duygularını gözden ırak yerlere atıvermişizdir.
    Ama severiz, iyilik yaparız kendi menfaatimiz için. Katlettiğimiz onca canlının
    ölü bedenleri üzerinde yürürüz adına para dediğimiz kağıt parçalarıyla
    yenilerinin katledilmesi için heveslendiririz adına firma dediğimiz can
    tüccarlarını.
    Peki ya aşk, eşime, çocuklarıma
    duyduğum sevgi, diye haykırır gibi duydum sizi. Evet seversin onun iyi olduğunu,
    mutlu olduğunu bilmek seni mutlu eder çünkü. Bak ne diyorum seni diyorum. Kendi
    vicdanın da mutlu olacağı için seversin, iyilik yaparsın. Yani yine kendin
    içiiin yine kendin içiiiiiiiin. Ama olsun en masum menfaattir belki de sevgi.
    Tabi karşılığını bulduğun sürece karşılıksız da severim abiiiii diye haykıracak
    şimdi atarlı ruhu olan ablalar ve abiler. Evet seversin kaybetmek istemezsin
    karşındakini çünkü onun varlığıdır seni mutlu eden, bak yine dönüyor dolaşıyor
    sana geliyor işin ucu. Sevdiğinden gelen bu dalga dalga sevigisizliğin acısını
    da başkalarından çıkarırsın bu sefer de. Kimden mi, öğrencinden, çalışanından,
    müşterinden, kiracından, komşundan, sokaktaki kediden, köpekten…
    İşte bu sebepten menfaatçiyim,
    menfaatçisin, menfaatçiyiz.

  • aşk05.12.2018 - 02:00

    Ne kadar ponçik ve ne kadar popülerite çılgınısınız,
    Aşk kime göre neye göre aşk,
    Her insanın parmak izi kadar özeldir sevdası,
    Sen aşk konusuna girdiğinde sencelerle başlayan cümlelere mahkumsundur.

  • ateist05.12.2018 - 01:58

    İnsanların sizlerle aynı inancı taşıması sizler için niye bu kadar önemli?
    Kendi inancınız değerliyse ve kendinizi adamışsanız, yanınızda yoldaş aramazsınız, sizinle aynı yolda yürümeyen insanlara saldırma alışkanlığınız bir nevi inancınıza tam olarak egemen olmamanızdan gelmektedir.
    Birilerinin sizlerle aynı düşünceyi paylaşmaması sizleri korkutuyorsa siz zaten kendi düşüncelerinizden emin değilsiniz demektir. Şayet inancınızdan eminseniz diğerleri sizi neden bu kadar ilgilendiriyor?

    Bir insana karnın aç mı?
    Bir derdin var mı?
    Nasılsın?
    Diye sorulur

    Senin inancın ne diye sorulmaz, sorduysan da aldığın cevap seni değil Cenab-ı Mevlam'ı ilgilendirir.

  • tımarhane duvarı05.12.2018 - 01:54

    Kurşun kalemlere de şans tanınmalı arada,
    Mürekkebin esir aldığı düşünceler ne kadar dogma,
    Ne kadar pişmanlık dolu,

  • sevgi nedir=05.12.2018 - 01:35

    SEVGİ MENFAATTİR KARDEŞİM
    Hep bir şeyler isteriz hayattan. Güzel bir iş, iyi bir gelir, iyi bir
    eş sonra bir araba, bir ev, iyi evlatlar… Böyle uzar gider liste. Bunları
    isterken de doğanın canına okuruz. Bizim isteklerimize yetişmek ve kazandığımız
    parada gözleri olan üreticiler tabiat ananın ağaçlarını keserler, dağlarını
    işgal ederler, kuşlarının yuvalarını bozarlar, denizleri ve nehirleri
    kirletirler; balıklara amansız bir zulüm ederler. Hal böyleyken yine dünyayı
    kurtardığımız o riyakar toplantılarımızda her birimiz birer iyilik timsali
    olarak gözükürüz onun derdine düşeriz.
    Herkes en adaletli en mükemmel
    dünya düzeni hakkında görüşe sahiptir. Utanmaz sırtındaki kaz tüyü monttan,
    ayağındaki nesli kim bilir kaç hafta sonra tükenecek hayvanların derilerinden
    yapılmış ayakkabılarından ve söz alırız her birimiz. Yenmeyen yemekler,
    ekmekler, eskidi diye iftira attığımız her bir eşya çöp bidonuna sürgün edilir.
    Olsun kim görecek ki bu aç gözlülüğümüzü nasılsa saatlerimizi harcayarak
    oluşturduğumuz sanal profillerdeki hayvan, insan hakları portallarını beğenip,
    gerekli paylaşımları yapıp asgari beğeniyi özür dilerim laykları almışızdır.
    Sonra sevgiden dem vururuz sevgi
    deriz aaaah, aşk! Kaç kişiyi yüzüstü bırakmışızdır, bazılarının farkında bile
    değilizdir. Doğuştan elimiz yüzümüz biraz düzgünse aman tanrım platonik
    aşkların üzerinden belediye dozeri ruhsuzluğuyla geçip çöp kamyonu merhameti
    bir avutmayla, kaşımızdakinin duygularını gözden ırak yerlere atıvermişizdir.
    Ama severiz, iyilik yaparız kendi menfaatimiz için. Katlettiğimiz onca canlının
    ölü bedenleri üzerinde yürürüz adına para dediğimiz kağıt parçalarıyla
    yenilerinin katledilmesi için heveslendiririz adına firma dediğimiz can
    tüccarlarını.
    Peki ya aşk, eşime, çocuklarıma
    duyduğum sevgi, diye haykırır gibi duydum sizi. Evet seversin onun iyi olduğunu,
    mutlu olduğunu bilmek seni mutlu eder çünkü. Bak ne diyorum seni diyorum. Kendi
    vicdanın da mutlu olacağı için seversin, iyilik yaparsın. Yani yine kendin
    içiiin yine kendin içiiiiiiiin. Ama olsun en masum menfaattir belki de sevgi.
    Tabi karşılığını bulduğun sürece karşılıksız da severim abiiiii diye haykıracak
    şimdi atarlı ruhu olan ablalar ve abiler. Evet seversin kaybetmek istemezsin
    karşındakini çünkü onun varlığıdır seni mutlu eden, bak yine dönüyor dolaşıyor
    sana geliyor işin ucu. Sevdiğinden gelen bu dalga dalga sevigisizliğin acısını
    da başkalarından çıkarırsın bu sefer de. Kimden mi, öğrencinden, çalışanından,
    müşterinden, kiracından, komşundan, sokaktaki kediden, köpekten…
    İşte bu sebepten menfaatçiyim,
    menfaatçisin, menfaatçiyiz.