Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Ümraniye Belediyesi Şiir Yarışması

felsefe sizce ne demek, felsefe size neyi çağrıştırıyor?

felsefe terimi Hilal Doğu tarafından tarihinde eklendi

  • Hüseyin Yiğt
    Hüseyin Yiğt

    Safdili kendine getiren, sözler değil etraftan yükselen kahkahalardır.

  • Hüseyin Yiğt
    Hüseyin Yiğt

    Bir safdile katlanmak zordur. Hele ki bu kişi safdil olduğunu bilmiyorsa.

  • Üzeyir Çelen
    Üzeyir Çelen

    Felsefenin en güzel yanı derinleşmesini bilenleri bir araya getirmesidir.

  • Hüseyin Yiğt
    Hüseyin Yiğt

    Felsefenin en önemli özelliklerinden biri kümülatif yani yığılımlı olmasıdır. Felsefe ve bilimin ortak yanı ikisinin de kümülatif olması farkları ise bilimin ilerleyici, felsefenin ise genişleyici yapıda olmasıdır. Düşünürün dediği gibi bugünkü filozoflar, kadim dönemde yaşamış devlerin üzerinde oturan kimselerdir. Modern çağ filozofları ileriyi görebiliyorsa bunu, kendilerinden önce yaşamış olanların omuzlarının üzerine oturmaları ve görüş açısı kazanmaları nedeniyledir. Her filozof kendinden önceki filozoflardan etkilenip kendilerinden sonra gelenleri etkiler. Felsefe, Karl Jaspers'in tabiriyle yolda olmaktır. Bu böyle biline. Herkes herkese saygı duymak, bilmeyen ise ilelebet susmak durumundadır.

  • Üzeyir Çelen
    Üzeyir Çelen

    Yine de felsefe günümüze sağlam ve güçlü bir şekilde gelmeyi başarmıştır etraftaki çerçöpe inat. Bu da güçlü zihinler sayesinde olmuştur. Sağlam kitaplar var ve herkes onları incelemelidir. Hayatı boyunca tek kitap okumamışların gelip buralarda ahkam kesmeleri garip. Okunduklarını ya da ciddiye alındıklarını sanmaları daha da garip.

  • Üzeyir Çelen
    Üzeyir Çelen

    Bilmek herkese nasip olmamaktadır. Sadece yazmak için yazan cahil bir kesim var bu bariz. Onların yazdıkları çer çöp hakikaten iç gıcıklayıcı. Düşünceden uzak, duygulanımdan uzak, şiir yazıyorum sanıyor yazdığı şiir değil, bir yerlerden garip sözler alıyor manası belli değil. Bunlar toplumun kamburudur.

  • Antoloji Kullanıcısı
    Antoloji Kullanıcısı

    Ben size başka bir şey söylemek isterim.
    Sevmek kavramı hakkında konuşmak istiyorum.
    Sevmek ne demek, beynimizin kendimizin düşündüklerini, hissettiklerini aktarmak için insanlar arasından seçtiğimiz "kişilere gösterdiğimiz davranış mı? Sonuçta tüm insanların yarısını bile görmeden "birine" bağlanıyor, seviyoruz ama belki de neticede biz, ölmeden önce olabildiği kadar hızlı bir şekilde birine bağlanmak adı altında ona kendimizi ifade edebilmek istiyoruz?

  • Fatmanur Can
    Fatmanur Can

    Kıbrıslı Zenon isimli zengin bir tüccar, bir gün gemisi ve gemide bulunan mal varlıklarıyla seyahat etmektedir. Deniz ve fırtına etkisiyle, gemisi batar. Zengin tüccarın mal varlıkları da denizde kaybolur. Zenon, varlıklı biriyken fakirleşir. Bu olay Zenon'u hayat üzerine düşünmeye, araştırmaya yönlendirir.
    Ve kendi felsefi öğretisini geliştirir.
    Stoacılık Felsefesi...
    .
    Stoacılık;
    İnsan, evrensel kozmik doğaya uygun yaşamalı yani akla uygun yaşamaya yönlenmelidir..
    Erdemli bir dünyaya ulaşmak ve erdemli bir insan hedefini koymalıdır...
    Kayıtsız kalmak, stoacılık da önemli yere sahip.
    Acı karşısında kayıtsızlık...
    Mesela, imparator Marcus Aurelius "negatif görselleştirme" tekniğini uygular. Bu metodu her şey ters giderse şeklinde özetleyebiliriz.
    Kişi kendisine negatif senaryolar yöneltir. Tüm bu negatif ihtimaller üzerine kendisinden beklentisi, bu senaryolar gerçekleştiğinde, isyan etmeden veya aklını kaybetmeden erdemli duruşa devam edebilir miyim?...
    Negatif görselleştirme, kişiye olumsuzlukları en az hasarla atlatacak gücü verir...
    Neyin insan kontrolünde olduğu neyin olmadığı ayrımı önemlidir.
    Stoacılık da "kontrol ikilemi" kavramını özetlersek,
    Bu hayatta bazı şeyler bizim kontrolümüzdedir, bazı şeyler kontrolümüzün dışındadır. Kontrol edemediğimiz şeyler için endişe duymak gereksizdir...
    Kontrol ettiklerimiz için de endişe duymak gereksizdir. Kaygı duymak yerine yapılması gerekene odaklanmalıdır.
    Negatif duygulardan yani korku, kıskançlık, öfke gibi duygular bir ölçüye kadar olmalı ama aşırısından kaçınılmalıdır. Negatif duyguların fazlası aklı örter...
    Zihnin dingin olması kişinin daha iyi kararlar almasını sağlayacaktır...
    Pozitif duygular denilen aşk, sevgi ve saadete stoacılık daha ılımlı olsa da yoğunlaşıp aşırılıktan kaçınılmalı.. Bir duygu ne kadar iyi olursa olsun aşırılığı aklın sağlıklı çalışmasını engelleyecektir...
    Stoacılık, Teizm gibi ahiret inancı olmasa da kadercilik anlayışı vardır...
    Dogaya teslimiyet göstermek, "negatif görselleştirme" ve "kayıtsız kalma" pratiklerinde bu teslimiyeti görebiliriz.
    Kişi başına gelenleri kabullenemediği takdirde, isyan, inkar hali aklı örten haldir...
    Doğaya uygun yaşam, hayatı bir yolculuk gibi yaşamaktır...
    .
    Geminin kaptanını, tayfasını, yolculuk gününü ve zamanını belirleyebilirsin.
    Sonra bir fırtına kopar. Kişiye düşen bu olayda yapabileceklerine odaklanmasıdır.. isyan etmeden çözüme odaklanmalı...
    Stoa yönteminin yakın tarihimize etkileri "Akılcı duygusal davranışçı terapi" alanında kullanılmakta.
    Yöntemin kurucusu Albert Ellis,
    Epistetos'un bu sözüyle karşılaşır
    "insanın hüsranı başına gelenlerden değil, başına gelenleri yorumlayışından kaynaklanır"
    Bu söz, geliştirdiği terapi metodunun temelini oluşturur...
    Ben onların başına gelenleri değiştiremem ama başına gelenleri yorumlama biçimlerini değiştirebilirsem, yaşadıkları hüsranı çözebilirim, anlayışını geliştirir...
    .
    Stoacılığın günümüze etkisine bir başka örnekte,
    Viktor Frankl. Oldukça trajik hayat hikayesine sahip Frankl, geliştirdiği logoterapi metodunu bizzat kendi hayatında uygulamış ve başarılı olmuş biridir...
    1942 yıllarında Fransa o zamanlar 37 yaşlarında. Karısıyla evleneli birkaç ay olmuş ve psikiyatri alanında uzman...
    Bu senelerde Avrupa'yı etkisi altına alan bir oluşum var.
    Nazi Almanyası...
    Avrupa'da Yahudi avına çıkan Nazilerin eline Yahudi kökenli Frankl'de düşüyor. Ailesi ve eşiyle birlikte toplama kampına getirilir. Babası açlık ve zatüreden, annesi ve kardeşi gaz odalarında, eşi başka bir toplama kampında hayatını kaybeder...
    Frankl, bu kaybedişlerin yanında Nazi'lerin kendisine uyguladığı zalimliklere de maruz kalır.
    Toplama kampından kurtulduktan sonra yazdığı "İnsanın Anlam Arayışı" kitabında şöyle der;
    "Bir insandan her şeyi alabilirsiniz, tek bir tek şey dışında. Bu insan özgürlüklerinin sonuncusudur.
    Koşullar her ne olursa olsun, kendi tutumunu belirlemek...
    Frankl, yaşadığı acıları bu anlayışla dizginler. Çünkü bu olaylar onun kontrolü dışında gelişiyordur.
    Odağını kendi kontrolü dışında olanlara odaklamaktansa, kontrol edebildiği tek şey olan, kendi tutumuna yöneltir.
    Bu davranış stoacılıkta ki "kontrol ikilemi" ile aynı mantıkta...
    Frankl, hayatın merkezine koyduğu "anlam" stoacılıkta logos kelimesine eş değer...
    Logoterapi yöntemi, anlam yoluyla terapi...
    Kişi hayatının merkezine anlam verdiği değeri koyduktan sonra bu anlama kendisini adarsa, sıkıntılara tahammül yetisi de o derece artacaktır.
    .
    Özetle; kendinden bir nebze vazgeçmek, duyguların arzuların hırsların esaretinden kurtulup daha yüce davaya kendini adamak ve kontrol dışı felaketlere kabullenici teslimiyyet içinde olmak stoacılığın temel prensibidir..
    Bu öğreti köleye, imparatora, yakın zamanda terapiye, toplama kamplarına kadar düşmüş birinin de hayatına dokunabilmesi ne kadar geniş bir etkiye sahip olduğunu göstermekte...

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu

    Felsefe bir işe yarar mı a - Yarar, senin bir işe yaramayacağın hakkında fikir verir b - Yaramaz, neyin yararı olmuş da onun olacak, c - Her işimize yarayan işe yarıyor mu, o niye yarasın, ayrı yarasın abime.

  • Abdullah Kaya
    Abdullah Kaya

    Gençlik yıllarımda '' ihtiyaçlar sonsuz imkanlar sınırlı'' diye duymuştum. Yıllar geçtikçe öğrendim ki '' ihtiyaçlar sınırlı imkanlar sonsuz..''

    Çok büyüksün Rabbim.

  • Sakura İro
    Sakura İro

    İnsanın karakteri, onun yazgısıdır.

    Herakleitos

  • Dede Korkut
    Dede Korkut

    Bilgelik sevgisi. Eldeki mevcut bilgiler üzerine düşünebilme etkinliğinden çok bilginin kendisi gibi şeyler üzerine soru sorma cesareti..

    Bilgi nedir? kaynağı nedir? Sınırları nelerdir? Doğru bilgiye ulaşmak mümkün mü gibi? ..(epistomoloji)


    Veya varlık üzerine üzerine sorular sorar (ontoloji.)

    İyi,doğru v.s üzerine soru sorar (etik) .

    Gibi alt dalları vardır.

    Faydasız,hatta zararlı bir etkinlik olduğunu düşünenlerde vardır Auguste Comte gibi.

    Ama böyle düşünenlere neden faydasız olduğu sorulduğunda felsefi akıl yürütmelere başlar.

  • Dabbetül-arz-ı Mevud
    Dabbetül-arz-ı Mevud

    ...o 950 küsür üyemi sildim ya! ha varlarmış ha yoklarmış? ...farkettim :))
    Beğen · · Paylaş

    Ayhan Aytaç'ın Notları...düşünüyorsan varsın! düşünmüyorsan ha varsın ha yoksun :)) _ayhan/felsefesi?
    15 dakika önce · Beğen

    Ayhan Aytaç'ın Notları...beni felsefe ile tasavvuf arasında sıla yapan rabbime hamdolsun! sofi ve sofist varmış şimdi anladım.sokrates ile yunusun gerçek bir hakk ve halk kahramanı olduğunu şimdi anladım.şimdi en büyük felsefeci ve tasavvufçu olduğumu anladım.gerçek filozoflara ve tasavvufçulara selam :)) _gerçeğin-aklı-ve-ruhuyum?
    11 dakika önce · Düzenlendi · Beğen

    Ayhan Aytaç'ın Notları...hz.ali dedi:din aklın eksenine girmiyorsa o din din değildir.akılda dini idrak edemiyorsa o da akıl değildir...? hacıbektaş:alimin fikrine dervişin zikrine saygılı olun...? akıl ve gönül ittifakı imam alinin şiarıydı...? aklın ve imanın kardeşliği gibi bütüncül bir güzellik görmedim....? aklın ve ruhun yoldaşlığı gibi bir yoldaşlığa rastlamadım.sokratta yunusda içindeki gerçeğin sesini işittide biri hiçbirşey bilmiyorum dedi diğeri en günahkar benim dedi de gerçeği buldu...?
    6 dakika önce · Düzenlendi · Beğen

    Ayhan Aytaç'ın Notları...şimdi bende sokrat ve yunus gibi bu kez hiç korkmadan.herşeyi göze alarak halkın arasına geri dönüyorum.onların hakikat mayası olmak için.böylece ormanın kralı aslan hem ormana hemde krallığına geri dönmüş olacaktır.varsın o zaman sırtlan sırtlanlığını kurt kurtluğunu yapsında bize musallat olsun patilerim ile hallederim :))
    3 dakika önce · Beğen

  • Zehra Ocak
    Zehra Ocak

    gercekten yasadign andaki firin ve olumlu dusuncendir.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün

    felsefe ne bir bilim ne de bir bilgidir.elde bulunan bilgiler üzerine düsüncedir.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün

    felsefe.bilgelik alıstırması ve öğretisidir.

  • Olay Olay
    Olay Olay

    FELSEFE

    Dişi Aslan Hayvanlar bir gün kim daha çok çocuk doğurabilir diye çekişmeye başlarlar. Hep birlikte dişi aslana gidip danışırlar. 'Sen kaç çocuk doğurabiliyorsun? ' diye sormuşlar aslana. 'Bir.' diye yanıtlar dişli aslan. 'Fakat ben aslan doğururum.' NITELIK, NICELIKTEN ÖNEMLIDIR...

    YENGEÇ ILE ANNESI 'Neden böyle yan yan yürüyorsun yavrum' diye sorar anne yengeç çocuğuna. 'Düzgün yürüsene! ' der. - 'Pekala anne' der çocuk. - 'Sen önümden düzgün yürü, ben seni takip ederim. ' HAREKETLER SÖZLERDEN ÖNDE GELIR?

    ASLAN, KOYUN, KURT VE TILKI Aslanın biri, bir koyunu yanına çağırır ve nefesinin kokup kokmadığını sorar. Evet! ? diye yanıtlar koyun. Aslan bu yanıta kızar ve koyunu oracıkta parçalar. Daha sonra kurda seslenip yanına çağırır, ona da aynı soruyu sorar. Hayır! ? diye yanıtlar kurt korkudan. Ancak o da yağcılık yaptığı için aslanın öfkesinden kurtulamaz. Sıra tilkiye gelmiştir. Aynı soruyu tilkiye de sorar. Tilkinin yanıtı şöyle olur; - Üzgünüm, üşütmüşüm biraz, o yüzden burnum koku almıyor! AKILLI KIŞI TEHLIKELI DURUMLARDA KONUŞMAZ! ! !


    KAZLAR VE TURNALAR Kazlar ve turnalar bir gün aynı tarlada yiyecek ararlarken birden yanlarına yaklaşmaya çalışan avcıyı fark ederler. Turnalar daha çevik ve hafif oldukları için hemen uçarlar. Oysa kazlar ağır hareket ettikleri için avcıdan kurtulamazlar. YAKALANANLAR HER ZAMAN SUÇLU OLANLAR DEĞILDIR?


    HASTA GEYIK Yaşlı bir geyik hasta düşer ve daha rahat otlayabilmek için güzel otlarla dolu bir çalılıkta yaşamaya başlar. Her hayvanla iyi geçindiği için pek çok hayvan sık sık geyiğin ziyaretine gelir. Zamanla her gelen hayvan bu güzel otlardan tatmaya başlayınca kısa süre sonra tüm otlar biter. Geyik hastalıktan kurtulur ama yiyecek hiçbir şeyi kalmadığı için bir süre sonra açlıktan ölür. SIZCE?


    FARELERIN TOPLANTISI Bir gün fareler bir araya gelirler ve başlarına musallat olan bir kediden kurtulma planları yaparlar. Pek çok fikir öne sürülür. Hiçbiri kabul görmez. En sonunda genç bir fare kedinin boynuna bir çan asmayı önerir. Böylece kedi kendilerine yaklaşırken farkına varacak ve kaçabileceklerdir. Bu öneri fareler tarafından alkışlarla onaylanır. Bu arada bir köşede sessizce onları dinlemekte olan yaşlı bir fare ayağa kalkar ve bu önerinin çok zekice olduğunu, başarılı olacağından hiç kuşkusu olmadığını belirtir. Fakat, der, Kafamı bir soru kurcalıyor. Aramızdan kim kedinin boynuna çan asacak? ? ?


    IYI BIR PLAN YAPMAK AYRI, O PLANI GERÇEKLEŞTIRMEK AYRIDIR.

    * * Insanlar FELSEFE yi Çocukken MASAL dan, Sonra KiTAP lardan, ihtiyarlarlayınca da Arkalarında Kalan YAŞAM larından Öğrenebilirler...

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün

    felsefe ne bir bilim ne de bir bilgidir.elde bulunan bilgiler üzerine bir düsüncedir.

  • Kördüm Gördüm
    Kördüm Gördüm

    düşünmenin ta kendisi

    düşünüyormuş gibi yapmaksa tefelsüf derler namı diğer felsefe yapmak
    caz yapılması yeğdir,zira hiç çekilmez

  • Osman Aslan
    Osman Aslan

    Her işin başıdır...

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün

    Anı yakalamak söz konusu bile değildir.Bir anda,nasıl sınavlarına,ya da tatile hazırlanabilir,sözünü tutabilir,bir arkadaşlık ya da bir sevgi oluşturabilirsin? Şimdiki zamanı yaşamak mı? By çok basit bir şekilde,hakikatı yaşamaktır.Zaten şimdiden cennetteyiz:Sonsuzluk şimdidir.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün

    Felsefe,'ben kimim'neyim? sorusuna verilen yanıttır.Zihinsel kimliktir.Felsefi bilginin dünyayı dolaşması planlanmamış bir olaydır.Bazen bir mekanda birikir bekler ve onu görenler tarafından keşfedilir,yorumlanır ve nitelik değiştirir.Fikirler de öyledir. ve aslolan bir tek şey vardır,o da uyumdur.Büyük paylaşımdır.

  • Ali Karakuş
    Ali Karakuş

    Felsefe; Kuşkuyu tatmaktır. Hayatta yalnız kalabilmek ve acı ile dolu olan kaybedişin yalnızlığında düşünebilmektir.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün

    Felsefe yapmak demek,cevap bulmak ve onları bulduktan sonra dinlenmeye çekişilmek demek değildir.Felsefe yapmak demek,önemli soruları tekrar tekrar sormak demektir.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün

    İnsan aklının Göksel'e karşı çıkışı.

  • Emin Yıldırım
    Emin Yıldırım

    Felsefe: aklın bir konuyu kabullenmeyip gösterdiği reaksiyondur.(muhalefet gibi)
    Herkeze ayrı ayrı şeriat verilmiştir.A.İnsanların şeriatları gereği, her doğuşu kabullenmeleri olmayacaktır. herkez kendi anlayışına göre felsefelidir.Tasavvuf bilgisi olmayan insanlarda, bu fiilin sahibinin kim olduğunu, bilemeyip, (olurmu öyle şey) deyip karşılık verir. Nasıl olur desen
    kendinin şeriat anlayışı ile anlatmayaçalışır. Ellbetteki hem doğrudur. hemde yanl.

    şeriat
    tarikat
    hakikat
    marifet
    bu ilimlere sahip olmadan, Felsefe yapmak, doğru bir anlayış değildir. Bu ilmlerle dolmadan felsefe yapmamalıdır. sevgilerle emin Yıldırım

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün

    Ağaç,taş ve dağ gibi varlıkların gelişimi doğasaldır.Ama insanı geliştiren tarihtir.Onun için bir toplum olarak geçmiş,bugün ve geleceği birbirinden kesin çizgilerle ayırmamamız gerekiyor.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün

    Merhamet Hıristiyanlar için ne ise,akıl da filozoflar için odur.merhamet Hıristiyanın eylemini belirler,akıl ise filozofun.Klasik burjuva felsefesi kendini akıl kavramıyla özdeşleştirir.Onun için akıl ve felsefe aynı şeylerdir.
    Diderot

  • Osman Aslan
    Osman Aslan

    Özgürlüğe giden yol felsefeden geçer..

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün

    Felsefe yapma MEE ol! Ki, güdülesin...