Kültür Sanat Edebiyat Şiir

melamilik (Melametilik) sizce ne demek, melamilik (Melametilik) size neyi çağrıştırıyor?

melamilik (Melametilik) terimi Bir Olalım tarafından 13.08.2004 tarihinde eklendi

  • Burak Mert Oldaç
    Burak Mert Oldaç07.10.2011 - 15:40

    Paranın ve imanın kimde olduğu belli değildir düsturuyla olusturulmustur diyebiliriz... Zira imanlarını saklamışlar ve kınanmak istemişlerdir... Fuzûlî'yi bildiğini söyleyen, yalayıp yutmuşluğundan dem vuran bir insan bile bunu Nesimi'den moda ilen hırka zannedebilir...

    Herkese döner aklı evvel der
    Kendi aklından yazık bîhaber...
    Abid olsan ne zahid olsan ne
    Eşşek aynı, eğer aynı eğer...

  • Fizanlı Necip Fîyakalı
    Fizanlı Necip Fîyakalı03.10.2011 - 23:25

    Efenim melamet bir hırka çeşidi idir. Ekseriyyet ilen derviş-i mürşid tayfasının ziyadesiylen rağbet edip puşi ilen kombine ettiği libastan idir,moda ilen.
    Vaktiylen kimin giyip kime giydirdiği, kimin çıkarıp kime verdiği muğlak olup son melaneti meymenetsizin birinin giydiği rivayet edilmiş idir,muhtemel ilen.
    Efenim o değil de; nasıl olup da günümüz sufilerinden sufya-ı safiyyenin mevzu bahis terimi pas geçtiği, şahsımızı evvelen hayret ettirmiş ahirinde müteessir kılmış, tefekküre sevketmiş idir. Bu elim halin zuhur etmesi neticesinde muhterem şahsım ve dedelerim “zaruret hasıl oldu madem; safiyyeyi salladık dermadem”deyup iki satırı zar zor geçen cümle-i kelam ilen koskoca terimi geçiştirmiş idir,istinaden.
    Nahlet ilen…

  • Acem Kizii
    Acem Kizii03.10.2011 - 14:18

    melamet farscada serzenis demek hani birisi yanlis bi sey yapttiginda duydugu pismanlik yada baska birisi melamet eder neden bu isi yapttin gibi. bence pismanlik demek:P

  • Salih Altındağ
    Salih Altındağ04.05.2010 - 02:46

    MELÂMİ DERLER BİZE

    Muhammed Nûr Pirimiz,
    Tevhidtir mesleğimiz,
    Bî huruftur zikrimiz,
    Melâmi derler bize.

    Bizim elimiz tutmaz,
    Kulaklarımız duymaz,
    Gözlerimiz yok bakmaz,
    Melâmi derler bize.

    Ölmeden evvel ölen,
    Varlığı Hakk'a veren,
    Vücud kabrine giren,
    Melâmi derler bize.

    Kurb-i Feraiz'de Hak,
    Dedi ben zahirim bak,
    Olmuşuz Hak ile Hak,
    Melâmi derler bize.

    Kurb-i Nevafil ile,
    Sabır ve şükür ile,
    Vardık biz Muhammed'e,
    Melâmi derler bize.

    YAHYA SALİH Melâmi,
    Söyler güzel Kelamı,
    Hor görmeyin selamı,
    Melâmi derler bize.

    Yahya Salih ALTINDAĞ.

    02 Eylül 2009/ Çarşamba

  • Salih Altındağ
    Salih Altındağ04.05.2010 - 02:42

    NECİSTEN KURTULASIN

    Ölmeden evvel ölesin,
    Zikirle yıkanasın,
    Ummanlara dalasın,
    Necisten kurtulasın.

    Günah işlemeyesin,
    Sevap işlemeyesin,
    Fail Hakk'dır bilesin,
    Necisten kurtulasın.

    Gözün çirkin görmesin,
    Dilin şer söylemesin,
    Her yerde Hak göresin,
    Necisten kurtulasın.

    Vücudunu ver Hakk'a,
    Ulaşasın sen Hakk'a,
    Yok ol Hak ile Hak'da,
    Necisten kurtulasın.

    Ahirete varmak için,
    Cennete girmek için,
    Rabbini görmek için,
    Necisten kurtulasın.

    Muhammed'e varmaya,
    Şefaati almaya,
    Var git sen kul olmaya,
    Necisten kurtulasın.

    Lâ İlâhe illallah,
    Muhammed Resûlallah,
    Bunu böyle bil YAHYA,
    Necisten kurtulasın.

    Yahya Salih ALTINDAĞ.

    01 Aralık 2008/Pazartesi

  • Salih Altındağ
    Salih Altındağ04.05.2010 - 02:28

    Melâmiliğin Tarihsel Seyri:



    Melâmîlerin birinci piri sayılan Hacı Kassar-ı Veli Hazretleri, 884–885 yıllarında

    doğmuştur. Melâmîlerin birinci piri ve Kutb-ul Aktab’ıdır.

    Mevlâna Celâleddin-i Rumî Hazretleri ise, 30 Eylül 1207 tarihinde dünyaya

    gelmiştir. Asıl adı Muhammed'dir. Mevlâna Hazretleri, 18 Aralık 1273 tarihinde

    Konya'da Hakk'a yürümüştür. İlk devre Melâmîleri, Mevlâna ile tarihe gömülür.

    Eserleri, menkıbeleri dilden dile gezer, yaşantıları örnek alınır.

    Melâmîlerin ikinci piri Hacı Bayramı Veli Hazretleri, 1352 tarihinde Ankara'nın

    Solfasol köyünde doğmuştur, 77 yaşında iken 1429 tarihinde Ankara'da vefat etmiştir.

    Türbesi Ankara'dadır.

    Kuru bilgiler, insanı insan yapmaz. Bilgi insanı daha egoist yapar. Aşka ve

    cezbeye inanmak lâzımdır. Vahdeti vücut görüş ve inanışına inanmak lâzımdır.

    İblisten bilgili kim olabilir? Bilgisi ile Âdem’e secde etmedi, bilgisi ile boynuna lânet

    halkası geçti. Bilgi; ancak vahdet-i vücut tevhid ilmidir. En iyi öğretmen, vahdeti

    vücudu en iyi anlatandır.

    Melâmet hırkasını giyen, dünyadan da ukbadan da geçer, Hakk ile Hakk olur.

    Dünyadan geçen ne sultana kul olur, ne kuvvete! .. Hakk’tan gayri dinleyecek,

    görülecek kimse kalmaz. O vakit hükümdar, vezir değerini yitirir. Ukbadan geçen ise,

    ne hocaya önem verir, ne onun sözlerine…

    Her zerre bir ayet

    Her olay bir ayettir…

    Ey Allahın kulu! Şimdi hac zamanı geldi, buluğa erdin. Artık islâmın beş

    şartından olan şartları yerine getir. Hac seferini yerine getir. Demir çarık demir çorap

    giy de, bir insan-ı kâmil ara.

    (Vel’asri innel insane lefi hüsrin) Bu ayeti kerime hakkında Resulü Ekrem

    (SAV) buyurmuştur ki; “Sadece bu Vel’asri ayeti, müşkülleri hal etmeğe yeterdi.”

    Bu ayet asrın velisini tanımayanlar için bir ibret tablosudur.

    Biz kime ne diyebiliriz! Cenab-ı Hakk, ezelde olacak olanı takdir etmiştir. Bizler

    ancak o takdirin mazharlarıyız. Allahu Teâlâ'yı sevemiyorsan, onun veliyullah olan

    dostlarını sev ki, sen de saadete eresin.

    Bu kelâmlar Hakk’ın kudret kaleminden yazılırken, bende dinliyor ve taaccup

    ediyordum. Nasıl da kendinden kendine hayat kurtarıcı izzet ikramlarda bulunuyorsun

    sevdiklerine ey yüce Allah’ım! ..

    Ya Rabbi, seni sevenler bir ehadiseyir insan-ı kâmil ile sevdi. Sana erenler de

    onunla erdi. Ya Allah, çünkü sen 'O'sun. O da senden başkası değil. Ancak kalpleri

    mühürlü, kulakları sağır, gözleri kör olanlar senin sözlerini işitmediler.

    Ey gönlümün sultanı, hâlbuki sen beni bahane etmiş, bu kürsüden konuşan

    yüceler yücesi azimüşşan değil misin?

    Sende insaf, sende merhamet var ise, kendine acı Ey Münafakih! Allah’ın

    aşkına tutulmuş âşıklar, senin sözünü bir nebze sem'ine güş etmezler.

    Çünkü âşıklar, insan-ı kâmili bulmuşlardır. Tevhid ilminin, insan-ı kâmil

    yüzünden, gözünden okunacağı idraki içindedirler. İnsan-ı kâmilin bir kere bir salike

    nazarının, Mescid-i Nebevî’de kırk sene ibadetten hayırlı olduğunun zevkine

    varmışlardır.

    Benim iki gözümün nuru, yirminci asrın Melâmî Kutb-ul Aktabı Seyyid

    Muhammed Nurül Arabî Hazretleri; 'Tevhidi ef’al saliki ayağını yere basmasın

    benim yüzüme bassın' “Aşığın küfrü dahi iman durur” demiyor mu?

    Ben makam eriyim, “Errahmanirrahim” in delili değil, medlülü önemlidir. Şimdi

    “o medlülüm” desem ne çıkar? Yine benden de diyen “O” değil mi?

    Melâmî kılığında niceler gördüm ki, gözlerine girsen bile yine seni tanımıyorlar,

    ilimde “Şam arpalık, Mısır buğdaylık” demenin sarhoşluğu içinde, debelenip

    duruyorlardı. İşte ben canlı Kur'an’ım ve ben o Kur'an’ın bendesiyim. Hz. Pir; “Her

    olay bir ayettir, her zerre bir ayettir” demiyor mu? Var git Kur'an’dan dem vurma ki,

    Kur'an zat-ı ilâhîdir.

    İsmail Hakkı Bursevi Hazretleri “Bir vaiz ki, okuduğu ayetin hangi makama

    geldiğini bilmez, işte o vaizi zamanın padişahının kürsiden kılınç ile indirmesi

    evlâdır.” buyurmuştur. Erenler buyruğu sen kendi nefsini bırakmış, başkasına cihat

    ilân ediyorsun. Cihad ona derler ki, ef’al, sıfat ve zat Hakk’ın olduğunun zevkine

    eresin.

    Sözden elini çek anasının dinini sanat serdeden zahid! Ben makam eriyim, sıratı

    müstakimim, (Feeynema tüvellü fesemme vechullah) (Bakara 115) ayeti

    kerimesinin manası hayatımı kapsamış, (İllel mevcude illâ ene): O zahir oldu, sözün

    hükmü kalmadı. (Şêhidallahü ennehü lâ ilâhe illâ hû) (Âl-i İmran 18): Hakk kendi

    kendine şehadet eder. Artık muhtar Odur ki, hiç kimse Onun yanında söz sahibi

    değildir. Leâl yüzlü sultan buyurmuştur ki; “Ahmağı yar eyleyen ahmak olur.

  • Feride Nizamettin
    Feride Nizamettin20.03.2009 - 09:26

    'zahit bizi tan eyleme
    hak ismin okur dilimiz
    sakın efsane söyleme
    hazret'e varır yolumuz'

  • Feride Nizamettin
    Feride Nizamettin20.03.2009 - 09:26

    melâmîlerin mezar taşlarına ‘bî ser ü pâ’ denir.
    başsız ve ayaksız. zira birçok melâmî ulu kişisi başı kesilerek idam edilmiştir. o yüzden bu yola revan olanlar, başları kesilerek denize atılan büyüklerinin hatırına mezar taşlarına ‘baş’ koydurmayı edebe mugayir bulmuşlar.

  • Seyhan Baran
    Seyhan Baran09.02.2009 - 20:02

    Sevilmek istersen sevmeyi öğren,
    Sevmesini bilmeyen sevilmez yavrum.
    Goncaya aşıksan harını beğen,
    Ararsan dikensiz bulunmaz yavrum.

    İncitme kimseyi,yıkıcı olma,
    Hoş kelam eyle sıkıcı olma,
    Zulm ile gönüller yıkıcı olma,
    Kimde ne vardır bilinmez yavrum.

  • Seyhan Baran
    Seyhan Baran09.02.2009 - 19:41

    'Cennet cennet dedikleri:
    Bir kaç köşk ile,bir kaç huri;
    İsteyene ver sen onu
    Bana seni gerek seni'Yani Yunus gibi düşünmek.Ve:
    'Akıl gibi servet,iyi hal gibi dost,edeb gibi miras,ilim gibi şeref yoktur.'diyen Hz.Ali gibi yaşamaktır.