Kültür Sanat Edebiyat Şiir

namus sizce ne demek, namus size neyi çağrıştırıyor?

namus terimi Gamze tarafından 14.10.2003 tarihinde eklendi

  • Ali Perisa
    Ali Perisa 06.02.2017 - 17:41

    Dünya da bedeli en ağır şey doğruluk ve dürüstlüktür çünkü bedeli ağırdır

  • Nazlı Menşur
    Nazlı Menşur 03.01.2017 - 23:48

    Herkes dilindeki namusu taşısaydı cennette yer kalmazdı eminim.Namussuz olduğumuz kadar dürüstte değiliz aynı zamanda :)

  • Nazlı Menşur
    Nazlı Menşur 16.02.2016 - 21:27

    Kadınlara yüklenmesinden vazgeçildiğinde anlam kazanacak terimdir.Hatta lugattan çıkarılsa hayır demem..

  • Nazlı Menşur
    Nazlı Menşur 22.01.2016 - 23:24

    'Her insan' zihninde namussuzdur aslında.

  • Seyyah Ali
    Seyyah Ali 15.01.2012 - 23:08

    başta cinsiyet meselesi değil, şahsiyet meselesidir. bacak arasında başlayıp bitmemekle birlikte, orayı da değersizleştirmemekte. insanın insan kalabilme adına, hayvanattan ayrıldığı hasletler işte..
    falan fişman feşmekan....

  • İsmail Köroğlu
    İsmail Köroğlu 06.12.2009 - 13:47

    Dinin kesin bir dille yasakladığı ve büyük günah saydığı ve ahlak kuralarını da içine alan kurallara bütününe uymaktır.

    Kısaca namus herşeydir. Tüm değer yargılarının üstündedir.

    Namus isimdir, saygınlıktır, güvenilirliktir, değerliliktir, akla gelen insanı değerli kılan herşeydir.

    Namussuzlukta akla gelebilecek tüm dersizliklerin en değersizidir.

    O yüzden kendine göre namusu bacak arasından, çıkaranların yada sadece namusu bacak arasında görenlerin uydurmaları değildir. Namus bir bütünlüktür. Bu bütünlüğü bozanlar toplumun dini ve sosyal değerlerle oynamış olurlar nacizane fikrimce

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 29.01.2009 - 09:41

    Namuslu insan, ne aydınlıktan nede karanlıktan korkar. Namuslı olmak bir insanın ulaşabileceği erdemlerden biridir.

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 29.01.2009 - 09:40

    'Ömrünün dörtte üçünü okumakla geçiren muhakkak namuslu olur. (Diderot) '

  • Kıvılcım Ateş
    Kıvılcım Ateş 22.12.2008 - 20:24

    omuzlarının üzerinde tasıdıgındır.
    beyinde olan yada olmayan şey.
    cahillerin sakız gibi çekip uzattıgı türlü yerlere getirip türlü şeylere bagladıgı kavram.

  • Hasan Yıldız
    Hasan Yıldız 02.11.2008 - 16:55

    NAMUS İNSANDIR,...VARMI ÖTESİ...

  • Uğur Şamil Tuğrul
    Uğur Şamil Tuğrul 12.09.2008 - 20:56

    Allahü teâlâ, insan neslinin devamı için, erkek ve kadını birbirine karşı cazip kılmıştır. Aynı zamanda, bu kuvvetli duygu karşısında, insanları, dünyada çetin bir imtihana tâbi tutmuştur. Dünyadaki kısa ömrümüz içinde, en zor imtihan iffet imtihanıdır. Bu imtihanda kazanan bir insan, dünya ve ahiretin kahramanıdır.

    İnsanların kusursuz olması veya insanın düşüklüğü, daha ziyade iffet işinde belli olur. Allahü teâlâ, Kur’an-ı kerimin birçok yerinde, iffetini muhafaza edenlere, büyük mükafatlar vaad etmiş, iffetini muhafaza etmeyenlere de, Cehennem azabını göstermiş, iffetsizleri, bir insanı öldüren bir câni ile bir tutmuştur. Müminlerin vasfını anlatırken de buyuruyor ki:
    (Müminler, namazlarını huşu içinde kılar, boş, lüzumsuz şeylerden yüz çevirir, zekatlarını verir, iffetlerini korur, emanet ve ahidlerine riayet eder.) [Müminun 1-8]

    İffetli kimse, haya sahibidir, yani günah işlemeye utanır. Haya sahibi olmanın önemi büyüktür. Bu husustaki birkaç hadis-i şerif:
    (Haya imandandır.) [Buhari]
    (Hayası olmayanın imanı da olmaz. İmansız da Cennete giremez.) [Deylemi]
    (Haya azlığı küfürdendir.) [Hakim]

    (Haya, iffet, dile sahip olmak ve akıl imandan; cimrilik, müstehcenlik, çirkin söz ve hayasızlık nifâktandır.) [Beyheki]

    İffet, yani namus ne kadar önemli ise, namussuzluk da o kadar kötüdür. Namusun önemi hakkındaki hadis-i şeriflerin birkaçı şöyledir:
    (İyi bilin ki, namusunu koruyana Cennet vardır.) [Hakim]
    (Zinadan korunan müslüman Cennete girer.) [Beyheki]

    (Kötülükten korunmak için, nikahlı yaşayın ve iffetli olun!) [İbni Asakir]
    (Başkasının karısını kızını ayartan bizden değildir.) [Hakim, İ.Ahmed]

    (Bir kadın, beş vakit namazını kılar, namusunu korur, kocası ile iyi geçinirse, dilediği kapıdan Cennete girer.) [İ. Hibban]

    (Şu altı şeyi yapanın Cennete girmesine kefilim: Doğru konuşan, verdiği sözü yerine getiren, emanete riayet eden, namusunu koruyan, gözlerini haramdan sakınan, ellerini kötülükten çeken.) [İ.Ahmed]

    (Haya on kısımdır. Dokuzu kadında, biri erkektedir) hadis-i şerifinde de bildirildiği gibi, kadınların hayası erkeklerden çoktur. Öyle olmasaydı, çok çirkin işler meydana çıkardı. Din düşmanları bunu bildikleri için, daha çocukken kadınlardan hayayı kaldırmaya çalışıyorlar. Hayasız bir toplum meydana getirmeye çalışıyorlar. Müslüman kadını hayalı olmaya devam etmelidir. Hadis-i şerifte, (Haya güzeldir, fakat kadında daha güzeldir) buyuruldu. (Deylemi)

    İnsan günahlarının çoğu, iffet konusu içindedir. İffet, bir genç kızın veya kadının, değeri para ile ölçülemeyen bir mücevheridir. Bu mücevheri ele geçirmek için, Allahü teâlâdan korkmayan her erkek, bütün şeytanlığını kullanır. Ele geçirdikten sonra, maksadına erişmiştir. Artık o, mücevherlikten çıkmış, adi bir taş olmuştur. Sokağa atılıverir. Bu alış-verişte, erkek, bir namus hırsızıdır. Kadın ise, mücevherini çaldırmış, bir zavallıdır.

    İffetsiz olan, Allah katında günahkâr, halkın yanında da itibarsızdır. Bir namussuzun toplumdaki iyilerin yanında itibarı [saygınlığı], bir köpeğin itibarı kadar yoktur. Erkeklik ve dişilik duyguları, insanlarda da, hayvanda da vardır. Hayvanlarda utanma hissi olmadığı için, onlar, bu duygularını gizlemez. İnsan ise, şeref ve haysiyet duygularına sahip olduğu için, erkeklik ve dişilik hislerine karşı meşru yol arar.

    Bir insanın ve bir ailenin şerefi ve itibarı, bu duygu karşısındaki tutumu ile ölçülür. Zengin ve çok güzel bir kadın, eğer iffetsiz ise, itibarsızdır. Fakir ve namuslu bir kadın ise, her yerde, her zaman itibarlıdır, saygıya layıktır. Bunlar, normal ve temiz bir toplumun iffet ölçüleridir. İffet kaidelerini ayaklar altına almış, yalnız hayvani hisleri peşinde koşan insan topluluğu, bu sözlerle alay eder. Onlara sözümüz yoktur. Dünyadaki pek çok rezaletler, cinayetler, iffetsizlik yüzünden meydana gelmektedir.

    İnsanların pek çoğu, iffetsizliğin fenalıklarını bildikleri halde, kendilerini bu fena yollara sapmaktan alıkoyamaz. Bu kuvvetli duygu karşısında, onları selamet yoluna çıkaracak çare, terbiye ve ahlak meselesidir.

    Allah’tan korkan bir insan iffetsiz olamaz. O halde, çocuklarımıza Allah korkusunu öğretmeye çalışmak, bizim için en başta gelen görev oluyor. Allahü teâlâdan korkmak için, Allah’ı iyi bilmek lazımdır. Allah’ı bilmek için, Onun büyüklüğünü ve sıfatlarını öğrenmek zorundayız. Allahü teâlâyı hiç düşünmeyen bir topluluk için, Allah korkusuna sahip olmak kolay değildir. Allahü teâlâdan korkmak da, bir bilgi, bir çalışma ve bir gayret işidir. Durup dururken, Allah korkusu meydana gelmez. Dinin emir ve yasaklarına riayet edene kolay gelir.

    Özellikle büyük şehirlerde iffet işi tehlikeli bir yoldadır. Bir genç kızın, kendi başına yalnız kendi aklı ve anlayışı ile iffetini muhafaza etmesi, cidden güçtür. O genç kız, eğer biraz da güzelse, hatıra ve hayale gelmeyen tehlikelerle çevrilmiş demektir. Bu tehlike, okulda, yollarda, otobüste, komşularda, hatta evinin içinde, telefonda, internette yakasını bırakmaz.

    Kızlarımız, tehlikeler karşısında aciz bir mahluk olarak, ahlaksızların elinde bir oyuncak olmamalıdır. Bu devirde herkesten, her yerde ona zarar gelebilir. Bu zarar, onun parasına, puluna değil, şeref ve haysiyetinedir. Paraya olan zarar telafi edilebilir. Manevi zarar, yerine konamaz. Ahlaksızların içinde genç kız için şerefle yaşamak çok güçtür. İffetli bir kız, diğer bazı kızlar gibi, flört yapmaya heveslenmemeli. Bu tehlikeli bir tecrübedir. Esasen flörtle yapılan evlilik, çok zaman mutluluk getirmez.

    İffeti muhafaza için, gençleri zamanında evlendirmeli, iffeti zedeleyecek yerlerden uzak durmalıdır. Gençliğin hakkı adı altında çeşitli eğlenceler, genç kızı elde etmek için birer tuzaktır. Bunun tuzak olduğuna inanmayan bir kız, tuzağın içine düştükten sonra, aklı başına gelir. Fakat iş işten geçmiştir. Tuzağın görünüşteki cazibesine kapılan kızlar, erkeklerin elinde çabucak birer oyuncak hâline gelir. Kendine güvenen bir kız bile, onların karşısında sonuna kadar dayanamaz. Yakışıklı bir erkeğin aldatıcı gülümsemesi karşısında, yenilebilir. Artık o kız, tuzağa düşmüştür. O tuzaktan kurtulan pek az veya hiç yoktur. Halbuki, o tuzak dediğimiz eğlence yerlerine gitmemek daha kolay bir iştir. (Göz görmeyince, gönül katlanır) diye bir atasözü vardır. Oraya gitmeyen bir genç kız, oranın tehlikesinden kurtulmuş olur. Giderse, kurtulması zordur.

    Kadın gözü ile kadın
    Erkek gözü ile kadın konusunu ele almadan önce, kadın gözü ile kadınların halini anlatan bir yazıyı buraya almak istiyorum. Bayan Gülay Göktürk, Yeni Yüzyıl’daki yazısında özetle diyor ki:

    (Kadınların, hayatın çeşitli alanlarında vitrin süsü gibi kullanılmasına hep tepki duydum. Politik partilerin, vitrinlerine mostralık birkaç kadın koyarak, kolay tarafından çağdaş parti imajı peşinde koşmalarına da, gazetelerin her Allah’ın günü arka sayfalarında ayırdıkları “güzel kadın” kontenjanına da, basının kadın unsurunu tabak-çanak gibi bir promosyon malzemesi olarak kullanmasına da, reklamlarda pazarlanan ürüne uysa da uymasa da çıplak kadınların boy göstermesine de bir türlü alışamadım. Ama, şu fuarlar var ya fuarlar... Kadın vücudunun fuarlarda son model arabaların, tekstil makinelerinin, inşaat malzemelerinin yanı başında “hostes” olarak kullanılışı...

    İşte aşağılanışın bu kadarına katlanamıyorum. Kim bilir, belki canlı canlı gördüğüm içindir; belki orada bulunuşlarına bir gerekçe bulmak için en ufak bir gayret gösterilmeye bile zahmet edilmeden, tam bir utanmazlıkla resmen ve alenen kullanıldıkları için...

    Ne zaman bir fuara gitsem, bacaklarını açıp son model arabaların üstüne oturmuş mini etekli mankenleri görsem içim kalkıyor, midem bulanıyor. Ve şaşıyorum: İyi kötü birer kişilikleri olan bu kadınlar, orada öylece durup o arabaların birer aksesuarı gibi pazarlanmayı nasıl içlerine sindiriyorlar? Hem, kadın cinsini bu kadar aşağılatan o kadınlara karşı, hem de onları oraya oturtup müşteriyi kandırarak mal satmaya çalışanlara karşı öfke doluyor içim.

    Bilişim 98’i dolaşırken yine aynı mide bulantısını yaşadım. Göğüslerini ve uzun bacaklarını açıkta bırakan giysileri ve frapan makyajlarıyla hostes kızlar yine iş başındaydı. Hayatlarında tek bir tuşuna basmadıkları, en basit bir soruya cevap verebilecek kadar bile tanımadıkları bilgisayarların yanında durarak, bulundukları standı bir cazibe merkezine dönüştürmeye çalışıyorlardı.

    Önlerinden çabucak ve göz göze gelmemeye çalışarak geçip Bilgisayarlı Beste Yarışması’nın yapılacağı salona yöneldim. Yarışmada finale kalan 11 gencin bilgisayarlarıyla kurdukları orkestralarına çaldırdıkları özgün besteleri dinledim. Yarışmacılar arasında bir tek bile kız yoktu. Hatırladığım kadarıyla geçen yıl ve ondan önceki yıl da yoktu. Erkekler bilgisayarda beste yapıyor, kızlar da o bilgisayarların yanında durup erkekleri çekmeye çalışıyordu.

    Avrupa’daki seks yerleri
    Gidenler bilirler, Amsterdam’ın Red Light District denen semtinde gezerken, seks shopların neon ışıklı geniş vitrinlerinde müşteri bekleyen fahişeler görürsünüz. Akşam hava karardı mı, üzerlerinde bir sütyen bir külotla vitrine çıkar, saatlerce ya ayakta ya da bir sandalyeye oturarak, arada bir seksi hareketler yaparak müşteri bulmaya çalışırlar. Vitrine çıkmış kiralık kadınlardır bunlar. Vücutları hiç tartışmasız metadır. Sadece üzerlerinde fiyat etiketleri eksiktir. Seks shop sahipleri hiç değilse, sattıkları mal konusunda müşteriyi yanıltmaya çalışmıyorlar. Fuarlardaki gibi kadın vücudu ile müşterinin aklını karıştırıp, dikkatini dağıtıp başka bir şey satmıyorlar. Müşteri ne almak istiyorsa ona bakıyor, beğenirse parasını bastırıp alıyor.

    Bence fuarlarda yapılan şey ticari ahlaka da sığmıyor. Kadın gösterip araba ya da bilgisayar satmaya çalışmak doğrudan dolandırıcılığa giriyor. Hostes kızlarımız da bu dolandırıcılığa alet oluyor.)

    İffetli kadın
    Yukarıdaki yazıda Kadın gözü ile kadın demiştik. Bu isabetli bir tabir değildir. Çünkü iyi bir kadının diğer kadınlara bakışı ile, kötü bir kadının bakışı farklıdır. İyi bir erkekle, kötü bir erkeğin bakışları da farklıdır. İyi bir kadınla, iyi bir erkeğin bakışları arasında fazla fark olmaz. Yukarıdaki yazıyı feminist bir kadının, kadınlara hangi açıdan baktığını göstermek için almıştık. Şimdi de, Türkiye Gazetesi yazarlarından Sayın Rahim Er’in yazısını özetle alıyoruz:

    (Bir Müslüman genç kız ve kadının giyinişi sade olmalı; dikkat çekmemelidir.
    Sade ve özenli bir kıyafet, muhatabında saygı uyandırır. Aşırı renkler ve dikkat çekici ve gösterişe kaçan süslerden kaçınmalıdır! Pantolon, erkek kıyafetidir. Ayrıca pantolon, hanımları çirkinleştirmekte, manto altında bile olsa kaba saba olmaktadır. Ayakkabıları da sade olmalı, yürürken ses çıkartmamalıdır.

    Tesettür, sade ve gösterişten uzak ve zarif olmalıdır. Mümine narin olur.
    Kadın, gülünç olacak şekilde giyinip süslenmemeli; partal da olmamalıdır. Sadelikteki ihtişam ve estetiği yakalamaya çalışmalıdır. Örtünme, gösteriş veya başka bir maksatla olmamalı. Tesettür, yüce Allah’ın emri olduğu için yapılırsa, bunu yapan hanım, her an sevap alır.

    Sırf rızk endişesi ile, zaruretsiz, uygunsuz işlerde çalışmamalıdır. İş hayatında, erkeklerle sürekli muhatap olmanın büyük zararı olur. Evlerimiz kadınlarımızın sarayıdır. Kızlar ve kadınlar, bu saraylarda el işi, ev işi, mutfak işi... gibi işlere zevklerini, estetiklerini, göz nurlarını, ihlâslarını katarak eserler vermekte; anneler, dinimizin ve millet hayatımızın teminatı sağlam nesiller yetiştirmektedir.
    Bunlar yapılırken de günün nasıl bittiğinin farkına bile varılmaz.

    Nerede cennet benzeri bu hayat; nerede servise yetişme, işe ulaşma ve iş hayatında verimli olma kaygısı? Evlerde ne patron baskısı, ne müdür sorgusu, ne azar, ne de kem gözler vardır; günahtan uzak bir huzur iklimi.

    Dışarıdaki işte çalışan bir kadın; ne kadın kalmakta, ne erkek olmakta ve bu çelişkinin ruhunda doğurduğu sancı yüzünden de çok çabuk çökmekte ve devamlı namahremlerle görüştüğü için de maalesef, yüzündeki nur kaybolmaktadır.

    Bu sebeple, işte çalışmaktan başka çaresi olmayan hanımlar, günaha girmeden, günlerini kurtarmaya azami dikkat etmelidir. Bunlara uyan kazanır, uymayan ise kaybeder. Peygamber efendimiz, (Ateşe dayanacağın kadar günah işle) buyuruyor. Ar damarı çatlamış kıyafetlerle sokaklarda dolaşmamalıdır.

    Uygunsuz giyiniş, pervasız bakışlar, iç gıcıklayıcı ses tonu, dikkat çekici yürüyüş gibi dinimizin yasakladığı hal ve hareketlerden uzaklaş; yüksek iman, edep ve iffetle bayraklaş...

    Bir hanım, zaruret olmadan, yabancı erkeklerle telefonla bile görüşmemeli, onlarla senli benli olmamalıdır. Zaruret varsa, konuşma gayet kısa ve mesafeli, resmi ve ciddi olmalıdır. İhtiyaçtan fazla konuşmak, şakalaşmak, şımarıklık, lâubalilik ciddiyetten uzaklaştırır; kötü puana sebep olur. Hareketler hiçbir zaman hoppa, hafif meşrep olmamalıdır.

    Hanımlarının en büyük serveti iffet ve edebidir. İffet ve edep, insanla hayvanı ayıran farktır. Bir genç kız, kısmetini sokakta ve gayri meşru yollarla aramamalıdır. Bir kız, evlenmek, hakkında hayırlı mı, hayırsız mı bilemez. Bu bakımdan mutlaka evlenmeyi değil, hakkında hayırlı olanı istemelidir!

    Bu tavsiyelere uyan, herkesin hürmet edeceği hakiki bir hanımefendi olur. Hanımefendi olan da, Allah’ı, Resulullahı ve Müslümanları sevindirir; öbür halde ise şeytanı...

    Bir mümine öyle olmalı ki, başka mümineler de ona imrenmeli ve ona benzemeye çalışmalıdır.)

    (ALINTI)

  • Esra Kaya
    Esra Kaya 30.05.2008 - 12:47

    insanların en çok konuştuğu ama en az sahip oldukları haslet..

  • Rukiye Ünal
    Rukiye Ünal 08.04.2008 - 23:09

    Sadece kadın için işletilen, iki yüzlü toplumun, iki yüzlü ahlak kavramının tek yüzlü ilkesi. Onur denen kavram gitmiş yerini bu zırva almıştır. Zira onurlu olmak iki yüzlü tek cinsi kayıran bir kavrama sahip olmaktan daha zordur.

  • Birol
    Birol 15.02.2008 - 19:58

    Namus bacak arasından giren bir kapı peşinde kaybedilen değerler bunlar kısacası bu günki toplumun karın ağrısı utanma edep saygı aman neme lazımlar şimdilerde toplumda şu saçma düşünce hakim oldu ben sevdiğimle herşeyi paylaşırım evet sevdiğinle ama ya o seni sevmiyorsa seven çünki sevdiğini yıkmaz hayvanı dürtüleri için madem çok seviyorsun onu madur etmez bir ömür onun yanında olur gözünü el kapısında tutmazssın sadakat evet buda sadakat malesef buda bacak arasında olur nedeni belli her hoşuna gidenle yada her darda kaldığında amaaan namus ordamı ben sevdiğimin herşeyiyim oda benim herşeyim tatlı bir kaçamaktan bişe olmaz hayırr asla ne erkek ne kadın eger sevdiğinin mukaddesatına sevginin yüceliğine inanıyorsan ölürsün ama o kapıdan geçirttirmezssin kaybeden için artık o mantık kendince tesellidir namus bacak arasında deildir tesellisi ama uyan ey insan o kapısı devamında gelenlerde kaybedilen deger yargıları

  • Asuva Dans Pistinde
    Asuva Dans Pistinde 20.08.2007 - 01:00

    bacaklarının arasında taşırsan çabuk kaybedersin........

  • Asli Bilgin
    Asli Bilgin 04.04.2007 - 20:02

    tende değil

  • Atatürkseverlik Sorgulayıcısı
    Atatürkseverlik Sorgulayıcısı 24.03.2007 - 19:32

    namus düşüncededir...............
    vicdandadır........

  • Mali Şirin
    Mali Şirin 21.03.2007 - 22:04

    kalp krizi korkusu,delirme korkusu,kaçma,karşılaşmaktan korkma,zavallılık

  • Mali Şirin
    Mali Şirin 21.03.2007 - 22:02

    tabu,öğrenilmiş değer,bağımlılık,kadın,cinsel yasak,cinsel baskı,ölüm
    korku,toplumsal baskı,ego,erkek,zorlama,zorlanma,kendini tanımlama
    zavallılık,kabul edememe.zorlanma,aşağılama,aşağılanma,küçümsems,küçümsenme,
    kim olduğunu bilmeme,korku,delirme,ayrılık,kontrol etme,zihinsel imajlar,
    sözler ve davranışlar

  • Korel Yılmaz
    Korel Yılmaz 21.03.2007 - 10:21

    Bir danışmanı, elinde uzaktan kumanda ile 'Canlı Canlı' senin, 'Pazar Keyfi' benim dolaşmaya fırsat bulamayan, dolayısıyla 'alemde' neler olup bittiğinden pek haberdar olmayan Mehmet Ağar’a gelmiş ve şöyle demiştir:

    'Sayın genel başkanım! Şebnem Scheffer adında ar, haya ve namus timsali bir manken kızımız var. Kendisini partimize katarsak, Anadolu’daki genç kızlarımız için iyi bir örnek sunmuş oluruz.'

    Mehmet Ağar’ın Şebnem Scheffer’ı DYP saflarına katmasına olanak sağlayan cümle herhalde budur.

  • Yavuz
    Yavuz 12.01.2007 - 12:15

    namus kelimesinin kökeni çerkescedir..çerkesce namıs 'erişilmez' 'ulaşılmaz' manasına gelir.

  • Ece Özdemir
    Ece Özdemir 25.12.2006 - 22:06

    Akıl ve vicdanın en iyi ortaklığıdır.

  • Mesutmavi
    Mesutmavi 05.12.2006 - 03:37

    namus iki bacak arasında değilmidir sizce bunu kim cıkardı tv de yayınlananlara inanmak çok kolay degilmi biri ordan cıkıyor yada birileri namus iki bacak arasında değildir diyor gençlerimiz de buna sanki mecburmuşuz gibi inanıyorlar ve ona göre hareket ediyorlar yanlış bu bunu söyleyen insanlaramı inanmalı yoksa yoksa kitabımızamı namus akılda bitiyor diyorlar aklı veren kim düşündünüzmü hiç nefislerinize hakim olamıyorsanız madem bunu insanlara neden başka türlü yansıtıyorsunuz namus iki bacak arasında değildir diyenleri kınıyorum namus bence kadınlarda bekaretine aile yaşantısında sadakatlige önemle bakan erkekte ailesine çocuklarına doğru yolu gösteren ve kendidine emanet edilen kadınına sahip çıkandır yaşadığımız şu kısa hayata dinimize örf ve adetimize sahip çıkalım.

  • Nakore
    Nakore 20.11.2006 - 16:23

    son zamanlarda türkiyede namusun iki bacak arasında olmadığını savunan insalar çoğalmakta sorduğunda namus iki bacak arasında değil akıl fıkır ve davranıştadır derler bekaret onlar için namustan sayılmıyor iki bacak arasına gelince geri kafalı insan sınıfına alınıyor çok acıdırki türkiyede çoğu baba kızının veya erkek çocuğunun başkalarıyla yatıp kalkmasını hiç garip görmez hatta ondan haz alıyor yine ona gelip sorulduğunda kızı cinsel tercube aldığını savunmaktadır ama oğlunu evlendirmeye gelince bakireden söz açar mesela ekmeğini kazanmak için genel evinde çalışan kadına orospu sıfatını yakıştırırken kızı başka erkeklerle yatmasında hiç bir sakınca bulmayan bu namustan anlamayan babalara ananız babananız topraklarında kemikleri sızladığını hiç düşündünüzmü onların size lanet okuduğunu biliyormusunuz ve namusun sadece akılda olup bacak arasıyla hiç bir alaka görmeyen mahlukatlar şüpesizki allahın lanetide sizin üzerinizdedir

  • Erkan Orhan
    Erkan Orhan 20.09.2006 - 23:40

    kelime anlamı insanlar için (kadın - erkek) dürüstlük, doğruluk....

    amaaa,

    ne yazık kii; erkek egemen toplumlarda, kadınlara zorla giydirilen - yazın terleten, kışın üşüten- bir elbise..

  • Selma Doğan
    Selma Doğan 04.08.2006 - 02:38

    Namusum Üstüne

    Dalgalandım deli dolu
    Taşıyorum geri dönmem
    Sonsuzluğa giden yolu
    Aşıyorum geri dönmem

    Nedir bela nedir çile
    Rest çekmişim her engele
    Nefes nefes aşkın ile
    Yaşıyorum geri dönmem

    Namusum üstüne
    Serefim üstüne and içtim
    Yansın dünyam yanarsa
    Senden gayrı ne varsa
    Vazgectim...

    Yarınları çektim dara
    Hesapsız gözü kara
    Dolu dizgin yangınlara
    Koşuyorum geri dönmem

    Nedir bela nedir çile
    Rest çekmişim her engele
    Nefes nefes aşkın ile
    Yaşıyorum geri dönmem

    Namusum üstüne
    Şerefim üstüne adn içtim
    Yansın dünyam yanarsa
    Senden gayrı ne varsa
    Vazgeçtim...

    Şair: Uğur Işılak

  • Düşünmüyorum Yine De Varım
    Düşünmüyorum Yine De Varım 27.07.2006 - 20:06

    Ne için yaşıyoruz.

  • Ömer Çiloğlu
    Ömer Çiloğlu 27.07.2006 - 17:33

    kendince br çizgi yaratan ama o çizgide yrümeyi başaramayan bi kadın yazarın deiğine göre namus bacak arasında olmazmış
    şimdi ben bu kadına soruyorum arkadaş
    ya namus sence ne
    sende olmadığı için mi tanımını bilmiyosun
    namus erdemdir, saflıktır, temizliktir
    senin aksine böyledir

  • Mavi Tin
    Mavi Tin 21.07.2006 - 17:19

    namus=ahlak=bir toplumdaki kişilerin uymak durumunda oldukları davranış biçimleri,kurallar.

  • Feride Celik
    Feride Celik 14.06.2006 - 21:30

    amerika avrupada pek raslanamayan bisey

  • Tuguj
    Tuguj 14.06.2006 - 20:16

    Namus kavramı her kültürün içinde değişkenlik göstereceği için hangi kültürün namus anlayışından da bahsettiğimizi bilmediğim için efendim buraya genelleme yapmak zorunda bizi bırakanlara saygılar sunarım.

    Namus = İçinde yaşanılan toplumun olmassa olmaz doğrularının ihlal edildiği etik, tinsel, dinsel yada Normların (kısaca adet örf, gelenek) yasakladığı ve yapılmasının hoş karşılanmadığı davranış türleri diyebiliriz. Ve kültürler, böylece kendi içlerinde belirledikleri kıstaslarada bu adı vermişler işte.

  • Aslıhan Duygu Alptekin
    Aslıhan Duygu Alptekin 28.05.2006 - 22:51

    aradım yıllardır seni heryerde bir türlü karşıma çıkmadın namus,nihayet bir yerde rastladım ama utançtan yüzüme bakmadın namus....

  • İbrahim Kocatas
    İbrahim Kocatas 13.05.2006 - 12:14

    Amerikada ve batı dünyasında bi türlü bulunamayan şey...

  • Erkan Orhan
    Erkan Orhan 10.05.2006 - 01:04

    gelişmesini normal tamamlıyamamış insanların, dolgu maddesi....

  • Kesko
    Kesko 08.05.2006 - 08:19

    anamın ve anaların bildiği ve korudğu ama ne yazikki yeni gençliğin es geçtiği bir anlayış,bir ahlak,bir kültür,bir miras.

  • Gönül Bahçemsin
    Gönül Bahçemsin 21.04.2006 - 17:44

    insan kendi nefsini tutarsa namusunuda korumuş olur

  • Seda Kahraman
    Seda Kahraman 21.03.2006 - 17:33

    namus ahlak.şeref ve haysiyet kurallarına sıkı sıkıya bağlılıktır.neen sadece kadın ve kadın cinselliği üzerine bir namus kavramı oturtulmuş beynimize bence bunu tartışalım..dünyanın hiç bir yerinde namus bizim tanımladığımız gibi tanımlanmıyor..neden sizce? ?

  • Şehmuz Kara
    Şehmuz Kara 11.03.2006 - 17:22

    düzenin anasıdır varlığın devamını sağlayan dır

  • Nazlı Menşur
    Nazlı Menşur 09.03.2006 - 15:11

    ayy bıktım şu bacak arası ve beyin hikayelerinden...gördüğüm kadarıyla türk milleti olarak bayağ yol katetmişiz namus hususunda..beyindedir deyip noktayı koymuşuz..en medeni insanın bile gözünü kör edecek kadar hassas olan bi konu bu kadar kısa bi noktayla bitirelemez..açılması gereken çookk parantezler var..bi kere insanı yöneten beynidir yani fiillerine yön veren..bir insanın beyninde ne varsa yaşantısınada o aktarılır..namus dediğimiz şey ki ahlakla doğrudan alakalı olup kişinin günlük yaşantısındaki hareketleri tavrı tarzı düşünüş ve yaşayış biçimini oluşturur..yani bir bütündür..tek bir alanda daraltılmayacak kadar hassa manevi ve kutsaldır...lütfen batılılaşmayı bırakıp kendimize yani reele dönelim..

  • Mehmet
    Mehmet 18.02.2006 - 02:36

    ben yanıldım kardeşim sen namus timsali bir azizesin özür dilerim dedirten terim...!
    yazılarından anlaşılıyor şırpıntı olmadığın........!

  • Zeynep Sade
    Zeynep Sade 06.02.2006 - 00:29

    hassas bi mevzu....beyinde de wardır bedende de!

  • İsmail Kurtlutepe
    İsmail Kurtlutepe 25.01.2006 - 16:01

    Ben namus üzerinde yorum yazmak değil namusun ne olduğunu anlamak için bu siteye girdim.Ancak diğer sitelerden gördüğüm kadarıyla namus kadının edebinde imiş,töreymiş. Eğer namus buysa namus kadar namussuz bir terim yoktur.

  • Damian
    Damian 18.12.2005 - 01:23

    kendine olan guveni yetersiz olan erkeklerin kadınları ellerinin altında tutmak icin kadına taktıkları kelepce.

  • Şefik Kaan
    Şefik Kaan 19.10.2005 - 00:44

    bir anlamda *** bedenin değil beyinin temizliği ****

    bir anlamda *** ben buyum arkadaş *** o kadar diyebilme onurudur

  • Sezgin Yeşiltaş
    Sezgin Yeşiltaş 15.10.2005 - 11:43

    Namus, beyinlere akıtılan kara yasaklar değildir.
    Namus, bacak arasında bir organ değildir.
    Namus, laf cambazlığı değildir.
    Namus, oyunu kuralına göre oynamak demek değildir.
    Namus, pislikleri örtmek için biçilmiş giysi değildir.
    Namus, pisliklerin kendi aralarında değerlerini korumak için çıkmış bir yargı değildir.

    Namus;
    Temiz ahlaktır. Dürüstlüktür. İyiyi ve kötüyü görebilme yetisidir. Bilinçli yaşama halidir. Ait olduğun topluma değerlerine sadakattir.

  • Hayat Suyu
    Hayat Suyu 09.08.2005 - 22:45

    'namussuz namuslu'

    Şener Şen der gibi okuyun.

  • Drag Bonfire
    Drag Bonfire 09.08.2005 - 16:56

    belası..

  • Mehmet Özbey
    Mehmet Özbey 24.07.2005 - 20:35

    kimine göre zor kimine göre varlığından bihaber yaşanan bir olgu.bence namus dediğimiz fiziksel değil onurla karakterle ilintilidir.yoksa namus eğer oradaysa hiçbirimiz namuslu değiliz.

  • Beyza
    Beyza 05.03.2005 - 20:18

    Bknz:korunasi bi sey...

  • Bilhan Erden
    Bilhan Erden 29.01.2005 - 10:23

    dürüstlüktür...ama anlamı en genel terimlerden biri her kafadan ayrı tanım,her kafadan ayrı bi koruma güdüsü...