Kültür Sanat Edebiyat Şiir

idrak sizce ne demek, idrak size neyi çağrıştırıyor?

idrak terimi Cem Nizamoglu tarafından 27.12.2004 tarihinde eklendi

  • Onur Bilge
    Onur Bilge 07.05.2009 - 13:30

    İDRAK, KAVRAMADIR.

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 03.04.2009 - 20:59

    İdrakı Beş duyu ile idrak etmek mümkün değildir.
    Gözle görülmez, ele tutulmaz, tadılmaz...
    İdrak ilme dayanır, ancak ilmi olanlar idrak eder,
    oda ilmi derecesinde...

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 03.04.2009 - 20:56

    İdrak, bir algılamadır, yani manadır.
    Bir şey yada konuyu algılayabilme yeteneğidir.
    Elle tutulan yada gözle görülen nesneler gibi olmadığından
    yani maddi bir şey olmadığından,
    izahı güç olandır.

  • Deha Soner
    Deha Soner 19.02.2009 - 09:57

    'Karşındakinin SEN olduğunu gerçekten idrak etmedikçe sevgin şüpheli ve sınırlıdır.' GERÇEKLE YÜZLEŞMEK - Sebahattin Zorlu

  • Can Can
    Can Can 31.08.2007 - 22:36

    Hz. ebubekir..

  • Leyla Şenkal
    Leyla Şenkal 30.08.2007 - 19:25

    idrakın aczini idrak idrakın ta kendisidir..

  • Sebahattin Zorlu
    Sebahattin Zorlu 20.12.2006 - 12:45

    'ALLAH'ı hakkıyla idraka çalışmadılar…(22-74)

    'Ma kaderullahe hakka kadrihî..'

  • Bon Jovi
    Bon Jovi 26.11.2006 - 20:53

    bazı insanların idrak problemi oldugunda,siz ona ne anlatırsanız anlatın,o anlayabilecegi kadar anlar................ :))))

  • Ece Özdemir
    Ece Özdemir 18.11.2006 - 18:27

    İdrak ve akıl, insanın ruhunda dinlenir...

  • Sultan Fatih Yağcı
    Sultan Fatih Yağcı 18.11.2006 - 11:18

    Araplar bir merdivenin en altındaki basamağına 'dereke' derler.
    Aynı zamanda bir şeyin en alt kısmı anlamında genel olarakta kullanılır bu kelime.
    'idrâk' ise bir şeyin dibine inme, yetişme, ulaşma anlamındadır ki;
    buna 'DANK etmek' te diyebiliriz..
    bu ses susuz, karanlık bir kuyuya atılan taşın en dibe ulaştığında çıkarttığı sestir ki
    zihin kuyusuna atılan kavramlar da dibe düştüğü zaman aynı sesi çıkarır;
    idrâk etmek, kavramaktır..

  • Bilge Sem
    Bilge Sem 03.11.2006 - 02:29

    algı...

  • Sultan Fatih Yağcı
    Sultan Fatih Yağcı 06.09.2006 - 23:54

    neyin tedariki peşindeysen
    idrakin
    o
    kadardır..

  • Elif Cevahir
    Elif Cevahir 01.07.2005 - 22:57

    etrak bi-idrak :))

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 27.12.2004 - 19:55

    Doğular ve gerçekleri idrak edip, doğrultusunda gitmedikçe idrak fanidir. Daha çok yük yüklenip, eşek gibi yaşamaktan başka acı ve zorluk vermez yaşamda.

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 27.12.2004 - 19:40

    Lügatta:
    Anlayış, kavrayış, akıl erdirmek, fehem (fehim, fehm) , yetiştirmek.

    ''Malesef insanlar teavun (yardımlaşma) sırrını idrak edememişler, hiç olmazsa taşlar arasındaki yardım vaziyetinden ders alsınlar...''
    (Vecize)

    Sözlükte:
    1. Anlama yeteneği, anlayış, akıl erdirme...

    Ör:
    ''Kişilik idraklerle doğar, diyenler de var.''- Ç. Altan.

    Ne mümkün zulm ile bidâd ile imhâ-yı hürriyet
    Çalış idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten
    (Zulüm ile, işkence ile hürriyeti ortadan kaldırmak ne mümkün; eğer kendinde bir güç görüyorsan insanoğlundan idraki kaldırmaya çalış.) (Hürriyet Kasidesi) N. Kemal

    Doğrudan doğruya Kur'an'dan alıp ilhamı.
    Asrın idrakine söyletmeyiz İslamı.
    (Safahat) M.A.Ersoy

    2. Erişme, ulaşma, kavuşma...
    3. felsef, algı...

    Dini Sözlük:
    Bir şeyin aslını, mâhiyetini, hakîkatini bilmek, anlamak.

    Kur'ân-ı kerîmde, meâlen buyruldu ki:
    O'nu (Allahü teâlâyı) gözler (dünyâda) idrâk edemez. O ise, gözleri bilir anlar. O, ihsân sâhibi bilicidir. (En'âm sûresi: 103)

    İnsanı hayvandan ayıran, ilim ve idrâktir (Hâdimî)

    İnsanların hâlet-i rûhiyeleri (rûhî durumları) farklı oduklarından, idrâk ve fehmleri (anlamaları) da farklı olmaktadır. (İmâm-ı Gazâlî)

    Şükür, şükürden âciz kalındığını idrâk etmektir. (Ebû Osman Mağribî)

    Allahü teâlânın zâtı idrâk edilemez. Dünyâ yurdunda gözle görülmez. Kalb, O'nun varlığını tastîk eder. Âhirette gözler O'nu görecektir. İnsanlar, Allahü teâlâyı âyet ve delîllerle bilmektedir. Kalbler O'nu tanır, fakat akıllar O'nu idrâk edemez. (Sehl bin Abdullah)