bir kere girmeye gör yitikler sokağına aşka çeviremediğin hisler duygular duvar olur aşılmaz engel karşında
sen seni koru güven tamdır sana bilirim bunu bana hayır dediğin anda yoğrulmamış hayaller henüz zamanda düşmemiş yüreğin aşka hiç mi hiç efes//35....20mart
Bir sunni ve hanefi musluman olarak Bu da benim bayram mesajim Irana saldiran israil ve amerika musluman oldugu icin saldiriyor. Epstain olaylari ile dunya capinda lanetleniyorlar. Irandaki masumlarin Mezhepleri bizi ilgilendirmez. Hesaplarini Allaha verecekler. Irana saldiran siyonist amerika ve israilliler Irandan sonra sirada turkiyenin oldugunu acik acik dile getiriyorlar. Butun bunlara ragmen Turkiyenin de icinde oldugu 12 islam ulkesinin disisleri bakanlari assagilik siyonist zalim israil ve amerika yerine Irani kinayan bildiri yayinlamislar. Demekki bunlarda siyonist yahudi. Baska izahi varmi. Ey gerekmez yerlerde kahrolsun israil amerika siyonistler diye bagiran y.sak siyasal islamcilar, amerika halkinin bile ?? de 80 nin hiristiyan Halkinin % 100 lanetledigi bir savasi lanetleyemeyen serefisz munafik siyasal islamcilar surusu, islam deccali sufyanlar toplulugu ve onlarin yandaslari; alayiniza lanet olsun. Allahin laneti munafiklarin ve sufyanlarin deccallarin uzerine olsun. Bayramlari zehir zikkim olsun.
*** LAİK ve SOSYAL BAKIŞ *** --Bu gün Facebook sayfalarını gezindim, Bayram kutlama mesajları havada uçuşuyor. Özellikle Siyasal Partilerin Mesajları beni hem güldürdü hem de derinden üzdü. Son 10 yıldır her türlü dini ve milli günler Siyasete alet ediliyor. Hem de bunu Milletin gözüne soka-soka yapıyorlar? --Bazı Siyasal Partiler Ramazan ayı boyunca davetten-davete koştular. Adeta iftar yemeklerini siyasal reklama çevirdiler. Oldukça lüks ve şatafatlı sofralar kurup her gün sosyal medyada paylaştılar. Fakir-fukaraya, garip-gurebaya, öksüze-yetime, asgari ücretti ve perişan emekliye 30 gün boyunca hava attılar. Sanki görünmez bir güç-kudret eski Bayram geleneklerini tedavülden kaldırdı? --Haçlılar Orta doğuda ring atarken, bizim Siyasal kervan iftar yemekleriyle caka satıyorlar? Amarka İslam aleminin bütün Dini inançlarını istismar ediyor ve inadına İran'a Ramazan ayında saldırıyor? Bizimkiler ne yapıyor bir ay boyunca yemek programları çekiyorlar? Amerka ve İsrail yıllardır Orta doğuyu ŞER-BELAYA çevirdi. Vurmadığı İslam Devleti kalmadı? Filistin-Gazze'yi Tarihten sildi? Yetmedi Mescid-i Aksaya bomba attı? Irak ve Suriye'yi parçaladı? Libya'yı kendine köle etti. Arabistanı çocuk gibi okşadı? Lübnan Ürdün ve Mısır'ın kulaklarını çekti? Bizimkiler hala bu gün İftar davetlerinde martaval atıyor, palavra kesiyorlar. Türk Ulusal Milletin aklıyla dalga geçiyorlar? --Amerika ve onun ileri karakolu İsrail bütün İslam alemine savaş açmışlardır. Dinine Irkına, geleneğine ve bütün tarihsel devinimine savaş açmıştır? VESSELAM ---------YORGUN BİR DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN---------
İçimde kopan kıyametlerin ne bir zafer çığlığı var ne de çekilecek bir teslimiyet bayrağı... Sadece benim duyduğum, kendi kurduğum ve kendi yıkıldığım şahsi bir muharebenin ortasındayım. İnsanlar, o büyük ve fiyakalı cümlelerle 'Sonunu düşünen kahraman olamaz' derler hep. Oysa ben, o parlak hikayelerin satır aralarına sığmayacak kadar yorgun, çıplak ve gerçeğim. Sonumun nereye varacağını bilmediğim gibi, bu sessiz direnişin sonunda kılıcını havaya kaldıran o kahraman olacağımı da hiç sanmıyorum.
Ben sadece omuzlarımdaki kendi yükümü düşürmeden taşımaya çalışıyorum.
Ask asla zor degildir. Insanin severek yaptigi hic bir sey zor gelmez ona. Yormaz onu, hatta dinlendirir.
Dolayisi ile, Sen bir adim gittiginde o ask on adim gelmiyorsa, ve o on adim geldiginde sen ona kosmuyorsan, o ask mask degildir. Erkek ise abazalik sendrumu kadin ise senden daha iyisini bulamadigi icin askim diyordur. Ikisini de cok iyi tecrube ettim. Ask olan derki sen mutlu isen ben de mutluyum. Ve askinin mutlulugundan mutlu olan askina ne yapmaz. Ve boyle bir ask bulasicidir. Bu dafa sen de onu mutlu ederek mutlu omaya baslarsin. Boyle bir ask cok nadir bulunur. Tecrube ettim.
Digeri de derki beni mutlu edersen ben de seni mutlu ederim. Boyleleri asla mutlu edilemez. Su degirmeni gibidir. Usten alir, altan ogutur doker. Ustten alamadigi zaman degirmen taslarinin bir birini yedigi bir birinizi yersiniz. Cunku asla ben ne veriyorum bu insana mutlu etmek icin dusunmez. Bana ne veriyor vermiyor hesabi yapar. Hatta verdiklerinin degil vermediklerinin hesabini tutar. Hic bir sevgiye muhtac olmayan Allah bile abidine (kole, kul degil, kole kul efendisine menfaat saglar. Subhan olan Allah bizden ne menfaat sagliyor. Kul Allah iliskisi, deniz balik, agac toprak, anne yavru iliskisi gibi dir. Balik denizdendir. Deniz baligin her seyidir. Fakat deniz baligin hic bir seyine muhtac degildir. Bebek annedendir. Anne bebegi Yedirir, icirir, korur kollar. Buyutur. Bebek anneye muhtac, anneye uymak zorunda. annesiz yasayamaz. Anne bebekten hic Karsilik beklemez. Muhtac olan bebektir. Lutufkar olan annedir.) Allah bile bir adim gelen abidine on adim geliyor. Sen kim oluyorsun da hep sana gelinsin istiyorsun. Sana gelen yolun kilometre tasini sokeyim...
*** ÇANAKKALE GEÇİLMEZ *** Düşman kuvvetleri Ülke sathında Hemi de Hünkâr'ın pay-ı tahtında Jurnalcı cambazı saray katında Vatan Ahvalini gördü ordumuz. . Osmanlı kastına ferman yazdılar Gemiler gönderip tuzak kazdılar Yedi Düvel birden sınır çizdiler Geçilmez bir duvar ördü ordumuz. . Düşman gemileri geldi dayandı Çanakkale tozdu, kana bulandı Şehitlerin her biri, yiğit-civandı Haçlıyı denize sürdü ordumuz. . Nice masumlar süngüye takıldı Köylerimiz yağma oldu yakıldı Binlerce yiğidin kanı döküldü Bağrını kefenle sardı ordumuz. . Türk-Kürt, Çerkez-Lazı omuz omuza Düşmanı döktüler, mavi denize Hürriyet dönüştü Aya-Yıldıza Küffara dersini verdi ordumuz. . Çakıroğlu yazdı, getirdi dile Göz yaşı çağladı, dönüştü sele Vatanım namustur, verilmez ele Hainden hesabı sordu ordumuz, Ulusal birliği, kurdu ordumuz... -------OZAN ÇAKIROĞLU------ 18 Mart Çanakkale Zaferimiz Türk Ulusal Milletimize kutlu olsun. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bütün kahraman Şehitlerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyorum... Yattıkları yer hurişan olsun...
*** LAİK ve SOSYAL BAKIŞ *** --Vahşi Kapitalizmin, en öncelikli siyasal, sosyal, kültürel ve ekonomik yaptırımı bilinçsiz, çaresiz, kuralsız, yetersiz ve ehilsiz bir toplum yaratmaktır. Çünkü her çağ ve medeniyette cehaleti kullanmak kolay ve ucuz maliyetlidir??? . **PEKİ BU CEHALET KİMDİR, NASIL SARFİ EYLEMLERDE BULUNURLAR? 1-Her şeyin en iyisini onlar bilirler. Kargadan başka kuş ve kendilerinden baka kuş tanımazlar. 2-Hiç araştırıp irdelemeden bilgi sahibi olurlar. Ve bildiklerini başkalarına empoze etmek için şekilden-şekile girerler? 3-Kibar, efendi ve Kâmil insanları zayıf ve hakir görürler... 4-Kusurlarını gizlemek için, Din ve mezhepsel inançlarını kullanırlar... 5-Hak-hukuk ve adalet mizanına kafa tutarlar ve döner etrafındakilere ahlak dersi verirler. 6-Empati-kıyas yapma yetenekleri yoktur. Her zaman Dini ve maddi yaptırımla toplumu dizayne etmek için şekilden-şekile girerler. 7-Sıkıştıkları zaman Yüce Dinimizi orta çağ gölgesi altında zülfikâr bir kılıç gibi kullanırlar. 8-Kendilerinden olmayan bütün insanlara kin-nefret kusar ve buğuz ederler??? 9-İkna kabiliyetleri gelişmediğinden dolayı, rakip ve muhalif gördükleri herkese iftira-çamur ve küfür politikasıyla sindirmeye çalışırlar. 10-Her zaman ve her yerde bilimsel teatilerden uzak dururlar. Kürsülerden tek başına palavra ve martaval atarlar.. ----------ARKSI YARIN-------- sindirmeye
Zumer 23: Meali: Allah, sözün en güzelini, hem aynı benzerlik (uyum ve ahenk)te, hem de tekrarlı (ve karşılıklı ifadeli) (müjde ve tehdit, rahmet ve azap, cennet ve cehennem gibi) bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların, ondan (âyetleri dinlemekten dolayı) tenleri ürperir, sonra da bedenleri ve kalpleri Allah’ın zikri için yumuşar. İşte bu (Kitab), Allah’ın (son gönderdiği) rehberidir. Dileyene/dilediğine, bununla doğru yolu gösterir. Allah kimi de sapıklıkta bırakırsa artık ona doğru yolu gösteren bulunmaz.{2}
Kuran anlamadan okunursa nasil tuyler urperecek, bu ayetin hukmu nasil o insanda vuku bulacak.
İlber Ortaylı’nın vefatını büyük bir üzüntüyle öğrendim. Kendisi ilmiyle, fikirleriyle ve derin bilgisiyle toplumumuza ışık tutmuş, saygın ve değerli bir bilim insanıydı. Hayatı boyunca tarih konuşan, bilgi konuşan ve düşünceyi yücelten bir isim olarak hafızalarda kalacaktır. Allah’tan kendisine rahmet diliyorum. Mekânı cennet, makamı âli olsun.
Ehli iman bir insan Allaha yaklastikca imtihan edilir. En buyuk imtihani peygamberler vermistir. Imtihandan gecen bir cok insan otomatikmen sadece akilla olaylara yaklasir. Akla mudahale edebilen seytana maruz kalir, setan vesvese verir. Karamsarlik fisildar. Insan bunalima girer. Dengeyi kaybeder. Hasta olur ya da intihar eder. Allah muhafaza. Oysa mumin hem akliyla hem kalbiyle dusunen insandir. Akil ve kalp catistiginda, ilahi ilhamin alicisi kalbini dinler. Ve sirazeyi kaybetmez. Guc alir. Sabir eder. Insan hem akliyla hem, kalbiyle bakmali, kalbiyle gormeli, kalbiyle analiz etmeli, Sadece Akliyla bakan insanlar sadece simdiki zamandaki sebep sonuclari toplar cikarir. Sebeplerin yaraticisini unutur. Zorluktan darliktan gecen simdiki anini seytanin da vesvesesini kendi akli sanip negatif sonuc uzerine negatif sonuc cikartir. Dehsete kapilir. Umidini yitirir. Umidini yitiren insan yasama dugusunu da kaybeder. Gelecegi de goremedigi icin, ici kararir. Umitsizlige duser. Ya hasta olur. Yataklara duser. Ya da daha kotusu intihar eder. Oysa bir mumin icin bu dunyada yasadigi her an kardir. Bir gun fazla yasamak bir gun eksik yasamaktan cok cok daha degerlidir. Cunku bir rekat namaz fazla kilar. Hele yaslaninca, yasliligin zorluklari kefaretlere donusur.
"Muhakkak ki Ben, İslam yolunda saçını ağartan kadın ve erkek kulumdan (ona azap etmekten/sorgulamaktan) haya ederim." Buyurur hadiste. Ayrica 50 yasini gecenin hesabi kolaylasir. 90 yasini gecenlerin gecmis ve gelecek gunahlarinin bagislandigini mujdeler hadisler. Ayrica sabretmek, yasamaya devam etmek hem derdi kefarete donderir, hem bunalima girip kendi canina kiyanin aksine amel defterini acik birakir, amel defteri dolmaya devam eder. Olunce amel defteri kapaniyor zira.
O yuzden dert ve zor zamanlar Allaha giden bir asansordur aslinda. Ama bu asonsorun islamin bes sartindan, ve kuran okumaktan, tovbe istigfar etmekten, Allahi bol ca zikretmekten, dua etmekten, selatu selam getirmekten olusan bir asansor. Olaylari sadece akliyla degil kalbiylede irdeleyen ehli iman, once her turlu aksakliga sikintiya ragmen var olmanin ve yuce yaraticiyi tanimaya museref olmanin ne buyuk bir nimet oldugunu bilir. gecmiste rabbinin o bir hic iken verdiklerini hatirlar. En buyuk imtihanlara peygamberlerin tabi tutuldugunu bilir. Zorluklara sabri rabbine yaklasmakta bir mirac asansoru kabul eder. O sikintilarin rabbinin kendi icin tayin ettigi yarinlara ulasmak icin bir arinma, rabbine yaklasmada bir asonsor oldugunu bilir. Ve mucadele etmeyi, umidini Kaybetmemeyi kendine telkin eder. Yanliz akil ile degil ayni zamanda Kalb ile dusunen, kalp ile bakan, kalp ile goren, analiz eden insan seytanin vesvesesinden de siyrilir. Sadece Akil ile dusunen insan seytanin karamsar vesveselerini kendi akli sanip bunalima girerken, ayni zamanda kalp ile bakan insan, kalbe dusen ilahi ilhamlara kulak vererek seytanin vesveselerine ehemmiyet vermez. seytani saf disi birakir. Aklin yaninda Kalp ile gorme yetenegini kazanmanin ve kalp gozunu gelistirmenin en iyi yollarindan biri de Allahin verdigi nimetleri sık sık hatirlatmak. Ornegin: koca bir yok olabilirdim. Allah beni var kildi. Hayvan olabilirken, insan kildi. Gayri muslim olabilirken muslim kildi. Sakat olabilirken saglikli kildi. Egitimsiz olabilirken egitimli kildi, ve daha da detaylandirmak daha da guzel olur. mesela evini verdi. Kardeslerini verdi. Anne baba verdi. Verdi, gormek verdi. Bu aksamki yemegini verdi... Kuranda en az yedi ayette Allahin uzerinizdeki nimetlerini anin, diye gecer. Allahin nimetlerini anmak, insanlari sıkınti ve imtihan anlarinda bunalima girmekten korur. Cunku insan, gecmisten guc alir. Ana sabreder. Gelecegi kazanir. Cunku gecmiste veren rabbim, gelecekte de verecektir der. Herseyi bilen rabbim, hic bir seyi hikmetsiz yapmayan rabbim elbet benim icin daha iyisini Murad ediyor diye dusunur. Hem sıkıntiya dayanma gucu alir. Hem de panik olmaz. Gayret eder. Dua eder. rabbinin lutfunu ve ihsani kendine ceker.
Fâtır Suresi, 3. Ayet: "Ey insanlar! Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Allah’tan başka, size gökten ve yerden rızık verecek bir yaratıcı mı var? O’ndan başka ilah yoktur. Öyleyse nasıl olup da döndürülüyorsunuz?"
Hayat ic ice dairlerden olusmustur. Ayni gezegen ve uydulari, gunes sistemi ve gezegenleri, galaksiker ve yildizlari gibi daireler halinde hareket eder. Insan hayati da, baba ve anne gezegenin etrafinda donen cocuk undular, yerel yonetim yildizinin etrafinda donen gezegen aileler, ulke galaksisinnin etrafinda donen diger yerel yonetim yildizlar... Bir insan ilk ve en onemli sorumlulugu kendinin sorumluluklari, cunku dunya kendi etrafinda da doner. Insanin kendi sorumlulugu ve yaraticisina olan sorumluluklari birincil sorumlulluklardir. Yemek yemesi, sagligina dikkat etmesi, emrolumdugu kulluk ve reislik vazifelerini yerine getiemesi onun en birincil vazifesidir. Sigara icen, icki icen, kumar oynayan, yaraticisina karsi namaz, oruc gibi en birincil gorevlerini yerine getirmeyen bir insan, kalkip dunya capinda ya da ulke capinda olaylar hakkinda atip tutmasinin hic bir ehemmiyeti olmaz. Cunku bu insan aksakligin kendinden basladigini gormuyor. Dunya dusunun kendi etrafinda donmeyi durdurmus sistemi aksatiyor farkinda degil, birincil sorumlu oldugu uydulara sorun cikartiyor farkinda degil baska yildiz takimindaki duzensizlikten dem vuruyor. Yada baska gezegen sistemindeki uyumsuzluktan bahsediyor. Insanin kendi etrafinda dondugu bir dairesi var. Ve bir de uydularinin onun etrafinda, hanim yani ogul evlat gibi dar dairede ki sorumluluklarin yaninda, Jupiter gezegeninin butun uydulari ile gunesinin etrafinda butun ciddiyet ve samimiyet ile donmesi, gibi insanin da kendisi gunesleri ve kendisini butun sistemi yaratan rabbinin emirleri etrafinda butun uydulari olan evladi iyali ile donmesidir birincil vazifesi. Allah bizleri kendi vazifemizin, kendi dairemizin, haddimizin suuruna erdirsin. Gerisi hikaye
*** LAİK SOSYAL ve BİLİMSEL BAKIŞ *** --AŞK, tüm psikiyatrik hastalıklara ait karakteri bünyesinde barındıran duygu ve şehvetin coşkunluk halidir? --AŞK, depresif ve tedavisi olmayan ruhsal bir hastalık türüdür. Aşık olan kişi ve ailelerde huzursuzluk, geçimsizlik, umutsuzluk ve karamsarlık eylemleri hiç eksik olmaz. Akabinde topluma eylemsizlik, statik ve negatif enerji yayarlar? . --Hz. Adem, Havva'ya aşık oldu Cennetten kovuldu? --Kabil aşık oldu Beşer aleminin ilk katili oldu? --Hz İbrahim Sare Hatuna aşık oldu, Genç Hatun için Hz. İsmail'in anası Hacer'i evden kovdu? Çöllerde yaşarken Zemzem suyunu buldular? --Züleyha aşık oldu, tahtından kovuldu? Yusuf aşık oldu, özgürlüğünden oldu? --Yine aşk ve kıskançlık yüzünden, CEMEL katliamında.10 bin den fazla masum insan vahşice katledildi.. Ölende müslümandı, öldürende müslümandı? --Mecnun aşık oldu akılını kaybetti. Leyla aşık oldu sürgünden-sürgüne gitti? --Kerem ile Aslı aşk ateşiyle yanıp kül oldular? --Ferhat contayı yaktı, gitti külüng-kürekle dağları deldi: Ehh Şirin ne yaptı, vah-vah ağıtlarını yakmaya devam etti? --Zorba Yavuz Sultan Selim aşık oldu, 50 binden fazla masum Alevi canlara kıydı? --Feodal sisteminin hakim olduğu dönemlerde bütün dere beyleri, soylu senyörler nice gencecik sabi kızları kuma alıp ve nice kadınları üç talak saçmalığıyla boşayıp dım-dızlak sokağa atmışlardır? --Nice Tarikat Papazları, üfürükçü müritleri aşk-sevda saçmalığıyla sübyan Kızları nikâhsız zevce olarak almış ve onlarca çocuğuna üvey ana yapmışlardır???
--Eğer ki, Ulusal bir devleti zayıflatmak, bölmek ve ayrıştırmak isterseniz? 1-Tekelci moda ve Film sektörünü Memleket sathına pis bir virüs gibi yayacaksınız? 2-Mezhepleri yüzlerce fraksiyona böleceksiniz? 3-Terör ve anarşi olaylarını alevlendireceksiniz? Onlara el altından maddi destek yapacaksınız? 4-Memleketin dört bir yanından irtica faaliyetlerine ivme kazandıracaksınız? Muskacılık, falcılık ve üfürükçülüğü meslek haline getireceksiniz? 5-Batı menşeyli müzik sektörünü Ülke genelinde bir rüzgâr gibi estireceksiniz? 6-Toplumu, özellikle genç nesili Bilim ve felsefeden uzak tutacaksınız? Bunun akabinde içki-kumar ve eğlence sektörünü renga-renk ve oldukça şatafatlı bir şekilde bir şekilde gençliğe sunacaksınız? 7-Özellikle köy kırsallarında Okulları kapatıp ve gençliği fabrika dişlerine palet yapacaksınız? 8- Okulları kapattıkça kadınları açacaksınız? 9-Bu arada irtica çarkını ha bire gresleyeceksiniz? Kürsülerden mütemadiyen orta çağ karanlığını genç beyinlere yerleştireceksiniz? Özellikle Mütedeyyin kesimi Farz-ı ayin, Farz-ı kifaye ve KURAN'dan uzak tutup tamamen hadis, vacip ve sünnet-i seniyyeye yönlendireceksiniz? 10------ARKASI YARIN.... -------------BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN----------
Kollarımı doluyorum boynuna, son bir sığınak niyetine, Kokunu içime çekiyorum, kalsın diye ömrümün geri kalanına. Sıkıca, kopmamacasına, bir ölümü bekler gibi, Ve sonra... Bırakıyorum o en ağır yükü, o en eski kalbi Ve Elveda….
Yanından geçerim ama durmam artık, Sana bakarım ama seni görmem. Sesin rüzgara karışsa, kulaklarımı mühürlerim, Ben artık bu yangına, bir damla bile su vermem.
***** BU GÜN 8 MART KADINLAR GÜNÜ ***** --Sabahleyin Facebook sayfalarını gezindim, özelikle Laik-sosyal kesim Kadınlar günü münasebetiyle bazı mesaj ve yorumlar da bulunmuşlar (!) --Ben de bir ŞİİRLE kutlamayın düşündüm? Ancak hangi KADINLARIN gününü kutlayacağımı bilemedim? --Huzur evlerinde sahipsiz-kimsesiz ve adeta gün sayan Kadınların mı? Yoksa gelin ve evlatları tarafında hor görülmüş ve sokaklara atılmış emekçi Anaların mı? Berdel-kuma-muta ve üç-talak saçmalığına maruz kalmış kadınların mı? Asgari ücrete mahküm edilmiş ve yetmemiş patronu tarafından tacize uğramış ve ölümle tehtidiyle susturulmuş kadınların mı? Semt pazarların da, akşamı bekleyip, tezgah atıklarını utanarak toplayan kadınların mı, gününü mü kutlayalım? Yoksa Hasta, öksüz, özürlü , çaresiz ve bir ekmek nafakası için dilencilik yapmak zorunda kalan kadınların mı? Evinde mutfak mesarifine katkı sağlamak için sosyete kogoşlarına çamaşır ve temizliğe giden kadınların mı? Mendebur-zorba-ceberrüt-despot mahlukların şiddetine maruz kalmış kadınların mı gününü kutlayalım? --Diğer taraftan, ömür baharını eğitim ve öğretimi için harcayan ne inanç ve heveslerle diplomasını alıp, TORPİLİ olmadığı için işe giremeyen kadınların mı gününü kutlayalım? Yoksa yatlarda-katlarda, saray ve köşklerde yaşayan ve bir kahvaltı için Parislere giden yüksek sosyetenin gününü mü kutlayalım? YOK-YOK Biz en iyisi mi, sanatçı kimliği altında sahnelerde orasını-burasını açıp ta, garip-gurebanın ve cahil-cühelanın parasın soğüşleyen boyalı hatunların GÜNÜNÜ kutlayalım... VESSELAM ---------BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN----------
Gözyaşın inci olur, dökülür sabır nakışına, Dünya hayran kalır o dimdik, o asil bakışına. Bugün değil, her nefeste hakkın ödenmez senin; Sen yaşamın ta kendisi, sen ruhusun evrenin
Minareden atlarımmmm
Bayramınızı kutlarımmmm
bir kere girmeye gör
yitikler sokağına
aşka çeviremediğin hisler duygular
duvar olur aşılmaz engel karşında
sen seni koru güven tamdır sana
bilirim bunu bana hayır dediğin anda
yoğrulmamış hayaller henüz zamanda
düşmemiş yüreğin aşka hiç mi hiç
efes//35....20mart
Bir sunni ve hanefi musluman olarak Bu da benim bayram mesajim
Irana saldiran israil ve amerika musluman oldugu icin saldiriyor. Epstain olaylari ile dunya capinda lanetleniyorlar.
Irandaki masumlarin Mezhepleri bizi ilgilendirmez. Hesaplarini Allaha verecekler. Irana saldiran siyonist amerika ve israilliler Irandan sonra sirada turkiyenin oldugunu acik acik dile getiriyorlar. Butun bunlara ragmen
Turkiyenin de icinde oldugu 12 islam ulkesinin disisleri bakanlari assagilik siyonist zalim israil ve amerika yerine Irani kinayan bildiri yayinlamislar. Demekki bunlarda siyonist yahudi. Baska izahi varmi.
Ey gerekmez yerlerde kahrolsun israil amerika siyonistler diye bagiran y.sak siyasal islamcilar, amerika halkinin bile ?? de 80 nin hiristiyan Halkinin % 100 lanetledigi bir savasi lanetleyemeyen serefisz munafik siyasal islamcilar surusu, islam deccali sufyanlar toplulugu ve onlarin yandaslari; alayiniza lanet olsun. Allahin laneti munafiklarin ve sufyanlarin deccallarin uzerine olsun. Bayramlari zehir zikkim olsun.
Bu bayram, o bayram olsun.
Tüm şiirsever, sanatsever dostların Ramazan bayramını içtenlikle tebrik eder, herkese sağlık, sıhhat ve afiyet, başarı, huzur ve mutluluk dilerim.
*** LAİK ve SOSYAL BAKIŞ ***
--Bu gün Facebook sayfalarını gezindim, Bayram kutlama mesajları havada
uçuşuyor. Özellikle Siyasal Partilerin Mesajları beni hem güldürdü hem de
derinden üzdü. Son 10 yıldır her türlü dini ve milli günler Siyasete alet ediliyor.
Hem de bunu Milletin gözüne soka-soka yapıyorlar?
--Bazı Siyasal Partiler Ramazan ayı boyunca davetten-davete koştular. Adeta
iftar yemeklerini siyasal reklama çevirdiler. Oldukça lüks ve şatafatlı sofralar kurup
her gün sosyal medyada paylaştılar. Fakir-fukaraya, garip-gurebaya, öksüze-yetime,
asgari ücretti ve perişan emekliye 30 gün boyunca hava attılar. Sanki görünmez bir
güç-kudret eski Bayram geleneklerini tedavülden kaldırdı?
--Haçlılar Orta doğuda ring atarken, bizim Siyasal kervan iftar yemekleriyle caka satıyorlar?
Amarka İslam aleminin bütün Dini inançlarını istismar ediyor ve inadına İran'a Ramazan
ayında saldırıyor? Bizimkiler ne yapıyor bir ay boyunca yemek programları çekiyorlar?
Amerka ve İsrail yıllardır Orta doğuyu ŞER-BELAYA çevirdi. Vurmadığı İslam Devleti
kalmadı? Filistin-Gazze'yi Tarihten sildi? Yetmedi Mescid-i Aksaya bomba attı? Irak ve
Suriye'yi parçaladı? Libya'yı kendine köle etti. Arabistanı çocuk gibi okşadı? Lübnan
Ürdün ve Mısır'ın kulaklarını çekti? Bizimkiler hala bu gün İftar davetlerinde martaval
atıyor, palavra kesiyorlar. Türk Ulusal Milletin aklıyla dalga geçiyorlar?
--Amerika ve onun ileri karakolu İsrail bütün İslam alemine savaş açmışlardır. Dinine
Irkına, geleneğine ve bütün tarihsel devinimine savaş açmıştır? VESSELAM
---------YORGUN BİR DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN---------
Öfkeyle atılan her adımın sonu hüsrandır... Ardında bıraktığı ise sadece koca bir hatalar silsilesi.
İçimde kopan kıyametlerin ne bir zafer çığlığı var ne de çekilecek bir teslimiyet bayrağı...
Sadece benim duyduğum, kendi kurduğum ve kendi yıkıldığım şahsi bir muharebenin ortasındayım.
İnsanlar, o büyük ve fiyakalı cümlelerle 'Sonunu düşünen kahraman olamaz' derler hep.
Oysa ben, o parlak hikayelerin satır aralarına sığmayacak kadar yorgun, çıplak ve gerçeğim.
Sonumun nereye varacağını bilmediğim gibi, bu sessiz direnişin sonunda kılıcını havaya kaldıran o kahraman olacağımı da hiç sanmıyorum.
Ben sadece omuzlarımdaki kendi yükümü düşürmeden taşımaya çalışıyorum.
Ask asla zor degildir. Insanin severek yaptigi hic bir sey zor gelmez ona. Yormaz onu, hatta dinlendirir.
Dolayisi ile, Sen bir adim gittiginde o ask on adim gelmiyorsa, ve o on adim geldiginde sen ona kosmuyorsan, o ask mask degildir. Erkek ise abazalik sendrumu kadin ise senden daha iyisini bulamadigi icin askim diyordur.
Ikisini de cok iyi tecrube ettim.
Ask olan derki sen mutlu isen ben de mutluyum. Ve askinin mutlulugundan mutlu olan askina ne yapmaz. Ve boyle bir ask bulasicidir. Bu dafa sen de onu mutlu ederek mutlu omaya baslarsin. Boyle bir ask cok nadir bulunur. Tecrube ettim.
Digeri de derki beni mutlu edersen ben de seni mutlu ederim. Boyleleri asla mutlu edilemez. Su degirmeni gibidir. Usten alir, altan ogutur doker. Ustten alamadigi zaman degirmen taslarinin bir birini yedigi bir birinizi yersiniz. Cunku asla ben ne veriyorum bu insana mutlu etmek icin dusunmez. Bana ne veriyor vermiyor hesabi yapar. Hatta verdiklerinin degil vermediklerinin hesabini tutar.
Hic bir sevgiye muhtac olmayan Allah bile abidine (kole, kul degil, kole kul efendisine menfaat saglar. Subhan olan Allah bizden ne menfaat sagliyor. Kul Allah iliskisi, deniz balik, agac toprak, anne yavru iliskisi gibi dir. Balik denizdendir. Deniz baligin her seyidir. Fakat deniz baligin hic bir seyine muhtac degildir. Bebek annedendir. Anne bebegi Yedirir, icirir, korur kollar. Buyutur. Bebek anneye muhtac, anneye uymak zorunda. annesiz yasayamaz. Anne bebekten hic Karsilik beklemez. Muhtac olan bebektir. Lutufkar olan annedir.) Allah bile bir adim gelen abidine on adim geliyor. Sen kim oluyorsun da hep sana gelinsin istiyorsun. Sana gelen yolun kilometre tasini sokeyim...
*** ÇANAKKALE GEÇİLMEZ ***
Düşman kuvvetleri Ülke sathında
Hemi de Hünkâr'ın pay-ı tahtında
Jurnalcı cambazı saray katında
Vatan Ahvalini gördü ordumuz.
.
Osmanlı kastına ferman yazdılar
Gemiler gönderip tuzak kazdılar
Yedi Düvel birden sınır çizdiler
Geçilmez bir duvar ördü ordumuz.
.
Düşman gemileri geldi dayandı
Çanakkale tozdu, kana bulandı
Şehitlerin her biri, yiğit-civandı
Haçlıyı denize sürdü ordumuz.
.
Nice masumlar süngüye takıldı
Köylerimiz yağma oldu yakıldı
Binlerce yiğidin kanı döküldü
Bağrını kefenle sardı ordumuz.
.
Türk-Kürt, Çerkez-Lazı omuz omuza
Düşmanı döktüler, mavi denize
Hürriyet dönüştü Aya-Yıldıza
Küffara dersini verdi ordumuz.
.
Çakıroğlu yazdı, getirdi dile
Göz yaşı çağladı, dönüştü sele
Vatanım namustur, verilmez ele
Hainden hesabı sordu ordumuz,
Ulusal birliği, kurdu ordumuz...
-------OZAN ÇAKIROĞLU------
18 Mart Çanakkale Zaferimiz Türk Ulusal Milletimize kutlu olsun.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bütün kahraman
Şehitlerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyorum... Yattıkları yer
hurişan olsun...
*** LAİK ve SOSYAL BAKIŞ ***
--Vahşi Kapitalizmin, en öncelikli siyasal, sosyal, kültürel ve ekonomik yaptırımı
bilinçsiz, çaresiz, kuralsız, yetersiz ve ehilsiz bir toplum yaratmaktır. Çünkü her
çağ ve medeniyette cehaleti kullanmak kolay ve ucuz maliyetlidir???
.
**PEKİ BU CEHALET KİMDİR, NASIL SARFİ EYLEMLERDE BULUNURLAR?
1-Her şeyin en iyisini onlar bilirler. Kargadan başka kuş ve kendilerinden baka kuş tanımazlar.
2-Hiç araştırıp irdelemeden bilgi sahibi olurlar. Ve bildiklerini başkalarına empoze etmek için
şekilden-şekile girerler?
3-Kibar, efendi ve Kâmil insanları zayıf ve hakir görürler...
4-Kusurlarını gizlemek için, Din ve mezhepsel inançlarını kullanırlar...
5-Hak-hukuk ve adalet mizanına kafa tutarlar ve döner etrafındakilere ahlak dersi verirler.
6-Empati-kıyas yapma yetenekleri yoktur. Her zaman Dini ve maddi yaptırımla toplumu
dizayne etmek için şekilden-şekile girerler.
7-Sıkıştıkları zaman Yüce Dinimizi orta çağ gölgesi altında zülfikâr bir kılıç gibi kullanırlar.
8-Kendilerinden olmayan bütün insanlara kin-nefret kusar ve buğuz ederler???
9-İkna kabiliyetleri gelişmediğinden dolayı, rakip ve muhalif gördükleri herkese iftira-çamur
ve küfür politikasıyla sindirmeye çalışırlar.
10-Her zaman ve her yerde bilimsel teatilerden uzak dururlar. Kürsülerden tek başına palavra
ve martaval atarlar..
----------ARKSI YARIN--------
sindirmeye
Benimse içimde bir orman, derin bir hazan var,
Sükutun gölgesinde, en huzurlu inci.
Zumer 27:
Andolsun, öğüt alsınlar diye biz bu Kur’an’da insanlar için her türlü misali verdik.
Anlamadan okumakla nasil olacak bu is
Zumer 23:
Meali: Allah, sözün en güzelini, hem aynı benzerlik (uyum ve ahenk)te, hem de tekrarlı (ve karşılıklı ifadeli) (müjde ve tehdit, rahmet ve azap, cennet ve cehennem gibi) bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların, ondan (âyetleri dinlemekten dolayı) tenleri ürperir, sonra da bedenleri ve kalpleri Allah’ın zikri için yumuşar. İşte bu (Kitab), Allah’ın (son gönderdiği) rehberidir. Dileyene/dilediğine, bununla doğru yolu gösterir. Allah kimi de sapıklıkta bırakırsa artık ona doğru yolu gösteren bulunmaz.{2}
Kuran anlamadan okunursa nasil tuyler urperecek, bu ayetin hukmu nasil o insanda vuku bulacak.
Kimsenin hakkimdaki kötü biesozl
düsüncelerini umursamam insan kalbinde ne varsa karsindakine bakinca onu görür.
Bilmem ki bir daha bu yorgun kalbim
Kelebek gibi çarpar mı görünce çiçek
Rüzgârla buram buram kokar mı
Eserken değdiği her narin çiçek
Gözlerim akşam alacası gibi artık
Renkler loş ve günler gevşek
Dört yapraklı yoncadan vazgeçtik
Bilmem ki çıkar mı bahtıma bir tek
Bu gun ki gunlerden sonbahar gunu
Bugunde Siirler gulli Karanfilli, lelali
Coktan Unuttuğum kokular gunlugu
Kirsalda acmis mis kokulu igdeyim
Cıvıl cıvıl bahçeler renk a renk dallar
Her yaprakta bir eski koku saklı
Okur bir kitap gibi esen ruzgarlar
Bilmemki benmi eski bahcemi sakli
İlber Ortaylı’nın vefatını büyük bir üzüntüyle öğrendim. Kendisi ilmiyle, fikirleriyle ve derin bilgisiyle toplumumuza ışık tutmuş, saygın ve değerli bir bilim insanıydı. Hayatı boyunca tarih konuşan, bilgi konuşan ve düşünceyi yücelten bir isim olarak hafızalarda kalacaktır. Allah’tan kendisine rahmet diliyorum. Mekânı cennet, makamı âli olsun.
?si=MkCyWtiN8OloX2lK
*** LAİK SOSYAL BAKIŞ ***
Bu Dünya bakidir, insanlar fani
Ebcet okumakla, olunmaz kâni
Gel kardaş Evreni Kuran'dan tanı
Batıla inanma, harda kalırsın.
.
Hurafe peşinde kendini yorma
Ceberrüt zalimin safında durma
Haşhaşi sulbüne adresi sorma
Kervanın dağılır yolda kalırsın.
.
Avrupa selinde coşup çağlama
Tarikat çarkına umut bağlama
Menfaat uğruna, yürek dağlama
Mahşeri divanda korda kalırsın.
.
Gönül aynasını pasa bulama
Haçlı bahçesini boşa sulama
Zalime eğilip, etek yalama
Gün gelir ahu-zarda kalırsın.
.
Hakikat yolunda gezmeyi öğren
İlim deryasında, yüzmeyi öğren
Müşkülü bilimle, çözmeyi öğren
Rehbersiz yol alma zorda kalırsın.
.
Der Vezir, elbet bu devran durulur
Hakkın mizanın da, divan kurulur
Taksirli amelden, hesap sorulur
Omurgan bükülür yerde kalırsın.
Kim bilir o zaman nerde kalırsın...
--------VEZİR PEHLEVAN---------
Anlayana Sivrisinek Saz, anlamayana benim sözlerim az...
Ahmed Arif demiş ki;
"Çiçek gibi insanların kalbini kırdınız,
Umutlarını yok ettiniz ,
Bahçeleriniz bahar görmesin.."
Ve Neşet Ertaş eklemiş;
"İncinmiş olanın ahı, nereye gitse bulur sahibini."
Ehli iman bir insan Allaha yaklastikca imtihan edilir. En buyuk imtihani peygamberler vermistir. Imtihandan gecen bir cok insan otomatikmen sadece akilla olaylara yaklasir. Akla mudahale edebilen seytana maruz kalir, setan vesvese verir. Karamsarlik fisildar. Insan bunalima girer. Dengeyi kaybeder. Hasta olur ya da intihar eder. Allah muhafaza.
Oysa mumin hem akliyla hem kalbiyle dusunen insandir. Akil ve kalp catistiginda, ilahi ilhamin alicisi kalbini dinler. Ve sirazeyi kaybetmez. Guc alir. Sabir eder.
Insan hem akliyla hem, kalbiyle bakmali, kalbiyle gormeli, kalbiyle analiz etmeli,
Sadece Akliyla bakan insanlar sadece simdiki zamandaki sebep sonuclari toplar cikarir. Sebeplerin yaraticisini unutur. Zorluktan darliktan gecen simdiki anini seytanin da vesvesesini kendi akli sanip negatif sonuc uzerine negatif sonuc cikartir. Dehsete kapilir. Umidini yitirir. Umidini yitiren insan yasama dugusunu da kaybeder. Gelecegi de goremedigi icin, ici kararir. Umitsizlige duser. Ya hasta olur. Yataklara duser. Ya da daha kotusu intihar eder.
Oysa bir mumin icin bu dunyada yasadigi her an kardir. Bir gun fazla yasamak bir gun eksik yasamaktan cok cok daha degerlidir. Cunku bir rekat namaz fazla kilar. Hele yaslaninca, yasliligin zorluklari kefaretlere donusur.
"Muhakkak ki Ben, İslam yolunda saçını ağartan kadın ve erkek kulumdan (ona azap etmekten/sorgulamaktan) haya ederim."
Buyurur hadiste. Ayrica 50 yasini gecenin hesabi kolaylasir. 90 yasini gecenlerin gecmis ve gelecek gunahlarinin bagislandigini mujdeler hadisler. Ayrica sabretmek, yasamaya devam etmek hem derdi kefarete donderir, hem bunalima girip kendi canina kiyanin aksine amel defterini acik birakir, amel defteri dolmaya devam eder. Olunce amel defteri kapaniyor zira.
O yuzden dert ve zor zamanlar Allaha giden bir asansordur aslinda. Ama bu asonsorun islamin bes sartindan, ve kuran okumaktan, tovbe istigfar etmekten, Allahi bol ca zikretmekten, dua etmekten, selatu selam getirmekten olusan bir asansor.
Olaylari sadece akliyla degil kalbiylede irdeleyen ehli iman, once her turlu aksakliga sikintiya ragmen var olmanin ve yuce yaraticiyi tanimaya museref olmanin ne buyuk bir nimet oldugunu bilir. gecmiste rabbinin o bir hic iken verdiklerini hatirlar. En buyuk imtihanlara peygamberlerin tabi tutuldugunu bilir. Zorluklara sabri rabbine yaklasmakta bir mirac asansoru kabul eder. O sikintilarin rabbinin kendi icin tayin ettigi yarinlara ulasmak icin bir arinma, rabbine yaklasmada bir asonsor oldugunu bilir. Ve mucadele etmeyi, umidini Kaybetmemeyi kendine telkin eder. Yanliz akil ile degil ayni zamanda Kalb ile dusunen, kalp ile bakan, kalp ile goren, analiz eden insan seytanin vesvesesinden de siyrilir. Sadece Akil ile dusunen insan seytanin karamsar vesveselerini kendi akli sanip bunalima girerken, ayni zamanda kalp ile bakan insan, kalbe dusen ilahi ilhamlara kulak vererek seytanin vesveselerine ehemmiyet vermez. seytani saf disi birakir.
Aklin yaninda Kalp ile gorme yetenegini kazanmanin ve kalp gozunu gelistirmenin en iyi yollarindan biri de Allahin verdigi nimetleri sık sık hatirlatmak.
Ornegin: koca bir yok olabilirdim. Allah beni var kildi. Hayvan olabilirken, insan kildi. Gayri muslim olabilirken muslim kildi. Sakat olabilirken saglikli kildi. Egitimsiz olabilirken egitimli kildi, ve daha da detaylandirmak daha da guzel olur. mesela evini verdi. Kardeslerini verdi. Anne baba verdi. Verdi, gormek verdi. Bu aksamki yemegini verdi...
Kuranda en az yedi ayette Allahin uzerinizdeki nimetlerini anin, diye gecer. Allahin nimetlerini anmak, insanlari sıkınti ve imtihan anlarinda bunalima girmekten korur. Cunku insan, gecmisten guc alir. Ana sabreder. Gelecegi kazanir. Cunku gecmiste veren rabbim, gelecekte de verecektir der. Herseyi bilen rabbim, hic bir seyi hikmetsiz yapmayan rabbim elbet benim icin daha iyisini Murad ediyor diye dusunur. Hem sıkıntiya dayanma gucu alir. Hem de panik olmaz. Gayret eder. Dua eder. rabbinin lutfunu ve ihsani kendine ceker.
Fâtır Suresi, 3. Ayet: "Ey insanlar! Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Allah’tan başka, size gökten ve yerden rızık verecek bir yaratıcı mı var? O’ndan başka ilah yoktur. Öyleyse nasıl olup da döndürülüyorsunuz?"
Hayat ic ice dairlerden olusmustur. Ayni gezegen ve uydulari, gunes sistemi ve gezegenleri, galaksiker ve yildizlari gibi daireler halinde hareket eder.
Insan hayati da, baba ve anne gezegenin etrafinda donen cocuk undular, yerel yonetim yildizinin etrafinda donen gezegen aileler, ulke galaksisinnin etrafinda donen diger yerel yonetim yildizlar...
Bir insan ilk ve en onemli sorumlulugu kendinin sorumluluklari, cunku dunya kendi etrafinda da doner. Insanin kendi sorumlulugu ve yaraticisina olan sorumluluklari birincil sorumlulluklardir. Yemek yemesi, sagligina dikkat etmesi, emrolumdugu kulluk ve reislik vazifelerini yerine getiemesi onun en birincil vazifesidir. Sigara icen, icki icen, kumar oynayan, yaraticisina karsi namaz, oruc gibi en birincil gorevlerini yerine getirmeyen bir insan, kalkip dunya capinda ya da ulke capinda olaylar hakkinda atip tutmasinin hic bir ehemmiyeti olmaz. Cunku bu insan aksakligin kendinden basladigini gormuyor. Dunya dusunun kendi etrafinda donmeyi durdurmus sistemi aksatiyor farkinda degil, birincil sorumlu oldugu uydulara sorun cikartiyor farkinda degil baska yildiz takimindaki duzensizlikten dem vuruyor. Yada baska gezegen sistemindeki uyumsuzluktan bahsediyor. Insanin kendi etrafinda dondugu bir dairesi var. Ve bir de uydularinin onun etrafinda, hanim yani ogul evlat gibi dar dairede ki sorumluluklarin yaninda, Jupiter gezegeninin butun uydulari ile gunesinin etrafinda butun ciddiyet ve samimiyet ile donmesi, gibi insanin da kendisi gunesleri ve kendisini butun sistemi yaratan rabbinin emirleri etrafinda butun uydulari olan evladi iyali ile donmesidir birincil vazifesi. Allah bizleri kendi vazifemizin, kendi dairemizin, haddimizin suuruna erdirsin.
Gerisi hikaye
*** LAİK SOSYAL ve BİLİMSEL BAKIŞ ***
--AŞK, tüm psikiyatrik hastalıklara ait karakteri bünyesinde barındıran duygu ve
şehvetin coşkunluk halidir?
--AŞK, depresif ve tedavisi olmayan ruhsal bir hastalık türüdür. Aşık olan kişi ve
ailelerde huzursuzluk, geçimsizlik, umutsuzluk ve karamsarlık eylemleri hiç eksik
olmaz. Akabinde topluma eylemsizlik, statik ve negatif enerji yayarlar?
.
--Hz. Adem, Havva'ya aşık oldu Cennetten kovuldu?
--Kabil aşık oldu Beşer aleminin ilk katili oldu?
--Hz İbrahim Sare Hatuna aşık oldu, Genç Hatun için Hz. İsmail'in anası Hacer'i
evden kovdu? Çöllerde yaşarken Zemzem suyunu buldular?
--Züleyha aşık oldu, tahtından kovuldu? Yusuf aşık oldu, özgürlüğünden oldu?
--Yine aşk ve kıskançlık yüzünden, CEMEL katliamında.10 bin den fazla masum
insan vahşice katledildi.. Ölende müslümandı, öldürende müslümandı?
--Mecnun aşık oldu akılını kaybetti. Leyla aşık oldu sürgünden-sürgüne gitti?
--Kerem ile Aslı aşk ateşiyle yanıp kül oldular?
--Ferhat contayı yaktı, gitti külüng-kürekle dağları deldi: Ehh Şirin ne yaptı, vah-vah
ağıtlarını yakmaya devam etti?
--Zorba Yavuz Sultan Selim aşık oldu, 50 binden fazla masum Alevi canlara kıydı?
--Feodal sisteminin hakim olduğu dönemlerde bütün dere beyleri, soylu senyörler
nice gencecik sabi kızları kuma alıp ve nice kadınları üç talak saçmalığıyla boşayıp
dım-dızlak sokağa atmışlardır?
--Nice Tarikat Papazları, üfürükçü müritleri aşk-sevda saçmalığıyla sübyan Kızları
nikâhsız zevce olarak almış ve onlarca çocuğuna üvey ana yapmışlardır???
--Eğer ki, Ulusal bir devleti zayıflatmak, bölmek ve ayrıştırmak isterseniz?
1-Tekelci moda ve Film sektörünü Memleket sathına pis bir virüs gibi yayacaksınız?
2-Mezhepleri yüzlerce fraksiyona böleceksiniz?
3-Terör ve anarşi olaylarını alevlendireceksiniz? Onlara el altından maddi destek
yapacaksınız?
4-Memleketin dört bir yanından irtica faaliyetlerine ivme kazandıracaksınız?
Muskacılık, falcılık ve üfürükçülüğü meslek haline getireceksiniz?
5-Batı menşeyli müzik sektörünü Ülke genelinde bir rüzgâr gibi estireceksiniz?
6-Toplumu, özellikle genç nesili Bilim ve felsefeden uzak tutacaksınız? Bunun
akabinde içki-kumar ve eğlence sektörünü renga-renk ve oldukça şatafatlı bir
şekilde bir şekilde gençliğe sunacaksınız?
7-Özellikle köy kırsallarında Okulları kapatıp ve gençliği fabrika dişlerine palet
yapacaksınız?
8- Okulları kapattıkça kadınları açacaksınız?
9-Bu arada irtica çarkını ha bire gresleyeceksiniz? Kürsülerden mütemadiyen
orta çağ karanlığını genç beyinlere yerleştireceksiniz? Özellikle Mütedeyyin
kesimi Farz-ı ayin, Farz-ı kifaye ve KURAN'dan uzak tutup tamamen hadis,
vacip ve sünnet-i seniyyeye yönlendireceksiniz?
10------ARKASI YARIN....
-------------BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN----------
Kollarımı doluyorum boynuna, son bir sığınak niyetine,
Kokunu içime çekiyorum, kalsın diye ömrümün geri kalanına.
Sıkıca, kopmamacasına, bir ölümü bekler gibi,
Ve sonra... Bırakıyorum o en ağır yükü, o en eski kalbi
Ve Elveda….
Yanından geçerim ama durmam artık,
Sana bakarım ama seni görmem.
Sesin rüzgara karışsa, kulaklarımı mühürlerim,
Ben artık bu yangına, bir damla bile su vermem.
***** BU GÜN 8 MART KADINLAR GÜNÜ *****
--Sabahleyin Facebook sayfalarını gezindim, özelikle Laik-sosyal kesim Kadınlar
günü münasebetiyle bazı mesaj ve yorumlar da bulunmuşlar (!)
--Ben de bir ŞİİRLE kutlamayın düşündüm? Ancak hangi KADINLARIN gününü
kutlayacağımı bilemedim?
--Huzur evlerinde sahipsiz-kimsesiz ve adeta gün sayan Kadınların mı? Yoksa
gelin ve evlatları tarafında hor görülmüş ve sokaklara atılmış emekçi Anaların mı?
Berdel-kuma-muta ve üç-talak saçmalığına maruz kalmış kadınların mı? Asgari
ücrete mahküm edilmiş ve yetmemiş patronu tarafından tacize uğramış ve ölümle
tehtidiyle susturulmuş kadınların mı? Semt pazarların da, akşamı bekleyip, tezgah
atıklarını utanarak toplayan kadınların mı, gününü mü kutlayalım?
Yoksa Hasta, öksüz, özürlü , çaresiz ve bir ekmek nafakası için dilencilik yapmak zorunda
kalan kadınların mı? Evinde mutfak mesarifine katkı sağlamak için sosyete kogoşlarına
çamaşır ve temizliğe giden kadınların mı? Mendebur-zorba-ceberrüt-despot mahlukların
şiddetine maruz kalmış kadınların mı gününü kutlayalım?
--Diğer taraftan, ömür baharını eğitim ve öğretimi için harcayan ne inanç ve heveslerle
diplomasını alıp, TORPİLİ olmadığı için işe giremeyen kadınların mı gününü kutlayalım?
Yoksa yatlarda-katlarda, saray ve köşklerde yaşayan ve bir kahvaltı için Parislere giden
yüksek sosyetenin gününü mü kutlayalım? YOK-YOK Biz en iyisi mi, sanatçı kimliği altında
sahnelerde orasını-burasını açıp ta, garip-gurebanın ve cahil-cühelanın parasın soğüşleyen
boyalı hatunların GÜNÜNÜ kutlayalım... VESSELAM
---------BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN----------
"Kadınlara ancak asalet ve seref sahibi kimseler deger verir."
Hz. Muhammed (s.a.v.)
8 Mart Dünya Kadınlar Günümüz Kutlu Olsun
Gözyaşın inci olur, dökülür sabır nakışına,
Dünya hayran kalır o dimdik, o asil bakışına.
Bugün değil, her nefeste hakkın ödenmez senin;
Sen yaşamın ta kendisi, sen ruhusun evrenin
*** LAİK SOSYAL BAKIŞ ***
Bu Dünya fanidir, kullar kiracı
Rahmettir ruhların Arza miracı
Vicdansız yüreğin olmaz ilacı
Huzurun kaynağı sevgidir-sevgi.
Kime ne kişinin mezhebi-dini
Bitirelim kavgayı, nefreti-kini
Birlikte olalım Devletçe iri
Hürriyet kaynağı sevgidir-sevgi.
Barışın kıymeti bilinse keşke
Memleket ahvali olurdu başka
İblisi kondurma gönlünde köşke
İslamın kaynağı sevgidir-sevgi.
Hesapsız sataşmak bize yakışmaz
Hak-hakikat bilen nazar bakışmaz
Mürşid-i Kamil'ler boşa çatışmaz
Kudretin kaynağı sevgidir-sevgi.
Cehalet yolcusu toplumdan kopar
Şeytan-i nefisler, yolundan sapar
Yaradana değil, kuluna tapar
İmanın kaynağı sevgidir-sevgi.
Ehilsiz Şairler kendini över
Zorbaya eğilir, masumu döver
Bilimden anlamaz, hilafi sever
Suhulet kaynağı sevgidir-sevgi.
Çakıroğlu yazdı, eyledi kelam
Yaradan hükmüdür dostlara selam
Hamaset izzettir, gerisi yalan
Barışın kaynağı sevgidir-sevgi...
-----OZAN ÇAKIROĞLU------
Hüseyin Bey, hayırlı olsun. Darısı devamına...
https://www.youtube.com/@HuseyinPelit-jq6lb
ÇAĞLARA DAMGA VURACAK ŞARKILAR YAPTIM. YOUTUBE SAYFAMDA SIIR DOSTLARIM...