Kültür Sanat Edebiyat Şiir

serbest kürsü sizce ne demek, serbest kürsü size neyi çağrıştırıyor?

serbest kürsü terimi Seu Kuyt tarafından tarihinde eklendi

  • Kiraz Karslı
    Kiraz Karslı

    efenim içinde küfür ve gayri ahlaki durumları içermeyen bu yazılarımı umarım silmezsiniz
    tıpkı diğer küfür ve gayri ahlaki durum teşkil edecek unsur barındırmayan bir kaç yazımı sildiğiniz gibi
    eleştiriye açık olmak lazım değil mi
    bırakalım yazıları okuyanlar karar versin doğru mudur yanlış mıdır

  • Kiraz Karslı
    Kiraz Karslı

    küfretmeye bayılıyoruz
    sokakta
    yolda
    dolmuşta otobüste
    şurada burada
    her yerde
    arkadaşımıza eşimize çocuğumuza
    şoföre tartıştığımız kişiye
    çocuğumuza hatta anamıza
    ve dahi eşyaya
    hatta kendi kendimize
    toplumca seviyoruz
    üzüntüde
    kederde mutlulukta
    hatta durup dururkene
    son günlerde diziler programlar bunu körüklese de haydi itiraf edelim biz aslında küfretmeyi seviyoruz
    daaaaaaaaaaa
    bu kadar üst düzeyde ve bu kadar olmayacak bir ortamda
    bu kadar duygu yoğunluğu şefkat ve benzeri gerektiren
    bir ortamda muhattabına şefkat göstermek yerine bu şekilde edilmesine alışkın değildik

    meralciğimin e ama o da zaten porno izliyordu diyerek hak etti yani demesinden anlaşılmıştır ki
    alışmak zorunda kalacağız

  • Kiraz Karslı
    Kiraz Karslı

    siyasi literatürümüze yeni bir kavram yeni bir anafor girmiş oldu efenim
    şayet şehidin yakını daha evvelden ömrünün bir deminde porno yayın izlemişse ona en üst merciilerde bir siyasetçi küfredebilir
    hatta bu adam şehit yakını makını olmaktan vareste tutulmayıp kendisine illaki küfredilmeli
    türkkan özür mü dilemeli o da nee şehit yakını şöyle enseden bastırılıp boynu ezilerek galiz gallavi küfredilmeli
    ki bir daha o mini minnacık haddini aşıp
    ta hdp ye ayar vermeye kalkmamalı
    bu arada diğer siyasiler de bu lutfüyü kıskanmalı efenim porno izleyen şehid yakınlarını daha o dakka da şıpadanak bilip hakettiği küfrü basamadığı bu becerilerden yoksun oldukları için

  • Seher Çakmak
    Seher Çakmak

    Bence modern zamandaki en acı durum, karşındaki insanın seni bir alternatif olarak görmesidir. Seni diğer insanlardan farklı görmeyip, hızlıca tüketip başka alternatiflere yönelmesidir. Fastfood tüketir gibi insan tüketmeleridir. Bazı insanlar gerçekten acınası durumdalar.
    Dünya sevemeyen, duygusuz insanlara doldu. Sizi gerçekten seven bu devirde gerçek bir hazine..
    Filozof Prof. Dr. İoanna Kuçuradi....

  • Seher Çakmak
    Seher Çakmak

    Şarkıda "Tıpkı sevgili yaşlı babamla evlenen kız gibi bir kız istiyorum" demiş adam.

  • Maria Puder
    Maria Puder

    Bir tek gri hücrem bile senin mercimek beyninden daha akıllıdır.

  • Erinç Türk
    Erinç Türk



    susar mı hiç öz kaynağı ruhsa .. sussa da zaman
    dökülse de an üstüne kara şıralar renksizleşse an
    göz süzmeler ateş yakar sönmez alevli hücrelerde
    dile gelir tüm uzuvlar çöle düşmüş serapla mavilik
    kaynaşır gök , yer ve deniz coşar dünyası sevinin
    efes // 35..03112021

  • Erinç Türk
    Erinç Türk

    Siyen siyen yağan yağmur, sokak lambası ve aşkın anaforları
    Düşler ,düşünceler ve karanlığın kuytularında sessiz gölgeler
    Penceresi açık kalan perdelerde rüzgarla sörf yapan manzara
    Uzanmış bir saç dalgasının davetiye algısı yaratan görüntüsü..
    efes//35

  • Nihat İlikcioğlu
    Nihat İlikcioğlu

    Kalemiyle kelimelere şans veren ve kelimeleri ile dans ettiren tüm yazarların 1 Kasım Dünya '' Yazarlar '' günü kutlu olsun

    Nihat İlikcioğlu

  • Seher Çakmak
    Seher Çakmak

    İnsan son sayfasına kadar ne olacağı bilinmeyen bir roman gibidir. Başka türlü olsaydı okunmaya değmezdi...
    YEVGENİ ZAMYATİN | BİZ

  • Kiraz Karslı
    Kiraz Karslı

    alnında bilmem ne görmüş, hocam iyi bak 6602 ayetlik kuranı da görmüş olmalısın
    hatta hoca nasrettinin kaybolan eşeği de vardır o alında görmesini bilene
    vay be ne alınmış alın deyip geçmemek lazım alın önemli
    hatta en önemlisi alın her naneyi ye ama alnında benim bizim ne gördüğümüz ne görmek istediğimiz önemli
    belki bunun da heykelini dikmek isteyenler olacaktır efenim
    çekirdek çitlerkene ben alnına bakıyorum veeee
    evet işte görüyorum
    sen ikinci fatih olacaksın yavrum daha olmadın amma bekle beni iki dudağımı iyi oku bakalım bu metafizikçi teyzenin ablasına neler ilham olacak daha bekleyelim ve görelim

    bir metafizikçinin günlüğünden enstantaneler

    günün sözü hiç bir siyasal İslamcı bu kadar özgür ruhlu olmamıştı senin kadar
    at özgürce salla gitsin
    seni oraya oturtan ve orda tutan güç böyle istiyor

  • Çöl Şulesi
    Çöl Şulesi

    https://fb.watch/8Z1M4rPW-R/

  • Maria Puder
    Maria Puder

    Cumhuriyet Kadındır!





  • Kenan Aydın
    Kenan Aydın

    Cumhuriyet;seçimle halkın kendi kendini yönetmesidir.
    CUMHİRİYETİ KURAN VE KURULMASINA VESİLE OLUP HALKIN TERCİH VE SEÇİMLERİNE SAYGI DUYAN HERKESİN BAYRAMI KUTLU OLSUN....

  • Bekir Şahin
    Bekir Şahin

    Karnımızı bir neşter yardımıyla yarsaydı doktorlar ve gösterseydi bize organlarımızı tek tek, kalbimizin atışını filan, korkardık herhalde… beni kan tutardı büyük ihtimalle… beyin kafatası filan… akıl alır gibi değil…

  • Bekir Şahin
    Bekir Şahin

    Bir perdeye süs takar gibi
    Ayrı ayrı
    Ama hep beraber
    Bir kalp takılmış, ciğer takılmış, böbrek takılmış, mide takılmış…
    /fazla da değil öyle, birer tane/
    Ve el kadar etlerin insafına kalmış hayatımız…
    İlginç…

  • Seher Çakmak
    Seher Çakmak

    "Amerika'da bir idam mahkumu, infazını beklerken hükümet yetkilileri bir teklifle gelir. Bir deney üzerine İdamını darağacında değil de, zehirli bir serumla uyutarak yapmak istediklerini ve bunun karşılığında ailesine yüklü bir para yardımı yapılacağını beyan ederler. Mahkum önündeki seçeneğin iyi olduğunu, en azından ölürken ailesine yardım edebileceğini düşünür ve kabul eder.
    İnfaz gelir çatar, yatağa yatırılır ve bir serum bağlanır. Doktor, infazın detaylarını mahkuma anlatır;
    'Gördüğünüz gibi Bay Jefferson, bağladığımız serumda kademe kademe renkli sıvı mevcut. En üstteki yeşil renkli SIVI bittiğinde elleriniz ve ayaklarınız uyuşacak, ortadaki mavi sıvı bittiğinde kollarınız ve bacaklarınız uyuşacak, en alttaki kırmızı sıvı bittiğinde ise kalp ritminiz yavaşlayacak, nabzınız düşecek ve infaz gerçekleşmiş olacak..' Der. Ve tam da doktorun söylediği gibi gelişir her şey. Önce eller ve ayaklar, sonra bacak ve kollar uyuşur. Sonra ise kalp durur ve mahkum ölür... Üzerinde deney yapılan mahkumun ölüm sebebi sadece kalp krizidir.
    Serumda bulunan ve zehirli olduğu söylenilen sıvı ise sadece sudur...
    İnanarak kendini bile öldürebilen insan, inanarak yeniden doğabilir... Hürlüğe, özgürlüğe, mutluluğa ve geleceğe..
    Kendimize inanıp, yeniden doğabileceğimiz nice yarınlara armağan olsun.
    Kendini mutlu hissedecek radikal kararlar vermekten korkma, kimseden korkma, bu senin hayatın, başka hayat yok, geç kalma..."

  • Mustafa Gutenberg
    Mustafa Gutenberg

    Serbest kürsü kişinin kendine yakışanı giymesidir.

  • Bekir Şahin
    Bekir Şahin

    Bal gibi kaymak gibi bir sabah...
    Sıcak süt gibi...
    Yorgun uyanıyor ama yeni güne doğuyor güneş...
    Bir sessizlik hakim doğada...
    Ciğerlerine çekiyorsun havayı...
    Daha ne isteyeceksin ki hayattan...

    Günaydın...

  • Karizma uğruna güneşe Bakmayan Ayçiçeği
    Karizma uğruna güneşe Bakmayan Ayçiçeği

    Bir çember çizilse merkezinde ben, kenarında sen
    Sen döndükçe beni ; ben döndükçe seni görsem
    Öyle bir an gelse ki yarıçap sıfır olsa

  • Kiraz Karslı
    Kiraz Karslı

    erik dalı mı daha gevrek
    yoksam bizim meral ablanın bindiği dal mı
    amanın basmaya gelmez

  • Maria Puder
    Maria Puder

    Yasık yaaa di'mi amaa

    :))

  • Gelin nazlanması
    Gelin nazlanması 25.10.2021 - 07:42

  • Bekir Şahin
    Bekir Şahin

    Bir tespitim var: Genel olarak baktığımızda, gençler, dram şiirleri yazıyor. Karamsar, umutsuz ve donuk... Olgunlar ve yaşlılar da aşk, eğlence, huzur, rahat, mutluluk... :)

    İlginç...

  • Karizma uğruna güneşe Bakmayan Ayçiçeği
    Karizma uğruna güneşe Bakmayan Ayçiçeği

    Süpürgem evden kaçtı
    Koridorda yakaladım
    Robot akıllı olur dediler
    Bizimki piskopat çıktı

  • Bekir Şahin
    Bekir Şahin

    Bu topraklar acı kederle yoğrulmuş... Ozan yaktı geçti...





    Aman yüce dağ başında kurdum arılık
    Yar yoluna ben olmuşum sarılık
    Evel sevip sevip sonra ayrılık
    Muhanet, vefasız geçmez mi vay vay
    Yalan mı deyim de zor gelir bana, ar gelir bana
    Aman yüce dağ başında oğlak güderim
    Ağlama sevdiğim de buymuş kaderim
    Anadan babandan fayda yok ise
    Muhanet vefasız ölürüm yar yar
    Kömür gözlüm de tut elimden gidelim

  • Yavuz Alp Ateş
    Yavuz Alp Ateş

    Yâ Rab bela-yı aşk ile kıl âşîna beni
    Bir dem bela-yı aşktan kılma cüdâ beni

    Az eyleme inayetini ehl-i dertten
    Yani ki çoh belâlara kıl müptelâ beni

    Gittikçe hüsnün eyle ziyâde nigârımın
    Geldikçe derdine beter et müptelâ beni

    Öyle zaîf kıl tenimi firkatinde kim
    Vaslına mümkün ola yetürmek sabâ beni

    Nahvet kılıp nasîb Fuzuli gibi bana
    Yâ Rab mukayyed eyleme mutlak bana beni

  • Karizma uğruna güneşe Bakmayan Ayçiçeği
    Karizma uğruna güneşe Bakmayan Ayçiçeği

    Boşa yazılmış bir çok mektup
    Yakmak acı
    Ama artık mektup mu kaldı der geçerdin o umursamazlığınla
    Ben mektup dediysem üç beş harf değildi
    Sana bendeki seni yazmıştım
    Hayatın anlamını…
    Madem gittin
    Hoş kal

  • Günün Hikayesi
    Günün Hikayesi

    19. yüzyıla ait bir efsaneye göre, Gerçek ve Yalan bir gün karşılaşırlar. Yalan,
    Gerçek’e: “Bugün muhteşem bir gün!” der. Gerçek, gökyüzüne bakıp iç
    çeker, çünkü gün gerçekten de çok güzeldir. Birlikte biraz zaman geçirirler.
    Derken bir kuyuya varırlar. Yalan, Gerçek’e: “Su çok güzel, haydi birlikte
    yıkanalım” der. Gerçek biraz şüphelidir; suyu kontrol eder ve gerçekten de
    çok güzel olduğunu fark eder. Bunun üzerine ikisi de kıyafetlerini çıkartıp
    yıkanmaya başlarlar. Aniden, Yalan sudan çıkar, Gerçek’in kıyafetlerini giyer
    ve hızla kaçar. Gerçek, kuyudan çıkar; elbiselerini bulamayınca bir hayli
    öfkelenir. Yalan’ı bulmak ve elbiselerini geri almak için her yere koşar. Bu
    sırada Gerçek’i çıplak biçimde oradan oraya koşarken gören Dünya,
    bakışlarını küçümseme ve öfke ile geri çevirir ve onu görmek istemez.
    Zavallı Gerçek, çaresizlik içinde kuyuya geri döner. Artık sonsuza dek
    saklanacak ve ortadan kaybolacaktır çünkü çıplaklığından çok utanmaktadır.
    Yalan ise o gün bugündür dünyayı dolaşmakta, Gerçek gibi giyinip
    toplumun ihtiyaçlarına karşılık vermektedir. Çünkü Dünya, hiçbir şekilde
    Çıplak Gerçek ile karşılaşmak istemez.

  • Günün Hikayesi
    Günün Hikayesi

    19. yüzyıla ait bir efsaneye göre, Gerçek ve Yalan bir gün karşılaşırlar. Yalan,
    Gerçek’e: “Bugün muhteşem bir gün!” der. Gerçek, gökyüzüne bakıp iç
    çeker, çünkü gün gerçekten de çok güzeldir. Birlikte biraz zaman geçirirler.
    Derken bir kuyuya varırlar. Yalan, Gerçek’e: “Su çok güzel, haydi birlikte
    yıkanalım” der. Gerçek biraz şüphelidir; suyu kontrol eder ve gerçekten de
    çok güzel olduğunu fark eder. Bunun üzerine ikisi de kıyafetlerini çıkartıp
    yıkanmaya başlarlar. Aniden, Yalan sudan çıkar, Gerçek’in kıyafetlerini giyer
    ve hızla kaçar. Gerçek, kuyudan çıkar; elbiselerini bulamayınca bir hayli
    öfkelenir. Yalan’ı bulmak ve elbiselerini geri almak için her yere koşar. Bu
    sırada Gerçek’i çıplak biçimde oradan oraya koşarken gören Dünya,
    bakışlarını küçümseme ve öfke ile geri çevirir ve onu görmek istemez.
    Zavallı Gerçek, çaresizlik içinde kuyuya geri döner. Artık sonsuza dek
    saklanacak ve ortadan kaybolacaktır çünkü çıplaklığından çok utanmaktadır.
    Yalan ise o gün bugündür dünyayı dolaşmakta, Gerçek gibi giyinip
    toplumun ihtiyaçlarına karşılık vermektedir. Çünkü Dünya, hiçbir şekilde
    Çıplak Gerçek ile karşılaşmak istemez.