Kültür Sanat Edebiyat Şiir

tarihten sayfalar sizce ne demek, tarihten sayfalar size neyi çağrıştırıyor?

tarihten sayfalar terimi Erdem Ülkün tarafından 18.10.2009 tarihinde eklendi

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 06.05.2011 - 00:18

    tarihte hiçbir savas 'biz istiyoruz' diye baslamadı.
    tarihte birçok savas biz istiyoruz diye bitti
    yapılan tüm savaslar düsmana değil.bize karsı.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 03.05.2011 - 16:03

    istençli olarak tarihi yok sayabilirsiniz.ama tarihi değistiremezsınız.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 15.01.2011 - 01:03

    Resmi tarih ne demektir:resmi tarih kazananların kendi tarih yazıcılarına yazdırdığı
    ve insanlara dayattığı tahrifatlarla dolu tarihtir.resmi tarihi olan.ve kandi tarihiyle yüzlesmeyen hiç bir devlet demokratik değildir.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 15.01.2011 - 00:58

    tarih resmi tarih cellatlarına bırakılmayacak kadar önemlidir.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 16.07.2010 - 23:16

    'vatandaslar için.saf bir tarih yaratmak isteyenler.Cumhuriyetle birlikte Osmanlı.selçuklu. ve İslam'ın geçmis tarihini çöplüğe atarken basta sümerler Hititler olmak üzere.Çin ve hindistan'dan avrupa'ya kadar yeryüzünde tüm dil ve uygarlıklarının kaynağını Orta Asya Türkleri olarak göstermislerdir.(!)

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 24.06.2010 - 11:21

    'Atatürk bir diktatör değildi.Ama otoritesi mutlaktı.O'nun kayıtsız şartsız oteritesi altında çok partili bir rejim yürütülemezdi Çünkü mutlak otorite bölünmez bir bütündür.(Ş.S.Aydemir)

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 18.05.2010 - 00:31

    'Kafileyi durdurdum.Subayları bir kenara topladım.İçinde bulunduğumuz vaziyeti bilesiniz.Bundan başka subay olarak da yerinizi bilmelisiniz.Yadi düvel düşmanımızdır.Padişah düşmanımızdır.Bana bakın dedi.Kimse işitmesin millet düşmanımızdır.İsmet İnönü,Ulus Gzt,17 Mayıs 1968. Aktaran İdris Küçükömer,Düzenin yabancılaşması,S, 87.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 29.04.2010 - 10:19

    Dünyanın ilk evrensel tarihini yazan Polybios, Büyük İskender imparatorluğunun batmış olduğunu belirttikten sonra sıra yaşadığı,ait olduğu döneme gelince,'Roma imparatorluğu'nun geleceği için bi endişe yok'derken,Roma'nın hep rakipsiz kalacağını yazacak kadar dar görüşlüydü.Çoğumuzun bugün de olduğu gibi harşeyin kalıcı olduğu inancın tutsağıydı.Oysa koca Osmanlı İmparatorluğu.bugün İstanbul'da Taksim'e açılan küçük bir sokağı adına dönüştü

    Alıntı Gündüz Vassaf/ Tarihi yargılıyorum.S.95

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 26.04.2010 - 12:14

    CHP bağlamında altı ok,Türkiye toplumunu yukarıdan reformlarla dönüştürmeye çalışan antidemokratik seçkincilerin ilkeleridir.Hala parti ambeleminde Altı ok'u tutmak,olsa olsa bir tutuculuğun ve ilkel bir çağdışıcılığın bir göstergesidir.(A.S.Akat)

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 24.04.2010 - 22:32

    1950'lerde, yeni zenginler ve bir kısım küçük burjuva, evlerinin salonlarına 'Amerikan barı'inşa edip,'kaçak viski' içmeği 'American way of Life'sanıyorlardı.Eski dönemin Fransız,İngiliz,Alman hayranlığı,yerini Amerikan hayranlıpına bırkmıştı.Bu hayranlık bugün de bazı kesimler tarafından devam ettiriliyor.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 24.04.2010 - 22:20

    'Eğer bugün Türkiye Batıllıların her istediğini yaptırabildikleri bir ülke olmaktan kutulamamışsa,bunun nedeni, ülke kaynaklarını yerli asalak sınıfların emperyalistlerle ortaklaşa talan etmeleridir.'

  • Burak Yakupoglu
    Burak Yakupoglu 19.04.2010 - 13:52

    Ne zaman taraflı ve ideolojik düşünmeyi bırakırsak. Tarihide idrak ederiz. Tarihi belgelere değil popüler reklam ve sıradışı olmak adına propagandalara inanıyoruz.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 02.04.2010 - 21:10

    12 Eylül 1980 saat 04:00 Şairin kapısı çalındı. Odaya askerler ve siviller doluştu.'Giyin hadi bizimle geleceksin' Şair kısacık bir ad kullanıyordu:A.Kadir. Harp Okulu öğrenciyken bir daha vardı,vasat bir öğrenci Ahmet Kenan Evren.O terfi ede ede general olacak ve 12 Eylül 1980 darbesinin Askeri Cunta lideri olacaktı! Anadolu'da 500'ü aşkın kitapevi,50 yayınevi,onlarca gazete ve dergi kapatıldı.Tonlarca kitaba el kondu ve imha edildi.Düşünceye kelepçe vuruldu.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 27.03.2010 - 19:58

    Türkiye'de ilk Atatürk heykeli Sarayburnu'nda Atatürk'ün Samsuna doğru yola çıktığı yerde 3 Ekim 1926 tarihine açılmıştır.Türk modernleşmesi,ihtiyacı duyduğu yeni insanı Atatüek'ün heykellerinde ve anıtlarında simgeleştirmişti...

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 08.03.2010 - 00:50

    Türkmenlerin ezici çoğunluğu Sunni değil kızılbaştı.Bu nedenle Osmanlı(Selçuklu) dönemi boyunca ayaklananlar Türkmenler olacaktı.Bu bağlamda Osmanlı kimliğinin karekterini aradığımızda,Türkmen halkı tamamen yalıtılmış,devşirme öğelerin imparatorluk çıkarlarına uygun bir senteziyle karşılaşıyoruz.E.Aydın (Öteki Tarih)

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 07.03.2010 - 22:59

    Lozan Antlaşmasıyla çizilen Türkiye'nin güney sınırı,Sevr Antlaşmaı'ndan biraz farklı ve 20 Ekim 1921 tarihinde imzalanan Türk-Fransız Antlaşması'nıda kararlaştırılan sınırlardı.Bu anlaşmayla Fransa,ticari ve ekonomik imtiyazlar karşılığında Kilikya'yı boşaltmıştı.
    A J. Toynbee

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 07.03.2010 - 17:16

    Patrice Lumumba,Kongo'nun Belçika kolonisi olduğu zamanlarda,bağımsızlık mücadelesi veren bir sosyalist yurtseverdi.Tutuklu bulunmasına rağmen ilk seçimlerde partisi Kongo Ulusal hareketi zafer kazandı.23 Haziran 1960 Kongo'nun ilk başkanı oldu,bunun üzerine Belçika iç karışıklık çıkardı yutuklanan Lumumba ve iki arkadaşı, bizzat Belçikalı askerler tarafından kurşuna dizildi ve 8 yıl sonra Belçika bu vahşetten dolayı özür diledi.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 07.03.2010 - 16:50

    Hiç bir şair özel konumundan ve oturduğu özel sandalyesinden olaylara olup bitenlere bakmamıştır.Bakamaz da,Evet tarihe bakarsanız anlarsınız! ama gerçekler,belgeler ve olgular,olduğu gibi açıklanırsa...(Ece Ayhan)

    tarihte olup bitenleri ve bitmeyenleri anlamak için resmi tarih bilgisi yetmez,onun karşısında başka bir dil,kurgu içeren alternatif tarih bilgisi ve bilinci gerekir.

  • Beste Negâr
    Beste Negâr 06.03.2010 - 22:10

    Kamuoyu ve Söz Hakkı

    kamuoyu modern demokrasilerde sihirli bir kelime olarak bilinir… demokrasilerde her şey kamuoyu önünde olur… tartışmalar da bu noktada da kamuoyunun gelişimi açısından önemli bir işlevi vardır… kapalı toplumlarda ise kamuoyu önünde tartışma olmaz. bilakis monist bir yaklaşımla kamuoyu koyun sürüsü gibi algılanır…

    her ne kadar kullanıcıların kimlikleri muğlak kalsa da internet de kamuoyu araçlarından biri sayılabilir… forum sayfalarında demokrasinin bu sihirli kavramı için önemli işlevler görür… tabi burada çok ince bir çizgi vardır; başta da belirttiğimiz gibi internet üzerinde yazışma yapanların kimlikleri muğlak bir iklimde gezinmektedir... bu noktadan hareketle de kamuoyunun kimliği sorgulanabilir…

    dün buraya yazdığımız bir eleştiri yazısı tam da bu noktaya tekabül etmekte… muhatabımız da kamuoyu önüne yazdığımız ezberciliğin ifşa edildiği yoruma karşı bizim muğlak iklimde gezinenlerden olduğumuzu vehmederek, daha özel alanda bizi yargılamanın yolunu aradığını ortaya koyan yorumlar yazdı… zirâ, ezberciliğin yapacağı tek şey küfür de dahil hakaret yollarını bulmaktır…


    efendim, bu açıklayıcı girişten sonra bize okunan meydanların acziyetini gördükçe 'sirkatini söyleyen' bir ezberci idrakin histerisi, hatta ve hatta klavyenin tuşlarının dokunabilmeyi aydınlık zanneden yaşlılık idrakin sefilliğini acıyarak gördüm…

    oradan buradan apardığı cümleleri buraya boca eden ve üzerine gelindiği zaman da yazdıklarından ziyade başka cümlelere sığınan bu sefil idrakin cevabı olur mu diye düşündüm… zirâ, düşkünlüğün muhalefeti düşkünlüktür… lâkin, kamuoyunun bilgilendirilmesi ve doğru zeminde iradesinin tecellisi adına düşkünün ifşa edilmesinin erdemin bize dayattığı bir gerçekliktir…

    Hamiş: sirkat-i şi'r edene kat-ı zeban lazımdır./ Böyledir şir'i belagatte fetava-yı sühan…

    Hamişin Hamişi: Sünbülzade Vehbi'nin 'sirkat-i şi'r edene kat-ı zeban lazımdır' mısrasından mülhem, haraminin ifşası düşünce namusu adına bir vazifedir… ta ki, histerik cümleler kuramasınlar….

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 06.03.2010 - 14:39

    İkinci Dünya savaşı sonucunda Cumhuriyet törenlerinin açık biçimde Sovyet tarzı törenlerden etkilendiği göze çarpmaktadır.Bunun nedeni Sosyalist ülkelerin bir devlet ideolojisine sahip olmalarıdır.Resmi ideolojiye sahip olan bu devletler,bu ideolojiyi meşrulaştırmak için yaygın olarak resmi torenler icat etmişlerdir.2. Dünya savaşı sonrası Türk törenselciliği büyük oranda Sosyalist ülkelerin izlerini taşımaktadır.

  • Beste Negâr
    Beste Negâr 06.03.2010 - 00:08

    ‘’Ezberin Ciddiyeti’’ üzerine!


    Fikret Başkaya'nın Paradigmanın İflası'nın okuduğum gün kafamda yer alan bir çok tarihi değerin yerle bir olduğunu hatırlıyorum… o günden itibaren de Başkaya'nın adının geçtiği bütün yazıları okumaya çalışırım, içinde bulunduğu organizasyonları takip etmeye gayret ederim… bu organizasyonlardan biri de özgür üniversite platformudur... işte bu yazıyı da Erdem Ülkün 1'in sayfasında alıntı başlıklı notunda yer alan 'özgür üniversite' ibaresini görünce incelemeye başladığım sayfanın ezberci bir dimağın 'kavramları nasıl iğdiş ettiğini' görünce karar verdim…

    Fikret Başkaya'nın hayatına ilişkin notlara bakıldığı zaman düşünce-eylem bütünlüğünde bir portreyle karşı karşıya kalırsınız… genel anlamda Marksist metodoloji çerçevesinde hayatı değerlendiren ustanın, özellikle resmi ideoloji konusunda yaptığı eleştirilerin de bu bağlamda paradigmayı sarsan eleştiriler olduğu görülecektir…

    Fikret Başkaya ve çevresinin oluşturduğu Özgür Üniversite platformu da bu noktada aynı ölçüde paradigma sorgulaması yaptıran yayınlar yapmakta... tabi bu uyanık dimağlar için geçerli bir durum….

    Erdem Ülkün'ün yazılarına da bu çerçevede bakmaya çalıştım… kimi zaman yaptığı alıntılar üzerinde düşündüm… kimi zaman da kahkahayla güldüm… bir kaç sayfa içinde uyanık bir dimağdan ziyade ezberci ve malumatçı bir kafayla karşı karşıya kaldığımı anladım... Özgür Üniversite adına da 'eyvah' diyesim geldi…

    tabi bu noktadan itibaren de ülkemizde en sık rastlanan bir kafa için fazla kafa yormaya gerek yok dedim… lâkin, kitaplarını okumaktan büyük haz aldığım Özgür Üniversite çevresinin birilerinin tatmin aracına dönüşmesine de gönül razı gelemezdi…. ve hatta ezberci kafaların dayanılmaz hafifliğini ifşa etmenin de düşünce namusu adına yapılması gerekir… Erdem ülkün, ezberci bir kafa yapısıyla paradigmayı sarsacak nitelikteki kaynak eserlerden haramilik yapan zavallıların durumundadır…


    Hamiş: efendim, bu konuda bir diğer husus da en çok eleştirdiği resmi ideolojinin müntesipleri gibi 'mutlak bilgiye ulaştım, artık bu geri kalmış halkı aydınlatmalıyım' hıncıyla hareket ettiğini söyleyelim... böyle bir tutumun 'ezberin kendisini hangi zavallılıkla ifşa ettiğinin' güzel bir örneği olduğunu da belirtmeliyim…

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 05.03.2010 - 14:22

    Milletin devlet için varolması ve gerektiğinde caı dahil bütün hak ve özgürüklerden vazgeçmesi,dayatılan bu ideolojik zorunluluğun gereğidir.Oysa vatan/devlet denilen şey ise, resmi ideolojiyi temsil eden küçücük bir azınlıktır,odasivil ve askeri bürokrasidir.TC'nin o günlerde olduğu gibi bu günlerde de militaris,otoriter ve bürokratik Cumhuriyet olarak anılmasının nedeni budur.(Alıntı:Özgür Üniversite kitaplığı)

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 05.03.2010 - 13:51

    'Türkiye'de iktidar olabilmek için halk oyu kafi değildir.Halkın oylarını alıp iktidar olsanız bile,Tc'in kuruluş felsefesi dışında kaldığınız zaman,iktidar yetkisini kullanma hakkına sahip olamazsınız.' Prof. Nur Serter,Mason locasında yaptığı konuşmadan)

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 05.03.2010 - 00:16

    Menemen isyanına alkış tuttukları iddiasıyla idam ediler 31 kişi arasında 'Yaşasın Türkiye cumhuriyeti'diye bağıran (yobaz olması pek mümkün değil) bir adam vardı.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 04.03.2010 - 14:35

    Resmi:Devletin olan,devlete ait. Devlet soyut bir kavramdır.Resmi ideoloji devletin kutsallığı üzerine bina edilirse bu insansız bir devletin tarifidir,oysa sosyal tarih denilen olgu bizatihi halkların gerçek yaşamlarından yola çıkılarak yaşanmış ve de yaratılmış bir tarihtir.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 03.03.2010 - 02:13

    Bir devlet sadece geçmişin deforme edilmesi ile oluşabilir.Bir ulusu n yaratılması geçmiş deforme edilmeden mümkün değildir.Geçmişin bozunuma uğratılmasının en bilinen seçimi ise unutmaktır.

    Ernest Renan

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 03.03.2010 - 02:08

    Çöken bir imparatorluktan 90 yıl sonra onun travmasını yaşamak garip ama biz tarihte her şeyi geç yaşıyoruz.Hitler'in Kavgam kitabının çok satılmasını bu yönden ele almak gerekir.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 03.03.2010 - 01:05

    1980 sonrası Türkiye'sinde legal siyaset yapabilmenin ön koşulu haline getirilen milliyetçilik bağlamında sol eskisinden farklı değil ama milliyetçiliğin popüler iimgeleriyle,teorik bütünlüğü oldukça sulandırılmış ilişkiler kurmaya başladı.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 02.03.2010 - 04:51

    1930 seçimlerinde Serbest Fırkanın (parti) en fazla desteklendiği yerlerden biri de Menemen'dir.Menemen'de SF,CHF(CHP) Yi yenerek Belediye Başkalığını kazanır.enemennin kalemi bu muhalif tavrı üzerine kırılır.Artık iş infaza kalmıştır.

  • Ezgi Deniz
    Ezgi Deniz 28.02.2010 - 18:51

    1453'te Fatih Sultan Mehmet'in gemileri karadan götürerek istanbul'u fethidir...söze gerek yok...

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 27.02.2010 - 23:21

    1946 senesinde gerçekleşen Sovyet-Türk gerginliği,TC'yi ABD'ye bağlamıştır.ABD'nin,TC'ye destek amacıyla İstanbul limanına gönderdiği Missuri Zirhlısı o dönemin asker ve sivil bürokrasisinin ulusa onurdan ne anladığını ortaya koymuştur.

    F.Rıfkı Atay: Amerikan bayrağı altında kendi talih yıldızımızı görüyoruz.
    Nihat Erim(12 Mart askeri darbesinin ilk başbakanı) ABD şerefli bir millettir.
    Fuad köprülü:ABD emperyalist değil,insani hareketlerin öncüsüdür.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 27.02.2010 - 22:18

    Benim arkadaşımın adı,'Garabet' idi.öyretmenimiz ona 'Demir' ismını koydu. Başka bir arkadaşımın ismi'Sarkis' idi.Onun adını da 'Dündar' koydu. Bir çocuk daha vardı.Biz ona 'Pen' diyorduk.öğretmen adını Turgut koymuştu.

    Tarık Ziya Ekinci:(Eski TİP M.Vekili)

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 26.02.2010 - 12:26

    Almanya ve Fransa arasındaki savaşta milyonlarca insan öldü.Ama şu an Almanya ve Fransa, ortak tarih kitabı yazıyor! Resmi tarihi değil,yaşanan gerçek tarihi yazıyor ve insanlara okutuyorlar.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 26.02.2010 - 01:47

    Darwin 1859'da Trlerin Kökenini yazana kadar,dünyanın ve insanın bundan 6.000 yıl önce yaratıldığına inanırken,bugün tarihin nesnesi kadar öznesi de olduğumuzun bilincine vardık.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 26.02.2010 - 01:39

    1930'u yıllarda İstanbul'da oturanlar,henüz çok az telefon olduğundan,hafta sonu nerede, ne zaman buluşup hangi sinemaya gideceklerini kararlaştırmak için Kadıköy-Şişli arası mektuplaşırlardı.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 23.02.2010 - 22:40

    Türk anayasacılığı asker-sivil bürokrat işidir.Türk anayasacılığı giçbir zaman 'sosyal devleti' öngörmemiştir.Türk anayasacılığı her zaman 'güvenlik devletini' öngörmüştür.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 23.02.2010 - 10:52

    Askeri okullara ve hatta düz memuriyete girebilmek ve dahi Avrupa'ya öğretime gitdebilmenin 1.koşulu Türk yurttaşı nolmak değil,'Türk' olmak 'Türk soyundan' olmak,'Türk ırkından olmaktır.(1937-38'de ki gazete ilanlarından) Alıntı:Baskın Oran 'Türkiye'de azınlıklarS.88

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 22.02.2010 - 23:08

    Tamdört yüz yıl Amerikalı siyahlar olarakşiddete maruz kaldık,sadık millet olarak yaşadık,tarla kölesi,av kölesi olarak...Tarla kölesi tarlada çaliştı,yaşadı,efendisinin verdiği kadar yedi,izin verdiği kadar dinlendi...Ev kölesi ise,efendisinin artıklarını yedi ve eski elbiselerini giyindi,evleri yandiğinda yangına ilk koşan oydu,efendisi hasta olduğunda patron hasta mıyız? dedi...

    (Malcolm X)

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 21.02.2010 - 11:18

    Kemalizm rejimi milliyetçidir.Her şey Türk Milleti içindir.İnsanlık bundan sonra gelir.Ülkenin yegane sahbi ve efendisi Türklerdir,diğer unsurlar asil Türk milletine kusursuz olarak hizmetkarlık ve kölelik yapacaklardır.(Adalet Bakanı,Mahmut Esat Bozkurt (1930)

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 21.02.2010 - 11:06

    İstiklal Mahkemelerinde yargılanan gazetecilerden Ahmet Emin yalman ve Hüseyin Cahit Yalçın dostça uyarıların gereğini yaptıkları için kelleyi kurtardılar.A.E.Yalman yaşam boyu gazetecilik yapamadı,H.C.Yalçın Çorum'a sürgün gönderildi.M.Kemal daha sonra A.E.Yalman'ı affetti,fakat 1938'de Atatürk'ün 'siroz' olduğunu yazınca,gazete üç ay süreyle kapatıldı.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 21.02.2010 - 10:59

    Cevat Şakir,Zekeriya Sertel'in sahibi olduğu Resimli Ay Dergiside,Asker kaçakları nasıl asılır diye bir yazı yazmıştı.Hukuksu olarak asılan gençlerin asılmadan önce giyeceklerini yoksullara dağıttıklarını yazıyordu.Dergi kapatıldı.Z. Sertel üç yıl yazı yazamadı.Cevat Şakir ise Bodrum'a sürgün gönderildi.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 20.02.2010 - 20:38

    Türk tip devletçilik,toplumda kendi yandaşlarını da üretti.Devlet eliyle zengin edilenler ve bürokrasiyle yakın ilişkisinin sağladığı avantajı kullanabilen,günümüzdeki Türk Özel Sektörünün öncüsü olan yeni bir kapitalist sınıf oluşturdu.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 20.02.2010 - 20:32

    Okulları,üniversiteleri bitirenlerin büyük bir bölümü devlet memuru oldukları için,yurdumuzda ilke olarak,bürokratlar dışında bir aydınlar sınıfı oluşmadığından bürokrasinin dışında bir üniversite, ya da bilimsel kurum gelişmedi.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 20.02.2010 - 11:48

    Yok demokrasiymiş,yok sendikacılıkmış,hepsi yalan moskof tuzağı.Atatürk yolundan sakın ayrılma.Ne KIZIL, ne YOBAZ İkisi de düşman al birini çal birine.(Arın Engin,Atatürkçülük ve kızıl Elma! 970/ s.54)

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 18.02.2010 - 22:28

    'Toprak sahiplerinin konumu Cumhuriyetle birlikte daha da pekişmişti.inkılaptan çok söz ediliyordu,ama toprak ağalarının konumu hiç değişmiyordu.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 17.02.2010 - 00:05

    1938'de Dersim'de yapılacak hareket için her şey hazırdır.O kadar ki o yıllarda elazığ'da Turan Matbaasında köy baskınlarının, ev yakmaların nasıl yapılacağnı vb.anlatan bir kitap bile basılmıştır.

    (Nokta Der.65.28.6.1987 s 21.)

  • Fizanlı Necip Fîyakalı
    Fizanlı Necip Fîyakalı 16.02.2010 - 17:53

    efenim tarih adı üstünde tarih olmuş bitmiş idir.sayfaları koparıp yolmanın,ibret almaksızın ısıtılmış yemek gibim önümüze koymanın matah bir tarafı yok idir.yok efenim falan idik filan olduk,filan geldi filanı kovdu,fuzuli komplekse düştü filan gibim boş kuruntulara kapılmanın zannımca lüzumu yok idir.bu topraklar ezelden bizim idir.fekat gün geçtikçe elimizde azalır idir.akıllı olalım aklmızı kullanalım efendiler...
    tarihinden ibret almayanın tarihi elbette tekerrür eder...
    itina ilen...

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 16.02.2010 - 00:59

    Tarihçilerin elindaki en dayanıklı kayıt malzemesi hala Mezopotamya'da Sümerlilerin kullandığı tabletlerdir.Sümerlerin kil tabletleri hala okunabilirken,bugün kullandığımız biz bile ölmeden yok oluyor.Bilgisayarlarımızın bir tür elektro-manyetik radyosyonla dünyadaki tüm bilgi sistemlerinin çökmeyeceğini kim garanti edebilir.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 16.02.2010 - 00:45

    Tarihimiz boyunca savaşçıların yüceltıldiği tarihçi toplumlarımızda barış aşağılandı,barış istemek erkeğe,erkeklik onuruna yakıştırılmadı.Bugünün Türkiyesi'nin egemen söylemi savaşmak erkek onurunun doruk noktası,asaletin kanıtı,toplumun şanı olarak algılandı.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 14.02.2010 - 04:55

    Ticani tarikatının başında bulunan Kemal Pilavoğlu CHP katılmış,devlet başkanı tarafından kabul edilmiş ve cemaatından binlerce kişiyi CHP'ye kaydettirmiştir.Chp'nin,Ticanilikle ve bu tarikatın başındaki K.Pilavoğlu ile ilişki kurması ilericilik-gericilik eksenli tartışmalar için önemli bir veri nitelğindedir.