az öncesine kadar küçücük bir kızdın derinliğimde çiçek kokulu his bahar esintisi bir hal öyle büyüdün ki sana anlatamam anlatılar güneşle doğan gün batımında ruha sızan karanlıklar prensesi olup geceler boyu mutlu eden bir kutsallık ..
algın yansın ve ruhuma dokunuşun bin başka boyuttan gelen muhteşem bir vuruş keskinlik karşısında esirin oldum kadere boyun eğdim suskudayım
sen ne dersen o o kadarım bilmem bu seni mutlu eder mi yoksa ben gibi varım dediğim yerde kendini feda eden aşk deryasında dibe batan bir çığlıkmısın? efes //35....20112025
**Aşağıda ki, Maarif Müfettişi Doğan Ceylan'ın yeni nesille ilgili Raporunu kaç Şair, yazar çizer okudu? Okuduysa ne anladı? . **Şiir sayfalarında duygusal şehvet içerikli deyimler dört nal gidiyor??? . Muhteremler, Ulusal toplumların muasır medeniyet gelişmişliği Siyasal gidişatla doğru orantılıdır. Bunun aksi cehalet ve garabettir....
**Ben partizan biri değilim. Siyasal Akvamdan hep uzak durmuşum. Ancak Ekrem Hocaoğlunun ilk İstanbul Reisi olduğu dönemde ki siyasal söylev ve gidişatı, özellikle ezilen halk kesimini umutlandırmıştı. O zamanla bende bir yurttaş olarak bu Hocaoğluna ısınmıştım. --Ancak 15-Aralık-2022 günün İstanbul Saraçoğlu meydanında, Genel Başkanı Almanya da olduğu halde, Akşener Bacıyla gelip kürsüden martaval atması. Ve vıcık-vıcık sarılmaları Hocaoğlu'nun siyasal kariyerini yerle yeksan etmiştir. --Ben o malum mitingi canlı-canlı televizyondan izledim. Oradan, bir Lidere yakışmayan üslupla halka seslenmesi, Akşener Bacıyla imece yapması, Ve ergenler gibi allem-kullem olmaları beni oldukça şaşırtmıştı. Ben o dakika nikseyin defterime şu notu yazmışım. **EKREM HOCAOĞLU SİYASAL KARYERİNİ DUMURA UĞRATMIŞ ve KENDİ KENDİNİ İMHA ETMİŞTİR** Hatta altına üç dörtlük te şiir yazmışım...Şiiri paylaşmayacağım. Eğer ki. paylaşırsam o zaman taraf olmuş sayılırım....VESSELAM --------OZAN ÇAKIROĞLU-------
Sayın Cumhurbaşkanı Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ü saygı, minnet ve rahmetle andıktan sonra çok güzel açıklamalar da bulunmuşlar. . **Ben de Atamızla ilgili bir kaç dörtlük düştüm** . On kasım da Ülkemin şemsi söndü Yurdumun her yanı sararıp söndü Kurduğun Vatana yabancı doldu Gördükçe yürekler kanıyor Atam . Bu gün memlekette matem var-yas var Al Bayrak yarıda göndere de sis var Yürekler de feryad-ı figan ses var Bütün millet sana ağlıyor Atam. . Devran-i aleme kazıldı ismin Bütün kurumlara asıldı resmin Silinmez kalplerden hayalin cismin Bütün Dünya seni anıyor Atam. . Bu Vatan kahramanlar yuvasıdır İstiklal marşımız cenk havasıdır Özgürlük hür neslin ar davasıdır Türk Ulusu izinde yürüyor Atam... -------OZAN ÇAKIROĞLU-------
**Aşağıda ki yorumun son bağlamı, Ülkemiz de Devlet bütçesinin % 80 e yakını vergilerden sağlanmaktadır. Bilumum vergileri yüksek olması tamamen denetimsiz serbest piyasa sistemine bağlıdır. Çünkü KİT'lerin özelleştirilmesi, devletin kurum ve kuruluşlarını ekonomi çöküntüye sürüklemiştir. Hantal ve statik yönetim erki bütün umudunu yüksek enflasyona bağlamıştır. Bununla birlikte bilerek ve gülerek DEVALÜASYON-a göz yummuşlardır. Bu gün Türk Ulusal Turamız ağyar dolarına paspas olmuştur... --Son devranda ekonominin felç olması ve yönetimin bu vahametten bir çıkış yolu bulamaması, her türlü kaos ve kargaşaya zemin hazırlamıştır. Ulusal Milletimiz çareyi Dua-niyaz, hatim ve salavatta arar olmuştur??? Yüce Yaradan milletimizi Batının ve Batılın şerrinden korusun... VESSELAM
--Mustafa Kemallerin kurmuş olduğu Cumhuriyetin temelinde tam bağımsız ve özgür Türk Ulusal Devlet sistemi vardır. Demokrasi siyasal, sosyal ve bilumum kültürel medeniyetin teminatıdır. Bunun devinimsel fiiliyatı Demokratik Laik, sosyal ve hukuk devlet sistemiyle sağlanır. Bu sistem bazı aksaklıklara rağmen 24 Ocak 1980 Ekonomik kararlarına kadar devam etmiştir. Akabinde 12 Eylül Askeri Cunta darbesi Demokrasiyi tamamen saf dışı bırakmıştır. --Özalizmle beraber Cümle tarikatlar, Asitane dergâhları, Tekke ve zaviyeler, Dini dernek ve vakıflar dört bir yandan harekete geçmiştir. Bu ve benzer gelişmeler beraberinde her türlü etnik bütünlük dumura uğramış, milliyetçi akımlar çağlamış, Farklı dini inançlar adeta hortlamış, bütün siyasal görüşler biribirine düşman olmuş ve beraberinde hem sağında ve solunda yüzlerce siyasi fraksiyonlar türemiştir. Diğer taraftan hem PKK ve hem de Haşhaşi terör örgütleri faaliyetlerine başlamıştır. Bu terör ve anarşi hareketlerin tamamı yabancı sermayeden beslenmiştir. --Bütün bu olumsuz gelişmelerin vebal ve müsebbibi DENETİMSİZ SERBEST PİYASACI Siyasal akvamdır. Bu gün gelinen noktanın temelinde Global Siyasetçiler vardır...
--Her rejimin ve her medeniyetin bir ömrü vardır. Çünkü yeni medeniyetler keşfetmek mecburi bir devinimdir. Bakınız İslam medeniyet, henüz kıtalar arsı geçişgenlik yapmadan Kemel olaylarıyla derin yara almıştır. --Oldukça ağır bedeller ödenerek Kurulan muasır-çağdaş Cumhuriyet yönetim şekli 1955-1960 dönemi darbe almıştır..24 Ocak 1980 ekonomik kararlarıyla Ülkemiz yarı ve yeni sömürge haline gelmiştir. Sırf denetimsiz serbest piyasa ekonomisinden taviz verilmesin diye 12 Eylül 1980 Askeri Cunta yönetime el koymuştur. Özalizmle beraber dış sermaye iliklerimize kadar nüfuz etmiştir.. --Anadolu Köylerinin üretkenliğine ket vurmak için, Sarışın Güzel bayan sayın Tansu Çiller 5 Nisan 1994 Ekonomik kararlarıyla demokrasiyi ve iç dinamiyi saf dışı bırakıp tamamen global ekonomiye geçilmiştir. Yani Kapitalizmin temelleri atılmıştır...Bundan sonrası herkesin malumudur....
dünyanın öyle usta elleri vardı ki, ve öyle güzel dikmişti ki herkesin göğünü kendine; /kimseye, bir başkasının göğündeki turnayı sevmek, hakkını tanımıyordu…,
*** EYY EHLİ İSLAM *** Yaradan Evreni ölçmüş yaratmış Dünya'yı toprakla-suyla donatmış Gündüz aydınlatıp, gece karartmış Manası saklıdır sırrın içinde. . Uydumuz uzayda raysız dönüyor Bir yanı hurişan, bir yanı sönüyor Güneyi yanıyor, kuzey donuyor Ne ararsan vardır, bir-in içinde. . Hakikat bilenler yol alır arza Nefsini katmasa sünnete-farza Her kim uyarsa şuursuz tarza Mahşerde kalacak narın içinde. . Hiç kimse Feleğin bilmez yaşını Hoyratça kullanır toprak-taşını Haramla kazanan ekmek aşını Sorgusu yapılır har-ın içinde. . Hesapsız asırlar, sayısız yıllar Gizlenmiş içinde kervansız yollar Sağında velvele, bozuldu sollar Rantiye yüzüyor kâr-ın içinde. . Çakıroğlu der ki, dik dur tekleme Keramet Haktadır, kuldan bekleme Farz-sünnet vacibe hilaf ekleme Hak-hukuk sorulur kor-un içinde... ------OZAN ÇAKIROĞLU------
GECELER, duygulu, sevecen, barışçıl ve basiretli insanlar da melatonin hormonu salgılar. Ancak şeytani nefislerde, fitne fesat bireylerde agresif davranışlar, kin-kibir ve nefret duyguları kabarır...
geceyi kutsayan hisler bir heyecan coşkusu ile yol alıyorsa öze özneye Hülya dalgaları vuruyorsa karadaki rengarenk çiçeklere ruhu aşar yürek kan damlatır kuytulara can verir çatlamış topraklara efes //35
Ya Rabbel âlemin bize hastalıkta ibadet ihlâsı verdiğin gibi sağlıklı iken de sana ibadet ihlâsı sana yönelme ihlâsı ve iştiyakı nasip eyle bizi tevbede ve sana şükürde ve ibadette ihlâslı ihlasında devamlı kullarından eyle bize sıhhat ve afiyet ver sıhhat ve boş vakit konusunda bizi aldanmayan Salih ve nefsine hakim kullarından eyle bizi ve bütün müminleri affet ve bağışla günahları kusurlarımızı hatamızı bağışlayıcı olarak sen kullarına yetersin senden ve dergâhından başka melce ve merkez yoktur amin.
seni aradım gecenin kuytusunda çalı bülbülü şarkılar söylüyor doğa susmuş çıt çıkarmadan dinliyor kıskanç baykuş delice ses çıkarıyor yavaşça aman diledim baykuştan hak verdi aşk şarkısı diye dinleyecek geceyi kutsayan ötüşlerini..
oturup ötüşleri dinlerken aşka saygıyla düşmüşüm uykunun derinliğine.. yokluğunda kim kurtaracak çılgın aşığı ay uç verdi tutunamadım hilaline venüs tüm ışığını yansıttı en parlak haliyle yıldızlar yol gösterdi karanlık sınırlarda yine yoktun ..yine suskun aktı saba yeli
efes ayaklandı koştu hadrianus tapınağına soğuk mermerler yapıştı çıplak ayaklarına dön eleğim döndü aklın fikrin cendesinde sormadığı ne kurt kaldı ne kuş deltasında
uzaklaşan bir tekne vardı antik çağdan kalma ne yelken vardı ne kürekçisi yol alıyordu deryada balıkçı barınakları akşamdan kalma közleri ile yol gösteriyor zamansız açmış gül goncasına dilde binbir dua , kolda ayakta demirden pranga yardım yok ruhu yüreği dalgalarla boğuşan aşığa ve teslimim alışamadığım yokluğuna...çaresizce. efes // 35...31102025
** Bakınız, Amerika kurulurken Osmanlı Devleti 476 yaşında. 1900 lere gelindiğinde Amerika'nın bütçesi Osmanlının 40 katı kadar. Her şeyi Cumhuriyetten bilen Hilafet aşıkları 1800 ler de Cumhuriyet mi vardı? Ayrıca Osmanlı 1500 ler de her iklime At koştururken Avrupa Devletleri bitleriyle mücadele ediyorlardı. Ekonomik olarak ayakta zor duruyorlardı.. Ancak 1789 Fransız devriminden sonra Avrupa Devletlerinin her biri Osmanlıya kafa attılar. Bu vahametin de sorumlusu Cumhuriyet midir? --Vergiden başka geliri olmayan devletler çökmeye mahkümdür? Ülkemiz de son gelinen durum Osmanlıdan pek farklı değildir. Hava dan al suyuna, kefenden-makberine, yürümeye, öksürmeye aksırmaya her şeye vergi konuldu. Neredeyse Abdülhamit dönemine döndük.. Yani hilafet aşıklarına gün doğdu.....VESSELAM
Algı ve sebatiyistlerin yazmış olduğu tarihimizi öğrenenlerin Osmanlı Devletini hakir görerek ,Cumhuriyet tarihimizi yüceltiyor olması şaşırtmıyor doğrusu. Ne tuhaf şunu dahi anlayamıyorlar İngiliz devleti tarihini karalayarak değil tarihini yücelterek dünyaya hakim olmaya çalışıyor. Kraliçesinin yasını tüm dünyaya tuttururken bizimkiler sefil bir hayatı layık gördüğü yetmiyormuş gibi yalan yanlış iftira algılarla koskoca bir tarihi yerin dibine sokuyor. Hala avrupada dünya üzerinde sözün geçiyorsa Osmanlı Devleti sayesindedir.
KIZIL ELMA ÜLKÜSÜ Tarih boyunca Türk milleti bağımsızlığına düşkün esareti kabul etmeyen bir millettir. İslamiyet öncesi Türk devletlerinin amacı Türklüğün adını tüm dünya ya duyurmak Türk Cihan Hakimiyetini sağlamaktı. İslam dinini tanıyıp kabul ettikten sonra Allah’ın namı celilini güneşin doğup battığı her yere götürmeyi amaç edindiler. Eski Türklerde dünyaya kızıl küre, gök küre gibi isimler verilirdi. Dünyanın şekli elmaya benzediği için kızıl elma demeye başladılar. İslam dininin bayraktarlığını yapan bu milletin amacı da İlahi kelimetullah için nizamı alem yani Allah’ın namını dünyanın her yerine taşımak olduğu için bu ülküye KIZIL ELMA denilmişti. Rabbim kızıl elmadan ve doğru yolundan ayırmasın.
az öncesine kadar
küçücük bir kızdın derinliğimde
çiçek kokulu his
bahar esintisi bir hal
öyle büyüdün ki sana anlatamam
anlatılar güneşle doğan
gün batımında ruha sızan
karanlıklar prensesi olup
geceler boyu mutlu eden
bir kutsallık ..
algın yansın ve ruhuma dokunuşun
bin başka boyuttan gelen
muhteşem bir vuruş
keskinlik karşısında esirin oldum
kadere boyun eğdim suskudayım
sen ne dersen o
o kadarım
bilmem bu seni mutlu eder mi
yoksa ben gibi varım dediğim yerde
kendini feda eden aşk deryasında
dibe batan bir çığlıkmısın?
efes //35....20112025
**Aşağıda ki, Maarif Müfettişi Doğan Ceylan'ın yeni nesille ilgili
Raporunu kaç Şair, yazar çizer okudu? Okuduysa ne anladı?
.
**Şiir sayfalarında duygusal şehvet içerikli deyimler dört nal gidiyor???
.
Muhteremler, Ulusal toplumların muasır medeniyet gelişmişliği Siyasal
gidişatla doğru orantılıdır. Bunun aksi cehalet ve garabettir....
Sendemi brütüs :)
**Ben partizan biri değilim. Siyasal Akvamdan hep uzak durmuşum.
Ancak Ekrem Hocaoğlunun ilk İstanbul Reisi olduğu dönemde ki
siyasal söylev ve gidişatı, özellikle ezilen halk kesimini umutlandırmıştı.
O zamanla bende bir yurttaş olarak bu Hocaoğluna ısınmıştım.
--Ancak 15-Aralık-2022 günün İstanbul Saraçoğlu meydanında, Genel
Başkanı Almanya da olduğu halde, Akşener Bacıyla gelip kürsüden
martaval atması. Ve vıcık-vıcık sarılmaları Hocaoğlu'nun siyasal kariyerini
yerle yeksan etmiştir.
--Ben o malum mitingi canlı-canlı televizyondan izledim. Oradan, bir Lidere
yakışmayan üslupla halka seslenmesi, Akşener Bacıyla imece yapması, Ve
ergenler gibi allem-kullem olmaları beni oldukça şaşırtmıştı. Ben o dakika
nikseyin defterime şu notu yazmışım. **EKREM HOCAOĞLU SİYASAL
KARYERİNİ DUMURA UĞRATMIŞ ve KENDİ KENDİNİ İMHA ETMİŞTİR**
Hatta altına üç dörtlük te şiir yazmışım...Şiiri paylaşmayacağım. Eğer ki.
paylaşırsam o zaman taraf olmuş sayılırım....VESSELAM
--------OZAN ÇAKIROĞLU-------
şiirsin ruhumda sessiz çığlıklar yaratan
hayal kurmaz hisler coşkuyla yaşanırken
her sözcükte değil her harf ile anlam taşır
sevinin sevdanın gücü...
susup dinlerim gecenin sessizliğini
var mı sen den bir haber diye
yazar çizer gidersin erişilmeze
ben benden geçerim o anlar
efe //35
Sayın Cumhurbaşkanı Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ü saygı, minnet
ve rahmetle andıktan sonra çok güzel açıklamalar da bulunmuşlar.
.
**Ben de Atamızla ilgili bir kaç dörtlük düştüm**
.
On kasım da Ülkemin şemsi söndü
Yurdumun her yanı sararıp söndü
Kurduğun Vatana yabancı doldu
Gördükçe yürekler kanıyor Atam
.
Bu gün memlekette matem var-yas var
Al Bayrak yarıda göndere de sis var
Yürekler de feryad-ı figan ses var
Bütün millet sana ağlıyor Atam.
.
Devran-i aleme kazıldı ismin
Bütün kurumlara asıldı resmin
Silinmez kalplerden hayalin cismin
Bütün Dünya seni anıyor Atam.
.
Bu Vatan kahramanlar yuvasıdır
İstiklal marşımız cenk havasıdır
Özgürlük hür neslin ar davasıdır
Türk Ulusu izinde yürüyor Atam...
-------OZAN ÇAKIROĞLU-------
amin...
allah var gam yok...
**Aşağıda ki yorumun son bağlamı, Ülkemiz de Devlet bütçesinin % 80 e yakını
vergilerden sağlanmaktadır. Bilumum vergileri yüksek olması tamamen denetimsiz
serbest piyasa sistemine bağlıdır. Çünkü KİT'lerin özelleştirilmesi, devletin kurum
ve kuruluşlarını ekonomi çöküntüye sürüklemiştir. Hantal ve statik yönetim erki
bütün umudunu yüksek enflasyona bağlamıştır. Bununla birlikte bilerek ve gülerek
DEVALÜASYON-a göz yummuşlardır. Bu gün Türk Ulusal Turamız ağyar dolarına
paspas olmuştur...
--Son devranda ekonominin felç olması ve yönetimin bu vahametten bir çıkış yolu
bulamaması, her türlü kaos ve kargaşaya zemin hazırlamıştır. Ulusal Milletimiz çareyi
Dua-niyaz, hatim ve salavatta arar olmuştur??? Yüce Yaradan milletimizi Batının ve
Batılın şerrinden korusun... VESSELAM
--Mustafa Kemallerin kurmuş olduğu Cumhuriyetin temelinde tam bağımsız ve
özgür Türk Ulusal Devlet sistemi vardır. Demokrasi siyasal, sosyal ve bilumum
kültürel medeniyetin teminatıdır. Bunun devinimsel fiiliyatı Demokratik Laik, sosyal
ve hukuk devlet sistemiyle sağlanır. Bu sistem bazı aksaklıklara rağmen 24 Ocak
1980 Ekonomik kararlarına kadar devam etmiştir. Akabinde 12 Eylül Askeri Cunta
darbesi Demokrasiyi tamamen saf dışı bırakmıştır.
--Özalizmle beraber Cümle tarikatlar, Asitane dergâhları, Tekke ve zaviyeler, Dini
dernek ve vakıflar dört bir yandan harekete geçmiştir. Bu ve benzer gelişmeler
beraberinde her türlü etnik bütünlük dumura uğramış, milliyetçi akımlar çağlamış,
Farklı dini inançlar adeta hortlamış, bütün siyasal görüşler biribirine düşman olmuş
ve beraberinde hem sağında ve solunda yüzlerce siyasi fraksiyonlar türemiştir. Diğer
taraftan hem PKK ve hem de Haşhaşi terör örgütleri faaliyetlerine başlamıştır.
Bu terör ve anarşi hareketlerin tamamı yabancı sermayeden beslenmiştir.
--Bütün bu olumsuz gelişmelerin vebal ve müsebbibi DENETİMSİZ SERBEST PİYASACI
Siyasal akvamdır. Bu gün gelinen noktanın temelinde Global Siyasetçiler vardır...
--Her rejimin ve her medeniyetin bir ömrü vardır. Çünkü yeni medeniyetler
keşfetmek mecburi bir devinimdir.
Bakınız İslam medeniyet, henüz kıtalar arsı geçişgenlik yapmadan Kemel
olaylarıyla derin yara almıştır.
--Oldukça ağır bedeller ödenerek Kurulan muasır-çağdaş Cumhuriyet yönetim
şekli 1955-1960 dönemi darbe almıştır..24 Ocak 1980 ekonomik kararlarıyla
Ülkemiz yarı ve yeni sömürge haline gelmiştir. Sırf denetimsiz serbest piyasa
ekonomisinden taviz verilmesin diye 12 Eylül 1980 Askeri Cunta yönetime el
koymuştur. Özalizmle beraber dış sermaye iliklerimize kadar nüfuz etmiştir..
--Anadolu Köylerinin üretkenliğine ket vurmak için, Sarışın Güzel bayan sayın
Tansu Çiller 5 Nisan 1994 Ekonomik kararlarıyla demokrasiyi ve iç dinamiyi saf
dışı bırakıp tamamen global ekonomiye geçilmiştir. Yani Kapitalizmin temelleri
atılmıştır...Bundan sonrası herkesin malumudur....
dünyanın öyle usta elleri vardı ki,
ve öyle güzel dikmişti ki
herkesin göğünü kendine;
/kimseye,
bir başkasının göğündeki
turnayı sevmek,
hakkını tanımıyordu…,
En azından seçim var .halk bunun değerini bilmiyor maalesef.. halk patron olduğunun farkında değil.
Neden halkın kendi kendisini yönetmesinden rahatsız oluyorsunuz. .neden saraylılara ve elitlere hayransiniz..
Sen cumhurbaşkanı olacaktın sarayda.da padisah ve halife olacaktı yani..sence olurmuydu bu..
Efruhte hayal ettiğin yönetim şeklini merak ettim..mesela sen cumhurbaşkanı olsan nasıl yönetirdin ülkeyi... lütfen söylermisin.
*** EYY EHLİ İSLAM ***
Yaradan Evreni ölçmüş yaratmış
Dünya'yı toprakla-suyla donatmış
Gündüz aydınlatıp, gece karartmış
Manası saklıdır sırrın içinde.
.
Uydumuz uzayda raysız dönüyor
Bir yanı hurişan, bir yanı sönüyor
Güneyi yanıyor, kuzey donuyor
Ne ararsan vardır, bir-in içinde.
.
Hakikat bilenler yol alır arza
Nefsini katmasa sünnete-farza
Her kim uyarsa şuursuz tarza
Mahşerde kalacak narın içinde.
.
Hiç kimse Feleğin bilmez yaşını
Hoyratça kullanır toprak-taşını
Haramla kazanan ekmek aşını
Sorgusu yapılır har-ın içinde.
.
Hesapsız asırlar, sayısız yıllar
Gizlenmiş içinde kervansız yollar
Sağında velvele, bozuldu sollar
Rantiye yüzüyor kâr-ın içinde.
.
Çakıroğlu der ki, dik dur tekleme
Keramet Haktadır, kuldan bekleme
Farz-sünnet vacibe hilaf ekleme
Hak-hukuk sorulur kor-un içinde...
------OZAN ÇAKIROĞLU------
Anlayana sivri sinek saz, anlamayana benim sözlerim az...
GECELER, duygulu, sevecen, barışçıl ve basiretli insanlar da
melatonin hormonu salgılar. Ancak şeytani nefislerde, fitne
fesat bireylerde agresif davranışlar, kin-kibir ve nefret duyguları
kabarır...
**Geceler dürüst, temiz ve ahlaklı yurttaşlara göldedir.
Ancak hilebaz, hokkabaz, canbaz ve bütün avcı mahlukata
fırsattır...
geceyi kutsayan
hisler
bir heyecan coşkusu
ile yol alıyorsa
öze özneye
Hülya dalgaları vuruyorsa
karadaki rengarenk çiçeklere
ruhu aşar yürek
kan damlatır kuytulara
can verir çatlamış topraklara
efes //35
..Afganistan'daki insanların hayatını anlatan bir videoya denk geldim vardığım sonuç insanı insan yapan en değerli şey özgürlükmüş..
Sözlerin zincir kırdığı an....
Ya Rabbel âlemin bize hastalıkta ibadet ihlâsı verdiğin gibi sağlıklı iken de sana ibadet ihlâsı sana yönelme ihlâsı ve iştiyakı nasip eyle bizi tevbede ve sana şükürde ve ibadette ihlâslı ihlasında devamlı kullarından eyle bize sıhhat ve afiyet ver sıhhat ve boş vakit konusunda bizi aldanmayan Salih ve nefsine hakim kullarından eyle bizi ve bütün müminleri affet ve bağışla günahları kusurlarımızı hatamızı bağışlayıcı olarak sen kullarına yetersin senden ve dergâhından başka melce ve merkez yoktur amin.
Biz fukaralara sürekli ulrta zengin insanların hayatını anlatan dizileir izletiyorlar.:bizde izliyoruz .
öze öz katmaktır S. kürsü
seni aradım gecenin kuytusunda
çalı bülbülü şarkılar söylüyor
doğa susmuş çıt çıkarmadan dinliyor
kıskanç baykuş delice ses çıkarıyor
yavaşça aman diledim baykuştan
hak verdi aşk şarkısı diye dinleyecek
geceyi kutsayan ötüşlerini..
oturup ötüşleri dinlerken aşka saygıyla
düşmüşüm uykunun derinliğine..
yokluğunda kim kurtaracak çılgın aşığı
ay uç verdi tutunamadım hilaline
venüs tüm ışığını yansıttı en parlak haliyle
yıldızlar yol gösterdi karanlık sınırlarda
yine yoktun ..yine suskun aktı saba yeli
efes ayaklandı koştu hadrianus tapınağına
soğuk mermerler yapıştı çıplak ayaklarına
dön eleğim döndü aklın fikrin cendesinde
sormadığı ne kurt kaldı ne kuş deltasında
uzaklaşan bir tekne vardı antik çağdan kalma
ne yelken vardı ne kürekçisi yol alıyordu deryada
balıkçı barınakları akşamdan kalma közleri ile
yol gösteriyor zamansız açmış gül goncasına
dilde binbir dua , kolda ayakta demirden pranga
yardım yok ruhu yüreği dalgalarla boğuşan aşığa
ve teslimim alışamadığım yokluğuna...çaresizce.
efes // 35...31102025
günah değil mi?...
** Bakınız, Amerika kurulurken Osmanlı Devleti 476 yaşında.
1900 lere gelindiğinde Amerika'nın bütçesi Osmanlının 40 katı
kadar. Her şeyi Cumhuriyetten bilen Hilafet aşıkları 1800 ler de
Cumhuriyet mi vardı? Ayrıca Osmanlı 1500 ler de her iklime
At koştururken Avrupa Devletleri bitleriyle mücadele ediyorlardı.
Ekonomik olarak ayakta zor duruyorlardı.. Ancak 1789 Fransız
devriminden sonra Avrupa Devletlerinin her biri Osmanlıya kafa
attılar. Bu vahametin de sorumlusu Cumhuriyet midir?
--Vergiden başka geliri olmayan devletler çökmeye mahkümdür?
Ülkemiz de son gelinen durum Osmanlıdan pek farklı değildir.
Hava dan al suyuna, kefenden-makberine, yürümeye, öksürmeye
aksırmaya her şeye vergi konuldu. Neredeyse Abdülhamit dönemine
döndük.. Yani hilafet aşıklarına gün doğdu.....VESSELAM
Algı ve sebatiyistlerin yazmış olduğu tarihimizi öğrenenlerin Osmanlı Devletini hakir görerek ,Cumhuriyet tarihimizi yüceltiyor olması şaşırtmıyor doğrusu.
Ne tuhaf şunu dahi anlayamıyorlar İngiliz devleti tarihini karalayarak değil tarihini yücelterek dünyaya hakim olmaya çalışıyor. Kraliçesinin yasını tüm dünyaya tuttururken bizimkiler sefil bir hayatı layık gördüğü yetmiyormuş gibi yalan yanlış iftira algılarla koskoca bir tarihi yerin dibine sokuyor.
Hala avrupada dünya üzerinde sözün geçiyorsa Osmanlı Devleti sayesindedir.
Seher
Esmez her an seher yeli
Karanlığa inat gibi
Beni aldın sen gideli
Maharetin sanat gibi
Gözlerine bakan benim
Tanır mıydı seni tenim?
Değil miydi tüm beğenim?
Tavırların kanat gibi
Dört bucağa isim saldık
Dört kaleden nefer aldık
Belki dörde sefer saldık
Olmayışın sırat gibi
Fakir ile fakir olan
Gönlü bir de akla vuran
Tam değil de sakil olan
Arayışım murat gibi
Gün gelir de karşı dağı görür ise aşık olan denilecek şu cihanı yaratmadı mı Yaratan?
KIZIL ELMA ÜLKÜSÜ
Tarih boyunca Türk milleti bağımsızlığına düşkün esareti kabul etmeyen bir millettir.
İslamiyet öncesi Türk devletlerinin amacı Türklüğün adını tüm dünya ya duyurmak Türk Cihan Hakimiyetini sağlamaktı.
İslam dinini tanıyıp kabul ettikten sonra Allah’ın namı celilini güneşin doğup battığı her yere götürmeyi amaç edindiler.
Eski Türklerde dünyaya kızıl küre, gök küre gibi isimler verilirdi. Dünyanın şekli elmaya benzediği için kızıl elma demeye başladılar. İslam dininin bayraktarlığını yapan bu milletin amacı da İlahi kelimetullah için nizamı alem yani Allah’ın namını dünyanın her yerine taşımak olduğu için bu ülküye KIZIL ELMA denilmişti.
Rabbim kızıl elmadan ve doğru yolundan ayırmasın.
ESKİLERDEN KİMSE YOK