Hükümet için olumlu yönden bakacaksak onlara göre hala Türkiye Cumhuriyeti varya daha ne istiyorsunuz diyebilir... Biz ise iflas etmiş İskandinav ülkeleri gibi 75bin dolar kişi başı gelir istiyoruz ileri demokrasi ölçütlüğünün düşünce özgürlüğünün lütuf değil hak olduğu huzurun bereketin ilim ve muhabbetle kucaklayıcı bir ülke olmak istiyoruz....
elimde yüreğim,.. kırıla kaldı, o yürek ki,aşkından, kemen çalardı,ney çalardı, aşKımın şarkısı gönüllere dolardı.
etrafta kuşlar, böcekler, çiçekler vardı, seninle kendimce,.. her mevsim bahardı çatılsa kaşların rengim solardı, her sözün yalanmış,her halin yalan, yar diye gönlüme soktuğum yılan,
aldattın gönlümü,kandırdın beni, adam diye sevmiştim seni, şimdi gönlümde mazi de kalan koca bir yalan, gönlümü verdiğim,.. yar diye sevdiğim,. vefasız adam...
Kendi düğününden kaçamayınca ağlaya ağlaya evlenmişti Tüm dünyanın hafızasına 2011 yılındaki dillere destan düğünüyle kazınmıştı. O yılın iki masal düğününden birinin kahramanıydı. Bir başka bakış açısıyla da Prens William ile Kate Middleton'ın rakibiydi bu çift.
Aslında başlarda herkes onu da modern çağların Külkedisi masalı kahramanlarından biri olarak nitelendiriyordu. Ama sonra gerçekler birbiri ardına ortaya çıkmaya başlayınca bazı masalların da mutlu sonla bitmediği de anlaşıldı. İşte o mutsuz prenses dün yine halkın karşısına çıktı.
:Sildim Geciktin gelmek için, kar düştü alevime Közün bile kalmadı, sildim seni gönlümden... Bırak yaşananları, aklımda tek kelime Sözün bile kalmadı, sildim seni gönlümden...
Ne hicaz bir şarkısın, ne türküsün dilimde Hatıralar eridi bıraktığın elimde Gözlerinin rengini yitirdim hayalimde Yüzün bile kalmadı, sildim seni gönlümden...
Gittiğin günden sonra yürek sensiz yetimdi Her saniye can ile ödenen diyetimdi Çeke çeke tükendi, çile bir yana şimdi Hüzün bile kalmadı, sildim seni gönlümden...
Güller nasıl ağlar gör, kırılsın dalların da Her gece kahırla yat kederin kollarında Nice rüzgarlar esti, sevdamın yollarında İzin bile kalmadı, sildim seni gönlümden...
Artık ben aşka değil, aşk bana esir oldu Uğruna harcadığım günlerim asır oldu Acılarla yoğurdum, yüreğim nasır oldu Sızın bile kalmadı, sildim seni gönlümden...
Kim derdi ki bu gönül bir gün senden cayacak Müptelan olan yıldız avucundan kayacak İtiraf et, yenildin, elinde oynayacak Kozun bile kalmadı, sildim seni gönlümden...
İncitmez asla sevgin, serçe neylesin dağa Gözyaşınla örsen de düşmem tekrar o ağa Yıllar önce bu aşkı gömdüm kara toprağa Tozun bile kalmadı, sildim seni gönlümden...
İskandinav ülkeleri çökmüş müş taze haber... Bizde çökmek istiyoruz zira çöken İskandinav ülkelerinde kişi başı milli gelir 50bin dolarla 70bin dolar arasında değişiyor.. Bizde ise 8bin dolar civarında... Hemen çöksün... Bugün çöksün...
Mecliste konuşulan yalan olunca insanların bir birlerini aşağılaması da aynı derece utanç vericidir... milletin yararına konuşmadıklarına göre neden acaba işgal kuvveti görüntüsü veriyorlar...
Evet işsizliğin sebebi bulundu... İşsizler iş arıyormuş... Dünya karikatür tarihinde bu kadar komik bir mizahın eşine az rastlanır... Ayrıyeten eğitimin de artmış olması erkekler yetmiyormuş gibi kızların da iş arıyor olması tam felaket... Herkes Kur'an kursuna gidip hoca olsa iş bulurdu halbuki (parti üyeliğini unutmayın)
Evet yine yazım iç edilmiş... Aslında bu yazılar hükümet iktidar olduğu sürece başımıza gelmiş ve muhtemel geleceği kesin olan başka belaların öngörüsü... Çünkü iflah olmaz bir terörist tarikat seviciliği var ve her şeye musallat oluyor... Aklınızda bulunsun "Ne mutlu Türk'üm diyene" bir yaşam felsefesidir teröristlere emperyalistlere liberallere dinci teröristlere haddini bilmeyen tüm ahlaksızlara hakikat düşmanlarına haddini bildiren bir yaşam felsefesi...
nedense içimde,ta yüreğimin başında, öyle bir heyecan,öyle bir çarpıntı var ki... sebebi meçhul, ben İstanbul 'un Eylülünü öyle severim ki, diyorum kendimce,eylül kokusumu bu, yoksa yüreğimde yeşeren umut çiçeklerimi neden, nedeni ne olursa olsun,kuş gibi hafifim, uçsam diyorum sevda kokan diyarlara, ulaşsam diyorum değer bilen insanlara, unutsam diyorum tüm yaşanan olumsuzlukları, açsam yaşamımda beyaz bir sayfa, yazsam diyorum tek,tek beklentilerimi, artılarımı,eksilerimi, düşünüp bulsam diyorum, mutsuzluk nedenlerimi.. sonra da amannnnnnn diyorum,.. aman, şuan içim, pır pır mı ediyor, yüreğim sevinç ve umutla mı deviniyor, eeee daha ne istiyorum ki ben, durup dururken kendini mutsuz eden Gülen, yakalamışken şu anı, heder etme gel de ah la vahla bu anı, uçmak mı istiyorsun, uçtuğunu farzet, hadi git güneşi geç batan ufuklara, hadi git umutla günü başlayan şafaklara, git be gülüm git, çıkmışken önüne bu firsat, ne duruyorasun hadi, firar etmişçesine git,kanatlarının götürdüğü yere..
merhabalar herkesin kürsüsünün cemaati : yine efkarlıyım yine dertliyim günlerdir.
Ben seni unutamam ki
unutmak istiyorum seni unuturum seni, unutmasına da, ama sabahları aynalar, seni yansıtmasa ben diye yüzüme. unutmak istiyorum seni,, unuturum ,umutmasınada gözlerim her yöne sen diye bakmasa, ne yapışkan ne müziç sevgiymiş ben unutmak istedikçe yüreğime bir daha anlamlı abanmasan, unuturum unutmasına da hergece samanyoluna ,sen diye yazmasam yıldızlar sen, sen diye bakmasa, anılar her gece bir karabasanca, üstüme basmasa saatler sen,aylar sen,gün sen, olmasan unutacağım umutmasınada deniyorum her yolu, slidim diyorum, yok o artık gönlümde, aniden fırlayıverip,yaramaz çocuk edasıyla bağırmasa kahrolası sevda avazın unuturum unutmasınada dikilmese hayalin , içtiğim her sigaranın dumanında karşıma, ne boş ve olanaksız hayal bunlar, ben seni hiçbir zaman unutamam ki.. elimdesin,tenimdesin kokumdasın, umutmak ne mümkün mıh gibi beynimdesin, ben seni unutamamki... boşa bu hezeyanlar, boşa bu çabalar, bu kahroluş bu buruk gülüşler ben seni unutamam ki..
bu sabah türk sanat müziği dinlemek istedi canım biraz. muazzez ersoyu dinledim. sesindeki güçlü tını, gırtlağındaki yanık ve boğuk tat ve beden dilindeki candanlık, orkestra üyelerine gösterdiği vefa örneği, kemancısına davranışları kısacası her şeyi ama herşeyi o beş dakikalık klipte görebiliyor insan, onun altın gibi bir kalbi olduğunu, kimseyi bile isteye kıramayacağını. işte böyledir hayat bir insanı anlatmaya beş dakikalık bir klip yeter. ekranlar kilometreler beden ten kalkar aradan da o kan pıhtısından ibaret sanılan organın derinlerinde saklananları görebilmeye.
Eyt için sahibinin sesi tasmalılar para yok diyorlar.... Bu milletin olanakları ile 5 milyona yakın mülteciyi 40 milyar doların üstünde (tl ye ne olduysa) harcama yaparak bakan ve bakmaya da devam edecek olan hükümet, açlık sınırının altında bir ücretle çalışıp hak kazanmış millete para yok diyorsa anasını da alsın gelsin bu millet bakar... Ama para var ise itibar dan tasarruf etmemek için uçan saraylara üstünden geçilmeyen köprülere yandaş mütahit ve iş adamlarına aktarılıyorsa hatta vergi borçları affediliyorsa kimsenin bu işi yapanların hiç bir kutsalı yok demektir... Allah Hak tır ve hesabını iki dünyada da tecelli eder
Büşra Nur gibi, instegram fenomeni olmuş tiplerle, diğer ahlaksal ve ruhi çöküntü yasayan tüm sanal medya figürlerinin aslında aynı ahlaksal yapı ve aynı kapital sistemin çöpleri olduğunu çok ıyı gördük.. Burada ki tek ayrıntı , biri özgür iradeyi savunurken diğeri , dini olarak tüm sistemlerin kendisi için uygunluğunu kurnazca bile değil tüm yozlaşmışlığı ile , ihtişamı ve öküzlüğü ile yaşıyor..
Yıldız Kenter ve Türk tiyatrosunu... Sanatını saygıyla selamlıyor hayatımıza hatıra olarak bıraktığı eserleri için minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz... Birgün bu ülkenin sahnelerinde Kur'an-ı Kerim den ayetler arya ve opera olarak bestelenmip anlatılan kısa lar tiyatro ve sinema eserlerine konu olacak... Belki o zaman yalancı hırsız ahlaksız insanların bu kadar güzel sanatçılar gözlerimiz önünden kayıp giderken yapacak bir şeyleri kalmaz... Toplumca değerlerimize sahip olduğumuzu gösterme imkanı buluruz...
Anlatması imkansız olan öyle bir an ki, Hülyadaki ses varlığının gayesi sanki... Bak emrediyor:Daldığın alemden uyan ki, Mutlak seveceksin beni, bundan kaçamazsın...
Gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse Ay, secde edip çehrene yerlerde sürünse Her şey silinip kayboluyorken nazârımdan Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse
Rabbim şu sonradan para bulmuş ateşi dışına taşan görgüsüz süslümamlardan bizi koru.herşeye cevapları var meriçte bebeler boğulurken babalar siyanürle evlatlarının canına kıyarken sustular milyonluk mevlüt törenlerini savunuyorlar.allah cezanızı verecek
izlediğinde gayet normal bi görüntüymüş.sen anandan babandan böyle mi gördun böyle mi mevlüt okuttular sana.allahım şu gerizekalılar yüzünden milletimizi helak etme biz bunları tanımıyoruz
ey deli gönlüm...say ki... nadim oldu yaptıklatına,.. geri döndü, ne yaparsın o zaman,? böyle kan revan içinde,.. inler dururken, kabulün olur mu o ? unutabilirmisin geceleri taş olan, sırılsıklam yaş yastıkları ? ya hala dinmiyen sızını, ,içindeki çocuğun, bas bas bağıran avazını,? bak,.. say ki diyorum,say ki gözünle görüyorsan, ,gözlerindeki pişmanlığı, heyecanla titreyen,. konuşamıyan dudakları, tirtir titreyenelleri, kanarmısın yinede onlara,inanırmısın? onca çekmene,onca acına değer mi sence,? değer mi,. gecelerce yeniden yürek sızısı, umutsuzluk,hasret çekmene, değer mi sence ? say ki diyorum,.. say ki... inanırmısın ona yeniden, yarim dermisin ?
dememezsin,.. diyemezsin değil mi ? sevda bu, saykilerle yürümezki, onu yürütmeğe ,dahada büyütmeğe, mangal kadar yürek,bir dünya emek gerek, sevda emek işidir,beceremez onu her yürek, eeee ozaman,.. saykilere ne gerek ?
Emeklilikte yaşa takılanlar devletin koyduğu kurallara göre çalışarak emeklilik hakkı kazanmışlardır yani çalışması gereken yılları çalışmış primlerini ödemiş hükümetin el değiştirmesi yüzünden Hakları yeni çıkan kanuna göre gasp edilmiştir. Hükümet yalan söylüyor.... Milletin yararına olmayan hiç bir şeyin içinde olmadığını söylerken bile yalan söylüyor... Üstelik bu iki cümle sonra "şehir hastaneleri zarar ederse etsin milletin yarına zarar edecekse etsin" diyen bir kafanın millet in yarar ve zararını tek belirleyenin kendisi olması nasıl bir ruh halidir. Milletin yararına millet karar verir hadi halka bir sorun bakalım emeklilikte yaşa takılanların emekli olmasını istiyorlar mı istemiyorlar mı... Yerse...
Hükümet için olumlu yönden bakacaksak onlara göre hala Türkiye Cumhuriyeti varya daha ne istiyorsunuz diyebilir... Biz ise iflas etmiş İskandinav ülkeleri gibi 75bin dolar kişi başı gelir istiyoruz ileri demokrasi ölçütlüğünün düşünce özgürlüğünün lütuf değil hak olduğu huzurun bereketin ilim ve muhabbetle kucaklayıcı bir ülke olmak istiyoruz....
merhabalar,.. herkesin kürsüsünün cemaati..;
AHHHH....
Allahtan dilerim,
senin de içine kar yağsın,
dışarın yanarken,içerin donsun
ellerin titresin,benizin solsun,
ağarsın saçların,dilin lal olsun.
ah etme diyorlar dostlarım bana
bırak suçları kalsın zamana.
nasıl ilenmem,nasıl söylenmem,
yalancı söze,yapmacık yüze.
baharımı yazımı, o döndürdü güze,
inanmış bulundum yalancı göze,
kahroldum,kavruldum,
sararıp soldum,düşündüm,
düşledim,kin ile doldum.
kaybettim çeVremi,
eşimden,dostumdan oldum.
içim bahardı,gönlümde sevdam,
ummanlar kadardı.
elimde yüreğim,.. kırıla kaldı,
o yürek ki,aşkından,
kemen çalardı,ney çalardı,
aşKımın şarkısı gönüllere dolardı.
etrafta kuşlar, böcekler, çiçekler vardı,
seninle kendimce,.. her mevsim bahardı
çatılsa kaşların rengim solardı,
her sözün yalanmış,her halin yalan,
yar diye gönlüme soktuğum yılan,
aldattın gönlümü,kandırdın beni,
adam diye sevmiştim seni,
şimdi gönlümde mazi de kalan koca bir yalan,
gönlümü verdiğim,.. yar diye sevdiğim,. vefasız adam...
G.M.A.
Televizyon izleyerek zaman öldürüyorum sanıyorsun
Oysaki
'' TELEVİZYON '' karşısında ‘’ ZAMAN ‘’ seni ‘’ ÖLDÜRÜYOR ‘’
Farkında değilsin
21 Kasım DÜNYA '' T E L E V İ Z Y O N '' GÜNÜ
Nihat İlikcioğlu
Kendi düğününden kaçamayınca ağlaya ağlaya evlenmişti
Tüm dünyanın hafızasına 2011 yılındaki dillere destan düğünüyle kazınmıştı. O yılın iki masal düğününden birinin kahramanıydı. Bir başka bakış açısıyla da Prens William ile Kate Middleton'ın rakibiydi bu çift.
Aslında başlarda herkes onu da modern çağların Külkedisi masalı kahramanlarından biri olarak nitelendiriyordu. Ama sonra gerçekler birbiri ardına ortaya çıkmaya başlayınca bazı masalların da mutlu sonla bitmediği de anlaşıldı. İşte o mutsuz prenses dün yine halkın karşısına çıktı.
:Sildim
Geciktin gelmek için, kar düştü alevime
Közün bile kalmadı, sildim seni gönlümden...
Bırak yaşananları, aklımda tek kelime
Sözün bile kalmadı, sildim seni gönlümden...
Ne hicaz bir şarkısın, ne türküsün dilimde
Hatıralar eridi bıraktığın elimde
Gözlerinin rengini yitirdim hayalimde
Yüzün bile kalmadı, sildim seni gönlümden...
Gittiğin günden sonra yürek sensiz yetimdi
Her saniye can ile ödenen diyetimdi
Çeke çeke tükendi, çile bir yana şimdi
Hüzün bile kalmadı, sildim seni gönlümden...
Güller nasıl ağlar gör, kırılsın dalların da
Her gece kahırla yat kederin kollarında
Nice rüzgarlar esti, sevdamın yollarında
İzin bile kalmadı, sildim seni gönlümden...
Artık ben aşka değil, aşk bana esir oldu
Uğruna harcadığım günlerim asır oldu
Acılarla yoğurdum, yüreğim nasır oldu
Sızın bile kalmadı, sildim seni gönlümden...
Kim derdi ki bu gönül bir gün senden cayacak
Müptelan olan yıldız avucundan kayacak
İtiraf et, yenildin, elinde oynayacak
Kozun bile kalmadı, sildim seni gönlümden...
İncitmez asla sevgin, serçe neylesin dağa
Gözyaşınla örsen de düşmem tekrar o ağa
Yıllar önce bu aşkı gömdüm kara toprağa
Tozun bile kalmadı, sildim seni gönlümden...
Kadir Güven
İskandinav ülkeleri çökmüş müş taze haber... Bizde çökmek istiyoruz zira çöken İskandinav ülkelerinde kişi başı milli gelir 50bin dolarla 70bin dolar arasında değişiyor.. Bizde ise 8bin dolar civarında... Hemen çöksün... Bugün çöksün...
Mecliste konuşulan yalan olunca insanların bir birlerini aşağılaması da aynı derece utanç vericidir... milletin yararına konuşmadıklarına göre neden acaba işgal kuvveti görüntüsü veriyorlar...
Evet işsizliğin sebebi bulundu...
İşsizler iş arıyormuş... Dünya karikatür tarihinde bu kadar komik bir mizahın eşine az rastlanır... Ayrıyeten eğitimin de artmış olması erkekler yetmiyormuş gibi kızların da iş arıyor olması tam felaket... Herkes Kur'an kursuna gidip hoca olsa iş bulurdu halbuki (parti üyeliğini unutmayın)
Derin bir nefesten sonra ki
kocaman ahsın !
Evet yine yazım iç edilmiş... Aslında bu yazılar hükümet iktidar olduğu sürece başımıza gelmiş ve muhtemel geleceği kesin olan başka belaların öngörüsü... Çünkü iflah olmaz bir terörist tarikat seviciliği var ve her şeye musallat oluyor... Aklınızda bulunsun "Ne mutlu Türk'üm diyene" bir yaşam felsefesidir teröristlere emperyalistlere liberallere dinci teröristlere haddini bilmeyen tüm ahlaksızlara hakikat düşmanlarına haddini bildiren bir yaşam felsefesi...
Kanatlarının götürdüğü yere
nedense içimde,ta yüreğimin başında,
öyle bir heyecan,öyle bir çarpıntı var ki...
sebebi meçhul,
ben İstanbul 'un Eylülünü öyle severim ki,
diyorum kendimce,eylül kokusumu bu,
yoksa yüreğimde yeşeren umut çiçeklerimi neden,
nedeni ne olursa olsun,kuş gibi hafifim,
uçsam diyorum sevda kokan diyarlara,
ulaşsam diyorum değer bilen insanlara,
unutsam diyorum tüm yaşanan
olumsuzlukları,
açsam yaşamımda beyaz bir sayfa,
yazsam diyorum tek,tek
beklentilerimi,
artılarımı,eksilerimi,
düşünüp bulsam diyorum,
mutsuzluk nedenlerimi..
sonra da amannnnnnn diyorum,.. aman,
şuan içim, pır pır mı ediyor,
yüreğim sevinç ve umutla mı deviniyor,
eeee daha ne istiyorum ki ben,
durup dururken kendini mutsuz eden Gülen,
yakalamışken şu anı,
heder etme gel de ah la vahla bu anı,
uçmak mı istiyorsun, uçtuğunu farzet,
hadi git güneşi geç batan ufuklara,
hadi git umutla günü başlayan şafaklara,
git be gülüm git,
çıkmışken önüne bu firsat,
ne duruyorasun hadi,
firar etmişçesine git,kanatlarının
götürdüğü yere..
GÜLEN
merhabalar herkesin kürsüsünün cemaati : yine efkarlıyım yine dertliyim günlerdir.
Ben seni unutamam ki
unutmak istiyorum seni
unuturum seni, unutmasına da,
ama sabahları aynalar, seni yansıtmasa
ben diye yüzüme.
unutmak istiyorum seni,,
unuturum ,umutmasınada
gözlerim her yöne sen diye bakmasa,
ne yapışkan ne müziç sevgiymiş
ben unutmak istedikçe
yüreğime bir daha anlamlı abanmasan,
unuturum unutmasına da
hergece samanyoluna ,sen diye yazmasam
yıldızlar sen, sen diye bakmasa,
anılar her gece bir karabasanca,
üstüme basmasa
saatler sen,aylar sen,gün sen,
olmasan unutacağım umutmasınada
deniyorum her yolu,
slidim diyorum, yok o artık gönlümde,
aniden fırlayıverip,yaramaz çocuk edasıyla
bağırmasa kahrolası sevda avazın
unuturum unutmasınada
dikilmese hayalin ,
içtiğim her sigaranın dumanında karşıma,
ne boş ve olanaksız hayal bunlar,
ben seni hiçbir zaman unutamam ki..
elimdesin,tenimdesin kokumdasın,
umutmak ne mümkün mıh gibi beynimdesin,
ben seni unutamamki...
boşa bu hezeyanlar, boşa bu çabalar,
bu kahroluş bu buruk gülüşler
ben seni unutamam ki..
GÜLEN.
Bırakmam
daha ikigün oldu gideli ve
ben seni,.. çok özledim,
özlemek ..belkide psikolojik olarak ,
ayrı düşünce,insanın canı böyle yanıyor,
yanmak ne demek kavruluyor yüreğim,
içimin ateşi külhandan beter,
yeter be artık yeter,
bak gör belkide öleceğim
birgün bu gel gitlerden
ya hepten gel,yada
arkana bakmedan git
ve gelme birdaha,
şu ruhum ersin selaha,
bilki gelirsen birdaha
bırakmam seni artık Vallaha
andım olsun ki
bırakmam..
GÜLEN.
bu sabah türk sanat müziği dinlemek istedi canım biraz.
muazzez ersoyu dinledim. sesindeki güçlü tını, gırtlağındaki yanık ve boğuk tat ve beden dilindeki candanlık, orkestra üyelerine gösterdiği vefa örneği, kemancısına davranışları kısacası her şeyi ama herşeyi o beş dakikalık klipte görebiliyor insan, onun altın gibi bir kalbi olduğunu, kimseyi bile isteye kıramayacağını.
işte böyledir hayat bir insanı anlatmaya beş dakikalık bir klip yeter.
ekranlar kilometreler beden ten kalkar aradan da o kan pıhtısından ibaret sanılan organın derinlerinde saklananları görebilmeye.
Eyt için sahibinin sesi tasmalılar para yok diyorlar.... Bu milletin olanakları ile 5 milyona yakın mülteciyi 40 milyar doların üstünde (tl ye ne olduysa) harcama yaparak bakan ve bakmaya da devam edecek olan hükümet, açlık sınırının altında bir ücretle çalışıp hak kazanmış millete para yok diyorsa anasını da alsın gelsin bu millet bakar... Ama para var ise itibar dan tasarruf etmemek için uçan saraylara üstünden geçilmeyen köprülere yandaş mütahit ve iş adamlarına aktarılıyorsa hatta vergi borçları affediliyorsa kimsenin bu işi yapanların hiç bir kutsalı yok demektir... Allah Hak tır ve hesabını iki dünyada da tecelli eder
eski beyefendiler ve hanımefendiler,
hakaret ederken bile,.. terbiye hudutlatına dikkat ederlermiş...
Büşra Nur gibi, instegram fenomeni olmuş tiplerle, diğer ahlaksal ve ruhi çöküntü yasayan tüm sanal medya figürlerinin aslında aynı ahlaksal yapı ve aynı kapital sistemin çöpleri olduğunu çok ıyı gördük.. Burada ki tek ayrıntı , biri özgür iradeyi savunurken diğeri , dini olarak tüm sistemlerin kendisi için uygunluğunu kurnazca bile değil tüm yozlaşmışlığı ile , ihtişamı ve öküzlüğü ile yaşıyor..
Yıldız Kenter ve Türk tiyatrosunu...
Sanatını saygıyla selamlıyor hayatımıza hatıra olarak bıraktığı eserleri için minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz...
Birgün bu ülkenin sahnelerinde Kur'an-ı Kerim den ayetler arya ve opera olarak bestelenmip anlatılan kısa lar tiyatro ve sinema eserlerine konu olacak...
Belki o zaman yalancı hırsız ahlaksız insanların bu kadar güzel sanatçılar gözlerimiz önünden kayıp giderken yapacak bir şeyleri kalmaz... Toplumca değerlerimize sahip olduğumuzu gösterme imkanı buluruz...
Bugün benim için keyifli ve mutlu bir gün :)
Bizi bitirenin sen olduğunu, vicdanın hep fısıldayacak sana...
Anlatması imkansız olan öyle bir an ki,
Hülyadaki ses varlığının gayesi sanki...
Bak emrediyor:Daldığın alemden uyan ki,
Mutlak seveceksin beni, bundan kaçamazsın...
Günün sözü: Dost sanma her zaman yüzüne güleni, gül de güzel kokar fakat sonra batar dikeni. :)
Gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse
Ay, secde edip çehrene yerlerde sürünse
Her şey silinip kayboluyorken nazârımdan
Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse
Rabbim şu sonradan para bulmuş ateşi dışına taşan görgüsüz süslümamlardan bizi koru.herşeye cevapları var meriçte bebeler boğulurken babalar siyanürle evlatlarının canına kıyarken sustular milyonluk mevlüt törenlerini savunuyorlar.allah cezanızı verecek
yaradanın yüzüne nasıl bakacaksınız acaba çürümüş insanlar.
izlediğinde gayet normal bi görüntüymüş.sen anandan babandan böyle mi gördun böyle mi mevlüt okuttular sana.allahım şu gerizekalılar yüzünden milletimizi helak etme biz bunları tanımıyoruz
Türtk tiyatrosundan bir Yıldız kaydı,
mekanı cennet olur inşallah..
Türk ve dünya tiyatrosunun yıldızı Yıldız Kenter e Allahtan rahmet yakınlarına sabırlar diliyorum. Mekanı cennet mekan olsun...
Say ki
ey deli gönlüm...say ki...
nadim oldu yaptıklatına,.. geri döndü,
ne yaparsın o zaman,?
böyle kan revan içinde,.. inler dururken,
kabulün olur mu o ?
unutabilirmisin geceleri taş olan,
sırılsıklam yaş yastıkları ?
ya hala dinmiyen sızını,
,içindeki çocuğun,
bas bas bağıran avazını,?
bak,.. say ki diyorum,say ki
gözünle görüyorsan,
,gözlerindeki pişmanlığı,
heyecanla titreyen,. konuşamıyan dudakları,
tirtir titreyenelleri,
kanarmısın yinede onlara,inanırmısın?
onca çekmene,onca acına değer mi sence,?
değer mi,. gecelerce yeniden yürek sızısı,
umutsuzluk,hasret çekmene,
değer mi sence ?
say ki diyorum,.. say ki...
inanırmısın ona yeniden,
yarim dermisin ?
dememezsin,.. diyemezsin değil mi ?
sevda bu,
saykilerle yürümezki,
onu yürütmeğe
,dahada büyütmeğe,
mangal kadar yürek,bir dünya emek gerek,
sevda emek işidir,beceremez onu her yürek,
eeee ozaman,.. saykilere ne gerek ?
GÜLEN
Emeklilikte yaşa takılanlar devletin koyduğu kurallara göre çalışarak emeklilik hakkı kazanmışlardır yani çalışması gereken yılları çalışmış primlerini ödemiş hükümetin el değiştirmesi yüzünden Hakları yeni çıkan kanuna göre gasp edilmiştir. Hükümet yalan söylüyor.... Milletin yararına olmayan hiç bir şeyin içinde olmadığını söylerken bile yalan söylüyor... Üstelik bu iki cümle sonra "şehir hastaneleri zarar ederse etsin milletin yarına zarar edecekse etsin" diyen bir kafanın millet in yarar ve zararını tek belirleyenin kendisi olması nasıl bir ruh halidir. Milletin yararına millet karar verir hadi halka bir sorun bakalım emeklilikte yaşa takılanların emekli olmasını istiyorlar mı istemiyorlar mı... Yerse...