evde otuz liraya bir kilo çayı otuz gün demleyebilecğini bilen adam onun yüz gramıyla demlenen bir çaydanlık çaya ikiyüz elli lira veriyor ay ne ucuz ki o ucuz olsun diyor anlayışla karşılıyor dedr etmiyor geziyor tozuyor emmi sen milletin derdiyle hem kendini hem bizi geriyon ekonomist kesildin başımıza
herkese benden starbuskta neskafe lite çay da ne yaa demode oldu emmi ondan müşderi bulamıyon millet su kenarındaki lüks kafelerde brunchlarda adam başı iki yüz liradan bir pazar kahvaltısına bin lira ödüyor çocuklar hem ata biniyor hemi kendileri modern telefonlarıyla selfilerini rahat çekilip serpme kahvaltılarının eyfini çıkarıyor sen burda kalkmış çay ocağı muhabbeti döndürüyon millet briç konken partisini venedikte pariste çayına yapıyor sen çayın paketi olmuş otuz liradan elli lira diyon
canana uyup şiddeti körüklemeyin taşlar değecek meğecek geçin bu işleri sonra sizi madrum da madurum diyen millet it tifakınız bile kurtaramaz biz taşları oynatmamaktan yanayız helalleştik diyip geçtik şimdi yeni ufuklara hdp ve cpp kolkola onların hemen bir alt basamağında iyisiyle kötüsüyle saadet içersinde deva bulmaya genç lik ateşini yakmaya giriştik bile sakın ha sakın ha taş maş yok şiddetin her türüne karşıyız sapanla kuş avlamayın diye okullarda öğretirkene sapanlara taş toplamak polise atmak ülkenin başkanını ayağına ….sına taş değdirmeye çalışmak ta ne şiddete hayır mor çatı
ama bakın o terliğin kafanıza fırlatılma, değme ihtimali de var seçmen tarafından sonra ellerim kırılaydı vermeyeydim demeyin hepiniz verin alayınız verin
üstelik bu saydığımız sanatçılar şimdiki gibi küfür ettikleri için devletin belgelerini sızdırdığı için ülkenin başkanına ayağından asarlar dedikleri için ifadeleri alınıp serbest bırakılma da değil bildiğin şiirleri fikirleri nedeniyle işkencelerle sürgünlerle muamele görmüşlerdir.
haymat los emmini dinle girme o konulara sakın haaaa çıkamazsınız nazımı kimlerin yasaklayıp sürgün ettiğini işte yüzüne tükürülecek adam deyip damgalayıp aşağıladığını kimlerin sanatçı ve şairleri necip fazılları nazımları Sabahattin alileri huhsin yazıcıoğullarını ve daha nicelerini hapislerde işkenceyle misafir ettiğini hiç kaldırıp indirmeyelim bırakalım o taşlar yerinde dursun nasılsa helalleştik biz
Rabia Acar ; Aynur Doğan Uluslararası Dünya Müzik Fuarı WOMEX, 2021 yılı sanatçı ödülünü almış .. Ama aynı günlerde kocaelinde ki konseri yasaklanmış ..
Bu bana Nazım Hikmet’in şiirlerinin tüm Dünya da okunurken kendi ülkesinde yasaklandığı dönemi hatırlattı . O günden bu güne değişen ne var ....
Çaya zam gelmiş Sayın Başkanım . Rusya'dan Ukrayna'da mı ithal ediyorduk da ondan .mı pahalandi çayda. Bir dahaki sefer küçük küçük paketlere su koyup öyle atarsanız onu da savunmak için bahaneler buluruz ne de olsa. Toz bile konduramamaktan,,aman öyle değildir demekten sıkıldım. Mülteciler ayrı sorun, topraklarımızı satıp vatandaşlık veriyor olmanız ayrı sorun, damarı aratan ekonomi bakanı ayrı sorun. Fetöyle mücadele sözde , badem biyiklilar üst yerlerde görevde. Velhasili düşük faizli ev kredisiyle evinizi faizsiz alabilirsiniz . Seçime çok uzun tarih , bu zamana kadar satilmadik yer kalır mı diye endişedeyim. Muhalefet, muhalefet değil, iktidar partisi iktidar değil . Kalem tutan eller, satılmışcasina .
Kiraz kars’lı ; Ne müktedirlerin sanal gündem yaratma çabası ,ne muhalefetin siyaset üretmede ki eksikliği milletin umrunda değil .. Sabah aldığımız çayı şu saat itibari ile alsak 30 tl fazla ödeyeceğiz işte en büyük gerçeklik bu .. A haberin siyasallaştırdığı argümanlarla burada kimsenin ikna olacağı yok .. Ki bir çoğu Türkiye ortalamasının üzerinde birikime sahip .
Ve bir tavsiye .. Kars’a giderseniz bir gün Ermenilerin ,Rumlar’ın yaptığı binalara bakın birde bizim yanlarına diktiğimiz moloz yığınlarına bakın ..
soykırım 1917 de bu gün başladı ermeni vatandaşlarımıza baş sağlığı diliyorum
taşa atan öne çıksın sapanlar için de taş toplayın
bu sözler tabii ki bana ait değil bu gün yıkılsın adalet diye ceza almaması için payanda olduğunuz bir şahsa ait
bu tvitleri yıllar önce mi attı doğrudur ama şahıs her ne zaman hakim karşısına çıktı ise bu sözlerimin arkasındayım dedi hiç bir zaman nedamet getirmedi
günaydın kürsünün güzel insanları adaleti yalnız kendine arayanları selahattin demirtaşın eşine küfredenler cezalandırılırken hepimiz oh oldu iyi oldu dediğimiz halde küfreden kim olursa olsun cezasını bulmalı diyebildiğimiz halde ülkenin cumhurbaşkanına …..bu çocuğu diyebilecek kadar insanlığını yitirebilen ve dahası hakim karşısında tvitlerimin sözlerimin arkasındayım diyenler cezalandırıldığında yıkılsın adalet diyenleri küfreden kim olursa olsun ceza almalı diyemeyenleri hepiciğinize günaydın
Sanat toplumu tutup yükselten, toplumun ufkunu, hayat kalitesini, moralini, duyularını-duygularını besleyen, toplumu bir araya getiren çok önemli bir mayadır. Sanat olmazsa hayat ruhsuz, saman olur. Sanatçıları sanatlarını icra etmeleri için imkanlar sağlanmalı, özgür bırakmalı, onure edilmeli, ön plana çıkarılmalı... Birileri sahnede olmalı ki birileri de onları izlesin, imrensin, öğrensin, özensin, görsün, kendini bulsun... Bin sanatçıdan biri gerçek kaliteyi yakalasa da toplumun ilerlemesi için yeterlidir. Umut vadeden, istikrar vadeden sanatçıların önüne büyük paralar dökülmeli. Ne istiyorlarsa verilmeli. Yatırımlar yapılmalı... Bir sanatçı ömründe sadece bir eser bile bırakıyorsa, onun için bile desteklenmeye değer. Toplumlar ülkeler her alanda rekabet etmektedirler. Sanat, ekonomiden beri değildir. Uluslararası arenada rekabet edecek sanatçılar yetiştirilmeli. Sanat, ekonomidir aynı zamanda. Ülke, içeride, dışarıda satmayı bilecek... Sanatçı, kompozisyondur, ekip çalışmasıdır. Sanatçı paradır... Bunun farkına varmalı...
ecnebi memleketlerde haşlanmış patates yiyip bekar evlerinde hayatını sürdürüp kazandığı parayı orda bolca harcayamayan oranın pahalılığına yetişemeyen yurdum insanı biriktirip burada geldiği on beş gün içinde memleketinde harcamayı seçer bu tarz insanlar hep var olagelecektir doktor ya da mühendis ya da işçi böyle insanlar var diye ülkesinde hizmet vermeyi şeref ve onur sayan tüm doktor ve çalışanları yurt dışına gtmek zorunda kalıyorlar gibi göstermek doğru mudur
Bir doktor yirmi otuz yılda yetişiyor. Doktorlara, sağlık çalışanlarına sahip çıkılmalı... Gecenin karanlıklarında, en amansız, en çaresiz zamanlarımızda bize güven ve ümit oluyorlar. Yanlarında psikolojik olarak bile iyi hissediyoruz. Emeklerinin karşılıkları dolu dolu verilmeli. İstedikleri imkanlar sağlanmalı. Zor şartlarda bile, yoğunlukla bile canla başla mücadele ediyorlar. Doktorlar her yönüyle mutlu olmalı ki toplum sağlıklı huzurlu olsun. Doktorlarımız, dünyaya kıyasla el marifeti yüksek, teknolojiye uyumlu ve eğitimleri oldukça yoğun ve kalitelidir. Yurtdışına gitmek zorunda kalmasınlar...
ne ala bu güne dek büyüdüm anlatılan masalla girince ben tabuta bak neler der musalla gidiyorsun buradan kalanlara el salla kimsenin faydası yok, iman varsa ne ala
yav sahi vampir senaryolarından devşirilmiş ucuz kitaplar filmler de var di mi best seller olanları bilenem vardı
hey gidi z kuşağı hey size layık görülenlere bakın menüde patatesli börek içecekler starbasktan fazla yormadan günde bir sayfa vampirle buluşma doğru ya o da özetinin özeti zaten fragmanlarda
senin mutfak tamtakırdır şimdi ekonomi bozuk ya yeme yemek bir öğün aç kalırsan ölmezsin ayrıca gel de dinle lafcağızlarımı fazla semirmiş idin sen zaten
emmi ümit Özdağ bilenem bak gak dedi guk dedi düşman dedi yallah dedi allahu ekber dedi koş dedi atıl dedi kap dedi yut dedi bu gün bilkentte yuhalandı sırayla o korkunç son hepsini bulacak
emmi bak makarnacı olan bizler bile biliyoruz ki pahalılık var stokçuluk var dolar manüpülasyıonları var soğan patates olayları var amma biz makarnacılar bile biliyor ki iki yıl önce böyle değildik aksıra tıksıra patlayıncaya çatlayıncaya kadar yedik yazlıklarda yedik yaylalarda yedik yaylalarda et kuyrukları olduğunu da gördük kasap önlerinde hafta sonu ani doluluklar yüzünden yetişilemeyen talep fazlalıklarını da gördük sıfır arabalara aylar sonrasına gün verildiğini gördük artan talepten demem o ki emmi tekrara düştün gayri tekerleme üret sat dolar dolara dolar mı dolmaz mı diye bozulan ekonomine katkı olur belki
evde otuz liraya bir kilo çayı otuz gün demleyebilecğini bilen adam onun yüz gramıyla demlenen bir çaydanlık çaya ikiyüz elli lira veriyor ay ne ucuz ki o ucuz olsun diyor anlayışla karşılıyor dedr etmiyor
geziyor tozuyor emmi
sen milletin derdiyle hem kendini hem bizi geriyon
ekonomist kesildin başımıza
herkese benden starbuskta neskafe lite
çay da ne yaa
demode oldu emmi
ondan müşderi bulamıyon
millet su kenarındaki lüks kafelerde brunchlarda
adam başı iki yüz liradan bir pazar kahvaltısına bin lira ödüyor
çocuklar hem ata biniyor hemi kendileri modern telefonlarıyla selfilerini rahat çekilip serpme kahvaltılarının eyfini çıkarıyor
sen burda kalkmış çay ocağı muhabbeti döndürüyon
millet briç konken partisini venedikte pariste çayına yapıyor sen çayın paketi olmuş otuz liradan elli lira diyon
sen hala çay ocağında
canana uyup şiddeti körüklemeyin
taşlar değecek meğecek geçin bu işleri
sonra sizi madrum da madurum diyen millet it tifakınız bile kurtaramaz
biz taşları oynatmamaktan yanayız
helalleştik diyip geçtik şimdi yeni ufuklara hdp ve cpp kolkola onların hemen bir alt basamağında iyisiyle kötüsüyle saadet içersinde deva bulmaya genç lik ateşini yakmaya giriştik bile
sakın ha sakın ha taş maş yok
şiddetin her türüne karşıyız
sapanla kuş avlamayın diye okullarda öğretirkene sapanlara taş toplamak polise atmak ülkenin başkanını ayağına ….sına taş değdirmeye çalışmak ta ne
şiddete hayır
mor çatı
ha bunları ben yazmadım
miki yazdı
fındık var yer misiniz
çay da veririm üstüne ince belli çatlamayan bardakta
ama bakın o terliğin kafanıza fırlatılma, değme ihtimali de var seçmen tarafından
sonra ellerim kırılaydı vermeyeydim demeyin
hepiniz verin
alayınız verin
üstelik bu saydığımız sanatçılar şimdiki gibi küfür ettikleri için devletin belgelerini sızdırdığı için ülkenin başkanına ayağından asarlar dedikleri için ifadeleri alınıp serbest bırakılma da değil
bildiğin şiirleri fikirleri nedeniyle
işkencelerle sürgünlerle muamele görmüşlerdir.
günaydın kürsünün güzel insanları
haymat los emmini dinle girme o konulara
sakın haaaa
çıkamazsınız
nazımı kimlerin yasaklayıp sürgün ettiğini
işte yüzüne tükürülecek adam deyip
damgalayıp aşağıladığını
kimlerin sanatçı ve şairleri
necip fazılları
nazımları
Sabahattin alileri
huhsin yazıcıoğullarını ve daha nicelerini
hapislerde işkenceyle misafir ettiğini
hiç kaldırıp indirmeyelim
bırakalım o taşlar yerinde dursun
nasılsa helalleştik biz
Çöl şulesi ;
Ha Roma da ki soyluların oluşturduğu senato ha bizde servet sahiplerinin oluşturduğu Meclis ..
Rabia Acar ;
Aynur Doğan Uluslararası Dünya Müzik Fuarı WOMEX, 2021 yılı sanatçı ödülünü almış ..
Ama aynı günlerde kocaelinde ki konseri yasaklanmış ..
Bu bana Nazım Hikmet’in şiirlerinin tüm Dünya da okunurken kendi ülkesinde yasaklandığı dönemi hatırlattı .
O günden bu güne değişen ne var ....
Çaya zam gelmiş Sayın Başkanım . Rusya'dan Ukrayna'da mı ithal ediyorduk da ondan .mı pahalandi çayda.
Bir dahaki sefer küçük küçük paketlere su koyup öyle atarsanız onu da savunmak için bahaneler buluruz ne de olsa.
Toz bile konduramamaktan,,aman öyle değildir demekten sıkıldım.
Mülteciler ayrı sorun, topraklarımızı satıp vatandaşlık veriyor olmanız ayrı sorun, damarı aratan ekonomi bakanı ayrı sorun. Fetöyle mücadele sözde , badem biyiklilar üst yerlerde görevde.
Velhasili düşük faizli ev kredisiyle evinizi faizsiz alabilirsiniz .
Seçime çok uzun tarih , bu zamana kadar satilmadik yer kalır mı diye endişedeyim.
Muhalefet, muhalefet değil, iktidar partisi iktidar değil . Kalem tutan eller, satılmışcasina .
Kiraz kars’lı ;
Ne müktedirlerin sanal gündem yaratma çabası ,ne muhalefetin siyaset üretmede ki eksikliği milletin umrunda değil ..
Sabah aldığımız çayı şu saat itibari ile alsak 30 tl fazla ödeyeceğiz işte en büyük gerçeklik bu ..
A haberin siyasallaştırdığı argümanlarla burada kimsenin ikna olacağı yok ..
Ki bir çoğu Türkiye ortalamasının üzerinde birikime sahip .
Ve bir tavsiye ..
Kars’a giderseniz bir gün Ermenilerin ,Rumlar’ın yaptığı binalara bakın birde bizim yanlarına diktiğimiz moloz yığınlarına bakın ..
Bu halklar hakkında bir fikriniz oluşur..
devlet katil deyil
seri katil
soykırım 1917 de bu gün başladı
ermeni vatandaşlarımıza baş sağlığı diliyorum
taşa atan öne çıksın
sapanlar için de taş toplayın
bu sözler tabii ki bana ait değil
bu gün yıkılsın adalet diye
ceza almaması için
payanda olduğunuz bir şahsa ait
bu tvitleri yıllar önce mi attı
doğrudur ama şahıs her ne zaman hakim karşısına çıktı ise bu sözlerimin arkasındayım dedi
hiç bir zaman nedamet getirmedi
günaydın kürsünün güzel insanları
adaleti yalnız kendine arayanları
selahattin demirtaşın eşine küfredenler cezalandırılırken hepimiz oh oldu iyi oldu dediğimiz halde küfreden kim olursa olsun cezasını bulmalı diyebildiğimiz halde
ülkenin cumhurbaşkanına …..bu çocuğu diyebilecek kadar insanlığını yitirebilen ve dahası hakim karşısında tvitlerimin sözlerimin arkasındayım diyenler cezalandırıldığında
yıkılsın adalet diyenleri
küfreden kim olursa olsun ceza almalı diyemeyenleri
hepiciğinize günaydın
Sanat toplumu tutup yükselten, toplumun ufkunu, hayat kalitesini, moralini, duyularını-duygularını besleyen, toplumu bir araya getiren çok önemli bir mayadır. Sanat olmazsa hayat ruhsuz, saman olur.
Sanatçıları sanatlarını icra etmeleri için imkanlar sağlanmalı, özgür bırakmalı, onure edilmeli, ön plana çıkarılmalı...
Birileri sahnede olmalı ki birileri de onları izlesin, imrensin, öğrensin, özensin, görsün, kendini bulsun...
Bin sanatçıdan biri gerçek kaliteyi yakalasa da toplumun ilerlemesi için yeterlidir.
Umut vadeden, istikrar vadeden sanatçıların önüne büyük paralar dökülmeli. Ne istiyorlarsa verilmeli. Yatırımlar yapılmalı...
Bir sanatçı ömründe sadece bir eser bile bırakıyorsa, onun için bile desteklenmeye değer.
Toplumlar ülkeler her alanda rekabet etmektedirler. Sanat, ekonomiden beri değildir.
Uluslararası arenada rekabet edecek sanatçılar yetiştirilmeli.
Sanat, ekonomidir aynı zamanda.
Ülke, içeride, dışarıda satmayı bilecek...
Sanatçı, kompozisyondur, ekip çalışmasıdır. Sanatçı paradır... Bunun farkına varmalı...
Yüreği yananları hiç kimse durduramaz
Sönmeyecek ateşin Ali İsmail Korkmaz ..
Yüreği yananları hiç kimse durduramaz
Sönmeyecek ateşin Ali İsmail Korkmaz ..
ecnebi memleketlerde haşlanmış patates yiyip
bekar evlerinde hayatını sürdürüp kazandığı parayı orda bolca harcayamayan oranın pahalılığına yetişemeyen yurdum insanı biriktirip burada geldiği on beş gün içinde memleketinde harcamayı seçer
bu tarz insanlar hep var olagelecektir
doktor ya da mühendis ya da işçi
böyle insanlar var diye ülkesinde hizmet vermeyi şeref ve onur sayan tüm doktor ve çalışanları yurt dışına gtmek zorunda kalıyorlar gibi göstermek doğru mudur
günaydın kürsünün güzel insanları
Suriyeliler konusunu canan Kaftancıoğlu noktayı koymuş
zahar kılıçdaroğluna ümit özdağa söylüyor
Bir doktor yirmi otuz yılda yetişiyor.
Doktorlara, sağlık çalışanlarına sahip çıkılmalı...
Gecenin karanlıklarında, en amansız, en çaresiz zamanlarımızda bize güven ve ümit oluyorlar.
Yanlarında psikolojik olarak bile iyi hissediyoruz.
Emeklerinin karşılıkları dolu dolu verilmeli.
İstedikleri imkanlar sağlanmalı.
Zor şartlarda bile, yoğunlukla bile canla başla mücadele ediyorlar.
Doktorlar her yönüyle mutlu olmalı ki toplum sağlıklı huzurlu olsun.
Doktorlarımız, dünyaya kıyasla el marifeti yüksek, teknolojiye uyumlu ve eğitimleri oldukça yoğun ve kalitelidir.
Yurtdışına gitmek zorunda kalmasınlar...
ne ala
bu güne dek büyüdüm anlatılan masalla
girince ben tabuta bak neler der musalla
gidiyorsun buradan kalanlara el salla
kimsenin faydası yok, iman varsa ne ala
yav sahi vampir senaryolarından devşirilmiş ucuz kitaplar filmler de var di mi
best seller olanları bilenem vardı
hey gidi z kuşağı hey
size layık görülenlere bakın
menüde patatesli börek
içecekler starbasktan
fazla yormadan günde bir sayfa
vampirle buluşma
doğru ya o da özetinin özeti zaten fragmanlarda
tamam emmi tamam şu senin kapanmalardan kalan makarnalardan aç
bol soğanlı patatesli olsun
bir de börek yanına
tarifi kılıçdaroğlundan al
yav sen kendinden kopyala da rize de meydanlara sal lazım oluyor bak
yokluğu kötü
varlığı dert
senin mutfak tamtakırdır şimdi ekonomi bozuk ya
yeme yemek bir öğün aç kalırsan ölmezsin ayrıca
gel de dinle lafcağızlarımı
fazla semirmiş idin sen zaten
emmi
ümit Özdağ bilenem bak
gak dedi guk dedi
düşman dedi
yallah dedi
allahu ekber dedi
koş dedi atıl dedi
kap dedi yut dedi
bu gün bilkentte yuhalandı
sırayla o korkunç son hepsini bulacak
çay parası yaparsın star buskta bir çay içersin
emmi bak makarnacı olan bizler bile biliyoruz ki
pahalılık var
stokçuluk var
dolar manüpülasyıonları var
soğan patates
olayları var
amma biz makarnacılar bile biliyor ki
iki yıl önce böyle değildik
aksıra tıksıra patlayıncaya çatlayıncaya kadar yedik
yazlıklarda yedik
yaylalarda yedik
yaylalarda et kuyrukları olduğunu da gördük kasap önlerinde
hafta sonu ani doluluklar yüzünden yetişilemeyen talep fazlalıklarını da gördük
sıfır arabalara aylar sonrasına gün verildiğini gördük artan talepten
demem o ki emmi tekrara düştün gayri
tekerleme üret sat dolar dolara dolar mı dolmaz mı diye
bozulan ekonomine katkı olur belki
hayırdır
şimdi de kopyala yapıştıra mı başladın emmicim
emmi formundasın bu gün yine
dün bi ara saksı mı yediydin
kılıçdaroğlu resmen adaylığını mı açıkladıydı
pek bir durgundun