yahudi soykırımı ve ateist müzesi yanındaki işkence müzesini geç
ben sadece bir resim boyadıysam mumyaya bir renk koyduysam
geriye bir dünya sorun kaldıysa
kime insan diyecektik acaba
peygamberi olmayan insanın aklı da yoktur
bu durumda allahın boyasından daha güzel boya süren kimdir bu nimetleri biz allah tan biliriz gerisine inanmayız
demek yasak mı yani aynı cümle kitapta yazıyor diye
ne filmi bu ki bir boya bile söz konusu değil de -yedi dünya biraraya gelse ben evimde rahat edemeyeceğim öyle bir film bu açıdan olamaz ki sorun filmler olmasın
ne kadar cahil olursa olsun insan bu kadarını akıl edebilmelidir
okuyarak daha iyi insan olana ben şahsen inanmıyorum okuyarak tedbir geliştirmiş olursun
aksi durumda neden mesleğim dışında hiç ortak konumuz yok
----
neydi ki bu kafamın içindeki resimler allah ın boyası değildi de neydi
bu durumda mesleğimi nereden bileceksin ki aynı dili konuşalım
?
ben şimdi bir sınava gireceğim sen diyeceksin bu soru çıkmadı mı hiç kitapta
ben neden sizinle aynı dünyada yaşadığımı sanmalıyım
«Türklüğümüzü muhafaza etmek için gayetle itina edeceğiz. Türkler medeniyette asildirler. Yunandan evvel İzmir taraflarında sakin eski bir millet olduğumuzu ilmî bir surette ispat etmeğe çalışıyoruz»
Arkadaşlar; felaketler, elemler, mağlubiyetler, milletler üzerınde birtakım etkenler vücut bulmasına sebebiyet verir. Bu etkenlerin başlıcası, öyle kara günlerinden sonra milletlerin uyanış ve ağırbaşlılığını bulması, kendi benliğini duymasıdır. Uzun asırların elemli neticeleri nihayet bizim milletimizde de bu hassaları doğurdu. Tam bir emniyetle söylerim ki, milletimiz baştan başa böyle bir uyanışa nail olmuş, tamam ve kâmil bir millet halindedir. Açıklıkla ve büyük bir iftiharla ilan ederim ki, bu millet milli benliğini idrak ve bunu bütün dünyaya ispat eylemiştir. Milletimiz son zaferleri hep bu hassaları, bu idraki sayesinde kazandı. Milletleri yükselten bu hassalara bir etken daha ilave edelim: İntikam hissi... Milletlerin kalbinde intikam hissi olmalı. Bu, alelade bir intikam değil, hayatına, ikbaline, refahına düşman olanların zararlarını gidermeye yönelik bir intikamdır. Bütün dünya bilmeli ki, karşımızda böyle bir düşman oldukça onu affetmek elimizden gelmez ve gelmeyecektir.
??Kaynak: Hâkimiyeti Milliye, 21 Mart 1923, Numara: 769, s.1-2.
anlaşıldı, belanızı bulmuşsunuz zaten... ve tedavisi de yok... ölümü istemekten başka... peki,
. ... . nihayet; ızdıraplı, tedaviye cevap vermeyeceği bilinen bir bitkinlikte, şifa aranan ve, çilelerle hem hal geçen, olgunluk ıssızlığındaki, buruk ve gücenik gülümsemeler deminin, yüzü maskelediği son dönemecin, ve kendinde ancak, nefeslerini sürdürebilmeye derman bulan halinin, yalnızca; insanların gözlerinin derinliğine bakabilecek kadar temiz yüreklilerce farkına varılabilecek, gurebalıkta; kendine kapanık ama yedi kat semaya açık gönüllü, ve hayatın kırık kanatları sırtında, sendeleyip duran, yıkılmamak için, umut bağlayıp tutunduğu avuntuların, bir bir çözülüp dağıldığı, kör karanlıkta kalmış haline dahi yanmaktan menkul, pusulası kayıp, bir can/a…;
dağ adımlı, bal lisanlı; merhamette cömert nazarlı, başına buyruk, hicaplı ve bir bîmarhane kaçkını kadar özgürlüğüne düşkün ve…, heybetli platoların doruğundan gelen, kar sularının dokunulmazlığında, çapa ruhlu ve, orman kuytularında şırıldayıp duran; delişmen ve güleç yüzlü ve efkârlı ve, yufka bağır yangınlı…, mütemadî musibetlere maruzluğun közlerine inat, hitabı kızılcık şırası, ötelere sevdalı; süreyya gözlerinin ışıltısında bütün bilinenleri unutturan, hem aşkı kendinde kayboluş bilen zamanın ilişemediği bir taze nefes, hem nadasa bırakılmış çorak bir gönle, çisil çisil ve ansızın yağan bu rahmet, bu can;
bir ahir ömür tesellisidir…, o/nun ikram ve ihsanı olan ah ah; . ... .
13 yıl ses duymuş bir insan olarak unuttum mu yani sizce Allah boş konuşanı sevmez diye okuduğumdan kendi nefret ettiğim şeyi mi unuttum yani artık konusu cennet diye
ben çarpık kötü karakter taşımıyorum ama dedikodu da duydum ihanet de dinledim diye
aklı sıra bana tuzak kuracak sesler dinletecek resimler dayatacak hakaret edecek sabrımı sınayacak
insanın yeri de zaten cehennemdir ...
bana ne elalemin cehenneminden
yahudi soykırımı ve ateist müzesi yanındaki işkence müzesini geç
ben sadece bir resim boyadıysam
mumyaya bir renk koyduysam
geriye bir dünya sorun kaldıysa
kime insan diyecektik acaba
peygamberi olmayan insanın aklı da yoktur
bu durumda allahın boyasından daha güzel boya süren kimdir
bu nimetleri biz allah tan biliriz
gerisine inanmayız
demek yasak mı yani aynı cümle kitapta yazıyor diye
ne filmi bu ki bir boya bile söz konusu değil de -yedi dünya biraraya gelse ben evimde rahat edemeyeceğim
öyle bir film bu açıdan olamaz ki sorun filmler olmasın
ne kadar cahil olursa olsun insan bu kadarını akıl edebilmelidir
okuyarak daha iyi insan olana ben şahsen inanmıyorum
okuyarak tedbir geliştirmiş olursun
aksi durumda neden mesleğim dışında hiç ortak konumuz yok
----
neydi ki bu kafamın içindeki resimler allah ın boyası değildi de neydi
bu durumda mesleğimi nereden bileceksin ki aynı dili konuşalım
?
ben şimdi bir sınava gireceğim
sen diyeceksin bu soru çıkmadı mı hiç kitapta
ben neden sizinle aynı dünyada yaşadığımı sanmalıyım
anlayamadım.
Kendiniz anlayın bu durumda...
benim kendi aklımda yüksek zekamdan şüphem yok zaten
hayatımda da bir sorun yok
ama bu yaşananların bir tuzak olmadığı
pek masum sanıldığı konulardan şüphe içindeyim
beni şüphe içinde bırakan hiçbir şeyi affedecek değilim
Allah mı beni korkak bulacak
Sİz mi cennette olmayan konularla beni korkutacağınızı sanacaksını
Allah mı beni ödüllendirecek
Siz mi aklımda olmayan konularla beni yorgunlukla bıktıracaksınız
bir fark yoksa neden aynı yolda olalım
ben anlayamadım
NEDİR BU TEPEMDEKİ RESİMLER VE SESLER AYRICA
hastalık mı
ruh hastası bir hakaret mi
«Türklüğümüzü muhafaza etmek için gayetle itina edeceğiz. Türkler medeniyette asildirler. Yunandan evvel İzmir taraflarında sakin eski bir millet olduğumuzu ilmî bir surette ispat etmeğe çalışıyoruz»
Mustafa Kemal Atatürk
insan diyende kabahat
çok sorunca nebahat
asılsız bir nasihat
kabiliyeti baharat
taktığı ad çardakta
buldu rengi bardakta
yolda sordu aylak da
ekranlarda pek nette
Neden "hayır" diyemediniz ?
Benimkisi kavuklu
Sonra olur yavuklu
Bulur belki çabuk mu
Yalan olsa bu turp mu
Neden bağırdınız ki ?
karşıma çıkmayınca mayınlar
şarkı oldu sorunlar
aynı yayı çeken oktan
görür belki kayınlar da
Neden anlamadınız ki ?
İnşallah de belaya
Sonra yine cezaya
Korkak buldu fezaya
Ayrı gayrı hebaya
Neden güldünüz ki?
Umarım size de kim olduğunuzu sorup sorup kendi doğrularınızdan uzak bir yere atarlar diye mi ?
Neydi ki bu böyle ben böyle dememiş olayım şimdi !
Ben okudukça siz bunları eziyet diye bana yapmamış mı oldunuz ! ???
Arkadaşlar; felaketler, elemler, mağlubiyetler, milletler üzerınde birtakım etkenler vücut bulmasına sebebiyet verir. Bu etkenlerin başlıcası, öyle kara günlerinden sonra milletlerin uyanış ve ağırbaşlılığını bulması, kendi benliğini duymasıdır. Uzun asırların elemli neticeleri nihayet bizim milletimizde de bu hassaları doğurdu. Tam bir emniyetle söylerim ki, milletimiz baştan başa böyle bir uyanışa nail olmuş, tamam ve kâmil bir millet halindedir. Açıklıkla ve büyük bir iftiharla ilan ederim ki, bu millet milli benliğini idrak ve bunu bütün dünyaya ispat eylemiştir. Milletimiz son zaferleri hep bu hassaları, bu idraki sayesinde kazandı. Milletleri yükselten bu hassalara bir etken daha ilave edelim: İntikam hissi... Milletlerin kalbinde intikam hissi olmalı. Bu, alelade bir intikam değil, hayatına, ikbaline, refahına düşman olanların zararlarını gidermeye yönelik bir intikamdır. Bütün dünya bilmeli ki, karşımızda böyle bir düşman oldukça onu affetmek elimizden gelmez ve gelmeyecektir.
??Kaynak: Hâkimiyeti Milliye, 21 Mart 1923, Numara: 769, s.1-2.
#atatürk #turk #türkçü #cumhuriyet #keşfet
en çok da böbürlenenler kaybetti
biz bulsaydık kıymetli
sabredenler kazandı
kınayanlar kazanmadı mı
dedikodu kazanmadı mı
gıybet nedir kazanmadı mı
tehditler kazanmadı mı
taraf tutanlar kazanmadı mı
cadılar kazanmadı mı
hayırsızlar kazanmadı mı
hırsızlar kazanmadı mı
arsızlar kazanmadı mı
bahtsızlar kazanmadı mı
kazanmadı
sadece korkaklar kazandı
resimlerini koyanlar kazandı
karşıma çıkanlar kazandı
bağıranlar kazandı
yalvaranlar unutuldu
sabah zikirleri uyutuldu
yaşayanlar avutuldu
ne kazandıklarını bilemediler
yalnızlığa gömülürken umutları
hiç yoktu dediler
sormaya gerek duymayanlar kazandı
bilmek istemeyenler kazandı
seni yok sayanlar kazandı
korkup kaçanlar kazandı
takılıp düşenler kazandı
sarsırlıp ağlarken suçlayanlar kazandı
asla anlamadılar aynı nedenleri
ben olmasaydım olacak olanlar kazandı
ben yaşamasaydı dalga geçenler kazandı
bir daha görünmediler
aptallıklar kazandı
yasaklar kazandı
küçük farklar kazandı
boş sorular kazandı
susturanlar değil
geç kalanlar kazandı
anlaşıldı, belanızı bulmuşsunuz zaten... ve tedavisi de yok... ölümü istemekten başka...
peki,
.
...
.
nihayet;
ızdıraplı,
tedaviye cevap vermeyeceği bilinen bir bitkinlikte,
şifa aranan ve,
çilelerle hem hal geçen,
olgunluk ıssızlığındaki,
buruk ve gücenik gülümsemeler deminin,
yüzü maskelediği son dönemecin,
ve kendinde ancak,
nefeslerini sürdürebilmeye
derman bulan halinin,
yalnızca;
insanların gözlerinin derinliğine bakabilecek kadar
temiz yüreklilerce farkına varılabilecek,
gurebalıkta;
kendine kapanık ama yedi kat semaya açık gönüllü,
ve hayatın kırık kanatları sırtında,
sendeleyip duran,
yıkılmamak için,
umut bağlayıp tutunduğu avuntuların,
bir bir çözülüp dağıldığı,
kör karanlıkta kalmış haline dahi
yanmaktan menkul, pusulası kayıp,
bir can/a…;
dağ adımlı, bal lisanlı;
merhamette cömert nazarlı,
başına buyruk, hicaplı ve bir bîmarhane kaçkını kadar
özgürlüğüne düşkün ve…,
heybetli platoların doruğundan gelen,
kar sularının dokunulmazlığında,
çapa ruhlu ve,
orman kuytularında şırıldayıp duran;
delişmen ve güleç yüzlü ve efkârlı ve,
yufka bağır yangınlı…,
mütemadî musibetlere maruzluğun
közlerine inat, hitabı kızılcık şırası,
ötelere sevdalı;
süreyya gözlerinin ışıltısında
bütün bilinenleri unutturan,
hem aşkı kendinde kayboluş bilen
zamanın ilişemediği bir taze nefes,
hem nadasa bırakılmış çorak bir gönle,
çisil çisil ve ansızın yağan
bu rahmet,
bu can;
bir ahir ömür tesellisidir…,
o/nun ikram ve ihsanı olan
ah ah;
.
...
.
el halim dedim ama hastayım
veya hastalık tanılarıyla şizofreni açısından muhattap oldum diyelim ki
nereden hepimiz allah ın kulu oluyormuşuz ki
o konu öyle bile olsa
o açıdan işte bütün ameller de
hastalık olsa da el halim demedim mi yani
dememişim sayılacakmışım güya
öyle bir sesmiş ki
niye acab
*
allah belanızı versin o halde ne diyelim :)
Malı gitmeyen, parası bitmeyen ve hasta olmayanda hayır yoktur. Çünkü Allahü Teala'nın sevdiği kul belaya maruz kalır.
Hz Muhammed
cennet diyen biri
susmuyor ama çok şükür karşıma da çıkmıyor diye neye sevinebilir ki
?
gülerken cennet diyemiyormuşum da
herkes niye güldü diye merak ediyormuşum güya
öyle mi ?
niye acaba -
allah kuluna kâfi değil mi
allah bildiği şeyi unutur mu
böyle mi affedeceğiz acaba insanları
neden cennet demeden birini affedeyim ki normalde
kurcala sen, kurcalamaya devam et bu gerzek tespitlerini ve bu mülevves tefekkürler etrafında dön dur... sana diyorum evet rumuzu berbat üye...
niye ben allah ın insan eli bile değmemiş kitabına euzu diyecekmişim ki
anlayamadın doğrusu
siz bilenlere sorun bence de
gerçi demesen de olur.
Ben kimseye bir toplu iğne çöpü bile dilemedim ki
peygamberlere diledim başarıları...
insani olan konuları
insanlara dilemedim ki o konu öyle olmasa.
el mümit el müntekim
ne olabilir başka anlamı
gitsen bulsan
her şeytanın bir cehennemi olsa
24 saat euzu dedirtsen
Neden benimle aynı dili konuşmayan biri ne yazdığımı anlayamadı diye bana cevap versin
anlayamadım yani ?
Bana salak göründü anlamadığım bir açıdan.
varsa az da olsa vicdanım
bana dönük çalışsın
sussun her şey
yok olsun o görüntüler
bunun da adı vicdan olsun
bunun adı olsun
vicdan mı bu artık sizce ?
neden ben x biriyle kendi vicdanımın işlemediği veya konuşmadığı bir açıdan insanlarla vicdan muhasebesine gireceğim yani
sanat mı oldu artık bunun adı
kaldı mı sanat diye bir şey !
24 saat sessizlik istiyorum diyorum
küfür işitiyorum öyle mi
Ben bilmiyor muyum kim ruh hastası kim sapık
bana böyle bir dert vermedi allah diyemiyor muyum yani sizce
Siz ne hakla diyeceksiniz ki o zaman benim bile diyemediğim şeyi ? !!!
O zaman beni düşündükçe açsın açsın o sesi tepeniz kıssın cehennem desin
siz de kendisine yalvarın
ödeşmiş olalım.
Bu açıdan konu bu bir de...
Yok bu konu bile değilse ben neden cehenneme at şu aptal sesi diyememiş olayım ki ?
tepemde put mu kıracak yani öyle bir konusunuz ki ses kütlesi diye taş yağıyor üstümüze
ben ne dilesem Allah dilerse yapmıyormuş da benim adım mı eksik kaldı
siz nası insansınız ben anlamış değilim.
neden yani ben sizi allah cehenneme kadar kovalasın inşallah diye değil de
çok çirkinsin de ondan diye kovalayacağım ki
insan bela okusa öyle okumaz zaten
şu mu yani şimdi belki o nefret edilen şarkı şiir sanat olsa
tek bir ortak konumuz var mı yani artık sizce
niye normal insanlar gibi susan, okuyan, evlenen, boşanan, yarışan biri değil de bu ses kütlesi bu bela
?
o kadar iğrençti ki ben artık bilmiyor muyum
13 yıl ses duymuş bir insan olarak unuttum mu yani sizce Allah boş konuşanı sevmez diye okuduğumdan kendi nefret ettiğim şeyi mi unuttum yani artık konusu cennet diye
o açıdan da cehennem zaten.
konusu cehennem olmasa bile
susmayan ses kütlesi kim ki ben bilemiyorum zaten
neden ölsün veya ölmesin yaşasın
belki sadece şeytandır belki değildir de cehennem konusunu sevmiyor
bana mı kaldı yani Allah'ı düşünmek kitap okumak bu açıdan zaten
ben n'apabilirim ki bu insanlar karşıma çıksın veya çıkmasın
en nefret ettiğim konu
o zaman nesi zikir oluyor bunun
ben normalde allahım sen istersen cehenneme de atarsın ben affettim diyeceğime
şarkı oldu da
sen bence cehenneme at ama istersen affedersin şarkı bile olamadı
bu nasıl zikir olsun ses kütlesi açısı batasıca