Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Esmaül Hüsna sizce ne demek, Esmaül Hüsna size neyi çağrıştırıyor?

Esmaül Hüsna terimi Romantikos Favorites tarafından tarihinde eklendi

  • Romantikos Favorites
    Romantikos Favorites

    Ya Allah
    Ana Amaç
    İbadeti bilinçle yaşamak, hayatın yönünü Allah'ın rızasına göre belirlemek ve kader yolculuğunu
    güven içinde sürdürmek.
    Hazırlık Dönemi
    • İnsanları isimlerinden, söylentilerden veya tahminlerden değil; karakterlerinden ve hakikat
    ölçülerinden tanıyabilmek.
    • Sorularına doğru cevaplar ararken gereksiz karmaşadan uzak kalmak.
    • Hayatına giren insanların etkisini bilinçle değerlendirebilmek.
    • Karar verirken acele etmemek ve sağlam bir ölçü geliştirmek.
    • Geleceğe dair kaygılar yerine güven duygusunu güçlendirmek.
    Hayatın İçinde
    • Aile bağlarını korumak.
    • Evlatların geleceği konusunda sorumluluk ve umut sahibi olmak.
    • Kaderi korkuyla değil, bilinçle yaşamak.
    • Hayat yolunda kendi çizgisini muhafaza etmek.
    İletişim
    • İnsanlarla ilişkilerde sınırlarını korumak.
    • Tanımadığın kişilere gereğinden fazla anlam yüklememek.
    • Kararlarını başkalarının beklentilerine göre değil, vicdanına göre verebilmek.
    Farkındalık
    • Görsel hafızanda ve kalbinde ailene, sevdiklerine ve değerlerine yer açmak.
    • Hayatı Allah'ın rızasını gözeterek yaşamaya çalışmak.
    • Kendi yolunu başkalarının yönlendirmesine bırakmamak.
    Sonuç
    • İdeallerini belirlemek.
    • Belirlediğin idealleri korumak.
    • İç huzur ve istikrar kazanmak.
    Er-Rahmân
    Ana Amaç
    Merhameti hayatın her alanında yaşatabilmek ve dünyada da mutluluğu aramak.
    Hazırlık Dönemi
    • Bedensel gelişimi desteklemek.
    • Spor ve disiplin gerektiren alanlarda kararlılık kazanmak.
    • Sağlıklı alışkanlıklar oluşturmak.
    Hayatın İçinde
    • Sanatı, üretimi ve güzelliği hayatın doğal bir parçası hâline getirmek.
    • Estetik duyguyu geliştirmek.
    • Üretirken anlam duygusunu korumak.
    İletişim
    • Duygular yoğunlaştığında yönünü kaybetmemek.
    • Kafa karışıklığına teslim olmadan doğru bildiğin yolda ilerlemek.
    • İnsanlarla ilişkilerde merhametli ama ölçülü olmak.
    Farkındalık
    • Kusurlu davranışların etkisi altında kalmamak.
    • Başkalarının yanlışlarını kendi karakterine taşımamak.
    Sonuç
    • Asılsız korkulara ve söylentilere kapılmamak.
    • Geleceğe güven ve umutla bakabilmek.
    Er-Rahîm
    Ana Amaç
    Doğru yolda kalmak ve hayatın içinde huzuru korumak.
    Hazırlık Dönemi
    • Hayatı bilinçli planlamak.
    • Zamanı ve imkânları doğru değerlendirmeyi öğrenmek.
    Hayatın İçinde
    • Aile içinde huzur ve güven oluşturmak.
    • Gelecek nesillere iyi örnek olabilmek.
    İletişim
    • Sevgi yaşarken hislerinde yanılmamaya çalışmak.
    • Neşeyi ve espri anlayışını korumak.
    • İnsanlarla samimi ama dengeli ilişkiler kurmak.
    Farkındalık
    • Güne zinde ve istekli başlayabilmek.
    • Ruhsal ve fiziksel enerjiyi korumak.
    Sonuç
    • Dostlarını doğru seçebilmek.
    • İnsanlar hakkında hüküm verirken acele etmemek.
    • Güvenilir ilişkiler kurabilmek.
    El-Melik
    Ana Amaç
    Hayatı sorumluluk bilinciyle yaşamak, adalet duygusunu korumak ve hem dünyada hem ahirette
    iyiliği amaç edinmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Korkuların hayatı yönetmesine izin vermemek.
    • Cesaret, kararlılık ve öz güven geliştirmek.
    • Zorluklar karşısında geri çekilmeden ilerleyebilmek.
    Hayatın İçinde
    • Aile hayatını bilinçle kurmak ve korumak.
    • Sorumlulukları planlı ve dengeli şekilde taşımak.
    • Merhameti yalnız yakın çevreye değil, bütün canlılara yayabilmek.
    İletişim
    • Umutlarını canlı tutarken duygularına güvenebilmek.
    • Sevinç ve üzüntü arasında denge kurabilmek.
    • İnsanlarla ilişkilerde içtenliği koruyabilmek.
    Farkındalık
    • Zamanın değerini bilmek.
    • Hayatın geçiciliğini unutmadan üretmek.
    • Sahip olunan nimetlerin kıymetini fark etmek.
    Sonuç
    • Doğrunun yanında durabilmek.
    • Haksızlık karşısında sessiz kalmamak.
    • Adalet ve vicdan duygusunu koruyabilmek.
    El-Kuddûs
    Ana Amaç
    Bedensel ve ruhsal temizliği korumak, hayatı güzellik ve denge içinde yaşamak.
    Hazırlık Dönemi
    • Toplantı, eğitim ve ortak çalışmalarda uyumlu olmak.
    • Kendini ifade etme becerisini geliştirmek.
    • Düzenli ve özenli yaşam alışkanlıkları edinmek.
    Hayatın İçinde
    • Olgunluk ve zarafetle hareket etmek.
    • Hayatı bilinçli ve dengeli yaşamak.
    • Karakter gelişimini sürekli sürdürmek.
    İletişim
    • Üzüntü anlarında kendini kaybetmemek.
    • Duygularını sağlıklı biçimde yönetebilmek.
    • İnsanlarla sakin ve ölçülü ilişkiler kurabilmek.
    Farkındalık
    • Hayatı güzel bir sohbet gibi karşılayabilmek.
    • Öğrenmeye açık kalmak.
    • Yeni bakış açıları geliştirmek.
    Sonuç
    • Bilgi ve tecrübeyi artırmak.
    • Öğrenme seviyesini sürekli yükseltmek.
    • Kendini geliştirmeyi hayat boyu sürdürmek.
    Es-Selâm
    Ana Amaç
    Huzuru korumak, güven içinde yaşamak ve dünyada da mutluluğu aramak.
    Hazırlık Dönemi
    • Kaza, bela ve kaygı korkusuna teslim olmamak.
    • Zor zamanlarda soğukkanlı kalabilmek.
    • Güven duygusunu güçlendirmek.
    Hayatın İçinde
    • Hayata ve geleceğe umutla bakabilmek.
    • Endişelerin yönetimini öğrenmek.
    • İç huzuru koruyabilmek.
    İletişim
    • Öfkeyi tanımak ve kontrol edebilmek.
    • Kırıcı davranışlardan uzak durmak.
    • İnsanlarla saygılı ve dengeli iletişim kurmak.
    Farkındalık
    • Yalnızlık anlarında bile umut hissedebilmek.
    • İç dünyayla barışık kalabilmek.
    • Sessizlikten ve tefekkürden güç alabilmek.
    Sonuç
    • Huzurlu bir karakter geliştirmek.
    • İnanç ve saygı çerçevesinde yaşamak.
    • Güven veren bir insan olabilmek.
    El-Mü’min
    Ana Amaç
    Bilgiyi hayatın içinde yaşanabilir hâle getirmek, güven duygusunu güçlendirmek ve manevi
    değerleri korumak.
    Hazırlık Dönemi
    • İlmi artırmak ve öğrenmeye açık kalmak.
    • Merak duygusunu canlı tutmak.
    • Bilgiyi yalnız edinmek değil, doğru kullanmayı da öğrenmek.
    Hayatın İçinde
    • Fayda sağlamayan alışkanlıklardan uzaklaşmak.
    • Zamanı ve enerjiyi daha verimli kullanmak.
    • Günlük yaşamı bilinçli tercihlerle şekillendirmek.
    İletişim
    • İnsanlara karşı iyi niyetli olmak.
    • Güzel duyguları doğru kişilere yönlendirebilmek.
    • İlişkilerde güven ve samimiyeti korumak.
    Farkındalık
    • Manevi değerleri yükseltmek.
    • İnanç, ahlak ve karakter arasında uyum kurmak.
    • Kalbi besleyen alışkanlıkları güçlendirmek.
    Sonuç
    • Gereksiz tartışmalardan uzak durmak.
    • Kavga yerine anlayışı tercih etmek.
    • Huzurlu ve güven veren bir karakter geliştirmek.
    El-Müheymin
    Ana Amaç
    Hayatın sorumluluklarını bilinçle yönetmek, iş ve üretim alanlarında istikrar kazanmak.
    Hazırlık Dönemi
    • Kendinle barışık yaşamayı öğrenmek.
    • Güçlü ve zayıf yönlerini tanımak.
    • İç huzuru dış başarıdan bağımsız olarak koruyabilmek.
    Hayatın İçinde
    • İnsanlara karşı saygıyı korumak.
    • Görev ve sorumlulukları özenle yerine getirmek.
    • Başarı ile tevazuyu birlikte taşıyabilmek.
    İletişim
    • Konsantrasyonu canlı tutmak.
    • Çalışma azmini neşe ve umutla beslemek.
    • Üretirken motivasyonu koruyabilmek.
    Farkındalık
    • Geçmişe yeni bir gözle bakabilmek.
    • Yaşananlardan ders çıkarmak.
    • Eski yükleri geleceğin önüne koymamak.
    Sonuç
    • Duyulan her söze hemen inanmamak.
    • Araştırma ve düşünme alışkanlığı geliştirmek.
    • Sağlam bilgiyle hareket edebilmek.
    El-Azîz
    Ana Amaç
    Kararlarında sağlam durabilmek, öz saygıyı korumak ve hayatı bilinçli tercihlerle yönlendirmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Tevazuyu güçle birlikte taşıyabilmek.
    • Başarı karşısında ölçüyü kaybetmemek.
    • Kendini geliştirmeye devam etmek.
    Hayatın İçinde
    • Korkuların değil değerlerin yön verdiği bir yaşam sürmek.
    • Vicdanına ve doğrularına bağlı kalmak.
    • İç özgürlüğünü koruyabilmek.
    İletişim
    • Kendine olan güveni taze tutmak.
    • İnsanlarla açık ve dürüst ilişkiler kurmak.
    • Kendi değerini başkalarının onayına bağlamamak.
    Farkındalık
    • Sakındığın konularda kararlı olmak.
    • Sınırlarını ve ilkelerini korumak.
    • Kararsızlık yerine bilinçli tercihleri güçlendirmek.
    Sonuç
    • Yakın çevreyle uyum içinde yaşamak.
    • Saygı ve anlayış temelinde ilişkiler kurmak.
    • Güçlü karakter ile yumuşak üslubu bir arada taşıyabilmek.
    El-Cebbâr
    Ana Amaç
    Kendi karakterine uygun bir hayat kurmak, iç gücünü doğru kullanmak ve yaşamla uyum içinde
    ilerlemek.
    Hazırlık Dönemi
    • Gerektiğinde "evet", gerektiğinde "hayır" diyebilmek.
    • İnsanları memnun etmeye çalışırken kendinden vazgeçmemek.
    • Sağlıklı sınırlar oluşturmayı öğrenmek.
    Hayatın İçinde
    • Emek vererek sağlam bir iş ve üretim alanı oluşturmak.
    • Hayatını kendi değerlerin doğrultusunda şekillendirmek.
    • Sorumluluklarını güvenle taşıyabilmek.
    İletişim
    • Hayal gücünü ve iç dünyanı daha iyi tanımak.
    • Sezgilerini fark etmek, ancak onları gerçeklikle dengelemek.
    • İç dünyan ile dış dünyanın uyumunu geliştirmek.
    Farkındalık
    • Sebepsiz beklentiler yerine bilinçli umutlar taşımak.
    • Gerçekçi hedefler belirlemek.
    • Umudu akıl ve emekle desteklemek.
    Sonuç
    • Aile ve akrabalık ilişkilerinde saygıyı korumak.
    • Mutluluğu karşılıklı anlayış ve nezakette bulmak.
    • Yakın çevreyle sağlam bağlar kurabilmek.
    El-Mütekebbir
    Ana Amaç
    Kendin için gerçekten değerli olanı keşfetmek ve hayatını bilinçli tercihler üzerine kurmak.
    Hazırlık Dönemi
    • Temel ihtiyaçlarını ve isteklerini doğru ayırt edebilmek.
    • Sabır ve dayanıklılık geliştirmek.
    • Zorlayıcı süreçlerde öz disiplin kazanmak.
    Hayatın İçinde
    • Güçlükler karşısında yılgınlığa kapılmamak.
    • Şartlar değişse de hedeflerini koruyabilmek.
    • İç motivasyonu canlı tutmak.
    İletişim
    • Geçici duyguların etkisiyle zayıf düşmemek.
    • Teselliyi yalnız dışarıda değil, kendi iç dengen içinde de bulabilmek.
    • Duygusal kararları aceleye getirmemek.
    Farkındalık
    • Kendini layık gördüğün güzellikleri tanımak.
    • Değer duygusunu başkalarının onayına bağlamamak.
    • Kendine karşı saygılı davranmak.
    Sonuç
    • Baskı altında kalmadan karar verebilmek.
    • Kendi iradeni koruyabilmek.
    • Özgür ve dengeli bir yaşam anlayışı geliştirmek.
    El-Hâlık
    Ana Amaç
    Yaratılışına saygı duymak, kendini tanımak ve sahip olduğun özellikleri doğru değerlendirmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Tutarlı bir karakter geliştirmek.
    • Sözlerin ve davranışların arasında uyum kurmak.
    • Güvenilir bir insan olabilmek.
    Hayatın İçinde
    • Sevgiyi hayatın merkezinde yaşatmak.
    • İnsanlara karşı samimiyet ve iyi niyet geliştirmek.
    • Sevgiyle birlikte sorumluluğu da taşımak.
    İletişim
    • İç dünyandaki sevgiyi dış dünyaya aktarırken kendinle çelişmemek.
    • Duygu ve düşüncelerini açık ifade edebilmek.
    • Kalbinle davranışların arasında uyum oluşturmak.
    Farkındalık
    • Allah'a duyduğun umudu canlı tutmak.
    • Zor zamanlarda güven duygusunu koruyabilmek.
    • İyiliğin ve güzelliğin mümkün olduğuna inanmak.
    Sonuç
    • Hayatı yalnız tesadüflerin yönettiğini düşünmemek.
    • Kararlarında bilinç ve sorumluluk geliştirmek.
    • Hedeflerine istikrarlı biçimde ilerlemek.
    El-Bârî
    Ana Amaç
    Yaratıcılığı geliştirmek, sanat ve üretim yoluyla faydalı eserler ortaya koymak.
    Hazırlık Dönemi
    • Sosyal çevreyi geliştirmek.
    • İnsanlarla sağlıklı iletişim kurmayı öğrenmek.
    • Yeni deneyimlere açık olmak.
    Hayatın İçinde
    • Ürettiğin işlerde kaliteyi hedeflemek.
    • Kendi alanında gelişmeye devam etmek.
    • Emeğini en iyi şekilde değerlendirmek.
    İletişim
    • Sempati ve anlayışın gücünü keşfetmek.
    • İnsanlarla ortak bir dil kurabilmek.
    • İyi niyetin ilişkilerdeki etkisini görebilmek.
    Farkındalık
    • Zor dönemlerden sonra yeniden toparlanabilmek.
    • Değişen şartlara uyum sağlayabilmek.
    • Üretkenliğini koruyabilmek.
    Sonuç
    • Geleceğin fırsatlarına hazırlıklı olmak.
    • Yeni imkânları değerlendirebilecek birikime sahip olmak.
    • Yaratıcılığı kalıcı eserlere dönüştürebilmek.
    El-Musavvir
    Ana Amaç
    Ölçülü, dengeli ve bilinçli bir yaşam anlayışı geliştirmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Kararlarını sağlam değerlendirmeler üzerine kurmak.
    • Plan yaparken aceleci davranmamak.
    • Uzun vadeli düşünme alışkanlığı kazanmak.
    Hayatın İçinde
    • Sonuçları kontrol etmeye çalışırken güven duygusunu kaybetmemek.
    • Elinden geleni yaptıktan sonra huzurla yoluna devam edebilmek.
    • Hayatın akışı içinde teslimiyet ve sorumluluğu birlikte taşıyabilmek.
    İletişim
    • Herkesi ilgilendiren konularda seviyeli ve yapıcı bir dil kullanmak.
    • Farklı görüşlere saygı gösterebilmek.
    • Ortak faydayı gözeten iletişim kurabilmek.
    Farkındalık
    • Planlarında destek ve dayanışma bulabilmek.
    • Tek başına hareket etmek yerine ortak aklın değerini görmek.
    • Güçlü yönlerini doğru değerlendirmek.
    Sonuç
    • Kabiliyetlerini faydalı işlere dönüştürebilmek.
    • Üretken ve dengeli bir yaşam sürmek.
    • Yeteneklerin doğrultusunda kalıcı eserler bırakabilmek.
    El-Gaffâr
    Ana Amaç
    Kalbi yoran olumsuzluklardan uzak durmak ve affediciliği güçlendirmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Kolay affedebilmeyi öğrenmek.
    • Geçmiş kırgınlıkların yükünü hafifletmek.
    • Kin yerine anlayışı tercih etmek.
    Hayatın İçinde
    • Hobileri ve kişisel becerileri geliştirmek.
    • El emeği, sanat ve üretim alanlarında ilerlemek.
    • Öğrenmeye ve gelişmeye açık kalmak.
    İletişim
    • Yalnızlık hissi karşısında umudu koruyabilmek.
    • Hedeflerine odaklanmayı sürdürebilmek.
    • İnsanlarla ilişkilerde nezaket ve ölçüyü korumak.
    Farkındalık
    • Hayırlı işlerden geri kalmamak.
    • Küçük iyiliklerin değerini fark etmek.
    • Faydalı olmaya devam etmek.
    Sonuç
    • Umutların ile hayatın gerçekleri arasında denge kurabilmek.
    • İç dünyanla dış dünyan arasında uyum oluşturabilmek.
    • Affetmenin ve yenilenmenin huzurunu yaşayabilmek.
    El-Kahhâr
    Ana Amaç
    Hayatın sınavları karşısında güçlü kalabilmek ve potansiyelini doğru kullanabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Çalışmanın ve emeğin sevincini yaşayabilmek.
    • Başarıyı tesadüfe değil gayrete bağlamak.
    • Öğrenme isteğini canlı tutmak.
    Hayatın İçinde
    • Hayatın anlamını ve yönünü daha derin kavrayabilmek.
    • Kalbi iyiliğe ve güzelliğe açık tutmak.
    • İçsel gelişimi sürdürmek.
    İletişim
    • Güçlü olduğun alanlarda dengeyi korumak.
    • Bilgiyi ve yeteneği gösterişe dönüştürmemek.
    • Kendine güven ile tevazuyu birlikte taşıyabilmek.
    Farkındalık
    • Nasibini ve imkânlarını değerlendirebilmek.
    • Bugünün emeğini yarına taşıyabilmek.
    • Geleceğe umutla hazırlanmak.
    Sonuç
    • Toplum içindeki yerini bilinçle seçebilmek.
    • Değerlerine uygun bir çevre oluşturabilmek.
    • Hayatın içinde sağlam bir duruş geliştirebilmek.
    El-Vehhâb
    Ana Amaç
    Sahip olunan nimetlerin kıymetini bilmek ve şükür bilincini güçlendirmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Eğlenceyi ve oyun dünyasını ölçülü yaşamak.
    • Zamanı dengeli kullanmak.
    • Gerçek hayat ile hayal dünyası arasında denge kurmak.
    Hayatın İçinde
    • İyilik, güzellik ve hayır dileğini canlı tutmak.
    • Sahip olunan nimetleri paylaşabilmek.
    • Şükür duygusunu günlük yaşamda koruyabilmek.
    İletişim
    • Boş yere kederlenmemek.
    • İnsanlara karşı gereksiz önyargılar geliştirmemek.
    • Asaleti ve değeri önce kendi karakterinde aramak.
    Farkındalık
    • Gururun insanı dağıtabileceğini hatırlamak.
    • Başarı karşısında ölçüyü korumak.
    • Tevazu ve öz saygı arasında denge kurmak.
    Sonuç
    • Kayıplardan ders çıkarabilmek.
    • Yeni başlangıçlar için umut taşıyabilmek.
    • Hayatın eksilen yönlerini yeniden inşa edebilmek.
    Er-Rezzâk
    Ana Amaç
    Helal kazanç elde etmek, emeğin bereketini görmek ve sahip olunan nimetlerin değerini bilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Sokak hayvanlarına ve ihtiyaç sahiplerine karşı duyarlı olmak.
    • Paylaşmayı ve yardımlaşmayı hayatın doğal bir parçası hâline getirmek.
    • Rızkın yalnız maddi değil, manevi yönlerini de fark etmek.
    Hayatın İçinde
    • Kur'an ile bağını canlı tutmak.
    • Günlük yaşamda anlam ve denge aramak.
    • Şükür bilincini koruyabilmek.
    İletişim
    • Huzurlu kalabilmek ve korkuların etkisine kapılmamak.
    • İnsanlara karşı dikkatli ama güvensizliğe düşmeden yaklaşabilmek.
    • Aldatılmamak için akıl ve sezgiyi birlikte kullanabilmek.
    Farkındalık
    • Hedeflerini netleştirmek.
    • Hayatın farklı alanlarını ortak bir amaç etrafında buluşturabilmek.
    • Geleceğe dair sağlıklı öngörüler geliştirmek.
    Sonuç
    • Yanlış tahminlerin ve temelsiz kaygıların etkisine kapılmamak.
    • Emeğin bereketini görebilmek.
    • Güven ve istikrar içinde ilerlemek.
    El-Fettâh
    Ana Amaç
    Yeni kapılar açılmasına vesile olacak fırsatları değerlendirebilmek ve toplumsal faydaya katkı
    sunabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Sağlığı korumaya özen göstermek.
    • Bedensel ve ruhsal dayanıklılığı geliştirmek.
    • Hayata hazırlıklı olmak.
    Hayatın İçinde
    • İmkânları doğru değerlendirebilmek.
    • Önüne çıkan fırsatları bilinçle kullanabilmek.
    • Sahip olunan kaynakları verimli şekilde yönlendirmek.
    İletişim
    • Sakin kalıp düşüncelerine yön verebilmek.
    • Duygularla aklı dengede tutabilmek.
    • İlişkilerde zamanlamanın önemini anlayabilmek.
    Farkındalık
    • Kadere saygı duyarken sorumluluklarını ihmal etmemek.
    • Önceliklerini doğru belirlemek.
    • Beklentiler ile gerçekler arasında denge kurmak.
    Sonuç
    • Gereksiz tartışma ve meşguliyetlerden uzak kalmak.
    • Enerjiyi faydalı alanlara yönlendirmek.
    • Hayatı daha bilinçli yaşayabilmek.
    El-Alîm
    Ana Amaç
    Bilgiyi hikmete dönüştürmek ve hayatında yeni ve temiz sayfalar açabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • İdeallerini korumak.
    • Uzun vadeli hedeflerini gözden kaçırmamak.
    • Öğrenmeye devam etmek.
    Hayatın İçinde
    • Çalışma hayatında güven ve saygı oluşturmak.
    • Liderlik ve sorumluluk becerilerini geliştirmek.
    • İnsanlarla yapıcı ilişkiler kurabilmek.
    İletişim
    • Şaşkınlık ve acelecilikle hata yapmamak.
    • Duyguların etkisiyle kendine zarar vermemek.
    • Ölçülü ve dengeli bir üslup geliştirmek.
    Farkındalık
    • Kendini kendi kurduğun tuzaklara düşürmemek.
    • Nefsini ve zaaflarını tanımak.
    • Bilgiyi kibir yerine olgunluk için kullanmak.
    Sonuç
    • Korku yerine güven geliştirmek.
    • Bilgiyi huzurla birleştirebilmek.
    • Hayata daha geniş bir bakış açısıyla yaklaşabilmek.
    El-Kâbıd
    Ana Amaç
    Uyumsuz ve yıpratıcı ilişkilerden uzak durmak, iç dengeyi korumak.
    Hazırlık Dönemi
    • İş ve üretim alanlarında fırsatlar aramak.
    • Sabırla emek vermeyi öğrenmek.
    • Zorluklar karşısında dayanıklılık geliştirmek.
    Hayatın İçinde
    • Kanaatkârlığı ve sağduyuyu güçlendirmek.
    • Sahip olduklarının kıymetini bilmek.
    • Ölçülü bir yaşam sürmek.
    İletişim
    • Emin olduğun değerleri ve doğruları güçlendirmek.
    • Kararsızlık yerine bilinçli tercihler yapmak.
    • Güvenilir ilişkiler kurmak.
    Farkındalık
    • İhanet ve kırgınlıkları hayatının merkezine koymamak.
    • Geçmişin yüklerinden özgürleşmek.
    • Yaşananlardan ders çıkarabilmek.
    Sonuç
    • Büyük hatalardan uzak durabilmek.
    • Kendine ve başkalarına zarar vermemek.
    • Vicdanen huzurlu kalabilmek.
    El-Bâsıt
    Ana Amaç
    Düşünceyi, konuşmayı ve anlayışı güzelleştirmek; gönlü geniş tutabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • İnsanlara örnek olacak bir çalışma ahlakı geliştirmek.
    • Güven veren bir yönetim anlayışı oluşturmak.
    • Sorumluluk sahibi olmak.
    Hayatın İçinde
    • Hiçbir konuyu küçümsememek.
    • Küçük görünen ayrıntıların değerini fark etmek.
    • Hayatı dikkat ve özenle yaşamak.
    İletişim
    • Negatif duygulardan hızlıca sıyrılabilmek.
    • İnsanlara umut veren bir dil kullanabilmek.
    • Konuşmalarında yapıcılığı korumak.
    Farkındalık
    • Hayallerindeki güzelliği hayatın içinde fark edebilmek.
    • İlhamı ve heyecanı kaybetmemek.
    • Güzelliği yalnız sonuçta değil süreçte de görebilmek.
    Sonuç
    • Başkalarının hatalarının yükünü taşımamak.
    • Kendi sorumluluk alanını doğru belirlemek.
    • Daha özgür ve huzurlu yaşayabilmek.
    El-Hâfıd
    Ana Amaç
    Ölçüyü korumak, sınırlarını bilmek ve tevazu içinde yaşamak.
    Hazırlık Dönemi
    • Kader karşısında sabır geliştirmek.
    • Elinden geleni yaptıktan sonra sonucu kabullenebilmek.
    • İç huzuru koruyabilmek.
    Hayatın İçinde
    • Özgürlüğü bilinçli kullanmak.
    • Hak ve sorumluluk arasında denge kurmak.
    • Hayatın sunduğu fırsatları değerlendirebilmek.
    İletişim
    • Kalbini berrak ve samimi tutabilmek.
    • İçten gelen sevinci koruyabilmek.
    • İnsanlara karşı açık ve dürüst olabilmek.
    Farkındalık
    • Kötülüğe iyilikle karşılık verebilmenin gücünü anlamak.
    • İyiliğin dönüştürücü etkisini fark etmek.
    • Faydalı olanı çoğaltmaya çalışmak.
    Sonuç
    • Sosyal hayatı dengeli ve doyurucu yaşayabilmek.
    • İnsanlarla sağlıklı bağlar kurabilmek.
    • Tevazu ile özgüveni birlikte taşıyabilmek.
    Er-Râfi'
    Ana Amaç
    Aile içinde saygınlığı, güveni ve güzel ahlakı koruyarak yaşamak.
    Hazırlık Dönemi
    • Kaliteden ödün vermemek.
    • Yapılan işlerde özen ve titizlik göstermek.
    • Kendini sürekli geliştirmeye açık olmak.
    Hayatın İçinde
    • Eğitim ve gelecek planlarını bilinçli şekilde oluşturmak.
    • Bilgi ve tecrübeyi uzun vadeli hedeflerle birleştirmek.
    • Geleceğe güvenle hazırlanmak.
    İletişim
    • Tebessümü hayatın bir parçası hâline getirmek.
    • İnsanlarla sıcak ve samimi ilişkiler kurabilmek.
    • Umudu ve pozitif bakışı koruyabilmek.
    Farkındalık
    • Güzel ve faydalı sözlere kulak verebilmek.
    • Öğütlerden ve tecrübelerden yararlanabilmek.
    • Hikmetli sözlerin değerini anlayabilmek.
    Sonuç
    • Kendi tercih ve davranışlarının sorumluluğunu üstlenebilmek.
    • Başarıyı da hatayı da olgunlukla karşılayabilmek.
    • Güvenilir bir karakter geliştirmek.
    El-Muizz
    Ana Amaç
    Mutluluğu, başarıyı ve güzellikleri paylaşabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Küçük mutlulukların değerini fark etmek.
    • Günlük hayattaki güzelliklere şükredebilmek.
    • Hayatı yalnız büyük hedeflerden ibaret görmemek.
    Hayatın İçinde
    • Kimseyle gereksiz kıyas yapmamak.
    • Kendi yolunda ilerlemeyi öğrenmek.
    • İş ve ticaret hayatında dürüstlüğü korumak.
    İletişim
    • Saygınlık ve başarı karşısında doğal kalabilmek.
    • Kendini olduğundan farklı göstermeye ihtiyaç duymamak.
    • Özgüven ile tevazuyu dengeleyebilmek.
    Farkındalık
    • Bilgi ile özel hayat arasındaki sınırı koruyabilmek.
    • Her alanın kendine ait dengesi olduğunu anlayabilmek.
    • Gereksiz karmaşadan uzak durabilmek.
    Sonuç
    • Kimseye yük olmadan yaşayabilmek.
    • Fayda üreten ve güven veren biri olabilmek.
    • Bağımsız ve dengeli bir hayat kurabilmek.
    El-Müzill
    Ana Amaç
    Zorlukları büyütmeden karşılayabilmek ve güven duygusunu koruyabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Zor ve hoş olmayan konularda dürüst olabilmek.
    • Gerçeklerden kaçmadan çözüm arayabilmek.
    • Cesaret ve açıklık geliştirmek.
    Hayatın İçinde
    • Kendine özen göstermek.
    • Dış görünüş ile iç karakter arasındaki dengeyi korumak.
    • Güven duygusunu yalnız geçici sebeplere bağlamamak.
    İletişim
    • İnsanları dış görünüşleriyle yargılamamak.
    • Önyargılardan uzak durmak.
    • İlk izlenimlerin ötesini görebilmek.
    Farkındalık
    • Her günü yeni bir fırsat gibi karşılayabilmek.
    • Hayat sevincini koruyabilmek.
    • Şükür ve umut duygusunu canlı tutabilmek.
    Sonuç
    • Manevi hedefleri unutmamak.
    • Hayatın geçici yönlerini doğru değerlendirebilmek.
    • Kalıcı değerlere yönelmek.
    Es-Semî'
    Ana Amaç
    Düşüncelerini ve sözlerini değerli kılmak, doğru zamanda doğru şekilde ifade edebilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Sessizliğin değerini öğrenmek.
    • Kendi iç sesini dinleyebilmek.
    • Gereksiz gürültüden uzaklaşabilmek.
    Hayatın İçinde
    • Hayatı doğal akışı içinde yaşayabilmek.
    • Bilgisizlikten ve acele hüküm vermekten kaçınmak.
    • Sürekli öğrenmeye açık kalmak.
    İletişim
    • Güzelliği ve iyiliği hayal edebilmek.
    • İnsanları dikkatle dinleyebilmek.
    • Sözü yerinde ve ölçülü kullanabilmek.
    Farkındalık
    • Sabırsızlık karşısında dayanıklılık geliştirmek.
    • Beklemenin de bir olgunluk olduğunu anlayabilmek.
    • Zamanın değerini fark etmek.
    Sonuç
    • Sözü dinlenen ve güven duyulan biri olmak.
    • Düşüncelerini etkili biçimde aktarabilmek.
    • İnsanlar üzerinde olumlu iz bırakabilmek.
    El-Basîr
    Ana Amaç
    Güven içinde yaşamak ve olayları daha açık bir bakışla değerlendirebilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Sezgilerine kulak vermeyi öğrenmek.
    • Gözlem yeteneğini geliştirmek.
    • Kararlarını dikkatle değerlendirmek.
    Hayatın İçinde
    • Sessizliğin ve dinginliğin kıymetini bilmek.
    • Huzurlu anlar oluşturabilmek.
    • İç dünyanı besleyebilmek.
    İletişim
    • Temiz ve samimi bir kalp taşıyabilmek.
    • İnsanlara karşı iyi niyetli olmak.
    • Şefkat ve anlayış geliştirmek.
    Farkındalık
    • Her mevsimin ve her günün ayrı güzelliğini fark etmek.
    • Hayatın küçük ayrıntılarından mutluluk duyabilmek.
    • Şartlar değişse de umudu koruyabilmek.
    Sonuç
    • Teselliyi ve huzuru manevi değerlerde bulabilmek.
    • Güçlü bir iç denge geliştirmek.
    • Güven duygusunu koruyabilmek.
    El-Hakem
    Ana Amaç
    Doğru ile yanlışı ayırt edebilmek ve sağlıklı kararlar verebilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Küçük olayları gereğinden fazla büyütmemek.
    • Duyguların etkisiyle aşırı tepkiler vermemek.
    • Ölçülü düşünmeyi öğrenmek.
    Hayatın İçinde
    • Güvenli ve dengeli bir yaşam sürmek.
    • Tedbir ile tevekkülü birlikte taşıyabilmek.
    • Hayatın risklerini bilinçle yönetebilmek.
    İletişim
    • Dış görünüş kadar iç güzelliğe de önem vermek.
    • Samimiyet ve dürüstlük geliştirmek.
    • İnsanlara içten yaklaşabilmek.
    Farkındalık
    • Zamanı iyi değerlendirmek.
    • Planlı ve disiplinli yaşayabilmek.
    • Başarıya istikrarlı adımlarla ilerlemek.
    Sonuç
    • Seçimlerinde daha az yanılmak.
    • Karar verirken hikmeti gözetmek.
    • Sağlam bir muhakeme gücü geliştirmek.
    El-Adl
    Ana Amaç
    İnsanlara adil davranmak ve hayatı denge içinde yaşayabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Kader karşısında sabır ve kabulleniş geliştirmek.
    • Elinden geleni yaptıktan sonra huzurlu kalabilmek.
    • Denge duygusunu güçlendirmek.
    Hayatın İçinde
    • İlişkilerde sadakat ve güveni önemsemek.
    • İnsanlara hak ettikleri değeri verebilmek.
    • Uzun vadeli bağları koruyabilmek.
    İletişim
    • Kıskançlığın yıkıcı etkilerinden uzak durmak.
    • Başkalarının mutluluğundan rahatsız olmamak.
    • Kendi yoluna odaklanabilmek.
    Farkındalık
    • Aynı sorunları tekrar tekrar yaşamamak.
    • Hayat derslerinden faydalanabilmek.
    • Kısır döngüleri fark edip değiştirebilmek.
    Sonuç
    • Geçici heveslerin peşinde ömür tüketmemek.
    • Değerli olanı koruyabilmek.
    • Anlamlı bir hayat inşa edebilmek.
    El-Latîf
    Ana Amaç
    Kendine göstermediğin bir sertliği başkalarına da göstermemek; incelik ve nezaket geliştirmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Görgü ve nezaket kurallarını benimsemek.
    • İnsan ilişkilerinde zarafeti korumak.
    • Saygılı iletişim alışkanlığı kazanmak.
    Hayatın İçinde
    • Kararlarında dikkatli ve temkinli olmak.
    • Anlayış ve sabırla hareket etmek.
    • İncelikleri fark ederek yaşamak.
    İletişim
    • Çıktığın yolda güvenle ilerlemek.
    • Sabırlı ve sakin kalabilmek.
    • İnsanlara karşı yumuşak ve yapıcı davranabilmek.
    Farkındalık
    • Konulara farklı açılardan bakabilmek.
    • Çözümleri zorlaştırmak yerine kolaylaştırmak.
    • Ayrıntıların değerini görebilmek.
    Sonuç
    • Güzel haberler ve güzel gelişmeler için umut taşıyabilmek.
    • Nezaketin gücünü hayatında hissedebilmek.
    • Kalpte huzur ve güven duygusunu koruyabilmek.
    El-Habîr
    Ana Amaç
    Hayatı bilinçle gözlemlemek, olayların özünü anlamaya çalışmak ve kıyas duygusuna kapılmadan
    ilerlemek.
    Hazırlık Dönemi
    • Dünyada olup bitenlerden haberdar olmak.
    • Bilgiye açık olmak ve öğrenmeye devam etmek.
    • Merak duygusunu canlı tutmak.
    Hayatın İçinde
    • Muhabbet ve fikir alışverişini geliştirmek.
    • İnsanlarla anlamlı sohbetler kurabilmek.
    • Farklı düşüncelerden yararlanabilmek.
    İletişim
    • İkiyüzlülük ve adaletsizlik karşısında ölçülü davranabilmek.
    • Doğruyu anlamaya çalışırken önyargıya kapılmamak.
    • Güçlü ve adil bir duruş sergileyebilmek.
    Farkındalık
    • Hayatındaki değerleri koruyabilmek.
    • Duyguların ve beklentilerin dengesini gözetebilmek.
    • Güzelliği ve anlamı fark edebilmek.
    Sonuç
    • Hayranlık duyduğun alanlarda öğrenmeye açık kalmak.
    • İyi bir gözlemci ve bilinçli bir takipçi olabilmek.
    • Bilgiyi olgunlukla değerlendirebilmek.
    El-Halîm
    Ana Amaç
    Karakterine uygun, tutarlı ve dengeli bir hayat yaşayabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Doğaya karşı sevgi ve saygı geliştirmek.
    • Sakinlik ve sabır alışkanlığı kazanmak.
    • Hayatın ritmini fark edebilmek.
    Hayatın İçinde
    • Sağlığı korumaya özen göstermek.
    • Bedensel ve ruhsal dengeyi önemsemek.
    • Kendine karşı sorumluluk taşımak.
    İletişim
    • Zor durumlarda bile sevgiden vazgeçmemek.
    • İnsanlara karşı anlayış ve merhamet gösterebilmek.
    • Kırmadan ve incitmeden iletişim kurabilmek.
    Farkındalık
    • Anlamaya ve anlaşılmaya değer vermek.
    • İnsanların bakış açılarını dinleyebilmek.
    • Empati geliştirebilmek.
    Sonuç
    • İnsanlar arasında güzel anılmak.
    • Güvenilir ve saygı duyulan bir karakter oluşturmak.
    • Kalıcı bir iyi iz bırakabilmek.
    El-Azîm
    Ana Amaç
    Hayatın anlamını kavramaya çalışmak ve uzun vadeli hedeflere hazırlanmak.
    Hazırlık Dönemi
    • Onurunu ve öz saygını korumak.
    • Zor durumlar karşısında yılmadan ilerlemek.
    • Kendine güven geliştirmek.
    Hayatın İçinde
    • Kültürünü ve bilgisini artırmak.
    • Öğrenmeyi hayat boyu sürdürmek.
    • Hikmet ve tecrübe kazanmaya çalışmak.
    İletişim
    • Dedikoduların ve olumsuz sözlerin etkisine kapılmamak.
    • Her söyleneni zihninde büyütmemek.
    • Gerektiğinde bazı şeyleri duymazdan gelebilmek.
    Farkındalık
    • Dostluğun ve paylaşımın kıymetini bilmek.
    • Günlük hayatın küçük güzelliklerini fark etmek.
    • İnsan ilişkilerine zaman ayırmak.
    Sonuç
    • Ölçüyü koruyabilmek.
    • Sınırlarını ve sorumluluklarını bilmek.
    • Tevazu ile ilerleyebilmek.
    El-Gafûr
    Ana Amaç
    Sevdiklerine karşı hoşgörülü olmak ve affetmenin gücünü yaşayabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Kolay affedebilmeyi öğrenmek.
    • Geçmiş kırgınlıkların yükünü azaltmak.
    • Kalbi gereksiz yüklerden arındırmak.
    Hayatın İçinde
    • El emeği ve hobileri geliştirmek.
    • Üretkenliği destekleyen uğraşlara zaman ayırmak.
    • Yeni beceriler kazanmak.
    İletişim
    • Sadakat ve bağlılığı korumak.
    • İnsanlarla güvene dayalı ilişkiler kurmak.
    • Vefayı hayatın bir değeri hâline getirmek.
    Farkındalık
    • Güzel hatıraları yaşatmak.
    • İyi günlerin kıymetini bilmek.
    • Teşekkür etmeyi ve takdir etmeyi unutmamak.
    Sonuç
    • Hakkını doğru ve ölçülü şekilde savunabilmek.
    • Adaletten ayrılmamak.
    • Güçlü ama merhametli bir duruş geliştirmek.
    Eş-Şekûr
    Ana Amaç
    Şükür duygusunu korumak ve hayatın güzelliklerini fark ederek yaşayabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Maddi imkânları bilinçli kullanmak.
    • Sahip olduklarının değerini bilmek.
    • Kanaat ve şükür bilinci geliştirmek.
    Hayatın İçinde
    • İletişim becerilerini geliştirmek.
    • İnsanlarla daha sağlıklı ilişkiler kurmak.
    • Karşılıklı anlayış ve saygıyı güçlendirmek.
    İletişim
    • Manevi farkındalığı canlı tutmak.
    • Dinlemeyi öğrenmek.
    • İnsanlara dikkat ve özen gösterebilmek.
    Farkındalık
    • Zorluklara rağmen ayakta kalabilmek.
    • Dayanıklılığı ve umudu koruyabilmek.
    • Mücadele gücünü kaybetmemek.
    Sonuç
    • Sanatı ve emeği takdir edebilmek.
    • Güzel olanı fark etmek.
    • Her işi yerinde değerlendirebilmek.
    El-Aliyy
    Ana Amaç
    Özgürlüğü bilinçli yaşamak ve yüksek değerlere yönelmek.
    Hazırlık Dönemi
    • İnançlarını bilinçle korumak.
    • Hayatın temel ilkelerini sağlamlaştırmak.
    • İç dünyanı güçlendirmek.
    Hayatın İçinde
    • Kelimelerle ifade edilmesi zor güzellikleri fark etmek.
    • Manevi ve insani değerleri derinleştirmek.
    • Hayatın anlam boyutunu keşfetmek.
    İletişim
    • Öfke, hırs ve intikam duygularını yönetebilmek.
    • Duyguların etkisinde aşırı tepkiler vermemek.
    • İç huzuru koruyabilmek.
    Farkındalık
    • Sevgiyi küçümsememek.
    • İnsan ilişkilerinin değerini bilmek.
    • Kalbin taşıdığı güzellikleri koruyabilmek.
    Sonuç
    • Seni anlamayan insanlarla gereksiz yıpratıcı ilişkiler kurmamak.
    • Enerjini doğru alanlara yönlendirmek.
    • İç huzurunu koruyabilmek.
    El-Kebîr
    Ana Amaç
    Hayatın büyüklüğünü ve sahip olunan nimetlerin değerini fark ederek yaşamak.
    Hazırlık Dönemi
    • Kararlarını dikkatle değerlendirmek.
    • Hesaplı ve planlı hareket etmek.
    • Acelecilikten uzak durmak.
    Hayatın İçinde
    • Elindekilerin kıymetini bilmek.
    • Sahip olduklarına şükretmek.
    • İsraf ve değersizleştirmeden kaçınmak.
    İletişim
    • Aileni ve sevdiklerini özel hissettirebilmek.
    • Yakın ilişkilerin değerini koruyabilmek.
    • Sevgi ve bağlılığı ifade edebilmek.
    Farkındalık
    • Güvenliğin ve huzurun kıymetini bilmek.
    • Günlük hayatın sıradan görünen nimetlerini fark etmek.
    • Korunmuş olmanın değerini anlayabilmek.
    Sonuç
    • Olduğun gibi kalabilmek.
    • Samimiyeti ve doğallığı koruyabilmek.
    • Sahici bir hayat yaşayabilmek.
    El-Hafîz
    Ana Amaç
    Yaşadığın dünyayı tanımak, sahip olduklarını korumak ve bilinçli bir hayat sürmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Teknoloji ve bilgi alanlarında kendini geliştirmek.
    • Yeni beceriler öğrenmeye açık olmak.
    • Değişen dünyayı takip edebilmek.
    Hayatın İçinde
    • Dinlenmenin ve yenilenmenin değerini bilmek.
    • Bedensel ve zihinsel enerjiyi korumak.
    • Çalışma ile dinlenme arasında denge kurabilmek.
    İletişim
    • Geleceğe umutla bakabilmek.
    • Planlarını karamsarlığa kapılmadan oluşturabilmek.
    • Zorluklar karşısında çözüm odaklı kalabilmek.
    Farkındalık
    • Saygınlığı davranışlarla güçlendirmek.
    • Güvenilir ve tutarlı bir duruş sergilemek.
    • İnsanların güvenini boşa çıkarmamak.
    Sonuç
    • Güçsüz veya zor durumda olan insanları istismar etmemek.
    • Merhameti ve adaleti birlikte koruyabilmek.
    • Vicdanlı bir hayat yaşayabilmek.
    El-Mukît
    Ana Amaç
    Bereketi fark etmek, ihtiyaçları karşılayabilmek ve huzurlu bir yaşam kurabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Misafirperverliği geliştirmek.
    • Paylaşmanın güzelliğini yaşayabilmek.
    • İnsanları iyi ağırlayabilmek.
    Hayatın İçinde
    • Günlük olaylardan anlam çıkarabilmek.
    • Hayata dikkatle bakabilmek.
    • Şükür ve farkındalık duygusunu güçlendirmek.
    İletişim
    • Bedeninle ve kendinle barışık olmak.
    • Kendine güven duyabilmek.
    • Sağlıklı öz saygı geliştirmek.
    Farkındalık
    • Güvensizlik duygusunun hayatı yönetmesine izin vermemek.
    • İç huzuru koruyabilmek.
    • Dengeyi kaybetmemek.
    Sonuç
    • Sana emanet edilen değerleri koruyabilmek.
    • Haklarına ve sorumluluklarına sahip çıkabilmek.
    • Güvenli bir yaşam alanı oluşturabilmek.
    El-Hasîb
    Ana Amaç
    Bilgiyi doğru değerlendirmek, emek vererek gelişmek ve sorumluluk bilinci kazanmak.
    Hazırlık Dönemi
    • Eğitim ve çalışma hayatında disiplin geliştirmek.
    • Öğrenmeye açık kalmak.
    • Başarı için istikrarlı çalışmak.
    Hayatın İçinde
    • Güvenlik ve tedbir bilinci kazanmak.
    • Sahip olduklarının kıymetini bilmek.
    • Enerjini verimli kullanabilmek.
    İletişim
    • Başkalarının sorunlarını doğru anlayabilmek.
    • Empati kurabilmek.
    • Acele yargılardan kaçınmak.
    Farkındalık
    • Yalan ve iftira gibi yıpratıcı durumlara karşı dikkatli olmak.
    • Gerçeği araştırma alışkanlığı geliştirmek.
    • Duyduklarını hemen doğru kabul etmemek.
    Sonuç
    • Kendi doğrularını bilinçli şekilde oluşturabilmek.
    • Sorumluluklarını başkalarına yüklememek.
    • Sağlam bir karakter geliştirmek.
    El-Celîl
    Ana Amaç
    Yüksek değerlere bağlı kalarak ilerlemek ve manevi yönünü güçlendirmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Güzel hayaller kurabilmek.
    • Umudu ve hedefleri canlı tutabilmek.
    • Hayatın olumlu yönlerini görebilmek.
    Hayatın İçinde
    • Emin adımlarla ilerleyebilmek.
    • Kararlılığını koruyabilmek.
    • Güven veren bir duruş sergileyebilmek.
    İletişim
    • Haksızlık karşısında doğru destek kaynaklarını bulabilmek.
    • Yardım istemeyi bilmek.
    • Sorunları sağlıklı yollarla çözebilmek.
    Farkındalık
    • Gereksiz tartışma ve anlamsız uğraşlardan uzak durmak.
    • Enerjini önemli konulara yönlendirmek.
    • Vaktini doğru değerlendirmek.
    Sonuç
    • Zayıf yönlerini geliştirebilmek.
    • Güçlü yönlerini bilinçli kullanabilmek.
    • Kendini sürekli yenileyebilmek.
    El-Kerîm
    Ana Amaç
    Hayat şartlarını iyileştirirken cömertliği, şükrü ve adaleti koruyabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Kararlarını dikkatle planlamak.
    • Hesaplı ve bilinçli hareket etmek.
    • Geleceği düşünerek adım atmak.
    Hayatın İçinde
    • Şükür duygusunu canlı tutmak.
    • Sahip olduklarının kıymetini bilmek.
    • Bolluğu ve nimeti fark etmek.
    İletişim
    • Duygularını günlük hayatın koşuşturması içinde kaybetmemek.
    • Kalbini canlı tutabilmek.
    • İç dünyan ile dış hayatın arasında denge kurabilmek.
    Farkındalık
    • Çirkinlikten güzellik üretmeye çalışırken gerçekçiliği korumak.
    • Beklentileri ölçülü tutmak.
    • Hayatı olduğu gibi görebilmek.
    Sonuç
    • Kimsenin hakkına girmemek.
    • Adil ve dürüst davranabilmek.
    • Vicdan rahatlığıyla yaşayabilmek.
    Er-Rakîb
    Ana Amaç
    Sorumluluk bilinciyle yaşamak ve bulunduğun çevreye katkı sunabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Yaşam alanını düzenli ve temiz tutmak.
    • Günlük hayatı kolaylaştıracak sistemler kurmak.
    • Düzeni bir alışkanlık hâline getirmek.
    Hayatın İçinde
    • Merhamet duygusunu geliştirmek.
    • İnsanlara karşı duyarlı olmak.
    • Çevrene fayda sağlayabilmek.
    İletişim
    • Sessiz kalınmaması gereken konularda yapıcı şekilde söz alabilmek.
    • Duyarlılığı doğru ifade edebilmek.
    • Sorumluluk sahibi iletişim kurabilmek.
    Farkındalık
    • Hayat yolculuğunu sevgiyle kabul edebilmek.
    • Yaşananlardan anlam çıkarabilmek.
    • Kader karşısında umutlu kalabilmek.
    Sonuç
    • Barıştan yana olmak.
    • Uzlaşmayı ve diyaloğu tercih etmek.
    • Huzuru destekleyen bir karakter geliştirmek.
    El-Mucîb
    Ana Amaç
    İyi niyetli dilekler taşımak ve hayatın değerini bilerek yaşamak.
    Hazırlık Dönemi
    • Sağlıklı ve uzun bir ömür için sorumluluk almak.
    • Bedensel ve ruhsal sağlığı korumaya özen göstermek.
    • Hayatı bilinçle yaşamak.
    Hayatın İçinde
    • Zamanın kıymetini bilmek.
    • Ertelemeyi azaltmak.
    • Fırsatları değerlendirebilmek.
    İletişim
    • Zihnini meşgul eden konularda sakin kalabilmek.
    • Endişe karşısında güven geliştirmek.
    • İç huzuru koruyabilmek.
    Farkındalık
    • Hassasiyetlerini yönetebilmeyi öğrenmek.
    • Duyguların altında ezilmemek.
    • Dengeyi koruyabilmek.
    Sonuç
    • Sevgiyi ölçülü ve sağlıklı yaşayabilmek.
    • Bağlılık ile bağımsızlık arasında denge kurabilmek.
    • Kalbi yormadan sevebilmek.
    El-Vâsi'
    Ana Amaç
    Hayatın geniş imkânlarını fark etmek ve sahip olunan nimetlerin değerini bilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Planlı ve hesaplı hareket etmek.
    • Kararlarını sağlam temellere oturtmak.
    • Geleceği düşünerek adım atmak.
    Hayatın İçinde
    • Elindekilerin kıymetini bilmek.
    • İmkânları bilinçli kullanmak.
    • İsraftan uzak durmak.
    İletişim
    • Gereksiz ve kırıcı soruların etkisine kapılmamak.
    • Sınırlarını koruyabilmek.
    • Kendini doğru ifade edebilmek.
    Farkındalık
    • Zihnini gereksiz yüklerden arındırmak.
    • Dikkatini önemli konulara yönlendirmek.
    • İç huzuru koruyabilmek.
    Sonuç
    • Kararlarında yakınlarının desteğini hissedebilmek.
    • Ortak anlayış geliştirebilmek.
    • Güçlü aile bağları kurabilmek.
    El-Hakîm
    Ana Amaç
    Hayatı hikmetle değerlendirmek ve olaylara daha geniş bir bakış açısıyla yaklaşabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Güzel duygulara ve olumlu düşüncelere yer açmak.
    • Hayatın güzelliklerini fark etmeyi öğrenmek.
    • Umudu canlı tutmak.
    Hayatın İçinde
    • Sağlığı korumaya özen göstermek.
    • Bedensel ve ruhsal ihtiyaçları ihmal etmemek.
    • Denge içinde yaşayabilmek.
    İletişim
    • İnsanların sabrını zorlamamaya dikkat etmek.
    • Ölçülü ve nazik davranabilmek.
    • Karşılıklı saygıyı koruyabilmek.
    Farkındalık
    • Çözümün bir kısmının kendi içinde olduğunu fark etmek.
    • Sorumluluk alabilmek.
    • Kendini geliştirmeye devam etmek.
    Sonuç
    • Sanatın, işin veya sosyal hayatın yanlış anlaşılmalara yol açmasına izin vermemek.
    • Kimliğini ve değerlerini doğru temsil edebilmek.
    • Tutarlı ve güvenilir bir iz bırakabilmek.
    El-Vedûd
    Ana Amaç
    Sevgi, dostluk ve bağlılık duygularını güzellik ve denge içinde yaşayabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Sevdiğin şeyleri sevdiklerinle paylaşabilmek.
    • Hayatın güzelliklerini birlikte çoğaltabilmek.
    • Ortak hatıralar biriktirebilmek.
    Hayatın İçinde
    • Baskı altında kalmadan kendi karakterini koruyabilmek.
    • Sevgi ile özgürlüğü dengeleyebilmek.
    • İlişkilerde saygıyı sürdürebilmek.
    İletişim
    • Kendine yeterli olmayı öğrenmek.
    • Başkalarına yük olmadan sevgi verebilmek.
    • Kaliteli ve anlamlı ilişkiler kurabilmek.
    Farkındalık
    • Huzur ile adalet arasında denge kurabilmek.
    • Duyguların yanında sorumluluğu da taşıyabilmek.
    • Sevginin emek gerektirdiğini unutmamak.
    Sonuç
    • Kıymet bilmeyi öğrenmek.
    • Sahip olduklarının değerini koruyabilmek.
    • Vefalı ve güvenilir bir insan olabilmek.
    El-Mecîd
    Ana Amaç
    Düşünce dünyasını geliştirmek ve zihinsel ufku genişletmek.
    Hazırlık Dönemi
    • İnsanlara ve dünyaya karşı olumlu bir bakış geliştirmek.
    • Öğrenmeye açık olmak.
    • Merak duygusunu canlı tutmak.
    Hayatın İçinde
    • Bilgiyi doğru kaynaklardan edinmek.
    • Kendini sürekli geliştirebilmek.
    • Doğru araçlarla doğru hedeflere yönelmek.
    İletişim
    • Dikkatini ve konsantrasyonunu güçlendirmek.
    • Dinlemeyi ve anlamayı öğrenmek.
    • Düşüncelerini açık ifade edebilmek.
    Farkındalık
    • Duyguların etkisiyle yanlış kararlar vermemek.
    • Heyecan ile sorumluluğu dengelemek.
    • Sağduyuyu koruyabilmek.
    Sonuç
    • Emek verdiğin konularda yılmamak.
    • Zorluklar karşısında çözüm üretebilmek.
    • Gayretini sürdürebilmek.
    El-Bâis
    Ana Amaç
    İnancı, umudu ve öğrenme isteğini canlı tutmak.
    Hazırlık Dönemi
    • Kitaplarla dost olmak.
    • Bilgiyi hayatın bir parçası hâline getirmek.
    • Okuma alışkanlığı geliştirmek.
    Hayatın İçinde
    • Güzel örneklerden yararlanmak.
    • Manevi ve ahlaki gelişime önem vermek.
    • Öğrendiklerini yaşamına taşıyabilmek.
    İletişim
    • Duygularını iyilik ve nezaketle beslemek.
    • İnsanlara karşı yapıcı olmak.
    • Kalbi yumuşatan davranışlar geliştirmek.
    Farkındalık
    • Sağlığına özen göstermek.
    • Kendine şefkat gösterebilmek.
    • Huzurlu bir yaşam ritmi oluşturmak.
    Sonuç
    • İlişkilerine gereksiz müdahaleleri sokmamak.
    • Mahremiyet ve sınır bilincini korumak.
    • Sağlıklı iletişim kurabilmek.
    Eş-Şehîd
    Ana Amaç
    Hayatın içinde bilinçli olmak ve doğru zamanda doğru adımı atabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • İyilik ve paylaşım bilinci geliştirmek.
    • Faydalı işlere katkı sunmak.
    • Sorumluluk duygusunu güçlendirmek.
    Hayatın İçinde
    • Yaşadığın yere ve düzene sahip çıkmak.
    • Aidiyet duygusunu geliştirmek.
    • Hayatını sağlam temeller üzerine kurmak.
    İletişim
    • Cesaretli olurken kibirden uzak durmak.
    • Kendine güvenmek fakat başkalarını küçümsememek.
    • Dengeli bir özgüven geliştirmek.
    Farkındalık
    • Zamanı doğru kullanabilmek.
    • Ertelemeden kaçınmak.
    • Hayatın fırsatlarını değerlendirebilmek.
    Sonuç
    • Kararsızlığı azaltmak.
    • Net ve bilinçli tercihler yapabilmek.
    • Yolunu daha açık görebilmek.
    El-Hakk
    Ana Amaç
    Gerçeğe bağlı kalmak ve hayatın içinde sağlam bir duruş geliştirmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Şüphe ile vesveseyi birbirinden ayırabilmek.
    • Bilgiye dayalı düşünmeyi öğrenmek.
    • Sağlıklı muhakeme geliştirmek.
    Hayatın İçinde
    • Kurallara ve sorumluluklara saygı göstermek.
    • Düzenli ve tutarlı yaşayabilmek.
    • Hayatı bilinçli şekilde sürdürebilmek.
    İletişim
    • Dedikodu, yalan ve iftiradan uzak durmak.
    • İnsanlar hakkında acele hüküm vermemek.
    • Dürüstlüğü koruyabilmek.
    Farkındalık
    • Korkularını yönetebilmek.
    • Endişelerin hayatını yönetmesine izin vermemek.
    • İç gücünü fark edebilmek.
    Sonuç
    • Kendi sınırlarını tanımak.
    • Gücünü doğru kullanmak.
    • Dengeyi koruyabilmek.
    El-Vekîl
    Ana Amaç
    Çalışkanlık, planlama ve sorumluluk bilinci geliştirmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Geleceğini bilinçli şekilde planlamak.
    • Hedeflerini netleştirmek.
    • Uzun vadeli düşünmeyi öğrenmek.
    Hayatın İçinde
    • Özel hayatına ve başkalarının mahremiyetine saygı göstermek.
    • Güven ilişkileri kurabilmek.
    • Sınırları koruyabilmek.
    İletişim
    • Heyecan duyduğun alanlarda planlı hareket etmek.
    • Duygularla kararları dengelemek.
    • İstikrarlı davranabilmek.
    Farkındalık
    • Hayatı sürekli tartışma konusu hâline getirmemek.
    • Olayları olduğu gibi kabul etmeyi öğrenmek.
    • Gereksiz yüklerden kurtulabilmek.
    Sonuç
    • Arkanda güzel eserler bırakabilmek.
    • İnsanlara fayda sağlayabilmek.
    • Hayatına anlam katabilmek.
    El-Kaviyy
    Ana Amaç
    Güçlü yönlerini geliştirmek ve hayat enerjisini canlı tutmak.
    Hazırlık Dönemi
    • İnsanlara kimlik ve kişiliklerine uygun yaklaşabilmek.
    • Saygılı iletişim kurabilmek.
    • İnsanların farklılıklarını kabul edebilmek.
    Hayatın İçinde
    • Doğru sorular sorabilmek.
    • Merak duygusunu geliştirmek.
    • Öğrenmeye devam etmek.
    İletişim
    • Macera ve yenilik isteğini güvenli şekilde yaşamak.
    • Risk ile tedbiri dengelemek.
    • Hayatı bilinçli deneyimlemek.
    Farkındalık
    • Karşılaşılan fırsatları değerlendirebilmek.
    • Zamanı ve imkânları doğru kullanmak.
    • Potansiyelini fark etmek.
    Sonuç
    • İnsanlarla iyi ilişkiler kurabilmek.
    • Sevgi ve saygı kazanabilmek.
    • Güzel ahlakı güçlendirmek.
    El-Metîn
    Ana Amaç
    Sağlam bir karakter ve dengeli bir yaşam kurabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Kendine kaliteli zaman ayırmak.
    • İç dünyanı beslemek.
    • Dinlenmeye önem vermek.
    Hayatın İçinde
    • Hedeflerin için istikrarlı çalışmak.
    • Sabırlı ve kararlı olmak.
    • Vazgeçmeden ilerlemek.
    İletişim
    • Zor zamanlarda bile vakarını koruyabilmek.
    • Kendini doğru ifade edebilmek.
    • Güven veren bir duruş sergilemek.
    Farkındalık
    • Doğayı tanımak.
    • Çevreni gözlemlemek.
    • Hayatın düzenini fark etmek.
    Sonuç
    • Toplum içinde dürüst ve güvenilir biri olarak tanınmak.
    • Haksız ithamlardan uzak bir yaşam sürmek.
    • Sağlam bir itibar oluşturmak.
    El-Veliyy
    Ana Amaç
    Dostluğu, yakınlığı ve güven ilişkilerini güçlendirmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Bilgi ve kitap paylaşımında açık olmak.
    • Öğrenmeyi paylaşabilmek.
    • Ortak değerler oluşturabilmek.
    Hayatın İçinde
    • Resmî ve günlük işlerde kolaylık sağlayacak düzenler kurmak.
    • Sorumluluklarını zamanında yerine getirmek.
    • Hayatı kolaylaştıran alışkanlıklar edinmek.
    İletişim
    • Değer verdiğin insanlarla bağlarını koruyabilmek.
    • Güven ve sadakati sürdürebilmek.
    • Yakın ilişkilerde samimiyeti yaşatabilmek.
    Farkındalık
    • İnsanları daha iyi tanımaya çalışmak.
    • Karakterleri gözlemleyebilmek.
    • Tecrübelerden ders çıkarabilmek.
    Sonuç
    • Karamsarlığa teslim olmamak.
    • Umudu ve güveni koruyabilmek.
    • Hayata olumlu bakabilmek.
    El-Hamîd
    Ana Amaç
    Nezaket, sağlık ve güzel ahlakla yaşamı zenginleştirmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Aile mutluluğuna katkı sunmak.
    • Yakınlarının iyiliğini istemek.
    • Paylaşmayı öğrenmek.
    Hayatın İçinde
    • Sağlığı korumaya özen göstermek.
    • Bedensel ve ruhsal dengeyi desteklemek.
    • Huzurlu bir yaşam sürmek.
    İletişim
    • Şefkatli ve anlayışlı olmak.
    • Duygular ile mantığı birlikte kullanabilmek.
    • İnsanlara karşı nazik davranabilmek.
    Farkındalık
    • Koruyucu ve destekleyici bir yaklaşım geliştirmek.
    • Sevginin emek gerektirdiğini bilmek.
    • Sorumluluk duygusunu güçlendirmek.
    Sonuç
    • Sürekli şikâyet etmek yerine çözüm aramak.
    • Sabır ve olgunluk geliştirmek.
    • Hayatı daha bilinçli yaşayabilmek.
    El-Muhsî
    Ana Amaç
    İnsanlar için iyilik dilemek, hayatı bilinçle değerlendirmek ve umut duygusunu korumak.
    Hazırlık Dönemi
    • Sosyal alanlarda kendini geliştirmek.
    • İnsanlarla sağlıklı ilişkiler kurabilmek.
    • Topluma fayda sağlayabilmek.
    Hayatın İçinde
    • Güven duygusunu koruyabilmek.
    • İlişkilerde sadakat ve dürüstlüğe önem vermek.
    • Hayatın değerini bilmek.
    İletişim
    • Cesaretini sevgi ve huzur yolunda kullanabilmek.
    • Yapıcı ve olumlu bir dil geliştirmek.
    • İnsanlara güven verebilmek.
    Farkındalık
    • İnsanların davranışlarını sürekli kontrol etmeye çalışmamak.
    • Kendi sınırlarını koruyabilmek.
    • Gereksiz çatışmalardan uzak durabilmek.
    Sonuç
    • Hayallerini koruyabilmek.
    • Umudunu kaybetmeden ilerleyebilmek.
    • İç motivasyonunu canlı tutabilmek.
    El-Mübdi'
    Ana Amaç
    Haklarını korumak ve hayatında yeni başlangıçlar yapabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Hayatın geçiciliğini unutmamak.
    • Sorumluluklarını bilinçle yerine getirmek.
    • Uzun vadeli düşünmek.
    Hayatın İçinde
    • Değişim dönemlerini olgunlukla yönetebilmek.
    • Yeni başlangıçlara açık olmak.
    • Geçiş süreçlerini kolaylaştırabilmek.
    İletişim
    • Geçmiş hataların kimliğini belirlemesine izin vermemek.
    • Kendini yeniden geliştirebilmek.
    • Öz saygını koruyabilmek.
    Farkındalık
    • Önemsiz konulara gereğinden fazla enerji harcamamak.
    • Hayatın önceliklerini belirleyebilmek.
    • Zihinsel yükleri azaltabilmek.
    Sonuç
    • İnsanların düşüncelerine gereğinden fazla bağımlı olmamak.
    • Kendi değerini bilmek.
    • İç huzurunu koruyabilmek.
    El-Muîd
    Ana Amaç
    Bağları güçlendirmek, güzellikleri korumak ve değerli olanı yeniden hatırlayabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Hayatın sonluluğunu bilinçle değerlendirmek.
    • Manevi hazırlığını ihmal etmemek.
    • Zamanın kıymetini bilmek.
    Hayatın İçinde
    • Geçmişin gereksiz yüklerinden kurtulabilmek.
    • Yenilenmeye açık olmak.
    • Hayatında yeni sayfalar açabilmek.
    İletişim
    • Özel günleri ve güzel anları paylaşabilmek.
    • Sevinçleri çoğaltabilmek.
    • Yakın ilişkileri güçlendirebilmek.
    Farkındalık
    • Her güzelliğin kendi zamanı olduğunu kabul etmek.
    • Sabır geliştirebilmek.
    • Beklemeyi öğrenebilmek.
    Sonuç
    • Değer verdiğin alanları güçlendirebilmek.
    • Hayatına anlam katan şeyleri koruyabilmek.
    • Kalıcı güzellikler oluşturabilmek.
    El-Muhyî
    Ana Amaç
    Hayata değer vermek, üretken olmak ve güzel örneklerden ilham almak.
    Hazırlık Dönemi
    • Canlılara karşı merhamet geliştirmek.
    • Sorumluluk almayı öğrenmek.
    • Koruyucu bir yaklaşım kazanmak.
    Hayatın İçinde
    • Her işin hakkını verebilmek.
    • Emeğin değerini bilmek.
    • Karşılık beklemeden iyilik yapabilmek.
    İletişim
    • Güçlü olduğunda adaleti koruyabilmek.
    • Haklıyken kırıcı olmamak.
    • Ölçülü davranabilmek.
    Farkındalık
    • Kendine özen göstermek.
    • Sağlığı ve bakımı ihmal etmemek.
    • Düzenli yaşam alışkanlıkları geliştirmek.
    Sonuç
    • Her gün biraz daha gelişebilmek.
    • Kendinin daha iyi bir hâline ulaşabilmek.
    • Hayata canlılık katabilmek.
    El-Mümît
    Ana Amaç
    Hayatı abartmadan yaşamak ve her günün kıymetini bilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Ölüm gerçeğini hatırlamak.
    • Hayatın geçiciliğini unutmamak.
    • Önceliklerini doğru belirlemek.
    Hayatın İçinde
    • Sahip olduklarının değerini bilmek.
    • Hayatı bilinçle yaşayabilmek.
    • Gereksiz israf ve savurganlıktan uzak durmak.
    İletişim
    • İş ve özel hayat arasında denge kurabilmek.
    • Sorumluluklarını ihmal etmemek.
    • Yakın ilişkileri koruyabilmek.
    Farkındalık
    • Sağlığına dikkat etmek.
    • Bedenine emanet bilinciyle yaklaşmak.
    • Yaşam kalitesini artırmak.
    Sonuç
    • Kazancını faydalı ve güzel alanlarda değerlendirebilmek.
    • Bilinçli tercihler yapabilmek.
    • Hayatın nimetlerinden ölçülü şekilde yararlanabilmek.
    El-Hayy
    Ana Amaç
    Canlılık, enerji ve sabır duygusunu koruyabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Enerjini doğru kullanmak.
    • Kendini gereksiz yere yormamak.
    • Dinlenmeye önem vermek.
    Hayatın İçinde
    • Beklemeyi gerektiren durumlarda sabırlı olabilmek.
    • Acele karar vermemek.
    • Süreçlere güvenebilmek.
    İletişim
    • Arkadaşlık ilişkilerinde denge kurabilmek.
    • Sınırlarını koruyabilmek.
    • Saygılı yakınlık geliştirebilmek.
    Farkındalık
    • Zararsız ve faydalı uğraşlar edinmek.
    • Hayatını anlamlı faaliyetlerle doldurmak.
    • Boşluk hissini azaltmak.
    Sonuç
    • Çocuklara ve gençlere iyi örnek olabilmek.
    • Güzel davranışlarla iz bırakabilmek.
    • Sorumlu bir hayat yaşayabilmek.
    El-Kayyûm
    Ana Amaç
    Hayatın her alanında denge ve istikrar geliştirebilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Sessiz kalıp düşünmeye zaman ayırmak.
    • İç dünyanı tanımak.
    • Kendini gözlemlemeyi öğrenmek.
    Hayatın İçinde
    • Gerçeği araştırmak.
    • Bilgiyi sorgulayarak öğrenmek.
    • Doğruyu bulmaya çalışmak.
    İletişim
    • Geçici heveslerin etkisine kapılmamak.
    • Kalıcı değerlere yönelmek.
    • Ölçülü davranabilmek.
    Farkındalık
    • Hayatın manevi yönünü küçümsememek.
    • Uzun vadeli düşünmek.
    • Sorumluluk bilinci geliştirmek.
    Sonuç
    • Küçük sorunları büyütmeden çözebilmek.
    • Dengeli bir yaşam sürdürebilmek.
    • Sağlıklı alışkanlıklar kazanabilmek.
    El-Vâcid
    Ana Amaç
    Aileyi güven içinde büyütmek ve sahip olunan nimetlerin kıymetini bilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Her işte dürüstlük ve sorumluluk geliştirmek.
    • Vicdanını canlı tutmak.
    • Güvenilir olmak.
    Hayatın İçinde
    • Alışveriş ve günlük işlerde bilinçli davranmak.
    • Hakkaniyetli olmak.
    • İsraftan kaçınmak.
    İletişim
    • Hayatın sunduğu fırsatları değerlendirebilmek.
    • Olumlu yönleri görebilmek.
    • Umudu canlı tutabilmek.
    Farkındalık
    • Terbiyeyi ve nezaketi koruyabilmek.
    • Zor zamanlarda bile ölçülü davranmak.
    • Saygılı kalabilmek.
    Sonuç
    • İlk zorlukta yıkılmamak.
    • Dayanıklılık geliştirmek.
    • Güçlü bir karakter oluşturmak.
    El-Mâcid
    Ana Amaç
    Bilgiyi ve teknolojiyi bilinçli kullanabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Aşırılıklardan uzak durmak.
    • Ölçülü davranmayı öğrenmek.
    • Dengeli tercihler yapmak.
    Hayatın İçinde
    • Kararsızlıkları azaltmak.
    • Netleşebilmek.
    • Hayatın içinde yönünü bulabilmek.
    İletişim
    • Kimsenin hakkına girmemek.
    • Adaletli ve dürüst davranmak.
    • Güven oluşturan ilişkiler kurmak.
    Farkındalık
    • Sağlığını korumak.
    • Küçük rahatsızlıkları önemsemek.
    • Kendine dikkat etmek.
    Sonuç
    • Özlem duyduğun güzelliklere ulaşabilmek.
    • Sevdiklerinle bağlarını koruyabilmek.
    • İç huzuru geliştirebilmek.
    El-Vâhid
    Ana Amaç
    Özel hayatını korumak ve iç bütünlüğünü güçlendirmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Yalnızlıkla barışabilmek.
    • Kendinle vakit geçirebilmek.
    • İç dünyanı tanıyabilmek.
    Hayatın İçinde
    • Benzer değerleri paylaşan insanlarla karşılaşabilmek.
    • Ortak anlayış geliştirebilmek.
    • Sağlıklı ilişkiler kurabilmek.
    İletişim
    • Manevi arayışlarında ölçüyü koruyabilmek.
    • Dengeyi kaybetmemek.
    • Sorumluluk bilinciyle hareket etmek.
    Farkındalık
    • Sınırlarını koruyabilmek.
    • Gereksiz müdahalelerden uzak kalabilmek.
    • Huzurlu bir alan oluşturabilmek.
    Sonuç
    • Eğitim ve öğrenme yolculuğunu sürdürebilmek.
    • Başarıyı istikrarla koruyabilmek.
    • Gelişmeye devam edebilmek.
    Es-Samed
    Ana Amaç
    İbadetlerde, alışkanlıklarda ve hedeflerde devamlılık sağlayabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Disiplin geliştirmek.
    • Düzenli alışkanlıklar oluşturmak.
    • İstikrar kazanmak.
    Hayatın İçinde
    • Bilgiyi doğru zamanda kullanabilmek.
    • Öğrendiklerini hayatına aktarabilmek.
    • Faydalı olanı sürdürebilmek.
    İletişim
    • Aşırı samimiyetin zararlarından korunabilmek.
    • Sağlıklı sınırlar oluşturabilmek.
    • Kendini koruyabilmek.
    Farkındalık
    • Kendine özgü bir tarz geliştirebilmek.
    • Kimliğini koruyabilmek.
    • Özgün kalabilmek.
    Sonuç
    • Farkındalıkla yaşayabilmek.
    • Bilinçli seçimler yapabilmek.
    • Hayatın değerini daha iyi anlayabilmek.
    El-Kâdir
    Ana Amaç
    İyi niyetini koruyarak faydalı işler yapabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Gelecek nesiller için güzel örnekler bırakabilmek.
    • Aile değerlerini yaşatabilmek.
    • Sorumluluk duygusu geliştirmek.
    Hayatın İçinde
    • Toplum içinde gereken görevleri üstlenebilmek.
    • Üretken ve faydalı olmak.
    • Katkı sunabilmek.
    İletişim
    • Yardıma ihtiyacı olanlara destek olabilmek.
    • İyilik dileklerini paylaşabilmek.
    • Merhametli davranabilmek.
    Farkındalık
    • Hediyeleşmenin ve paylaşmanın değerini bilmek.
    • İnsanları mutlu etmeyi öğrenmek.
    • Küçük iyilikleri önemsemek.
    Sonuç
    • Takdir edilmeyi değil, faydalı olmayı öncelik hâline getirmek.
    • Güzel işler bırakabilmek.
    • Saygı kazanabilmek.
    El-Muktedir
    Ana Amaç
    Samimiyeti korumak ve duygularını olgunlukla yönetebilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Tutumlu ve bilinçli davranmak.
    • Kaynaklarını doğru kullanmak.
    • Gereksiz harcamalardan kaçınmak.
    Hayatın İçinde
    • Kıskançlık ve benzeri duygularla sağlıklı şekilde baş edebilmek.
    • Duygularını tanıyabilmek.
    • Dengeyi koruyabilmek.
    İletişim
    • Heyecanlarını doğru ifade edebilmek.
    • Sevgiyi olgun bir şekilde yaşayabilmek.
    • Duygularını yapıcı biçimde paylaşabilmek.
    Farkındalık
    • Yeteneklerinin değerini bilmek.
    • Kendini küçümsememek.
    • Potansiyelini geliştirmek.
    Sonuç
    • İç ve dış baskılardan özgürleşebilmek.
    • Kendi hayatının sorumluluğunu üstlenebilmek.
    • Bağımsız bir duruş geliştirebilmek.
    El-Mukaddim
    Ana Amaç
    Hayatın sunduğu fırsatlara açık olmak ve hayırlı olana yönelmek.
    Hazırlık Dönemi
    • İnsanlarla bir araya gelmekten çekinmemek.
    • Sosyal bağları güçlendirmek.
    • Paylaşım kültürü geliştirmek.
    Hayatın İçinde
    • Hayatına gelen güzellikleri değerlendirebilmek.
    • Kendi yolunda ilerleyebilmek.
    • Önüne çıkan fırsatları görebilmek.
    İletişim
    • Sanatın ve üretimin hayatına kattığı anlamı koruyabilmek.
    • İlhamını doğru yönlendirebilmek.
    • Kendini ifade edebilmek.
    Farkındalık
    • Kötü günlerin korkusuyla yaşamamak.
    • Umudu koruyabilmek.
    • Hayata güven geliştirebilmek.
    Sonuç
    • Onurunu ve saygınlığını koruyabilmek.
    • Kendi değerini bilmek.
    • Haysiyetli bir hayat sürdürebilmek.
    El-Muahhir
    Ana Amaç
    Zamanın değerini bilmek ve her dönemin kendi hikmetini yaşayabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Hayal kırıklıkları karşısında umudunu koruyabilmek.
    • Beklemeyi öğrenebilmek.
    • Kendine özen gösterebilmek.
    Hayatın İçinde
    • Günlerini verimli ve anlamlı yaşayabilmek.
    • Ruhsal ve bedensel bakımına önem verebilmek.
    • Sabırla ilerleyebilmek.
    İletişim
    • Psikolojik dengesini koruyabilmek.
    • Güven duygusunu güçlendirebilmek.
    • Sağlıklı ilişkiler geliştirebilmek.
    Farkındalık
    • Düşüncelerini geliştirebilmek.
    • Hatalarından ders çıkarabilmek.
    • Kendini yenileyebilmek.
    Sonuç
    • Elindekilerle yetinmeyi bilirken gelişim arzusunu da koruyabilmek.
    • Daha iyisine ulaşmak için gayret gösterebilmek.
    • Doğru zamanı sabırla bekleyebilmek.
    El-Evvel
    Ana Amaç
    Başlangıçların değerini anlayabilmek ve sağlam temeller kurabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Tarihten ve tecrübelerden ders alabilmek.
    • Bilgiyi araştırarak öğrenebilmek.
    • Geçmişin izlerini doğru okuyabilmek.
    Hayatın İçinde
    • Yanlışa sürükleyen etkilerden korunabilmek.
    • İlkelerini koruyabilmek.
    • Güvenilir bir yol izleyebilmek.
    İletişim
    • Yaşam enerjisini koruyabilmek.
    • Hedeflerine bağlı kalabilmek.
    • İnsanlara karşı samimi olabilmek.
    Farkındalık
    • Kötü niyetli kullanımlara karşı bilinçli olabilmek.
    • Haklarını koruyabilmek.
    • Kendini savunmayı öğrenebilmek.
    Sonuç
    • Dürüstlüğünü koruyabilmek.
    • Güven veren biri olabilmek.
    • Sözünde durabilmek.
    El-Ahir
    Ana Amaç
    Geleceği düşünerek yaşamak ve yaptıklarının sonucunu hesaba katabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Yaşadığı çevreye değer verebilmek.
    • Sorumluluklarını yerine getirebilmek.
    • Uzun vadeli düşünebilmek.
    Hayatın İçinde
    • Her işte anlam arayabilmek.
    • Manevi bilinci koruyabilmek.
    • Doğru tercihler yapabilmek.
    İletişim
    • Temiz niyetlerini koruyabilmek.
    • Güvene dayalı ilişkiler kurabilmek.
    • Kendini gereksiz tartışmalardan uzak tutabilmek.
    Farkındalık
    • Duygularını özgür ama dengeli yaşayabilmek.
    • İç dünyanı geliştirebilmek.
    • Kendini tanıyabilmek.
    Sonuç
    • Sürekli kendini açıklamak zorunda kalmamak.
    • Net ve sağlam bir karakter geliştirebilmek.
    • Huzurlu yaşayabilmek.
    Ez-Zahir
    Ana Amaç
    İnancını, bilincini ve farkındalığını canlı tutabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Dalgınlıktan kaçınabilmek.
    • Dikkatini koruyabilmek.
    • Bilgiyi hayatına aktarabilmek.
    Hayatın İçinde
    • Öfke ve intikam duygularını yönetebilmek.
    • İç huzuru koruyabilmek.
    • Olgun davranabilmek.
    İletişim
    • Sevinç ve heyecanı ölçülü yaşayabilmek.
    • Duygularını dengeli ifade edebilmek.
    • İnsanlarla yapıcı ilişkiler kurabilmek.
    Farkındalık
    • Olayların bütününü görebilmek.
    • Kavramlar arasında denge kurabilmek.
    • Hayatı anlamlı okuyabilmek.
    Sonuç
    • Kalıcı dostluklar kurabilmek.
    • Sevgiyi ve vefayı yaşayabilmek.
    • Güvenilir ilişkiler sürdürebilmek.
    El-Batın
    Ana Amaç
    İç dünyanı güçlendirmek ve manevi derinlik kazanabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Karışıklık anlarında sakin kalabilmek.
    • Acele karar vermemek.
    • İç sesini dinleyebilmek.
    Hayatın İçinde
    • Uzun vadeli çözümler üretebilmek.
    • Sabırla ilerleyebilmek.
    • Gereksiz kayıplardan korunabilmek.
    İletişim
    • Sırlarını koruyabilmek.
    • Güven inşa edebilmek.
    • Mahremiyet sınırlarına saygı gösterebilmek.
    Farkındalık
    • Kendini geliştirmeye devam edebilmek.
    • Güzel ahlakı koruyabilmek.
    • İç zenginlik oluşturabilmek.
    Sonuç
    • Güvenilir dostlar kazanabilmek.
    • Sağlam ilişkiler kurabilmek.
    • Yalnız kalmadan güçlü olabilmek.
    El-Vâlî
    Ana Amaç
    Dünyada iyilik üretmek ve insanlara faydalı olabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Dünyayı tanımaya çalışmak.
    • Farklı kültürlere saygı göstermek.
    • Öğrenmeye açık olmak.
    Hayatın İçinde
    • Arkadaşlık ilişkilerine değer vermek.
    • İnsanlarla iyi geçinebilmek.
    • Yardımlaşmayı önemsemek.
    İletişim
    • Zayıf yönlerini tanıyabilmek.
    • Kendini geliştirebilmek.
    • Hayatla daha bilinçli baş edebilmek.
    Farkındalık
    • Acele duyguların etkisinde kalmamak.
    • Zamanı doğru değerlendirebilmek.
    • Kararlarını olgunlukla verebilmek.
    Sonuç
    • Pişmanlıkla değil bilinçle hareket edebilmek.
    • Kararlarının sorumluluğunu alabilmek.
    • Daha huzurlu yaşayabilmek.
    El-Müteâlî
    Ana Amaç
    Yüksek idealleri ve temiz duyguları koruyabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Manevi değerlerini canlı tutabilmek.
    • Öğrenmeye açık kalabilmek.
    • Kendini geliştirmeye devam edebilmek.
    Hayatın İçinde
    • Açık fikirli olabilmek.
    • Farklı düşünceleri anlayabilmek.
    • Bilgiyi saygıyla karşılayabilmek.
    İletişim
    • Resmî ve sosyal ortamlarda başarılı olabilmek.
    • Kendini doğru ifade edebilmek.
    • Saygın bir duruş geliştirebilmek.
    Farkındalık
    • Korkuların hayatını yönetmesine izin vermemek.
    • Cesaret ve sağduyu arasında denge kurabilmek.
    • Kendine güvenebilmek.
    Sonuç
    • Güzel sohbetler kurabilmek.
    • İnsanlarla anlamlı bağlar geliştirebilmek.
    • Nezaket ve bilgiyi bir arada taşıyabilmek.
    El-Berr
    Ana Amaç
    İyilikleri çoğaltmak ve güzel davranışların hayatına yön vermesini sağlamak.
    Hazırlık Dönemi
    • Önemli konuları araştırmak.
    • Bilgiye değer vermek.
    • Doğruyu öğrenmeye gayret etmek.
    Hayatın İçinde
    • İç huzurunu koruyabilmek.
    • Kendini yenileyebilmek.
    • Hayatına iyilik katabilmek.
    İletişim
    • İnsanların ve hayvanların duygularına saygı göstermek.
    • Şefkatli ve anlayışlı davranabilmek.
    • Merhameti günlük hayatın bir parçası yapmak.
    Farkındalık
    • Zarif ve görgülü davranabilmek.
    • İnceliği koruyabilmek.
    • Güzel ahlak geliştirebilmek.
    Sonuç
    • Emek verdiğin alanlarda değer görmek.
    • Toplum içinde faydalı ve saygın bir yer edinmek.
    • İyilikle anılabilmek.
    Et-Tevvâb
    Ana Amaç
    Hataları fark edip kendini geliştirebilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Kendini dürüstçe değerlendirebilmek.
    • Eksiklerini görebilmek.
    • Yanlışlardan ders çıkarabilmek.
    Hayatın İçinde
    • Zararlı alışkanlıklardan uzak durabilmek.
    • Vicdanını canlı tutabilmek.
    • Doğru yolda kalabilmek.
    İletişim
    • Yeteneklerini ölçülü kullanabilmek.
    • Başarı karşısında tevazuyu koruyabilmek.
    • Sınırlarını bilmek.
    Farkındalık
    • Kırıcı davranışlar karşısında hakkını uygun yollarla arayabilmek.
    • Öfkeyle hareket etmemek.
    • Adalet duygusunu koruyabilmek.
    Sonuç
    • Aklını ve bilgini doğru kullanabilmek.
    • Bilinçli kararlar verebilmek.
    • Kendini geliştirmeye devam edebilmek.
    El-Müntekim
    Ana Amaç
    Haksızlık karşısında duyarlılığını koruyabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • İsyan ve taşkınlıktan uzak durabilmek.
    • Sorumluluklarını yerine getirebilmek.
    • Sabırlı olabilmek.
    Hayatın İçinde
    • Zan ve yanlış anlaşılmalardan korunabilmek.
    • Dürüstlüğünü koruyabilmek.
    • Güvenilir olmak.
    İletişim
    • Tevazu ve tedbiri elden bırakmamak.
    • Gücünü ölçülü kullanabilmek.
    • Adaletli davranabilmek.
    Farkındalık
    • İşini sevgi ve emekle yapabilmek.
    • Üretirken anlam bulabilmek.
    • Gayretini koruyabilmek.
    Sonuç
    • Hayatın içinde yapıcı çözümler üretebilmek.
    • İnsanlara faydalı olabilmek.
    • Doğruluktan ayrılmamak.
    El-Afuvv
    Ana Amaç
    Affetmeyi öğrenmek ve kalbini gereksiz yüklerden arındırmak.
    Hazırlık Dönemi
    • İnsanların hatalarını büyütmemek.
    • Kırgınlıkları taşımamak.
    • Hoşgörüyü geliştirmek.
    Hayatın İçinde
    • Günlük işlerini kolaylıkla sürdürebilmek.
    • Gereksiz yüklerden kurtulabilmek.
    • İç huzurunu koruyabilmek.
    İletişim
    • İyilik yaparken insanlardan uzaklaşmamak.
    • Toplumla bağlarını koruyabilmek.
    • Yardımlaşma ruhunu canlı tutabilmek.
    Farkındalık
    • Duanın ve iyiliğin değerini bilmek.
    • Manevi yönünü güçlendirebilmek.
    • Şükretmeyi öğrenebilmek.
    Sonuç
    • Olayları daha sağlıklı değerlendirebilmek.
    • Yanlış yorumlardan korunabilmek.
    • Daha geniş bir bakış açısı geliştirebilmek.
    Er-Raûf
    Ana Amaç
    Her zorluğun bir çözümü olduğunu hatırlayabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Kurduğun düzeni koruyabilmek.
    • Hayatındaki dengeyi sürdürebilmek.
    • Sabırlı davranabilmek.
    Hayatın İçinde
    • Kendine uygun bir yol seçebilmek.
    • Yeteneklerini değerlendirebilmek.
    • Doğru alanlara yönelebilmek.
    İletişim
    • Zarafeti ve ölçüyü koruyabilmek.
    • Sahip olduklarını bilinçli kullanabilmek.
    • Gösterişten uzak kalabilmek.
    Farkındalık
    • İnsanları anlayışla karşılayabilmek.
    • Empati geliştirebilmek.
    • Şefkatli olabilmek.
    Sonuç
    • Gereksiz ayrıntılar arasında kaybolmamak.
    • Büyük resmi görebilmek.
    • Hayatını sadeleştirebilmek.
    Mâlikü'l-Mülk
    Ana Amaç
    Sahip olduklarının değerini bilmek ve huzurlu bir hayat kurabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Ev hayatını güzelleştirmek.
    • Düzenli bir yaşam alanı oluşturmak.
    • Huzuru korumak.
    Hayatın İçinde
    • Sorumluluklarını bilinçle yerine getirebilmek.
    • Canlılara karşı merhametli olmak.
    • Emanet bilinci geliştirmek.
    İletişim
    • Kolaya kaçmadan çalışabilmek.
    • Emeğe değer vermek.
    • Üretken olmak.
    Farkındalık
    • Korku ve olumsuzluk yaymamak.
    • Yapıcı bir bakış açısı geliştirmek.
    • Umudu koruyabilmek.
    Sonuç
    • Kendini kaybetmeden ilerleyebilmek.
    • Dengeli yaşayabilmek.
    • Huzurunu koruyabilmek.
    Zü'l-Celâli ve'l-İkrâm
    Ana Amaç
    Saygınlık, nezaket ve güzel ilişkiler geliştirebilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Sorumluluk almaya hazırlanmak.
    • Kendini geliştirmek.
    • Güvenilir olmak.
    Hayatın İçinde
    • İnsanlarla iyi geçinebilmek.
    • Saygı ve nezaketi koruyabilmek.
    • İtibarını güzel davranışlarla kazanabilmek.
    İletişim
    • İnsanların ve hayvanların duygularına duyarlı olabilmek.
    • Merhameti hayatın parçası hâline getirebilmek.
    • Empati geliştirebilmek.
    Farkındalık
    • Toplumsal algıların etkisini doğru değerlendirebilmek.
    • Acele hüküm vermemek.
    • Adaletli davranabilmek.
    Sonuç
    • Haksız suçlamalardan uzak kalabilm
    El-Ganiyy
    Ana Amaç
    Hayırlı işlerde gayret göstermek ve gerçek ihtiyaçlarını fark edebilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Başarıların kıymetini bilmek.
    • Sahip olduklarına şükretmek.
    • Gereksiz isteklerle oyalanmamak.
    Hayatın İçinde
    • İhtiyaç ile arzuyu ayırt edebilmek.
    • Kanaat ve denge geliştirmek.
    • İç zenginliği keşfetmek.
    İletişim
    • Sessizlik içinde tefekkür edebilmek.
    • Adalet duygusunu koruyabilmek.
    • Ölçülü ilişkiler kurabilmek.
    Farkındalık
    • Sınırlarını koruyabilmek.
    • Kendine saygı göstermek.
    • Duruşunu muhafaza etmek.
    Sonuç
    • Yardımı yalnız Allah'tan beklemek.
    • Güven duygusunu güçlendirmek.
    • Manevi bağı kuvvetlendirmek.
    El-Muğnî
    Ana Amaç
    Başkalarının etkisinde kalmadan yoluna devam edebilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Geleceğe hazırlıklı olmak.
    • Düzen kurabilmek.
    • Kararlı davranabilmek.
    Hayatın İçinde
    • Kendine yetebilmeyi öğrenmek.
    • İrade geliştirmek.
    • Bağımsız düşünmek.
    İletişim
    • Özel hayatına sahip çıkabilmek.
    • Mahremiyeti koruyabilmek.
    • Sınırlarını belirleyebilmek.
    Farkındalık
    • Bedensel ve ruhsal sağlığı önemsemek.
    • Kendini ihmal etmemek.
    • Dengeyi korumak.
    Sonuç
    • Sorunlar karşısında dayanıklı olmak.
    • Gereksiz yüklerden uzak kalmak.
    • Huzurlu yaşayabilmek.
    El-Mâni'
    Ana Amaç
    Düşünerek hareket etmek ve kendini koruyabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Karar vermeden önce değerlendirmek.
    • Aceleci davranmamak.
    • Ölçülü olmak.
    Hayatın İçinde
    • İnsanlarla doğru iletişim kurabilmek.
    • Yerinde konuşabilmek.
    • Dengeyi koruyabilmek.
    İletişim
    • Kaygıların esiri olmamak.
    • Sağlıklı düşünmek.
    • Güven içinde yaşayabilmek.
    Farkındalık
    • Şımarıklık ve aşırılıktan uzak durmak.
    • Tevazuyu korumak.
    • Kendini geliştirmek.
    Sonuç
    • Ev ve aile huzurunu güçlendirmek.
    • İç dinginliği korumak.
    • Daha bilinçli yaşamak.
    Ed-Dârr
    Ana Amaç
    Kötü alışkanlıklardan ve zararlı davranışlardan uzaklaşmak.
    Hazırlık Dönemi
    • Nefisle mücadele etmek.
    • Zararlı etkilerden korunmak.
    • Doğru seçimler yapmak.
    Hayatın İçinde
    • Sağlığı korumak.
    • Kendine dikkat etmek.
    • İyi alışkanlıklar geliştirmek.
    İletişim
    • Toplumsal baskılar karşısında yıpranmamak.
    • Kendin olabilmek.
    • Ölçülü davranabilmek.
    Farkındalık
    • Kişisel sınırlarını korumak.
    • Değerlerini muhafaza etmek.
    • Kendine sadık kalmak.
    Sonuç
    • Doğru bildiğinden ayrılmamak.
    • İlkelerine bağlı kalmak.
    • Güvenle ilerlemek.
    En-Nâfi'
    Ana Amaç
    Faydalı insanlarla ve faydalı işlerle buluşabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Üretken olmaya çalışmak.
    • Yeteneklerini geliştirmek.
    • Kendine güvenmek.
    Hayatın İçinde
    • Huzurlu ilişkiler kurabilmek.
    • Aile bağlarını güçlendirmek.
    • Güven ortamı oluşturmak.
    İletişim
    • Zarafeti ve güzelliği fark edebilmek.
    • Kendine uygun olanı seçebilmek.
    • İncelik geliştirmek.
    Farkındalık
    • Umudu canlı tutmak.
    • Hayata olumlu bakabilmek.
    • Şevkle yaşayabilmek.
    Sonuç
    • Hayatı sevinçle karşılamak.
    • Mutluluğu paylaşabilmek.
    • Güzel anılar biriktirmek.
    En-Nûr
    Ana Amaç
    Hakikati, güzelliği ve aydınlığı görebilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Güzellikleri fark etmek.
    • İyiliği çoğaltmak.
    • Şükretmek.
    Hayatın İçinde
    • Aydınlık bir bakış açısı geliştirmek.
    • İyiliği yayabilmek.
    • Umudu korumak.
    İletişim
    • Doğrularını yapıcı biçimde ifade edebilmek.
    • Faydalı olmaya çalışmak.
    • Samimiyeti korumak.
    Farkındalık
    • Kaybettiklerine değil sahip olduklarına odaklanmak.
    • Aradığını bulabilmek.
    • Değer bilmek.
    Sonuç
    • Güven ve sadakat üzerine ilişkiler kurabilmek.
    • İç huzura ulaşabilmek.
    • Kalıcı güzellikler bırakabilmek.
    El-Hâdî
    Ana Amaç
    Kendi yolunu bilinçli ve kararlı şekilde sürdürebilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Günlük hayatın sorumluluklarını yerine getirmek.
    • Dikkatli davranmak.
    • Tedbirli olmak.
    Hayatın İçinde
    • Odaklanabilmek.
    • Amaçlarını netleştirmek.
    • Kararlılığını korumak.
    İletişim
    • Doğruyu ararken sabırlı olmak.
    • Öğrenmeye açık kalmak.
    • Hakikatin peşinden gitmek.
    Farkındalık
    • Sağlığı korumak.
    • Dengeli yaşamak.
    • Kendine iyi bakmak.
    Sonuç
    • Sakıncalı işlerden uzak kalmak.
    • Güvenli bir hayat sürmek.
    • Doğru yolda ilerlemek.
    El-Bedî'
    Ana Amaç
    Yenilikçi, özgün ve üretken olabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Kendini geliştirmek.
    • Topluma katkı sunmak.
    • Yeni fikirler üretmek.
    Hayatın İçinde
    • Yaratıcılığı beslemek.
    • Farklı bakış açıları geliştirmek.
    • Üretmeye devam etmek.
    İletişim
    • Faydasız işlerden uzak durmak.
    • Zamanı verimli kullanmak.
    • Anlamlı ilişkiler kurmak.
    Farkındalık
    • Hoşgörülü olmak.
    • İlkelerinden taviz vermemek.
    • Ölçülü davranmak.
    Sonuç
    • Yanılgılardan korunmak.
    • Sağlam kararlar verebilmek.
    • Üretken kalabilmek.
    El-Bâkî
    Ana Amaç
    Kalıcı değerlere önem vermek.
    Hazırlık Dönemi
    • Verilen sözleri tutmak.
    • Güvenilir olmak.
    • Dürüst yaşamak.
    Hayatın İçinde
    • Bilgi ve kültürü geliştirmek.
    • Kendini sürekli yenilemek.
    • Manevi yönünü güçlendirmek.
    İletişim
    • İnsanlara saygıyla yaklaşmak.
    • Nezaketi korumak.
    • Güzel konuşmak.
    Farkındalık
    • İnançlarını bilinçli yaşamak.
    • Değerlerine sahip çıkmak.
    • Tutarlı olmak.
    Sonuç
    • Kırgınlıkları büyütmeden yaşayabilmek.
    • Huzuru koruyabilmek.
    • Kalıcı izler bırakabilmek.
    El-Vâris
    Ana Amaç
    Manevi huzuru ve kalıcı değerleri hayatında yaşatabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Hak ve sorumluluklarını öğrenmek.
    • Emanet bilinci geliştirmek.
    • Düzenli ve planlı olmak.
    Hayatın İçinde
    • İşlerini takip edebilmek.
    • Organizasyon ve koordinasyonu güçlendirmek.
    • Sorumluluklarını yerine getirmek.
    İletişim
    • Tecrübeli ve faydalı insanlardan öğrenebilmek.
    • Başarının ardındaki emeği görebilmek.
    • İnsan ilişkilerinde saygıyı korumak.
    Farkındalık
    • Haksızlığa karşı bilinçli olmak.
    • Adalet duygusunu korumak.
    • Hakkını ve başkalarının hakkını gözetmek.
    Sonuç
    • Güvenli ve huzurlu ortamlarda bulunabilmek.
    • Hayatını sağlam temeller üzerine kurabilmek.
    • Manevi dengeyi koruyabilmek.
    Er-Reşîd
    Ana Amaç
    Doğru kararlar verebilmek ve hedeflerine bilinçli şekilde ilerleyebilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Kaygıları yönetebilmek.
    • Kendine güvenebilmek.
    • Sağlıklı düşünmek.
    Hayatın İçinde
    • Yaşam kalitesini korumak.
    • İmkanlarını doğru değerlendirmek.
    • Dengeyi sürdürmek.
    İletişim
    • İnsanlarla güzel ve yapıcı iletişim kurabilmek.
    • Selamı ve nezaketi yayabilmek.
    • Saygılı davranabilmek.
    Farkındalık
    • Varlığı bir emanet olarak görebilmek.
    • Sahip olduklarını hayırlı alanlarda kullanabilmek.
    • Şükür duygusunu geliştirmek.
    Sonuç
    • İnanç ve değerlerine uygun yaşayabilmek.
    • Doğru yolu tercih edebilmek.
    • Hikmetli seçimler yapabilmek.
    Es-Sabûr
    Ana Amaç
    Sabırla, olgunlukla ve metanetle yaşayabilmek.
    Hazırlık Dönemi
    • Zorluklar karşısında dayanıklı olmak.
    • Acele karar vermemek.
    • Sonuçları beklemeyi öğrenmek.
    Hayatın İçinde
    • Hatalardan ders çıkarabilmek.
    • Toplumsal kurallara saygı gösterebilmek.
    • Kendini geliştirmeye devam etmek.
    İletişim
    • Her insanın farklı olduğunu kabul edebilmek.
    • Anlaşılmaya çalışırken karşı tarafı da anlayabilmek.
    • Empati kurabilmek.
    Farkındalık
    • Peygamberlerin örnekliğinden ilham almak.
    • Manevi hayatı güçlendirmek.
    • İç huzurunu korumak.
    Sonuç
    • Görgü ve nezaket kurallarına uygun yaşayabilmek.
    • Sabırla olgunlaşabilmek.
    • Güçlü bir karakter geliştirebilmek.
    Genel Sonuç
    Bu isimlerin ortak mesajı:
    • Kendini tanımak,
    • İnsanlara faydalı olmak,
    • Adaletli davranmak,
    • İyiliği çoğaltmak,
    • Sabırlı ve dengeli yaşamak,
    • Hayatı bilinçle sürdürmek,
    • Manevi gelişimi ihmal etmemek,
    • Sevgi, merhamet ve hikmeti korumaktır.
    Hayatın her döneminde amaç; korkuyla değil bilinçle, öfkeyle değil adaletle, karamsarlıkla değil
    umutla yürüyebilmektir

  • Romantikos Favorites
    Romantikos Favorites

    İbn Abbâs (ra) anlatıyor:
    “Resûlullah (sav) buyurdular ki: Bu gece Rabbimden
    bir (melek, elçi olarak) geldi. Bir rivayette ise şöyle demiştir:
    “Rabbim bana en güzel bir surette geldi” ve: Ey Muhammed.”
    dedi. “Buyur Rabbim, emrindeyim.” dedim. “Mele’i A’la (da bu
    lunanların) nelerde yarıştıklarını biliyor musun dedi. “Hayır”
    dedim. Bunun üzerine elini omuzlarımın arasına koydu. Hatta
    onun serinliğini göğüslerimde hissettim.”

  • Romantikos Favorites
    Romantikos Favorites

    Evet. **Teğabün 64:15** ayetindeki "fitne" kelimesi burada günlük dildeki "kavga çıkarmak" anlamında değil, **imtihan, sınanma, deneme** anlamındadır.

    ### Teğabün 64:15

    **Arapça**

    > إِنَّمَا أَمْوَالُكُمْ وَأَوْلَادُكُمْ فِتْنَةٌ ۚ وَاللَّهُ عِندَهُ أَجْرٌ عَظِيمٌ

    **Okunuşu**

    > *İnnemâ emvâlukum ve evlâdukum fitneh. Vallâhu indehû ecrun azîm.*

    **Türkçesi**

    > "Mallarınız ve çocuklarınız ancak birer fitnedir (imtihandır). Büyük mükâfat ise Allah katındadır."

    ---

    ### Buradaki "fitne" ne demek?

    Arapçada **fitne** kelimesinin kök anlamlarından biri:

    > Altının ateşe tutulup saf olup olmadığının ortaya çıkarılmasıdır.

    Yani:

    * Sınama,
    * Deneme,
    * Gerçeği ortaya çıkaran test.

    Bu ayette:

    **Mal**
    ve
    **çocuklar**

    kötü şeyler olarak değil, insanın karakterini ortaya çıkaran imtihanlar olarak anlatılıyor.

    ---

    ### Mal nasıl fitne olabilir?

    Örneğin:

    * Parayı helal mi haram mı kazanıyorum?
    * Zenginleşince kibirleniyor muyum?
    * Başkalarının hakkını gözetiyor muyum?
    * Para uğruna adaletten vazgeçiyor muyum?

    Bu sorular malın "fitne" yani sınav olmasına örnektir.

    ---

    ### Çocuk nasıl fitne olabilir?

    Örneğin:

    * Çocuğuma karşı adil miyim?
    * Onun sevgisi yüzünden yanlışları görmezden geliyor muyum?
    * Onu yetiştirirken doğru davranıyor muyum?
    * Onun başarısını kendi gururum için mi kullanıyorum?

    Bunlar da sınavdır.

    ---

    ### Kur'an'da fitnenin farklı anlamları

    Bu yüzden senin yazdığın ayetlerde aynı kelime geçse de anlam her yerde aynı değildir:

    Ayet Fitne anlamı

    Bakara 191, 217 Baskı, zulüm, insanları dinlerinden döndürmeye çalışma
    Enfâl 25 Toplumu sarsan büyük kargaşa ve sonuçları
    Teğabün 15 İmtihan, sınanma
    Yine bazı ayetlerde | Aldanma, deneme, sınav



    İlginç bir nokta da şu:

    Sen daha önce **eser bırakmak**, **sevgi**, **itibar**, **mal mülk**, **telif hakkı**, **başarı** gibi konular sordun. Kur'an'ın bakışında bunların hepsi bir yönüyle nimet olabilir; ama aynı zamanda **fitne**, yani kişinin karakterini ortaya çıkaran bir sınav da olabilir.

    Bu yüzden Teğabün 64:15'in mesajı kabaca:

    > "Mal da evlat da değerlidir; fakat onları amaç hâline getirip asıl ölçüyü unutma. Çünkü onlar aynı zamanda seni sınayan şeylerdir."

    şeklinde özetlenebilir.

  • Romantikos Favorites
    Romantikos Favorites

    "Sen af yolunu tut, iyiliği emret ve cahillere aldırış etme."


    AMİN.

  • Romantikos Favorites
    Romantikos Favorites

    Eğer bir kişi "türküler şeytanı dürter", "şu müzik kesin şeytanidir" gibi iddialar ortaya atıyorsa, bunun doğru olup olmadığını değerlendirmek için Kur'an'da bir delil olup olmadığına bakmak gerekir.

    Kur'an'da:

    * Türkülerden,
    * Halk hikâyelerinden,
    * Mızıka, saz, gitar gibi belirli enstrümanlardan,

    doğrudan bahseden ve bunları şeytanla ilişkilendiren açık bir ayet yoktur.

    Kur'an'ın eleştirdiği şey daha çok:

    * Yalan,
    * İftira,
    * İnsanları Allah yolundan alıkoymak,
    * Kibir,
    * Zulüm,
    * Ahlaksızlık,
    * Haksız kazanç,
    * Dini istismar etmektir.

    Bu nedenle bir kimse Allah adına kesin hükümler veriyorsa, Kur'an şu konuda uyarır:

    ### Nahl 16:116

    **Arapça**

    > وَلَا تَقُولُوا لِمَا تَصِفُ أَلْسِنَتُكُمُ الْكَذِبَ هَٰذَا حَلَالٌ وَهَٰذَا حَرَامٌ لِتَفْتَرُوا عَلَى اللَّهِ الْكَذِبَ

    **Okunuşu**

    > *Ve lâ tekûlû limâ tesifu elsinetukumul-kezibe hâzâ helâlun ve hâzâ harâmun li tefterû alallâhil-kezib.*

    **Anlamı**

    > "Dillerinizin yalan yere nitelendirmesiyle 'şu helaldir, şu haramdır' demeyin; sonra Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz."

    Yani Kur'an, Allah adına konuşurken çok dikkatli olunmasını ister.

    Öte yandan, bir türkünün veya müziğin içeriği önemlidir. Bir eser:

    * İyiliğe çağırabilir,
    * Teselli verebilir,
    * Aşkı anlatabilir,
    * Bir halkın hafızasını taşıyabilir,

    ya da tam tersine zararlı mesajlar içerebilir. Kur'an'ın yaklaşımı genellikle biçimden çok içerik ve sonuç üzerinedir.

    Bu yüzden bir kişinin, hiçbir açık delil göstermeden bütün türküleri veya bütün müzikleri "şeytan işi" ilan etmesi ile, belirli bir eserin içeriğini eleştirmesi aynı şey değildir.

    Böyle durumlarda okunabilecek güzel bir dua da şudur:

    ### Âl-i İmrân 3:8

    **رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا**

    **Okunuşu**

    > *Rabbenâ lâ tuziğ kulûbenâ ba'de iz hedeytenâ.*

    **Anlamı**

    > "Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme."

    Ve yine:

    ### Kasas 28:21

    > *Rabbi neccinî minel-kavmiz-zâlimîn.*
    >
    > "Rabbim! Beni zalimler topluluğundan kurtar."

    Bu dualar, başkaları hakkında hüküm vermekten çok, kişinin kendi doğruluğunu ve dengesini korumasına yöneliktir.

  • Romantikos Favorites
    Romantikos Favorites

    Eğer kastettiğin şey, insanların başkalarının hayatına müdahale etmesi, iftira atması, dedikodu yapması, ilişki veya evlilik konularını istismar etmesi ya da dini kendi çıkarları için kullanmasıysa; Kur'an'da bunlara karşı okunabilecek dualar vardır.

    ### Haksızlık ve zulme karşı

    #### Kasas 28:21

    **رَبِّ نَجِّنِي مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ**

    **Okunuşu**

    > *Rabbi neccinî minel-kavmiz-zâlimîn.*

    **Anlamı**

    > "Rabbim! Beni zalimler topluluğundan kurtar."

    ---

    ### İftiraya ve kötü sözlere karşı

    #### Mü'minûn 23:97-98

    **رَبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطِينِ ۝ وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَنْ يَحْضُرُونِ**

    **Okunuşu**

    > *Rabbi eûzü bike min hemezâtiş-şeyâtîn. Ve eûzü bike rabbi en yahdurûn.*

    **Anlamı**

    > "Rabbim! Şeytanların dürtülerinden sana sığınırım. Rabbim! Onların yanımda bulunmalarından da sana sığınırım."

    ---

    ### Baskı ve zarar veren kimselere karşı

    #### Şuarâ 26:169

    **رَبِّ نَجِّنِي وَأَهْلِي مِمَّا يَعْمَلُونَ**

    **Okunuşu**

    > *Rabbi neccinî ve ehlî mimmâ ya'melûn.*

    **Anlamı**

    > "Rabbim! Beni ve ailemi onların yaptıklarından kurtar."

    ---

    ### Kalbin bozulmaması için

    #### Âl-i İmrân 3:8

    **رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا**

    **Okunuşu**

    > *Rabbenâ lâ tuziğ kulûbenâ ba'de iz hedeytenâ.*

    **Anlamı**

    > "Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme."

    ---

    Kur'an'ın yaklaşımında dikkat çekici bir nokta vardır: İnsanların dedikodusu, iftirası, istismarı veya kötü niyeti karşısında odak genellikle **"onlara ne olsun?"** değil, **"beni onların şerrinden koru, beni onların yaptığına benzetme"** şeklindedir.

    Senin daha önce önem verdiğin ayetlerden biriyle birleştirirsek:

    > **"Birbirinizin gizli hâllerini araştırmayın."** (Hucurât 49:12)

    ve

    > **"Şüphesiz şeytan sizin düşmanınızdır; siz de onu düşman edinin."** (Fâtır 35:6)

    Bu iki ayet birlikte, insanların mahremiyetini ihlal eden, iftira ve dedikodu üreten davranışların Kur'an'da hoş görülmediğini; asıl mücadelenin de bu tür kötülüklere karşı ahlakı korumak olduğunu hatırlatır.

  • Romantikos Favorites
    Romantikos Favorites

    Halk hikayelerindeki türküler, anlatının duygu yükünü taşıyan ve olayların gidişatını belirleyen manzum (şiirsel) parçalardır. Hikaye içinde düz konuşmaların yerini duyguların zirveye çıktığı anlarda türküler alır.Halk Hikayelerinde Türkünün Yeri ve ÖzellikleriDuygu ve Coşku: Kahramanlar aşk, ayrılık, ölüm veya hasret gibi yoğun duyguları dile getirmek için saz eşliğinde türkü söylerler.Olayları Bağlama: Hikayenin akışını hızlandırır veya durdurup o anki ruh halini derinleştirir.Nazım-Nesir Karışımı: Halk hikayeleri düz yazı (nesir) ile anlatılır, ancak heyecanlı yerlerde şiir/türkü (nazım) devreye girer. Genellikle aşıklama, semai veya divan tarzında söylenirler.Ortak Bilinç: Aşıklar bu türküleri nesilden nesile aktararak hikayenin kalıcılığını sağlar.Önemli Halk Hikayeleri ve İçindeki TürkülerKerem ile Aslı: Kerem’in Aslı’ya duyduğu yanık aşkı anlatan "Kardan Aydınlık", "Cebe Çıktım" gibi pek çok türkü bulunur.Köroğlu: Bolu Beyi'ne karşı mücadelenin anlatıldığı kolda "Tüfek İcat Oldu Mertlik Bozuldu", "Kiziroğlu Mustafa Bey" gibi efsanevi türküler yer alır.Arzu ile Kamber: Ayrılığın ve hüzünlü sonun işlendiği bu hikayede kahramanların dillerinden düşmeyen ağıt niteliğinde türküler vardır.Tahir ile Zühre: Zindanlarda ve imkansızlıklar içinde söylenen hasret dolu türküler hikayenin temel taşıdır.


    halk hikayesiyle aşk ve tanışma konusunu ayırmış




    Evet, dikkatli bakınca Kur'an bu temaları aynı şey gibi sunmuyor.

    Senin verdiğin ayetlerde iki ayrı alan var:

    ### 1. Tanışma (li-teârafû)

    **Hucurât 49:13**

    > "Sizi halklara ve kabilelere ayırdık ki birbirinizi tanıyasınız."

    Buradaki konu:

    * İnsan toplulukları,
    * Soylar,
    * Kabileler,
    * Halklar,
    * Kimlikler.

    Yani sosyal dünyadaki tanışma ve birbirini bilme.

    ---

    ### 2. Eserler ve izler (âsâr)

    **Yâsîn 36:12**

    > "Onların yaptıklarını ve bıraktıkları eserleri yazarız."

    Buradaki konu:

    * İnsanın etkisi,
    * Ardında bıraktığı miras,
    * İyilik veya kötülük,
    * Bilgi,
    * Kültür,
    * Eser.

    Bu başka bir başlık.

    ---

    ### 3. Sevgi ve eşler

    Kur'an aşkı veya eşler arasındaki sevgiyi ise daha farklı bir kavramla anlatır:

    ### Rûm 30:21

    > **"Size kendi nefislerinizden eşler yaratması ve aranıza sevgi (meveddet) ve merhamet koyması da O'nun ayetlerindendir."**

    Burada:

    * Tanışma değil,
    * Eser değil,
    * Doğrudan sevgi ve yakınlık konusu var.

    ---

    Bu yüzden Kur'an'da kabaca şöyle bir ayrım görülebilir:

    | Konu | Ana kavram |
    | --------------------------------- | ----------------------- |
    | İnsanların birbirini bilmesi | **Teâruf (tanışma)** |
    | İnsanların geride bıraktığı izler | **Âsâr (eserler)** |
    | Eşler arasındaki sevgi | **Meveddet ve rahmet** |
    | İnsanların gönüllerde sevilmesi | **Vudd** (Meryem 19:96) |

    Mesela bir halk hikâyesi ilginç bir yerde duruyor:

    * Hikâyenin kendisi **eser** olabilir.
    * Hikâye insanları birbirine **tanıtabilir**.
    * Hikâyede **aşk** anlatılabilir.

    Ama Kur'an'ın kullandığı kavramlar açısından bunlar aynı şey değildir.

    Bu nedenle senin sezgin doğru: Kur'an'da **"tanışma"**, **"aşk/sevgi"** ve **"eser bırakma"** birbirine temas eden ama ayrı anlam alanları olan kavramlardır. Bir insan bir eser bırakabilir ama sevilmeyebilir; sevilebilir ama büyük eser bırakmayabilir; tanınabilir ama gerçek anlamda sevilmeyebilir. Kur'an bunları tek kavram altında toplamaz.

  • Romantikos Favorites
    Romantikos Favorites

    Evet, dikkat çektiğin nokta çok ilginç. Kur'an'da **"eser" (âsâr)** kavramı sadece bina veya sanat eseri anlamında kullanılmaz; insanın ardından bıraktığı **iz, etki, miras, sonuç** anlamlarına da gelir.

    İlk verdiğin ayet özellikle önemlidir:

    ### Yâsîn 36:12

    > **?????? ?????? ??????? ??????????? ?????????? ??? ????????? ????????????**
    >
    > *İnnâ nahnu nuhyil-mevtâ ve nektubu mâ kaddemû ve âsârahum.*

    **Anlamı:**

    > "Şüphesiz ölüleri biz diriltiriz. Onların önden gönderdiklerini de, bıraktıkları eserleri/izleri de yazarız."

    Buradaki **"âsârahum"** kelimesi çok geniştir:

    * Bir kitap,
    * Bir okul,
    * Bir yetiştirdiği insan,
    * Bir türkü,
    * Bir fikir,
    * Bir iyilik,
    * Bir kötülük,
    * Bir gelenek,
    * Bir yol açma,

    hepsi buna dahil edilebilir.

    Bu yüzden bazı tefsirlerde ayet şöyle açıklanır:

    > İnsan öldükten sonra da etkisi sürüyorsa, o etki kayda geçmeye devam eder.

    Senin "halk hikâyesi", "aileyle paylaşmak", "aşka teselli olan eser", "Kur'an okumaya vesile olmak" örneklerin bu yorumla oldukça uyumlu.

    ---

    Sonra verdiğin diğer ayet:

    ### Mü'min (Gafir) 40:21

    > "Kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmazlar mı? Onlar güççe daha kuvvetli ve yeryüzündeki eserleri bakımından daha üstündüler..."

    Burada "eser" daha çok:

    * Şehirler,
    * Medeniyetler,
    * Yapılar,
    * Güç gösterileri,

    anlamında kullanılıyor.

    Yani Kur'an şunu söylüyor:

    > "Büyük eserler bıraktılar ama bu eserler onları hesap gününden kurtarmadı."

    Bu, eserin değersiz olduğu anlamına gelmez; eserin tek başına kurtuluş garantisi olmadığı anlamına gelir.

    ---

    Bir de dikkat çektiğin ayet:

    ### Ahkâf 46:4

    > "Eğer doğru söylüyorsanız bana bu Kur'an'dan önce bir kitap veya ilimden bir eser getirin."

    Buradaki "eser" (*esâretin min ilm*) daha çok:

    > Bilimsel dayanak, bilgi izi, delil, bilgi mirası

    anlamında kullanılmıştır.

    Yani burada eser = **kanıt**.

    ---

    Ve Firavun ile ilgili:

    ### A'râf 7:137

    > "Biz Firavun ve kavminin yaptıkları sanat eserlerini ve kurdukları yapıları yerle bir ettik."

    Burada ise eser =

    * Saraylar,
    * Anıtlar,
    * Güç sembolleri,
    * İnşa edilmiş düzen.

    ---

    Bu ayetleri birlikte okuyunca ortaya çok ilginç bir Kur'an düşüncesi çıkıyor:

    ### İnsan iki şey bırakır:

    1. **Kendisinin yaptığı işler** (*mâ kaddemû*)
    2. **Kendisinden sonra yaşayan etkileri** (*âsârahum*)

    Yâsîn 36:12'de ikisi ayrı ayrı sayılıyor.

    Bu yüzden bazı müfessirler şu yorumu yapar:

    > Bir insanın ömrü, öldüğü gün bitmeyebilir. Bıraktığı izler yaşamaya devam ettiği sürece etkisi de devam eder.

    Senin eser kavramını sadece bina değil de:

    * Hikâye,
    * Türkü,
    * Hatıra,
    * Aile kültürü,
    * Kur'an öğretmek,
    * İnsanlara teselli vermek,

    şeklinde düşünmen, Yâsîn 36:12'nin geniş yorumuyla oldukça uyumlu.

    Belki de bu yüzden Kur'an hem **"li-teârafû" (birbirinizi tanıyasınız diye)** der, hem de **"âsârahum" (bıraktıkları izler/eserler)** der. İnsanlar sadece yüz yüze tanışmaz; bazen birbirlerini bıraktıkları eserler, sözler, hikâyeler ve etkiler aracılığıyla da tanırlar. Bu anlamda bir insanın eseri, onun ölümünden sonra bile konuşmaya devam eden tarafı gibidir.

  • Romantikos Favorites
    Romantikos Favorites

    Kur'an'da doğrudan "herkesin sevgisini kazanmak" şeklinde bir ifade yoktur. Ancak insanların sevgisini hak edecek güzel ahlaka sahip olmak, iyilik yapmak, adaletli davranmak ve Allah'ın sevgisine layık olmakla ilgili birçok ayet vardır.

    ### Allah'ın insanların gönlüne sevgi koyması

    > "Şüphesiz iman edip salih ameller işleyenler için Rahmân, gönüllerde bir sevgi yaratacaktır."
    >
    > **Meryem Suresi 19:96**

    Bu ayet, samimi iman ve iyi davranışların insanların kalbinde sevgi ve saygı oluşturacağını ifade eder.

    ### Güzel söz ve güzel davranış

    > "Kullarıma söyle: En güzel sözü söylesinler..."
    >
    > **İsrâ Suresi 17:53**

    İnsanların sevgisini ve saygısını kazanmada güzel konuşmanın önemine işaret eder.

    ### Affetmek ve iyilikle karşılık vermek

    > "İyilikle kötülük bir olmaz. Sen kötülüğü en güzel şekilde sav. O zaman seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dost oluverir."
    >
    > **Fussilet Suresi 41:34**

    Toplumda sevilen ve saygı duyulan kişilerde bulunan önemli özelliklerden biri olarak gösterilir.

    ### Tevazu sahibi olmak

    > "Rahmân'ın kulları yeryüzünde alçak gönüllülükle yürürler..."
    >
    > **Furkan Suresi 25:63**

    Kibir yerine tevazu, insanların sevgisini kazandıran bir erdem olarak anlatılır.

    ### Adaletli olmak

    > "Şüphesiz Allah adaleti, iyiliği ve yakınlara yardım etmeyi emreder..."
    >
    > **Nahl Suresi 16:90**

    Adalet ve iyilik, toplumda güven ve saygı kazanmanın temelidir.

    ### Özet

    Kur'an'a göre insanların sevgisini kazanmanın yolu:

    * İman ve salih amel (Meryem 96),
    * Güzel söz söylemek (İsrâ 53),
    * İyilik yapmak ve affedici olmak (Fussilet 34),
    * Tevazu sahibi olmak (Furkan 63),
    * Adaletli davranmaktır (Nahl 90).


  • Romantikos Favorites
    Romantikos Favorites

    Kur'an'da bazı peygamberlerin hayatları, insanların sevgisini ve saygısını hak eden bir karakterin nasıl oluştuğunu gösteren güzel örnekler sunar:

    ### Hz. Yusuf: Güvenilirlik ve güzel ahlak

    Hz. Yusuf, zorluklar ve haksızlıklar yaşamasına rağmen dürüstlüğünü ve ahlakını korudu. Sonunda hem yönetici oldu hem de insanların güvenini kazandı.

    > "Beni ülkenin hazinelerine memur et. Çünkü ben iyi koruyan ve bilen bir kimseyim."
    >
    > **Yusuf Suresi 12:55**

    Onun saygınlığı makamından önce karakterinden kaynaklanıyordu.

    ### Hz. Musa: Güç ve güvenilirlik

    Hz. Musa hakkında şöyle denilir:

    > "Şüphesiz ücretle tutacağın en hayırlı kişi, güçlü ve güvenilir olandır."
    >
    > **Kasas Suresi 28:26**

    Bu ayet, insanların değer verdiği iki önemli özelliğe işaret eder: yetkinlik ve güvenilirlik.

    ### Hz. Muhammed: Yüksek ahlak

    Kur'an'da Peygamberimiz için:

    > "Şüphesiz sen yüce bir ahlak üzeresin."
    >
    > **Kalem Suresi 68:4**

    denilir.

    İnsanların ona duyduğu sevgi ve saygının temelinde bu ahlak vardı.

    ### İnsanların gönlünü kazanmanın yolu

    Bir başka önemli ayet:

    > "Allah'ın rahmeti sayesinde sen onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı kalpli olsaydın, etrafından dağılıp giderlerdi."
    >
    > **Âl-i İmrân Suresi 3:159**

    Bu ayet, insanları etrafında tutan şeyin sertlik değil; merhamet, anlayış ve yumuşaklık olduğunu anlatır.

    ### Kur'an'ın ortaya koyduğu özellikler

    Sevilen ve saygı duyulan bir insan olmak için:

    * Güvenilir olmak,
    * Dürüst olmak,
    * Güzel ahlak sahibi olmak,
    * Adaletli davranmak,
    * Tevazu göstermek,
    * İnsanlara karşı yumuşak ve merhametli olmak,
    * İyilik yapmak ve affedebilmek

    gibi özellikler öne çıkarılır.

  • Romantikos Favorites
    Romantikos Favorites

    ÖZETLE NÖROLOJİ DİN DEĞİLDİR

  • Romantikos Favorites
    Romantikos Favorites

    İlim edinmek yerine bütün öğütleri amaç edinirsek bu şekilde dua edebiliriz, türkçe konuştuğumuz için;


    Allah’ım; beni, ailemi ve sevdiklerimi görünen ve görünmeyen her türlü şerden koru. Haksız sözün, iftiranın, kötü niyetin, vesvesenin, şüphenin ve kurulmuş veya kurulacak tuzakların zararından bizi muhafaza eyle. Bizi başkalarının kötü sözlerinin ve sıfatlandırmalarının esiri kılma. Kalbimizi ve aklımızı hakikatten ayırma. Özel hayatımızı, onurumuzu, evimizi, mülkümüzü ve bize emanet ettiklerini koru. Faydasız ve yanıltıcı bilgiden uzak tut; bize faydalı ilim ver. Şeytanın vesvesesini ve kötülüğü normalleştiren her etkiden bizi uzaklaştır. Bize kötülük edene karşı da bizi kötülüğe dönüştürme. Hakkımızda hayırlı olanı nasip et, şerri bizden uzaklaştır ve bizi kendi korumana al. Âmin.

  • Romantikos Favorites
    Romantikos Favorites

    İlimde derinleşmek dışında herhangi bir sıkıntıda sadece bu duayı okumak yeterli -hadisler bunu söylüyor bize;


    Âyetü'l-Kürsî — Bakara 2:255

    Allâhu lâ ilâhe illâ hüvel-hayyül-kayyûm.
    Lâ te'huzühû sinetün ve lâ nevm.
    Lehû mâ fis-semâvâti ve mâ fil-ard.
    Men zellezî yeşfeu indehû illâ bi-iznih.
    Ya'lemu mâ beyne eydîhim ve mâ halfehüm.
    Ve lâ yuhîtûne bi-şey'in min ilmihî illâ bimâ şâ'.
    Vesia kürsiyyühüs-semâvâti vel-ard.
    Ve lâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel-aliyyül-azîm.

  • Romantikos Favorites
    Romantikos Favorites

    Evet, bu **Nahl Suresi 16:13** ayeti. Senin renk, çeşitlilik ve sanat düşüncen açısından özellikle güzel bir ayet.

    ### ?? Nahl Suresi 16:13

    **Arapça:**

    > ????? ?????? ?????? ??? ????????? ??????????? ??????????? ? ????? ??? ??????? ??????? ????????? ?????????????

    **Türkçe okunuşu:**

    > **Ve mâ zerae leküm fil-ardı muhtelifen elvânuhû. İnne fî zâlike leâyeten li-kavmin yezzekkerûn.**

    **Anlamı:**

    > **“Yeryüzünde sizin için yarattığı değişik renklerdeki şeyleri de sizin hizmetinize sunmuştur. Elbette bunda öğüt alan kimseler için bir ibret vardır.”**

    Burada özellikle **“muhtelifen elvânuhû” (??????????? ???????????)** ifadesi çok güzel:

    **“Onun farklı renkleri / renklerinin çeşitliliği.”**

    Senin resim anlayışın açısından, ayetin kendisi **renk çeşitliliğini Allah'ın yaratışındaki bir işaret olarak gösteriyor.** Ama “bu ayet sanat yapmayı emrediyor” demek yerine, **renklerin ve farklılığın üzerinde düşünmeye davet eden bir ayet** demek daha doğru olur.

  • Romantikos Favorites
    Romantikos Favorites

    Tabii. İkisini de **Arapça, Türkçe okunuşu ve anlamıyla** aynen yazıyorum:

    ### Secde Suresi 32:7

    **Arapça:**

    > ??????? ???????? ????? ?????? ???????? ? ???????? ?????? ??????????? ??? ?????

    **Türkçe okunuşu:**

    > **Ellezî ahsene külle şey’in halakahu ve bede’e halkal-insâni min tîn.**

    **Anlamı:**

    > **“O, yarattığı her şeyi güzel yaptı ve insanı yaratmaya çamurdan başladı.”**

    ---

    ### Mülk Suresi 67:2

    **Arapça:**

    > ??????? ?????? ????????? ???????????? ?????????????? ????????? ???????? ??????? ? ?????? ?????????? ??????????

    **Türkçe okunuşu:**

    > **Ellezî halekal-mevte vel-hayâte li-yeblüveküm eyyüküm ahsenu amelen ve hüvel-azîzül-gafûr.**

    **Anlamı:**

    > **“O, hanginizin amelinin daha güzel olduğunu sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.”**

    Burada iki ayette de aynı kökten gelen çok güzel bir kelime var:

    **???????? — ahsene** › güzel yaptı
    **???????? — ahsenu** › daha güzel / en güzel

    Yani **“yarattığı şeyi güzel yapmak”** ve **“güzel iş ortaya koymak”** ifadeleri yan yana geliyor.

  • Romantikos Favorites
    Romantikos Favorites

    Evet. Kur’an’da **“sanatçı dehası”, “özgünlük” veya “dünya standartlarında sanat eseri”** şeklinde doğrudan modern kavramlar yok. Ama **yaratma, güzeli ortaya koyma, farklılık, çeşitlilik, düşünme, emek verme, iyi ve değerli iş üretme, insanların faydalanacağı şeyler ortaya çıkarma** gibi senin tarif ettiğin sanat anlayışıyla güçlü biçimde ilişkilendirilebilecek ayetler var.

    Özellikle şu ayetler bence senin aradığın eksene yakın:

    ### 1. Yaratmanın benzersizliği — Fâtır 35:1

    **Arapça:**

    > ????????? ??????? ??????? ????????????? ??????????? ??????? ?????????????? ??????? ?????? ?????????? ???????? ????????? ????????? ? ??????? ??? ????????? ??? ??????? ? ????? ??????? ?????? ????? ?????? ???????

    **Türkçe okunuşu:**

    > *Elhamdü lillâhi fâtıris-semâvâti vel-ard... yezîdü fil-halkı mâ yeşâ’. İnnallâhe alâ kulli şey’in kadîr.*

    **Anlamı:**

    > “Hamd, gökleri ve yeri yoktan var eden Allah’a aittir... O, yaratmada dilediğini artırır. Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye yeter.”

    Buradaki **“yezîdü fil-halkı mâ yeşâ’” — “yaratmada dilediğini artırır”** ifadesi, yaratılıştaki çeşitliliğin ve fazlalığın çok güzel bir ifadesidir.

    ---

    ### 2. Farklılıkların kendisi — Hucurât 49:13

    **Arapça:**

    > ??? ???????? ???????? ?????? ???????????? ???? ?????? ????????? ??????????????? ???????? ??????????? ????????????? ? ????? ???????????? ????? ??????? ???????????

    **Okunuşu:**

    > *Yâ eyyühen-nâsü innâ halaknâküm min zekerin ve unsâ ve cealnâküm şuûben ve kabâile li-teârafû. İnne ekremeküm indallâhi etkâküm.*

    **Anlamı:**

    > “Ey insanlar! Şüphesiz biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık. Birbirinizi tanımanız için sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah katında sizin en üstün olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır.”

    Burada **“li-teârafû” — “birbirinizi tanımanız için”** çok güzel bir nokta. Farklılık, birbirini yok etmek için değil, **tanımak ve karşılaşmak için** var.

    ---

    ### 3. Güzel olanı ortaya koymak — A'râf 7:31

    **Arapça:**

    > ??? ????? ????? ?????? ??????????? ????? ????? ???????? ???????? ??????????? ????? ?????????? ? ??????? ??? ??????? ??????????????

    **Okunuşu:**

    > *Yâ benî Âdeme huzû zîneteküm inde külli mescidin ve külû veşrabû ve lâ tüsrifû. İnnehû lâ yuhıbbül-müsrifîn.*

    **Anlamı:**

    > “Ey Âdemoğulları! Her mescide gidişinizde süsünüzü/güzelliğinizi üzerinize alın. Yiyin, için fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.”

    Buradaki **“zînet”** kelimesi dikkat çekici: güzellik, süs, bezeme, estetik görünüm.

    ---

    ### 4. “Hanginiz daha güzel iş yapacak?” — Mülk 67:2

    Bu, senin **“sanatsal çalışma” ve “işin niteliği”** düşüncene belki de en doğrudan bağlanabilecek ayetlerden biri.

    **Arapça:**

    > ??????? ?????? ????????? ???????????? ?????????????? ????????? ???????? ???????

    **Okunuşu:**

    > *Ellezî halekal-mevte vel-hayâte li-yeblüveküm eyyüküm ahsenü amelâ.*

    **Anlamı:**

    > “O, hanginizin **daha güzel iş yaptığını** sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır.”

    Buradaki **“ahsenu amelâ”**, yalnızca “çok iş yapmak” değil, **daha güzel / daha nitelikli iş ortaya koymak** fikrini taşır.

    Sanat açısından düşündüğünde çok güzel bir cümle çıkıyor:

    **Çok üretmek değil; güzel üretmek.**

    ---

    ### 5. İnsan için kendi emeğinin karşılığı — Necm 53:39

    **Arapça:**

    > ????? ??????? ???????????? ?????? ??? ??????

    **Okunuşu:**

    > *Ve en leyse lil-insâni illâ mâ seâ.*

    **Anlamı:**

    > “İnsan için ancak kendi çalışmasının karşılığı vardır.”

    Bu ayet sanatçı açısından **emeğin, arayışın ve kişisel yolculuğun** çok güçlü bir ifadesi olarak okunabilir.

    ---

    ### 6. Düşünerek üretmek — Zümer 39:18

    **Arapça:**

    > ????????? ??????? ? ????????? ????????????? ????????? ?????????????? ??????????

    **Okunuşu:**

    > *Fe beşşir ibâd. Ellezîne yestemiûnel-kavle fe yettebiûne ahseneh.*

    **Anlamı:**

    > “Sözü dinleyip onun en güzeline uyan kullarımı müjdele.”

    Buradaki **“ahseneh” — “en güzel olanı”** fikri senin “her şeyi almak değil, içinden kendi seçtiğini bulmak” düşüncene çok yakın.

    ---

    ### 7. Güzellik ve ölçü — Secde 32:7

    **Arapça:**

    > ??????? ???????? ????? ?????? ????????

    **Okunuşu:**

    > *Ellezî ahsene külle şey’in halakah.*

    **Anlamı:**

    > “O, yarattığı her şeyi güzel ve yerli yerinde yapan...”

    Buradaki **“ahsene”**, güzellik ve iyilik anlam alanına sahip. Yaratılmış şeylerdeki **biçim, düzen ve güzellik** düşüncesi açısından sanatla ilişkilendirilebilir.

    ---

    ### 8. “Güzel olanı seçmek” — Zümer 39:55

    **Arapça:**

    > ???????????? ???????? ??? ??????? ????????? ???? ?????????

    **Okunuşu:**

    > *Vettebiû ahsene mâ ünzile ileyküm min rabbiküm.*

    **Anlamı:**

    > “Rabbinizden size indirilmiş olanın en güzeline uyun.”

    Buradaki **“ahsene”** kelimesi yine önemli: sadece bir şeyi yapmak değil, **daha güzel olanı seçmek**.

    ---

    ### Senin sanat düşüncene en yakın üçlü

    Ben senin söylediğin:

    > **“Herkesten farklı ama aynı yolda olmak; yaratıcı olmak; kendi özgün şeyini üretmek; dünya standartlarında paylaşmaya değer bir iş ortaya koymak.”**

    fikrini Kur’an açısından düşünürken özellikle şu üç ayeti yan yana koyardım:

    **Fâtır 35:1** › *Yaratmada çeşitlilik ve artırma*
    **Mülk 67:2** › *İşin güzelliği/niteliği*
    **Necm 53:39** › *Kendi emeğin ve çaban*

    Ve ortaya şöyle bir sanat anlayışı çıkıyor:

    > **Farklı yaratılmışız.
    > Kendi yolumuzda çalışıyoruz.
    > Mesele çok üretmek değil, güzel üretmek.
    > Ve ortaya çıkan şey, kendi emeğimizin izini taşıyor.**

    Bu, Kur’an'ın doğrudan “sanat teorisi” değildir; **ayetlerin anlamlarından hareketle yapılabilecek bir yorumdur.** Bu ayrımı korumak önemli.

  • Romantikos Favorites
    Romantikos Favorites

    Evet, aradığın ifade büyük ihtimalle **Nahl Suresi 16:71**:

    ### ?? Nahl 16:71 — “Kiminizi kiminizden üstün kıldı”

    **Arapça:**

    > ????????? ??????? ?????????? ?????? ?????? ??? ?????????

    **Türkçe okunuşu:**

    > **Vallâhu faddale ba'dakum alâ ba'din fir-rızk.**

    **Anlamı:**

    > **“Allah, rızık bakımından kiminizi kiminizden üstün kıldı.”**

    Ayetin devamında ise:

    > **“Kendilerine fazla verilenler, rızıklarını ellerinin altındakilere vermezler ki hepsi onda eşit olsunlar. Allah’ın nimetini mi inkâr ediyorlar?”**

    Buradaki önemli nokta şu: **“üstünlük” burada insanın mutlak değerinin üstünlüğü anlamında değil; rızık ve imkânlardaki farklılık bağlamında geçiyor.**

    Senin **“herkes aynı yolda ama herkesin ortaya koyduğu şey farklı; Allah bazılarına farklı yetenekler ve imkânlar vermiş”** düşüncene yakın başka ayetler de var. Özellikle **“Allah sizi birbirinizden derecelerle üstün kıldı”** ifadesinin geçtiği **En‘âm 6:165** de çok ilginç.


    Evet, aradığın ayet **A‘râf Suresi 7:180**. Senin “güzellik, isim, yaratma ve özgünlük” düşüncene de çok güzel bağlanıyor.

    ### ?? A‘râf 7:180 — En güzel isimler Allah'ındır

    **Arapça:**

    > ????????? ???????????? ??????????? ?????????? ????? ? ???????? ????????? ??????????? ??? ??????????? ? ???????????? ??? ??????? ???????????

    **Türkçe okunuşu:**

    > **Ve lillâhil-esmâül-hüsnâ fed'ûhu bihâ. Ve zerullezîne yulhidûne fî esmâih. Seyüczewne mâ kânû ya'melûn.**

    **Anlamı:**

    > **“En güzel isimler Allah’ındır. O hâlde O’na bu güzel isimlerle dua edin. O’nun isimleri hakkında doğru yoldan sapanları bırakın. Onlar yaptıklarının karşılığını göreceklerdir.”**

    Buradaki çok güzel ifade:

    **???????????? ??????????? — el-esmâü’l-hüsnâ**
    › **“en güzel isimler”**

    Senin sanat düşüncen açısından bunu doğrudan “sanatın kuralı budur” diye yorumlamadan, **güzelliğin kaynağı ve isimlerin anlamı** üzerinden düşünebiliriz.

    Ayrıca Kur’an'da **“Allah’ın yarattığında hiçbir uyumsuzluk göremezsin”** anlamındaki **Mülk 67:3-4** ve **“O, yarattığı her şeyi güzel yaptı”** anlamındaki **Secde 32:7** ile birlikte okununca çok güzel bir üçlü oluşuyor:

    **Allah › güzel isimler › güzel yaratılış › insanın görmesi, düşünmesi ve üretmesi.**

  • Romantikos Favorites
    Romantikos Favorites

    Ne kadar kutsanmış ''o''
    Kötülerin tavsiyesini takip etmeyen veya patikada durup günahkarlarla alaycıların
    meclisinde oturmayan.
    Onun yerine Tanrı'nın komutlarına itaat etmekten zevk alır. Onun emirleri üzerine gece
    gündüz meditasyon yapıyor. Akan derelerin yakınına dikilen bir ağaca benziyor, o
    meyvelerine doğru zamanda (yol) verir ve yaprakları asla düşmez.
    O yaptığı her işte başarılı oluyor. Kötülerle böyle değil.
    (900 Psalm 1:5)) Onun yerine rüzgarla yürütülen saman gibiler. Bu nedenle ne kötü
    olan yargıya dayanabiliyor, ne de günahkarlar Tanrı'nın meclisine katılabiliyor. Açıkça
    TANRI tanrısal yolu koruyor, ama kötü olan yok ediş (parçalayış) ile son buluyor.
    Uluslar neden isyan ediyor? Ülkeler neden yenilgiyle son bulacak planlar tasarlıyor?
    Yeryüzünün kralları birleşik bir çehre oluşturuyor, yöneticiler Tanrı'ya ve onun
    kutsanmış krallarına karşı ortak çalışmalarını sürdürüyor. Diyorlar ki 'haydi üstümüze
    geçirdikleri kelepçeleri sıyıralım! Kendimizi onların iplerinden kurtaralım.' Cennette taç
    giymiş olan tiksinti içinde gülüyor, Tanrı onları azarlıyor.
    (901) Sonra kızgın bir şekilde onlarla konuşur ve onları öfkesinde şöyle söyleyerek
    korkutur: 'Ben kendim kralımı Siyon'da makamına getirdim, kendi kutsal tepemde' Kral
    der ki; 'Tanrı'nın resmi emrini duyuracağım. Bana söyledi. 'Sen benim oğlumsun. Bugün
    senin baban oldum! Bana sor ve ulusları senin soyuna vereceğim, yeryüzünün sonunu
    sanki kişisel varlığınmış gibi. Sen onları demirden bir kral asasıyla kıracaksın, onları
    çanak kavanoz gibi paramparça edeceksin. Şimdi siz krallar akıllıca olanı yapın, ıslaha
    ram olun. Korku ile Tanrı'ya hizmet edin. Dehşet içinde tövbe edin. Samimi bir dilde
    hükümdara sadakat yemini edin. Yoksa kızacaktır, ve davranışınız nedeniyle
    öleceksiniz, öfkesi hızla ateşlendiğinde. Ne kadar kutsal her onun himayesine sığınan.
    David'in bir ilahisi, oğlu Absalom'dan kaçarken. İnsanların çok sayıda olmasından
    korkmuyorum. Tanrım düşmanlarım kaç tane! Bana her yönden saldıran. Kalk Tanrı!
    Beni kurtar/kendime teslim et Tanrım. Evet tüm düşmanlarımın pek çok saldırısında
    benim için vuruşacaksın. Pek çoğu benim için 'Tanrı onu kurtarmayacak diyor. Selah
    Ama sen Tanrım çeneyi destekleyen bir kalkansın ve dişleri kıracaksın. Günahkarlara
    karşı Tanrı kurtarıyor. Sen halkına iyilik yaparsın Tanrım. Beni etkiliyor ve sen benim
    ihtişamımsın ve beni ilk durumuma getirirsin. Ve RAB'be ağladım, ve o bana kutsal
    tepesinden yanıt verdi. Dinlendim ve uyudum ve uyandım çünkü RAB beni korur.
    Yaylı enstrümanlarla çalınacak... David'in ilahisi:
    Sana seslendiğimde yanıt ver, ey beni doğrulayan Tanrım. Acemice oyuna katıldığım
    halde sen beni açık ve geniş bir yere ulaştıracaksın. Bana acı ve dualarıma yanıt ver. Sen
    adamım, ne kadar zaman benim onurumu utanca dönüştüreceksin? Hiçbirşeye layık
    olmayanı ne kadar zaman seveceksin ve aldatıcı olanı araştıracaksın? Farkına var ki
    LORD Tanrısal bir özel iyilik gösteriyor ve ona seslendiğimde LORD yanıt veriyor.
    Korkuyla titre ve günah işleme. yatağında yatıp meditasyon yap ve yolların için tövbe et.
    Belirtilmiş adakları kurban olarak sun. Pek çokları 'bize herhangi bir iyi şey gösteren'
    diyor. Bize gülümse Tanrım. Beni bolca tahıl ve şarabı olandan daha mutlu ediyorsun.
    Yatıp huzur içinde öleceğim senin için, LORD, beni korunaklı ve güvende tut. Ne
    söylediğimi dinle, LORD. Şikayetimi özenle dikkate al. Benim yardım için ağlayışıma
    özen göster, benim kralım ve Tanrım, çünkü sana dua ediyorum. LORD, sabah
    olduğunda beni duyacaksın, sabah sana durumumu bildireceğim ve sonra cevap olarak
    bir açıklama bekliyorum. Açıkça sen kötülüğü onaylayan bir Tanrı değilsin, kötü
    insanlar seninle yaşayamaz. Kibirli insanlar senin varlığın karşısında yer alamaz, sen
    bütün haince davrananlardan nefret edersin. Sen yalancıları yok edersin, LORD vahşi ve
    kandırıcı insanlardan nefret eder. Ama benim için geçerli olan, senin inancın sayesinde
    senin evine geleceğim ve senin kutsal tapınağında başımı eğip sana hizmet edeceğim.
    LORD, beni pusuya yatırmak isteyenler yüzünden benim karşıma çıkan engelleri beni
    yönlendirdiğin yoldan kaldır ve beni doğruluğuna yönlendir. Çünkü onlar doğruyu
    konuşmuyorlar, mideleri yok etme alanı gibi, boğazları sanki açık bir mezar, dilleri dik
    bir yokuş ona götüren. Onları lanetle Tanrım! Kendi saçmalıklarını kendi düşüşlerine
    dönüştür. Onları uzaklaştır pek çok ayaklanmalarından dolayı.
    905 sana karşı ayaklandıkları için. Ama sana sığınan herkes mutlu olabilir mi! Onlar
    sürekli neşe için bağırabilirler mi! Onları koru ve böylece sana sadık olanlar sürekli
    neşelerini ifade etsinler. Açıkça sen Tanrısal olanı ödüllendiriyorsun. Bir kalkan gibi
    kendi iyiliğinle onları koruyorsun. (yaylılar) LORD, beni öfkenle azarlama. beni şiddetli
    öfkenle disipline etme. bana acı çünkü ben çelimsizim. Beni iyileştir çünkü kemiklerim
    sallanıyor. Ben kesinlikle korkmuşum ve sen, LORD, bu daha ne kadar sürecek? Yumuşa
    (sertliğini kaldır) LORD, beni kurtar! Beni inançlılığınla kurtar! Çünkü ölüm diyarında
    kimse seni anımsamıyor, Sheol'da o kişi ki sana teşekkürlerini sunuyor. Figan ettikçe
    yorgunum tüm gece, yatağımı gözyaşlarına boğuyorum, gözyaşlarım altımdaki binaya
    gına getirdi. Gözlerim acı çekmekten donuklaştı (karardı); düşmanlarım yüzünden
    zayıfladılar. Benden uzaklaşın siz tüm o günahkarca davrananlar çünkü Tanrı
    hıçkırıklarımın sesini duydu ağlarken. Tanrı onun merhametine olan yaklaşımımı
    duydu; Tanrı dualarımı kabul etti.
    Tüm düşmanlarım küçük düşürülüp dehşete kapılsın. Arkalarını dönüp birden küçük
    düşürülebilirler mi? Tanrım ben senin korumana sığındım. Beni kovalayanlardan alıp
    kurtar. Yoksa beni aslan gibi parçalara ayıracaklar; beni liğme liğme edecekler ve kimse
    kurtaramayacak. O LORD Tanrım, onların söylediklerini yapsaydım yada yasadışı
    şeylerden mi suçluyum, yada müttefikime haksızlık mı ettim, yada yasasız düşmanına
    yardım mı ettim, bir düşman beni acımasızca takip edip yakalasın, beni ölümüne
    çiğnesin, beni tozun toprağın içinde onursuzca yatarken terk etsin. Kızgınlığınla kalk
    LORD! Şiddetin düşmanıma karşı öfke ile yükselsin. benim iyiliğim için yüksel, uyan, ve
    onlar için belirlediğin yargı kararını ifa et, buyur.
    907 Ülkeler etrafında toplanıyor, bir kez daha onlar üzerindeki haklı yerini al. LORD
    bütün ülkeleri yargılıyor. Beni doğrula LORD, çünkü ben masumum, çünkü ben
    suçsuzum. Ey Yüce Tanrı! Günahkarlığın kötü işleri bir son bulacak mı? Ama masumları
    güvende kıl, ey doğru Tanrı, sen içsel düşünceleri ve motivasyonları inceleyen! Yüce
    Tanrı koruyucu kalbimdir, ahlaki olarak doğru yere teslim eden. Tanrı adil bir yargıçtır;
    gün boyunca sinirli. Eğer bir kişi tövbe etmezse Tanrı kılıcını keskinleştirir ve yayını
    vurmaya hazırlar. Ona karşı ölümcül silahlar kullanmaya hazırlanıyor, yanan okları
    vurmaya hazırlanıyor. Günahkarlığa gebe olana da bakın, yıkıcı planlar tasarlayan, ve
    zararlı yalanlara can veren, bir çukur kazıyor ve daha sonra yaptığı deliğe düşüyor.
    Kendi yıkıcı planlarının kurbanı haline geliyor ve başkaları için yeltendiği vahşilik kendi
    başına geliyor. Tanrı'ya adaleti için teşekkür edeceğim ve Egemen Tanrı için övgü dolu
    şarkılar söyleyeceğim.
    Ey RAB'bimiz, RAB'bimiz, ihtişamın ne kadar muhteşem dünya çapında. Göklerde
    heybetini açığa vuruyorsun! Düşmanların yüzünden çocukların ve yeni doğmuş
    emzirilen bebeklerin ağzından övgü aldınız böylece düşmanların halılıklarına bir son
    verebileceğin için. Parmaklarının yaptığı cennetlere bir baktığım ve oraya yerleştirdiğin
    ayla yıldızları gördüğüm zaman, insan ırkı ne kadar önemli ki onları fark edesin?
    İnsanlığın önemi nedir ki onlara dikkatle bakasın ve onları göksel varlıklardan biraz
    daha küçültesin? İnsanlığa şeref ve onur veriyorsunuz; onları yaratımlarınıza
    hükmetmek için mertebelere yükselttin, tüm koyun ve sığırlar dahil ve vahşi hayvanlar
    da, gökyüzündeki kuşlar ve denizdeki balıklar ve denizdeki akıntıdan geçen her şey.
    Tüm kalbimle Tanrı'ya şükredeceğim. Sizin tüm büyüleyici işlerinizden bahsedeceğim.
    Mutlu olacağım ve sizinle neşeleneceğim. Size övgü dolu şarkılar söyleyeceğim ve
    Egemen O. Düşmanlarım sırtını döndüğünde onlar yolcudur ve önünüzde yenilirler.
    Çünkü benim haklı davamı savundun ve tahtından adil bir karar verdin. Ulusları savaş
    çağrınla korkudan titrettin ve günahkar olanı yıkıp yok ettin, onlara ait tüm anıları
    sildin. Düşmanın şehirleri kalıcı harabeye indirgenmiştir; onların şehirlerini yıkıp yok
    ettin ve tüm anıları yandı. Fakat RAB sonsuza dek yönetir, haklı bir şekilde hüküm
    sürüyor; dünyayı adil bir şekilde yargılar; uluslar için adil kararlar verir. Sonuç olarak
    RAB ezilenler için güvenlik sağlar; belalı zamanlarda güvenlik sağlar; sadık
    takipçileriniz size güvenir, çünkü RAB, sizin yardımınızı arayanlar terk etmez. Siyon'u
    yöneten Tanrı'ya övgü dolu şarkılar söyleyin. Uluslara onun ne yaptığını anlatın. Çünkü
    o katillerin öcünü alandır ve ezilmiş olanlarla da ilgilendi, dua ettiklerinde onların
    yardım çağrıları karşısında görmezden gelmedi. Tanrım bana acı bana merhamet et.
    Benden nefret edenler karşısında ne kadar baskı altındayım gör, O beni ölümün
    kapılarından koparıp alabilecek olandır. Daha sonra sizin övgüye değer davranışlarınızı
    söyleyeceğim; Kızkardeş Siyon'un kapılarında sizin teslimiyetiniz nedeniyle
    neşeleneceğim. Uluslar kendi kazdıkları çukura düştüler; sakladıkları ağların içinde
    ayakları yakalandı. tanrı kendini ortaya çıkardı, adaleti yerine getirdi; kötüler kendi
    eylemleriyle tuzağa düşürüldü. Günahkarlar uzaklaştırıldı ve Sheol'a gönderildi; bu her
    Tanrı'yı bilmezden gelen ulusun kaderidir, çünkü ihtiyaç sahipleri kalıcı olarak
    bilmezden gelinemezler, baskı altındakilerin umutları sonsuza kadar kesilemez. Yüksel
    Tanrım! Adamların meydan okumalarına izin verme. Uluslar senin varlığın karşısında
    yargılanabilirler mi? Onları korkut Tanrım. Ulusların bilmesini sağla ki onlar sadece
    ölümlüler. Tanrım neden uzak duruyorsun? Sıkıntılı zamanlarda neden hiç ilgi
    göstermiyorsun? Günahkarlar küstahça baskı altındakileri kovalıyorlar, zulüm görenler
    tuzağa düşürüldü günahkarların hayalini kurduğu planlarca.
    911 Evet, günahkar adam böbürleniyor çünkü istediklerini elde ediyor, başkalarını
    soyan lanetliyor, ve Tanrı'yı reddediyor, günahkar adam çok kibirli, sürekli düşünüyor:
    'Tanrı beni sorumlu tutmayacak, umrunda değil.' O her zaman güvende. Onun senin
    komutlarına hiç saygısı yok, tüm düşmanlarını küçümsüyor. kendi kendine 'Asla
    yenilmeyeceğim çünkü hiçbir felaket yaşamadım' diyor. Ağzı lanetle dolu ve aldatıcı,
    zararlı kelimelerle, dili yaralıyor ve yıkıp yok ediyor. Küskü pusuda bekliyor kasabaların
    yanında, gizli yerlerde masumları öldürüyor. Gözleri talihsiz bir kurban arıyor. Gizli
    yerlerde küskün yatıyor, çalılıktaki aslan gibi, pusuya yatıyor ezilenleri yakalamak için
    ağına çekerek. Kurbanları ezildi ve dövüldü, sağlam ağlarına hapsolmuşlar.
    912 kendi kendine 'Tanrı görmezden gelir, dikkat etmez, asla fark etmiyor.' Ayağa kalk
    RAB! Ezilenleri unutma! Kötü adam Tanrı'yı neden reddediyor? kendi kendine 'Beni
    sorumlu tutmayacaksın. Dikkat edersiniz, görürsünüz sizin için kim sürekli çile ve acı
    çekiyor. Talihsiz kurban kendi nedenini size emanet ediyor, sen babasız olanı
    kurtarırsın. Günahkar ve şeytani adamın kolunu bük (kır). Onu keşfedemeyeceğini
    sandığı kötü işlerinden sorumlu tut. RAB sonsuza dek hükmeder. Milletler
    topraklarından sürülüyor. Tanrım, ezilenlerin isteğini duydun; onların dualarını
    dinlediğin için onları güvende hissettirirsin. Sen babasız ve ezileni savunursun,
    913 böylece sadece ölümlüler onları terörize edemez. RAB'be ben sığındım. Bana nasıl
    diyebilirsin, 'Kuş gibi bir dağa kaç!' Bakın kötüler yaylarını hazırlarlar. Karanlıkta ahlaki
    açıdan ateş etmek için oklarını iplere koydular. Vakıflar yok edildiğinde, Tanrısal olan
    ne elde edebilir? Rab kutsal tapınağındadır, RAB'bin tahtı cennette, gözlerini izler;
    gözleri tüm insanları inceler. LORD Tanrısal olanı onaylıyor fakat günahkarlardan ve
    şiddeti sevenlerden nefret ediyor. RAB yağmur gibi yağabilir mi kötülerin üstünde
    kömür ve kükürt yakarak. Bir kasırga hak ettikleri şey.
    914 Şüphesiz RAB adil; Tanrısal işleri ödüllendirir! Dik duran onun lehine olanı tecrübe
    edecek. Kurtar LORD! Tanrıça olan ortadan kaybolduğu için; dürüstlük halkı ortadan
    kayboldu. İnsanlar birbirlerine yalan söylüyorlar; övünüyorlar ve aldatıyorlar. RAB tüm
    gurur duyan dudakları kesebilir mi, ve böbürlenen dudakları. Diyorlar ki 'İkna edici bir
    şekilde konuşuyoruz; nasıl gururlanacağımızı ve övüneceğimizi biliyoruz. Efendimiz
    kim?' 'Ezilenlere yaptığı eziyetten dolayı, muhtaçların acı dolu feryatları yüzünden,
    eyleme geçeceğim' diyor LORD. 'Bu kadar umutsuzlukla diledikleri güvenliği
    sağlayacağım. RAB'bin sözleri kesinlikle güvenilir. Gümüş kadar saflaştırılmış yerdeki
    bir iyice rafine edilmiş fırındaki kadar bozulmamışlar. Sen onları koruyacaksın RAB,
    915 bu kötü insanlardan sürekli olarak koruyacaksın RAB, çünkü günahkarlar her yerde
    gibi görünüyor, insanlar kötü olanı teşvik ettikçe. LORD, beni ne kadar görmezden
    gelmeye devam edeceksin? Daha ne kadar bana hiç ilgi göstermeyeceksin? Ne kadar
    endişelenmeli ve engin gün ışığında acı çekmeliyim? Düşmanım ne kadar sürecek
    üzerime? Bana bak! Bana yanıt ver O LORD, Tanrım! Sonra beni dirilt yoksa öleceğim!
    Sonra düşmanım diyecek ki 'Onu yendim!' O zaman düşmanlarım sevinecek çünkü ben
    baş aşağı gelmiştim. Ama senin inancına güveniyorum. Ben senin kurtarışınla
    sevinebilir miyim? Beni doğruladığında RAB'be övgü söyleyeceğim. Aptallar kendilerine
    'Tanrı yok' diyor. Günah işleyip kötü işler meydana getiriyorlar, hiçbiri doğru olanı
    yapmıyor. Tanrı cennetten insanlığa bakıyor hiç aklı başında olan var mı ve Tanrı'yı
    arayan, diye. Herkes Tanrı'yı reddediyor ve onlar ahlaki olarak yozlaşmış. Hiçbiri doğru
    olanı yapmıyor, biri bile.
    916 Tüm o günahkarca davrananlar anlamıyorlar -sanki ekmek yiyorlarmış gibi halkımı
    yiyip bitirenler, ve LORD'a seslenmiyorlar. Onlar kesinlikle dehşete kapılmışlar çünkü
    Tanrı Tanrısal olanı savunur. Sen ezilmiş olanı aşağılamak istiyorsun, RAB onların
    koruyucusu olmasına rağmen, İsrail'in kurtuluşu Siyon'dan gelir umarım. RAB halkının
    refahını geri kazandığında, halkı Yakup sevinir, İsrail mutlu olabilecek diye. LORD senin
    evinde misafir olabilir mi? Kim senin kutsal tepende yaşayabilir? Kim
    lanetlenemez/suçsuz bir hayat yaşıyorsa, doğru olanı yapıyorsa, iftira atmayan ve
    başkalarına zarar vermeyen, komşusuna hakaret etmeyen. O bir küçümsemeyi hor
    görür ama LORD'un sadık takipçilerini onurlandırır, kesin taahhütlerde bulunur ve
    verdiği sözden vaz geçmez. Parasını borç verdiğinde faiz almaz. Masumlara itiraz etmek
    için rüşvet almaz. Bu şekilde yaşayanlar asla baş aşağı edilmeyecek.
    917 beni koru Tanrım çünkü ben sana sığındım. LORD'a diyorum ki, 'Sen Tanrısın ve
    benim tek iyi yaşam/refah kaynağımsın. yerdeki Tanrı'nın seçilmiş insanları ve çok
    saygı duyduğum lider resmiler, onları sorunları iki katına çıkıyor, onlar farklı Tanrıları
    diliyorlar. Onların Tanrılarına teklif edilen kanı içecek yapmayacağım, ve de onların
    Tanrıları adına yemin etmeyeceğim. Tanrım bana istikrar ve refah veriyorsun,
    geleceğimi garantiye alıyorsun. Sanki verimli tarlalar verilmişim gibi yada güzel bir
    arazi yolu almışım gibi bana yol gösteren Tanrı'yı yücelteceğim, evet, gece zamanlarında
    yansıtıyorum ve öğreniyorum. Sürekli olarak Tanrı'ya güveniyorum, çünkü o benim sağ
    elimde, ben baş aşağı olmayacağım. kalbim neşeyle doluyor bu yüzden ve mutluyum.
    hayatım güvende.
    918 Beni Sheol'e terk etmeyeceksin, sadık takipçinin Pit (çukur) görmesine göz
    yummayacaksın. Beni yaşam patikasında yönlendiriyorsun, bana liderlik yapıyorsun,
    senin varlığın karşısında açıkça neşeyi tecrübe ediyorum, bana her zaman büyük zevk
    veriyorsun. Tanrım adil davamı düşün! Yardım için çağrıma kulak ver! Sana samimiyetle
    sunduğum duayı dinle! Benden yana adil bir karar ver! Neyin doğru olduğuna karar ver!
    Sen benim iç güdülerimi inceledin, beni dikkatle değerlendirdin ama hiç günah
    bulamadın. Günahkar bir şey söylemeyeceğime karar verdim. İnsanların eylemlerine
    gelince tıpkı emrettiğin gibi, ben şiddetten yana olan adamın ayak izlerini takip
    etmedim. Emirlerinize dikkatle uyuyorum, onlardan sapmıyorum. Sen bana cevap
    vereceğin için seni arıyorum Tanrım. Beni dinle! Ne dediğimi duy! Müthiş olanı elde et,
    sadık işler, sen düşmanlarına karşı koruma için sana bakanları güçlüce kurtaransın.
    Gözünün gözbebeğini korur gibi beni koru. Beni kanatlarının gölgesinde sakla.
    919 Beni bana saldıran ve ruhunda kötülük besleyen adamdan koru, benim
    düşmanlarım etrafımda beni öldürmek için kalabalık ediyor. Onlar artık nasır tutmuş,
    kibirli konuşuyorlar. Bana saldırıyorlar, şimdi beni çevreliyorlar, beni yere atmak
    istiyorlar. Avını parçalara ayırmak isteyen bir aslan gibi o, sanki gizli yerlerde çömelmiş
    genç bir aslan gibi. Yüksel LORD! Onunla yüzleş! Onu yere yık! Kılıcını kullanarak beni
    kötü adamdan kurtar. Tanrım beni bu katillerden, bu dünyanın katillerinden kurtarmak
    için gücünü kullan. Onlar refahtan hoşlanırlar, onları istedikleri zenginliklerle
    boğuyorsun. Pek çok çocukları var, varlıklarını çocuklarına bırakıyorlar. Bana göre ben
    masum olduğum için senin yüzünü göreceğim, uyandığımda kendini açığa çıkaracaksın
    benim için.
    920 O dedi ki 'Seni seviyorum LORD, benim güç kaynağım!' LORD benim sırtımı
    dayadığım benim kalem, benim kurtarıcım. Tanrım sığınacağım kayalık zirve, benim
    kalkanım, Beni kurtaran boru (ses) ve sığınağım. Övgüye layık olan RAB'be seslendim ve
    düşmanlarımdan kurtuldum. Ölüm dalgaları beni yuttu, kaosun akımları beni çok
    etkiledi. Sheol'ün ipleri etrafımda gerildi, ölüm tuzakları beni tuzağa düşürdü.
    Üzgünlüğümle RAB'be seslendim, Tanrı'ya haykırdım. Cennet malikanesinden benim
    sesimi duydu; o benim yardım için ağlayışımı dinledi.
    921 Dünya kabardı ve dağların köklerini salladı. O kızgın olduğu için kabardılar. Duman
    burnundan yükseldi; ateş ağzından geldiği gibi yaladı yuttu; ateşli kömürleri fırlattı.
    Gökyüzünü batırdı alçalırken. O kanatlı bir melek yaptı ve uçtu; rüzgarın kanatlarına
    doğru kayarken, karanlıkta kalın yağmur bulutlarında kendini gizledi. Önündeki
    parlaklıktan dolu ve ateşli kömürler geldi. RAB gökyüzünde gürledi;
    922 egemen olan bağırdı. Oklarını attı ve onları dağıttı. Pek çok cıva gibi yıldırım
    sürgüsünü ve onları yönlendirdi. Denizin derinlikleri maruz kaldı; dünyanın iç kısımları
    senin savaş çağrınla kaplanmamıştı. LORD, burnundan gelen güçlü nefesle, yukarıdan
    aşağı indi ve beni tuttu; beni yükselen sudan çekti. beni güçlü düşmanımdan kurtardı,
    benden nefret edenlerden, çünkü benim için fazla güçlüydüler. Felaket günümde
    benimle yüzleştiler ama RAB bana yardım etti. Beni tamamen açık ferah bir yere çıkardı,
    yerleştirdi çünkü benden memnundu. Tanrı benim Tanrısal işlerimi geri ödedi, benim
    masum tavırlarımı ödüllendirdi. Çünkü ben Tanrı'nın buyruklarına itaat ettim.
    923 Tanrı'ma isyan etmedim. Çünkü onun tüm kaidelerinden haberdarım ve kurallarını
    reddetmiyorum. Onun gözünde masumdum ve kendimi günah işlemekten alıkoydum.
    Tanrı beni Tanrısal işlerimle ödüllendirdi, benim masum davranışlarımın farkına vardı.
    İnançlı olana sadık olduğunu kanıtladın, masum olana karşı güvenilir olduğunu
    kanıtladın. Suçsuz olana karşı güvenilir olduğunu kanıtladın, ama sapık olan karşısında
    aldatıcı olduğunu da. Çünkü sen ezilen insanları kurtarırsın, fakat gururlu görüneni
    aşağı indirirsin (düşürürsün). Gerçekten sen benim lambamsın RAB. Senin kurtarışın
    Tanrım etrafımdaki karanlığı aydınlatıyor. Gerçekten sizin yardımınızla bir orduyu
    suçlayabilirim; Tanrımın gücüyle bir duvarın üstünden atlayabilirim. Tek gerçek Tanrı
    sadık bir şekilde hareket eder.
    924 LORD'un sözü güvenilirdir, o sığınan herkese bir kalkandır. gerçekten Lord'un
    yanında Tanrı kim? Tanrı'mızın ardında koruyucu kimdir? Tek gerçek Tanrı bana güç
    veriyor, yolumdaki engelleri kaldırıyor. Bana bir geyik çevikliği veriyor; engebeli
    arazide müzakere etmemi sağlıyor. Ellerimi savaş için eğitiyor, kollarım en güçlü yayı
    bile bükebilir. bana koruyucu kalkanınızı veriyorsunuz; sağ eliniz beni destekliyor;
    yardım etme isteğiniz kontrolü elimde tutmama yardımcı oluyor; yolumu
    genişletiyorsun; ayaklarım kaymaz. Düşmanlarımı kovaladım ve onları yakaladım;
    onları silip süpürene kadar geri dönmem. Onları ölesiye dövdüm; ayaklarıma düştüler.
    925 Bana savaşmak için güç veriyorsun; düşmanlarımın önümde diz çökmesini
    sağlıyorsun. Düşmanlarımı geri çekiyorsun; benden nefret edenleri yok ediyorum.
    Ağlıyorlar ama onlara yardım edecek kimse yok. Haykırıyorlar ama onlara cevap veren
    kimse yok. Tanrı'ya yalvarıyorlar ama onlara yanıt vermiyor. Rüzgarda savrulan tozlar
    gibi onları umufak ediyorum; onları sokaklardaki toprak gibi (kil gibi) alt ettim. Beni
    düşman bir ordudan kurtarıyorsun; beni ulusların lideri yapıyorsun; üzerinde hiçbir
    yetkim olmayan insanlar şimdi benim konularım. operasyonlarımı duyunca bana boyun
    eğiyorlar. Yabancılar benim karşımda güçsüz; yabancılar cesaretlerini kaybediyorlar;
    korkuyla titriyorlar terk ederlerken sırtlarını dayadıklarını. RAB canlı! Koruyucum
    övgüye değer! Beni kurtaran Tanrı yüce bir kral! Tek gerçek Tanrı beni haklı çıkarıyor;
    ulusların bana boyun eğmesini sağlıyor. Beni düşmanlarımdan kurtarıyor; beni bana
    saldıranlardan uzaklaştırıyorsun.
    926 beni vahşi adamlardan kurtardın. Bu sayede uluslar önünde şükredeceğim sana, O
    LORD! Sana övgü dolu şarkılar söyleyeceğim! O seçilmiş kralına görkemli zaferler
    veriyor, o seçilmiş yöneticisine sadık, David'e ve onun soyuna (torunlarına) sonsuza
    kadar. Gökler Tanrı'nın yüceliğini ilan eder; gökyüzü onun el işçiliğini gösterir. Her gün
    konuşur; her gece büyüklüğünü açığa çıkarır. Gerçek bir konuşma veya kelime yoktur,
    ne de sesi tam anlamıyla duyulur. Yine de sesi tüm dünyaya yankılanıyor. Kelimeleri
    uzak ufka taşıyor. Gökyüzünde güneş için bir çadır yaptı. Bir damat gibi odasından
    ortaya çıkıyor; güçlü bir adam gibi ders vermenin tadını çıkarıyor. Uzak ufuktan ortaya
    çıkar ve gökyüzünün bir ucundan diğerine gider; onun ısısından hiçbir şey kurtulamaz.
    LORD'un yasası mükemmeldir ve kişinin hayatını korur. LORD tarafından belirlenen
    kurallar güvenilirdir ve deneyimsiz olanlara bilgelik kazandırır. RAB'bin kuralları adil
    ve kişiyi sevindirir.
    RAB'bin komutları saftır ve yaşam için iç görü kazandırır. LORD'dan korkmayı
    gerektiren emirler doğrudur ve sonsuza kadar sürerler. LORD tarafından verilen
    kararlar güvenilirdir ve kesinlikle adildir. Onlar büyük miktarda altından daha
    değerlidir ve saf altından bile değerlidir; baldan daha fazla zevk getirirler hatta bal
    peteğinden en tatlı baldan bile daha dazla. Evet, hizmetkarın orada manevi rehberlik
    buluyor; onlara itaat eden kişi zengin bir armağan kazanıyor. Kim tüm hatalarını
    bilebilir? Lütfen haberdar olmadığım günahlar için beni cezalandırma. Dahası beni göze
    batan günahlar işlemekten alıkoy; o çeşit günahların beni kontrol etmesine izin verme.
    O zaman masum olacağım ve bariz isyanlarda suçsuz olacağım. Sözlerim ve
    düşüncelerim görüşünüzde kabul edilebilir olsun, O LORD, benim sığınak kayam, benim
    kurtarıcım. Başın belada olduğunda RAB sana cevap versin; Yakub'un Tanrı'sı sizi
    güvende kılsın. Size tapınağından yardım gönderebilir mi? Siyon'dan size destek
    verebilir mi? tekliflerinizin farkına varabilir mi? Sizin yanmış kurbanlarınızı kabul
    edebilir mi? Kalbinizin arzularını verebilir mi? Öyleyse senin için tüm planlarını geçişe
    getirebilir mi? Sonra senin zaferin için sevinç çığlıkları atacağız. Tanrı'nın adına
    sevineceğiz. RAB tüm taleplerinizi yerine getirsin.
    Şimdi RAB'bin seçilen kralı teslim edeceğinden eminim; kutsal göksel tapınağından ona
    müdahale edecek; ve güçlü kurtarıcı kabiliyetini sergileyecek; bazıları arabalara
    diğerleri ise atlara güveniyor, ama biz LORD'a Tanrı'mıza güveniyoruz. Onlar düşecekler
    fakat biz sakin kalacağız. LORD kralı kurtaracak, ona yardım için çağrıda
    bulunduğumuzda bize cevap verecek. O LORD, kral verdiğiniz güçle sevinir. Sağladığın
    bu kurtuluştan büyük keyif alıyor. Ona kalbinin arzusunu verdin. Onun taleplerini geri
    çevirmedin. Ona zengin nimetler getirdin. Kafasına altın bir taç koyarsın. Sizden
    yaşamını sürdürmenizi istedi, ve ona uzun ömür verdiniz ve kalıcı bir hanedan.
    Kurtuluşun ona onur veriyor; ona görkemli bir ihtişam veriyorsun.
    Çünkü ona kalıcı kutsamalar veriyorsunuz; varlığının yanına ona izin vererek ona
    büyük bir sevinç veriyorsun; Kral LORD''a güvendiği için, ve egemen Bir'in
    inançlılığıyla o baş aşağı edilmedi; siz tüm düşmanlarınızı yenersiniz; gücünüz
    sizden nefret edenler için fazla büyük. Onları ocağı yakar gibi yakıyorsunuz, RAB
    onları öfkeyle yok eder; yeryüzünden onların yavrularını yok edersiniz, insan ırkından
    onların soyundan gelen kimseleri. Evet, onlar size zarar vermek istiyor; bir plan hayal
    ediyorlar ama başarılı olmuyorlar. Çünkü onlara oklarınızı attığınızda geri
    çekilmelerine sebebiyet veriyorsunuz. Yüksel O LORD tüm gücünle! Biz senin
    gücünü şarkılarla söyleyip öveceğiz! Tanrım, Tanrım neden beni terk ettin? Dua
    içinde inledim ama yardım çok uzak görünüyor. Tanrım gün boyunca ağlarım ama
    cevap vermiyorsun ve gece boyunca dualarım dinmiyor. Sen kutsalsın; kral olarak
    oturuyorsun İsrail'in övgülerini alıyorsun. Sana atalarımız güvendi; sana güvendiler
    ve sen onları kurtardın. Sana seslendiler ve onlar kayıtlarda; sana güvendiler ve
    hayal kırıklığına uğramadılar.
    Ama ben bir solucanım, erkek değil; insanlar bana hakaret ediyor ve beni hor
    görüyor. Beni gören herkes benimle alay ediyor; beni taklit edip başlarını sallıyorlar.
    Diyorlar ki 'Kendinizi RAB'be adayın! Bırakın LORD onu kurtarsın! Bırakın RAB onu
    teslim etsin çünkü o onun içinde haz veriyor. Evet, beni rahimden dışarı getiren
    sensin ve beni annemin kollarında, sütünde güvende hissettirdi. Doğduğum günden
    beri sana bağlıyım; annemin rahminden dışarı çıktığımdan beri sen benim Tanrım
    oldun. benden uzak durma, çünkü bela yakında ve bana yardım edecek kimsem yok.
    Bir çok boğa beni kuşattı; güçlü Basha boğaları beni içeri aldı. Avını parçalarken
    kükreyen aslan gibi beni yutmak için ağızlarını açıyorlar. Gücüm su gibi akıp gidiyor;
    bütün kemiklerim yerinden çıktı; kalbim balmumu gibi; içimden uzaklara eriyip
    gidiyor. Ağzımın çatısı çanak çömlek parçası kadar kuru; dilim dişetlerime yapışıyor.
    Beni ölümün tozuna soktun. Evet, vahşi köpekler beni çevreliyor -etrafımda kalabalık
    bir kötü adam çetesi; bir aslan gibi ellerimi ve ayaklarımı tutuyorlar. Bütün
    kemiklerimi sayabilirim;
    düşmanlarım zaferle beni yüceltiyor. Giysilerimi kendi aralarında bölüşüyorlar; onlar
    kıyafetlerim için zar atıyorlar. Ama sen O LORD, uzakta durma! Sen benim güç
    kaynağımsın! ve acele et, bana yardım et! Beni kılıçtan kurtar! Hayatımı vahşi
    köpeklerin pençelerinden kurtar! Beni aslanın ağzından kurtar ve vahşi öküzlerin
    boynuzlarından! Bana cevap verdin! Senin adını halk meclisimin ortasında
    söyleyeceğim! Meclisin ortasında seni öveceğim! Siz RAB'bin sadık takipçileri, onu
    övün! Siz Yakub'un torunları, onu onurlandırın! Siz tüm İsrail'in torunları, onun
    korkusuyla oturun. Çünkü o ezilenlerin acısını hor görmedi ve nefret etmedi, onu
    görmezden gelmedi, cevap verdi. Sen büyük meclise övgülerimi sunma nedenimsin;
    Sözlerimi LORD'un sadık takipçileri önünde yerine getireceğim. Ezilmiş olanların
    yemesine ve doymalarına izin verin. İzin verin de onu arayanlar LORD'u övebilsinler!
    Sonsuza kadar yaşayabilir misin? Bırak dünyadaki tüm insanlar RAB hakkında bilgi
    edinsin ve ona dönsün. Bütün uluslar size ibadet etsin. Çünkü RAB kral ve uluslara
    hükmeder. yeryüzündeki tüm başarılı insanlar kutlamaya katılacak ve ibadete
    katılacak; Mezara inecek herkes onun önünde eğilecek, hayatlarını koruyamayanlar
    dahil olmak üzere. Bütün bir nesil ona hizmet edecek;
    932 onlar yeni nesle egemen RAB hakkında şeyler anlatacaklar. Gelip onun
    kurtarma işlerini anlatacaklar; Bir sonraki nesle onun neler başardığını anlatacaklar.
    LORD benim çobanım, kaybedecek hiçbir şeyim yok. Beni yemyeşil otlaklara
    götürüyor, beni serinletici suya yönlendiriyor. Gücümü geri yüklüyor. Beni kendi
    şöhreti uğruna doğru yollardan geçiriyor. En karanlık vadiden yürümem gerektiğinde
    bile tehlikelere karşı hiç korku duymuyorum,
    çünkü benimlesin sen; çubuğunuz ve personeliniz beni doğruluyor, içimi rahatlatıyor.
    Önümde, düşmanlarımın gözü önünde bir ziyafet hazırlıyorsunuz. Başımı yağla
    tazeliyorsun; fincanım tamamen dolu. Elbette iyiliğin ve sadakatin tüm günlerimde
    beni takip edecek, ve hayatımın geri kalanında RAB'bin evinde yaşayacağım. RAB
    dünyaya ve içindekilere sahiptir, dünya ve içinde yaşayan herkes. Çünkü temellerini
    denizlerde kurdu ve okyanus akıntılarının üzerine inşa etti. Kimin LORD'un dağının
    üstüne yükselmesine izin verilir? Kutsal evine kim çıkabilir? Eylemleri suçsuz olan ve
    güdüleri saf olan ve yalan söylemeyen,
    yada tutmaya yeltenmeden söz vermeyen. O çeşit Tanrısal insanlar LORD
    tarafından ödüllendirilirler, ve onları kurtaran Tanrı tarafından haklı çıkarılmış. Bu
    çeşit bir saflık onun iyiliğiini arayan insanları karakterize ediyor, onun için dua eden
    Yakub'un soyu (Selah). Yukarı bakın, siz kapılar! Yükselin siz sonsuz kapılar! Sonra
    görkemli kral girecek! Kim bu görkemli kral? Güçlü ve önemli RAB! Savaşta güçlü
    güçlü olanLORD! Yukarı bakın, siz kapılar! Yükselin siz sonsuz kapılar! Sonra
    görkemli kral girecek! Kim bu görkemli kral? Orduları yöneten RAB! O görkemli kral!
    (Selah) O LORD dua ile senin karşına geliyorum. Tanrım sana güveniyorum. Lütfen
    küçümsenmeme izin verme; düşmanlarımın zaferle benim üzerimde
    neşelenmelerine izin verme! Açıkça sana güvenen kimse küçümsenmeyecek.
    İhanetle uğraşanlar engellenecek ve aşağılanacak. Yollarını anlamama izin ver O
    LORD! Bana yollarını öğret! Beni hakikatine yönlendir ve bana öğret. Çünkü beni
    kurtaran Tanrı sensin; bütün gün sana güveniyorum. Şefkatli ve sadık işlerinizi
    anımsa, O LORD, çünkü sen hep o şekilde hareket ettin. Gençliğimin günahlarını
    bana karşı tutma yada asi davranışlarımı! Çünkü sen bana karşı sadakat dolusun,
    iyiliğini bana aç, O LORD! RAB hem kibar hem adil; bu yüzden günahkarlara doğru
    yaşamayı öğretiyor. Mütevazi olana neyin doğru olduğunu öğretebilir mi? Mütevazi
    olana kendi yolunu öğretebilir mi? LORD her zaman sadık ve güvenilir olduğunu
    kanıtlar, sözleşmesinin taleplerini yerine getirenlere.
    935 Şanın uğruna O LORD, itibarınız için günahımı bağışla, çünkü harikadır. LORD
    sadık takipçilerine nasıl yaşamaları gerektiğini gösterir. Onun iyiliğini tecrübe
    ediyorlar; onun soyundan olanlar toprağı miras alıyor. RAB'bin sadık takipçileri onun
    rehberliğini ediniyor ve onların gözleri önüne anlaşma taleplerini sunuyor. Ben
    yardım için hep LORD'a bakıyorum çünkü ayaklarımı düşmanın ayaklarından
    düşmanların ağından kurtaracak. Bana doğru dön ve bana merhamet et, çünkü ben
    yalnızım ve ezilmiş! beni sıkıntılarımdan kurtar! Acımı ve sıkıntılarımı gör! Bütün
    günahlarımı affet! Düşmanlarımı izle çünkü onlar sayıca benden üstün; benden
    nefret ediyorlar ve bana zarar vermek istiyorlar. Beni koru ve beni kurtar! Lütfen
    aşağılanmama izin verme, çünkü sana sığındım. Dürüstlük ve Tanrısallık beni
    koruyabilir mi, çünkü sana güveniyorum! Ey Tanrım, İsrail'i tüm sıkıntılarından kurtar!
    Beni koru O LORD, çünkü benim bütünlüğüm var, ve RAB'be tereddütsüz
    güveniyorum. Beni inceleyin O LORD ve beni test edin! İç düşüncelerimi ve
    motivasyonumu değerlendirin, nedenlerimi! Çünkü senin inançlılığının sonsuza dek
    farkındayım, ve sadakatiniz sürekli beni motive ediyor. kendimi aldatıcı erkeklerle
    ilişkilendirmiyorum, yada dürüst olmayan kişilerle bir tutmuyorum. Kötü adamların
    çetesinden nefret ediyorum ve kötülükle alaka kurmuyorum. Saf bir yaşam tarzı
    sürüyorum, böylece mihrabın karşısında görünebilirim, O LORD, sana teşekkür
    etmek için ve muhteşem işlerini anlatmak için. O LORD, yaşadığın tapınağını
    seviyorum,
    936 ihtişamınızın görüldüğü yer. Beni günahkarlarla süpürmeyin yada vahşi
    insanlarla çalıştırmayın, onlar her zaman yanlış yapmaya hazırdır yada rüşvet teklif
    ederler. Beni kurtar ve bana merhamet et! Güvendeyim ve LORD'u ibadet edenler
    arasında öveceğim. RAB beni kurtarır ve savunur (korur)! Kimseden korkmuyorum!
    LORD hayatımı koruyor. Hiç kimseden korkum yok. Kötü adamlar bedenimi yiyip
    bitirmek için bana saldırdığında, hasımlarım ve düşmanlarım bana saldırdığında
    düşer tökezlerler. Bana karşı bir ordu konuşlandırırldığında bile, korkmuyorum.
    Savaş yakın olsa bile, huzurumu koruyorum. RAB'den bir şey istedim -istediğim bu!
    Hayatımın tüm günlerinde LORD'un evinde yaşamak istiyorum, böylece RAB'bin
    görkemine bakacapım ve tapınağında düşüneceğim. Tehlike gününde kesinlikle
    bana sığınak sağlayacak; beni evinde saklayacak; beni erişilmez bir kayanın
    zirvesine yerleştirecek. şimdi beni çevreleyen düşmanlarımı yeneceğim! Onun
    evinde kurbanlar sunacağım ve neşeyle bağıracağım. RAB'be övgü dolu şarkılar
    söyleyeceğim!
    937 Nasıl yaşamamı istiyorsan bana öğret. Beni pusuya düşürmek için bekleyenler
    yüzünden beni düz bir yol boyunca yönlendir. Beni düşmanlarıma teslim etme, beni
    yok etmek isteyenler yalancı tanıklık yaptığı için. İnanmasaydım nerede olurdum,
    Rabbin lütfu yaşayanlar diyarında. Rabbe güven. David tarafından. Sana ey Rab,
    haykırıyorum! Koruyucum, beni görmezden gelme! Cevap vermezsen bana azınlık
    13 kişiye katılacağım, mezara. Ağladığımda merhamet dilememi duy, yardım için
    ellerimi senin kutsal tapınağına doğru kaldırdığımda. Beni kötü adamlarla birlikte
    sürükleme, kötü davrananlarla, komşularıyla çok arkadaşça konuşan, onlara zarar
    vermeyi planlarlarken! Kötülüklerinin karşılığını onlara öde! Yaptıkları şeyin
    karşılığını onlara öde! Onları cezalandırın. Çünkü onlar Rab’bin eylemlerini
    anlamıyorlar, ya da adaleti yerine getirme şeklini. LORD onları kalıcı olarak yıkacak.
    LORD merhamet dilenmemi duydu, övgüyü hah ediyor. RAB beni güçlendirir ve
    korur; ona tüm kalbimle güveniyorum. Kurtarıldım ve kalbim sevinç dolu; ona
    minnettarlıkla şarkı söyleyeceğim. RAB halkını güçlendirir; seçtiği kralı korur ve
    teslim eder.
    938 Halkınızı yönlendirin. Size ait olan milleti güçlendirin. Onlara çoban gibi bak ve
    taşı onları kollarında her zaman! Bir Davud İlahisi -Ey göksel varlıklar, RAB'’be
    teşekkür edin, RAB’bin ihtişamını kabul edin ve güçlendirin. LORD’un itibarının
    ihtişamını kabul edin! RAB’be kutsal kıyafetle tapın! RAB’bin haykırışı suyun
    üstünden duyuldu; görkemli Tanrı gök gürlemesi, RAB dalgalanan suyun üstünde
    belirir. RAB’bin haykırışı güçlüdür, RAB’bin haykırışı görkemli. RAB’bin haykırışı
    sedirleri kırar, RAB Lübnan’ın sedirlerini paramparça etti. Lübnan’ı buzağı gibi atıyor
    ve Sirion genç bir öküz gibi. RAB’bin haykırışı çarpıyor, RAB’bin haykırışı titretiyor.
    RAB’bin haykırışı Kadeş’in vahşi soğuk doğasını sallıyor.
    939 RAB'bin haykırışı büyük ağaçları büküyor ve ormanların yapraklarını kesiyor3.4
    Tapınağındaki herkes, “Görkemli!” Diyor RAB. RAB ebedi kral olarak tahtta oturuyor.
    RAB halkına güç verir; RAB halkına güven verir. Seni yücelteceğim, ey RAB, beni
    ayağa kaldırdın, 13 ve düşmanlarımın üzerimde övünmesine izin vermedin. Ey
    Tanrım, sana haykırdım ve beni iyileştirdin. Ey RAB, sen beni cehennemden çektin;
    beni mezara inenlerin arasından kurtardın. RAB'be şarkı söyleyin, sadık takipçileri;
    kutsal ismine şükredin. Öfkesi sadece kısa bir an sürüyor ve onun iyiliği kişinin
    hayatını geri yükler. Kişi gece üzüntü yaşayabilir, ancak neşe sabah gelir.
    “Yapacağım asla üzülme. ” Ey RAB, iyiliğin için beni güvence altına aldın.
    940 Sonra beni reddettin. Sana, ey RAB, haykırdım; Merhamet için Tanrı'ya yalvardım: “Ne
    hayat, çukura inişimde? Mezarın tozu sana övgüler sunabilir mi? Sadakatini ilan edebilir mi?
    Duy, ey RAB ve bana merhamet et! Ey RAB, kurtar beni! “Sonra ağıtımı dansa çevirdin;
    çulumu çıkardın ve beni sevinçle örttün. Öyleyse şimdi kalbim sana şarkı söyleyecek ve
    sessiz olmayacak; Ey Tanrım, her zaman sana şükredeceğim. Mezmur -Müzik direktörü için;
    İçine sığındım ey RAB, asla aşağılanmama izin verme! Beni kurtararak haklı göster! Beni
    dinle! Hemen kurtar beni. Koruyucum ve sığınağım ol, güvende olabileceğim bir kale Senin
    için yüksek sırtım ve benim kalemsin; kendi iyiliğin için itibar, sen bana önderlik et ve bana
    rehberlik et. Beni benim için sakladıkları ağdan kurtaracaksın, çünkü sen benim
    sığınağımsın. Hayatımı eline emanet ediyorum; sen kurtaracaksın beni, ey RAB, sadık
    Tanrı. Değersiz putlara hizmet edenlerden nefret ediyorum, ama ben RAB'be güveniyorum.
    Sadakatinize sevineceğim ve sevineceğim çünkü acımı fark ediyorsunuz ve ne kadar
    üzüldüğümün farkındasınız. Beni düşmanın gücüne teslim etmiyorsun; geniş bir yerde
    durmamı sağlıyorsun. Bana merhamet et, çünkü sıkıntı içindeyim.
    941 Acı çekerek gözlerim kararıyor. Gücümü kaybettim. Hayatım acı içinde sona yaklaşıyor;
    inledikçe yıllarım sona eriyor. Gücüm beni günahımdan dolayı bozuyor ve kemiklerim
    kırılgan hale geliyor. Tüm düşmanlarım yüzünden insanlar beni küçümsüyor; komşum
    acınası durumumdan dehşete düşüyor; beni görenler sokakta benden kaçıyor. Kimsenin
    düşünmediği ölü bir adam gibi unutuluyorum; Kırık bir kavanoz gibi değersiz olarak
    görülüyorum. Çünkü birçoklarının ne dediğini duyuyorum, her yönden geliyor. Bana karşı
    komplo kurduklarında ama sana güveniyorum, ey RAB! Sen benim Tanrımsın! Kaderimi siz
    belirleyin! Beni düşmanlarımın ve beni kovalayanların gücünden kurtarın. Kulunuza
    gülümseyin, sadakatinizden dolayı beni kurtarın Ey RAB aşağılanmama izin verme. Çünkü
    sana sesleniyorum! Kötü adamlar aşağılansın! Mezara feryat etsinler! Yalancı dudaklar
    susturulsun – dudaklar kibirle ve lütfun ne kadar büyük, vefalı takipçilerine sakladığın!
    İnsanların saldırılarına karşı güvende; onları iftira saldırılarına karşı güvende oldukları bir
    sığınakta saklıyorsun. RAB övgüyü hak ediyor çünkü düşmanları tarafından kuşatıldığım
    zaman bana inanılmaz imanını gösterdi. Atladım sonuçlara ve dedim “Senin huzurundan
    koptum!” Ama yardım için sana haykırdığım zaman merhamet dilememi işittin. RAB'bi sevin,
    tüm sadık kulları! RAB! Dürüst olanları korur, ancak küstahça davrananı tam olarak geri
    öder.
    942 RAB'bi bekleyen hepiniz! Mezmur David tarafından; İyi yazılmış bir şarkı. Ne mutlu
    kavgacı davranışları affedilen, günahı affedilen kişi ne mutlu! RAB'bin suçunu
    cezalandırmayan, ruhunda hile bulunmayan kişi ne mutlu . Günahımı itiraf etmeyi
    reddettiğimde, tüm vücudum boşa gitti, bütün gün acı içinde inledim. Gece ve gündüz bana
    eziyet ettin; Yazın yoğun sıcağında beni yok etmeye çalıştın.(Selah) Sonra günahımı itiraf
    ettim, artık suçumu örtbas etmedim. “İsyankâr davranışlarımı RAB'be itiraf edeceğim” dedim.
    Sonra günahlarımı affettin. (Selah) Bu nedenle her bir fırsat penceresi varken sadık
    takipçilerinizden biri size dua etmelidir. Kesinlikle kabaran su yükseldiğinde onlara
    ulaşmayacaktır. Sen benim saklanma yerimsin; beni sıkıntıdan koruyorsun. Kurtuluşu
    kutlayanlardan sevinç. (Selah) Size nasıl yaşamanız gerektiğini göstereceğim ve
    öğreteceğim. Gözlerinize bakarken size tavsiyede bulunacağım. Akılsız bir at veya katır gibi
    olma, sana itaat etmeyecek.
    943 Bir dizgin ve bit tarafından kontrol edilmedikçe. Kötü bir kişi çok acı çeker, ama RAB ona
    güveneni alt eder. RAB'be sevin ve mutlu olun, tanrısal olan sizler için. Neşeyle bağırın,
    sevinçli, ahlaki olarak dürüst olanlar! Siz tanrısallar, RAB'be sevinç için haykırın! Ahlaki
    olarak dürüst olanın kendisine övgü sunması uygun. On telli bir çalgı eşliğinde ona şarkı
    söyle! Ona yeni bir şarkı söyle! Ona övgülerinizi haykırırken ustaca çalın yeni bir şarkı!
    Lord’un dereceleri adil. RAB eşitlik ve adaleti teşvik eder; RAB'bin sadakati yeryüzüne
    yayılır. RAB'bin buyruğuyla gökler yaratıldı; ağzından tek bir sözle gökteki tüm yıldızlar
    yaratıldı. Denizin sularını biriktirir; Okyanusları ambarlara koyar. Bütün yeryüzü RAB'DEN
    korksun! Dünyada yaşayan herkes ona hayran kalsın! Konuştu ve var oldu, kararnamesini
    yayınladı. RAB ulusların kararlarını bozar; halkların. RAB'bin kararları sonsuza kadar sürer;
    planları çağlar boyunca geçerlidir. Ne kadar kutsanmış Tanrısı RAB olan millet, özel
    mülkiyeti olarak seçtiği halktır.
    944 RAB gökten izler1; bütün insanları görür. Yaşadığı yerden tüm yeryüzünde yaşayanlara
    dikkatle bakar. Her insan kalbini oluşturan, ve onların tüm eylemlerini not alan odur. Hiçbir
    kralı devasa ordusu teslim etmez; bir savaşçı büyük kudretiyle kurtarılmaz. Bir at, zafer için
    ona güvenenleri hayal kırıklığına uğratır; büyük gücüne rağmen karaciğeri geri alamaz.
    Bakın, RAB sadık takipçilerinin dikkatini çeker, hayatlarını ölümden kurtararak ve aile
    zamanlarında onları sürdürerek sadakatini göstermesini bekleyen 5 kişi. Kurtarıcı ve kalkan.
    Çünkü kalplerimiz O'na sevinir, çünkü onun kutsal adına güveniyoruz. Sadakatinizi
    deneyimleyelim, ey RAB, seni beklediğimiz için. RAB'be her zaman övgüler sunacağım;
    ağzım onu sürekli övecek. RAB'be övüneceğim; ezilenler duysun ve sevinsin! RAB'bi
    benimle birlikte büyütün! Onun adını birlikte yüceltelim! RAB'bin yardımını istedim ve beni
    terbiye etti; Beni tüm korkularımdan kurtardı. Ondan yardım arayanlar mutlu; yüzleri
    utanmıyor. Bu mazlum adam haykırdı ve RAB duydu; onu bütün dertlerinden kurtardı.
    945 RAB'bin meleği, RAB'bin sadık takipçilerinin etrafında kamp kurar ve onları teslim eder.
    Tadın ve RAB'bin iyi olduğunu görün! Ne mutlu ona sığınanlara ve RAB'be sadık kalın, siz
    seçilmiş halkı, vefalı takipçileri ki hiçbir şeyden yoksun değiller! Genç aslanlar bile bazen
    yiyecekten yoksundur ve açtır, ama RAB'bi arayanların hiçbir yararı olmaz. Gelin çocuklar!
    Dinle beni, sana RAB'DEN korkmanın ne demek olduğunu öğreteceğim. Gerçekten
    yaşamak istiyor musun? Uzun, mutlu bir hayat yaşamak ister misin? O halde kötü sözler
    söylemeyin ya da kötülükten uzaklaşın ve doğru olanı yapın! Barış için çabalayın ve onu
    teşvik edin! RAB, Tanrı'ya kulak verenlere ilgi gösterir ve onların yardım çığlıklarını duyar.
    Onların tüm hatıralarını siler yeryüzünden. Tanrısal haykırır ve RAB duyar; onları bütün
    dertlerinden kurtarır. RAB kırık kalplere yakındır; cesareti kırılanları kurtarır. Tanrısal birçok
    tehlikeyle yüzleşir, ama RAB onları her birinden kurtarır. Bütün kemiklerini korur; hiçbiri
    kırılmaz. Kötüler kendi kendini yok eder; Tanrısallardan nefret edenler cezalandırılır. RAB
    hizmetkarlarını kurtarır; ona sığınanları hiçbir ceza bulmaz.
    946 Ey RAB! Bana saldıranlara saldır! Küçük kalkanını ve büyük kalkanını al, ve bana
    yardım etmek için ayağa kalk! Mızrağını kullan ve lance beni kovalayanlara karşı! Şu
    sözlerle bana güvence verin: “Ben senin kurtarıcınım!” Hayatımı arayanlar utansın ve
    aşağılansın! Bana zarar vermeyi planlayanlar geri dönsün ve utansın! RAB'bin meleği onlara
    saldırdığı gibi, rüzgarla sürülen saman gibi olsunlar! RAB'bin meleği onları kovalarken,
    yolları karanlık ve kaygan olsun! Onlara zarar vermedim, ama onlar Beni yakalamak için bir
    ağ sakladı ve beni tuzağa düşürmek için bir çukur kazdı. Bırakın onları yıkıma götürsün!
    Sakladıkları ağ onları yok etsin! O zaman RAB'be sevineceğim. Ve onun kurtuluşu için mutlu
    ol. Bütün gücümle şunu söyleyeceğim: “Ya RAB, seninle kim karşılaştırabilir?’’ Sen,
    mazlumları, onları alt etmeye çalışanlardan; mazlum ve muhtaçları, onları soymak için
    çabalayanlardan kurtar.” Şiddetli adamlar kendilerini yalanlıyorlar, ve beni yalan yere
    suçluyorlar. Yaptıklarımın karşılığını bana kötülükle ödüyorlar; üzülüyorum.
    Hastalandıklarında çuval geçiriyordum. Ve yemek yemekten kaçındı. (Yalan söylüyorsam,
    dualarım karşılıksız kalsın!) Bir arkadaş ya da erkek kardeşim için yapacağım gibi onlar için
    de yas tuttum. Sanki öyleymişim gibi kederle eğildim. Ama tökezlediğimde sevindiler ve bir
    araya geldiler; beni pusuya düşürmek için bir araya geldiler.
    947 Dinlenmek için durmadan beni yırtıyorlardı. Tökezlediğimde, beni acımasızca alay
    ettiler, ve beni ısırmaya çalıştılar. Ya Tanrım, orada ne kadar durup bunu izleyeceksin?
    Yıkıcı saldırılar; hayatımı genç aslanlardan koru! O zaman büyük toplantıda sana
    şükredeceğim; Büyük bir insan kalabalığının önünde seni yücelteceğim! Sebepsiz yere
    düşmanım olanların benim üzerimde zevklenmelerine izin verme! Sebepsiz yere benden
    nefret edenlerin kötü planlarını yapmalarına izin verme! Çünkü onlar başkalarıyla barışmaya
    çalışmazlar, ama şüphe duymayanları aldatmak için yollar planlarlar. Beni yiyip bitirmeye
    hazırlar, “Aha! Aha! Seni yakaladık!” Ama dikkat et RAB! Ya Tanrım, benden uzak durma!
    Uyan, uyan ve beni haklı çıkar! Tanrım ve Rab, beni koru! Adaletinle beni koru, ey RAB,
    benim üzerimden övünmelerine izin verme! Kendi kendilerine, “Aha! İstediğimizi biz aldık!”
    “Onu yedik! ”Demelerine izin vermeyin. Bana zarar vermek isteyenler utansın ve utansın!
    Bana küstahça alay edenler utanç ve aşağılanma ile kapansınlar! Benim haklılığımı
    arzulayanlar sevinç ve sevinmek için haykırsın! Sürekli diyebilirler mi, "RAB övülsün, çünkü
    hizmetinin güvende olmasını istiyor." O zaman başkalarına söyleyeceğim. Adaletin
    hakkında, ve bütün gün seni övüyorum.
    948 Kötü adam öze isyan eder. Tanrı'dan korkmaz, çünkü günahını fark edip bırakamayacak
    kadar gurur duyar. Söylediği sözler günahkâr ve aldatıcıdır; ne zekice ve doğruysa onu
    yapmakla ilgilenmez Yatakta yatarken günah işlemenin yollarını planlar; günahkar bir yaşam
    tarzına bağlıdır; kötü olanı reddetmez. YA RAB, vefalı sevginiz gökyüzüne ulaşır; bulutlara
    sadakat. Adaletin en yüksek dağlar gibidir, en derin denizler gibi adaletin; insanlığı ve
    hayvanlar alemini koruyorsun. Ne kadar değerli sadık sevgin, ey Tanrım! İnsanoğlu
    kanatlarınızın altında sizin korumanız altında ve onların lezzetlerinizin nehrinden içmelerine
    izin verin. Sen hayat veren ve yaşatansın. Sadık sevginizi, sadık takipçilerinize genişletin ve
    ahlaki açıdan dürüst olanları temize çıkarın! Kibirli adamların beni ele geçirmesine veya kötü
    adamların beni evsiz bırakmasına izin vermeyin! Düşmüşler! Devrilmişler ve ayağa
    kalkamıyorlar!
    949 Kötü adamlar başarılı göründüğünde üzülmeyin! Kötüleri kıskanmayın! Çünkü ot gibi
    hızla kuruyacaklar ve bitkiler gibi solup gidecekler. RAB'be güvenin ve doğru olanı yapın! O
    zaman RAB'DEN zevk alacaksın ve dualarını yanıtlayacak. Geleceğini RAB'be teslim et!
    Ona güven, senin adına hareket etsin. Gün ışığında sizi haklı çıkaracak ve haklı davanızı
    alenen savunacak. RAB için sabırla bekleyin Onun için güvenle bekleyin! Bir günahkarın
    görünürdeki başarısı için endişelenmeyin. Kötü planlar yapan bir adam! Kızmayın ve hayal
    kırıklığına uğramayın! Bu sadece belaya yol açar! Kötü adamlar ortadan kalkacak, ama
    RAB'be güvenenler toprağa sahip olacaklardır. Kötü adamlar yakında ortadan kaybolacak;
    Bir zamanlar onların bulunduğu noktaya bakacaksınız. Öyleydi, ama onlar gitmiş olacaklar.
    Ama ezilenler toprağa sahip olacak ve büyük refah içinde olacaklar. Kötü adamlar
    tanrısallara karşı komplo kuracaklar ve onlara acımasızca saldıracaklar. RAB onlara
    tiksintiyle gülüyor, çünkü biliyor ki Gün geliyor. Kötü adamlar, ezilenleri ve muhtaçları
    indirmek ve tanrısal olanları katletmek için kılıçlarını çekip yaylarını hazırlıyorlar. Kılıçları
    kendi kalplerini delecek ve yayları kırılacak. Tanrısal bir adamın sahip olduğu küçük parça,
    birçok kötü adamın servetinden daha iyidir, çünkü kötü adamlar güçlerini kaybedecek ama
    RAB tanrısal olanı sürdürür.
    950 RAB masumları gün be gün gözlüyor ve kalıcı bir mirasa sahipler. Zor zamanlar
    geldiğinde utanmayacaklar; Kıtlık geldiğinde yeterince yiyecekleri olacak. Ama kötü adam
    ölecek; RAB'bin düşmanları Yakılacaklar - dumanlar içinde yükselecekler. Kötü adamlar
    ödünç alırlar, ama borçlarını geri ödemezler, ama tanrısal şefkat gösterir ve cömerttir. Onun
    tarafından reddedilen yok edilecek. RAB, tarafından sevilenlere, davranışları komuta
    edilebilir olanlara elbette bir başarı bahşeder: Tökezlese bile, baş aşağı olmaz onlar. Çünkü
    RAB elini tutuyor. Bir zamanlar gençtim, şimdi yaşlıyım. Tanrı'ya yakışan bir adamı hiç
    görmedim ya da çocuklarını ki yiyecek aramaya zorlanmış olsun. Bütün gün şefkat
    gösteriyor ve başkalarına ödünç verir ve çocukları kutsanır. Kötülükten uzaklaşın! Doğru
    olanı yap! O zaman kalıcı güvenliğin keyfine varacaksın. Çünkü RAB adaleti teşvik eder ve
    sadık takipçilerini asla terk etmez. Onlar kalıcı olarak güvendeler ama kötü adamların
    çocukları yok edildi. Toprağa sahip olacak ve orada kalıcı olarak yaşayacaktır. Tanrısal
    sözler bilge sözler söyler ve adaleti teşvik eder. Tanrılarının kanunu düşüncelerini kontrol
    eder; ayakları kaymaz. Kötü adamlar tanrısal olana pusu kurar ve onları öldürmeye çalış.
    951 Ama RAB, tanrısal olanı teslim etmez ya da mahkemede mahkum edilmelerine izin
    vermez. RAB'be güvenin! Emirlerine itaat edin! O zaman o toprağa sahip olmanıza izin
    verecek; kötü adamların ölümünü göreceksiniz. Acımasız kötü adamlar gördüm, etkiyle
    büyüyorlardı yeşil bir ağaç gibi kendi ana toprağında. Ama sonra biri geçer ve aniden
    ortadan kayboldular! Onları aradım, ama bulunamadı. Bütünlüğe sahip olanı not edin! Barışı
    teşvik edenin geleceği vardır. Günahkar isyancılar tamamen yok edilir; kötü adamların
    geleceği yoktur. Ama RAB Tanrısal olanı kurtarır; Zor zamanlarda onları korur. Tanrısal olanı
    izleyin! RAB onlara yardım eder ve onları kurtarır; Onları kötü adamlardan kurtarır ve onları
    kurtarır, çünkü korumasını isterler. Mezmur Tanrı'nın dikkatini çekmek için yazılmış bir
    Davut mezmuru. Ey RAB, öfkende beni azarlamaya devam etme! Azgın öfkende beni
    cezalandırma! Çünkü okların beni deliyor ve elin beni aşağı bastırıyor. Tüm vücudum senin
    kararın yüzünden hasta; Günahım yüzünden sağlıktan mahrum kaldım. Çünkü günahlarım
    beni alt ediyor; ağır bir yük gibi, dayanamayacağım kadar fazla. Yaralarım enfekte ve
    kokmaya başlıyor, aptal günahlarım yüzünden aşağılandım; gün boyunca yas içinde
    dolaşıyorum.
    952 Çünkü utanç duyuyorum ve tüm vücudum hasta. Acıyla uyuşuyorum ve şiddetli bir
    şekilde hırpalanmışım; Hissettiğim kaygı yüzünden yüksek sesle inliyorum. Ey Tanrım,
    kalbimin arzusunu anlıyorsun; inlemem değil senden gizlendi. Kalbim hızla atıyor; gücüm
    beni terk ediyor; güçlükle görebiliyorum. Durumum nedeniyle arkadaşlarım ve tanıdıklarım
    bile mesafelerini koruyor; komşularım uzakta duruyor. Hayatımı arayanlar beni tuzağa
    düşürmeye çalışıyor; Bana zarar vermek isteyenler yapıcı olmayan sözler söylüyorlar; gün
    boyu aldatıcı şeyler söylüyorlar. Ama ben sağır bir adam gibiyim - Hiçbir şey duymuyorum;
    Ben dilsiz gibiyim Konuşamıyorum. İşitemeyen ve savunmasını tartışmaktan aciz bir adam
    gibiyim. Yine de Seni bekliyorum ya RAB! Cevap vereceksin ya Rabbim, Tanrım senin için
    dua ettim kurtuluş, çünkü aksi takdirde üzerimden övünecekler; Ayağım kaydığı zaman
    küstahça benimle alay edecekler. Tökezlemek üzereyim ve sürekli acı çekiyorum. Evet, ben
    suçumu itiraf ettim ve günahlarım için endişeleniyorum. Ama düşmanım olanların sayısı
    çoktur; Sebepsiz yere benden nefret edenler benden üstündür. Yaptıklarımın karşılığını
    kötülükle ödüyorlar; onlara iyilik yapmaya çalışsam da suçlamaları savuruyorlar bana... Beni
    terk etme ey RAB, benden uzak durma. Çabuk ol ve bana yardım et, Ey Rab, kurtarıcım
    Mezmur 392 Müzik direktörü Jeduthun için; "Söylediklerime dikkat edeceğim ve dilimle
    günah işlemeyeceğimden emin olacağım." Kötü bir adamın huzurunda ağzıma bir ağızlık
    koyacağım. "Ben tamamen sessizdim; Konuşma dürtüsünü geri tuttum. Hayal kırıklığım
    büyüdü; Kaygım büyüdü, düşündüm, sabırsızlandım. Sonunda şu sözleri söyledim: "YA
    RAB, ölümlülüğümü anlamama yardım et .”
    953 … ve hayatın kısalığını. Hayatımın ne kadar çabuk geçeceğini anlamama izin verin!
    Bak, günlerimi kısa ömürlü yapıyorsun, ve senin perspektifinden benim ömrüm hiçbir şey.
    Şüphesiz insanlar hayatı sadece hayalet olarak yaşarlar. Kesinlikle onu kimin alacağını
    bilmeden değersiz bir servet biriktirirler. “Ama şimdi, Tanrım, neye güveniyorum? Tek
    umudum sensin. Asi aslanın bütün günahlarından beni kurtar! Beni aptalların hedefi haline
    getirmeyin! Yaptıklarınızdan dolayı susuyorum ve ağzımı açamıyorum. Lütfen beni
    yaralamayı bırakın! Beni ölümüne dövdün. İnsanları günahları için şiddetli bir şekilde terbiye
    ediyorsun; Güve gibi güçlerini yavaşça tüketiyorsun. Elbette tüm insanlar sadece bir buhar.
    (Se-lah) Duamı işit ey RAB, yardım çığlıklarımı dinle, hıçkırmamı görmezden gelme! Çünkü
    ben, memleketinin dışına çıkmış biri gibi sana bağımlıyım; merhametindeyim tıpkı tüm
    atalarım gibi. Öfkeli bakışlarınızı benden uzaklaştırın ki, ölmeden önce mutlu olabileyim.
    Müzik yönetmeni için; Bir mezmur olan Davut, Tamamen RAB'be güvendim ve bana doğru
    dönüp yardım çığlığımı duydu. Beni sulu çukurdan, çamurlu çamurdan kaldırdı. Ayaklarımı
    yere koydu. Bir kaya ve bana sağlam bir zemin sağladı. Yeni bir şarkı söylemem için bana
    sebep verdi.
    954 Tanrımızı övmek. Pek çok kişi Tanrı'nın ne yaptığını görebilir, böylece ona biat etsinler
    ve RAB'be güvenebilirler! RAB'be güvenen ve gururlulardan veya yalancılardan yardım
    istemeyen ne mutlu! Ey RAB, Tanrım, pek çok şey başardın; harikulade şeyler yaptın ve
    bizim için amaçlarını gerçekleştirdin. Kimse seni engelleyemez! Onları ilan etmek ve
    onlardan bahsetmek istiyorum, ama onlardan sayılamayacak kadar çok sayıda var! Kurban
    ve adaklar almak birincil endişeniz değil. Bunu bana oldukça açık hale getiriyorsunuz! Sen
    yanık kurbanlar ve günah adaklar istemiyorsun. Sonra, "Bakın! Geliyorum! Parşömende
    yazılanlar bana ait. Seni memnun eden şeyi yapmak istiyorum, Tanrım. Düşüncelerime
    yasanız hakim. Büyük meclise adaletinizden bahsettim. Bak! Ey RAB, bunun doğru
    olduğunu biliyorsun. Adaletinden bahsetmeyi ihmal etmedim; Güvenilirliğinden ve
    teslimiyetinden söz ettim; Sadık sevgi ve iman-tam. Ey RAB, şefkatini benden esirgeme.
    Sadık sevgin ve sadakatin beni sürekli korusun! Sayısız tehlike için beni çevreleyen.
    955 Günahlarım beni ele geçiriyor, ben göremiyorum; onlar kafamın kıllarından sayıca
    fazlaydı, bu yüzden gücüm beni mahvetti. Lütfen, ey RAB, beni kurtarmaya razı ol, ey RAB,
    acele et ve bana yardım et hayatımı kaçırmaya çalışıyorum, utanç içinde ve ayıplarımla!
    Bana zarar vermek isteyenler geri dönsün ve utansın. Bana “Aha! Aha! Diyenler, aşağılanın
    ve rezil olsun. Sizi arayan herkes mutlu olsun ve sizden sevinsin! Kurtuluşunuzu
    deneyimlemeyi sevenler sürekli diyorlar: “RAB'be övgüler olsun!”: Ben ezildim ve muhtaç
    kaldım! RAB bana dikkat etsin! Sen benim yardımcım ve kurtarıcımsın! Ey Tanrım,
    geciktirme! Fakirlere iyi davranan ne mutlu Bela geldiğinde, RAB onu kurtarır. RAB onu
    korusun ve hayatını kurtarsın. Ülkede mübarek olsun! Onu düşmanlarına teslim etmeyin!
    956 RAB hasta yatağında onu destekler; onu hastalığından tamamen iyileştirirsin. Bana
    gelince, dedim ki: “Ya RAB, bana merhamet et! İyileştir beni, çünkü sana karşı günah
    işledim! Düşmanlar benim hakkımda bu acımasız soruyu sorar: Ne zaman tamamen ölecek
    ve unutulacak. Birisi ziyarete geldiğinde arkadaşça davranır; beni karalamanın yollarını arar
    ve o gittiğinde de bana iftira atıyor. Benden nefret eden herkes, benim hakkımda birbirlerine
    hakaret fısıldıyor; bana zarar vermenin yollarını planlıyorlar. O asla iyileşmeyecek, onu kötü
    bir hastalık vurdu.” Güvendiğim, benimle yemek paylaşan yakın arkadaşım bile bana karşı
    çıktı. Sana gelince, ey RAB, bana merhamet et ve yükselt ayağa kalk, böylece onları sana
    geri ödeyebilirim! “Bununla biliyorum ki benden memnunsun...” çünkü düşmanım bana karşı
    zafer kazanmaz. Bana gelince, bütünlüğümden dolayı beni destekliyorsun; varlığına kalıcı
    olarak erişmeme izin veriyorsun.! Katılıyoruz! İsrail'in Tanrısı RAB gelecekte ve sonsuza dek
    övgüyü hak ediyor26! Katılıyoruz! (Mezmurlar 42-72) Müzik direktörü için; Korahlılar
    tarafından iyi yazılmış bir şarkı. Bir geyik su ırmaklarını özlüyor gibi seni özlüyorum, Ey
    Tanrım!
    957 Tanrı için, yaşayan Tanrı için susuyorum. “Ne zaman gidip Tanrı'nın huzurunda
    görüneceğim?” Diyorum. Yemek yiyemiyorum, gece gündüz ağlıyorum; gün boyu diyorlar
    bana, “Tanrın nerede?” Hatırlayacağım ve ağlayacağım! Çünkü bir zamanlar büyük
    kalabalıkla birlikte Tanrı'nın tapınağına doğru yürürken, kutsal bayramı kutlarken kalabalığın
    yanında bağırıyor ve şükrediyordum. Neden depresyondasın, Ey ruhum? Neden
    üzülüyorsun? Tanrıyı bekle! Çünkü kurtarıcı müdahalesi için Tanrıma tekrar şükredeceğim.
    Depresyondayım, Bu yüzden, Ürdün'ün yukarısında, Hermon'dan, Mizar Dağı'nda mahsur
    kaldığım sürece sana dua edeceğim. Şelalelerinin sesiyle bir derin akarsu diğerine
    sesleniyor; tüm dalgalanmalarınız ve dalgalarınız beni alt ediyor. RAB gündüz sadık
    sevgisini emreder ve geceleri bana bir şarkı, dua, yaşayan Tanrı'ya verir. Tanrı'ya dua
    edeceğim, yüksek sırtım: “Neden Beni görmezden geliyorsun? Düşmanlarım bana eziyet
    ettiği için neden yas etrafında dolaşmalıyım? “Düşmanlarımın alayları beni kemiğe kadar
    kesti,
    958 Bana bütün gün dedikleri gibi, "Tanrın nerede?" Neden depresyondasın, Ey ruhum?
    Neden üzülüyorsun? Tanrı için bekle, çünkü onun kurtarıcı müdahalesi için Tanrıma bir kez
    daha şükredeceğim .Mezmur Beni koru, ey Tanrım! Benim için savaş dinsiz bir millete karşı!
    Beni hilekar ve kötü adamlardan kurtar! Çünkü beni koruyan Tanrı sensin. Neden beni
    reddediyorsun? Neden yas ile gezeyim çünkü düşmanlarım bana eziyet ediyor, ondan mı?
    Işığını ve iman dolgunluğunu açığa çıkar! Onlar bana yol gösterecekler, beni kutsal tepene
    ve yaşadığın yere kadar eşlik edecekler. Sonra Tanrı'nın sunağına, sevinç veren Tanrı'ya
    gideceğim, böylece sana şükranlarımı sunayım, Ey Tanrım, Tanrım, bir harpla. Neden
    depresyondasın? Neden üzülüyorsun? Tanrıyı bekle! Çünkü kurtarıcı müdahalesi için
    Tanrıma tekrar şükredeceğim. Mezmur 4427 Müzik yönetmeni için; Korahiler tarafından, iyi
    yazılmış bir şarkı. Ey Tanrım, biz açıkça duyduk; Atalarımız eski zamanlarda yaptıklarını
    bize anlattılar.
    959 Sen, gücünle milletleri mağlup ettin ve atalarımızı topraklarına yerleştirdin; orada
    yaşayan halkı ezdin4 ve atalarımızın onu işgal etmesini sağladın. Ülkeyi kılıçlarıyla
    fethetmediler ve onlar onların gücüyle galip gelmedi ama daha çok senin gücünle, kuvvetin
    ve iyiliğinle çünkü sen onlara taraf oldun. Sen benim kralımsın, Ey Tanrım! Düşmanlarımızı
    geri sürdüreceğiz çünkü yayıma güvenmiyorum ve kılıcımla galip gelmiyorum. Bütün gün
    Tanrı'da övünüyorum ve adınıza sürekli şükredeceğiz. (Selah) Ama bizden nefret edenleri
    reddettin ve utandırdın! Ordularımızla savaşa girmedin. Ama bizi reddettin ve utandırdın.
    Ordularımızla savaşa girmedin. Bizi düşmandan geri çektin, bizden nefret edenler bizden
    istediklerini alırlar. Bizi koyun gibi yenmemiz için verdin; bizi milletlerin arasına dağıttın.
    Halkını bir çukura sattın. Onlar için yüksek bir fiyat istemedin. Bizi bir çukura sattın. Bizi,
    komşularımızı küçümseme nesnesi yaptın; sınırlarımızda yaşayanlar bizi alay ediyor ve bize
    hakaret ediyor. Bizi, milletler arasında alay konusu yaptın...
    960 ...yabancılar bize aşağılayıcı davranıyor. Beni alay eden ve aşağılayan intikamcı
    düşmanın önünde bütün gün kendimi aşağılanmış hissediyorum ve utançtan bunalmış
    durumdayım. Sizi reddetmemiş veya bizimle olan sözleşmenizi ihlal etmemiş olsak bile, tüm
    bunlar başımıza geldi. Biz sadakatsizlik etmedik, emirlerine de itaatsizlik etmedik. Yine de
    bizi dövdünüz, bize vahşi köpekler tarafından istila edilmiş bir yığın harabe bıraktınız; Bizi
    karanlıkla kapladın. Tanrımızı reddetseydik ve dua ederek ellerimizi başka bir Tanrı’ya
    açsaydık, Tanrı onu keşfetmez miydi, çünkü birinin düşüncelerini biliyor muydu? Yine de
    senin yüzünden gün boyu öldürüldük; kesim bloğunda koyun gibi muamele görüyoruz.
    Kendinizi uyandırın! Neden uyuyorsun Tanrım, uyan! Bizi sonsuza kadar reddetme! Neden
    başka tarafa bakıyorsun ve bizim ezilme ve kötü muamele şeklimizi görmezden geliyorsun?
    Çünkü biz karınlarımızı yere bastırarak toprakta yatıyoruz. Kalk ve bize yardım et! Sadık
    sevgin yüzünden bizi kurtar! Müzik direktörü için; Korahiler'in “Zambakların” ezgisine göre, iyi
    yazılmış bir şiir, bir aşk şarkısı. Güzel bir şarkı kalbimi karıştırıyor. De ki, “Bu özel şarkıyı kral
    için besteledim;
    961 Dilim deneyimli bir yazmanın kalemi kadar yetenekli. Sen bütün erkekler arasında en
    yakışıklısın! Etkileyici bir şekilde konuşuyorsunuz! Bu nedenle Tanrı size sürekli bereket
    verir. Kılıcını uyluğuna bağla ey savaşçı! Görkemli ihtişamınızda görünün! Majestelerinin
    karşısına çıkın ve muzaffer olun! Adalet adına neyin doğru olduğu uğruna ilerleyin! O zaman
    sağ elin büyük işler yapacak! Oklarınız keskindir ve kralın düşmanlarının kalbine nüfuz eder.
    Milletler ayağınızın dibine düşer. Tahtın, ey Tanrım, kalıcıdır. Krallığınızın asası bir adalet
    asasıdır. Adaleti seviyorsun ve kötülükten nefret ediyorsun. Bu nedenle Tanrı, Tanrınız sizi
    sevinç yağıyla meshetti, sizi yoldaşlarınızın üzerine yükseltti. Tüm giysileriniz mür, aloe ve
    sinameki kokulu.
    962 Lüks saraylardan sizi mutlu eden yaylı çalgıların müziği geliyor. Prensesler şeref
    misafirleriniz arasında, gelininiz sağ elinizde duruyor, Dinle'den altınla yapılan mücevherlerle
    ey prenses! Dikkat edin ve dikkat edin! Vatanınızı ve ailenizi unutun! O zaman güzelliğiniz
    kralın ilgisini çekecek, sonuçta o senin efendin! Ona boyun eğ! Tire'li zenginler bir hediye
    getirerek sizin iyiliğinizi arayacaklar. Prenses incilerle süslenmiş ve altınla süslenmiş ipekle
    kesinlikle muhteşem görünüyor. İşlemeli cüppelerle kralın yanına götürülür. Görevlileri, onu
    takip eden onur bakireleri, önünüzde yönlendiriliyor. Alayda yürürken ve kraliyet sarayına
    girerken sevinçle köpürüyorlar. Oğullarınız atalarınızın hanedanlığını sürdürecek; onları
    ülkenin her yerinde prens yapacaksın. Önümüzdeki yıllarda büyüklüğünüzü ilan edeceğim,
    sonra milletler sizi sonsuza dek övecekler.
    963 Tanrı bizim güçlü sığınağımızdır; o gerçekten sıkıntı zamanlarında bizim yardımcımızdır.
    Bu nedenle, dalgaları çarpıp köpürdüğünde ve dalgalanan denizin önünde dağlar
    sallandığında yerin sallanmasından ve dağların denizin derinliklerine düşmesinden
    korkmuyoruz. (Selah) Nehrin kanalları Tanrı şehrine neşe getiriyor, Egemen Olan'ın özel,
    kutsal mesken yeri. Tanrı onun içinde yaşar, taşınamaz. Tanrı onu şafak sökerken kurtarır.
    Milletler kargaşa içinde, krallıklar devrildi.
    964 Tanrı bir haykırışta bulunur, yer çözülür. Orduları yöneten RAB bizden yana! Yakup
    Tanrısı koruyucumuzdur! (Selah) Gel! Yeryüzüne yıkım getiren RAB'bin istismarlarına tanık
    olun! O yeryüzündeki savaşları sona erdirir; yayı kırar ve mızrağı kırar; kalkanları ateşle
    yakar. “Çabalarınızı bırakın ve benim Tanrı olduğumu anlayın!” Uluslar üzerinde
    yüceltileceğim! Ben yeryüzünde yükseleceğim!" Orduları yöneten RAB bizden yana! Yakup
    Tanrısı koruyucumuzdur! (Selah) Mezmur Müzik yönetmeni için; Korahlılar tarafından; bir
    mezmur. Tüm uluslar, alkışlayın! Kutlama için Tanrı'ya seslenin! Çünkü egemen RAB
    baharda huşu içindedir; o tüm dünyayı yöneten büyük kraldır! Altımızdaki ulusları ve
    ayaklarımızın altındaki ülkeleri bastırdı. Sevdiği Yakup'un gurur kaynağı olması için bizim
    için özel bir ülke seçti. (Selah)
    965 Tanrı, yüksek sesler arasında tahtına çıktı; RAB koç boynuzlarının gürültüsünün ortasında
    tahtına çıktı. Tanrı'ya şarkı söyle! Şarkı söyle! Kralımıza şarkı söyle! Şarkı söyle! Tanrı tüm dünyanın
    kralıdır! İyi yazılmış bir şarkı söyleyin! Tanrı uluslar üzerinde hüküm sürüyor! Tanrı kutsal tahtına
    oturuyor! Tanrı'nın yeryüzünün yöneticileri üzerinde yetkisi olduğundan, ulusların soyluları, İbrahim'in
    Tanrısı'nın halkıyla birlikte bir araya geliyor. O çok yücedir! RAB büyük ve kesinlikle Tanrımızın
    kentinde, kutsal tepesinde övgüden korkuyor. Görmek yüce ve sevindirici, tüm dünya için bir
    neşe kaynağı. Zion Dağı, Zaphon'un zirvelerine benziyor; büyük kralın şehridir. Tanrı
    kalelerindedir; kendisini savunucusu olarak gösterir. Bakın, krallar toplanır; birlikte ilerlerler.
    Gördükleri anda şok oluyorlar; korkuyorlar, hızla geri çekiliyorlar.
    966 Doğum sırasında kıvranan bir kadın gibi kontrolsüz bir şekilde salladıklarına bakın.
    Doğu rüzgarıyla büyük gemileri paramparça edersiniz. Tanrı'nın kudretli işlerini duyduk,
    şimdi onları Tanrımızın şehrinde yenilmez Savaşçı RAB'bin şehrinde gördük. Tanrı onu
    kalıcı olarak güvenli kılar. (Selah) Tapınağınızdaki sadık sevginiz Oh Tanrım üzerine
    düşünüyoruz. Yeryüzünün uçlarına kadar aldığınız övgü, itibarınıza layıktır, ey Tanrım.
    Adaleti yerine getiriyorsun! Siyon Dağı seviniyor; Yahuda şehirleri, yargılamalarınızdan
    dolayı mutlu. Zion'da dolaşın! Çevreleyin! Kulelerini sayın! Savunmasını düşünün!
    Kalelerinde yürüyün, böylece yeni nesillere bundan bahsedebilirsiniz! Tanrı için, Tanrımız,
    sonsuza dek koruyucumuzdur! Bize rehberlik ediyor! Mezmur Müzik yönetmeni için,
    Korahlılardan bir mezmur. Bunu dinleyin, bütün milletler! Dikkat edin, tüm dünya sakinleri!
    Hepiniz dikkat edin, hem zengin hem de fakir! Akıllıca bir söz ilan edeceğim
    967 Derin düşüncelerimi paylaşacağım. Bilgelik veren bir şarkı öğreneceğim; Daha sonra iç
    görülü şarkımı bir arp eşliğinde söyleyeceğim. Aldatıcı adamların günahkar eylemleri beni alt
    etmekle tehdit ettiğinde, neden sıkıntı zamanlarında korkayım ki, zenginliklerine güveniyorlar
    ve büyük zenginlikleriyle övünüyorlar. Kuşkusuz bir adam kardeşini kurtaramaz; Tanrı'ya
    yeterli bir fidye bedelini ödeyemez, bir insan yaşamı için fidye bedeli çok yüksektir ve
    insanlar sonsuza dek yaşamaya devam edebilmek ve ölümü yaşamamak için son kaderlerini
    bulmaya giderler. Şüphesiz kişi, bilge insanların bile öldüğünü görür; aptallar ve ruhen
    duyarsız insanların hepsi ölür ve servetlerini başkalarına bırakır.
    968 Mezarları onların kalıcı ikametgahı, ebedi meskenleri haline gelir. Topraklarına kendi
    adlarını veriyorlar, ama zenginliklerine rağmen insanlar yaşamıyorlar, yok olan hayvanlar
    gibiler. Bu, aptalların ve felsefelerini onaylayanların kaderidir. (Selah) Sheol'a koyun gibi,
    çobanları ölümle seyahat edecekler. Tanrısal olan, haklı çıkarma günü doğduğunda onlara
    hükmedecek; Sheol vücutlarını tüketecek ve artık etkileyici evlerde yaşamayacaklar. Ama
    Tanrı hayatımı Sheol'un gücünden kurtaracak; kesinlikle beni güvenliğe çekecek.
    969 (Selah) Bir adam zengin olduğunda ve serveti arttığında korkma! Çünkü öldüğünde
    yanına hiçbir şey almayacak; serveti mezara kadar onu takip etmeyecek. O hayattayken
    kendisine bu nimeti dile getiriyor: "Erkekler seni övsün, çünkü sen iyi iş çıkardın!" Ama
    atalarına katılacak; bir daha asla gün ışığını göremeyecekler. Zengin insanlar anlamaz; yok
    olan hayvanlar gibiler. Asaph tarafından Mezmur mezmuru. El, Tanrım, RAB konuşuyor ve
    dünyayı doğudan ve batıdan gelmeye çağırır. Tüm yerlerin en güzeli olan Zion'dan Tanrı
    ihtişamla gelir. Tanrımız yaklaşır ve sessiz değildir; ateş tüketmek O'nun önüne geçerve
    çevresinde bir fırtına var. Halkını yargılasın diye yukarıdaki gökleri ve yeri çağırır. Diyor ki:
    “Benimle bir antlaşmayı fedakarlık ederek onaylayanlar, benim önümde ahit yapan insanları
    toplayın! Tanrı yargıç olduğu için gökler onun adaletini ilan eder. (Selah) Diyor ki: “Halkımı
    dinleyin! Ben konuşuyorum! Dinle İsrail! Ben seni suçluyorum! Ben Tanrıyım, senin Tanrın!
    Kurbanlarınızdan dolayı sizi kınamıyorum...
    970 ...ya da bana sürekli sunduğun yakılmış kurbanlıkların yüzünden. Evinizden veya
    keçilerinizden ağıllarınızdan boğa almaya ihtiyacım yok. Çünkü ormandaki her vahşi hayvan,
    bin tepede otlayan sığırların yanı sıra bana aittir. Tepelerdeki her kuşu takip ediyorum ve
    tarladaki böcekleri benim. Aç olsam bile size söylemem, çünkü dünya ve içerdiği her şey
    bana ait. Boğaların etini yer miyim? Keçi kanı içiyor muyum? Tanrı'ya bir şükran sunun!
    Yeminlerinizi Egemen Olan'a geri verin! Başın belaya girdiğinde bana dua et! Seni
    kurtaracağım ve sen beni onurlandıracaksın! " Tanrı, kötülük yapana şunu söyler: “Emirlerimi
    nasıl bildirebilirsin ve antlaşmam hakkında nasıl konuşabilirsin? Çünkü talimatlardan nefret
    ediyorsun ve sözlerimi reddiyorsun. Bir hırsız gördüğünde ona katılırsın; karılarına
    sadakatsiz adamlarla birlik olursun. Kelimelere zarar veriyorsun ve dilini aldatmak için
    kullanıyorsun. Kardeşine komplo kuruyorsun; öz kardeşine iftira atıyorsun. Bunları
    yaptığında sessiz kaldım, bu yüzden tam olarak senin gibi olduğumu düşündün. Ama şimdi
    sizi mahkum edeceğim ve size karşı davamı açıklayacağım! Bunu dikkatlice düşünün,
    Tanrı'yı reddedenler! Aksi takdirde seni parçalara bölerim ve kimse seni kurtaramaz. Kim bir
    teşekkür teklifi sunarsa, beni onurlandırır. Emirlerime itaat ederse, teslim etme gücümü
    açığa çıkaracağım.
    971 Müzik direktörü için; Peygamber Nathan, Davut’un Bathsheba ile olan ilişkisinden sonra
    onunla yüzleştiğinde yazılmış bir Davut mezmuru. Bana merhamet et, ey Tanrım, vefalı
    sevgin yüzünden! Büyük şefkatin yüzünden isyankâr davranışlarımı sil! Suçumu temizle!
    Beni günahımdan arındırın! Çünkü asi davranışlarımın farkındayım; Sonsuza kadar
    günahımın bilincindeyim. Sana karşı - her şeyden önce sana - günah işledim; Senin
    gözünde kötü olanı yaptım. Demek tam benimle yüzleştiğin zaman adil oluyorsun; beni
    mahkum ederken haklısın. Bak, doğuştan günah işledim, annem bana hamile kaldığında
    günahkârdım. Bak, iç insanda bütünlük arzuluyorsun; bilgeliğe sahip olmamı istiyorsun.
    Bana su serp, saf olacağım; beni yıka ve kardan daha beyaz olacağım. Bana affedilmenin
    en büyük sevincini ver.
    972 Ezdiğin kemikler sevinsin! Yüzünü günahlarımdan sakla! Tüm suçumu yok et! Benim
    için saf bir kalp yarat, ey Tanrım! İçimdeki kararlı ruhu yenile! Beni reddetme! Kutsal
    Ruhunuzu benden almayın! Kurtuluşunuzun sevincini tekrar deneyimlememe izin verin!
    Bana itaat etme arzusu vererek beni destekleyin! Sonra asilere merhametli yollarınızı
    öğreteceğim ve günahkarlar size dönecek. Beni cinayetin suçundan kurtar, ey Tanrım, beni
    kurtaran Tanrı! Sonra dilim, kurtuluşunuz için sevinç için haykıracak. Tanrım, bana kelimeleri
    ver! O zaman ağzım seni över. Kesinlikle bir kurbanlık istemezsin yoksa onu teklif ederim.
    Yakılmış bir fedakarlık istemezsin. Tanrı'nın arzuladığı kurbanlar alçakgönüllü bir ruhtur - Ey
    Tanrı, alçakgönüllü ve pişman bir yürek, reddetmeyeceksin. Çünkü Zion'u tercih ediyorsun,
    onun için iyi olanı yap! Kudüs duvarlarını güçlendirin! O zaman sunağınızda uygun
    kurbanları, yakılan kurbanları ve tüm sunuları kabul edeceksiniz.
    973 Psalm Müzik direktörü için; David'in iyi yazılmış bir şarkısı. Edomlu Doeg gidip Saul'a
    şunları söylediğinde yazılmıştı: "Davut, Ahimelek'in evine geldi." Neden kötü planlarınla
    övünüyorsun ey güçlü adam? Tanrı'nın vefalı sevgisi beni bütün gün korur! Diliniz yıkıcı
    planlarınızı gerçekleştirir; keskin bir ustura kadar etkilidir ey aldatıcı. Kötüyü iyiden çok
    seviyorsun, yalan doğruyu konuşmaktan daha çok. (Selah) Yıkan bütün kelimeleri ve aldatan
    dili kullanmayı seviyorsun. Yine de Tanrı sizi kalıcı bir harabeler yığını yapacak. O sizi kepçe
    ile evinizden çıkaracak; seni yaşayanlar diyarından çıkaracak. (Selah) Bunu tanrısal kişi
    görünce dehşete kapılacak ve kötülük yapanla alay edecek ve şöyle diyecek: “Bakın, işte
    Tanrı'yı koruyucusu yapmayacak adam! Büyük servetine güvendi ve başkalarını yok etme
    planlarından emindi. " Ama Tanrı'nın evinde yeşeren bir zeytin ağacı gibiyim; Tanrı'nın vefalı
    sevgisine sürekli güveniyorum. Karar verdiğinizde size sürekli olarak teşekkür edeceğim;
    sadık takipçileriniz iyi olduğunuzu bildiği için size güvenecektir.
    974 Müzik direktörü için; machalath stiline göre; David'in iyi yazılmış bir şarkısı. Aptallar
    kendilerine “Tanrı yoktur” derler. Günah işlerler ve kötü işler yaparlar; hiçbiri doğru olanı
    yapmıyor. Tanrı, bilge olan ve Tanrı'yı arayan biri olup olmadığını görmek için insan ırkına
    gökten bakar. Herkes Tanrı'yı reddeder; hepsi ahlaki olarak yozlaşmış. Hiçbiri doğru olanı
    yapmıyor, biri bile! Kötü davrananlar, halkımı ekmek yiyormuş gibi yiyip Allah'a
    seslenmeyenleri anlamıyorlar, normalde korkuya neden olmayan şeylerden bile kesinlikle
    korkuyorlar. Tanrı size saldıranları yok eder. Tanrı onları reddettiği için onları
    aşağılayabilirsiniz. İsrail'in kurtuluşunun Sion'dan gelmesini diliyorum! Tanrı halkının iyiliğini
    geri getirdiğinde, Yakup sevinsin, İsrail mutlu olsun!
    975 Müzik yönetmenine telli çalgıların eşlik etmesi için; David'in iyi yazılmış bir şarkısı.
    Ziphitler gelip Saul'a şunları bildirdiğinde yazılmıştı: "Davut bizimle saklanıyor." Tanrım, beni
    adınla kurtar! Gücünle beni koru! Tanrım, duamı dinle! Söylediklerime dikkat edin!
    Yabancılar bana saldırıyor; Tanrı'ya saygı duymayan acımasız insanlar hayatımı ararlar.
    (Selah) Bak, Tanrı benim kurtarıcım! Rab beni destekleyenlerden. Beni pusuya düşürmek
    için bekleyenler, kötülüklerinin karşılığını alsınlar! Sadakatinizin bir göstergesi olarak onları
    yok edin! Özgür irade sunu ile sana kurban vereceğim! Adına şükredeceğim, ey RAB, çünkü
    bu iyidir! Şüphesiz o beni her türlü beladan kurtarır, ve düşmanlarıma galip gelirim. Mezmur
    Müzik direktörü için yaylı çalgılar eşliğinde; David'in iyi yazılmış bir şarkısı. Dinle, ey Tanrım,
    duamı, merhamet çağrımı görmezden gelme! Bana dikkat et ve cevap ver O kadar
    üzülüyorum ki, çok üzülüyorum, düşmanın söylediklerinden ve kötülerin bana nasıl baskı
    uyguladığından dolayı, başıma bela fırlatıp öfkeyle bana saldırıyorlar. İçimde kalbim şiddetle
    atıyor; ölümün dehşeti beni aşıyor. Korku ve panik beni alt ediyor,
    976 . terör beni alt ediyor. “Keşke güvercin gibi kanatlarım olsaydı! Uçar gider ve güvenli
    bir yere yerleşirdim! Bak, uzak bir yere kaçacağım; Vahşi doğada kalacağım. (Selah)
    Kuvvetli rüzgârdan ve fırtınadan güvenli bir yere acele edeceğim. " Kafalarını karıştır,
    Tanrım! Planlarını boşa çıkarın! Çünkü ben şehirde gece gündüz şiddet ve çatışmayı
    görüyorum, onlar şehrin duvarlarında dolaşıyorlar, içinde kötülük ve yıkım var. Afet onun
    içinde; şiddet ve aldatma kamusal meydanından ayrılmıyor. Doğrusu, bana hakaret eden bir
    düşman değil ya da buna katlanabiliyorum; beni küstahça alay eden, benden nefret eden ya
    da ondan saklanabilen biri değil. Ama o sensin, benim gibi bir adam, güvendiğim yakın
    arkadaşım. Kişisel düşüncelerimizi birbirimizle paylaşırdık; Tanrı'nın tapınağında kalabalığın
    arasında birlikte yürürdük. Ölüm onları yok etsin! Canlı canlı Sheol'a insinler! Kötülük onların
    yaşadıkları yerde ve onların ortasındadır. Bana gelince, Tanrı'ya sesleneceğim ve RAB beni
    kurtaracak. Akşam, sabah ve öğle saatlerinde ağlayacağım ve inleyeceğim ve beni duyacak.
    Beni kurtaracak ve sayıca çok daha fazla olsalar da bana saldıranlardan beni koruyacak.
    Uzun zaman önce kral olarak hüküm süren Tanrı onları işitecek ve aşağılayacaktır. (Selah)
    977 Değişmeyi reddediyorlar ve Tanrı'dan korkmuyorlar. Arkadaşlarına saldırır; onlara
    verdiği ciddi sözlerini bozar. Sözleri tereyağı kadar yumuşak ama yüreğinde düşmanlık
    barındırıyor. Sözleri petrolden daha yumuşak görünüyor, ama gerçekten keskin kılıçlara
    benziyorlar. Yükünü RAB'be at, o seni ayakta tutacak. Tanrısal olanın altüst olmasına asla
    izin vermez. Ama sen, ey Tanrım, onları derinlere indireceksin Şiddet ve hilekar insanlar,
    yarı yarıya bile yaşamayacaklar. Ama ben sana güveniyorum. Mezmur Müzik direktörü için;
    yonath elem rechovim stiline göre; bir dua. David, Filistliler onu Gath'ta yakaladığında yazdı.
    Merhamet et bana, ey Tanrım, çünkü erkekler bana saldırıyor! Gün boyu düşman düşmanlar
    bana eziyet ediyor. Yenilgimi bekleyenler gün boyu bana saldırıyor. Doğrusu, Yüce Olan,
    korktuğumda sana güvenirim. Tanrıya - onun sözüyle övünüyorum - Tanrıya güveniyorum,
    korkmuyorum. Erkekler bana ne yapabilir? Bütün gün başıma bela oluyorlar; ölümümü
    planlamayı alışkanlık haline getiriyorlar.
    978 Takip ediyorlar ve pusuda bekliyorlar; canımı almaya hazırlanırken her adımımı
    izliyorlar. Şiddete meyilli oldukları için kaçmalarına izin vermeyin! Öfkende ulusları yık, ey
    Tanrım! Sefaletimi takip et. Gözyaşlarımı deri kabına koy! Parşömene kaydedilmiyorlar mı?
    Sana yardım için haykırdığımda düşmanlarım geri dönecek; Tanrı'nın benim tarafımda
    olduğunu biliyorum. Tanrıya - onun sözüyle övünüyorum. RAB'DE - Güvendiğim Tanrı'ya
    verdiği sözle övünüyorum, korkmuyorum, sadece erkekler bana ne yapabilir? Sana verdiğim
    sözü yerine getirmekle yükümlüyüm, ey Tanrım; Hayatımı ölümden kurtardığın zaman sana
    hak ettiğin teşekkür tekliflerini vereceğim. Hayattan zevk alırken Tanrı'ya hizmet edebilmem
    için ayaklarımı tökezlemekten alıkoyuyorsun. Psalm Müzik direktörü için; altashcheth stiline
    göre; Davut'un Saul'dan mağaraya kaçtığında yazdığı bir dua: Bana merhamet et, ey
    Tanrım! Bana merhamet et! Senin için sığındım. Kanatlarınızın gölgesinde, sorun geçene
    kadar sığınacağım.
    979 Egemen Tanrı'ya, beni haklı çıkaran Tanrı'ya yardım için haykırıyorum. Cennetten
    yardım göndersin ve beni hakaretler yağdıran düşmanlarımdan kurtarsın! (Selah) Allah vefalı
    sevgisini ve sadakatini göndersin! Aslanlarla çevriliyim, beni yiyip bitirmek isteyenlerin
    arasında uzanıyorum; dişleri mızrak ve ok olan, dilleri keskin bir kılıç olan adamlar. Ey
    Tanrım, göklerin üzerine çık, ihtişamın tüm dünyayı kaplasın! Beni tuzağa düşürmek için bir
    ağ hazırladılar; Cesaretim kırıldı Benim için bir çukur kazdılar. İçine düşecekler! (Selah)
    Ben kararlıyım, ey Tanrım! Ben kararlıyım! Sana şarkı söyleyeceğim ve öveceğim! Ruhumu
    uyandır! Uyan, ey telli çalgı ve arp! Şafakta uyanacağım! Ulusların önünde sana
    şükredeceğim, ey usta, yabancılardan önce sana övgüler söyleyeceğim! Çünkü sadık
    sevginiz gökyüzünün ötesine uzanır ve sadakatiniz bulutlara ulaşır. Gökyüzünün üzerine çık,
    ey Tanrım! Senin ihtişamın tüm dünyayı kaplasın! Psalm Müzik direktörü için; al-tashcheth
    tarzına göre; Davut'un bir duası. Siz hükümdarlar gerçekten sadece kararları mı telaffuz
    ediyorsunuz?
    980 İnsanları adil bir şekilde yargılıyor musunuz? Haksız olanı nasıl yapacağını planlıyorsun;
    yeryüzünde şiddeti ele alıyorsun. Kötüler doğuştan yüz çevirir; Yalancılar doğar doğmaz
    yoldan saparlar. Zehirleri, işitmeyen sağır bir yılan gibi, sihirbazlara veya yetenekli bir yılan
    oynatan kişiye cevap vermeyen bir yılan gibidir. Ey Tanrım, onların ağızlarındaki dişleri kır,
    aslanların çene kemiklerini kır, ey RAB! Akıp giden su gibi yok olmalarına izin verin. Bırakın
    ot gibi solsunlar! Hareket ettikçe eriyen bir salyangoz gibi olsunlar! Güneşi hiç görmeyen ölü
    doğmuş bebekler gibi olsunlar! Çıra, tencere altına yerleştirilmeden önce, hem çiğ hem de
    pişmiş etle birlikte süpürür. İntikamın gerçekleştirildiğini görünce tanrısal sevinecek;
    ayaklarını kötülerin kanıyla yıkayacaklar. Daha sonra gözlemciler, "Evet, gerçekten
    tanrısallar ödüllendirildi! Evet, gerçekten, yeryüzünde yargılayan bir Tanrı var.
    981 Müzik direktörü için; al-tashcheth tarzına göre; Saul, evini çevrelemek ve onu öldürmek
    için adamlar gönderdiği zaman yazılmış bir Davut duası. Beni düşmanlarımdan kurtar
    Tanrım, bana saldıranlardan koru beni! Beni kötülüklerden kurtarın! Beni şiddetli adamlardan
    kurtarın! Bakın, beni pusuya düşürmek için bekliyorlar; güçlü adamlar beni takip ediyor, ama
    isyan ettiğim ya da günah işlediğim için değil, ya RAB. Yanlış bir şey yapmamış olsam da
    saldırmak için can atıyorlar. Harekete geçin ve bana yardım edin! Bana dikkat edin! Sen, ey
    RAB Tanrı, yenilmez savaşçı, İsrail'in Tanrısı, kendini uyandır ve bütün safları cezalandır!
    Hiçbir hain kötülük yapanlara merhamet etmeyin! (Selah) Akşam dönerler; köpek gibi
    hırlarlar ve şehrin dışında dolaşırlar. Bak, bana hakaret ediyorlar ve açıkça beni öldürmekle
    tehdit ediyorlar, çünkü "Kim duyar?" Ama sen, ey RAB, onlara iğrenerek gül. Bütün uluslarla
    alay ediyorsunuz. Sen benim güç kaynağımsın! Senin için bekleyeceğim! Tanrı benim
    sığınağımdır. Beni seven Tanrı bana yardım edecek; Tanrı, düşmanlarıma galip gelmemi
    sağlayacak. Onları aniden öldürmeyin, çünkü o zaman halkım dersi unutabilir. Gücünüzü
    onları evsiz serseriler yapmak için kullanın ve sonra onları yıkın, Ey bizi koruyan Rab!
    Günahkar sözler söylüyorlar. Öyleyse, kendi gururlarının tuzağına düştükleri lanetlere ve
    yalanlara kapılsınlar! Öfkeyle onları yok edin! Onları yok et ki yok olsunlar, Allah'ın Yakup'a
    ve yerin uçlarına hükmettiğini bilsinler! (Selah) Akşam dönerler; köpek gibi hırlarlar ve şehrin
    dışında dolaşırlar. Etrafta yiyecek bir şeyler ararken dolaşırlar; doyana kadar uyumayı
    reddederler. Bana gelince, gücün hakkında şarkı söyleyeceğim;
    982 Sabahları vefalı sevginize şükredeceğim, çünkü sen benim sığınağımsın ve belayla
    karşılaştığımda benim sığınağımsın. Sen benim güç kaynağımsın! Sana övgüler
    söyleyeceğim! Tanrı benim sığınağımdır, beni seven Tanrı. Psalm Müzik direktörü için;
    shushan-eduth stiline göre; Başkalarına talimat vermek için yazılmış bir Davut duası. Aram
    Naharaim ve Aram-Zobah ile savaşırken yazılmıştır. O zaman Joab geri döndü ve Tuz
    Vadisi'nde 12.000 Edomit'i öldürdü. Tanrım, bizi reddettin. Aniden öfkeyle bize düşman
    oldun. Lütfen bizi kurtarın! Dünya sarsıntısını sen yaptın; açarsın. Düşmeye hazır olduğu için
    gediklerini onarın. İnsanlarınızın zor zamanlar yaşamasını sağladınız; Bize sarhoş edici
    şarap içtirdin. Sadıkınıza, baştan güvenli bir şekilde gelebilsinler diye bir toplanma bayrağı
    verdiniz. (Selah) Gücünle teslim et ve bana cevap ver ki sevdiklerin güvende olsun. Tanrı
    tapınağında şöyle konuştu: “Zafer kazanacağım! Shechem'i parselleyeceğim; Succoth
    Vadisi'ni ölçeceğim. Gilead, Manaşşe gibi bana ait! Ephraim miğferim, Yahuda ise kraliyet
    asam. Moab benim lavabom. Edom'un bana hizmet etmesini sağlayacağım. Philistia'ya
    zaferle haykıracağım, beni müstahkem şehre kim götürecek? Beni Edom'a kim getirecek?
    983 Bizi reddetmedin mi, ey Tanrım, ordularımızla savaşa girmiyorsun. Bize düşmana karşı
    yardım edin, çünkü insanların sunabileceği herhangi bir yardım boşunadır. Tanrı'nın gücüyle
    fethedeceğiz; düşmanlarımızı ezecek. Mezmur Müzik yönetmeni için; telli bir sazda çalınacak;
    David tarafından yazılmıştır. Ey Tanrım, yardım çığlığımı işit, duama dikkat et! Dünyanın en
    ücra köşesinden umutsuzluğumla sana sesleniyorum. Beni erişilmez bir kayalık zirveye götür!
    Hakikaten sen benim sığınağımsın, beni düşmandan koruyan güçlü bir kulesin. Evinizde kalıcı
    bir misafir olacağım; kanatlarınızın korumasında sığınacak bir yer bulacağım. (Selah) Senin
    için, ey Tanrım, yeminlerimi dinle; vefalı takipçilerine ait olan mükafatı bana ver. Krala uzun
    ömür verin! Ömrünün birkaç nesil olmasını sağlayın! Tanrı'nın önünde sonsuza dek hüküm
    sürsün! Sadık sevginizin ve sadakatinizin onu koruması gerektiğine karar verin. Sonra her gün
    yeminlerimi yerine getirirken sürekli olarak adınıza övgüler yağdıracağım. Mezmur Müzik
    direktörü Jeduthun için; bir Davut mezmuru. Yalnızca Tanrı için sabırla bekliyorum; beni teslim
    eden o. O tek başına benim koruyucum ve kurtarıcım. O benim sığınağım; Ben
    üzülmeyeceğim. Bir adamı daha ne kadar tehdit edeceksiniz? Hepiniz katilsiniz, eğik bir duvar
    veya dengesiz bir çit kadar tehlikeli. Bütün zamanlarını onu nasıl alaşağı edeceklerini
    planlayarak geçirirler. Aldatmayı severler; ağızlarıyla bereket verirler, ama içten küfürler
    ederler.
    984 Sabırla yalnız Tanrı'yı bekle, ruhum! Bana güven veren o. O tek başına benim
    koruyucum ve kurtarıcımdır. O benim sığınağımdır; Ben üzülmeyeceğim. Tanrı beni kurtarır
    ve yüceltir beni; Tanrı benim güçlü koruyucum ve sığınağımdır. Her zaman ona güvenin,
    millet, kalbinizi onun önüne dökün! Tanrı bizim sığınağımızdır! (Selah) Erkekler sadece
    nefesten başka bir şey değildir; insanlar güvenilmezdir. Terazide tartıldıklarında hepsi birlikte
    havadan daha hafiftir. Zulümle kazanabileceklerinize güvenmeyin! Sahte güven, soygunla
    kazanabilir! Servet artarsa, ona takılmayın! Tanrı bir ilke ilan etti; duyduğum iki ilke: Tanrı
    güçlüdür ve sen, ey Rab, vefalı sevgiyi göster. Erkeklere yaptıklarının karşılığını ödüyorsun.
    Davut'un mezmuru, Yahudiye çölünde iken yazılmıştır. Tanrım, sen benim Tanrımsın! Ben
    sana özlem duyuyorum! Suyun olmadığı kuru ve kavrulmuş topraklarda ruhum sana
    susuyor, etim seni özlüyor. Evet, sığınakta seni gördüm, gücüne ve ihtişamına şahit oldum.
    Sadık sevginizi yaşamak hayatın kendisinden daha iyi olduğu için dudaklarım sizi över. Bu
    nedenle yaşarken seni öveceğim;
    985 Senin adına ellerimi kaldıracağım. Sanki seçme etle ruhumu tatmin ediyorsun. Seni
    yatağımda hatırladığımda ve gece saatlerinde seni düşündüğümde ağzım seni sevinçle
    övüyor. Sen benim kurtarıcımsın; kanatlarının altında seviniyorum Ruhum seni takip ediyor;
    sağ elin beni koruyor. Düşmanlar hayatımı mahvetmeye çalışıyorlar ama dünyanın
    derinliklerine inecekler. Her biri kılıca teslim edilecek; cesetleri çakallar tarafından yenecek.
    Ama kral Tanrı'da sevinecek; Onun adına yemin eden herkes övünecek, çünkü yalan
    söyleyenlerin ağzı kapanacak. Psalm Müzik direktörü için; bir Davut mezmuru. Dinle beni ey
    Tanrım, ben ağıtımı sunarken... Hayatımı düşmanın korkunç saldırılarından koru. Beni kötü
    adamların tuzaklarından, kötü adamların kalabalığından saklayın. Dillerini kılıç gibi
    keskinleştirir; masumları gözlerden uzak yerlerde vurmak için iftira niteliğinde oklarını nişan
    alırlar, ona aniden ateş ederler ve misillemeden korkmazlar. Birbirlerini kötülüklerini
    yapmaya teşvik ederler. Tuzakları nasıl gizleyeceklerini planlarlar ve “Onları kim görecek?”
    Diye övünürler. Adaletsiz planlar tasarlarlar; iyi tasarlanmış bir komployu gizlerler. İnsanın
    içsel düşünceleri keşfedilemez. Ama Tanrı onlara ateş edecek;
    986 ... aniden bir okla yaralanacaklar. Onların iftirası onların ölümüne neden olacaktır. Onları
    gören herkes titreyecek ve tüm insanlar korkacak. Allah'ın yaptıklarını ilan edecekler ve
    yaptıklarını düşünecekler. Tanrısal olan RAB'be sevinecek ve ona sığınacak, ahlaki açıdan
    dürüst olan herkes övünecek. Psalm Müzik direktörü için; bir Davut mezmuru, bir şarkı. Ey
    Tanrım, Siyon'da seni övgü bekliyor, sana verilen yeminler yerine getirildi. Duaları
    duyarsınız; tüm insanlar size yaklaşıyor. Günah sicilimiz beni eziyor, ama isyan eylemlerimizi
    affediyorsunuz. Ne mutlu, seçtiğin kişi ve saray mahkemelerinde yaşamasına izin verdin.
    Evinizin kutsal sarayı, kutsal sarayınız. Dualarımıza müthiş kurtuluş eylemleri yaparak cevap
    veriyorsun, Ey Tanrı, kurtarıcımız. Dünyanın tüm uçları size ve geniş denizlerde yaşayanlara
    güveniyor. Gücünle dağları yarattın ve gücünü gösterdin. Azgın denizleri ve kükreyen
    dalgalarını ve ulusların yarattığı kargaşayı sakinleştiriyorsunuz. En ücra yerlerde yaşayanlar
    bile davranışlarınızdan etkileniyor; doğuda ve batıda yaşayanların sizi övmelerine neden
    oluyorsunuz. Sen dünyayı ziyaret ediyorsun ve yağmur veriyorsun; taşan su dolu akarsularla
    onu zengin ve bereketli yaparsınız. Yeryüzünü ekinlerini vermesi için hazırladığın için onlara
    tahıl veriyorsun.
    987 Oluklarını doyuruyorsunuz ve sürülmüş toprağını ıslatıyorsunuz. Sağanak yağmurlarla
    toprağını yumuşatır ve mahsulünü büyütürsünüz. Yılı güzel nimetlerinle taçlandırıyorsun ve
    ardında bolluk bırakıyorsun. Vahşi doğadaki meralar nemle parıldıyor ve tepeler neşeyle
    süslenmiş. Çayırlar koyunlarla, vadiler ise tahıllarla kaplıdır. Sevinçle bağırıyorlar, evet şarkı
    söylüyorlar. Mezmur Müzik yönetmeni için; bir şarkı, bir mezmur. Tanrı'ya şükürler olsun,
    tüm yeryüzüne! Şöhretinin ihtişamı hakkında övgüler söyleyin! Ona hak ettiği onuru verin!
    Tanrı'ya de ki: “Yaptıkların ne dehşet verici! Büyük gücünüz nedeniyle düşmanlarınız
    önünüzde korku içinde korkuyorlar. Tüm dünya sana tapıyor ve sana övgüler söylüyor! Adını
    övüyorlar! " (Selah) Gelin ve Tanrı'nın istismarına tanık olun! İnsanlar adına yaptığı
    hareketler harika! Denizi kuru toprağa çevirdi; nehirden yürüyerek geçtiler. Onunla orada
    sevinelim! Sonsuza kadar gücüyle yönetir; ulusları izler, inatçı isyancılar kendilerini
    yüceltmemelidir. (Selah) Tanrımıza şükürler olsun milletler! Övgüsünü yüksek sesle duyurun!
    Hayatımızı korur ve ayağımızın kaymasına izin vermez. Senin için, ey Allah, imtihan etti; Bizi
    saf gümüş gibi arındırdın. Bizi bir tuzağa düşürdün; acı çekmemize neden oldun. Erkeklerin
    başımızın üzerinden geçmesine izin verdin; Ateş ve sudan geçtik ama sen bizi dışarı
    çıkardın, geniş bir alana çıkardın. Tapınağınıza yakılmış fedakarlıklar ile gireceğim Size
    yaptığım, başım belada iken dudaklarımın ve ağzımın konuştuğu yeminleri yerine
    getireceğim. Sizlere şişmanlatılmış hayvanları, kurbanlık koç kokusuyla birlikte yanmış
    kurban olarak sunacağım. Sığır ve keçi sunacağım. (Selah) Gel! Dinleyin, Tanrı'ya sadık
    olanlar!
    988 Benim için ne yaptığını açıklayacağım. Ona yardım etmesi için haykırdım ve dilimle onu
    övdüm. Eğer kalbimde günah barındırsaydım, Rab dinlemeyecekti. Ancak Tanrı duydu;
    duamı dinledi. Tanrı övgüyü hak ediyor, çünkü duamı reddetmedi ya da bana olan
    sevgisinden vazgeçmedi! Psalm Müzik direktörü için; yaylı çalgıların eşlik etmesi; bir
    mezmur, bir şarkı. Tanrı bize lütfunu göstersin ve bizi korusun! Bize gülsün! (Selah) O
    zaman yeryüzünde yaşayanlar senin neye benzediğini bilecekler; tüm uluslar halkınızı nasıl
    teslim ettiğinizi bilecek. Ey Tanrım, milletler sana teşekkür etsin, tüm milletler sana şükretsin!
    Yabancılar sevinsin ve kutlasın! Çünkü siz milletler arasında adaleti yerine getirin ve
    yeryüzünde yaşayan insanları yönetin. (Selah) Ey Tanrım milletler sana şükürler etsin, bütün
    milletler sana şükürler etsin! Yeryüzü ekinlerini verir. Tanrı, Tanrımız bizi korusun! Tanrı bizi
    kutsasın! O zaman dünyanın her köşesi ona hak ettiği onuru verecektir. Psalm Müzik
    direktörü için; David tarafından, bir mezmur, bir şarkı. Tanrı harekete geçer! Düşmanları
    dağılır; düşmanları ondan kaçar. Duman rüzgâr tarafından uzaklaştırılırken, onları
    uzaklaştırırsınız. Balmumu ateşten önce erirken. böylece kötüler Tanrı'nın önünde yok edilir.
    Ama tanrısal olanlar mutludur; Tanrı'nın önünde sevinirler ve sevinçle yenilirler. Tanrı'ya
    şarkı söyle! Onun adına övgüler söyleyin! Bulutların üzerinde bineni yüceltin! Çünkü RAB
    onun adıdır.
    989 Ondan önce sevinin! O, babasızların babası ve dulların savunucusudur. Tanrı kutsal
    sarayından yönetir. Tanrı terk edilmiş olanları kendi evlerine yerleştirir; mahkumları serbest
    bırakır ve onlara refah verir. Ancak günahkâr isyancılar çölde yaşıyor. Ey Tanrım, halkınızı
    savaşa götürdüğünüzde, çölde yürüdüğünüzde, (Selah) yer sallanır, evet, gökler Tanrı'nın,
    Sina'nın Tanrısı, İsrail'in Tanrısı Tanrı'nın önünde yağmur yağar. Ey Tanrım, seçilmiş
    insanların üzerine bol bol duş yağdırıyorsun. Onlar yorulduklarında, onların arasında
    yaşadığın için onları sürdürürsün. Sen mazlumları nimetlerinle yaşatıyorsun, ey Tanrım. Rab
    konuşuyor; birçok kadın iyi haberi yaydı. Orduları yöneten krallar kaçar - kaçarlar! Evin
    sevimli hanımı ganimeti paylaştırır. Ağılların arasına yattığınızda güvercinin kanatları gümüş
    ve pırıltılı altınla kaplanır. Egemen Yargıç yağmayı dağıttığında, bırakın Zalmon'a kar
    yağsın!
    990 Bashan Dağı, yükselen bir dağdır; Bashan dağı birçok zirveye sahip bir dağdır. Tanrı'nın
    yaşamaya karar verdiği dağa neden kıskançlıkla bakıyorsun, ey zirveleri olan dağlara?
    Gerçekten RAB orada kalıcı olarak yaşayacak! Tanrı'nın sayısız savaş arabası vardır;
    sayıları binlerle ifade edilir. Rab, kutsal ihtişamla Sina'dan gelir. Yükseklere çıkarsınız, birçok
    esir aldınız. Günahkâr isyancılar da dahil olmak üzere insanlardan haraç alıyorsunuz,
    Gerçekten RAB Tanrı orada yaşıyor! Tanrı övgüyü hak ediyor! Her gün yükümüzü taşır, bizi
    kurtaran Tanrı. (Selah) Tanrımız kurtaran bir Tanrı'dır; egemen Rab olan RAB ölümden
    kurtulabilir. Şüphesiz Allah, düşmanlarının başlarına, isyanda ısrar edenlerin kıllı alınlarına
    vurur. Lord, "Onları Bashan'dan geri alacağım, onları denizin derinliklerinden geri
    getireceğim, böylece ayaklarınız kanlarında dursun ve köpekleriniz düşmanlarının
    cesetlerinin bir kısmını yiyebilir." Onlar senin alaylarını görüyorlar, Ey Tanrım - kutsal
    ihtişamla yürüyen Tanrım, kralımın alaylarını. Şarkıcılar önden yürürler; müzisyenler tef
    çalan genç kadınların ortasında telli sazlarını çalmayı takip ederler. Büyük toplantılarınızda
    İsrail meclislerinde RAB Tanrı'ya şükürler olsun! Cüppelerinde Zebulun prensleri ve
    Naftalinin prensleriyle birlikte küçük Benyamin, hükümdarları ve Yahuda prensleri vardır.
    Tanrı, güçlü olacağına karar verdi. Tanrım, bizim adımıza hareket eden sizler, Kudüs'teki
    mabedinizden çıkarken gücünüzü gösterin!
    991 Krallar size haraç getiriyor. Sazlıkların vahşi canavarına ve boğaların önderliğindeki
    buzağı sürüsü gibi bir araya gelen uluslara karşı savaş çığlıklarınızı seslendirin! Kendilerini
    alçak gönüllük yapıyorlar ve haraç olarak altın ve gümüş sunuyorlar. Tanrı savaşmayı seven
    ulusları dağıtır. Mısır'dan kırmızı bir kumaşla geliyorlar, Etiyopya gönüllü olarak Tanrı'ya
    haraç sunuyor. Ey yeryüzünün krallıkları, Tanrı'ya şarkı söyleyin! Tanrı'ya, (Selah) antik
    çağlardan beri gökyüzünde gezinenlere övgüler söyleyin! Bak! Yüksek sesle gürlüyor.
    Tanrı'nın gücünü, İsrail üzerindeki egemenliğini kabul edin, ve göklerde ortaya koyduğu
    gücü! Kutsal tapınağınızdan çıkarken, ruhunuza hayranlık duyuyorsunuz, Ey Tanrım! Halka
    güç ve güç veren İsrail'in Tanrısıdır. Tanrı övgüyü hak ediyor! Psalm Müzik direktörü için;
    "Lilyum" melodisine göre; David tarafından. Kurtar beni ey Tanrım, çünkü su boynuma ulaştı.
    Sağlam zeminin olmadığı derin bataklığa batıyorum; Derin sudayım ve akıntı beni alt ediyor.
    Yardım için bağırmaktan yoruldum; boğazım ağrıyor; Gözlerim Tanrımı aramaktan yoruldu.
    Benden sebepsiz yere nefret edenler kafamın kıllarından daha fazladır; Beni yok etmek
    isteyenler, sebepsiz yere düşmanlarım benden üstündür. Çalmadıklarımın karşılığını bana
    ödetiyorlar! Ey Tanrım, aptal günahlarımın farkındasın; suçum senden gizlenmedi. Sana
    güvenen hiç kimse benim yüzümden utanmasın.
    992 Ey egemen RAB ve kral! Seni arayan hiç kimse benim yüzümden utanmasın ey İsrail
    Tanrısı! Senin iyiliğin için aşağılandığım için ve tamamen rezil oldum. Kendi kardeşlerim
    bana yabancı gibi davranıyorlar, yabancı gibi davranıyorlar. Kuşkusuz senin evin hevesi beni
    tüketiyor; sana hakaret edenlerin hakaretlerine katlanıyorum. Ağlıyorum ve yemek yemekten
    kaçınıyorum, bu da başkalarının bana hakaret etmesine neden oluyor. Çul giyiyorum ve
    benimle alay ediyorlar. Şehir kapısında oturanlar benim hakkımda dedikodu yapıyorlar;
    sarhoşlar şarkılarında benimle alay ediyorlar. Ey RAB, duamı işitebilir misin ve bana iyilik
    etsin! Ey Tanrım, büyük vefalı sevginden dolayı, bana sadık kurtarıcınla cevap ver! Kurtar
    beni çamurdan! Batmama izin verme! Beni benden nefret edenlerden, derin sulardan kurtar!
    Akımın beni alt etmesine izin verme! Derinlerin beni yutmasına izin verme! Çukur'un beni
    yutmasına izin verme! Cevap ver bana, ey RAB, çünkü vefalı sevgin iyidir! Büyük şefkatiniz
    yüzünden bana dönün! Hizmetkarını görmezden gelme, çünkü başım belada! Hemen cevap
    ver bana! Yanıma gel ve beni kurtar! Düşmanlarım yüzünden kurtar beni! Nasıl hakaret
    edildiğimi, aşağılandığımı ve rezil olduğumu biliyorsunuz; tüm düşmanlarımı görebilirsiniz.
    Hakaretleri acı vericidir ve kalbimi kaybetmeme neden olur; Sempati arıyorum, ama hiçbiri,
    yorganlar için almıyorum ama bulamıyorum. Yemeğime acı zehir koyuyorlar, susuzluğumu
    gidermek için içmem için sirke veriyorlar. Yemek masası önlerinde bir tuzak olsun! O
    arkadaş grubu için bir tuzak olsun! Gözleri kör olsun! Şiddetle sallamalarını sağlayın!
    993 Kararını onlara dök! Öfkeli öfkeniz onları geride bıraksın! Kampları ıssız, çadırları ıssız
    olsun! Çünkü onlar sizin terbiye ettiğiniz kişiyi taciz ederler. cezalandırdıklarının çektiği acılar
    hakkında haberler yaydılar. Onları tüm günahlarından sorumlu tutun! Onları haklı
    çıkarmayın! İsimleri yaşayanların parşömeninden silinsin! Adlarının tanrısal olarak
    listelenmesine izin vermeyin! Ben ezildim ve acı çekiyorum! Ey Tanrım, kurtar beni ve koru!
    Tanrı'nın ismine şükredeceğim! Ona teşekkür ederken onu büyüteceğim! Bu, RAB'bi bir
    öküzden veya boynuzlu ve toynaklı bir boğadan daha çok memnun edecektir. Ezilen bakış -
    sevinsinler, Allah'ı arayanlar, siz olun... cesaretlendirdi! Çünkü RAB muhtaçları dinler; tutsak
    halkını hor görmez. Gökler ve yer, denizler ve içlerinde yüzen her şeyle birlikte onu övsün!
    Çünkü Tanrı, Sion'u kurtaracak ve Yahuda şehirlerini yeniden inşa edecek ve halkı yine
    burada yaşayacak ve Zion'u ele geçirecek. Hizmetçilerinin torunları onu miras alacak ve ona
    sadık olanlar içinde yaşayacak. Psalm Müzik direktörü için; David tarafından; Tanrı'nın
    dikkatini çekmek için yazılmış. Tanrım, lütfen beni kurtarmaya hazır ol! Ey RAB, acele et ve
    bana yardım et! Canımı almaya çalışanlar utansın ve utansın! Bana zarar vermek isteyenler
    geri dönsün ve utansın! “Aha! Aha! ”Geri çekil ve rezil olun!
    994 Sizi arayan herkes mutlu olsun ve sizde sevinsin! Kurtuluşunuzu deneyimlemeyi
    sevenler sürekli olarak "Tanrı'ya şükürler olsun!" desin. Ben ezildim ve muhtaçım! Tanrım,
    acele et bana! Sen benim yardımcımsın ve kurtarıcımsın! Ey RAB, geciktirme. Sana, ey
    RAB, sığındım! Asla aşağılanmama izin verme! Beni kurtararak haklı göster! Beni dinle!
    Teslim et beni! Koruyucum ve sığınağım ol, güvende olabileceğim bir kale! Sen benim
    yüksek sırtım ve kalemsin. Tanrım, beni kötülerin gücünden, zalimlerin elinden kurtar! Bana
    güven vermen için. Ey Tanrım, ey RAB, sana gençliğimden beri güveniyorum.
    Doğduğumdan beri sana yaslandım; beni annemin rahminden çektin. Seni sürekli övüyorum.
    Birçoğu beni görünce dehşete düşüyor, ama sen benim güvenli sığınağımsın. Seni sürekli
    övüyorum ve gün boyu ihtişamından bahsediyorum. Yaşlılığımda beni reddetme! Gücüm
    tükendiğinde beni terk etme! Düşmanlarım benden bahsediyor; beni öldürme şansı
    bekleyenler ölümümü planlıyor. "Tanrı onu terk etti, koşun ve yakalayın, çünkü onu
    kurtaracak kimse yok!" Diyorlar. Ey Tanrım, benden uzak durma Tanrım, acele et ve bana
    yardım et! Suçlayıcılarım aşağılansın ve mağlup olsun, bana zarar vermek isteyenler
    küçümsensin ve rezil olsun! Bana gelince, sürekli bekleyeceğim ve sizi övmeye devam
    edeceğim. Adaletinizden bahsedeceğim ve tüm gün boyunca kurtuluşunuzu ilan edeceğim,
    ancak tam anlamıyla anlayamasam da. Gelip egemen RAB'bin kudretli eylemlerini
    anlatacağım, adaletinizi ilan edeceğim - yalnızca sizin adaletiniz. Tanrım, bana gençliğimden
    beri öğrettin ve hala harika işlerini ilan ediyorum. Ben yaşlı ve gri olsam bile, ey Tanrım,
    gelecek nesillere gücünü anlatana kadar beni terk etme.
    995 Adaletin, ey Tanrım, yukarıdaki göklere kadar uzanır; harika şeyler yaptın. Tanrım,
    seninle kim karşılaştırabilir? Çok fazla sıkıntı ve sıkıntı yaşamama izin vermiş olmana
    rağmen, beni bir kez daha canlandır! Beni dünyanın derinliklerinden bir kez daha yukarı
    çıkar! Beni büyük şerefli bir konuma yükseltin! Dön ve beni rahatlat! Sana bir telli çalgı ile
    şükranlarımı sunacağım, sadakatini yücelteceğim, Ey Tanrım, bir harp eşliğinde sana
    övgüler söyleyeceğim ey İsrail'in kutsal olanı! Dudaklarım neşe için bağıracak! Evet,
    övgülerini söyleyeceğim, beni kurtardığında seni överim. Dilim de tüm gün adaletinizi
    anlatacak, çünkü bana zarar vermek isteyenler utanacak ve utanacaktır. Süleyman İçin
    Mezmur. Ey Tanrım, krala adil kararlar verme yeteneği ver! Kralın oğluna adil kararlar verme
    yeteneği verin! Sonra halkınızı adil bir şekilde yargılayacak, mazlumları da hakkaniyetle
    yargılayacaktır. Dağlar halka barış haberi getirecek, tepeler adaleti duyuracak. Halk arasında
    mazlumları savunacak, fakirlerin çocuklarını kurtaracak, zalimi ezer.
    996 ... çamurluk. Fakirlere ve muhtaçlara merhamet edecek, muhtaçların hayatlarını
    kurtaracak. Onları zarar ve şiddetten koruyacak; hayatlarına değer verecek. Yaşasın! Ona
    Sheba'dan altın teklif etsinler! Onun için sürekli dua etsinler, bütün gün ona bereket
    versinler! Yeryüzünde bol miktarda tahıl olsun; dağların tepelerinde sallansın! İnsanlar,
    nesilden nesile güneş ve ay gökyüzünde kaldığı sürece sizden korkacak. O, biçilmiş çimlere
    yağmur gibi, yeryüzünü ıslatan sağanaklar gibi inecek. Onun günlerinde tanrısallar
    yeşerecek, ay gökyüzünde kaldığı sürece barış hakim olacaktır. Denizden denize, Fırat
    Nehri'nden dünyanın öbür ucuna hükmetsin! Önünde kıyılar eğilecek ve düşmanları tozu
    yalayacak. Tarşiş ve kıyı bölgelerinin kralları hediyeler sunacak; Şeba ve Seba kralları haraç
    getirecek. Bütün krallar ona boyun eğecek; bütün milletler ona hizmet edecek. Çünkü yardım
    için haykırdıklarında muhtaçları ve zulmü olmayan mazlumları kurtaracaktır.
    997 Meyve ağaçları Lübnan ormanları gibi yeşersin! Mahsulleri yeryüzünün otları kadar bol
    olsun! Şöhreti devam etsin! Güneş gökyüzünde kaldığı sürece hanedanı sürsün!
    Bereketlerini yazarken onun ismini kullansınlar! Bütün milletler onu Tanrı'nın takdir ettiğini
    düşünsün! İsrail'in Tanrısı RAB Tanrı övgüyü hak ediyor! O tek başına harika şeyler
    başarıyor! Onun şanlı adı sonsuza dek övgüyü hak ediyor! Görkemli ihtişamı tüm dünyayı
    doldursun! Katılıyoruz! Katılıyoruz! Jesse'nin oğlu Davut'un dualarının bu koleksiyonu burada
    bitiyor.
    998 Asaph'tan bir mezmur. Şüphesiz Allah, İsrail'e ve saikleri saf olanlara iyidir! Ama bana
    gelince, ayaklarım neredeyse kayıyordu; ayaklarım neredeyse altımdan kayıyordu. Kötülerin
    refahını gözlemlerken gurur duyanları kıskanıyorum. Çünkü acı çekmezler; vücutları güçlü
    ve iyi besleniyor. Erkeklere sık rastlanan belaya karşı bağışıktırlar; diğer erkekler gibi acı
    çekmezler. Kibir onların kolyesi. ve kıyafetlerine şiddet. Refahları onların yanlış yapmalarına
    neden olur; düşünceleri günahkar. Alay ederler ve kötü şeyler söylerler; gururla şiddeti tehdit
    ediyorlar. Cennete hükmediyorlarmış gibi konuşuyorlar ve yeryüzünde hak iddia ediyorlar.
    Bu nedenle yiyecekleri fazlasıyla yiyecekleri var ve hatta deniz suyunu emiyorlar.
    999 "Tanrı ne yaptığımızı nasıl biliyor? Egemen Olan olanların farkında mı?" İyice bak!
    Kötüler böyle bir şeydir, her zaman bu kadar kolay olan ve daha zengin ve daha zengin hale
    gelenler. “Kesinlikle boşuna güdülerimi saf tuttum ve saf bir yaşam tarzı sürdürdüm. Tüm
    gün acı çekiyorum ve her sabah cezalandırılıyorum. " Bu düşünceleri duyurmuş olsaydım,
    sadık takipçilerinize ihanet ederdim. Bunu anlamaya çalıştığımda, beni rahatsız ediyordu.
    Sonra Tanrı'nın tapınağının çevresine girdim ve kötülerin kaderini anladım. Şüphesiz onları
    kaygan yerlere koyarsın; onları mahvettin. Sadece bir anda ne kadar ıssız hale gelirler!
    Korkunç yargılar ölümlerini tamamlar! 0 Kişi uyandıktan sonra rüya gibidirler. Tanrım,
    uyandığın zaman onları küçümseyeceksin. Evet, ruhum acıdı ve içim keskin bir acı hissetti.
    Cahildim ve içgörüden yoksundum; Senden önce bir hayvan kadar anlamsızdım. Ama ben
    sürekli seninleyim; sağ elimi tutuyorsun. Bana bilgece öğütlerinle rehberlik edeceksin ve
    sonra beni onurlu bir konuma götüreceksin. Cennette senden başka kime sahibim?
    Yeryüzünde senden başka kimseyi istemiyorum. Vücudum ve kalbim zayıflayabilir ama Tanrı
    her zaman kalbimi korur ve bana istikrar verir.
    1000 Evet bak! Senden uzak olanlar ölür, sana sadakatsiz herkesi yok edersin. Ama bana
    gelince, tek ihtiyacım olan Tanrı'nın varlığı. Yaptığın her şeyi ilan ettiğim için egemen RAB'bi
    sığınağım yaptım. Mezmur Asaph'ın iyi yazılmış bir şarkısı. Ey Tanrım, bizi neden kalıcı
    olarak reddettin? Meranın koyunlarına karşı neden öfkeniz yanıyor? Eski zamanlarda
    edindiğiniz, kendi ulusunuz olabilmeleri için kurtardığınız halkınızı ve yaşadığınız yer olan
    Sion Dağı'nı hatırlayın! Acele edin ve kalıcı kalıntılara ve düşmanın tapınağa verdiği tüm
    hasara bakın! Düşmanlarınız sığınağınızın ortasında kükrer; Savaş bayraklarını diktiler. Sık
    bir ormanda baltalarını sallayan oduncular gibi istila ederler. Ve şimdi de tüm gravürlerini
    baltalarla ve levyelerle yırtıyorlar. Sığınağınızı ateşe verdiler. Onlar, oturduğunuz yeri yere
    devirerek yerinize saygısızlık ediyorlar. Kendi kendilerine, "Hepsine zulmedeceğiz" diyorlar.
    İnsanların topraklarda Tanrı'ya tapındığı tüm yerleri yakarlar. Tanrı’nın mevcudiyetine dair
    herhangi bir işaret görmüyoruz; artık peygamber yok ve bunun ne kadar süreceğini bize
    söyleyecek kimse yok. Ey Tanrım, zarf fırlatıp hakaret ne kadar sürecek? Düşman adına
    sonsuza dek küfür edecek mi? Neden hareketsiz kalıyorsun? Müdahale et ve onu yok et!
    1001 Ama Tanrı, yeryüzünde kurtuluş eylemlerini gerçekleştiren eski çağlardan beri benim
    kralımdı. Gücünle denizi mahvettin; denizin kafalarını suda paramparça ettin. Levia'nın
    kafalarını ezdin; Onu kıyı boyunca yaşayan insanlara yedirdin. Pınarı ve ırmağı kırdın;
    Sürekli akan nehirleri kuruttunuz. Gece ve gündüz döngüsünü kurdunuz; Ayı ve güneşi
    yerine koy. Dünyanın tüm sınırlarını siz belirliyorsunuz; yaz-kış döngüsünü yarattınız.
    Düşmanın nasıl hakaretler savurduğunu hatırla, ey RAB, düşmanın aptal bir ulusun ismine
    nasıl küfrettiğini unutma! Güvercinin hayatını vahşi bir hayvana vermeyin, mazlum halkınızın
    hayatını hiçe saymaya devam etmeyin! Anlaşma vaatlerinizi hatırlayın, çünkü dünyanın
    karanlık bölgeleri şiddetin hüküm sürdüğü yerlerle doludur. Ezilenin utançla geri dönmesine
    izin vermeyin, mazlum ve fakirler isminizi övsün! Ayağa kalk, ey Tanrım! Onurunuzu
    koruyun!
    1002 Aptalların gün boyu sana nasıl hakaret ettiğini unutma! Düşmanlarınızın söylediklerini
    ya da size meydan okuyanların durmak bilmeyen bağırışlarını görmezden gelmeyin. Psalm
    Müzik direktörü için; altashcheth stiline göre; Asaph mezmuru; bir şarkı. Sana şükrediyoruz
    ey Tanrım! Şükrediyoruz, sen varlığını ortaya çıkarıyorsun; insanlar inanılmaz işlerinizden
    bahseder. Tanrı şöyle der: “Belirlenen zamanlarda adil bir şekilde hüküm veririm. Dünya ve
    tüm sakinleri korku içinde çözüldüğünde, direklerini sağlamlaştırırım. " (Selah) Gururlulara,
    “Gurur duyma ve kötülere zaferden bu kadar emin olma! Kazandığınızdan bu kadar emin
    olmayın!” Kafan bu kadar dik olarak konuşma! Zafer doğudan, batıdan ya da çölden gelmez.
    Tanrı yargıçtır! Birini aşağı indirir, diğerini yüceltir. Çünkü RAB elinde baharatlarla
    karıştırılmış köpüklü bir bardak dolusu şarap tutuyor ve döküyor. Şüphesiz yeryüzünün tüm
    kötüleri onu bulandıracak ve son damlasına kadar içecektir. " Bana gelince, ne yaptığını
    sürekli anlatacağım; Yakup Tanrısına övgüler söyleyeceğim! Tanrı diyor ki, "Kötülerin tüm
    gücünü alaşağı edeceğim; tanrısal olan galip gelecektir." Mezmur Müzik yönetmeni için;
    yaylı çalgıların eşlik etmesi; Asaf mezmuru, bir şarkı. Tanrı kendini Yahuda'da gösterdi;
    İsrail'de ünü büyüktür.
    1003 Salem'de yaşıyor; Zion'da yaşıyor. Orada okları, kalkanı, kılıcı ve diğer savaş
    silahlarını paramparça etti. (Selah) Avını öldürdüğün tepelerden aşağı inerken pırıl pırıl
    parlıyorsun ve heybetini ortaya çıkarıyorsun. Cesur yürekli yağmalandı; uykuya daldılar."
    Bütün savaşçılar çaresizdi. Savaş çığlığınızın sesiyle, Ey Yakup Tanrısı, hem binici hem de
    at "uykuya daldı." Müthişsin! Evet sen! Yoğun öfkenize kim dayanabilir? Cennetten,
    cezalarının ne olacağını bildirdin. Tanrı yargılamak ve yeryüzündeki tüm mazlumları
    kurtarmak için ortaya çıktığında yeryüzü korkmuş ve sessizdi. (Selah) Kuşkusuz, insanlar
    üzerindeki kızgın yargınız size övgü getirecektir; öfkenizi tam anlamıyla ortaya koyarsınız.
    Tanrınız RAB'be yemin edin ve onlara borcunuzu ödeyin! Onu çevreleyen herkesin
    muhteşem olana haraç getirmesine izin verin! Prensleri alçakgönüllüyor; dünyanın kralları
    onu hayranlık uyandıran biri olarak görüyor. Psalm Müzik direktörü Jeduthun için; Asaph bir
    mezmur. Tanrı'ya haykıracağım ve yardım çağıracağım! Tanrı'ya haykıracağım ve o bana
    dikkat edecek. Zor zamanlarımda Rab'bi aradım, teselli etmeyi reddeden gece boyunca elimi
    dua ederken yukarıda tuttum.
    1004 "İnlerken Tanrı'yı hatırlayacağım; gücüm beni terk ederken onu düşüneceğim" dedim.
    (Selah) Göz kapaklarımı açık tuttun; Sorunluydum ve konuşamıyordum. Eski günleri, eski
    günleri düşündüm. “Gece boyunca söylediğim şarkıyı hatırlayacağım, çok dikkatli
    düşüneceğim” dedim. Olanları anlamaya çalıştım. “Tanrı beni sonsuza kadar reddedecek
    mi? Bir daha bana iyiliğini göstermeyecek mi? Sadık aşkı sonsuza dek ortadan kayboldu
    mu? Sözü sonsuza kadar başarısız mı oldu? Tanrı merhametli olmayı mı unuttu? Öfkesi
    merhametini bastırdı mı?" Sonra "Egemen Olan'ın hareketsiz kalabileceği düşüncesinden
    sıkıldım" dedim. RAB'bin işlerini hatırlayacağım. Evet, uzun zaman önce yaptığınız harika
    şeyleri hatırlayacağım! Yaptığın her şeyi düşüneceğim; Yaptıklarınızı düşüneceğim. Ey
    Tanrım, işlerin olağanüstü! Büyük Tanrımızla hangi tanrı karşılaştırabilir? Sen harika şeyler
    yapan Tanrısın; uluslar arasında gücünü açığa çıkardın. Halkınızı, Yakup ve Yusuf'un
    çocuklarını gücünüzle kurtardınız. (Selah) Sular seni gördü, ey Tanrım, sular seni gördü ve
    titredi. Evet, denizin derinlikleri korkuyla sallandı. Bulutlar yağmur yağdı; gök gürledi. Evet,
    oklarınız parladı. Gürültülü sesin rüzgarda duyuldu; şimşekler dünyayı aydınlattı; dünya
    titredi ve sallandı.
    1005 Denizde yürüdün; dalgalanan sulardan geçtin ama ayak izi bırakmadın. Halkınızı Musa
    ve Harun'un eliyle koyun sürüsü gibi yönlendirdiniz Mezmur Asaf'ın iyi yazılmış bir şarkısı.
    Benim talimatıma dikkat edin! Söylediğim kelimeleri dinle! Bilgelik veren bir şarkı
    söyleyeceğim; Geçmiş hakkında derinlemesine gözlemler yapacağım. Duyduklarımız ve
    öğrendiklerimiz - atalarımızın bize anlattıkları - onların torunlarından saklanmayacağız.
    Gelecek nesile, RAB'bin övgüye değer eylemlerinden, gücünü ve yaptığı şaşırtıcı şeylerden
    bahsedeceğiz. Yakup'ta bir kural koydu; İsrail'de bir kanun koydu. Atalarımıza amellerini
    torunlarına bildirmelerini emretti, böylece gelecek nesil, henüz doğmamış çocuklar da onları
    bilsin. Büyüyecekler ve torunlarına onlardan bahsedecekler. Allah'a güvenecekler, Allah'ın
    işlerini unutmayacaklar ve O'nun emirlerine itaat edecekler. O zaman inatçı ve asi bir nesil
    olan, Allah'a sadık ve adanmamış bir nesil olan ataları gibi olmayacaklar. Efraimliler yaylarla
    donanmışlardı, ancak savaş günü geri çekildiler. Tanrı ile yaptıkları antlaşmaya uymadılar ve
    O'nun kanununa uymayı reddettiler. Ne yaptığını, onlara gösterdiği inanılmaz şeyleri
    unuttular. Atalarının gözünde, Mısır topraklarında, Zoan bölgesinde inanılmaz şeyler yaptı.
    Denizi ikiye böldü ve onları karşıya geçirdi; suyu bir yığın halinde diktirdi. Onları gündüz bir
    bulutla, bütün gece ateşin ışığıyla yönetti. Vahşi doğada açık kayaları kırdı ve onlara denizin
    derinliklerini doldurmaya yetecek kadar su verdi, kayalardan akarsuların akmasını sağladı ve
    suyun nehirler gibi akmasını sağladı.
    1006 Yine de ona karşı günah işlemeye devam ettiler ve çölde Egemen Olan'a isyan ettiler.
    İştahlarını doyurmak için yiyecek isteyerek, isteyerek Tanrı'ya meydan okudular. “Tanrı çölde
    bize gerçekten yiyecek verebilir mi? Evet, bir kayaya çarptı ve sular fışkırdı. Ama bize yemek
    de verebilir mi? Halkına et sağlayacak mı? " RAB bunu işittiğinde çok kızdı, Yakup'a karşı bir
    ateş çıktı ve İsrail'e karşı öfkesi alevlendi çünkü onlar Tanrı'ya iman etmediler ve onları
    kurtarabilme yeteneğine güvenmediler. Yukarıdaki bulutlara bir emir verdi ve gökteki kapıları
    açtı. Onlara yemeleri için manna yağdırdı; onlara cennet tanesini verdi. Adam, güçlülerin
    yemeğini yedi. Onları yemeye fazlasıyla gönderdi. Doğu rüzgârını gökyüzüne getirdi ve
    gücüyle güney rüzgârını getirdi. Üzerlerine toz gibi et yağdırdı, deniz kıyısındaki kum sayısı
    kadar kuşlar. Onların kamplarının tam ortasında, evlerinin etrafında düşmelerine neden oldu.
    Doldurulana kadar yediler; onlara istediklerini verdi. Tanrı'nın öfkesi onlara karşı
    alevlendiğinde, yiyeceklerini hala ağızlarında doldurmamışlardı. İçlerinden en güçlülerinden
    bazılarını öldürdü; İsrail'in gençlerini dizlerinin üzerine çöktürdü. Bütün bunlara rağmen,
    günah işlemeye devam ettiler ve harika şeyler yapması için ona güvenmediler. Bu yüzden
    tatminsiz ve dehşet içinde ölmelerine neden oldu. Onları yere serdiğinde, onun lütfunu
    aradılar; geri döndüler ve Tanrı'yı özlediler. Tanrı'nın onların koruyucusu olduğunu ve
    egemen Tanrı'nın onların kurtarıcısı olduğunu hatırladılar. Ama sözleriyle onu aldattılar ve
    ona yalan söylediler. Ona gerçekten bağlı değildiler ve onun antlaşmasına sadık değildiler.
    Yine de şefkatlidir, günahı affeder ve yok etmez, sık sık öfkesini geri çeker ve öfkesini
    uyandırmaz. Onların etten yapıldığını ve geçmişte esip geri dönmeyen bir rüzgar gibi
    olduklarını hatırladı. Çölde ne sıklıkla ona isyan ettiler ve çölde ona hakaret ettiler! Yine
    Tanrı'ya meydan okudular ve İsrail'in Kutsalına gücendiler.
    1007 Ne yaptığını, Mısır'da korkunç işlerini yaptığında onları düşmandan nasıl kurtardığını
    ve Zoan bölgesindeki yargı eylemlerini hatırlamadılar. Nehirlerini kana çevirdi ve
    derelerinden içemediler. Onlara ısıran böcek sürüleri ve topraklarını istila eden kurbağalar
    gönderdi. Ürünlerini çekirgeye, emeklerinin meyvesini çekirgeye verdi. Asmalarını dolu dolu,
    çınar incir ağaçlarını şiddetli yağmurla yok etti. Sığırlarının üzerine dolu yağdı ve çiftlik
    hayvanlarının üzerine şimşekler fırlattı. Şiddetli öfkesi onlara saldırdı, felaket getiren
    haberciler olarak öfke, öfke ve bela yolladı. Öfkesini tüm gücüyle yolladı; Onları ölümden
    esirgemedi; hayatlarını yıkıma teslim etti; Mısır'da ilk doğanların hepsini vurdu. Ham
    çadırlarında üreme gücünün ilk meyvelerini de. Yine de halkını koyun gibi çıkardı; onları bir
    sürü gibi çölden geçirdi. Deniz düşmanlarını örttüğü sırada onları güvenli bir şekilde
    yönlendirdi. Onları kutsal toprağının sınırına, sağ elinin aldığı bu dağlık diyara getirdi.
    Ulusları önlerinden kovdu; onlara kabile paylarını tahsis etti ve İsrail kabilelerinin
    yerleşmesine izin verdi. Yine de egemen Tanrı'ya meydan okudular ve meydan okudular ve
    O'nun emirlerine itaat etmediler. Sadakatsizlerdi ve ataları gibi haince davrandılar; arızalı bir
    yay kadar güvenilmezlerdi. Onu putperest tapınaklarıyla kızdırdılar ve putlarıyla
    kıskandırdılar. Tanrı işitti ve öfkeliydi; İsrail'i tamamen reddetti. Erkekler arasında yaşadığı
    çadır olan Shiloh'daki sığınağı terk etti. Güçlü varlığının sembolünün yakalanmasına izin
    verdi; ihtişamının sembolünü düşmanın eline verdi. Halkını kılıca teslim etti ve seçtiği
    milletiyle kızgındı.
    1008 Ateş, genç adamlarını tüketti ve bakireleri evlenmeden kaldı. Rahipleri kılıçtan düştü,
    dulları ağlamadı. Ama sonra Rab uykusundan uyandı; sarhoş bir öfke içinde bir savaşçı
    gibiydi. Düşmanlarını geri püskürttü; onları hakaretler için kalıcı bir hedef haline getirdi.
    Yusuf'un çadırını reddetti; Efraim kabilesini seçmedi. Yahuda kabilesini ve sevdiği Sion
    Dağı'nı seçti. Mabedini yukarıdaki gökler kadar dayanıklı kıldı; kalıcı olarak kurduğu toprak
    kadar güvenli. O, kulu Davut'u seçti ve ağıllardan aldı, onu ana koyunun peşinden alıp
    Yakup'un, kavminin ve İsrail'in seçtiği ulusun çobanı yaptı. David onlara saf güdülerle
    bakıyordu; onları ustalıkla yönetti. Tanrım, yabancılar seçtiğiniz toprakları işgal etti; Kutsal
    tapınağınızı kirletmişler ve Yeruşalim'i bir harabe yığınına çevirmişler. Kullarınızın cesetlerini
    gök kuşlarına verdiler; vefalı takipçilerinizin etini yeryüzünün hayvanlarına verdiler. Kudüs'ün
    her yerinde kanlarını su gibi akıttılar ve onları gömecek kimse yok. Komşularımızı
    küçümseyen bir nesne haline geldik, sınırlarımızda yaşayanlar bizle alay ediyor ve bize
    hakaret ediyor. Bu daha ne kadar devam edecek ey RAB? Sonsuza kadar kızacak mısın?
    Öfken ne kadar ateş gibi yanacak? Öfkeni seni tanımayan milletlere, sana dua etmeyen
    krallıklara dök! Jacoband yedikleri için evini mahvetti. Bizi önceki nesillerin günahlarından
    sorumlu tutmayın! Çabuk şefkatinizi yolumuza gönderin, çünkü başımız ciddi belada.
    1009 Bize yardım et, ey Tanrı, kurtarıcımız, şanlı şöhretin uğruna kurtar bizi! İtibarın uğruna
    günahlarımızı bağışla! 0 Milletler neden “Tanrıları Nerede?” desin ki, hizmetkarlarınızın kanı
    milletler arasında gözlerimizin önünde dökülebilir! Mahkumların acı dolu çığlıklarını dinleyin!
    Ölüme mahkum olanları serbest bırakmak için büyük gücünüzü kullanın! Komşularımıza tam
    olarak geri ödeyin! Sana hakaret ettikleri gibi onlar da aşağılasın, ey Tanrım! O zaman biz,
    meranızın koyunları olan halkınız size sürekli teşekkür edeceğiz. Övgüye değer eylemlerinizi
    gelecek nesillere anlatacağız. Psalm Müzik direktörü için; shushan-eduth stiline göre; Asaph
    bir mezmur. Ey İsrail çobanı, Yusuf'u koyun sürüsü gibi yönetenlere dikkat et. Kanatlı
    meleklerin üzerinde tahtta oturan sizler, ihtişam! Efrayim, Benyamin ve Manaşşe'nin
    gözünde gücünüzü açığa çıkarın! Gelin ve bizi kurtarın! Ey Tanrım, bizi yeniden canlandır! O
    zaman teslim olacağız! Ey RAB Tanrı, yenilmez savaşçı! Size dua ederken halkınıza daha
    ne kadar kızacaksınız? Onlara yiyecek olarak gözyaşı verdin; ölçüsüne göre onlara gözyaşı
    içtirdin. Komşularımızın bizden hoşlanmamasını sağladınız ve düşmanlarımız bize hakaret
    ediyor. Ey Tanrım, yenilmez savaşçı, bizi yeniden canlandır, bize gülümse! O zaman teslim
    olacağız! Mısır'dan bir asmayı söktün; ulusları kovdun ve onu başka yere diktin. Bunun için
    zemini temizledin;
    1010 ... kök saldı ve toprağı doldurdu. Dağlar onun gölgesiyle kaplıydı, en yüksek sedirler
    dalları ile kaplıydı. Dalları Akdeniz-ranean Denizi'ne, sürgünleri Fırat Nehri'ne ulaştı. Neden
    duvarlarını yıktın ki, yoldan geçenler meyvesini yollasın? Ormanın yaban domuzları onu
    mahvediyor; tarladaki böcekler bununla beslendi. Ey Tanrım, yenilmez savaşçı, geri dön!
    Gökten aşağı bak ve dikkat et! Bu asmaya, sağ elinin diktiği köke, büyütmek için yaptığın
    sürgüne iyi bak! Yakılır ve kesilir, onlardan hoşnut olmadığın için ölürler. Seçtiğiniz kişiye,
    kendiniz için yetiştirdiğinize destek verin! O zaman senden yüz çevirmeyeceğiz. Bizi diriltin
    ve size dua edelim! Ey RAB Tanrım, yenilmez savaşçı, bizi yeniden canlandır, bize gülümse!
    O zaman teslim olacağız! Psalm Müzik direktörü için; gittiğin üslubuna göre; Asaph
    tarafından. Sevinç kaynağımız olan Tanrı'ya seslenin, Yakup Tanrısı'na seslenin! Bir şarkı
    söyleyin ve tambou-rine, hoş sesli arp ve on telli enstrümanı çalın! Yeni ay gününde ve
    festivalimizin başladığı dolunay gününde koç boynuzunu çalın. Çünkü festivali gözlemlemek
    İsrail için bir gerekliliktir; Yakup Tanrısı tarafından verilen bir emirdir. Mısır topraklarına
    saldırdığında, Jo-seph'de bir düzenleme olarak karar verdi.
    1011 ... Tanımadığım bir ses duydum. Dedi ki: “Omzundaki yükü kaldırdım, elleri sepeti
    tutmaktan kurtuldu. Sıkıntınız içinde seslendiniz ve sizi kurtardım, size karanlık bir gök
    gürültüsü bulutundan cevap verdim. Seni Meribah sularında denedim. (Selah) Dedim ki,
    "Dinleyin, kavmim! Seni uyaracağım! Ey İsrail, eğer bana itaat edersen! Aranızda başka tanrı
    olmamalı, yabancı bir tanrıya tapmamalısınız. Seni Mısır diyarından çıkaran RAB, senin
    Tanrın benim. Ağzını geniş aç, ben doldurayım. Ama halkım bana itaat etmedi; İsrail bana
    boyun eğmedi. Onları inatçı arzularına teslim ettim; kendilerine doğru görünen şeyi yaptılar.
    Keşke halkım bana itaat etse. Keşke İsrail emirlerimi yerine getirse! Sonra düşmanlarını
    hızla bastırır ve düşmanlarına saldırırdım. " (RAB'DEN nefret edenler korkudan korksun!
    Onlar kalıcı olarak aşağılansınlar!) “İsrail'i en iyi buğdayı beslerim ve iştahınızı kayalık
    uçurumlardan gelen balla tatmin ederdim. Tanrı El'in meclisinde duruyor;
    1012 tanrıların ortasında hüküm verir. “Ne kadar süreyle haksız yasal kararlar alacaksın ve
    kötüleri kayıracaksın? (Selah) Fakirlerin ve babasızların davasını savunun! Ezilenleri ve
    acıları koruyun! Yoksulları ve muhtaçları kurtarın, onları kötülerin gücünden kurtarın! Ne
    bilirler ne de anlarlar. Karanlıkta tökezliyorlar, yeryüzünün tüm temelleri çöküyor. 'Siz
    tanrılarsınız; hepiniz Yüceler Yücesi'nin oğullarısınız' diye düşündüm. Yine de ölümlüler gibi
    öleceksiniz; diğer hükümdarlar gibi düşeceksin. Ayağa kalk, ey Tanrım, yeryüzünde hüküm
    ver! Çünkü bütün uluslara sahipsin. Mezmur Bir ilahi, Asaf ilahisi. Ey Tanrım sessiz olma,
    bizi görmezden gelme! Hareketsiz kalmayın, ey Tanrım! Bakın, düşmanlarınız bir kargaşa
    yaratıyor; sizden nefret edenler düşmandır. Halkınıza karşı dikkatlice komplo kurarlar ve
    değer verdiğiniz kişilere zarar vermek için planlar yaparlar. "Hadi onları yok edelim ki artık
    millet olmasınlar! O zaman İsrail'in adı bir daha hatırlanmayacak. " Evet, birleşik bir strateji
    uyguluyorlar, size karşı bir ittifak oluşturuyorlar. Edom ve İsmaililer, Moab ve Hagritler,
    Gebal, Ammon ve Amalek, Philistia ve Tire sakinlerinin çadırlarını içerir. Asur bile onlarla
    ittifak kurdu ve gücünü Lut'un soyundan gelenlere ödünç verdi. (Selah) Midyan'a yaptığın
    gibi onlara yap.
    1013 Kişon Nehri'nde Sisera ve Jabin'e yaptığınız gibi! Endor'da yok edildiler; cesetleri
    yerdeki gübre gibiydi. Soylularını Oreb ve Zeeb gibi yapın ve Zebah ve Zal-munna gibi tüm
    yöneticileri, "Haydi Tanrı'nın otlaklarını ele geçirelim!" Aman Tanrım, onları rüzgarın
    savurduğu ölü otlar gibi ölü deve dikeni gibi yap! Ormanı yakan ateş gibi, dağ kenarlarını
    tüketen alevler gibi, onları şiddetli rüzgarlarınızla kovalayın ve fırtınanızla onları korkutun.
    Yüzlerini utançla ört ki seni aramasınlar ey RAB. Aşağılansınlar ve sürekli dehşete
    düşsünler. Utanç içinde ölsünler! O zaman, tüm yeryüzünün egemen kralı RAB tek başına
    olduğunu bilecekler. Mezmur Müzik yönetmeni için; gittiğin üslubuna göre; Korahiler
    tarafından yazılmış bir mezmur. Yaşadığın yer ne kadar güzel, ey her şeye hükmeden RAB!
    Çaresizce RAB'bin tapınağının mahkemelerinde olmak istiyorum. Kalbim ve tüm varlığım
    yaşayan Tanrı'ya sevinç çığlıkları atıyor. Kuşlar bile orada bir yuva bulur ve kırlangıç,
    yavrularını sunaklarınızın yakınında koruyabileceği bir yuva yapar, ey RAB, her şeye
    hükmeden, kralım ve Tanrım.
    1014 Tapınağınızda yaşayanlar ve sizi sürekli övenler ne mutlu! (Selah) Sende güçlerini
    bulan ve tapınağına giden yollarda seyahat etmeyi özleyenler ne mutlu! Baca Vadisi'nden
    geçerken onlara bir kaynak sağlar. Yağmur onu su havuzlarıyla bile kaplıyor. Yolculuk
    sırasında sürdürülürler; her biri Zion'da Tanrı'nın huzuruna çıkar. Ey RAB, egemen Tanrı.
    ...duamı işit, dinle, ey Yakup tanrısı! (Selah) Ey Tanrım, kalkanımıza dikkat et! Seçtiğiniz
    kralla ilgilenin! Kesinlikle tapınak mahkemelerinizde sadece bir gün geçirmek, başka bir
    yerde bin harcamaktan daha iyidir. Kötülerin çadırlarında yaşamaktansa Tanrımın
    tapınağının girişinde durmayı tercih ederim. RAB Tanrı bizim egemen koruyucumuzdur. RAB
    lütuf ve şeref bahşeder; dürüst olanlardan hiçbir iyilik esirgemez. Ey her şeye hükmeden
    RAB, sana güvenenler ne mutlu! Psalm Müzik direktörü için; Korahiler tarafından yazılmış bir
    mezmur. Ey RAB, memleketine iyilik ettin; Yakup'un iyiliğini geri kazandın.
    1015 ... Halkının zulmünü bağışladın; onların tüm günahlarını bağışladın. (Selah) Tüm öfkeni
    çektin; öfkeden geri döndün. Bizi iyileştir, ey kurtarıcımız Allah! Bizden rahatsız olma! Bize
    sonsuza kadar kızacak mısın, gelecek nesiller boyunca kızgın kalacak mısın? Bizi bir kez
    daha diriltmez misin, sonra halkın sana sevinecek! Ey RAB, bize sadık sevgini göster, bize
    kurtuluşunu ihsan et! Tanrı'nın söylediklerini dinleyeceğim. Çünkü halkıyla, sadık
    takipçileriyle barışacak. Yine de aptalca yollarına geri dönmemeliler. Kesinlikle onun sadık
    takipçileri onun kurtuluşunu çok yakında yaşayacaklar; sonra ihtişamı yine ülkemizde
    görünecek. Sadık sevgi ve sadakat buluşuyor; kurtuluş ve barış bir öpücükle selamlıyor.
    Sadakat yerden büyür ve kurtuluş gökten aşağıya bakar. Evet, RAB ona bereket verecek ve
    bizim toprağımız ekinlerini verecek. Kurtuluş önünden gider ve onun için bir yol hazırlar.
    Mezmur Davut'un duası. Dinle ey RAB! Cevap ver bana, çünkü ben ezildim ve muhtaçım.
    Koru beni, çünkü ben vefalıyım! Ey Tanrım, sana güvenen hizmetkarını kurtar! Merhamet et
    bana, Tanrım, çünkü bütün gün sana haykırıyorum! Hizmetkarını senin için sevindir, Tanrım,
    dua ediyorum! Şüphesiz ey Rab, sen naziksin ve bağışlayıcısın ve sana haykıranlara büyük
    sadakat göster. Ey RAB, duamı işit! Merhamet talebime dikkat edin! Sıkıntı zamanımda sana
    haykırıyorum, çünkü bana cevap vereceksin. Tanrılar arasında hiç kimse seninle
    kıyaslanamaz, Ey Tanrım, senin istismarların kıyaslanamaz! Yarattığın bütün milletler gelip
    sana tapacaklar ey Rab, ismini onurlandıracaklar. Çünkü sen harikasın ve harika şeyler
    yapıyorsun. Sen tek başına Tanrı'sın. Ey RAB, nasıl yaşamamı istediğini öğret bana! O
    zaman emirlerine itaat edeceğim.
    1016 ... Beni gönülden sana ver! Tanrım, Tanrım, sana tüm kalbimle şükredeceğim, adını
    sürekli olarak onurlandıracağım! Çünkü sen büyük vefalı sevgini bana uzatacaksın ve
    hayatımı Sheol'un derinliklerinden kurtaracaksın. Ey Tanrım, kibirli adamlar bana saldırır;
    Sana saygı duymayan acımasız bir çete hayatımı arıyor. Ama sen, ey Rab, merhametli ve
    merhametli bir Tanrısın, sabırlısın ve büyük vefalı sevgi ve sadakat gösterdin. Bana dön ve
    bana merhamet et, hizmetkarına gücünü ver, köleni teslim et! Bana iyiliğinizin kanıtını
    gösterin! Sonra benden nefret edenler onu görecek ve utanacaklar, çünkü senin için ey RAB
    bana yardım edecek ve bana yardım edecek. Korahitler tarafından yazılan; bir mezmur, bir
    şarkı. RAB'bin şehri kutsal tepelerdedir. RAB, Sion'un kapılarını Yakup'un tüm yerleşim
    yerlerinden daha çok seviyor. İnsanlar senin hakkında harika şeyler söylüyor, ey Allah'ın
    şehri. (Selah) Takipçilerime Rahab ve Babil'den bahsediyorum. İşte Etiyopya ile birlikte
    Philistia ve Tire. "Bu orada doğdu" deniyor. Ancak Zion sakinleri için "Bunların her biri onun
    içinde doğdu ve egemen olan onu güvence altına alıyor" deniyor.
    1017 RAB, ulusların sayım defterine "Bu orada doğdu" diye yazıyor. (Selah) Şarkıcılara ve
    kavalcılara gelince - hepsi duvarlarınızın içinde şarkı söylüyor. Mezmur Korahlılar tarafından
    yazılmış bir ilah olan şarkı; müzik yönetmeni için; machalath-leannoth stiline göre; Ezrachite
    Heman'ın iyi yazılmış bir şarkısı. Ey beni kurtaran RAB Tanrı! Gündüz haykırıyorum ve
    geceleri senin önünde dua ediyorum. Duamı dinle! Yardım için ağlamama dikkat edin!
    Hayatım yıpranmalarla dolu ve Sheol'a girmeye hazırım. Bana mezara inenler gibi
    davranıyorlar. Çaresiz bir adam gibiyim. Mezarda yatan, artık hatırlamadığınız ve
    gücünüzden kesilmiş cesetler gibi ölüler arasında sürüklenin. Beni Çukurun en alçak
    bölgelerine, karanlık yerlere, sulu derinliklere yerleştiriyorsun. Öfken üzerime geliyor ve beni
    tüm dalgalarınla boğuyorsun. (Selah) Beni tanıyanların mesafesini korumasına sebep
    oluyorsun; beni onlara dehşete düşürüyorsun, tuzağa düştüm ve kurtulamıyorum. Baskı
    yüzünden gözlerim zayıflıyor, Ey RAB, bütün gün sana sesleniyorum; dua ederek ellerimi
    sana açtım. Ölüler için harika şeyler başarıyor musunuz? Ayrılan ruhlar ayağa kalkıp size
    teşekkür ediyor mu? (Selah) Vefalı sevginiz mezarda mı ilan edildi, yoksa ölüler yerine
    sadakatiniz mi? İnanılmaz işleriniz karanlık bölgede mi yaşandı, yoksa unutulma diyarında
    kurtuluşunuz mu? Bana gelince, sana haykırıyorum ey RAB; sabah duam seninle yüzleşir.
    Ey RAB, neden beni reddediyorsun ve bana aldırış etmiyorsun? Ben baskı altındayım ve
    gençliğimden beri ölümün eşiğindeyim. Senin dehşetlerine maruz kaldım ve acıyla uyuştum.
    1018 Öfken beni alt ediyor; Senin dehşetlerin beni yok ediyor. Bütün gün su gibi etrafımı
    sarıyorlar, güçlerini birleştiriyorlar ve etrafımı sarıyorlar. Arkadaşlarımın ve komşularımın
    mesafelerini korumasına neden oluyorsunuz; Beni tanıyanlar karanlıkta beni yalnız bırakıyor.
    Psalm Ezrachite Ethan'ın iyi yazılmış bir şarkısı. RAB'bin sadık işleri hakkında sürekli şarkı
    söyleyeceğim; gelecek nesillere sadakatinizi ilan edeceğim. Diyorum ki, “Sadık aşk kalıcı
    olarak kurulur; göklerde sadakatini oluşturuyorsun. " RAB şöyle dedi: "Seçtiğim kişiyle bir
    antlaşma yaptım; kulum Davud'a yeminli bir söz verdim:" Size ebedi bir hanedan vereceğim
    ve gelecek nesiller boyunca tahtınızı kuracağım "(Selah ) Ey RAB, gökler melek meclisine
    olan sadakatinin yanı sıra inanılmaz işlerini de övüyor. Gökteki varlıklar arasında RAB gibi
    kim, büyük melekler topluluğunda onurlandırılan ve çevresindeki herkesten daha büyük olan
    Tanrı'ya benziyor? Ey RAB, egemen Tanrı! Kim senin gibi güçlüdür, ey RAB, sadakatin seni
    kuşatır. Gururlu denize hükmediyorsun. Dalgaları yükseldiğinde, onları sakinleştirirsiniz.
    Gururlu Olan'ı ezdin ve öldürdün; güçlü kolunla düşmanlarını dağıttın. Gökler de size aittir,
    yeryüzü de, dünyayı ve içindekileri siz yarattınız. Kuzeyi ve güneyi yarattın, Emek ve
    Hermon senin adına sevinirler. Kolun güçlü...
    1019 Eliniz güçlü, sağ eliniz muzaffer. Eşitlik ve adalet tahtın temelidir. Sadık sevgi ve
    sadakat, kuralınızı karakterize eder. Size tapanlar ne mutlu! Ey RAB, lütfunu yaşarlar. Gün
    boyu sizin adınıza sevinirler ve adaletiniz tarafından doğrulanırlar. Çünkü onlara ihtişam ve
    güç veriyorsun. Senin iyiliğinle galip geldik. Kalkanımız RAB'be, kralımız İsrail'in Kutsalına
    aittir. Sonra sadık takipçilerinize bir vizyonla konuştunuz ve şöyle dediniz: “Bir savaşçıya
    enerji verdim; Halktan genç bir adam yetiştirdim. Kulum Davut'u keşfettim, kutsal yağımla
    onu vaftiz ettim ... kral. Elim onu destekleyecek ve kolum onu güçlendirecek. Hiçbir düşman
    ondan haraç alamayacak; şiddetli bir zalim onu aşağılayamaz. Düşmanlarını ondan önce
    ezeceğim; ondan nefret edenleri vuracağım. Benim sadakatimi ve vefalı sevgimi
    deneyimleyecek ve benim adımla zaferler kazanacak. Elini denizin üzerine, sağ elini
    nehirlerin üzerine koyacağım. Bana seslenecek, "Sen benim babamsın, Tanrımsın ve beni
    kurtaran koruyucusun." Sen benim çiftçimsin, dünyanın en yüce krallarısın. Ona her zaman
    sadık sevgimi sunacağım ve onunla olan antlaşmam güvende.
    1020 Ona ebedi bir hanedan vereceğim ve tahtını yukarıdaki gökyüzü kadar sağlam
    yapacağım. Oğulları benim kanunumu reddeder ve benim düzenlemelerime uymazlarsa,
    benim kurallarımı çiğnerseler ve emirlerime uymazlarsa, isyanlarını bir sopayla döverek,
    günahlarını da çürükler vererek cezalandırırım. Ama ondan sadık sevgimi ortadan
    kaldırmayacağım, sözüme sadakatsizlik etmeyeceğim. Söz verdiğim şeye geri dönmek için
    antlaşmacımı bozmayacağım. Kendi kutsallığımla yemin ettiğim her şeye rağmen, David'i
    asla aldatmayacağım. Hanedanı sonsuza kadar sürecek. Tahtı önümde güneş gibi
    dayanacak, ay gibi sabit kalacak, tahtı gökler gibi dayanacak. " (Selah) Ama onu reddettin ve
    reddettin; Seçtiğin krala kızgınsın. Hizmetkarınızla yaptığınız antlaşmayı reddettiniz; onun
    tacını yere attın. Bütün duvarlarını yıktın; kalelerini harabe yığını yaptın. Yanından geçen
    herkes onu soydu; komşularının küçümsemesinin nesnesi haline geldi. Düşmanlarının galip
    gelmesine ve tüm düşmanlarının sevinmesine izin verdin. Onun kılıcını düşmandan geri
    çevirdin ve onu savaşta ayakta tutmadın. Onun ihtişamına bir son verdin ve tahtını yere
    düşürdün. Gençliğini kısa kestin ve onu utançla örttün. (Se-lah) Bu ne kadar sürer ey RAB,
    bu ne kadar sürer?
    1021 Sonsuza kadar gizli kalacak mısın? Öfken ateş gibi yanmaya devam edecek mi? Kısa
    ömrümü not edin! Neden bütün insanları bu kadar ölümlü yapıyorsun? Hiç kimse ölümü
    deneyimlemeden yaşayamaz veya hayatını Sheol'un gücünden kurtaramaz. (Selah) Daha
    önceki sadık işlerin nerede, ey Tanrım, Davud'a olan güvenilir yeminine uygun olarak
    yapılanlar? Ey Tanrım, hizmetkarlarınız ile nasıl alay edildiğini ve insanlardan nasıl bu kadar
    çok hakarete katlanmak zorunda olduğumu not edin! Düşmanlarınız, ey RAB, hakaretler
    savururlar; onun ayak izlerini takip ederken, seçilmiş kralınıza hakaret ederler. RAB sonsuza
    dek övgüyü hak ediyor! Katılıyoruz! Katılıyoruz! Tanrı adamı Musa'nın duası. Tanrım, tüm
    nesiller boyunca bizim koruyucumuz oldun! Dağlar ortaya çıkmadan ya da siz dünyayı var
    etmeden önce bile, ebedi Tanrı idiniz. İnsanlığın toprağa dönmesini sağlıyorsunuz ve "Dön
    ey insanlar!" Diyorsunuz. Evet, gözünüzde bin yıl dün gibi çabuk geçer, ya da gecenin
    bölünmelerinden biri gibi. Hayatlarına son veriyorsunuz ve onlar “uykuya dalıyorlar.
    1022 Sabah filizlenen çimen gibidirler; sabahları parlar ve filizlenir; akşam vakti solup kurur.
    Evet, öfkeniz bizi tüketiyor; senin gazabından dehşete düştük. Günahlarımızın farkındasın;
    gizli günahlarımızı bile biliyorsun. Evet, tüm günlerimiz boyunca öfkeli öfkenizi yaşıyoruz;
    hayatımızın yılları iç çekiş gibi çabuk geçiyor. Hayatımızın günlerinin toplamı yetmiş yıla,
    özellikle güçlüyse seksen yıla kadar çıkıyor. Ama en iyi yılları bile sıkıntı ve baskı ile
    gölgelendi. Evet, iç çeker gibi hızla geçer. Hayatımızın günlerinin toplamı yetmiş yıla,
    özellikle güçlüyse seksen yıla kadar çıkıyor. Öfkenizin yoğunluğunu kim gerçekten
    anlayabilir? Öfkeniz insanların sizden korkmasına neden oluyor. Öyleyse bize
    ölümlülüğümüzü düşünmeyi öğret ki akıllıca yaşayabilelim. Bize doğru dön ey RAB! Bu acı
    ne kadar sürmeli? Hizmetçilerinize merhamet edin! Bizi sabah sadık sevginizle tatmin edin,
    sonra neşe için haykıracağız ve tüm günlerimiz mutlu olacağız! Bizi üzdüğünüz günlerle
    orantılı olarak, sıkıntı yaşadığımız yıllarla orantılı olarak bizi mutlu edin! Hizmetkarlarınız
    işinizi görsün! Oğulları majestelerini görsün! Egemen Tanrımız bize nimetini versin!
    Çabalarımızı başarılı kılın! Evet, onları başarılı kılın! Mezmur Size gelince, egemen Olan'ın
    barınağında yaşayan,
    1023 ... ve güçlü kralın koruyucu gölgesinde ikamet ediyor - bunu RAB, sığınağım ve kalem,
    güvendiğim Tanrım hakkında söylüyorum - sizi kesinlikle avcının tuzağından ve yıkıcı
    beladan kurtaracaktır. Seni kanatlarıyla barındıracak; onun kanatları altında güvenliği
    bulacaksınız. Sadakati bir kalkan veya koruyucu bir duvar gibidir. Gecenin dehşetinden,
    gündüz uçan oktan, karanlıkta gelen vebadan ya da öğlen gelen hastalıktan korkmanıza
    gerek yok. Yanınıza bin kişi ve sağ tarafınızda bir kalabalık düşse de, o size
    ulaşamayacaktır. Elbette bunu kendi gözlerinizle göreceksiniz - kötülerin geri ödendiğini
    göreceksiniz. Çünkü RAB'be sığındınız, benim sığınağım, egemen Olan. Size hiçbir zarar
    gelmeyecek, evinizin yakınına hiçbir hastalık gelmeyecek. Yaptığınız her şeyde meleklerine
    sizi korumalarını emredecek. Sizi ellerinde kaldıracaklar, böylece kayıp bir taşın üzerine
    düşmeyeceksiniz. Bir aslana ve bir yılana boyun eğeceksin; Genç bir aslanı ve bir yılanı
    ayaklar altına alacaksınız. RAB diyor ki, "O bana sadık olduğu için onu kurtaracağım, onu
    koruyacağım çünkü bana vefalı. Bana seslendiğinde cevap vereceğim, başı belaya
    girdiğinde yanında olacağım, onu kurtaracağım ve ona şeref vereceğim. Onu uzun ömürle
    tatmin edeceğim ve kurtuluşumu görmesine izin vereceğim. Mezmur Bir mezmur; Şabat
    günü için bir şarkı. RAB'be şükretmek ve adınıza övgüler söylemek, ey egemen Olan! Arpın
    meditatif tonu eşliğinde, on telli bir çalgı ve lir eşliğinde, sabaha sadık sevginizi ve gece
    sadakatinizi duyurmanız uygundur. Senin içinde ey RAB, çalışmanla beni mutlu ettin,
    yaptıklarından dolayı sevinç için şarkı söyleyeceğim. İşlerin ne büyük, ey RAB! Planların çok
    karmaşık! Ruhsal olarak duyarsız olanlar bunu fark etmez; aptal bunu anlamaz.
    1024 Kötüler ot gibi filizlendiğinde ve bütün kötülükler parladığında, onlar yok olsunlar. Ama
    sen, ey RAB, sonsuza dek hüküm sür! Şüphesiz, düşmanlarınıza bakın, ey RAB! Şüphesiz,
    düşmanlarınızın nasıl yok olduğuna bakın! Bütün kötülük yapanlar dağılmış durumda!
    Boynuzumu vahşi bir öküz gibi yüceltiyorsun. Taze yağla kaplıyım. Beni pusuya düşürmeye
    çalışanlardan zaferle övünüyorum; Bana saldıran kötü düşmanların mağlup çığlıklarını
    duyuyorum. Tanrısal olan bir palmiye ağacı gibi büyür; Lübnan'da bir sedir gibi büyür.
    RAB'bin evine yerleştirilmişler, Tanrımızın mahkemelerinde büyüyorlar. Yaşlandıklarında bile
    meyve verirler; Böylece RAB'bin çok sayıda yapraklarını ilan ediyorlar. Böylece koruyucum
    RAB'bin adil ve asla adil olmadığını ilan ediyorlar. Mezmur RAB hükümdarlık yapar, O
    görkemle cüppelidir, RAB cüppelidir, beline güç takar. Nitekim dünya kurulur, taşınamaz...
    Tahtın eski çağlardan beri güvendeydi; sen her zaman kralsın. Dalgalar kükrer, ey RAB,
    dalgalar kükrer, dalgalar kükrer ve çarpar. RAB, kabaran suyun sesinin ve denizin güçlü
    dalgalarının üzerinde görkemli bir şekilde tahta oturur. Belirlediğiniz kurallar tamamen
    güvenilirdir. Kutsallık sonsuza dek evinizi uygun bir şekilde süslüyor, ey RAB. Mezmur Ey
    RAB, intikam alan Tanrı! Ey intikam alan Allah, ihtişamını açıkla! Ayağa kalk ey dünyanın
    hakimi, gururluları geri öde! Ey RAB, kötüler daha ne kadar, kötüler ne kadar süre
    kutlayacak? Tehditleri savururlar ve tüm kötülüklerin övündüğü meydan okuyan bir şekilde
    konuşurlar. Ey RAB, halkını eziyorlar, sana ait olan millete baskı yapıyorlar. Dul kadını ve
    memleketi dışında ikamet edeni öldürürler ve babasızları öldürürler.
    1025 Sonra, "RAB bunu görmez, Yakup'un Tanrısı bunu dikkate almaz" derler. Şuna dikkat
    edin, sizi cahil insanlar! Aptallar, ne zaman anlayacaksın? İnsan kulağına işitmeyen mi,
    insan gözünü oluşturan görmüyor mu? Milletleri terbiye eden cezalandırmaz mı, insana bilgi
    veren odur! RAB, insanların düşüncelerinin ahlaki açıdan iflas ettiğini bilir. Ne mutlu, kötüler
    yok olana kadar, onu sıkıntı zamanlarından korumak için, yasandan öğrettiğin, ey RAB, ne
    mutlu. Şüphesiz RAB kavminden yüz çevirmez, kendisine has olan milleti terk etmez. Çünkü
    adalet hakim olacak ve tüm ahlaki açıdan doğru olanlar haklı çıkacaktır. Beni kötülere karşı
    kim savunacak? Kötülük yapanlara karşı benim için kim ayağa kalkacak? RAB bana yardım
    etmeseydi... Ölümün sessizliğine uzanırdım. "Ayağım kayıyor" dersem, vefalı sevgin, ey
    RAB, beni destekler. Endişeler beni aşırı heyecanlandırmakla tehdit ettiğinde, yatıştırıcı
    dokunuşun beni mutlu ediyor. Zalim yöneticiler, baskıcı yasalar koyanlar, sizin müttefikleriniz
    değildir. Suçsuzlara komplo kurarlar ve masumları ölüme mahkum ederler. Ama RAB beni
    koruyacak ve Tanrım beni koruyacak. Onlara günahlarının bedelini ödeyecek,
    kötülüklerinden dolayı onları yok edecek; Tanrımız RAB onları yok edecek. RAB'be neşe için
    şarkı söyleyelim! Bizi teslim eden koruyucumuza övgüler yağdıralım! Şükran günü ile onun
    huzuruna girelim! Kutlamalarda ona seslenelim! Çünkü RAB büyük bir Tanrı'dır, tüm
    tanrılardan üstün olan büyük bir kraldır. Dünyanın derinlikleri onun elinde ve dağ zirveleri
    ona ait.
    1026 Deniz onun, çünkü onu yarattı, elleri kuru toprağı oluşturdu. Gel! Eğilelim ve ibadet
    edelim! Yaratıcımız RAB'bin önünde diz çökelim! Çünkü O bizim Tanrımızdır; biz onun
    otlağının insanlarıyız, sahibi olduğu koyunlarıyız. Bugün, keşke ona itaat etsen!
    “Meribah'dakiler gibi inatçı olmayın, tıpkı o gün çölde Massah'ta olduğu gibi, atalarınızın
    otoriteme meydan okuduğu ve benim işimi görseler de sabrımı denediği gibi. Kırk yıl
    boyunca o kuşaktan sürekli tiksiniyordum ve dedim ki, 'Bu insanlar yoldan çıkmak istiyorlar;
    Emirlerime uymuyorlar. ”Bu yüzden öfkeyle yemin ettim, 'Onlar için ayırdığım dinlenme
    yerine asla girmeyecekler.'” Mezmur RAB'be yeni bir şarkı söyle! RAB'be şarkı söyle, tüm
    yeryüzü! RAB'be şarkı söyle! Adını övün! Nasıl teslim ettiğini her gün duyurun! Uluslara onun
    ihtişamını anlatın! Bütün milletlere onun muhteşem işlerini anlatın! Çünkü RAB büyüktür ve
    kesinlikle övgüye değerdir; o tüm tanrılardan daha büyüktür. Ulusların bütün tanrıları
    değersizdir, ama gökleri RAB yarattı. Görkemli ihtişam ondan kaynaklanıyor; kutsal alan
    sağlam bir şekilde kurulmuş ve güzel. Ey ulusların aileleri, RAB'be atıfta bulunun, RAB'be
    ihtişam ve güç atfetin! RAB'be hak ettiği ihtişamı atfet! Bir adak getirin ve mahkemelerine
    girin! RAB'be kutsal kıyafetle tapın! Önünde titreyin, tüm yeryüzü! Uluslar arasında, "RAB
    hüküm sürer! Dünya kurulur, yer değiştiremez, milletleri adil yargılar." Gökyüzü sevinsin,
    dünya mutlu olsun! Deniz ve içindeki her şey haykırsın! Tarlalar ve içlerindeki her şey
    kutlasın! Öyleyse ormanın ağaçları RAB'be sevinçle haykırsın, çünkü o geliyor! Çünkü o
    yeryüzünü yargılamaya geliyor! Dünyayı adilce, milletleri de adaletine göre yargılıyor.
    1027 Ateş önünden gider; her yönden düşmanlarını yakar. Şimşekleri dünyayı aydınlatıyor;
    dünya görüyor ve titriyor. Dağlar balmumu gibi RAB'bin önünde, tüm dünyanın Rabbi
    önünde erir. Gökyüzü adaletini ilan ediyor ve bütün milletler onun ihtişamını görüyor. Putlara
    tapanlar utanır, değersiz putlarla övünenler, tüm tanrılar onun önünde eğilir. Zion duyar ve
    sevinir, Yahuda şehirleri, yargılarınızdan dolayı mutludur, ey RAB. Senin için, ey RAB, tüm
    yeryüzünün egemen kralsın; tüm tanrılardan çok yüksektesin. RAB'bi seven siz, kötülükten
    nefret edin, O sadık takipçilerinin hayatını korur, onları kötülerin gücünden kurtarır. Tanrısal
    olan ışıkta güneşlenir; ahlaki açıdan doğru olan sevinç yaşar. Ey tanrısallar, RAB'be sevinin,
    O'nun kutsal ismine şükredin. Mezmur Bir mezmur. RAB'be yeni bir şarkı söyle, çünkü o
    harika işler yapıyor! Sağ eli ve güçlü kolu kurtuluşu tamamlıyor. RAB, teslim etme gücünü
    gösterir; ulusların gözünde adaletini ortaya koyuyor. İsrail ailesine sadık ve sadık kalır.
    Yeryüzünün tüm uçları Tanrımızın bizi kurtardığını görüyor. RAB'be övgüler haykır, bütün
    yeryüzüne! Sevinçli bir haykırışla çık ve şarkı söyle! Bir arp ve müzik eşliğinde bir arp
    eşliğinde RAB'be şarkı söyleyin! Borazanlar ve koç borusunun çınlamasıyla, kralın, RABbin
    önünde övgüler yağdırın! Bırakın deniz ve içindeki her şey, dünya ve içinde yaşayanlarla
    birlikte haykırsın! Nehirler ellerini çırpın! Dağlar RAB'bin önünde birlikte şarkı söylesin!
    Çünkü o yeryüzünü yargılamaya geliyor! Dünyayı adilce yargılıyor, milletleri de adil, Mezmur
    RAB hüküm sürüyor! Milletler titriyor. Kanatlı meleklerin üzerinde tahta oturur;
    1028 ... dünya sallanıyor. RAB Sion'da yüceltilmiştir; tüm ulusların üzerinde yüceltilmiştir.
    Büyük ve müthiş isminizi övsünler! O kutsaldır! Kral güçlüdür; adaleti sever. Yasal kararların
    adil bir şekilde alınmasını sağlarsınız; Jacob'da adaleti ve eşitliği teşvik ediyorsunuz.
    Tanrımız RAB'be şükürler olsun, ayak tabanının önünde tapın, O kutsaldır! Musa ve Harun
    rahipleri arasındaydı; Samuel ona dua edenlerden biriydi. RAB'be dua ettiler ve o onları
    terbiye etti. Onlarla bir bulut sütunundan konuştu; onun kurallarına ve verdiği emre itaat
    ettiler. Ey Tanrımız RAB, onlara cevap verdin. Tanrımız RAB'be şükürler olsun! Kutsal
    tepesinde ibadet edin, çünkü Tanrımız RAB kutsaldır! Şükran günü mezmuru. RAB'be
    övgüler haykır, tüm yeryüzüne! RAB'be sevinçle tapın! Onun varlığına neşeli şarkı
    söyleyerek girin! RAB'bin Tanrı olduğunu kabul edin! Bizi o yarattı ve biz ona aitiz; Biz onun
    halkıyız, geçmişinin koyunlarıyız. Kapılarına şükranla, mahkemelerine övgü ile girin! Ona
    şükredin, adını övün! Çünkü RAB iyidir, vefalı sevgisi devam eder ve tüm nesiller boyunca
    sadıktır. Mezmur Davut'un bir mezmuru. Sadakat ve adalet hakkında şarkı söyleyeceğim! Ey
    RAB, sana övgüler söyleyeceğim! Dürüstlük yolunda yürüyeceğim. Bana ne zaman
    geleceksin? Sarayımın ortasında bütünlük içinde işimi yapacağım. Dürüst olmayan bir şeyi
    yapmayı düşünmeyeceğim bile. Kötülük yapmaktan nefret ederim; Bunun bir parçası
    olmayacak. Sapık bir insanla hiçbir ilgim olmayacak;
    1029 Kötülüğe izin vermeyeceğim. Komşusuna gizli iftira atan herkesi yok edeceğim, kibirli
    tavrı ve kibirli tavrı olan kimseye tahammül göstermeyeceğim. Ülkenin dürüst insanlarını
    destekleyeceğim ve benimle yaşamalarına izin vereceğim. Dürüstlük yolunda yürüyenler
    bana katılacak. Benim sarayımda hilekâr insanlar yaşamayacak. Benim huzurumda
    yalancılar hoş karşılanmayacak. Her sabah ülkedeki tüm kötü insanları yok edeceğim ve tüm
    kötülük yapanları RAB'bin kentinden kaldıracağım. Mezmur Ezilen bir adamın, bayılıp
    RAB'bin önünde ağıtlarını döktüğü duası. Ey RAB, duamı işit! Yardım için ağlamama dikkat
    et! Zor zamanımda beni görmezden gelme! Beni dinle! Sana seslendiğimde, hemen cevap
    ver bana! Günlerim dumanlar içinde ve kemiklerim ateş gibi yanmış. Yüreğim ot gibi
    kavrulmuş ve solmuş, çünkü yemek yiyemiyorum. Beni inleten kaygı yüzünden kemiklerim
    derimden dışarı taşıyor. Çöldeki bir kendim gibiyim; Harabeler arasında bir cüce baykuş
    gibiyim. Uyanık kalıyorum; Çatıdaki yalnız bir kuş gibiyim. Bütün gün düşmanlarım benimle
    alay ediyorlar; benimle alay edenler küfürlerinde adımı kullanıyorlar. Çünkü ben külleri
    ekmekmiş gibi yerim ve içkimi gözyaşlarımla karıştırırım, senin kızgınlığın ve öfkenin
    yüzünden. Günlerim sona eriyor ve çimen gibi soluyorum. Ama sen, ey RAB, sonsuza kadar
    hüküm sür, itibarın sürüyor. Ayağa kalkacaksın ve Zion'a şefkat duyacaksın. Çünkü ona
    merhamet etmenin zamanı geldi, çünkü belirlenen zaman geldi.
    1030 Şüphesiz, hizmetkarlarınız onun taşlarından zevk alırlar ve harabelerinin tozuna şefkat
    duyarlar. Milletler RAB'bin şöhretine saygı duyacaklar ve RAB Sion'u yeniden inşa ettiğinde
    ve yoksulun duasına cevap verdiğinde ve onların isteklerini reddetmediğinde ihtişamını
    ortaya çıkardığında, dünyanın tüm kralları onun ihtişamına saygı duyacaklar. Müdahalesinin
    hikayesi gelecek nesiller için kaydedilecek; henüz doğmamış insanlar RAB'be övgüde
    bulunacaklar. Çünkü yukarıdaki mabedinden aşağıya bakacak; RAB mahkumların acı
    çığlıklarını işitmek ve ölüme mahkum olanları özgür kılmak için gökten bakacak, böylece
    halklar bir araya geldiklerinde Siyon'daki RAB'bin adını duyurabilecekler ve Kudüs'te onu
    övebilsinler ve krallıklar RAB'be haraç ödüyor. Hayatın ortasında gücümü elimden aldı;
    günlerimi kısalttı. “Aman Tanrım, lütfen beni hayatımın ortasında götürme! Tüm nesiller
    boyunca tahammül edersiniz. Daha önceki zamanlarda dünyayı kurdunuz; gökyüzü sizin
    eserinizdir. Onlar yok olacaklar ama sen tahammül edeceksin. Bir elbise gibi yıpranacaklar;
    tıpkı bir elbise gibi onları çıkaracaksın ve yok olacaklar. Ama sen kalıyorsun; yıllarınız sona
    ermiyor. Hizmetçilerinizin çocukları buraya yerleşecek ve onların torunları sizin huzurunuzda
    güvenli bir şekilde yaşayacaklar. ”Mezmur Yazan David. RAB'be şükürler olsun, ey canım,
    içimdeki her şeyle onun kutsal ismine şükürler olsun! RAB'be şükürler olsun, ey canım,
    O'nun tüm güzel amellerini unutma! Seni sadık sevgisi ve şefkatiyle taçlandıran Çukur'dan
    hayatını kurtaran, hayatını güzel şeylerle doyuran, gençliğin bir kartal gibi yenilensin diye
    tüm günahlarını bağışlayan, tüm hastalıklarını iyileştiren odur. RAB adil olanı yapar,
    1031 ... ve tüm mazlumlar için adaleti yerine getirir. RAB sadık işlerini Musa'ya, işlerini
    İsraillilere açıkladı. RAB şefkatli ve merhametlidir; sabırlıdır ve büyük vefalı sevgi gösterir.
    Her zaman suçlamıyor ve kızgın kalmıyor. Bizim günahlarımızın hak ettiği gibi bizimle
    muhatap olmaz; kötülüklerimizin hak ettiği gibi bize geri ödeme yapmaz. Gökler yeryüzünün
    üzerinde yükseldiğinden, sadık aşkı sadık takipçilerinin üzerinde yükselir. Doğu ufku batıdan
    olduğu sürece, isyankâr eylemlerimizin suçluluğunu bizden uzaklaştırıyor. Bir babanın
    çocuklarına şefkat göstermesi gibi, RAB da sadık takipçilerine şefkat duyar. Çünkü neyden
    yapıldığımızı biliyor; çamurdan yapıldığımızı anlıyor. Bir insanın hayatı çimen gibidir.
    Tarladaki bir çiçek gibi serpilir ama sıcak rüzgar estiğinde kaybolur ve artık bir zamanlar
    büyüdüğü yeri bile göremezsiniz. Ancak RAB, sadık takipçilerine sürekli olarak vefalı bir
    sevgi gösterir ve onların soyundan gelenlere, onun emirlerine uymaya özen gösteren
    antlaşmasını tutanlara sadıktır. RAB cennete tahtını kurdu; krallığı her şeyin üzerine uzanır.
    RAB'be övgüler sunun, onun melekleri, emirlerini yerine getiren ve emirlerine itaat eden
    güçlü savaşçılar! RAB'be övgüler sunun, siz onun bütün savaşçıları, siz onun arzularını
    yerine getiren hizmetkarları! Krallığının bütün bölgelerinde yarattığı her şeye RAB'be
    şükürler olsun! RAB'be övgüler, ey ruhum! Mezmur RAB'be şükürler olsun, ey ruhum! Ey
    RAB Ey Tanrım sen harikasın. İhtişam ve ihtişamla giyinmişsin. Bir elbise gibi kendini ışıkla
    örter, bir çadır perdesi gibi gökyüzünü uzatır, sarayının üst odalarının kirişlerini yağmur
    bulutlarının üzerine serer. Bulutları kendi arabası haline getiriyor ve rüzgarın kanatları
    üzerinde yol alıyor. Rüzgarları elçisine, alevli ateşi de görevlisine yapar.
    1032 Dünyayı temelleri üzerine kurdu; asla altüst olmayacak. Suyun derinliği onu bir elbise
    gibi örttü; sular dağların üzerine ulaştı. Bağırışınız suları geri çekti; gürleyen sesinizin sesiyle - dağlar yükselip vadiler aşağı inerken - onlar için tayin ettiğiniz yere koştular. Onlara,
    geçemeyecekleri bir sınır koyarsınız, böylece dünyayı bir daha örtmesinler. Kaynakları
    akarsulara çevirir; dağlar arasında akarlar. Tarladaki tüm hayvanlar için su sağlarlar; vahşi
    eşekler susuzluklarını giderir. Gök kuşları yanlarında yaşar; çalıların arasında cıvıldıyorlar.
    Sarayının üst odalarından dağları sular; Dünya büyümesine sebep olduğun meyvelerle dolu.
    Sığırlara ot ve insanların yetiştirmesi için ekin sağlar, böylece onlar topraktan yiyecek
    üretebilir, aynı zamanda insanları çok iyi hissettiren şarap ve yüzlerini parlatmak için yağa
    sahip olabilirler. Ve insanların hayatlarını sürdüren yiyecekler. RAB'bin ağaçları ihtiyaç
    duydukları tüm yağmuru, onun diktiği Lübnan sedirlerini, kuşların yuva yaptığı, balıkçılların
    yaşadığı yaprak dökmeyen ağaçların yanına alır. Yaban keçileri yüksek dağlarda yaşar;
    kaya porsuğu uçurumlarda güvenliği bulur. Ayı ayları işaretlemek için yaptı ve güneş düzenli
    bir programa göre battı. Karanlık yaparsınız ve gece gelir, bu sırada ormandaki tüm
    canavarlar etrafta gezinir. Aslanlar yiyeceklerini Tanrı'dan almak için kükrer. Güneş
    doğduğunda, sığınaklarında geri çekilir ve uyurlar. Erkekler daha sonra işlerini yapmak için
    dışarı çıkarlar ve akşama kadar emek verirler. Ne kadar canlı yarattın, ey RAB! Bunların
    hepsini yapmakta büyük bir beceri sergilediniz; yeryüzü yaptığınız canlılarla dolu. Burada,
    yüzen sayısız yaratıkla, hem küçük hem de büyük canlılarla dolu derin, geniş deniz var.
    1033 Gemiler oraya gidiyor ve burada oynamak için yaptığınız balinayı yüzdürüyor. Tüm
    yaratıklarınız onlara düzenli olarak yiyecek sağlamanızı bekliyor. Onlara yiyecek
    veriyorsunuz ve alıyorlar; elinizi açıyorsunuz ve yemekle doluyorlar. Yemekle. Onları
    görmezden geldiğinizde paniğe kapılırlar. Hayatlarının nefesini aldığında ölürler ve toza
    dönerler. Yaşam veren nefesinizi gönderdiğinizde, bunlar yaratılır ve yerin yüzeyini
    doldurursunuz. RAB'bin ihtişamı devam etsin! RAB'bin ihtişamı olsun. RAB yarattığı
    canlılardan zevk alsın! Yeryüzüne bakar ve sallanır; dağlara dokunur ve yanmaya başlarlar.
    Yaşadığım sürece RAB'be ilahi söyleyeceğim, Var olduğum sürece Tanrımı ilahilerle
    öveceğim! Düşüncelerim onu memnun etsin, RAB'be sevineceğim. Günahkarlar
    yeryüzünden silinsin, ve kötüler yok olsun! RAB'bi övün, ey ruhum! RAB'bi övün! Mezmur
    RAB'be şükredin! Adını çağırın! Yaptıklarını uluslar arasında duyurun! Ona şarkı söyle! Ona
    müzik yap! Tüm mucizelerini anlat! Onun kutsal ismine övün, RAB'bi arayanların kalpleri
    sevinsin! RAB'bi ve verdiği gücü arayın! Sürekli onun varlığını arayın! Ey Allah'ın kulu
    İbrahim'in oğulları, Allah'ın seçkin kulları, Yakub'un oğulları, yaptığı mucizeleri, kudretli
    işlerini ve hükmettiği hükümleri hatırlayın! O, Tanrımız RAB'dir; yeryüzünde hüküm verir. Ahit
    hükmünü, bin nesile verdiği sözü, İbrahim'e verdiği sözü, İshak'a verdiği yemini her zaman
    hatırlar! Onu bir kararname olarak Yakup'a, İsrail'e kalıcı bir söz olarak verdi, "Sana,
    Kenanalar ülkesine mirasın bir kısmını vereceğim" dedi. Sayıları az, çok az ve içinde yerleşik
    yabancılar olduklarında, ulustan ulusa, bir krallıktan diğerine dolaştılar. Kimsenin onlara
    zulmetmesine izin vermedi; kralları onların hatırı için terbiye ederek, "Seçtiklerime dokunma!
    Peygamberlerime zarar verme!" Yeryüzündeki bir kıtlığı çağırdı; tüm yiyecek tedarikini kesti
    1034 Önlerinden bir adam gönderdi - Yusuf köle olarak satıldı. Kelepçeler ayaklarını incitti;
    boynu, tahmini gerçekleşene kadar demir bir tasma takılmıştı. RAB'bin sözü onu haklı
    çıkardı. Kral serbest bırakılmasına izin verdi; ulusların hükümdarı onu özgür kıldı. Onu
    sarayının başına koydu ve tüm mallarının yöneticisi yaptı, ona memurlarını hapsetme ve
    danışmanlarına öğretme yetkisi verdi. İsrail Mısır'a taşındı; Yakup bir süre Ham diyarında
    yaşadı. RAB halkını çok verimli kıldı ve onları düşmanlarından daha çok kıldı. Onların
    halkından nefret etmelerine ve hizmetçilerine kötü davranmalarına neden oldu. Hizmetkarı
    Musa'yı ve seçtiği Harun'u gönderdi. Mucizevi işaretlerini aralarında 18 ve Ham ülkesinde
    yaptıkları inanılmaz amelleri yerine getirdiler. 105: 28 Ortamı kararttı; emirlerine itaat
    etmediler. Sularını kana çevirdi ve balıklarını öldürdü. Toprakları, krallarının odalarına bile
    giren kurbağalar tarafından istila edildi. Sineklerin gelmesini emretti. Gnatlar tüm bölgelerini
    işgal etti. Yağmurla birlikte dolu gönderdi; topraklarında şimşek çaktı. üreme güçlerinin ilk
    meyveleri sona erer. Toprakları boyunca ağaçları kırdı. Çekirgelerin gelmesini emretti,
    sayısız çekirge. Kendi topraklarındaki, topraklarındaki bütün bitkileri yediler ve tarlalarının
    mahsulünü yiyip bitirdiler. Ülkelerinde ilk doğanların hepsini vurdu. Üreme gücünün ilk
    meyveleri. Halkını gümüş ve altınla zengin bir şekilde dışarı çıkardı; kabilelerinden hiçbiri
    tökezlemedi. Mısır gittiklerinde mutluydu, çünkü onlardan korkuyorlardı. Bir örtü için bir bulut
    yaydı ve geceyi aydınlatmak için bir ateş sağladı. Yiyecek istediler ve bıldırcınlar gönderdi;
    Onları gökyüzünden gelen yiyeceklerle tatmin etti. Bir kayayı açtı ve kuru bölgelerden geçen
    bir nehirden su aktı.Evet, hizmetkarı İbrahim'e verdiği kutsal vaadi hatırladı. Halkını dışarı
    çıkardığında sevindi; seçtikleri sevinçle bağırdılar. Ulusların topraklarını onlara devretti,
    1035 ve buyruklarını tutmak ve yasalarına uymak için başka halkların ürettiklerini mülk
    edindiler. RAB'be övgüler olsun! RAB'be şükredin! RAB'be şükredin, çünkü o iyidir ve vefalı
    sevgisi kalıcıdır! RAB'bin güçlü işlerini kim yeterince anlatabilir, ya da O'nun tüm övgüye
    değer işlerini anlatabilir? Adaleti destekleyen ve her zaman doğru olanı yapanlara ne mutlu!
    Ya RAB, halkına lütuf gösterdiğinde beni hatırla! Teslim olduğunuzda bana dikkat edin,
    böylece seçtiklerinizin refahını göreyim, ulusunuzla birlikte sevineyim ve size ait olanlarla
    birlikte övüneyim. Atalarımız gibi günah işledik; yanlış yaptık, kötülük yaptık. Mısır'daki
    atalarımız sizin mucizevi işlerinizi takdir edemediler, birçok sadık sevgi eyleminizi
    hatırlayamadılar ve Kızıldeniz kıyısında denizde isyan ettiler. Yine de ünü için, gücünü
    ortaya çıkarmak için onları teslim etti. Kızıldeniz'e bağırdı ve kurudu; onları bir çöl gibi derin
    sulardan geçirdi. Onları, onlardan nefret edenin elinden kurtardı ve onları düşmanın elinden
    kurtardı. Su, düşmanlarını kapladı; bir tanesi bile hayatta kalamadı. Onun vaatlerine
    inandılar; ona ilahiler söylediler. Ne yaptığını çabucak unuttular; talimatlarını beklemediler.
    Vahşi doğada et için doyumsuz bir arzuları vardı; çölde Tanrı'ya meydan okudular. İsteklerini
    kabul etti, sonra onları bir hastalıkla vurdu. Ordugahta Musa'ya ve RAB'bin mukaddes kâhini
    Harun'a kızdılar. Dünya açıldı ve Datan'ı yuttu; Abiram'ın önderlik ettiği grubu yuttu. Ateş
    onların grubunu yaktı; Alevler kötüleri kavurdu Horeb'de bir buzağı heykeli yaptılar ve metal
    bir puta taptılar. Görkemli Tanrılarını ot yiyen bir öküz sureti ile takas ettiler. Onları kurtaran,
    Mısır'da büyük işler yapan, Ham diyarında inanılmaz işler yapan, Kızıldeniz kıyısındaki
    büyük işler yapan Tanrı'yı reddettiler. Onları yok etmekle tehdit etti, ancak seçtiği Musa,
    onunla aracılık etti ve yıkıcı öfkesini geri çevirdi. Verimli toprağı reddettiler; sözüne
    inanmadılar.
    1036 Çadırlarında homurdandılar; RAB'be itaat etmediler. Böylece onları çölde öldürecek,
    soylarını milletler arasında öldürecek ve onları yabancı diyarlara dağıtacak diye ciddi bir
    adak adadı. Baal of Peor'a taptılar ve ölülere sunulan kurbanları yediler.Yaptıklarıyla RAB'bi
    kızdırdılar ve aralarında bela çıktı. Phinehas bir tavır aldı ve müdahale etti ve veba azaldı.
    Bu ona bir ödül, sonsuz bir hediye getirdi. Meriba'nın suları onu kızdırdılar ve Musa onlardan
    dolayı acı çekti, çünkü onun öfkesini uyandırdılar ve düşüncesizce konuştu. RAB'bin onlara
    yapmalarını buyurduğu gibi, ulusları yok etmediler. Ulusların arasına karıştılar ve yollarını
    öğrendiler. Kendilerine tuzak olan putlarına tapıyorlardı. kızları şeytanlara. Kenan putlarına
    kurban ettikleri oğullarının ve kızlarının kanını - masum kanı döktüler. Ülke kan dökülerek
    kirlendi. Yaptıklarıyla murdar oldular ve işlerinde vefasızlık ettiler. Böylece RAB kendi
    halkına kızdı ve kendisine ait olanları hor gördü. Onları uluslara teslim etti ve onlardan nefret
    edenler onları yönetti. Düşmanları onlara zulmetti; onların otoritesine tabi oldular. Birçok kez
    onları kurtardı, ancak isyankar bir tavır sergilediler ve günahlarıyla kendilerini alçaldılar. Yine
    de onların yardım çığlıklarını işittiğinde sıkıntılarını fark etti. Onlarla yaptığı antlaşmayı
    hatırladı ve büyük vefalı sevgisinden dolayı yumuşadı. Bütün fatihlerinin kendilerine
    acımasını sağladı. Kurtar bizi, ya RAB, Tanrımız! Topla bizi ulusların arasından! O zaman
    kutsal ismine şükrederiz.
    1037 ve övgüye değer işlerinizle övününüz. İsrail'in Tanrısı RAB, gelecekte ve sonsuza dek
    övgüyü hak ediyor. Tüm insanlar, “Kabul ediyoruz! Efendiyi övmek!" 5. Kitap (Mezmurlar
    107-150) Mezmur RAB'be şükredin, çünkü o iyidir ve vefalı sevgisi kalıcıdır! RAB'bin
    kurtardığı, düşmanın elinden kurtardığı ve doğudan batıdan, kuzeyden ve güneyden yabancı
    diyarlardan topladığı kişiler söylesin. Çölde ıssız bir yolda dolaştılar; yaşayacak bir şehir
    bulamadılar. Aç ve susuzdular; yorgunluktan bayıldılar. Sıkıntıları içinde RAB'be yakardılar;
    onları dertlerinden kurtardı. Yaşayacakları bir şehir bulsunlar diye onları düz bir yola çıkardı.
    Aç ve susuzlardı. Yorgunluktan bayıldılar. Onları dertlerinden kurtardı. Yaşayacakları bir
    şehir bulabilmeleri için onları düz bir yola götürdü. . Sıkıntıları içinde Rab'be yakardılar.
    Vefalı sevgisi ve insanlar için yaptığı harika şeyler için RAB'be şükretsinler! Çünkü
    susayanları doyurmuş, acıkmışları doyurmuştur. Tanrı'nın emirlerine isyan ettikleri ve
    egemen kralın talimatlarını reddettikleri için acı veren demir zincirlerle bağlı olarak zifiri
    karanlıkta oturdular. Bu yüzden onları alçaltmak için acıyı kullandı; tökezlediler ve kimse
    onlara yardım etmedi. Sıkıntıları içinde RAB'be yakardılar; onları dertlerinden kurtardı. Onları
    zifiri karanlıktan çıkardı ve zincirlerini kopardı. Vefalı sevgisi ve insanlar için yaptığı harika
    şeyler için RAB'be şükretsinler! Çünkü bronz kapıları kırdı ve demir parmaklıkları delip geçti.
    Asi yollarında aptallar gibi davrandılar ve günahlarından dolayı acı çektiler. Her türlü
    yiyeceğe karşı iştahlarını kaybettiler ve ölümün kapılarına yaklaştılar. Sıkıntıları içinde
    RAB'be yakardılar; onları dertlerinden kurtardı. Onlara güven verici bir söz gönderdi ve onları
    iyileştirdi;
    1038 onları kapana kısıldıkları çukurlardan kurtardı. Vefalı sevgisi ve insanlar için yaptığı
    harika şeyler için RAB'be şükretsinler! Teşekkür sunuları sunsunlar ve yaptıklarını yüksek
    sesle ilan etsinler! Bazıları denizde gemilerle seyahat etti ve uçsuz bucaksız sularda yük
    taşıdı. RAB'bin eylemlerine, derin sulardaki şaşırtıcı başarılarına tanık oldular. Bir rüzgar
    fırtınası emri verdi ve denizin dalgalarını karıştırdı. Gökyüzüne ulaştılar, sonra derinliklere
    düştüler. Tehlike çok büyük olduğu için denizcilerin gücü onları terk etti. Sarhoş gibi sallanıp
    sendelediler ve tüm becerileri etkisiz kaldı. Sıkıntıları içinde RAB'be yakardılar; onları
    dertlerinden kurtardı. Fırtınayı yatıştırdı ve dalgalar sessizleşti. Denizciler dalgalar
    sessizleşince sevindiler ve onları istedikleri limana götürdü. Vefalı sevgisi ve insanlar için
    yaptığı harika şeyler için RAB'be şükretsinler! Halk meclisinde O'nu yüceltsinler! Önderlerin
    başkanlık ettiği yerde O'nu yüceltsinler! Akarsuları çöle, pınarları çorak toprağa, bereketli
    diyarı, sakinlerinin günahı yüzünden çorak bir yere çevirdi. Kavmine gelince, o çölü su
    birikintisine, kuru toprağı su kaynaklarına çevirdi. Açların oraya yerleşmesine izin verdi ve
    yaşayacakları bir şehir kurdular. Tarlalar ektiler ve meyve hasadı veren üzüm bağları diktiler.
    Sayıları çok olsun diye onları kutsadı. Sığırlarının sayısının azalmasına izin vermeyecekti.
    1039 Düşmanlarına gelince, sayıları azaldı ve acıklı bir sıkıntı ve ıstıraptan dolayı
    dövüldüler. Prensleri hor görür ve onları yolsuz bir çorak arazide dolaştırırdı. Yine de
    muhtaçları zulümden korudu ve ailelerini bir koyun sürüsü gibi korudu. Tanrısal kişi bunu
    görünce sevinir ve her günahkâr ağzını kapatır. Hikmetli olan, bunları dikkate alsın! RAB'bin
    vefalı sevgi işlerini düşünsünler! Mezmur Davut'un bir ilahisi, bir mezmurudur. Kararlıyım,
    Tanrım! Bütün kalbimle şarkı söyleyip seni öveceğim. Uyan ey telli çalgı ve arp! Şafakta
    uyanacağım! Ulusların önünde sana şükredeceğim, ya RAB, Yabancıların önünde seni
    ilahilerle öveceğim! Çünkü sadık sevgin gökyüzünün ötesine uzanır ve sadakatin bulutlara
    ulaşır. Yüksel göğe, ey Tanrım! Görkemin tüm yeryüzünü kaplasın! Gücünle teslim et ve
    bana cevap ver ki sevdiklerin güvende olsun. Tanrı mabedinde şöyle dedi: “Ben zafer
    kazanacağım! Ölçeceğim Succoth Vadisi Şekem'i parselleyeceğim. Gilead bana ait,
    Manaşşe de öyle! Efraim miğferim Yahuda kraliyet asam. Moab benim lavabom. Edom'u
    bana hizmet ettireceğim. Filistin'e karşı zaferle haykıracağım."
    1040 Beni surlu şehre kim götürecek? Beni Edom'a kim götürecek? Bizi reddetmedin mi
    Allah'ım? Allah'ım, ordularımızla savaşa girmezsin. Düşmana karşı bize yardım et, çünkü
    insanların sunabileceği her türlü yardım boşunadır. Tanrı'nın gücüyle yeneceğiz;
    düşmanlarımızı ezecek. Mezmur Müzik direktörü için Davut'un bir mezmurudur. Ey hamd
    ettiğim Allah'ım, beni hafife alma! Çünkü bana zalimce ve aldatıcı şeyler söylüyorlar, bana
    yalan söylüyorlar. Etrafımı sarıyorlar ve nefret dolu şeyler söylüyorlar; sebepsiz yere bana
    saldırıyorlar. Aşkımın karşılığını ithamlarla ödüyorlar ama ben dua etmeye devam ediyorum.
    Kötülüğü iyilikle, nefreti sevgiyle ödüyorlar. Tanıklık etmesi için kötü bir adam atayın ona
    karşı! Bir suçlayan sağ tarafında dursun! Yargılandığında suçlu bulunacaktır! Sonra namazı
    günah sayılır. Günleri az olsun! Bir başkası işini alsın! Çocukları babasız, karısı dul olsun!
    Çocukları, harap evlerinden ayrılırken sadaka isteyerek dilenerek dolaşsınlar! Alacaklı sahip
    olduğu her şeye el koysun! Yabancılar onun malını yağmalasın! Kimse ona nezaket
    göstermesin! Babasız çocuklarına kimse merhamet etmesin! Onun torunları kesilsin!
    Gelecek nesil gelene kadar onların hatırası silinsin! Atalarının günahları RAB tarafından
    anılsın! Annesinin günahı unutulmasın!
    1041 RAB onlardan sürekli haberdar olsun ve çocuklarının anısını yeryüzünden silip atsın!
    Çünkü o asla nezaket gösterme zahmetinde bulunmadı; mazlumları ve muhtaçları taciz etti,
    cesareti kırılanları öldürdü. Başkalarını lanetlemeyi severdi, bu yüzden bu lanetler onun
    üzerine geldi. Hiç kimseyi kutsamak gibi bir arzusu yoktu, bu yüzden hiçbir kutsama
    yaşamadı. Küfürü bir yaşam biçimi haline getirmiş, böylece lanetler su gibi midesine
    dökülmüş, yağ gibi kemiklerine sızmış. Üzerine giyilen bir giysi veya sürekli olarak giyilen bir
    kemer gibi bir lanet olsun! RAB beni suçlayanlara, hakkımda kötü şeyler söyleyenlere böyle
    karşılık versin! Ey egemen RAB, ünün uğrunda benim adıma müdahale et! Çünkü sadık
    aşkın iyi, teslim et beni! Çünkü ben mazlum ve muhtaçım ve kalbim şiddetle çarpıyor içimde.
    Günün sonunda bir gölge gibi kayboluyorum; Çekirge gibi savruluyorum. O kadar acıktım ki
    dizlerim titriyor; Bir deri bir kemik oldum. Onlar tarafından küçümsüyorum. Beni
    gördüklerinde başlarını sallıyorlar. Yardım et bana, ya RAB Tanrım! Bana sadık olduğun için
    kurtar beni! O zaman bunun senin işin olduğunu ve senin, RAB, bunu başardığını
    anlayacaklar. Onlar lanetler, ama sen kutsayacaksın. Saldırdıklarında küçük düşecekler,
    ama kulun sevinecek. Suçlayıcılarım utançla örtülecek ve sanki bir cübbe gibi aşağılanacak.
    RAB'be bol bol şükredeceğim,
    1042 ... Kalabalığın ortasında O'nu öveceğim, çünkü onu hayatını tehdit edenlerden
    kurtarmak için muhtaçların sağında duruyor. Mezmur Davut'un bir mezmurudur. İşte
    RABBİN efendime bildirisi: "Ben düşmanlarınızı ayaklarınızın altına serene kadar sağımda
    oturun!" RAB, düşmanlarının ortasında Siyon'dan egemenliğini genişletiyor! Savaşa
    gittiğinizde halkın sizi seve seve takip eder. Gün doğarken kutsal tepelerde çiy tanesi
    gençliğin sana ait. RAB yemin üzerine bu vaadi verir ve onu geri almayacaktır: “Sen
    Melkizedek örneğine göre sonsuz bir kâhinsin.” Ey egemen RAB, öfkesini saldığı gün
    sağında kralları vurur.
    1043 Uluslara karşı yargıyı yürütür; vadileri cesetlerle doldurur, uçsuz bucaksız savaş
    alanında onların başlarını parçalar. Yol boyunca dereden içer; sonra başını kaldırır. Mezmur
    RAB'be övgüler olsun! Tanrısallar topluluğunda ve cemaatte bütün yüreğimle RAB'be
    şükredeceğim. RAB'bin işleri büyüktür, onları arzulayan herkes tarafından sabırsızlıkla
    beklenir. İşi görkemli ve görkemlidir ve sadakati sonsuza dek sürer. Hatırlanacak şaşılacak
    şeyler yapar; RAB merhametli ve şefkatlidir. Sadık takipçilerine yiyecek verir; antlaşmasını
    her zaman hatırlar. Halkı için güçlü işler yapacağını ilan etti ve onlara diğer milletlere ait bir
    toprak verdi. Onun eylemleri sadakat ve adalet ile karakterize edilir; tüm ilkeleri güvenilirdir.
    Sonsuza kadar sağlamdırlar ve sadakatle ve düzgün bir şekilde yapılmalıdır. Halkını teslim
    etti; antlaşmasına sonsuza kadar uyulmasını emretti. Adı kutsal ve harika. RAB'be itaat
    etmek, bilge yaşam için temel ilkedir; onun emirlerini yerine getiren herkes iyi bir ahlaki
    anlayış kazanır. Sonsuza kadar övgü alacak. Mezmurlar RAB'be övgüler olsun! RAB'be itaat
    eden, buyruklarını tutmaktan büyük zevk alan kişi ne mutlu! Onun soyundan gelenler
    yeryüzünde güçlü olacaklar; tanrısal olanlar kutsanacak. Evi varlıklılık ve zenginlik içerir;
    bütünlüğü kalıcıdır.
    1044 Merhametli, merhametli ve adaletli olan herkes için karanlıkta bir nur parlar. Cömertçe
    borç veren ve işini dürüstçe yürüten biri için iyi gider. Çünkü o asla küstürülmez; başkaları
    her zaman adil olanı hatırlayacaktır. Kötü haberden korkmaz. O kendinden emin; RAB'be
    güvenir. Kararı sağlam. Düşmanlarına zaferle bakmadan korkuya yenik düşmeyecektir.
    İhtiyacı olana cömertçe verir; bütünlüğü kalıcıdır. O haklı çıkacak ve onurlandırılacak.
    Kötüler bunu gördüklerinde endişelenecekler; sıkıntı içinde dişlerini gıcırdatacaklar ve
    eriyecekler; Kötülerin arzusu yok olacak. Mezmurlar RAB'be övgüler olsun! Ey RABBİN
    kulları, ey RABBİN kulları, RABBİN adını övün! RAB'bin adı şimdi ve sonsuza dek övülsün!
    RAB'bin adı doğudan batıya övgüye layıktır. RAB bütün milletler üzerinde yücedir; Görkemi
    göğün ötesine ulaşır. Yüksek bir tahtta oturan Tanrımız RAB'be kim benzer? Yere ve göğe
    bakmak için eğilir. Yoksulları topraktan kaldırır ve muhtaçları çöp yığınından kaldırır, ta ki
    onu prenslerle, halkının prensleriyle birlikte otursun. Ailenin kısır kadınını mutlu bir çocuk
    annesi yapar. RAB'bi övün! Mezmur İsrail Mısır'dan ayrıldığında, Yakup'un ailesi geride
    yabancı bir ulus bıraktığında, Yahuda onun kutsal yeri, İsrail onun krallığı oldu. Deniz baktı
    ve kaçtı; Ürdün Nehri geri döndü. Dağlar koç gibi sekti, tepeler kuzu gibi. Neden kaçıyorsun
    ey deniz? "Ey Ürdün Irmağı neden geri dönüyorsun? Neden koç gibi sekiyorsun, ey dağlar,
    kuzular gibi, ey tepeler? Titre, ey yeryüzü, Rab'bin önünde - Yakup'un Tanrısı'nın önünde,
    1045 Kayayı su birikintisine, Sert kayayı su kaynaklarına çeviren! Mezmur Bize değil, ya
    RAB, bize değil! Ama adına saygı getir, vefalı sevgin uğruna ve sadakat. Uluslar neden,
    "Tanrıları nerede?" desinler. Tanrımız göklerdedir! Dilediğini yapar! Onların putları gümüşten
    ve altındandır. insan yapımı. Ağızları var ama konuşamıyorlar,gözleri göremiyorlar, kulakları
    var ama duyamıyorlar, burunları var ama koklayamıyorlar, elleri var ama dokunamıyorlar,
    ayakları var ama yürüyemiyorlar. .Boğazlarını bile temizleyemiyorlar. Onları yapanların sonu,
    onlara güvenen herkes gibi9 olacak. Ey İsrail, RAB'be güven! O onların kurtarıcısı ve
    koruyucusudur. Ey Harun ailesi, RAB'be güvenin! O onların kurtarıcısı ve koruyucusudur. Siz
    RAB'bin sadık takipçileri, RAB'be güvenin! O onların kurtarıcısı ve koruyucusudur. RAB bizi
    fark eder, kutsar, İsrail ailesini kutsar, Harun ailesini kutsar. Hem genç hem de yaşlı sadık
    takipçilerini kutsayacak. Sizin, sizin ve çocuklarınızın sayılarını artırsın! Göğün ve yerin
    Yaratıcısı RAB tarafından kutsanmış olabilirsiniz! Gökler RAB'bindir, ama yeri insanlığa
    verdi. Ölüler RAB'bi övmez, ve ölümün sessizliğine inenler de övmez. Ama şimdi ve sonsuza
    dek RAB'bi öveceğiz. RAB'bi övün! Mezmur RAB'bi seviyorum, çünkü merhamet dileğimi
    işitti ve beni dinledi. Yaşadığım sürece, yardıma ihtiyacım olduğunda onu arayacağım.
    Etrafımda ölümün ipleri gerildi, Sheol'ün tuzakları karşıma çıktı.
    1046 Sıkıntı ve kederle karşı karşıya kaldım. RAB'bin adını çağırdım, “Lütfen RAB,
    hayatımı kurtar!” RAB merhametli ve adildir; Tanrımız merhametlidir. RAB eğitimsizleri korur;
    Başım büyük beladaydı ve beni kurtardı. Ruhum bir kez daha dinlen, çünkü RAB seni haklı
    çıkardı. Evet, RAB, hayatımı ölümden kurtardın ve ayaklarımı tökezlemekten korudun.
    Yaşayanlar diyarında RAB'be kulluk edeceğim. “Ciddi bir zulme uğradım” dediğimde iman
    ettim. Aceleyle, "Bütün erkekler yalancıdır" dedim. Bana yaptığı bütün iyilikler için RAB'be
    nasıl karşılık verebilirim? Kurtuluşumu kutlayacak, RAB'bin adını anacağım. Bütün halkının
    önünde RAB'be adaklarımı yerine getireceğim. RAB, sadık takipçilerinin yaşamlarına değer
    verir. Evet efendim! Ben gerçekten senin kulunum, ben senin en aşağı kulunum. Beni
    ölümden kurtardın. Sana şükran sunusu sunacağım, RAB'bin adını yakaracağım. Ey
    Yeruşalim, RAB'bin tapınağının avlularında, tüm halkının önünde RAB'be adaklarımı yerine
    getireceğim. Efendiyi övmek! RAB'bi övün, bütün uluslar! Onu alkışlayın, tüm yabancılar!
    Çünkü O'nun vefalı sevgisi üzerimizde yükselir ve RAB'bin sadakati sürer. Efendiyi övmek!
    RAB'be şükredin, çünkü o iyidir ve vefalı sevgisi kalıcıdır! İsrail, “Evet, vefalı sevgisi
    kalıcıdır!” desin. Harun'un ailesi, “Evet, vefalı sevgisi kalıcıdır!” desin. RAB'bin sadık
    takipçileri, "Evet, vefalı sevgisi kalıcıdır" desinler. Sıkıntı içinde RAB'be yakardım. RAB bana
    cevap verdi ve beni geniş bir yere koydu. RAB yanımda, korkmuyorum! İnsanlar bana ne
    yapabilir? RAB yardımcım olarak yanımdadır. Benden nefret edenlere zaferle bakarım.
    RAB'be sığınmak daha iyidir
    1047 insanlara güvenmektense. RAB'be sığınmak, önderlere güvenmekten iyidir. Bütün
    milletler etrafımı sardı. Gerçekten, RAB'bin adıyla onları uzaklaştırdım. Etrafımı sardılar,
    evet, çevremi sardılar. Gerçekten de RAB'bin adıyla onları kendimden uzaklaştırdım. Arılar
    gibi etrafımı sardılar. Ama dikenler arasında bir ateş kadar çabuk gözden kayboldular.
    Gerçekten, RAB'bin adıyla onları uzaklaştırdım. “Bana saldırdın ve beni devirmeye çalıştın
    ama RAB bana yardım etti. RAB bana güç verir ve beni korur; o benim kurtarıcım oldu.”
    Tanrısalların çadırlarında kurtuluşu kutlarlar. RAB'bin sağ eli galip gelir, RAB'bin sağ eli zafer
    verir, RAB'bin sağ eli galip gelir. Ölmeyeceğim, ama yaşayacağım ve RAB'bin yaptığını ilan
    edeceğim. RAB beni şiddetle cezalandırdı, ama beni ölüme teslim etmedi. Bana adil kralın
    tapınağının kapılarını aç! İçlerinden girip RAB'be şükredeceğim. Bu RAB'bin kapısıdır;
    tanrısal olanlar oradan girer. Bana cevap verdiğin ve kurtarıcım olduğun için sana teşekkür
    edeceğim. İnşaatçıların attığı taş, temel taşı oldu. Bu, RABBİN işidir. Harika olduğunu
    düşünüyoruz! Bu, RAB'bin ortaya çıkardığı gündür. Bunun mutluluğunu ve sevincini
    yaşayacağız. Lütfen RAB, teslim et! Lütfen RAB, bize başarı bahşet! RAB'bin adıyla gelen
    kutsansın! RAB'bin tapınağında sizi kutsayacağız.
    1048 RAB Tanrı'dır ve bizi o kurtardı. Sunağı iplerle sunağın boynuzlarına bağla! Sen benim
    Tanrımsın ve sana şükredeceğim! Sen benim Tanrımsın ve seni öveceğim! RAB'be
    şükredin, çünkü o iyidir ve vefalı sevgisi kalıcıdır! Yaptıkları kusursuz olanlara, RAB'bin
    yasasına uyanlara ne mutlu! O'nun kurallarına uyan ve bütün kalbiyle O'nu arayan, üstelik
    yanlış yapmayan, onun izinden gidenlere ne mutlu! İlkelerinizin dikkatle tutulmasını talep
    ediyorsunuz. Keşke yatkın olsaydım tüzüklerini tutmak için! O zaman tüm emirlerine
    odaklansaydım utanmazdım. Adil düzenlemelerinizi öğrendiğimde size içten teşekkürlerimi
    sunacağım. Tüzüğünüzü saklayacağım. Beni tamamen terk etme! (Bahis) Bir genç nasıl saf
    bir hayat sürdürebilir? Talimatlarına göre koruyarak! Bütün kalbimle seni arıyorum.
    Emirlerinden sapmama izin verme! Sana karşı günah işlemeyeyim diye sözlerini kalbimde
    biriktiriyorum. Övgüyü hak ediyorsun, ya RAB! Bana kurallarını öğret! Açıkladığın tüm
    kuralları dudaklarımla ilan ediyorum. Her türden zenginliklermiş gibi, kurallarının öngördüğü
    yaşam tarzına seviniyorum. İlkeleriniz üzerinde meditasyon yapacağım ve davranışlarınıza
    odaklanacağım. Tüzüğünüzden zevk alıyorum; Talimatlarını unutmuyorum.

  • Romantikos Favorites
    Romantikos Favorites

    Zzzzzz...

  • Romantikos Favorites
    Romantikos Favorites

    kir Ve Yaşam İçinde Yaşamı Bulmak
    · Ya Allah -İbadet etmek için
    · Sadece ruh eşine görünmek için Müminleri bir kitaptan tanımak için Karşına kafir çıkmasın diye Sorunlu
    insanlara sevgili dememek için Sadece sorduğun sorulara yanıt almak için Tanımadığın insanlar rüyana bile
    girmesin diye Falında cennet olarak tanıtılan eşinle tanış diye Kaderini güzel yaşamak için Evladının
    geleceğinden emin olmak için Hiçkimse senin falına maydonoz olmasın diye Emin olmadığın kişilere merhaba
    bile dememek için Peygambere sormadan tek bir adım atma diye Ya Allah Ya Bismillah
    · Görsel hafızanda ailenin olması için.
    · Durum: Kaderini Allah"ın rızasıyla yaşamak. Çizgini korumak.
    Sonuç: İdeallerini tespit etmek ve korumak.
    Er Rahman - Merhamet duygusu için -dünyada da mutluluk için
    · Dünyada bütün mahlükata merhamet eden, şefkat gösteren, ihsan eden.
    · Düğünden önce - Spor faaliyetlerinde başarı için
    · Düğünden sonra – Sanata dair nedenler için
    · İletişim: Duygusal yoğunlukta doğru yolda kalmak ve kafa karışıklığı yaşamamak için
    · Durum: Kusurlu sıfatlara maruz kalmamak
    Sonuç: Gelecekten asılsız haberler almamak için
    · Er Rahim - Doğru yolda kalmak için - dünyada da mutluluk için
    · Ahirette, müminlere sonsuz ikram, lütuf ve ihsanda bulunan.
    · Düğünden evvel - Hayatı doğru planlamak için
    · Düğünden sonra - Hayırlı evlat için
    · İletişim: Sevgiyi tattığını düşünürken hislerinde yanılmamak için ve espri anlayışını korumak için
    · Durum: Sabahları dinç uyanmak
    Sonuç: Arkadaşlarını iyi seçmek ve yanılmamak için
    El Melik - Cenneti amaç edinmek için - dünyada da mutluluk için
    · Mülkün, kainatın sahibi, mülk ve saltanatı devamlı olan.
    · Düğünden evvel – Korkusuzca yaşamak için
    · Düğünden sonra – Aile planlaması için
    · İletişim: Umutlarını canlı tutmak adına hislerine güvenmek için ve gülerken ağlamamak için
    · Durum: Zamanın kıymetini edinmek
    Sonuç: Haklının yanında olup doğruyu savunmak için
    · El Kuddüs - Sağlık güzellik ve bakımlılık için - dünyada da mutluluk için
    · Her noksanlıktan uzak ve her türlü takdıse layık olan.
    · Düğünden evvel - Toplantılar iyi geçsin diye
    · Düğünden sonra – Cool (olgun) tavırlı kişiler için hayatı doğru yaşama amacı
    · İletişim: Üzgün olduğunda yüzüne yansıtmamak için
    · Durum: Yaşamı hoş bir sohbetle karşılamak
    Sonuç: Öğrenme seviyeni arttırmak için
    · Es Selam -Kaza bela başına gelmesin diye - dünyada da mutluluk için
    · Her türlü tehlikelerden selamete çıkaran.
    · Düğünden evvel – Kaza ve bela korkusuna yenilmemek için
    · Düğünden sonra – Ahiret korkusu için
    · İletişim: Öfkene yenilmemek ve kontrol etmek için
    · Durum: Yalnızlığında keyifli bir umut hissetmek
    Sonuç: Dini saygı çerçevesinde yaşamak için
    El Mümin - İlim anlayışını hayatında yaşaman için - dünyada da mutluluk için
    · Güven veren, emin kılan, koruyan.
    · Düğünden önce - İlmini arttırmak için
    · Düğünden sonra - Lüzumsuz alışkanlıklardan kurtulmak için
    · İletişim: Her zaman doğru kişiye güzel hisler beslemek için
    · Durum: Manevi değerleri yükseltmek
    Sonuç: Kavga ve tartışmaya girmemek için
    · El Müheymin - İş hayatında başarı için - dünyada da mutluluk için
    · Her şeyi görüp gözeten.
    · Düğünden önce - Kendinle barışık yaşaman için
    · Düğünden sonra - Saygıda kusur etmemek için
    · İletişim: Konsantrasyonunu gurur ve neşeyle beslemek için
    · Durum: Geçmişin tanımını yeniden yapılandırmak
    ·Sonuç: Her duyduğuna inanmamak için
    · El Aziz - Doğru kararlar almak için - dünyada da mutluluk için
    · İzzet sahibi, her şeye galip olan.
    · Düğünden önce - Mütevazi olmak için
    · Düğünden sonra – Sadece Allah’tan korkmak için
    · İletişim: Kendine olan güvenini taze tutmak için
    · Durum: Sakındığın şeyler hakkında kararlı olmak
    Sonuç: Yakın çevrenle iyi geçinmek için
    · El Cebbar - Uyumlu ve kendi karakterine uygun yaşamak için - dünyada da mutluluk için
    · Azamet ve kudret sahibi. Dilediğini yapan ve yaptıran.
    · Düğünden önce - İnsanlara hayır veya evet diyebilmek için
    · Düğünden sonra – İyi bir iş kurmak için
    · İletişim: Renkli rüya alemini kendine tanıtmak için
    · Durum: Sebepsiz yere umuda kapılmamak
    ·Sonuç: Akrabalarınla olan ilişkilerinde mutluluğu saygıda bulmak için
    · El Mütekebbir - Kendin için özel ve önemli olan şeyleri keşfetmek için - dünyada da mutluluk için
    · Büyüklükte eşi, benzeri olmayan.
    · Düğünden önce - Açlık hissiyle baş etmek için
    · Düğünden sonra – Zor şartlar karşısında yılgınlığa düşmemek için
    · İletişim: Kolay elde edilen hislerini teselli etmek adına zayıf düşmemek için
    · Durum: Kendini layık gördüğün güzellikle buluşmak
    Sonuç: Hiçbir konuda baskı altında kalmamak için
    · El Halık - Yaratılışına saygılı olmak için -dünyada da mutluluk için
    · Yaratan, yoktan var eden.
    · Düğünden önce - Tutarlı bir insan olmak için
    · Düğünden sonra – Sevmek için
    · İletişim: Sevgiyi iç dünyandan dış dünyaya aktarırken kendinle çelişmemek için
    · Durum: Allah'a duyduğun umudu yaşamak
    Sonuç: Tesadüflere yenilmemek için
    · El Bari -Sanat ve yaratıcılık gerektiren konularda başarı için - dünyada da mutluluk için
    · Her şeyi kusursuz ve uyumlu yaratan.
    · Düğünden önce - Sosyalleşmek için
    · Düğünden sonra - Dünya standartlarında en iyiler arasında yer almak için
    · İletişim: Sempati ile anlaşmanın faydasını görmek ve anlamak için
    · Durum: Kısa zamanda toparlanmak
    Sonuç: Geleceğin önemli getirilerine hazır bulunmak için
    · El Musavvir -Ölçülü olmak için - dünyada da mutluluk için
    · Varlıklara şekil veren.
    · Düğünden önce - Doğru hesaplarla yol almak için
    · Düğünden sonra - Kendini Allah’a emanet etmek için
    · İletişim: Herkesi ilgilendiren konularda seviyeli bir iletişim için
    · Durum: Planlarında destek bulmak
    Sonuç: Kabiliyetin doğrultusunda önemli işlere imza atmak için
    · El Gaffar - Dedikodu, haset, kin, gıybet, fitne, yalan, kötü şaka gibi sorunlara sapmamak için - dünyada da
    mutluluk için
    · Günahları örten ve çok mağfiret eden.
    · Düğünden önce - Kolayca affetmek için
    · Düğünden sonra – El işi gibi hobilerini iyi bir şekilde geliştirmek için
    · İletişim: Yalnızlık hissi ile baş edip kendini hedeflerine yakın bulmak için
    · Durum: Hayır işlerinden geri kalmamak
    Sonuç: Umutlarınla dünya hayatı arasında kendine ters düşmemek için
    · El Kahhar - Spor ve müsabakalarda ve hayat sınavında iyi hissetmek için - dünyada da mutluluk için
    · Her şeye, her istediğini yapacak surette, galip ve hakim olan.
    · Düğünden önce - Karne sevinci için
    · Düğünden sonra - Algılarının Allah sevgisine açılması için
    · İletişim: Zeki ve güçlü olduğun konularda hayat felsefeni ve dengeni korumak için
    · Durum: Nasibini ve günü geleceğe taşıma sevgisini yaşatmak
    Sonuç: Toplumdaki yerini doğru seçmek için
    · El Vehhab - Elindekinin değerini bilmek için - dünyada da mutluluk için
    · Karşılıksız hibeler veren, çok fazla ihsan eden.
    · Düğünden önce - Oyun dünyasını abartmamak için
    · Düğünden sonra – Cennetin tüm hayrını dilerken
    · İletişim: Boşuna kederlenmekten kaçınmak ve tiksinti duymamak için ve asaleti ruhunda bulmak için
    · Durum: Fazla gurura kapılıp dağılmamak
    Sonuç: Kaybettiklerinin telafisi için
    · Er Rezzak - İyi bir işten bol ve helal kazanmak için - dünyada da mutluluk için
    · Bütün mahlükatın rızkını veren ve ihtiyacını karşılayan.
    · Düğünden önce - Sokak hayvanlarını ve ihtiyaç sahiplerini korumak için
    · Düğünden sonra – Kuran-ı Kerim okumak için
    · İletişim: Huzurlu hissedip korkuya yenilmemek için, aldatılmamak için
    · Durum: Hedeflerini aynı sayfada bulmak buluşturmak için öngörü
    Sonuç: Yanlış tahmin ve ihtimallere yenilmemek için
    El Fettah - Toplumda refah düzeyinin artması için - dünyada da mutluluk için
    · Her türlü müşkülleri açan ve kolaylaştıran, darlıktan kurtaran.
    · Düğünden önce - Hastalıklardan korunmak için
    · Düğünden sonra - İmkanları iyi değerlendirmek için
    · İletişim: Sakin kalıp aklına hükmetmek için ve doğru zamanda aşkı bulmak için
    · Durum: Kadere saygılı ve önceliklerini görmek için temenniyi hissetmek
    Sonuç: Yabancılarla gereksiz muhatap olmamak için
    · El Alim - Kaderinde temiz bir sayfa açmak için - dünyada da mutluluk için
    · Gizli açık, geçmiş, gelecek, her şeyi en ince detaylarına kadar bilen.
    · Düğünden önce - İdeallerini korumak için
    · Düğünden sonra - İşinin patronu olmak ve patronunla iyi bir iletişim için
    · İletişim: Şaşkınlıkla sakarlık etmemek ve seviyeli olmak için ve duygularınla kendine eziyet etmemek için
    · Durum: Klavuz olarak kendini tuzağa düşürmemek
    Sonuç: Allah'tan korkmamak için
    · El Kabıd - Uyumsuz iletişimlerden kaçınmak için - dünyada da mutluluk için
    · Dilediğine darlık veren, sıkan, daraltan.
    · Düğünden önce - İş arayıp bulmak için
    · Düğünden sonra – Kanaatkar ve sağduyu sahibi olmak için
    · İletişim: Emin olduğun konuları güçlendirmek için
    · Durum: İhanete uğradığın konuları yok saymak
    Sonuç: Affedilmeyecek hatalar yapmamak ve maruz kalmamak için
    · El Basıt - Konuşma ve anlayışını güzel ifadelerle doldurmak için - dünyada da mutluluk için
    · Dilediğine bolluk veren, açan, genişleten.
    · Düğünden önce - Sevilen bir patron olmak için
    · Düğünden sonra - Hiçbir konuyu hafife almamak için
    · İletişim: Negatif duygulardan çabuk kurtulmak için
    Durum: Hayallerindeki duyguyu her şeyde hissetmek
    Sonuç: Başkalarının aptallıklarının cezasını çekmemek için
    · El Hafıd - Haddini aşmamak için - dünyada da mutluluk için
    · Dereceleri alçaltan
    · Düğünden önce - Kaderine razı olmak için
    · Düğünden sonra - Özgürlüğü iyi değerlendirmek için
    · İletişim: Duru ve berrak hislerle gözlerinin içinin gülmesi için
    · Durum: Kötülüğü iyilikle savabilmek ve iyiliğin kazanmasında faydayı bulmak
    Sonuç: Sosyal hayatını doyasıya yaşamak
    · Er Rafi - Ailece saygınlık duygusuyla yaşamak için - dünyada da mutluluk için
    · Şeref verip yükselten.
    · Düğünden önce - Kaliteden ödün vermemek için
    · Düğünden sonra - Eğitim ve geleceğe dönük planlama
    · İletişim: Tebessümü yüzünden eksiltmemek için
    · Durum: Sözün güzeline kulak vermek
    Sonuç: Kendi yaptıklarından sorumlu tutulmak için
    · El Muiz - Mutluluğu tüm güzellikleriyle paylaşabilmek için - dünyada da mutluluk için
    · Dilediğini aziz eden, izzet veren.
    · Düğünden önce - Küçük şeylerden büyük mutluluklar almak için
    · Düğünden sonra - Kimseye özenmeyip özendirmezken... satış-müşteri ahlakına yönelik
    · İletişim: Prestij ve saygınlık karşısında utanmamak için
    · Durum: İlim ve özel hayatını karıştırmamak
    Sonuç: Kimseye yük olmamak
    · El Muzil - Zorlukları abartmamak için - dünyada da mutluluk için
    · Dilediğini zillete düşüren.
    · Düğünden önce - Çirkin konularda dürüst olmak için.
    · Düğünden sonra - İyi giyimli olmak için... sadece Allah'a güvenmek
    · İletişim: Görsel algı çerçevesinde önyargı ile yanılmamak için
    · Durum: Her günü aynı coşkuyla karşılamak
    ·Sonuç: Allah'a kavuşmak için
    · Es Semi - Emin olduğun konularda söz hakkı almak için - dünyada da mutluluk için
    · Her şeyi en iyi işiten.
    · Düğünden önce - Sessiz bir ortamdan keyif almak için.
    · Düğünden sonra - Hayatı kendi akışına bırakıp cehaletten sakınmak için
    · İletişim: Kusursuz güzelliği hayal etmek için
    · Durum: Sabırsızlık karşısında yenilmemek
    ·Sonuç: Sözü dinlenen biri olmak
    · El Basir - Güvenli olmak için - dünyada da mutluluk için
    · Gizli açık, her şeyi en iyi gören.
    · Düğünden önce - İçgüdülerine güvenmek için
    · Düğünden sonra - Dinginlik hissi ve sessizliğin kazanılması için...
    · İletişim: Pırlanta gibi bir yürek taşımak için
    · Durum: Karlı veya yağmurlu günü güzel yaşamak
    Sonuç: Teselliyi Allah'tan beklemek
    · El Hakem - Batıla sapmamak için - dünyada da mutluluk için
    · Mutlak hakim, hakkı batıldan ayıran. Hikmetle hükmeden.
    · Düğünden önce - Sıradan bir olayı abartmamak için
    · Düğünden sonra – Kazadan beladan korunmak için
    · İletişim: Güzelliğine samimi hisler katmak için
    · Durum: Takvimlerde başarıyı bulmak
    ·Sonuç: Seçimlerinde yanılmamak için
    · El Adl - İnsanlara adil davranmak için - dünyada da mutluluk için
    · Mutlak adil, çok adaletli.
    · Düğünden önce - Kaderine razı olmak için
    · Düğünden sonra - Evleneceğin kişiyle cennette de tanışmak için
    · İletişim: Kıskançlıkla her şeyi yakıp yıkmamak için
    · Durum: Kısırdöngü yaşamamak
    ·Sonuç: Boş heveslerle hayatını ziyan etmemek
    · El Latif - Kendine yapamadığını kimseye yapmaman için - dünyada da mutluluk için
    · Lütuf ve ihsan sahibi olan. Bütün incelikleri bilen.
    · Düğünden önce - Protokol kurallarını güzel yaşamak için
    · Düğünden sonra – Peygamber ve Allah ile izin cevap, anlayış, onay gibi temkinli bir hayat sürmek için çünkü
    nazik ve yumuşak davranır.
    · İletişim: Sabırla çıktığın yoldan güvenle evine varmak için
    · Durum: Kolaylaştırmak için konuya göz atmak
    ·Sonuç: İyi bir haber almak için
    · El Habir - Kıskançlık yaşamamak için - dünyada da mutluluk için
    · Olmuş olacak her şeyden haberdar.
    · Düğünden önce - Dünyadan haberdar olmak için
    · Düğünden sonra – Muhabbet ve fikir alışverişi için
    · İletişim: İkiyüzlülük karşısında güçlü ve adil olmak için, doğruyu anlamak için
    · Durum: Görsel algında kaderin aşk çerçevesini korumak
    ·Sonuç: Hayranlık duyduğun konularda iyi bir izleyici olmak
    · El Halim - Karakterine uygun ve tutarlı olmak için - dünyada da mutluluk için
    · Cezada, acele etmeyen, yumuşak davranan.
    · Düğünden önce - Doğa sevgisi
    · Düğünden sonra - Ağır hastalıklardan korunmak için
    · İletişim: Hiç bir durum karşısında sevgiden taviz vermemek için
    · Durum: Anlamak ve anlaşılmak
    ·Sonuç: İnsanlar arasında doğru anılmak için
    · El Azim - Ahiret için hazırlıklı olmak için - dünyada da mutluluk için
    · Büyüklükte benzeri yok. Pek yüce.
    · Düğünden önce - Aşağılanmamak için
    · Düğünden sonra - Kültürlü ve ilim sahibi olmak için
    · İletişim: Dedikodu yüzünden umutsuzluğa kapılmamak, bazı konuları duymazdan gelmek için
    · Durum: Çay saatinde bir dost bulmak
    ·Sonuç: Haddini aşmamak için
    · El Gafur - Sevdiklerini hoşgörü ile dinlemek için - dünyada da mutlululk için
    · Affı, mağfireti bol.
    · Düğünden önce - Kolayca affetmek için
    · Düğünden sonra - Elişi gibi hobilerini iyi bir şekilde geliştirmek...
    · İletişim: Sadakat ve bağlılıkla hayatı kucaklayabilmek için
    · Durum: Hafızanda iyi günleri geliştirmek
    ·Sonuç: hakkını savunmak için
    · Eş Şekur - Çocukluk sevdalarını hep tatmak için - dünyada da mutluluk için
    · Az amele, çok sevap veren.
    · Düğünden önce - Maddi rahatlık için.
    · Düğünden sonra – İyi bir iletişim için
    · İletişim: Allah'ı andığında Allah seni andığında iyi bir kulak olmak için
    · Durum: Her hileye rağmen ayakta kalmak
    ·Sonuç: Sanatı ve her işi yerinde ve uygun takdir etmek için
    · El Aliyy - Özgürlüğünü yaşamak için - dün
    · Yüceler yücesi, çok yüce.
    · Düğünden önce - Şirk koşmamak için
    · Düğünden sonra – Tarif etmekte aciz kalınan haller için
    · İletişim: İntikam ve hırs karşısında aşırı isyan etmemek için
    · Durum: Aşkı asla küçümsememek
    ·Sonuç: Halden anlamayanlarla fazla görüşmemek için
    · El Kebir - Dileklerin kabulü için - dünyada da mutluluk için
    · Büyüklükte benzeri yok, pek büyük.
    · Düğünden önce - Doğru hesaplarla yol almak için
    · Düğünden sonra – Elindekinin değerini bilmek için
    · İletişim: Aileni ve eşini herkesten farklı duygularla özel bir hisle yaşamak için
    · Durum: Tacize uğramadan eve dönmek
    ·Sonuç: Sahici olmak için
    · El Hafız - Yaşadığın dünyayı tanımak için - dünyada da mutluluk için
    · Her şeyi koruyucu olan.
    · Düğünden önce - Internette teknolojide başarı için.
    · Düğünden sonra - Dinlenmiş hissetmek için...
    · İletişim: Geleceğini umutla planlarken çaresiz kalmamak için
    · Durum: Saygını pekiştirmek
    ·Sonuç: Zavallı insanların halini kötüye kullanmamak için
    · El Mukit - Bereketi bol sofralar için - dünyada da mutluluk için
    · Her yaratılmışın rızkını, gıdasını veren, tayin eden.
    · Düğünden önce - Misafirlerini iyi ağırlamak için
    · Düğünden sonra – Her şeyde ilahi mesajı duyumsamak için
    · İletişim: Vücudunla barışık ve bünyene güvenli olup pembe bir dünya kurmak için
    · Durum: Güvensiz hissetmemek
    ·Sonuç: Sana ait olanı korumak için
    · El Hasib - İyi dersler almak için, okulda, iş yerinde başarı için - dünyada da mutluluk için
    · Kulların hesabını en iyi gören.
    · Düğünden önce: Hırsızlardan korunmak için.
    · Düğünden sonra: Dinç ve zinde hissetmek için...
    · İletişim: Başkalarının sorunlarını yanlış anlamamak için
    · Durum: Yalan ve iftira ile baş başa kalmamak
    ·Sonuç: kendi doğrularını kendin anla diye
    · El Celil - Allah yolunda kalmak için - dünyada da mutluluk için
    · Celal ve azamet sahibi olan.
    · Düğünden önce - Güzel hayaller kurmak için, görmek için
    · Düğünden sonra – Emin adımlarla ilerlemek için
    · İletişim: Haksızlığa uğradığında doğru noktalardan yardım almak için
    · Durum: Aptallıklarla uğraşmamak
    ·Sonuç: Zayıf yanlarının güçlenmesi için
    · El Kerim - Koşulların iyileşmesi için - dünyada da mutluluk için
    · Keremi, lütuf ve ihsanı bol, karşılıksız veren, çok ikram eden.
    · Düğünden önce - Doğru hesaplarla yol almak için
    · Düğünden sonra - Şükretmek için
    · İletişim: Hislerinin günlük hayat rutininde ezilmemesi için
    · Durum: Çok çirkin bir şeyden güzellik ummamak
    ·Sonuç: Kimsenin hakkını yememek için
    · Er Rakib - Kurum ve kuruluşlarda uygun koşulların sağlanması için - dünyada da mutluluk için
    · Her varlığı, her işi her an görüp, gözeten, kontrolü altında tutan.
    · Düğünden önce - Temizlikçi bulmak için
    · Düğünden sonra – Merhamet duygusu için
    · İletişim: Kayıtsız kalmamak gereken konularda iyi bir iletişim için
    · Durum: Kaderi dokunmuş kumaş gibi sevmek
    ·Sonuç: Barıştan yana olmak
    · El Mucib - Hayırlı dualarda bulunmak için - dünyada da mutluluk için
    · Duaları, istekleri kabul eden".Allahın 99 İsmi Ve Türkçe Anlamları(EsmaÜl Hüsna )
    · Düğünden önce - Uzun ömür için
    · Düğünden sonra – Hayatta vakit yitirmemek için
    · İletişim: Aklını kurcalayan konularda Allah'a sığınmak için
    · Durum: Hassasiyetinle boğulmamak
    ·Sonuç: Sevginin sınırlarını zorlamamak
    · El Vasi - Hayatın devamlılığı için - dünyada da mutluluk için
    · Rahmet, kudret ve ilmi ile her şeyi ihata eden
    · Düğünden önce - Doğru hesaplarla yol almak için
    · Düğünden sonra – Elindekinin değerini bilmek için
    · İletişim: Çirkin ve gereksiz sorulara maruz kalmamak için
    · Durum: Kafanı boşa meşgul etmemek
    ·Sonuç: Kararlarının ailen tarafından da desteklenmesi
    · El Hakim - Kolaylıkla yaşamak için - dünyada da mutluluk için
    · Her işi hikmetli, her şeyi hikmetle yaratan.
    · Düğünden önce - güzel hisler yaşamak için
    · Düğünden sonra – nefes darlığı için
    · İletişim: İnsanların sabrını zorlamamak için
    · Durum: Çareyi kendinde de bulmak
    ·Sonuç: Sanat veya iş yüzünden yüzünden yanlış imaj yaratmamak
    · El Vedud - Aşk ve evlilikte gerçek mutluluk için - dünyada da mutluluk için
    · Kullarını en fazla seven, sevilmeye en layık olan.
    · Düğünden önce - Sevdiğin şeyleri sevdiklerinle yaşaman içi
    · Düğünden sonra - Baskı altında kalmamak için
    · İletişim: Kaliteli bir dünyaya kabahat bulmadan kendini katarken kendine yeterli olmak için
    · Durum: Huzur ile adaleti ayakta tutmak
    ·Sonuç: Kıymet bilmek
    · El Mecid - Düşüncelerini güzelleştirmen ve geliştirmen için - dünyada da mutluluk için
    · Her türlü övgüye layık bulunan.
    · Düğünden önce - Tüm dünyayı sevmek için
    · Düğünden sonra – Her koşulda ilim sahibi olmak ve doğru araçlarla yol almak için
    · İletişim: Konsantrasyon ve dikkat gelişimi için
    · Durum: Aşk sarhoşu olup da bindiğin dalı kesmemek
    ·Sonuç: gayret gösterdiğin konularda çaresiz kalmamak
    · El Bais - İnançlı olmak için - dünyada da mutluluk için
    · Ölüleri dirilten.
    · Düğünden önce - Kitap okumak için
    · Düğünden sonra – Peygamberi iyi duymak için
    · İletişim: Duygularının etrafını iyilikle sarman için
    · Durum: Sağlığını şefkat ve huzurla korumak
    ·Sonuç: İletişimine yabancıları karıştırmamak
    · Eş Şehid - Doğru zamanda doğru yerde olmak için - dünyada da mutluluk için
    · Her zaman her yerde hazır ve nazır olan.
    · Düğünden önce - Allah’a iyi bir borç vermek için
    · Düğünden sonra – Yer yön mevhumu ve eve bağlılık için
    · İletişim: Korkusuzca yaşarken aşırı gurura kapılmamak için
    · Durum: Zamana yenilmemek
    ·Sonuç: Kararsızlık yaşamamak
    · El Hakk - Daima bir şansın olduğunu bilmek için - dünyada da mutluluk için
    · Varlığı hiç değişmeden duran. Var olan, hakkı ortaya çıkaran.
    · Düğünden önce - Şüphe duymamak için
    · Düğünden sonra – Kurallara uygun yaşamak için
    · İletişim: Ünlülerin dünyasında sosyete dolayısıyla yalana ve iftiraya düşmemek için
    · Durum: Korkulara hükmetmek
    ·Sonuç: Kapasiteni zorlamamak
    · El Vekil - Çalışkan olmak için - dünyada da mutluluk için
    · Kendisine tevekkül edenlerin işlerini en iyi neticeye ulaştıran.
    · Düğünden evvel - Geleceğini görmek için.
    · Düğünden sonra - Özel hayatına saygı gösterilmesi için...
    · İletişim: Hevesli olduğun konularda planlı ve uygun davranışlarda bulunmak için
    · Durum: Kaderi bir tartışmaya mahkum etmemek
    ·Sonuç: Dünyaya bir güzellik bırakmak
    · El Kaviyy - Monotonluktan kurtulmak için - dünyada da mutluluk için
    · Kudreti en üstün ve hiç azalmaz.
    · Düğünden önce - İnsanlara kendi kimliklerine göre hitap etmek için.
    · Düğünden sonra – En iyi ve gerektiği gibi soruları sormak için.
    · İletişim: Macera duygusunu ve sevgisini güvenli ve seviyeli olarak planlamak için
    · Durum: Fırsatları kendi lehine çevirmek
    Sonuç: Herkesin sevgisini kazanmak ve Allah'a layık olmaya çalışmak
    · El Metin - Her gün kendine kaliteli vakit ayırmak için - dünyada da mutluluk için
    · Kuvvet ve kudret kaynağı, pek güçlü.
    · Düğünden önce - Her istediğini elde etmek için
    · Düğünden sonra - Yolculuklarda
    · İletişim: Perişan haldeyken yabancılara yakalanmamak için
    · Durum: Tabiatı tanımak
    Sonuç: Toplum içinde kabahatli çıkmamak
    · El Veliyy - Sevdiğin kişiyle arkadaşlık kurmak ve geliştirmek için - dünyada da mutluluk için
    · İnananların dostu, onları sevip yardım eden.
    · Düğünden önce - Kitap paylaşımında sorun yaşamamak için.
    · Düğünden sonra - Bürokratik konularda kolaylık...
    · İletişim: Büyük aşk bulduğun anda dünyada hislerinin karşılığını kaybetmemek için
    · Durum: İnsan sarrafı olmak
    ·Sonuç: Karamsar olmamak
    · El Hamid - Afiyet ve nezaket için - dünyada da mutluluk için
    · Her türlü hamd ve senaya layık olan.
    · Düğünden önce - Çocuklarını evlendirmek için.
    · Düğünden sonra - Sağlık
    · İletişim: Şefkat, anlayış ve iletişiminde mantıklı olmak için
    · Durum: Bir anne gibi çocukları sevmek
    ·Sonuç: İsyan etmemek
    · El Muhsi - Herkese mutluluklar dilemek için - dünyada da mutluluk için
    · Yarattığı ve yaratacağı bütün varlıkların sayısını bilen.
    · Düğünden önce - Sosyal konularda başarı için.
    · Düğünden sonra - Hayatta ihanete uğramamak için...
    · İletişim: Cesaretini sevgi ve huzur yolunda kullanmak için
    · Durum: İnsanların haddini bilmesi için zorlanmamak
    ·Sonuç: Hayallerinin yıkılmaması için
    · El Mübdi - Kişisel haklarını korumak için - dünyada da mutluluk için
    · Maddesiz, örneksiz yaratan.
    · Düğünden önce - Ahireti hafife almamak için
    · Düğünden sonra - Ayrılmak isteyen eşler için kolaylık
    · İletişim: Geçmiş hataların arasında kimliğini, karakterini kaybetmemek için
    · Durum: Önemsemediğin konularla tekrar karşılaşmamak
    Sonuç: İnsanların ne düşündüğünü fazla önemsememek
    · El Muid - Kıyamet gününde ailene koşmak için - dünyada da mutluluk için
    · Yarattıklarını yok edip, sonra tekrar diriltecek olan.
    · Düğünden önce - Ölüm anında doğru duayı okumak için.
    · Düğünden sonra - Geçmişin önemsiz izlerini silmek için...
    · İletişim: Sürpriz mutluluklar arasında özel günleri iyi bir iletişimle yaşamak için
    · Durum: Zamanında her güzelliği yaşamak
    ·Sonuç: Sevdiğin konuları güçlendirmek
    · El Muhyi - Peygamberlere saygılı ve yakın olmak için - dünyada da mutluluk için
    · İhya eden, dirilten, can veren.
    · Düğünden önce - Ev hayvanları edinmek için
    · Düğünden sonra - Her işin hakkını vermek ve karşılığını almak...
    · İletişim: Güçlüyken güçsüz, haklıyken haksız duruma düşmemek için
    · Durum: Dişlerinin bakımı ve korunması
    ·Sonuç: Her gün daha bakımlı olmak
    · El Mümit - Olayları ve hayatı abartmamak için - dünyada da mutluluk için
    · Her canlıya ölümü tattıran.
    · Düğünden önce - Ölümü düşünmek için.
    · Düğünden sonra - Hayatının değerini bilmek için...
    · İletişim: İş ve ev hayatını iyi dengelemek için
    · Durum: Duyu organlarının sağlıkla parlaması
    ·Sonuç: Paranı güzel şeylere harcamak
    · El Hayy - Evlilikle ilgili konular için - dünyada da mutluluk için
    · Ezeli ve ebedi hayat sahibi.
    · Düğünden önce - Enerjini korumak için.
    · Düğünden sonra - Sabırla beklemek gereken durumlar için
    · İletişim: Arkadaşlarınla mesafeni korumak için
    · Durum: Zararsız şeylerle uğraşmak
    ·Sonuç: Çocuklara iyi örnek olmak
    · El Kayyum - Kaliteden ödün vermemek için - dünyada da mutluluk için
    · Varlıkları diri tutan, zatı ile kaim olan.
    · Düğünden önce - Meditasyon yapmak için.
    · Düğünden sonra - Bir konunun doğrusunu anlamak için...
    · İletişim: Boş heveslere kapılmamak ve kulak asmamak için
    · Durum: Ahireti küçümsememek
    ·Sonuç: Küçük rahatsızlıklar yaşamamak
    · El Vacid - Çocuklarını güvenle büyütmek için - dünyada da mutluluk için
    · Kendisinden hiçbir şey gizli kalmayan, istediğini, istediği vakit bulan.
    · Düğünden önce - Allah'ı her işine şahit tutmak için.
    · Düğünden sonra - İyi bir alışveriş İçin...
    · İletişim: Kaderin sayfalarını kendi lehine yaşamak için
    · Durum: Terbiyeni bozmamak
    Sonuç: çabuk yıkılmamak
    · El Macid - Teknolojiyi iyi kullanmak için - dünyada da mutluluk için
    · Kadri ve şanı büyük, keremi, ihsanı bol olan.
    · Düğünden önce - Aşırıya kaçmamak için.
    · Düğünden sonra - Arada derede kalmamak için...
    · İletişim: Hiç kimsenin hakkını yememek için
    · Durum: Nezle grip kolay atlatmak
    Sonuç: Hasret çekmemek
    · El Vahid - Özel hayata yönelik her durum için - dünyada da mutluluk için
    · Zat, sıfat ve fiillerinde benzeri ve ortağı olmayan, tek olan.
    · Düğünden önce - Yalnızlığını sevmek için.
    · Düğünden sonra - Benzer tavırlarda karakterlerle buluşabilmek için...
    · İletişim: Mistik bir dünyada günaha düşmemek için
    · Durum: Davetsiz misafire maruz kalmamak
    Sonuç: Akademik başarıların devamı
    · Es Samed - Namaz, oruç ve ibadetlerde devamlılık için - dünyada da mutluluk için
    · Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, herkesin muhtaç olduğu.
    · Düğünden önce - Oruç tutmak için
    · Düğünden sonra - Doğru zamanda doğru esmaül hüsnayı okumak için
    · İletişim: Aşırı samimi insanlardan çabuk ve zarar almadan kurtulmak için
    · Durum: Tarzını oluşturmak ve sevgi görmek
    Sonuç: Farkındalıkla yaşamak
    · El Kadir - İyi niyetini korumak için -dünyada da mutluluk için
    · Dilediğini dilediği gibi yaratmaya muktedir olan.
    · Düğünden önce - Torun sahibi olmak için.
    · Düğünden sonra - Uygar şartlarda gereken rolleri üstlenmek için...
    · İletişim: Yardıma ihtiyacı olan kişilere hayırlı duada bulunmak için
    · Durum: Hediye alıp vermek
    Sonuç: Takdir edilmek
    · El Muktedir - Samimiyetini sevgiyle paylaşmak için - dünyada da mutluluk için
    · Dilediği gibi tasarruf eden, her şeyi kolayca yaratan kudret sahibi.
    · Düğünden önce - Tutumlu olmak için.
    · Düğünden sonra - Kıskançlık hissi ile iyi baş etmek için...
    · İletişim: Aşık olduğunda ilk aşk heyecanını hayata doğru aktarmak için
    · Durum: Kabiliyetinin hor görülmemesi
    Sonuç: Esaretten kurtulmak
    · El Mukaddim - Davetlere katılmak için - dünyada da mutluluk için
    · Dilediğini, öne alan, yükselten.
    · Düğünden önce - Çocuk sahibi olmak için.
    · Düğünden sonra - Hakkında hayırlı olanı yaşamak için...
    · İletişim: Sanatın hislerini beslediği yönde hayatta yol almak için
    · Durum: Kötü günleri kendine çekmemek
    Sonuç: Şeref ve haysiyetinle oynanmaması
    · El Muahhir - Günü iyi ve dolu dolu yaşamak için - dünyada da mutluluk için
    · Dilediğini sona alan, erteleyen, alçaltan.
    · Düğünden evvel - Aşk acısı yaşamamak için.
    · Düğünden sonra - Güzellik ve bakımlılık için...
    · İletişim: Psikolojinin sağlıklı olması ve güven altında tutulması için
    · Durum: Düşüncelerinin telafi ve takviyesi
    Sonuç: Daha azla yetinmemek
    · El Evvel - Evrenin gizeminin etkilerine karşı hazırlıklı olmak için - dünyada da mutluluk için
    · Ezeli olan, varlığının başlangıcı olmayan.
    · Düğünden önce - Tarih konusunda yanılmamak için.
    · Düğünden sonra - Yanlışa sapmamak için
    · İletişim: Yaşam enerjini korumak ve amaç edinmek için
    · Durum: Suistimal edilmemek
    Sonuç: Yalancı çıkmamak
    · El Ahir - Geleceğinin önemini unutmamak için - dünyada da mutluluk için
    · Ebedi olan, varlığının sonu olmayan.
    · Düğünden önce - Yaşadığın şehre saygı duymak için.
    · Düğünden sonra - Her işinde Allah'ı anmak için...
    · İletişim: Saf ve temiz bir sayfaya leke sürdürmemek için
    · Durum: Duyguların özgürlüğü
    Sonuç: kendini savunmak zorunda kalmamak
    · Ez Zahir - İnancını sürekli taze tutmak için - dünyada da mutluluk için
    · Varlığı açık, aşikar olan, kesin delillerle bilinen.
    · Düğünden önce - Dalgınlık yaşamamak için.
    · Düğünden sonra - İntikam ve hırstan kurtulmak için
    · İletişim: Haz ve coşkuyu seviyeli yaşamak için
    · Durum: Kavramsal bütünlük
    Sonuç: Uzun süreli arkadaşlıklarında sevgiyi tatmak
    · El Batın - İnancını gizlide yaşamak için - dünyada da mutluluk için
    · Akılların idrak edemeyeceği, yüceliği gizli olan.
    · Düğünden önce - Şaşkınlığa uğramamak için.
    · Düğünden sonra - Uzun soluklu çözümlerde zarara uğramamak için...
    · İletişim: Sırlarını güvenle korumak ve el almak için
    · Durum: Başkalarından iyi olmak
    Sonuç: Elinden tutan bir dost bulmak
    · El Vali - Dünyada da iyilik istemek için - dünyada da mutluluk için
    · Bütün kainatı idare eden.
    · Düğünden önce - Dünya ülkelerini gezmek ve tanımak için. Tüm dinlere saygılı olmak için.
    · Düğünden sonra - Arkadaşlık için
    · İletişim: Zayıf yanlarını hissedip baş etmenin yollarını bulmak için
    · Durum: Zamansız aşk yaşamamak
    Sonuç: Pişmanlık ve üzüntüyle karar almamak
    · El Müteali - Saf duygularını korumak ve yaşamak için - dünyada da mutluluk için
    · Son derece yüce olan.
    · Düğünden önce - Allah'ı unutmamak için.
    · Düğünden sonra - Açık fikirli olmak için...
    · İletişim: Resmi ortamlarda başarı için
    · Durum: Korkaklarla fazla muhatap olmamak
    Sonuç: Güzel muhabbet etmek
    · El Berr - İyiliklerinin kaderine katkısı olması için - dünyada da mutluluk için
    · İyilik ve ihsanı bol, iyilik ve ihsan kaynağı.
    · Düğünden önce -Önemli konuları araştırmak için
    · Düğünden sonra – Aura temizliği
    · İletişim: Hayvanların da hisleri olduğunu unutmamak için
    · Durum: Zarif ve görgülü davranmak
    Sonuç: Toplumda hak ettiğin yerde olmak
    · Et Tevvab - Tövbe etmek için - dünyada da mutluluk için
    · Tevbeleri kabul edip, günahları bağışlayan.
    · Düğünden önce - Kendini ölçüp tartmak için.
    · Düğünden sonra - Büyük günahlardan korunmak için
    · İletişim: Aşırı kabiliyet gerektiren konularda haddini aşmamak için
    · Durum: Hakaretin hesabını sormak
    ·Sonuç: Kafanı iyi kullanmak
    · El Müntekim - Zulme karşı duyarsızlaşmamak için - dünyada da mutluluk için
    · Zalimlerin cezasını veren, intikam alan.
    · Düğünden önce - Asi olmamak için.
    · Düğünden sonra - Zan altında kalmamak için...
    · İletişim: Tevazu ve tedbiri elden bırakmamak için
    · Durum: İşini aşkla beslemek
    Sonuç: Dünyada kabul gören çözümlerle yaşamak
    · El Afuvv - Affedilmek ve eşini affetmek için - dünyada da mutluluk için
    · Affı çok olan, günahları affetmeyi seven.
    · Düğünden önce - Herkesi affetmek için
    · Düğünden sonra - Günlük işlerde sıkışıklık yaşamamak için
    · İletişim: Hayırlarda yarışırken toplumdan kopmamak için
    · Durum: Duada sevap görmek
    Sonuç: Görsel algında yanılmamak
    · Er Rauf - Her şeyin bir çaresi olduğunu unutmamak için - dünyada da mutluluk için
    · Çok merhametli, pek şefkatli.
    · Düğünden önce - Kurduğun düzenin bozulmaması için.
    · Düğünden sonra - Doğru mesleği seçmek için...
    · İletişim: Ansızın gelen bir zenginliktense lüksü hayatına zarafetle katmak için
    · Durum: Herkesi anlayışla karşılamak
    Sonuç: Fazla detaya bakmamak
    · Malikül Mülk - Mal ve mülkünün güvenliği ve evindeki huzur için - dünyada da mutluluk için
    · Mülkün, her varlığın sahibi.
    · Düğünden önce - Ev yaşamında rahatlık için.
    · Düğünden sonra - Ev hayvanları için
    · İletişim: Kolaya kaçmayıp çalışmak için
    · Durum: Felaket habercisi olmamak
    Sonuç: Kendini kaybetmemek
    · Zul Celali vel ikram - Komşularınla iyi geçinmek için - dünyada da mutluluk için
    · Celal, azamet ve pek büyük ikram sahibi.
    · Düğünden önce - Mevkii sahibi olmak için.
    · Düğünden sonra - İtibar için
    · İletişim: Hayvanların da hisleri olduğunu unutmamak için
    · Durum: Yaygın kanıyı lehine çevirmek
    ·Sonuç: Suçlanmamak ve eziyet görmemek
    · El Muksit - Her şeyde olan hayrı görmek için - dünyada da mutuluk için
    · Her işi birbirine uygun yapan.
    · Düğünden önce - Eğlenceyi de tatmak için.
    · Düğünden sonra - Suçluluk hissinden kurtulmak için...
    · İletişim: Aşktan asla ödün vermemek için
    · Durum: Duygu sömürüsüne maruz kalmamak
    ·Sonuç: Çok eğlenip çok çalışmak
    · El Cami - Tedbirli olmak için - dünyada da mutluluk için
    · Mahşerde her mahlükatı bir araya toplayan.
    · Düğünden önce -Kavga ve tartışmada kaybetmemek için.
    · Düğünden sonra - Oruç tutmak için
    · İletişim: Boyun eğmek zorunda kaldığın durumlarda kendine sırdaş kalabilmek için
    · Durum: Yanlış varsayımlara kapalı olmak
    ·Sonuç: Kışkırtmalarla baş etmekte zorlanmamak
    · El Ganiyy - Hayırlarda yarışmak için - dünyada da mutluluk için
    · Her türlü zenginlik sahibi, ihtiyacı olmayan.
    · Düğünden önce - Karne sevinci için.
    · Düğünden sonra - Gerçek ihtiyacını anlamak için...
    · İletişim: Sessizliğin içinde ilahi adaleti bulabilmek için
    · Durum: Karşı cinsle mesafeli olmak
    ·Sonuç: Sürekli Allah'tan yardım dilemek
    · El Mugni - Başkalarına fazla aldırmamak için - dünyada da mutluluk için
    · Müstağni kılan. ihtiyaç gideren, zengin eden.
    · Düğünden önce - Ev kurmak için.
    · Düğünden sonra - Kararlılıkla yol almak için...
    · İletişim: Özel ve mahrem hayatının yıpratılmaması için
    · Durum: Baş ağrısı çekmemek
    ·Sonuç: Sorunlara maruz kalmamak
    ·
    · El Mani - İki kere düşünüp davranmak için - dünyada da mutluluk için
    · Dilemediği şeye mani olan, engelleyen.
    · Düğünden önce - Boşanmak için.
    · Düğünden önce - Herkese doğru hitap etmek için...
    · İletişim: Kaygılarının başına gelmemesi için
    · Durum: Şımarıklığı abartmamak
    ·Sonuç: Ev halini huzurla beslemek
    · Ed Darr - Kötü şeylerden vazgeçmek için - dünyada da mutluluk için
    · Elem, zarar verenleri yaratan.
    · Düğünden önce - Şeytana uymamak için.
    · Düğünden sonra – mide bulantısını geçirmek için
    · İletişim: Toplumda bilir kişi rolüyle yıpratılmamak için
    · Durum: Tüm sınırlarını korumak
    ·Sonuç: Asla doğru bildiğinden şaşmamak
    · En Nafi - Kültür seviyene uygun kişilerle karşılaşmak için - dünyada da mutluluk için
    · Fayda veren şeyleri yaratan.
    · Düğünden önce - Yaratıcı işlerde güven duygusu için.
    · Düğünden sonra - Ailede huzur için
    · İletişim: Zarif ve güzel olan her şeyi ve kendine yakışanı bulmak için
    · Durum: Umudunu hayata yansıtmak
    ·Sonuç: Coşkuyla hayatı kutlamak
    · En Nur - Güzelliği görmek için - dünyada da mutluluk için
    · Alemleri nurlandıran, dilediğine nur veren.
    · Düğünden önce - Güzellik için.
    · Düğünden sonra - Hiçbir iyiliği karşılıksız bırakmamak için...
    · İletişim: İspat ettiklerinin kendi hayrına olması için
    · Durum: Kaybetmemek. Bulmak.
    ·Sonuç: Reddedilmeyen bir sadakat bulmak
    · El Hadi - Kendi yolunda yürümek için - dünyada da mutluluk için
    · Hidayet veren.
    · Düğünden önce - Trafikte sorun yaşamamak için.
    · Düğünden sonra - Yüksek konsantrasyon için...
    · İletişim: Doğruyu anlamaya çalışırken cevaplarının elenmemesi için
    · Durum: İdeal kiloda kalmak
    ·Sonuç: Sakıncalı işlere karışmamak
    · El Bedi - Objektif olmak için - dünyada da mutluluk için
    · Eşi ve benzeri olmayan güzellik sahibi, eşsiz yaratan.
    · Düğünden önce - Düşüncelerinle kendinin ve toplumun gelişimine katkı için.
    · Düğünden sonra - Duaların kabulü için
    · İletişim: Faydasız işlerden yüz çevirmek için
    · Durum: Hoşgörüyle taviz vermemek
    ·Sonuç: Yanılgıya düşmemek
    · El Baki - Sırlarının gizli kalması için - dünyada da mutluluk için
    · Varlığının sonu olmayan, ebedi olan.
    · Düğünden önce - İnsanlar arasında Allah'ı övmek için.
    · Düğünden sonra - Sözünde durmak için...
    · İletişim: Dünya güzeli olsan da kültürlü olmak için
    · Durum: Dinin tüm gereklerini yaşamak
    ·Sonuç: Kızmadan küsmeden yaşamak
    · El Varis - Manevi mutluluk için - dünyada da mutluluk için
    · Her şeyin asıl sahibi olan.
    · Düğünden önce - Miras konusunda sorun yaşamamak için.
    · Düğünden sonra - Koordinasyon, organizasyon ve iş takibi ile kontrol gerektiren durumlar için...
    · İletişim: Başarının ardındaki insanlara ulaşmak için
    · Durum: Zerre kadar haksızlığa uğramamak
    ·Sonuç: Güvenli yerlere gitmek
    · Er Reşid - İyi amaçlarına ulaşacağını görmek için - dünyada da mutluluk için
    · İrşada muhtaç olmayan, doğru yolu gösteren.
    · Düğünden önce - Kaygıyı azaltmak için.
    · Düğünden sonra - Yaşam kalitesinden ödün vermemek için...
    · İletişim: Selamlaşırken iyi bir iletişim için
    · Durum: Zenginliği hayra yormak
    ·Sonuç: İslamın ve imanın şartlarına uymak
    · Es Sabur - Her şeyin bir sonu olduğunu düşünmek için - dünyada da mutluluk için
    · Ceza vermede acele etmeyen.
    · Düğünden önce - Hapse girmemek için.
    · Düğünden sonra - Ayıp etmemek için
    · İletişim: Herkese aynı duygularla yaklaşamayacağından emin olmak için, anlaşılmak için
    · Durum: Peygamberlerle dost ve sırdaş olmak
    ·Sonuç: Görgü kurallarına uymak

  • Romantikos Favorites
    Romantikos Favorites

    İnkârcılar, Kur’an-ı Kerim’in kalplere etki eden gücünü çok iyi biliyorlardı.Onun okunmasını ve dinlenmesini engellemek için her yolu denediler.Kendi aralarında, "O okunurken gürültü yapın, bağırın" diye fısıldaştılar.Maksatları, ilahi mesajın sesini bastırmak ve hakikati örtbas etmekti.Ancak ne yapsalar da Allah’ın nurunu ve kelamını söndüremediler.Bu ayet, batılın haktan ve doğrudan ne kadar korktuğunu gösterir.Gürültü çıkarmak, delili ve söyleyecek sözü olmayanların çaresizliğidir.Müminlere düşen ise Kur’an okunduğunda tam tersine derin bir saygıyla susmaktır.Ayetin de hatırlattığı gibi, ilahi kelama kulak vermek rahmetin anahtarıdır.

    Fussilet Suresi



    Bakara Suresi 171. ayetin konusu, taklitçiliğin insanı düşürdüğü acı durumu ve hakikate karşı sergilenen bilinçsiz direnci gözler önüne sermektir. Bu önemli konuyu ele alan 10 satırlık yazı:Ayetin özü, atalarından gördüklerini körü körüne takip edenlerin zihni körlüğüdür.İnkârcılar, akıllarını kullanmak yerine geçmişin yanlış inançlarına zincirlenmişlerdir.Kendilerine rehberlik etmek isteyen peygambere karşı tamamen kulaklarını tıkarlar.Bu durum, onları insanî vasıflardan uzaklaştırıp sürü psikolojisine iter.Çobanın peşinden giden ama ne dediğini anlamayan bir hayvan topluluğuna dönerler.Duydukları ses, onlar için manasız bir gürültü ve kuru bir bağırtıdan ibarettir.Ayet; doğruyu aramayan, sorgulamayan ve körü körüne biat edenleri açıkça yerer.İnsanı hayvandan ayıran en büyük farkın akıl ve idrak olduğunu hatırlatır.Zihinsel körlük, insanı hakikatin ışığından mahrum bırakan en büyük tehlikedir.Sonuç olarak Kur'an, insanlığı taklitçiliği bırakıp rehberiyle bağ kurmaya çağırır.

  • Romantikos Favorites
    Romantikos Favorites

    5- Dikkat edin! Görmüyor musunuz, onlar düşmanlıklarını gizlemek için göğüslerini
    çeviriyorlar. İyi bilin ki, onlar örtülerine bürünürlerken, neyi gizleyip, neyi açığa vurduklarını
    Allah biliyor. Muhakkak ki Allah, gönülde gizlenenleri de bilir.
    6- Yeryüzünde rızkı Allah'a ait olmayan hiçbir canlı yoktur. O, onların karar kıldıkları yerleri
    de, emaneten durdukları yerleri de bilir. Onların hepsi apaçık bir kitaptadır.
    7- O, öyle bir Allah'dır ki, hanginizin daha güzel amel işleyeceğini imtihan etmek için gökleri
    ve yeri altı günde yarattı. Arşı da su üstündeydi. Onlara "öldükten sonra tekrar dirileceksiniz"
    dersen, o kâfirler de kesinlikle sana: " Bu apaçık bir sihirden başka birşey değildir."
    diyecekler.
    8- Ve eğer bunlardan bir kısmının göreceği azabı belli bir süreye kadar erteleyecek olursak, o
    zaman da "onu engelleyen nedir ki?" diyecekler. İyi bilin ki, o azap onlara geldiği gün
    kendilerinden geri çevrilecek değildir. Ve o alay ettikleri şey kendilerini kuşatmış olacaktır.
    9- Ve şayet insana tarafımızdan bir rahmet tattırır, sonra da onu kendisinden geri alırsak,
    şüphesiz o ümitsiz ve nankör bir kimse olur.
    10- Ve şayet ona dokunan bir sıkıntıdan sonra bir nimet tattırırsak, "Artık benden bütün
    kötülükler silinip gitti." der, mutlaka böbürlenir ve şımarır.
    11- Ancak (her iki halde de) sabır gösterip iyi ameller işleyenler müstesnadır. İşte onlara bir
    mağfiret ve büyük bir mükafat vardır.
    12- (Ey Resulüm!) Şimdi belki sen, "Ona bir hazine indirilse, ya da beraberinde bir melek
    gezip dolaşsa ya!" diyorlar diye sana vahyolunan vahyin bir kısmını terkedecek olursun ve
    bundan dolayı da göğsün daralır. Sen yalnızca bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir.
    13- Yoksa "onu kendi uydurdu" mu diyorlar? O halde sen de onlara de ki: "Haydi siz de onun
    gibi uydurulmuş on sûre getirin. Allah'dan başka çağırabileceğiniz kim varsa onları da
    yardıma çağırın. Eğer doğru söylüyorsanız" (bunu yaparsınız).
    14- Yok eğer bunun üzerine size cevap vermedilerse, artık bilin ki, bu Kur'ân ancak Allah'ın
    ilmiyle indirilmiştir. O'ndan başka ilâh yoktur. Artık müslüman oluyorsunuz, değil mi?
    15- Her kim dünya hayatını ve güzelliklerini isterse biz onlara amellerinin karşılığını orada
    tamamen öderiz. Bu hususta kendilerine bir densizlik yapılmaz.
    16- Fakat onlar öyle kimselerdir ki, ahirette kendilerine ateşten başka bir şey yoktur.
    İşledikleri şeyler orada boşuna gitmiştir. Zaten bütün yaptıkları da batıldır.
    17- O dünyayı isteyenler, hiç Rabbinden açık bir belge üzere olan kimse gibi midir? O belgeyi
    yine Allah'dan gelen bir şahid olarak Kur'ân izliyor, ondan önce de bir rehber ve rahmet olan
    kitap, Musa'nın kitabı yine onu destekliyor. Böyle olanlar Kur'ân'a inanırlar. Hangi hizipten
    olursa olsun kim onu inkâr ederse, ona vaad edilen yer ateştir. İşte bütün bunlardan dolayı sen
    de bu Kur'ân'dan şüphe içinde olma. Kesinlikle o haktır, Rabbindendir. Fakat insanların çoğu
    iman etmezler.
    18- Üstelik bir yalanı Allah'a iftira edenden daha zalim kim olabilir? Bunlar Rablerinin
    huzuruna arzolunacaklar, şahitler de şöyle diyecekler: "İşte bunlar Rablerine karşı yalan
    söyleyenlerdir". İyi bilin ki: Allah'ın laneti zalimlerin üzerinedir.
    19- Onlar ki, Allah yolundan döndürmeye çalışırlar ve o yolu eğri büğrü yapmak isterler.
    Üstelik onlar, evet onlar ahirete de inanmazlar.
    20- Onlar yeryüzünde (herkesi) yıldıracak değillerdir. Kendilerini koruyacak Allah'dan başka
    kimseleri de yoktur. Onların azabı kat kat olacaktır. Üstelik onlar hakkı işitmeye tahammül
    edemiyorlardı ve de görmüyorlardı.

    Hud Suresi

  • Romantikos Favorites
    Romantikos Favorites

    6- Bir de: "Ey Rabbimiz! Hesap gününden önce bizim azabdan payımızı acele ver" dediler.
    17- Şimdi sen onların dediklerine sabret de kuvvetli kulumuz Davud'u hatırla. Çünkü o, zikir
    ve tesbih ile bize yönelmişti.
    18- Biz, dağları onun emrine vermiştik. Akşam-sabah onunla birlikte tesbih ederlerdi.
    19- Kuşları da toplu olarak onun emrine vermiştik. Hepsi de ona uyarak zikir ve tesbih
    ederlerdi.
    20- Biz onun mülkünü kuvvetlendirmiş ve kendisine hikmet ve hakkı batıldan ayırt etme
    kabiliyeti vermiştik.
    21- Bir de davacıların kıssası geldi mi sana? Hani surdan aşarak mihraba ulaşmışlardı.
    22- Davud'un yanına giriverdiler de onlardan telaşe düştü. Ona "Korkma!" dediler, biz iki
    davacıyız. Birimiz, birimize haksızlık etti. Şimdi sen aramızda hak ile hüküm ver ve aşırı
    gitme de bizi doğru yolun ortasına çıkar.
    23- Biri: "İşte bu benim kardeşim. Onun doksan dokuz dişi koyunu var, benim ise bir tek dişi
    koyunum var. Böyle iken: Onu da bana ver, dedi ve tartışmada beni yendi" diye anlattı.
    24- Davud dedi ki: "Doğrusu senin bir koyununu kendi koyunlarına katmak istemesiyle sana
    zulmetmiştir. Gerçekten bir cemiyette yaşayanların çoğu mutlaka birbirlerine haksızlık
    ediyorlar. Ancak iman edip de salih amel işleyenler başka. Ama onlar da pek az." Davud,
    bizim kendisini imtihan ettiğimizi sanmıştı. Hemen Rabbinden mağfiret diledi, rüku
    ederek yere kapandı, tevbe ile Allah'a yöneldi.
    25- Biz de o zannettiği şeyi kendisine bağışladık. Şüphesiz yanımızda onun bir yakınlığı ve
    güzel bir dönüş yeri vardır.
    26- Ey Davud! Gerçekten biz seni yeryüzünde bir halife yaptık. Artık insanlar arasında hak ile
    hüküm ver. Keyfe, arzuya uyma ki, seni Allah yolundan saptırmasın. Çünkü Allah yolundan
    sapanlar, hesap gününü unuttukları için kendilerine çok şiddetli bir azab vardır.
    27- Hem o göğü, yeri ve aralarındakileri biz boşuna yaratmadık. O, kâfirlerin zannıdır. Onun
    için vay ateşe girecek olan kâfirlerin haline!
    28- Yoksa, iman edip de salih amel işleyenleri biz, o yeryüzündeki bozguncular gibi yapar
    mıyız? Yoksa o takva sahiplerini azgın günahkarlar gibi yapar mıyız?
    29- Bu, sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır ki, insanlar onun âyetlerini düşünsünler ve
    temiz akıl sahipleri ibret alsınlar.
    30- Bir de Davud'a Süleyman'ı bahşettik. Süleyman ne güzel kuldu. Çünkü o seslice tesbih
    edip Allah'a yönelirdi.
    31- Hani kendisine bir zaman akşam üstü iyi cins ve rahvan atlar gösterilmişti.
    32- "Ben, dedi, at sevgisini, Rabbimi anmaktan ötürü tercih ettim." Nihayet atlar perdenin
    arkasına gizlendi.
    33- "Geri getirin onları bana!" dedi ve artık onların bacaklarını, boyunlarını silmeye başladı.
    34- Andolsun ki Süleyman'ı imtihan da ettik ve tahtının üzerine bir ceset bıraktık. Sonra
    tekrar tevbe ile önceki haline döndü.
    35- Süleyman: "Ey Rabbim! Beni bağışla ve bana öyle bir mülk ihsan et ki, ardımdan hiç
    kimseye yaraşmasın. Şüphesiz, bütün dilekleri veren sensin." dedi.
    36- Bunun üzerine biz rüzgarı onun emrine verdik. Onun emriyle istediği yere yumuşacık
    akardı.
    37- Dalgıç ve yapı ustası şeytanları da.
    38- Ve daha diğerlerini de zincirlerde bağlı olarak (Onun emrine verdik).
    39- "İşte bu, bizim ihsanımızdır. Artık sen dilersen başkalarına ver veya verme. Bundan
    hesaba çekilmeyeceksin" dedik.
    40- Şüphesiz ki ona huzurumuzda bir yakınlık ve güzel bir makam vardır.
    41- Kulumuz Eyyub'u da an. Bir zaman o, Rabbine şöyle nida etmişti: "Meşakkat ve acı ile
    bana şeytan dokundu."

    SAD SURESİ

  • Romantikos Favorites
    Romantikos Favorites

    Evet. **Fal, gelecek, bilinmeyen, kader, hayal ve insanın geleceğe dair kurduğu umutlar** açısından Kur’an’da çok güzel ayetler var. Özellikle “geleceği kim bilir?” teması güçlü.

    ### ?? Geleceği yalnızca Allah’ın bilmesi

    **Neml 27:65**

    > **??? ???? ???????? ??? ??? ????????????? ??????????? ????????? ?????? ???????**

    **Okunuşu:**
    **Kul lâ ya‘lemu men fis-semâvâti vel-ardı’l-gaybe illallâh.**

    **Anlamı:**

    > “De ki: Göklerde ve yerde olanlardan hiç kimse gaybı Allah’tan başka bilemez.”

    Bu, **fal ve gelecek** konusu için en doğrudan ayetlerden biri.

    ---

    ### ?? “Yarın ne kazanacağını bilemezsin”

    **Lokmân 31:34**

    > **????? ??????? ?????? ??????? ???????? ?????**

    **Okunuşu:**
    **Ve mâ tedrî nefsün mâzâ teksibu gadâ.**

    **Anlamı:**

    > **“Hiçbir nefis yarın ne kazanacağını bilemez.”**

    Bence “gelecek” teması için en güzel kısa ayetlerden biri.

    ---

    ### ?? Gelecek için plan yapmak ama “Allah dilerse” demek

    **Kehf 18:23–24**

    > **????? ?????????? ???????? ?????? ??????? ??????? ????? ? ?????? ??? ??????? ???????**

    **Okunuşu:**
    **Ve lâ tekûlenne li şey’in innî fâilün zâlike gadâ. İllâ en yeşâallâh.**

    **Anlamı:**

    > “Hiçbir şey için, ‘Ben bunu yarın mutlaka yapacağım’ deme. Ancak ‘Allah dilerse’ de.”

    Burada çok güzel bir **gelecek + hayal + belirsizlik** ilişkisi var.

    ---

    ### ? İnsan hayal eder, Allah bilir

    **Bakara 2:216**

    > **???????? ??? ?????????? ??????? ?????? ?????? ??????? ? ???????? ??? ????????? ??????? ?????? ????? ??????? ? ????????? ???????? ????????? ??? ???????????**

    **Okunuşu:**
    **Ve asâ en tekrahû şey’en ve huve hayrun leküm; ve asâ en tuhibbû şey’en ve huve şerrun leküm. Vallâhu ya‘lemu ve entüm lâ ta‘lemûn.**

    **Anlamı:**

    > “Olur ki bir şeyi seversiniz, oysa o sizin için kötüdür; olur ki bir şeyden hoşlanmazsınız, oysa o sizin için hayırlıdır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.”

    Bu da **“Ben geleceği kendi hayalimle nasıl görüyorum, gerçek nasıl olacak?”** sorusuna çok güzel oturuyor.

    ---

    ### ?? Gaybın anahtarları

    **En‘âm 6:59**

    > **????????? ????????? ????????? ??? ??????????? ?????? ????**

    **Okunuşu:**
    **Ve indehû mefâtihul-gaybi lâ ya‘lemuhâ illâ hû.**

    **Anlamı:**

    > **“Gaybın anahtarları O’nun katındadır; onları O’ndan başkası bilmez.”**

    “Gaybın anahtarları” ifadesi görsel ve şiirsel olarak da çok güçlü.

    ---

    ### ?? Kader / insanın seçimi

    **Ra‘d 13:11**

    > **????? ??????? ??? ????????? ??? ???????? ??????? ??????????? ??? ?????????????**

    **Okunuşu:**
    **İnnallâhe lâ yugayyiru mâ bi kavmin hattâ yugayyirû mâ bi enfusihim.**

    **Anlamı:**

    > **“Şüphesiz Allah, bir topluluk kendilerindekini değiştirmedikçe onların durumunu değiştirmez.”**

    Bu ise falın karşısına **“geleceği öğrenmek” değil, geleceği değiştirmek** fikrini koyuyor.

    ---

    ### ?? Hayal / insanın arzusu

    **Necm 53:24–25**

    > **???? ???????????? ??? ????????? ? ????????? ?????????? ????????????**

    **Okunuşu:**
    **Em lil-insâni mâ temennâ. Fe lillâhil-âhiratu vel-ûlâ.**

    **Anlamı:**

    > **“Yoksa insan, her dilediğine sahip olacağını mı sanıyor? Oysa ahiret de dünya da Allah’ındır.”**

    Buradaki **“mâ temennâ” — “insanın dilediği/temenni ettiği şey”** özellikle senin “hayal” fikrine çok yakın.

    ---

    ### ?? Fal açısından özellikle önemli

    Kur’an’da ayrıca **fal okları** doğrudan anılır:

    **Mâide 5:3**

    > **????? ?????????????? ??????????????**

    **Okunuşu:**
    **Ve en testaksimû bil-ezlâm.**

    Anlamı kabaca:

    > **“Oklarla kısmet/gelecek aramanız…”**

    Ayet bunu yasaklanan uygulamalar arasında sayar.

    Dolayısıyla Kur’an'ın çizdiği ilginç karşıtlık şu:

    **FAL:** “Geleceğim ne olacak?”
    **KUR’AN:** “Gaybı Allah bilir.”
    **HAYAL:** “Ben ne olmasını istiyorum?”
    **İRADE:** “Bugün ne yapacağım?”
    **TEVEKKÜL:** “Sonucunu Allah’a bırakıyorum.”

    Ve bence senin aradığın görsel/şiirsel tema için en güçlü üç kısa ifade:

    > **“Lâ ya‘lemul-gaybe illallâh.”**
    > *Gaybı Allah’tan başka kimse bilmez.*

    > **“Ve mâ tedrî nefsün mâzâ teksibu gadâ.”**
    > *Hiçbir nefis yarın ne kazanacağını bilemez.*

    > **“Em lil-insâni mâ temennâ.”**
    > *Yoksa insan, her dilediğine sahip olacağını mı sanıyor?*

    Bunlardan özellikle **“yarın ne kazanacağını bilemezsin” + “insanın hayali” + “gaybın anahtarları”** üçlüsü, senin daha önce yaptığımız **ruh–müzik–hayal** çizgisine de çok yakışıyor.

  • Romantikos Favorites
    Romantikos Favorites

    Tabii. İkisini de **kelime anlamlarıyla** ayıralım:

    ### 1. **“Subbûhun, Kuddûsün, Rabbünâ ve Rabbü’l-melâiketi ve’r-rûh.”**

    **???????? ???????? ???????? ??????? ?????????????? ??????????**

    **Türkçe anlamı:**

    > **“Eksikliklerden tamamen uzak ve mukaddes olan; Rabbimiz ve meleklerin ve Ruh’un Rabbi.”**

    Kelime kelime:

    * **Subbûh** › Her türlü noksanlıktan uzak, çokça tesbih edilen
    * **Kuddûs** › Tertemiz, kutsal, her türlü eksiklikten münezzeh
    * **Rabbünâ** › Rabbimiz
    * **ve Rabbü’l-melâike** › ve meleklerin Rabbi
    * **ve’r-rûh** › ve Ruh’un Rabbi

    Buradaki **“er-Rûh”** ifadesi özellikle dikkat çekici. Geleneksel açıklamalarda çoğunlukla **Cebrâil** veya **ruhanî varlıklar/ruh** bağlamında yorumlanır.

    ---

    ### 2. **“Rabbenâ ahricnâ min hâzihil-karyetiz-zâlimi ehluhâ...”**

    Bu ifade **Nisâ 4:75** ayetinin bir bölümüdür.

    **???????? ??????????? ???? ??????? ??????????? ?????????? ????????? ???????? ?????? ??? ???????? ???????? ???????? ?????? ??? ???????? ????????**

    **Türkçe anlamı:**

    > **“Rabbimiz! Halkı zalim olan şu şehirden bizi çıkar. Bize katından bir dost/koruyucu ver ve bize katından bir yardımcı ver.”**

    Kelime kelime:

    * **Rabbenâ** › Rabbimiz
    * **ahricnâ** › bizi çıkar
    * **min hâzihil-karyeh** › şu şehirden/beldeden
    * **ez-zâlimi ehluhâ** › halkı zalim olan
    * **vec'al lenâ** › bizim için kıl/ver
    * **min ledünke** › kendi katından
    * **veliyyâ** › bir dost, koruyucu, sahip çıkan
    * **ve vec'al lenâ** › ve bizim için kıl/ver
    * **nasîrâ** › bir yardımcı

    Buradaki **“min ledünke” (??? ????????)** çok güzel bir ifade:
    **“Senin katından, doğrudan Senin nezdinden”** anlamı taşır.

    Dolayısıyla duanın özü:

    > **“Rabbim, bizi zulümden çıkar; bize katından sahip çıkacak bir veli ve yardım edecek bir nasip gönder.”**

    Bu iki ifadeyi birlikte düşününce biri **Allah’ın yüceliğini**, diğeri ise **Allah’tan kurtuluş, koruma ve yardım istemeyi** öne çıkarıyor.

  • Romantikos Favorites
    Romantikos Favorites

    Tabii ?? Arapça metnin **Türkçe okunuşunu** istiyorsun. Ruhla doğrudan ilgili ayetleri, ayet numaralarıyla birlikte şöyle yazayım:

    ### ?? İsrâ 17:85 — Ruh nedir?

    **Ve yes’elûneke anir-rûh. Kulir-rûhu min emri rabbî ve mâ ûtîtum minel-ilmi illâ kalîlâ.**

    **Anlamı:**
    “Sana ruh hakkında sorarlar. De ki: Ruh, Rabbimin emrindendir. Size ilimden ancak az bir şey verilmiştir.”

    ---

    ### ??? Hicr 15:29 — Ruh üflenmesi

    **Fe izâ sevveytuhû ve nefahtu fîhi min rûhî fekaaû lehû sâcidîn.**

    **Anlamı:**
    “Onu şekillendirip ona ruhumdan üflediğim zaman, onun için secdeye kapanın.”

    ---

    ### ? Secde 32:9 — İnsana ruh verilmesi

    **Sümme sevvehu ve nefeha fîhi min rûhihî ve ceale lekümü’s-sem’a vel-ebsâra vel-ef’ideh. Kalîlen mâ teşkurûn.**

    **Anlamı:**
    “Sonra onu düzenledi ve ona ruhundan üfledi; sizin için işitme, görme ve gönüller yarattı. Ne kadar da az şükrediyorsunuz.”

    ---

    ### ?? Zümer 39:42 — Uyku ve ölüm

    **Allâhu yeteveffal-enfüse hîne mevtihâ, velle tî lem temut fî menâmihâ. Fe yumsikulletî kadâ aleyhel-mevte ve yürsilul-uhrâ ilâ ecelin müsemmâ. İnne fî zâlike le âyâtin li kavmin yetefekkerûn.**

    **Anlamı:**
    “Allah, ölenlerin nefislerini ölüm sırasında, ölmeyenlerinkini de uykularında alır. Ölümüne hükmettiğini tutar, diğerini belirlenmiş bir süreye kadar bırakır.”

    ---

    ### ??? Secde 32:11 — Ölüm ve canın alınması

    **Kul yeteveffâküm meleku’l-mevt?illezî vukkile biküm sümme ilâ rabbiküm turceûn.**

    **Anlamı:**
    “De ki: Size vekil kılınmış ölüm meleği canınızı alacak, sonra Rabbinize döndürüleceksiniz.”

    ---

    ### ?? Fecr 89:27–30 — Huzura ermiş nefis

    **Yâ eyyetuhen-nefsul-mutmainneh.**
    **İrciî ilâ rabbiki râdıyeten merdıyyeh.**
    **Fedhulî fî ibâdî.**
    **Vedhulî cennetî.**

    **Anlamı:**
    “Ey huzura ermiş nefis! Rabbine dön; O’ndan hoşnut, O da senden hoşnut olarak. Kullarımın arasına gir. Cennetime gir.”

    ---

    Bence **ruh konusunda en kilit üçlü** şu:

    **“Rûhu min emri rabbî”** › *Ruh Rabbimin emrindendir.*
    **“Nefahtu fîhi min rûhî”** › *Ona ruhumdan üfledim.*
    **“Allâhu yeteveffal-enfüse…”** › *Allah nefisleri ölümde ve uykuda alır.*

    İstersen bunların **Arapça + Türkçe okunuş + kelime kelime Türkçe anlamını** yan yana da çıkarabilirim.

  • Romantikos Favorites
    Romantikos Favorites

    Öyleyse Beni zikredin ki Ben de sizi zikredeyim1. Bana şükre-
    din, sakın nankörlük etmeyin.



    1- Öğütlerimi dinleyin; Bana karşı sorumluluklarınızı unutmayın,
    yaptığınız her şeyi gördüğümü ve bildiğimi aklınızdan çıkarmayın;
    sizden istemiş olduğum şeyleri yapın ki, Ben de hak ettiğiniz karşılığı
    vereyim. Zikr kimi ayetlerde anmak, hatırlamak anlamında kullanıl
    mış olsa da esas itibariyle “öğüt” demektir. Tesbihatla veya sözle
    yapılan zikr hurafedir.

  • Romantikos Favorites
    Romantikos Favorites

    ve? euzu !

  • Romantikos Favorites
    Romantikos Favorites

    Evet, bu önemli bir ayrım.
    Problemlere farklı açılardan bakabilmek ile aynı anda çok fazla şey yapmak aynı şey değildir.
    Yaratıcı zekâyı geliştiren unsurlar arasında şunlar sayılabilir:
    • Bir probleme farklı bakış açıları geliştirmek.
    • Bir alandaki bilgiyi başka bir alana taşımak.
    • Çelişkileri birlikte düşünebilmek.
    • Benzerliklerden yeni ilişkiler kurabilmek.
    • Gözlem yapmak ve ayrıntıları fark etmek.
    • Fikirleri olgunlaşacak kadar bekletebilmek.
    Bunların hiçbiri, aynı anda dört kitap okumayı zorunlu kılmaz.
    Hatta bilişsel psikolojide, derin odaklanma ile görev değiştirme (task switching) arasında bir ayrım yapılır. Birden fazla işle sürekli gidip gelmek, bazı durumlarda yaratıcılığı artırmak yerine dikkati bölebilir. Buna karşılık, farklı zamanlarda farklı alanlardan beslenmek yaratıcı düşünceyi destekleyebilir.
    Dolayısıyla şöyle diyebilirsin:
    Yaratıcılık, aynı anda birçok kitabı okumaktan değil; okunanları birbirine bağlayabilmekten doğar. Bir kitabı derinlemesine anlayan kişi, bazen dört kitabı yüzeysel okuyan kişiden daha özgün bağlantılar kurabilir.
    Ya da marka düşüncene bağlayarak:
    Yaratıcı zekâ, bilgi miktarının değil, bilgiyle kurulan ilişkinin ürünüdür. Önemli olan aynı anda dört kitabı açık tutmak değil; tek bir cümleden dört farklı düşünce üretebilmektir.
    Bu, senin daha önce sıkça vurguladığın "anlam kümeleri" fikriyle de uyumlu. Çünkü yaratıcılığı belirleyen şey kaynak sayısı değil, kaynaklar arasında kurulan yeni ilişkilerdir. Tek bir resim, tek bir kelime ya da tek bir anı bile bazen onlarca kitaptan daha güçlü bir düşünceyi tetikleyebilir; ama bunun tersi de mümkündür. Önemli olan nicelikten çok, zihnin bilgiyi nasıl işlediğidir.
    Kesinlikle. Burada ince bir ayrım var.
    Dört kitabı okuyabilmek bilişsel kapasite, disiplin, merak ve zihinsel esneklik gerektirebilir. Bu, zekâyla ilişkili olabilir.
    Ama şu sonuç otomatik olarak çıkmaz:
    Dört kitap okuyan kişi daha yaratıcıdır.
    Çünkü yaratıcılık, çeşitlilikten çok çeşitliliği işleyebilme biçimidir.
    Bunu şöyle ifade edebilirsin:
    Dört kitabı aynı anda okuyabilmek, zihinsel kapasitenin bir göstergesi olabilir. Ancak yaratıcılık, bu dört kitabın sayısından değil, aralarında kurulabilen yeni ilişkilerden doğar. Her çeşitlilik yeni bir sonuç üretmez; bazı çeşitlilikler yalnızca bilgi birikimini artırır. Sonucu belirleyen, zihnin o bilgileri nasıl dönüştürdüğüdür.
    Bunu bir ressam örneğiyle düşünelim.
    • Bir ressam dört farklı sanat akımını inceleyebilir.
    • Başka bir ressam yalnızca bir ustayı yıllarca çalışabilir.
    İlk ressam daha çok şey görmüştür.
    İkinci ressam ise gördüğünü çok daha derin işlemiş olabilir.
    Hangisinin daha yaratıcı olacağına yalnızca okuduğu veya gördüğü şeylerin sayısı karar vermez.
    Bence senin cümlen şu fikre ulaşıyor:
    Çeşitlilik bir imkândır; sonuç değildir. Sonuç, çeşitliliğin anlamlı bir bütün hâline getirilebildiği anda ortaya çıkar.
    Bu düşünceyi marka açısından da okuyabiliriz:
    Bir marka;
    • onlarca ürün çıkarabilir,
    • yüzlerce reklam yapabilir,
    • onlarca ülkede faaliyet gösterebilir.
    Ama bunlar tek başına güçlü bir marka olduğu anlamına gelmez.
    Çeşitlilik vardır.
    Fakat tutarlılık ve anlam bütünlüğü yoksa, o çeşitlilik dağınık kalabilir.
    Belki de bunu şu aforizmayla özetleyebilirsin:
    Çeşitlilik zekâyı besleyebilir; fakat bilgeliği garanti etmez. Yaratıcılık ise çeşitliliğin, anlamlı bir bütün hâline dönüşebildiği noktada başlar.
    Evet. Aslında burada "çeşitlilik" ile "kişisel uygunluk" arasındaki farkı yakalıyorsun.
    Şöyle diyebilirsin:
    Çeşitlilik, her şeyi aynı anda yapmak değildir. Çeşitlilik, ilgi alanlarıma ve düşünme biçimime yeni kapılar açabilen farklı deneyimlerle karşılaşmaktır. Eğer okuduğum dört kitabın hiçbiri benim zihnimde karşılık bulmuyorsa, bu yalnızca sayısal bir çeşitliliktir; düşünsel bir çeşitlilik değildir.
    Bir başka ifadeyle:
    İlgi duyduğum alanlar beni farklı düşündürür. İlgi duymadığım alanlar ise yalnızca farklı görünür. Her farklılık, zihinsel çeşitlilik üretmez.
    Bu, yaratıcılık açısından önemli bir ayrımdır.
    • Niceliksel çeşitlilik: Çok kitap, çok konu, çok bilgi.
    • Niteliksel çeşitlilik: Seni düşündüren, ilişki kurduran, yeni sorular sorduran deneyimler.
    Senin konuşmalarında dikkat ettiğim ortak nokta şu: Sen yaratıcılığı sadece "çok şey bilmek" olarak görmüyorsun. Daha çok,
    "Anlamlı farklılıklar arasında ilişki kurabilmek."
    olarak tanımlıyorsun.
    Bu nedenle belki şu cümle düşünceni daha iyi özetler:
    Çeşitlilik, farklı olan her şeyi toplamak değildir; bana düşünsel olarak temas eden farklılıkları anlamlı bir bütün hâline getirebilmektir. İlgi duymadığım bir konu yalnızca farklıdır; ilgi duyduğum bir konu ise yeni bağlantılar kurmamı sağlayan gerçek bir çeşitliliktir.
    Burada bir denge de var: Yalnızca ilgi duyulan alanlarda kalmak bazen yeni bakış açılarını kaçırabilir; buna karşılık her farklı konuya yönelmek de otomatik olarak yaratıcılığı artırmaz. Önemli olan, hangi deneyimlerin sende yeni düşünceler ve yeni bağlantılar ürettiğidir. Bu, çeşitliliği gerçekten üretken kılan noktadır.
    Bence burada çok güçlü bir düşünce var. Anlattığın şey, aslında kelimenin kendisinden çok kelimenin temsil ettiği ilke üzerine.
    Şöyle okuyorum:
    Bir yazar "taklit" kelimesini eleştirmiyor ya da savunmuyor.
    Asıl savunduğu şey, özgünlük, dürüstlük, yaratıcılık veya bağımsız düşünme olabilir.
    Yani aynı kelimeye dört farklı yazar dört farklı anlam yükleyebilir.
    • Biri taklidi ahlaki bir sorun olarak görür.
    • Biri öğrenmenin doğal bir aşaması olarak görür.
    • Biri konuyu önemsiz bulur.
    • Biri ise toplumsal baskı nedeniyle konuşmaktan çekinir.
    Bu durumda onların tartıştığı şey yalnızca "taklit" değildir.
    Onlar;
    • özgünlüğü,
    • emeği,
    • kimliği,
    • öğrenmeyi,
    • korkuyu,
    • bireyselliği
    tartışıyor olabilirler.
    Bu nedenle şu cümle bence çok güçlü:
    Bir yazar bazen bir kelimeyi savunmaz; o kelimenin arkasındaki düşünceyi savunur.
    Hatta bunu biraz daha genişletebiliriz:
    Aynı kelime, farklı insanlar için farklı değerleri temsil edebilir. Bu yüzden tartışmalar çoğu zaman kelimeler arasında değil, kelimelerin taşıdığı anlamlar arasında yaşanır.
    Bu düşünce, senin daha önce söylediğin şu fikirle de uyumlu:
    "Netlik tek bir kelimedir."
    Çünkü netlik bazen kelimenin sözlük anlamında değil, niyetinde ortaya çıkar.
    Belki de en özlü ifade şu olabilir:
    Hiçbir yazar yalnızca bir kelimeyi savunmaz. Savunduğu şey, o kelimenin arkasında gördüğü insan, değer ve dünya görüşüdür. Aynı kelime, farklı zihinlerde farklı anlamlara dönüştüğü için, tartışmalar kelimelerden çok anlamlar üzerine kuruludur.
    Bu, senin "anlam kümeleri" düşüncenle de oldukça tutarlı bir sonuç oluşturuyor.
    Evet. Bu cümle aslında beklenti ile şaşkınlık arasındaki ilişkiyi anlatıyor.
    "Hayat her zaman sürprizlerle doludur; ama çoğu bizi şaşırtmaz."
    Neden?
    Çünkü sürpriz ile şaşkınlık aynı şey değildir.
    • Bir olay sürpriz olabilir.
    • Ama zihnimiz o olasılığı zaten kabul etmişse şaşırmayız.
    Örneğin yağmur yağması bir sürpriz olabilir, ama mevsim kışsa bizi çok şaşırtmaz.
    Bunu biraz daha felsefi ifade edebiliriz:
    Hayat sürprizlerle doludur; fakat insan yalnızca beklemediği şey karşısında şaşırır. Sürpriz, olayın özelliğidir; şaşkınlık ise zihnin hazırlıksız yakalanmasıdır.
    Veya yaratıcılıkla ilişkilendirerek:
    Her yeni fikir bir sürpriz değildir. Gerçek yaratıcılık, yalnızca yeni olanı göstermek değil, kimsenin beklemediği bir bağlantıyı görünür kılmaktır.
    Bu düşünceyi markaya da taşıyabilirsin.
    Bir marka her gün yeni kampanyalar yapabilir. Bunlar sürpriz olabilir. Ama tüketiciyi gerçekten şaşırtan şey, markanın kendi kimliğine sadık kalarak beklenmedik bir değer üretmesidir.
    Bence bu cümleden güzel bir aforizma da çıkar:
    • Sürpriz her gün olur; şaşkınlık ise nadirdir.
    • Hayat sürprizlerle doludur; bizi şaşırtan ise yalnızca hazır olmadığımız anlardır.
    • Beklenmeyen her şey sürprizdir; unutulmayan ise gerçekten şaşırtandır.
    Senin genel düşünce çizgine bakınca bunu şu şekilde de ifade edebilirsin:
    Hayat her zaman sürprizlerle doludur; fakat çoğu sürpriz, zihnimizin çoktan hazırlık yaptığı ihtimallerden ibarettir. Gerçek şaşkınlık, yalnızca yeni bir olay görmek değil, dünyayı yeni bir anlamla görebilmektir. Bu yüzden yaratıcılık da çoğu zaman yeni bir nesne üretmekten çok, bildiğimiz şeyleri beklemediğimiz bir ilişki içinde yeniden görmeyi sağlar.
    Evet, ama senin düşündüğün biçimde yazılmış bir kitaba ben rastlamadım.
    Senin konuşmalarında birkaç alan sürekli iç içe geçiyor:
    • marka kuramı,
    • sanat felsefesi,
    • algı psikolojisi,
    • yaratıcılık,
    • göstergebilim,
    • kültür,
    • hafıza,
    • din ve ahlak üzerine düşünceler.
    Bu alanların her biri için ayrı kitaplar var; fakat bunları senin yaptığın gibi tek bir düşünce sistemi içinde birleştiren eserler oldukça az.
    Örneğin ilham alabileceğin bazı kitaplar:
    • The Brand Gap (Marty Neumeier) – Marka ile tasarım ve anlam ilişkisini anlatır.
    • Building Strong Brands (David Aaker) – Marka kimliği ve marka değeri üzerine klasik eserlerden biridir.
    • The Laws of Simplicity (John Maeda) – Tasarım, teknoloji ve sadelik üzerine düşünür.
    • Ways of Seeing – John Berger'ın sanatı ve görme biçimlerini sorguladığı çok etkili bir kitaptır.
    • The Image – Daniel J. Boorstin imaj ile gerçeklik arasındaki ilişkiyi tartışır.
    • Göstergebilim üzerine Roland Barthes ve Umberto Eco'nun eserleri; nesnelerin nasıl anlam kazandığını açıklar.
    • The Act of Creation – Arthur Koestler yaratıcılığın farklı alanlarda nasıl ortaya çıktığını inceler.
    Fakat senin metninde farklı olan bir şey var.
    Sen şunu yapıyorsun:
    "Marka neden güçlüdür?" diye başlayıp,
    "Bir resim neden unutulmaz?" sorusuna geçiyorsun.
    Oradan "yaratıcı sezgi"ye,
    sonra "hafıza"ya,
    sonra "kültür"e,
    sonra "ahlak" ve "din" üzerine düşünmeye geçiyorsun.
    Bu, aslında disiplinlerarası bir yaklaşım.
    Ben bunu "marka kitabı" olarak değil, "anlam kuramı" olarak görüyorum.
    Çünkü senin asıl konun marka değil.
    Senin asıl konun şu gibi görünüyor:
    İnsan bir nesneye nasıl anlam verir?
    Marka bunun bir örneği.
    Resim başka bir örneği.
    Kelime başka bir örneği.
    Din başka bir örneği.
    Hukuk başka bir örneği.
    Bellek başka bir örneği.
    Bu yüzden bence kitabının gerçek başlığı bile "Marka" olmak zorunda değil.
    Belki daha kapsayıcı isimler olabilir:
    • Anlamın Mimarisi
    • Anlam Nasıl Kurulur?
    • Anlamın Markası
    • İnsan Neye İnanır, Neyi Hatırlar?
    • Görünenin Ötesinde
    • Bir Kelime, Bir Resim, Bir Marka
    Benim dikkatimi çeken en özgün taraf ise şu:
    Sen markayı sürekli bir düşünme modeli olarak kullanıyorsun. Sonunda ulaştığın yer pazarlama değil; insanın anlam üretme biçimi. İşte bu nedenle, anlattıkların klasik bir marka kitabından çok, sanat, felsefe, psikoloji ve iletişimi bir araya getiren özgün bir deneme niteliğine yaklaşıyor. Bu yaklaşım, tutarlı bir kuramsal çerçeveyle desteklenirse gerçekten kendine özgü bir eser ortaya çıkabilir.
    Kendinizi problemin bir parçası olarak görün; bugün bizim derdimiz nedir? Geleneksel sanatlar Kuran harflerini de kullanır, modern sanatta da bunun örnekleri vardır ve bu bizim Kuran’ı kulak arkası ettiğimiz anlamına gelmez, bu bizim başkalarını Kuran nedeniyle tanıdığımız veya tanımadığımız anlamına gelmez, bu bizim her sanatı Kuran ile yarattığımız anlamına gelmez, bu bizim Allah’ın boyasından güzel kim boya sürebilir* En güzel boya Allah’ındır, duasını anladığımızı veya bunu anlamayıp bu soruya yanıt aradığımızı ispat etmez. Bu benim sürekli yeni bir meslek aradığımı da ispat etmez. Bütün okuduklarımız ancak bir öğütse bu öğüt insanın mantığını korumasını ve gizliliği olduğu gibi dünya standartlarını da hesaba katmamız gerektiğini ve her işin farklı bir protokolü ve prosedürü olduğunu ispatlamaz mı?
    Bu metinde birkaç farklı düşünce aynı paragrafta birleşiyor. Bunları ayırırsan hem daha güçlü hem de daha tutarlı bir argüman elde edersin.
    Şöyle bir akış öneririm:
    Kendimizi problemin bir parçası olarak görmeliyiz. Bugün asıl sorumuz nedir? Geleneksel İslam sanatlarında Kur'an harfleri kullanılmıştır; modern sanatta da buna rastlanabilir. Ancak bu durum, Kur'an'ı gereği gibi anladığımızı ya da onu ihmal ettiğimizi tek başına göstermez. Aynı şekilde, bir insanı Kur'an'la ilişkilendirip ilişkilendirmememizin de tek ölçütü sanat değildir. Sanatın kullandığı semboller ile insanın inancı arasında doğrudan ve zorunlu bir özdeşlik kuramayız.
    Daha sonra ayeti merkeze alabilirsin:
    "Allah'ın boyasından daha güzel boya kimindir?" (Bakara 2:138). Bu ayet, Allah'ın hidayetini ve insan üzerindeki manevi etkisini anlatır. Sanatta boya kullanmak ya da estetik üretmek, bu ayeti tam olarak anladığımızı veya anlamadığımızı tek başına ispat etmez. Bir sembol ile o sembolün taşıdığı manevi anlam aynı şey değildir.
    Sonra bunu hayata bağlayabilirsin:
    Kur'an bir öğüt ise, bu öğüt yalnızca ibadetleri değil; aklı, adaleti, emaneti, mahremiyeti ve sorumluluğu da kapsar. İnsan, inancını yaşarken hem hikmetle hareket etmeli hem de içinde bulunduğu dünyanın hukukunu, gizlilik ilkelerini, mesleki etik kurallarını ve farklı alanların kendine özgü protokol ve prosedürlerini dikkate almalıdır. Çünkü her işin kendi usulü vardır ve düzen de bu usullerin gözetilmesiyle korunur.
    Bence son cümlende önemli bir fikir var:
    "Her işin farklı bir protokolü ve prosedürü vardır."
    Bu düşünce hem dinî hem de toplumsal açıdan anlamlıdır. Ancak bunu "Kur'an bunu ispatlar" şeklinde kesin bir çıkarım yerine şöyle ifade etmek daha isabetli olur:
    Kur'an'ın öğütleri; aklı kullanmayı, adaletle davranmayı, emanete riayet etmeyi ve sorumluluk bilinciyle hareket etmeyi teşvik eder. Günlük hayatta ise bu ilkeler, her mesleğin ve her kurumun kendi kuralları ve prosedürleri içinde somutlaşır. Dolayısıyla manevi ilkeler ile toplumsal düzen birbirinin alternatifi değil, farklı düzlemlerde işleyen unsurlardır.
    Böylece metin, hem dinî referansını korur hem de sanat, ahlak ve toplumsal düzen arasındaki ilişkiyi daha açık ve dengeli bir biçimde kurar.
    Eğer resim ve Kuran tek kriterimiz olsaydı biz aynı amaçlarla farklı sonuçlara varırdık ama bu bizim Kuran okumamızı yine de kolaylaştırırdı.
    Zikir Ve Yaşam İçinde Yaşamı Bulmak · Ya Allah -İbadet etmek için · Sadece ruh eşine görünmek için Müminleri bir kitaptan tanımak için Karşına kafir çıkmasın diye Sorunlu insanlara sevgili dememek için Sadece sorduğun sorulara yanıt almak için Tanımadığın insanlar rüyana bile girmesin diye Falında cennet olarak tanıtılan eşinle tanış diye Kaderini güzel yaşamak için Evladının geleceğinden emin olmak için Hiçkimse senin falına maydonoz olmasın diye Emin olmadığın kişilere merhaba bile dememek için Peygambere sormadan tek bir adım atma diye Ya Allah Ya Bismillah · Görsel hafızanda ailenin olması için. · Durum: Kaderini Allah"ın rızasıyla yaşamak. Çizgini korumak. Sonuç: İdeallerini tespit etmek ve korumak. Er Rahman - Merhamet duygusu için -dünyada da mutluluk için · Er-Rahman'ın anlamı, Allah'ın şefkatine dayalıdır. Er-Rahman, "merhamet etmek, severek ve acıyarak korumak" anlamlarına gelen rahmet kökünden türemiş bir kelime olup "şefkat ve merhamet eden" anlamlarına gelmektedir. Kelime Allah'a(c.c.) nispet edildiğinde "sonsuz merhametiyle lütuf ve ihsanda bulunan" anlamı içermektedir. Er-Rahman ismi Kur'an-ı Kerim'de 57 yerde geçmektedir. · Düğünden önce - Spor faaliyetlerinde başarı için · Düğünden sonra – Sanata dair nedenler için · İletişim: Duygusal yoğunlukta doğru yolda kalmak ve kafa karışıklığı yaşamamak için · Durum: Kusurlu sıfatlara maruz kalmamak Sonuç: Gelecekten asılsız haberler almamak için · Er Rahim - Doğru yolda kalmak için - dünyada da mutluluk için · Kök anlamı acımak, merhamet etmek ve bağışlamak olan rahim kelimesi çok merhametli, merhamet olunan anlamına gelmektedir. Allah'ın esmalarından biri olan er-rahim, kuranda 115 yerde bağışlanma anlamına gelen gafur sıfatı ile birlikte kullanılmıştır. Bu da Allah'ın bağışlayıcılığının ne kadar yüce olduğunun vurgulanması anlamında oldukça dikkat çekicidir. Ahirette yalnızca dostlarına,iman ehline,rahmet ve merhamet eden demektir. · Düğünden evvel - Hayatı doğru planlamak için · Düğünden sonra - Hayırlı evlat için · İletişim: Sevgiyi tattığını düşünürken hislerinde yanılmamak için ve espri anlayışını korumak için · Durum: Sabahları dinç uyanmak Sonuç: Arkadaşlarını iyi seçmek ve yanılmamak için El Melik - Cenneti amaç edinmek için - dünyada da mutluluk için · Sözlükte “mâlik ve sahip olmak, elinin altında bulundurup tek başına tasarruf etmek” mânasındaki mülk (melk, milk) kökünden türemiş bir sıfat olan melik “görünen ve görünmeyen âlemlerin sahibi” demektir. Melik iki âyette "hak" (Tâhâ 20/114; el-Mü'minûn 23/116), iki âyette "kuddûs" (el-Haşr 59/23; el-Cum'a 62/1) ismiyle birlikte zikredilmiş, Nâs sûresinde de "rab" ve "ilâh" isimleri arasında yer almıştır (114/1-3). · Düğünden evvel – Korkusuzca yaşamak için · Düğünden sonra – Aile planlaması için · İletişim: Umutlarını canlı tutmak adına hislerine güvenmek için ve gülerken ağlamamak için · Durum: Zamanın kıymetini edinmek Sonuç: Haklının yanında olup doğruyu savunmak için · El Kuddüs - Sağlık güzellik ve bakımlılık için - dünyada da mutluluk için · El-Kuddus, bütün övgüler üzerine olan, her türlü eksiklikten uzak ve kemal sıfatlarının hepsi üzerine toplanmış anlamına gelmektedir. Her türlü kusurdan müberra olmak, çok temiz ve pak olan, noksanlıktan uzak olan anlamları da taşımaktadır. Hatalardan, acizlikten ve gafletten uzak anlamları da vardır. Kur'an-ı Kerim' de Haşr Suresi ve Bakara Suresi'nin bazı ayetlerinde El-Kuddus esması yer almaktadır. · Düğünden evvel - Toplantılar iyi geçsin diye · Düğünden sonra – Cool (olgun) tavırlı kişiler için hayatı doğru yaşama amacı · İletişim: Üzgün olduğunda yüzüne yansıtmamak için · Durum: Yaşamı hoş bir sohbetle karşılamak Sonuç: Öğrenme seviyeni arttırmak için · Es Selam -Kaza bela başına gelmesin diye - dünyada da mutluluk için · Es-Selam esenlik, ferahlık veren, her türlü kötü durumdan selamete erdiren ve gözetip koruyan anlamlarını taşımaktadır. Allah'ın kullarını selamete kavuşturduğu, cennete giren tüm kullarına da selam veren anlamı da vardır. Bu isim aynı zamanda selam sahibi anlamındadır. Es-Selam esenlik, ferahlık veren, her türlü kötü durumdan selamete erdiren ve gözetip koruyan anlamlarını taşımaktadır. Allah’ın kullarını selamete kavuşturduğu, cennete giren tüm kullarına da selam veren anlamı da vardır. Her türlü olaylardan ve arızadan salim kalan Es-Selam esması, yaratılmış her şeyden, değişim ve ölümden münezzihtir. · Düğünden evvel – Kaza ve bela korkusuna yenilmemek için · Düğünden sonra – Ahiret korkusu için · İletişim: Öfkene yenilmemek ve kontrol etmek için · Durum: Yalnızlığında keyifli bir umut hissetmek Sonuç: Dini saygı çerçevesinde yaşamak için El Mümin - İlim anlayışını hayatında yaşaman için - dünyada da mutluluk için · El-Mü’min mahlukatları korkulardan emin kılan ve onları güven içinde yaşatan, Kullarına verdiği vaat ve sözlerde sadık olan, İnsanların kalplerine iman nurunu vererek onları mümin yapan, tüm korkulardan kurtararak güvenliğe kavuşturan güvenlik ve emniyet sahibi anlamını taşımaktadır. Gönüllere iman ruhu vererek kendisine sığınan kişilere emniyet ve güvenlik veren, Mü'minleri azaplarından ve yarattıklarının hepsini zulmünden emin kılan kullarına huzur ve güven veren. Emniyet sahibi ve sadık sözünden vaadinden dönmeyen. "mü'min" 59. Haşr Suresi 23. Ayette geçmektedir. "mü'min" kelimesi sadece 14 yerde geçmektedir. · Düğünden önce - İlmini arttırmak için · Düğünden sonra - Lüzumsuz alışkanlıklardan kurtulmak için · İletişim: Her zaman doğru kişiye güzel hisler beslemek için · Durum: Manevi değerleri yükseltmek Sonuç: Kavga ve tartışmaya girmemek için · El Müheymin - İş hayatında başarı için - dünyada da mutluluk için · El-Müheymin, Her şeyi gören ve gözeten, her varlığın yaptıklarından ve durumlarından haberdar olan demektir. Evrendeki tüm işleri düzenleyen ve yöneten, yarattığı kullarını koruyan ve gözeten anlamı da taşımaktadır. Muhafaza eden ve her şeye şahitlik yapan demektir. Kainattaki bütün işleri gözeten ve korkulardan emin kılan demektir. Allah'ın 99 isminden biri olan el-Müheymin ismi "kâinatın bütün işlerini idare eden" demektir. 'Heymene' kökünden gelen müheymin kelimesi sözlükte "bir şeyi gözetimi altına alıp korumak ve onu yönetmek" anlamına gelmektedir. El-Müheymin, Kuran' da birçok yerde geçmektedir. El-Müheymin isminin geçtiği sureye bir örnek Buruc Suresinin 9. ayetidir. Şöyle buyurur Yüce Yaradan:" O ( Allah ) ki, semaların ve yeryüzünün mülkü O' nundur. Ve Allah her şeye şahittir." Müheymin, Haşr sûresinin onaltı kadar ilâhî ismi içeren son âyetleri içinde yer almaktadır (59/23). Bir âyette de Kur'an'ın kendisinden önceki kitabı onaylayıcı ve muhafaza edici olduğu beyan edilirken Kur'an'ı nitelemektedir (el-Mâide 5/48). · Düğünden önce - Kendinle barışık yaşaman için · Düğünden sonra - Saygıda kusur etmemek için · İletişim: Konsantrasyonunu gurur ve neşeyle beslemek için · Durum: Geçmişin tanımını yeniden yapılandırmak ·Sonuç: Her duyduğuna inanmamak için · El Aziz - Doğru kararlar almak için - dünyada da mutluluk için · El-Aziz anlamı şeref ve onur sahibi, mağlup edilmeyen ve mağlup edilmesi mümkün olmayan, daima galip gelen sonsuz izzet sahibi demektir. El-Aziz Esmasının anlamı ise hakiki ve mutlak suret ile üstünlük sahibi, mağlup edilme olasılığı kesinlikle mümkün olmayan, sonsuz izzet, azamet, şeref ve onur sahibi. “Güçlü, değerli ve şerefli” anlamındaki izz veya izzet kökünden sıfat olan azîz, Türkçe'de Batı dillerindeki saint kelimesinin karşılığı olarak “Allah nezdinde değerli, Allah dostu” mânasında kullanılmıştır. Yüce Allah'ın isimlerinden olan "el-Aziz" ismi, Kur'an-ı Kerîm'de doksanbir yerde geçmektedir. Fakat hiç bir yerde tek başına zikredilmemiş; daima Esmâ-ı Hüsnâ'dan diğer bir isimle beraber vârid olmuştur. Bunların başında el-Hakîm gelmektedir ki, toplam kırk yedi yerde beraber geçmektedir. · Düğünden önce - Mütevazi olmak için · Düğünden sonra – Sadece Allah’tan korkmak için · İletişim: Kendine olan güvenini taze tutmak için · Durum: Sakındığın şeyler hakkında kararlı olmak Sonuç: Yakın çevrenle iyi geçinmek için · El Cebbar - Uyumlu ve kendi karakterine uygun yaşamak için - dünyada da mutluluk için · El-Cebbar Esmasının Anlamı Nedir? Azamet ve kudret sahibi anlamına gelen El-Cebbar, dileğini yapan ve yaptıran demektir. Kırılanları onaran, noksanlıkları tamamlayan, dilediklerini yaptırmak için muktedir olan Allah'tır anlamını taşır. El-Cebbar ismi Allah'ın sonsuz kudretinin ortaya konduğu isimlerden biridir. Bu yönüyle aciz olan insanın sığınması gereken tek yaratıcısı Allah'tır. Kur’an-ı Kerim’ de Haşr Suresi (59/ 23)’ nde Allah’ın Cebbar ismi de zikredilmiştir. Hadisi şeriflerde geçen El-Cebbar esmasının değeri öğrenerek anlaşılmaktadır. · Düğünden önce - İnsanlara hayır veya evet diyebilmek için · Düğünden sonra – İyi bir iş kurmak için · İletişim: Renkli rüya alemini kendine tanıtmak için · Durum: Sebepsiz yere umuda kapılmamak ·Sonuç: Akrabalarınla olan ilişkilerinde mutluluğu saygıda bulmak için · El Mütekebbir - Kendin için özel ve önemli olan şeyleri keşfetmek için - dünyada da mutluluk için · El-Mütekebbir isminin kelime anlamı, büyüklük ve yücelik manasına gelmektedir. Bu bağlamda, Allah her vakitte ve her koşulda büyüklüğünü göstermektedir. O’nun sıfatlarının önemi bilinemeyecek ve öğrenilemeyecek kadar yücedir. Allah, yaratılan bütün varlıklardan daha farklı ve ulu sıfatların sahibidir. O, azgın ve zalim olan herkesi cezalandıran ve mutlak gücünü kabul etmeye mecbur bırakandır. Allah'ın isimlerinden (esmâ-i hüsnâ) biri. Sözlükte “büyük ve cüsseli, ulu ve yüce olmak” mânasındaki kiber kökünün “tefe''ul” kalıbından türeyen mütekebbir “büyük, ulu” anlamına gelir. Kur'an-ı Kerim'de el- Mütekebbir bir ayette Allah'ın zatına ait bir isim olarak gelmiş, diğer yaklaşık on sekiz ayette Kebir (büyük, yüce) olarak geçmektedir. El-Mütekebbir olarak geçen ayeti Haşr suresi 23. ayettir. Rabbimizin bu esması Peygamberimizin (s.a.v.) dualarında ve Esma'ül-Hüsna hadislerinde geçmektedir. · Düğünden önce - Açlık hissiyle baş etmek için · Düğünden sonra – Zor şartlar karşısında yılgınlığa düşmemek için · İletişim: Kolay elde edilen hislerini teselli etmek adına zayıf düşmemek için · Durum: Kendini layık gördüğün güzellikle buluşmak Sonuç: Hiçbir konuda baskı altında kalmamak için · El Halık - Yaratılışına saygılı olmak için -dünyada da mutluluk için · Her şeyin yaratıcısı, hikmeti gereği her şeyi ölçülü yaratan. Bu esma, Allah'u Teala'nın sonsuz yaratma gücünü anlatan bir sıfattır. Allah' ın yaratma gücü, insanoğlunun anlayamayacağı kadar geniş ve derindir. Yani " yaratmak" sadece ve sadece Allah' a mahsustur. Allah(c.c)'ın 99 isminden birisi olan El-Halık, köken olarak halk kelimesinden türemiştir, anlamı ise yoktan var etme ve sıfırdan inşa etme demektir. El-Halık ismi şerifi yüce Allah'ın sonsuz yaratma gücünü ve hiçbir eşi benzeri olmayan bir şeyi sadece Allah'ın yaratabileceğini simgeler. Zira yokluk karanlıklarından varlık alemine çıkan her mahlukta 'halık' ismi tecelli eder. EN'AM SURESİ 102. AYET: "İşte Rabbiniz Allah bu! O'ndan başka ilâh yoktur; O, her şeyin yaratanıdır. · Düğünden önce - Tutarlı bir insan olmak için · Düğünden sonra – Sevmek için · İletişim: Sevgiyi iç dünyandan dış dünyaya aktarırken kendinle çelişmemek için · Durum: Allah'a duyduğun umudu yaşamak Sonuç: Tesadüflere yenilmemek için · El Bari -Sanat ve yaratıcılık gerektiren konularda başarı için - dünyada da mutluluk için · Allah(c.c)'ın 99 isminden birisi olan El-Bari, emsali ve maddesi olmadan yaratan ve yarattığı evreninin bütün parçalarını düzen ve ahenk içinde var eden anlamına gelir. El-Bari ismi şerifi, Allah'ın sonsuz yaratma gücünü aynı zamanda yarattığı her şeyi uyum içinde ve kusursuz yaratmasını simgeleyen bir isimdir. Yoktan yaratan, maddesi ve örneği olmadan îcat eden. El-Bari esması Kuran' da birçok yerde geçmektedir. İnfitar Suresi " Ey insan! Seni yaradan, şekillendirip ölçülü yapan, dilediği bir biçimde seni oluşturan cömert Rabbine karşı seni ne aldattı? "( 6-8 ayetler) Bunlardan sadece birsidir. · Düğünden önce - Sosyalleşmek için · Düğünden sonra - Dünya standartlarında en iyiler arasında yer almak için · İletişim: Sempati ile anlaşmanın faydasını görmek ve anlamak için · Durum: Kısa zamanda toparlanmak Sonuç: Geleceğin önemli getirilerine hazır bulunmak için · El Musavvir -Ölçülü olmak için - dünyada da mutluluk için · El-Musavvir, her şeye şekli veren, ayrı bir şekil vererek tasvir eden ve yarattığı varlıklara suret veren manasındadır. Suret verdiği hiçbir varlık birbirine benzemez. Allah'ın sıfatlarından biri olan Musavvir, her mahlukatı kendi istediği sıfatta yaratmaktadır. Zikir şekli olarak “ El-Musavvir” ya da “ Ya Musavvir” olmalıdır. El-Musavvir Esmasının Anlamı Nedir? El- Musavvir her şeye şekil veren, ayrı bir biçim vererek tasvir eden ve yarattığı varlıklara suret veren anlamındadır. Suret verdiği hiçbir varlık birbirine benzemez. İşte, detaylar. Arapça kökenli olan “musavvir” kelimesi rahim olarak Türkçe' de karşılık bulmuştur. El-Musavvir esmasının ebced değeri, zikir adedi 336 olarak bilinmektedir. El Musavvir, aynı zamanda Allah'ın 99 isminden biridir. Musavvir, biçim veren anlamına gelir. Al-i İmran Suresinin 6. ayetinde de bu isim zikredilir. · Düğünden önce - Doğru hesaplarla yol almak için · Düğünden sonra - Kendini Allah’a emanet etmek için · İletişim: Herkesi ilgilendiren konularda seviyeli bir iletişim için · Durum: Planlarında destek bulmak Sonuç: Kabiliyetin doğrultusunda önemli işlere imza atmak için · El Gaffar - Dedikodu, haset, kin, gıybet, fitne, yalan, kötü şaka gibi sorunlara sapmamak için - dünyada da mutluluk için · Gafûr kelimesi, sözlükte “örtmek, gizlemek, kirlenmekten korumak için bir şeyin üstünü örtmek” mânasındaki gafr (gufrân, mağfiret) kökünden sıfat olup “birinin kusurunu örten, suçunu bağışlayan” anlamına gelir. Allah(c.c)'ın 99 isminden birisi olan El-Gaffar esmasının kelime anlamı bağışlayıcı ve mağfiret anlamına gelir. Bu esma Allah'ın af dileyenleri affetmesi, ayıpları gizli tutması ve tövbe edenleri bağışlaması gibi hikmetlerini belirten bir esmadır. El-Gaffar ismi şerifi yüce Allah'ın bağışlamasının sonsuz, merhametinden sual olunmaz olduğunu belirtir. Allah'ın gafûr (gaffâr) oluşunu ifade eden 229 kelime, Kur'ân-ı Kerîm'in 29. cüzünün sonlarında yer alan Müddessir sûresinin nihayetine kadar (74/56) bazı kesintilerle birlikte ardarda devam eder. · Düğünden önce - Kolayca affetmek için · Düğünden sonra – El işi gibi hobilerini iyi bir şekilde geliştirmek için · İletişim: Yalnızlık hissi ile baş edip kendini hedeflerine yakın bulmak için · Durum: Hayır işlerinden geri kalmamak Sonuç: Umutlarınla dünya hayatı arasında kendine ters düşmemek için · El Kahhar - Spor ve müsabakalarda ve hayat sınavında iyi hissetmek için - dünyada da mutluluk için · Sözlükte “yenmek, üstün gelmek, zor kullanarak istediğini yapmak” anlamındaki kahr kökünden mübalağa ifade eden bir sıfat olup “yenilmeyen, yegâne kudret ve tasarruf sahibi” demektir. Allah(c.c)'ın 99 isminden birisi olan El-Kahhar esmasının kelime anlamı, galip gelen ve her daim mağlup edendir. El-Kahhar ismi şerifi yüce Allah'ın gücünün sonsuzluğunu, O'nun mutlak galip olduğunu ve kudretinin üstüne hiçbir kudret olmadığını belirten bir esmadır. Kur'ân-ı Kerîm'in altı âyetinde kahhâr, iki yerde kahir ismi Allah'a, bir âyette de kahir sıfatı insanlara izâfe edilmiştir (M. F. Abdülbâki, el-Mu?cem, "?hr" md.). Allah'a nisbet edilen kahhâr isimlerinin hepsi vâhid isminden hemen sonra yer almıştır. · Düğünden önce - Karne sevinci için · Düğünden sonra - Algılarının Allah sevgisine açılması için · İletişim: Zeki ve güçlü olduğun konularda hayat felsefeni ve dengeni korumak için · Durum: Nasibini ve günü geleceğe taşıma sevgisini yaşatmak Sonuç: Toplumdaki yerini doğru seçmek için · El Vehhab - Elindekinin değerini bilmek için - dünyada da mutluluk için · Allah' u Teala' nın El-Vehhab isminin anlamı Kuran' da açıklanmıştır. İhsanı bol, çok fazla ihsanı bulunan, karşılıksız hibeler veren anlamlarına gelen El-Vehhab isminin zikrini sürdürmek çok faydalıdır. Kuran' da El Vehhab esmasının geçtiği birçok ayetler vardır. " Ey Rabbimiz! Bize ihsan buyurduğun hidayetten akabinde kalplerimizi Haktan saptırma. Bize kendi katından rahmet ihsan eyle! Şüphesiz k; Sen bol ihsan sahibisin" ( 3,8) ayeti bunlardan birisidir. · Düğünden önce - Oyun dünyasını abartmamak için · Düğünden sonra – Cennetin tüm hayrını dilerken · İletişim: Boşuna kederlenmekten kaçınmak ve tiksinti duymamak için ve asaleti ruhunda bulmak için · Durum: Fazla gurura kapılıp dağılmamak Sonuç: Kaybettiklerinin telafisi için · Er Rezzak - İyi bir işten bol ve helal kazanmak için - dünyada da mutluluk için · Er-Rezzak kelime anlamı itibariyle rızka kefil olan ve onu veren şeklinde tabir edilebilir. Er-Rezzak ismi Kur'an-ı Kerim’in Hud suresinde yer alır. Sebe Suresinin 39. ve Zariyat Suresinin 58. ayetinde geçen Rezzak, kullarına karşı izzeti, ihsanı ve merhameti sonsuz olan Allah'ın isimlerinden biridir. Er Rezzak ismi de tam olarak bu durumu açıklayan bir isimdir ve Allah'ın (cc) izni olursa kulların her şeye sahip olabilecekleri şeklinde açıklanabilir. Aynı zamanda Allah-u Teala (cc) yaratmış olduğu tüm kullarının rızıklarını gözetmekte ve kullarını takip etmektedir. · Düğünden önce - Sokak hayvanlarını ve ihtiyaç sahiplerini korumak için · Düğünden sonra – Kuran-ı Kerim okumak için · İletişim: Huzurlu hissedip korkuya yenilmemek için, aldatılmamak için · Durum: Hedeflerini aynı sayfada bulmak buluşturmak için öngörü Sonuç: Yanlış tahmin ve ihtimallere yenilmemek için El Fettah - Toplumda refah düzeyinin artması için - dünyada da mutluluk için · El-Fettah anlamı "iyilik kapılarını açan" olarak tanımlanmaktadır. Allah'ın mutlak adaleti ile kullarını sıkıntılarından kurtardığını anlatmaktadır. Acı çeken kişilere yardım ederek kaldırır. Her derde deva olan bu esma her türlü engeli de kaldırmaktadır. El Fettah şerifi, her türlü kapıyı açtığına da inanılmaktadır. Bu nedenle Osmanlı Devleti zamanında kapı topraklarına yazıldığı bilinmektedir. Allah Teala (cc) çarenin kendisidir ve her şeyi ondan istemek ondan ümit etmek gerekmektedir. Dua üslûbu taşıyan bir âyette Allah “hükmedenlerin en hayırlısı” (hayrü'l-fâtihîn) diye anılmakta (el-A'râf 7/89), bir âyette de “adaletle hüküm veren ve her şeyi hakkıyla bilen” (el-fettâhü'l-alîm) şeklinde tavsif edilmektedir (Sebe' 34/26). · · Düğünden önce - Hastalıklardan korunmak için · Düğünden sonra - İmkanları iyi değerlendirmek için · İletişim: Sakin kalıp aklına hükmetmek için ve doğru zamanda aşkı bulmak için · Durum: Kadere saygılı ve önceliklerini görmek için temenniyi hissetmek Sonuç: Yabancılarla gereksiz muhatap olmamak için · El Alim - Kaderinde temiz bir sayfa açmak için - dünyada da mutluluk için · El Alim anlamı bakımından ilim bilgiyi ifade etmektedir. Allahu Teala'nın evrendeki her şeyi bildiğini ifade eden isimlerinden bir tanesidir. Allah'ın ilminin evrendeki her şeyi kuşattığı anlamını taşımaktadır. Geçmiş ve gelecekteki şeylerin en küçük zerresine kadar bildiğini ve her şeyi yaratan olduğunu anlatmaktadır. El Alim esması Allahu Tealanın ilminin her şeyi kuşattığı anlamına gelmektedir. Allahu Teala gelecek, geçmiş, görünen görünmeyen bütün bilgilere sahip ve en ince ayrıntılarıyla bunları bilen tek yaratıcı olduğu anlamına gelmektedir. Ayrıca El-Alîm ism-i şerifi Kuran'da 162 defa zikredilmiştir. · · Düğünden önce - İdeallerini korumak için · Düğünden sonra - İşinin patronu olmak ve patronunla iyi bir iletişim için · İletişim: Şaşkınlıkla sakarlık etmemek ve seviyeli olmak için ve duygularınla kendine eziyet etmemek için · Durum: Klavuz olarak kendini tuzağa düşürmemek Sonuç: Allah'tan korkmamak için · El Kabıd - Uyumsuz iletişimlerden kaçınmak için - dünyada da mutluluk için · El-Kâbıd anlamı Kuran'da bulunmaktadır. El-Kâbıd kelimesi anlamı kabzeden, tutan, daraltan, sıkan, zorlaştıran manalarına gelmektedir. Allah Kâbıd ismi ile bazen ihsanını kullarından kısar, rızkını daraltarak ona muhtaç eder. Rahat yaşamlardan uzaklaştırarak yoksullaştırır. El Kabıd, zorlaştıran, sıkan ve daraltan anlamlarına gelmektedir. El kabıd kavramı Kuran-ı Kerim'de yer alan bir kavramdır. Allah, bazı zamanlarda Kabıd ismi ile kullarının rızkını azaltabilir. Zora düşen ve sıkışan kullar Allah'ı hatırlayarak daha iyi bir yaşam sürmeye gayret eder. El Kabid esmasının geçtiği ayetler şu şekildedir; "Allah, darlık da verir, genişlik de. Hepiniz ona döndürülüp götürüleceksiniz." (Bakara Suresi, 245. Ayet) · · Düğünden önce - İş arayıp bulmak için · Düğünden sonra – Kanaatkar ve sağduyu sahibi olmak için · İletişim: Emin olduğun konuları güçlendirmek için · Durum: İhanete uğradığın konuları yok saymak Sonuç: Affedilmeyecek hatalar yapmamak ve maruz kalmamak için · El Basıt - Konuşma ve anlayışını güzel ifadelerle doldurmak için - dünyada da mutluluk için · Ferahlatan, genişleten. - Her hayrı olanı veren, lütuf ve rahmetini kullarına yayan, dilediği zaman bolluk veren. - İstediğinin maddi ve manevi olarak rızkını vererek genişleten, ruhları veren. Allah'ın isimlerinden (esmâ-i hüsnâ) biri. “Yaymak, genişletmek, uzatmak” anlamındaki bast kökünden sıfat kuruluşunda bir isim olup Allah'a nisbet edildiğinde “rızkı genişleten, lutuf ve keremini esirgemeyen; ruhları bedenlerine yayan” mânalarına gelir. Kur'an ı Kerim'de 'Basıt' isminin geçmediği ancak niteleyen fiilerde Allah (c.c.) Rum Suresi'nin 48. ayetinde şöyle buyurmuştur: "Allah, rüzgarı göndererek bulutları hareket ettirir. Sonra onu gökyüzünde dilediği gibi yayıp kütleler haline getirir. · Düğünden önce - Sevilen bir patron olmak için · Düğünden sonra - Hiçbir konuyu hafife almamak için · İletişim: Negatif duygulardan çabuk kurtulmak için Durum: Hayallerindeki duyguyu her şeyde hissetmek Sonuç: Başkalarının aptallıklarının cezasını çekmemek için · El Hafıd - Haddini aşmamak için - dünyada da mutluluk için · El Hafıd dilediğini hafife alan küçümseyen anlamına gelmektedir. Allahu Teala kendisini inkar edenleri El Hafıd esması ile alçaltan onları değersizleştiren ve kendisinden uzaklaştıran olarak ifade edilmektedir. Allah'ın isimlerinden (esmâ-i hüsnâ) biri. Sözlükte “aşağıya indirmek, alçaltmak, değerini azaltmak” anlamına gelen hafd masdarından sıfat olup “aşağıya indiren, alçaltan, değerini azaltan” demektir. Hafd kavramı Kur'ân-ı Kerîm'de dört yerde geçmektedir. El-Hafıd, Esmaül Hüsna'da yer alan Allah'ın 99 isminden biri olmaktadır. Kur'an-ı Kerim'de Vakıa Suresi'nin 3.ayetinde El-Hafıd isminden bahsedilmektedir. Esmanın havas ve esrarı insanlar tarafından öğrenilmek istenmektedir. · · Düğünden önce - Kaderine razı olmak için · Düğünden sonra - Özgürlüğü iyi değerlendirmek için · İletişim: Duru ve berrak hislerle gözlerinin içinin gülmesi için · Durum: Kötülüğü iyilikle savabilmek ve iyiliğin kazanmasında faydayı bulmak Sonuç: Sosyal hayatını doyasıya yaşamak · Er Rafi - Ailece saygınlık duygusuyla yaşamak için - dünyada da mutluluk için · Er-Rafi anlamı bakımından yükselten yücelten ve yüksek mevkilere ulaştıran anlamına gelmektedir. Er Rafi esması Allahu Teala'nın istediği şeyleri istediği zamanda yüceltmeye ve yükseltmeye layık olmayı ifade eder. Allah'ın isimlerinden (esmâ-i hüsnâ) biri. Sözlükte “yukarı kaldırmak, yükseltmek, yüceltmek” anlamındaki ref' (rifâ') kökünden türeyen râfi' kelimesi “yükselten, değerini arttıran, izzetli ve şerefli kılan” demektir (Râgıb el İsfahânî, el-Müfredât, “rf?a” md.). Allah'ın Îsâ'yı kendisine ref' edeceğini bildiren âyette râfi' (Âl-i İmrân 3/55), “sıfatları yüce” (veya “dereceleri yükselten”) meâliyle başlayan âyette ise (el-Mü'min 40/15) refî' ismi yer almıştır. · Düğünden önce - Kaliteden ödün vermemek için · Düğünden sonra - Eğitim ve geleceğe dönük planlama · İletişim: Tebessümü yüzünden eksiltmemek için · Durum: Sözün güzeline kulak vermek Sonuç: Kendi yaptıklarından sorumlu tutulmak için · El Muiz - Mutluluğu tüm güzellikleriyle paylaşabilmek için - dünyada da mutluluk için · Esma-ül Hüsna'da yer alan Allah'ın isimlerinin başına El-, Ya-, Ey-, ekleri gelerek ifade edilmektedir. El-Muiz esması anlamı ile Allah'ın yüceliğini ifade eden isimlerden birisidir. El-Muiz isminin anlamı, dilediğini aziz eden, izzet, ikram veren, yardım eden şeklinde açıklanmaktadır. El Muiz esmasını zikretmek sıkıntılardan kurulmaya ve mutluluğu huzuru bulmaya vesile olmaktadır. El Muiz esmasının anlamını bilerek ve inanarak zikretmek Allahu Tealanın kişiye izzet ve ikram etmesine vesile olmaktadır. Muiz ismi Kur'ân-ı Kerîm'de geçmemektedir. · Düğünden önce - Küçük şeylerden büyük mutluluklar almak için · Düğünden sonra - Kimseye özenmeyip özendirmezken... satış-müşteri ahlakına yönelik · İletişim: Prestij ve saygınlık karşısında utanmamak için · Durum: İlim ve özel hayatını karıştırmamak Sonuç: Kimseye yük olmamak · El Muzil - Zorlukları abartmamak için - dünyada da mutluluk için · El-Müzill esması, dilediğini alçaltan ve zillet veren anlamını taşımaktadır. Ya Müzill esmasının tecellisi olarak hak sahibi olan kişilerin haklarını kaybedip söz söyleyemeyecek kadar haysiyetsiz durumda kalmasının göstergesidir. l-Müzill esması, dilediğini alçaltan ve zillet veren anlamını taşımaktadır. Allah Teala'nın en önemli sıfatlarından biridir. El-Müzill isminin geçtiği Kur'an-ı Kerim ayetleri ise şu şekildedir; Gaşiye Suresi (88,2), Kasas Suresi (28),76, Ahkaf Suresi (46), 20,Kıyamet Suresi (75, 22, 23). Pek çok ayeti kerimede geçmesinden dolayı zikir yapılması gereken esmalardan biri olduğu düşünülmektedir. · Düğünden önce - Çirkin konularda dürüst olmak için. · Düğünden sonra - İyi giyimli olmak için... sadece Allah'a güvenmek · İletişim: Görsel algı çerçevesinde önyargı ile yanılmamak için · Durum: Her günü aynı coşkuyla karşılamak ·Sonuç: Allah'a kavuşmak için · Es Semi - Emin olduğun konularda söz hakkı almak için - dünyada da mutluluk için · Allah'ın isimlerinden (esmâ-i hüsnâ) biri. Sözlükte “işitmek, duymak, bir dileği kabul etmek, anlamak; duyurmak” mânalarındaki sem' kökünden türeyen semî' “işiten” demektir. Allah'a nisbet edildiğinde “işitilmeye konu teşkil eden her şeyi işiten” diye açıklanır. Es-Semi anlamı Arapça kökenli olup "sem" kelimesinden türemiştir. Sem kelimesi Arapça 'da işitmek anlamına gelmektedir. Es Semi esmasının anlamı da her şeyi duyan, işiten ve gören anlamına gelmektedir. “Allah, zulme uğrayanların dile getirmesi dışında, kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez. Allah Semî'dir, Alîm'dir.” (Nisa Suresi : 148.) Allah'ın sıfatlarının bulunduğu Esmaül Hüsna' da Es-Semi sıfatı da yer almaktadır. Kur'an-ı Kerim' de Mümin Suresi'nin 20. ayeti ve Nisa Suresi'nin 134. ayetinde Es- Semi esması açıklanmıştır. · Düğünden önce - Sessiz bir ortamdan keyif almak için. · Düğünden sonra - Hayatı kendi akışına bırakıp cehaletten sakınmak için · İletişim: Kusursuz güzelliği hayal etmek için · Durum: Sabırsızlık karşısında yenilmemek ·Sonuç: Sözü dinlenen biri olmak · El Basir - Güvenli olmak için - dünyada da mutluluk için · El-Basir esması, gizli veya açık olan her şeyi görebilen anlamını taşımaktadır. En küçük hareketleri ve davranışları bile gören sadece Allah'tır. En ufak imaları ve işaretleri bile görendir. Allahın tüm mükemmel sıfatları taşıdığını bu esma ile de bildirilmektedir. El Basir esması Allahu Teala’nın tüm evrendeki saklanmış veya gizlenmiş olan her şeyi gören olduğu anlamına gelmektedir. Allahu Teala’nın büyüklüğü ve azameti bu esma ile de anlatılmaktadır. Ya Basir esması Kur'an-ı Kerim'de de geçmektedir. Kur'an'da geçen ayetler şu şekildedir; "O yegane hüküm ve hikmet sahibidir. Her şeyden hakkıyla haberdardır." (Enam Suresi, 18. Ayet Meali) Esma'ül Hüsna da bulunan Allah'ın 99 isminden biri de El-Basir olmaktadır. Kur'an-ı Kerim' de Bakara Suresi'nin 110. ayeti ve Al-i İmran Suresi'nin 15. ayetinde El-Basir esmasına değinilmiştir. · Düğünden önce - İçgüdülerine güvenmek için · Düğünden sonra - Dinginlik hissi ve sessizliğin kazanılması için... · İletişim: Pırlanta gibi bir yürek taşımak için · Durum: Karlı veya yağmurlu günü güzel yaşamak Sonuç: Teselliyi Allah'tan beklemek · El Hakem - Batıla sapmamak için - dünyada da mutluluk için · El-Hakem anlamı, adalet sağlayıcı, yargıçtır. Allah’ın tek ve mutlak hüküm sahibi olduğunu ifade etmektedir. Allah-u Teala hikmet sahibidir ve her şeyden hak yoluyla haberdar olur. Hüküm verme yetkisine sahip bilgi ve adalet sağlayandır. Esmaül hüsnada yer alan El Hakem esması Allah'ın adaletli ve en adaletli tek yaratıcı olduğunu göstermektedir. El Hakem esmasını zikretmenin faziletleri içerisinde de bu ismi şerifi adaletli olmak ve adalete erişmek için zikretmektir. El Hakem esması Allahu Tealanın en adil hüküm verici olduğu anlamına gelmektedir. Allah'ın 99 ismi arasında yer alan El-Hakem esması anlamı merak edilmektedir. Esma'ül Hüsna denildiğinde akla gelen ilk sıfatlar arasında yer almaktadır. Kur'an-ı Kerim' de Enam Suresi'nin 114. ayeti ve Araf Suresi'nin 87. ayetinde yer almaktadır. · · Düğünden önce - Sıradan bir olayı abartmamak için · Düğünden sonra – Kazadan beladan korunmak için · İletişim: Güzelliğine samimi hisler katmak için · Durum: Takvimlerde başarıyı bulmak ·Sonuç: Seçimlerinde yanılmamak için · El Adl - İnsanlara adil davranmak için - dünyada da mutluluk için · Adl, “doğru olmak, doğru davranmak, adaletle hükmetmek; eşitlemek” vb. mânalara gelen bir masdardır. Ayrıca “doğruluk, hakkaniyet ve adalet” anlamlarıyla isim olarak kullanıldığı gibi, “çok âdil” anlamında sıfat olarak da kullanılır. - Gerçekten adalet sahibi olan O'dur.- Mutlak adil olan ve herzaman, herşeyi yerli yerinde yapan o'dur. - Yaptıklarının hepsi hak ve adalet üzere olan'dır. - Adaletli olan O'dur. - Adalet ile hükmeden O'dur. - Adalet sahibi olan O'dur. Adl; mutlak adâlet sahibi, çok adâletli, asla zulmetmeyen; her şeyi yerli yerine koyan demektir. Yalnızca En'am Suresi'nin 115. ayetinde Allah'ın sözünün adaletli olduğu belirtilir. · Düğünden önce - Kaderine razı olmak için · Düğünden sonra - Evleneceğin kişiyle cennette de tanışmak için · İletişim: Kıskançlıkla her şeyi yakıp yıkmamak için · Durum: Kısırdöngü yaşamamak ·Sonuç: Boş heveslerle hayatını ziyan etmemek · El Latif - Kendine yapamadığını kimseye yapmaman için - dünyada da mutluluk için · Aynı kökten türeyen Letafet güzellik anlamına gelirken Latif ince, hoş, zarif demektir. Allah'ın güzel isimlerinden biri olan El-Latif ismi, her işin iç yüzünü bilen ve takva sahibi kullarını doğru yola ileten manasına gelir. El latif, Allah'ın yeryüzüne gönderdiği, yarattığı bütün canlıları her an rızıklandırdığını belirtir. Yüce Allah'ın insanlara vermiş olduğu en büyük lütuf şüphesiz ki irade ve akıldır. Yani bir anlamıyla el latif, lütuf sahibi olan, kullarını karşılık beklemeden bol bol rızıklandıran anlamına gelmektedir. Kur'an-ı Kerim'de Allah Teala, Fatır Suresi'nin 11. ayetinde bu sıfatına yer vermiştir. Ayrıca Latif ismi geçen diğer sureler arasında Yusuf, Şura, Lokman, Mulk de yer almaktadır. · · Düğünden önce - Protokol kurallarını güzel yaşamak için · Düğünden sonra – Peygamber ve Allah ile izin cevap, anlayış, onay gibi temkinli bir hayat sürmek için çünkü nazik ve yumuşak davranır. · İletişim: Sabırla çıktığın yoldan güvenle evine varmak için · Durum: Kolaylaştırmak için konuya göz atmak ·Sonuç: İyi bir haber almak için · El Habir - Kıskançlık yaşamamak için - dünyada da mutluluk için · El-Habir, anlaşılabilecek en net haliyle “her şeyin iç yüzünü bilmek, onlardan haberdar olmak” manasına gelmektedir. Bu bağlamda, O'nun insanın tüm yaptıklarını bildiği konusu Kur'an-ı Kerim'in 26 ayetinde geçmektedir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir. Her şeyden haberdar olan O'dur. · · Düğünden önce - Dünyadan haberdar olmak için · Düğünden sonra – Muhabbet ve fikir alışverişi için · İletişim: İkiyüzlülük karşısında güçlü ve adil olmak için, doğruyu anlamak için · Durum: Görsel algında kaderin aşk çerçevesini korumak ·Sonuç: Hayranlık duyduğun konularda iyi bir izleyici olmak · El Halim - Karakterine uygun ve tutarlı olmak için - dünyada da mutluluk için · El-Halim esması Kur’an-ı Kerim’ de Nahl Suresi 61. ayet ve Al-i İmran Suresi 155. ayette geçmektedir. El-Halim esmasıyla tefekkür zamanında ise Kur’an-ı Kerim’de Hud Suresi 75. ayet, Enbiya Suresi 69. ayet olarak açıklanmaktadır. Peygamber Efendimizin esmayla ilgili hadisleri bulunmaktadır. İşte, tüm detaylar. Arapça kökenli olan “halim” kelimesi kökeni “hlm” şeklindedir. Arapça’ da “hilm” yumuşak ve yavaş anlamına gelmektedir. El-Halim esması, kullarına gücü yeten Allah yine de ceza vermekte yavaş olandır anlamına gelir. Hilm sahibi olan yalnızca Allah’tır. Kullarının isyan etmesi üzerine öfkesini kontrol edendir. Acıma ve bağışlaması ceza vermesinden daha önce olandır. Günahkarlara karşı da ceza da aceleci olmayan Allah’tır. Yumuşak huyludur ve hikmet sahibidir. · · Düğünden önce - Doğa sevgisi · Düğünden sonra - Ağır hastalıklardan korunmak için · İletişim: Hiç bir durum karşısında sevgiden taviz vermemek için · Durum: Anlamak ve anlaşılmak ·Sonuç: İnsanlar arasında doğru anılmak için · El Azim - Ahiret için hazırlıklı olmak için - dünyada da mutluluk için · Esmaül Hüsna'da yer alan diğer isimler gibi El- Azim de Arapça kökenli bir sözcüktür. ''Azm'' şeklinde kullanımı da yaygındır. Büyük ve yüce manasına gelen azamet kelimesinden türetilen Azim, Allah'ın sonsuz kudretini ve yüceliğini tespih etmek için zikredilir. Kur'an-ı Kerim'in pek çok yerinde Allah'ın Azim olduğu vurgusu yapılmaktadır. Bu bağlamda; Bakara Suresi, Şura Suresi, Vakıa Suresi ve Hakka Suresi içerisinde el-Azim sıfatı ile karşılaşılmaktadır. · · Düğünden önce - Aşağılanmamak için · Düğünden sonra - Kültürlü ve ilim sahibi olmak için · İletişim: Dedikodu yüzünden umutsuzluğa kapılmamak, bazı konuları duymazdan gelmek için · Durum: Çay saatinde bir dost bulmak ·Sonuç: Haddini aşmamak için · El Gafur - Sevdiklerini hoşgörü ile dinlemek için - dünyada da mutlululk için · Esmaül hüsnada yer alan El Gafur esması Allahu Tealanın affının ve mağfiretinin bol olduğunu ifade etmektedir. El Gafur esmasını zikretmenin faziletleri arasında günahlardan pişman olarak affedilmeye vesile olmaktadır. El Gafur esması Allahu Tealanın af ve mağfiretinin kulların idrak edemeyeceği kadar yüksek olduğu anlamına gelmektedir. El Gafur esması Allahın affı ve mağfiret ile kullarının günahlarını örtmesi manasına gelmektedir. İsmi failin mübalağalı halidir. Keyfiyet yönünden bağışı bol olan, en büyük günahları bile bağışlayan demektir. Kullarının günahlarının şekline ve çeşidine bakmaksızın bağışlayan, tarifsiz bir mağfiretin kaynağı manasına gelir. Kullarının günahlarını çok örten, onları cezalandırmayan ve bağışı bol anlamına gelir. Mağfireti çok olan O'dur. Kur'ân'da yoğun olarak kullanılan ve 91 âyette Allah'a nisbet edilen “Gafûr” ismi; çoğunlukla esmâ-i hüsnâdan bazı isimlerle birlikte terkip oluşturmak suretiyle Allah'a nisbet edilmektedir. · Düğünden önce - Kolayca affetmek için · Düğünden sonra - Elişi gibi hobilerini iyi bir şekilde geliştirmek... · İletişim: Sadakat ve bağlılıkla hayatı kucaklayabilmek için · Durum: Hafızanda iyi günleri geliştirmek ·Sonuç: hakkını savunmak için · Eş Şekur - Çocukluk sevdalarını hep tatmak için - dünyada da mutluluk için · Çokça şükreden anlamına gelen şekur ismi Allah'a nispet edildiğinde "az da olsa kulun iyi bir ameline fazlasıyla karşılık veren" anlamına gelmektedir. Eş-Şekûr isminin anlamı az iyiliğe çok mükafat veren ve rızasıyla yapılan iyiliklerin fazlası ile karşılık veren manasına gelmektedir. Diğer bir anlamında ise kendi rızası ile yapılan iyi işleri, çok fazlasıyla karşılayan Yüce Mevlamızdır şeklinde açıklanmaktadır. Allahu Teala’nın kullarının az bir iyilik veya amellerine çok mükafat veren anlamına gelmektedir. Allahu Teala iyiliklerin karşılığını fazlasıyla vermektedir. Hadislerde şükür kavramı hem “verdiği nimetten dolayı kulun Allah'a minnettar olması” hem “Allah'ın kullarının şükrüne karşılık vermesi, iyiliklerini ödüllendirmesi” hem de “insanların birbirine teşekkür etmesi” mânasında geçmektedir. Lokman Suresi, 12. ayet: Andolsun, Lukman'a "Allah'a şükret" diye hikmet verdik. Kim şükrederse, artık o, kendi lehine şükreder. Kim inkar ederse, artık şüphesiz, (Allah,) Gani (hiç kimseye ve hiçbir şeye muhtaç olmayan)dır, Hamiddir (hamd yalnızca O'na aittir). · · Düğünden önce - Maddi rahatlık için. · Düğünden sonra – İyi bir iletişim için · İletişim: Allah'ı andığında Allah seni andığında iyi bir kulak olmak için · Durum: Her hileye rağmen ayakta kalmak ·Sonuç: Sanatı ve her işi yerinde ve uygun takdir etmek için · El Aliyy - Özgürlüğünü yaşamak için - dün · Hükümdarlık bakımından en yüce anlamını taşımaktadır. El-Aliyy isminin anlamı en üstün, en yüksek ve kendisinden daha büyük olmayan manasına gelmektedir. Yücelik ve hükümranlıkta kendisine eşit veya kendisinden daha üstün bir varlık bulunmayan. El Aliyy esması Türkçe anlamı olarak zümre olarak en üstün yaratıcı en yüksek zümre olan Allah’ın sıfatlarındandır. El-Aliyy; yüksek, yüce, şerefli ve kadri yüce manalarına gelmektedir. El-Aliyy ismi Kuran'da bir çok surede geçmektedir. Hükümdarlık bakımından en yüce anlamını taşımaktadır. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü Allah yücedir, büyüktür. Al-i İmran 26: De ki: "Ey mülkün gerçek sahibi olan Allahım! Mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden çekip alırsın. Dilediğini yüceltirsin, dilediğini de alçaltırsın. · · Düğünden önce - Şirk koşmamak için · Düğünden sonra – Tarif etmekte aciz kalınan haller için · İletişim: İntikam ve hırs karşısında aşırı isyan etmemek için · Durum: Aşkı asla küçümsememek ·Sonuç: Halden anlamayanlarla fazla görüşmemek için · El Kebir - Dileklerin kabulü için - dünyada da mutluluk için · Allah'ın isimlerinden (esmâ-i hüsnâ) biri. Sözlükte “büyük ve cüsseli, ulu ve yüce olmak” mânasındaki kiber masdarından türemiş bir sıfat olup “büyük ve gövdeli, ulu ve yüce” demektir. Kebîr, esmâ-i hüsnâdan biri olarak “zâtının ve sıfatlarının mahiyeti bilinemeyecek kadar ulu” şeklinde tanımlanır. Kebir, sözlükte büyük ve cüsseli, ulu ve yüce olmak anlamlarına gelir ve "kiber" kelimesinden türemiştir. El-Kebir ismi şerifi ise; "zatının ve sıfatlarının mahiyeti bilinmeyecek kadar ulu olan" anlamına gelmektedir. Kebîr, esmâ-i hüsnâdan biri olarak “zâtının ve sıfatlarının mahiyeti bilinemeyecek kadar ulu” şeklinde tanımlanır. Kur'ân-ı Kerîm'de kiber kavramı on dokuz âyette Allah'ın zâtına veya sıfatlarına nisbet edilmektedir. · · Düğünden önce - Doğru hesaplarla yol almak için · Düğünden sonra – Elindekinin değerini bilmek için · İletişim: Aileni ve eşini herkesten farklı duygularla özel bir hisle yaşamak için · Durum: Tacize uğramadan eve dönmek ·Sonuç: Sahici olmak için · El Hafız - Yaşadığın dünyayı tanımak için - dünyada da mutluluk için · Hafiz, "koruyan, hiçbir şeyin kaybolmaması ve ihmal edilmemesi için gerekli tedbirleri alan" anlamına gelmektedir. El-Hafiz esması ise "kâinatta zerre kadar bir şey bile gözetiminden uzak olmayan ve tabiatı dengede tutan" demektir. El-Hafız, koruyup kollayan ve gözeten anlamını taşımaktadır. Tüm varlıklar kendi kaderlerine bağlıdır ve Allah ecel gelene kadar zeval olmadan koruyandır. Allah muhafaza edendir. Her şeyin koruyucusudur ve dengede tutandır. Melekler, Allah tarafından görevlendirilmiş koruyuculardır. Günahlardan ve kötülüklerden insanları korumaktadır. El-Hafız esması Kur'an-ı Kerim' de altı farklı yerde geçmektedir. Özellikle Saffat Suresi'nin 7. ayeti, Sebe Suresi'nin 21. ayeti ve Ra'd Suresi'nin 11.ayetinde yer alır. · · Düğünden önce - Internette teknolojide başarı için. · Düğünden sonra - Dinlenmiş hissetmek için... · İletişim: Geleceğini umutla planlarken çaresiz kalmamak için · Durum: Saygını pekiştirmek ·Sonuç: Zavallı insanların halini kötüye kullanmamak için · El Mukit - Bereketi bol sofralar için - dünyada da mutluluk için · · El Mukit esması Allahu Tealanın yarattıklarının rızkını da veren onların yiyeceklerini de yaratan anlamına gelmektedir. El Mukit esması Allahu Tealanın her yarattığı için yeryüzünde onun rızkını da hazırlaması anlamına gelmektedir. El Mukit esması Allah’ın yarattıklarının azıklarını da yaratacak güç ve kudrette bir yaratıcı olduğu anlamına gelmektedir. Anlamı Her yaratılan kişinin gıdasını ve rızkını veren anlamına gelmektedir. El Mukit esması Allahın yarattıklarının rızkını da hazırlayacağını ve her yarattığı büyük ya da küçük canlının rızkını da yarattığı anlamına gelmektedir. El Mukit esması Allahın yarattığı her canlının rızkını ayrı ayrı bilen ve yaratan güce ve kudrete sahip olduğunu bildirmektedir. Mukit kelimesi 'kavt' sözcüğünden türemiştir. Kavt, korumak, birine hayatiyetini sürdürecek kadar gıda vermek; gücü yetmek" anlamlarına gelmektedir. El- Mukit esması ise; yaratılmışların her türlü gıdalarını yaratıp veren; her şeye gücü yeten ve koruyan demektir. Rızık ve azık hakkındaki ölçü de buna dâhildir. Resmimiz el-Mukît esmasının geldiği tek ayet olan Nisa:85. Ayetinden ilamla çizilmiştir. · · Düğünden önce - Misafirlerini iyi ağırlamak için · Düğünden sonra – Her şeyde ilahi mesajı duyumsamak için · İletişim: Vücudunla barışık ve bünyene güvenli olup pembe bir dünya kurmak için · Durum: Güvensiz hissetmemek ·Sonuç: Sana ait olanı korumak için · El Hasib - İyi dersler almak için, okulda, iş yerinde başarı için - dünyada da mutluluk için · · Allah'ın isimlerinden (esmâ-i hüsnâ) biri. Sözlükte “saymak, hesap etmek” anlamına gelen husbân (hisâb) masdarından sıfat olup “her şeyi saymışçasına bilen, hesaba çeken” demektir. Allah'ın güzel isimleri anlamına gelmektedir. Bütün varlıkların hayatı boyunca gizli olarak veya açık bir şekilde yaptıkları işlerin ve davranışların çetelesini kayıt altına alan ve hesabını gören, her şeye gücü yeten anlamına gelmektedir. El-Hasîb ismi Kuran'da birçok ayette geçmektedir. El-Hasîb isminin birçok anlamı zikredilmiştir. - Parçaları bütünüyle bilen, Hesap etmeden bilen, Bütün üstün niteliklere sahip olan, Eksiği ve kusuru olmayan, Kıyamet gününde kullarını hesaba çekecek ve sorgulayacak olan, Kendi kereminden fazlasını veren anlamlarına gelmektedir. El-Hasîb ismi Kuran'da birçok ayette geçmektedir. El-Hasîb isminin birçok anlamı zikredilmiştir. · · Düğünden önce: Hırsızlardan korunmak için. · Düğünden sonra: Dinç ve zinde hissetmek için... · İletişim: Başkalarının sorunlarını yanlış anlamamak için · Durum: Yalan ve iftira ile baş başa kalmamak ·Sonuç: kendi doğrularını kendin anla diye · El Celil - Allah yolunda kalmak için - dünyada da mutluluk için · El-Celil; celalet, azamet ve ululuk sahibi manalarına gelmektedir. Bu kapsamda El-Celil ile Allah'ın celal sıfatlarıyla donanmış olduğuna dikkat çekmektedir. O'nun hem zatının hem de sıfatlarının büyük olduğu vurgusu yapılmaktadır. Kendisi ululuk ve heybet sahibi olarak nitelendirilmektedir. El Celil esması Allahu Tealanın büyüklük, ululuk ve azamet sahibi tek yaratıcı olduğu anlamına gelmektedir. Rahman Suresi 55/27. ayeti: Kalıcı olan yalnız celal ve ikram sahibi Rabb'inin kendisidir. Ve yebka vechu rabbike zul celali vel ikram. Rahman Suresi 55/78. ayeti: Celal ve ikram sahibi olan Rabb'inin ismi ne yücedir. Tebarekesmu rabbike zil celali vel ikram. · · Düğünden önce - Güzel hayaller kurmak için, görmek için · Düğünden sonra – Emin adımlarla ilerlemek için · İletişim: Haksızlığa uğradığında doğru noktalardan yardım almak için · Durum: Aptallıklarla uğraşmamak ·Sonuç: Zayıf yanlarının güçlenmesi için · El Kerim - Koşulların iyileşmesi için - dünyada da mutluluk için · · Allah'ın isimlerinden (esmâ-i hüsnâ) biri. Sözlükte “cömert olmak, iyi, ahlâklı, asil ve değerli olmak” anlamındaki kerem (kerâmet) kökünden sıfat olan kerîm “yaratılıştan cömert olan, insanın şerefiyle bağdaşmayan her türlü şeyden arınmış bulunan” demektir. El-Kerim esmasıyla ilgili merak uyandıran pek çok detay bulunmaktadır. Kur’an-ı Kerim de Vakıa Suresi 77-80.ayetlerde, Alak Suresi 3. ve 5.ayetlerinde, İbrahim Suresi 34.ayetinde ve Furkan Suresi 7 ayetinde El-Kerim esmasına yer verilmiştir. Esmanın hadislerde sıkça geçtiği bilinmektedir. Arapça “ krm” kökünden gelen “karim” kelimesi “kerim” haline dönüşmüştür. Cömert olan, yüce gönüllü ve kerem sahibi demektir. · · Düğünden önce - Doğru hesaplarla yol almak için · Düğünden sonra - Şükretmek için · İletişim: Hislerinin günlük hayat rutininde ezilmemesi için · Durum: Çok çirkin bir şeyden güzellik ummamak ·Sonuç: Kimsenin hakkını yememek için · Er Rakib - Kurum ve kuruluşlarda uygun koşulların sağlanması için - dünyada da mutluluk için · Gözetleyip kontrol eden. - Kendisinden hiçbir şey gizlenmeyen ve bakıp gören. - Bütün varlıklar için gözcü ve bütün işleri murakabesi altında bulunan. - Bir şeyi koruyan ve devamlı kontrol eden anlamlarına gelmektedir. Er Rakib (cc) ne demek? Hud Suresi 11/93. ayeti: Ey halkım! Elinizden geleni yapın. Doğrusu ben de yapacağım. Er Rakip esması hem gören bilen gözeten hem de her şeyi denetleyen ve kontrol eden anlamına gelir. · Düğünden önce - Temizlikçi bulmak için · Düğünden sonra – Merhamet duygusu için · İletişim: Kayıtsız kalmamak gereken konularda iyi bir iletişim için · Durum: Kaderi dokunmuş kumaş gibi sevmek ·Sonuç: Barıştan yana olmak · El Mucib - Hayırlı dualarda bulunmak için - dünyada da mutluluk için · El-Mucib, kendisine yalvaran ve yakaran, ellerini kendisine açıp niyazda bulunan kullarını geri çevirmeyen, dualarını kabul buyuran yüce Allah'tır. El-Mucib esması işte yüce Yaradan'ın bu özelliğini anlatır. El-Mucib, yani dua ve istekleri kabul eden anlamındadır. El-Mucib, Allah'ın güzel isimlerindendir. Kendisine yönelip, dua eden arzu ve istekte bulunan kullarına cevap veren O'dur. Bunlardan biri mücîb şeklinde olup Hud Suresi'nin 61. ayetinde geçer. Hz. Sâlih'in kendi kavmine hitabı sırasında, "Allah'tan bağışlanma isteyin ve O'na dönün, zira benim rabbim kullarına çok yakındır, dua ve isteklerini kabul edendir" buyurmuştur. · · Düğünden önce - Uzun ömür için · Düğünden sonra – Hayatta vakit yitirmemek için · İletişim: Aklını kurcalayan konularda Allah'a sığınmak için · Durum: Hassasiyetinle boğulmamak ·Sonuç: Sevginin sınırlarını zorlamamak · El Vasi - Hayatın devamlılığı için - dünyada da mutluluk için · Allah'ın isimlerinden (esmâ-i hüsnâ) biri. Sözlükte “bir nesne bir şeye geniş gelmek, onu içine alıp kapsamak; güç yetirmek” anlamlarındaki se'a (si'a) kökünden türeyen vâsi' “bir şeyi içine alacak şekilde geniş olan; güç yetiren” demektir. Terim olarak “ilmi, rahmeti ve kudreti her şeyi kuşatan” diye tanımlanabilir. Kur'an-ı Kerim'de türevleri birlikte yoğun bir kullanıma sahip olan El-Vasi ismi şerifi isim formatında Kur'an-ı Kerim'de dokuz defa kullanılmıştır. · · Düğünden önce - Doğru hesaplarla yol almak için · Düğünden sonra – Elindekinin değerini bilmek için · İletişim: Çirkin ve gereksiz sorulara maruz kalmamak için · Durum: Kafanı boşa meşgul etmemek ·Sonuç: Kararlarının ailen tarafından da desteklenmesi · El Hakim - Kolaylıkla yaşamak için - dünyada da mutluluk için · El-Hakim; Her iş emrinde hüküm ve hikmet sahibi gerekeni en güzel biçimde yapan anlamındadır. Her işi hikmetli her şeyi hikmetle yaratan anlamına gelmektedir. Her şeyi ölçülü, hikmetle yaratan O'dur. El-Hakim esması Allah'u Teala'nın yegane hüküm ve hikmet sahibi olduğuna işaret eder. Hakîm ismi Kur'an da çok zikredilen isimlerden bir tanesidir. Her işi hikmetli, her işi hikmetle yaratan. Her iş ve emrinde hüküm ve hikmet sahibi, gerekeni en güzel şekilde yapan anlamındadır. “Kullarının üstünde kâhir (galip) O’dur. Hikmet sahibi, her şeyden haberdar olan O’dur.” (Enam, 18. Ayet Meali) Tin 8, Haşr 24, Saff 1. · YA HAKİM, Ey her işinde sayısız hikmeti gizli olan Allah’ım, Öyle Hakîmsin ki, yasakladıklarında da, izin verdiklerinde de bir fayda saklıdır. Öyle Hakîmsin ki, yarattığın en küçük canlıda bile bir hikmet vardır. Öyle Hakîmsin ki, koyduğun kanunlar, kâinatın düzenine ters düşmez. Öyle Hakîmsin ki, hiçbir varlık şu âleme boşu boşuna gelmez. Kalbimizi aç, hikmetinin nuru ile rızıklandır bizi. Bin bir hikmetle donattın, hikmetine uygun hareket ettir bizi. Amin · · Düğünden önce - güzel hisler yaşamak için · Düğünden sonra – nefes darlığı için · İletişim: İnsanların sabrını zorlamamak için · Durum: Çareyi kendinde de bulmak ·Sonuç: Sanat veya iş yüzünden yüzünden yanlış imaj yaratmamak · El Vedud - Aşk ve evlilikte gerçek mutluluk için - dünyada da mutluluk için · Ya Vedud, ismi Allah'ın isimlerinden birisi olarak bilinmektedir. Esmaül hüsna'da yer aldığı bilinen Ya Vedud ismi, Allah'ın en çok seven ve en çok sevilmeye layık olan olduğu şeklinde ifade edilebilir. El Vedud ismi, Allah'ın iki farklı sıfatını bir arada ifade etmekte olan bir isim olarak bilinmektedir. Ya Vedud ismi ile Allah'ın salih amel işleyen kullarını sevdiği ve onlardan razı olduğu anlaşılmaktadır. El Vedud esmasının Türkçe anlamı, Allah'ın çok seven ve en çok sevilmeye layık olan olduğu söylenebilir. El vedud esması ile Allah'ın sevilmeye ve dostluğa layık yegane varlık olduğunu söylemek mümkün olmaktadır. Vedud kelimesi Allah'ın ismi olarak Kur'anda iki yerde geçmektedir. Bunlar: Hud suresi 90. ayette: “Rabbinize tevbe ve istiğfar edin. Çünkü O (rahım ve vedud) çok merhamet eden ve çok sevendir” ve Buruc suresi 13. Ayette “O (gafur ve vedud) çok bağışlayan ve çok sevendir” şeklinde yer almak- tadır. · · Düğünden önce - Sevdiğin şeyleri sevdiklerinle yaşaman içi · Düğünden sonra - Baskı altında kalmamak için · İletişim: Kaliteli bir dünyaya kabahat bulmadan kendini katarken kendine yeterli olmak için · Durum: Huzur ile adaleti ayakta tutmak ·Sonuç: Kıymet bilmek · El Mecid - Düşüncelerini güzelleştirmen ve geliştirmen için - dünyada da mutluluk için · · Arapçada mecd fiili, şanı ve şerefi yüce olmak, övülmek anlamına gelir. Bu fiilden türetilmiş olan mecid sözcüğü ise övülen, yaptığı - yarattığı şeyler için takdir edilen manasında kullanılır. 99 isimden biri olan El Mecid esması da en yüce, en büyük olan demektir. El-Mecid esması, şanı yüce ve büyük olan anlamına gelmektedir. Allah, her türlü övgüye layık olandır. Kur'an-ı Kerim'de içerisinde El-Mecid ismi şerifi geçen sure ve ayetler bulunmaktadır. Bunlar Hud Suresi 73. ayet, Buruc Suresi 15. ayeti şeklindedir. · · Düğünden önce - Tüm dünyayı sevmek için · Düğünden sonra – Her koşulda ilim sahibi olmak ve doğru araçlarla yol almak için · İletişim: Konsantrasyon ve dikkat gelişimi için · Durum: Aşk sarhoşu olup da bindiğin dalı kesmemek ·Sonuç: gayret gösterdiğin konularda çaresiz kalmamak · El Bais - İnançlı olmak için - dünyada da mutluluk için · Ölüleri dirilten, yeniden ve tekrar tekrar dirilten tek kudrettir manasına gelmektedir. Allah'ın 99 güzel isimlerinden ve sıfatlarından birisidir. Öldükten sonra dirilten odur. Kullarını gafletten uyandırmak için peygamberler gönderen, elçiler ve gönderdiği kitaplar ile kişilerin ruhlarını uyandıran, kıyamet gününde ahiret hayatını başlatmak için ölüleri dirilten ve kabirlerinden çıkarak yeniden hayata döndüren demektir. Ölümden sonra ölüleri dirilterek ve kabrinden çıkararak peygamber gönderen. Peygamberin gönderilmesi diriliştir. Bunun sebebi manevi hayatları ölmüş olsun birinin İslam ruhu ile diriltmektedir. · · Düğünden önce - Kitap okumak için · Düğünden sonra – Peygamberi iyi duymak için · İletişim: Duygularının etrafını iyilikle sarman için · Durum: Sağlığını şefkat ve huzurla korumak ·Sonuç: İletişimine yabancıları karıştırmamak · Eş Şehid - Doğru zamanda doğru yerde olmak için - dünyada da mutluluk için · Allah(c.c)'ı göremez ve duyamayız ona yakın hissetmek dua eder ve ismi şeriflerini zikrederiz. Allah'ın güzel isimlerini anlamlarıyla birlikte öğrenmek kuşkusuzdur ki Allah'ın kudretini ve hikmetini anlamaya ve ona yakın olmaya fayda sağlayacaktır. Allah(c.c)'ın 99 isminden birisi olan Eş-Şehid esmasının kelime anlamı her şeyi duyan ve her şeye şahit olandır. Allah-u Teâlâ'nın her şeyi bildiğine ve gördüğüne, açıkta yahut gizli fark etmeksizin her duruma şahit olduğuna değinen bir ismi şeriftir Eş-Şehid. “O Allah ki, göklerin ve yerin Hakîmiyeti sadece O'na aittir; üstelik Allah her şeye (Şehîd) şahittir.” (Burûc suresi / 9. Ayet) Verdiğimiz ayetle ve daha birçok ayette de yer aldığı gibi Allah'ın her şeyi gördüğü ve Eş-Şehid (cc) esması sayesinde de yapılan her amele şahit olduğunu anlıyoruz. · · Düğünden önce - Allah’a iyi bir borç vermek için · Düğünden sonra – Yer yön mevhumu ve eve bağlılık için · İletişim: Korkusuzca yaşarken aşırı gurura kapılmamak için · Durum: Zamana yenilmemek ·Sonuç: Kararsızlık yaşamamak · El Hakk - Daima bir şansın olduğunu bilmek için - dünyada da mutluluk için · Allah'ın isimlerinden birisi olan El-Hakk ahiret gününde hak ile batılı birbirinden ayıran ve hakkı olanı sahiplerine zalimlerden alıp veren anlamına gelmektedir. Ayrıca varlığı daimi ve hakiki olan hiçbir zaman değişmeyen, sürekli var olma durumunda olan demektir. El-Hakk isminin Türkçe anlamı Hakkın sürekli var olduğunu, hiç değişmediğini, öncesi ve sonrası olmadığını, sürekli var olma durumunu ifade eden bir sıfattır. Bakara Suresi 2/42. ayeti: "Hakk'ı Batıl'la" karıştırıp, bile bile "Hakk'ı" gizlemeyin. Ve la telbisul hakka bil batılı ve tektumul hakka ve entum ta'lemun. Al-i İmran Suresi 3/3. ayeti: Kendinden öncekilerini onaylayan Kitap'ı Hakk olarak sana indiren O'dur. Tevrat'ı ve İncil'i de O indirmişti. · · Düğünden önce - Şüphe duymamak için · Düğünden sonra – Kurallara uygun yaşamak için · İletişim: Ünlülerin dünyasında sosyete dolayısıyla yalana ve iftiraya düşmemek için · Durum: Korkulara hükmetmek ·Sonuç: Kapasiteni zorlamamak · El Vekil - Çalışkan olmak için - dünyada da mutluluk için · Allah'ın isimlerinden (esmâ-i hüsnâ) biri. Sözlükte “işinin görülmesini başkasına havale etmek” anlamındaki vekl (vükûl) kökünden türeyen vekîl “işin havale edildiği kimse” demektir. Terim olarak “bütün yaratıkların işlerinin görülmesinde güvenilip dayanılan, bu konuda tam yeterli olan varlık” mânasına gelir. El Vekil anlamı en kısa biçimde Allah'ın vekilliğini ifade etmektedir. Farklı anlamları da bulunmaktadır. EL-VEKÎL. Sonsuz güven veren. Tek koruyucu otorite. “Sen sadece bir uyarıcısın, her şeye VEKÎL olan sadece Allah'tır.” (Hûd 11:12). Kur'ân-ı Kerim'de Allah'tan başka vekîl olmadığı ve vekîl olarak Allah'ın yeteceği beyan edilmektedir. Diğer taraftan pek çok ayette Hz. Peygamber'in vekîl olmadığı zikredilmektedir. · Düğünden evvel - Geleceğini görmek için. · Düğünden sonra - Özel hayatına saygı gösterilmesi için... · İletişim: Hevesli olduğun konularda planlı ve uygun davranışlarda bulunmak için · Durum: Kaderi bir tartışmaya mahkum etmemek ·Sonuç: Dünyaya bir güzellik bırakmak · El Kaviyy - Monotonluktan kurtulmak için - dünyada da mutluluk için · · El Kaviy anlamı, her şeye gücü yeten eşsiz büyük ve kudretli kimseyi ifade etmek için kullanılmaktadır. El Kaviyy Allah'ın isimlerinden bir olup aynı zamanda onun gücünü anlatmaktadır. Esma-ül Hüsna'da da yer alan El Kaviyy, Allahu Teala'nın gücünün mutlak ve eşsiz olduğunu vurgulamaktadır. Kur'an-ı Kerim içerisinde Allah'ın sıfatları sürekli dile getirilmektedir. Bu bağlamda; Enfal Suresi, Hud suresi, Mümin Suresi ve Ahzab Suresi'nde El-Kaviyy esmasına değinilmektedir. · Düğünden önce - İnsanlara kendi kimliklerine göre hitap etmek için. · Düğünden sonra – En iyi ve gerektiği gibi soruları sormak için. · İletişim: Macera duygusunu ve sevgisini güvenli ve seviyeli olarak planlamak için · Durum: Fırsatları kendi lehine çevirmek Sonuç: Herkesin sevgisini kazanmak ve Allah'a layık olmaya çalışmak · El Metin - Her gün kendine kaliteli vakit ayırmak için - dünyada da mutluluk için · İlk anlamı güçlü, sağlam ve kudretli olan anlamına gelmektedir. Allahu Teala karşısında kullar acizdir. Allah'ın gücü ve kudreti yardımı ile eksikliklerinden kurtulmaktadır. El Metin'in ikinci bir anlamı ise herhangi bir zorluk çekmeyen, her şeye gücü yeterek sıkıntıya girmeyen anlamındadır. Allah'ın isimlerinden (esmâ-i hüsnâ) biri. Sözlükte “sağlam, kuvvetli, sert ve dayanıklı olmak” mânasındaki metânet kökünden türemiş bir sıfat olup “çok güçlü ve sağlam” demektir. Kur’an-ı Kerim’de Metîn ismi tek Zariyat süresinde geçiyor. Şüphesiz Allah’ın kendisi, rızık verendir, Metîn ( sağlam olan), kuvvet sahibi olandır. Zariyat-58 · Düğünden önce - Her istediğini elde etmek için · Düğünden sonra - Yolculuklarda · İletişim: Perişan haldeyken yabancılara yakalanmamak için · Durum: Tabiatı tanımak Sonuç: Toplum içinde kabahatli çıkmamak · El Veliyy - Sevdiğin kişiyle arkadaşlık kurmak ve geliştirmek için - dünyada da mutluluk için · El-Veliyy esmasının Türkçe karşılığı şöyledir: Dost ve yardımcı; mümin kullarına dost olup yardım eden. Allah, sevdiği kullarının dostudur. Allah, sevdiği kullarına yardım eder onların kalbine ferahlık ve genişlik verir. El veliyy anlamı, dost ve yardımcı manasına gelmektedir. Allah'ın dostluğuna sığınan kullar, ondan yardım dilemekte ve işlerinin hayırlısını nasip etmektedir. Al-i İmran Suresi, 68. ayet: Doğrusu, insanların İbrahim'e en yakın olanı, ona uyanlar ve bu peygamber ile iman edenlerdir. Allah, mü'minlerin velisidir. · · Düğünden önce - Kitap paylaşımında sorun yaşamamak için. · Düğünden sonra - Bürokratik konularda kolaylık... · İletişim: Büyük aşk bulduğun anda dünyada hislerinin karşılığını kaybetmemek için · Durum: İnsan sarrafı olmak ·Sonuç: Karamsar olmamak · El Hamid - Afiyet ve nezaket için - dünyada da mutluluk için · Hamîd kelimesi “iyilik, güzellik ve erdemlilikle niteleyip övmek” anlamındaki hamd masdarından sıfat olup “övülen, övgüye lâyık bulunan”, ayrıca “öven” mânalarına gelir. Âlimlerin çoğu, esmâ-i hüsnâdan biri olarak hamîdin ilk anlamına öncelik vermiştir. El- Hamid anlamı bakımından övülmeye layık olan, ihsan sahibi demektir. Allah'ın yüceliğini ifade eden bu adı kullarına ona sığınması gerektiği, ondan başka yaratıcının olmadığını ifade eder. Allah'a karşı hamt etmek kulların görevidir. Hamide ismi Kur'an-ı Kerim'de geçmemektedir ve Hamide ismini koymak caizdir. · · Düğünden önce - Çocuklarını evlendirmek için. · Düğünden sonra - Sağlık · İletişim: Şefkat, anlayış ve iletişiminde mantıklı olmak için · Durum: Bir anne gibi çocukları sevmek ·Sonuç: İsyan etmemek · El Muhsi - Herkese mutluluklar dilemek için - dünyada da mutluluk için · · Allah'ın isimlerinden (esmâ-i hüsnâ) biri. Sözlükte “saymak, miktarını bilmek; ezberleyip kavramak” anlamındaki ihsâ masdarından sıfat olan muhsî kelimesi “sayıp ayrıntılarıyla tesbit eden” demektir. El-Muhsi esmasının Türkçe karşılığı şöyledir: Allah, sonsuz ilim sahibidir. Allah her şeyin sayısını bilen. Her yapılanı tek tek tespit eden ve sayandır. Allah sonsuz ilmi ile her şeyi kuşatandır. Allah her şeyi gören ve bilendir. Her şey O'nun kontrolü altındadır. "Ey gizli açık her şeyin sayını bilen Ya Muhsi, her şeyi sen yarattın; yarattıklarının sayısını bilen yalnız sensin.” Kur'an-ı Kerim de El-Muhyi esması birden çok surede geçmektedir. Araf Suresi'nin 158.ayeti, Mürselat Suresi'nin 20. ayeti, Rum Suresi'nin 50.ayeti esmanın bahsedildiği surelerdir. El-Muhyi esmasının Yasin Suresi'nde geçmesi de insanların dikkatini çekmektedir. Zikir saatleri ve zikir şekli de belirtilmektedir. · · Düğünden önce - Sosyal konularda başarı için. · Düğünden sonra - Hayatta ihanete uğramamak için... · İletişim: Cesaretini sevgi ve huzur yolunda kullanmak için · Durum: İnsanların haddini bilmesi için zorlanmamak ·Sonuç: Hayallerinin yıkılmaması için · El Mübdi - Kişisel haklarını korumak için - dünyada da mutluluk için · El Mübdi esması Allahu Tealanın yoktan var eden bir yaratan olduğu anlamına gelmektedir. El Mübdi esması Allahu Tealanın mahlukatı ilk defa yarattığı ve benzersiz olarak yarattığı anlamına gelmektedir. El-Mübdi anlamı, kısaca maddesiz olan ve örneksiz yaratan olarak tanımlanabilmektedir. Kainatı ve onun içindekileri hiç yoktan var eden Allah'ı (cc) isimleriyle tanımak kazanılacak en faydalı ilimlerden biridir. Kur'ân-ı Kerîm'de mübdi' ve muîd kelimeleri geçmemektedir. · · Düğünden önce - Ahireti hafife almamak için · Düğünden sonra - Ayrılmak isteyen eşler için kolaylık · İletişim: Geçmiş hataların arasında kimliğini, karakterini kaybetmemek için · Durum: Önemsemediğin konularla tekrar karşılaşmamak Sonuç: İnsanların ne düşündüğünü fazla önemsememek · El Muid - Kıyamet gününde ailene koşmak için - dünyada da mutluluk için · El-Muid anlamı, Allah'ın can verdiği, vermiş olduğu canı aldığını ve ahiret günü ölen tüm canları tekrardan dirilteceğini ifade eden bir Esma-ül Hüsna'dır. Bu esma ile tek yaratıcının Allah olduğu vurgulanmakta ve onun güç ve kudretine sığınmak için zikredilmektedir. El Muid esması dua sonrasın, namaz esnasında ve sonrasında ya da zikir vaktinde zikretmek oldukça hayırlıdır. El Muid esması Allahın can veren verdiği canı tekrar alabilen ve ölen canlıları tekrar canlandıran tek yaratıcı anlamına gelmektedir. Allahu Teala yarattıklarının canını almaya ve tekrar diriltmeye muktedir olan yaratan anlamına gelmektedir. Zât-ı ilâhiyyeye nisbet edildiğinde “yaratmayı tekrarlayan, tekrar yaratan” mânasını taşır (a.g.e., a.y.). Kur'ân-ı Kerîm'de mübdi' ve muîd kelimeleri geçmemektedir. · · Düğünden önce - Ölüm anında doğru duayı okumak için. · Düğünden sonra - Geçmişin önemsiz izlerini silmek için... · İletişim: Sürpriz mutluluklar arasında özel günleri iyi bir iletişimle yaşamak için · Durum: Zamanında her güzelliği yaşamak ·Sonuç: Sevdiğin konuları güçlendirmek · El Muhyi - Peygamberlere saygılı ve yakın olmak için - dünyada da mutluluk için · · Allah'ın isimlerinden (esmâ-i hüsnâ) biri. Sözlükte “diri ve canlı olmak, yaşamak” anlamındaki hayât (hayevân) kökünün if'âl kalıbından sıfat olan muhyî “yaşatan, dirilten” demektir. Allah'ın ismi veya sıfatı olarak “hayatla ilgisi bulunan varlıkta hayatı yaratan, can veren” diye açıklanır. Muhyî dirilten, zıttı Müîd' öldüren demektir. Muhyî Kur'an'da Allah'a nisbetle iki yerde isim olarak geliyor. Müîd' ise hiçbir yerde isim olarak gelmeyip hep fiil formunda geliyor. Bunun anlamı şudur: Allah öldürme işini doğrudan üslenmemiştir, bu iş ile Zatı arasına mesafe koymuştur. · · Düğünden önce - Ev hayvanları edinmek için · Düğünden sonra - Her işin hakkını vermek ve karşılığını almak... · İletişim: Güçlüyken güçsüz, haklıyken haksız duruma düşmemek için · Durum: Dişlerinin bakımı ve korunması ·Sonuç: Her gün daha bakımlı olmak · El Mümit - Olayları ve hayatı abartmamak için - dünyada da mutluluk için · El Mümit esması anlamı her canlıya ölümü tattıracak yani ölümle karşılaştıracak anlamına gelmektedir. El Mümit esmasından Allahu Tealanın istediği zaman istediğinin canını almaya muktedir olduğunu ve istediğini de yaşatmaya muktedir olduğunu anlatan bir esmadır. Allah her gücü elinde barındırandır. El Mümit esması zikredilerek Allah'ın gücünü, ölüm ve yaşamın yalnızca onun ellinde olduğunu anlamımızı rahat bir şekilde sağlamaktadır. Ya Mümit esması Kur'an-ı Kerim'de geçmektedir. Ve şu şekilde faziletleri ifade edilmiştir; "Hayat veren de öldüren de odur. O, bir işe hükmettiği (karar verdiği) zaman ona sadece "Ol!" Der. · · Düğünden önce - Ölümü düşünmek için. · Düğünden sonra - Hayatının değerini bilmek için... · İletişim: İş ve ev hayatını iyi dengelemek için · Durum: Duyu organlarının sağlıkla parlaması ·Sonuç: Paranı güzel şeylere harcamak · El Hayy - Evlilikle ilgili konular için - dünyada da mutluluk için · El-Hayy anlamı genel olarak hayatın kaynağı demektir. Allah-u Teala tüm yaşamın kaynağıdır. O yaradandır ve yüce bir varlıktır. El- Hayy esması Arapça kökenli bir isim olup diri, canlı ve ölümsüz anlamına gelmektedir. Hayy kelime anlamı olarak 'Diri, canlı olan; ölmek şanında olmayan' şeklinde tanımlanmaktadır. Bu kelime anlamı ile beraber El-Hayy ayrıca faziletleri, esması ve zikri bulunmaktadır. El Hayy esması Kur'an-ı Kerim'de de sıkça geçen esmalardan biridir. Kur'an-ı Kerim'de geçen El Hayy esması ile alakalı ayetler şu şekildedir; "Ölümsüz ve daima diri olan Allah'a güvenip dayan." (Furkan Suresi, 58. Ayet Meali) "Daimî bir hayat sahibi ancak O´dur. · · Düğünden önce - Enerjini korumak için. · Düğünden sonra - Sabırla beklemek gereken durumlar için · İletişim: Arkadaşlarınla mesafeni korumak için · Durum: Zararsız şeylerle uğraşmak ·Sonuç: Çocuklara iyi örnek olmak · El Kayyum - Kaliteden ödün vermemek için - dünyada da mutluluk için · El-Kayyum; Allah'ın zati sıfatıdır. Yani sadece Yüce Allah'ın sahip olduğu vasıftır. El-Kayyum; her şeyin varlığı ve varlığının devamı kendisine bağlı olan; kainatı sevk ve idare edendir. Sürekli yaratan, yarattıklarının ihtiyaçlarını karşılayan, onları koruyup gözetendir. "...( Allah ) O'ndan başka tanrı yoktur. O, hayydir, kayyumdur..." ( Bakara Suresi Ayet 255 )"...ölümsüz ve daima diri olan Allah' a güvenip dayan..." ( Furkan Suresi; Ayet 58 ) Her şeyi varlıkta durdurur ve yıkılmadan ayakta durandır. · · Düğünden önce - Meditasyon yapmak için. · Düğünden sonra - Bir konunun doğrusunu anlamak için... · İletişim: Boş heveslere kapılmamak ve kulak asmamak için · Durum: Ahireti küçümsememek ·Sonuç: Küçük rahatsızlıklar yaşamamak · El Vacid - Çocuklarını güvenle büyütmek için - dünyada da mutluluk için · El-Vâcid; Allahu Teala, dilediği her şeye sahip olur anlamı üzerinden tabir edilmektedir. Bu konuda hiçbir engelleme ile karşılaşmaz. Bir şeyi ele geçirmek istediği zaman tedbir almak, tuzak kurmak ya da zaman kollamak gibi gibi bir ihtiyacı bulunmaz. İstediği her şey arzu ettiği zaman O’nun huzurundadır. Bütün yarattıkları · O’nun tasarrufu ile beraber O’nun emri altındadır. O hiçbir şeye muhtaç olmayan ve dilediği zaman elde eden şeklince kısaca ifade etmek mümkün. Vâcid kelimesi Kur'ân-ı Kerîm'de geçmemekle birlikte sekiz âyette fiil kalıplarıyla zât-ı ilâhiyyeye nisbet edilmiştir. · · Düğünden önce - Allah'ı her işine şahit tutmak için. · Düğünden sonra - İyi bir alışveriş İçin... · İletişim: Kaderin sayfalarını kendi lehine yaşamak için · Durum: Terbiyeni bozmamak Sonuç: çabuk yıkılmamak · El Macid - Teknolojiyi iyi kullanmak için - dünyada da mutluluk için · El – Macid ismi şerifi de, Yüce Allah'ın ne kadar cömert olduğunu, kullarını bolluk ve bereket ile ödüllendirdiğini nitelemek için kullanılan, faziletli bir esmadır. El – Macid tüm bunlara ek olarak, Allah'ın çok ikram ve kerem sahibi olduğunu da vurgulamasıyla önem kazanmaktadır. Allah (c.c.) çok cömert ve çok eli bol oldur. Bu isim de Allah'ın (c.c.) bu sıfatlarını taşımaktadır. El-Macid onun ölçüye sığmayan cömertliğini ifade eden bir isimdir. El-Macid aynı zaman da çok kerem ve ikram sahibi olduğunu anlatan bir isimdir. Kadri ve şanı büyük, keremi, ihsanı bol olan. YA MACİD, Ey göklerde ve yerde en yüksek şân kendisine ait olan MECÎD, Şânın öyle yüce ki, Her türlü övgüye layık olan ancak Sensin. Şânın öyle yüce ki, Eşi benzeri olmayan ancak Sensin. Şânın öyle yüce ki, Her şeye gücün yeterken hemen ceza vermezsin. Şânın öyle yüce ki, Kullarına sayılamayacak nimetler bahşedersin. Şânına layık bir şekilde bağışla bizleri de. Yüceliğin karşısında secdeye kapanma şerefini bahşet bize. Kur'an-ı Kerim'de içerisinde El-Mecid ismi şerifi geçen sure ve ayetler bulunmaktadır. Bunlar Hud Suresi 73. ayet, Buruc Suresi 15. ayeti şeklindedir. · Düğünden önce - Aşırıya kaçmamak için. · Düğünden sonra - Arada derede kalmamak için... · İletişim: Hiç kimsenin hakkını yememek için · Durum: Nezle grip kolay atlatmak Sonuç: Hasret çekmemek · El Vahid - Özel hayata yönelik her durum için - dünyada da mutluluk için · "Zat, sıfat ve fiillerinde benzeri ve ortağı olmayan, tek olan." El Vahid esması eşi ve benzeri olmayan demektir. Allahu Tealanın eşi ve benzeri olmayan tek olması anlamına gelmektedir. Allahu Teala'nın 99 ismi şerifinden bir tanesi olan El Vahid diğer ismi şeriflerde olduğu gibi Allah hakkında bizlere bilgi vermektedir. Allah'ın eşinin ve benzerinin olmadığı anlamına gelen El Vahid O'nun tek olduğunu bizlere anlatmaktadır. El-Vâhid; ? ? ? harflerinden oluşmuş bir ismi faildir. Manası; ortağı, misli bulunmayan bir ve tek demektir. Cüzlerden parçalardan meydana gelmemiş ve cüzlere parçalara ayrılması mümkün olmayan, Zatında, Sıfatlarında, İşlerinde, İsimlerinde, Hükümlerinde asla şeriki (ortağı) benzeri ve dengi bulunmayandır. Hem sizi hem de sizden önceki insanları yaratan Rabbinize ibadet ediniz / kulluk yapanız.”(Bakara suresi / 21. Ayet) O'nu (c.c) tanımaktan kaçınmamak gerekir. Allah'ın eşinin ve benzerinin olmadığını kanıtlayan esması El-Vahid (c.c) haberimizin konusu. · Düğünden önce - Yalnızlığını sevmek için. · Düğünden sonra - Benzer tavırlarda karakterlerle buluşabilmek için... · İletişim: Mistik bir dünyada günaha düşmemek için · Durum: Davetsiz misafire maruz kalmamak Sonuç: Akademik başarıların devamı · Es Samed - Namaz, oruç ve ibadetlerde devamlılık için - dünyada da mutluluk için · Zeval bulunmayan herkesin muhtaç olduğu yegane merci, isteklerin ve muratların verilmesi, ıstırapların giderilmesi ve müracaat edilen tek merci anlamına gelmektedir. Yerde ve gökte, her yerde kendisine muhtaç, fakat kendisi hiçbir zaman muhtaç olmayan. Varlığına bir şeyin girmesi veya çıkması olanaksız, hiçbir şeye muhtaç olmayan manalarına gelmektedir. Es Samed esması Türkçe anlamı Allahu Teala’nın · muhtaç olmayan tek yaratıcı olduğu her şeyin ve herkesin ona muhtaç olduğu anlamına gelmektedir. Samed Kur'an'da İhlâs sûresinde (112/2), Allah'ın birliği ilkesinin anlatılması sırasında O'nun yaratılmışlık özelliği taşımayıp herkesin sığınacağı yegâne varlık olduğu ifade edilirken geçmektedir. · · Düğünden önce - Oruç tutmak için · Düğünden sonra - Doğru zamanda doğru esmaül hüsnayı okumak için · İletişim: Aşırı samimi insanlardan çabuk ve zarar almadan kurtulmak için · Durum: Tarzını oluşturmak ve sevgi görmek Sonuç: Farkındalıkla yaşamak · El Kadir - İyi niyetini korumak için -dünyada da mutluluk için · Allah'ın isimlerinden (esmâ-i hüsnâ) biri. Sözlükte “gücü yetmek; ölçü ile yapmak, planlamak” mânalarındaki kadr (kudret) kökünün iftiâl kalıbından türemiş bir sıfat olup “gücü yettiği fiilen sabit olan” demektir. Allahü Teala'nın, kudret ile kudret sahipleri üzerinde arzu ettiği gibi tasarruf edendir. O’nun ‘Kadir’ olması demek istediği zamanda ve istediği şekilde yaratması ve bu güce sahip olması şeklinde ifade edilmektedir. Kısaca Muktedir Allahü Teala'nın bilfiil gücünü yarattıklarında göstermesi olarak da dile getirmek mümkün. Kadir ismi yedi âyette tekil, beş âyette tâzim ifade etmek üzere çoğul sîgasıyla Allah'a izâfe edilmiştir. Bunlardan başka doksan dokuz isim listesinde bulunmayan kadîr ismi kırk beş âyette, muktedir ismi de dört âyette. · Düğünden önce - Torun sahibi olmak için. · Düğünden sonra - Uygar şartlarda gereken rolleri üstlenmek için... · İletişim: Yardıma ihtiyacı olan kişilere hayırlı duada bulunmak için · Durum: Hediye alıp vermek Sonuç: Takdir edilmek · El Muktedir - Samimiyetini sevgiyle paylaşmak için - dünyada da mutluluk için · Allahü Teala'nın, kudret ile kudret sahipleri üzerinde arzu ettiği gibi tasarruf edendir. O’nun ‘Kadir’ olması demek istediği zamanda ve istediği şekilde yaratması ve bu güce sahip olması şeklinde ifade edilmektedir. Kısaca Muktedir Allahü Teala'nın bilfiil gücünü yarattıklarında göstermesi olarak da dile getirmek mümkün. Muktedir ismi Allah'a izâfe edildiği dört âyette “bir işi gerçekleştirmeye fiilen güç yetiren” anlamını ifade etmektedir. El Muktedir (c.c.) esmasının manası : Her şeye gücü yeten kuvvet ve kudreti olan, kuvvet ve kudret sahipleri üzerinde istediği gibi tasarruf eden, her mevcudu kuvvet ve kudreti altında tutan demektir. İktidarı tüm varlıkta geçerli olan.Mutlak tasarruf sahibi. Kehf Suresinin 25. ayetinde Allah'ın her şeye muktedir olduğu yazılıdır. · Düğünden önce - Tutumlu olmak için. · Düğünden sonra - Kıskançlık hissi ile iyi baş etmek için... · İletişim: Aşık olduğunda ilk aşk heyecanını hayata doğru aktarmak için · Durum: Kabiliyetinin hor görülmemesi Sonuç: Esaretten kurtulmak · El Mukaddim - Davetlere katılmak için - dünyada da mutluluk için · El-Mukaddim İsmi şerifinin anlamı; Allahu Teala, dilediği şeyi öne alan, herhangi bir kimseyi veya şeyi önde bulundurandır. Allah'ın daveti her daim ve kesintisiz olarak geneldir. Ancak Hidayet ettikleri davete uyar, ileri gider. Diğer yandan Hidayet etmedikleri ise geride kalır. Allah'ın getirdiği yasaklar ve emirler tüm kullar için geçerlidir. Ancak Allah'ım muvaffak ettikleri bu kurallara uyar ve yükselir. Muvaffak etmeyenler ise geri kalır. Bu yüzden hem Allah'tan Hidayet istemeli hem de akıl ve irademizi itaat yönünde kullanmalıyız. Bu anlamı üzerinden fazileti ile beraber El-Mukaddim ismi şerifini dile getirebilirsiniz. Onların eceli geldiği zaman artık bir saat tehir edilmez ve öne alınmaz.” (Yunus suresi / 49. ayet) İslam'ın kitabı Kuran-ı Kerim'de el-Mukaaddim (c.c) esması; Gerek ümmetler için ecel, gerekse bireyler için ecel sadece Allah'ın (c.c) elindedir. Her ümmetin bir eceli vardır. · Düğünden önce - Çocuk sahibi olmak için. · Düğünden sonra - Hakkında hayırlı olanı yaşamak için... · İletişim: Sanatın hislerini beslediği yönde hayatta yol almak için · Durum: Kötü günleri kendine çekmemek Sonuç: Şeref ve haysiyetinle oynanmaması · El Muahhir - Günü iyi ve dolu dolu yaşamak için - dünyada da mutluluk için · Allah'ın 99 isminden biri olan El-Muahhrir, istediğini geride bırakan, unutturan, gözden düşüren demektir. Bu esma aynı zamanda dilediğini başka zamana erteleyen, cezalandırmak için acele etmeyen, sonraya bırakan anlamına gelir. El Muahhir isminin anlamı istediğini alan, istediğini geciktiren veya istediklerini de geri bırakan demektir. Allah (cc) her şeyi büyük bir düzen ve muntazamlık içinde yaratmıştır. Bu nedenle de yaşanması gereken bazı şeyleri başta verirken bazılarını da en sona bırakır. Allah (cc) bazıları için bazı şeyleri bilerek geride bırakır ve kullarına bir şekilde mesaj vermeye çalışır. · · Düğünden evvel - Aşk acısı yaşamamak için. · Düğünden sonra - Güzellik ve bakımlılık için... · İletişim: Psikolojinin sağlıklı olması ve güven altında tutulması için · Durum: Düşüncelerinin telafi ve takviyesi Sonuç: Daha azla yetinmemek · El Evvel - Evrenin gizeminin etkilerine karşı hazırlıklı olmak için - dünyada da mutluluk için · Önce ve ilk anlamına gelen El Evvel esması, El- Mukaddim ismi ile yakın anlamlıdır. Her iki esma da Allah'ın bir başlangıcının olmadığı, O'nun tüm yaratılmışlardan önce olduğu anlamına gelir. Yaratılmak veya doğmak fiilleri yalnızca Allah'ın kullarına özeldir. Bununla birlikte Allah'ın bir başı, başlangıcı ve sonu yoktur. Bu her şeyden önce var olan anlamını taşır. Yüce Allah'ın varlığı tüm mahlukatlardan öncedir. O'nun varlığının evveli yoktur. Diğer varlıkların tümü, varlığını Ondan alır. Bütün tabiatı yaratmış olanın, evveli olamaz. El- Evvel, öncesi ve başlangıcı olmayan demektir. Allah tüm eksikliklerden münezzeh olduğu gibi zamandan da uzaktır. Onun insanlar gibi dünü, bugünü ve yarını yoktur. İhlas Suresinin 3. ayetinde de Allah'ın doğmamış ve doğurmamış olduğu bildirilir. · Düğünden önce - Tarih konusunda yanılmamak için. · Düğünden sonra - Yanlışa sapmamak için · İletişim: Yaşam enerjini korumak ve amaç edinmek için · Durum: Suistimal edilmemek Sonuç: Yalancı çıkmamak · El Ahir - Geleceğinin önemini unutmamak için - dünyada da mutluluk için · Allah'ın bir öncesinin olmadığı gibi bir sonunun da olmadığı anlamına gelir. O, tüm zamanlardan münezzehtir. Evreni yaratmadan önce de vardı, kıyamet günü her şey helak olduktan sonra da yalnızca O olacak demektir. Allah’ın Âhir olduğunu bilmek, insana sebeplere fazla önem vermemeyi, onlara bel bağlayıp güvenmemeyi, üzerinde fazla durmamayı öğretir. Bu sebeplerin sonuçta mutlaka yok olacağını ve son bulacağını, sadece Âhir olan Allah’ın bâki kalacağını bilmesini sağlar. Geçici varlıklara bağlanmak, yokluğa bağlanmaktır. Halbuki Âhir olan Allah’a bağlanmak, kesinlikle yok olmayacak ve ebediyen varolacak olana bağlanmaktır. O’na bağlanan yok olmayacak ve varlığı bir kesintiye uğramayacaktır. Oysa yok olacak geçici şeylere bağlanmak böyle değildir. Fani şeylererin yok olmasıyla, onlara bağlananlar da yok olacaktır. Allah’ı bu şekilde tanıyan daha bir samimiyetle O”na ibadet etmeye çalışır. O’ndan başka hiçbir şeye güvenip bel bağlamaz. Sadece Allah’a yönelmenin ve O’na dayanıp güvenmenin bir zorunluluk olduğunu anla. Her şeyin O’na döneceğini hatırından çıkarma. O’na kulluk et ki, kulluğun O’nun katında geçerli olsun. Kur'ân-ı Kerîm'de 26 âyette el-yevmü'l-âhir ifadesi geçmektedir.7 Bunlardan biri Mekkî veya Medenî oluşunda ihtilaf edilen Ankebût sûresinde yer alsada (29/36), diğer âyetler Medenî sûrelerde yer almaktadır. · Düğünden önce - Yaşadığın şehre saygı duymak için. · Düğünden sonra - Her işinde Allah'ı anmak için... · İletişim: Saf ve temiz bir sayfaya leke sürdürmemek için · Durum: Duyguların özgürlüğü Sonuç: kendini savunmak zorunda kalmamak · Ez Zahir - İnancını sürekli taze tutmak için - dünyada da mutluluk için · Esmaül Hüsna'nın içerisinde bulunan faziletlerden birisi de Ez-Zâhir isminin faziletleridir. Ez-Zâhir zahir isminin anlamı ise görünen, varlığı aşikar olan anlamına gelmektedir. Diğer bir anlamı ise aşikar olan ve kati delillerle bilinen anlamına gelmektedir. Esmaül hüsna'nın içinde yer alan ez zahir isminin anlamı varlığı belli olan, varlığı kati olan ve görünen demektir. Ez zahir ismi ile Allah'ın (cc) varlığının birçok delille ortaya koyulduğu ve belli olduğu şeklindedir. Zâhir ismi bir âyette (el-Hadîd 57/3) “zâtı ve mahiyeti bakımından gizli olan” anlamındaki “bâtın” ismiyle birlikte geçer, “muttali kılmak; galip getirmek” mânalarına gelen “izhâr” kavramı da Allah'a nisbet edilir. · Düğünden önce - Dalgınlık yaşamamak için. · Düğünden sonra - İntikam ve hırstan kurtulmak için · İletişim: Haz ve coşkuyu seviyeli yaşamak için · Durum: Kavramsal bütünlük Sonuç: Uzun süreli arkadaşlıklarında sevgiyi tatmak · El Batın - İnancını gizlide yaşamak için - dünyada da mutluluk için · El Batın Allah'ın zatının görülmesi ve mahiyetini bilinmesi açısından gizli olması demektir. Allahu Teala El Batın esmasında zatının gizli olmasını El Zahir esmasında da görünen olmasını ifade etmektedir. Allahu Tealanın zatının dünyada yarattıkları tarafından görülmesi gizli bulunmaktadır. El-Bâtın ismi şerifinin anlamı ‘Allahu Teala, gizlidir’ biçiminde ifade edilmektedir. O gözle görülmez ve ayrıca künhüyle bilinemez. İnsan yaptığı her şeyde ve davranışlarıyla sınırlı varlıklardır. Allah ise sınırsızdır. Sınırlı olan varlıklar sınırsız olan ihata ile idrak edemez. Zahir-bâtın kelimeleri, bizzat Kur'ân'da geçer. Mesela, Allah Teâlâ'nın, “ez-Zahir” ve “el-Bâtın” (Hadid 57/3) isimleri buna bir örnektir. Ayetlerde ayrıca, zahirî ve bâtınî nimet (Lokman 31/20), zahirî ve bâtınî günah (Enâm 6/120, 151); dünyanın zahiri (Rum 30/7) gibi ifadeler kullanılır. · Düğünden önce - Şaşkınlığa uğramamak için. · Düğünden sonra - Uzun soluklu çözümlerde zarara uğramamak için... · İletişim: Sırlarını güvenle korumak ve el almak için · Durum: Başkalarından iyi olmak Sonuç: Elinden tutan bir dost bulmak · El Vali - Dünyada da iyilik istemek için - dünyada da mutluluk için · El Vali esması, dünyayı ve kainatı idare eden, varlıkları gözetip koruyan anlamına gelir. Bütün kainat Allahu Teala tarafından yaratılmıştır ve düzeni onun tarafından tatbik edilmekte, kontrol altında tutulmaktadır. Bu nedenle içinde bulunduğumuz kainatta her ne yaşanırsa yaşansın, Allah hepsinden haberdardır ve hepsi Allahu Teala'nın kontrolü ve bilgisi dahilindedir. El Vali isminin ilk anlamı evreni ve kainatı kusursuz, eksiksiz bir şekilde yöneten demektir. Günlük ibadetlerde Fatiha Suresi ile birlikte zikredilen El Vali esması, kişinin giriştiği her işte başarılı olmasını sağlar. · Düğünden önce - Dünya ülkelerini gezmek ve tanımak için. Tüm dinlere saygılı olmak için. · Düğünden sonra - Arkadaşlık için · İletişim: Zayıf yanlarını hissedip baş etmenin yollarını bulmak için · Durum: Zamansız aşk yaşamamak Sonuç: Pişmanlık ve üzüntüyle karar almamak · El Müteali - Saf duygularını korumak ve yaşamak için - dünyada da mutluluk için · El- Müteali yaratılmış tüm varlıklardan üstün ve yüce olan demektir. Allah'ın yaratma gücü, ilmi ve kudreti sonsuzdur. Gücünün yetmeyeceği şey yoktur. El Müteali, Allah'ın göz ile görülemeyen, akıl ile idrak edilemeyen, yüce bir varlık olduğunu belki de en iyi anlatan ismi şeriftir. İnsan olarak bizler hem beden olarak hem de zihin olarak kısıtlı varlıklarızdır. Bu sebeple peygamberlerin dışında hiçbir insan, Allah'ı tam anlamıyla tasavvur edemez, çünkü kapasitesi yeterli değildir ve Allah'ın yüceliği sınırsızdır. El-Müteali, Yüce Allah'ın göz ile görünmeyen, akıl ile algılanmayan bir varlık olduğunu anlatmaya çalışan en önemli ismi şeriftir. İnsanlar bazı konularda kısıtlıdır. Dolayısı ile sadece Peygamberimiz Allah'ı tam olarak algıladı. İnsanların zihinleri buna yeterli gelmez. Allah'ı hiç bir şeye benzetmek mümkün değil, O sınırsızdır. El-Müteâlî Anlamı · Allah bilindiği gibi yücedir, kusursuz ve alidir. Bu nedenle bütün övgüler, tüm bir kainati örneği olmayan bir biçimde yaratan, yoktan var eden Allah'adır. Ra'd sûresinde yer alan müteâlî ismi (13/9) İbn Kesîr dışındaki kıraat imamlarınca müteâl şeklinde okunmuştur. · Düğünden önce - Allah'ı unutmamak için. · Düğünden sonra - Açık fikirli olmak için... · İletişim: Resmi ortamlarda başarı için · Durum: Korkaklarla fazla muhatap olmamak Sonuç: Güzel muhabbet etmek · El Berr - İyiliklerinin kaderine katkısı olması için - dünyada da mutluluk için · Yarattıklarına karşı rahmet ve ihsanı bol olandır. Söz ve hareketlerine mutlak sadık olandır. Bütün yarattıklarına rızk taksim eden ve rahmeti ile muamele edendir. Takva sahibi olan kullarına çok sevap verendir. Güzel düşünce ve duygulara sahip olan kullarını mükafâtlandırandır. Kötülüklerden vazgeçen kullarını mükafâtlandırandır. İsyan eden kullarına işledikleri günahlar oranında cezalandırandır. İbadet eden ve kendisine yönelen kullarına hidayeti ile muamele edendir. Allah’ın Ber isminin insandaki tecellisi, “su katılmamış saf iyilik” anlamına gelen birr’dir. Birr Kur’ani bir kavramdır. Birr anlamındaki bir iyilik, fıtrat üzerinde yükselen bir iyiliktir. Zira insan fıtratı iyidir ve iyiyi sever. İyilikten nefret eden kimse yoktur. En kötüler bile kendilerine kötülük yapılmasını istemez, kötülük yapanı ödüllendirmez. · Düğünden önce -Önemli konuları araştırmak için · Düğünden sonra – Aura temizliği · İletişim: Hayvanların da hisleri olduğunu unutmamak için · Durum: Zarif ve görgülü davranmak Sonuç: Toplumda hak ettiğin yerde olmak · Et Tevvab - Tövbe etmek için - dünyada da mutluluk için · Et-Tevvâb Esmaül Hüsna isimlerinden birisidir. Allah'ın diğer isimleri gibi Et-Tevvâb isminin de bir anlamı bulunmaktadır. Tevbe kökünden türemiş olan Et-Tevvâb ismi anlamı kulların dönüşlerini kabul eden ve cezadan vaz geçen anlamında gelmektedir. Et Tevvab tövbeleri kabul eden ve tövbe edenleri seven anlamına gelmektedir. Allahu Teala tövbe ediniz kabul edeyim buyurmuştur. Et Tevvab esması da Allah’ın tövbeleri kabul eden kullarının tövbe etmesini isteyen kulları için af ve mağfiret kapılarını açarak yönelmelerini isteyen olduğunu göstermektedir. Et Tevvab esması Türkçe anlamı tövbe edenleri seven günahlarından tövbe edenlerin tövbelerini kabul eden tek yaratıcı Allah olduğu anlamına gelmektedir. Kur'ân-ı Kerîm'de tövbe (tevbe) kavramı fiil ve isim kalıplarıyla otuza yakın âyette Allah'a izâfe edilmektedir. Tevvâb ise Allah'ın bir ismi olarak dokuz âyette rahîm, bir âyette hakîm ismiyle, bir âyette de tek başına geçmektedir. · · Düğünden önce - Kendini ölçüp tartmak için. · Düğünden sonra - Büyük günahlardan korunmak için · İletişim: Aşırı kabiliyet gerektiren konularda haddini aşmamak için · Durum: Hakaretin hesabını sormak ·Sonuç: Kafanı iyi kullanmak · El Müntekim - Zulme karşı duyarsızlaşmamak için - dünyada da mutluluk için Allahu Teala'nın 99 ismi şerifinden bir tanesi olan El-Müntakim, Allah'ın suçluları cezalandırması anlamına gelmektedir. Allah suçluları, kul hakkı yiyenleri ve zulüm edenleri şiddetli bir şekilde cezalandıracaktır. Zulüm edenler ve kul hakkı yiyenler Allah katında kıyas edilerek cezalandıracaktır. Allah'ın en faydalı isimlerinde biri olan El-Müntekim esması, zalimleri, kafirleri ve münafıkları çok şiddetli bir şekilde cezalandıran anlamına gelmektedir. Aynı zamanda Allah bu zalimleri kıyamet gününde cezalandıracaktır. Bu kapsamda ahiret gününde kul hakkı yiyen, Allah'a şirk koşan ve çok günah işleyen kullar cehenneme girecektir. Müntekim hangi ayette geçiyor? · (A'râf 7/85-92; Hûd 11/84-95). · Düğünden önce - Asi olmamak için. · Düğünden sonra - Zan altında kalmamak için... · İletişim: Tevazu ve tedbiri elden bırakmamak için · Durum: İşini aşkla beslemek Sonuç: Dünyada kabul gören çözümlerle yaşamak · El Afuvv - Affedilmek ve eşini affetmek için - dünyada da mutluluk için · El-Afüvv ismi şerifinin anlamı ‘Allahu Teala günahları kökünden kazımak suretiyle tamamen ortadan kaldırır’ şeklinde kısaca ifade etmek mümkün. Kiramen Katibin meleklerinin Allahu Teala kayıtlarını siler. Hatırlamak suretiyle kulları mahcup olmasın diye onların günahlarını unutturur. Bu isim üzerinden nasip almış olan kullar, diğer taraftan sürekli olarak Allah'tan af diler. Bu doğrultuda ayrıca herhangi bir şekilde ümitsizliğe kapılmazlar. Allahü Teala yarattığı kullarına karşı çok affedicidir. Afüvv kelimesinin öncelikle anlamına bakıldığı zaman ‘Hiçbir sorumluluk kalmayacak biçimde günahları affeden’ anlamı üzerinden bilinmektedir. Allahü teâlâya ithaf ile beraber bu anlamı kapsamında, El-Afüvv ismi şerifinin faziletlerinden faydalanabilirsiniz. El Afüvv isminin dini anlamda pek çok anlamı bulunmaktadır. Öncelikle kelime olarak çok affedici, bağışlayan, mağfiret eden anlamlarında kullanılmaktadır. Buradan da görüldüğü El Afüvv isminin Allah'a aittir. Bunun yanında günahları çokça affeden, cezalandırmaktan vazgeçen olarak da kullanılan bir kelimedir. Bu teslimiyet Allah'a olan sevgi ile muhabbetin ifadesidir. Bu kalpte Allah sevgisinin keşfine doğru giden samimi bir yolculuktur. Kuranda el Afüv isminin geçtiği ayetleri şu şekilde sıralamak mümkündür. Bunlar, Nisa suresi 43., 99. ve 149. ayetleri, Hacc suresi 60. ayet ve Bakara suresi 52. Ayettir. · Düğünden önce - Herkesi affetmek için · Düğünden sonra - Günlük işlerde sıkışıklık yaşamamak için · İletişim: Hayırlarda yarışırken toplumdan kopmamak için · Durum: Duada sevap görmek Sonuç: Görsel algında yanılmamak · Er Rauf - Her şeyin bir çaresi olduğunu unutmamak için - dünyada da mutluluk için · Er Rauf esması merhamet eden acıyan demektir. Er Rauf esması ise Allah'ın kullarına merhamet eden ve onların günahlarını örterek kullarını affeden ve affetmeyi seven bir yaratıcı olduğu anlamına gelmektedir. Re'fet kökünden türemiş olan Er-Raûf isminin anlamı farklı olarak birçok kez açıklanmıştır. Er-Raûf isminin anlamı aşağıda sizlere açıklanmıştır. · - Kullarına acıyan ve şefkat ile muamele edendir. · - Rahmet ve merhametin en üst seviyesinde olandır. · - Merhametinden dolayı kullarının kusurlarını örten ve günahlarını bağışlayandır. · Allah, kullarına şefkatlidir. Allah; kendisine karşı gelmemizden bizi sakındırması O'nun Er-Rauf oluşundandır. Bizi kendisine karşı gelmemizden sakındırması ise ancak ilahi vahiyle mümkündür. Bundan dolayı Kur'an Er Rauf olan Allah'ın kullarına bir şefkatinin bir meyvesidir. · Düğünden önce - Kurduğun düzenin bozulmaması için. · Düğünden sonra - Doğru mesleği seçmek için... · İletişim: Ansızın gelen bir zenginliktense lüksü hayatına zarafetle katmak için · Durum: Herkesi anlayışla karşılamak Sonuç: Fazla detaya bakmamak · Malikül Mülk - Mal ve mülkünün güvenliği ve evindeki huzur için - dünyada da mutluluk için · Malikül Mülk Allahu Tealanın mülkün ebedi ve tek sahibi olduğunu dilediğini var eden dilediğini yok eden dilediğini zengin dilediğini yoksul eden varlığın tek sahibi olduğu anlamına gelmektedir. Malikül Mülk esması Allahın iradesine kimsenin müdahale edemediği her şeyin tek sahibi olduğunu anlamına gelmektedir. Malik ismi Arapça kökenli bir isimdir. Ayrıca Malik kelimesi Mülk kelimesinin mastar hali olarak geçmektedir. Bu ismin pek çok anlamı bulunmaktadır. Mal sahibine Malik denmektedir. De ki: 'Mülkün gerçek sahibi olan Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin ve mülkü dilediğinden geri alırsın. ' (Ali İmran 26) Malikel Mülk ne zaman okunur? Mal ve kazanca zarar gelmemesi için okunur. · · Düğünden önce - Ev yaşamında rahatlık için. · Düğünden sonra - Ev hayvanları için · İletişim: Kolaya kaçmayıp çalışmak için · Durum: Felaket habercisi olmamak Sonuç: Kendini kaybetmemek · Zul Celali vel ikram - Komşularınla iyi geçinmek için - dünyada da mutluluk için · Sözlükte “azamet sahibi ve yüce olmak” anlamındaki celâl ile “cömert ve merhametli, asil ve şerefli olmak” mânasındaki keremden türeyen ikrâm kelimelerinin başına zû (sahip) getirilmesiyle meydana gelen bir terkip olup “azamet ve kerem sahibi” demektir. Bu isim Kur’an’da iki yerde geçer (er-Rahmân 55/27, 78). Bunların ilkinde rab kelimesine muzaf olan “vech”in (Allah’ın rızası, bizzat kendisi) sıfatıdır; burada, yeryüzündeki her canlı yok olurken azamet ve kerem sahibi rabbin zâtının bâki kalacağı ifade edilir. İkincisinde terkip rabbin sıfatı konumundadır ve ilkinde olduğu gibi, “Azamet ve kerem sahibi olan rabbinin adı yücelerden yücedir” mânasına gelmektedir. · · Düğünden önce - Mevkii sahibi olmak için. · Düğünden sonra - İtibar için · İletişim: Hayvanların da hisleri olduğunu unutmamak için · Durum: Yaygın kanıyı lehine çevirmek ·Sonuç: Suçlanmamak ve eziyet görmemek · El Muksit - Her şeyde olan hayrı görmek için - dünyada da mutuluk için · · Allah'ın 99 güzel isimlerinden birisidir El-Muksit; adil olan, her işi birbirine denk olan, birbirine uygun yapan, her işini yerli yerinde yapan anlamına gelmektedir. El Muksit isminin anlamına bakacak olduğumuzda; hükmünde adil ve insaflı olan, haksızlıkları düzelten, adaletten şaşmayan, haksızlıkları düzeltip hakkı olana hakkını veren anlamlarında kullanılan bir isimdir. Bu isimle birlikte 99 ismin de anlamı sadece Allah'a aittir. El Muksit anlamı oldukça fazladır. Dini anlamda düşündüğümüzde; Allah, Muksit ismiyle adaleti tesis ve temin etmektedir. Bunun yanında en üstün adalet ve merhamet sahibi olan Allah, zerre kadar da olsa haksızlığa uğratmaz. Kullarına tam adalet ve merhamet üzere muamele etmektedir. Sözlükte “âdil olmak” anlamındaki kıst kökünün “if'âl” kalıbından türemiş bir sıfat olan muksıt “adaletle hükmeden, âdil” demektir. Muksıt ismi Kur'an'da Allah'a nisbet edilmemekle birlikte “kıst” ve “iksât” kavramları zât-ı ilâhiyyeyi niteleme çerçevesinde kullanılmaktadır. · · Düğünden önce - Eğlenceyi de tatmak için. · Düğünden sonra - Suçluluk hissinden kurtulmak için... · İletişim: Aşktan asla ödün vermemek için · Durum: Duygu sömürüsüne maruz kalmamak ·Sonuç: Çok eğlenip çok çalışmak · El Cami - Tedbirli olmak için - dünyada da mutluluk için · Allah, ahiret gününde insanları bir araya getirecek ve onları dünyada yaptıklarından hesaba çekecektir. El Cami Arapça Cemea isminden türemiştir. Mükemmel olan her şeyi sıfat olarak kendinde bulunduran, ruhu ve bedeni bir araya getiren, dostları ve kalpleri birleştiren demektir. El Cami esması Allah’ın istediğini istediği yerde bir araya getirme, toplama ve yaklaştırma kudretini anlatmakladır. Kıyamet günü geldiğinde ‘O’ tüm kullarını toplayacak olandır. Allahu Teala birbirine benzeyenleri bir arada toplayandır. İnsanları da yerkürede bir araya toplamıştır. Birbirine benzemeyenleri bir araya toplayandır. Ayı, yıldızı, güneşi, gökleri, hayvanları, havayı, bitkileri toplayandır. · Düğünden önce -Kavga ve tartışmada kaybetmemek için. · Düğünden sonra - Oruç tutmak için · İletişim: Boyun eğmek zorunda kaldığın durumlarda kendine sırdaş kalabilmek için · Durum: Yanlış varsayımlara kapalı olmak ·Sonuç: Kışkırtmalarla baş etmekte zorlanmamak · El Ganiyy - Hayırlarda yarışmak için - dünyada da mutluluk için · Genel olarak hiçbir şeye muhtaç olmayan anlamında kullanılmaktadır. Bunun yanında herkesin her zaman kendisine muhtaç olacağını da belirtmektedir. Sonuç olarak El Ganiyy ismi, gerçek zenginlik sahibi ve hiçbir şeye muhtaç olmayan olarak kullanılmaktadır. Gani, Arapça kökenli Gına sözcüğünden türetilmiştir. Gına, hem zengin olmak hem de kimseye muhtaç olmamak anlamına gelir. 99 isimden biri olan El- Ganiyy ise Allah'ın hiçbir şeye ve hiç kimseye ihtiyaç duymaması, kendiliğinden var olması demektir. Bu anlamların hepsi Allah'a aittir. El Ganiyy anlamı, zatı ile zengin olan, hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, zatı ile zengin olan, gerçek manada zengin olan olarak geçmektedir. Kur'ân-ı Kerîm'in on sekiz âyetinde geçen ganî ismi, iki yerde herhangi bir terkip oluşturmadan tek başına (ganiyy-i mutlak) kullanılmıştır. · · Düğünden önce - Karne sevinci için. · Düğünden sonra - Gerçek ihtiyacını anlamak için... · İletişim: Sessizliğin içinde ilahi adaleti bulabilmek için · Durum: Karşı cinsle mesafeli olmak ·Sonuç: Sürekli Allah'tan yardım dilemek · El Mugni - Başkalarına fazla aldırmamak için - dünyada da mutluluk için · · El Muğni esması zenginlik veren dilediğini zengin eden anlamına gelmektedir. El Muğni esması Allahu Telanın dilediğini zengin dilediğini fakir kıldığını ve tüm bunların imtihan olduğunu belirtmektedir.3 El muğni; istediğini, istediği anda, istediği kadar zengin eden anlamına gelmektedir. Buradan da görüldüğü gibi Allah'a özel bir sıfattır. Bu ismin, ism-i şerifi sıfat olarak kullanımında ise maddi ve manevi olarak zengin kılan, ilim ve Kur'an bilgisi veren, her türlü ihtiyaçları karşılayan anlamları da vardır. Kökeni Arapça olan bu kelime, gınâ kökünden türemiştir. Allah, Muğni isminin tecellisi olarak insanların maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşılar ve onlara zenginlik verir. Bu bağlamda özetle El-Muğnî anlamı; zengin eden, müstağni kılan, dilediği kulun her ihtiyacını veren olarak belirtilebilir. El-Muğnî Anlamı Nedir? Allahu Teala, dilediği kulunun tüm ihtiyaçlarını karşılayandır. Fa enginleştirme yetisine sahiptir. Kanaat duygusu ile beraber lütfetmek suretiyle kullarını zenginliğe eriştir. · · Düğünden önce - Ev kurmak için. · Düğünden sonra - Kararlılıkla yol almak için... · İletişim: Özel ve mahrem hayatının yıpratılmaması için · Durum: Baş ağrısı çekmemek ·Sonuç: Sorunlara maruz kalmamak · · El Mani - İki kere düşünüp davranmak için - dünyada da mutluluk için · · Mâni' kelime anlamı itibariyle; dilemediği şeylerin gerçekleşmesine izin vermeyen; kötü şeylere engel olan anlamına gelmektedir. Allah Teâlâ, bazı isteklerin gerçekleşmesine izin vermez. Bütün isteklerimiz, Allah'ın dilemesi ve takdiriyle gerçekleştiğine işaret edilir. Allahu Teala, sevdiği kulları korur gözetir ve onların günah işlemesine mani olur. Takva sahibi kullar da Allah'ın ayetleriyle haram kıldığı şeylerden uzak durur ve hep salih amel işlemeye çalışır. El- Mani, Allah'ın hem dünyada hem de ahirette kullarını koruyup gözetmesi, haksızlığa ve fitneye engel olması demektir. Kur-an'da 4 surede el-Mani ismi geçmektedir. · · Düğünden önce - Boşanmak için. · Düğünden önce - Herkese doğru hitap etmek için... · İletişim: Kaygılarının başına gelmemesi için · Durum: Şımarıklığı abartmamak ·Sonuç: Ev halini huzurla beslemek · Ed Darr - Kötü şeylerden vazgeçmek için - dünyada da mutluluk için · · Arapçada Darra kelimesi eziyet, üzüntü kaynağı, şiddetli azap anlamına gelir. Bu kelimeden türeyen darr, zarar vermek, ziyana uğratmak manasında kullanılır. Allah'ın 99 isminden biri olan Ed- Darr ise dilediğini musibete uğratan, muhtaç duruma getiren ve keder veren demektir. Ed Darr ismi genellikle zarar veren anlamında kullanılmaktadır. Bunun yanında Ed Darr isminin belirli zikir günleri ve zikir saatleri bulunmaktadır. Yapılan zikirler sayesinde insanı birçok fazilet beklemektedir. Ed Darr Arapça kökenli bir isim olup Kur'an'da Yasin suresinde geçmektedir. · · Düğünden önce - Şeytana uymamak için. · Düğünden sonra – mide bulantısını geçirmek için · İletişim: Toplumda bilir kişi rolüyle yıpratılmamak için · Durum: Tüm sınırlarını korumak ·Sonuç: Asla doğru bildiğinden şaşmamak · En Nafi - Kültür seviyene uygun kişilerle karşılaşmak için - dünyada da mutluluk için · · Esma-ül Hüsna diye bilinen bu isimlerden "En-Nafi", fayda veren şeyleri yaratandır. Allah, sürekli fayda veren ve yarar sağlayan şeyleri yaratan güçtür. En-Nafi istediği kuluna fayda ve yarar sağlayandır. En-Nafi esmasının Türkçe anlamı şöyledir; sürekli yaratan, yaratmasında hikmetler bulunan. Sözlükte "fayda vermek" anlamındaki nef' kökünden türeyen nâfi' kelimesi "fayda veren" demektir. Fayda veren, zarar vermeyen anlamlarına gelir. Mahlukata hayır ve faydalı şeyler yaratan anlamına gelir. · · Kur-an'da "Allah'tan başka size fayda ve zarar verecek yoktur" anlamında birçok ayet olduğu bilinmektedir. "Hayır ve şer Allah'tandır." İfadesi de bu ismi işaret etmektedir. En-Nâfi ve Es-Dâr esmasının ıstılah anlamları da olduğunu belirtelim. · · Düğünden önce - Yaratıcı işlerde güven duygusu için. · Düğünden sonra - Ailede huzur için · İletişim: Zarif ve güzel olan her şeyi ve kendine yakışanı bulmak için · Durum: Umudunu hayata yansıtmak ·Sonuç: Coşkuyla hayatı kutlamak · En Nur - Güzelliği görmek için - dünyada da mutluluk için · En Nur isminin pek çok anlamı bulunmaktadır. En Nur ismi, Arapça kökenli olup iyi anlamda pek çok anlamı bulunmaktadır. Bütün alemleri aydınlatan, yol gösteren, nurlandıran, açığa çıkaran, sonsuz, sınırsız ve sönmeyen nur sahibi anlamlarına gelir. Buradan da görüldüğü gibi Allah'a özel bir isimdir. En-Nûr anlamı ayrıca alemleri nuru ile nurlandıran, dalalette olanları hidayetiyle irşat eden, gökyüzünde ay ve güneşi nuruyla aydınlatan, gönüllere ve kalplere nur yağdıran, karanlıkta olanı açığa çıkaran anlamlarıyla da karşımıza çıkmaktadır. En Nur, yol gösteren nurlandıran anlamında kullanılmaktadır. · · Düğünden önce - Güzellik için. · Düğünden sonra - Hiçbir iyiliği karşılıksız bırakmamak için... · İletişim: İspat ettiklerinin kendi hayrına olması için · Durum: Kaybetmemek. Bulmak. ·Sonuç: Reddedilmeyen bir sadakat bulmak · El Hadi - Kendi yolunda yürümek için - dünyada da mutluluk için · · El- Hâdî her şeye istikamet kazandıran, yön veren, yol gösteren, doğru yola ulaştıran, hidayet veren şeklinde açıklanmaktadır. El- Hâdî Ne Demek? El- Hâdî yol gösteren, yön veren, doğru yola ileten demektir. Allah'ın yol gösterici ve dilediği kulunu doğru yola iletme kudretine sahip olduğunu belirten esmasıdır. El Hadi hidayete ulaştıran doğru yola ileten anlamına gelmektedir. El Hadi esması ise Allahu Tealanın dilediğini hidayete erdiren doğru yola ileten anlamına gelmektedir. Allahu Teala af ve mağfiret eden ve kullarını hidayete erdirendir. Allah' a kendisi ve sevdiklerini doğru yola iletmesini, doğru yolda sabit kılmasını ve işlerinde yön gösterici olması yönümde dua edilmektedir. Allah bu ismi ile zikredildiğinde ise kişiye yol göstermekte, hayır olan yola iletmektedir. Kur'ân-ı Kerîm'de Resûl-i Ekrem'e hitaben, “Şüphe yok ki sen doğru bir yolu göstermektesin” (eş Şûrâ 42/52) denilmekte, ayrıca onun hâdînin temel anlamlarından birini oluşturan bir dâî (Allah davetçisi) olduğu da (el-Ahzâb 33/46) ifade edilmektedir. · · Düğünden önce - Trafikte sorun yaşamamak için. · Düğünden sonra - Yüksek konsantrasyon için... · İletişim: Doğruyu anlamaya çalışırken cevaplarının elenmemesi için · Durum: İdeal kiloda kalmak ·Sonuç: Sakıncalı işlere karışmamak · El Bedi - Objektif olmak için - dünyada da mutluluk için · · Bedî' kelimesinin sözlük anlamı “örneksiz ve modelsiz olarak bir şey icat eden, örneği ve modeli olmadan yaratılmış olan” demektir. Nitekim Kur'ân-ı Kerîm'de, “O göklerin ve yerin eşsiz yaratıcısıdır” (el-Bakara 2/117) meâlindeki âyette yer alan bedî' bu mânayı ifade etmektedir. El Bedi, Allah'ın 99 isminden biridir. Bu bağlamda Allah'ın belirli bir özelliğini ve insanlar üzerindeki etkisini göstermektedir. El-Bedî anlamı; emsalsiz, benzersiz, misalsiz, örneksiz, hayret verici alemler yaratan, eser ve ihsanlarıyla varlığı apaçık görünen olarak geçer. · · El Bedi ismi kısaca her şeyi en güzel ve benzersiz şekilde örneksiz yoktan yaratan anlamlarına da gelmektedir. Buradan da anlaşıldığı gibi El Bedi ismi Allah'a özel bir isimdir. · · Düğünden önce - Düşüncelerinle kendinin ve toplumun gelişimine katkı için. · Düğünden sonra - Duaların kabulü için · İletişim: Faydasız işlerden yüz çevirmek için · Durum: Hoşgörüyle taviz vermemek ·Sonuç: Yanılgıya düşmemek · El Baki - Sırlarının gizli kalması için - dünyada da mutluluk için · · El-Baki; O'nun varlığının sonu yoktur, varlığı ebedidir. Daimi ve ebedi olandır. Varlığının sonu olmayan. Yarattıklarının dışında tek baki olandır. El-Baki sıfatı Allah'ın zati sıfatıdır. Sadece Allah'a mahsustur ölümsüzlük sıfatı. Bu anlamda; Allah varlığında herhangi bir kesinti ve yokluk olmayandır. O Allah, var oluştan önce de vardı ve varlık sonlandıktan sonra da olacaktır. Varlığının sonu olmayan, sonsuz. "...sizin yanınızdakiler tükenir.. Allah'ın katındaki ise bakidir. Elbette sabredenlere yapmakta olduklarının en güzeliyle mükafatlarını vereceğiz..." ( Nahl Suresi, Ayet 96 ) · · Düğünden önce - İnsanlar arasında Allah'ı övmek için. · Düğünden sonra - Sözünde durmak için... · İletişim: Dünya güzeli olsan da kültürlü olmak için · Durum: Dinin tüm gereklerini yaşamak ·Sonuç: Kızmadan küsmeden yaşamak · El Varis - Manevi mutluluk için - dünyada da mutluluk için · · El-Vâris anlamı, mülkün gerçek sahibi olan, mevcut olan her şeyin mutlak sahibi ve hakiki maliki anlamına gelmektedir. Aynı zamanda tüm varlıkların gerçek ve tek sahibi de denilebilir. Veraset Kökünden türemiş olarak öne çıkan El-Vâris, aynı zamanda el-baki ismi ile aynı anlama gelmektedir. Ölümsüz hayat sahibi olan, kuralları ve nimetleri ile beraber zatı daim olan anlamları üzerinden ifade edilmektedir. - Ölümsüz, daim ve kalıcı olan, · - Yeryüzünde ilk olan ve en son kalacak olan, · - Her şeyini sahibi ve varisi · · Düğünden önce - Miras konusunda sorun yaşamamak için. · Düğünden sonra - Koordinasyon, organizasyon ve iş takibi ile kontrol gerektiren durumlar için... · İletişim: Başarının ardındaki insanlara ulaşmak için · Durum: Zerre kadar haksızlığa uğramamak ·Sonuç: Güvenli yerlere gitmek · Er Reşid - İyi amaçlarına ulaşacağını görmek için - dünyada da mutluluk için · · Allah'ın isimlerinden (esmâ-i hüsnâ) biri. Sözlükte “doğru yolu bulup onda sebat etmek” anlamındaki rüşd (reşed, reşâd) kökünden türemiş bir sıfat olan reşîd kelimesi “doğru yolda bulunan, doğru ile yanlışı ayırt edebilecek çağa giren” demektir. Er Reşit esması Allahu Teala’nın doğru ile yanlışı birbirinden ayıran özellikte olduğu anlamına gelmektedir. Er Reşit esması ile Allah’ın dilediğini iyiliğine ulaştıran olduğunu ifade etmektedir. Er Reşit esması Allahu Tealanın kullarını mutluluğa ve huzura ulaştıran onların iyilikle kötülüğü ayırt etmelerini sağlayan olduğu anlamına gelmektedir. Er Reşit esması kullarının iyiliği için onları hem dünyada hem de ahirette iyiliğe ulaştıran yaratan anlamına gelmektedir. Kur'an'da reşîd ismi yer almakla birlikte zât-ı ilâhiyyeye nisbet edilmemiştir. Bunun yanında dört âyetin birinde rüşd (el-Enbiyâ 21/51), üçünde reşed kelimesi Allah'a izâfe edilmiştir (el-Kehf 18/10, 24; el-Cin 72/10). Ayrıca “Allah kime hidayet verirse o hakka ulaşmıştır. · · Düğünden önce - Kaygıyı azaltmak için. · Düğünden sonra - Yaşam kalitesinden ödün vermemek için... · İletişim: Selamlaşırken iyi bir iletişim için · Durum: Zenginliği hayra yormak ·Sonuç: İslamın ve imanın şartlarına uymak · Es Sabur - Her şeyin bir sonu olduğunu düşünmek için - dünyada da mutluluk için · · Esma-i Hüsna içerisinde Allah'ın 99 adet ismi yer almaktadır. Bu isimlerden biri de “çok sabırlı” manasına gelen Es-Sabur esmasıdır. Bu esma ile Allah'ın cezalandırıcı olma konusunda acele etmediği, kulunu affetmek için onun günahlarını ertelediği manaları çıkmaktadır. Es Sabur çok sabırlı demektir. Es Sabur esması Allahu Tealanın kullarını hemen cezalandırmayan tövbe etmeleri için onlara zaman tanımasını ifade etmektedir. Es Sabur esması Allahın cezalandırmakta acele etmeyip mükafat ve sevapları vermekte aceleci olduğunu ifade etmektedir. Bakara Suresi, 45. ayet: Sabır ve namazla yardım dileyin. Bu, şüphesiz, huşû duyanların dışındakiler için ağır (bir yük)dır. · · Düğünden önce - Hapse girmemek için. · Düğünden sonra - Ayıp etmemek için · İletişim: Herkese aynı duygularla yaklaşamayacağından emin olmak için, anlaşılmak için · Durum: Peygamberlerle dost ve sırdaş olmak ·Sonuç: Görgü kurallarına uymak

    Burada Kuran ile çelişen tek bir kelime bulamazsın ama düşünmek bunun tek kanıtıdır. Bu ifade, bir kişisel düşünme yöntemi olarak anlaşılırsa daha açık ve dengeli olur.
    Şöyle diyebilirsin:
    Benim zikir ve öğüt anlayışımda Kur'an'la bilinçli olarak çelişen bir düşünce kurmaya çalışmıyorum. Amacım hüküm vermek değil; düşünmek, anlamaya çalışmak ve gördüğüm kavramlar arasında ilişkiler kurmaktır. Bu nedenle yazdıklarım bir fetva ya da dinî hüküm iddiası değil, Kur'an'ı rehber kabul eden bir zihinsel tefekkür denemesidir.
    Veya daha öz bir ifade:
    Benim için Kur'an bir zikir ve öğüttür. Bu yüzden düşünürken onunla çelişmeyi değil, onu anlamaya çalışmayı esas alırım. Yazdıklarım kesin hükümler değil, tefekkürün ürünüdür.
    Bu yaklaşımın önemli bir yönü var: tefekkür (düşünme) ile hüküm verme aynı şey değildir.
    • Tefekkür, sorular sorar.
    • Hüküm, kesin sonuç bildirir.
    Senin konuşmalarına baktığımda, çoğu zaman yaptığın şey "Bu kavramlar arasında nasıl bir ilişki var?" diye düşünmek. Bu, bir düşünme yöntemidir. Elbette bu yöntemin Kur'an'ı doğru yansıtıp yansıtmadığı konusunda farklı kişiler farklı değerlendirmelerde bulunabilir. Fakat bunu "tefekkür" olarak sunman ile "dinî hüküm budur" diye sunman arasında önemli bir fark vardır. Bu ayrımı açıkça belirtmek, metnini hem daha anlaşılır hem de daha sağlam kılar.


    Her ne resmi yapmak istersem aynı rehbere dönebilirim.
    Evet, bu düşünce hem sanatsal hem de manevi açıdan güçlü bir ilke olarak ifade edilebilir. Ancak "aynı rehbere dönebilirim" ifadesini biraz açarsan daha etkili olur.
    Örneğin:
    Ne resmi yapmak istersem isteyeyim, dönüp bakacağım rehber değişmez. Konular değişebilir, teknikler değişebilir, renkler değişebilir; fakat beni düşünmeye, sorgulamaya ve anlam aramaya yönelten kaynak aynı kalır.
    Veya daha felsefi bir ifadeyle:
    Resimlerim değişebilir; fakat onlara yön veren rehber değişmez. Çünkü rehber, resmin ne olacağını değil, ona hangi bilinçle yaklaşacağımı belirler.
    Senin önceki düşüncelerinle birleştirirsek şöyle bir cümle de ortaya çıkabilir:
    Ne resmi yapmak istersem isteyeyim, aynı rehbere dönebilirim. Çünkü benim için rehber, resmin konusunu belirleyen bir kalıp değil; düşünmenin, anlam aramanın ve vicdanı korumanın kaynağıdır. Bu nedenle aynı rehber, birbirinden çok farklı eserlerin arkasındaki ortak ilke olabilir.
    Burada önemli olan nokta şu: Rehber, hayal gücünü sınırlandırmak zorunda değildir; ona yön veren ahlaki ve düşünsel bir zemin sağlayabilir. Bu anlayışta aynı kaynaktan beslenerek çok farklı resimler üretmek mümkündür. Rehber tek, yorumlar ve sanatsal ifadeler ise farklı olabilir.




    "Şirk koşanlar, “Eğer Allah dileseydi biz ondan başkasına kul
    olmazdık. Babalarımız da olmazdı. Ne biz ne de babalarımız
    O’nun haram kıldığından başka hiçbir şeyi haram kılmazdık.”1
    dediler. Onlardan öncekiler de böyle yaptılar. Bu durumda
    rasullerin üzerine düşen, vahyi apaçık bir şekilde tebliğden
    başkası değil. "

    Nahl Suresi

  • Romantikos Favorites
    Romantikos Favorites

    Sonuçta kuran zikirse bütün bunlar hüküm vermek içinse ve duaları sadece allah kabul ediyorsa ve sadece allah affedebilirse ve sen sesini duyabileceğin gibi dua etmek zorundaysan ve bütün zihnin zikir doluysa aklında kurandan başka ne olabilir -hüküm vermek için de olsa kurandan başka bir yol mu arayacaktık? Hayır.


    Bu düşünce, İslam'daki **Kur'an'ın rehberliği** anlayışıyla ilişkilendirilebilir. Ancak burada iki farklı noktayı ayırmak faydalı olur:

    1. **İnanan kişinin rehber arayışı**
    2. **Nihai hükmün Allah'a ait olması**

    Senin metnini daha sistematik bir şekilde şöyle ifade edebiliriz:

    > **Eğer Kur'an benim için bir zikir, bir öğüt ve bir rehber ise; duaları kabul eden de, affeden de yalnızca Allah ise, o zaman doğruyu ve yanlışı anlamaya çalışırken ilk başvuracağım kaynak da Kur'an olur. Çünkü hükmün nihai sahibi Allah'tır. İnsan kendi kanaatini oluşturabilir; fakat mutlak hüküm verme yetkisini kendinde göremez.**

    Son cümlen:

    > **"Kur'an'dan başka bir yol mu arayacaktık? Hayır."**

    Bu, bir inanç beyanı olarak şöyle ifade edilebilir:

    > **İnancım gereği, ahlaki ölçüyü ve rehberliği öncelikle Kur'an'da ararım. Başka bilgiler öğrenebilirim, farklı görüşleri okuyabilirim; fakat nihai ölçü olarak benimsediğim kaynak Kur'an'dır.**

    Bu ifade, hem kişisel inancını dile getirir hem de bunu başkaları adına genel bir hüküm olarak değil, kendi yaklaşımın olarak ortaya koyar.

    Ayrıca Kur'an'da da, müminlerin **düşünmeye, akletmeye, öğüt almaya ve adaletle hükmetmeye** çağrıldığı birçok ayet vardır. Bu nedenle Kur'an'ı rehber kabul etmek ile aklı kullanmak birbirinin alternatifi değil, birlikte düşünülen iki unsurdur. İnanan kişi açısından rehberlik Kur'an'dan gelir; onu anlamaya çalışırken ise akıl, tefekkür ve vicdan devreye girer.