Kültür Sanat Edebiyat Şiir

alıntı kitap cümleleri sizce ne demek, alıntı kitap cümleleri size neyi çağrıştırıyor?

alıntı kitap cümleleri terimi Fastina Lente tarafından tarihinde eklendi

  • Elif Key
    Elif Key

    ___
    İnsanlar önce yakınlaşıyor, sonra da çekip gidiyorlardı.sanki iç dünyasında bir şeyler arıyor, bulamıyor ya da buldukları hoşlarına gitmeyince şanslarına küserek çekip gidiyorlardı. Bir gün, apansız ortadan kayboluveriyorlardı. Bir açıklama yapmadan,doğru dürüst veda etmeden...

    İçinde sıcak kanın dolaştığı, nabız atışının hâlâ duyulabildiği bir damarı sessiz, ama keskin bir baltayla kesip atar gibi.

    Renksiz Tsukuru Tazaki'nin Hac Yılları, Haruki Murakami

  • Eylül Geldi Sonra
    Eylül Geldi Sonra

    ''Haset, kıskançlık, hırs, her çeşit açlık, bunların tümü tutkudur. Sevme ise zorlama olmadan sadece özgür olunduğunda yaşanabilen, insan gücünü somutlayan bir eylemdir.''

    Sevme Sanatı - Erich Fromm

  • Eylül Geldi Sonra
    Eylül Geldi Sonra

    Bazen normalliğin, bazı insanlara doğuştan verilmiş bir yetenek olduğunu düşünüyorum.

    Hakan GÜNDAY, Kinyas ve Kayra

  • Eylül Geldi Sonra
    Eylül Geldi Sonra

    "Hissiz insanları küçümseme. Ne yaşadıklarını bilsen, sen de hissiz olmayı dilerdin."
    Stealing Beauty

  • Kitap Kurdu
    Kitap Kurdu

    “Dalkavukluktan kurtulmanın tek yolu, senin gerçeği duymaktan rahatsız olmayacağını herkesin bilmesidir. Ama önüne gelen herkes gerçeği yüzüne söylemeye kalkarsa bu kez de saygınlığın kalmaz.”

    Niccolo Machiavelli, HÜKÜMDAR

  • Eylül Geldi Sonra
    Eylül Geldi Sonra

    Mario Raul de Morais Andrade'nin
    (1893-1945, Şair, Romancı, Brezilyalı Müzikolog);
    *Olgunluğun Kıymetli Zamanı*
    kitabından bir kısa alıntı...
    Yazar ileri yaşların nasıl daha fazla değerli olduğunu ve hayata nasıl bakılması gerektiğini çok güzel cümlelerle vurguluyor!

    * * *

    Olgunluk dönemimde, kalan yıllarımı saydım ve yaşadığımdan çok daha az zamanım kaldığını keşfettim.

    Bir şekerleme paketi kazanmış küçük bir çocuk gibi yılları büyük bir zevkle ve iştahla yedim, ama azalmaya başladıklarını hissedince artık teker teker, tadını çıkararak yiyorum.

    Artık yasaların ve yönetmeliklerin tartışılıp durduğu ve hiçbir işe yaramayacağını bildiğim sonsuz toplantılara ayıracak zamanım yok.

    Takvim yaşlarına rağmen hâlâ büyümeyen aptal insanlara destek olmak için de zamanım yok.

    Vasatlıkla uğraşmak için de zaman ayıramam.

    Şişmiş egoların bulunduğu toplantılara katılmayı hiç istemiyorum.

    Artık dalaverecilere ve çıkarcılara tahammül etmiyorum.

    Başarılı olmuş insanların yerine geçmeye can atan şu kıskanç insanlara hiç tahammülüm kalmadı.

    Üst düzey bir makam için yapılan kavgaların çirkin sonuçlarına tanık olmaktan nefret ediyorum.

    İnsanlar içeriğe değil, sadece başlıklara bakar oldular.
    Benim zamanım ise, başlıklarla uğraşmayacak kadar değerli artık.

    Öz'ü istiyorum, ruhumun acelesi var. Pakette şimdi daha da az şeker kaldı.

    İnsan onurunu ve gerçekleri savunan, sorumluluktan kaçmayan, başarılarından dolayı şişinmeyen, kendi yanlışlarına gülebilen, vaktinden önce "oldum" demeyen, insan olmayı anlamış insanlarla yaşamak istiyorum.

    Asıl olan, yaşamı değerli kılmış eylemlerinizdir.

    Yaşamın sert darbelerinden yumuşak bir ruh ile çıkmayı başarabilmiş ve başkalarının yüreğine dokunabilen insanlarla olmak istiyorum.

    Evet, olgunluğun bana getireceği o doluluğu hissetmek için acelem var.

    Elimde kalan tek bir şekerlemeyi bile yitirmek istemem.

    Amacım, sevdiklerim ve vicdanımla barış içinde ve huzurla dolu olmaktır.

    Umarım sizin için de aynısı olur, çünkü her hâlukarda yaşlanacaksınız.

    İki tane hayatımız var ve ikincisi, sadece bir tane hayatımız olduğunu anladığımızda başlıyor.

  • Eylül Geldi Sonra
    Eylül Geldi Sonra

    Sonunda yalnız kalan aşktır. Gün gelir herkes gider.
    Murathan Mungan/Aşkın Cep Defteri

  • Eylül Geldi Sonra
    Eylül Geldi Sonra

    "Acılar, sadece gelişiyorsan bir anlam taşır."

    Viktor E. Frankl / İnsanın Anlam Arayışı

  • Kitap Kurdu
    Kitap Kurdu

    "Zaman aralığı, zihinde garip ve çelişkili bir meseledir. Rutin ya da olaysız geçen bir sürenin insana bitmez tükenmez geleceğini varsaymak mantıklıdır. Öyle olması gerekir ama değildir. Asıl sıkıcı ve olaysız zamanlar şıp diye gelip geçer. İlgiyle renklenmiş, trajediyle yaralanmış, sevinçle bölünmüş zamanlar ise hatırda uzun süre görünen sürelerdir. Düşünülürse öyle de olması gerekir. Olaysızlığın direği yoktur ki üzerine bir süre asabilesiniz. Hiçbir şeyden hiçbir şeye geçen zaman sıfırdır."

    Cennetin Doğusu

    John Steinbeck

  • Kitap Kurdu
    Kitap Kurdu

    "Bazıları Tanrılar tarafından gerçekten sevilir; bu sevgiye layık olmaları da şart değildir. Hiçbir çaba göstermeden, plan yapmadan her şey ayaklarına gelir."

    Cennetin Doğusu

  • Berduş Adam
    Berduş Adam

    Yaşamın kendisi de uzun bir kabusa indirgeniyordu. Bu kabustan kurtulmanın tek çaresi ölümdü. Ölüm bir uyanıştı. Ama neye uyanmak? İşte bu kesin ve sonsuz hiçe uyanmanın çözümsüzlüğüydü beni intihar etmekten alıkoyan. Her şeye rağmen insanın varolana bir tutunmuşluğu vardı.
    Ernesto SABATO - Tünel

  • Ters Tepki
    Ters Tepki

    "İstediğin kadar saksağanı vur vurabilirsen ama unutma, bülbülü öldürmek günahtır."

  • MALATYA OZTÜRK
    MALATYA OZTÜRK

    Ne atom bombası,
    Ne londro konferangı
    Bir elinden ayna
    umrandan dünya

  • Erşen Muslu
    Erşen Muslu

    Aşıklarla delilerin beyni böyle kaynar durur işte,
    Soğukkanlı bir aklın zinhar almayacağı
    Yoktan var eden taşkın fantazilerle.

    Bir Yazdönümü Gecesi Rüyası (Emine Ayhan ve Aysun Şişik çevirisi)

  • Ters Tepki
    Ters Tepki

    Çirkin olduğun için talihlisin. Biri seninle ilgilendiğinde başka bir şey için olmadığını biliyorsun.

  • Gül Şirin Yürektürk
    Gül Şirin Yürektürk

    Ben, üzerinden geçen ufacık bir dalgayı tufan zanneden bir kaşık su. Benim acım dindiyse dinmeyecek acı yoktur.

    Mücella

  • Yitikler Sokağı
    Yitikler Sokağı

    Bizim orada ölmeye üç kala kesilir tavuklar. O da murdar olup ziyan olmasın diye. Haliyle beş altı yıl boyunca yumurtlamış hayvanın etinin yumuşak olması beklenmiyor.
    Vay efendim köy tavuğu lezzetli olur, doğal
    beslenir, iyidir. İnanmayın böyle şeylere. Israr
    ediyorsa biri bunları size söylerken, hayatında
    köy tavuğu yememiştir.
    Sabahtan başlar kaynamaya akşam olur pişmez. Sonunda elinizde haşlanmış bir kamyon lastiği, dilinizde kurbağa boku tadı bırakır.

  • Elif Key
    Elif Key

    "" yoklama alıyorum ,
    Sessiz olun !
    Kaygı ? Burda !
    Hüzün ? Burda !
    Yalnızlık ? Burda !
    Mutluluk ? ...... Mutluluk ?
    Cemal süreya.

  • Aslı Keskin
    Aslı Keskin

    acılar hatıralaşınca güzelleşir..
    c.meriç

    ..

    Beni boş ver. Konu ben değilim ki. Hiçbir zaman da olmadım. Asıl sen kimsin? Senin heyecanların neler, tutkuların neler, hayallerin neler? Şu hayatta başın sıkıştığında ilk kimi ararsın? Seni karşılıksız seven insan kimdir, ne bok yersen ye seni bağrına basacak insan kimdir? Eğer böyle biri varsa bu akşam onu ara, halini hatrını sor bu vesileyle. Yoksa sen de bir gün benim gibi yapayalnız kaldığında ufacık bir şey danışmak için bile arayacak kimseyi bulamazsın. Bu sözlerimi harcanmış yıllarımın manifestosu olarak kabul edebilirsin. Çünkü büyük bir tecrübeyle konuşuyorum, tecrübe ıstıraptır güzelim ve zannettiğinden çok daha fazla ıstırap çektim. İstersen sonra yine araşalım, daha 64 dakika bedava konuşma hakkım var çünkü.

    Emrah Serbes / Erken Kaybedenler

  • Aslı Keskin
    Aslı Keskin

    ..
    "Hayat hep bir ağlatıp bir güldürdü bizi.Ağlarken önce bekledik gözyaşlarımız silinsin,olmadı.Kendi gözyaşımızı kendimiz silmeye alıştık.Sonra daha çok ağladık,bu sefer gözyaşlarımız silinsin diye değil,biri gelip ağrıyan yanımızı sımsıkı sarsın diye bekledik,yine olmadı.Ya bir şeyler tersti ya da olması gereken buydu .Hayat başka türlü nasıl ögretebilirdi ki güçlü olmayı ?İnsan yara aldığında kanayan yerini temizlesin ,sevsin,sarsın,merhem olsun istiyor.Ama bilmiyor ki insanın en iyi ilacı yine kendisidir.Kimse kimsenin yarasına kendisi kadar merhametli davranamaz.Insanın en güvenli limanı kendisidir."
    ..
    Önce olmaz dediklerin olur. Sonra gitmez dediklerin gider. En son da ölmez demeye korktukların ölür.
    Her biri omuzlarındaki yerini aldığında ne zaman pes edeceğini merak eden bir düşmandan farksızdırlar.
    Bu; hayatın, gücünü sınama şeklidir.

    ..
    Sana mahsun bakan bir çift göz getirdim.
    Acıyı tarif etmeye yeltendigim sözler.
    Ne olursa olsun her zaman yanında hissedecegin cesur bir yürek...
    Hayatının tam bagrına bıraktım onları gör, hisset, sahip çık diye.
    Sana bir avuç gökyüzü hediye ettim kalbimin derinliklerinden.
    Hayatının en degerli anlamı olsun...
    Sevginin varlıgını iliklerinde hisset diye ruhumun bir köşesinden kopup gelen şefkati,karanlıklar aydınlıgını bogmasın diye yüregimden bir parça mutlulugu, getirip vicdanının huzuruna bıraktım.
    Dilersen sevgiye boyun egip iyi insan olmanın onurunu yaşa dilersen de reddet fakat bil istedim iyiler kaybetmez kaybedilir...

    ..
    İnsan bazen çok sevdiklerinin de bir gün gidebileceğini düşünemiyor.
    Sonsuza kadar yanında olacaklarını düşünüp düşebileceği en büyük yanılgıya düşüyor..

    Seda Eroğlu / iyiler kaybetmez, kaybedilir

  • Zümra Yıldız
    Zümra Yıldız

    "Bilmediğiniz kelimelerin altını çizin, derdi öğretmenim
    Bunca yıl, bunca yol, bunca hayat ve bunca kitaptan
    sonra bütün kelimelerin altını çiziyorum
    - Öğretmenim artık izin istiyorum."

    M. Mungan / Mürekkep balığı

  • Osman Aslan
    Osman Aslan

    Ruhunuz için tanımladığınız biçim sizin kendi gözünüzdeki görüntünüzün doğrudan yansımasıdır. Ruhunuzun doğası için yaptığınız tanım sizin kendiniz hakkındaki duygularınızdır.
    Kokoloji - Tadahiko Nagao&Isamu Saito

  • Eylül Geldi Sonra
    Eylül Geldi Sonra

    “Canım insan çekiyor.
    Yan çizmeyen.
    Dolaysız.
    Güzel şeylere iştahı kabarık.
    Hevesini, tutkusunu yitirmemiş.
    Dünyayı seninle yeni baştan tasarlamaya aday.
    Boğmayan ama isteyen…
    Dedikodusuz, yalansız, çekiştirmesiz, seni bütünleyen, seninle bütünlenebilen.
    Soruluyor bazen: “Sıkılınca n’aparsın?”
    Ne mi yaparım?
    Güzele odaklanırım.
    Güzel hikayelere… Güzel havalara…
    Güzel tatlara… Güzel seslere…
    Güzel kitaplara… Güzel kelimelere…
    Güzel insanlara… Güzel yollara…
    Bak, ne geldi aklıma?
    Güzel bir eşya alırsın örneğin; belki onu satın almak için epey çalışıp didinmiş de olabilirsin, eyvallah. Ama o eşyayı satın aldıktan bir süre sonra, ona adapte olamıyorsun. Motivasyonun, onu alana kadarmış.
    O zaman daha iyi anlıyorsun:
    Satın alınan şeyler sana iyi deneyim ve anı sunamıyorsa, örneğin bir dostun, bir seyahatin veya sabaha kadar süren bir konuşmanın benzersiz hazzını veremiyorsa…
    Bu anlamsız ortalamada mülkiyetin belirleyici bir hükmü yok.
    En değerli şeyler anıların, deneyimlerin ve insanların.
    Turgut Uyar’ın, adını “anlamsız ortalama” koyduğu bu hayatta, anlamlı ortalar bulmak için yaşıyorum.”

    * Alıntı

  • Eylül Geldi Sonra
    Eylül Geldi Sonra

    Hayattan herkesin aynı dersleri almadığını biliriz elbet. Hayat herkese aynı dersi vermez. Hayat karşısında ne kadar iyi bir öğrenci olduğunuz da önemlidir. Hatta daha önemlidir. Zaman herkesin üstünden aynı hız ve derinlikle geçmez, bu yüzden bıraktığı izlerde farklıdır. Zaman yalnızca sizi değil, çevrenizdeki hemen her şeyi az çok değiştirmiştir. Her dönemeçte yaşamla kurulan ilişkinin formüllerini yeniden çatarken, değişkenleri doğru hesaplamak gerekir. Zamanın bizden aldıklarının yerine neleri koyduğumuza bakarız. Yaşama yapılan yatırımın tazelenmesi temelde budur.
    Murathan Mungan/Bir Kutu Daha

  • Eylül Geldi Sonra
    Eylül Geldi Sonra

    Bir Eşşeğin Hikayesi

    Bir zamanlar eşşeğin biri, tüm arkadaşları çalışmaya gittiği için ormanda yalnız kaldı. “Ne yapsam da onlar gelinceye kadar eğlensem?” dedi. Kendi kendine bir oyun oynamaya karar verdi. Uzun uzun ne oynayacağını düşündü. Hiç acele etmiyordu. Çünkü zamanı çoktu eşşeğin. Uzun zaman sonra aklına saklambaç oynamak geldi.

    Yalnızdı; ama bu önemli değildi. “Kendim saklanır, kendim bulurum.” dedi. Bir ağaca dayandı ve yüzden geriye doğru saymaya başladı. “100, 99, 98… 3, 2,1,0. Önüm, arkam, sağım, solum ebe ve sobedir…” dedi ve aramaya koyuldu. “Acaba nereye saklanmış olabilirim?” diye derin derin düşündü. Akşama kadar aradı; ama bir türlü bulamadı, nereye saklandığını. Hava karardı. Eşşeğin tüm arkadaşları ormana geri döndü. Yeni oyunlar oynadılar. Aklından bir türlü çıkmıyordu eşşeğin. Hep kendi kendine “Acaba nereye saklandım?” diye soruyordu.

    Onlar sabah işe gider gitmez bizim eşşek aranmaya başlıyordu. Aradan aylar geçti. Bir gün misket oynarken kafası iyice karıştı ve neyi aradığını da unuttu eşşek. Artık sadece arıyordu. Neyi aradığını bilmeden sadece arıyordu. Kafasını karıştırdıkları için arkadaşlarıyla da arası iyice açıldı. Onları sorumlu tuttu: “Ben ne güzel biliyordum. Hep sizin yüzünüzden oldu. Hayatımı mahvettiniz. Benim suçum yok. Bütün suç sizin !” dedi ve hep küfretti. Ömrü aramakla geçti; ama hiçbir zaman bulamadı aradığını.

    Eğer bir yerlerde çözümü kendi dışında arayan ve başarısızlıklarını sürekli dış etkenlere bağlayıp, bir şeylere küfrede ede aranan bir eşşek görürsen, ona yaklaş: “Senin ne aradığını ben biliyorum.” de. Ve küçük bir ayna tut tam suratının ortasına. Eğer anlarsa ne ala, anlamazsa eşşekliğine ver geç.

    İnsan bir şeyi başaramıyorsa, ya da her işini yarım yamalak yapıyorsa, bir türlü istediği sonuca ulaşamıyorsa tüm suç bizzat kendindedir. İnsan başkasına rağmen başarılı olmaz, kendine rağmen başarılı olur. Benim hiç yanımdan ayırmadığım küçük bir aynam var. Onu saçlarımı taramak için taşımıyorum yanımda. Başarılı olamadığımda veya hak etmediğim bir sonuçla karşılaştığımda ilk yaptığım iş, o aynaya bakıp suçluyu incelemektir.

    ***
    İki tip vardır şu hayatta
    Kimi “kendi sorununu” çözer, kimisi “sorunun kendisini” çözer

    ''Adam Dediğin Benim Gibi Olur'' kitabından alınmıştır..

  • Scarlett Ohara
    Scarlett Ohara

    ''Fakat her şey geçer. Her şey unutulur. Kendini bir felaketin içinde kaybetmenin manası yoktur. İnsan birazcık da kalender olmalıdır!''

    Sabahattin Ali

  • Eylül Geldi Sonra
    Eylül Geldi Sonra

    Bir daha hiç incinmemenin yolunu bulmuştum.
    Eğer kimsenin benim için önemli olmasına izin vermezsem bir daha asla böyle bir kayıp yaşamazdım.

    Nietzche Ağladığında-Irvın D.Yalom

  • Eylül Geldi Sonra
    Eylül Geldi Sonra

    "Sevgi yalnız bir insana bağlılık değildir. Bir tutumdur. Kişinin yalnız bir sevgi nesnesine değil, bütünüyle dünyaya bağlılığını gösteren bir kişilik yapısıdır. Kişi yalnız bir tek kimseyi seviyor, başka her şeye karşı ilgisiz kalıyorsa sevgisi sevgi değil, genişletilmiş bencilliktir.”
    Karl Marx - 1844 El yazmaları

  • Eylül Geldi Sonra
    Eylül Geldi Sonra

    Bütün duvarlar gibi iki anlamlı, iki yüzlüydü. Neyin içeride, neyin dışarıda olduğu, duvarın hangi yanından baktığınıza bağlıydı.

    Ursula K. Le Guin / Mülksüzler

  • Eylül Geldi Sonra
    Eylül Geldi Sonra

    Can çekişmek nasıl bir şey bilir misin Olric?
    - Hayır efendimiz, nasıl bir şey?
    - Ona söyleyebileceğin o kadar şey varken susmaktır Olric…

    Tutunamayanlar, Oğuz Atay