Kültür Sanat Edebiyat Şiir

ümit sizce ne demek, ümit size neyi çağrıştırıyor?

ümit terimi Ümit Dalkılıç tarafından 25.07.2003 tarihinde eklendi

  • Kadir Yıldız
    Kadir Yıldız 28.02.2015 - 15:35

    ümit sadece fakirin ekmeğidir.. fakirin ekmeğiyle oynuyorlar..

  • Bîr Gün Mutlaka
    Bîr Gün Mutlaka 18.06.2013 - 18:23

    Yaşamak İçin Söylenen En Büyük Yalan...

  • Hızır İrfan Önder
    Hızır İrfan Önder 11.06.2011 - 21:12

    Ümit hayat iksiridir. Ümidini kaybeden her şeyini kaybedebilir.

  • Kördüm Gördüm
    Kördüm Gördüm 28.09.2010 - 11:26

    Lâ tahzen

  • Şüheda Nur
    Şüheda Nur 19.08.2010 - 20:47

    Cenab-ı Hak Hz. Yakub' a sual eyledi..
    'Sana Yusuf ' u niçin geri verdiğimi biliyormusun? '
    Bilmiyorum Ya Rabbi dedi Hz. Yakub...
    Ve Allah (c.c) buyurdu;
    Çünkü sen bütün ümidini bana bağladın...

  • Tahtına Dargın Padişah
    Tahtına Dargın Padişah 03.12.2009 - 13:18

    ümit benim beslediğim beni besliyor zannettiğim

  • Ayşe Nur
    Ayşe Nur 03.12.2009 - 10:02

    'Ümîde sarıl sımsıkı, seyret ne olursun!
    Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar; ' M.A.Ersoy

    Ümit; Asla vazgeçmeyeceğim şey.

  • Esra Gök
    Esra Gök 14.08.2009 - 20:33

    ÜZÜLME:bir yandan korku,bir yandan ümidin varsaiki kanatlı olursun.Tek kanatla uçulmaz zaten.ÜZÜLME Sopayla kilime vuranın gayesi,kilimi dövmek değil,tozu almaktır.ALLAH sana sıkıntı vermekle tozunu,kirini alır,niye kederlenirsinÜZÜLME:Taş taşlıktan geçmedikce parmaklara yüzük olmaz.yüzük olmak dileyen taş,ezilmeyi yontulmayı göze almalıdır. (MESNEVİ DEN)

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 06.06.2009 - 22:43

    Ümitvar olunuz.................

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 06.06.2009 - 22:43

    Ümit, ümmetim için bir rahmettir.
    Ümit olmasaydı, hiç bşir anne emzirmez ve hiç bir ağaç diken dikmezdi.
    ............................[ Hz. Muhammed (sav) ]

  • Pınar Yılmaz
    Pınar Yılmaz 04.11.2008 - 09:12

    ÜMİT bana çok sevdiğim iki insanı çağrıştırıyor.Özelimde olan Ümit; şimdi ayrı benden ve Ümit'in beni çabuk özlemesini ÜMİT ediyorum....bekliyorum.

  • Özcan İşler
    Özcan İşler 08.07.2008 - 09:44

    Ü M İ T

    Bir cerrah olan Prf. Dr. Paul Ernest Adolphe’un bir hatırasını hep birlikte okuyalım.
    -“Hastanelerden birisinde cerrah doktor olarak çalışırken, günün birinde yetmişini aşkın bir ihtiyar nine geldi. Bel kemiklerinin çok ağrıdığından ve kırılmış olama ihtimalinden şikayet ediyordu. Bir süre hastayı kontrol altına alıp tedavi ettikten sonra, ara ara filmlerini çekip incelemeğe koyuldum. Şaşırtıcı bir süratle iyileşmekte olduğunu gördüm. Yaşlı kadın tekerlekli sandalyelere binerek hareket edebildi. Sonra yavaş yavaş koltuk değneklerine dayanarak yürümeğe başladı. Bunun üzerine hastanın yirmi dört saat sonra taburcu edilebileceğini kararlaştırdık.
    Ertesi sabah Pazar günü kızı mutat olarak annesini ziyarete gelmişti. Annesini bir kenara çekerek, kocasıyla karar verdiklerini, kendiisini düşkünler yurdundan birine yatıracaklarını, çünkü evde kendisine bakma imkanına sahip bulunmadıklarını bildirmişti. Ziyaretçilerin dağılmasından birkaç saat ya geçmiş, ya geçmemişti ki, hemşireler tarafından çabuçak çağrıldım. Yaşlı kadının çok büyük bir kıriz geçirdiğini söylediler. Birkaç sat sonra ruhunu teslim etti. Kırılan kemikler birbirine kaynamılştı. Ama ne yazı ki, kırılmış olan kalbi onun yaşamasına müsaade etmemişti. Onu yaşatan şey ümitti. Ümidini yitirince bir daha iyileşmesi imkansız oldu.”
    Bu basit ferdi misali, derece derece cemiyete genişlettiğimiz zaman çok ciddi neticelerle karşılaşırız. Bugün millet olarak ümide en çok ihtiyacımız olan bir zamandayız.. Tek tek hepimiz herşeye sahip olabiliriz. Ümide sahip değilsek hayat bizim için karanlık, mânâsız ve kabusludur. Tersine belki hiçbir şeye sahip değilizdir. Ama bizi sıcak dünyasına çeken bir istkbal ve bir ümit duygusu içinde isek, yaşıyoruz ve ruhumuz ümitle aydınlanmış demektir.
    Türk milleti bugün küfür gelenekleri, şirk saplantıları, imkansızlık cerayanları, inkar krizleri, binbir maddi ve manevi baskılar, adaletsizlik buhranları ve ahlaki çöküntüler içinde kendi elleriyle satın aldığı bir buhrana doğru sürüklenip gidiyor. Bugün her birimiz sağduyu sahibi Türk vatandaşları olarak bizim düşmanlarımızın psikolojik planda tatbik etmek istediklerinin de “Türk milletini ümitsizliğe düşürmek” olduğunu bir an bile olsun hatırımızdan çıkarmayalım.
    İslam’ın inanç, ibadet, ahlâk ve kültür sistemi içinde ümitsizliğe bir virüs kadar bile yer yoktur. Öyle ki, ümitsizlik imansızlığa denk tutulmuştur. İşte delili:
    “Hakikat şudur ki, kâfirler güruhundan başkası, Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez.” (Kur’an:Yusuf Suresi 87.nci Ayet)
    Bütün mesele millet olarak, ruh dünyamızda ümidin yemyeşil cennetini, yaşayarak eşya ve hadiselere artık Türkçe bir aksiyon, tedbir ve plan tatbik etmektedir.

    http://cekirdekedebiyat.forumup.com/index.php? mforum=cekirdekedebiyat

  • Zeytin Zeytin
    Zeytin Zeytin 30.01.2008 - 16:17

    onsuz olmaz...

  • Salim Şengül
    Salim Şengül 19.01.2008 - 02:24

    Ümit:
    İnsanların içinden geçirdiği, olmasını istediği bu düşüncesinden dolayı
    ferahladığı güven duygusu, umut.
    Bir kişiye ümit vermek o kişiyi sevindimektir.........

  • Murdu
    Murdu 16.12.2007 - 21:42

    Oldukça varsın...

  • Ümit Demirkan
    Ümit Demirkan 16.12.2007 - 20:32

    ÜMİT GARİBİN EKMEĞİ

  • Bahtinur Cano
    Bahtinur Cano 18.08.2007 - 06:36

    can çıkmayınca, ümitte çıkmamalı bedenden,
    ruh bedenden ayrılınca, ümitte gitmeli ruhun yanında.......

  • Bahtinur Cano
    Bahtinur Cano 18.08.2007 - 06:34

    ümit, her an yanımda olmazsa
    gidemem asla başarıya....

  • Bahtinur Cano
    Bahtinur Cano 17.08.2007 - 18:28

    ümidi olmayan insan,kurumuş toprağa benzer.
    ne bir damla bulur,
    ne de bulacağını hayal eder.

  • Bahtinur Cano
    Bahtinur Cano 17.08.2007 - 18:26

    bizim köşedeki bakkalın küçük oğlu :))))))))

  • Bahtinur Cano
    Bahtinur Cano 17.08.2007 - 18:25

    ümit mü`minin en büyük hazinesi

  • Sevgi Sevgi
    Sevgi Sevgi 04.07.2007 - 23:23

    olumsuz düşünen insanları duymayın
    onlar kalbimizdeki ümitleri çalarlar...

  • Dilek Yelin
    Dilek Yelin 03.03.2007 - 12:40

    ümitlerimi çoğaltan,beni ben yaptığını sandığım,hayatımın çoğu kısmını oluşturan,içimde benden daha büyük olan,benliğime sığdıramadığım işte sensin yani ümit! ama ümitleri yıkan ve bana ağır gelende yine sensin.senin adın çelişki olmalıydı bence ama bu kadar büyük olmamalıydın bende...

  • Usame Bin Ladin
    Usame Bin Ladin 12.01.2007 - 20:26

    O BENİM ADIM..............

  • Moon Ben
    Moon Ben 12.01.2007 - 11:47

    benim ümit dallarım sonsuzdur...kırılan oldukça başkasına el uzatırım...

  • Özge Yaprak
    Özge Yaprak 21.12.2006 - 20:30

    ALLAH'tan başkasına dayanan

    her ümit dipsizdir..........

  • Ümit Ünal
    Ümit Ünal 02.11.2006 - 15:28

    ümit bence hersey demek yasamınanlamını saglayan tek unsur ümit olmazsa hayat neye yarar kı

  • Korkut Orhan
    Korkut Orhan 09.10.2006 - 02:47

    Haydi Sil Gözlerini

    Hep bir ümit uğruna yaşıyoruz hepimiz
    Mutluluğun ardından koşuyoruz hepimiz
    Kimi pulda parada aşkı arar kimimiz
    Düşünür kara kara ağlar çaresiz

    Ağlama arkadaş ağlama aşk için
    Şu kısacık hayatta bu yaşlar niçin
    Ağlama arkadaş ağlama aşk için
    Bu günler geri gelmez gider gençliğin

    Boşver boşver arkadaş başka bulursun
    Bütün kalbin sevinçle neşeyle dolsun
    En kötü günlerimiz hep böyle olsun
    Mutluluklar bizimle elem yok olsun

    Kapılma hayallere bir gün dönecek diye
    Haydi sil gözlerini bakma maziye
    Sakın kanma bir daha kanma tatlı sözlere
    Bu ders olsun sizlere yaşlı gözlere

    Ağlama arkadaş ağlama aşk için
    Şu kısacık hayatta bu yaşlar niçin
    Ağlama arkadaş ağlama aşk için
    Bu günler geri gelmez gider gençliğin

    Boşver boşver arkadaş başka bulursun
    Bütün kalbin sevinçle neşeyle dolsun
    En kötü günlerimiz hep böyle olsun
    Mutluluklar bizimle elem yok olsun
    ----

    ilhan İREM

  • Efe Güven
    Efe Güven 08.10.2006 - 23:49

    Kardeş valla harbi kafa adamsın vesselam.Güldürdün yüzümü. Delikanlılığim ona sökmüyor tırslamıyor bile.Ben onun beni sevebilme ihitimalini seviyorum.Zaman abi zamana ihtiyaç var.Hak vermiyosam namerdim.Ama ümidim var hayırlısıyla olacak bu iş kardeş.

  • Hüdaverdi Tanriverdi
    Hüdaverdi Tanriverdi 08.10.2006 - 23:38

    Ümidini yitirme Ümit kardes pardon don kisot kardes ya ne sacmaliyorum gene beyin zirtlamaya basladi efe cigim, cik cik yapmaya devam et bence, nedemisler ne kadar cok cikcik okadar cok cukcuk, hadi ya teller karisti yine, konularda sapma var, neydi konumuz? ha umut ya ümit kardes umudunu kaybetme oglum dayan nedemidler sabreden dervis muradina ermis, sende bir dervis gibi bekle agac üstü dam üstünde saksagan gibi bekle, kimidi muhterem ha selay ablamizin gönlünü al, yada emrivaki yap oglum cik köprü üstüne herkes toplansin evvelden gazetelere haber ver gelmezse atarim filan uydur, bana bak iyi tutun ha yalan yapayim derken ucma asagi arkandan duada edecek mezarin olmaz sonra, hanui yüksek olmasa sadece kefeyi kirarsin belkide burasi köprü anliyon dimi? bu tüyoyu baskasi vermez selyi tanirim yufka yüreklidir hemen kosar gelir siirlerini yüzü hürmetine peki der.

  • Efe Güven
    Efe Güven 08.10.2006 - 23:28

    Aynen dalda karga olma durumum var kardeş. Hatta dün derdimi anlatayım derken azdaha azledecekti paçayı zor kurtardım. Ümit bizim gibi garibanın ekmeği kardeş.Ben sizide öyle sanmıştım ama ablam son noktayı koydu.Anladımki bizim gibi değilsiniz.Sen ona zevcem ble diyebiliyosun.Abi bu dünyadaki en büyük mutluluk bana göre. Ben burda içinde iki gülücük olan bi mesaj gelirmi diye bekliyom.Olsun be abim ümit garibin ekmeği nasılsa.

  • Burcu Cura
    Burcu Cura 19.08.2006 - 21:47

    baş belası..

  • Med Cezir
    Med Cezir 13.06.2006 - 00:55

    birinin uğruna, bir diğerinin peşine takılıp gidersin
    fırtına çıkar sonrasında
    ne devam edilir yola ne de geri dönülür
    sen yine beklersin Ümit Burnunda...

  • Şekerrîz
    Şekerrîz 13.06.2006 - 00:48

    Ne kadar karmaşık.. Ciddi bir sendrom. Hatta depresyon.. '-Depresifsin kızım sen.. -Ben depresifsem sen de agresifsin..'

    Ümit edilmez, hissedilmez, görünmez, bilinmez, kendisinden haber alınmaz.. Ancak ve ancak ÖZLENİR ve SEVİLİR.

    'yasak mısın anlamıyorum'

    Vay beee... fındık fıstık şarkılar da ifade edebilirmiş bazı şeyleri..

    Ümit işte.. Her yerden çıkar.

  • Şekerrîz
    Şekerrîz 11.06.2006 - 21:54

    Kendisi

    'haddeden geçmiş nezâket, yâl ü bâl olmuş sana
    mey süzülmüş şîşeden ruhsâr-ı âl olmuş sana' dedirtir.

    Bir de üstüne, hiç dememesi gerekirken

    'düşüp ümîde neler çektiğimi ben bilirim
    belâ-yı keşmekeş-i intizârı benden sor

    bir-iki günde ne gaddarlıkların gördüm
    felek dedikleri nâ-pâyidârı benden sor'

    demiş adamdır. Delmiş geçmiştir..

  • Seda
    Seda 17.05.2006 - 10:12

    besen (nikah masası)

  • Seda
    Seda 16.05.2006 - 10:40

    bekleyiş

  • Gökçe
    Gökçe 30.04.2006 - 22:32

    ümit deyince mi?
    sadece engin ümitbey geliyor aklıma ve bu beni çok mutlu ediyor.
    bu şehirde,ona ençok değer veren benim..ama o bunu bilmiyor!

  • Gönül Bahçemsin
    Gönül Bahçemsin 29.04.2006 - 11:59

    benim ümidim kalmadı

  • Mustafa Nihat Malkoç
    Mustafa Nihat Malkoç 24.01.2006 - 21:21

    ÜMİTLER HEP TAZEDİR
    M.NİHAT MALKOÇ

    Ümit hayattan beklediklerimizin bütünüdür; ummaktan doğan güven duygusudur. Dilimizde yaygın olarak kullandığımız ve dört elle sarıldığımız kelimedir. Bununla ilgili olarak pek çok deyim de vardır: Ümide düşmek, ümidini kesmek, ümit bağlamak, ümit serpmek, ümide kapılmak, ümidi sönmek, ümit bırakmak, ümit uyanmak, ümidi suya düşmek, ümit etmek… vb.
    Ümitle ilgili bir o kadar da atasözümüz vardır. Bunlar hayatımızın enerji kaynağı olan ümidin ne kadar elzem bir tarafımız olduğunu ortaya koyar: “Ümit varlıktan yeğdir, Ümit fakirin ekmeğidir, Çıkmadık canda umut vardır, Allah’tan umut kesilmez”
    Ümit kişinin kendini güçlü kılması için bazı değerlere sarılmasıdır. İnsanları hayata sımsıkı bağlayan duygudur. Hayatta hep ümitvar olmak zorundayız. Çünkü bir dakika sonra neler olabileceğini kestirmek mümkün değildir. Yaşam nelere gebedir? Bunu bilemeyiz şüphesiz. Onun için hep iyimser bakacağız yaşanan hakikatlere.
    İslâm inancı ümitvar olmayı önermektedir insanlara. Hatta bununla ilgili olarak Kur’an-ı Kerim’de çok çarpıcı bir ayet vardır: “...Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden umut kesmez.”(Yusuf Suresi, 87)
    Demek ki sıkıntılar hat safhada olsa da bir çıkış kapısı muhakkak vardır. Böyle düşünerek hadiselere iyimser yaklaşmalıyız. Tersini düşünmek bizi içten içe çökerterek yolumuza taş koyar.
    İnsan bedenen yaşasa da ümidini kaybettiğinde ruh ölümü gerçekleşmiş demektir. Bu safhadan sonra taşıdığı beden ona ıstırap veren ağır bir yüktür. Bu keskin dönemeçte yaşamla ölüm arasında gider gelir insan. Yaşamak anlamını kaybetmiştir bu noktadan sonra. Yaşayan ölü tabiri tam da bunlar için söylenmiş bir ifadedir.
    İnsanlar hayatta zaman zaman bir kısım sıkıntı ve hayal kırıklıklarıyla karşılaşılabilir. Ömür aynı çizgide sürüp gitmez. İnişli çıkışlıdır yaşam. Hayat da tıpkı mevsimler gibidir. Baharı, yazı, güzü ve kışı vardır ömrümüzün. Nasıl ki her mevsimin belli bir vakti varsa yaşadıklarımızın belli bir vakti vardır. Yaşananların değişken olması hayatın cilvelerindendir.
    Dünyada insan her şeyini kaybedebilir. Yarınların neler getireceğini hiçbirimiz bilemeyiz. Çok zengin bir insan, bir gecede bütün varlığını kaybedebilir. Bu bir kumarda da olur veya doğal bir felâkette de… 17 Ağustos depreminde Gölcük ve Yalova’da yaşayanlar bir gecede onlarca dairesini kaybederek çadıra mahkûm olmuşlardı. Yine aynı felâkette aile fertlerini ölüm ayırmıştı birbirinden. Bunun nice örnekleri yaşanmıştır dünyada.
    Demek ki hepimiz her an çok kıymet verdiğimiz mal varlıklarımızı, yakınlarımızı, makam ve mevkilerimizi kaybedebiliriz. Buna hazır olmalıyız. Ölenler dışında her şeyin geri gelme ihtimali vardır. Çalışır yeni evler, arabalar, eşyalar alabilirsiniz. İşinizden kovulduysanız alanınızda yetişmiş bir kişiyseniz yeni iş kapıları sizin için ardına kadar açılabilir. Fakat bunların dışında bir şey var ki onu kaybederseniz yaşama şansınız azalır. Belki maddeden yaşarsınız ama manen ölürsünüz. Dört elle sarılmamız gereken bu kıymetli varlığımız ümitten başka bir şey değildir.
    Bazılarının “Bu sözlere karnım tok” dediğini duyar gibiyim. Fakat onlar ne düşünürse düşünsün gerçek şu ki bizi hayata bağlayan, ayakta durmamızı sağlayan beynimizin yakıtı olan ümittir. Onu kaybeden her şeyini kaybetmiş demektir. Onu koruyan yarınlarını emniyete almıştır. Ümidimiz tükenmediği sürece olmaz diye bir şey yoktur. İnsanın hayallerinin genişliği ümidinin sınırları kadardır. Yarınların neler getireceğini bilemeyiz ama hep güzellikler umut ederiz. Bu tenimize can, yüreğimize heyecan verir.
    Gündelik ve uzun vadeli umutlarımız boşa çıkınca hayal kırıklıkları da gelir peşi sıra. Akıllı insan umutsuzluğun arkasında da yeni umutlar arayan bir istikbal avcısıdır. Umut denizler kadar geniştir; ama herkes kayığının büyüklüğü nispetinde açılabilir o derin sulara. Kayığınız derme çatma ise çok fazla ilerleyemezsiniz ümidin açık denizlerinde. Şiddetli dalgalara göğüs geremezsiniz. Çabuk yorulursunuz kürek sallamaktan. Neticede teslim olursunuz acı gerçeklere.
    En kıymetli varlığımız olan sağlığımızı kaybetmek çok önemli bir durum olsa da ümidini kaybetmeyen insan günün birinde sağlığını tekrar kazanabilir. Asrımızın en ölümcül hastalığı olan kanser illetinin ağına düşmüş nice insan, ümitlerini saklı tuttukları için bu hastalığı da yenerek eski günlerine kavuşmuşlardır.
    Ümide aykırı bakanlar da olmuştur zaman zaman. Bunların başında Alman düşünür Nietzsche(Niçe) gelmektedir. Burhan girdapları içerisinde yaşayan bu yazar ümitle ilgili olarak şu tezi ileri sürmüştür: “Ümit kötülüklerin en kötüsüdür, çünkü işkenceyi uzatır” Bu da bir görüştür şüphesiz. Ona da saygı duyarım ama katılmam.
    Ümit suya yazı yazmak da olsa ben ümide talibim. Her nereye gitsem çıkınımda bir tutam umut taşırım. Aç kalsam da ümitsiz kalmam hiçbir zaman. Benim için hava kadar, su kadar elzemdir. Şunu da unutmamak gerekir ki umutlar her an suya düşebilir. Öyle bir durumda donup kalmamak için şimdiden dev dalgalarla savaşmayı ve yüzmeyi öğrenmelisiniz.
    Ümit önümüzde yürüyen gölgemizdir. Nereye gitsek o hep öndedir ve biz onu takip etmek mecburiyetindeyiz. Sadece güneşsiz havalarda göstermez kendini. O zaman da yüreğimizin en hassas yerine kurulur. Anlaşılan o ki onunla yollarımızı ancak kara toprakta ayırabiliriz. Lâkin orada da cenneti ümit ederiz.
    İnsan ümitle ayakta durabilir. Bizi dengede tutar geleceğe dair düşlerimiz. Karanlık dünyamızı aydınlatan ışıktır ümit… Onu kucaklamayanlar bir hiçtir aslında. Anadan, babadan, çocuklarımızdan, akrabalarımızdan, eşimizden, işimizden, dostlarımızdan bir ümit bekleriz hep yahut onların ümidi biz oluruz.
    Öyle veya böyle diyeceğim şu ki ümitsiz yaşanmaz kardeşim, ümitsiz yaşanmaz. Her ümidin hayal kırıklıklarına dönüşme ihtimali olsa da onsuz bir hayatı düşünemiyorum. Bu böyle biline.

  • Selin Sonsuz
    Selin Sonsuz 29.12.2005 - 19:33

    2006’YA ÜÇ KALA ….
    ÜMİT-Lİ… MİSİNİZ? ....ÜMİT-SİZ.. Mİ?

    Ümit…
    Bir buçuk yaşında bir erkek çocuğuydu…
    Mavi-turkuaz gözleriyle …düşmesin diye minik parmaklıkları olan hapishanesinden….yani minik mavi karyolasından… dünyaya… kaçamak ve ürkek bakışlar fırlatan … bir küçük yürekti taşıdığı sol cenabında…
    Kanadı kırık bir serçe misali göz gezdirirdi beyaz güvercinler gibi çevresinde dolaşan sağlık personeli olan bizlere…

    Hayat ona acımasız davranmıştı doğduğu ilk günden beri…Mardin’in bir köyünde dünyaya gelmiş...soluk…cılız bedeni…erken tanışmıştı hastalıklarla…

    Daha bir yaşındayken…ALL… yani Kan Kanseri olduğunu öğrenen ailesi perişan olmuş..yapılan sevkler sonrasında son nokta olarak Ankara’ya düşmüştü yolları…

    Babası 6 kişilik bir oda kiralamış…günlerini ve gecelerini hastaneden arta kalan zaman olursa orada geçirirken….gencecik halası…ailenin tek okumuş genç kızı olarak(ortaokul mezunu) …yanında refakatçi bırakılmak üzere getirtilmişti Mardin’den…bakımını sağlamak üzere…

    Ümit…yaşından önce olgunlaşmış bir küçük adam edasıyla kolunu bizlere tetkik için kan almak üzere tevekkülle uzatırken….Dudaklarına bir acı yayılırdı apansız….daha konuşmayı bile bilmeyen o minik pembe dudaklar büzülür….o iri turkuaz gözlerden birer damla yaş süzülmeye başlar….incilerini dökerken…dünyanın en temiz,en berrak şelalesini inşa ederdi hiç bilmeden…

    İçimde bıraktığı buruklukla yaptığım işi onun iyiliği için yaptığımı düşünerek kendimi savunma mekanizmalarımın egemenliğine bırakır…..ona ve metanetle bana bir hemşire edasıyla yardımcı olan halasına sezdirmeden….içime…..kalbimdeki gizli sandığa dökerdim gözyaşlarımı….

    Babası gelmişti ziyaret saatinde bir gün...
    Bir adam genç yaşına rağmen bu kadar beyazı nasıl taşırdı şakaklarında…o zaman öğrenmiştim ben…
    Asil bir duruşla tam da Ümit’in karyolasının arka tarafına doğru gizlenmiş…onun gözlerinin görüş açısından saklanmaya çalışırken tanışmıştım onunla…

    Neden? ...diye sormuştum…halasına…meraklı gözlerle…

    ^^Çünkü Ümit üzülüyor babasını görünce doktor hanım…hemen ağlamaya başlıyor…^^…diye cevap vermişti bana..

    Olsun..Hiçbir çocuk…bir pencere ötesinde duran babasını görmekten alıkoyulmamalı demiş…kızgın bakışlarla onu kucağına alıp babasını göstermesini rica etmiştim…

    Ve işte o zaman anladım demek istediğini halanın…babanın neden gizlendiğini….
    Ve o saydam görünen pencerenin…aslında bir hapishane parmaklığından farklı olmadığını…

    ***^^Bizi esir ettiler,
    Bizi hapse attılar:

    Beni duvarların içinde,
    Seni duvarların dışında.

    Ufak iş bizimkisi.

    Asıl en kötüsü:

    Bilerek, bilmeyerek
    Hapisaneyi insanın kendi içinde taşıması...

    İnsanların birçoğu bu hale düşürülmüş,
    Namuslu, çalışkan, iyi insanlar..

    Ve seni sevdiğim kadar sevilmeye lâyık... ^^***


    Ümit…..ince... cılız… beyaz…minik kollarını….kucağına almasını istercesine uzatmıştı babasına….Babası da ona….
    İkisinin de gözlerindeki nehirler…bizim nehirlerimize karışmıştı bir anda…

    O saydam pencere bir parmaklık…
    O uzanan ellerse…sevginin…özlemin…hasretin elleriydi çünkü…. ulaşamayan…. birleşemeyen bir türlü….

    Enfeksiyonlara açıktı Ümit…bu nedenle babası dahil olmak üzere yasaktı görüşmesi yakından…
    Onun nahif bedeni kaldıramazdı en güçsüz mikroorganizmayı bile…bir gribal enfeksiyon bile onda üst solunum yolunda sınırlı kalmaz…akciğerlerine inip…kötü ve istenmeyen sona….ölüme yol açabilirdi…
    Buydu korunmasının nedeni bu kadar dikkatli….

    Oysa belki bir gün baharın gelişi misali belki de..Ümit….remisyona girecek… İyileşecekti…

    Bir hasta takip etmiştim geçen yıl…Görkem…Lösemiydi o da..
    15 yaşında genç bir delikanlıydı…Bir gün koluna umarsız bir edayla uzun saçlı şirin mi şirin kız arkadaşını takıp hastaneye bizi ziyarete gelmiş….bizi onunla tanıştırırken gururu sezinlemiştik sözlerinden…en az onun kadar mutlu olup …paylaşmıştık huzurunu…

    Hastalığa yenik düşmemişti Görkem…Kemoterapiler remisyonla(iyileşme hali) …sonuçlanmış…Artık ilaç dahi kullanmasına gerek kalmamıştı…

    Normal bir delikanlıydı o artık…
    Geleceğe gülen gözlerle bakan…beyninin kuytulanına gizlenen geçmişi… o hatırlanmak istenmeyen sisli perdelerle kapatmış bir genç adam…

    Ümit’e her bakışımda içimden bir şeyler kopar…. hep Görkem’i getirirdim aklıma….
    Avunurdum….

    Bir gece yapılan tetkiklerde kan değerleri düşük gelmişti Ümit’in…
    Hemen kan bankasına ulaşıp nakil için gerekli gruba uygun kanı hazırlatmıştım bu yüzden…Ama bir sorunumuz vardı ki…Bir gün ilik nakli ve tam iyileşme ihtimaline karşın ona kanı ışınlanmadan nakletmemiz imkansızdı…
    Hastanede kan ışınlama işlemi işçin gerekli cihaz bulunmadığından bu işlem için hasta yakınlarını en yakını en az on kilometre uzakta olan başka bir hastaneye sevk etmek gerekiyordu….saat gece 22:00 sularında hemen edilen telefona icabet etti Ümit’in babası…

    Gece keskin bir soğukla karı barındırıyordu bağrında…
    Hava herhangi bir zamandan daha soğuk…
    Üzerindeki ince paltoyla tuttuğu evden yürümüştü hastaneye kadar babası….

    -Peki şimdi ne yapacaksınız dedim?

    -Bu saatte dolmuş bulunmaz ki doktor hanım diye cevap verdi tevekkülle…Yürüyeceğim…
    Çocuğum için her şeyi göze aldım…Yürüyeceğim….

    Kendimi doktor odasına nasıl attığımı bilmiyorum…Yüreğimde biriken gözyaşlarımı tutamaz olmuştum çünkü…

    Biz …küçük burjuvalar….
    İş ve aş kaygısı çekmeyen…
    Karnı tok …sırtı pek insanlar…
    Şükretmeyi unutanlar….

    Sıcak evlerimizde…televizyonumuzu seyredip…çayımızı yudumlarken…
    Düşünmezdik dışarıda aç yatanları….

    Yabancı bir memleketin sokaklarında…elinde bir torba kanla…soğukta kilometrelerce yürümek zorunda olanları….
    Düşünmezdik…

    Belki de…düşünmek…rahatımızı kaçırmak.. istemezdik….

    Ve o gururlu asil adam…
    Maddi yardımı da kabul etmezdi…

    Halayı çağırdım inatla yanıma…
    -‘’Al’’… dedim…avucuna birkaç kuruş sıkıştırırken…
    Biliyorum yetmez emeklerinize…yetemez…ama en azından kan daha çabuk yetişir taksiyle giderse…Hem de babası yürümek zorunda kalmaz…

    Hala ağlamaya başladı benimle beraber…sarıldık….

    -Ama babası asla kabul etmez ki bunu….dedi usulca…

    -Olsun..dedim…Sen dene lütfen…onun bu kar havasında kilometrelerce yolu yürümesine gönlüm razı olmaz…

    -Peki…Denerim…diye cevap verdi……

    Gözlerindeki yaşları silerek…babadan taraf bakıp da gururunu incitmemeye çalmak adına gözlerini kaçırarak…başka bir hastanın yanına doğru yürüdü genç kadın..…

    Düşünmekten kendini alamıyordu…

    2006’ya üç kala….

    Ümit-li miydi?

    Yoksa…

    Ümit-SİZ mi?

    Eternalflame

    ***Nazım Hikmet/26 Eylül 1945

  • Gizem Umut
    Gizem Umut 23.12.2005 - 11:45

    AİKİDO

  • Erhan Aktaş
    Erhan Aktaş 06.11.2005 - 22:30

    diğer bir yolun olduğunu pes etmemem gerektiğini

  • Beyza
    Beyza 07.09.2005 - 16:12

    Insanin fitrati o ilk safligindan siyrilip denî bir hal aldigindan niçe ye katiliyorum ' ümit isgenceyi uzatir.'

  • Drag Bonfire
    Drag Bonfire 24.08.2005 - 10:04

    pandoranın kutusunda kalan tek kötülük....................)
    karamsar bir öykünün herhangi bir yerinde 'sonuna kadar beklemek lazım' dedirtir.............. oysa karanlık artarak çoğalır ve ümitler kırılarak tükenir...............)

  • Senem Oguz
    Senem Oguz 06.07.2005 - 14:52

    ümit kötülüklerin en kötüsüdür çünkü işkenceyi uzatır...der nietzche.ne kadar da doğru biz kendimizi kandırmayı çok ii beceriyoruz ve o da bunu yüzümüze vurmayı.ii ki böle biri çıkmış aramızdan..

  • Elif Cevahir
    Elif Cevahir 25.06.2005 - 21:15

    Iyiliğin kazanacağına olan inancımızı yitirmemek...

  • Düşünmüyorum Yine De Varım
    Düşünmüyorum Yine De Varım 08.06.2005 - 08:33

    Burun

  • Yesim Bingul
    Yesim Bingul 30.05.2005 - 17:51

    SUSUZLUGUMU GIDEREN BIR BARDAK SU,ACIKTIGIMDA YEDIGIM BIR DILIM EKMEK,OZLEDIGIMDE RESMINE BAKTIGIM ANNEM

  • Eda Yıldırımtürk
    Eda Yıldırımtürk 22.05.2005 - 20:54

    Bir Üsküdar vapurunda martılardan ödünç aldık...